ÖĞRENME PSİKOLOJİSİ
Öğrenme: Yaşantı sonucu kazanılan nispeten kalıcı izleri olanlar davranış
değişikliğidir
d Öğrenme olması için davranış değişikliğinin kalıcı olması gerekir. İlaç
alındığında, sarhoşken vb yapılan davranışlar öğrenme değildir.
a Öğrenmede davranışa dönüşebilme potansiyeli olmalı
Öğrenip öğrenmediğini davranış ortaya çıkarma ile anlıyoruz.
Psikolojide öğrenme çok önemlidir.
Çevre + Kalıtım + Zaman faktörleri
Öğrenme olabilmesi için yaşantı yolu ile olacak, kalıcı olacak, davranış değişikliği
olacak.
o İyi davranışların yanında kötü davranışlarıda öğreniyoruz.
ÖĞRENMEYİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER
1- Öğrenenden Kaynaklanan Faktörler
a- Zekası
b- İlgi ve yetenekleri
c- Bireyin öğrenme halindeki durumu
d- İhtiyaçlar
e- Öğrenenin öğrenme sırasındaki kaygı düzeyi
f- Yaş
g- Öğrenin algılayış biçimi
h- Öğrenenin eski bildikleri
2- Öğretilen Materyalden Kaynaklanan Faktörler
a- Öğrenilen materyalin kişi için çekici olup olmadığı
2.
b- Uzun veyakısa olması
c- Materyalin netliği, açıklığı, basitliği
d- Gereksinime uygun olması
e- Ders materyalinin anlatılış biçimi
3- Öğretenden Kaynaklanan Faktörler
a- Öğretenin ayrıntıya kaçmadan yalın net ve öz anlatılması
b- Öğrenenin düzeyine uygun olması
c- Öğreten yansız olmalı
d- Öğretenin konusuna hakim olması
4- Öğrenme Ortamından Kaynaklanan Faktörler
a- Sesli ortam
b- Havanın sıcak veya soğuk olması
c- Kalabalık
d- Işık
e- Öğretmenin hazırladığı psikolojik ortam
e Davranış: Çeşitli uyarıcılara tepki gösteririz. Bu tepkilerin eyleme dönüşmesi
davranıştır.
d Davranışların hepsini gözleyemeyiz. Acıyı göremeyiz ama acı karşısında bireyin
yaptığı davranışı gözleyebiliriz.
y Hayal kurmada bir davranıştır.
Uyarıcı: Organizmayı harekete geçirebilecek olan her tür olay iç ve dış kaynaklı
olabilir.Uyarıcıların anlamı kişiden kişiye değişebilir.
o Niçin davranışçı kuram deniyor? Çünkü sırf gözlenebilen davranışlarla
ilgilendiği için
3.
ÖĞRENMEYİ AÇIKLAYAN KURAMLAR
1-KLASİKKOŞULLANMA
1 Klasik koşullanma ile öğrenme çok azdır. (insan davranışlarında)
Koşulsuz Uyarıcı: Bireyde refleks tepki uyandırmak için hiçbir öğrenme
yaşantısına gereksinimi olmayan uyarıcıdır. (refleks tepkiye yolaçan uyarıcıdır)
y Bu tip refleks tepkilerin sayısı azdır.
Nötr Uyarıcı: Koşulsuz tepkiye yol açmayan uyarıcı
Nötr uyarıcı koşulsuz tepkinin habercisi
Bu tür öğrenmeler daha çok hayvanlarda görülür.
Klasik koşullanma yoluyla öğrenmede, öğrenilmiş bir tepki, koşulsuz uyarıcı,
koşulsuz tepki olacak.
k Nötr uyarıcı--------Koşulsuz uyarıcı-------Koşulsuz tepki
(bir zaman sonra çıkarılacak)
TEKRAR
Sönme olayının gerçekleşmemesi için arada koşılsuz uyarıcı yine verilir.
Nötr uyarıcı bir zaman sonra koşullu uyarıcı oluyor. Koşulsuz tepkide koşullu
tepki oluyor.
t Bazı korkuların, kaygıların, fobilerin temelinde bu öğrenme olabilir.
Korku koşullanmasına tek bir yaşantı yetiyor.
Genelleme: Benzer uyarıcılara aynı tepki verme
Klasik koşullanmada genelleme ve ayırt etme var.
Ayırt edici uyarıcı: Nötr uyarıcıdan başka uyarıcıya tepki vermeme
Kızgınlık, sevinç, üzüntü, korku---- 4 temel davranış
Öğrenme yaşantısı ile koşullanma farklı
4.
2-EDİMSEL ÖĞRENME
Edim : En küçük davranış birimi
Davranışlarımızın çok büyük bir kısmı edimsel öğrenme ile oluyor.
Edimsel öğrenmede bir amaç hedef var
Davranış-----Sonuç
Sonuç yine davranışımızı etkiler. Sonuç davranışın tekrar yapılıp yapılmamasını
etkiler.
e Edimsel koşullanma: Eğer yapılan bir davranış sonuçları tarafından kontrol
ediliyorsa yani davranışın yeniden yapılıp yapılmamasını etkiliyorsa bu tip
öğrenmelere edimsel koşullanma yolu ile öğrenme denir.
ö Davranış sıklığını arttıram teknikler
a- Olumlu pekiştirme
b- Olumsuz pekiştirme
b Davranış sıklığını azaltan teknikler
c- Birinci tip ceza
d- İkinci tip ceza
d Davranış sıklığı
ARTAR AZALIR
Ortama uyarıcı Olumlu Pekiştirme I. Tip Ceza
girer
5.
Ortamdan uyarıcı Olumsuz Pekiştirme II. Tip Ceza
çıkar
Olumlu pekiştirme: Eğer yapılan davranışın sonucu kişi için hoş ise o davranışın
tekrarlanma olasılığı artar.
t Olumlu pekiştireç: Davranışı pekiştiren uyarıcıdır.
Olumsuz pekiştireç: Olumsuz uyarıcıdan kurtaran pekiştireç Örneğin başımız
ağrıdığında ilaç alırsak baş ağrımız geçerse başımız ağrıdığında tekrar ilaç alma
ihtimalimiz artar.
i Olumsuz pekiştirme: Eğer yapılan davranıştan sonra ortamdan bizim için
sevimsiz, hoş olmayan bir uyarıcı çıkıyorsa o davranışı tekrarlama olasılığımız
artar.
a Olumsuz pekiştirmede 2 alt özellik
a- Kaçma: Olumsuz uyarıcıyla yüzyüze karşılaşıldığında olan normal kaçmadır.
b- Kaçınma: Olumsuz uyarıcıyla karşılaşacağınız farkedilirse ondan kaçırma, önlem
alma
a CEZA
Ceza istenmeyen davranışların baskı altında tutulmasına ve tamamen ortadan
kaldırılmasına çalışır.
k Cezalar olumsuz davranışları tamamen ortadan kaldırmaz. Sadece bir süre
gösterilmemesine neden olur.
g 2 tür ceza vardır.
1- I. Tip Ceza: Davranıştan sonra, istenmeyen yada hoş olmayan bir durumla
karşılaşırız.Yani ortama olumsuz bir uyarıcı girer. Trafik kazası, dayak
2- II: Tip Ceza: Davranıştan sonra iyi, zevk veren bir durumun yada ödülün
ortamdan çekilmesiyle uygulanır. Sevgi esirgemesi, hapse girmesi ile kişinin
özgürlüğünün elinden alınması
ö NOT: Ceza bizim yorumumuza göre I. Tip veya II. Tip ceza olma niteliği kazanır.
Ceza Verilmesi Gerekiyorsa:
1- Ceza geciktirilmemelidir. Ceza istenmeyen davranışın hemen ardından
verilmelidir. Örneğin hafta içinde yapılan hatalar toplanarak hafta sonunda ceza
işlemine geçilmemelidir.
6.
2- Cezada kişinintüm kişiliği değil, ceza konusu olan davranış odak noktası
olmalıdır.
3- Ceza vermeye karar verince, ceza konusu üzerinde tartışılmamalıdır. Cezadan
önce bir ikaz yerinde olur.
4- Ceza işlenen suçla doğru orantılı olmalıdır. Cezanın suça uygun olması gerekir.
5- Cezayı çok sık vermemek gerekir.
5 Cezanın Olumsuz Özellikleri
1- Ceza kişilerde kaygı, nefret, kin ve saldırganlık gibi davranışların oluşmasına
neden olabilir.
2- Ceza sık uygulanırsa kişi arsız olur.
3- Cezayı veren yaptığı işin iyi sonuçlar verdiği sanısına kapılırsa kendisini devamlı
bir ceza verme girdabına kaptırılabilir.
4- Ceza gören kişi problemlerin cezayla çözüleceğini sanıp ceza verici model olarak
albilir.
5- Kişi cezasını çektikten sonra suçumun bedelini ödedim, başka düzeltilecek bir şey
yok diye düşünebilir.
KLASİK ŞARTLANMAYLA EDİMSEL ÖĞRENME ARASINDAKİ FARKLAR
1- Uyarıcının Türü
1 Klasik koşullanmada uyarıcı bir ışk bir ses gibi belirli bir olaydır.
Edimsel öğrenmede ise uyarıcı uzun süreli ve birçok öğesi olan bir durumdur.
2- Öğrenilen Davranımın Türü
2 Klasik koşullanmada davranım tıpkı uyarıcı gibi bellidir.
Edimsel öğrenmede ise davranım uyarıcı türüne göre rastlantısaldır.
3- Davranımın Pekiştirmeyle Olan İlişkisi
3 Klasik koşullanmada pekiştirme davranımdan bağımsızdır.
Edimsel öğrenmede ise pekiştirme davranıma bağlıdır. Denek doğru davranışı
yaparsa pekiştirilir.
7.
PEKİŞTİRME TARİFELERİ
1- DavranışSayısına Bağlı Olanlar
a- Sabit Oranlı: Burada davranışın pekiştirilmesi için yapılan davranışın sayısı
önemlidir.
b- Değişken Oranlı: Burada pekiştirilmenin olması için ne kadar sayıda davranım
yapılacağı belli değillidir. Kumar, milli piyango. Bunlar sönmeye karşı en dirençli
olan pekiştirmelerdir.
2- Geçen Zamana Bağlı Olan
a- Sabit Zamanlı: Burada pekiştirilmenin olması için belli bir zamanın geçmesi
gerekir. Her ay başında maaş alınması
b- Değişken Zamanlı: Burada ne zaman pekiştirileceği belli değil.
KADEMELİ OLARAK ÖĞRENME
Hedef olarak kazandırmak istediğimiz davranışlara ulaşmak için önce bu
davranışlara benzeyen ve yaklaşan davranışların pekiştirilmesi ve bu işleme hedef
davranışa ulaşana dek devam edilmesine denir.
SÖNME
S Pekiştirilmeyen bir davranış zamanla yapılmasının azlmasına veya
yapılmamasına sönme denir.
y Ama sönmeye uğramış davranış tekrar ortaya çıkmaz diye kesin bir hüküm
yoktur.
y Değiken oranlı ve değişen zamanlı pekiştirmeler davranışın sönmesine karşı en
dirençli olanlardır.
8.
GESTALT TİPİ ÖĞRENME
Psikolojik gerçek. Herkesin psikolojik gerçeği farklı
Gestalt anlamlı bütün
Gestalt tipi öğrenmede bazı şeyler öğreniliyor, eğer anlamlı tam, bütün, basit hale
getirmediğimizde bir boşluk olur.
g Bu boşluk rahatsızlık yaratır.
Bu tamamlanınca Gestalt öğrenme olur.
Beynimizin tamamlama özelliği var. Herşeyi basit, tam ve anlamlı hale
getirmekteyiz. Prognans İlkesi
g Gestalt algı ile ilgili
Değişmezlik (Büyüklük, parlaklık, şekil), şekil zemin eğilimlerimiz var.
Gestalt tipi öğrenme gerçekleştiğinde kavrama ile olur. Kalıcı olur. (çünkü biz
tamamlıyoruz)
t Böyle bir öğrenme tam ve ani olur. Aha buldum!
Kolaylıkla genellenebiliyor.
Hoca anlattıklarını eksik bırakırsa, öğrenci bir eksiklik hisseder. Tamamlamak
için düşünür, araştırır.
i Yaşam alanı
Psikolojik gerçeklik: Tek ve biriciktir. İnsandan insana değişir.
Fiziksel gerçeklik: Biz olayı yaşarken bir ortamda yaşıyoruz. Bu olayın geçtiği
yer, hava bir coğrafi gerçekliktir. Öte yandan böyle bir gerçeklik içinde
bulunanların psikolojik gerçekleri farklı farklıdır.
ÖĞRENMENİN FİZYOLOJİK TEMELLERİ
Öğrenme beynimizde fizyolojik farklılıklar yaratıyor.
Donald Hebb: Öğrenme kesinlikle fizyolojik değişiklere yol açar. Beyin basit
değil, karmaşık bir organdır, sistemdir. İlk yaşantılar çok önemli diyor.
9.
Hücre birlikleri veanlama alanları yada bağlantı kurma alanları bu 2 kavramla
öğrenmeyi açıklıyor.
ö Bazı kavramlar hücre grupları oluşturur
Hücre gruplarının sayısı artabilir. Bağlantı alanı var.
Hebb’e göre öğrenme bizim bağlantı gücümüzü arttırır. Bilişsel öğrenme ile ilgili
öğrenmenin fizyolojik ve bilişsel boyutlarını vurgulayan ilk kişi