GEBELİKTE TRAVMA

  DR.KANBER KARAKURT
 GAZİ TIP FAK.ACİL TIP ABD
Amaçlar:
• Travmaya uğramış gebelerde hastanın
  bakımını degiştirecek anotomik ve
  fizyolojik farklılıkları bilmek
• Gebe hastalara fetusa özgün yaralanma
  mekanizmalarini bilmek
• Travmalı gebede öncelikleri ve
  degerlendirme metodlarını bilmek
• Yaralı gebelere özgün cerrahi girişim
  endikasyonlarını bilmek
• Travmayı takiben rh negatif annelerde
  izoimmunizasyon olasılıgını ve erken tedavi
  gerekliligini bilmek gerkmektedir..
GİRİŞ:
• Gebe bir yaralıda da tedavi öncelikleri gebe
  olmayanlardaki gibidir,ancak resustasyon ve
  stabilizasyon gebelerin kendine özgü fizyolojik ve
  anatomik farklılıklarına göre modifiye edilmelidir.
• Gebe bir hastayı tedavi eden hekim asla iki kişiden
  sorumlu olduğunu unutmamalıdır.
• Fetus için en ideal tedavi,anne için ideal tedavinin
  saglanmasi olacaktır.
• Röntgen çekimleri kritik bir önem taşımakta ise
  gebelik nedeniyle kaçinilmamalidir.
• Bu hastalarda erken dönemde deneyimli bir cerrah
  ve jinekoloğa danışılmalidır.
A-Anatomik Degişiklikler
• 12.haftaya kadar uterus ıntrapelvik
  yerleşimdedir. 20.haftada umbilikus
  seviyesinde; 34-36 haftada kostal
  sınırda yani supraumbilkal
  mesafededir.
• Uterus büyüdükçe, barsaklar sefalik
  yönde yer değiştirir. Barsaklar künt
  travmadan kısmen korunurken,
  uterus ve içeriği travmaya daha açık
  hale gelir.
Anatomik degişiklikler 2
• İlk trimesterde uterus pelvis içerisinde iyi
  korunan kalın duvarlı kısıtlı büyüklükte bir
  yapıdır.
• İkinci tremesterde ıntrapelvik yerleşimi
  terk eder ancak hala fetus mobildir ve
  önmeli miktarda amniyon sıvı yatagina
  sahiptir.
• Üçüncü trimesterde ise geniş ve ince
  yapilidir,36-38. haftalarda elastik dokudan
  fakirdir.bu nedenle;
   -abrasyo plasenta ve benzeri
  komplikasyonların gelişme riski yüksektir.
Anotomik degişiklikler 3
• Amniyotik sıvı, damar içine girerse, emboli ve DİC
  tablosuna sebep olabilir.
• Geç gestasyonel dönemde, pelvik fraktürler fetüste
  kafa kırıkları ve ciddi intrakraniyal hasara neden
  olabilir.
• Plasental doku, elastisitesinin eksikliği nedeniyle,
  uteroplasental yüzde yırtıcı kuvvetlere karşı
  hassastır ve abrasyo plasenta ile sonuçlanabilir.
• Plasental damarlar katekolamin salınımına aşırı
  derecede duyarlıdır. Maternal damar içi hacmin ani
  düşüşü uterin damarsal direncinde ciddi artışa ve
  normal maternal vital bulgulara rağmen fetal
  oksijenizasyonun azalmasına neden olur.
B.Hemodinamik
degişiklikler
• 1-Kardiak output:10. haftadan sonra 1-1.5lt/dk
  artar.Annenin kan volümu travma nedeniyle
  azaldığında palsenta kan akımıda tedricen azalır.
• 2-kalp atım hızı:gebelik sırasında gittikçe
  artar.3.trimesterde 15-20 fazladır hipovolemiye
  taşikardik cevabin yorumunda dikkate alınmalıdır.
• 3-Kan Basıncı:gebelikte sistolik ve diastolik
  basinçlar 5-10 mmhg düşer. Gebe supin pozisyonda
  ani hipotansiyon gelişebilir, buna supın hipotansif
  send.denir hasta sol dekubit pozisyona getirilir.
• 4-EKG:kalbin aksi 15 derece sola kayabilir.ektopik
  vurular sıktır.t dalgalarinda düzleşme veya ters
  dönme olabilir.
Kan volum ve bileşimi

• 1- volüm:gebelikte volüm %30-40
  artar bu dönemde hematokritte
  relatif bir düşme görülür buna
  fizyolojik anemi denir. Gebelikte şok
  semptomları ortaya çikmadan kan
  volümünün %30-35 ni
  kaybedebilirler.bu durumu fetustaki
  stres ve anormal kalp hızı ile
  önceden anlaşılabilir.
2.bileşim
• BK sayısı artar. Ancak gebelik süresince
  BK 15000/mm3 altında, doğumda
  25000/mm3 üstünde olmaz.
• Fibrinojen ve diğer pıhtılaşma faktörlerinin
  seviyesi hafifçe yükselir.
• PT ve aPTT kısalabilir ancak kanama ve
  pıhtılaşma zamanı değişmez.
• Serum albümin seviyesi 2,2 -2,8 g/dL ye
  düşer.
• Serum osmolaritesi 280 mOsm/L
  seviyesindedir
D.SOLUNUM
• Progesteron artışı --) tidal hacim artışı --)
  dakika ventilasyon artışı.
• Geç gebelik dönemlerinde hipokapni
  yaygındır. 35-40 mmHg PaCO2 solunum
  yetmezliği açısından tehlike sinyalidir.
• İnspiratuar kapasite (artar) ve residual
  hacimde(diyafrağmatik elevasyona bağlı
  olarak azalır) oluşan eşit ve zıt yönde ki
  değişikler sonucu FVC değişikler gösterir.
• Oksijen tüketimi artar
• FEV1/FVC gebelikte pek değişmez buda
  obstruksiyonun olmadıgıni gösterir.
E.GASTROİNTESTİNAL

• Gastrik boşalım zamanı uzar.
  Gebenin midesinin daima dolu
  olduğunu kabul etmeli ve erken
  gastrik tüp ile dekompresyon
  sağlanmalıdir.
• Barsaklar batın üst bölgesine
  doğru lokalize olurlar.
• Kc ve dalak yer degiştirmez.
F.ÜRİNER

• GFR ve böbrek kan akimi artar.
     Kreatinin ve serum üre-
  nitrojen seviyesi düşer.
• Glikozüri yaygındır.
• Renal kaliksler, pelvis ve
  üreterlerde fizyolojik genişleme
  görülür.
G.ENDOKRİN

• Pitüiter bezin büyüklüğü ve
  ağırlığı artar.
• Şok gelişimi ön-pitüiter bezde
  nekroza sebep olabilir
Kas iskelet sistemi

• Symphisis pubis genişler ve
  sakro-iliyak eklem aralığı artar.
norolojik

•   eklampsi geç gebelik döneminin bir
  komplikasyonudur ve kafa
  travmasını taklit edebilir.
• Hipertansiyon olsun veya olmasin
  eger hastanin konvulziyon geçirdigi
  görülürse özelliklede hiperrefleksi
  varsa mutlaka eklampsi düşünülmeli.
YARALANMANİN
MEKANİZMASİ
• A.PENETRAN YARALANMA: Gebelik
  sırasında uterus büyüdükçe; diğer
  organlar relatif olarak hasardan
  korunurken, uterus ve içeriğinin
  hasarlanma riski artar.
• Ayrıca amniyotik sıvıda koruyucu
  etkide bulunarak penetran cismin
  enerjisinin büyük bir bölümünü
  azaltır.
B.KÜNT YARALANMA
• Karın duvarı, kontrol paneli veya
  direksiyona çarptığında veya gebeye künt
  bir cisim ile vurulduğunda fetal hasar
  oluşabilir.
• Hızlı kompresyon, deselerasyon,
  contrecoup kuvvet veya abrasyo
  plasentaya neden olan yırtıcı kuvvetler
  fetusta indirekt olarak hasara neden
  olabilir.
• Omuzdan ve kucaktan geçen kuşaklardan
  oluşan kemerlerin kullanımı ile direkt ve
  indirekt fetal hasar önlenebilir.
YARALANMANİN
CİDDİYETİ
• Annedeki yaralanmanın ciddiyeti sadece annenin
  değil aynı zamanda fetusunda prognozunu
  belirleyecektir.
• Majör taravmalı tüm gebe kadınlar mutlaka uygun
  imkan ve deneyime sahip merkezlerde gözetim
  altında tutulmalıdır.
• Çünkü bunlarda %24 maternal %61 fetal mortalite
  söz konusudur.
• Hemorajik şokta hastaneye kabul edilen gebelerin
  %80 ninde fetal prognoz kötüdür.
• Fetal yaralanmalar en sık gebeliğin ileri
  dönemlerinde olur ve en sık intrakranial hemorajiler
  ve kranial fraktürlere rastlanır.
• Minör travmalarda bile abrosyo plasentadan
  şüphelenmek gerekir.
Tani ve Tedavi
• A- İlk degerlendirme:
• Her zaman ABC ile başlanır..
- Eğer hastada spinal yaralanma
  düşünülmüyorsa supin hipotansif
  sendromdan hastayı korumak için
  hasta soluna yatırılır.
- Eğer hastada spinal yaralanma
  düşünülüyorsa hastanın sağ kalçası
  yükseltilip uterus manuel olarak sola
  çekilir ve vci daki basınç
  kaldırılmaya çalışılır.
İlk degerlendirme 2
• Gebeler atmış intravasküler hacme sahip oldukları
  için, hipovoleminin klasik belirtileri ortaya
  çıkmadan büyük miktarda kan kaybedebilirler. Bu
  durum şu noktada önemlidir ki; normal maternal
  vital bulgulara rağmen fetus distres altında ve
  plasenta vital perfüzyon eksikliği içinde olabilir.
• Kristaloid sıvılar ve kan ürünleri ile gebenin
  hipervolemik durumu idame ettirilmelidir.
• Vasopresör ajanlar uterusa giden kan miktarını
  daha da azaltıp fetal hipoksiyi arttırdıklarından
  kaçınılmalıdırlar.
İkincil Degerlendirme
• Burda da tıpkı gebe olmayanlardaki
  işlemler yapilir.
• DPL endikasyonu aynidir ve fundusun
  hemen üstünden yapilir.
• Hastanin muayenesinde; uterus
  kontraksiyonlarini,fundus
  yüksekligini,fetal kalp atımı ve fetal
  hareketleri degerlendirmek gerekir.
• Fetal kalp seselerini degerlendirmek
  için fetoskop veya dopler usg
  kullanılmalıdır.
İkincil degerlendirme 2
• Erken doğumu düşündürecek uterus
  kontraksiyonlarina veya normal implante olmuş
  plasentanın prematur ayrışmasını düşündürecek
  tetanik kontraksiyonlara ve vaginal kanamaya
  dikkat edilmelidir.
• Perine değerlendirmesi sırasında tam bir pelvik
  muayene yapılmalı.
• Vaginada 7-7.5 ph ile karakterize amniyotik sıvının
  vaginada bulnmasi karyoamniyotik membran
  rüptürünü düşündürür.
• vaginal kanama,uterus irritabilitesi,abdominal
  hassasiyet,ağrı veya kramp,hipovolemi belirtileri
  gebelerin hastaneye yatırılmalarını gerektirir
Monitörizasyon
• Hastanın fm’si tamamlandıktan sonra
  mümkünse sol yanına yatırılarak
  monitörize edilmelidir.
• Gebelerde gerekli olan relatif
  hipervoleminin sağlanabilmesi amacı ile
  sıvı resustasyonuna CVP cevabı mutlaka
  yapılmalı.
• Sıvı infüzyonunun gerekliliği tek başına
  majör bir kanamanin habercisi olabilir.
• Yine serum HCO3 düzeyi ile fetusun
  prognozu arasında bir ilişki olduğu
  bildirilmiş.
Fetusun
monitörizasyonu
• Fetal kalp vuruları steteskop ile
  izlenebilecegi gibi en iyi dopler usg
  kardiyoskop ile devamlı izlenmelidir.
• Fetal hareketlere cevap olarak kalp
  vurularının yetersiz akselerasyonu veya
  uterus kontraksiyonlarına geç veya
  persistan deselerasyon cevabı fetal
  hipoksiyi gösterir.
• Diğer gerekli tüm radyolojik çalışmalar
  yapılmalıdır ancak gereksiz tekrarlamadan
  kaçınılmalıdır.
DEFİNİTİF BAKİM
• Obstetrik konsültasyon, spesifik uterin problem
  varlığı veya şüphesinde mutlaka istenmelidir.

• Amniyotik mai embolisi ,DİC e neden olarak hayatı
  tehdit eder, acilen uterus boşaltilmalidir.

• Fetomaternal kanamanın sonuçları sadece fetal
  anemi ve ölümle ilgili olmayıp, eğer anne Rh (-) ise
  izoimmünizasyonu içerir. Tüm Rh(-) travma
  hastaları, eğer travma uterustan uzak değilse, Rh
  immunoglobülin tedavi açısından
  değerlendirilmelidir.
• Tedavi travmayı takip eden ilk72 saat içinde
  uygulanmalıdır.( negatif Kleihaueri-Betke testi
  kanamayı ekarte etmez.)
Definitif bakim 2
• Künt travmaya eşlik eden pelvik fraktür varlığında,
  gebe uterusu saran genişlemiş pelvik damarlardan
  kaynaklanan masif retroperitoneal kanama
  unutulmamalıdır.

• Fetal yaşamın tümden annenin durumuna bağlı
  olduğu düşünülürse;

• Başlangıç yaklaşımı gebe hastanın resüssitasyonu
  ve stabilizasyonuna yönelik olmalıdır. Bu
  sağlandıktan sonra fetal monitorizasyon devam
  ettirilmelidir.

• İki hastanın (anne ve fetüs) varlığı ve bir çok hasar
  için olan potansiyel obstetrik konsültan ile birlikte
  tecrübeli bir cerrah varlığının önemini açıklar.
Definitif bakım 3
UTERİN RÜPTÜR;
• özellikle şok eşliğinde batın hassasiyeti, defans,
  rijidite veya rebound hassasiyet varlığında
  düşünülmelidir. Ancak, ileri gestasyonel yaşlarda
  peritoniyal bulguların alınması zordur.

• Diğer bulgular; batında fetal duruş (oblik veya
  transvers duruş), fetal kısımların kolay palpe
  edilmesi, uterin fundusun kolay palpe edilememesi

• Düz grafiler ile uzanmış fetal ekstremitelerin varlığı,
  anormal fetal pozisyon, ve serbest intraperitonel
  hava varlığı görülebilir.
Definitif bakim 3
ABRASYO PLASENTA;
• vajinal kanama (70%),
• uterus hassasiyeti,
• uterin tetani,
• uterin irratibilite varlığında
  şüphelenilmelidir.
• %30 vakada vajinal kanama görülmez.
• Uterin USG yardımcı ancak definitif
  olmayan tanı testidir.
• Geç gestasyonel yaşlarda minör travma ile
  bile görülebilir.
özet
• Maternal ve fetal hipovolemiyi düzeltmek için kan
  ve sıvı resustasyonu hızlı yapilmalidir.
• Taravmali gebe kadinlara özgün;
  -uterus rüptürü
  -abrapsiyo plasenta
  -amniyon sıvı embolisi
  -premature membran rüptürü
  -isoimmunizasyon gibi durumlar mutlaka
  araştirilmali.
• Anne stabilize edildikten sonra mutlaka fetusa
  yönelinmeli ve fetus degerlendirilmeli.
• Deneyimli bir cerrah ve kadin dogum uzmanina
  erken dönemde konsulte edilmelidir.
TEŞEKKÜRLER…

Gebelikte travma (fazlası için www.tipfakultesi.org )

  • 1.
    GEBELİKTE TRAVMA DR.KANBER KARAKURT GAZİ TIP FAK.ACİL TIP ABD
  • 2.
    Amaçlar: • Travmaya uğramışgebelerde hastanın bakımını degiştirecek anotomik ve fizyolojik farklılıkları bilmek • Gebe hastalara fetusa özgün yaralanma mekanizmalarini bilmek • Travmalı gebede öncelikleri ve degerlendirme metodlarını bilmek • Yaralı gebelere özgün cerrahi girişim endikasyonlarını bilmek • Travmayı takiben rh negatif annelerde izoimmunizasyon olasılıgını ve erken tedavi gerekliligini bilmek gerkmektedir..
  • 3.
    GİRİŞ: • Gebe biryaralıda da tedavi öncelikleri gebe olmayanlardaki gibidir,ancak resustasyon ve stabilizasyon gebelerin kendine özgü fizyolojik ve anatomik farklılıklarına göre modifiye edilmelidir. • Gebe bir hastayı tedavi eden hekim asla iki kişiden sorumlu olduğunu unutmamalıdır. • Fetus için en ideal tedavi,anne için ideal tedavinin saglanmasi olacaktır. • Röntgen çekimleri kritik bir önem taşımakta ise gebelik nedeniyle kaçinilmamalidir. • Bu hastalarda erken dönemde deneyimli bir cerrah ve jinekoloğa danışılmalidır.
  • 4.
    A-Anatomik Degişiklikler • 12.haftayakadar uterus ıntrapelvik yerleşimdedir. 20.haftada umbilikus seviyesinde; 34-36 haftada kostal sınırda yani supraumbilkal mesafededir. • Uterus büyüdükçe, barsaklar sefalik yönde yer değiştirir. Barsaklar künt travmadan kısmen korunurken, uterus ve içeriği travmaya daha açık hale gelir.
  • 5.
    Anatomik degişiklikler 2 •İlk trimesterde uterus pelvis içerisinde iyi korunan kalın duvarlı kısıtlı büyüklükte bir yapıdır. • İkinci tremesterde ıntrapelvik yerleşimi terk eder ancak hala fetus mobildir ve önmeli miktarda amniyon sıvı yatagina sahiptir. • Üçüncü trimesterde ise geniş ve ince yapilidir,36-38. haftalarda elastik dokudan fakirdir.bu nedenle; -abrasyo plasenta ve benzeri komplikasyonların gelişme riski yüksektir.
  • 6.
    Anotomik degişiklikler 3 •Amniyotik sıvı, damar içine girerse, emboli ve DİC tablosuna sebep olabilir. • Geç gestasyonel dönemde, pelvik fraktürler fetüste kafa kırıkları ve ciddi intrakraniyal hasara neden olabilir. • Plasental doku, elastisitesinin eksikliği nedeniyle, uteroplasental yüzde yırtıcı kuvvetlere karşı hassastır ve abrasyo plasenta ile sonuçlanabilir. • Plasental damarlar katekolamin salınımına aşırı derecede duyarlıdır. Maternal damar içi hacmin ani düşüşü uterin damarsal direncinde ciddi artışa ve normal maternal vital bulgulara rağmen fetal oksijenizasyonun azalmasına neden olur.
  • 7.
    B.Hemodinamik degişiklikler • 1-Kardiak output:10.haftadan sonra 1-1.5lt/dk artar.Annenin kan volümu travma nedeniyle azaldığında palsenta kan akımıda tedricen azalır. • 2-kalp atım hızı:gebelik sırasında gittikçe artar.3.trimesterde 15-20 fazladır hipovolemiye taşikardik cevabin yorumunda dikkate alınmalıdır. • 3-Kan Basıncı:gebelikte sistolik ve diastolik basinçlar 5-10 mmhg düşer. Gebe supin pozisyonda ani hipotansiyon gelişebilir, buna supın hipotansif send.denir hasta sol dekubit pozisyona getirilir. • 4-EKG:kalbin aksi 15 derece sola kayabilir.ektopik vurular sıktır.t dalgalarinda düzleşme veya ters dönme olabilir.
  • 8.
    Kan volum vebileşimi • 1- volüm:gebelikte volüm %30-40 artar bu dönemde hematokritte relatif bir düşme görülür buna fizyolojik anemi denir. Gebelikte şok semptomları ortaya çikmadan kan volümünün %30-35 ni kaybedebilirler.bu durumu fetustaki stres ve anormal kalp hızı ile önceden anlaşılabilir.
  • 9.
    2.bileşim • BK sayısıartar. Ancak gebelik süresince BK 15000/mm3 altında, doğumda 25000/mm3 üstünde olmaz. • Fibrinojen ve diğer pıhtılaşma faktörlerinin seviyesi hafifçe yükselir. • PT ve aPTT kısalabilir ancak kanama ve pıhtılaşma zamanı değişmez. • Serum albümin seviyesi 2,2 -2,8 g/dL ye düşer. • Serum osmolaritesi 280 mOsm/L seviyesindedir
  • 10.
    D.SOLUNUM • Progesteron artışı--) tidal hacim artışı --) dakika ventilasyon artışı. • Geç gebelik dönemlerinde hipokapni yaygındır. 35-40 mmHg PaCO2 solunum yetmezliği açısından tehlike sinyalidir. • İnspiratuar kapasite (artar) ve residual hacimde(diyafrağmatik elevasyona bağlı olarak azalır) oluşan eşit ve zıt yönde ki değişikler sonucu FVC değişikler gösterir. • Oksijen tüketimi artar • FEV1/FVC gebelikte pek değişmez buda obstruksiyonun olmadıgıni gösterir.
  • 11.
    E.GASTROİNTESTİNAL • Gastrik boşalımzamanı uzar. Gebenin midesinin daima dolu olduğunu kabul etmeli ve erken gastrik tüp ile dekompresyon sağlanmalıdir. • Barsaklar batın üst bölgesine doğru lokalize olurlar. • Kc ve dalak yer degiştirmez.
  • 12.
    F.ÜRİNER • GFR veböbrek kan akimi artar. Kreatinin ve serum üre- nitrojen seviyesi düşer. • Glikozüri yaygındır. • Renal kaliksler, pelvis ve üreterlerde fizyolojik genişleme görülür.
  • 13.
    G.ENDOKRİN • Pitüiter bezinbüyüklüğü ve ağırlığı artar. • Şok gelişimi ön-pitüiter bezde nekroza sebep olabilir
  • 14.
    Kas iskelet sistemi •Symphisis pubis genişler ve sakro-iliyak eklem aralığı artar.
  • 15.
    norolojik • eklampsi geç gebelik döneminin bir komplikasyonudur ve kafa travmasını taklit edebilir. • Hipertansiyon olsun veya olmasin eger hastanin konvulziyon geçirdigi görülürse özelliklede hiperrefleksi varsa mutlaka eklampsi düşünülmeli.
  • 16.
    YARALANMANİN MEKANİZMASİ • A.PENETRAN YARALANMA:Gebelik sırasında uterus büyüdükçe; diğer organlar relatif olarak hasardan korunurken, uterus ve içeriğinin hasarlanma riski artar. • Ayrıca amniyotik sıvıda koruyucu etkide bulunarak penetran cismin enerjisinin büyük bir bölümünü azaltır.
  • 17.
    B.KÜNT YARALANMA • Karınduvarı, kontrol paneli veya direksiyona çarptığında veya gebeye künt bir cisim ile vurulduğunda fetal hasar oluşabilir. • Hızlı kompresyon, deselerasyon, contrecoup kuvvet veya abrasyo plasentaya neden olan yırtıcı kuvvetler fetusta indirekt olarak hasara neden olabilir. • Omuzdan ve kucaktan geçen kuşaklardan oluşan kemerlerin kullanımı ile direkt ve indirekt fetal hasar önlenebilir.
  • 18.
    YARALANMANİN CİDDİYETİ • Annedeki yaralanmanınciddiyeti sadece annenin değil aynı zamanda fetusunda prognozunu belirleyecektir. • Majör taravmalı tüm gebe kadınlar mutlaka uygun imkan ve deneyime sahip merkezlerde gözetim altında tutulmalıdır. • Çünkü bunlarda %24 maternal %61 fetal mortalite söz konusudur. • Hemorajik şokta hastaneye kabul edilen gebelerin %80 ninde fetal prognoz kötüdür. • Fetal yaralanmalar en sık gebeliğin ileri dönemlerinde olur ve en sık intrakranial hemorajiler ve kranial fraktürlere rastlanır. • Minör travmalarda bile abrosyo plasentadan şüphelenmek gerekir.
  • 19.
    Tani ve Tedavi •A- İlk degerlendirme: • Her zaman ABC ile başlanır.. - Eğer hastada spinal yaralanma düşünülmüyorsa supin hipotansif sendromdan hastayı korumak için hasta soluna yatırılır. - Eğer hastada spinal yaralanma düşünülüyorsa hastanın sağ kalçası yükseltilip uterus manuel olarak sola çekilir ve vci daki basınç kaldırılmaya çalışılır.
  • 20.
    İlk degerlendirme 2 •Gebeler atmış intravasküler hacme sahip oldukları için, hipovoleminin klasik belirtileri ortaya çıkmadan büyük miktarda kan kaybedebilirler. Bu durum şu noktada önemlidir ki; normal maternal vital bulgulara rağmen fetus distres altında ve plasenta vital perfüzyon eksikliği içinde olabilir. • Kristaloid sıvılar ve kan ürünleri ile gebenin hipervolemik durumu idame ettirilmelidir. • Vasopresör ajanlar uterusa giden kan miktarını daha da azaltıp fetal hipoksiyi arttırdıklarından kaçınılmalıdırlar.
  • 21.
    İkincil Degerlendirme • Burdada tıpkı gebe olmayanlardaki işlemler yapilir. • DPL endikasyonu aynidir ve fundusun hemen üstünden yapilir. • Hastanin muayenesinde; uterus kontraksiyonlarini,fundus yüksekligini,fetal kalp atımı ve fetal hareketleri degerlendirmek gerekir. • Fetal kalp seselerini degerlendirmek için fetoskop veya dopler usg kullanılmalıdır.
  • 22.
    İkincil degerlendirme 2 •Erken doğumu düşündürecek uterus kontraksiyonlarina veya normal implante olmuş plasentanın prematur ayrışmasını düşündürecek tetanik kontraksiyonlara ve vaginal kanamaya dikkat edilmelidir. • Perine değerlendirmesi sırasında tam bir pelvik muayene yapılmalı. • Vaginada 7-7.5 ph ile karakterize amniyotik sıvının vaginada bulnmasi karyoamniyotik membran rüptürünü düşündürür. • vaginal kanama,uterus irritabilitesi,abdominal hassasiyet,ağrı veya kramp,hipovolemi belirtileri gebelerin hastaneye yatırılmalarını gerektirir
  • 23.
    Monitörizasyon • Hastanın fm’sitamamlandıktan sonra mümkünse sol yanına yatırılarak monitörize edilmelidir. • Gebelerde gerekli olan relatif hipervoleminin sağlanabilmesi amacı ile sıvı resustasyonuna CVP cevabı mutlaka yapılmalı. • Sıvı infüzyonunun gerekliliği tek başına majör bir kanamanin habercisi olabilir. • Yine serum HCO3 düzeyi ile fetusun prognozu arasında bir ilişki olduğu bildirilmiş.
  • 24.
    Fetusun monitörizasyonu • Fetal kalpvuruları steteskop ile izlenebilecegi gibi en iyi dopler usg kardiyoskop ile devamlı izlenmelidir. • Fetal hareketlere cevap olarak kalp vurularının yetersiz akselerasyonu veya uterus kontraksiyonlarına geç veya persistan deselerasyon cevabı fetal hipoksiyi gösterir. • Diğer gerekli tüm radyolojik çalışmalar yapılmalıdır ancak gereksiz tekrarlamadan kaçınılmalıdır.
  • 25.
    DEFİNİTİF BAKİM • Obstetrikkonsültasyon, spesifik uterin problem varlığı veya şüphesinde mutlaka istenmelidir. • Amniyotik mai embolisi ,DİC e neden olarak hayatı tehdit eder, acilen uterus boşaltilmalidir. • Fetomaternal kanamanın sonuçları sadece fetal anemi ve ölümle ilgili olmayıp, eğer anne Rh (-) ise izoimmünizasyonu içerir. Tüm Rh(-) travma hastaları, eğer travma uterustan uzak değilse, Rh immunoglobülin tedavi açısından değerlendirilmelidir. • Tedavi travmayı takip eden ilk72 saat içinde uygulanmalıdır.( negatif Kleihaueri-Betke testi kanamayı ekarte etmez.)
  • 26.
    Definitif bakim 2 •Künt travmaya eşlik eden pelvik fraktür varlığında, gebe uterusu saran genişlemiş pelvik damarlardan kaynaklanan masif retroperitoneal kanama unutulmamalıdır. • Fetal yaşamın tümden annenin durumuna bağlı olduğu düşünülürse; • Başlangıç yaklaşımı gebe hastanın resüssitasyonu ve stabilizasyonuna yönelik olmalıdır. Bu sağlandıktan sonra fetal monitorizasyon devam ettirilmelidir. • İki hastanın (anne ve fetüs) varlığı ve bir çok hasar için olan potansiyel obstetrik konsültan ile birlikte tecrübeli bir cerrah varlığının önemini açıklar.
  • 27.
    Definitif bakım 3 UTERİNRÜPTÜR; • özellikle şok eşliğinde batın hassasiyeti, defans, rijidite veya rebound hassasiyet varlığında düşünülmelidir. Ancak, ileri gestasyonel yaşlarda peritoniyal bulguların alınması zordur. • Diğer bulgular; batında fetal duruş (oblik veya transvers duruş), fetal kısımların kolay palpe edilmesi, uterin fundusun kolay palpe edilememesi • Düz grafiler ile uzanmış fetal ekstremitelerin varlığı, anormal fetal pozisyon, ve serbest intraperitonel hava varlığı görülebilir.
  • 28.
    Definitif bakim 3 ABRASYOPLASENTA; • vajinal kanama (70%), • uterus hassasiyeti, • uterin tetani, • uterin irratibilite varlığında şüphelenilmelidir. • %30 vakada vajinal kanama görülmez. • Uterin USG yardımcı ancak definitif olmayan tanı testidir. • Geç gestasyonel yaşlarda minör travma ile bile görülebilir.
  • 29.
    özet • Maternal vefetal hipovolemiyi düzeltmek için kan ve sıvı resustasyonu hızlı yapilmalidir. • Taravmali gebe kadinlara özgün; -uterus rüptürü -abrapsiyo plasenta -amniyon sıvı embolisi -premature membran rüptürü -isoimmunizasyon gibi durumlar mutlaka araştirilmali. • Anne stabilize edildikten sonra mutlaka fetusa yönelinmeli ve fetus degerlendirilmeli. • Deneyimli bir cerrah ve kadin dogum uzmanina erken dönemde konsulte edilmelidir.
  • 30.