TÜKRÜK BEZİ TÜMÖRLERİ


 Dr. İmdat Yüce
ANATOMİ

 Tükrük bezleri büyük ve küçük olmak
  üzere iki gruba ayrılır.
 Büyük olanlar; parotis, submandibüler ve
  sublingual bezlerdir ve bunlar çifttir.
 Küçük tükrük bezleri; ağız içinde,
  solunum ve sindirim sisteminin üst
  kısmında trakea ve paranazal sinüsler
  dahil, birçok yerde bulunurlar.
TÜKRÜK BEZİ TÜMÖRLERİ
 Tükrük bezi tümörleri, baş-boyun bölgesindeki
  tümörlerin yaklaşık olarak %1-3'ünü oluşturur.
 %80 parotiste görülür, %80’i iyi huyludur
 %10’u submandibular bezde bulunur, %50’si
  habistir
 %9’u minör tükrük bezlerinde ve %1’i
  sublingual bezde bulunur, bunların da %80’i
  habistir.
Tükrük Bezi Tümörleri
   Tüm tükrük bezleri içinde en sık pleomorfik adenom
   En sık görülen malign tm mukoepidermoid Ca
   Submandibulerr glandda en sık görülen malign tm adenoid
    kistik Ca
   Çocuklarda seyrek (%5)
   Çocuklarda en sık görülen benign tm hemanjioma
   Çocuklarda %57 malign
   Çocuklarda en sık görülen malign tm mukoepidermoid Ca
Benign Tümörler                         Malign Tümörler
   Adenomlar                          Mukoepidermoid Ca
         a-pleomorfik adenom           Adenoid kistik Ca
         b-Warthin Tm
         c-Monomorfik adenom           Asinik hücreli Ca
           *bazal hücreli              Adenokarsinom
           *berrak hücreli             Carsinoma ex pleomorfik
           *sebase lenfadenom           adenom
   Onkositoma
   Onkositik papiller kistadenom
                                       Squamoz hücreli Ca
   Myoepitelyoma                      Undiferansiye Ca
   Sialodenoma Papilliferum           Metastatik Ca
   İnverted duktal papillom
   Hemanjioma
                                       Diğer(melanom, sebase ca...)
   Lenfanjioma
Pleomorfik adenom (Benign Mikst tm)
   En sık görülen tükrük bezi tümörüdür ve parotisteki iyi
    huylu tümörlerin %80'ini oluşturur.
   Pleomorfik terimi; bu tümörlerin embriyolojik olarak
    epitel ve bağ dokusu kaynaklı oluşlarını gösterir.
   Genellikle 40-50 yaşlarında görülür.
   %90 yüzeyel lobda görülür.
   Bir kapsül ile çevrili sert, yuvarlak yapıda bir tümördür.
    Tedavisi cerrahidir.
   Tümör, etrafında bir miktar sağlam doku ile birlikte
    çıkarılır.
   Bu tümörlerde nükslerin çoğu, enükleasyon yapılan
    vakalardır.
Kist adenoma lenfomatozum
papillare (Whartin tümörü)
   Elastik, hareketli ve ağrısız bir şişlik yapar
   Pleomorfik adenomdan sonra görülen en sık benign tm
   %10 olguda bilateraldir
   Olguların çoğu yaşlı erkeklerdir
   Genellikle parotisin kuyruğunda gelişir
   Histolojik kesitlerde epitelyal glandüler segmentler
    arasında lenf foliküllerinin bulunduğu zengin
    lenforetiküler stroma bulunur
   Teknisyum 99’u tuttuğu için sintigrafik incelemede
    sıcak nodül tarzında izlenir, ayırıcı tanıda önemlidir
   Onkositoma da Tc 99m tutar.
   Tedavide kitle çıkarılır.
Adenomlar
 En sık bazal ve berrak hücreli adenom görülür
 En sık üst dudak ve parotiste (berrak) görülür
 Uzun bir geçmiş ve yavaş bir gelişim olması,
  metastazların, deri infiltrasyonunun ve
  ülserasyonun bulunmaması ve fasiyal sinir
  fonksiyonlarının salim olması selim bir tükrük
  bezi tümörünün belirtileridir.
 Histolojik olarak adenoid kistik ca ile karışır
 Cerrahi müdahale ile tedavi edilirler.
   Onkositom (asidofil adenom, oksifil adenom). Genellikle
    iyi huyludur ve onkositlerden çıkar. Sintigrafide Tc 99m
    ile sıcak nodüller şeklinde görülür.
   Hemanjiom. Çocuklarda en sık görülen tükrük bezi
    tümörleridir.Kapiller, kavernöz ve karışık (mikst) olmak
    üzere üçe ayrılır. Genellikle parotiste, daha az olarak da
    submandibüler bez ve çevresindeki dokularda bulunur.
    Doğumda mevcut olabilir, fakat genellikle günler veya
    haftalar sonra ortaya çıkar. İlk 1-6 ay arasında hızlı büyür,
    1-12 yaşları arasında ise geriler. Çoğu kez semptom
    vermez, tek taraflıdır ve üzerine basılırsa küçülür.
    Steroide cevap %40-60 arasındadır. Sınırlı durumlarda
    lazer ile cerrahi tedavi yapılabilir. Hemanjiomlar
    genellikle tamamen geriler fakat bu yıllar alır ve çocukta
    fizyolojik ve psikolojik problemlere yol açabilir.
Lenfanjiom
 Konjenital bir anomalidir.
 Kitleye basılırsa, hemanjiom gibi küçülür sonra
  yavaş yavaş büyür.
 Sıklıkla parotiste, üst servikal bölgede ve
  submandibüler üçgende bulunur.
 Lezyon 4-5 yaşlarında veya daha sonra
  büyüyebilir.
 Üst çene ve parotis tutulmuşsa, tam parotidektomi
  ve suprahyoid boyun diseksiyonu gerekebilir.
 Kitlenin tamamını çıkarmak zordur.
 Operasyondan sonra yeniden büyüyebilir.
Habis Tümörler:
   Hızlı büyüme
   ağrı infiltrasyon
   deri yada mukozada ülserasyon            malignite
   fiksasyon yada mobilitede azalma         işareti
   parotis tümörlerinde fasiyal paralizi
   Fasiyal paralizi ve bölgesel lenf nodlarına metastaz
    sürviyi azaltıcı etki yapar
   Adenoid kistik karsinom, epidermoid karsinom,
    yüksek greydli mukoepidermoid karsinom, karsinoma
    eks-pleomorfik adenoma da boyun disseksiyonu
    yapılmalıdır.
   Preop fasiyal paralizi durumunda tümörle beraber
    fasiyal sinir de alınmalıdır.
Mukoepidermoid tümör:
 Çocuklarda en sık rastlanan habis tükrük bezi
  tümörüdür
 Parotis bezinde en sık görülen habis
  tümördür
 Epidermoid komponenti, müköz komponente
  göre daha fazla olanlar daha agresif ve habis
  bir seyir gösterirler (yüksek ve düşük greyd)
 En sık parotisde ve damağın minör tükrük
  bezlerinde yerleşir
 Tedavi total parotidektomi
 Habaset derecesine göre boyun
  diseksiyonuda yapılır
Adenoid kistik karsinom (silindiroma)
   Submandibuker bez ve minör tükrükbezinin en sık malign tm
   Minör tükrük bezlerinde ve özellikle damakta rastlanır.
    Bunudaha az sıklıkla sublingual, submandibular ve parotis
    bezleri takip eder.
   Büyüme genellikle yavaştır
   Sinir ve perinöral lenfatik invazyonu tipik özelliğdir.
   Ağrı yada parestezi mevcuttur.
   Hastaların %25’inde fasiyal paralizi mevcuttur.
   Solid, tübüler ve kribriform olmak üzere 3 histolojik alt grubu
    vardır
   Solid formu en habis seyreden şeklidir.
   Hematojen metastaz ve perinöral yayılıma sık rastlanır
   Tümör geniş olarak çıkarılmalıdır.
Asiner hücreli tümör
 Tümörün lokal büyümesine ait
  semptomlar yapar
 Bayanlarda sık
 Bilateral %3 görülür.
 Yıllar sonra nüks olabilir
 Tedavi: Total parotidektomi
 Prognozu karsinomlara göre daha
  iyidir
 Bölgesel ve uzak metastazlar nadirdir.
Epidermoid karsinom:

 Sıklıkla parotis bezini tutar.
 Hızlı ve infiltran şekilde büyür.
 Tükrük bezinin primer skuamöz hücreli
  karsinomu tanısı koymadan önce baş ve
  boyundaki diğer karsinomlarıntükrük bezi lenf
  nodlarına metastaz yapabileceği
  unutulmamalıdır.
Karsinoma eks-pleomorfik adenoma
     Olguların çoğunda parotis bezinde uzun
      yıllardır bulunan belirgin bir şişlik anamnezi
      vardır.
     Ani bir büyüme ile kulağa vuran ağrı, total
      veya parsiyel fasiyal paralizi ile ilerler.
     Deriye infiltrasyon, rejyonal lenfatik metastaz
      oranı yüksektir.
     Total parotidektomi ve boyun diseksiyonu ile
      tedavi edilir.
KÖTÜ HUYLU TÜKRÜK BEZİ TÜMÖRLERİNDE TEDAVİ
 a. Cerrahi tedavi. Küçük ve düşük dereceli tümörlerde; tümör parotiste
  ise 7. sinir korunarak, yüzeyel ve derin parotidektomi yapılır.
  Submandibüler bezde ise bez çıkarılır ve geniş submandibüler üçgen
  rezeksiyonu yapılır. Yüksek dereceli ve ilerlemiş tümörlerde, tümör
  parotiste ise tam parotidektomi (yüzeyel+derin) metastaz varsa boyun
  diseksiyonu yapılır. Fasiyal sinir tutulmuşsa sinir kesilir ve tamir edilir
  Gerekli hallerde çevre dokular (kas, kemik deri) da çıkarılır.
 Ameliyat komplikasyonları
 Tükrük fistülü ve kisti, enfeksiyon, hematom, tümör nüksü, anestezi,
  fasiyal sinir yaralanması ve Frey Sendromu'dur.
 Frey Sendromu. Yanlış parasempatik innervasyona bağlı olarak,
  parotidektomi yapılan hastalarda yemek esnasında parotis bölgesinde
  kızarıklık ve terleme olur.
 b. Radyoterapi. Günümüzde postoperatif radyoterapi endikasyonları
  şöyle özetlenebilir: Yüksek dereceli tümörler, nükseden tümörler, derin
  lop tümörleri, makroskopik veya mikroskopik seviyede kalan tümörler
  bölgesel lenf metastazı, parotis dışına yayılma (kas, kemik, deri, sinir
  invazyonu) ile ilerlemiş tümörlerdir. Bunların hepsinde prognoz kötü
  olup, yerel ve bölgesel nüks oranı yüksektir.
 c. Kemoterapi. Sonuçlar tatmin edici değildir. Adenokarsinom benzeri
  tümörler için adriamycin, cis-platinum, doxorubicin ve 5 flurouracil,
  yassı hücreye benzeyen kanserler için ise methotrexate ve
  cisplatinumun kısmen etkili olmaktadır.

tükrük bezi tümörleri (fazlası için www.tipfakultesi.org )

  • 1.
  • 2.
    ANATOMİ  Tükrük bezleribüyük ve küçük olmak üzere iki gruba ayrılır.  Büyük olanlar; parotis, submandibüler ve sublingual bezlerdir ve bunlar çifttir.  Küçük tükrük bezleri; ağız içinde, solunum ve sindirim sisteminin üst kısmında trakea ve paranazal sinüsler dahil, birçok yerde bulunurlar.
  • 3.
    TÜKRÜK BEZİ TÜMÖRLERİ Tükrük bezi tümörleri, baş-boyun bölgesindeki tümörlerin yaklaşık olarak %1-3'ünü oluşturur.  %80 parotiste görülür, %80’i iyi huyludur  %10’u submandibular bezde bulunur, %50’si habistir  %9’u minör tükrük bezlerinde ve %1’i sublingual bezde bulunur, bunların da %80’i habistir.
  • 4.
    Tükrük Bezi Tümörleri  Tüm tükrük bezleri içinde en sık pleomorfik adenom  En sık görülen malign tm mukoepidermoid Ca  Submandibulerr glandda en sık görülen malign tm adenoid kistik Ca  Çocuklarda seyrek (%5)  Çocuklarda en sık görülen benign tm hemanjioma  Çocuklarda %57 malign  Çocuklarda en sık görülen malign tm mukoepidermoid Ca
  • 5.
    Benign Tümörler Malign Tümörler  Adenomlar  Mukoepidermoid Ca a-pleomorfik adenom  Adenoid kistik Ca b-Warthin Tm c-Monomorfik adenom  Asinik hücreli Ca *bazal hücreli  Adenokarsinom *berrak hücreli  Carsinoma ex pleomorfik *sebase lenfadenom adenom  Onkositoma  Onkositik papiller kistadenom  Squamoz hücreli Ca  Myoepitelyoma  Undiferansiye Ca  Sialodenoma Papilliferum  Metastatik Ca  İnverted duktal papillom  Hemanjioma  Diğer(melanom, sebase ca...)  Lenfanjioma
  • 6.
    Pleomorfik adenom (BenignMikst tm)  En sık görülen tükrük bezi tümörüdür ve parotisteki iyi huylu tümörlerin %80'ini oluşturur.  Pleomorfik terimi; bu tümörlerin embriyolojik olarak epitel ve bağ dokusu kaynaklı oluşlarını gösterir.  Genellikle 40-50 yaşlarında görülür.  %90 yüzeyel lobda görülür.  Bir kapsül ile çevrili sert, yuvarlak yapıda bir tümördür. Tedavisi cerrahidir.  Tümör, etrafında bir miktar sağlam doku ile birlikte çıkarılır.  Bu tümörlerde nükslerin çoğu, enükleasyon yapılan vakalardır.
  • 7.
    Kist adenoma lenfomatozum papillare(Whartin tümörü)  Elastik, hareketli ve ağrısız bir şişlik yapar  Pleomorfik adenomdan sonra görülen en sık benign tm  %10 olguda bilateraldir  Olguların çoğu yaşlı erkeklerdir  Genellikle parotisin kuyruğunda gelişir  Histolojik kesitlerde epitelyal glandüler segmentler arasında lenf foliküllerinin bulunduğu zengin lenforetiküler stroma bulunur  Teknisyum 99’u tuttuğu için sintigrafik incelemede sıcak nodül tarzında izlenir, ayırıcı tanıda önemlidir  Onkositoma da Tc 99m tutar.  Tedavide kitle çıkarılır.
  • 8.
    Adenomlar  En sıkbazal ve berrak hücreli adenom görülür  En sık üst dudak ve parotiste (berrak) görülür  Uzun bir geçmiş ve yavaş bir gelişim olması, metastazların, deri infiltrasyonunun ve ülserasyonun bulunmaması ve fasiyal sinir fonksiyonlarının salim olması selim bir tükrük bezi tümörünün belirtileridir.  Histolojik olarak adenoid kistik ca ile karışır  Cerrahi müdahale ile tedavi edilirler.
  • 9.
    Onkositom (asidofil adenom, oksifil adenom). Genellikle iyi huyludur ve onkositlerden çıkar. Sintigrafide Tc 99m ile sıcak nodüller şeklinde görülür.  Hemanjiom. Çocuklarda en sık görülen tükrük bezi tümörleridir.Kapiller, kavernöz ve karışık (mikst) olmak üzere üçe ayrılır. Genellikle parotiste, daha az olarak da submandibüler bez ve çevresindeki dokularda bulunur. Doğumda mevcut olabilir, fakat genellikle günler veya haftalar sonra ortaya çıkar. İlk 1-6 ay arasında hızlı büyür, 1-12 yaşları arasında ise geriler. Çoğu kez semptom vermez, tek taraflıdır ve üzerine basılırsa küçülür. Steroide cevap %40-60 arasındadır. Sınırlı durumlarda lazer ile cerrahi tedavi yapılabilir. Hemanjiomlar genellikle tamamen geriler fakat bu yıllar alır ve çocukta fizyolojik ve psikolojik problemlere yol açabilir.
  • 10.
    Lenfanjiom  Konjenital biranomalidir.  Kitleye basılırsa, hemanjiom gibi küçülür sonra yavaş yavaş büyür.  Sıklıkla parotiste, üst servikal bölgede ve submandibüler üçgende bulunur.  Lezyon 4-5 yaşlarında veya daha sonra büyüyebilir.  Üst çene ve parotis tutulmuşsa, tam parotidektomi ve suprahyoid boyun diseksiyonu gerekebilir.  Kitlenin tamamını çıkarmak zordur.  Operasyondan sonra yeniden büyüyebilir.
  • 11.
    Habis Tümörler:  Hızlı büyüme  ağrı infiltrasyon  deri yada mukozada ülserasyon malignite  fiksasyon yada mobilitede azalma işareti  parotis tümörlerinde fasiyal paralizi  Fasiyal paralizi ve bölgesel lenf nodlarına metastaz sürviyi azaltıcı etki yapar  Adenoid kistik karsinom, epidermoid karsinom, yüksek greydli mukoepidermoid karsinom, karsinoma eks-pleomorfik adenoma da boyun disseksiyonu yapılmalıdır.  Preop fasiyal paralizi durumunda tümörle beraber fasiyal sinir de alınmalıdır.
  • 12.
    Mukoepidermoid tümör:  Çocuklardaen sık rastlanan habis tükrük bezi tümörüdür  Parotis bezinde en sık görülen habis tümördür  Epidermoid komponenti, müköz komponente göre daha fazla olanlar daha agresif ve habis bir seyir gösterirler (yüksek ve düşük greyd)  En sık parotisde ve damağın minör tükrük bezlerinde yerleşir  Tedavi total parotidektomi  Habaset derecesine göre boyun diseksiyonuda yapılır
  • 13.
    Adenoid kistik karsinom(silindiroma)  Submandibuker bez ve minör tükrükbezinin en sık malign tm  Minör tükrük bezlerinde ve özellikle damakta rastlanır. Bunudaha az sıklıkla sublingual, submandibular ve parotis bezleri takip eder.  Büyüme genellikle yavaştır  Sinir ve perinöral lenfatik invazyonu tipik özelliğdir.  Ağrı yada parestezi mevcuttur.  Hastaların %25’inde fasiyal paralizi mevcuttur.  Solid, tübüler ve kribriform olmak üzere 3 histolojik alt grubu vardır  Solid formu en habis seyreden şeklidir.  Hematojen metastaz ve perinöral yayılıma sık rastlanır  Tümör geniş olarak çıkarılmalıdır.
  • 14.
    Asiner hücreli tümör Tümörün lokal büyümesine ait semptomlar yapar  Bayanlarda sık  Bilateral %3 görülür.  Yıllar sonra nüks olabilir  Tedavi: Total parotidektomi  Prognozu karsinomlara göre daha iyidir  Bölgesel ve uzak metastazlar nadirdir.
  • 15.
    Epidermoid karsinom:  Sıklıklaparotis bezini tutar.  Hızlı ve infiltran şekilde büyür.  Tükrük bezinin primer skuamöz hücreli karsinomu tanısı koymadan önce baş ve boyundaki diğer karsinomlarıntükrük bezi lenf nodlarına metastaz yapabileceği unutulmamalıdır.
  • 16.
    Karsinoma eks-pleomorfik adenoma  Olguların çoğunda parotis bezinde uzun yıllardır bulunan belirgin bir şişlik anamnezi vardır.  Ani bir büyüme ile kulağa vuran ağrı, total veya parsiyel fasiyal paralizi ile ilerler.  Deriye infiltrasyon, rejyonal lenfatik metastaz oranı yüksektir.  Total parotidektomi ve boyun diseksiyonu ile tedavi edilir.
  • 17.
    KÖTÜ HUYLU TÜKRÜKBEZİ TÜMÖRLERİNDE TEDAVİ  a. Cerrahi tedavi. Küçük ve düşük dereceli tümörlerde; tümör parotiste ise 7. sinir korunarak, yüzeyel ve derin parotidektomi yapılır. Submandibüler bezde ise bez çıkarılır ve geniş submandibüler üçgen rezeksiyonu yapılır. Yüksek dereceli ve ilerlemiş tümörlerde, tümör parotiste ise tam parotidektomi (yüzeyel+derin) metastaz varsa boyun diseksiyonu yapılır. Fasiyal sinir tutulmuşsa sinir kesilir ve tamir edilir Gerekli hallerde çevre dokular (kas, kemik deri) da çıkarılır.  Ameliyat komplikasyonları  Tükrük fistülü ve kisti, enfeksiyon, hematom, tümör nüksü, anestezi, fasiyal sinir yaralanması ve Frey Sendromu'dur.  Frey Sendromu. Yanlış parasempatik innervasyona bağlı olarak, parotidektomi yapılan hastalarda yemek esnasında parotis bölgesinde kızarıklık ve terleme olur.  b. Radyoterapi. Günümüzde postoperatif radyoterapi endikasyonları şöyle özetlenebilir: Yüksek dereceli tümörler, nükseden tümörler, derin lop tümörleri, makroskopik veya mikroskopik seviyede kalan tümörler bölgesel lenf metastazı, parotis dışına yayılma (kas, kemik, deri, sinir invazyonu) ile ilerlemiş tümörlerdir. Bunların hepsinde prognoz kötü olup, yerel ve bölgesel nüks oranı yüksektir.  c. Kemoterapi. Sonuçlar tatmin edici değildir. Adenokarsinom benzeri tümörler için adriamycin, cis-platinum, doxorubicin ve 5 flurouracil, yassı hücreye benzeyen kanserler için ise methotrexate ve cisplatinumun kısmen etkili olmaktadır.