TARİHÇE - 1“ Kemoterapötik” olarak adlandırılan kimyasal maddelerin infeksiyon hastalıklarının tedavisinde kullanılması 17. yüzyıldan itibaren başlamıştır. Bu tür tedavilerin bilimsel bir temele oturması, bu yüzyılın başında Paul Ehrlich’in “seçici toksik etki” kavramını ortaya atması ile olmuştur.
3.
TARİHÇE - 2Antimikrobiyal tedavi 1935 yılında Domogk’un sulfamidleri tedavide kullanmasıyla gelişme safhasına girmiştir. 1929’da Fleming’in gözlemlediği ve 1940’da Chain ve Flarey’in Penicillium notatum ’dan elde ettiği bir maddenin mikroorganizmalar üzerine öldürücü etkisi ile antibiyotikler tedavide yer almaya başlamıştır.
4.
Antibiyotik Bazı bakterilerdenama çoğunlukla mantarlardan elde edilen, insana verildiğinde çok küçük dozlarda bile diğer bakteriler üzerinde öldürücü ya da üremelerini engelleyici etki gösteren, buna karşın insana zararı hiç olmayan veya çok az olan (seçici toksik etki) ve bakteriyel infeksiyonların tedavisinde kullanılan ilaçlardır. Anti: Karşı Biyos: Yaşam PENİSİNLER, SEFALOSPORİNLER, MAKROLİDLER, gibi
5.
Kemoterapötik Antibiyotiklerle aynıözellikleri gösteren fakat mikroorganizmalardan elde edilmeyen kimyasal veya sentetik maddelerdir. SULFONAMİDLER, KİNOLONLAR, gibi
6.
Tanım Kimyasal yapılarıbelli veya yapay olarak elde edilen maddelere kemoterapötik, doğal kaynaklı olanlara ise antibiyotik denmesine karşın, günümüzde antibiyotiklerin çoğunun sentetik ya da semisentetik yöntemlerle elde edilmesi mümkün olduğundan, antibiyotik terimi tedavide kullanılan kemoterapötik ve antibiyotik niteliğindeki maddeler için genel bir ad olarak kullanılır.
7.
Sınıflandırma Hedef hücreyeetkilerine göre Etki mekanizmalarına göre Etki gösterdiği mikroorganizma grubuna göre Etki spektrumuna göre İmmunmodülatör etkilerine göre
Sınıflandırma Hedef hücreyeetkilerine göre Etki mekanizmalarına göre Etki gösterdiği mikroorganizma grubuna göre Etki spektrumuna göre İmmunmodülatör etkilerine göre
10.
Etki mekanizmalarına göre:Bakteri hücre duvar sentezini engelleyenler Sitoplazma membran geçirgenliğini engelleyenler Protein sentezini engelleyenler Nükleik asit sentezini engelleyenler Antimetabolik etki gösterenler
11.
Hücre duvar senteziniengelleyenler Beta-laktamlar Glikopeptitler Vankomisin Teikoplanin Sikloserin Basitrasin
Tetrasiklinler Kısa etkililer Klortetrasiklin Terasiklin Oksitetrasiklin Orta etkililer Demekloksiklin Metasiklin Uzun etkililer Doksisiklin Minosiklin
Nükleik asit senteziniengelleyenler Kinolonlar Rifampisin Metronidazol Ornidazol Tinidazol
22.
Kinolonlar Birinci kuşakNalidiksik asit İkinci kuşak Siprofloksasin Ofloksasin Pefloksasin Norfloksasin Enoksasin Üçüncü kuşak Grepafloksasin Sparfloksasin Levofloksasin Dördüncü kuşak Trovafloksasin Moksifloksasin
Sınıflandırma Hedef hücreyeetkilerine göre Etki mekanizmalarına göre Etki gösterdiği mikroorganizma grubuna göre Etki spektrumuna göre İmmunmodülatör etkilerine göre
25.
Etki ettiği mikroorganizmagrubuna göre Antibakteriyel Antiviral Antifungal Antiparaziter Antimikobakteriyel
Sınıflandırma Hedef hücreyeetkilerine göre Etki mekanizmalarına göre Etki gösterdiği mikroorganizma grubuna göre Etki spektrumuna göre İmmunmodülatör etkilerine göre
31.
Etki spektrumuna göreDar spektrumlu Makrolidler Polimiksin Orta derecede geniş spektrumlu Sulfonamidler Aminoglikozidler Beta-laktamlar Geniş spektrumlu Kloramfenikol Tetrasiklinler
32.
Sınıflandırma Hedef hücreyeetkilerine göre Etki mekanizmalarına göre Etki gösterdiği mikroorganizma grubuna göre Etki spektrumuna göre İmmunmodülatör etkilerine göre
33.
İmmunmodülatör etkilerine göre Konak immün savunmasına belirgin etkileri olmayanlar: Beta- laktamlar, vankomisin İmmün sistemle sinerjik davrananlar: Kinolonlar (mikroorganizmaları fagositoza elverişli hale getirirler) İmmün fonksiyonları deprese edenler: Tetrasiklinler, kloramfenikol (selüler ve humoral yanıtları olumsuz etkilerler) İmmün fonksiyonları şiddetlendirenler: Sefozidim (CD4 sayısını ve CD4/CD8 oranını arttırır, sitotoksisiteyi, kemotaksisi ve fagositozu güçlendirirler.