SIVI
ELEKTROLİT
  DENGESİ
SIVI – ELEKTROLİT
           DENGESİ
    TOTAL VÜCUT SIVISI
• Normal vücut ağırlığının %50-70’ ini
  oluşturur. Kadınlar ve şişmanlarda bu
 oran daha düşüktür
• Hücre içinde ve dışında olmak üzere iki
  bölümde bulunur.
HÜCRE İÇİ SIVI
(İNTRASELLÜLER SIVI)
Vücut ağırlığının (VA) %30-40’ ını
 oluşturur.
Total vücut sıvısının %65’ ini oluşturur.
En fazla iskelet kasında bulunur. İskelet
 kası kadınlarda, yaşlılarda, yağlılarda
 daha az olduğundan bunlarda (İSS) azdır
Başlıca katyonları K+ ve Mg++ , anyonları
 Fosfat ve Proteinlerdir
HÜCRE DIŞI SIVI
(EXTRASELLÜLER SIVI)
 Vücut      ağırlığının  %20’     sini
  oluşturur.
 Total vücut sıvısının %35’ ini
  oluşturur
 Damar içi ve hücreler arası bölüm
  olmak üzere iki kısımda bulunur.
EKSTRASELLÜLER SIVI
Damar içindeki sıvı (plazma)
- Sıvı elektrolit tedavisinde birincil önem
  taşımaktadır.
- Vücut ağırlığının %5’ i
- İnterstisyel sıvıdan daha fazla protein
 (albumin) içerir.
Hücreler arası sıvı
              ( İnterstisyel sıvı)
-Vücut ağırlığının % 15’i
-Hızla dengelene fonksiyonel komponentinin yanında,
relatif olarak fonksiyon görmeyen nonfonksiyonel
(Transsellüler) komponentide vardır. Bağ dokusu sıvısı,
 BOS, eklem aralığı sıvısı
-Travma, cerrahi, yanık sonrası biriken 3. Boşluk
sıvısını bu kompartman içerdiği için bu kompartman
artar.
ESS’ nin başlıca katyonu Na+ ,
 anyonları Cl- ve Bikarbonattır.
Plazma ve interstisyel sıvı arasında
 küçük bir iyon farklılığı vardır.
OSMOLARİTE
•     1 lt’ de buluna anyon ve katyonların mEq olarak
    değerlerinin değerliklerine bölümü veya çözülmemiş
    maddelerin mg olarak ağırlıklarına bölünmesi ile elde
    edilen değerdir.
• 1 lt %09 NaCl= 9000 mgr NaCl bulunur. NaCl’ nin
  molekül ağırlığı 23+35,5 = 58,5 olup 9000 : 58.5= 154
  mEq yani 154 mEq Na+, 154 mEq Cl bulunur
    154+154= 308 mOsm


• %5Dextroz 50.000 : 180 = 278 mOsm’ dur.
OSMOLARİTE

Plazmanın normal osmolaritesi 285 ± 10
mOsm’ dur.
 300 ↑ Hipertonik, 270 ↓ Hipotoniktir.
Paranteral yolla verilen sıvılar için en
düşük osmolarite 180 mOsm olmalıdır.
OSMOLARİTE
•           İSS ve ESS arasındaki iyonik
  kompozisyon farklılıklarını , semipermeabl
  bir membran gibi davranan hücre zarı
  belirler.
• Kanda üre ve glukoz artmamışsa Na+
  düzeyinde hesaplanan değer doğru olarak
  serum osmolaritesini gösterir.
• Şayet üre ve kreatinin artmışsa osmolarite :
  pOsm : 2x Na+ + glukoz /18 + BUN /2,8
  formülü ile hesaplanır.
OSMOLARİTE
•    Efektif osmotik basıncı belirleyen
  semipermeabl      membranda     geçemeyen
  substanslardır. Plasma sıvısındaki erimiş
  proteinler plazma ve interstisyel sıvı
  komnpartmanları arasındaki efektif osmotik
  basıncı belirler ki buna da KOLLOİDAL
  OSMOTİK BASINÇ denir.
• ESS’ nın başlıca iyonu Na+ olduğu için
  osmotik     basınçta    birinci   derecede
  sorumludur.
OSMOLARİTE
•       ESS’ da [Na+] ↑ ise osmotik
    basınç ↑ ve su İSS ‘ da → ESS’ ya
    geçer bu su transferi efektif
    osmotik basınç her iki tarafta eşit
    oluncaya kadar sürer. Bunun tersi
    söz konusu olduğunda da su ESS’
    da → İSS’ ya geçer.
NORMAL SIVI
    VE
ELEKTROLİT
  DEĞİŞİMİ
NORMAL SIVI VE
    ELEKTROLİT DEĞİŞİMİ
•         Sağlıklı bir erişkin 1500 cc
    ağızdan , geri kalanı katı-sulu
    gıdalardan ve oksidasyon sonucu
    olmak üzere günde 2-2,5 lt su alır.
    İdrarla   800-1500    cc   ve   10
    ml/kg/günde görünmez kayıplar
    olarak (deri, solunum, dışkı) sıvı
    kaybeder.
NORMAL SIVI VE ELEKTROLİT
            DEĞİŞİMİ
•       Deri yoluyla olan kayıplarda vücut ısısı önem taşır.
    37 0C üzerindeki her bir derece ısı artışı 250 ml/gün
    veya 0,5 – 1 ml/kg/saat su kaybına yol açar. Günde 3-5
    gr (50-100 mEq) NaCl alınır. 70-90 mEq idrarla, 10
    mEq /gün dışkıyla 10-50 mEq‘ da terle atılır.
    Böbrekler tuz alımı azalırsa veya ekstrarenal kayıplar
    artarsa idrarla atılan Na+ miktarını 1 mEq/gün
    seviyesine düşürebilir. İdrarla günlük K+ kaybı ise
    40-60 mEq’ dır. Günlük K+ alımı 50-100 mEq’ dır.
    Bazal ihtiyaç 40 mEq/gün düzeyindedir.
NORMAL SIVI VE
    ELEKTROLİT DEĞİŞİMİ
•   Sıvı idamesinde sabit sıvı miktarı
 sıklıkla 30-35 ml/kg / 24 saattir.
• Vücut ağırlığından bağımsız olarak
 erişkinlerde 125 ml / saat hızında sıvı
 tedavisi uygun görülür. Bu sıvı miktarı
 70 kg için uygundur. Hastanın kilosuna
 ve kayıplarına göre değiştirilebilir.
VÜCUTTAKİ SIVI
DEĞİŞİKLİKLERİ
    (HACİM
DEĞİŞİKLİKLERİ)
SIVI KAYBI
•       Belirgin elektrolit kaybı olmaksızın oluşan
    kayıplardır. Yüksek ateşli hastalarda insensibl
    (görünmez)kayıpların artması ile, debil ve
    koma tablosundaki hastaların sıvı alımını
    ayarlayamaması      ile    oluşabilir.  Plazma
    osmolaritesinde ↑ , idrarının konsantre olması
    ve idrarla Na+ atılımının azalması sonucu
    Hipernatremi ortaya çıkar. Hipernatremiye
    karşılık idrar [Na+] nun 15 mEq/lt altında
    oluşu çarpıcıdır.
SIVI KAYBI
• SSS’ da uyku hali apati, geç
  cevap verme, leterji, koma ile
  sonuçlanabilir.
• Tedavide, hipotansiyon yoksa
  sıvı açığı % Dextrozla kapatılır.
  Hipotansif      hastalarda   ise
  hipotonik saline solusyonları
  kullanılabilir.
SIVI YÜKLENMESİ
•       ESS artışı iatrojenik veya renal bozukluğa
  sekonder gelişir. Anestezi, cerrahi strese endokrin
  cevap olarak ADH salınımı ↑. Böbrekler su tutar.
  Ameliyat esnasında mezenterde ödem saptanır.
  CVP ↑, venlerde belirginleşme , artmış kalp
  debisi, yüksek kalp resleri, fonksiyonel üfürümler,
  Gallop ritmi, takipne, dokularda göze bırakan
  ödem, akciğerde bazal raller, pulmoner ödem ve
  kapl yetmezliği görülür.
• Orta derecede yüklenmeler Na+ kısıtlaması ile
  düzeltilir.      Hiponatremi        varsa     suda
  kısıtlanmalıdır. Ağır yüklenmelerde hasta
  digitalize edilip, diüretik verilmelidir.
SIVI ELEKTROLİT KAYBI
•        Cerrahi hastalarda sık rastlanan bir
    bozukluk türüdür. Nedenleri arasında
    NG dekompresyonu, fistüller, kusma,
    diyare, travma, enjeksiyonlar, intestinal
    tıkamalar ve yanıklar sayılabilir. Kayıp
    nedeni ile Aldosteron etkisi ile Na+ ve su
    tutulmaya çalışır. İdrar hipotonik olup,
    Na 10 mEq/lt’ nin altındadır. Prerenal
    azotemi oluşabilir. BUN/kreatinin oranı
    20-25’ e yükselebilir.
SIVI ELEKTROLİT KAYBI
•      Sıvı elektrolit kaybını değerlendirirken GİS
    sekresyonlarının bileşimini göz önünde tutmak
    lazımdır. Tedavide volümü yerine koyarken en iyi
    yardımcı CVP ölçümleridir. Plazma Na+’ una
    bakılarak, normal ise izotonik solüsyonlarla kayıp
    yerine konur. Hiponatremi varsa tuz kaybının su
    kaybından fazla olduğu düşünülerek önce Na+
    açığı kapatılır, sonra su kaybı düzeltilir. Tedavi
    sırasında ayrıca Nb, mukoza kuruluğu, idrar
    çıkışında izlenen parametrelerdir.
SPESİFİK
 ELEKTROLİT
BOZUKLUKLARI
HİPONATREMİ
- Plazma [Na+] 135 mEq/lt
  ↓
- Hipoosmolariteye neden
  olur. Plazma volümü ↓
- Hipovolemi gelişir.
• Nedeni
   - Çok su ve az Na+ verilmesiyle
     oluşur. (Dilüsyonel, iatrojenik)
     ESS ↑
   - Hücre dışı bölmede Na+ kaybı
     (ESS’ da azdır. Kusma, ishal,
     fistül, diabetik asid, tuz kaybettiren
     nefrit, ileus, peritonit, yanık. )
• Klinik
•      - Artmış KİBAS
      - Aşırı hücre içi sıvısının doku belirtileri.
•      - İştahsızlık , bulantı, halsizlik, baş
    dönmesi, ajitasyon, konvulsiyon, koma,
    hipertansiyon KİBAS nedeni ile gelişebilir.
    Şiddetli hiponatremide oligürik böbrek
    yetmezliği gelişir
• Tedavi
    • Sıvı alımı fazla ise kısıtlanır.
    • Diüretikler verilebilir.
    • Na açığı uzun zamanda gelişmişse
      yavaş kapatılmalıdır. %09 NaCl
      saatte 500 ml’ den fazla
      verilmemelidir. Ağır durumlarda
      %3-5’ lik NaCl verilir.
• Na+ açığı:
    • -(140 – bulunan değer) x (kg x
      %20)=      Replasman     yapılacak
      miktar.
    • -Na ve su açığı Htc ↑ olduğu için:
      [Bulunan Htc – 45 (Normal
      Htc) ]= x
    • (x/ 45) x kg x %20 = Açık olan ml
      %09 NaCl
HİPERNATREMİ
- Plazma [Na+] 150 mEg / lt ↑
- Bunların çoğunda total vücut suyu
  azalmıştır.
- Aşırı su kaybı, aşırı IV beslenme ile
  tuz yüklenmesi, ADH yetmezliği,
  akut böbrek yetmezliği nedenleri
  arasındadır.
- Hipernatreminin klinik belirtileri
  daha azdır.
• Klinik
•      Sürekli uyumak isteyen, sessiz
    ve şikayet etmeyen hastalardır. Su
    kaybı şiddetli ise hipovolemi
    belirtileri vardır.
• Tedavi
•      Nedene     yönelik    olmalıdır.
    Hipernatremi nedeni su kaybı ise
    açık hesaplanır ve Na içermeyen
    solusyonlarla kapatılır. Su kaybı
    olmadan olan hipernatremilerde ise
    tuzdan fakir diyet, civalı ve
    klorthiazit   grubu     diüretikler
    kullanılmalı.
HİPERPOTASEMİ (HİPERKALEMİ)
• Plazma K+’ unun 6 mEq’ ın üzerine ↑.
  Nedenleri
    •   -Akut ve kronik böbrek yetmezliği
    •   -Addison hastalığı
    •   -Diabetus mellitus
    •   -Metabolik ve respiratuar asidoz
    •   -GİS hemoraji
    •   -Masif banka kanı transfüzyonu
    •   -Ağır travmalar, yanıklar.
• Asidozda hücre dışı bölmede
 H+iyonları artınca , H+ hücre içine
 girerken, K+ hücre dışına çıkar.
• Klinik
    - Bulantı, kusma, kolik ağrı, ishal.
    - T. dalgası sivrileşir, QRS genişler,
      P     dalgası     kaybolur,    S-T
      depresyonu (EKG)
    - 7 mEq / lt ↑ ise acil tedavi gerekir.
• Tedavi
    - 10-30 ml %10 Ca-glukonat verilir.
    - Ayrıca %10-20’ lik Glukoz 250-500 ml
      yavaş verilir. K+ hücre içine girmesi için
      birlikte her 5 gr glukoz için 1 ünite insülin
      verilir.
    - NaHCO3 verilerek asidoz düzeltilir. Hem de
      hücre dışı sıvıda [K+] dilüe edilmiş olur.
    - Hemodiyaliz yapılabilir.
    - Kayaxelet gibi iyon değiştirici reçineler
      kullanılabilir.
HİPOPOTASEMİ ( HİPOKALEMİ )

• Serum K+ düzeyinin 3,5 mEq / lt ↓
• Nedenleri
    - Böbreklerde aşırı K+ kaybı
    - K+ içermeyen sıvıların fazla
      verilmesi
    - GİS kayıpları (kusma, ishal,
      fistüller vs.)
    - K+ un hücrelere geçmesi
    - K+ eklenmeden TPN yapılması
• Klinik
    - İlk belirti susuzluk, iştahsızlık, bulantı-
      kusma.
    - Kas gücü azalır, simetrik gevşek
      felçler oluşur.
    - Derin tendon refleksleri azalır.
    - Metabolik alkaloz
    - Poliüri gelişebilir.
    - Asistoli, solunum ve yutma kasları
      felci oluşur.
• Plazma HCO3 ↑, idrar PH’ sı asittir.
  EKG de voltaj düşer, S-T çöker, T
  düzleşmesi, U dalgası, Q-T uzar. P-R
  uzar.
• Hipopotasemili hastalar digitallere
  karşı duyarlı olurlar.
• Açık hesaplaması: Plazma K+
  açığı = (4,5 – bulunan değer ) x
  50 veya 100 zayıf ise 50 , kaslı ise
  100.
• Potasyum verilirken:
    - Yavaş verilmeli, puşe yapılmaz
    - 40 mEq/lt’ den daha konsantre
      verilmemeli.
    - Günlük doz 160 mEq’ i
      geçmemeli.
    - Oligüri ve anürisi olanlara
      verilmemeli.
KALSİYUM
•     Sellüler enzimler ve noromusküler
    fonksiyonlarda      önemlidir.     Vücut
    kalsiyumunun      çoğunluğu     iskelettir.
    Günde 1-3 gr Ca vücuda girer. Total
    serum kalsiyumunun yarısı proteinlere
    (özellikle albumine) bağlıdır. %40’ ı
    biyolojik olaylardan sorumlu iyonize
    kalsiyumdur. (8,5 – 10,5 mg/dl)
• Hipokalsemi
    - Hipoparatiroidi, pankreatit ve pankreatik
      fistül, böbrek yetmezliği, yumuşak doku
      enfeksiyonu        ,      hipomagnesemi,
      hipoproteinemi de olur.
    - 8 mg / dl ↓ ise septom olur. Ağız
      etrafında, parmaklarda uyuşma, hipoaktif
      tendon refleksleri (+), Chvostek, kas
      krampları, tetani, karpopedal spazm.
      EKG’ de QT aralığı uzamıştır.
    - IV Ca++ verilir. Kronik vakalarda oral Ca+
      +
        , D vit verilir.
• HiperkalSemi 10,5 mgr/dl ↑)
     - Hiperparatiroidi, metastatik kemik tümörleri ,
         vit D intoksikasyonu, sarkoidoz, diüretikler.
         (thiazid)
     - Aşırı yorgunluk, bulantı, kusma, kabızlık,
         depresyon olur.
     Hiperkalsemi 10,5 mgr/dl ↑)
     - Uzun diüretikler. (thiard) renal konsantrasyon mekanizması
                     sürerse
           - Hiperparatiroidi, metastatik kemik tümörleri , vit D intoksikasyonu, sarkoidoz, süt- alkali
               send,
         bozulur. Sonuçta kabızlık, depresyonpolidipsi oluşur.
           - Aşırı yorgunluk, bulantı, kusma, poliüri, olur.
           - Uzun sürerse renal konsantrasyon mekanizması bozulur. Sonuçta poliüri, polidipsi oluşur.
     - İV İV serumla idrar volümü artırılırkenvolümü artırılırken Ca atılımı
           -
                serumla idrar Ca atılımı sağlanır.
           - Frusemid verilir.

         sağlanır. fosfatlar kemik→ etkir. inhibe eder.
           - Oral vena inorganik
           - Steroidler, mitromisin (sitofoksik )
                                                  reabsorbsiyonunu
                                                    kemiklere

     - Frusemid verilir.
     - Oral               vena                inorganik                    fosfatlar                  kemik
         reabsorbsiyonunu inhibe eder.
     - Steroidler, mitromisin (sitotoksik ) → kemiklere
         etkir.
MAGNEZYUM (1,5-2,5 mEg/lt)
• Hipomagnesemi:

     - Nöromüsküler ve MSS hiperaktivitesi olur.

     - Belirtiler hipokalsemiye benzer.

     - Tanındığında MgSO4 veya MgCl2 verilir
• Hipermagnesemi:
     - Daha çok renal hastalıklarda görülür.
     - Akut semptomlarını gidermek için Ca
       verilir.
• SIVI KAYBININ DERECESİ:
•      Vücut ağırlığının
% 4’ ü kaybedilmişse hafif
%6-8’i kaybedilmişse orta
%10’ u kaybedilmişse ağır volüm kaybı belirtileri
   olur
  Hiponatremi hızla hızla düzeltilmez ilk 24 saatte
   12 mEg/lt’ den fazla yükseltilmez. MSS
   bozuklukları veya ölüme yol açabilir.
•   %09 NaCl 154 mEq Na+, 154 mEq/Cl-

•   RL 130 mEq Na+ , 109 Cl-, 4 K+, 3 Ca++

•   %3 NaCl 513 mEq Na+ , 513 mEq Cl-
• Gastrointestinal Sekresyonlar
           Volüm      Na    K    Cl    HCO3
• Tükrük   1500       10    26   10    30
           (500-2000)

• Mide     1500       60    10   130   -
           (100-4000)
• Pankreas 100-800    140   5    75    115
• Safra    500-800    145   5    100   35
ASİT – BAZ DENGESİ

•      Normal şartlar altında plazma PH’ sı
    7,35- 7,45 arasındadır. İnsanın birkaç
    saat yaşayabileceği en düşük PH sınırı en
    düşük 7,0, en yüksek 7,7 dir. 6,8-7,8
    aralığının dışında hayat olmaz.
ASİT – BAZ DENGESİ
•     Protein ve KH metabolizması sonucunda 1
  mEq / kg H+ ve buna ek olarak su ile birleşerek
  karbonik aside dönüşen fazla miktarda CO2
  açığı çıkar.
• PH’ yı bu aralıkta tutmak için tampon
  sistemlerine gereksinim vardır. Tampon
  sistemleri, PH’ yı anlık kontrol etme imkanı
  sağlarken , AC’ ler hızlı PH kontrolünü,
  böbrekler ise uzun süreli PH kontrolünü
  sağlarlar.
SINIFLAMA:
PH’ yı Koruyucu Mekanizmalar:
1- Karın kimyasal tampon sistemleri (ANLIK)
• -Karbonik asit-bikarbonat tampon sistemi
• -Fosfat tampon sistemi
• -Hemoglobin ve eritrosit içi tampon sistemi
• -Protein tampon sistemi
• 2- Akciğerlerle asit-baz dengesinin düzenlenmesi
  (HIZLI)
• 3- Böbreklerle asit baz dengesinin düzenlenmesi
  (UZUN SÜRELİ) (en kuvvetli)
•       Karın        kimyasal       tampon
    sistemlerinden       karbonik      asit-
    bikarbonat tampon sistemi ESS PH’
    sını , diğerleri ise hücre içi ISS PH’
    sını düzenlerler.
•     Handerson – Hassalbach Denklemi:
    PH= pK + log BHCO3 / H2CO3 = 7,4
KARBONİK ASİT – BİKARBONAT
          TAMPON SİSTEMİ
•       Karbonik asit zayıf bir asittir. Reaksiyona
    girdiği kuvvetli bir alkaliyi , zayıf bir alkaliye
    çevirir. Reaksiyon sonucu zayıf alkali
    böbreklerle atılır. Bikarbonatta zayıf bir
    alkalidir. Kuvvetli asitlerle reaksiyona girerek
    zayıf asitten oluşturur. Oluşan karbonik asit
    çok kolay su ve CO2‘ e ayrışır. CO2‘ de asit
    olarak davranma veya nötro bir gaz olarak
    AC’ lerden atılma özelliği vardır.
•     Vücudun en önemli tampon sistemi
    olmasına      karşılık     kapasitesi
    açısından en yüksek olanı değildir.
• Regülasyonu:
    - Karbonik asit konsantrasyonu
      [H2CO3], PCO2 düzeyleri ile
      kontrol edilir.
    - Bikarbonat         konsantrasyonu
      böbrekler tarafından kontrol edilir.
• Fosfat Tampon Sistemi
•    Hücre dışı sıvıda bikarbonta göre daha
  az bulunduğundan hücre içi tamponlamada
  en önemli sistemi oluştururlar. Buda
  kuvvetli asit veya bazı zayıf asit veya baza
  çevirirler. Oluşan zayıf asit ve alkaliler
  böbreklerle atılır.
•    Na2HPO4 + HCL → NaH2PO4 + NaCl
•    NaH2PO4 + NaOH→ Na2HPO4 + H2O
• Protein Tampon Sistemi

•      Doku düzeyindeki en önemli
    tampon sistemidir. Hem asit hem
    de baz olarak davranabilirler.
• Hemoglobin ve Eritrosit İçi
  Tampon Sistemleri

• Dokularda AC’ lere CO2 taşır.
RESPİRATUVAR ASİDOZ

• Respiratuvar asidozun en önemli
  sebebi ALVEOLER
  HİPOVENTİLASYON’dur.
• PCO2 ↑ PH ↓
• CO2 birikimi ortaya çıkar.
• Nedenleri
• AKUT
•   Hava yolu obstrüksiyonu
•   Atelektazi
•   Nöromüsküer bozukluk
•   Solunum merkezi depresyonu
•   Anestezi
•   ARDS
•   Aşırı abdominal distansiyon
Nedenleri
•   KRONİK
•   Kronik bası
•   Akciğer hastalığı
•   Kronik bronşit
•   Kifoskalyoz
•   Skleroderma
•       CO2 ↑ hiperkapni olur. PCO2 50 mmHg ↑
    olur. Akut respiratuvar asidoz gelişen
    hastalarda     renal     kompansasyon    geç
    gelişeceğinden     asidoz   hemen     daima
    dekompansedir. İlk 24-48 saat sonra renal
    etkiyle asidoz kompanse hale getirilebilir.
    Asidoz sonucu H+ ile K+ yer değiştirmesiyle
    hiperpotasemi gelişir. Böbreklerde amonyum
    ve Cl- ıtrahı ve yerine HCO3 tutulumu olur.
    Plazma HCO3 miktarı artar. Hipokloremi olur.
    Bu hastalarda aynı zamanda hipoksemi ‘ de
    olur
• Klinik
•     Huzursuzluk, uyku hali, konfüzyon
    görülür.   PCO2    ↑    bağlı   sempatik
    aktivite ↑ ve katekolamin deşarjı olur.
    Hipertansiyon , taşikardi, kardiyak
    aritmiler, hiperglisemi olur.
• Tedavi
•      Neden ortadan kaldırılır. Yeterli
    ventilasyon sağlanır. Bazen entübasyonda
    gerekebilir.
RESPİRATUVAR ALKALOZ


•       Hiperventilasyon sonucu PCO2

    ↓    ve   kan     PH   sında   ↑   ile
    karakterizedir.
•   NEDENLERİ
•   Anksiyete
•   MSS travmaları
•   P.emboli
•   Salisilat zehirlenmesi
• Ağrı
• Sepsis
• Konjestif kalp yetmezliği
• Hipoksi
• Pnömoni
• Ansefalit , beyin tm
•          Cerrahi hastalarda esas neden
    hastanın hiperventile edilmesine bağlıdır.
    Hastada hipokapni PCO2  35 mmHg,
    PH 7,44 ↑. Kompanse dönemde HCO3 ↓
    olur. Bu tabloya hafif hipokalemi ve
    hiperkloremi eşlik eder. Diğer bir
    sorunda hemoglobin oksijeni bırakma
    yeteneği azalmasıdır.
•          Tedavide neden ortadan kaldırılır.
    Kese     kağıdına   solunumu    yaptırılır.
    Sedasyon yaptırılır. Nadiren mekanik
    ventilasyon kullanılabilir
METABOLİK ASİDOZ

•      Plazma   HCO3    konsantrasyonunun
    düşüşüne yol açan tablo olarak
    tanımlanır. Metabolik asidoz ; metabolik
    veya diğer nedenler ile hidrojen iyonu
    artışı veya aşırı bikarbonat kaybına
    sekonder olarak gelişir.
• Asitler yetersiz sellüler oksijenlenmeye bağlı
  hipoksi sonucu gelişen anearobik metabolizmanın
  son ürünleri olarak (şok , kardiyak arrest, sepsis,
  major travmalar ve açlıkta olduğu gibi) ortaya
  çıkabilir.
• Diabette ketoasitlerin artmasıyla, multıpl kan
  transfüzyonlarında ise asit sitrat          dextroz
  yüklenmesi ile metabolik asidoz gelişebilir. Ayrıca
  renal yetmezlik gibi böbrek hastalıklarında da asit
  ekstresyonunun azalması nedeni ile asit birikir.
  Diyare , pankreatit, ileuslar ve enterostomilerde
  alkali kaybının artışı metabolik asidoza yol
  açabilir.
• Asidoz etyolojisi saptamak için ölçülemeyen
  anyon     konsantrasyonunun        (Anyon     gap)
  hesaplanması     yaralı    olabilir.   Ölçülmeyen
  anyonlar : Sülfatlar, fosfatlar, plazma proteinleri
  ve organik asitlerdir. Primer olarak bikarbonat
  kaybına bağlı metabolik asidozlarda anyon gap
  normaldir.
• Anyon gap: [Na+ - (Cl- + HCO3- )]= 8-12 mEg/lt
• Anyon gap değeri ↑ olan metabolik asidozlarda
  Endojen Organik Asitlerde ↑ var
ANYON GAP YÜKSEK OLAN
      NEDENLER
  - Asit atılımında yetersilzik
  • Renal yetmezlik
  - Organik asitlerin aşırı üretimi
  • Laktik asidoz
  • Starvasyon
  • Diabetik ketoasidoz
  - Toksin birikimi
  • Metil alkol
  • Etilen glukoz
  • Paraldehit
  • Salisilatlar
ANYON GAP NORMAL OLAN
      NEDENLER
 - Bikarbonat kaybı
    • Diyare
    • Bilier , pankreatik, intestinal fistüller
    • Üreterosigmoidostomi
    • Karbonik anhidroz inhibitörleri (diamox)
    • Proksimal renal tubuler asidoz
    • Hiperparatiroidizm
 - Bikarbonat rejenerasyon yetmezliği
    • Distal renal tubular asidoz
    • Potasyum tutucu diüretikler
    • Hipoaldosteronizm
•           Plazma [HCO3 ] ↓. Buna paralel
    PH 7,35 ↓, PCO2 respiratuvar
    kompansasyon ile hiperventilasyon
    sonucu PCO2 ↓. Hiper ventilasyon
    şiddetli olursa Kusmol Solunum
    olur.
• Tedavi
    - Öncelikle neden olan patoloji ortadan
      kaldırılır.
    - Tanı konduktan sonra rutin olarak
      bikarbonat verme endikasyonu yoktur.
    - Cerrahi hastalarda metabolik asidoz sıklıkla
      hipoperfüzyona ve hipovolemiye bağlı
      olarak gelişir. Bu durumda volüm açığı
      düzeltilir. Bu amaçla Ringer Laktat ilk
      olarak verilmelidir.
    - PH 7,2 ↓ ise HCO3 10 mEq/lt azalır ise
      hastaya hızlı bikarbonat verilir.
• Bikarbonat açığı hesaplanması:

      • -HCO3 açığı (mEq) = (24 – plazma HCO3 ) x
        0,4xağırlık (kg), sonuç molar NaHCO3(ml) olarak
        yerine konur veya

      • -HCO3 açığı= BE (baz exceed) x 0,3 x ağılık (kg)

      • Açığı yarısı hemen , ihtiyaç duyulana geri kalanı 12
        saat içinde verilir. Hastada hipernatremi varsa
        NaHCO3                 yerine               THAM
        (Trihidroksimetilaminometan - hidrojen alıcıdır)
        kullanılabilir.
METABOLİK ALKALOZ
    Cerrahi hastada en sık görülür.
Bu durumda plazma HCO3 birikimi
söz konusudur.
• Etyolojisinde;
     • Volüm kaybı
     • Potasyum kaybı
     • Mide ve böbreklerden aşırı asit kaybı
     • Aşırı mineralokortikoid salınımı
NaCl infüzyonuna cevap verenler

 • Gastrik asit kaybı
 • Diüretik tedavisi (Karbonik Asidoz
     İnhibitörü)
 • Klorid kaybı (asetatlı TPN uygulaması)
 • Kan tranfüzyonları
 •
NaCl infüzyonuna cevap vermeyenler

• Bikarbonat yüklenmesi
• Hiperaldesteronizm
• Bartter sendromu
• Cushing sendromu
• Kronik potasyum kaybı
•       Hücre dışı volüm kaybı renal
    proksimal     tubulerden    bikarbonat
    absorbsiyonunda artışa yol açar.
•      Cerrahi        hastada          pilor
    obstrüksiyonuna bağlı hipokloremik,
    hipokalemik matebolik alkaloz sıktır.
•        Alkalozun    kompansasyonu      için   idrarda
    bikarbonat atımı ↑, H+ tutulur ve K kaybedilir.
    Patoloji devam ederse volüm azalması nedeni ile
    hastada aldosteron etkisi ile Na tutularak daha
    daha çok H iyonu itrah edilir. İdrar PH’ sı asidik
    tarafa kayar. Hasta alkaloz olmasına karşılık ,
    asidik idrar çıkartılması “ paradoksal asidüri”
    olarak değerlendirilir. Alkalozun kompansasyonu
    solunum     yavaşlatılarak   respiratuvar   olarak
    yapılmaya çalışılır. PCO2 55 mmHg’ ye çıkabilir.
    Nadirdir.
• [HCO3] ↑, PH ↑ .
• Tedavi
•       Tedavi sebebe yöneliktir. Volüm
    eksikliği ve hipopotasemi tedavi edilir.
    NaCl solüsyonları ve K verilir. PH 7,60 ↑
    ise veya HCO3 40 mEq/lt ↑ ise asit
    infüzyonu (HCL) ve (Amonyumklorür)
    gerekebilir.
• Asit baz incelemesi 1 cc lik
 Arterial kanla özel cihazla yapılır.
KANGAZI
 ANALİZİ
• PH (7,35-7,45)
• Arter PO2 80-100 mmHg, vende 40 mmHg
  kadardır.
• Arter PCO2 35-45 mmHg,   vende ise 45
  mmHg’ dir.
• BE (-2,5)-(2,5) → BAZ FAZLALIĞI
• SAT % 95-100
• HCO3 22-26 (mEg/lt) veya          20-24
  (mmol/lt)= Aktüel bikarbonat.
• BE (Baz fazlalığı):           Tam oksijene kanın
    37 0C ve 40 mmHg PCO2 ‘ da PH’ sını 7,40
    yapmak için ilave edilmesi gereken asit yada baz
    miktarına gösterir. Metabolik bozuklukların en
    önemli göstergesidir.
•       Negatif BE (-2,5 ‘ dan düşük) metabolik
    asidozun (BAZ AÇIĞI)
•      Pozitif BE (+ 2,5 ‘ da büyük) metabolik
    alkalozun (BAZ FAZLALIĞI)
• SAT (Hemoglobin – Oksijen Saturasyonu) (O2 SAT)
  Hemoglobin oksijen satürasyonu, oksijen ile
  bağlanmış   hemoglobin    oranını   göstermektedir.
  Asidoziste O2 SAT azalır. Çünkü Hb, H iyonlarını
  bağlamıştır. O2 SAT yüzdesi PO2’ ye bağlıdır. PO2
  60 mmHg ↑ ise satürasyon % 99’ un üzerindedir.
  Saturasyonun PH , PCO2, vücut ısısı ve 2-3
  difosfoglisenat düzeyi ile de değişebilir. Asidoz ,
  hipertermi, PCO2 ve 2-3 difosfoglisenat ↑ Hb-O2
  ayrışma eğrisini sağa kaydırır ve HB’ in O2 ye olan
Temel Asit Baz Dengesi Bozukluklarında
        Met. ve Resp. Komponentler

                   AKUT (Kompanse edilmemiş)
                   PH      PCO2        HCO3
• Respiratuvar      ↓↓       ↑↑        N
  ASİDOZ
• Respiratuvar
  ALKALOZ           ↑↑      ↓↓         N
• Metabolik ASİDOZ ↓↓       N          ↓↓
• Metabolik ALKALOZ ↑↑      N          ↑↑
• KRONİK (parsiyel kompanse)
•                  PH    PCO2   HCO3
• Respiratuvar      ↓     ↑↑    ↑
  ASİDOZ
• Respiratuvar
  ALKALOZ           ↑     ↓↓    ↓
• Metabolik ASİDOZ ↓       ↓    ↓
• Metabolik ALKALOZ ↑      ↑    ↑
SIVI - ELEKTROLİT DENGESİ
•

Sivi elektrolit

  • 1.
  • 2.
    SIVI – ELEKTROLİT DENGESİ TOTAL VÜCUT SIVISI • Normal vücut ağırlığının %50-70’ ini oluşturur. Kadınlar ve şişmanlarda bu oran daha düşüktür • Hücre içinde ve dışında olmak üzere iki bölümde bulunur.
  • 3.
    HÜCRE İÇİ SIVI (İNTRASELLÜLERSIVI) Vücut ağırlığının (VA) %30-40’ ını oluşturur. Total vücut sıvısının %65’ ini oluşturur. En fazla iskelet kasında bulunur. İskelet kası kadınlarda, yaşlılarda, yağlılarda daha az olduğundan bunlarda (İSS) azdır Başlıca katyonları K+ ve Mg++ , anyonları Fosfat ve Proteinlerdir
  • 4.
    HÜCRE DIŞI SIVI (EXTRASELLÜLERSIVI) Vücut ağırlığının %20’ sini oluşturur. Total vücut sıvısının %35’ ini oluşturur Damar içi ve hücreler arası bölüm olmak üzere iki kısımda bulunur.
  • 5.
    EKSTRASELLÜLER SIVI Damar içindekisıvı (plazma) - Sıvı elektrolit tedavisinde birincil önem taşımaktadır. - Vücut ağırlığının %5’ i - İnterstisyel sıvıdan daha fazla protein (albumin) içerir.
  • 6.
    Hücreler arası sıvı ( İnterstisyel sıvı) -Vücut ağırlığının % 15’i -Hızla dengelene fonksiyonel komponentinin yanında, relatif olarak fonksiyon görmeyen nonfonksiyonel (Transsellüler) komponentide vardır. Bağ dokusu sıvısı, BOS, eklem aralığı sıvısı -Travma, cerrahi, yanık sonrası biriken 3. Boşluk sıvısını bu kompartman içerdiği için bu kompartman artar.
  • 7.
    ESS’ nin başlıcakatyonu Na+ , anyonları Cl- ve Bikarbonattır. Plazma ve interstisyel sıvı arasında küçük bir iyon farklılığı vardır.
  • 8.
    OSMOLARİTE • 1 lt’ de buluna anyon ve katyonların mEq olarak değerlerinin değerliklerine bölümü veya çözülmemiş maddelerin mg olarak ağırlıklarına bölünmesi ile elde edilen değerdir. • 1 lt %09 NaCl= 9000 mgr NaCl bulunur. NaCl’ nin molekül ağırlığı 23+35,5 = 58,5 olup 9000 : 58.5= 154 mEq yani 154 mEq Na+, 154 mEq Cl bulunur 154+154= 308 mOsm • %5Dextroz 50.000 : 180 = 278 mOsm’ dur.
  • 9.
    OSMOLARİTE Plazmanın normal osmolaritesi285 ± 10 mOsm’ dur. 300 ↑ Hipertonik, 270 ↓ Hipotoniktir. Paranteral yolla verilen sıvılar için en düşük osmolarite 180 mOsm olmalıdır.
  • 10.
    OSMOLARİTE • İSS ve ESS arasındaki iyonik kompozisyon farklılıklarını , semipermeabl bir membran gibi davranan hücre zarı belirler. • Kanda üre ve glukoz artmamışsa Na+ düzeyinde hesaplanan değer doğru olarak serum osmolaritesini gösterir. • Şayet üre ve kreatinin artmışsa osmolarite : pOsm : 2x Na+ + glukoz /18 + BUN /2,8 formülü ile hesaplanır.
  • 11.
    OSMOLARİTE • Efektif osmotik basıncı belirleyen semipermeabl membranda geçemeyen substanslardır. Plasma sıvısındaki erimiş proteinler plazma ve interstisyel sıvı komnpartmanları arasındaki efektif osmotik basıncı belirler ki buna da KOLLOİDAL OSMOTİK BASINÇ denir. • ESS’ nın başlıca iyonu Na+ olduğu için osmotik basınçta birinci derecede sorumludur.
  • 12.
    OSMOLARİTE • ESS’ da [Na+] ↑ ise osmotik basınç ↑ ve su İSS ‘ da → ESS’ ya geçer bu su transferi efektif osmotik basınç her iki tarafta eşit oluncaya kadar sürer. Bunun tersi söz konusu olduğunda da su ESS’ da → İSS’ ya geçer.
  • 13.
    NORMAL SIVI VE ELEKTROLİT DEĞİŞİMİ
  • 14.
    NORMAL SIVI VE ELEKTROLİT DEĞİŞİMİ • Sağlıklı bir erişkin 1500 cc ağızdan , geri kalanı katı-sulu gıdalardan ve oksidasyon sonucu olmak üzere günde 2-2,5 lt su alır. İdrarla 800-1500 cc ve 10 ml/kg/günde görünmez kayıplar olarak (deri, solunum, dışkı) sıvı kaybeder.
  • 15.
    NORMAL SIVI VEELEKTROLİT DEĞİŞİMİ • Deri yoluyla olan kayıplarda vücut ısısı önem taşır. 37 0C üzerindeki her bir derece ısı artışı 250 ml/gün veya 0,5 – 1 ml/kg/saat su kaybına yol açar. Günde 3-5 gr (50-100 mEq) NaCl alınır. 70-90 mEq idrarla, 10 mEq /gün dışkıyla 10-50 mEq‘ da terle atılır. Böbrekler tuz alımı azalırsa veya ekstrarenal kayıplar artarsa idrarla atılan Na+ miktarını 1 mEq/gün seviyesine düşürebilir. İdrarla günlük K+ kaybı ise 40-60 mEq’ dır. Günlük K+ alımı 50-100 mEq’ dır. Bazal ihtiyaç 40 mEq/gün düzeyindedir.
  • 16.
    NORMAL SIVI VE ELEKTROLİT DEĞİŞİMİ • Sıvı idamesinde sabit sıvı miktarı sıklıkla 30-35 ml/kg / 24 saattir. • Vücut ağırlığından bağımsız olarak erişkinlerde 125 ml / saat hızında sıvı tedavisi uygun görülür. Bu sıvı miktarı 70 kg için uygundur. Hastanın kilosuna ve kayıplarına göre değiştirilebilir.
  • 17.
    VÜCUTTAKİ SIVI DEĞİŞİKLİKLERİ (HACİM DEĞİŞİKLİKLERİ)
  • 18.
    SIVI KAYBI • Belirgin elektrolit kaybı olmaksızın oluşan kayıplardır. Yüksek ateşli hastalarda insensibl (görünmez)kayıpların artması ile, debil ve koma tablosundaki hastaların sıvı alımını ayarlayamaması ile oluşabilir. Plazma osmolaritesinde ↑ , idrarının konsantre olması ve idrarla Na+ atılımının azalması sonucu Hipernatremi ortaya çıkar. Hipernatremiye karşılık idrar [Na+] nun 15 mEq/lt altında oluşu çarpıcıdır.
  • 19.
    SIVI KAYBI • SSS’da uyku hali apati, geç cevap verme, leterji, koma ile sonuçlanabilir. • Tedavide, hipotansiyon yoksa sıvı açığı % Dextrozla kapatılır. Hipotansif hastalarda ise hipotonik saline solusyonları kullanılabilir.
  • 20.
    SIVI YÜKLENMESİ • ESS artışı iatrojenik veya renal bozukluğa sekonder gelişir. Anestezi, cerrahi strese endokrin cevap olarak ADH salınımı ↑. Böbrekler su tutar. Ameliyat esnasında mezenterde ödem saptanır. CVP ↑, venlerde belirginleşme , artmış kalp debisi, yüksek kalp resleri, fonksiyonel üfürümler, Gallop ritmi, takipne, dokularda göze bırakan ödem, akciğerde bazal raller, pulmoner ödem ve kapl yetmezliği görülür. • Orta derecede yüklenmeler Na+ kısıtlaması ile düzeltilir. Hiponatremi varsa suda kısıtlanmalıdır. Ağır yüklenmelerde hasta digitalize edilip, diüretik verilmelidir.
  • 21.
    SIVI ELEKTROLİT KAYBI • Cerrahi hastalarda sık rastlanan bir bozukluk türüdür. Nedenleri arasında NG dekompresyonu, fistüller, kusma, diyare, travma, enjeksiyonlar, intestinal tıkamalar ve yanıklar sayılabilir. Kayıp nedeni ile Aldosteron etkisi ile Na+ ve su tutulmaya çalışır. İdrar hipotonik olup, Na 10 mEq/lt’ nin altındadır. Prerenal azotemi oluşabilir. BUN/kreatinin oranı 20-25’ e yükselebilir.
  • 22.
    SIVI ELEKTROLİT KAYBI • Sıvı elektrolit kaybını değerlendirirken GİS sekresyonlarının bileşimini göz önünde tutmak lazımdır. Tedavide volümü yerine koyarken en iyi yardımcı CVP ölçümleridir. Plazma Na+’ una bakılarak, normal ise izotonik solüsyonlarla kayıp yerine konur. Hiponatremi varsa tuz kaybının su kaybından fazla olduğu düşünülerek önce Na+ açığı kapatılır, sonra su kaybı düzeltilir. Tedavi sırasında ayrıca Nb, mukoza kuruluğu, idrar çıkışında izlenen parametrelerdir.
  • 23.
  • 24.
    HİPONATREMİ - Plazma [Na+]135 mEq/lt ↓ - Hipoosmolariteye neden olur. Plazma volümü ↓ - Hipovolemi gelişir.
  • 25.
    • Nedeni - Çok su ve az Na+ verilmesiyle oluşur. (Dilüsyonel, iatrojenik) ESS ↑ - Hücre dışı bölmede Na+ kaybı (ESS’ da azdır. Kusma, ishal, fistül, diabetik asid, tuz kaybettiren nefrit, ileus, peritonit, yanık. )
  • 26.
    • Klinik • - Artmış KİBAS - Aşırı hücre içi sıvısının doku belirtileri. • - İştahsızlık , bulantı, halsizlik, baş dönmesi, ajitasyon, konvulsiyon, koma, hipertansiyon KİBAS nedeni ile gelişebilir. Şiddetli hiponatremide oligürik böbrek yetmezliği gelişir
  • 27.
    • Tedavi • Sıvı alımı fazla ise kısıtlanır. • Diüretikler verilebilir. • Na açığı uzun zamanda gelişmişse yavaş kapatılmalıdır. %09 NaCl saatte 500 ml’ den fazla verilmemelidir. Ağır durumlarda %3-5’ lik NaCl verilir.
  • 28.
    • Na+ açığı: • -(140 – bulunan değer) x (kg x %20)= Replasman yapılacak miktar. • -Na ve su açığı Htc ↑ olduğu için: [Bulunan Htc – 45 (Normal Htc) ]= x • (x/ 45) x kg x %20 = Açık olan ml %09 NaCl
  • 29.
    HİPERNATREMİ - Plazma [Na+]150 mEg / lt ↑ - Bunların çoğunda total vücut suyu azalmıştır. - Aşırı su kaybı, aşırı IV beslenme ile tuz yüklenmesi, ADH yetmezliği, akut böbrek yetmezliği nedenleri arasındadır. - Hipernatreminin klinik belirtileri daha azdır.
  • 30.
    • Klinik • Sürekli uyumak isteyen, sessiz ve şikayet etmeyen hastalardır. Su kaybı şiddetli ise hipovolemi belirtileri vardır.
  • 31.
    • Tedavi • Nedene yönelik olmalıdır. Hipernatremi nedeni su kaybı ise açık hesaplanır ve Na içermeyen solusyonlarla kapatılır. Su kaybı olmadan olan hipernatremilerde ise tuzdan fakir diyet, civalı ve klorthiazit grubu diüretikler kullanılmalı.
  • 32.
    HİPERPOTASEMİ (HİPERKALEMİ) • PlazmaK+’ unun 6 mEq’ ın üzerine ↑. Nedenleri • -Akut ve kronik böbrek yetmezliği • -Addison hastalığı • -Diabetus mellitus • -Metabolik ve respiratuar asidoz • -GİS hemoraji • -Masif banka kanı transfüzyonu • -Ağır travmalar, yanıklar.
  • 33.
    • Asidozda hücredışı bölmede H+iyonları artınca , H+ hücre içine girerken, K+ hücre dışına çıkar.
  • 34.
    • Klinik - Bulantı, kusma, kolik ağrı, ishal. - T. dalgası sivrileşir, QRS genişler, P dalgası kaybolur, S-T depresyonu (EKG) - 7 mEq / lt ↑ ise acil tedavi gerekir.
  • 35.
    • Tedavi - 10-30 ml %10 Ca-glukonat verilir. - Ayrıca %10-20’ lik Glukoz 250-500 ml yavaş verilir. K+ hücre içine girmesi için birlikte her 5 gr glukoz için 1 ünite insülin verilir. - NaHCO3 verilerek asidoz düzeltilir. Hem de hücre dışı sıvıda [K+] dilüe edilmiş olur. - Hemodiyaliz yapılabilir. - Kayaxelet gibi iyon değiştirici reçineler kullanılabilir.
  • 36.
    HİPOPOTASEMİ ( HİPOKALEMİ) • Serum K+ düzeyinin 3,5 mEq / lt ↓
  • 37.
    • Nedenleri - Böbreklerde aşırı K+ kaybı - K+ içermeyen sıvıların fazla verilmesi - GİS kayıpları (kusma, ishal, fistüller vs.) - K+ un hücrelere geçmesi - K+ eklenmeden TPN yapılması
  • 38.
    • Klinik - İlk belirti susuzluk, iştahsızlık, bulantı- kusma. - Kas gücü azalır, simetrik gevşek felçler oluşur. - Derin tendon refleksleri azalır. - Metabolik alkaloz - Poliüri gelişebilir. - Asistoli, solunum ve yutma kasları felci oluşur.
  • 39.
    • Plazma HCO3↑, idrar PH’ sı asittir. EKG de voltaj düşer, S-T çöker, T düzleşmesi, U dalgası, Q-T uzar. P-R uzar. • Hipopotasemili hastalar digitallere karşı duyarlı olurlar.
  • 40.
    • Açık hesaplaması:Plazma K+ açığı = (4,5 – bulunan değer ) x 50 veya 100 zayıf ise 50 , kaslı ise 100.
  • 41.
    • Potasyum verilirken: - Yavaş verilmeli, puşe yapılmaz - 40 mEq/lt’ den daha konsantre verilmemeli. - Günlük doz 160 mEq’ i geçmemeli. - Oligüri ve anürisi olanlara verilmemeli.
  • 42.
    KALSİYUM • Sellüler enzimler ve noromusküler fonksiyonlarda önemlidir. Vücut kalsiyumunun çoğunluğu iskelettir. Günde 1-3 gr Ca vücuda girer. Total serum kalsiyumunun yarısı proteinlere (özellikle albumine) bağlıdır. %40’ ı biyolojik olaylardan sorumlu iyonize kalsiyumdur. (8,5 – 10,5 mg/dl)
  • 43.
    • Hipokalsemi - Hipoparatiroidi, pankreatit ve pankreatik fistül, böbrek yetmezliği, yumuşak doku enfeksiyonu , hipomagnesemi, hipoproteinemi de olur. - 8 mg / dl ↓ ise septom olur. Ağız etrafında, parmaklarda uyuşma, hipoaktif tendon refleksleri (+), Chvostek, kas krampları, tetani, karpopedal spazm. EKG’ de QT aralığı uzamıştır. - IV Ca++ verilir. Kronik vakalarda oral Ca+ + , D vit verilir.
  • 44.
    • HiperkalSemi 10,5mgr/dl ↑) - Hiperparatiroidi, metastatik kemik tümörleri , vit D intoksikasyonu, sarkoidoz, diüretikler. (thiazid) - Aşırı yorgunluk, bulantı, kusma, kabızlık, depresyon olur. Hiperkalsemi 10,5 mgr/dl ↑) - Uzun diüretikler. (thiard) renal konsantrasyon mekanizması sürerse - Hiperparatiroidi, metastatik kemik tümörleri , vit D intoksikasyonu, sarkoidoz, süt- alkali send, bozulur. Sonuçta kabızlık, depresyonpolidipsi oluşur. - Aşırı yorgunluk, bulantı, kusma, poliüri, olur. - Uzun sürerse renal konsantrasyon mekanizması bozulur. Sonuçta poliüri, polidipsi oluşur. - İV İV serumla idrar volümü artırılırkenvolümü artırılırken Ca atılımı - serumla idrar Ca atılımı sağlanır. - Frusemid verilir. sağlanır. fosfatlar kemik→ etkir. inhibe eder. - Oral vena inorganik - Steroidler, mitromisin (sitofoksik ) reabsorbsiyonunu kemiklere - Frusemid verilir. - Oral vena inorganik fosfatlar kemik reabsorbsiyonunu inhibe eder. - Steroidler, mitromisin (sitotoksik ) → kemiklere etkir.
  • 45.
    MAGNEZYUM (1,5-2,5 mEg/lt) •Hipomagnesemi: - Nöromüsküler ve MSS hiperaktivitesi olur. - Belirtiler hipokalsemiye benzer. - Tanındığında MgSO4 veya MgCl2 verilir • Hipermagnesemi: - Daha çok renal hastalıklarda görülür. - Akut semptomlarını gidermek için Ca verilir.
  • 46.
    • SIVI KAYBININDERECESİ: • Vücut ağırlığının % 4’ ü kaybedilmişse hafif %6-8’i kaybedilmişse orta %10’ u kaybedilmişse ağır volüm kaybı belirtileri olur Hiponatremi hızla hızla düzeltilmez ilk 24 saatte 12 mEg/lt’ den fazla yükseltilmez. MSS bozuklukları veya ölüme yol açabilir.
  • 47.
    %09 NaCl 154 mEq Na+, 154 mEq/Cl- • RL 130 mEq Na+ , 109 Cl-, 4 K+, 3 Ca++ • %3 NaCl 513 mEq Na+ , 513 mEq Cl-
  • 48.
    • Gastrointestinal Sekresyonlar Volüm Na K Cl HCO3 • Tükrük 1500 10 26 10 30 (500-2000) • Mide 1500 60 10 130 - (100-4000) • Pankreas 100-800 140 5 75 115 • Safra 500-800 145 5 100 35
  • 49.
    ASİT – BAZDENGESİ • Normal şartlar altında plazma PH’ sı 7,35- 7,45 arasındadır. İnsanın birkaç saat yaşayabileceği en düşük PH sınırı en düşük 7,0, en yüksek 7,7 dir. 6,8-7,8 aralığının dışında hayat olmaz.
  • 50.
    ASİT – BAZDENGESİ • Protein ve KH metabolizması sonucunda 1 mEq / kg H+ ve buna ek olarak su ile birleşerek karbonik aside dönüşen fazla miktarda CO2 açığı çıkar. • PH’ yı bu aralıkta tutmak için tampon sistemlerine gereksinim vardır. Tampon sistemleri, PH’ yı anlık kontrol etme imkanı sağlarken , AC’ ler hızlı PH kontrolünü, böbrekler ise uzun süreli PH kontrolünü sağlarlar.
  • 51.
    SINIFLAMA: PH’ yı KoruyucuMekanizmalar: 1- Karın kimyasal tampon sistemleri (ANLIK) • -Karbonik asit-bikarbonat tampon sistemi • -Fosfat tampon sistemi • -Hemoglobin ve eritrosit içi tampon sistemi • -Protein tampon sistemi • 2- Akciğerlerle asit-baz dengesinin düzenlenmesi (HIZLI) • 3- Böbreklerle asit baz dengesinin düzenlenmesi (UZUN SÜRELİ) (en kuvvetli)
  • 52.
    Karın kimyasal tampon sistemlerinden karbonik asit- bikarbonat tampon sistemi ESS PH’ sını , diğerleri ise hücre içi ISS PH’ sını düzenlerler. • Handerson – Hassalbach Denklemi: PH= pK + log BHCO3 / H2CO3 = 7,4
  • 53.
    KARBONİK ASİT –BİKARBONAT TAMPON SİSTEMİ • Karbonik asit zayıf bir asittir. Reaksiyona girdiği kuvvetli bir alkaliyi , zayıf bir alkaliye çevirir. Reaksiyon sonucu zayıf alkali böbreklerle atılır. Bikarbonatta zayıf bir alkalidir. Kuvvetli asitlerle reaksiyona girerek zayıf asitten oluşturur. Oluşan karbonik asit çok kolay su ve CO2‘ e ayrışır. CO2‘ de asit olarak davranma veya nötro bir gaz olarak AC’ lerden atılma özelliği vardır.
  • 54.
    Vücudun en önemli tampon sistemi olmasına karşılık kapasitesi açısından en yüksek olanı değildir.
  • 55.
    • Regülasyonu: - Karbonik asit konsantrasyonu [H2CO3], PCO2 düzeyleri ile kontrol edilir. - Bikarbonat konsantrasyonu böbrekler tarafından kontrol edilir.
  • 56.
    • Fosfat TamponSistemi • Hücre dışı sıvıda bikarbonta göre daha az bulunduğundan hücre içi tamponlamada en önemli sistemi oluştururlar. Buda kuvvetli asit veya bazı zayıf asit veya baza çevirirler. Oluşan zayıf asit ve alkaliler böbreklerle atılır. • Na2HPO4 + HCL → NaH2PO4 + NaCl • NaH2PO4 + NaOH→ Na2HPO4 + H2O
  • 57.
    • Protein TamponSistemi • Doku düzeyindeki en önemli tampon sistemidir. Hem asit hem de baz olarak davranabilirler.
  • 58.
    • Hemoglobin veEritrosit İçi Tampon Sistemleri • Dokularda AC’ lere CO2 taşır.
  • 59.
    RESPİRATUVAR ASİDOZ • Respiratuvarasidozun en önemli sebebi ALVEOLER HİPOVENTİLASYON’dur. • PCO2 ↑ PH ↓ • CO2 birikimi ortaya çıkar.
  • 60.
    • Nedenleri • AKUT • Hava yolu obstrüksiyonu • Atelektazi • Nöromüsküer bozukluk • Solunum merkezi depresyonu • Anestezi • ARDS • Aşırı abdominal distansiyon
  • 61.
    Nedenleri • KRONİK • Kronik bası • Akciğer hastalığı • Kronik bronşit • Kifoskalyoz • Skleroderma
  • 62.
    CO2 ↑ hiperkapni olur. PCO2 50 mmHg ↑ olur. Akut respiratuvar asidoz gelişen hastalarda renal kompansasyon geç gelişeceğinden asidoz hemen daima dekompansedir. İlk 24-48 saat sonra renal etkiyle asidoz kompanse hale getirilebilir. Asidoz sonucu H+ ile K+ yer değiştirmesiyle hiperpotasemi gelişir. Böbreklerde amonyum ve Cl- ıtrahı ve yerine HCO3 tutulumu olur. Plazma HCO3 miktarı artar. Hipokloremi olur. Bu hastalarda aynı zamanda hipoksemi ‘ de olur
  • 63.
    • Klinik • Huzursuzluk, uyku hali, konfüzyon görülür. PCO2 ↑ bağlı sempatik aktivite ↑ ve katekolamin deşarjı olur. Hipertansiyon , taşikardi, kardiyak aritmiler, hiperglisemi olur.
  • 64.
    • Tedavi • Neden ortadan kaldırılır. Yeterli ventilasyon sağlanır. Bazen entübasyonda gerekebilir.
  • 65.
    RESPİRATUVAR ALKALOZ • Hiperventilasyon sonucu PCO2 ↓ ve kan PH sında ↑ ile karakterizedir.
  • 66.
    NEDENLERİ • Anksiyete • MSS travmaları • P.emboli • Salisilat zehirlenmesi
  • 67.
    • Ağrı • Sepsis •Konjestif kalp yetmezliği
  • 68.
    • Hipoksi • Pnömoni •Ansefalit , beyin tm
  • 69.
    Cerrahi hastalarda esas neden hastanın hiperventile edilmesine bağlıdır. Hastada hipokapni PCO2 35 mmHg, PH 7,44 ↑. Kompanse dönemde HCO3 ↓ olur. Bu tabloya hafif hipokalemi ve hiperkloremi eşlik eder. Diğer bir sorunda hemoglobin oksijeni bırakma yeteneği azalmasıdır.
  • 70.
    Tedavide neden ortadan kaldırılır. Kese kağıdına solunumu yaptırılır. Sedasyon yaptırılır. Nadiren mekanik ventilasyon kullanılabilir
  • 71.
    METABOLİK ASİDOZ • Plazma HCO3 konsantrasyonunun düşüşüne yol açan tablo olarak tanımlanır. Metabolik asidoz ; metabolik veya diğer nedenler ile hidrojen iyonu artışı veya aşırı bikarbonat kaybına sekonder olarak gelişir.
  • 72.
    • Asitler yetersizsellüler oksijenlenmeye bağlı hipoksi sonucu gelişen anearobik metabolizmanın son ürünleri olarak (şok , kardiyak arrest, sepsis, major travmalar ve açlıkta olduğu gibi) ortaya çıkabilir. • Diabette ketoasitlerin artmasıyla, multıpl kan transfüzyonlarında ise asit sitrat dextroz yüklenmesi ile metabolik asidoz gelişebilir. Ayrıca renal yetmezlik gibi böbrek hastalıklarında da asit ekstresyonunun azalması nedeni ile asit birikir. Diyare , pankreatit, ileuslar ve enterostomilerde alkali kaybının artışı metabolik asidoza yol açabilir.
  • 73.
    • Asidoz etyolojisisaptamak için ölçülemeyen anyon konsantrasyonunun (Anyon gap) hesaplanması yaralı olabilir. Ölçülmeyen anyonlar : Sülfatlar, fosfatlar, plazma proteinleri ve organik asitlerdir. Primer olarak bikarbonat kaybına bağlı metabolik asidozlarda anyon gap normaldir. • Anyon gap: [Na+ - (Cl- + HCO3- )]= 8-12 mEg/lt • Anyon gap değeri ↑ olan metabolik asidozlarda Endojen Organik Asitlerde ↑ var
  • 74.
    ANYON GAP YÜKSEKOLAN NEDENLER - Asit atılımında yetersilzik • Renal yetmezlik - Organik asitlerin aşırı üretimi • Laktik asidoz • Starvasyon • Diabetik ketoasidoz - Toksin birikimi • Metil alkol • Etilen glukoz • Paraldehit • Salisilatlar
  • 75.
    ANYON GAP NORMALOLAN NEDENLER - Bikarbonat kaybı • Diyare • Bilier , pankreatik, intestinal fistüller • Üreterosigmoidostomi • Karbonik anhidroz inhibitörleri (diamox) • Proksimal renal tubuler asidoz • Hiperparatiroidizm - Bikarbonat rejenerasyon yetmezliği • Distal renal tubular asidoz • Potasyum tutucu diüretikler • Hipoaldosteronizm
  • 76.
    Plazma [HCO3 ] ↓. Buna paralel PH 7,35 ↓, PCO2 respiratuvar kompansasyon ile hiperventilasyon sonucu PCO2 ↓. Hiper ventilasyon şiddetli olursa Kusmol Solunum olur.
  • 77.
    • Tedavi - Öncelikle neden olan patoloji ortadan kaldırılır. - Tanı konduktan sonra rutin olarak bikarbonat verme endikasyonu yoktur. - Cerrahi hastalarda metabolik asidoz sıklıkla hipoperfüzyona ve hipovolemiye bağlı olarak gelişir. Bu durumda volüm açığı düzeltilir. Bu amaçla Ringer Laktat ilk olarak verilmelidir. - PH 7,2 ↓ ise HCO3 10 mEq/lt azalır ise hastaya hızlı bikarbonat verilir.
  • 78.
    • Bikarbonat açığıhesaplanması: • -HCO3 açığı (mEq) = (24 – plazma HCO3 ) x 0,4xağırlık (kg), sonuç molar NaHCO3(ml) olarak yerine konur veya • -HCO3 açığı= BE (baz exceed) x 0,3 x ağılık (kg) • Açığı yarısı hemen , ihtiyaç duyulana geri kalanı 12 saat içinde verilir. Hastada hipernatremi varsa NaHCO3 yerine THAM (Trihidroksimetilaminometan - hidrojen alıcıdır) kullanılabilir.
  • 79.
    METABOLİK ALKALOZ Cerrahi hastada en sık görülür. Bu durumda plazma HCO3 birikimi söz konusudur.
  • 80.
    • Etyolojisinde; • Volüm kaybı • Potasyum kaybı • Mide ve böbreklerden aşırı asit kaybı • Aşırı mineralokortikoid salınımı
  • 81.
    NaCl infüzyonuna cevapverenler • Gastrik asit kaybı • Diüretik tedavisi (Karbonik Asidoz İnhibitörü) • Klorid kaybı (asetatlı TPN uygulaması) • Kan tranfüzyonları •
  • 82.
    NaCl infüzyonuna cevapvermeyenler • Bikarbonat yüklenmesi • Hiperaldesteronizm • Bartter sendromu • Cushing sendromu • Kronik potasyum kaybı
  • 83.
    Hücre dışı volüm kaybı renal proksimal tubulerden bikarbonat absorbsiyonunda artışa yol açar. • Cerrahi hastada pilor obstrüksiyonuna bağlı hipokloremik, hipokalemik matebolik alkaloz sıktır.
  • 84.
    Alkalozun kompansasyonu için idrarda bikarbonat atımı ↑, H+ tutulur ve K kaybedilir. Patoloji devam ederse volüm azalması nedeni ile hastada aldosteron etkisi ile Na tutularak daha daha çok H iyonu itrah edilir. İdrar PH’ sı asidik tarafa kayar. Hasta alkaloz olmasına karşılık , asidik idrar çıkartılması “ paradoksal asidüri” olarak değerlendirilir. Alkalozun kompansasyonu solunum yavaşlatılarak respiratuvar olarak yapılmaya çalışılır. PCO2 55 mmHg’ ye çıkabilir. Nadirdir.
  • 85.
  • 86.
    • Tedavi • Tedavi sebebe yöneliktir. Volüm eksikliği ve hipopotasemi tedavi edilir. NaCl solüsyonları ve K verilir. PH 7,60 ↑ ise veya HCO3 40 mEq/lt ↑ ise asit infüzyonu (HCL) ve (Amonyumklorür) gerekebilir.
  • 87.
    • Asit bazincelemesi 1 cc lik Arterial kanla özel cihazla yapılır.
  • 88.
  • 89.
    • PH (7,35-7,45) •Arter PO2 80-100 mmHg, vende 40 mmHg kadardır. • Arter PCO2 35-45 mmHg, vende ise 45 mmHg’ dir. • BE (-2,5)-(2,5) → BAZ FAZLALIĞI • SAT % 95-100 • HCO3 22-26 (mEg/lt) veya 20-24 (mmol/lt)= Aktüel bikarbonat.
  • 90.
    • BE (Bazfazlalığı): Tam oksijene kanın 37 0C ve 40 mmHg PCO2 ‘ da PH’ sını 7,40 yapmak için ilave edilmesi gereken asit yada baz miktarına gösterir. Metabolik bozuklukların en önemli göstergesidir. • Negatif BE (-2,5 ‘ dan düşük) metabolik asidozun (BAZ AÇIĞI) • Pozitif BE (+ 2,5 ‘ da büyük) metabolik alkalozun (BAZ FAZLALIĞI)
  • 91.
    • SAT (Hemoglobin– Oksijen Saturasyonu) (O2 SAT) Hemoglobin oksijen satürasyonu, oksijen ile bağlanmış hemoglobin oranını göstermektedir. Asidoziste O2 SAT azalır. Çünkü Hb, H iyonlarını bağlamıştır. O2 SAT yüzdesi PO2’ ye bağlıdır. PO2 60 mmHg ↑ ise satürasyon % 99’ un üzerindedir. Saturasyonun PH , PCO2, vücut ısısı ve 2-3 difosfoglisenat düzeyi ile de değişebilir. Asidoz , hipertermi, PCO2 ve 2-3 difosfoglisenat ↑ Hb-O2 ayrışma eğrisini sağa kaydırır ve HB’ in O2 ye olan
  • 92.
    Temel Asit BazDengesi Bozukluklarında Met. ve Resp. Komponentler AKUT (Kompanse edilmemiş) PH PCO2 HCO3 • Respiratuvar ↓↓ ↑↑ N ASİDOZ • Respiratuvar ALKALOZ ↑↑ ↓↓ N • Metabolik ASİDOZ ↓↓ N ↓↓ • Metabolik ALKALOZ ↑↑ N ↑↑
  • 93.
    • KRONİK (parsiyelkompanse) • PH PCO2 HCO3 • Respiratuvar ↓ ↑↑ ↑ ASİDOZ • Respiratuvar ALKALOZ ↑ ↓↓ ↓ • Metabolik ASİDOZ ↓ ↓ ↓ • Metabolik ALKALOZ ↑ ↑ ↑
  • 94.
    SIVI - ELEKTROLİTDENGESİ •