Gelişim Psikolojisine Giriş
1. Gelişim ve Değişim
2. Gelişime Farklı Bakış Açıları
   * Tarihsel Bakış Açısı
   * Evrimsel Bakış Açısı
   * Normatif Bakış Açısı
   * Ekolojik Yaklaşım
3. Gelişimle ilgili temel kavramlar
   * Gelişim                       * Deneyim
   * Büyüme                        * Öğrenme
   * Olgunlaşma
   * Hazırbulunuşluk
4. Gelişimi Etkileyen Faktörler
   * Kalıtım, Çevre ve Zaman
5. Gelişim İlkeleri
6. Gelişim Ödevleri
1. Gelişim ve Değişim
   Gelişim, organizmanın        döllenmeden başlayarak
bedensel, zihinsel, dil, duygusal, sosyal yönlerden belli
koşulları olan en son aşamasına ulaşıncaya kadar sürekli
ilerleme kaydeden düzenli değişimidir.
   Gelişim, olgunlaşma, yaşantı ve öğrenme sonucunda
organizmada ortaya çıkan, döllenmeden ölüme kadar farklı
gelişim alanlarında devam eden, düzenli ve sürekli
değişiklikleridir.
   Gelişim,       birbiriyle etkileşim halinde bulunan
biyolojik, bilişsel ve psiko-sosyal süreçlere bağlı olarak
bireyde döllenmeden ölüme kadar olan zaman içinde
ortaya çıkan düzenli ve sürekli değişmelerdir.
UYARI: Gelişim ve değişim arasındaki ilişkiye dikkat
edilmelidir. Her gelişim bir değişimdir, ancak her değişim
bir gelişim değildir.
     * Değişim kelime anlamı olarak farklılaşma, bir
durumdan başka bir duruma geçiş ifade eder. Olumlu,
istendik olabileceği gibi olumsuz, istenmeyen olabilir.
     * Gelişim ise DÜZENLİ, SÜREKLİ, SİSTEMLİ ve İSTENDİK
olmalıdır. Bir değişime gelişim denilebilmesi için bu
özellikleri taşımalıdır.
     * Gelişme, gelişim bir süreç olarak değerlendirilirse,
gelişme de bu sürecin ürünüdür. Organizmanın büyüme,
olgunlaşma ve öğrenmenin etkileşimi ile sürekli olarak
ilerleme kaydeden değişimidir.
UYARI: Olgunlaşma ve öğrenme olmadan gelişim
sağlanamaz.
Değişme, değişim bir süreç olarak düşünüldüğünde, bu
süreç sonunda elde edilen üründür.
UYARI: Gelişim, organizmanın belli bir düzen içerisinde uzun
süre ve kalıcı olan değişimini kapsar.
    * Kısa süreli, organize olmamış, rastlantı veya hastalık
sonucu ortaya çıkan değişimler gelişim değildir.
    * GELİŞİM;
        - Düzenli değişiklikler,
        - Sürekli ve uyumlu ilerleme,
        - Bedensel ve yaşa bağlı değişimleri kapsar.
Gelişim Süreçleri
a) Biyolojik Süreçler: Büyük ölçüde bireyin fiziksel
   yapısındaki değişikliklerle ilişkili olarak, insanların kendi
   türlerine özgü tipik davranış örüntülerini, anne ve
   babadan genler yoluyla geçen özelliklerini ve bireylerin
   doğuştan sahip oldukları öğrenilmemiş davranış
   kalıplarını kapsar.
b) Bilişsel Süreçler: Zihinsel gelişimle doğrudan bağlantılı
   olan dil gelişimi, bellek, öğrenme, algıla ve problem
   çözme gibi bilişsel etkinlikleri kapsar. Bilişsel yapı büyük
   oranda kalıtımla ilgilidir. Çevre koşulları bireyin zihinsel
   kapasitesi üzerinde büyük etkiye sahip değildir.
c) Psiko-Sosyal Süreçler: Bireyin büyük oranda çevresi ile
   etkileşimi ve ilişkisine bağlı olarak belirlenene kişilik
   özellikleri, duygusal ve sosyal gelişimlerindeki
   değişimleri kapsamaktadır.
2. GELİŞİME FARKLI BAKIŞ AÇILARI
a) Tarihsel Bakış Açısı: Tarihsel bakış açısına dayalı 3 temel
    yaklaşım vardır;
  • Hristiyan bakış açısı: Bu bakış açısına göre;
       - Çocuklar kötü huylu olarak dünyaya gelirler.
       - Kendilerini kötülüklerden koruyamazlar.
       - Bu nedenle Tanrı’ya boyun eğmeli ve cezalandırılmalıdırlar.
       - Öğretmen ve ebeveynlerin görevi ruhu kötülüklerden
  temizlemektir. Buda sıkı disiplin ile olur.
  • John Locke ait görüş: Bu görüşe göre;
       - Birey iyi yada kötü değildir. Doğuştan boş bir levha gibidir.
       - İnsanın nasıl biri olacağını yaşantıları belirler.
       - Sosyal çevre çocukların kişiliğini ödül, ceza, tekrarlar ve
  taklitler yolu ile şekillendirir.
• Jean-Jacques Rousseau ‘ ya ait görüş:
     * Bu bakış açısı «SOYLU VAHŞİ» kavramına dayanmaktadır.
     * Rousseau’ ya göre çocuklar aslında doğru ve yanlışı ayırt
edebilen soylu vahşilerdir. Buna bağlı olarak gelişimleri olumlu
yöndedir. Bu nedenle yetişkinlerin yönlendirmeleri ve eğitim çocuğun
doğal gelişimine müdahale etmektir.
     * Rousseau bebeklik, çocukluk, geç çocukluk ve yetişkinlik olmak
üzere 4 gelişim dönemi belirtmiş ve olgunlaşma kavramını ilk kez
ortaya atmıştır.
b) Evrimsel Bakış Açısı: Evrimse bakış açısı insan davranışını uyum
sağlamaya yönelik olarak ele almaktadır.
     * İnsanlar ve diğer canlılar arasındaki fark nicelik değil nitelik
farkıdır. İnsan ve diğer canlılar arasında temelde zihinsel süreçler
açısından fark yoktur.
     * Darvin bireysel farklılıkları ilk kez vurgulamıştır.
     * Bilimsel gözlemin bilgi toplama için son derece önemli olduğu
görüşü üzerinde durmuştur.
     * Darvin insan davranışını, çevreye uyum tarzı olarak ele almıştır.
c) Normatif Yaklaşım(Genel geçer standartları ve
yaklaşımları belirleme yaklaşımı)
    * G. Stanley Hall gelişimi, herkes için geçerli
kuralları, standartları belirleyerek anlamaya çalışmıştır.
    * Hall çocukların farklı dönemlerdeki gelişimlerini
incelemiş ve bunlarla ilgili kayıtlar tutarak standartlar
belirlemeye çalışmıştır.
    * Gelişim ödevleri kavramın ortaya atan Robert
Havighurst’da normatif kuramcıdır.
d)     Ekolojik     Kuram:      Bronfenbrenner      tarafından
geliştirilmiştir.
    * Gelişim üzerindeki çevresel faktörlerin etkisini ön
plana alıp, bu çerçevede araştırmalar yapmıştır.
3. Gelişimle İlgili Temel Kavramlar
1. Büyüme: Olgunlaşmanın alt boyutu olan büyüme, insan
   gelişiminin gözlenebilir boyutudur. Boy, kilo ve
   hacimdeki artış, bedensel değişimlerdir.
  • Büyüme bedenin hem iç hem de dış organlarında meydana
    gelir.
  • Büyümenin en hızlı olduğu dönem anne karnındaki (doğum
    öncesi) dönemdir. Daha sonra en hızlı olduğu dönem bebeklik
    ve ergenlik dönemidir.
KPSS 2008:
2. Olgunlaşma: Organizmanın temelindeki potansiyel güçlerin
görev yapabilecek düzeye ulaşmasını ifade eder.
     * Vücut organlarının kendilerinden beklenen görevleri
yerine getirebilecek düzeye gelmesidir.
     * Olgunlaşma öğrenmeden ve çevresel koşullardan bağımsız
olarak meydana gelir. Organizmanın doğuştan getirdiği
potansiyellerin öğrenme ve çevresel koşullardan bağımsız olarak
ortaya çıkmasıdır.
     * Çevre olgunlaşma üzerinde değil, olgunlaşma neticesinde
ortaya çıkan davranış üzerinde etkilidir.
     * Olgunlaşma üzerinde sadece KALITIM etkilidir. Kalıtımla
getirilen özellikler hiçbir müdahale olmadan zamanı geldiğinden
kendiliğinden ortaya çıkar. Fizyolojik yapı ile ilgilidir.
ÖR: Kol ve bacakların direksiyon ve pedallara ulaşacak kadar
gelişmesi ile birlikte nörobiyolojik sistemlerin bisiklet sürmeye
imkan verecek şekilde gelişmesi olgunlaşma ile ilgilidir.
• Olgunlaşma, bireyin psikomotor, bilişsel ve sosyal gelişim
  boyutlarında insan metabolizmasındaki gen haritasına
  bağlı farklılaşmadır.
• Hastalık, yanlış ve yetersiz beslenme gibi çevresel
  faktörlerden etkilenmez.
• Büyümede boy ve kilodaki artış, olgunlaşmada ise
  kalıtıma bağlı öğrenme ve çevresel faktörlerden bağımsız
  olarak ortaya çıkan değişimler söz konusudur.
• Olgunlaşma zamanla kendiliğinden meydana gelir.
• Olgunlaşmanın yaş, zeka ve sinir sistemi koordinasyonu
  olmak üzere üç temel alt kavramı vardır.
• Olgunlaşma= Büyüme + Yaş + Kas ve Sinir Sisteminin
  gelişimi + Ortaya konulabilen fiziksel davranış formülü ile
  açıklanır.
3. Hazırbulunuşluk: Bireyin herhangi bir organının vazifesi olan
işi yapabilecek düzeye erişmesinin yanı sıra; o iş için gerekli olan
ön bilgi, beceri ve tutuma yani ön öğrenmelere sahip olmasıdır.
     * Hazırbulunuşluk gelişimin hem niceliksel hem de niteliksel
boyutunu kapsar.
     * Hazırbulunuşluk, bir işin yapılabilmesi için gerekli şartların
yerine gelmesidir. Bir iş hazırbulunuşluk düzeyinde amatörce
yerine getirilir. İşin profesyonelce yapılması ise deneyim
(yaşantı) yolu ile gerçekleşir.
     * Bir konunun tam olarak öğrenilebilmesi için gerekli gelişim
düzeyine, ön bilgilere ve güdülenmeye sahip olmasıdır.
     * Hazırbulunuşluk, olgunlaşma ve öğrenmenin etkileşimi ile
bir davranış ve becerinin başarılması için gerekli şartların
oluşmasıdır.
     * Hazırbulunuşlukta yaş, olgunluk seviyesi, motivasyon ve
duygu durumları etkilidir.
     *Hazırbulunuşluk olgunlaşma ve öğrenme etkileşiminin
sonucudur.
4. Deneyim(Yaşantı): Bireyin çevresi ile etkileşimi
sonucunda kazandıklarıdır.
5. Öğrenme: Bireyin çevresi ile belli bir düzeydeki etkileşimi
neticesinde meydana gelen nispeten kalıcı izli davranış
değişiklikleridir. Bir davranışın öğrenme olarak kabul
edilmesi için;
    1. Davranışta gözlenen bir değişimin olması,
    2. Bu değişimin kalıcı izli olması,
    3. Bu değişimin yaşantı sonucu oluşması,
    4. Değişimin büyüme ve olgunlaşmaya bağlı olması,
    5. Bu değişimlerin geçici durumları(hastalık, ilaçlar,
içgüdüsel davranışlar, refleksler v.b) kapsamaması gerekir.
4. Gelişimi Etkileyen Faktörler
- Gelişimi etkileyen faktörler 3 başlık altında
  toplanmaktadır. Bunlar; kalıtım, çevre ve zaman(kritik
  dönem) dır.
- Gelişim üzerinde bu 3 faktörün ortak etkileşimi
  neticesinde oluşan yapının etkisi söz konusundur.
1. KALITIM: Bireyin anne ve babasından genler yolu ile
    geçen bazı özel yetenek ve özelliklerdir. Bunlar;
    * cinsiyet, göz rengi, zeka kapasitesi, fiziksel
özellikleri, çeşitli hastalıklar, bazı kişilik özellikleri, yaratıcılık
ve düşünme kapasitesi v.b
    * Anneden gelen yumurta hücresi ile babadan gelen
sperm hücresinin birleşimi ile zigot meydana gelir.
    * Annenin yumurtasında ve babanın sperm hücresinde
23’er kromozom bulunur.
    * Kişinin tüm özelliklerinin kodlandığını DNA ‘lar
genlerde bulunur.
    * Genler baskın ve çekinik genler olmak üzere ikiye
ayrılırlar. Baskın genler kendi özelliklerini dölüte geçirirler.
GENOTİP: Bir canlının sahip olduğu bütün gen topluluğu
yada anne ve babadan gelen genetik yapıdır.
FENOTİP: Fenotip ise yukarıda bahsedilen genetik yapının
dışarıdan gözlenebilen şeklidir. Fenotip bir canlının gözle
görülebilen , dış görünüşü ile ilgili tüm özellikleridir.
GENOTİP – FENOTİP FARKLILIĞI
Bu farklılığın 2 sebebi vardır.
       * Birincisi genlerin ve kromozomların dizilişinde zayıf
genlerin bulunması. Sağlıklı bir gelişimin ilk ve en önemli
şartı zigotun genetik yapısında bozukluk olmamasıdır.
Akdeniz anemisi, hemofili, down sendromu gibi genetik
bozukluklar genotip ve fenotip farklılığına neden olur.
• İkincisi ise çevredir. Genetik olarak herhangi bir sorun
  olmamasına rağmen doğum öncesi, doğum anı ve doğum
  sonrasında      meydana      gelen   çevresel   etkenler
  (beslenme, kaza, ilaç v.b.) dir.
              FENOTİP : GENOTİP + ÇEVRE
KPSS 2010:
2. Çevre: Döllenmeden itibaren insanın içinde yaşadığı ve
etkilendiği tüm dış uyarıcılar çevreyi meydana getirir.
    * Çevresel faktörler doğum öncesi, doğum anı ve
doğum sonrası olarak toplan 3 grupta toplanır.
    * Bireyin genetik özellikleri dışında çevresi ile etkileşimi
ve öğrenmesi neticesinde geçen özelliklerden bazıları;
        - bazı fiziksel görünümler,
        - zekanın kullanım oranı,
        - dil gelişimi,
        - yetişme tarzı
        - eğitim düzeyi
        - bazı kişilik ve karakter özellikleri.
Çevresel Faktörlerin 3 Temel Kaynağı
a) Doğum Öncesi: Annenin beslenmesi, yaşı, kan grubu,
   zararlı alışkanlıkları, geçirdiği hastalıklar, radyasyon,
   ilaçlar, psikolojik sorunlar, kaza, travma v.b.
b) Doğum Anı: Erken veya geç doğum, sağlıksız ortam,
   bebeğin oksijensiz kalması, kordon dolanması, zorlanma
   v.b.
c) Doğum Sonrası: Beslenme, bebeklik hastalıkları, iklim,
   kardeş sayısı, kazalar, eğitim, çocuk yetiştirme tarzı, kitle
   iletişim araçları, ekonomik, sosyal ve kültürel koşullar
   v.b.
UYARI: Gelişim üzerinde kalıtım ve çevrenin hangisinin daha
etkili olduğu tartışılmakla birlikte herhangi bir görüş birliği
bulunmamaktadır.
        *Gelişim bu iki temel bileşenin karşılıklı
etkileşiminden etkilenmektedir.
        * Kalıtım bir özelliğin alt ve üst sınırını belirler, çevre
ise bu özelliğin kalıtımla gelen sınır içinde nerede olacağını
belirler.
KPSS 2010 İPTAL:
3. Zaman/Kritik Dönem: gelişimde bazı önemli olayların
belirli zaman aralıklarında önemli bir etkiye sahip
oldukları, ancak bu zaman aralıklarından sonraki zaman
aralıklarından daha önceki ve sonraki zamanlarda aynı
etkiye sahip olmadıkları yada daha az etkiye sahip oldukları
savunulmaktadır.
Ör: Bebeğin gelişiminde ilk 3 ayın önemli olması ve annenin
bu dönemde ilaç alması ve radyasyona maruz kalmasının
etkileri önceki ve sonraki dönemlere göre daha fazladır.
Tarihsel Zaman: Bireyin yaşadığı toplumda o zaman
diliminde meydana gelen olgu ve olaylardan etkilenmesi
tarihsel zaman etkisi olarak nitelendirilir.
     * Bireylerin gelişimleri üzerinde bireyin yaşadığı
toplumu ilgilendiren olgu ve olaylar vardır.
     * Tarihsel zaman kavramında;
         - Sınırlandırılmış bir zaman dilimi,
         - Belirlenmiş bir fiziksel ve kültürel çevre,
         - Sadece o fiziksel ve kültürel çevrede yaşayanları
etkileyen bir faktör üzerinde durulmaktadır.
     * Yukarıda sayılan özellikler tarihsel zaman kavramını
kritik dönemden ayırır.
ÖR: 1980 yılında meydana gelen Çernobil faciası tarihsel
zaman kavramına en güzel örnektir. Radyo aktif maddeler
Karadeniz bölgesine yayılmış ve o bölgedeki insanların
sağlığını olumsuz etkilemiştir. Diğer bölgelere ise etki
etmemiştir. Örnekte;
       * 1980 denerek zaman sınırlaması yapılmış,
       * Karadeniz denilerek belli bir fiziksel çevreden
bahsedilmiştir,
       * Sadece Karadeniz bölgesini etkilediğini, diğer
bölgeleri etkilemediğini belirterek sınırlı bir çevreden
bahsetmiştir.
Bu örnek;
        * Bir becerinin kazanımından,
        * Becerinin kazanımı ile ilgili zaman diliminden,
        * Becerinin sonradan kazanılmasının zorluğundan ve
imkansızlığından,
        * Çevresel uyarıcıların öneminden söz etmediğinden
kritik dönem örneği olamaz.
KRİTİK DÖNEM: Kritik dönem; organizmanın farklı gelişim
dönemlerinde öğrenmeye ve gelişmeye en çok eğiliminin
olduğu, istekli ve çevredeki uyarıcılara en açık ve alıcı
olduğu dönemi ifade eder.
    * Söz konusu beceri ilgili dönemde kazanılmadığı
zaman, daha sonraki dönemlerde kazanılamaz veya
kazanılması çok zor. Bu tip dönemlere kritik dönem denir.
    * Kritik dönem, organizmanın çevrenin etkilerine daha
duyarlı oldukları zaman dönemlerine işaret eder.
    * Kritik dönemim temel belirleyicisi; çevresel uyarıcı ve
olayların çocuğun gelişim ve öğrenme süreci üzerinde daha
kuvvetli ve kalıcı etki göstermesidir.
* Kritik dönemlerde eğer organizma gerekli kalıtsal
potansiyele erişmiş ve yeterli uyarıcı(çevresel düzenleme)
ile karşılaşıyorsa bazı davranışları daha rahat öğrenir.
• Kritik dönemde ZAMANLAMA ve DUYARLILIK önemli iki
   kavramdır.
• Çocuklar belli dönemlerde belli uyarıcılara, çevresel
   düzenlemelere ve öğrenme yaşantılarına karşı daha
   duyarlı olurlar.
Kritik Dönemin Özellikleri;
       * İnsanın herhangi bir organı veya davranışının
herhangi bir yönü sabit zamanda gelişir.
       * Organizma belli türdeki davranışları, belli yaş
aralıklarında kazanır.
       * Organizma bu yaş aralıklarında öğrenmeye ve
çevreye karşı yüksek bir duyarlılık gösterir.
       * Bu yaş aralığında kazanılamayan bir davranışın
sonradan kazanılmasında zorlanmalar görülür.
       * Anne-baba ve öğretmenler kritik dönemin (duyarlı
zaman aralıkları) gereklerine dikkat etmelidir.
KPSS 2010:
Kritik Dönem

                  Çevre Uyaranlarının Düzenlenmesi


   Kritik Dönem




                  Yaşantı
5. Gelişim İlkeleri
• Gelişimin evrensel nitelik taşıyan bir düzeni vardır ve
  gelişimin temel ilkeleri bu düzen içinde açıklanır. Bu ilkeler şu
  şekilde sıralanabilir;
a) Gelişim baştan ayağa, içten dışa ve genelden özele doğru
   gerçekleşir.
b) Gelişimin hızı her yaşta aynı değildir(Gelişim nöbetleşe
   devam eder).
c) Gelişim kalıtım, çevre ve zamanın ortak etkileşimi ile
   gerçekleşir.
d) Gelişimde bireysel farklılıklar vardır.
e) Gelişim bir bütündür.
f) Gelişim süreklidir ve belli aşamalardan geçer.
g) Gelişimde kritik dönemler vardır.
6. Gelişim Görevleri
• Havighurst tarafından kritik dönemin öneminden
  hareketle geliştirilmiştir.
• Havighurst belli dönemlerde başarı ile kazanılması
  gereken, başarıldığı zaman mutluluğa ve çevreye
  uyuma yol açan, başarılmadığında ise mutsuzluğa
  ve      zorlulara         yol    açan       gelişim
  ödevlerinden(görevlerinden) bahsetmiştir.
• Gelişim    psikolojisinde     belirli   özelliklerin
  kazanılmasının önem kazandığı sürece DÖNEM
  denir. Dönem kavramı ile organizmada
  gerçekleşmesi beklenen özelliklere vurgu yapılır.
Döllenmeden ölüme kadar geçen zamanda gelişim
süreci belli gelişim alanlarında meydana gelir.
Bunlar;
     * Fiziksel Alan
     * Bilişsel Alan
     * Sosyal alan
     * Duygusal Alan
     * Kişilik Alanı
     * Törel (Ahlaki ve vicdan) alandır.

3 gelişim psik. giriş

  • 1.
    Gelişim Psikolojisine Giriş 1.Gelişim ve Değişim 2. Gelişime Farklı Bakış Açıları * Tarihsel Bakış Açısı * Evrimsel Bakış Açısı * Normatif Bakış Açısı * Ekolojik Yaklaşım 3. Gelişimle ilgili temel kavramlar * Gelişim * Deneyim * Büyüme * Öğrenme * Olgunlaşma * Hazırbulunuşluk
  • 2.
    4. Gelişimi EtkileyenFaktörler * Kalıtım, Çevre ve Zaman 5. Gelişim İlkeleri 6. Gelişim Ödevleri
  • 3.
    1. Gelişim veDeğişim Gelişim, organizmanın döllenmeden başlayarak bedensel, zihinsel, dil, duygusal, sosyal yönlerden belli koşulları olan en son aşamasına ulaşıncaya kadar sürekli ilerleme kaydeden düzenli değişimidir. Gelişim, olgunlaşma, yaşantı ve öğrenme sonucunda organizmada ortaya çıkan, döllenmeden ölüme kadar farklı gelişim alanlarında devam eden, düzenli ve sürekli değişiklikleridir. Gelişim, birbiriyle etkileşim halinde bulunan biyolojik, bilişsel ve psiko-sosyal süreçlere bağlı olarak bireyde döllenmeden ölüme kadar olan zaman içinde ortaya çıkan düzenli ve sürekli değişmelerdir.
  • 4.
    UYARI: Gelişim vedeğişim arasındaki ilişkiye dikkat edilmelidir. Her gelişim bir değişimdir, ancak her değişim bir gelişim değildir. * Değişim kelime anlamı olarak farklılaşma, bir durumdan başka bir duruma geçiş ifade eder. Olumlu, istendik olabileceği gibi olumsuz, istenmeyen olabilir. * Gelişim ise DÜZENLİ, SÜREKLİ, SİSTEMLİ ve İSTENDİK olmalıdır. Bir değişime gelişim denilebilmesi için bu özellikleri taşımalıdır. * Gelişme, gelişim bir süreç olarak değerlendirilirse, gelişme de bu sürecin ürünüdür. Organizmanın büyüme, olgunlaşma ve öğrenmenin etkileşimi ile sürekli olarak ilerleme kaydeden değişimidir. UYARI: Olgunlaşma ve öğrenme olmadan gelişim sağlanamaz.
  • 5.
    Değişme, değişim birsüreç olarak düşünüldüğünde, bu süreç sonunda elde edilen üründür. UYARI: Gelişim, organizmanın belli bir düzen içerisinde uzun süre ve kalıcı olan değişimini kapsar. * Kısa süreli, organize olmamış, rastlantı veya hastalık sonucu ortaya çıkan değişimler gelişim değildir. * GELİŞİM; - Düzenli değişiklikler, - Sürekli ve uyumlu ilerleme, - Bedensel ve yaşa bağlı değişimleri kapsar.
  • 6.
    Gelişim Süreçleri a) BiyolojikSüreçler: Büyük ölçüde bireyin fiziksel yapısındaki değişikliklerle ilişkili olarak, insanların kendi türlerine özgü tipik davranış örüntülerini, anne ve babadan genler yoluyla geçen özelliklerini ve bireylerin doğuştan sahip oldukları öğrenilmemiş davranış kalıplarını kapsar. b) Bilişsel Süreçler: Zihinsel gelişimle doğrudan bağlantılı olan dil gelişimi, bellek, öğrenme, algıla ve problem çözme gibi bilişsel etkinlikleri kapsar. Bilişsel yapı büyük oranda kalıtımla ilgilidir. Çevre koşulları bireyin zihinsel kapasitesi üzerinde büyük etkiye sahip değildir. c) Psiko-Sosyal Süreçler: Bireyin büyük oranda çevresi ile etkileşimi ve ilişkisine bağlı olarak belirlenene kişilik özellikleri, duygusal ve sosyal gelişimlerindeki değişimleri kapsamaktadır.
  • 7.
    2. GELİŞİME FARKLIBAKIŞ AÇILARI a) Tarihsel Bakış Açısı: Tarihsel bakış açısına dayalı 3 temel yaklaşım vardır; • Hristiyan bakış açısı: Bu bakış açısına göre; - Çocuklar kötü huylu olarak dünyaya gelirler. - Kendilerini kötülüklerden koruyamazlar. - Bu nedenle Tanrı’ya boyun eğmeli ve cezalandırılmalıdırlar. - Öğretmen ve ebeveynlerin görevi ruhu kötülüklerden temizlemektir. Buda sıkı disiplin ile olur. • John Locke ait görüş: Bu görüşe göre; - Birey iyi yada kötü değildir. Doğuştan boş bir levha gibidir. - İnsanın nasıl biri olacağını yaşantıları belirler. - Sosyal çevre çocukların kişiliğini ödül, ceza, tekrarlar ve taklitler yolu ile şekillendirir.
  • 8.
    • Jean-Jacques Rousseau‘ ya ait görüş: * Bu bakış açısı «SOYLU VAHŞİ» kavramına dayanmaktadır. * Rousseau’ ya göre çocuklar aslında doğru ve yanlışı ayırt edebilen soylu vahşilerdir. Buna bağlı olarak gelişimleri olumlu yöndedir. Bu nedenle yetişkinlerin yönlendirmeleri ve eğitim çocuğun doğal gelişimine müdahale etmektir. * Rousseau bebeklik, çocukluk, geç çocukluk ve yetişkinlik olmak üzere 4 gelişim dönemi belirtmiş ve olgunlaşma kavramını ilk kez ortaya atmıştır. b) Evrimsel Bakış Açısı: Evrimse bakış açısı insan davranışını uyum sağlamaya yönelik olarak ele almaktadır. * İnsanlar ve diğer canlılar arasındaki fark nicelik değil nitelik farkıdır. İnsan ve diğer canlılar arasında temelde zihinsel süreçler açısından fark yoktur. * Darvin bireysel farklılıkları ilk kez vurgulamıştır. * Bilimsel gözlemin bilgi toplama için son derece önemli olduğu görüşü üzerinde durmuştur. * Darvin insan davranışını, çevreye uyum tarzı olarak ele almıştır.
  • 9.
    c) Normatif Yaklaşım(Genelgeçer standartları ve yaklaşımları belirleme yaklaşımı) * G. Stanley Hall gelişimi, herkes için geçerli kuralları, standartları belirleyerek anlamaya çalışmıştır. * Hall çocukların farklı dönemlerdeki gelişimlerini incelemiş ve bunlarla ilgili kayıtlar tutarak standartlar belirlemeye çalışmıştır. * Gelişim ödevleri kavramın ortaya atan Robert Havighurst’da normatif kuramcıdır. d) Ekolojik Kuram: Bronfenbrenner tarafından geliştirilmiştir. * Gelişim üzerindeki çevresel faktörlerin etkisini ön plana alıp, bu çerçevede araştırmalar yapmıştır.
  • 10.
    3. Gelişimle İlgiliTemel Kavramlar 1. Büyüme: Olgunlaşmanın alt boyutu olan büyüme, insan gelişiminin gözlenebilir boyutudur. Boy, kilo ve hacimdeki artış, bedensel değişimlerdir. • Büyüme bedenin hem iç hem de dış organlarında meydana gelir. • Büyümenin en hızlı olduğu dönem anne karnındaki (doğum öncesi) dönemdir. Daha sonra en hızlı olduğu dönem bebeklik ve ergenlik dönemidir.
  • 11.
  • 12.
    2. Olgunlaşma: Organizmanıntemelindeki potansiyel güçlerin görev yapabilecek düzeye ulaşmasını ifade eder. * Vücut organlarının kendilerinden beklenen görevleri yerine getirebilecek düzeye gelmesidir. * Olgunlaşma öğrenmeden ve çevresel koşullardan bağımsız olarak meydana gelir. Organizmanın doğuştan getirdiği potansiyellerin öğrenme ve çevresel koşullardan bağımsız olarak ortaya çıkmasıdır. * Çevre olgunlaşma üzerinde değil, olgunlaşma neticesinde ortaya çıkan davranış üzerinde etkilidir. * Olgunlaşma üzerinde sadece KALITIM etkilidir. Kalıtımla getirilen özellikler hiçbir müdahale olmadan zamanı geldiğinden kendiliğinden ortaya çıkar. Fizyolojik yapı ile ilgilidir. ÖR: Kol ve bacakların direksiyon ve pedallara ulaşacak kadar gelişmesi ile birlikte nörobiyolojik sistemlerin bisiklet sürmeye imkan verecek şekilde gelişmesi olgunlaşma ile ilgilidir.
  • 13.
    • Olgunlaşma, bireyinpsikomotor, bilişsel ve sosyal gelişim boyutlarında insan metabolizmasındaki gen haritasına bağlı farklılaşmadır. • Hastalık, yanlış ve yetersiz beslenme gibi çevresel faktörlerden etkilenmez. • Büyümede boy ve kilodaki artış, olgunlaşmada ise kalıtıma bağlı öğrenme ve çevresel faktörlerden bağımsız olarak ortaya çıkan değişimler söz konusudur. • Olgunlaşma zamanla kendiliğinden meydana gelir. • Olgunlaşmanın yaş, zeka ve sinir sistemi koordinasyonu olmak üzere üç temel alt kavramı vardır. • Olgunlaşma= Büyüme + Yaş + Kas ve Sinir Sisteminin gelişimi + Ortaya konulabilen fiziksel davranış formülü ile açıklanır.
  • 14.
    3. Hazırbulunuşluk: Bireyinherhangi bir organının vazifesi olan işi yapabilecek düzeye erişmesinin yanı sıra; o iş için gerekli olan ön bilgi, beceri ve tutuma yani ön öğrenmelere sahip olmasıdır. * Hazırbulunuşluk gelişimin hem niceliksel hem de niteliksel boyutunu kapsar. * Hazırbulunuşluk, bir işin yapılabilmesi için gerekli şartların yerine gelmesidir. Bir iş hazırbulunuşluk düzeyinde amatörce yerine getirilir. İşin profesyonelce yapılması ise deneyim (yaşantı) yolu ile gerçekleşir. * Bir konunun tam olarak öğrenilebilmesi için gerekli gelişim düzeyine, ön bilgilere ve güdülenmeye sahip olmasıdır. * Hazırbulunuşluk, olgunlaşma ve öğrenmenin etkileşimi ile bir davranış ve becerinin başarılması için gerekli şartların oluşmasıdır. * Hazırbulunuşlukta yaş, olgunluk seviyesi, motivasyon ve duygu durumları etkilidir. *Hazırbulunuşluk olgunlaşma ve öğrenme etkileşiminin sonucudur.
  • 15.
    4. Deneyim(Yaşantı): Bireyinçevresi ile etkileşimi sonucunda kazandıklarıdır. 5. Öğrenme: Bireyin çevresi ile belli bir düzeydeki etkileşimi neticesinde meydana gelen nispeten kalıcı izli davranış değişiklikleridir. Bir davranışın öğrenme olarak kabul edilmesi için; 1. Davranışta gözlenen bir değişimin olması, 2. Bu değişimin kalıcı izli olması, 3. Bu değişimin yaşantı sonucu oluşması, 4. Değişimin büyüme ve olgunlaşmaya bağlı olması, 5. Bu değişimlerin geçici durumları(hastalık, ilaçlar, içgüdüsel davranışlar, refleksler v.b) kapsamaması gerekir.
  • 16.
    4. Gelişimi EtkileyenFaktörler - Gelişimi etkileyen faktörler 3 başlık altında toplanmaktadır. Bunlar; kalıtım, çevre ve zaman(kritik dönem) dır. - Gelişim üzerinde bu 3 faktörün ortak etkileşimi neticesinde oluşan yapının etkisi söz konusundur.
  • 17.
    1. KALITIM: Bireyinanne ve babasından genler yolu ile geçen bazı özel yetenek ve özelliklerdir. Bunlar; * cinsiyet, göz rengi, zeka kapasitesi, fiziksel özellikleri, çeşitli hastalıklar, bazı kişilik özellikleri, yaratıcılık ve düşünme kapasitesi v.b * Anneden gelen yumurta hücresi ile babadan gelen sperm hücresinin birleşimi ile zigot meydana gelir. * Annenin yumurtasında ve babanın sperm hücresinde 23’er kromozom bulunur. * Kişinin tüm özelliklerinin kodlandığını DNA ‘lar genlerde bulunur. * Genler baskın ve çekinik genler olmak üzere ikiye ayrılırlar. Baskın genler kendi özelliklerini dölüte geçirirler.
  • 18.
    GENOTİP: Bir canlınınsahip olduğu bütün gen topluluğu yada anne ve babadan gelen genetik yapıdır. FENOTİP: Fenotip ise yukarıda bahsedilen genetik yapının dışarıdan gözlenebilen şeklidir. Fenotip bir canlının gözle görülebilen , dış görünüşü ile ilgili tüm özellikleridir. GENOTİP – FENOTİP FARKLILIĞI Bu farklılığın 2 sebebi vardır. * Birincisi genlerin ve kromozomların dizilişinde zayıf genlerin bulunması. Sağlıklı bir gelişimin ilk ve en önemli şartı zigotun genetik yapısında bozukluk olmamasıdır. Akdeniz anemisi, hemofili, down sendromu gibi genetik bozukluklar genotip ve fenotip farklılığına neden olur.
  • 19.
    • İkincisi iseçevredir. Genetik olarak herhangi bir sorun olmamasına rağmen doğum öncesi, doğum anı ve doğum sonrasında meydana gelen çevresel etkenler (beslenme, kaza, ilaç v.b.) dir. FENOTİP : GENOTİP + ÇEVRE
  • 20.
  • 21.
    2. Çevre: Döllenmedenitibaren insanın içinde yaşadığı ve etkilendiği tüm dış uyarıcılar çevreyi meydana getirir. * Çevresel faktörler doğum öncesi, doğum anı ve doğum sonrası olarak toplan 3 grupta toplanır. * Bireyin genetik özellikleri dışında çevresi ile etkileşimi ve öğrenmesi neticesinde geçen özelliklerden bazıları; - bazı fiziksel görünümler, - zekanın kullanım oranı, - dil gelişimi, - yetişme tarzı - eğitim düzeyi - bazı kişilik ve karakter özellikleri.
  • 22.
    Çevresel Faktörlerin 3Temel Kaynağı a) Doğum Öncesi: Annenin beslenmesi, yaşı, kan grubu, zararlı alışkanlıkları, geçirdiği hastalıklar, radyasyon, ilaçlar, psikolojik sorunlar, kaza, travma v.b. b) Doğum Anı: Erken veya geç doğum, sağlıksız ortam, bebeğin oksijensiz kalması, kordon dolanması, zorlanma v.b. c) Doğum Sonrası: Beslenme, bebeklik hastalıkları, iklim, kardeş sayısı, kazalar, eğitim, çocuk yetiştirme tarzı, kitle iletişim araçları, ekonomik, sosyal ve kültürel koşullar v.b.
  • 23.
    UYARI: Gelişim üzerindekalıtım ve çevrenin hangisinin daha etkili olduğu tartışılmakla birlikte herhangi bir görüş birliği bulunmamaktadır. *Gelişim bu iki temel bileşenin karşılıklı etkileşiminden etkilenmektedir. * Kalıtım bir özelliğin alt ve üst sınırını belirler, çevre ise bu özelliğin kalıtımla gelen sınır içinde nerede olacağını belirler.
  • 24.
  • 25.
    3. Zaman/Kritik Dönem:gelişimde bazı önemli olayların belirli zaman aralıklarında önemli bir etkiye sahip oldukları, ancak bu zaman aralıklarından sonraki zaman aralıklarından daha önceki ve sonraki zamanlarda aynı etkiye sahip olmadıkları yada daha az etkiye sahip oldukları savunulmaktadır. Ör: Bebeğin gelişiminde ilk 3 ayın önemli olması ve annenin bu dönemde ilaç alması ve radyasyona maruz kalmasının etkileri önceki ve sonraki dönemlere göre daha fazladır.
  • 26.
    Tarihsel Zaman: Bireyinyaşadığı toplumda o zaman diliminde meydana gelen olgu ve olaylardan etkilenmesi tarihsel zaman etkisi olarak nitelendirilir. * Bireylerin gelişimleri üzerinde bireyin yaşadığı toplumu ilgilendiren olgu ve olaylar vardır. * Tarihsel zaman kavramında; - Sınırlandırılmış bir zaman dilimi, - Belirlenmiş bir fiziksel ve kültürel çevre, - Sadece o fiziksel ve kültürel çevrede yaşayanları etkileyen bir faktör üzerinde durulmaktadır. * Yukarıda sayılan özellikler tarihsel zaman kavramını kritik dönemden ayırır.
  • 27.
    ÖR: 1980 yılındameydana gelen Çernobil faciası tarihsel zaman kavramına en güzel örnektir. Radyo aktif maddeler Karadeniz bölgesine yayılmış ve o bölgedeki insanların sağlığını olumsuz etkilemiştir. Diğer bölgelere ise etki etmemiştir. Örnekte; * 1980 denerek zaman sınırlaması yapılmış, * Karadeniz denilerek belli bir fiziksel çevreden bahsedilmiştir, * Sadece Karadeniz bölgesini etkilediğini, diğer bölgeleri etkilemediğini belirterek sınırlı bir çevreden bahsetmiştir.
  • 28.
    Bu örnek; * Bir becerinin kazanımından, * Becerinin kazanımı ile ilgili zaman diliminden, * Becerinin sonradan kazanılmasının zorluğundan ve imkansızlığından, * Çevresel uyarıcıların öneminden söz etmediğinden kritik dönem örneği olamaz.
  • 29.
    KRİTİK DÖNEM: Kritikdönem; organizmanın farklı gelişim dönemlerinde öğrenmeye ve gelişmeye en çok eğiliminin olduğu, istekli ve çevredeki uyarıcılara en açık ve alıcı olduğu dönemi ifade eder. * Söz konusu beceri ilgili dönemde kazanılmadığı zaman, daha sonraki dönemlerde kazanılamaz veya kazanılması çok zor. Bu tip dönemlere kritik dönem denir. * Kritik dönem, organizmanın çevrenin etkilerine daha duyarlı oldukları zaman dönemlerine işaret eder. * Kritik dönemim temel belirleyicisi; çevresel uyarıcı ve olayların çocuğun gelişim ve öğrenme süreci üzerinde daha kuvvetli ve kalıcı etki göstermesidir.
  • 30.
    * Kritik dönemlerdeeğer organizma gerekli kalıtsal potansiyele erişmiş ve yeterli uyarıcı(çevresel düzenleme) ile karşılaşıyorsa bazı davranışları daha rahat öğrenir. • Kritik dönemde ZAMANLAMA ve DUYARLILIK önemli iki kavramdır. • Çocuklar belli dönemlerde belli uyarıcılara, çevresel düzenlemelere ve öğrenme yaşantılarına karşı daha duyarlı olurlar.
  • 31.
    Kritik Dönemin Özellikleri; * İnsanın herhangi bir organı veya davranışının herhangi bir yönü sabit zamanda gelişir. * Organizma belli türdeki davranışları, belli yaş aralıklarında kazanır. * Organizma bu yaş aralıklarında öğrenmeye ve çevreye karşı yüksek bir duyarlılık gösterir. * Bu yaş aralığında kazanılamayan bir davranışın sonradan kazanılmasında zorlanmalar görülür. * Anne-baba ve öğretmenler kritik dönemin (duyarlı zaman aralıkları) gereklerine dikkat etmelidir.
  • 32.
  • 33.
    Kritik Dönem Çevre Uyaranlarının Düzenlenmesi Kritik Dönem Yaşantı
  • 34.
    5. Gelişim İlkeleri •Gelişimin evrensel nitelik taşıyan bir düzeni vardır ve gelişimin temel ilkeleri bu düzen içinde açıklanır. Bu ilkeler şu şekilde sıralanabilir; a) Gelişim baştan ayağa, içten dışa ve genelden özele doğru gerçekleşir. b) Gelişimin hızı her yaşta aynı değildir(Gelişim nöbetleşe devam eder). c) Gelişim kalıtım, çevre ve zamanın ortak etkileşimi ile gerçekleşir. d) Gelişimde bireysel farklılıklar vardır. e) Gelişim bir bütündür. f) Gelişim süreklidir ve belli aşamalardan geçer. g) Gelişimde kritik dönemler vardır.
  • 35.
    6. Gelişim Görevleri •Havighurst tarafından kritik dönemin öneminden hareketle geliştirilmiştir. • Havighurst belli dönemlerde başarı ile kazanılması gereken, başarıldığı zaman mutluluğa ve çevreye uyuma yol açan, başarılmadığında ise mutsuzluğa ve zorlulara yol açan gelişim ödevlerinden(görevlerinden) bahsetmiştir. • Gelişim psikolojisinde belirli özelliklerin kazanılmasının önem kazandığı sürece DÖNEM denir. Dönem kavramı ile organizmada gerçekleşmesi beklenen özelliklere vurgu yapılır.
  • 36.
    Döllenmeden ölüme kadargeçen zamanda gelişim süreci belli gelişim alanlarında meydana gelir. Bunlar; * Fiziksel Alan * Bilişsel Alan * Sosyal alan * Duygusal Alan * Kişilik Alanı * Törel (Ahlaki ve vicdan) alandır.