Pozitif inotroplar
Digoksin Etki mekanizması
• 1.Üzerinde görüş birliği olana göre digoksin K+
bağlanma yerine bağlanarak Na /K ATPaz
pompasini inhibe eder. Başlangıç- ta Na/K
ATPaz pompasının inhibe edilmesi ile hücre içi
Na miktarının artmasının, Na'a karşı hücre içi
Ca miktarını arttıran Na+/Ca2+ değiştirici
mekanizmayı çalıştırır.
• 2. artan hücre-içi Ca+ "un sarkoplazmik
retikülümden Ca2+ salıverilmesini kolaylaştırır.
Çok yakınlarda Na+/K+ ATPaz pompasının
inhibisyonundan sonra, hücre-içi Na
seviyelirini arttırır ve böylece Na/Ca
değiştiricinin hücre dışına daha az Ca taşıdığı
ileri sürülmüştür.
• Artan Ca sarkoplazmik retikülümda depolanır;
öyle ki, daha sonraki aksiyon potansiyaller
sitoplazmaya normalden daha fazla
Ca2+saliverilmesine neden olarak kasılmaları
güçlendirir.
Digoksin etki mekanizması
• Gerçek ara basamaklara bakılmaksızın,
digoksin'in miyokard Na /K -ATPaz enzimine
bağlanması, en sonunda hücre-içi Ca2+'u fazla
artırarak aktin ve miyozin arasındaki
etkileşmeleri ileri derecede kolaylaştırır.
• Bu şekilde, digoksin miyokardin kasilma
gücünü artırır ve yetmezlik halindeki kalbin
etkinliğini iyileştirir.
• Digoksin kalbin atış hacmi ve debisini artırırken,
baroreseptörlerle düzenlenen sempatik sinir telafi
yollarının etkinliği gide- rek azalır. Bu da kalp
hızını yavaşlatan ve damarları pasif olarak
genişleten parasempatik tonüsün baskın hale
gelmesine yol açar.
• Böbrek hemodinamiğinin düzelmesi ön yükü
(afterload) azaltan ödem sivisinin itrah edilmesine
olanak verir.
• Ancak digoksin' in kasılma ve homodinamik
üzerine tüm yararli etkilerine rağmen, bu ilacın
yaşam süresini uzattığı gösterilememiştir.
• Onun içindir ki, digoksin kalp yetmezliğinin
tedavisi için genellikle ilk sıra ilaç değildir ve
diğer farmakolojik girişimlere rağmen
belirtileri geçmeyen hastalara saklanır.
• Bununla beraber, digoksin antiaritmik
aktiviteye de sahiptir ve bazen KKY ve atriyel
fibrilasyonu birlikte olan hastalarda ilk-sıra bir
ilaç ta olabilir.
Farmakokinetik
• Digoksin 1-2ng/ml arasında dar bir tedavi
indeksine ve J-şeklinde bir mortalite eğrisine
sahiptir, düşük konsantrasyonlarda digoksin
mortaliteyi düşürür, yüksek
konsantrasyonlarda ilaç toksisitesi nedeni il e
mortalite artar.
• Klinikçiler genel olarak 1.0 plazma değerlerini hedefler çünkü 2.0
ng/ml üzeri toksiktir.
• Digoksin in biyoyararlanımı çeşitli müstahzar şekilleri (tablet, jel
kap, oral ir, damar içi enjeksiyon) arasında ve hastadan hastaya
farklar gösterir.
• Hastalar arasındaki bu değişkenliğin bir nedeni, barsak içi
metabolizmanın değişken olmasidir. Toplumun kabaca %10 kadarı
normal mide-barsak florasinin bir parçasu olarak Eubakterium taşır.
• Bu mikroorganizma digoksin' i etkisiz hale getirir. Bu hastalarda
antibiyotik tedavisi (Eubakterium u elimine eder) digoksin' in
toksikolojik potansiyelini aniden arttırır.
• Digoksin' in 90 kadarı özgün olmayan bir şekilde plazma
proteinlerine, özellikle de iskelet kasi proteinlerine bağlanır.
• Bu da, kas kitlesine bağlı olarak plazma serbest
ilaç konsantrasyonlarını değişken yapabilir.
Digoksin'in yaklaşık 70' i böbreklerele atilir.
Böbrek fonksiyonları yakından izlenmelidir,
çünkü böbrek fonksiyonunun azalması
sırasında digoksin dozunun azaltılmaması
sıklıkla digoksin toksisitesine neden olur.
•
Yan etkiler
• Digoksin toksisitesi tedavi edilmezse, ölümcül
olabilir.
• Digoksin toksisitesinin ilk belirtileri mide-barsak
bozuklukları (karinda kramp, kusma, diyare) ve
görsel bozukluklarından (yeşil yada sarı haleler,
"bulanık" gölgeler karanlık bir gecede kirli gözlük
camı ile otomobil sürmek gibi) oluşur.
• Konfüzyon ve sarı görme kronik toksisiteye bağlı
olabilir ve buna Av blok, bradikardi, ve ventriküler
aritmiler eşlik eder. Digoksin toksisite si Kutu 8-
11' de verilen bilgiye göre tedavi edilir.
• Digoksin Na/ K ATPaz pompasının K -bağlanma
yerine bağlandığı için, düşük K+ seviyeleri
digoksin toksisite riskini ar Ters ne,
hiperkalemi digoksin etkinliğinde azalma
yapar.
• Digoksin alan tipik hastalar sıklıkla K
dengesizlikleri ve kötü böbrek işlevi olan
yaşlılar olduğu için, toksisiteler yaygındır.
• Verapamil, diltiazem, kinidin ve amiodaron gibi
diğer bir k ilaç hastaları digoksin toksisitesine
müsait kılar.
• Eğer digoksin bu ilaçlarla birlikte verilirse, en
sonunda digoksin dozajının azaltılması gerekir. Bu
etkileşmenin altında yatan mekanizmanın
olasılıkla bu ilaçların P-glikoprotein taşıyicisini
inhibe etme yeteneklerinden ileri geldiği
sanılmaktadır
Milrinon/ Etki mekanizması
• Milrinon bir fosfodiesteraz inhibitörüdür.
Fosfodiesterazlar CAMP gibi siklik nükleotidleri
yıkar.
• Miyokard hücrelerinde fosfodiesteraz
inhibisyonu CAMP konsantrasyonlarını
arttırdığı için, milrinon da pozitif inotrop
olarak etki eder.
• sürekli damar-içi verilir
Milrinon etki mekanizması
Yan etkiler
• Milrinon pozitif inotrop olduğu için, pro-
aritmojen olabilir. Sadece akut kalp yetmezliği
olgularında kullanılır, çünkü uzun kullanımlar
ölümleri artırır.
Dobutamin/ Etki mekanizması
• Dopbutamin bir B1-adrenerjik reseptör
agonistidir.
• B-blokörlerin tam tersine, dobutamin
yetmezlik halindeki kalpte atış hacmini artırır.
• Düşük dozlarda kalp hızında az bir değişme
yapmasina karşın kalp debisini artırmaktadır.
• .
Dobutamin/ Farmakokinetik
• Dobutamin sürekli damar-içi infüzyonla
uygulanır.
• Bu şekilde sadece akut kalp yetmezliğinin
tedavisinde kullanılır.
Yan etkiler/ Dobutamin
• Dobutamin pozitif inotrop olarak
hipertansiyon, taşikardi, arit-mi yada anjinaya
sebep olabilir.
• Taşikardi olasılıkla B1 reseptör- lerin down
regülasyon-aşağı düzenlemesi yüzünden hızlı
gelişebilir.
Dopamin/ Etki mekanizması
• Dopamin öncelikle bir dopamin reseptör agonistidir; ancak,
yüksek dozlarda dopamin a- ve B-adrenerjik reseptörleri de
aktive eder.
• Dopamin devamlı damar içi infüzyonla verilir.
• Düşük dozlarda tercihen böbrek damarlarında bulunan D1
ve D2 reseptörleri uyararak damar genişlemesi ve glomerül
süzme hızını sürdürmek için böbrek kan akımını teşvik eder.
• Orta dozlarda, dopamin kalpteki A, reseptörleri de uyarır.
• Yüksek dozlarda ise damarlardaki a-adrenerjik reseptörleri
de uyarılarak kalbin arka-yükünü ve dolayısı ile kalp
yetmezliğini ağırlaştırır. (oysa bu etki hemorajik şoktaki
hastalarda istenen bir etki olabilir).
Dopamin
• Klinik Kullanım: hayati organların perfüzyonu
yetersiz kalan kardiyak şok durumlarında
özellikle yararlıdır.
• Yan etkiler Dobutamine için olanlarla aynidir.

Pozitif inotrop ilaçlar

  • 1.
  • 2.
    Digoksin Etki mekanizması •1.Üzerinde görüş birliği olana göre digoksin K+ bağlanma yerine bağlanarak Na /K ATPaz pompasini inhibe eder. Başlangıç- ta Na/K ATPaz pompasının inhibe edilmesi ile hücre içi Na miktarının artmasının, Na'a karşı hücre içi Ca miktarını arttıran Na+/Ca2+ değiştirici mekanizmayı çalıştırır.
  • 3.
    • 2. artanhücre-içi Ca+ "un sarkoplazmik retikülümden Ca2+ salıverilmesini kolaylaştırır. Çok yakınlarda Na+/K+ ATPaz pompasının inhibisyonundan sonra, hücre-içi Na seviyelirini arttırır ve böylece Na/Ca değiştiricinin hücre dışına daha az Ca taşıdığı ileri sürülmüştür.
  • 4.
    • Artan Casarkoplazmik retikülümda depolanır; öyle ki, daha sonraki aksiyon potansiyaller sitoplazmaya normalden daha fazla Ca2+saliverilmesine neden olarak kasılmaları güçlendirir.
  • 5.
  • 6.
    • Gerçek arabasamaklara bakılmaksızın, digoksin'in miyokard Na /K -ATPaz enzimine bağlanması, en sonunda hücre-içi Ca2+'u fazla artırarak aktin ve miyozin arasındaki etkileşmeleri ileri derecede kolaylaştırır. • Bu şekilde, digoksin miyokardin kasilma gücünü artırır ve yetmezlik halindeki kalbin etkinliğini iyileştirir.
  • 7.
    • Digoksin kalbinatış hacmi ve debisini artırırken, baroreseptörlerle düzenlenen sempatik sinir telafi yollarının etkinliği gide- rek azalır. Bu da kalp hızını yavaşlatan ve damarları pasif olarak genişleten parasempatik tonüsün baskın hale gelmesine yol açar. • Böbrek hemodinamiğinin düzelmesi ön yükü (afterload) azaltan ödem sivisinin itrah edilmesine olanak verir.
  • 8.
    • Ancak digoksin'in kasılma ve homodinamik üzerine tüm yararli etkilerine rağmen, bu ilacın yaşam süresini uzattığı gösterilememiştir. • Onun içindir ki, digoksin kalp yetmezliğinin tedavisi için genellikle ilk sıra ilaç değildir ve diğer farmakolojik girişimlere rağmen belirtileri geçmeyen hastalara saklanır.
  • 9.
    • Bununla beraber,digoksin antiaritmik aktiviteye de sahiptir ve bazen KKY ve atriyel fibrilasyonu birlikte olan hastalarda ilk-sıra bir ilaç ta olabilir.
  • 10.
    Farmakokinetik • Digoksin 1-2ng/mlarasında dar bir tedavi indeksine ve J-şeklinde bir mortalite eğrisine sahiptir, düşük konsantrasyonlarda digoksin mortaliteyi düşürür, yüksek konsantrasyonlarda ilaç toksisitesi nedeni il e mortalite artar.
  • 14.
    • Klinikçiler genelolarak 1.0 plazma değerlerini hedefler çünkü 2.0 ng/ml üzeri toksiktir. • Digoksin in biyoyararlanımı çeşitli müstahzar şekilleri (tablet, jel kap, oral ir, damar içi enjeksiyon) arasında ve hastadan hastaya farklar gösterir. • Hastalar arasındaki bu değişkenliğin bir nedeni, barsak içi metabolizmanın değişken olmasidir. Toplumun kabaca %10 kadarı normal mide-barsak florasinin bir parçasu olarak Eubakterium taşır. • Bu mikroorganizma digoksin' i etkisiz hale getirir. Bu hastalarda antibiyotik tedavisi (Eubakterium u elimine eder) digoksin' in toksikolojik potansiyelini aniden arttırır. • Digoksin' in 90 kadarı özgün olmayan bir şekilde plazma proteinlerine, özellikle de iskelet kasi proteinlerine bağlanır.
  • 15.
    • Bu da,kas kitlesine bağlı olarak plazma serbest ilaç konsantrasyonlarını değişken yapabilir. Digoksin'in yaklaşık 70' i böbreklerele atilir. Böbrek fonksiyonları yakından izlenmelidir, çünkü böbrek fonksiyonunun azalması sırasında digoksin dozunun azaltılmaması sıklıkla digoksin toksisitesine neden olur. •
  • 16.
    Yan etkiler • Digoksintoksisitesi tedavi edilmezse, ölümcül olabilir. • Digoksin toksisitesinin ilk belirtileri mide-barsak bozuklukları (karinda kramp, kusma, diyare) ve görsel bozukluklarından (yeşil yada sarı haleler, "bulanık" gölgeler karanlık bir gecede kirli gözlük camı ile otomobil sürmek gibi) oluşur. • Konfüzyon ve sarı görme kronik toksisiteye bağlı olabilir ve buna Av blok, bradikardi, ve ventriküler aritmiler eşlik eder. Digoksin toksisite si Kutu 8- 11' de verilen bilgiye göre tedavi edilir.
  • 17.
    • Digoksin Na/K ATPaz pompasının K -bağlanma yerine bağlandığı için, düşük K+ seviyeleri digoksin toksisite riskini ar Ters ne, hiperkalemi digoksin etkinliğinde azalma yapar. • Digoksin alan tipik hastalar sıklıkla K dengesizlikleri ve kötü böbrek işlevi olan yaşlılar olduğu için, toksisiteler yaygındır.
  • 18.
    • Verapamil, diltiazem,kinidin ve amiodaron gibi diğer bir k ilaç hastaları digoksin toksisitesine müsait kılar. • Eğer digoksin bu ilaçlarla birlikte verilirse, en sonunda digoksin dozajının azaltılması gerekir. Bu etkileşmenin altında yatan mekanizmanın olasılıkla bu ilaçların P-glikoprotein taşıyicisini inhibe etme yeteneklerinden ileri geldiği sanılmaktadır
  • 19.
    Milrinon/ Etki mekanizması •Milrinon bir fosfodiesteraz inhibitörüdür. Fosfodiesterazlar CAMP gibi siklik nükleotidleri yıkar. • Miyokard hücrelerinde fosfodiesteraz inhibisyonu CAMP konsantrasyonlarını arttırdığı için, milrinon da pozitif inotrop olarak etki eder. • sürekli damar-içi verilir
  • 20.
  • 21.
    Yan etkiler • Milrinonpozitif inotrop olduğu için, pro- aritmojen olabilir. Sadece akut kalp yetmezliği olgularında kullanılır, çünkü uzun kullanımlar ölümleri artırır.
  • 22.
    Dobutamin/ Etki mekanizması •Dopbutamin bir B1-adrenerjik reseptör agonistidir. • B-blokörlerin tam tersine, dobutamin yetmezlik halindeki kalpte atış hacmini artırır. • Düşük dozlarda kalp hızında az bir değişme yapmasina karşın kalp debisini artırmaktadır. • .
  • 23.
    Dobutamin/ Farmakokinetik • Dobutaminsürekli damar-içi infüzyonla uygulanır. • Bu şekilde sadece akut kalp yetmezliğinin tedavisinde kullanılır.
  • 24.
    Yan etkiler/ Dobutamin •Dobutamin pozitif inotrop olarak hipertansiyon, taşikardi, arit-mi yada anjinaya sebep olabilir. • Taşikardi olasılıkla B1 reseptör- lerin down regülasyon-aşağı düzenlemesi yüzünden hızlı gelişebilir.
  • 25.
    Dopamin/ Etki mekanizması •Dopamin öncelikle bir dopamin reseptör agonistidir; ancak, yüksek dozlarda dopamin a- ve B-adrenerjik reseptörleri de aktive eder. • Dopamin devamlı damar içi infüzyonla verilir. • Düşük dozlarda tercihen böbrek damarlarında bulunan D1 ve D2 reseptörleri uyararak damar genişlemesi ve glomerül süzme hızını sürdürmek için böbrek kan akımını teşvik eder. • Orta dozlarda, dopamin kalpteki A, reseptörleri de uyarır. • Yüksek dozlarda ise damarlardaki a-adrenerjik reseptörleri de uyarılarak kalbin arka-yükünü ve dolayısı ile kalp yetmezliğini ağırlaştırır. (oysa bu etki hemorajik şoktaki hastalarda istenen bir etki olabilir).
  • 26.
    Dopamin • Klinik Kullanım:hayati organların perfüzyonu yetersiz kalan kardiyak şok durumlarında özellikle yararlıdır. • Yan etkiler Dobutamine için olanlarla aynidir.