Dr. Gökhan Aksel
• A) Hiperlökositoz

• B) Koagülopati ve Akut Kanama

• C) Orak Hücreli Anemi

• D) İmmün Hemolitik Anemiler
• >100.000 lökosit
• Çocukluk lösemilerinin %5-20’sinde görülür
• Artmış mortalite ve morbidite sebebidir:
   – TLS’a sekonder metabolik komplikasyonlara
   – Özellikle pulmoner ve serebral dolaşımda
     staza yol açar.
     • Artmış vizkoziteye bağlı küçük damarlarda lökosit
       trombüsleri oluşur ve sonucunda iskemi ve
       kanamalar oluşur.
• Pulmoner lökostazda dispne taşipne,
  sO2’de düşme olur.

  – PAAG normal olabilir ya da diffüz
    interstisyel infiltrasyon olabilir.
• İntraserebral lökostazda baş ağrısı,
  kişilik değişiklikleri, inme, konvülsiyon
  ortaya çıkabilir.

• Özellikle AML’ye bağlı hiperlökositoz
  intrakranial kanamaya yol açan
  koagülopati ile birliktedir.
• Ayrıca hiperlökositozda;

  – Renal yetmezlik
  – Kardiyak yetmezlik
  – Priapizm
  – Parmak ve ekstremitelerde akut iskemik
    değişiklikler
• TEDAVİ
   – TLS için hidrasyon alkalinizasyon,
     allopurinol verilebilir.
   – Erken ve dikkatli indüksiyon kemoterapisi
     başlanmalıdır.
     • ALL’de prednizolon 0.1-0.5 mg/kg/gün
       dozunda başlanır.
• TEDAVİ
   – Artmış kanama riski nedeniyle
     trombositopeni ve koagülasyon defektleri
     düzeltilmelidir.
   – Hiperviskozite nedeniyle ES
     transfüzyonundan (Hb>8 ise) ve
     diüretiklerden kaçınılmalıdır.
   – Kan değişimi ve lökoferez:
      • Serebral ve pulmoner semptomlar varsa
        uygulanabilir. Endike ise özellikle küçük
        çocuklarda kan değişimi lökofereze tercih
        edilmelidir.
• Akut lösemilerin %3’ünde koagülopati
  görülür.

• Kanama sebepleri;
  – Trombositopeni, K vit eksikliği, Kc
    yetmezliği ve DIC
• TEDAVİ
   – Kanamalı çocukların çoğunda uygun
     trombosit ve koagülasyon faktörlerinin
     verilmesi ile (TDP, Kriyopresipitat) ve
     lokal hemostatik önlemlerle kontrol altına
     alınabilir.
   – Altta yatan hastalığın tedavisi önemlidir.
     • Malignenside kemoterapi başlanması
     • Sepsiste antibiyotik ve vitamin K uygulanması
• 11. kromozom beta globulin genindeki
  mutasyon sonucu beta globulin zinciri 6.
  sıradaki glutamat yerine valin
  geçmesiyle oluşan hemoglobinopatidir.

• Oluşan Hb’e Hb S denir.
• Hb S bazı durumlarda oraklaşarak kanın
  akışkan özelliğini bozar.

• Hemolitik anemi ve vazooklüzyonlar
  oluşur.

• Hayatın ilk 6 ayında Hb F hakim
  olduğundan genelde kilinik bulgular 6
  aydan sonra görülür.
• Anemi
• Sarılık
• Kolelitiyazis
• Aplastik kriz;

  – Ani olarak eritrosit üretiminde azalma
    vardır. Ortalama 10-14 gün sürer, ve
    spontan düzelir.

  – En sık etken parvovirüs B19.
• Hiperhemolitik kriz;

  – Nadirdir
  – Enfeksiyon, ilaç kullanımı ve G6PDH
    eksikliğiyle olur.
• Daktilit (el-ayak sendromu);
  – El ayak parmaklarında ağrılı şişlikler
    görülür. <5 yaşta görülür.
• Kemik krizleri;
  – Kemiklerde ağrılı krizler görülür.
• Abdominal krizler;
  – Mezenterik oklüzyonlar olur.
• SSS krizleri;
                   – Konvülsiyon, inme, radikülopati
İlk inme sonrasında basit transfüzyondansa kan değişimi
 İlk inme sonrasında basit transfüzyondansa kan değişimi
                      görülebilir.
tekrarlayan inmeleri önlemede daha etkindir.
 tekrarlayan inmeleri önlemede daha etkindir.
                   – Tedavisiz olgularda mortalite %20.
Hulbert ML, Scothorn DJ, Panepinto JA, Scott JP, Buchanan GR, Sarnaik S, et al. Exchange
 Hulbert ML, Scothorn DJ, Panepinto JA, Scott JP, Buchanan GR, Sarnaik S, et al. Exchange
 blood transfusion – Hemen simple transfusion for first overt stroke is associated with
                    compared with kan değişimi yapılmalıdır. Amaç
blood transfusion compared with simple transfusion for first overt stroke is associated with aa
                      Hb S düzeyini %30’un altına düşürmektir.
lower risk of subsequent stroke: aaretrospective cohort study of 137 children with sickle cell
 lower risk of subsequent stroke: retrospective cohort study of 137 children with sickle cell
anemia. JJPediatr 2006;149:710-2.
 anemia. Pediatr 2006;149:710-2.
                   – İnme geçiren hastalarda Hb S <%30
                      olacak şekilde aylık kronik transfüzyon
                      programı yapılmalıdır.
• Priapizm;
  – Erken çocuklukta genelde sorunsuzdur,
    kendiliğinden düzelir
  – Ergenlikte ağrılı ereksiyon görülür.
    Agresif hidrasyon, analjezi, korpora
    kavenozaya alfa agonisti enjeksiyonu ve
    aspirasyon uygulanır.
  – Çoğunda tekrarlayan priapizm nedeniyle
    fibrozis ve empotans gelişir.
• Splenik sekestrasyon;
  – 5-24 ayda sıktır ve en sık ölüm nedenidir.
  – Ani olarak dalakta aşırı kan göllenmesine
    bağlı hipovolemik şok ve ölüm görülebilir.
  – Ani dalak büyüklüğü, karın ağrısı, bulantı-
    kusma halsizlik görülür.
  – Hızla kan tx ve agresif sıvı resüsitasyonu
    gereklidir.
  – Tekrarlayan olgularda splenektomi
    düşünülmelidir.
• Renal papiller nekroz
• Hepatik sekestrasyon
• Akut göğüs sendromu

  Görülebilir.
• En sık bulgulardır.

• Lökositoz, ekleme enflamasyon, ağrı
  ateş vardır.

• Enfeksiyonla ayırıcı tanısı yapılmalıdır.

• PY fikir verir ancak tanısal değeri yoktur.
• TEDAVİ;

  – Hidrasyon ve alkalinizasyon;
    • İdame sıvısının 1.5 katı (2250 ml/m2/gün +
      NaHCO3 (88mEq/L))
  – O2
    • Etkisi gösterilememiştir.
– Analjezi;
   • İbuprofen ile başlanır.
   • Şiddetli olgularda narkotikler tercih edilebilir.
      – Morfin en sık tercih edilir.
      – Meperidin konvülsiyon riski nedeniyle dikkatli
        kullanılmalıdır.
   • Benzodiazepin, antidepresanlar gerginliği alır,
     kullanılabilir.
İLAÇ                 DOZ                      VERİLİŞ YOLU   ÖNERİ
Şiddetli ağrı
Morfin               0.15mg/kg/doz (max           SC, IV     İlk tercih
                     10 mg) 3 saat ara ile
Meperidine           1.5 mg/kg/doz (max            IM        Konvülsiyon riski var. Renal ve
                     100 mg) 3 saat ara ile                  nörolojik hastalığı olanlarda
                                                             kaçınılmalı.
Orta dereceli ağrı
Metadon              0.15mg/kg/doz 6 saat          PO
                     ara ile
Meperidine           1.5 mg/kg/doz (makx           IM        Konvülsiyon riski var. Renal ve
                     100 mg) 3 saat ara ile                  nörolojik hastalığı olanlarda
                                                             kaçınılmalı.
Hafif ağrı

Kodein               0.75mg/kg/doz, 4 saat         PO        6 saat üzerind etkili olabilir.
                     arayla
Parasetamol          1.5g/m2/gün 4 saat            PO        Narkotiklerle beraber
                     arayla                                  verilebilir.
İbuprofen            10-20 mg/kg/gün, 6            PO
                     saat arayla
• AGS orak hücreli aneminin en sık 2.
  nedeni ve ölüm sebebidir.

• Ateş, göğüs ağrısı, solunum semptomları
  ile beraber PAAG’de pulmoner
  infiltrasyon olarak tanımlanır.

• İnfiltrasyonlar küçük-orta damarların
  oklüzyonu sunucu oluşur.
• %50’sinde enfeksiyöz nedenler saptanır.

• En sık etken clamidya Pnömonia ve
  Mycoplasma Pnömonia’dır.

• RSV, Staf aureus Strept. Pnöm ve
  parvovirüs de görülebilir.
• AGS ile birlikte kemik ağrısı varsa
  %30’unda yağ embolisi söz konusudur.

• Nekrotik K.İ.’den nekrotik yağ
  parçalarıyla yağ embolisi oluşur.

• AGS mortal seyreder.
• Hidrasyon, alkalinizasyon
• O2;
  – Oraklaşmayı azalttığı için önerilir.
  – İV antibiyotik;
      • Azitro ve eritromisinle kombine 3. kuşak
        sefalosporin (sefotaksim, sefuroksim) tercih
        edilmelidir.
   – Ağrı tedavisi
   – Bronkodilatör tedavi gerekebilir
• Hipoksik hastalara 10-15 ml/kg ES
  gereklidir.

• Ağır hipoksik hastalarda tekrarlayan tx
  ve kan değişimi gereklidir. Hedef Hb 11-
  12g/dl’yi geçmemelidir.

• MV ihtiyacı olabilir.
• Önlem:
  – Pnömokok, influenza aşısı.
• İmmün hemolitik anemiler (İHA) eritrosit
  yüzey antijenlerine karşı IgG ve veya IgM
  ab aracılığıyla eritrositlerin yıkılması
  sonucu oluşan klinik bir durumdur.

• Otoimmün ve ilaçlara bağlı olabilirler.

• Hastaların çoğunda ağır hemoliz vardır.

• Acil transfüzyon gerekliliği olabilir.
• Sıcak ab’lar IgG yapısında olan ve 37’ de
  reaksiyona giren ab’lardır ve
  ekstravasküler hemoliz yaparlar (RES’de)

• Soğuk antikorlar genelde IgM yapıda ve
  4’ de aktiftirler ve intravasküler hemolize
  neden olurlar.
• Klinik;
  – Ani başlayan solukluk, sarılık, koyu idrar
    yapma şeklindedir.

  – Hb 1-2 g/dL kadar düşebilir ve kalp
    yetmezliği görülebilir.
• Tanı: şu iki antite mutlaka olmalı;

  1- Otoantikorların serolojik olarak
    saptanması

  2- Hemolizin klinik ve laboratuvar
    bulgularının olması
• Hb hızlı düşeceğinden tedavi agresif
  yapılmalıdır.
• Sıcak antikorlara bağlı OİHA’de hızla
  steroid verilir;
   – Prednizolon 2-4mg/kg/gün
   – Alternatif olarak IVIG 2g/kg verilebilir.
• Soğuk ab’lara bağlı OİHA’ler her iki
  tedaviye de yanıt vermez.
• Transfüzyon endikeyse yapılmalıdır.
• Uyuşmazlık olsa da bu hastalarda
  eritrosit transfüzyonu asla kontraendike
  olarak değerlendirilemez.
• Bu hastalarda 5 ml 5-10 dk içinde verilir.
  Ağır hemolitik reaksiyon görülürse
  transfüzyon durdurulmalı, sıvı tedavisi
  devam ederken yeni eritrosit süsp
  aranmalıdır.
• Belirgin hemoliz olmayan hastalara da
  eritrosit süspansiyonu yavaş verilmeli.
   – 5ml/kg, 3-4 saatte.
• Steroid ve IVIG tedavisine yanıtsız
  hastalarda diğer bir seçenek
  splenektomidir.
   – Remisyon şansı %60-75’dir.
• Soğuk ab’lara bağlı OİHA daha hafif
  seyreder ve çok kez uygun transfüzyon
  yeterli olur.
• DİKKAT:
   – Soğuk ab’la olanda kan 37’ ye ısıtılmalı
     ve hasta da sıcak tutulmalıdır.
• Ağır hastalarda steroid ve IVIG
  denenebilir ancak etkinlikleri sınırlıdır.
Dr. Gökhan Aksel

Pediatrik kan hastalıkları (fazlası için www.tipfakultesi.org )

  • 1.
  • 2.
    • A) Hiperlökositoz •B) Koagülopati ve Akut Kanama • C) Orak Hücreli Anemi • D) İmmün Hemolitik Anemiler
  • 3.
    • >100.000 lökosit •Çocukluk lösemilerinin %5-20’sinde görülür • Artmış mortalite ve morbidite sebebidir: – TLS’a sekonder metabolik komplikasyonlara – Özellikle pulmoner ve serebral dolaşımda staza yol açar. • Artmış vizkoziteye bağlı küçük damarlarda lökosit trombüsleri oluşur ve sonucunda iskemi ve kanamalar oluşur.
  • 4.
    • Pulmoner lökostazdadispne taşipne, sO2’de düşme olur. – PAAG normal olabilir ya da diffüz interstisyel infiltrasyon olabilir.
  • 5.
    • İntraserebral lökostazdabaş ağrısı, kişilik değişiklikleri, inme, konvülsiyon ortaya çıkabilir. • Özellikle AML’ye bağlı hiperlökositoz intrakranial kanamaya yol açan koagülopati ile birliktedir.
  • 6.
    • Ayrıca hiperlökositozda; – Renal yetmezlik – Kardiyak yetmezlik – Priapizm – Parmak ve ekstremitelerde akut iskemik değişiklikler
  • 7.
    • TEDAVİ – TLS için hidrasyon alkalinizasyon, allopurinol verilebilir. – Erken ve dikkatli indüksiyon kemoterapisi başlanmalıdır. • ALL’de prednizolon 0.1-0.5 mg/kg/gün dozunda başlanır.
  • 8.
    • TEDAVİ – Artmış kanama riski nedeniyle trombositopeni ve koagülasyon defektleri düzeltilmelidir. – Hiperviskozite nedeniyle ES transfüzyonundan (Hb>8 ise) ve diüretiklerden kaçınılmalıdır. – Kan değişimi ve lökoferez: • Serebral ve pulmoner semptomlar varsa uygulanabilir. Endike ise özellikle küçük çocuklarda kan değişimi lökofereze tercih edilmelidir.
  • 9.
    • Akut lösemilerin%3’ünde koagülopati görülür. • Kanama sebepleri; – Trombositopeni, K vit eksikliği, Kc yetmezliği ve DIC
  • 10.
    • TEDAVİ – Kanamalı çocukların çoğunda uygun trombosit ve koagülasyon faktörlerinin verilmesi ile (TDP, Kriyopresipitat) ve lokal hemostatik önlemlerle kontrol altına alınabilir. – Altta yatan hastalığın tedavisi önemlidir. • Malignenside kemoterapi başlanması • Sepsiste antibiyotik ve vitamin K uygulanması
  • 11.
    • 11. kromozombeta globulin genindeki mutasyon sonucu beta globulin zinciri 6. sıradaki glutamat yerine valin geçmesiyle oluşan hemoglobinopatidir. • Oluşan Hb’e Hb S denir.
  • 12.
    • Hb Sbazı durumlarda oraklaşarak kanın akışkan özelliğini bozar. • Hemolitik anemi ve vazooklüzyonlar oluşur. • Hayatın ilk 6 ayında Hb F hakim olduğundan genelde kilinik bulgular 6 aydan sonra görülür.
  • 16.
  • 17.
    • Aplastik kriz; – Ani olarak eritrosit üretiminde azalma vardır. Ortalama 10-14 gün sürer, ve spontan düzelir. – En sık etken parvovirüs B19.
  • 18.
    • Hiperhemolitik kriz; – Nadirdir – Enfeksiyon, ilaç kullanımı ve G6PDH eksikliğiyle olur.
  • 19.
    • Daktilit (el-ayaksendromu); – El ayak parmaklarında ağrılı şişlikler görülür. <5 yaşta görülür. • Kemik krizleri; – Kemiklerde ağrılı krizler görülür. • Abdominal krizler; – Mezenterik oklüzyonlar olur.
  • 20.
    • SSS krizleri; – Konvülsiyon, inme, radikülopati İlk inme sonrasında basit transfüzyondansa kan değişimi İlk inme sonrasında basit transfüzyondansa kan değişimi görülebilir. tekrarlayan inmeleri önlemede daha etkindir. tekrarlayan inmeleri önlemede daha etkindir. – Tedavisiz olgularda mortalite %20. Hulbert ML, Scothorn DJ, Panepinto JA, Scott JP, Buchanan GR, Sarnaik S, et al. Exchange Hulbert ML, Scothorn DJ, Panepinto JA, Scott JP, Buchanan GR, Sarnaik S, et al. Exchange blood transfusion – Hemen simple transfusion for first overt stroke is associated with compared with kan değişimi yapılmalıdır. Amaç blood transfusion compared with simple transfusion for first overt stroke is associated with aa Hb S düzeyini %30’un altına düşürmektir. lower risk of subsequent stroke: aaretrospective cohort study of 137 children with sickle cell lower risk of subsequent stroke: retrospective cohort study of 137 children with sickle cell anemia. JJPediatr 2006;149:710-2. anemia. Pediatr 2006;149:710-2. – İnme geçiren hastalarda Hb S <%30 olacak şekilde aylık kronik transfüzyon programı yapılmalıdır.
  • 22.
    • Priapizm; – Erken çocuklukta genelde sorunsuzdur, kendiliğinden düzelir – Ergenlikte ağrılı ereksiyon görülür. Agresif hidrasyon, analjezi, korpora kavenozaya alfa agonisti enjeksiyonu ve aspirasyon uygulanır. – Çoğunda tekrarlayan priapizm nedeniyle fibrozis ve empotans gelişir.
  • 23.
    • Splenik sekestrasyon; – 5-24 ayda sıktır ve en sık ölüm nedenidir. – Ani olarak dalakta aşırı kan göllenmesine bağlı hipovolemik şok ve ölüm görülebilir. – Ani dalak büyüklüğü, karın ağrısı, bulantı- kusma halsizlik görülür. – Hızla kan tx ve agresif sıvı resüsitasyonu gereklidir. – Tekrarlayan olgularda splenektomi düşünülmelidir.
  • 24.
    • Renal papillernekroz • Hepatik sekestrasyon • Akut göğüs sendromu Görülebilir.
  • 25.
    • En sıkbulgulardır. • Lökositoz, ekleme enflamasyon, ağrı ateş vardır. • Enfeksiyonla ayırıcı tanısı yapılmalıdır. • PY fikir verir ancak tanısal değeri yoktur.
  • 26.
    • TEDAVİ; – Hidrasyon ve alkalinizasyon; • İdame sıvısının 1.5 katı (2250 ml/m2/gün + NaHCO3 (88mEq/L)) – O2 • Etkisi gösterilememiştir.
  • 28.
    – Analjezi; • İbuprofen ile başlanır. • Şiddetli olgularda narkotikler tercih edilebilir. – Morfin en sık tercih edilir. – Meperidin konvülsiyon riski nedeniyle dikkatli kullanılmalıdır. • Benzodiazepin, antidepresanlar gerginliği alır, kullanılabilir.
  • 29.
    İLAÇ DOZ VERİLİŞ YOLU ÖNERİ Şiddetli ağrı Morfin 0.15mg/kg/doz (max SC, IV İlk tercih 10 mg) 3 saat ara ile Meperidine 1.5 mg/kg/doz (max IM Konvülsiyon riski var. Renal ve 100 mg) 3 saat ara ile nörolojik hastalığı olanlarda kaçınılmalı. Orta dereceli ağrı Metadon 0.15mg/kg/doz 6 saat PO ara ile Meperidine 1.5 mg/kg/doz (makx IM Konvülsiyon riski var. Renal ve 100 mg) 3 saat ara ile nörolojik hastalığı olanlarda kaçınılmalı. Hafif ağrı Kodein 0.75mg/kg/doz, 4 saat PO 6 saat üzerind etkili olabilir. arayla Parasetamol 1.5g/m2/gün 4 saat PO Narkotiklerle beraber arayla verilebilir. İbuprofen 10-20 mg/kg/gün, 6 PO saat arayla
  • 30.
    • AGS orakhücreli aneminin en sık 2. nedeni ve ölüm sebebidir. • Ateş, göğüs ağrısı, solunum semptomları ile beraber PAAG’de pulmoner infiltrasyon olarak tanımlanır. • İnfiltrasyonlar küçük-orta damarların oklüzyonu sunucu oluşur.
  • 31.
    • %50’sinde enfeksiyöznedenler saptanır. • En sık etken clamidya Pnömonia ve Mycoplasma Pnömonia’dır. • RSV, Staf aureus Strept. Pnöm ve parvovirüs de görülebilir.
  • 32.
    • AGS ilebirlikte kemik ağrısı varsa %30’unda yağ embolisi söz konusudur. • Nekrotik K.İ.’den nekrotik yağ parçalarıyla yağ embolisi oluşur. • AGS mortal seyreder.
  • 33.
    • Hidrasyon, alkalinizasyon •O2; – Oraklaşmayı azalttığı için önerilir. – İV antibiyotik; • Azitro ve eritromisinle kombine 3. kuşak sefalosporin (sefotaksim, sefuroksim) tercih edilmelidir. – Ağrı tedavisi – Bronkodilatör tedavi gerekebilir
  • 34.
    • Hipoksik hastalara10-15 ml/kg ES gereklidir. • Ağır hipoksik hastalarda tekrarlayan tx ve kan değişimi gereklidir. Hedef Hb 11- 12g/dl’yi geçmemelidir. • MV ihtiyacı olabilir.
  • 35.
    • Önlem: – Pnömokok, influenza aşısı.
  • 36.
    • İmmün hemolitikanemiler (İHA) eritrosit yüzey antijenlerine karşı IgG ve veya IgM ab aracılığıyla eritrositlerin yıkılması sonucu oluşan klinik bir durumdur. • Otoimmün ve ilaçlara bağlı olabilirler. • Hastaların çoğunda ağır hemoliz vardır. • Acil transfüzyon gerekliliği olabilir.
  • 37.
    • Sıcak ab’larIgG yapısında olan ve 37’ de reaksiyona giren ab’lardır ve ekstravasküler hemoliz yaparlar (RES’de) • Soğuk antikorlar genelde IgM yapıda ve 4’ de aktiftirler ve intravasküler hemolize neden olurlar.
  • 38.
    • Klinik; – Ani başlayan solukluk, sarılık, koyu idrar yapma şeklindedir. – Hb 1-2 g/dL kadar düşebilir ve kalp yetmezliği görülebilir.
  • 39.
    • Tanı: şuiki antite mutlaka olmalı; 1- Otoantikorların serolojik olarak saptanması 2- Hemolizin klinik ve laboratuvar bulgularının olması
  • 40.
    • Hb hızlıdüşeceğinden tedavi agresif yapılmalıdır. • Sıcak antikorlara bağlı OİHA’de hızla steroid verilir; – Prednizolon 2-4mg/kg/gün – Alternatif olarak IVIG 2g/kg verilebilir. • Soğuk ab’lara bağlı OİHA’ler her iki tedaviye de yanıt vermez.
  • 41.
    • Transfüzyon endikeyseyapılmalıdır. • Uyuşmazlık olsa da bu hastalarda eritrosit transfüzyonu asla kontraendike olarak değerlendirilemez. • Bu hastalarda 5 ml 5-10 dk içinde verilir. Ağır hemolitik reaksiyon görülürse transfüzyon durdurulmalı, sıvı tedavisi devam ederken yeni eritrosit süsp aranmalıdır.
  • 42.
    • Belirgin hemolizolmayan hastalara da eritrosit süspansiyonu yavaş verilmeli. – 5ml/kg, 3-4 saatte. • Steroid ve IVIG tedavisine yanıtsız hastalarda diğer bir seçenek splenektomidir. – Remisyon şansı %60-75’dir.
  • 43.
    • Soğuk ab’larabağlı OİHA daha hafif seyreder ve çok kez uygun transfüzyon yeterli olur. • DİKKAT: – Soğuk ab’la olanda kan 37’ ye ısıtılmalı ve hasta da sıcak tutulmalıdır. • Ağır hastalarda steroid ve IVIG denenebilir ancak etkinlikleri sınırlıdır.
  • 44.