Paraziter hastalıklar veimmunoloji Bazı paraziter enfeksiyonlarda hücresel, bazılarında hümoral, bazılarında ise hümoral hem de hücresel bağışıklık birlikte meydana gelir Kan dolaşımını enfekte eden plasmodium gibi kan protozoonlarına karşı hümoral, dokuda gelişen leishmania gibi parazitlere karşı ise hücresel immun cevap gelişir. İmmunosupresif hastalarda her türlü paraziter enfeksiyonun daha ağır seyrettiği görülür.
İmmun yetmezlik veparaziter enfeksiyonlar İmmun yetmezliğe genellikle; konjenital olarak eksiklik, anormal gelişme , maligniteler, sitotoksik ilaçlar ve AIDS gibi enfeksiyonlar yol açar. İmmunsupresyon sonucu v ücudun direnci azalınca ; 1- Hastalık yapma gücü az olan parazitlerle bile hastalıklar meydana gelebilir. 2- Sessiz enfeksiyonlar alevlenir. 3- Yerleşik (lokal) enfeksiyonlar yayılır. 4- Mevcut hastalık ağırlaşır.
5.
İmmun Yetmezlikte ÖnemiArtan Parazitler İmmun yetmezlik durumunda her çeşit paraziter enfeksiyon daha şiddetli seyretse de bazıları çok daha önemli patolojilere neden olabilirler. Bunlardan bazıları; - Entamoeba histolytica - Isospora belli - Microsporadia - Giardia lamblia - Leishmania spp. - Toxoplasma gondii - Plasmodium spp. - Pneumocystis carinii - Schistosoma spp. - Cyclospora cayetanensis - Strongyloides stercoralis - Cryptosporodium parvum
6.
Toxoplasma gondii İnsanlarda yaygın olmasına rağmen, sağlıklı bir erişkinde enfeksiyon %90 asemptomatik seyreder. Özellikle kronik dönemde sağlam kişilerde genellikle hiçbir bulgu vermez . Kronik dönemde dokularda bulunan d oku kistleri nin rüptürü immun sistem aracılığı ile önlenmektedir İmmun osupresif hastalarda ( özellikle CD4 T helper’ ların azaldığı AIDS’te ) doku kistleri rüptüre olur ve bradizoitler diğer hücreleri enfekte etmeye başlarlar.
7.
Toxoplasma gondii İmmunosupresifhastalarda enfeksiyon çoğu kez merkezi sinir sistemini tutar . D iffuz ensefalopati , meningoensefalit veya serebral kitle nin görüldüğü Toxopla z mik en s e f alit ( TE) meydana gelebilir. (Bir çalışmaya göre AIDS’lilerin yaklaşık %80 nde) Ayrıca bu hastalarda artmış pnömoni ve korioretinit insidansı görülür. Toxoplasmosis saptanan AIDS’lilerde 1 yıl içinde ölüm oranı yaklaşık %70 olarak bildirilmektedir.
8.
P neumocystis cariniiP. carinii akciğer ve alveollerin interstisyal dokularında parazitlenen ekstrasellüler bir parazittir . Bir çok insan muhtemelen P. carin i i’yi latent enfeksiyon olarak taşımaktadır ve genelde asemptomatiktir. N ormalde immun sistem tarafından organizmalar kontrol altına alı n ır ve bulgu vermez. Malignite, lenfoproliferatif hastalıklar, kemoterapi, AIDS gibi durumlarda oluşan hücresel immunite bozukluğu sonucu enfeksiyon aktive olur.
9.
P neumocystis cariniiİmmunosupresif hastalarda o rganizmalar akciğerde aşırı der e cede çoğalır ve PCP’ye (Pneumocystis carinii pneumonia) sebep olur . HIV enfeksiyonu olan hastaların %60’nda AIDS tanısını düşündüren başlangıç bulgusu PCP dir. AIDS’lilerin %80’nde ise hastalığı süresince herhangi bir dönemde ortaya çıkabilir. PCP çocuklarda ve prematüre infantlarda görülebilir. B unlar malnütrisyonlu , zayıf ya da primer immun yetmezliği bulunan çocuklardır.
10.
Leishmania spp. Leishmania spp. Memelilerde yerleşen zorunlu hücre içi bir parazittir. Visseral, kutanöz ve mukokutonöz olmak üzere 3 değişik klinik tablo ile karşılaşılabilir. Phelebotomuslar tarafından deriden inokule edilen leishmania promastigotları deri içindeki makrofajlarca fagosite edilir ve amastigot formuna dönüşürler. CD4+ Th hücrelerinden sentezlenen ve makrofajları aktive eden IL-2 ve INF-gamma savunmada önemli rol oynarlar.
11.
Leishmania spp. CD4+T hücre yetmezliği olan enfekte insanlarda makrofaj disfonksiyonu sonucu hastalık daha şiddetli oluşur. Leishmania ve HIV ile infekte makrofajlar her iki enfeksiyonun şiddetlenmesine sebep olur. Leishmania enfeksiyonu TNF-alfa ’ nın salınmasını stimüle eder; bu da makrofajlarda HIV replikasyonunu indükler ve enfeksiyonunu ilerletir ve yaşamın daha kötüye gitmesi sonucu ortaya çıkar. İmmunosupresyon sonucu leishmaniosis daha şiddetli ve yaygın organ tutulumu şeklinde ortaya çıkmaktadır.
12.
Giardia lamblia Giardialamblia ince bağırsağın kamçılı ekstrasellul e r bir parazitidir . İ mmun yetmezlikli hastalarda ve özellikle de değişken hipogamaglobulinemili hastalarda giardiosis insidansı yüksek bulunmaktadır Bu hastalarda giardiosis en yaygın diyare sebebidir ve hafif veya şiddetli villus atrofisi ile ilişkilidir.
13.
Cryptosporidium parvum İnsan ve hayvanların ince bağırsak mikrovilluslarını infekte e den bir parazittir. Özellikle immun osupresif hastalarda ağır diyare belirtileriyle seyretmektedir N ormal bireylerde de hastalı ğa yol açabilir. Ancak b u hastalarda diyare birkaç hafta içinde sonlandırılabilmekte ve kendiliğinden iyileşme olabilmektedir. Immun osupresif hastalarda (özellikle A ID S) ishal uzun sürmekte ve ölümle sonlanabilmektedir. Bu hastalarda parazit barsak dışına da yayılabilmekte ve özellikle respiratör cryptosporidiosis (pulmoner tip) daha sık görülmektedir.
14.
Strongyloides stercoralis S. stercoralis ’in yaşam döngüsünde önemli bir durum, bir internal oto-enfeksiyon kapasitesine sahip olmasıdır. Bu siklus kendisini düşük düzeyde olmak üzere bireylerde semptoma sebep vermeden yıllarca devam ettirebilir . Yıllar önce alınmış enfeksiyon birey immunosuprese olur sa, çok sayıda larva, erişkin ve kurt süratle artabilir . H iperenfeksiyon sendromu ve dissemine strongyloidiosis’e neden olur. AIDS’li hastalara yapılan otopsiler sonucu GİS, karaciğer, akciğer ve kalpte S.stercoralis larvaları görülmüştür.
15.
Uyuz (Gal) Çeşitlinedenlerle gelişen immunosupresyon ve topikal kortikosteroidlerin kullanımı uyuzun şiddetli bir formu olan Norveç uyuzunda artışa yol açmıştır. Norveç uyuzu; bütün vücudu sarabilen kabuklar içinde çok miktarda S.s.hominis’in bulunduğu çok bulaşıcı bir hastalıktır. Klasik uyuza nazaran kaşıntı az veya hiç yoktur. Hiperkeratozlu kabuk koruyucu bir çevre sağlayıp sarcoptes sayısının artmasını sağlamaktadır.