DİSSEMİNE
İNTRAVASKÜLER
KOAGÜLASYON
(DIC = YDP=DİK)
Dissemie İntravasküler Koagülopati’de aşağıdaki kan
ürünlerinden hangisinin artması teşhise yar dımcı olur?
(Eylül97)
A) Fibrinojen
B) Fibrin yıkım ürünleri
C) F5-F8
D) Trombosit sayımı
E) F12
2
Gastrointestinal sistem kanaması ve vücutta eki mozlarla baş
vuran bir hastada aPTT, PTZ ve trom bin zamanı uzamış,
fibrinojen ve trombosit sayısı düşük ise en olası tanı hangisidir?
(Nisan-96)
A) İdiopatik trombositopenik purpura
B) Dissemine intravasküler koagülasyon
C) Hemofili A
D) Senil purpura
E) Posttransfüzyon purpura
3
Enfeksiyon sonrası faktör I, V ve VIII eksik trombosit sayısı
50.000 olan hastada aşağıdakilerden hangisi düşünülür? (Eylül-
92)
A) Dissemine intravasküler koagülopati
B) Vitamin K eksikliği
C) Glanzman hastalığı
D) Kombine immün yetmezliği
E) Kombine faktör eksikliği
4
Dissemine intravasküler koagülasyon tablosu aşağıdakilerden
hangisinde en sık olarak görülmektedir? (Nisan-89)
A) Akut lenfoblastik lösemi (L1 tipi)
B) Akut promyelositik lösemi (M3 tipi)
C) Eritrolösemi (M6 tipi)
D) Burkitt lenfoması
E) Akut megakaryoblastik lösemi (M7 tipi)
5
• Yaygın damar içi pıhtılaşma sendromu (YDP) altta
yatan primer bir hastalığın varlığında;
• koagulasyon sisteminin aşırı ve kontrolsüz
aktivasyonu,
• oluşan bu aktivasyonun doğal antikoagulan sistemler
tarafınca durdurulamaması nedeni ile damar içinde
yaygın pıhtı oluşumu,
• pıhtılaşma sistemlerinin aşırı aktivasyonuna bağlı
olarak hemostatik hücre ve faktörlerin hızlı tüketimi
(tüketim koagulopatisi) ile kendini gösteren klinik bir
tablodur.
6
Koagülasyon Kaskadı
7
Fibrinolitik Yol
8
Hemostatik Denge
ATIIIPıhtılaşma Faktörleri
Doku Faktörü
PAI-1
Antiplazmin TFPI
Protein C
Protein S
ProkoagülanProkoagülan
AntikoagülanAntikoagülan
Fibrinolitik Sistem
Etyoloji
• İnfeksiyonlar; gram negatif, endotoksin içeren bakteriler (en sık neden)
• Obstetrik nedenler;
• Amniyotik sıvı embolisi,
• HELLP sendromu,
• Plesanta previa,
• İntrauterin ölü fetüs
• Asidoz
• Şok
• Sıcak çarpması
• Doku hasarı;
• travma,
• büyük cerrahi girişimler
• Tümör;
• AML M3,
• Prostat kanseri
• Ciddi toksik veya immünolojik reaksiyonlar;
• Yılan sokması,
• Transfüzyon reaksiyonu,
• Transplant rejeksiyonu
10
• DIC, çoğu olayda hasarlı endotelden salgılanan ve
direkt olarak ekstrinsik yolu aktive eden doku
faktörü veya benzeri bir maddenin salgılanması
neticesi ortaya çıkar,
• Bakteriyel etkenlere bağlı olanlar başta olmak
üzere şiddetli infeksiyonların seyrinde ortaya
çıkan DİC’in patogenezinde, ağır inflamatuvar
yanıt ve sitokinemi rol oynar
11
• Şiddetli travmalar DİK’e sıklıkla neden olan
olaylardır. Buradaki mekanizma, yoğun miktarda
fosfolipid ve yağ yapısında doku materyalinin ve
dolayısıyla doku faktörünün dolaşıma karışmasıdır.
• Malign hastalıkların seyrinde izlenen DİK’in
patogenezinde, kanser hücrelerinin eksprese ettiği
doku faktörü ve ona benzer moleküller rol
oynamaktadır.
• Obstetrik DİK’te de temel mekanizma, doku
faktörünün yani tromboplastinin sistemik
dolaşıma yoğun miktarlarda karışmasıdır. 12
Klinik
• DIC klinik bulguları, pıhtı oluşumu, tüketim ve pıhtı lizisi
arasındaki denge ile alakalı olmak üzere yaygın hemorajik
diatezden pıhtılaşmaya kadar değişir.
• Akut DIC’de çoğu klinik bulgular hemorajiye bağlı olsa
bile, neticede gelişen organ hasarı mikrovaskülermikrovasküler
trombozisdentrombozisden kaynaklanır.
• Koagülasyon faktörleri ve trombositlerde belirgin azalma;
purpura, müköz membranlardan kanama, kateter giriş
yerlerinde kanama, GIS/GÜS kanamaları ile sonuçlanır.
• Üçten fazla bölgeden diffüz kanama, diren yerlerinden
kanama akut DIC değerlendirmesini gerektirir.
13
14
• İleri metastatik karsinoma gibi olgularda hastalar veno-okluziv
veya daha nadir olarak arterial okluziv hastalık gösterirler.
• Bu kronik DIC hadisesi (Trousseau sendromu), tümör
tarafından doku faktörü salınmasının neticesi olarak
pıhtılaşmanın sürekli ancak, yavaş aktivasyonundan oluşur.
• Bu hastalarda migratuar yüzeysel tromboflebitismigratuar yüzeysel tromboflebitis, değişen
derecelerde trombositopenitrombositopeni ve fibrin yıkım ürünlerifibrin yıkım ürünleri (FDP)
vardır.
• Bu hastalarda PT ve PTT uzun olmayabilir !!!
15
Klinik Bulgular
• Kanama (64 %)
• Renal yetmezlik (25 %)
• Hepatik yetmezlik (19 %)
• Respiratuar bozukluklar (16 %); ARDS
• Şok (14 %)
• Tromboemboli (7 %)
• SSS tutulumu (2 %); Koma
16
• Hastalar mikrovasküler tromboza sekonder
organ hasarının semptomları veya anormal
kanama eğilimi ile başvurabilirler.
• Septik hastalarda sıklıkla akut ağır dereceli DIC
kliniği ve kanama diyatezi mevcuttur.
• Maligniteye sekonder DIC, kronik düşük dereceli
bir kliniğe sahiptir ve sıklıkla trombozlarla
seyreder.
17
18
Tanı
• DİK tanısını tek başına koyduran laboratuvar testi
yoktur.
• DİK için risk faktörleri olan bir hastada tromboz
ve/veya kanama bulguları ve/veya multiorgan
yetmezliği gelişmesi durumunda, bu
komplikasyonun geliştiğinden şüphe edilmelidir.
• İlk değerlendirme, hemorajik diatezin kaynağının
belirlenmesine dayanır.
• İlk inceleme testleri de; PT, PTT ve trombosit düzeyi
olmalıdır.
• Eğer bu testler normal ise kanama, plazminin sebep
olduğu aşırı lizisden veya trombosit
disfonksiyonundan kaynaklanır.
19
• PT ve PTT belirgin derecede uzamış ve trombosit sayısı
baskılanmışsa DIC sıklıkla düşünülmelidir.
• Plazmada FDP’nin yüksek oranda bulunmasıyla DIC tanısı
doğrulanır.
• Ayrıca FDP ölçümleriyle büyük korelasyon gösteren ve
bu ölçümün içerisinde yer alan;
• D- dimerD- dimer, çapraz bağlanmış fibrin bantlarının lizisini belirtir, çapraz bağlanmış fibrin bantlarının lizisini belirtir ve
spesifiktir.
• Sürekli olarak fibrin oluşumu, plazminin sekonder
aktivasyonuna ve FDP oluşumuna yol açar.
• Pıhtılaşma faktörü tüketimi ve yıkımı, antitrombin III ve
protein C gibi antikoagülan proteinlerin de tüketilmesine
yol açabilir.
20
21
Özetle
• Trombosit sayısı < 150.000 / mm3
• PT, aPTT uzun
• FYÜ ↑ , D-dimer ↑
• Fibrinojen düzeyi ↓
• Koagülasyon inhibitörlerinin plazma
düzeylerinde azalma (AT III, Protein C-S)
22
D-Dimeri Yükselten
Durumlar
• DIC
• Pulmoner Emboli-Venöz Tromboemboli
• Arteriyal Tromboemboli; MI, Strok, AF
• Eklampsi
• Sepsis-SIRS
• Travma
• Ciddi karaciğer hastalığı (klirens azalması)
• Maligniteler
• Renal yetmezlik-ABY
• Nefrotik sendrom (örn, renal ven trombozu)
• Normal gebelik
23
Tedavi
• Tedavi altta yatan duruma yöneliktir
(Ör: Sepsis).
• Hemodinamik destek
• Koagülopati tedavisi çoğu zaman gerekmez.
• Trombosit süspansiyonu, TDP
24
• Sepsis --> geniş spektrumlu antibiyotik
• Abruptio plesanta --> histerektomi
• Ölü fetus sendromu --> tahliye
• Aort anevrizması --> rezeksiyon
• Yanık, travma --> debridman
• Vital bulguların desteklenmesi
• Sıvı-elektrolit tedavisi
• Oksijen
• Santral venöz katater
• İnotropik ajanlar
25
PRİMER FİBRİNOLİZİS
• Trombin üretimi olmaksızın plazmin oluşumu ile karakterize
nadir görülen bir sendromdur.
• Klinik ve laboratuvar olarak DIK’i taklit edebilir
• Koagülasyon sistemi aktive olmadığı halde sistemik fibrinolizis
vardır.
• Görüldüğü durumlar;
• Karaciğer hastalığı
• Prostat ca
• İyatrojenik (trombolitik tedavi)
• Trombosit sayısı normal, fibrinojen azalmış, FYÜ artmış.
26

Yaygın Damar İçi Pıhtılaşma Sendromu

  • 1.
  • 2.
    Dissemie İntravasküler Koagülopati’deaşağıdaki kan ürünlerinden hangisinin artması teşhise yar dımcı olur? (Eylül97) A) Fibrinojen B) Fibrin yıkım ürünleri C) F5-F8 D) Trombosit sayımı E) F12 2
  • 3.
    Gastrointestinal sistem kanamasıve vücutta eki mozlarla baş vuran bir hastada aPTT, PTZ ve trom bin zamanı uzamış, fibrinojen ve trombosit sayısı düşük ise en olası tanı hangisidir? (Nisan-96) A) İdiopatik trombositopenik purpura B) Dissemine intravasküler koagülasyon C) Hemofili A D) Senil purpura E) Posttransfüzyon purpura 3
  • 4.
    Enfeksiyon sonrası faktörI, V ve VIII eksik trombosit sayısı 50.000 olan hastada aşağıdakilerden hangisi düşünülür? (Eylül- 92) A) Dissemine intravasküler koagülopati B) Vitamin K eksikliği C) Glanzman hastalığı D) Kombine immün yetmezliği E) Kombine faktör eksikliği 4
  • 5.
    Dissemine intravasküler koagülasyontablosu aşağıdakilerden hangisinde en sık olarak görülmektedir? (Nisan-89) A) Akut lenfoblastik lösemi (L1 tipi) B) Akut promyelositik lösemi (M3 tipi) C) Eritrolösemi (M6 tipi) D) Burkitt lenfoması E) Akut megakaryoblastik lösemi (M7 tipi) 5
  • 6.
    • Yaygın damariçi pıhtılaşma sendromu (YDP) altta yatan primer bir hastalığın varlığında; • koagulasyon sisteminin aşırı ve kontrolsüz aktivasyonu, • oluşan bu aktivasyonun doğal antikoagulan sistemler tarafınca durdurulamaması nedeni ile damar içinde yaygın pıhtı oluşumu, • pıhtılaşma sistemlerinin aşırı aktivasyonuna bağlı olarak hemostatik hücre ve faktörlerin hızlı tüketimi (tüketim koagulopatisi) ile kendini gösteren klinik bir tablodur. 6
  • 7.
  • 8.
  • 9.
    Hemostatik Denge ATIIIPıhtılaşma Faktörleri DokuFaktörü PAI-1 Antiplazmin TFPI Protein C Protein S ProkoagülanProkoagülan AntikoagülanAntikoagülan Fibrinolitik Sistem
  • 10.
    Etyoloji • İnfeksiyonlar; gramnegatif, endotoksin içeren bakteriler (en sık neden) • Obstetrik nedenler; • Amniyotik sıvı embolisi, • HELLP sendromu, • Plesanta previa, • İntrauterin ölü fetüs • Asidoz • Şok • Sıcak çarpması • Doku hasarı; • travma, • büyük cerrahi girişimler • Tümör; • AML M3, • Prostat kanseri • Ciddi toksik veya immünolojik reaksiyonlar; • Yılan sokması, • Transfüzyon reaksiyonu, • Transplant rejeksiyonu 10
  • 11.
    • DIC, çoğuolayda hasarlı endotelden salgılanan ve direkt olarak ekstrinsik yolu aktive eden doku faktörü veya benzeri bir maddenin salgılanması neticesi ortaya çıkar, • Bakteriyel etkenlere bağlı olanlar başta olmak üzere şiddetli infeksiyonların seyrinde ortaya çıkan DİC’in patogenezinde, ağır inflamatuvar yanıt ve sitokinemi rol oynar 11
  • 12.
    • Şiddetli travmalarDİK’e sıklıkla neden olan olaylardır. Buradaki mekanizma, yoğun miktarda fosfolipid ve yağ yapısında doku materyalinin ve dolayısıyla doku faktörünün dolaşıma karışmasıdır. • Malign hastalıkların seyrinde izlenen DİK’in patogenezinde, kanser hücrelerinin eksprese ettiği doku faktörü ve ona benzer moleküller rol oynamaktadır. • Obstetrik DİK’te de temel mekanizma, doku faktörünün yani tromboplastinin sistemik dolaşıma yoğun miktarlarda karışmasıdır. 12
  • 13.
    Klinik • DIC klinikbulguları, pıhtı oluşumu, tüketim ve pıhtı lizisi arasındaki denge ile alakalı olmak üzere yaygın hemorajik diatezden pıhtılaşmaya kadar değişir. • Akut DIC’de çoğu klinik bulgular hemorajiye bağlı olsa bile, neticede gelişen organ hasarı mikrovaskülermikrovasküler trombozisdentrombozisden kaynaklanır. • Koagülasyon faktörleri ve trombositlerde belirgin azalma; purpura, müköz membranlardan kanama, kateter giriş yerlerinde kanama, GIS/GÜS kanamaları ile sonuçlanır. • Üçten fazla bölgeden diffüz kanama, diren yerlerinden kanama akut DIC değerlendirmesini gerektirir. 13
  • 14.
  • 15.
    • İleri metastatikkarsinoma gibi olgularda hastalar veno-okluziv veya daha nadir olarak arterial okluziv hastalık gösterirler. • Bu kronik DIC hadisesi (Trousseau sendromu), tümör tarafından doku faktörü salınmasının neticesi olarak pıhtılaşmanın sürekli ancak, yavaş aktivasyonundan oluşur. • Bu hastalarda migratuar yüzeysel tromboflebitismigratuar yüzeysel tromboflebitis, değişen derecelerde trombositopenitrombositopeni ve fibrin yıkım ürünlerifibrin yıkım ürünleri (FDP) vardır. • Bu hastalarda PT ve PTT uzun olmayabilir !!! 15
  • 16.
    Klinik Bulgular • Kanama(64 %) • Renal yetmezlik (25 %) • Hepatik yetmezlik (19 %) • Respiratuar bozukluklar (16 %); ARDS • Şok (14 %) • Tromboemboli (7 %) • SSS tutulumu (2 %); Koma 16
  • 17.
    • Hastalar mikrovaskülertromboza sekonder organ hasarının semptomları veya anormal kanama eğilimi ile başvurabilirler. • Septik hastalarda sıklıkla akut ağır dereceli DIC kliniği ve kanama diyatezi mevcuttur. • Maligniteye sekonder DIC, kronik düşük dereceli bir kliniğe sahiptir ve sıklıkla trombozlarla seyreder. 17
  • 18.
  • 19.
    Tanı • DİK tanısınıtek başına koyduran laboratuvar testi yoktur. • DİK için risk faktörleri olan bir hastada tromboz ve/veya kanama bulguları ve/veya multiorgan yetmezliği gelişmesi durumunda, bu komplikasyonun geliştiğinden şüphe edilmelidir. • İlk değerlendirme, hemorajik diatezin kaynağının belirlenmesine dayanır. • İlk inceleme testleri de; PT, PTT ve trombosit düzeyi olmalıdır. • Eğer bu testler normal ise kanama, plazminin sebep olduğu aşırı lizisden veya trombosit disfonksiyonundan kaynaklanır. 19
  • 20.
    • PT vePTT belirgin derecede uzamış ve trombosit sayısı baskılanmışsa DIC sıklıkla düşünülmelidir. • Plazmada FDP’nin yüksek oranda bulunmasıyla DIC tanısı doğrulanır. • Ayrıca FDP ölçümleriyle büyük korelasyon gösteren ve bu ölçümün içerisinde yer alan; • D- dimerD- dimer, çapraz bağlanmış fibrin bantlarının lizisini belirtir, çapraz bağlanmış fibrin bantlarının lizisini belirtir ve spesifiktir. • Sürekli olarak fibrin oluşumu, plazminin sekonder aktivasyonuna ve FDP oluşumuna yol açar. • Pıhtılaşma faktörü tüketimi ve yıkımı, antitrombin III ve protein C gibi antikoagülan proteinlerin de tüketilmesine yol açabilir. 20
  • 21.
  • 22.
    Özetle • Trombosit sayısı< 150.000 / mm3 • PT, aPTT uzun • FYÜ ↑ , D-dimer ↑ • Fibrinojen düzeyi ↓ • Koagülasyon inhibitörlerinin plazma düzeylerinde azalma (AT III, Protein C-S) 22
  • 23.
    D-Dimeri Yükselten Durumlar • DIC •Pulmoner Emboli-Venöz Tromboemboli • Arteriyal Tromboemboli; MI, Strok, AF • Eklampsi • Sepsis-SIRS • Travma • Ciddi karaciğer hastalığı (klirens azalması) • Maligniteler • Renal yetmezlik-ABY • Nefrotik sendrom (örn, renal ven trombozu) • Normal gebelik 23
  • 24.
    Tedavi • Tedavi alttayatan duruma yöneliktir (Ör: Sepsis). • Hemodinamik destek • Koagülopati tedavisi çoğu zaman gerekmez. • Trombosit süspansiyonu, TDP 24
  • 25.
    • Sepsis -->geniş spektrumlu antibiyotik • Abruptio plesanta --> histerektomi • Ölü fetus sendromu --> tahliye • Aort anevrizması --> rezeksiyon • Yanık, travma --> debridman • Vital bulguların desteklenmesi • Sıvı-elektrolit tedavisi • Oksijen • Santral venöz katater • İnotropik ajanlar 25
  • 26.
    PRİMER FİBRİNOLİZİS • Trombinüretimi olmaksızın plazmin oluşumu ile karakterize nadir görülen bir sendromdur. • Klinik ve laboratuvar olarak DIK’i taklit edebilir • Koagülasyon sistemi aktive olmadığı halde sistemik fibrinolizis vardır. • Görüldüğü durumlar; • Karaciğer hastalığı • Prostat ca • İyatrojenik (trombolitik tedavi) • Trombosit sayısı normal, fibrinojen azalmış, FYÜ artmış. 26