Base excess
1960
Sigaard-Andersen ve Engel
Van Slyke denklemi
CO2 ile değişime uğramayan metabolik
asid-baz durumu göstergesi
İn vitro olarak, 37C’de PaCO2 40mmHg’de
tutulurken kan pH’sının 7,4’e dönmesi için
gereken hidrojen iyonu konsantrasyonudur.
4.
Ancak in vivoortamda, PaCO2’deki primer
değişim ile ters yönde bir değişim olmakta ...
Tip 2 solunum yetmezlikli bir hastada 2 saat ara ile alınan kan gazı sonuçları
5.
Boston ekolü: BEyerine PaCO2 ve [HCO3]
ilişkilerinin kullanılmasını önerir ...
Akılda tutulması gereken 6 formül vardır.
6.
Standard Base Excess
(BEECF)
PaCO2 ve pH’yı da dikkate alarak hesaplanan
BE; Hb 5g/dl iken.
PaCO2’deki değişkenlikten daha az
etkilenmekte
7.
Stewart Asit-Baz Teorisi
Güçlü iyon farkı
‘Strong ion difference’
Fizyolojik temeli esas alır
Çoğu cerrah, yoğun bakımcı
ve anestezist tarafından
tercih edilmektedir.
8.
SBE değerlerine göreilişkili
PaCO2/pH eğrileri
Henderson Hasselbach denklemi :
[H+] = K x PCO2/[HCO3-]
Paralize, sedatize, MV’deki hastalarda, VE değişimleri ile pH değişimi.
CO2 üretimi sabit hızda, ve renal kompansasyon gelişmesi beklenmeden
9.
Asitler - Bazlar
Brønsted-Lowry tanım
Asitler proton donorü, bazlar proton alıcısıdır.
Asitler, suyun disosiyasyon denklemini H+
lehine ve OH- aleyhine kaydıran iyonlar,
H+ konsantrasyonunu arttıran maddeler
Bazları ise suyun disosiyasyon denklemini
OH- lehine ve H+ aleyhine kaydıran
iyonlar olarak tanımlanır.
H+ konsantrasyonunu azaltan maddeler
10.
Elektrolitler
Suyun içindeiyonlarına ayrılan maddeler
Güçlü elektrolitler
Çözeltide tamamen çözünen maddeler
Güçlü iyonlar
Na+, K+, Mg2+, Ca2+, SO42-, Cl-
Zayıf elektrolitler
Çözeltide kısmen çözünen maddeler
Zayıf iyonlar
Proteinler, fosfat, HCO3-
11.
pCO2
pH
SID Atot ([Alb]+[Pi])
Asid Baz Dengesini Belirleyen
Bağımsız Faktörler
Solunumsal durumlarda asid-baz dengesi
CO2 + H2O <—> H2CO3 <—> HCO3
- + H+
SU
12.
Stewart yaklaşımı
Fizikokimyasalprensiplere dayalıdır:
Kütle Hareketi – Disosiyasyon dengesi korunmalıdır
Kütlenin Korunması
Elektriksel Nötralite konunmalıdır
Disosiyasyon dengesi ile hidrojen iyonu
konsantrasyonunu tanımlayan eş zamanlı 6 farklı
denklem belirleyip, hidrojen iyonuna göre çözmüş,
PaCO2/pH ilişkisini tanımlamıştır.
SID effective
SIDpH ve Atot arasındaki dengeyi de gösterir.
Ölçülen pH, serum albumin, ve fosfat değerlerinden
de hesaplanabilir.
SIDeff = (12.2 × Pco2/10-pH) + 10 × [Albumin ×
(0.123 × pH – 0.631)] + [PO4 × (0.309 × pH – 0.469)]
SID apparent = güçlü iyonlar ile hesaplanan
SID effective = zayıf iyonlar ile hesaplanan
21.
Güçlü İyon Açığı
(StrongIon gap - SIG)
SID effective ile SID apparent arasındaki fark güçlü
iyon açığı "strong ion gap-SIG" olarak adlandırılır:
SIG = SIDapp - SIDeff
Güçlü iyon açığı=0 olmalıdır.
Arada fark olması ölçülemeyen anyonların varlığına
işaret eder !
Organik asiodozlar: endojen asitler, ekzojen asit ya da
prekürsörü alımı-metanol, etilen glikol, salisilatlar
pCO2
pH
SID Atot ([Alb]+[Pi])
Asid Baz Dengesini Belirleyen
Bağımsız Faktörler
Solunumsal durumlarda asid-baz dengesi
CO2 + H2O <—> H2CO3 <—> HCO3
- + H+
SU
24.
Asit Baz Dengesinden
SorumluDeğişkenler
Güçlü iyon farkı (SID)
Plazmada disosiye katyon ve anyonların hepsi ölçülemediği için
‘apparent SID’ ya da ‘SIDapp’ hesaplanmaktadır.
SIDapp = [Na+] + [K+] + [Ca++] + [Mg++] - [Cl-] - [lactate-]
Uçucu olmayan zayıf asitlerin konsantrasyonu (ATot).
Fizyolojik pH’da disosiye formda (A-) veya bir proton ile beraber
(AH) bulunabilirler. ATot = A- + AH.
Zayıf asitler tampon olarak da tanımlanabilmektedir.
Sağlıklıyen, Atot esas olarak fosfat ve albuminden oluşur.
Karbon dioksit basıncı (PaCO2)
25.
Primer Asid-Baz Bozukluklarının
Sınıflandırılması
ParametreAsidoz Alkaloz
Solunumsal pCO2 pCO2
Metabolik
Güçlü iyonlar (SID)
su fazlalığı/eksikliği SID, [Na] SID, [Na]
güçlü iyonların dengesizliği*
klor fazlalığı/eksikliği
tanımlanamamış anyonların fazlalığı
SID, [Cl]
SID, [XA]
SID, [Cl]
Uçucu olmayan tampon iyonlar
serum albümin [Alb] [Alb]
inorganik fosfat [Pi] [Pi]
* Mg, K, Ca’da asid-baz dengesini bozacak boyutta değişim beklenmez genelde
26.
SIDapp = [Na+]+[K+]+[Ca++]+[Mg++]-[Cl-]-[lactate-]
Normal koşullarda SIDapp≈ 40 mEq/L
SID artarsa, pH artar, alkaloz gelişir
SID azalırsa, pH düşer, asidoz gelişir
Örnek 1: Mide sıvısının kaybı (en çok Cl- içerir),
SIDapp’ı arttırır ve alkaloza yol açar
Örnek 2: NaCl infüzyonu (SID=0), SIDapp’ı
azaltır; asidoza yol açar.
27.
Dilüsyonel Asidoz
Klasikyaklaşım:
Ekstraselüler hacmin genişlemesi ile HCO3
tampon konsantrasyonu dilüe olur. Bu dilüsyona
bağlı olarak asidoz gelişir. Ancak benzer
durumun
H+ için neden geçerli olmadığını
açıklayamamaktadır.
28.
Dilüsyonel Asidoz
Fizikokimyasalyaklaşım: Serbest su miktarında değişim
elektrolit konsantrasyonlarını değiştirmektedir. Bunun
sonucu olarak SID düşmekte ve asidoz gelişmektedir:
1 lt su içinde 140 mEq Na ve 110 mEq Cl var iken SID 30 mEq
2 lt su içinde 140 mEq Na ve 110 mEq Cl var iken
70 mEq/L Na ve 55 mEq/L Cl olur ve SID 15
mEqL olarak hesaplanır.
Pozitif yük farkı azaldığı için HCO3’te de bir düşme
olacaktır.
29.
Dilüsyonel Asidoz
TURPsendromu çalışmaları özellikle dilüsyonel hiponatremiye
odaklanmaktadır.
Oysa eğer Cl-’da benzer şekilde dilüe oluyorsa asidozun da eşlik
etmesi beklenir.
Geleneksel tedavi yaklaşımında normal ya da hipertonik salin
kullanılmaktadır:
70 mEq/L Na ve 55 mEq/L Cl (SID 15mEq) iken
1 lt 154 mEq/L Na ve 154 mEq/L Cl eklenmesi ile
112 mEq/L Nq ve 105 mEq/L Cl oluşacak ve SID 7 mEq olacaktır.
SID’deki düşüş HCO3’de de düşmeye yol açacak ve asidoz
derinleşecektir.
Daha uygun bir tedavi yaklaşımı NaHCO3 olabilir. Bikarbonat
CO2 olarak akciğerlderden atılacak ve geriede Na kalarak SID
artacaktır.
30.
Kontraksiyon Alkalozu
Sıvıalımı kısıtlanan ya da diüretik tedavi alanlarda karşılaşılan
bir durum.
Serbest su ve SID’deki değişime bağlı.
1 lt su içinde 140 mEq Na ve 110 mEq Cl var iken (SID 30 mEq)
kaynatılır ve yarısı buharlaşırsa
280 mEq/L Na ve 220 mEq/L Cl olur ve SID 60 mEq olur
Çözeltinin elektriksel olarak nötral kalması için HCO3 artar
Tedavi için serbest su verilmesi yeterlidir.
1 lt %0.45 NaCl eklenmesi durumunda (77 mEq Na+, 77 mEq Cl-)
145 mEq Na+ ve 125 mEq Cl- olur ve SID 20 mEq’a iner.
Alkalozu düzeltirken asidoz gelişebilir.
31.
Hipokloremi
Hipokloremi gastrointestinalbozukluklara bağlı gelişebilir.
Eğer hiperkloremik mide içeriği kusma/drenaj vb nedenle ile
kaybedilirse hipokloremi gelişir.
Bu durum SID’de artışa ve alkaloza yol açar.
Cl- replasmanı yapılmalıdır.
1 lt 140 mEq/L Na+ ve 95 mEq/L Cl- (hipokloremik) SID 45 mEq.
1 lt SF eklenirse
Çözelti 147 mEq/L Na+ ve 125 mEq/L Cl- içerir SID 22 mEq/L.
Sıvı yükü fazla ise potasyum, kalsiyum veya magnezyum klorid de
verilebilir.
Katyonların başka mekanizmalar ile de sıkı regüle ediliyor olması bu
durumda onları kullanılabilir kılmaktadır.
32.
Hiperkloremi
Hiperkloremi SIDdüşer ve H+ konsantrasyonunda artışa yol açar.
Tedavi için SID’i arttırmak gerekir. Bunun için NaHCO3
verilebilir.
Burada önemli ajan Na+’dur ve HCO3- bağımlı değişkendir; CO2
olarak hızlıca atılır.
Na replase ederken kullanılabilecek; hızlıca metabolize
edilebilecek diğer anyonlar içeren Na tuzları laktat, glukonat,
asetat ve sitratlı tuzlarıdır.
Hipovolemi de SID’daki düşüşü engelleyecektir, ancak bu çoğu
zaman istenen bir durum değildir.
33.
Tanımlanmamış anyonlarda
artış
Organikasitlerin varlığı da SID’da değişikliğe yol
açacak ve SIG artacaktır.
SID’ün düşmesi asidoza yol açabilecektir.
Asit üretimini durduracak önlemler alınmalıdır.
NaHCO3 verilmesi de Na+’u arttırarak SID’in
yükselmesini sağlayacak ve asidozu
düzeltebilecektir.
34.
Normal serumbikarbonat ve anyon açığı olanlardan laktat
görülmeli mi?
Laktatı ölçülen 304 hasta, retrospektif değerlendirildi
66 hastada serum laktat>2,2mmol/l;
45 (%68)’inde serum bikarbonatı normal (>21mmol/l)
51 (%77)’inde anyon açığı normal (<16mEq/l )
Anyon açığı hiperlaktatemiyi ön göremiyor.
35.
Critical Care Medicine1999; 27(8): 1577-1581.
Unmeasured anions identified by the Fencl-Stewart
method predict mortality better than base excess,
anion gap, and lactate in patients in the pediatric
intensive care unit
Balasubramanyan N, Havens PL, Hoffman GM.
255 pediatrik yoğun bakım hastası
BE, AG, Stewart yaklaşımı
%26’sı Stewart yaklaşımı ile farklı değerlendirilmiştir
Laktat ile en iyi korelasyon Stewart yöntemi ile
saptanmıştır.
Mortalite ile korelasyona bakıldığında Stewart
yaklaşımının laktat düzeyinden daha iyi korelasyon
gösterdiği görülmüştür.
36.
Geleneksek yöntemlerlemetabolik asidozu değerlendirirken,
hiperkloremik asidoz ile anyon açıklı asidozu ayırmak için
anyon açığı hesaplanmaktadır. Oysa albumin üzerindeki
negatif yük ölçülemeyen anyonların önemli bir kısmını
oluşturmaktadır.
Dolayısıyla organik asidozların gözden kaçmaması için
albumine göre düzeltilme yapılmalıdır.
Albumin değerinde (4.4g/dl) her 1g/dl’lik değişim için AG’de
2.3-2.5 mEq/L değişim beklenmelidir.
AGc= AG + 0.25 x (40-[albumin g/L])
AGc= ([Na]+[K])-([Cl]+[HCO3])-(0.2[albumin]+1.5[Pi])
37.
Stewart yaklaşımı,HCO3, BE, AGcorr
935 kritik hasta
Stewart yöntemi ile %14’ünde metabolik bir bozukluk
tespit edildi
Bunların %90’ında AGcorr’de artmıştı
Stewart yöntemi ek olarak 12 (%1) hasta
yakalayabilmişti.
38.
78 travmahastası
Mortalite ile BEstd, SID, laktat, SIG ilişkisi incelendi.
pH, HCO3, laktat, albumin, fosfat yaşayan ve
yaşamayanlar arasında benzerdi
Ancak SIDapp, SID eff, SIG anlamlı farklıydı.
SIG>5 mEq/L olan 1 (%2) kişi yaşadı
SIG <5 mEq/L olan 2 (%7) kişi kaybedildi.
Kritik hastalık sırasında ortasında çıkan SIG farkının
tam olarak neden geliştiği bilinmiyor, ancak genel olarak
tahminde SIG daha başarılı.
39.
Stewart Yaklaşımı İleİlgili
Önemli Noktalar
Geleneksel yöntemler kritik hastalarda metabolik asidozu
ve patofizyolojisini değerlendirmede yetersiz kalmaktadır.
En önemli fark Stewart yaklaşımında serum albumin düzeyi
de değerlendirilmektedir ve bu doğruluğu arttırmaktadır.
Ancak geleneksel yöntemlerde albumin düzeyine göre
gerekli düzeltmeler yapıldığında aradaki fark azalmaktadır.
Stewart yaklaşımı daha komplekstir ve hataya meyilli
olabileceği düşünülebilir.
40.
Son Söz
pH’nınkontrolünde [H+], [OH-] ve [HCO3
-]’ın bağımlı
moleküllerdir ve altta yatan nedenler
araştırılmalıdır.
Stewart yaklaşımında en önemli sorun [SID]
hesaplanırken ölçümlerin doğruluğunun sağlanmasıdır.
Klasik yaklaşımın güvenilirliğini arttırmak için anyon
açığı hesaplamamalarında zayıf asitlere göre (albümin
düzeyi) göre düzeltme yapılması gerekir.