Successfully reported this slideshow.
We use your LinkedIn profile and activity data to personalize ads and to show you more relevant ads. You can change your ad preferences anytime.

Türkiye İnternet Ekonomisi Raporu

756 views

Published on

TÜRKİYE  

İNTERNET 

EKONOMİSİ 

RAPORU

Published in: Economy & Finance
  • Be the first to comment

  • Be the first to like this

Türkiye İnternet Ekonomisi Raporu

  1. 1. TÜRKİYE ONLINE TÜRKİYE İNTERNET EKONOMİSİ RAPORU
  2. 2. The Boston Consulting Group (BCG) küresel bir danışmanlık şirketi ve dünyanın yönetim stratejileri konusunda önde gelen fikir liderlerinden biridir. BCG, dünyanın bütün sektör ve bölgelerindeki lider şirketler ile, onların en yüksek katma değer yaratacakları fırsatları tanımlamak, en kritik sorularına cevap vermek ve şirketleri stratejik olarak en etkin şekilde konumlandırmak için bir çeşit fikir ortağı olarak çalışmaktadır. BCG derin bilgi birikimini, müşterilerinin ve onların pazarlarının gerçeklerine göre değerlendirerek ve müşterilerinin her seviyesindeki yöneticileri ile yakın bir işbirliği içinde çalışarak projelerine yansıtmaktadır. BCG bu şekilde hem kalıcı rekabet avantajı elde etmekte, hem de müşterileri için uzun vadeli değer oluşumunu sağlayabilmektedir. 1963 yılında Boston’da kurulan BCG, bugün 43 ülkedeki 78 ofisi ile dünyanın önde gelen kuruluşlarına hizmet vermektedir. BCG 2010 yılı başında İstanbul ofisini açarak, yurtdışından operasyonlarını yürüttüğü Türkiye’ye daha yakından odaklanmıştır. BCG uzmanları, akademisyenler ve üst düzey yöneticiler tarafından hazırlanan raporlara, www.bcgperspectives.com adresinden ulaşabilirsiniz. Sitede aynı zamanda BCG’nin düşünce liderliği hakkında farklı sektörlere yönelik kapsamlı arşivi, videoları, podcastleri ve söyleşileri yer almaktadır. BCG “Oyunun Kuralları Değişiyor” Programı Eski yöntemlerin son sürat hükmünü yitirdiği ve yeni fırsat kapılarının açılmaya başladığı hızlı bir değişim çağında yaşamaktayız. Açık bir biçimde görülmekte ki “Oyunun Kuralları Değişiyor”. The Boston Consulting Group (BCG) olarak biz; gelişim ve büyümenin temel dayanaklarının şimdiye dek olmadığı kadar güçlü olduğunu düşünmekte ve bu durumu olumlu değerlendirmekteyiz. Ancak bu değişimden çıkar sağlamak için liderlerin, mevcut durumlarını sorgulamaları, proaktif davranarak cesur hamlelerde bulunmaları, kısacası oyunun kurallarını yeniden yazmaları gerekmektedir. Liderlerin şimdi ve önümüzdeki on yıl boyunca alacakları kararların, hem kendi hem de şirketlerinin geleceklerinin yanı sıra küresel ekonomi ve toplumun genelinde de olağan dışı ve kalıcı etkileri olacağı öngörülmektedir. Liderlere yol göstermek ve kuruluşunun 50. Yılını kutlamak adına BCG, gelecekte oyunu kazanmanın yollarına ve gereklerine dair en iyi fikir ve öngörüleri bir araya getirmektedir. Yayınlanan bu rapor da bu çalışmanın bir parçasıdır.
  3. 3. TÜRKİYE ONLINE TÜRKİYE İNTERNET EKONOMİSİ RAPORU DAVID DEAN BİRCE SULTAN KARABEY AMY STEVENS BURAK TANSAN ALPER SİNAN TONGUÇ MARC VOS commissioned by bcg.com MART  | T B C G
  4. 4. İÇİNDEKİLER  | T O  ÖNSÖZ  YÖNETİCİ ÖZETİ  TÜRKİYE’NİN İNTERNET EKONOMİSİ: GENEL BAKIŞ Türkiye’nin genç nüfusu ve artan İnternet kullanımı Sosyal hayat ve iş hayatında artan İnternet kullanımı İnternet erişimi ve katılım oranları Yükselen değer mobil İnternet  İNTERNET DALGALARI: GSYİH VE ÖTESİ Türkiye İnternet GSYİH’si Tüketici ve işletmeler üzerindeki ekonomik etkileri Verimlilik Sosyal faydalar ve bazı endişeler  İNTERNET YOĞUNLUĞU Diğer ülkelerle karşılaştırıldığında Türkiye Bölgesel Farklar  DÖNÜŞÜMÜN DİNAMİKLERİ Sektörün yeniden şekillendirilmesi: Perakende  KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLİ İŞLETMELER İÇİN ONLINE FIRSATLAR  ÖNGÖRÜLER Geleceği şekillendirmek Sonuç  EK: METODOLOJİ  OKUYUCUYA NOT
  5. 5. ÖNSÖZ T B C G |  İ    kavramın yeterince irdelenmemiş olması, İnternet’in derinlemesine analiz edildiği ve araştırıldığı düşünüldüğünde şaşırtıcı bir durumdur. Ancak, internetin bir ülke ekonomisine katkısını belirlemek çok kolay değildir. Google Türkiye, Türkiye’de İnternet üzerinden gerçekleştirilen ticari faaliyetlerin niteliğini ve boyutunu anlamak amacıyla The Boston Consulting Group’u (BCG) bu bağımsız raporu hazırlamakla görevlendirmiştir. Bulguları Google yöneticileri ile görüşülerek hazırlanan raporun analiz ve sonuçlarından BCG sorumludur. Google Türkiye ve BCG olarak, İnternet’in Türkiye ekonomisini nasıl güçlendirdiğini daha anlaşılır kılacak sonuçları paylaşmaktan memnuniyet duymaktayız.
  6. 6. YÖNETİCİ ÖZETİ  | T O D   , Türkiye İnternet ekonomisi hızla büyümektedir. Türk tüketicisi ve işletmeleri İnternet’in yararlarını ve sunduğu fırsatları gün geçtikçe daha çok benimsemekte ve bunlardan faydalanmaktadırlar. Ancak, İnternet’e erişim ve kullanım oranları farklı bölgeler ve demografik gruplar arasında ciddi farklılıklar göstermektedir. Benzer şekilde, bazı sektörler hızla İnternet kullanımına ağırlık verirken, bazıları daha temkinli yaklaşmaktadır. Hazırladığımız bu rapor, Türkiye İnternet ekonomisinin tanımı ile be-raber büyüklüğü ve yakın gelecekteki büyüme potansiyeli üzerine tah-minlerimizi içermektedir. Türkiye’nin büyük ve hızla büyüyen ekonomisinin içinde hizmet sektörünün etkisi gittikçe yükselmektedir. Ülkenin genç nüfusu ise göreceli olarak daha yüksek hızda artmaktadır. 2011’de yüzde 8,5’lik reel GSYİH büyümesi ile • Türkiye ekonomisi Avrupa’nın en hızlı büyüyen ekonomisi olmuştur. Bu dönemde GSYİH 773 milyar dolara ulaşırken, kişi başına düşen milli gelir 14.520 dolar ile aynı dönemde Avrupa Birliği’nin (AB27) 32.690 dolar (satın alma gücü paritesine göre) olarak gerçekleşen ortalamasına yaklaşmıştır. • 2011’de hizmet sektörü, GSYİH’nin yüzde 62,6’sını oluştururken, tarım yüzde 9,3 ve sanayi yüzde 28,1 oranında katkı sağlamıştır. Yüzde 28,1’lik sanayi payı, AB27’nin yüzde 25’lik ortalaması ile benzerlik göstermektedir. • 74,7 milyon olan nüfus, yıllık yüzde 1’lik bileşik büyüme hızıyla, yüzde 0,6 olan Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ortalamasının epey üstünde seyretmektedir. • Ortalama yaş 29,7 ile Eurostat’a göre 40,9 olan 2010 yılı AB27
  7. 7. T B C G |  ortalamasının oldukça altındadır. 2011’de internetin Türk ekonomisine katkısı 22 milyar Türk lirasıdır (TL) ve bu rakam Türkiye GSYİH’sinin yüzde 1,7’sine karşılık gelmektedir. En büyük katkı tüketimden gelmekte ve İnternet • ekonomisinin yaklaşık yüzde 70’ini (15,8 milyar TL) oluşturmaktadır. Türk tüketiciler 2011 yılında internete erişim cihazları ve ücretleri için yaklaşık 8,8 milyar TL harcarken, e-ticaret için de 4,4 milyar TL’yi aşkın harcama yapmıştır. • Bir sonraki en yüksek pay, yüzde 30’la (7 milyar TL) teleko-münikasyon şirketleri tarafından yapılan ağ sermaye yatırımı başta olmak üzere, özel sektör yatırımlarına aittir. Devlet eliyle yapılan harcamalar nispeten düşüktür. Türkiye, bilgi ve iletişim teknolojisi (ICT) ekipmanları ve e-ticaret açısından net ithalatçı durumundadır. İnternet’in Türk ekonomisine ve toplumuna katkısı, GSYİH rakamlarının gösterdiğinden çok daha fazladır. • Asıl alışveriş çevrimdışı olarak gerçekleşse de tüketiciler perak-ende ürünleri online olarak araştırarak İnternet’ten yararlanmaktadır ve bu şekilde harcanan tutar 2011 yılında yaklaşık 63 milyar TL’ye ulaşmıştır. Ayrıca; tüketiciden tüketiciye satış ve online içerik, e-posta ve sosyal ağ sitelerinden de yararlanılmaktadır. • İşletmeler de şirketler arası e-ticaret ve toplam Türk reklam pazarının yüzde 13,8’ine karşılık gelen online reklamlar yoluyla İnternet’ten yararlanmaktadır.1 İşletmeler ölçmesi zor olsa da İnternet kullanımı sayesinde gerçek verimlilik kazançları da elde etmektedir. Türkiye’deki İnternet aktivitesi, BRICI (Brezilya, Rusya, Hindis-tan, Çin ve Endonezya) gibi diğer gelişen ekonomilerdeki aktivite ile eş düzeydedir. Ancak, Türkiye’nin diğer OECD ülkeleriyle arasındaki farkı kapatabilmesi için aşması gereken bazı engeller vardır. • 85 pazarda İnternet’in derinliği ve kapsamını ölçen BCG e-Yoğunluk Endeksi’nde, Türkiye genelde BRICI ülkeleri ile aynı seviyededir. Ancak nüfusun İnternet’e erişimi, online yapılan harcamalar ve son olarak bireylerin, işletmelerin ve devletin İnternet’e ilgi ve katılımı ölçeklerinde OECD üyelerinin gerisinde kalmıştır. • İnternet kullanımının derinliği ve kapsamı bölgeden bölgeye büyük farklılık göstermektedir; İstanbul ve Ankara belirgin farkla öndeyken Doğu Anadolu Bölgesi geride kalmaktadır. İnternet, Türk ekonomisindeki pek çok sektörü güçlendirmekle kalmamış, aynı zamanda sektörlerdeki dinamiklerde önemli
  8. 8.  | T O değişimleri beraberinde getirmiştir. Değer zincirine yeni oyuncular girdikçe, yeni • iş modelleri ortaya çıktıkça ve tüketici davranışları bu değişikliklere adapte oldukça perakende sektöründeki büyük şirketlerde hızlı değişiklikler yaşanmaktadır. • Küçük ve orta ölçekli işletmelerin (KOBİ’lerin) İnternet’i benimse-me düzeylerine baktığımızda, bu oranın sektörlerine ve büyüklüklerine göre ciddi farklar sergilediğini görülmektedir. Bazı işletmeler, farklı sebeplerle, İnternet’i iş modellerinde kullanmayı tercih etmemektedir. BCG, Türkiye İnternet ekonomisinin yılda ortalama yüzde 19 oranında büyüyeceğini ve 2017’ye kadar GSYİH’nin yüzde 2,6’sına ulaşacağını öngörmektedir. Tüketimin, İnternet kullanıcı oranı ve e-ticarette beklenen artış nedeniyle bu büyümenin itici gücü olması beklenmektedir. Türk işletmelerinin yeni iş modellerini ne ölçüde benimsediği de İnternet ekonomis-inde yaşanacak bu büyümenin boyutu ve niteliğini ciddi oranda etkileyecektir. Diğer önemli değişkenler arasında devletin bölgeler arası dijital farklılığı kapatmayı hangi ölçüde desteklediği, e-devlet girişimlerini ne kadar etkili uyguladığı ve tüketicilerin yeni mobil teknolojileri ile e-ticareti ne kadar istekli bir şekilde benim-sedikleri yer almaktadır.  1. IAB Türkiye Rakamlarla (2011).
  9. 9. TÜRKİYE’NİN İNTERNET EKONOMİSİ T B C G |  2    olarak “.tr” kullanılmasına rağmen, Türk tüketicisi ve işletmeleri İnternet’i gerçek anlamda benimsemeye yakın zamanda başlamıştır ve İnternet kullanımı hızla artmaktadır. Yine de internet penetrasyonu konusunda katedilmesi gereken bir yol vardır; kullananların ilgi düzeyi ise bulundukları bölgeye, cinsiyete ve yaş grubuna göre farklılık göstermektedir. Türk İnternet ekonomisinin gelişim sürecinin zorlu ancak fırsatlarla dolu olacağı kesindir. Türkiye, 2011 yılındaki yüzde 8,5’lik reel GSYİH artışı ile hem Avrupa’nın hem de Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) bölgesinin (Türkmenistan’dan sonra) en hızlı büyüyen ekonomisi olmuştur.1 İnternet’in Türkiye’deki gelişimi Avrupa ve Kuzey Amerika’nın gerisinde kalsa da, Türkiye bu konuda bazı önemli başarılar elde etmiştir: (1) Türkiye, online perakendeciler Hepsiburada, GittiGidiyor, Markafoni, Limango ve Trendyol gibi birçok yerel büyük İnternet şirketine ev sahipliği yapmaktadır; (2) eBay, Amazon ve Intel gibi önemli yabancı oyunculardan ciddi seviyede yatırım çekmiştir; ve (3) Teknosa, e-bebek ve İstanbul Bilişim gibi çok kanallı perakendeciler örneğinde olduğu gibi, müşterilerine ulaşmak için yeni yollar geliştirmek isteyen şirketler için bir laboratuar olmuştur. İnternet, diğer ülkelerde olduğu gibi, Türkiye’nin hem ticari ortamını hem de insanların birbirleriyle etkileşimlerini değiştirmektedir. Türk kullanıcılar, Facebook gibi sosyal mecralarda aktif olmalarının yanı sıra online oyunlara da oldukça ilgilidirler. Peki, Türkiye’nin İnternet ekonomisinin büyüklüğü nedir ve uluslararası sıralamada nerededir? Bu soruların yanıtları, doğrudan ölçülmesi zor olan birçok faktör içermekle birlikte, politikaya yön veren kurumlar, işletmeler ve yatırımcılar için stratejik önem taşımaktadır. Bu rapor, Türk İnternet ekonomisinin boyutu hakkında güvenilir bir tahmin ile birlikte Türkiye’nin İnternet’i şu anda ne kadar benimsediği ve bu durumun önümüzdeki birkaç yılda nasıl değişeceğine dair genel bir bakış sunmaktadır. Amacımız, Türkiye’de internet’in gelişiminin önündeki zorlukları aşmak ve sunduğu büyük potansiyelden yararlanmak için politika ve stratejiler geliştiren karar mercilerinin başvurabileceği bir zemin ve yeni anlayışlar sunmaktır. Türkiye’nin Genç Nüfusu ve Artan İnternet Kullanımı İnternet kullanan Türklerin yüzdesi (yüzde 47) Avrupa Birliği’ndeki (AB27) yüzde 71’lik oranın altında olmakla birlikte2, Türkiye’deki İnternet kullanıcılarının sayısı hızla artmaktadır. 2007 ile 2012 arasında İnternet’e erişimi olan hanelerin oranı iki kattan daha fazla artarak yüzde 19,7’den yüzde 47,2’ye GENEL BAKIŞ
  10. 10.  | T O ulaşmıştır. Türkiye İstatistik Kurumu’na (TÜİK) göre, yine 2007 ile 2012 arasında kullanıcı sayısı 21 milyondan 36 milyona çıkmıştır. Avrupa’da sadece Birleşik Krallık, Fransa, Almanya ve Rusya’da Türkiye’den daha fazla kullanıcı olduğu gözlemlenmektedir. Türkiye'nin yaş ortalaması 29,7 olan 75 milyon nüfuslu bir ülke olması sebebiyle bu hızlı büyümenin devam etmesi beklenmektedir. İnternet’e evlerinden erişemeyen nüfus ise başka noktalardan İnternet’e erişebilmektedir: Tüm İnternet kullanıcılarının üçte biri iş yerinden, yüzde 16’sı ise İnternet kafelerden erişim sağlamaktadır.3 Türkiye nüfusunun yüzde 47'sinin İnternet kullanmasına rağmen perakende satışların yüzde 1’inden azı İnternet üzerinden gerçekleşmektedir. Genel İnternet kullanım oranları düşük olsa da, geniş bant abonelerinin sayısı 2004 ile 2011 arasında yıllık ortalamada yüzde 45 gibi yüksek bir oranda artmıştır.4 İnternet erişimi olan hanelerin yüzde 91,5 gibi büyük bir kısmı geniş bant standart bağlantı hattına sahip olsa da,5 toplam nüfusun geniş bant erişim oranı hâlâ yüzde 43’e denk gelmektedir. Slovakya ve Romanya’da Türkiye’dekine benzer erişim oranları görülse de; özellikle penetrasyon oranının yüzde 80 veya üzerinde olduğu İsviçre, Hollanda ve Güney Kore başta olmak üzere Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ortalaması olan yüzde 59 oranına ulaşmak için, Türkiye’nin kat etmesi gereken uzun bir yol vardır.6 Sabit ve mobil geniş bant bağlantısı Türk İnternet ekonomisinin gelişiminde kilit bir faktör olmaya devam edecektir. Sosyal Hayat ve İş Hayatında Artan İnternet Kullanımı ComScore’a göre, Türk İnternet kullanıcıları, haftada ortalama 38 saat online olmaktadır. Bu rakam BRICI ülkeleri (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Endonezya) gibi gelişmekte olan diğer ülkelerle aşağı yukarı aynıdır, ancak Birleşik Krallık (26 saat), Fransa (24 saat) ve Almanya (20 saat) gibi gelişmiş ekonomilerdeki ortalamalardan çok daha fazladır.7 Türk İnternet kullanıcılarının yarısından fazlası e-posta kullanmakta (yüzde 67), online haber ve dergi okumakta (yüzde 73), ve ürün ve hizmetlerle ilgili olarak İnternet’te bilgi aramaktadır (yüzde 61). Türk kullanıcılar, sosyal ağlarda da çok aktiftir. Facebook, Google’ın ardından Türkiye’de en çok ziyaret edilen ikinci sitedir8 ve Facebook arayüzü Türkçe’ye tercüme edildikten sonra kullanıcı sayısında büyük bir artış yaşanmıştır. Türkiye, 2012 Eylül ayı itibariyle neredeyse ülke nüfusunun yarısına denk gelen 31 milyon profil ile Facebook kullanıcı sayısı açısından dünyada yedinci ülkedir. Kullanıcıların yüzde kırkı içerik yaratmakta (örneğin, blog yazarları) veya inceleyip, yorum yapmaktadır (örneğin, ürün eleştiri yazıları). Bu rakamlar, sosyal ağ kullanıcılarının daha pasif olduğu Birleşik Krallık’ta sırasıyla yüzde 9 ve 18’dir.9 Buna karşılık, Türkiye’de online perakendecilik büyüyor olsa da göreceli olarak halen düşük bir seviyededir. İnternet kullananların çoğu hâlâ mağazalardan alışveriş yapmayı tercih ettiği için perakende alışverişin yüzde 1’inden azı online olarak gerçekleşmektedir. TÜİK’in yaptığı araştırmaya göre, ankete katılan İnternet kullanıcılarının yaklaşık üçte biri güvenlik endişeleri nedeniyle online alışverişten çekindiklerini ifade etmiştir.10 Türkiye’deki işletmeler İnternet’i giderek daha çok benimsemektedirler. TÜİK rakamlarına göre 2011 yılında ondan fazla çalışanı olan işletmelerin yüzde 92’sinin İnternet erişimi bulunmaktaydı. Bu oran 2005 yılında ise yüzde 80 düzeylerindeydi.11 KOBİ’lerde İnternet kullanım yoğunluğu, şirketin dahil olduğu sektöre ve işletmenin büyüklüğüne göre farklılık göstermektedir. KOBİ’ler İnternet’i reklam için nispeten daha az kullanmaktadır. İşletmelerin dörtte üçünden fazlası bankacılık ve finansal hizmetler için İnternet’ten yararlanmakta; ancak sadece üçte birinden azı İnternet’i eğitim amaçlı kullanmaktadır12. İnternet
  11. 11. T B C G |  üzerinden alışveriş yapanların sayısı ise henüz çok azdır.13 İnternet Erişimi ve Katılım Oranları İnternet erişim oranları, Türkiye’nin bölgeleri arasında büyük farklılıklar göstermektedir. Türkiye nüfusunun yüzde 77’si kentlerde yaşamaktadır. Kentlerde İnternet erişim oranı yüzde 57 iken, kırsal alanlarda yüzde 26’da kalmaktadır.14 14 milyonluk nüfusu15 ile Şangay’dan sonra kent nüfusuna göre dünyanın en büyük ikinci kenti olan İstanbul’da geniş bant İnternet aboneliği yüzde 59 iken, Anadolu’nun doğu bölgele-rinde yüzde 21 civarlarındadır. İnternet’e katılım düzeyleri yaş grubu ve cin-siyete göre büyük farklılık göstermektedir. 2012 yılında Türkiye’de 16-24 yaş arasındaki nüfusun yüzde 68’si (bir önceki yılda AB27’nin yüzde 91’lik oranına karşılık), 35-44 yaş arasındakilerin yüzde 43’ü, 55-64 yaş arasındakilerin ise sadece yüzde 12’si İnternet’i kullanmıştır. 16-24 yaş grubunda erkeklerin yüzde 81’i İnternet kullanırken, bu oran kadınlar için yüzde 55’tir.16 Yükselen Değer Mobil İnternet Türkiye’de yaklaşık yüzde 9017 olan ve Batı Avrupa ortalaması yüzde 138’e18 ulaşan cep telefonu kullanımının hızlı artışına devam etmesi beklenmektedir. Genç nüfus, genellikle akıllı telefonlar da dahil olmak üzere son teknolojileri ilk benimseyen kesimin büyük çoğunluğunu oluşturmaktadır. Bu öncü genç nüfusun cep telefonu satışlarındaki artışı tetikleyeceği düşünülmektedir. Türk mobil telekomünikasyon pazarında 2008’de başlayan rekabet ortamı, numara taşınabilirliği ve 2009’da verilen üç adet 3G lisansı cep telefonlarına olan talebi hızla artırmıştır. Temmuz 2011 ile Temmuz 2012 arasında, Türkiye dünyanın en hızlı büyüyen 10 akıllı telefon pazarından biri olmuştur. Ayrıca Türkiye’deki 3G aboneliği sayısı 2012 Mart ayında 34,9 milyona ulaşmıştır ki bu rakam nüfusun yüzde 47’sine denk gelmektedir. Türkiye’nin 3G abonelik oranı İtalya’nınkiyle aynı, Birleşik Krallık’ın yüzde 53’lük oranından ise biraz düşüktür. An itibariyle Türkiye’deki cep telefonu hattı sayısı, sabit hat sayısından çok daha fazladır. Akıllı telefonların sayısındaki artış mobil e-ticareti (m-ticaret) kolaylaştıracağından doğrudan online perakendeciliği büyüten bir faktör olacaktır. Ayrıca, cep telefonlarının kırsal alanlarda da benimsenmesi, kentsel ve kırsal alanlar arasındaki dijital uçurumu da daraltacaktır. Kırsal bölgelerde yaşayan nüfusun çok azı masaüstü veya dizüstü bilgisayara veya her ikisine birden sahipken (şehirlerdeki yüzde 72’lik orana karşılık yüzde 28), yüzde 89’u cep telefonuna sahiptir (şehirlerdeki yüzde 95 orana19 karşılık). NOTLAR 1. 2011 yılındaki reel GSYİH artışı yüzde 8,5’tir ve bu Türkmenistan haricinde diğer tüm Avrupa ve BDT ülkeleri için Economist İstihbarat Birimi (EIU) tahminlerinden daha yüksektir. 2. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) (2012), Eurostat (2012). 3. TÜİK (2012). 4. EIU (2012). 5. TÜİK (2012). 6. Pyramid Araştırması (ikinci çeyrek 2012). 7. ComScore (2012). 8. İnteraktif Reklam Bürosu (IAB) (2012). 9. Trendstream Global Web Endeksi (2011). 10. TÜİK (2012). 11. TÜİK (2011). 12. TÜİK (2010). 13. Ibid. 14. Son üç aylık dönemde İnternet kullanımı ile ilgilidir (TÜİK, 2012). 15. Vikipedi (2012). 16. TÜİK (2012), Eurostat (2012). 17. TÜİK (2012). 18. EIU (2012). 16 Batı Avrupa ülkesi kast edilmektedir: Avusturya, Belçika, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Almanya, Yunanistan, İrlanda, İtalya, Hollanda, Norveç, Portekiz, İspanya, İsveç, İsviçre ve Birleşik Krallık. 19. TÜİK (2012).
  12. 12. İNTERNET DALGALARI GSYİH VE ÖTESİ  | T O B, ,   motor gibi daha önceki birçok endüstriyel icadın başardığı şekilde İnternet de gelişimi ile birlikte tüm ekonomileri çeşitli yönlerden etkilemiştir. Bu etkilerin bazıları oldukça açık iken, bazılarının algılanması ve ölçülmesi daha zordur. İnternet’in Türkiye ekonomisi üzerindeki etkilerini dört temel bölüme ayırdık. İlk bölümü oluşturan ölçülebilir işlemler (“iç halkamız”) özel tüketim, özel sektör yatırımları, devlet harcamaları ve net ihracat değerinden oluşmaktadır. (Bkz. Sunu 1) Özel tüketim, online kitapçı Idefix’ten bir e-kitap satın almak gibi dijital işlemleri ve e-perakendeci Hepsiburada’dan bir kamera satın almak gibi İnternet’te başlayan ancak geleneksel yoldan teslim edilen işlemleri içerir. Tüketicilerin online harcamaları ve İnternet erişimi ve cihazları için yaptıkları harcamalar iç halkanın yaklaşık yüzde 70’ini oluşturmaktadır. İnternet’in dalga etkisi, GSYİH hesaplamalarına dahil edilmez veya sadece dolaylı olarak yansıtılır. Örneğin İnternet, tüketicilerin karşılaştırmalı alışveriş yapmasını kolaylaştırmaktadır. Ayrıca yeni iş türlerinin kurulmasına olanak tanımış ve pek çok işlemin maliyetini azaltmıştır. “GSYİH’nin ötesindeki” bu etkileri üç alanda inceledik. Bu etkiler, Sunu 1’de üç dış halkada gösterilmiş olup, İnternet’in Türkiye ekonomisi üzerindeki etkisinin diğer kilit bölümlerini oluşturmaktadır. 1. Halka, işletmeden işletmeye (B2B) e-ticaret, online reklam ve çeşitli tüketici yararlarının ekonomik etkisini temsil etmektedir. 2. Halka İnternet’in üretim ve hizmet sektörlerindeki üretkenlik değerleri üzerindeki etkisini göstermektedir. Örneğin, Migros Türk perakende zinciri, e-tedarik sistemine geçtikten sonra ciddi oranda üretkenliğini artırdığını belirtmektedir. 3. Halka, kullanıcı tarafından oluşturulan içeriğin paylaşılması, Facebook gibi sosyal ağ sitelerinin kullanılması ve canlı video görüşmeleri sayesinde arkadaşlar ve aile bağlarının korunması gibi İnternet’in daha geniş sosyal etkilerini temsil etmektedir. Türkiye İnternet GSYİH’si BCG, 2011 yılında İnternet’in Türk ekonomisine yaklaşık 22 milyar TL veya GSYİH’nin yaklaşık yüzde 1,7’si kadar katkısı olduğunu tahmin etmektedir.1 (Bkz. Sunu 2) İnternet hala geleneksel pek çok sektörden daha küçük olsa da, sağlık ve sosyal hizmetler ile madencilik gibi önemli sektörlerin seviyesine yaklaşmaktadır. Zira 2011’de bu sektörlerin her birinin GSYİH'deki oranı yüzde 1,5’ti. Bu tür sektörler arası karşılaştırmalar çok hassas bir kesinlik derecesine sahip olmamakla birlikte Türk İnternet ekonomisinin önemi hakkında fikir vermektedir. (“Ekonomiyi Hesaplamanın Üç Yolu” bilgi kutusuna bakınız.)
  13. 13. S  | GSYİH İnternetin Türk ekonomisi üzerindeki etkisinin sadece bir kısmını yansıtıyor
  14. 14. S  | Türk İnternet ekonomisinin yaklaşık yüzde 70’i tüketim harcamalarından oluşuyor Tüketim 15,8 Yatırım 7,0 Devlet harcamaları 1,6 Ihracat 0,4 Ithalat 2,6 T B C G | 
  15. 15. ! !
  16. 16. #
  17. 17. Kaynak: BCG analizi. milyar TL Internet ekonomisi 22,2 %1,7 Pay 2011 GSYIH Kaynaklar: Yıllık raporlar (çeşitli); Tüketici Ticaret Barometresi; Economist İstihbarat Birimi (EIU); Gartner; Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD); Türk İstatistik Enstitüsü; Dış Ticaret Müsteşarlığı; BCG analizi.
  18. 18.  | T O EKONOMİYİ HESAPLAMANIN ÜÇ YOLU Toplam İnternet GSYİH’sinin yaklaşık yüzde 70’ini oluşturan tüketim, Türk İnternet ekonomisinin en büyük öğesidir. Tüketim iki bölümden oluşmaktadır. İlki perakende, e-ticaretteki 4,5 milyar TL’lik tüketici harcamalarıdır. Seyahat ve tüketici elektroniği kategorileri bu alandaki en yüksek harcamaları oluşturur. Toplam online perakende harcamalar, genel perakende harcamaları toplamının sadece yüzde 0,8’ini temsil etmektedir. İkinci kısım, 11,4 milyar tutarındaki İnternet servis sağlayıcıları (İSS) ve İnternet erişim cihazları için yapılan harcamalardan oluşmaktadır. E-ticaretin erişim harcamalarına oranının bu kadar düşük olması, Türkiye’nin İnternet GSYİH’yi hesaplamanın üç yolu vardır ve bunların hiçbiri İnternet göz önünde bulundurularak tasarlanmamıştır. Ürün veya üretim yöntemi, ürün ve hizmet üretimi yoluyla oluşturulan değeri ölçer. Gelir yöntemi, kişiler ve şirketler tarafından kazanılan toplam geliri ölçer. Harcamalar yöntemi, nihai ürünler ve hizmetler için yapılan toplam harcamaları ölçer. Üretim yöntemi, İnternet’in katkısını ölçmek için teoride en uygun yöntemdir. Pek çok geleneksel sektörün ekonomiye katkısı bu yolla hesaplanır. Fakat bu yöntemin kullanılması, Türk ekonomisinde üretilen her ürün veya hizmetle ilgili tüm işlemlere bakılmasını ve “online” veya “çevrimdışı” olup olmadığına karar verilmesini gerektirir. Ancak bu işlem, şu anki verilerle mümkün değildir. Gelir yöntemi, geleneksel şirketlerin gelirinin İnternet’e ayrılacak payı ve çokuluslu şirketlerin Türkiye’ye ayrılacak gelir payı üzerine birçok varsayım yapılmasını gerektireceğinden riskli bir seçim olacaktır. Bu varsayımlar, nihai hesaplamanın doğru olup olmadığı so-rusunu gündeme getirecektir. Harcamalar yöntemi en ideal yöntem değildir; fakat tüketicilerin, işletmelerin ve devletlerin İnternet ekonomisine yaptığı katkıları ortaya koyduğu ve diğer tüm sektörlerin online bileşenlerinin toplamını yaklaşık olarak değerlendirdiği için bu yöntemi kullanmayı tercih ediyoruz. Harcamalar yöntemi, dört bölümden oluşur: • Tüketim: Türkiye’deki haneler tarafından İnternet üzerinden satın alınan ürün ve hizmetler ile İnternet’e erişim için yapılan tüketici harcamaları (İSS’lere yapılan ödemeler ve ilgili hizmet kısımlarının maliyetleri) • Özel sektör yatırımları: Özel şirketlerin İnternet ile ilgili sermaye yatırımları (telekomünikasyon şirketleri tarafından yapılanlar gibi) ve BİT ürün ve hizmetlerine yapılan yatırımlar • Devlet harcamaları: Kamusal BİT harcamaları • Net ihracat: İhraç edilen ürün ve hizmetler ve BİT ekipmanları ile karşılaştırılabilir (benzer) ithalat arasındaki fark İnternet’in Türk ekonomisine sağladığı 22 milyar TL’lik katkının altında yatan varsayımlar konusunda mümkün olduğu kadar net olmak gereklidir. Burada en önemli nokta, online olarak satılan ürünlerin tam değerinin kullanılmasıdır. Çünkü bu rakam perakende kanalı olarak İnternet’in gerçek değeri konusunda mantıklı bir fikir vermektedir. Online işlemlerin çoğu, fiziksel dünyada sonlandırılmaktadır. Dolayısıyla bunlar sadece online işlem değildir, ancak pek çoğu İnternet’in aracı olmaması durumunda gerçekleştirilemeyecek işlemlerdir. Değer zincirindeki her halkada oluşturulan “online” değer hakkında veri bulunmamaktadır ve bunlara bir değer biçilmesi hesaplamamızda olmayan bir kesinlik ya da hassaslık seviyesini iddia etmek olacaktır. (Altında yatan varsayımlar hakkında daha fazla bilgi için Ek’e bakınız)
  19. 19. T B C G |  ekonomisinin gelişiminin henüz ilk seviyelerinde olduğunu göstermektedir. Birleşik Krallık veya İskandinavya ülkeleri gibi daha gelişmiş ekonomilerde tüketicilerin online harcamaları, erişim harcamalarının beş ila dokuz katı arasındadır. İnternet ekonomisi, e-ticaret ile sınırlı değildir. Özel sektör yatırımları, İnternet GSYİH’sine yaptığı 7 milyar TL’lik katkıyla Türk İnternet ekonomisindeki ikinci büyük öğeyi temsil etmektedir. Türkiye İnternet altyapısını geliştirmektedir. Özel sermayenin büyük bir kısmı da sabit altyapılarını genişleten ve 3G yatırımları yapan telekomünikasyon şirketlerinden gelmektedir (2011’de 4 milyar TL). İnternet Türkiye’deki pek çok işletmenin işleyişine kökten uca entegre olmadığı için diğer özel şirket yatırımları ise nispeten daha azdır (yaklaşık 2,9 milyar TL). Özel sektör yatırımları İnternet GSYİH’sine 7 milyar TL’lik katkıda bulunmaktadır. Türkiye’de İnternet ile ilgili devlet harcamaları 1,6 milyar TL’dir ve İnternet ekonomisinin yüzde 7’sini oluşturmaktadır. Devlet, İnternet ile ilgili bilgi ve iletişim teknolojilerine (BİT) ve e-devlet programlarına yatırım yapmaya başlamış olsa da, İnternet’e ayrılan bütçe payı hâlâ daha gelişmiş Avrupa ekonomilerinin gerisindedir. Mesela önde gelen İnternet ekonomilerindeki yüzde 3’lük bütçe payına karşılık Türkiye’de bu oran yüzde 1’den azdır. Türkiye, Bilgi ve İletişim Teknolojileri (BİT) ürünlerinin net bir ithalatçısıdır; donanımları, yazılımları ve İnternet ekonomisine güç veren BİT hizmetlerinin çoğunu dışarıdan satın almaktadır. Türkiye, e-ticaret satışları açısından da net bir ithalatçıdır. İnternetle ilgili tüm ürün ve hizmetlere ilişkin toplam net ithalat yaklaşık 2,2 milyar TL’dir. Bu ithalat fazlalığı da, Türk İnternet ekonomisini yaklaşık yüzde 9 oranında küçültmektedir. Yurtdışında yaşayan Türk nüfusu potansiyel bir e-ticaret hacmi de oluşturmaktadır. Bu nüfusun boyutu ve sunduğu fırsatlar göz önünde bulundurulduğunda online satışa yönelen Türk perakendecilerin sayısı arttıkça, e-ticaret ihracat miktarını artırma fırsatları da doğacaktır. Tüketici ve İşletmeler Üzerindeki Ekonomik Etkiler Tüketiciler: İnternet’in sağladığı faydaların çoğu, metodolojimize uymadığı için GSYİH hesaplamalarına dahil edilmemiştir. Online araştırılan ancak çevrimdışı olarak satın alınan (OAÇS) ürünlerin değeri, online satın alırken tasarruf edilen para ve Web’de ücretsiz içeriklere erişerek ortaya çıkan tüketici fazlası da buna dahildir. OAÇS yoluyla satın alınan ürünlerin değeri 2011’de 63 milyar TL’ye ulaşmıştır2 ki bu değer perakende e-ticaret değerinin yaklaşık 14 katıdır. E-ticaretin bu değerin genelde bir veya iki katı olduğu daha gelişmiş İnternet ekonomilerine bakıldığında, Türkiye’de e-ticaretin ne kadar gelişim potansiyeli olduğu çok açıktır. Tüketicilerin online alışverişe karşı güvensizliği nedeniyle OAÇS Türkiye’de özel bir öneme sahiptir. Örneğin, 2012 yılı itibarıyla Tatil Sepeti seyahat sitesinde başlayan işlemlerin yüzde 80’i çağrı merkezi yoluyla sonuçlandırılmıştır. Tüketicilerin OAÇS alışveriş sıklığı ürün ve hizmet kategorisine göre farklılık göstermektedir. Otomobil sektöründe, İnternet kullanan tüketicilerin yüzde 30’u çevrimdışı satın almadan önce online araştırma yapmaktadır. Elektronikte ise bu oran yüzde 15 civarlarındadır. Sadece araba satışları bile online olarak araştırılan ancak çevrimdışı olarak satın alınan ürünlerin toplam değerinin yüzde 17’sinden fazlasını temsil etmektedir. Türk tüketiciler, ürün ve hizmet satın alırken Web’i kullanmaları durumunda kayda değer tasarruf elde etmektedirler. Tasarruf oranları harcama kategorisine göre değişmektedir: Örneğin, giyimde tüketiciler yüzde 90’a kadar indirim kazanabilmektedir. Elektronik cihazlarda ise tüketiciler sınırlı süre için çok kanallı perakendecilerin sunduğu yüzde 10- 20’lik “Sadece Web’e özel” indirimlerden faydalanmakta olup bu harcama kategorisi tüketiciler için en büyük toplam tasarruf miktarını oluşturmaktadır.
  20. 20.  | T O Şirketler arası (B2B) e-ticaret: İnternet üzerinden yapılan B2B alışverişler GSYİH’ye dahil edilmez çünkü nihai ürün veya hizmet satışını değil, ara işlemleri temsil etmektedirler. Ancak yine de Türkiye’nin İnternet ekonomisinin önemli bir kısmını oluştururlar. B2B e-ticaret birkaç şekilde gerçekleşebilir. Mesela, işletmeler çeşitli online araçlarla ürün satın almakla kalmayıp bulut bilişim platformları yoluyla hizmet satın alıp şirketlerindeki bazı departmanların iş yükünü tamamen taşeron bir firmaya verebilirler.3 B2B e-ticaret, daha fazla hız, verimlilik ve şeffaflık gibi faydalar da sağlar. Bazı Türk şirketleri B2B e-ticaret yoluyla İnternet’ten faydalanmaktadır. Örneğin, Türkiye’nin lider gıda perakende şirketlerinden biri olan Migros, online B2B ağı yoluyla 2.200 tedarikçiyi idare etmektedir. E-perakendeci Hepsiburada ise yüzde 50’si tüketici elektroniğinden oluşan toplam alımının yaklaşık yüzde 30’unu online olarak gerçekleştirmektedir. Online reklam: Online reklam gelirleri de, nihai satış olmadığı için GSYİH hesaplamasına dahil edilmez. Yine de, online reklam, KOBİ’lerin daha büyük rakiplerle rekabet etmesinde ve hedef pazarları artırmasında büyük öneme sahiptir. Türk reklam pazarının yüzde 13,8’i artık onlinedır. Banner’lar, sponsorlu metin bağlantıları ve hedef kitleye özel online reklamlar dahil online reklam pazarı 2011 yılında yaklaşık 830 milyon TL’lik bir ciroya ulaşmıştır.4 Bu, toplam Türk reklam pazarının yüzde 13,8’ini temsil etmekte olup İsviçre’deki oranla aşağı yukarı aynıdır. Aynı zamanda, Türkiye’nin 2007’deki yüzde 4,2’lik oranına göre büyük bir artış yaşandığının göstergesidir. Diğer yandan, Birleşik Krallık’ta online reklamlar toplam reklamların yüzde 36’sını temsil etmektedir.5 Global ekonomik krize rağmen, Türk online reklam sektörü, 2008 ile 2011 yılları arasında yıllık yüzde 49’luk bileşik büyüme hızına erişmiştir.6 Online reklamın etkisi sadece e-ticaret ile değil OAÇS gibi dolaylı faktörlerle de bağlantılıdır. Verimlilik İnternet, işlem maliyetlerini azaltma, iş bağlantılarını artırma ve iş süreçlerinde daha fazla etkinlik sağlama gibi birçok yolla Türk ekonomisinde üretkenliği artırabilir. İnternet, aynı zamanda, uluslararası çapta iş yapan şirketler için iletişim maliyetlerini önemli ölçüde düşürür. Ayrıca, çalışanların bilgi ve becerilerini artırarak dolaylı yoldan üretkenliği de artırır. Örneğin, 2009 yılında yayınlanan bir rapora göre Dünya Bankası, Türkiye gibi düşük ve orta gelirli ülkelerde geniş bant erişiminde yüzde 10’luk bir artışın GSYİH’de kişi başı ortalama yüzde 1,38’e ka-dar bir artışa neden olacağını öngörmüştür. BCG’nin Türkiye’de 500 KOBİ ile yaptığı bir araştırma, İnternet’i daha aktif olarak kullanan işletmelerin son üç yılda daha yüksek cirolar elde ettiğini ve satışlarında daha da fazla artış beklediğini göstermiştir. “İnternet Aktivitesi Yüksek” olarak kategorize edilen KOBİ’ler (farklı coğrafyalardaki müşteriler, tedarikçiler ve çalışanlarla etkileşim kurmak için birçok farklı İnternet aracından yararlanan), “İnternet Aktivitesi Orta Düzey” olarak kategorize edilen KOBİ’lerden (İnternet sitesi veya sosyal ağ mevcudiyeti olan ve yakın coğrafi alanları dışına e-pazarlama veya satışı olan), “İnternet Aktivitesi Düşük” (İnternet’i dar kapsamlı aktiviteler için kullanan) veya “İnternet Aktivitesi Olmayan” (online mevcudiyeti veya aktivitesi olmayan) KOBİ’lerden çok daha yüksek gelir artışı elde ettiklerini bildirmişlerdir. Bu başarıyı getiren faktörler arasında farklı coğrafi pazarlara daha iyi erişim, daha düşük maliyetli ve hedef kitleye odaklanan pazarlama aktiviteleri, müşteri ihtiyaçlarına daha kolay yanıt verebilme, geribildirim alma ve süreçleri basitleştirme yer almaktadır. (“Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler için Online Fırsatlar” bölümüne bakınız.) Sosyal Faydalar . . . ve Bazı Endişeler İnternet kullanıcıları, bilgi, iletişim ve eğlence gibi pek çok farklı ihtiyaçları için Web’de ücretsiz olarak sunulan kapsamlı
  21. 21. T B C G |  hizmetlerden faydalanmaktadır. Tüketiciler İnternet’e bu ücretsiz hizmetler ve e-ticaretin sunduğu fırsatlar için değer vermektedir. Tüketicilerin İnternet’e maliyetinin üstünde verdiği değer tüketici fazlası olarak bilinir. Bu tüketici fazlası Türkiye’de yılda kişi başı 600 TL’dir ve G-20 ülkelerinde yaklaşık 2.600 TL’dir. Bu da ülke çapında yaklaşık 18 milyar TL’ye veya GSYİH’nin yüzde 1,4’üne karşılık gelmektedir. Tüketiciler en çok e-posta, genel bilgi aramaları, bankacılık ve yatırım akti-vitelerine değer vermektedir.7 Tüketici fazlası örneklerinden biri de, e-posta, VoIP8, anlık mesajlaşma ve sosyal ağların kullanımı sayesinde iletişimin hızında, kalitesinde ve maliyetinde görülen ciddi oranda iyileşmedir. Diğer bir örnek de kitle kaynağı sağlanmasıdır. Kitle kaynağı sağlanması, bir İnternet sitesi üzerinden aynı anda birçok insanın bir fikir geliştirmesine dayalı bir iş modelidir. Bu tür siteler ekonomik ve siyasi gelişmelerden bar ve restoran değerlendirmelerine kadar çok çeşitli konularda çok kapsamlı ücretsiz bilgi sunmaktadır. Vikipedi, sayısız kullanıcı tarafından oluşturulmuş ve İnternet üzerinden ücretsiz olarak sunulan içerik miktarının hızlı şekilde artışının en güzel örneğidir. 2012 Temmuz ayı itibariyle 193.000 Türkçe Vikipedi sayfası bulunmaktadır. Vikipedi’deki Türkçe sayfa sayısı son beş yılda yıllık ortalama yüzde 18 oranında büyümüştür. Yine de, bu oran tüm dillerin dahil edildiği yüzde 24’lük toplam Vikipedi sayfa sayısı büyüme hızının altında kalmıştır. Diğer yandan İnternet (özellikle de e-ticaret, sosyal ağ ve kullanıcılar tarafından oluşturulan içerik siteleri) bazı endişe ve soruları da beraberinde getirmiştir. TÜİK’e göre, İnternet’ten alışveriş yapmayan İnternet kullanıcılarının yüzde 27’si güvenliği, yüzde 17’si de gizlilik endişelerini gerekçe göstermiştir. Türk İnternet kullanıcılarının yüzde 32’si istenmeyen posta, virüs, gizlilik ihlali ve dolandırıcılık gibi online güvenlik sorunları yaşamıştır. Fakat bu ve benzeri sorunlar, Türklerin İnternet’i kullanmasını engellememiştir. İnternet’i daha fazla kullanmak isteyenlerin sadece yüzde 1’i güvenlik veya gizlilik sorunlarını caydırıcı olarak görmektedir. Masa ve dizüstü bilgisayarların maliyeti ve online içeriğe ilgi duyulmaması daha belirgin faktörlerdir.9 NOTLAR 1. Aksi belirtilmedikçe, bu bölümdeki tüm rakamlar 2011 tahminleri ile ilgilidir. 2. Euromonitor 2011 ticaret verileri ve IAB/Google Tüketici Barometresi 2010 kullanarak tahmin edilmiştir. 3. Bulut bilişim platformları, şirketlere üçüncü şahıslardan donanım ve yazılım kiralama olanağı tanır. Bulut bilişim hizmetleri, şirketlere bu hizmetleri desteklemek için altyapıya sahip olmadan, geliştirmeden veya çalıştırmadan veri depolarına veya yazılım uygulamalarına erişim imkanı verir. 4. IAB (2011). 5. Ibid. 6. Ibid. 7. BCG Türkiye’deki İnternet kullanıcıları anketi, Aralık 2011. 8. İnternet Üzerinden Sesli İletişim. 9. TÜİK (2012).
  22. 22. İNTERNET YOĞUNLUĞU  | T O İ    olsa da, benimsenme oranı ülkeden ülkeye ve hatta aynı ülke içinde bölgeden bölgeye farklılıklar göstermektedir. Güney Kore gibi bazı ülkeler gelişmiş geniş bant altyapıları kurmuştur. İskandinav ülkeleri ise işletmeleri, devleti ve tüketicileri İnternet’e taşıma konusunda son derece başarılıdır. Diğer yandan pek çok ülke, İnternet benimsenme oranı açısından kalkınmış ülkelerin gerisinde kalmaktadır. Diğer Ülkelerle Karşılaştırıldığında Türkiye Birbiriyle karşılaştırıldığında ülkelerin başarı sırası nedir? BCG e-Yoğunluk Endeksi G-20, OECD üyeleri, AB27, BRICI ülkeleri, 14 Afrika ülkesi ve Hong Kong ve Singapur gibi diğer önemli ekonomiler dahil 85 ülkede İnternet’in ticaret ve toplum üzerindeki etkisinin derinliğini ve kapsamını ölçmektedir. Endeks1 İnternet aktivitesini üç boyutta ölçer: • Olanak Sağlama: Altyapı ne kadar iyidir ve erişimin sağlanma ölçüsü nedir? • Harcama: Tüketiciler online perakende için ne kadar harcama yapmaktadır ve online reklamlar için ne kadar harcanmaktadır? • Katılım: İşletmeler, devlet ve tüketiciler İnternet’i aktif olarak ne kadar kullanmaktadır? Endekste olanak sağlamanın yüzde 50 ağırlığı, her biri kullanım ölçütü olan harca-ma ve katılımın yüzde 25’er ağırlığı vardır. Yapılan bazı varsayımlara ve hata marjına rağmen, İnternet yoğunluğu endeksi hem bir ülkenin diğer ülkelere göre durumunu hem de alt-endeks düzeyinde söz konusu ülkenin güçlü ve zayıf yönlerini de göstermektedir. Türkiye’nin BCG e-yoğunluk Endeksi’ndeki sıralaması hâlâ daha gelişmiş ülkelerin geri-sinde olsa da, performansı diğer gelişmekte olan ülkeler ve komşu bölgelerdeki ülkelerle aynı doğrultudadır. (Bkz. Sunu 3) Türkiye, BRICI ülkeleriyle karşılaştırıldığında Rusya’nın arkasında, Brezilya’ya yakın ve Çin, Hindistan ve Endonezya’nın önündedir. Orta Doğu ve Kuzey Afrika’daki (MENA) ülkelerle karşılaştırıldığında ise Tunus, Fas, Cezayir ve Mısır’ın önündeyken, Birleşik Arap Emirlikleri’nin gerisindedir. Türkiye sıralamada G-20 ülkelerinden geride olsa da İtalya ve Yunanistan gibi bazı düşük perfor-mans gösteren Güney Avrupa ülkelerinin çok gerisinde değildir. Türkiye, tüm alt-endekslerde AB27 ve OECD ortalamalarının altındadır.2 BRICI ülkeleri, MENA bölgesi ülkeleri ve seçilen emsalleriy-le3 karşılaştırıldığında, Türkiye’nin en yüksek performans gösterdiği bölüm olanak sağlama
  23. 23. S  | Türkiye’nin e-Yoğunluk puanı, ortalamanın üzerinde ancak pek çok OECD ülkesinin gerisinde 0 50 100 150 200 2011 BCG e-Yogunluk puanı T B C G |  Kamerun Endonezya Nijerya Gana Hindistan Kenya Pakistan Bolivya Mısır Angola Tayland Botswana Cezayir Fas Ruanda Senegal Filipinler Peru Tunus Paraguay Uruguay Güney Afrika Mauritius Dominik Cumhuriyeti Ekvator Vietnam Kazakistan Kolombiya Venezuela Meksika Gürcistan Portekiz Letonya Çek Cumhuriyeti Irlanda Litvanya Slovenya Estonya Yeni Zelanda Belçika Avusturya Malta Tayvan Avustralya Fransa Kanada Singapur Isviçre Almanya Hong Kong ABD Japonya Lüksemburg Norveç Finlandiya Hollanda Birlesik Krallık Izlanda Isveç Danimarka Güney Kore Çin Ukrayna Malezya Sırbistan Kosta Rika Panama Sili Hırvatistan Türkiye Arjantin Brezilya Suudi Arabistan Romanya Bulgaristan Yunanistan Rusya Italya Macaristan Birlesik Arap Emirlikleri Slovakya Israil Polonya Kıbrıs Ispanya Arastırılan tüm pazarların nüfusa göre agırlıklı ortalaması = 52 OECD ülkeleri OECD dısındaki ülkeler Kaynaklar: ComScore; EIU; Euromonitor; Gartner; Uluslararası Telekomünikasyon Birliği; Magnaglobal; Ovum; Pyramid Research; Speedtest.net; Birleşmiş Milletler; Dünya Bankası; Dünya Ekonomik Forumu; BCG analizi. Not: Endeks, 2010’da 34 OECD ülkesi için geometrik ortalama 100 olacak şekilde ölçeklendirilmiştir.
  24. 24. S  | Türkiye seçili emsallerine karşı olanak sağlama alt endeksinde en yüksek performansa sahip BAE Suudi Arabistan Türkiye Rusya Brezilya Çin Tunus Fas Mısır Endonezya Cezayir Güney Kore Birlesik Krallık ABD Almanya Fransa Polonya Türkiye  | T O alt-endeksidir. (Bkz. Sunu 4) (Seçilen emsal ülkeler, güçlü e-yoğunluk performansı gös-teren Güney Kore, Birleşik Krallık ve ABD, Avrupa’da güçlü performans gösteren Alman-ya ve Fransa ile İnternet pazarları gelişmekte olan Polonya, Rusya ve Malezya’dır.) Olanak Sağlama: Türkiye, olanak sağlama endeksinde 43'üncü sıradadır. Bu endeks tüketici ve işletme geniş bant penetrasyo-nunu, mobil geniş bant penetrasyonunu, İnternet hızını, akıllı telefon satışlarının cep telefonu satışlarındaki yüzdesini, İnternet bant genişliğini ve bir milyon kişi başına güvenli İnternet sunucularını ölçmektedir. Türkiye’nin puanı AB27 ortalamasının yüzde 40’ı olmasına rağmen, Türkiye sıralamada tüm BRICI ülkelerinin üstünde ve Suudi Arabistan’ın ise hemen arkasında yer almaktadır. Birleşik Arap Emirlikleri’nin puanı ise Türkiye’den kayda değer ölçüde yüksektir. Türkiye’nin göreceli olarak en güçlü 0 100 200 300 Çin Brezilya Rusya Cezayir Türkiye Suudi Arabistan BAE Tunus Fas Hindistan Mısır Endonezya Olanak Saglama Olanak Saglama Harcama Harcama Katılım Katılım 0 100 200 300 Hindistan BAE Brezilya Suudi Arabistan Rusya Fas Tunus Türkiye Çin Mısır 0 100 Hindistan Endonezya Cezayir 200 300 OECD nüfusu agırlıklı ortalama OECD nüfusu agırlıklı ortalama OECD nüfusu agırlıklı ortalama OECD nüfusu agırlıklı ortalama BRICI ve MENA ülkeleriyle karsılastırıldıgında 123 145 116 OECD nüfusu agırlıklı ortalama 0 100 200 300 Birlesik Krallık Güney Kore ABD Almanya Fransa Polonya Türkiye Malezya 0 100 200 300 Malezya OECD nüfusu agırlıklı ortalama 200 300 Birlesik Krallık ABD Güney Kore Almanya Fransa Malezya Polonya Türkiye 0 100 Seçili emsalleriyle karsılastırıldıgında 123 145 116 Kaynaklar: ComScore; EIU; Euromonitor; Gartner; Uluslararası Telekomünikasyon Birliği; Magnaglobal; Ovum; Pyramid Research; Speedtest.net; Birleşmiş Milletler; Dünya Bankası; Dünya Ekonomik Forumu; BCG analizi. Not: BAE = Birleşik Arap Emirlikleri. Endeksler, 34 OECD üyesi için geometrik ortalama 100 olacak şekilde ölçeklendirilir. Birçok ülkenin puanları, eksik verilere dayalı tahminlerdir.
  25. 25. T B C G |  performansı mobil geniş bant penetrasyonun-da görülmektedir. Türkiye’nin bu endeksteki puanı, OECD ortalamasının yüzde 65’i ve AB27 ortalamasının yüzde 69’u kadardır. Türkiye’nin penetrasyonu Rusya ve Polonya ile benzerlik göstermekte ve Almanya, Fransa ve Malezya’nın hemen gerisinde yer almaktadır. Bu noktada, Türkiye’de hanelerin yüzde 43’lük geniş bant abonelik oranının BRICI ülkelerinden daha yüksek olduğunu belirtelim. Fakat bu rakam yine de yüzde 59’luk OECD ortalamasına göre oldukça düşüktür ve ciddi gelişme potansiyeli sergilemektedir. Türkiye’de işletmelerin geniş bant abonelik oranı ise daha yüksektir ve Portekiz, Macaristan, Malezya ve Polonya’nın önüne geçmeyi başarmıştır. Harcama: Türkiye, tüketici online-perakende harcamalarını ve göreceli online reklam sektörü değerini ölçen harcama alt-endeksinde ortalarda (40. sırada) yer almaktadır. Türkiye’nin puanı OECD ortalamasının yaklaşık yüzde 40’ı kadardır ve Brezilya, Çin ve Rusya’nın altındadır. Ancak Türkiye, Suudi Arabistan, Malezya, Fas, Tunus, İtalya ve Yunanistan’ın üstündedir. Bu endekste Türkiye, online reklam ölçeğinde OECD ve AB27 ortalamalarının yaklaşık yüzde 80’ine denk gelen bir puanla nispeten iyi bir performans sergilemektedir. Diğer yandan Türk tüketiciler perakende harcamalarının yüzde 1’inden azını online olarak yaptığı için Türkiye’nin online perakende ölçeğindeki başarısı nispeten düşüktür. Bu oran AB27 ve OECD için ortalama yüzde 3,8’dir. Türkiye’nin bu alanda kayda değer iyileştirmeler sağlaması mümkündür. Güvenlik sorunlarının ortadan kaldırılmasını takiben İnternet kullanan Türk tüketici sayısı arttıkça, online perakende potansiyeli de artacaktır. Katılım: Türk tüketiciler, İnternet’i güçlü bir şekilde benimsemektedir. Türkiye, tüketici katılımı konusunda Polonya, Malezya ve AB27 ve OECD ortalamalarının altında olsa da BRICI ve MENA ülkelerinin çoğunun önündedir. Türkiye’de nüfusun yüzde 42’si İnternet’i kullanmaktadır. Bu oran hala Rusya ve Brezilya’nın gerisinde olsa da Çin, Hindistan ve Endonezya’dan yüksektir. Türk İnternet kullanıcıları arasında İnternet’i online oyunlar için kullananların oranı nispeten yüksektir. yStats tarafından 2011 yılında hazırlanan bir rapora göre, 2011’in ikinci çeyreğinde Türkiye’deki online oyun oynayanların sayısı dünya genelinde dördüncü sıradadır.4 Ayrıca Türk kullanıcıları arasında İnternet’i dizinler ve kaynaklar için kullananların oranı tüm BRICI ülkelerinden yüksektir. Forum, eğlence, haber ve bilgi siteleri kullanımı açısından Türkiye’den daha başarılı olan tek BRICI ülkesi Brezilya’dır. Türkiye, işletmelerin internete katılımı açısından Brezilya, Birleşik Arap Emirlikleri ve OECD ortalamasının gerisinde olsa da Suudi Arabistan, Rusya, Hindistan, Çin ve Endonezya’nın önündedir. On veya daha fazla çalışanı olan Türk şirketleri ile yapılan bir TÜİK araştırmasına göre, şirketlerin yüzde 55’inin İnternet sitesi vardır.5 Ayrıca, on veya daha fazla çalışanı olan Türk işletmelerinin yüzde 92’si şu anda bir şekilde İnternet kullanmaktadır. Bu oran Birleşik Krallık ile neredeyse aynıdır. Türkiye, tüketici ilgi ve bağlılığı endeksinde BRICI ve MENA ülkelerinin çoğundan yüksek bir skora sahiptir. Türkiye’de devletin İnternet’e katılımı, tüketici ve işletmelerden daha düşüktür ve bu endeksteki ortalaması, AB27 ve OECD değerlerinden daha geridedir. Genel anlamda, Türkiye e-Yoğunluk Endeksi’ndeki en düşük performansını bu alanda sergilemektedir. Birleşmiş Milletler (BM) e-Devlet Anketi 2012’ye göre Türkiye’nin puanı temel e-devlet hizmetleri sağlama konusunda yüksek iken (bakanlıklara ve arşiv bilgilerine bağlantı içeren “yükselen” boyut ve basit iki yönlü sohbeti içeren “gelişmiş” boyut), elektronik kimlik doğrulama ve diğer interaktif araçlar gibi karmaşık aktivitelerde daha düşüktür.6 Doğu Avrupa’daki pek çok ülke, e-devletin değerini erken kavramıştır. BM Endeksinde 190 ülke arasında yirminci sırada yer alan Estonya, kamu kuruluşları
  26. 26.  | T O tarafından sağlanan WiFi yoluyla devlet hizmetlerine ücretsiz erişim sunmaktadır. Estonya hükümeti, İnternet erişiminin tüm vatandaşların temel hakkı olduğunu beyan etmiştir. On yıl kadar önce, e-devlet endeksinde dördüncü sırada olan Danimarka, kamu hizmetlerinin dijitalleştirilmesine yönelik olarak oldukça iddialı bir çalışma takvimi çerçevesinde uygulamaya koyacağı dört ardışık stratejinin ilkini yayınlamıştır. Danimarka hükümeti, 2012 sonuna kadar tüm işletmelerin “ilgili tüm iletişimlerini” dijital olarak gerçekleştirmesini ve 2015 yılına kadar tüm vatandaşların devlet daireleri ile yapılan yazılı iletişimleri dijital yollarla yapmasını zorunlu kılmaktadır. Bu, 2014’e kadar devletle yapılan yazışmalar için her vatandaşa sağlanacak olan “dijital posta kutusu” ile mümkün kılınacaktır. Bölgesel Farklar BCG, global BCG e-Yoğunluk Endeksi ile aynı metodolojiyi izleyen, ancak yerel veri mevcudiyetine göre farklı göstergeler kullanan bölgesel bir e-Yoğunluk Endeksini Türkiye için özel olarak geliştirmiştir. Bölgesel e-Yoğunluk Endeksi’nde görüldüğü üzere Türkiye’de büyük bölgesel farklar bulunmaktadır. Özellikle yüksek İnternet yoğunluğuna sahip batı ile daha az yoğunluğu olan doğu arasında büyük uçurumlar vardır. (Bkz. Sunu 5.) İstanbul bölgesi ve Ankara’nın içinde bulunduğu Batı Anadolu Bölgesi diğerlerine göre çok daha yüksek puanlara sahiptir. Hanelerdeki geniş bant sahiplik oranları, bölgeler arasında büyük farklılık göstermek-tedir; İstanbul’daki yüzde 59’luk oran ve Güneydoğu Anadolu’daki yüzde 21’lik oran bu istatistiğe iki uç örnektir.7 İnternet hızları da şehirden şehire değişmektedir; örneğin Urfa’daki indirme hızı yaklaşık 4,7 Mbps iken, İstanbul’da 7,2 Mbps ve Uşak’ta 9,5 Mbps’tir.8 Harcama alt-endeksinde de önemli farklılıklar görülmektedir. Örneğin, KOBİ araştırmamıza göre, Karadeniz (Batı Karade-niz ve Doğu Karadeniz olmak üzere) ve Doğu S  | Geniş bölgesel e-yoğunluk farkları, İstanbul ve Ankara kayda değer düzeyde daha yüksek Istanbul Batı Anadolu Batı Marmara Dogu Marmara Akdeniz Dogu Marmara Ege Iç Anadolu Güneydogu Anadolu Dogu Karadeniz Kuzeydogu Anadolu Dogu Karadeniz Batı Karadeniz Kuzeydogu Anadolu Orta Dogu Anadolu Batı Marmara Istanbul Batı Anadolu Akdeniz Ege Iç Anadolu Güneydogu Anadolu Batı Karadeniz Orta Dogu Anadolu Ankara 122 92 75 111 92 102 90 57 100 53 76 68 Kaynaklar: Türkiye Bankalar Birliği; büyükşehir belediyeleri internet siteleri; Bankalararası Kart Merkezi; Ipsos KMG; speedtest.net; TNS Digital Life; TÜİK; BCG KOBİ anketi; BCG analizi. Not: Endeks, Türkiye ortalaması 100 olacak şekilde ölçeklendirilir.
  27. 27. T B C G |  Anadolu Bölgesi’nde arama motoru reklamı veren işletme yüzdesi, ilk üç bölgedeki düzeyin yaklaşık üçte ikisi kadardır. İşletmelerin ve devletin internete katılım düzeylerinde de bölgesel farklılıklar bulunmaktadır. Ancak bu farklar, olanak sağlama ve harcamaya göre daha az belirgindir. Örneğin, İnternet bağlantısı olan tüm Türk işletmelerinin ortalama yüzde 52’sinin İnternet sitesi varken, bu oran Batı ve Doğu Karadeniz bölgelerinde ortalamanın oldukça altındadır. Kuzeydoğu ve Ortadoğu Anadolu bölgeleri, devlet katılımının nispeten az olduğu bölgelerdir. 2012 yılı itibariyle, yüzde 67’lik Türkiye ortalamasına karşın, bu bölgelerdeki belediyelerin sadece yüzde 20’si vatandaşların belediyeye olan borçlarını online olarak kontrol edebilmesine olanak sağlamaktadır. Tüketici alt-endeksindeki bölgesel fark daha azdır. Çoğu bölgedeki İnternet kullanıcıları, İnternet’te benzer süreler geçirmektedir. Ortadoğu Anadolu bu konuda istisnadır ve online olarak geçirilen süre ulusal ortalamanın sadece yüzde 70’i kadardır. Aktif online-bankacılık hesaplarında başı İstanbul çekerken, Doğu Anadolu Bölgesi en sonda yer almaktadır. NOTLAR 1. BCG e-Yoğunluk Endeksi metodolojisi ve arkasındaki varsayımlar Ek’te daha ayrıntılı olarak açıklanmıştır. 2. Bu bölümde ortalama ile kast edilen, ülke için nüfus ağırlıklı ortalamadır. 3. Bu raporda MENA bölgesine yapılan referanslar e-Yoğunluk Endeksi’nde temsil edilen pazarları içerir: Birleşik Arap emirlikleri, Suudi Arabistan, Türkiye, Tunus, Fas, Mısır ve Cezayir. 4. Global Online Oyun Raporu 2012, www.ystats.com. 5. Rakamlar TÜİK 2011 verilerinden alınmıştır. 6. BM e-Devlet Anketi 2012: İnsanlar için E-Devlet, www.un.org. 7. TÜİK (2012), www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri. do?id=10880 (Tablo 7). 8. NetIndex, www.netindex.com/download/2,42/ Turkey/.
  28. 28. DÖNÜŞÜMÜN DİNAMİKLERİ  | T O K  ,  endüstriyel işletmelerin “eski ekonomisine” karşılık küçük, girişimci BT (Bilişim Teknolojisi) şirketlerinin “yeni ekonomisinden” bahsetmek mantıklıydı. Şimdi ise Türkiye’de, dünyanın geri kalanında olduğu gibi, bu fark sadece garip değil, aynı zamanda anlamsızdır. Pek çok büyük şirketin ve birçok KOBİ’nin operasyonlarıyla bütünleşen İnternet, ekonominin ayrılmaz parçası haline gelmiştir. İnternet’in 2011 yılında Türkiye’nin GSYİH’sine yaptığı 22 milyar TL’lik katkının büyük bir kısmı, sadece İnternet şirketlerinden değil, farklı sektörlerdeki küçüklü büyüklü pek çok işletmeden gelmektedir. (İnternet’i güçlendiren şirket türleri hakkında daha fazla bilgi için, “İnternet Ekonomisinin İtici Güçleri” bilgi kutusuna bakın.) İnternet temas ettiği tüm sektörleri değiştirmiştir. Şirketler beş temel dönüşüm kaldıracı kullanmaktadır: Yeni coğrafyalardaki • pazarlarda mağaza kurmaya ihtiyaç duymadan satış ve ihracatın yayılması • Birçok farklı ürünün küçük tüketici gruplarına kârlı olarak satışı • Tedarik zinciri boyunca otomasyon ve bilgi alışverişi artışı ile birlikte daha fazla verimlilik ve üretkenlik • Müşteriler, tedarikçiler ve ortakların kendi içlerinde ve birbirleriyle daha fazla dayanışması • Artan şeffaflık sayesinde tüketiciler ile onlardan normalde daha fazla bilgiye sahip olan aracı ve broker gibi taraflar arasında güç dengesi oluşması İnternet’in etkisinin açık olarak görüldüğü kilit sektörlerden biri de perakende sektörü olduğu için, bu sektörü ayrıntılı olarak analiz etmeyi seçtik. Ancak bu, diğer endüstrilerin de İnternet’ten etkilenmediği veya etkilenme potansiyeli olmadığı anlamına gelmemektedir. Örneğin, aşağıdaki endüstrilerde İnternet’in önemli etkileri görülmüştür veya görülme olasılığı yüksektir: • Sağlık ve ilaç şirketleri: Türk ilaç sek-töründe karlılık yakın tarihte düşüşe geçmiştir. Dolayısıyla maliyetleri azaltma yöntemi olarak online kanallara ilgi duyulması oldukça yeni bir gelişmedir ve haliyle yüksek bir potansiyele sahiptir. 2011 yılında Türkiye’deki tüketiciler, sağlık için 20 milyar dolar harcamış ve eczacılık sektöründe yaklaşık 25.000 satış temsilcisi görevlendirilmiştir. Aynı yılda ABD’deki rakamlar, 2.2 trilyon dolar sağlık harcaması ve 75.000 temsilci şeklindedir.
  29. 29. T B C G |  • Sigorta: Türkiye’nin sigorta sektöründeki İnternet kullanımı kayda değer değildir. Buna karşılık, Birleşik Krallıkta tüm sigorta satışlarının %40’ı, İtalya’da ise araç sigorta pazarının %6’sı online işlem görmektedir. Ancak BCG, 2020 yılına kadar Türkiye’deki toplam sigorta primlerinin yüzde 5’inin online satışlar yoluyla gerçekleşeceğini tahmin etmektedir. • Bankacılık: Türkiye, aktif İnternet bankacılığı kullanıcısı sayısında olağanüstü bir büyüme yaşamış, 2006’da 3 milyon olan rakam 2011 yılında 8 milyona ulaşmıştır. Aynı dönemde online olarak gerçekleştirilen işlem payının yüzde 10’dan yüzde 25’e çıktığı tahmin edilmektedir. Bir şubede geleneksel yoldan yapılan bir işlemin ortalama maliyeti, online bir işlemin 15 katı olduğu için bankacılık sektörü büyük maliyet tasarrufları elde etmiştir. • Seyahat ve turizm: Konaklama, ulaşım ve paket tatil satışlarından oluşan Türk perakende-seyahat pazarı, 2006 ile 2011 yılları arasında yılda yüzde 3,6’lık bir oranla büyümüştür. Seyahat edenler artık daha fazla online araştırma ve rezervasyon yapmaktadır. Aynı dönemde online satışlar yılda yüzde 15 oranında artmıştır. Euromonitor’e göre, tüm satışların yüzdesi olarak online satışların payı 2011’de yüzde 28’e ulaşmıştır ve 2016’ya kadar yüzde 42’ye ulaşması beklenmektedir. Türkiye’de yabancıların gerçekleştirdiği otel konaklamalarının yüzde 30’u Alman turistler ve yüzde 15’i İngiliz turistler tarafından yapılmaktadır. En son Euromonitor araştırmasına göre, dünyanın önde gelen tur operatörlerinden biri olan ve başta Almanya ve Birleşik Krallık’ta faaliyet gösteren Thomas Cook, Türkiye’deki satışlarının sadece yüzde 15’ini online kanallarla gerçekleştir-mektedir. Bu rakam, Türk tur operatörleri için çok daha düşüktür. Örneğin Tez Tur’un satışlarının sadece yüzde 5’i online olarak gerçekleştirilmektedir. Bir sonraki bölümde, İnternet’in şirketlerin takip ettiği süreçleri ve sundukları hizmetleri nasıl değiştirdiğini gösteren bir perakende sektörü çalışmasına göz atacağız. Sektörün Yeniden Şekillendirilmesi: Perakende 2011 yılında yaklaşık 577 milyar TL boyutunda olduğu tahmin edilen1 perakende sektörü, Türk ekonomisinin en hızlı büyüyen sektörlerinden birisidir. Yarısından fazlasını küçük bağımsız şirketlerin oluşturduğu ve online perakendenin toplam perakendenin yüzde birinden azını temsil ettiği Türk perakende sektörü, Avrupa standartlarına göre hâlâ emekleme aşamasındadır. Ancak bu oranın önümüzdeki birkaç yılda büyük ölçüde artması mümkündür. Bu talep artışı, özellikle Türkiye’deki şehirlerde, İnternet ile giderek daha fazla ilgilenen ve sayıca artan genç nüfustan kaynaklanmaktadır. 2012’de gerçekleştirilen bir TÜİK araştırmasına göre son üç aylık dönemde 16-24 yaş arası gençlerin yüzde 68’i Web’i kullanmıştır. Aynı oran 2007’de sadece yüzde 50’ydi.2 Geçmişte online ortam, çoğunlukla “sadece online faaliyet gösteren işletmelerin” tekelinde olduysa da, geleneksel mağazaları olan şirketlerin online alana stratejik olarak bakmaya yönelmesiyle birlikte bu durum değişmeye başlamıştır. Büyüme, yakın geçmişte pazara giren büyük perakendeciler ve alışveriş merkezleri ile yabancı yatırımcıların artan ilgisi tarafından tetiklenmektedir. Bu gelişim rekabeti hızlandırarak tüketicilerin alışveriş deneyimini daha da iyileştirilecektir. Bankacılık sektöründe, online bir işlemin maliyeti şubedeki maliyetin 15’te 1’idir. Türkiye’de halihazırda kayda değer birçok yerel online perakendeci vardır. Örneğin, 2010’da yaklaşık yüzde 60 birinci el ürünü olan açık artırma sitesi Gittigidiyor.com3; popüler kategorileri, elektronik aletler ve televizyon olan çok sektörlü perakendeci Hepsiburada ve online pazar yeri Sahibinden.com. Ayrıca, yabancı yatırımcılar gerek ortak girişim gerekse satın almaların gösterdiği üzere Türkiye’nin perakende sektörüne daha fazla ilgi göstermeye başlamıştır. Örneğin,
  30. 30.  | T O İNTERNET EKONOMİSİNİN İTİCİ GÜÇLERİ eBay 2006’da GittiGidiyor hisselerini, Ticketmaster 2007’de Biletix’i, Groupon 2010’da City Deal kapsamında ŞehirFırsatı’nı ve Perform Group 2012’de Türkiye’nin dijital spor medyası pazar lideri olan Maçkolik’in yüzde 51 hissesini satın almıştır. Birçok online perakende kategorisinde fırsatlar vardır, ancak en büyük fırsat alanları giyim ve elektronik aletlerdir. Bu pazarlarda sadece online faaliyet gösteren perakendeciler arasındaki rekabete sonradan çok kanallı perakendeciler de katılmıştır. Online perakendecilik, tüketicilerin ve perakendecilerin etkileşim kurma şeklini Türk İnternet ekonomisi, geleneksel şirketlerin online olarak iş yapabilmesine olanak sağlayan bir grup şirket sayesinde ayaktadır. Nispeten yeni olan bu şirketler Türk İnternet ekonomisinin itici güçleridir ve bu ekonomi onlar olmadan işlevsel olamaz. Bu şirketlerin toplam yıllık gelirleri yaklaşık 15 milyar TL civarındadır. Pek çoğu başka işletmelere satış yaptığından, gelirleri, sadece tüketicilere yapılan nihai satışları ölçen GSYİH hesaplamasına dahil edilmez. Bu şirketleri tanımlamanın en iyi yolu “yığın”dır. BT’de yığın, katmanlı yazılım ve donanım anlamına gelir. Her kademe modülerdir ve altındaki ve üstündeki kademelerle iletişim kurabilir. En alt kademede fiziksel altyapı bulunmaktadır. Üstündeki her kademede ilgili yatay aktiviteler bulunur. Bu yapıda beş farklı kademe bulunur: Telekomünikasyon • ve altyapı. Altyapıyı oluşturan, yöneten ve içerik teslimatını optimize eden şirketler yığındaki en büyük kademeyi oluşturur. Toplam yığın gelirlerinin yaklaşık yüzde 40’ı bu şirketlerden gelir ve bu değerin yarısından fazlası da ağdaki teleko-münikasyon şirketleri tarafından yapılan sermaye yatırımından gelir. Bu oran, Web barındırma, ikizleme, içerik yönetimi, alan adı hizmetleri ve ağın bakımı dahil altyapı kademesinin daha küçük ancak önemli parçalarını içerir. • Erişim. İnternet’e erişim için cihaz ve hizmet sunan şirketler, yığın gelirlerinin yüzde 40’ından biraz azına karşılık gelen ikinci büyük kademeyi oluşturmaktadır. Bu yüzde, İSS ve BT danışmanlık gelirleri ile İnternet ile ilgili donanım ve yazılımları da içerir. Bilgisayar donanımları ve İSS’ler bu kademenin yüzde 70’inden fazlasını oluştururken, BT danışmanlığı ile yazılım ve işletim sistemleri nispeten daha küçük bir kısmını oluşturur. • Aracı platformlar. Güven sağlayan, ticareti ve trafiği kolaylaştıran birçok önemli hizmeti sunan bu şirketler, yığında ince ancak kritik bir kademeyi oluşturur. Bu kademede doğrulama ve şifreleme, analiz ve ölçü bilim, reklam ağları, faturalama ve ödemeler gibi hizmetler bulunur. Yaklaşık 200 milyon TL’ye veya yığının yüzde 2’sinden azına karşılık gelse de, bu hizmetler olmazsa online alışveriş durma noktasına gelecektir. • Hizmetler ve içerik platformları. Bu kademe, online perakende sitelerini, portalları, toplayıcıları ve kamuya hizmet eden veya hizmetleri kolaylaştıran diğer şirketleri içerir. Hizmetler ve içerik platformları yığının yaklaşık yüzde 20’sini oluşturmaktadır. En büyük blok, sadece online olarak faaliyet gösteren perakendecilerdir. Bu kademe, Türkiye’de şu anda az olsa da, İnternet ekonomisi olgunlaştıkça önemli derecede artacak hizmetleri içerir. Genelde bulut bilişim, toplayıcı siteler ve reklam ajanslarından oluşur. • Topluluklar. Bu nihai kademe, bloglarda, sosyal ağ sitelerinde ve YouTube gibi video toplama platformlarındaki içerik ve hizmetleri hem oluşturan hem kullanan tüketicilerden oluşur.
  31. 31. Diger donanımlar3 Ag donanımı T B C G |  Türk İnternetinde yığınında yaklaşık 15 milyar TL toplam gelir Topluluklar: Üretim ve Tüketim Çogunlukla üretim Erisim: Internet’e baglanmak için kullanılan cihaz ve servisler Arama Perakende satıs yapan Internet sirketleri Sans Ag bakımı dönüştürmekte ve yeni iş modeli fırsatları yaratmaktadır. Raporumuzda, bu durumun rekabetçi fiyatlandırma, tüketicilerin ilgisini çekme ve değer zincirinde verimliliği artırma üzerindeki etkilerini inceleyeceğiz. Rekabetçi fiyatlandırma: İnsanların İnternet üzerinden alışveriş yapmasının en önemli ve isletim sistemleri nedeni kolaylık olsa da, online fiyatların daha düşük olması Türk tüketiciler için tetikleyici bir faktördür. Günümüzde online ortamlar, aşırı fiyat rekabetinin yaşandığı yerlerdir. Çok kanallı perakendeciler, İnternet’in sağladığı daha iyi envanter yönetimi ve daha az fiziki mağaza yatırım ihtiyacı gibi maliyet Yığınlar, birlikte çalışabilirler. Modüler ve açıktırlar. Bu özelliklere sahip olmaları, İnternet gelişiminin merkezinde yeniliği ve rekabeti teşvik eder.1 Birlikte çalışabilirlik ve açıklık, pazara giriş engellerini azaltır ve yığındaki katılımcıları, diğerlerinin yaratıcı çabalarını geliştirmeye teşvik eder. Modü-larite, bir kademedeki oyuncular arasındaki rekabeti teşvik eder. İnternet kuruluşundan beri yatay yerine dikey olarak entegre olmuş olsaydı, şu andakine benzer bir yenilik ve büyüme düzeyini hayal etmek zor olurdu. Burada gösterilen Ek’teki blokların büyüklüğü, içindeki şirketler tarafından oluşturulan gelir miktarına karşılık gelmek-tedir. N 1. İnternet yığını, BCG kıdemli ortağı ve Blown to Bits ortak yazarı olan Philip Evans’ın yayınlanacak olan kitabının konusudur: How the New Economics of Information Transforms Strategy (Boston: Harvard Business School Press, 2013’te yayınlanacaktır). Hizmetler ve içerik platformları Destekleyici platformlar Telekom ve altyapı Çogunlukla tüketim Ag tasarımı ve üretimi Barındırma Diger4 Toptan Internet Servis Saglayıcıları Bilgisayar donanımı BT danısmanları Mobil cihazlar ve erisim Internet servis saglayıcılar Yazılım Destekleyici platformlar2 Oyunları Diger hizmetler1 Müzik, video ve editoryal Oyunlar VoIP Web tasarım Kaynaklar: BCG Analizi; Gartner; IDC; IAB; Euromonitor; Ovum; Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, Türk Telekom; MÜYAP; Faaliyet Raporları; WebHosting.Info Notlar: Kutuların boyutları ilgili alanda bulunan şirketlerin ciroları ile orantılıdır. 1E-bilgi, sosyal ağlar, reklam ajansları, arkadaşlık siteleri, veri gruplama ve bulut bilişim. 2Faturalama ve ödemeler, reklam ağ ve sunucuları, analitik çözümleme ve ölçümleme, doğrulama ve şifreleme. 3Oyun konsolları ve diğer internet uyumlu cihazlar. 4Alan adı tescili, ticareti, yansıtma ve içerik yönetimi.
  32. 32.  | T O kısıntıları sayesinde daha düşük fiyatlar sunabilmektedir. Çok kanallı perakendeciler, aynı zamanda, sadece online faaliyet gösteren perakendecilerle rekabet edebilmek amacıyla düzenli online indirimler sunmaktadır. Örneğin, ikinci büyük perakende kategorisi olan tüketici elektroniklerinde sadece online olarak faaliyet gösteren perakendeciler ile çok kanallı perakendeciler, online ürün indirimleri konusunda rekabet etmektedir. 2011’de yüzde 43’lük pazar payıyla elektronik pazarı lideri olan Teknosa gibi çok kanallı perakendeciler, mağazalarının yanında online satış yapmanın avantajlarını giderek daha fazla kullanmaya başlamıştır. Teknosa, online satışlarda da pazar lideri olmak amacıyla 2012 yılında kliksa.com adında indirimli elektronik sitesi açmıştır. E-bebek ve İstanbul Bilişim ise, faaliyetlerine online girişim olarak başlayan, ancak hedef müşteri kitlelerini genişletmek amacıyla fiziksel mağazalar da açan perakendecilere örnektir. Özel alışveriş siteleri Türk e-ticaret sektörünün son iki yıldaki büyümesine en fazla katkıda bulunan sitelerdir. Özel alışveriş ve toplu alışveriş iş modelleri de rekabetçi fiyatlandırma için fırsatlar sunmaktadır. Özel alışveriş, en hızlı büyüyen online perakende segmentidir. Bazı kaynaklarca yüzde 200’ün üzerinde olduğu bildirilen yıllık büyüme oranları ile son iki yılda Türk e-ticaret sektörünü harekete geçirmiştir.4 Comscore 2012 verisine göre, ABD’deki en büyük özel alışveriş sitesi olan Gilt Groupe, Markafoni ve Trendyol’un ziyaret sayısının üçte birinden daha az ziyaretçi sayısına sahiptir. Özel alışveriş modelinde, online perakendeci çeşitli sektörlerde (ve finansal hizmetler gibi diğerlerinde) sınırlı bir sürede sadece site üyelerine yönelik satışlar yapar. Çok yüksek indirim fırsatları sunulmaktadır. Örneğin Limango ve Markafoni, moda ürünlerde yüzde 80’e varan indirimler sunmaktadır. Tüketiciler mevcut üyeler tarafından davet edilebilir veya online olarak başvuruda bulunabilirler. Bu alandaki pazar lideri, 2008’de kuruluşundan bu yana 6 milyonu aşkın üyeye ulaşan5 ve 1.200’ü aşkın markayla çalışan Türk şirketi Markafoni’dir.6 Bu başarıyı takiben, küresel medya devi Naspers 2011 yılında Markafoni’nin çoğunluk hissesini satın almıştır. Alman perakendeci Otto Group ise 2009 yılında rakip Limango’yu kurmuştur. 2010 yılında kurulan üçüncü oyuncu Trendyol ise Kleiner, Perkins, Caufield, Byers (KPCB)’den yatırım fonu almıştır. Şu anda diğer Avrupalı yatırımcılar da Türkiye’de hızlı büyüyen bu pazara yönelmektedir: 2012 Ocak ayında Rus ru-Net, mücevher ve aksesuar satan Türk sitesi Lidyana.com’a 3 milyon dolar yatırım yapmıştır. Türkiye’de toplu alışveriş 2010 yılında, alıcılara söz konusu ürün veya hizmeti yeterli sayıda alıcının satın alması şartıyla indirim sunan bir site olan Kipru.com ile başlamıştır. Yine 2010 yılında Markafoni günlük fırsat sitesi Grupfoni.com’u kurmuş ve rakibi Groupon’un SehirFirsati.com sitesi de Türk pazarına girmiştir. Ancak, bir süre sonra yenilik hissini ve orijinalliğini kaybeden bu hizmetlerden, Türk tüketiciler de dünyadaki diğer örneklerde olduğu gibi uzaklaşmaya başlamışlardır. Bu sebeple toplu alışveriş segmenti son bir yılda düşüşe geçmiştir. 2011 yılında toplu alışveriş sitelerinin üye sayısı 3,4 milyon iken, 2012’deki Türk kullanıcı sayısı 2,3 milyona düşmüştür.7 İnternet yoluyla tüketicinin ilgisinin çekilmesi: Türkiye’deki perakendeciler, yeni müşterilerin ilgisini çekmek ve mevcut müşterilerini ellerinde tutmak amacıyla sos-yal ağlar yoluyla online topluluklar oluşturmaya başlamıştır. Türk perakendecilerin halihazırda keşfettiği üzere, Türkiye’deki Facebook kullanıcı sayısı çok yüksek olduğu için bu yolla birçok tüketiciye erişilebilir. Gerek Trendyol gerekse de Markafoni’nin 2012 Kasım ayı itibariyle sahip olduğu Facebook takipçilerinin sayısı 1 milyondan fazladır. Her ikisinin de popülaritesi gün geçtikçe artmaktadır.8 Bu şirketler online topluluk oluşturmanın da ötesine geçmiştir. Örneğin Markafoni, e-alışveriş tutkunlarını en son indirimlerden haberdar etmek amacıyla Facebook uygulamaları geliştirmiştir. 2012 Fashion’s
  33. 33. T B C G |  Night Out aktiviteleri için Trendyol bir çekiliş düzenlemiş ve çekiliş ayrıntılarına sadece Twitter yoluyla erişmek mümkün olabilmiştir. Şirketler, Web üzerinden oldukça kolay ve elverişli bir şekilde halledilen hizmetler sunarak da İnternet kullanıcılarını online alışverişe yöneltmeye çalışmıştır. Türkiye’nin en büyük süpermarket zinciri olan Migros Türk 1997 yılında Sanal Market’i kurmuştur. Sanal Market, tüketicilere İnternet üzerinden sipariş verme ve kapıda ödeme olanağı tanıyan online bir gıda marketidir. Migros müşterileri aynı zamanda akıllı telefonlara yönelik barkod tarayan ve ürünlerin online bir alışveriş sepetine konulmasını sağlayan telefon uygulamaları gibi diğer yenilikçi yaklaşımlardan da yararlanmaktadır. Benzer bir şirket olan YemekSepeti ise tüketicilerin 6.500’i aşkın üye restorandan tamamen Web sitesi üzerinden yemek siparişi verebilmesine olanak tanımaktadır. Yemeksepeti.com, günde 50.000’i aşkın sipariş almaktadır. Şirket 2006 yılında, müşterilerin Türkiye’nin başlıca şehirlerindeki lüks restoranlara rezervasyon yapabilmesine ve bilgi alabilmesine olanak veren ikinci İnternet sitesi elit.yemeksepeti. com’u kurmuştur. Bu İnternet sitesi 2013 yılı başında Papyon.com olarak yeniden lanse edilmiştir. 2012 Ekim ayı itibariyle Yemeksepeti.com’un 1,6 milyon üyesi vardır ve bu da yaklaşık yüzde 99 pazar payına karşılık gelmektedir.9 İlginç olan bir diğer eğilim de online şirketlerin yakın zamanlarda tüketicileri çek-mek için çevrimdışı taktikler kullanmaya başlamasıdır. Özellikle özel alışveriş siteleri, online pazarlamanın yanında televizyonu ve popüler alanlardaki billboardları da kullanmaktadır. Daha fazla verimlilik: İnternet, perakende sektörünün değer zincirindeki daha az görünür olan bazı adımları da değiştirmiştir. Örneğin e-tedarik, perakendeciler için daha fazla bilgi ve verimlilik sağlamaktadır. Migros Türk, ürünlerin depodan mağazaya taşınmasını görünür kılarak tedarikçilerin envanteri izlemesine olanak tanıyan online bir tedarik sistemi kullanmaktadır. Sistem raflardaki boş alanı daha verimli bir şekilde takip ederek otomatik ürün naklini gerçekleştirmektedir. Türkiye’deki Coca-Cola İçecek ve Electro World gibi diğer geleneksel perakendeciler de e-tedarik sistemlerinden kazanç sağlamaya başlamıştır. NOTLAR 1. Euromonitor verilerinden (2011) ilgili finansal hizmetler, sigorta ve seyahat harcamalarına ilişkin BCG tahminleriyle birleştirilen EIU (2011) toplam perakende satışları. 2. TÜİK (2012). 3. Ekonomi Değerlendirmesi (Hürriyet, 2011). 4. Radikal (2012). 5. Markafoni Açıklaması, 2012. 6. Ibid. 7. Webrazzi makalesi yoluyla ComScore verileri (2012). 8. Facebook, erişim: Eylül 2012. 9. BCG röportajı (2012).
  34. 34. KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLİ İŞLETMELER İÇİN ONLINE FIRSATLAR  | T O G ’  -  büyük şirketler örnek olarak verilir. Ancak, toplam istihdamın yaklaşık yüzde 78’ini sağlayan, Türk ekonomisinin tam kalbinde bulunan KOBİ’lerden pek sık bahsedilmez.1 İnternet, KOBİ’lerin de tıpkı diğer büyük şirketler gibi online reklam vermesine ve satış yapmasına, farklı coğrafyalara ulaşmasına ve müşterilerle işbirliği yapmasına olanak tanımaktadır. İnternet, Türk KOBİ’lerinin yurt içinde ve yurt dışında müşteri tabanlarını genişletmesine yardımcı olmuştur. Örneğin, İstanbul’un Kadıköy ilçesinde küçük bir tamir ve çilingir servisi atölyesi olan Hizmet Merkezim, şehrin diğer kesimlerindeki müşterileri çekmek için bir İnternet sitesi kurmuştur. Müşteri tabanını geliştirmek için online pazarlama araçlarını kullanmış ve bunun sonucunda sadece iki yılda İstanbul’da altı ekip ve ülke çapında 21 franchise’a ulaşmıştır. Portatif Bez Dolap, katlanarak büyüyen online satışlarını takiben tedarikçi sayısını üçe çıkarmıştır. Eros Pırlanta ise e-ticaret kanalındaki başarısının ardından Kapalıçarşı’da bir mağaza açmıştır. Farklı sektörlerden şirketler de müşteri tabanlarını genişletmek için İnternet’i kullanmıştır. Örneğin, bir radyo frekansı tanımlama çözümleri sağlayıcısı olan Litum; şu anda Avrupa, Asya ve Orta Doğu’da 26 ülkeye ihracat yapmaktadır. Litum’un İnternet sitesi şirketin daha çok ülkeye ihracat yapmasına ve Türkiye’nin en iyi 500 BT şirketinden biri haline gelmesine yardımcı olmuştur. Hızla büyüyen bazı Türk KOBİ’ler ise online perakendeci olarak iş hayatlarına başlamıştır. Örneğin, e-bebek 2001’de Türkiye’deki ilk online anne ve bebek ürünleri şirketi olarak kurulmuştur. Başlarda yavaş da olsa, 2002’de yeni anneler için tavsiyeler içeren bir Web sayfasının eklenmesi sayesinde e-bebek hızla büyümüştür. 2010’a gelindiğinde toplam gelirleri 30 milyon TL’ye ulaşmıştır. E-bebek çevrimdışı bir satış kanalı kurmasına rağmen toplam satışlarının yüzde 21’i hâlâ online kanaldan gelmektedir. Şirket, müşterilerinin yüzde 73’ünün İnternet sitesine Google araması sonucunda ulaştığını belirtmektedir. Başarılı bir diğer online şirket de ÇiçekSepeti’dir. Online perakende çiçek siparişi pazarına giren ilk şirkettir. ÇiçekSepeti, 2012’de yaklaşık 850.000 müşteriye online hizmet etmiş ve her ay ortalama 100.000 sipariş teslim etmiştir. KOBİ’lerin İnternet’i kullanma boyutunu ve nasıl kullandıklarını daha iyi anlamak için BCG, 250 veya daha az çalışanı olan 500 Türk KOBİ’siyle bir araştırma gerçekleştirmiştir. (İnternet kullanımında önde gelen KOBİ’lerin kesiti için, “İnternet’in Yüzleri” bilgi kutularına bakın.) Anket sonuçlarını KOBİ’lerin İnternet kullanım yoğunluğuna göre dört gruba ayırdık: (1) müşterilerle sosyal ağ sitelerinde iletişim kuran,
  35. 35. T B C G |  İnternet’in Yüzleri B D C İstanbul’un hemen dışındaki bu köpek bakım ve eğitim merkezi, söz konusu bölgede bu hizmeti sağlayan bir şirket olmadığını fark eden Gamze Göksoy tarafından kuruldu. Bu fikir, internet pazarla-ma araçları sayesinde niş bir işe dönüştü ve müşteri tabanını ilk dört yılda yıllık yüzde 60 ve son iki yılda yıllık yüzde 20 oranında artırdı. Gamze, diğer analitik araçları başarılı bir şekilde kullanmanın yanında, bu başarıyı “az sayıdaki kadın iş sahibinden biri” olmasına bağlıyor. E P 2011 yılında kurulan Eros Pırlanta, online pırlanta sektörüne ilk giren-lerden. Bir yılda satışlarını yüzde 190 artırdı. Sitenin popülaritesi saye-sinde, yeni kurulan şirket 2012 yılında Kapalı Çarşı’da bir dükkan da açtı. Kurucu Ahmet Durmuşoğlu, başarısının sırrının online katalog olmanın ötesine geçip tüketicinin güvenini kazanmaya odaklanması olduğuna inanıyor. Bu, görselleri hafife aldığı anlamına gelmiyor - Eros, Türkiye’de ürünlerinin yüksek çözünürlüklü videolarını internete yükleyen ilk şirket. Durmuşoğlu, site tasarımını ve arayüzünü düzenli aralıklarla güncellemek için Web analitiklerini ve tüketici geribildirimlerini kullanıyor. Kurucu: Ahmet Durmuşoğlu Kuruluş Yılı: 2011 P B D Portatif Bez Dolap, kuruluşundan bu yana İnterneti kullanıyor: Alan adı dahi, ana ürünleri için en çok aranan anahtar sözcüklere göre seçildi. Kurucu Erhan Atay, internet sitesini 2011 yılında kurduğunda tek bir üretici ile çalışıyordu. Siparişlerdeki hızlı artış, iki yeni üreticiyi daha takımına dahil etmesine neden oldu. Atay, e-ticaret sayesinde maliyetleri minimize ederek, daha düşük fiyat yerine yüksek kaliteli ürünlere odaklanabildiklerini söylüyor. 2013 hedefi: komşu ülkelere ihracat yapmak. Kurucu: Erhan Atay Kuruluş Yılı: 2011 L Litum; lojistik, perakende ve giyim, sağlık, otomotiv ve diğer sektörler dahil birçok işletmeye radyo frekans tespiti (RFID) ürünleri ve anahtar teslim RFID çözümleri sunuyor. 2004 yılında kurulan Litum, web sitesi yoluyla işi yurtdışında da geliştirmek için İnternet'ten yararlanarak, müşteri kapsamını büyük ölçüde artırdı. İşletme şu anda Avrupa ve Orta Doğu’da 26 ülkeye ihracat yapıyor ve müşterileri arasında birçok büyük marka bulunuyor. 2008’de Litum ilk kez Türkiye’nin en iyi 500 BT şirketi arasına girdi ve 2011 yılına gelindiğinde üç yüz ellinci sıraya yükseldi. Kuruluş Yılı: 2004 Kurucu: Gamze Göksoy Kuruluş Yılı: 2006 H M Ahmet Uzunpınar, 2000 yılında İstanbul, Ataşehir’de tek bir çilingirle işe başladı. İnternetin işletmeler için artan önemini fark eden Uzunpınar, yeni bir reklam kanalı olarak Anahtarcim34. com’u kurdu. İnternet işletmenin İstanbul’un tüm ilçelerini kapsamasını sağlayarak, iş hacmini iki katına çıkardı. On yılda hızlı ilerleme: Ahmet’in oğlu E. Faruk Uzunpınar tarafından evlere tam kapsamlı tamir ve yenileme hizmetleri sunan yepyeni bir internet sitesi kuruldu; Hizmetmerkezim.com. Online pazarlama araçları kullanımı, İstanbul’daki ekip sayısını ikiden altıya çıkardı ve ülke genelinde 21 franchise’a ulaşıldı. E. Faruk Uzunpınar, franchise ağını Türkiye’deki tüm şehirleri kapsayacak şekilde genişletmeyi planlıyor. Kurucu: Emir Faruk Uzunpınar Kuruluş Yılı: 2010

×