.
DÜZ YAZI TÜRLERİ
YAZI TÜRLERİ

      Düzyazılar işlenen konu ve konunun işlenme
     tekniğine göre iki ana grupta incelenir ;

A.    Öyküleme yazıları
B.    Düşünce yazıları
DÜŞÜNCE YAZILARI

 Makale               Röportaf
 Fıkra                Gezi Yazısı

 Deneme               Mektup

 Eleştiri (Tenkit)    Günlük

 Söyleşi (Sohbet)     Anı

 Biyografi
MAKALE
    Yazarın herhangi bir konudaki görüşlerini, belli kanıtlar,
    belgeler, inandırıcı veriler kullanarak kanıtlamaya çalıştığı
       ve böylece okuyucuyu bilgilendirmeyi amaçladığı yazı
             türüdür. Makalede temel unsur düşüncedir.
   Makale, gazete ile birlikte ortaya çıkmış bir gazete yazı
    türüdür. Bizde de ilk özel gazete olan Tercüman-ı Ahval
    gazetesinin çıkmasıyla görülür. İlk makale de aynı
    gazetede Şinasi tarafından yazılmıştır.
   Makalede amaç bilgi aktarmak ya da görüşlerine
    okuyucuyu inandırmak olduğundan açık, anlaşılır, ciddi bir
    dil kullanılır. Seçilen konuya göre uzun da olabilir kısa da.
 Öne sürülen düşünce ve tez kanıtlanır.
 Anlatım yalın ve yoğundur, nesnel bir nitelik
  taşır.
 Söz oyunlarına başvurulmaz, süslü anlatımdan
  uzak durulur.
 Her konuda makale yazılabilir.

 Gazete ve dergilerde yayımlanır.
FIKRA

 Yazarın, gündelik olayları, özel bir görüşle, güzel
 bir üslupla, kanıtlama gereği duymadan yazdığı
    kısa, günübirlik yazılardır. Edebiyatımızda
  özellikle Ahmet Rasim fıkralarıyla tanınır. Daha
   sonra Ahmet Haşim, Refik Halit, Peyami Safa
         tanınmış fıkra yazarlarımızdandır.
 Gazete yazısıdır.
 Yazar düşüncelerini kanıtlama yoluna gitmez.

 Dil tabiidir.Günlük deyimlere, yer yer nükteli
  sözlere yer verilir.
 Okuyucuyla sohbet ediyormuş gibi bir hava
  sezdirilir.
DENEME
Yazarın herhangi bir konudaki görüşlerini, kesin
 kanılara varmadan, kanıtlamaya kalkmadan,
okuyucuyu inanmaya zorlamadan anlattığı yazı
   türüdür. Deneme her konuda yazılabilir.
   Denemenin ilk örneklerini Fransız yazar
 Montaigne vermiştir. Daha sonra İngiliz yazar
   Bacon türü geliştirmiştir. Edebiyatımızda
 Cumhuriyet’ten sonra görülmeye başlanan bu
   türde Nurullah Ataç, Suut Kemal Yetkin,
  Sebahattin Eyüboğlu, Ahmet Haşim güzel
             örnekler vermişlerdir.
 Yazar, kendisiyle konuşuyormuş gibi bir hava
  sezdirir.
 Samimi bir dil kullanılır.

 Yazar, öne sürdüğü görüşleri ispatlamak zorunda
  değildir.
 Yazarın kesin bir sonuca varma zorunluluğu
  yoktur.
 Nurullah Ataç "Deneme, ben ülkesidir" der.

 Yazar anlatımda ve konu seçiminde özgürdür.
ELEŞTİRİ
     Sanat, edebiyat, düşünce eserlerini hem öz hem yapı
 yönünden açıklayan, başarılı ve başarısız ya da değerli ve
 değersiz yönlerini gösteren, bunları örneklerle somutlayıp
    belirten yazı türüdür. İki tür eleştiri vardır : İzleminsel
   eleştiri ve Nesnel eleştiri. İzlenimsel eleştirilerde öznel
   yargılar çok olacağından günümüzde bu tür pek rağbet
            görmez. Nesnel eleştiride ise her eserin
 değerlendirilmesinde kullanılabilecek belli ölçütler vardır.
   Eleştirmen bilimsel araştırmalardan yararlanarak, eseri
  ister beğensin ister beğenmesin, tarafsız bir gözle onun
    değerini ortaya koyar. Edebiyatımızda Hüseyin Cahit,
  Cenap Şehabettin, Ali Canip, Yakup Kadri, Nurullah Ataç,
    Mehmet Kaplan, Cemil Meriç, eleştiri alanında yazılar
                   yazan ünlü birkaç isimdir.
 Eleştiri objektif olmalıdır.
 Eleştiride amaç okura ve yazara yol göstermektir.

 Eleştirmenin kişisel duygularını kattığı eleştirilere
  izlenimsel eleştiri, kişisel duygularını katmadığı,
  objektif olduğu eleştirilere de nesnel eleştiri
  denir.
SÖYLEŞİ

 Yazarın, gündelik olaylarla ilgili düşüncelerini,
        okuyucu ile karşı karşıya oturup
    konuşuyormuş gibi içten bir hava içinde
   yazdığı yazılardır. Edebiyatımızda Ahmet
  Rasim, Şevket Rado sohbet türüne özel bir
              önem vermişlerdir.
 Herkesi ilgilendiren konular seçilir.
 Üslup olarak fıkraya benzerse de gazete yazı türü
  olmaması, az sözle çok şey anlatmayı amaçlama-
  ması, dışa dönük olması onu fıkradan ayırır.
 Cümleler çoğu zaman konuşmadaki gibi devriktir.

 Yazar, sorulu-cevaplı cümlelerle konuşuyormuş hissi
  verir.
 İçtenlik, samimilik, doğallık sohbetin özelliklerin-
  dendir.
BİYOGRAFİ-OTOBİYOGRAFİ
   Bir kişinin hayatının anlatıldığı yazılardır. Bunlarda amaç o
    kişiyi tüm yönleriyle (hayatı, eserleri, kişiliği, görüşleri vs.)
    tanıtmaktır.
   Biyografi açık, sade bir dille, anlatılan kişinin devrini, çevresini
    dikkate alarak yazılır.
   Divan edebiyatında şairleri anlatan bu tür eserlere “Tezkire”
    denirdi. Türk edebiyatında bunun ilk örneğini Ali Şir Nevai
    vermiştir.
   Yazar eğer kendi hayatını anlatmışsa yazıya otobiyografi denir.
    Çoğu zaman bunlarda sanatçı kendiyle beraber aile
    büyüklerinden çevreden, aile içi durumlarından da söz eder.
   Otobiyografiler üslup yönüyle anıya benzer; ancak anı
    otobiyografi içinde bir bölüm sayılabilir. Yani otobiyografi daha
    uzun bir dönemi içine alır.
RÖPORTAJ

  Yazarın okuyucularına bir konuya inandırmak
   için kişi, eşya, eser ya da bir yerle ilgili olarak
  yaptığı incelemeleri, fotoğraflarla süsleyerek,
  kendi görüşlerini de katarak yazdığı gazete ve
                 dergi yazılarına denir.
 Röportaj yapacak kişide üstün bir görüş ve
  gözlem yeteneği olmalıdır.
 Röportaj bir çeşit haberdir.Fakat, röportajda
  bilgiden başka yazarın izlenimleri ve görüşleri de
  yer alır.
 Röportajı hazırlayan kişi konuyu iyice öğrenmeli,
  yerinde ve gerekli incelemeleri yapmalı, gerekli
  belgeleri toplamalıdır.
GEZİ YAZISI
 Gezilip görülen yerler hakkında yazılan yazılardır.
  Kişi gezi esnasında birçok yer görür, birçok insanla
  tanışır; bunları hafızada tutmak güç olacağından
  gezi esnasında not alınır ve gezi yazılarında bunlar
  hikaye edilir.
 Gezi yazısında yazar daima gezdiği yerleri
  anlatmalı, uydurma, yanlış bilgiler vermemelidir.
  Gördüklerini okuyucunun daha iyi algılaması için,
  karşılaştırma yapar. Okur sanki o yerleri yazarla
  birlikte gezer gibi olur.
Eski edebiyatımızda gezi yazısına “seyahatname” denirdi.
    Bu alanda Evliya Çelebi’nin “Seyahatnamesi” ünlüdür.
   Ancak asıl gezi yazarları Avrupa’ya açılma döneminde
    görülmeye başlanmış, gidilen Avrupa şehirleriyle ilgili
    yazılar yazılmıştır. Namık Kemal, Ziya Paşa bunların
    başında gelir.
   Gezi yazılarını kitaplaştıran yazarlarımız da vardır. Ahmet
    Mithat Efendi, Avrupa’da bir Cevelan; Cenap Şehabettin,
    Hac Yolunda, Avrupa Mektupları; Ahmet Haşim, Frankfurt
    Seyahatnamesi; Reşat Nuri, Anadolu Notları; Falih Rıfkı,
    Denizaşırı, Zeytindağı, Taymis kıyıları bunlardan
    bazılarıdır.
MEKTUP
 Özel Mektup: Hısım, akraba, eş-dost ve tanıdıklar
 arasında yazılır. En önemli özelliği gizliliğidir.
 Resmi Mektup: Devlet daireleri arasındaki resmi
 yazılardır.
 İş Mektubu: Devlet daireleri ile vatandaşların ve ya özel
 kuruluşların birbirlerine yazdıkları mektuplardır. Dilekçe
 ve sipariş mektupları bu türe örnektir.
 Edebi Mektuplar: Şair ve yazarların birbirlerine yazdıkları,
 edebiyatla ilgili düşüncelerini, anılarını anlattıkları
 mektuplardır.
GÜNLÜK

   Ne gün yazıldığını belirtmek için tarih atılan, çoğu
  zaman her günün sonunda o gün olup bitenin, sıcağı
  sıcağına anlatıldığı, olaylarla ilgili yorumlar,
  değerlendirmeler yapıldığı yazılardır bunlar. Her gün
  yazıldığı için kısa olan bu yazılar, yazarının
  hayatından izler verdiğinden içten ve sevecendir.
 Oktay Akbal, Suut Kemal Yetkin, Seyit Kemal
  Karaalioğlu’nun günlükleri kitap halinde
  yayımlanmıştır.
ANI
 Yaşanmakta olanı değil, yaşanmış bir konuyu
  anlatır.
 İnsan belliğinde iz bırakan olay ve olguları anlatır.
 Tanınmış bilim, sanat ve politika adamlarının
  yaşamlarını, çalışma ve araştırmalarını anlatır.
 Tarihe ışık tutar.
 Yazarın unutulmasını istemediği gerçekleri kalıcı
  kılar.
 Geçmiş, 1. kişinin ağzından kişisel yargılar ve
  yorumlarla verilir.
SORULAR
Gazetelerin ya da dergilerin belli sütunlarında
  gündelik konuları bir görüş ve düşünceye
  bağlayarak yorumlayan yazlılardır. Bu türde, yazar
  ele aldığı konuyu kanıtlamak zorunda değildir;
  okuyucu da yazarın görüşlerine inanıp
  inanmamakta serbesttir.
 Yukarıdaki parçada bahsedilen edebi tür
  aşağıdakilerden hangisidir?
      A) Deneme B) Fıkra           C) Makale
             D) Eleştiri   E) Röportaj
Yanıt :B
Özgür kişi, köle olmayan, tutsak olmayan kişidir.
    Kimsenin kölesi, kimsenin tutsağı değildir. Kendi
    kendisinin, duygularının, tutkularının, çıkarının da kölesi,
    tutsağı değildir. “Böyle işime geldiğinden böyle
    düşünüyorum, böyle söylüyorum.” diyen kimseyi
    gerçekten özgür sayabilir miyiz? Özgür kişinin
    düşünceleriyle duyguları, tutkuları, çıkarı arasında ille bir
    çarpışma, bir karşıtlık olması gerektir, demiyorum;
    uzlaştıkları zorla değil, kendileriyle uzlaştıkları da olur.
   Yukarıda verilen parça hangi edebi türün örneğidir?
    A) Makale B) Deneme C) Fıkra D) Mektup E) Öykü
Yanıt : B
I. Günlük olaylarla ilgili yazılardır.
     II. Yazar inandığı düşünceleri ispatlamak zorunda
    değildir.
    III. Gündelik bir dil kullanılır.
    IV. Geniş yorumlara ve bilimsel açıklamalara girişilmez.
   Yukarıda özellikleri verilen edebi tür aşağıdakilerden
    hangisidir?

      A) Makale       B) Anı    C) Biyografi
           D) Mülakat (Görüşme)    E) Fıkra
Yanıt : E
I. Makale
  II. Fıkra
  III. Deneme
  IV.Günlük (Günce)
  V. Eleştiri
 Yukarıdakilerden hangisi fikir (düşünce) yazısı
  değildir?
    A) I    B) II C) III D) IV E) V
Yanıt : D
Bir yazarın seçtiği herhangi bir konu üzerindeki
  görüş ve düşüncelerini dile getirdiği yazılardır. Yazar
  kesin bir sonuca varmak zorunda değildir. Bilgi
  verme amacını taşımaz. İnsanı düşünmeye, yorum
  yapmaya sevk eder. Yazar samimi bir üslup kullanır.
 Yukarıda bahsedilen edebi tür aşağıdakilerden
  hangisidir?

  A) Fıkra      B) Deneme       C) Tenkit
          D) Makale    E) Otobiyografi
Yanıt : B
Deneme; yazarın herhangi bir konu üzerine, kesin sonuçlara
    varmadan kişisel görüş ve düşüncelerini anlattığı yazılardır.
    İnsanı ve toplumu ilgilendiren her şey denemenin konusu
    olabilir.
         I. Kesinlik ve bilimsellik önemli öğelerdir.
        II. Gazeteciliğin önemli bir dalıdır.
       III. Yazar, doğruluğuna inandığı fikirleri, görüşleri okuyucuya
    kabul ettirme çabasındadır.
       IV. Tarih, coğrafya, toplumbilim, hukuk ve folklor için
    yardımcı kaynak niteliğindedir.
        V. Belgelere, kanıtlara dayanan bir yazı türü değildir.
   Yukarıdakilerden hangisi denemenin özelliklerinden biridir?
    A) I   B) II   C) III   D) IV   E)V
Yanıt : E
Gamze Saba
13080002

Kaynaklar
 Sözlü ve Yazılı Anlatım – Arife Gülsün

 Edebiyat El Kitabı – fem yayınları

 www.edebyahu.com

Düz yazi türleri

  • 1.
  • 2.
    YAZI TÜRLERİ Düzyazılar işlenen konu ve konunun işlenme tekniğine göre iki ana grupta incelenir ; A. Öyküleme yazıları B. Düşünce yazıları
  • 3.
    DÜŞÜNCE YAZILARI  Makale  Röportaf  Fıkra  Gezi Yazısı  Deneme  Mektup  Eleştiri (Tenkit)  Günlük  Söyleşi (Sohbet)  Anı  Biyografi
  • 4.
    MAKALE Yazarın herhangi bir konudaki görüşlerini, belli kanıtlar, belgeler, inandırıcı veriler kullanarak kanıtlamaya çalıştığı ve böylece okuyucuyu bilgilendirmeyi amaçladığı yazı türüdür. Makalede temel unsur düşüncedir.  Makale, gazete ile birlikte ortaya çıkmış bir gazete yazı türüdür. Bizde de ilk özel gazete olan Tercüman-ı Ahval gazetesinin çıkmasıyla görülür. İlk makale de aynı gazetede Şinasi tarafından yazılmıştır.  Makalede amaç bilgi aktarmak ya da görüşlerine okuyucuyu inandırmak olduğundan açık, anlaşılır, ciddi bir dil kullanılır. Seçilen konuya göre uzun da olabilir kısa da.
  • 5.
     Öne sürülendüşünce ve tez kanıtlanır.  Anlatım yalın ve yoğundur, nesnel bir nitelik taşır.  Söz oyunlarına başvurulmaz, süslü anlatımdan uzak durulur.  Her konuda makale yazılabilir.  Gazete ve dergilerde yayımlanır.
  • 6.
    FIKRA Yazarın, gündelikolayları, özel bir görüşle, güzel bir üslupla, kanıtlama gereği duymadan yazdığı kısa, günübirlik yazılardır. Edebiyatımızda özellikle Ahmet Rasim fıkralarıyla tanınır. Daha sonra Ahmet Haşim, Refik Halit, Peyami Safa tanınmış fıkra yazarlarımızdandır.
  • 7.
     Gazete yazısıdır. Yazar düşüncelerini kanıtlama yoluna gitmez.  Dil tabiidir.Günlük deyimlere, yer yer nükteli sözlere yer verilir.  Okuyucuyla sohbet ediyormuş gibi bir hava sezdirilir.
  • 8.
    DENEME Yazarın herhangi birkonudaki görüşlerini, kesin kanılara varmadan, kanıtlamaya kalkmadan, okuyucuyu inanmaya zorlamadan anlattığı yazı türüdür. Deneme her konuda yazılabilir. Denemenin ilk örneklerini Fransız yazar Montaigne vermiştir. Daha sonra İngiliz yazar Bacon türü geliştirmiştir. Edebiyatımızda Cumhuriyet’ten sonra görülmeye başlanan bu türde Nurullah Ataç, Suut Kemal Yetkin, Sebahattin Eyüboğlu, Ahmet Haşim güzel örnekler vermişlerdir.
  • 9.
     Yazar, kendisiylekonuşuyormuş gibi bir hava sezdirir.  Samimi bir dil kullanılır.  Yazar, öne sürdüğü görüşleri ispatlamak zorunda değildir.  Yazarın kesin bir sonuca varma zorunluluğu yoktur.  Nurullah Ataç "Deneme, ben ülkesidir" der.  Yazar anlatımda ve konu seçiminde özgürdür.
  • 10.
    ELEŞTİRİ Sanat, edebiyat, düşünce eserlerini hem öz hem yapı yönünden açıklayan, başarılı ve başarısız ya da değerli ve değersiz yönlerini gösteren, bunları örneklerle somutlayıp belirten yazı türüdür. İki tür eleştiri vardır : İzleminsel eleştiri ve Nesnel eleştiri. İzlenimsel eleştirilerde öznel yargılar çok olacağından günümüzde bu tür pek rağbet görmez. Nesnel eleştiride ise her eserin değerlendirilmesinde kullanılabilecek belli ölçütler vardır. Eleştirmen bilimsel araştırmalardan yararlanarak, eseri ister beğensin ister beğenmesin, tarafsız bir gözle onun değerini ortaya koyar. Edebiyatımızda Hüseyin Cahit, Cenap Şehabettin, Ali Canip, Yakup Kadri, Nurullah Ataç, Mehmet Kaplan, Cemil Meriç, eleştiri alanında yazılar yazan ünlü birkaç isimdir.
  • 11.
     Eleştiri objektifolmalıdır.  Eleştiride amaç okura ve yazara yol göstermektir.  Eleştirmenin kişisel duygularını kattığı eleştirilere izlenimsel eleştiri, kişisel duygularını katmadığı, objektif olduğu eleştirilere de nesnel eleştiri denir.
  • 12.
    SÖYLEŞİ Yazarın, gündelikolaylarla ilgili düşüncelerini, okuyucu ile karşı karşıya oturup konuşuyormuş gibi içten bir hava içinde yazdığı yazılardır. Edebiyatımızda Ahmet Rasim, Şevket Rado sohbet türüne özel bir önem vermişlerdir.
  • 13.
     Herkesi ilgilendirenkonular seçilir.  Üslup olarak fıkraya benzerse de gazete yazı türü olmaması, az sözle çok şey anlatmayı amaçlama- ması, dışa dönük olması onu fıkradan ayırır.  Cümleler çoğu zaman konuşmadaki gibi devriktir.  Yazar, sorulu-cevaplı cümlelerle konuşuyormuş hissi verir.  İçtenlik, samimilik, doğallık sohbetin özelliklerin- dendir.
  • 14.
    BİYOGRAFİ-OTOBİYOGRAFİ  Bir kişinin hayatının anlatıldığı yazılardır. Bunlarda amaç o kişiyi tüm yönleriyle (hayatı, eserleri, kişiliği, görüşleri vs.) tanıtmaktır.  Biyografi açık, sade bir dille, anlatılan kişinin devrini, çevresini dikkate alarak yazılır.  Divan edebiyatında şairleri anlatan bu tür eserlere “Tezkire” denirdi. Türk edebiyatında bunun ilk örneğini Ali Şir Nevai vermiştir.  Yazar eğer kendi hayatını anlatmışsa yazıya otobiyografi denir. Çoğu zaman bunlarda sanatçı kendiyle beraber aile büyüklerinden çevreden, aile içi durumlarından da söz eder.  Otobiyografiler üslup yönüyle anıya benzer; ancak anı otobiyografi içinde bir bölüm sayılabilir. Yani otobiyografi daha uzun bir dönemi içine alır.
  • 15.
    RÖPORTAJ Yazarınokuyucularına bir konuya inandırmak için kişi, eşya, eser ya da bir yerle ilgili olarak yaptığı incelemeleri, fotoğraflarla süsleyerek, kendi görüşlerini de katarak yazdığı gazete ve dergi yazılarına denir.
  • 16.
     Röportaj yapacakkişide üstün bir görüş ve gözlem yeteneği olmalıdır.  Röportaj bir çeşit haberdir.Fakat, röportajda bilgiden başka yazarın izlenimleri ve görüşleri de yer alır.  Röportajı hazırlayan kişi konuyu iyice öğrenmeli, yerinde ve gerekli incelemeleri yapmalı, gerekli belgeleri toplamalıdır.
  • 17.
    GEZİ YAZISI  Gezilipgörülen yerler hakkında yazılan yazılardır. Kişi gezi esnasında birçok yer görür, birçok insanla tanışır; bunları hafızada tutmak güç olacağından gezi esnasında not alınır ve gezi yazılarında bunlar hikaye edilir.  Gezi yazısında yazar daima gezdiği yerleri anlatmalı, uydurma, yanlış bilgiler vermemelidir. Gördüklerini okuyucunun daha iyi algılaması için, karşılaştırma yapar. Okur sanki o yerleri yazarla birlikte gezer gibi olur.
  • 18.
    Eski edebiyatımızda geziyazısına “seyahatname” denirdi. Bu alanda Evliya Çelebi’nin “Seyahatnamesi” ünlüdür.  Ancak asıl gezi yazarları Avrupa’ya açılma döneminde görülmeye başlanmış, gidilen Avrupa şehirleriyle ilgili yazılar yazılmıştır. Namık Kemal, Ziya Paşa bunların başında gelir.  Gezi yazılarını kitaplaştıran yazarlarımız da vardır. Ahmet Mithat Efendi, Avrupa’da bir Cevelan; Cenap Şehabettin, Hac Yolunda, Avrupa Mektupları; Ahmet Haşim, Frankfurt Seyahatnamesi; Reşat Nuri, Anadolu Notları; Falih Rıfkı, Denizaşırı, Zeytindağı, Taymis kıyıları bunlardan bazılarıdır.
  • 19.
    MEKTUP Özel Mektup:Hısım, akraba, eş-dost ve tanıdıklar arasında yazılır. En önemli özelliği gizliliğidir. Resmi Mektup: Devlet daireleri arasındaki resmi yazılardır. İş Mektubu: Devlet daireleri ile vatandaşların ve ya özel kuruluşların birbirlerine yazdıkları mektuplardır. Dilekçe ve sipariş mektupları bu türe örnektir. Edebi Mektuplar: Şair ve yazarların birbirlerine yazdıkları, edebiyatla ilgili düşüncelerini, anılarını anlattıkları mektuplardır.
  • 20.
    GÜNLÜK Ne gün yazıldığını belirtmek için tarih atılan, çoğu zaman her günün sonunda o gün olup bitenin, sıcağı sıcağına anlatıldığı, olaylarla ilgili yorumlar, değerlendirmeler yapıldığı yazılardır bunlar. Her gün yazıldığı için kısa olan bu yazılar, yazarının hayatından izler verdiğinden içten ve sevecendir.  Oktay Akbal, Suut Kemal Yetkin, Seyit Kemal Karaalioğlu’nun günlükleri kitap halinde yayımlanmıştır.
  • 21.
    ANI  Yaşanmakta olanıdeğil, yaşanmış bir konuyu anlatır.  İnsan belliğinde iz bırakan olay ve olguları anlatır.  Tanınmış bilim, sanat ve politika adamlarının yaşamlarını, çalışma ve araştırmalarını anlatır.  Tarihe ışık tutar.  Yazarın unutulmasını istemediği gerçekleri kalıcı kılar.  Geçmiş, 1. kişinin ağzından kişisel yargılar ve yorumlarla verilir.
  • 22.
  • 23.
    Gazetelerin ya dadergilerin belli sütunlarında gündelik konuları bir görüş ve düşünceye bağlayarak yorumlayan yazlılardır. Bu türde, yazar ele aldığı konuyu kanıtlamak zorunda değildir; okuyucu da yazarın görüşlerine inanıp inanmamakta serbesttir.  Yukarıdaki parçada bahsedilen edebi tür aşağıdakilerden hangisidir? A) Deneme B) Fıkra C) Makale D) Eleştiri E) Röportaj
  • 24.
  • 25.
    Özgür kişi, köleolmayan, tutsak olmayan kişidir. Kimsenin kölesi, kimsenin tutsağı değildir. Kendi kendisinin, duygularının, tutkularının, çıkarının da kölesi, tutsağı değildir. “Böyle işime geldiğinden böyle düşünüyorum, böyle söylüyorum.” diyen kimseyi gerçekten özgür sayabilir miyiz? Özgür kişinin düşünceleriyle duyguları, tutkuları, çıkarı arasında ille bir çarpışma, bir karşıtlık olması gerektir, demiyorum; uzlaştıkları zorla değil, kendileriyle uzlaştıkları da olur.  Yukarıda verilen parça hangi edebi türün örneğidir? A) Makale B) Deneme C) Fıkra D) Mektup E) Öykü
  • 26.
  • 27.
    I. Günlük olaylarlailgili yazılardır. II. Yazar inandığı düşünceleri ispatlamak zorunda değildir. III. Gündelik bir dil kullanılır. IV. Geniş yorumlara ve bilimsel açıklamalara girişilmez.  Yukarıda özellikleri verilen edebi tür aşağıdakilerden hangisidir? A) Makale B) Anı C) Biyografi D) Mülakat (Görüşme) E) Fıkra
  • 28.
  • 29.
    I. Makale II. Fıkra III. Deneme IV.Günlük (Günce) V. Eleştiri  Yukarıdakilerden hangisi fikir (düşünce) yazısı değildir? A) I B) II C) III D) IV E) V
  • 30.
  • 31.
    Bir yazarın seçtiğiherhangi bir konu üzerindeki görüş ve düşüncelerini dile getirdiği yazılardır. Yazar kesin bir sonuca varmak zorunda değildir. Bilgi verme amacını taşımaz. İnsanı düşünmeye, yorum yapmaya sevk eder. Yazar samimi bir üslup kullanır.  Yukarıda bahsedilen edebi tür aşağıdakilerden hangisidir? A) Fıkra B) Deneme C) Tenkit D) Makale E) Otobiyografi
  • 32.
  • 33.
    Deneme; yazarın herhangibir konu üzerine, kesin sonuçlara varmadan kişisel görüş ve düşüncelerini anlattığı yazılardır. İnsanı ve toplumu ilgilendiren her şey denemenin konusu olabilir. I. Kesinlik ve bilimsellik önemli öğelerdir. II. Gazeteciliğin önemli bir dalıdır. III. Yazar, doğruluğuna inandığı fikirleri, görüşleri okuyucuya kabul ettirme çabasındadır. IV. Tarih, coğrafya, toplumbilim, hukuk ve folklor için yardımcı kaynak niteliğindedir. V. Belgelere, kanıtlara dayanan bir yazı türü değildir.  Yukarıdakilerden hangisi denemenin özelliklerinden biridir? A) I B) II C) III D) IV E)V
  • 34.
  • 35.
    Gamze Saba 13080002 Kaynaklar  Sözlüve Yazılı Anlatım – Arife Gülsün  Edebiyat El Kitabı – fem yayınları  www.edebyahu.com