Gram pozitif bakteriinfeksiyonlarında
Tedavi
Prof. Dr. Ata Nevzat Yalçın
Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi
İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD,Antalya
(17.04.2015-Bursa)
MRSA
Dünyada birçokbölgede (Avrupa, Amerika, Kuzey
Afrika, Orta ve Uzak-Doğu) hastane infeksiyonlarından
en sık izole edilen patojen
Yoğun bakım ünitelerinden diğer hastane birimlerine
göre daha sık izole edilir
MRSA infeksiyonları
Hastanede kalış süresinin uzaması
Yüksek mortalite oranı
Karchmer AW. Clin Infect Dis 2000; 31 Suppl 4:S139-43
Cosgrove SE, et al. Clin Infect Dis 2003 ;36:53-9
6.
MRSA
HK-MRSA TK-MRSA
SCC mectip I, II, III IV, V
PFGE tip USA 100 USA 300, USA 400
PVL geni Nadir Sık
Ab duyarlılığı Dirençli Duyarlı
Toksinler MRSA toksinleri 18 ek toksin
Klinik Pnömoni, Kİ-KDİ,
CAİ
CYDİ (sıklıkla),
nekrotizan pnömoni
Geçiş Kişi ve çevreyle
direkt temas
Kişi ve çevreyle
direkt temas
Zaman içinde MRSAartışı
0
20
40
60
1989 1991 1993 1995 1997 1999
-2002
2003
Salgado CD, et al. Infect Med 2003; 20: 194-200
NNIS. Am J Infect Control 1999; 27: 520-32
NNIS. Am J Infect Control 2004; 32: 470-85
Direnç(%)
Yıl
MRSA-Antibiyotikler (2)
• Telavansin(hastane kökenli pnömoni)-2011
• Seftarolin (toplum kökenli pnömoni, cilt-
yumuşak doku inf.)-2012
• Seftobiprol (toplum kökenli pnömoni,
hastane kökenli pnömoni)-2013
19.
Tedizolid fosfat
• Torezolid,TR-701, DA-7218
• Bakterisidal etkinlik
• Linezolide dirençli suşlarda etkili (cfr geni
pozitif)
• Günde tek doz (200 mg/gün IV, 600 mg/gün
oral )
• Düşük gastrointestinal ve miyelosupresif
yan etki sıklığı
• Akut bakteriyel cilt, yumuşak doku
infeksiyonları (Faz III) (ESTABLISH I, II)
Rodvold KA, et al. Clin Infect Dis 2014;58 (Suppl.1):S20-S27
O’Riordan W, et al. Clin Infect Dis 2014;58 (Suppl.1):S43-S50
20.
Telavansin
• Bakterisidal etkilisemisentetik lipoglikopeptid
• MRSA, VISA ve VRSA’ya hızlı bakterisidal
etkinlik
• Vankomisin, linezolid ve daptomisine dirençli
MRSA suşlarına etkili
• Hastane kökenli pnömonide onaylı (ATTAIN I, II)
• Günde tek doz (10 mg/kg)
• Gastrointestinal yan etkiler (tad bozukluğu,
bulantı, kusma), hafif QT uzaması, nefrotoksisite
Rodvold KA, et al. Clin Infect Dis 2014;58 (Suppl.1):S20-S27
21.
Seftarolin fosamil (1)
•Bakterisidal etkili sefalosporin (zamana bağımlı)
• Penisiline dirençli pnömokoklara, MRSA
suşlarına etkili
• Daptomisine, linezolide dirençli suşlara etkili
• Cilt-yumuşak doku inf. (CANVAS I, II), toplum
kökenli pnömoni (FOCUS I, II), TK-MRSA inf.
• İntravenöz yolla uygulama (2x600 mg/gün)
Rodvold KA, et al. Clin Infect Dis 2014;58 (Suppl.1):S20-S27
Guervil DJ, et al. J Chemother 2015, March.
22.
Seftarolin fosamil (2)
•Gastrointestinal yan etkiler ( <%5), döküntü,
hipersensitivite reaksiyonları-diğer
sefalosporinlere benzer
• Yüksek Coombs’ testi serokonversiyonu
mevcut, ancak hemolitik anemi yok.
• Çocuklar için çalışmalar (CYDİ, TK-pnömoni)
sürdürülüyor, ancak henüz FDA onayı yok.
• Pbp2, pbp4, gdpP mutasyonları????
Rodvold KA, et al. Clin Infect Dis 2014;58 (Suppl.1):S20-S27
Guervil DJ, et al. J Chemother 2015, March.
MRSA Endokardit (Doğalkapak)-
Bakteriyemi:Tedavi
• Glikopeptid (Vankomisin, A-II)
→Yaşamı tehdit eden bir infeksiyon değil ise,
→ Glikopeptid MIC < 1 mg/L
• Daptomisin (6 mg/kg/gün, A-I, 8-10 mg/kg/gün, B-III)
→ Ciddi sepsis
→ Önceden glikopeptid kullanımı
→ Glikopeptid MIC > 1.5 mg/L
Liu C, et al. Clin Infect Dis 2011;52:18-55
Gould IM. Int J Antimicrob Agents 2013; 42S: S17-S21
• h-VISA suşları:Sıklık%0-74 (MICMIC9090 :1-:1- 44µµg/mLg/mL))
~ % 100 etkili (ABD, İtalya, Çin)
• VISA suşları (MICMIC9090 :: 4-84-8µµg/mLg/mL)) ~ % 85.2 etkili
(Sader et al. AAC 2006, Hsueh et al. IJAA 2010)
• Linezolide dirençli suşlar ~ % 100 etkili
(Mendes et al. MDR 2009)
32.
• Tüm Staphylococcusaureus suşları
• 5 kıta, 2005-2012 yılları arası
• Toplam 97542 izolat, (MIC90 > 1 μg/ml)
• Direnç oranları:
• 2005 →% 0.02
• 2007 →% 0.06
• 2009 →% 0.01
• 2011 →% 0.06
• 2013 →% 0.05
Sader HS, et al. IJAA 2014;43:465-469
33.
• 2009-2013
• ABD-145merkez, Avrupa-17 ülke, 67
merkez
• MRSA, Vankomisine dirençli E.faecium,
Vankomisine dirençli E.faecalis suşları
• Duyarlılık verileri
• Broth mikrodilusyon yöntemi
• MIC sonuçları değerlendirme: EUCAST,
CLSI
Sader HS, et al. ECCMID 2014;p:1576 (13.5.2014)
34.
M.o. Sayı ˂0.120.25 0.5 1 2 4
MRSA
Avrupa 3718 1.9 72.2 98.8 99.8 100
ABD 11440 2.0 71.3 99.0 > 99.9 100
VRE.fm
Avrupa 539 0.2 0.9 5.8 33.8 91.5 100
ABD 1194 0.4 0.7 5.3 36.8 93.0 100
VRE.fs
Avrupa 48 - - 52.1 97.9 100
ABD 99 1.0 1.0 39.4 89.9 100
Sader HS, et al. ECCMID 2014;p:1576 (13.5.2014)
35.
• Kan kültürleriMRSA izolatları,
• Türkiye, 7 Merkez
• Hacettepe ÜTF, Dokuz Eylül ÜTF,
Marmara ÜTF, Akdeniz ÜTF, Kocaeli ÜTF,
Osman Gazi ÜTF, Uludağ ÜTF
• E-test (MIC90), CLSI
• Daptomisin, vankomisin,
• hVISA (1- 2 μg/ml)
Sancak B, Yağcı S, Gür D, Gülay Z, Öğünç D, Söyletir G, Yalçın AN, et al.
BMC Infect Dis. 2013;13:583-590
Daptomisin+TMP-SMZ
• Komplike MRSAinfeksiyonları
• Wayne State Üniversitesi, Detroit, Michigan,
ABD
• Ortalama bakteriyel klirens…2.5 gün
• 28 olgunun 24’ünde mikrobiyolojik eradikasyon
sağlanmış
• 17 suşun hepsinde in vitro sinerji tanımlanmış.
Claeys KC, et al. AAC 2015;59:1969-75
38.
Daptomisin+Fosfomisin
• Çok merkezliFaz III çalışma (AEMPS)
• MRSA bakteriyemileri (komplike, komplike
olmayan)
• Barcelona, Madrid, Tarragona, Lleida, Barakaldo,
Valencia, Lugo
• Daptomisin (10 mg/kg/gün)…
• Daptomisin (10 mg/kg/gün) +Fosfomisin (2 gr/gün)
Shaw E, et al. BMJ Open 2015;March 11……
VRE kolonizasyonu ve/veyainfeksiyonu
için risk faktörleri (1)
Uzun süreli hastanede yatış
YBÜ’de yatma
Hastane içinde koğuşlar arasında nakil
İntraabdominal cerrahi girişim
Karaciğer naklini takiben reeksplorasyon
Altta yatan ağır hastalık
42.
VRE kolonizasyonu ve/veyainfeksiyonu
için risk faktörleri (2)
Yüksek APACHE skoru
Enteral beslenme tüpü veya sukralfat uygulaması
İmmün yetmezlik ve nötropeni
Ventilatör tedavisi
Santral venöz kateter kullanımı
Özellikle sefalosporin ve vankomisin olmak üzere
antibiyotik kullanımı
43.
Enterokoklarda direnç sorunu(1)
Doğal direnç
Beta-laktamlar (düşük düzey)
Aminoglikozidler(düşük düzey)
Linkozamidler (düşük düzey)
TMP-SMZ (in vivo)
Kinupristin/dalfopristin (E. faecalis)
Kinolonlar
Klindamisin
Sonuç………
Gram pozitifkoklarda antimikrobiyal direnç
önemli bir sorundur.
Ülkemizde direnç oranları bölgeden bölgeye
değişmektedir.
Ulusal surveyans
Yerel seviyede surveyans
İzolasyon, doğru tanımlama ve standart
yöntemlerle duyarlılık testleri yapılmalıdır.
Kolonizasyon, bulaş yolları, risk faktörleri iyi
bilinmelidir.
Kontrol ve korunma için evrensel önlemler
uygulanmalıdır.
#4 Slide 9.
Bacterial resistance to antibiotics is a significant cause of excess morbidity, mortality, and treatment cost. The failure of empirically determined antibiotic therapy to cover all pathogens involved leads to increases in the rates of complications, such as abscesses, and increases in length of hospital stays.
The serious consequences of antibiotic resistance include having to resort to the use of complicated antibiotic regimens, which may require the addition of vancomycin and/or gentamicin. Earlier and more frequent use of agents that have typically been held in reserve as agents of last resort, such as the carbapenems, may lead to increased resistance. In addition, treatment failures result in more frequent visits to physicians and greater usage of antibiotics.1
References
Livermore DM. Bacterial resistance: origins, epidemiology, and impact. Clin Infect Dis. 2003;36(suppl 1):S11-S23.
#5 Antibiyotiklerin kullanıma girmesinden önce ciddi stafilokok infeksiyonlarının prognozu son derece kötü iken, 1940 yılında penisilinin klinik kullanıma girmesinden sonra bu infeksiyonlar başarılı şekilde tedavi edilmiştir. Ancak bir süre sonra ortaya çıkan penisilinaz üreten suşlar nedeniyle penisilin ve penisilinaza duyarlı tüm penisilin türevlerinin (ampisilin, amoksisilin, tikarsilin, piperasilin ve mezlosilin) kullanımını kısıtlamıştır. Penisilinaz üretimi ilk kez 1944 yılında saptanmış ve bu tür kökenlerin hastane ortamındaki sıklığı iki yıl gibi bir dönemde %60’ a yükselmiştir. Günümüzde stafilokokların neredeyse %90’ dan fazlasında penisilinaz üretimi saptanmaktadır. Oksasilin, nafsilin, kloksasilin, dikloksasilin ve metisilin gibi penisilinaza dirençli penisilinlerin 1960 yılından itibaren kullanıma girmesiyle sorun çözümlenmiş gibi gözükür iken, bir yıl sonra MRSA kökenleri saptanmaya başlamıştır. MRSA kökenleri, penisilinaz üreten kökenlerin aksine daha yavaş yayılmıştır. Büyük olasılıkla 1970’ li yılların son yarısında sefalosporinlerin kullanımının artmasına bağlı olarak MRSA yayılımı artmaya başlamış ve 1980’ li yıllardan itibaren sorun olmaya başlamıştır. Metisiline dirençli kökenlerin neden olduğu infeksiyonlarda hiç bir beta-laktam antibiyotik etkili olmadığı gibi genellikle diğer gurup antibiyotikler de etkisiz kaldığından bu kökenlerin oluşturduğu ciddi infeksiyonlarda vankomisin yıllarca tek seçenek olarak kalmıştır. Daha sonraki yıllarda teikoplanin diğer bir glikopeptid olarak klinik kullanımda yer almıştır. İlerleyen yıllarda metisilin dirençli stafilokok infeksiyonlarının artmasına bağlı olarak vankomisinin kullanımı da artmıştır. Ayrıca diğer antibiyotiklere dirençli enterokoklar ve Corynebacterium infeksiyonlarıda artma, bazı penisilin dirençli S. pneumoniae infeksiyonlarında ve Clostridium difficile bağlı enterokolit vankomisin kullanımını arttıran diğer nedenlerdir. Yaygın kullanım glikopeptid direncinin ortaya çıkmasında en önemli neden olmuştur. İlk kez 1988 yılında İngiltere’den ve ardından Fransa’ dan vankomisine dirençli enterokok şuşları tanımlanmış ve daha sonra 1990’lı yıllardan itibaren Dünya’da sorun olmaya başlamıştır (Uttlev AHC, et al.,1988), (Leclerq R, et al., 1988) Stafilokoklarda vankomisine duyarlılık azalması önce KNS’ lerde (S. haemolyticus ve S. epidermidis), gösterilmiş, sonra Japonya’da ilk kez bir S. aureus suşunda 1997 yılında (Hiramatsu et al.), daha sonra da CDC tarafından ABD’ den bildirilmiştir (CDC, 1997). Bu kökenler vankomisin intermediate rezistan S. aureus (VISA) ve glikopeptid intermediate rezistan S. aureus (VISA) olarak adlandırılmıştır. Sonraki yıllarda ABD’ den, Hong-Kong’ dan ve Fransa’ dan da benzer suşlar bildirilmiştir. Bu suşlardaki vankomisin duyarlılığı 8-16 mcg/ml arasında ve orta derecede duyarlı idi. Ne yazık ki, 2002 yılında Haziran ve Ekim ayında ard arda iki vankomisin dirençli S.aureus (VRSA ve GRSA) suşu ortaya çıkmıştır (CDC, 2002), (CDC 2002). Bu suşlardaki vankomisin MİK değeri 32 mcg/ml den fazladır. En son 2004 yılında ABD’ den farklı bir VRSA suşu rapor edilmiştir(Tenover FC et al. 2004). Görünen odur ki, şimdilik ABD’ den bildirilen VRSA, daha sonra diğer ülkelerden de rapor edilmeye başlanacaktır.
Kaynaklar:
Ulusoy S. Çoğul dirençli Gram pozitif bakteriler. Hastane İnfeksiyonları Kitabı’ nda, Doğanay M, Ünal S (eds). Hastane İnfeksiyonları Derneği Yayını No:1, Bilimsel tıp Yayınevi, Ankara, 2003: 247-67.
Hiramatsu K. Reduced Susceptibility of Staphylococcus aureus to Vancomycin-Japan. Morb Mortal Wkly Rep 1997;46:624-6.
Uttley AHC, Collins CH, Naidoo J, George RC. Vanomycin resistant enterococci. Lancet 1988;1:57-8.
Leclerq R, Deroit E, Duval J, Courvalin P. Plasmid mediated resistance to vancomycin and teicoplanin in Enterococcus faecium. N Eng J Med 1988;319:157-61.
#6 Slide 9.
Bacterial resistance to antibiotics is a significant cause of excess morbidity, mortality, and treatment cost. The failure of empirically determined antibiotic therapy to cover all pathogens involved leads to increases in the rates of complications, such as abscesses, and increases in length of hospital stays.
The serious consequences of antibiotic resistance include having to resort to the use of complicated antibiotic regimens, which may require the addition of vancomycin and/or gentamicin. Earlier and more frequent use of agents that have typically been held in reserve as agents of last resort, such as the carbapenems, may lead to increased resistance. In addition, treatment failures result in more frequent visits to physicians and greater usage of antibiotics.1
References
Livermore DM. Bacterial resistance: origins, epidemiology, and impact. Clin Infect Dis. 2003;36(suppl 1):S11-S23.
#11 Slide 39.
The incidence of methicillin-resistant Staphylococcus aureus (MRSA) isolates obtained in intensive care units in hospitals in the United States exceeded 40% in 1998.1 Infections caused by the antibiotic-resistant pathogens (VRE and MRSA) have been associated with significantly higher rates of morbidity and mortality and higher hospital costs than infections caused by antibiotic-susceptible strains of the same species. The data reflected in the slide from 1989 – 1998 was collected from the National Nosocomial Infections Surveillance (NNIS) System Report issued in 1999.2
The last 2 bars in this slide reflect a study discussed in the National Nosocomial Infections Surveillance (NNIS) System Report issued in 2004. The NNIS compared the pooled mean rate of resistance for January through December 2003 with the average rate of resistance (±1 standard deviation) over the previous 5 years (1998-2002). (The yearly rate of resistance between 1998 and 2002 was not available in this report.) An 11% relative increase in the resistance rate was found in the span of Jan-Dec 2003 compared with the average rate of resistance over the previous 5 years (1998-2002).3
References
1. Salgado CD, Farr BM. MRSA and VRE: preventing patient-to-patient spread. Infect Med. 2003;20:194-200.
2. National Nosocomial Infections Surveillance (NNIS) System. NNIS System report, data summary from January 1990-May 1999, issued June 1999. Am J Infect Control. 999;27:520-532.
3. NNIS System. National Nosocomial Infections Surveillance (NNIS) System Report, data summary from January 1992 through June 2004, issued October 2004. Am J Infect Control. 2004;32:470-485.
#13 Türkiye&apos;de 1999 yılına kadar yapılan bildirimlerde, S.aureus izolatlarında metisilin direncinin % 14 ile % 95 arasında değiştiği görülmektedir.
Mamıkoğlu L, Günseren F, Özçelik FT ve ark. Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nde hastane infeksiyonları: 1994-1995. Hastane İnfeksiyonları Dergisi 1998; 1: 42-5.
2. Özyurt M, Albay A, Yıldıran ŞT, ve ark. Hastane infeksiyonlarından izole edilen MRSA suşlarında siprofloksasin ve Çoklu antibiyotik direnci. Hastane İnfeksiyonları Dergisi 1999; 3:55-61.
3. Uzel S, Çağatay AA, Özsüt H, ve ark. Yoğun Bakım biriminde ventilatörle ilişkili pnömoni etkeni olabilecek bakteriler ve antibiyotiklere duyarlıkları. Klimik Derg 1999;12 (2): 60-4.
4. Bengisun JS, Palabıyıkoğlu İ. Çeşitli Klinik Örneklerden izole edilen 200 stafilokok suşunun tiplendirilmeleri ve fusidik asit duyarlılıklarının in vitro değerlendirilmesi. Türk Mikrobiyol Cem Derg 1999; 29:44-6.
5. Özkurt Z, Erol S, Parlak M, ve ark. Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastaneleri’nde hastane infeksiyonları:1998 yılı sonuçları. Hastane İnfeks Derg 2000; 4: 156-9.
6. Balaban E, Aksaray S, Erdoğan H, ve ark. Yoğun Bakım Üniteleri’ nde saptanan bakteriyel nozokomiyal pnömoni etkenleri ve antibiyotik duyarlılıkları. İnfeks Derg 2001; 15 (4): 467-72.
7. Metintaş S, Akgün Y, Arslantaş D, Aydınlı A. Bir üniversite hastanesinde hastane infeksiyonlu hasta prevalansı: Tek gün prevalans çalışması. Hastane İnfeksiyonları Dergisi 2002; 6: 32-40.
8. Dökmetaş İ, Elaldı N, Bakır M, ve ark. Nöroşirürji Kliniği ve Nozokomiyal İnfeksiyon: Bir Üniversite Hastanesinin Üç Yıllık Takip Sonuçları. Hastane İnfeksiyonları Dergisi 2002; 6: 46-52.
9.Eşel D, Doğanay M, Alp E, ve ark. Nozokomiyal bakteeiyemiler. Hastane İnfeksiyonları Kongresi, kongre Kitabı. Ankara, 2002:82.
10. Öncül O, Emekdaş G, Altunay H, ve ark. Gülhane Askeri Tıp Akademisi Haydarpaşa Eğitim Hastanesi’nde yatan hastalardan izole edilen mikroorganizmaların 1999 yılı analizi. Hastane İnfeks Derg, 2002; 6: 195-201.
11. Koçak F, Şimşek Yavuz S, Sohtorik Ü. Hastane infeksiyonları etkenleri ve antibiyotik direnç durumları/Dr. Siyami Ersek Göğüs kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi-2002. XI. Türk Klinik Mikrobiyholoji ve İnfeksiyon Hastalıkları Kongresi, 30 Mart-3 Nisan 2003, İstanbul. Kongre Özet Kitabı: 326.
12. Saltoğlu N, İncecik Ş, Yaman A, Taşova Y, Dündar İH.Çokorova Üniversitesi Tıp Fakültesi YBÜ’ lerinden farklı yıllarda belirlenen hastane infeksiyon tipleri ve izole edilen mikroorganizmalarda antimikrobiyallere duyarlılığın araştırılması. XI. Türk Klinik Mikrobiyholoji ve İnfeksiyon Hastalıkları Kongresi, 30 Mart-3 Nisan 2003, İstanbul. Kongre Özet Kitabı: 327.
#40 Enterokoklar, tüm beta-laktam antibiyotiklere, aminoglikozidlere, makrolid ve linkozamidlere içsel direnç gösterirler. İn-vitro olarak TMP-SMX’ e duyarlı olsalar bile ekzojen folat kaynaklarını kullanabilme yetenekleri nedeniyle bu antibiyotiğe de dirençli kabul edilirler. İçsel dirence ilave olarak çok sayıda antibiyotiğe de yüksek düzeyde kazanılmış direnç gösterirler. Özellikle Enreococcus faecium’ da daha sık görülen glikopeptid direnci de eklendiğinde hemen hiçbir tedavi seçeneğinin bulunmaması önemlidir.
Kaynak: Ulusoy S. Çoğul dirençli Gram pozitif bakteriler. Hastane İnfeksiyonları Kitabı’ nda, Doğanay M, Ünal S (eds). Hastane İnfeksiyonları Derneği Yayını No:1, Bilimsel tıp Yayınevi, Ankara, 2003: 247-67.
#42 VRE infeksiyonları için önceden antibiyotik kullanımı önemli oranda risk faktörü olarak görülmektedir. İV vankomisin ve 3. Kuşak sefalosporinlerin kullanımı önemli risk oluşturmaktadır. Oral vankomisin kullanımı bile risk faktörü olacağından kolit tedavisinde ilk seçenek olarak vankomisin kullanımından kaçınmak gerektiği bildirilmektedir.
Kaynak:
Ulusoy S. Çoğul dirençli Gram pozitif bakteriler. Hastane İnfeksiyonları Kitabı’ nda, Doğanay M, Ünal S (eds). Hastane İnfeksiyonları Derneği Yayını No:1, Bilimsel tıp Yayınevi, Ankara, 2003: 247-67.
#43 VRE infeksiyonları için önceden antibiyotik kullanımı önemli oranda risk faktörü olarak görülmektedir. İV vankomisin ve 3. Kuşak sefalosporinlerin kullanımı önemli risk oluşturmaktadır. Oral vankomisin kullanımı bile risk faktörü olacağından kolit tedavisinde ilk seçenek olarak vankomisin kullanımından kaçınmak gerektiği bildirilmektedir.
Kaynak:
Ulusoy S. Çoğul dirençli Gram pozitif bakteriler. Hastane İnfeksiyonları Kitabı’ nda, Doğanay M, Ünal S (eds). Hastane İnfeksiyonları Derneği Yayını No:1, Bilimsel tıp Yayınevi, Ankara, 2003: 247-67.
#44 Enterokoklar, tüm beta-laktam antibiyotiklere, aminoglikozidlere, makrolid ve linkozamidlere içsel direnç gösterirler. İn-vitro olarak TMP-SMX’ e duyarlı olsalar bile ekzojen folat kaynaklarını kullanabilme yetenekleri nedeniyle bu antibiyotiğe de dirençli kabul edilirler. İçsel dirence ilave olarak çok sayıda antibiyotiğe de yüksek düzeyde kazanılmış direnç gösterirler. Özellikle Enreococcus faecium’ da daha sık görülen glikopeptid direnci de eklendiğinde hemen hiçbir tedavi seçeneğinin bulunmaması önemlidir.
Kaynak: Ulusoy S. Çoğul dirençli Gram pozitif bakteriler. Hastane İnfeksiyonları Kitabı’ nda, Doğanay M, Ünal S (eds). Hastane İnfeksiyonları Derneği Yayını No:1, Bilimsel tıp Yayınevi, Ankara, 2003: 247-67.
#45 Enterokoklar, tüm beta-laktam antibiyotiklere, aminoglikozidlere, makrolid ve linkozamidlere içsel direnç gösterirler. İn-vitro olarak TMP-SMX’ e duyarlı olsalar bile ekzojen folat kaynaklarını kullanabilme yetenekleri nedeniyle bu antibiyotiğe de dirençli kabul edilirler. İçsel dirence ilave olarak çok sayıda antibiyotiğe de yüksek düzeyde kazanılmış direnç gösterirler. Özellikle Enreococcus faecium’ da daha sık görülen glikopeptid direnci de eklendiğinde hemen hiçbir tedavi seçeneğinin bulunmaması önemlidir.
Kaynak: Ulusoy S. Çoğul dirençli Gram pozitif bakteriler. Hastane İnfeksiyonları Kitabı’ nda, Doğanay M, Ünal S (eds). Hastane İnfeksiyonları Derneği Yayını No:1, Bilimsel tıp Yayınevi, Ankara, 2003: 247-67.
#56 Slide 9.
Bacterial resistance to antibiotics is a significant cause of excess morbidity, mortality, and treatment cost. The failure of empirically determined antibiotic therapy to cover all pathogens involved leads to increases in the rates of complications, such as abscesses, and increases in length of hospital stays.
The serious consequences of antibiotic resistance include having to resort to the use of complicated antibiotic regimens, which may require the addition of vancomycin and/or gentamicin. Earlier and more frequent use of agents that have typically been held in reserve as agents of last resort, such as the carbapenems, may lead to increased resistance. In addition, treatment failures result in more frequent visits to physicians and greater usage of antibiotics.1
References
Livermore DM. Bacterial resistance: origins, epidemiology, and impact. Clin Infect Dis. 2003;36(suppl 1):S11-S23.