TÜRKİYE’DE ANNE -
     ÇOCUK SAĞLIĞI


     Uz. Dr. A. EMEL ÖNAL
İstanbul Tıp Fakültesi Halk Sağlığı
          Anabilim Dalı
• Anne sağlığı ve çocuk sağlığı
  birbirini etkileyen durumlar
  olup, nüfusun büyük kesimini
  ilgilendirdiği, ülkelerin
  gelişmişliğini ve genel sağlık
  durumunu yansıttığı için Halk
  Sağlığı’nın da temel
  konularındandır.
• Anne ve çocuklar Türkiye
  nüfusunun % 58.9 unu
  oluşturmaktadır.
- 0-4 yaş grubu nüfusun % 10.2 si,
- 0-14 yaş grubu % 31.5 i,
- 15 - 49 yaş kadın nüfus nüfusun
  % 27.4 üdür.
• Anne sağlığını etkileyen anneye ait
  faktörler, annenin doğumdaki yaşı,
  doğum sayısı, gebelik aralığı gibi
  doğurganlık özellikleri ile genel
  sağlık durumudur.
• Çevresel faktörler ise anneye ait
  faktörleri de etkileyen ülkenin
  sağlık sistemi, politikası, yasaları,
  eğitim politikaları, sosyo-ekonomik
  durumu ve kadının toplumdaki
  statüsüdür.
Şekil1. Türkiye’de son 20 yıla ilişkin
 yaşa özel doğurganlık hızları ( 1 )
• UNICEF 2001 verilerine göre
  Türkiye’de her yıl 100 000 canlı
  doğumda 130 anne ölümü
  meydana gelmektedir.
• Anne ölümleri en sık kanamalar,
  toksemiler, infeksiyonlar ve
  düşük komplikasyonları
  nedeniyle olmaktadır.
Şekil 2. Türkiye’de son 60 yılda
  anne ölümü nedenleri ( 6 )
• T.C. Sağlık Bakanlığı’nın Teşkilat ve
  Görevleri Hakkında Kanun
  Hükmünde Kararname’ye göre
  annenin ve çocuğun beden ve ruh
  sağlığının korunmasını ve evli
  kadınların doğum öncesi ve sonraki
  bakımlarını sağlamak, Ana Çocuk
  Sağlığı(AÇS) ve Aile
  Planlaması(AP) Genel
  Müdürlüğü’nün görevlerindendir.
• 1998 TNSA sonuçlarına göre
  son beş yılda gerçekleşen
  doğumlardan bu yana geçen
  ortanca ay sayısı 37.0 dir.

• Doğumların % 26.7 si evde, %
  19.4 ü sağlık personeli yardımı
  olmadan yapılmıştır.
Tablo1. Türkiye’de doğumlara yardım eden kişi
                     (1)
          Hekim Ebe-    Ara     Akraba Kendi
                hemşire Ebesi   /Diğer kendine
 Kent     46.9   38.1     7.2    4.0     0.5
 Kır      24.3   44.4    15.7   13.6     1.3
 Batı     63.9   28.4     3.4    3.2     0.3
 Güney    34.7   51.5     9.6    3.1     0.7
 Orta     38.6   51.4     4.4    4.8     0.8
 Kuzey    39.7   50.0     7.1    2.2     0.3
 Doğu     16.7   35.6    25.7   19.6     1.5
 Toplam   40.1   40.5    10.4   7.6      0.8
• Annelerin son beş yıl içinde
  yaptıkları doğumların % 56
  sında bir komplikasyonla
  karşılaştıkları görülmektedir.
• Doğumda ve öncesinde bakım
  alanlarda uzun ve zahmetli
  doğum, kasılmalar, vajinal
  infeksiyon ve aşırı kanama
  bakım almayanlara göre daha
  azdır.
Tablo 2 . Türkiye’de doğum
               komplikasyonları ( 1 )

                         Sancı Kanama Vajinal    Kasılma
                                      infeksiyon


Anneye doğum öncesi
ve doğumda tıbbi bakım
Var                      34.5   13.9    17.2      24.4

Yok                      42.0   25.1    33.7      31.6

Toplam                   37.0   16.4    21.0      25.2
• Türkiye’de her yıl 2 milyona yakın
  kadın gebe kalmakta, bunların % 23.2
  si düşük, % 1.5 i ölüm ile
  sonuçlanmaktadır.
• Yaşayan çocukların % 42.7 si
  doğumdan sonraki bir yıl içinde
  ölmektedir.
• Bebeklerin ancak % 59.2 si,
  çocukların % 70.2 si
  izlenebilmektedir.
Şekil 3. Türkiye’de yıllara göre
bebek ve çocuk ölümlülüğü (1)
• Perinatal ölüm nedenleri erken
  fetal ölüm, konjenital anomali,
  prematürite, asfiksi ve diğer
  nedenlerdir. Gebeliklerin
  izlenmesi ve uygun koşullarda
  yapılan doğum ile bu nedenlerin
  çoğu önlenebilir.
• Neonatal ölüm nedenleri içinde
  perinatal nedenler ve pnömoni,
  ishal gibi önlenebilir
  infeksiyonlar yer almaktadır.
Tablo 3. Türkiye’de temel özelliklere göre
neonatal, postneonatal, bebek, çocuk ve beş yaş
            altı ölüm hızları (binde)
• Anneye ait faktörlerin yanısıra
  çocuğun sağlığını etkileyen çocuğa
  ait faktörler, çocuğun yaşı,
  cinsiyeti, doğum ağırlığı, kaçıncı
  çocuk olduğu, konjenital veya
  sistemik hastalığı olup olmadığıdır.
• Özellikle postneonatal dönemden
  başlayarak çevresel faktörler çocuk
  sağlığını etkileyen başlıca
  faktörlerdir.
Tablo 4. Türkiye’de demografik özelliklere göre
neonatal, postneonatal, bebek, çocuk ve beş yaş
            altı ölüm hızları (binde)
Anne ve çocuk sağlığını korumada
• Aile planlaması             • Yenidoğanın
                                kalıtsal hastalık
• Genetik                       taraması
  danışma                     • Bebek ve
• Annenin                       çocukların
  infeksiyonlardan              aşılanması
  korunması ( kızamık,        • Beslenme
  kızamıkçık, tetanoz vbg )
                              • Uygun çevre
• Gebelikte ve
  doğumda sağlık              • Sosyal destek
  personeli yardımı             gereklidir.
Tablo 5. Türkiye’de temel özelliklere göre 12-23
    aylık çocukların aşılanma durumu ( 1 )
• Düşük Doğum Ağırlıklı Bebek
  Oranı anne ve bebek
  beslenmesini beraber
  değerlendiren önemli bir
  ölçüttür.
• Türkiye’de Düşük Doğum
  Ağırlıklı Bebek Oranı 1990 yılı
  için % 8 dir.1998’de Dünya’da
  bu oranın % 17 olduğu tahmin
  edilmektedir.
• Düşük doğum ağırlıklı bebekler
  normal ağırlıklı bebeklere göre
  daha yüksek mortalite ve ciddi
  morbidite riski altındadırlar.
• Bir yaşına geldiklerinde
  malnütrisyonlu, beş yaşına
  geldiklerinde bodur olma
  olasılıkları daha yüksektir.
Şekil 4. Gelişmekte olan ülkelerde, beş yaşından
  küçük çocuklarda başlıca ölüm nedenlerinin
        malnütrisyonla ilişkisi,1995 ( 8 )
• 1996-1997’de Türkiye’de
  çocukların (0-16 yaş) % 5.2 si
  düşük kilolu,
• % 9.1i kronik malnütrisyonlu
  ( bodur ) dur.
• Çocuklarda akut malnütrisyon
  ( wasted ) sıklığı ise % 5.8 dir.
Şekil 5. Türkiye’de beş yaş altı çocukların
gelişimi (Yaşa göre (ay) ortalama Z-Skorları ) (1)
• Bebeğin anne sütü ile beslenmesi,
  düşük ağırlıkla doğan çocukları
  protein-enerji malnütrisyonundan
  korur.
• Gelişmiş ülkelerde bile bebeklerin
  ilk 4-6 ay anne sütüyle
  beslenmeleri durumunda, solunum
  yolu hastalıklarıyla,
  gastrointestinal hastalıklar dörtte
  bir oranında azalmaktadır.
• TNSA-98 e göre 4 aya kadar
  olan dönemde sadece anne sütü
  alan bebek oranı % 9.4, anne
  sütü ve sadece su alan bebek
  oranı % 30.8 dir.
• 1998’de Dünya’da 4 aya kadar
  olan dönemde sadece anne
  sütüyle beslenen bebek oranı %
  35 olarak tahmin edilmektedir.
• Annenin ve bebeğin sağlığı
  açısından gebelik ve laktasyon
  dönemindeki kadınların iyot,
  kalsiyum, A vitamini, demir, flor ve
  B12 vitaminine gereksinimi vardır.
• A vitamini yetersizliği çocuklarda
  kızamık ve ishal gibi
  infeksiyonların şiddetini
  artırmaktadır.
• 1995’te Ankara’da 9-17 ay
  arasındaki bebeklerin % 30 unda
  serum A vitamini düzeyi
  düşüklüğü( < 20 mikrogram / dl ),
  % 1.3 ünde ise A vitamini eksikliği
  ( < 10 mikrogram/ dl) saptanmıştır.
• A vitamini tükenmiş olarak doğan
  çocukların, bu vitamine, 4-6 aylık
  emzirmeden sonra anne sütünün
  sağlayabileceğinden daha fazla
  gereksinimleri vardır.
• Anne ve bebekteki iyot yetersizliği
  ölü doğum, düşük, konjenital
  anomali, düşük doğum ağırlığı ve
  kretenizme yol açmaktadır.
• Türkiye % 9.7 lik bir oran ile
  endemik guatr bölgesidir.
• 1974’te Türkiye’de gebelerin % 74
  ünde, emziklilerin % 65 inde,
• 1989’da Ankara’da gebelerin %
  37.5 inde anemi saptanmıştır.
• Annenin boyu, kilosu doğumdaki
  riskleri tahmin etmede önemli
  göstergelerdir.
• 1998 TNSA’a göre son beş yıl
  içinde doğum yapmış kadınların
  boy ortalaması 156.2±5.7cm., kilo
  ortalaması 63.3±12.5kg.dır.
• Kadınlardan BMI’i 18.5 in altında
  olanlar % 3( kronik yetersiz
  beslenme ), 25 in üzerinde olanlar
  % 52 (fazla kilolu), 30 un üzerinde
  olanlar % 19 oranındadır.
• Günümüzde hem anneye hem de
  çocuğa zarar veren diğer morbidite
  nedenleri gebelik döneminde madde
  bağımlılığı, kazalar, şiddet ve diğer
  çevresel tehlikelerdir.
• Çocuk istismarı ( fiziksel, duygusal,
  cinsel ), ihmali ve kent yoksulluğunun
  sonuçları ise çocuk sağlığını tehdit
  eden ve henüz yeterince
  araştırılmamış konulardır.
• Bugün Türkiye’de sürdürülen
  çabalar korunmayı ve birinci
  basamak sağlık hizmetlerini
  yükseltmeyi hedeflemektedir.
• 2002 yılında Sağlık
  Bakanlığı’nın yürüttüğü Anne
  ve Çocuk Ölümlerini Önleme
  Programı bireyleri hastalanınca
  bir sağlık kuruluşuna
  başvurmaya çağırmaktadır.
Anne ve Çocuk Ölümlerini Önleme
  Programı-2005 yılına kadar Ana Hedefler
• Ana Ölüm Hızını yüzbinde 40 a
  indirmek
• 5 yaş altı çocuk ölüm hızını
  binde 30 a indirmek
• Bebek ölüm hızını binde 20 ye
  indirmek
• Bölgesel farklılıkları % 50
– Ara Hedefler:
   • Doğum öncesi bakım hizmeti
     alanların oranını % 90 a ulaştırmak
   • Doğumların % 90 ının sağlık
     kuruluşlarında veya sağlık
     personeli tarafından yaptırılmasını
     sağlamak
   • Doğum sonu bakım hizmeti
     alanların oranını % 90 a ulaştırmak
   • Bebek ve çocuk izlem oranını % 90
     a ulaştırmak
• Bağışıklama oranını % 90 a ulaştırmak
• 5 yaş altı beslenme bozukluklarını 1/3
  oranında azaltmak
• Doğum yapılan tüm hastanelerin bebek
  dostu hastaneler olmalarını sağlamak
• Tüm yenidoğanları fenilketonüri ve
  hipotiroidi yönünden taramak
• Üreme çağındaki çiftler arasında etkili
  aile planlaması yöntemi kullanımını %
  70 e çıkarmak.
Türkiye’de anne-çocuk sağlığını iyileştirmek için
     bugüne kadar yürütülen programlar

• Genişletilmiş Bağışıklama
• Akut Solunum Yolu
  İnfeksiyonlarının Kontrolu
• İshalli Hastalıkların Kontrolu
• Anne Sütünün Teşviki
• Büyüme ve Gelişmenin İzlenmesi
• Fenil Ketonüri Tarama
• Güvenli Annelik Programlarıdır.
KAYNAKLAR
• 1-Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması 1998.
  Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü.
  MEASURE DHS+Macro International Inc. Ankara,
  1999.
• 2- Tümerdem Y. Halk Sağlığı I (Toplum Hekimliği)
  İ.Ü.Basımevi, İstanbul, 1990.
• 3- T.C. Sağlık Bakanlığı. Anne ve çocuk ölümlerini
  önleme programı, 2002.
• 4- UNICEF The state of the World’s children 2001.
• 5- Akın A, Özvarış ŞB, Ana sağlığı ve aile
  planlaması. Halk Sağlığı( Temel Bilgiler )içinde
  ( Editörler : Bertan M., Güler Ç. ),Güneş Kitabevi,
  Ankara, 1995, s:119-155.
• 6- T.C. Sağlık Bakanlığı, Dünya’da ve Türkiye’de
  Sağlık Kalkınma ve Çevre Açısından Nüfus Sorunu.
  ( Editör : Akın A. ). AÇSAP Genel Müdürlüğü,
  UNFPA,UNESCO, Ankara, 1995.
• 7- Güler M. Hekimler ve Tabip Odası Yöneticileri
  için Mevzuat. Türk Tabipleri Birliği Merkez
  Konseyi. 3. Baskı. Ankara, 2001.
• 8-DSÖ Dünya Sağlık Raporu 1998. ( Çeviri
  Editörleri: MetinB, Akın A, Güngör İ ).
  Ankara,1998.
• 9-Bertan M, Özcebe H. Çocuk, Nüfus ve Politikalar.
  Halk Sağlığı( Temel Bilgiler )içinde ( Editörler :
  Bertan M., Güler Ç. ),Güneş Kitabevi, Ankara,
  1995, s:153-172.
• 10-Köroğlu E ( Proje Yöneticisi ), Ro-CODEC
  Çocuklarda Kronik Hastalıkların Sıklığı Tarama
  Çalışması 1996-1997. MedicoGraphics, Ankara,
  1997.
• 11-Hatun Ş, Teziç T. Vitamin A status of healty
  infants in Ankara, Turkey. Türk J Pediatr
  1995:37:187-192.
• 12-Ayhan B, İnce N, Önal E, Tümerdem Y. Erişkin
  erkeklerin guatr ile ilgili bilgi ve davranışları II. V.
  Ulusal Halk Sağlığı Günleri, Beslenme Sorunları ve
  Yasal Durum Bildiri Özet Kitabı, Isparta, 1997, s:
  77.
• 13-Baysal A. Gebe ve emzikli annelerin
  beslenmesi. XXXI. Türk Pediatri Kongresi Kitabı
  içinde ( Editörler: İlter Ö, Arısoy N, Aydın A ).
  Türk Pediatri Kurumu, 1995.

6471(1)

  • 1.
    TÜRKİYE’DE ANNE - ÇOCUK SAĞLIĞI Uz. Dr. A. EMEL ÖNAL İstanbul Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı
  • 2.
    • Anne sağlığıve çocuk sağlığı birbirini etkileyen durumlar olup, nüfusun büyük kesimini ilgilendirdiği, ülkelerin gelişmişliğini ve genel sağlık durumunu yansıttığı için Halk Sağlığı’nın da temel konularındandır.
  • 3.
    • Anne veçocuklar Türkiye nüfusunun % 58.9 unu oluşturmaktadır. - 0-4 yaş grubu nüfusun % 10.2 si, - 0-14 yaş grubu % 31.5 i, - 15 - 49 yaş kadın nüfus nüfusun % 27.4 üdür.
  • 4.
    • Anne sağlığınıetkileyen anneye ait faktörler, annenin doğumdaki yaşı, doğum sayısı, gebelik aralığı gibi doğurganlık özellikleri ile genel sağlık durumudur. • Çevresel faktörler ise anneye ait faktörleri de etkileyen ülkenin sağlık sistemi, politikası, yasaları, eğitim politikaları, sosyo-ekonomik durumu ve kadının toplumdaki statüsüdür.
  • 5.
    Şekil1. Türkiye’de son20 yıla ilişkin yaşa özel doğurganlık hızları ( 1 )
  • 6.
    • UNICEF 2001verilerine göre Türkiye’de her yıl 100 000 canlı doğumda 130 anne ölümü meydana gelmektedir. • Anne ölümleri en sık kanamalar, toksemiler, infeksiyonlar ve düşük komplikasyonları nedeniyle olmaktadır.
  • 7.
    Şekil 2. Türkiye’deson 60 yılda anne ölümü nedenleri ( 6 )
  • 8.
    • T.C. SağlıkBakanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’ye göre annenin ve çocuğun beden ve ruh sağlığının korunmasını ve evli kadınların doğum öncesi ve sonraki bakımlarını sağlamak, Ana Çocuk Sağlığı(AÇS) ve Aile Planlaması(AP) Genel Müdürlüğü’nün görevlerindendir.
  • 9.
    • 1998 TNSAsonuçlarına göre son beş yılda gerçekleşen doğumlardan bu yana geçen ortanca ay sayısı 37.0 dir. • Doğumların % 26.7 si evde, % 19.4 ü sağlık personeli yardımı olmadan yapılmıştır.
  • 10.
    Tablo1. Türkiye’de doğumlarayardım eden kişi (1) Hekim Ebe- Ara Akraba Kendi hemşire Ebesi /Diğer kendine Kent 46.9 38.1 7.2 4.0 0.5 Kır 24.3 44.4 15.7 13.6 1.3 Batı 63.9 28.4 3.4 3.2 0.3 Güney 34.7 51.5 9.6 3.1 0.7 Orta 38.6 51.4 4.4 4.8 0.8 Kuzey 39.7 50.0 7.1 2.2 0.3 Doğu 16.7 35.6 25.7 19.6 1.5 Toplam 40.1 40.5 10.4 7.6 0.8
  • 11.
    • Annelerin sonbeş yıl içinde yaptıkları doğumların % 56 sında bir komplikasyonla karşılaştıkları görülmektedir. • Doğumda ve öncesinde bakım alanlarda uzun ve zahmetli doğum, kasılmalar, vajinal infeksiyon ve aşırı kanama bakım almayanlara göre daha azdır.
  • 12.
    Tablo 2 .Türkiye’de doğum komplikasyonları ( 1 ) Sancı Kanama Vajinal Kasılma infeksiyon Anneye doğum öncesi ve doğumda tıbbi bakım Var 34.5 13.9 17.2 24.4 Yok 42.0 25.1 33.7 31.6 Toplam 37.0 16.4 21.0 25.2
  • 13.
    • Türkiye’de heryıl 2 milyona yakın kadın gebe kalmakta, bunların % 23.2 si düşük, % 1.5 i ölüm ile sonuçlanmaktadır. • Yaşayan çocukların % 42.7 si doğumdan sonraki bir yıl içinde ölmektedir. • Bebeklerin ancak % 59.2 si, çocukların % 70.2 si izlenebilmektedir.
  • 14.
    Şekil 3. Türkiye’deyıllara göre bebek ve çocuk ölümlülüğü (1)
  • 15.
    • Perinatal ölümnedenleri erken fetal ölüm, konjenital anomali, prematürite, asfiksi ve diğer nedenlerdir. Gebeliklerin izlenmesi ve uygun koşullarda yapılan doğum ile bu nedenlerin çoğu önlenebilir. • Neonatal ölüm nedenleri içinde perinatal nedenler ve pnömoni, ishal gibi önlenebilir infeksiyonlar yer almaktadır.
  • 16.
    Tablo 3. Türkiye’detemel özelliklere göre neonatal, postneonatal, bebek, çocuk ve beş yaş altı ölüm hızları (binde)
  • 17.
    • Anneye aitfaktörlerin yanısıra çocuğun sağlığını etkileyen çocuğa ait faktörler, çocuğun yaşı, cinsiyeti, doğum ağırlığı, kaçıncı çocuk olduğu, konjenital veya sistemik hastalığı olup olmadığıdır. • Özellikle postneonatal dönemden başlayarak çevresel faktörler çocuk sağlığını etkileyen başlıca faktörlerdir.
  • 18.
    Tablo 4. Türkiye’dedemografik özelliklere göre neonatal, postneonatal, bebek, çocuk ve beş yaş altı ölüm hızları (binde)
  • 19.
    Anne ve çocuksağlığını korumada • Aile planlaması • Yenidoğanın kalıtsal hastalık • Genetik taraması danışma • Bebek ve • Annenin çocukların infeksiyonlardan aşılanması korunması ( kızamık, • Beslenme kızamıkçık, tetanoz vbg ) • Uygun çevre • Gebelikte ve doğumda sağlık • Sosyal destek personeli yardımı gereklidir.
  • 20.
    Tablo 5. Türkiye’detemel özelliklere göre 12-23 aylık çocukların aşılanma durumu ( 1 )
  • 21.
    • Düşük DoğumAğırlıklı Bebek Oranı anne ve bebek beslenmesini beraber değerlendiren önemli bir ölçüttür. • Türkiye’de Düşük Doğum Ağırlıklı Bebek Oranı 1990 yılı için % 8 dir.1998’de Dünya’da bu oranın % 17 olduğu tahmin edilmektedir.
  • 22.
    • Düşük doğumağırlıklı bebekler normal ağırlıklı bebeklere göre daha yüksek mortalite ve ciddi morbidite riski altındadırlar. • Bir yaşına geldiklerinde malnütrisyonlu, beş yaşına geldiklerinde bodur olma olasılıkları daha yüksektir.
  • 23.
    Şekil 4. Gelişmekteolan ülkelerde, beş yaşından küçük çocuklarda başlıca ölüm nedenlerinin malnütrisyonla ilişkisi,1995 ( 8 )
  • 24.
    • 1996-1997’de Türkiye’de çocukların (0-16 yaş) % 5.2 si düşük kilolu, • % 9.1i kronik malnütrisyonlu ( bodur ) dur. • Çocuklarda akut malnütrisyon ( wasted ) sıklığı ise % 5.8 dir.
  • 25.
    Şekil 5. Türkiye’debeş yaş altı çocukların gelişimi (Yaşa göre (ay) ortalama Z-Skorları ) (1)
  • 26.
    • Bebeğin annesütü ile beslenmesi, düşük ağırlıkla doğan çocukları protein-enerji malnütrisyonundan korur. • Gelişmiş ülkelerde bile bebeklerin ilk 4-6 ay anne sütüyle beslenmeleri durumunda, solunum yolu hastalıklarıyla, gastrointestinal hastalıklar dörtte bir oranında azalmaktadır.
  • 27.
    • TNSA-98 egöre 4 aya kadar olan dönemde sadece anne sütü alan bebek oranı % 9.4, anne sütü ve sadece su alan bebek oranı % 30.8 dir. • 1998’de Dünya’da 4 aya kadar olan dönemde sadece anne sütüyle beslenen bebek oranı % 35 olarak tahmin edilmektedir.
  • 28.
    • Annenin vebebeğin sağlığı açısından gebelik ve laktasyon dönemindeki kadınların iyot, kalsiyum, A vitamini, demir, flor ve B12 vitaminine gereksinimi vardır. • A vitamini yetersizliği çocuklarda kızamık ve ishal gibi infeksiyonların şiddetini artırmaktadır.
  • 29.
    • 1995’te Ankara’da9-17 ay arasındaki bebeklerin % 30 unda serum A vitamini düzeyi düşüklüğü( < 20 mikrogram / dl ), % 1.3 ünde ise A vitamini eksikliği ( < 10 mikrogram/ dl) saptanmıştır. • A vitamini tükenmiş olarak doğan çocukların, bu vitamine, 4-6 aylık emzirmeden sonra anne sütünün sağlayabileceğinden daha fazla gereksinimleri vardır.
  • 30.
    • Anne vebebekteki iyot yetersizliği ölü doğum, düşük, konjenital anomali, düşük doğum ağırlığı ve kretenizme yol açmaktadır. • Türkiye % 9.7 lik bir oran ile endemik guatr bölgesidir. • 1974’te Türkiye’de gebelerin % 74 ünde, emziklilerin % 65 inde, • 1989’da Ankara’da gebelerin % 37.5 inde anemi saptanmıştır.
  • 31.
    • Annenin boyu,kilosu doğumdaki riskleri tahmin etmede önemli göstergelerdir. • 1998 TNSA’a göre son beş yıl içinde doğum yapmış kadınların boy ortalaması 156.2±5.7cm., kilo ortalaması 63.3±12.5kg.dır. • Kadınlardan BMI’i 18.5 in altında olanlar % 3( kronik yetersiz beslenme ), 25 in üzerinde olanlar % 52 (fazla kilolu), 30 un üzerinde olanlar % 19 oranındadır.
  • 32.
    • Günümüzde hemanneye hem de çocuğa zarar veren diğer morbidite nedenleri gebelik döneminde madde bağımlılığı, kazalar, şiddet ve diğer çevresel tehlikelerdir. • Çocuk istismarı ( fiziksel, duygusal, cinsel ), ihmali ve kent yoksulluğunun sonuçları ise çocuk sağlığını tehdit eden ve henüz yeterince araştırılmamış konulardır.
  • 33.
    • Bugün Türkiye’desürdürülen çabalar korunmayı ve birinci basamak sağlık hizmetlerini yükseltmeyi hedeflemektedir. • 2002 yılında Sağlık Bakanlığı’nın yürüttüğü Anne ve Çocuk Ölümlerini Önleme Programı bireyleri hastalanınca bir sağlık kuruluşuna başvurmaya çağırmaktadır.
  • 34.
    Anne ve ÇocukÖlümlerini Önleme Programı-2005 yılına kadar Ana Hedefler • Ana Ölüm Hızını yüzbinde 40 a indirmek • 5 yaş altı çocuk ölüm hızını binde 30 a indirmek • Bebek ölüm hızını binde 20 ye indirmek • Bölgesel farklılıkları % 50
  • 35.
    – Ara Hedefler: • Doğum öncesi bakım hizmeti alanların oranını % 90 a ulaştırmak • Doğumların % 90 ının sağlık kuruluşlarında veya sağlık personeli tarafından yaptırılmasını sağlamak • Doğum sonu bakım hizmeti alanların oranını % 90 a ulaştırmak • Bebek ve çocuk izlem oranını % 90 a ulaştırmak
  • 36.
    • Bağışıklama oranını% 90 a ulaştırmak • 5 yaş altı beslenme bozukluklarını 1/3 oranında azaltmak • Doğum yapılan tüm hastanelerin bebek dostu hastaneler olmalarını sağlamak • Tüm yenidoğanları fenilketonüri ve hipotiroidi yönünden taramak • Üreme çağındaki çiftler arasında etkili aile planlaması yöntemi kullanımını % 70 e çıkarmak.
  • 37.
    Türkiye’de anne-çocuk sağlığınıiyileştirmek için bugüne kadar yürütülen programlar • Genişletilmiş Bağışıklama • Akut Solunum Yolu İnfeksiyonlarının Kontrolu • İshalli Hastalıkların Kontrolu • Anne Sütünün Teşviki • Büyüme ve Gelişmenin İzlenmesi • Fenil Ketonüri Tarama • Güvenli Annelik Programlarıdır.
  • 38.
    KAYNAKLAR • 1-Türkiye Nüfusve Sağlık Araştırması 1998. Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü. MEASURE DHS+Macro International Inc. Ankara, 1999. • 2- Tümerdem Y. Halk Sağlığı I (Toplum Hekimliği) İ.Ü.Basımevi, İstanbul, 1990. • 3- T.C. Sağlık Bakanlığı. Anne ve çocuk ölümlerini önleme programı, 2002. • 4- UNICEF The state of the World’s children 2001. • 5- Akın A, Özvarış ŞB, Ana sağlığı ve aile planlaması. Halk Sağlığı( Temel Bilgiler )içinde ( Editörler : Bertan M., Güler Ç. ),Güneş Kitabevi, Ankara, 1995, s:119-155.
  • 39.
    • 6- T.C.Sağlık Bakanlığı, Dünya’da ve Türkiye’de Sağlık Kalkınma ve Çevre Açısından Nüfus Sorunu. ( Editör : Akın A. ). AÇSAP Genel Müdürlüğü, UNFPA,UNESCO, Ankara, 1995. • 7- Güler M. Hekimler ve Tabip Odası Yöneticileri için Mevzuat. Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi. 3. Baskı. Ankara, 2001. • 8-DSÖ Dünya Sağlık Raporu 1998. ( Çeviri Editörleri: MetinB, Akın A, Güngör İ ). Ankara,1998. • 9-Bertan M, Özcebe H. Çocuk, Nüfus ve Politikalar. Halk Sağlığı( Temel Bilgiler )içinde ( Editörler : Bertan M., Güler Ç. ),Güneş Kitabevi, Ankara, 1995, s:153-172.
  • 40.
    • 10-Köroğlu E( Proje Yöneticisi ), Ro-CODEC Çocuklarda Kronik Hastalıkların Sıklığı Tarama Çalışması 1996-1997. MedicoGraphics, Ankara, 1997. • 11-Hatun Ş, Teziç T. Vitamin A status of healty infants in Ankara, Turkey. Türk J Pediatr 1995:37:187-192. • 12-Ayhan B, İnce N, Önal E, Tümerdem Y. Erişkin erkeklerin guatr ile ilgili bilgi ve davranışları II. V. Ulusal Halk Sağlığı Günleri, Beslenme Sorunları ve Yasal Durum Bildiri Özet Kitabı, Isparta, 1997, s: 77. • 13-Baysal A. Gebe ve emzikli annelerin beslenmesi. XXXI. Türk Pediatri Kongresi Kitabı içinde ( Editörler: İlter Ö, Arısoy N, Aydın A ). Türk Pediatri Kurumu, 1995.