Keneler ve Halk Sağlığı  Vet.Hek.Kemal AKTUĞ
Sistematiği Eklem bacaklılar(Artropoda)  Örümceksiler(arachnida) sınıfına dahildir Argasidae(Yumuşak) ve İxodidae(Sert) ailelerine ait keneler halksağlı açısından  önemli  türleri içerir. Memeli,sürüngen,kanatlı hayvan ve insanlardan kan emerek beslenirler.  Günümüzde y aklaşık 850 kene  türü olduğu bilinmektedir.
Gelişim evreleri -Yumurta  (7-21 gün içinde larva) -Larva  3 çift bacak  -Nymph  (4 nymp evresi)  4 Çift bacak -Ergin  4 Çift bacak Olmak üzere dört ana evreden oluşur. Hayat siklusu sıcak rutubetli iklimlerde 2-4 haftada tamamlana bilir, soğuk ve step iklimlerde 3-5 yıl sürebilir.  Üremek ve bir evreden diğerine geçmek için mutlaka kan emmesi gereklidir. Genelde konak sipesifitesi göstermezler.
Argasid Keneler  (Yumuşak,mesken )  Argas,Ornithadorus,Otobios cinsleri bulunur Vücut yüzeyleri yumuşak bir deri ile örtülmüştür. Sırt üzerinde kitinden oluşan scutum bulunmaz. Genelde barınak içindeki çatlak ve yarıklarda bulunurlar. Erkek ve Dişi bir birine çok benzer dış bakıyla ayrımı zor. Sırttan bakıldığında ağız yapıları görülebilir. Yetişkin kene her kan emmeden sonra 200-500 yumurta bırakır.
İxodid Keneler   (Sert ,Mera ) İxodes, Hyalomma, Amblyyomma,Dermacentor,Boophilus, Rihipicephalus… Sert kenelerin vücutları scutum adı verilen kitin tabakasıyla örtülü. Erkekte bütün dorsal bölgeyi kaplayan kitin dişide sadece baş bölgesi üzerinde bulunur. Bu nedenle dişi keneler kendi ağırlıklarının 100 katı kan eme bilirler. Dişi keneler erkek kenelerden çok daha büyük yapıdadır.
Sert(İsodid) keneler daha çok mera ve otluk alanlarda bulunur. Kan emmeden yıllarca canlı kalıp konak bekleyebilirler. Gelişim evrelerinin hepsi bir(tek konaklı) konakta veya hepsi farklı (üç konaklı) konakta olabilir. Dişi ve erkek konak üzerinde çiftleşirler ve yumurtlamak üzere meraya inerler.  Yumurtalarını ot, tahta aralarına ve ahır duvarlarına bırakırlar. Yumuşak kenelerden farklı olarak bir defada 3000-8000 yumurta bırakabilirler.
Nisan'dan Ekime' kadar çalılıklarda,otlar üzerinde serbestçe yaşar,kan emebilecekleri bir noktada kanca benzeri ısırma organalleri ile deriyi delerek gömülürler. Dişi kene,salyasındaki özel bir yapışkan madde sayesinde kan emdiği noktaya kendini güçlü bir biçimde kilitler. Bu sayede ortalama bir hafta süren kan emme öğünü boyunca konakçının kendisini uzaklaştırmasına meydan vermez. Ayrıca beslenirken kan emme bölgesini duyarsız hale getirerek uzun süre fark edilmeden kan emebilirler.
KKKA Viral,Bakteriyal,Riketsiyal,Protozoer …  birçok hastalığın taşınmasında rol oynarlar Özelikle ülkemizde görülen KKKA hastalığı nedeniyle meydana gelen ölümlerin başlıca sorumlusu  Hyalomma marginatum  cinsi keneler dir. Virus kenelerin yanısıra  sığır, koyun, keçi, yabani tav ş an, tilki gibi hayvanlardan da izole edil miştir. Hastalık etkeni Bunyaviridae ailesine ait  Nairo virus  tur. KKKA hastalığı hayvanlarda hafif seyirli infeksiyonlara nede olurken, insanlarda  ateş ve kanamayla  seyreden ölümcül bir sendrom şeklinde kendini gösterir.
Kırım- Kongo  Hemorajik Ateşi İlk kez 1944 yılında Kırımda tanımlanmış; Kırım Kanamalı Ateşi olarak adlandırılmış. 1956 Yılında Kongo’da tanımlanmış;Kongo Hastalığı olarak isimlendirilmiştir. 1969 Yılında iki hastalık etkeninin de aynı olduğu tespit edilmiş ve hastalık Kırım Kongo Hemorajik Ateşi olarak isimlendirilmiştir.
Virusun İnsana Nakli   Kene hayvana yapıştığında kanla beraber KKKA hastalığının etkeni olan virusuda alır. Kenenin tükrük salgısında bulunan virus insanlara kan emme esnasında nakledilir. Ayrıca kene Transovariyal ve Veneral yolla gelecek kuşaklara virusu nakleder. Bu durum kene mücadelesinin sürekli ve bilinçli bir şekilde yapılmasının gerekliliğini ortaya koyar .
 
Virüs, şimdiye kadar 31 kene türünden ( 29 Ixodidae, 2 Argasidae ) izole edilmiştir .  Hylomma  türü keneler hastalığın temel vektörleri olup şu ana kadar 7 kene türünün ( Hyalomma marginatum marginatum, H.m. rufipes, H.m. turanicum, Hyalomma anatolicum anatolicum, Dermacentor marginatus, Rhipicephalus rossicus, Amblyomma variegatum ) virüsün vektörü olduğu gösterilmiştir.  KKKA hastalığı ülkemizin de içinde bulunduğu geniş bir coğrafyada görülmektedir. Afrika, Asya, güneydoğu Avrupa ve Ortadoğu’da bulunan 30 ülkenin üzerinde hastalığın ortaya çıktığı rapor edilmiştir.
Ülkemizdeki vakalar ilk olarak Tokat ve çevresinde 2002 yılında tespit edilmiştir. (virus izalasyonu) Hastalık belirtileri kene ısırmasından sonra 1-3 gün en fazla 9 gün için ortaya çıkar. Ölümler genelde hastalığın 5-14.gününde gerçekleşiyor. Ateş,ani başlayan baş ağrısı,çeşitli vücut bölümlerinde deri altında kanamalar,bulantı-kusma,  ishal,burun kanaması,hematemez melana.
Lyme Artriti Keneler tarafından bulaştırılan diğer bir hastalık Lyme artriti avrupa’nın bütün bölgelerinde görülür.(özellikle orta Avrupa) Hastalık etkeni  Borrelio burgdorferi  adlı bakteridir. İxodes ricinus  keneleri ile  taşınıp insanlara bulaştırılır. Ülkemizde ilk  kez 1990 yılında iki kadında tespit edilmiştir.
Marsilya Humması Rickettsia conorii  tarafından oluşturulan, Akdeniz bölgesinde endemik olarak görülen, İnsana kene ısırığı ile bulaşan bir hastalıktır. Kene felci  Bazı kene türlerinin dişileri,kan emme sırasında belli dönemlerde bir nörotoksin üreterek sinirsel impuls geçişini bozar.Hastalık bulaşan insanlarda ilerleyen  bir felç ve nadir vakalarda solunum felcine  bağlı ölüm meydana gelir.
Tularemi Hastalık etkeni Francisella tularensis  Bakterinin, vahşi hayvanlardan evcil hayvanlara ve insanlara transmisyonu esas olarak keneler aracılığıyla gerçekleşir  Dermacentor reticulatus   ve Ixodes ricinus   türü keneler önemli vektörlerdir. Dünya Sağlık Örgütü'nün yaptığı tahmini hesaplara göre; F. Tularensis içeren 50 kg'lık aerosolun 5 milyon nüfuslu bir kente biyolojik silah olarak atılması, 250 bin kişinin hastalanmasına ve 19 bin kişinin ölümüne sebep olacaktır.
Türkiyede bakteriyolojik ve serolojik olarak kanıtlanmış ve yayınlanmış ilk tularemi epidemisi 1936 yılında Lüleburgaz askeri garnizonunda ortaya çıkmıştır. Bu salgında 133'ü asker, 17'si civar köy halkından toplam 150 kişi etkilenmiştir. Marmara ve Karadeniz bölgesi ağırlıklı olmak üzere kenelerin yoğun olarak bulunduğu bölgelerde endemik olarak ortaya çıktığı ve dönem dönem sporadik veya epidemik hastalığa sebep olduğu görülmektedir.   Mart 1998 Bilecik 21 olgu,  Aralık 1999 Samsun-Havza 34 olgu, Nisan 2000 Yalova 22 olgu, Mayıs 2000 Düzce 21 olgu,  Ekim 200 Sinop Yeşilyurt 27 olgu)
Keneler,daha bir çok bakteriyel,viral, protozoer,riketsiyal hastalığın taşıyıcılığını yaparlar. Profosyonel ve etkili mücadele için Kenelerin biyolojilerinin çok iyi bilinmesi gereklidir.

Kenesunumu

  • 1.
    Keneler ve HalkSağlığı Vet.Hek.Kemal AKTUĞ
  • 2.
    Sistematiği Eklem bacaklılar(Artropoda) Örümceksiler(arachnida) sınıfına dahildir Argasidae(Yumuşak) ve İxodidae(Sert) ailelerine ait keneler halksağlı açısından önemli türleri içerir. Memeli,sürüngen,kanatlı hayvan ve insanlardan kan emerek beslenirler. Günümüzde y aklaşık 850 kene türü olduğu bilinmektedir.
  • 3.
    Gelişim evreleri -Yumurta (7-21 gün içinde larva) -Larva 3 çift bacak -Nymph (4 nymp evresi) 4 Çift bacak -Ergin 4 Çift bacak Olmak üzere dört ana evreden oluşur. Hayat siklusu sıcak rutubetli iklimlerde 2-4 haftada tamamlana bilir, soğuk ve step iklimlerde 3-5 yıl sürebilir. Üremek ve bir evreden diğerine geçmek için mutlaka kan emmesi gereklidir. Genelde konak sipesifitesi göstermezler.
  • 4.
    Argasid Keneler (Yumuşak,mesken ) Argas,Ornithadorus,Otobios cinsleri bulunur Vücut yüzeyleri yumuşak bir deri ile örtülmüştür. Sırt üzerinde kitinden oluşan scutum bulunmaz. Genelde barınak içindeki çatlak ve yarıklarda bulunurlar. Erkek ve Dişi bir birine çok benzer dış bakıyla ayrımı zor. Sırttan bakıldığında ağız yapıları görülebilir. Yetişkin kene her kan emmeden sonra 200-500 yumurta bırakır.
  • 5.
    İxodid Keneler (Sert ,Mera ) İxodes, Hyalomma, Amblyyomma,Dermacentor,Boophilus, Rihipicephalus… Sert kenelerin vücutları scutum adı verilen kitin tabakasıyla örtülü. Erkekte bütün dorsal bölgeyi kaplayan kitin dişide sadece baş bölgesi üzerinde bulunur. Bu nedenle dişi keneler kendi ağırlıklarının 100 katı kan eme bilirler. Dişi keneler erkek kenelerden çok daha büyük yapıdadır.
  • 6.
    Sert(İsodid) keneler dahaçok mera ve otluk alanlarda bulunur. Kan emmeden yıllarca canlı kalıp konak bekleyebilirler. Gelişim evrelerinin hepsi bir(tek konaklı) konakta veya hepsi farklı (üç konaklı) konakta olabilir. Dişi ve erkek konak üzerinde çiftleşirler ve yumurtlamak üzere meraya inerler. Yumurtalarını ot, tahta aralarına ve ahır duvarlarına bırakırlar. Yumuşak kenelerden farklı olarak bir defada 3000-8000 yumurta bırakabilirler.
  • 7.
    Nisan'dan Ekime' kadarçalılıklarda,otlar üzerinde serbestçe yaşar,kan emebilecekleri bir noktada kanca benzeri ısırma organalleri ile deriyi delerek gömülürler. Dişi kene,salyasındaki özel bir yapışkan madde sayesinde kan emdiği noktaya kendini güçlü bir biçimde kilitler. Bu sayede ortalama bir hafta süren kan emme öğünü boyunca konakçının kendisini uzaklaştırmasına meydan vermez. Ayrıca beslenirken kan emme bölgesini duyarsız hale getirerek uzun süre fark edilmeden kan emebilirler.
  • 8.
    KKKA Viral,Bakteriyal,Riketsiyal,Protozoer … birçok hastalığın taşınmasında rol oynarlar Özelikle ülkemizde görülen KKKA hastalığı nedeniyle meydana gelen ölümlerin başlıca sorumlusu Hyalomma marginatum cinsi keneler dir. Virus kenelerin yanısıra sığır, koyun, keçi, yabani tav ş an, tilki gibi hayvanlardan da izole edil miştir. Hastalık etkeni Bunyaviridae ailesine ait Nairo virus tur. KKKA hastalığı hayvanlarda hafif seyirli infeksiyonlara nede olurken, insanlarda ateş ve kanamayla seyreden ölümcül bir sendrom şeklinde kendini gösterir.
  • 9.
    Kırım- Kongo Hemorajik Ateşi İlk kez 1944 yılında Kırımda tanımlanmış; Kırım Kanamalı Ateşi olarak adlandırılmış. 1956 Yılında Kongo’da tanımlanmış;Kongo Hastalığı olarak isimlendirilmiştir. 1969 Yılında iki hastalık etkeninin de aynı olduğu tespit edilmiş ve hastalık Kırım Kongo Hemorajik Ateşi olarak isimlendirilmiştir.
  • 10.
    Virusun İnsana Nakli Kene hayvana yapıştığında kanla beraber KKKA hastalığının etkeni olan virusuda alır. Kenenin tükrük salgısında bulunan virus insanlara kan emme esnasında nakledilir. Ayrıca kene Transovariyal ve Veneral yolla gelecek kuşaklara virusu nakleder. Bu durum kene mücadelesinin sürekli ve bilinçli bir şekilde yapılmasının gerekliliğini ortaya koyar .
  • 11.
  • 12.
    Virüs, şimdiye kadar31 kene türünden ( 29 Ixodidae, 2 Argasidae ) izole edilmiştir . Hylomma türü keneler hastalığın temel vektörleri olup şu ana kadar 7 kene türünün ( Hyalomma marginatum marginatum, H.m. rufipes, H.m. turanicum, Hyalomma anatolicum anatolicum, Dermacentor marginatus, Rhipicephalus rossicus, Amblyomma variegatum ) virüsün vektörü olduğu gösterilmiştir. KKKA hastalığı ülkemizin de içinde bulunduğu geniş bir coğrafyada görülmektedir. Afrika, Asya, güneydoğu Avrupa ve Ortadoğu’da bulunan 30 ülkenin üzerinde hastalığın ortaya çıktığı rapor edilmiştir.
  • 13.
    Ülkemizdeki vakalar ilkolarak Tokat ve çevresinde 2002 yılında tespit edilmiştir. (virus izalasyonu) Hastalık belirtileri kene ısırmasından sonra 1-3 gün en fazla 9 gün için ortaya çıkar. Ölümler genelde hastalığın 5-14.gününde gerçekleşiyor. Ateş,ani başlayan baş ağrısı,çeşitli vücut bölümlerinde deri altında kanamalar,bulantı-kusma, ishal,burun kanaması,hematemez melana.
  • 14.
    Lyme Artriti Kenelertarafından bulaştırılan diğer bir hastalık Lyme artriti avrupa’nın bütün bölgelerinde görülür.(özellikle orta Avrupa) Hastalık etkeni Borrelio burgdorferi adlı bakteridir. İxodes ricinus keneleri ile taşınıp insanlara bulaştırılır. Ülkemizde ilk kez 1990 yılında iki kadında tespit edilmiştir.
  • 15.
    Marsilya Humması Rickettsiaconorii tarafından oluşturulan, Akdeniz bölgesinde endemik olarak görülen, İnsana kene ısırığı ile bulaşan bir hastalıktır. Kene felci Bazı kene türlerinin dişileri,kan emme sırasında belli dönemlerde bir nörotoksin üreterek sinirsel impuls geçişini bozar.Hastalık bulaşan insanlarda ilerleyen bir felç ve nadir vakalarda solunum felcine bağlı ölüm meydana gelir.
  • 16.
    Tularemi Hastalık etkeniFrancisella tularensis Bakterinin, vahşi hayvanlardan evcil hayvanlara ve insanlara transmisyonu esas olarak keneler aracılığıyla gerçekleşir Dermacentor reticulatus ve Ixodes ricinus türü keneler önemli vektörlerdir. Dünya Sağlık Örgütü'nün yaptığı tahmini hesaplara göre; F. Tularensis içeren 50 kg'lık aerosolun 5 milyon nüfuslu bir kente biyolojik silah olarak atılması, 250 bin kişinin hastalanmasına ve 19 bin kişinin ölümüne sebep olacaktır.
  • 17.
    Türkiyede bakteriyolojik veserolojik olarak kanıtlanmış ve yayınlanmış ilk tularemi epidemisi 1936 yılında Lüleburgaz askeri garnizonunda ortaya çıkmıştır. Bu salgında 133'ü asker, 17'si civar köy halkından toplam 150 kişi etkilenmiştir. Marmara ve Karadeniz bölgesi ağırlıklı olmak üzere kenelerin yoğun olarak bulunduğu bölgelerde endemik olarak ortaya çıktığı ve dönem dönem sporadik veya epidemik hastalığa sebep olduğu görülmektedir.  Mart 1998 Bilecik 21 olgu, Aralık 1999 Samsun-Havza 34 olgu, Nisan 2000 Yalova 22 olgu, Mayıs 2000 Düzce 21 olgu, Ekim 200 Sinop Yeşilyurt 27 olgu)
  • 18.
    Keneler,daha bir çokbakteriyel,viral, protozoer,riketsiyal hastalığın taşıyıcılığını yaparlar. Profosyonel ve etkili mücadele için Kenelerin biyolojilerinin çok iyi bilinmesi gereklidir.