Stewart Teorisine Göre
Asit-Baz Dengesi
Doç. Dr. N. Defne ALTINTAŞ
AÜTF İç Hastalıkları AD, Yoğun Bakım BD
Kan Gazlarının
Değerlendirilmesi
 pH
 Asid – baz dengesizlikleri
Solunumsal (PaCO2)
Metabolik
Base excess
 1960
 Sigaard-Andersen ve Engel
 Van Slyke denklemi
 CO2 ile değişime uğramayan metabolik
asid-baz durumu göstergesi
 İn vitro olarak, 37C’de PaCO2 40mmHg’de
tutulurken kan pH’sının 7,4’e dönmesi için
gereken hidrojen iyonu konsantrasyonudur.
Ancak in vivo ortamda, PaCO2’deki primer
değişim ile ters yönde bir değişim olmakta ...
Tip 2 solunum yetmezlikli bir hastada 2 saat ara ile alınan kan gazı sonuçları
Boston ekolü: BE yerine PaCO2 ve [HCO3]
ilişkilerinin kullanılmasını önerir ...
 Akılda tutulması gereken 6 formül vardır.
Standard Base Excess
(BEECF)
 PaCO2 ve pH’yı da dikkate alarak hesaplanan
BE; Hb 5g/dl iken.
 PaCO2’deki değişkenlikten daha az
etkilenmekte
Stewart Asit-Baz Teorisi
 Güçlü iyon farkı
‘Strong ion difference’
 Fizyolojik temeli esas alır
 Çoğu cerrah, yoğun bakımcı
ve anestezist tarafından
tercih edilmektedir.
SBE değerlerine göre ilişkili
PaCO2/pH eğrileri
Henderson Hasselbach denklemi :
[H+] = K x PCO2/[HCO3-]
Paralize, sedatize, MV’deki hastalarda, VE değişimleri ile pH değişimi.
CO2 üretimi sabit hızda, ve renal kompansasyon gelişmesi beklenmeden
Asitler - Bazlar
 Brønsted-Lowry tanım
 Asitler proton donorü, bazlar proton alıcısıdır.
 Asitler, suyun disosiyasyon denklemini H+
lehine ve OH- aleyhine kaydıran iyonlar,
 H+ konsantrasyonunu arttıran maddeler
 Bazları ise suyun disosiyasyon denklemini
OH- lehine ve H+ aleyhine kaydıran
iyonlar olarak tanımlanır.
 H+ konsantrasyonunu azaltan maddeler
Elektrolitler
 Suyun içinde iyonlarına ayrılan maddeler
 Güçlü elektrolitler
 Çözeltide tamamen çözünen maddeler
 Güçlü iyonlar
 Na+, K+, Mg2+, Ca2+, SO42-, Cl-
 Zayıf elektrolitler
 Çözeltide kısmen çözünen maddeler
 Zayıf iyonlar
 Proteinler, fosfat, HCO3-
pCO2
pH
SID Atot ([Alb]+ [Pi])
Asid Baz Dengesini Belirleyen
Bağımsız Faktörler
Solunumsal durumlarda asid-baz dengesi
CO2 + H2O <—> H2CO3 <—> HCO3
- + H+
SU
Stewart yaklaşımı
 Fizikokimyasal prensiplere dayalıdır:
 Kütle Hareketi – Disosiyasyon dengesi korunmalıdır
 Kütlenin Korunması
 Elektriksel Nötralite konunmalıdır
 Disosiyasyon dengesi ile hidrojen iyonu
konsantrasyonunu tanımlayan eş zamanlı 6 farklı
denklem belirleyip, hidrojen iyonuna göre çözmüş,
PaCO2/pH ilişkisini tanımlamıştır.
İlk Denklem
Suyun Disosiyasyonu
 H2O → H+ + OH-
Disosiyasyon Dengesinin korunması gereği
 [H+] [OH-] = [H2O]Kw
 [H+] [OH-] = Kw’
CO2 ve Su
 CO2 + H2O  H2CO3  H+ + HCO3
-
 pH=6.1 + log10([HCO3
-]/αPCO2)
HCO3
- Disosiyasyonu
 [H+][CO3
2-]=Kc [HCO3-]
Uçucu Olmayan Zayıf Asit
Disosiyasyonu
 İnorganik fosfat, albumin, hemoglobin
[H+] + [A-]  [HA]
 [H+][A-]=Kc [HA] (Disosiyasyon denklemi)
 Atot =[HA] + [A-] (Kütlenin korunması)
Uçucu olmayan tüm zayıf asitler tek olarak değerlendirilmekte
Güçlü İyon Farkı ve
Elektriksel Nötralite
 Güçlü elektrolitler, sülfat, laktat, beta
hidroksibutirat vücut sıvılarında sadece
iyonize durumda bulunurlar.
SID = [Güçlü katyonlar] – [Güçlü anyonlar] = 42
SID + [H+] – [HCO3
-] – [CO3
2-]-[A-]-[OH-]=0
Güçlü İyonlar
Cl
laktat
Zayıf
asitler
[HCO3
-]
[A-]
Tanımla
nmamış
anyonlar
Na
K
Ca
Mg
Güçlü iyon farkı (SID)~42mEq/L
Zayıf asitler: HCO3-, proteinler, fosfat
Tanımlanmamış anyonlar: Ketoasitler,
salisilat, sülfat, format
SID + [H+] – [HCO3
-] – [CO3
2-]-[A-]-[OH-]=0
SID = [HCO3
-] + [A-]
SID + [H+] – [HCO3
-] – [CO3
2-]-[A-]-[OH-]=0
 Zayıf iyonlar: [H+], [OH-], [HCO3
-], [CO3
2-],[A-]
 SID = [HCO3
-] + [A-]
Güçlü İyonlar
Cl
laktat
Zayıf
asitler
HCO3,A-
Tanımla
nmamış
anyonlar
Na
K
Ca
Mg
Güçlü iyon farkı(SIDapp)
SIDapp = [Na+]+[K+]+[Ca++]+[Mg++]
-[Cl-]-[lactate-]
Güçlü iyon açığı
Güçlü iyon farkı
(SIDe)
SIDe = [HCO3
-] + [A-]
Tanımlanmamış anyonlar: Ketoasitler,
salisilat, sülfat, format
SID effective
 SID pH ve Atot arasındaki dengeyi de gösterir.
 Ölçülen pH, serum albumin, ve fosfat değerlerinden
de hesaplanabilir.
SIDeff = (12.2 × Pco2/10-pH) + 10 × [Albumin ×
(0.123 × pH – 0.631)] + [PO4 × (0.309 × pH – 0.469)]
 SID apparent = güçlü iyonlar ile hesaplanan
 SID effective = zayıf iyonlar ile hesaplanan
Güçlü İyon Açığı
(Strong Ion gap - SIG)
 SID effective ile SID apparent arasındaki fark güçlü
iyon açığı "strong ion gap-SIG" olarak adlandırılır:
SIG = SIDapp - SIDeff
 Güçlü iyon açığı=0 olmalıdır.
 Arada fark olması ölçülemeyen anyonların varlığına
işaret eder !
Organik asiodozlar: endojen asitler, ekzojen asit ya da
prekürsörü alımı-metanol, etilen glikol, salisilatlar
Güçlü İyonlar
Cl
laktat
Zayıf
asitler
HCO3,A-
Tanımla
nmamış
anyonlar
Na
K
Ca
Mg
Güçlü iyon farkı(SIDapp)
SIDapp = [Na+]+[K+]+[Ca++]+[Mg++]
-[Cl-]-[lactate-]
Güçlü iyon açığı
Güçlü iyon farkı
(SIDe)
SIDe = [HCO3
-] + [A-]
Tanımlanmamış anyonlar: Ketoasitler, salisilat,
sülfat, format, miyelom paraproteinleri
pCO2
pH
SID Atot ([Alb]+ [Pi])
Asid Baz Dengesini Belirleyen
Bağımsız Faktörler
Solunumsal durumlarda asid-baz dengesi
CO2 + H2O <—> H2CO3 <—> HCO3
- + H+
SU
Asit Baz Dengesinden
Sorumlu Değişkenler
 Güçlü iyon farkı (SID)
 Plazmada disosiye katyon ve anyonların hepsi ölçülemediği için
‘apparent SID’ ya da ‘SIDapp’ hesaplanmaktadır.
SIDapp = [Na+] + [K+] + [Ca++] + [Mg++] - [Cl-] - [lactate-]
 Uçucu olmayan zayıf asitlerin konsantrasyonu (ATot).
 Fizyolojik pH’da disosiye formda (A-) veya bir proton ile beraber
(AH) bulunabilirler. ATot = A- + AH.
 Zayıf asitler tampon olarak da tanımlanabilmektedir.
 Sağlıklıyen, Atot esas olarak fosfat ve albuminden oluşur.
 Karbon dioksit basıncı (PaCO2)
Primer Asid-Baz Bozukluklarının
Sınıflandırılması
Parametre Asidoz Alkaloz
Solunumsal  pCO2  pCO2
Metabolik
Güçlü iyonlar (SID)
su fazlalığı/eksikliği SID, [Na]  SID,  [Na]
güçlü iyonların dengesizliği*
klor fazlalığı/eksikliği
tanımlanamamış anyonların fazlalığı
 SID,  [Cl]
 SID,  [XA]
 SID,  [Cl]
Uçucu olmayan tampon iyonlar
serum albümin  [Alb]  [Alb]
inorganik fosfat  [Pi]  [Pi]
* Mg, K, Ca’da asid-baz dengesini bozacak boyutta değişim beklenmez genelde
SIDapp = [Na+]+[K+]+[Ca++]+[Mg++]-[Cl-]-[lactate-]
 Normal koşullarda SIDapp≈ 40 mEq/L
 SID artarsa, pH artar, alkaloz gelişir
 SID azalırsa, pH düşer, asidoz gelişir
 Örnek 1: Mide sıvısının kaybı (en çok Cl- içerir),
SIDapp’ı arttırır ve alkaloza yol açar
 Örnek 2: NaCl infüzyonu (SID=0), SIDapp’ı
azaltır; asidoza yol açar.
Dilüsyonel Asidoz
 Klasik yaklaşım:
Ekstraselüler hacmin genişlemesi ile HCO3
tampon konsantrasyonu dilüe olur. Bu dilüsyona
bağlı olarak asidoz gelişir. Ancak benzer
durumun
H+ için neden geçerli olmadığını
açıklayamamaktadır.
Dilüsyonel Asidoz
 Fizikokimyasal yaklaşım: Serbest su miktarında değişim
elektrolit konsantrasyonlarını değiştirmektedir. Bunun
sonucu olarak SID düşmekte ve asidoz gelişmektedir:
 1 lt su içinde 140 mEq Na ve 110 mEq Cl var iken SID 30 mEq
 2 lt su içinde 140 mEq Na ve 110 mEq Cl var iken
70 mEq/L Na ve 55 mEq/L Cl olur ve SID 15
mEqL olarak hesaplanır.
 Pozitif yük farkı azaldığı için HCO3’te de bir düşme
olacaktır.
Dilüsyonel Asidoz
 TURP sendromu çalışmaları özellikle dilüsyonel hiponatremiye
odaklanmaktadır.
 Oysa eğer Cl-’da benzer şekilde dilüe oluyorsa asidozun da eşlik
etmesi beklenir.
 Geleneksel tedavi yaklaşımında normal ya da hipertonik salin
kullanılmaktadır:
 70 mEq/L Na ve 55 mEq/L Cl (SID 15mEq) iken
1 lt 154 mEq/L Na ve 154 mEq/L Cl eklenmesi ile
 112 mEq/L Nq ve 105 mEq/L Cl oluşacak ve SID 7 mEq olacaktır.
 SID’deki düşüş HCO3’de de düşmeye yol açacak ve asidoz
derinleşecektir.
 Daha uygun bir tedavi yaklaşımı NaHCO3 olabilir. Bikarbonat
CO2 olarak akciğerlderden atılacak ve geriede Na kalarak SID
artacaktır.
Kontraksiyon Alkalozu
 Sıvı alımı kısıtlanan ya da diüretik tedavi alanlarda karşılaşılan
bir durum.
 Serbest su ve SID’deki değişime bağlı.
 1 lt su içinde 140 mEq Na ve 110 mEq Cl var iken (SID 30 mEq)
kaynatılır ve yarısı buharlaşırsa
 280 mEq/L Na ve 220 mEq/L Cl olur ve SID 60 mEq olur
 Çözeltinin elektriksel olarak nötral kalması için HCO3 artar
 Tedavi için serbest su verilmesi yeterlidir.
 1 lt %0.45 NaCl eklenmesi durumunda (77 mEq Na+, 77 mEq Cl-)
 145 mEq Na+ ve 125 mEq Cl- olur ve SID 20 mEq’a iner.
 Alkalozu düzeltirken asidoz gelişebilir.
Hipokloremi
 Hipokloremi gastrointestinal bozukluklara bağlı gelişebilir.
 Eğer hiperkloremik mide içeriği kusma/drenaj vb nedenle ile
kaybedilirse hipokloremi gelişir.
 Bu durum SID’de artışa ve alkaloza yol açar.
 Cl- replasmanı yapılmalıdır.
 1 lt 140 mEq/L Na+ ve 95 mEq/L Cl- (hipokloremik) SID 45 mEq.
 1 lt SF eklenirse
 Çözelti 147 mEq/L Na+ ve 125 mEq/L Cl- içerir SID 22 mEq/L.
 Sıvı yükü fazla ise potasyum, kalsiyum veya magnezyum klorid de
verilebilir.
 Katyonların başka mekanizmalar ile de sıkı regüle ediliyor olması bu
durumda onları kullanılabilir kılmaktadır.
Hiperkloremi
 Hiperkloremi SID düşer ve H+ konsantrasyonunda artışa yol açar.
 Tedavi için SID’i arttırmak gerekir. Bunun için NaHCO3
verilebilir.
 Burada önemli ajan Na+’dur ve HCO3- bağımlı değişkendir; CO2
olarak hızlıca atılır.
 Na replase ederken kullanılabilecek; hızlıca metabolize
edilebilecek diğer anyonlar içeren Na tuzları laktat, glukonat,
asetat ve sitratlı tuzlarıdır.
 Hipovolemi de SID’daki düşüşü engelleyecektir, ancak bu çoğu
zaman istenen bir durum değildir.
Tanımlanmamış anyonlarda
artış
 Organik asitlerin varlığı da SID’da değişikliğe yol
açacak ve SIG artacaktır.
 SID’ün düşmesi asidoza yol açabilecektir.
 Asit üretimini durduracak önlemler alınmalıdır.
 NaHCO3 verilmesi de Na+’u arttırarak SID’in
yükselmesini sağlayacak ve asidozu
düzeltebilecektir.
 Normal serum bikarbonat ve anyon açığı olanlardan laktat
görülmeli mi?
 Laktatı ölçülen 304 hasta, retrospektif değerlendirildi
66 hastada serum laktat>2,2mmol/l;
45 (%68)’inde serum bikarbonatı normal (>21mmol/l)
51 (%77)’inde anyon açığı normal (<16mEq/l )
 Anyon açığı hiperlaktatemiyi ön göremiyor.
Critical Care Medicine 1999; 27(8): 1577-1581.
Unmeasured anions identified by the Fencl-Stewart
method predict mortality better than base excess,
anion gap, and lactate in patients in the pediatric
intensive care unit
Balasubramanyan N, Havens PL, Hoffman GM.
 255 pediatrik yoğun bakım hastası
 BE, AG, Stewart yaklaşımı
 %26’sı Stewart yaklaşımı ile farklı değerlendirilmiştir
Laktat ile en iyi korelasyon Stewart yöntemi ile
saptanmıştır.
 Mortalite ile korelasyona bakıldığında Stewart
yaklaşımının laktat düzeyinden daha iyi korelasyon
gösterdiği görülmüştür.
 Geleneksek yöntemlerle metabolik asidozu değerlendirirken,
hiperkloremik asidoz ile anyon açıklı asidozu ayırmak için
anyon açığı hesaplanmaktadır. Oysa albumin üzerindeki
negatif yük ölçülemeyen anyonların önemli bir kısmını
oluşturmaktadır.
 Dolayısıyla organik asidozların gözden kaçmaması için
albumine göre düzeltilme yapılmalıdır.
 Albumin değerinde (4.4g/dl) her 1g/dl’lik değişim için AG’de
2.3-2.5 mEq/L değişim beklenmelidir.
AGc= AG + 0.25 x (40-[albumin g/L])
AGc= ([Na]+[K])-([Cl]+[HCO3])-(0.2[albumin]+1.5[Pi])
 Stewart yaklaşımı, HCO3, BE, AGcorr
 935 kritik hasta
 Stewart yöntemi ile %14’ünde metabolik bir bozukluk
tespit edildi
 Bunların %90’ında AGcorr’de artmıştı
 Stewart yöntemi ek olarak 12 (%1) hasta
yakalayabilmişti.
 78 travma hastası
 Mortalite ile BEstd, SID, laktat, SIG ilişkisi incelendi.
 pH, HCO3, laktat, albumin, fosfat yaşayan ve
yaşamayanlar arasında benzerdi
 Ancak SIDapp, SID eff, SIG anlamlı farklıydı.
 SIG>5 mEq/L olan 1 (%2) kişi yaşadı
 SIG <5 mEq/L olan 2 (%7) kişi kaybedildi.
 Kritik hastalık sırasında ortasında çıkan SIG farkının
tam olarak neden geliştiği bilinmiyor, ancak genel olarak
tahminde SIG daha başarılı.
Stewart Yaklaşımı İle İlgili
Önemli Noktalar
 Geleneksel yöntemler kritik hastalarda metabolik asidozu
ve patofizyolojisini değerlendirmede yetersiz kalmaktadır.
 En önemli fark Stewart yaklaşımında serum albumin düzeyi
de değerlendirilmektedir ve bu doğruluğu arttırmaktadır.
 Ancak geleneksel yöntemlerde albumin düzeyine göre
gerekli düzeltmeler yapıldığında aradaki fark azalmaktadır.
 Stewart yaklaşımı daha komplekstir ve hataya meyilli
olabileceği düşünülebilir.
Son Söz
 pH’nın kontrolünde [H+], [OH-] ve [HCO3
-]’ın bağımlı
moleküllerdir ve altta yatan nedenler
araştırılmalıdır.
 Stewart yaklaşımında en önemli sorun [SID]
hesaplanırken ölçümlerin doğruluğunun sağlanmasıdır.
 Klasik yaklaşımın güvenilirliğini arttırmak için anyon
açığı hesaplamamalarında zayıf asitlere göre (albümin
düzeyi) göre düzeltme yapılması gerekir.
Teşekkürler …

Stewart defne 061115 en son

  • 1.
    Stewart Teorisine Göre Asit-BazDengesi Doç. Dr. N. Defne ALTINTAŞ AÜTF İç Hastalıkları AD, Yoğun Bakım BD
  • 2.
    Kan Gazlarının Değerlendirilmesi  pH Asid – baz dengesizlikleri Solunumsal (PaCO2) Metabolik
  • 3.
    Base excess  1960 Sigaard-Andersen ve Engel  Van Slyke denklemi  CO2 ile değişime uğramayan metabolik asid-baz durumu göstergesi  İn vitro olarak, 37C’de PaCO2 40mmHg’de tutulurken kan pH’sının 7,4’e dönmesi için gereken hidrojen iyonu konsantrasyonudur.
  • 4.
    Ancak in vivoortamda, PaCO2’deki primer değişim ile ters yönde bir değişim olmakta ... Tip 2 solunum yetmezlikli bir hastada 2 saat ara ile alınan kan gazı sonuçları
  • 5.
    Boston ekolü: BEyerine PaCO2 ve [HCO3] ilişkilerinin kullanılmasını önerir ...  Akılda tutulması gereken 6 formül vardır.
  • 6.
    Standard Base Excess (BEECF) PaCO2 ve pH’yı da dikkate alarak hesaplanan BE; Hb 5g/dl iken.  PaCO2’deki değişkenlikten daha az etkilenmekte
  • 7.
    Stewart Asit-Baz Teorisi Güçlü iyon farkı ‘Strong ion difference’  Fizyolojik temeli esas alır  Çoğu cerrah, yoğun bakımcı ve anestezist tarafından tercih edilmektedir.
  • 8.
    SBE değerlerine göreilişkili PaCO2/pH eğrileri Henderson Hasselbach denklemi : [H+] = K x PCO2/[HCO3-] Paralize, sedatize, MV’deki hastalarda, VE değişimleri ile pH değişimi. CO2 üretimi sabit hızda, ve renal kompansasyon gelişmesi beklenmeden
  • 9.
    Asitler - Bazlar Brønsted-Lowry tanım  Asitler proton donorü, bazlar proton alıcısıdır.  Asitler, suyun disosiyasyon denklemini H+ lehine ve OH- aleyhine kaydıran iyonlar,  H+ konsantrasyonunu arttıran maddeler  Bazları ise suyun disosiyasyon denklemini OH- lehine ve H+ aleyhine kaydıran iyonlar olarak tanımlanır.  H+ konsantrasyonunu azaltan maddeler
  • 10.
    Elektrolitler  Suyun içindeiyonlarına ayrılan maddeler  Güçlü elektrolitler  Çözeltide tamamen çözünen maddeler  Güçlü iyonlar  Na+, K+, Mg2+, Ca2+, SO42-, Cl-  Zayıf elektrolitler  Çözeltide kısmen çözünen maddeler  Zayıf iyonlar  Proteinler, fosfat, HCO3-
  • 11.
    pCO2 pH SID Atot ([Alb]+[Pi]) Asid Baz Dengesini Belirleyen Bağımsız Faktörler Solunumsal durumlarda asid-baz dengesi CO2 + H2O <—> H2CO3 <—> HCO3 - + H+ SU
  • 12.
    Stewart yaklaşımı  Fizikokimyasalprensiplere dayalıdır:  Kütle Hareketi – Disosiyasyon dengesi korunmalıdır  Kütlenin Korunması  Elektriksel Nötralite konunmalıdır  Disosiyasyon dengesi ile hidrojen iyonu konsantrasyonunu tanımlayan eş zamanlı 6 farklı denklem belirleyip, hidrojen iyonuna göre çözmüş, PaCO2/pH ilişkisini tanımlamıştır.
  • 13.
    İlk Denklem Suyun Disosiyasyonu H2O → H+ + OH- Disosiyasyon Dengesinin korunması gereği  [H+] [OH-] = [H2O]Kw  [H+] [OH-] = Kw’
  • 14.
    CO2 ve Su CO2 + H2O  H2CO3  H+ + HCO3 -  pH=6.1 + log10([HCO3 -]/αPCO2) HCO3 - Disosiyasyonu  [H+][CO3 2-]=Kc [HCO3-]
  • 15.
    Uçucu Olmayan ZayıfAsit Disosiyasyonu  İnorganik fosfat, albumin, hemoglobin [H+] + [A-]  [HA]  [H+][A-]=Kc [HA] (Disosiyasyon denklemi)  Atot =[HA] + [A-] (Kütlenin korunması) Uçucu olmayan tüm zayıf asitler tek olarak değerlendirilmekte
  • 16.
    Güçlü İyon Farkıve Elektriksel Nötralite  Güçlü elektrolitler, sülfat, laktat, beta hidroksibutirat vücut sıvılarında sadece iyonize durumda bulunurlar. SID = [Güçlü katyonlar] – [Güçlü anyonlar] = 42 SID + [H+] – [HCO3 -] – [CO3 2-]-[A-]-[OH-]=0
  • 17.
    Güçlü İyonlar Cl laktat Zayıf asitler [HCO3 -] [A-] Tanımla nmamış anyonlar Na K Ca Mg Güçlü iyonfarkı (SID)~42mEq/L Zayıf asitler: HCO3-, proteinler, fosfat Tanımlanmamış anyonlar: Ketoasitler, salisilat, sülfat, format SID + [H+] – [HCO3 -] – [CO3 2-]-[A-]-[OH-]=0 SID = [HCO3 -] + [A-]
  • 18.
    SID + [H+]– [HCO3 -] – [CO3 2-]-[A-]-[OH-]=0  Zayıf iyonlar: [H+], [OH-], [HCO3 -], [CO3 2-],[A-]  SID = [HCO3 -] + [A-]
  • 19.
    Güçlü İyonlar Cl laktat Zayıf asitler HCO3,A- Tanımla nmamış anyonlar Na K Ca Mg Güçlü iyonfarkı(SIDapp) SIDapp = [Na+]+[K+]+[Ca++]+[Mg++] -[Cl-]-[lactate-] Güçlü iyon açığı Güçlü iyon farkı (SIDe) SIDe = [HCO3 -] + [A-] Tanımlanmamış anyonlar: Ketoasitler, salisilat, sülfat, format
  • 20.
    SID effective  SIDpH ve Atot arasındaki dengeyi de gösterir.  Ölçülen pH, serum albumin, ve fosfat değerlerinden de hesaplanabilir. SIDeff = (12.2 × Pco2/10-pH) + 10 × [Albumin × (0.123 × pH – 0.631)] + [PO4 × (0.309 × pH – 0.469)]  SID apparent = güçlü iyonlar ile hesaplanan  SID effective = zayıf iyonlar ile hesaplanan
  • 21.
    Güçlü İyon Açığı (StrongIon gap - SIG)  SID effective ile SID apparent arasındaki fark güçlü iyon açığı "strong ion gap-SIG" olarak adlandırılır: SIG = SIDapp - SIDeff  Güçlü iyon açığı=0 olmalıdır.  Arada fark olması ölçülemeyen anyonların varlığına işaret eder ! Organik asiodozlar: endojen asitler, ekzojen asit ya da prekürsörü alımı-metanol, etilen glikol, salisilatlar
  • 22.
    Güçlü İyonlar Cl laktat Zayıf asitler HCO3,A- Tanımla nmamış anyonlar Na K Ca Mg Güçlü iyonfarkı(SIDapp) SIDapp = [Na+]+[K+]+[Ca++]+[Mg++] -[Cl-]-[lactate-] Güçlü iyon açığı Güçlü iyon farkı (SIDe) SIDe = [HCO3 -] + [A-] Tanımlanmamış anyonlar: Ketoasitler, salisilat, sülfat, format, miyelom paraproteinleri
  • 23.
    pCO2 pH SID Atot ([Alb]+[Pi]) Asid Baz Dengesini Belirleyen Bağımsız Faktörler Solunumsal durumlarda asid-baz dengesi CO2 + H2O <—> H2CO3 <—> HCO3 - + H+ SU
  • 24.
    Asit Baz Dengesinden SorumluDeğişkenler  Güçlü iyon farkı (SID)  Plazmada disosiye katyon ve anyonların hepsi ölçülemediği için ‘apparent SID’ ya da ‘SIDapp’ hesaplanmaktadır. SIDapp = [Na+] + [K+] + [Ca++] + [Mg++] - [Cl-] - [lactate-]  Uçucu olmayan zayıf asitlerin konsantrasyonu (ATot).  Fizyolojik pH’da disosiye formda (A-) veya bir proton ile beraber (AH) bulunabilirler. ATot = A- + AH.  Zayıf asitler tampon olarak da tanımlanabilmektedir.  Sağlıklıyen, Atot esas olarak fosfat ve albuminden oluşur.  Karbon dioksit basıncı (PaCO2)
  • 25.
    Primer Asid-Baz Bozukluklarının Sınıflandırılması ParametreAsidoz Alkaloz Solunumsal  pCO2  pCO2 Metabolik Güçlü iyonlar (SID) su fazlalığı/eksikliği SID, [Na]  SID,  [Na] güçlü iyonların dengesizliği* klor fazlalığı/eksikliği tanımlanamamış anyonların fazlalığı  SID,  [Cl]  SID,  [XA]  SID,  [Cl] Uçucu olmayan tampon iyonlar serum albümin  [Alb]  [Alb] inorganik fosfat  [Pi]  [Pi] * Mg, K, Ca’da asid-baz dengesini bozacak boyutta değişim beklenmez genelde
  • 26.
    SIDapp = [Na+]+[K+]+[Ca++]+[Mg++]-[Cl-]-[lactate-] Normal koşullarda SIDapp≈ 40 mEq/L  SID artarsa, pH artar, alkaloz gelişir  SID azalırsa, pH düşer, asidoz gelişir  Örnek 1: Mide sıvısının kaybı (en çok Cl- içerir), SIDapp’ı arttırır ve alkaloza yol açar  Örnek 2: NaCl infüzyonu (SID=0), SIDapp’ı azaltır; asidoza yol açar.
  • 27.
    Dilüsyonel Asidoz  Klasikyaklaşım: Ekstraselüler hacmin genişlemesi ile HCO3 tampon konsantrasyonu dilüe olur. Bu dilüsyona bağlı olarak asidoz gelişir. Ancak benzer durumun H+ için neden geçerli olmadığını açıklayamamaktadır.
  • 28.
    Dilüsyonel Asidoz  Fizikokimyasalyaklaşım: Serbest su miktarında değişim elektrolit konsantrasyonlarını değiştirmektedir. Bunun sonucu olarak SID düşmekte ve asidoz gelişmektedir:  1 lt su içinde 140 mEq Na ve 110 mEq Cl var iken SID 30 mEq  2 lt su içinde 140 mEq Na ve 110 mEq Cl var iken 70 mEq/L Na ve 55 mEq/L Cl olur ve SID 15 mEqL olarak hesaplanır.  Pozitif yük farkı azaldığı için HCO3’te de bir düşme olacaktır.
  • 29.
    Dilüsyonel Asidoz  TURPsendromu çalışmaları özellikle dilüsyonel hiponatremiye odaklanmaktadır.  Oysa eğer Cl-’da benzer şekilde dilüe oluyorsa asidozun da eşlik etmesi beklenir.  Geleneksel tedavi yaklaşımında normal ya da hipertonik salin kullanılmaktadır:  70 mEq/L Na ve 55 mEq/L Cl (SID 15mEq) iken 1 lt 154 mEq/L Na ve 154 mEq/L Cl eklenmesi ile  112 mEq/L Nq ve 105 mEq/L Cl oluşacak ve SID 7 mEq olacaktır.  SID’deki düşüş HCO3’de de düşmeye yol açacak ve asidoz derinleşecektir.  Daha uygun bir tedavi yaklaşımı NaHCO3 olabilir. Bikarbonat CO2 olarak akciğerlderden atılacak ve geriede Na kalarak SID artacaktır.
  • 30.
    Kontraksiyon Alkalozu  Sıvıalımı kısıtlanan ya da diüretik tedavi alanlarda karşılaşılan bir durum.  Serbest su ve SID’deki değişime bağlı.  1 lt su içinde 140 mEq Na ve 110 mEq Cl var iken (SID 30 mEq) kaynatılır ve yarısı buharlaşırsa  280 mEq/L Na ve 220 mEq/L Cl olur ve SID 60 mEq olur  Çözeltinin elektriksel olarak nötral kalması için HCO3 artar  Tedavi için serbest su verilmesi yeterlidir.  1 lt %0.45 NaCl eklenmesi durumunda (77 mEq Na+, 77 mEq Cl-)  145 mEq Na+ ve 125 mEq Cl- olur ve SID 20 mEq’a iner.  Alkalozu düzeltirken asidoz gelişebilir.
  • 31.
    Hipokloremi  Hipokloremi gastrointestinalbozukluklara bağlı gelişebilir.  Eğer hiperkloremik mide içeriği kusma/drenaj vb nedenle ile kaybedilirse hipokloremi gelişir.  Bu durum SID’de artışa ve alkaloza yol açar.  Cl- replasmanı yapılmalıdır.  1 lt 140 mEq/L Na+ ve 95 mEq/L Cl- (hipokloremik) SID 45 mEq.  1 lt SF eklenirse  Çözelti 147 mEq/L Na+ ve 125 mEq/L Cl- içerir SID 22 mEq/L.  Sıvı yükü fazla ise potasyum, kalsiyum veya magnezyum klorid de verilebilir.  Katyonların başka mekanizmalar ile de sıkı regüle ediliyor olması bu durumda onları kullanılabilir kılmaktadır.
  • 32.
    Hiperkloremi  Hiperkloremi SIDdüşer ve H+ konsantrasyonunda artışa yol açar.  Tedavi için SID’i arttırmak gerekir. Bunun için NaHCO3 verilebilir.  Burada önemli ajan Na+’dur ve HCO3- bağımlı değişkendir; CO2 olarak hızlıca atılır.  Na replase ederken kullanılabilecek; hızlıca metabolize edilebilecek diğer anyonlar içeren Na tuzları laktat, glukonat, asetat ve sitratlı tuzlarıdır.  Hipovolemi de SID’daki düşüşü engelleyecektir, ancak bu çoğu zaman istenen bir durum değildir.
  • 33.
    Tanımlanmamış anyonlarda artış  Organikasitlerin varlığı da SID’da değişikliğe yol açacak ve SIG artacaktır.  SID’ün düşmesi asidoza yol açabilecektir.  Asit üretimini durduracak önlemler alınmalıdır.  NaHCO3 verilmesi de Na+’u arttırarak SID’in yükselmesini sağlayacak ve asidozu düzeltebilecektir.
  • 34.
     Normal serumbikarbonat ve anyon açığı olanlardan laktat görülmeli mi?  Laktatı ölçülen 304 hasta, retrospektif değerlendirildi 66 hastada serum laktat>2,2mmol/l; 45 (%68)’inde serum bikarbonatı normal (>21mmol/l) 51 (%77)’inde anyon açığı normal (<16mEq/l )  Anyon açığı hiperlaktatemiyi ön göremiyor.
  • 35.
    Critical Care Medicine1999; 27(8): 1577-1581. Unmeasured anions identified by the Fencl-Stewart method predict mortality better than base excess, anion gap, and lactate in patients in the pediatric intensive care unit Balasubramanyan N, Havens PL, Hoffman GM.  255 pediatrik yoğun bakım hastası  BE, AG, Stewart yaklaşımı  %26’sı Stewart yaklaşımı ile farklı değerlendirilmiştir Laktat ile en iyi korelasyon Stewart yöntemi ile saptanmıştır.  Mortalite ile korelasyona bakıldığında Stewart yaklaşımının laktat düzeyinden daha iyi korelasyon gösterdiği görülmüştür.
  • 36.
     Geleneksek yöntemlerlemetabolik asidozu değerlendirirken, hiperkloremik asidoz ile anyon açıklı asidozu ayırmak için anyon açığı hesaplanmaktadır. Oysa albumin üzerindeki negatif yük ölçülemeyen anyonların önemli bir kısmını oluşturmaktadır.  Dolayısıyla organik asidozların gözden kaçmaması için albumine göre düzeltilme yapılmalıdır.  Albumin değerinde (4.4g/dl) her 1g/dl’lik değişim için AG’de 2.3-2.5 mEq/L değişim beklenmelidir. AGc= AG + 0.25 x (40-[albumin g/L]) AGc= ([Na]+[K])-([Cl]+[HCO3])-(0.2[albumin]+1.5[Pi])
  • 37.
     Stewart yaklaşımı,HCO3, BE, AGcorr  935 kritik hasta  Stewart yöntemi ile %14’ünde metabolik bir bozukluk tespit edildi  Bunların %90’ında AGcorr’de artmıştı  Stewart yöntemi ek olarak 12 (%1) hasta yakalayabilmişti.
  • 38.
     78 travmahastası  Mortalite ile BEstd, SID, laktat, SIG ilişkisi incelendi.  pH, HCO3, laktat, albumin, fosfat yaşayan ve yaşamayanlar arasında benzerdi  Ancak SIDapp, SID eff, SIG anlamlı farklıydı.  SIG>5 mEq/L olan 1 (%2) kişi yaşadı  SIG <5 mEq/L olan 2 (%7) kişi kaybedildi.  Kritik hastalık sırasında ortasında çıkan SIG farkının tam olarak neden geliştiği bilinmiyor, ancak genel olarak tahminde SIG daha başarılı.
  • 39.
    Stewart Yaklaşımı İleİlgili Önemli Noktalar  Geleneksel yöntemler kritik hastalarda metabolik asidozu ve patofizyolojisini değerlendirmede yetersiz kalmaktadır.  En önemli fark Stewart yaklaşımında serum albumin düzeyi de değerlendirilmektedir ve bu doğruluğu arttırmaktadır.  Ancak geleneksel yöntemlerde albumin düzeyine göre gerekli düzeltmeler yapıldığında aradaki fark azalmaktadır.  Stewart yaklaşımı daha komplekstir ve hataya meyilli olabileceği düşünülebilir.
  • 40.
    Son Söz  pH’nınkontrolünde [H+], [OH-] ve [HCO3 -]’ın bağımlı moleküllerdir ve altta yatan nedenler araştırılmalıdır.  Stewart yaklaşımında en önemli sorun [SID] hesaplanırken ölçümlerin doğruluğunun sağlanmasıdır.  Klasik yaklaşımın güvenilirliğini arttırmak için anyon açığı hesaplamamalarında zayıf asitlere göre (albümin düzeyi) göre düzeltme yapılması gerekir.
  • 41.