HADİS VE SÜNNET
İlgili Ayet
“Peygamber size ne verirse onu alın, neyi yasaklarsa ondan da
sakının.” Haşr sûresi (59), 7
İlgili Hadis
İmam Malik'e ulaştığına göre, Hz. Peygamber (aleyhissalâtu
vesselâm) şunu söylemiştir: "Size iki şey bırakıyorum. Bunlara
uyduğunuz müddetce asla sapıtmayacaksınız: Allah'ın Kitab'ı ve
Resûlünün sünneti".
Muvatta, Kader 3, (2, 899).
HADİS NE DEMEKTİR?
Hadis-i Şerif, Peygamber Efendimiz Hz.Muhammed (sav) 'in sözlü
ifadelerinin tümünü kapsayan bir tanımdır.
Hadis-i Şerifler, ortaya çıkmış en hayırlı ümmet için hazine
değerindedir. Kur'an-ı Kerim'in en iyi tefsirini yapan ve ona göre
yorumlayan peygamber, ümmetine tavsiyelerde ve öğütlerde
bulunmuştur.
SÜNNET (SÜNNET-İ SENİYYE )NE DEMEKTİR?
Sünnet kelime itibari ile yol demektir. Istılahta ise Peygamber
Efendimizin yolu anlamına gelir ve hürmeten “sünnet-i seniyye”
(çok mühim ve kıymetli olan âli yol) denilmiştir.
Hadis-i Şerifler sünnetlerin sözlü ifadeleridir, sünnet çeşitlerini
kısaca izah etmek gerekirse;
1- Kavli sünnet; Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in sözleridir.
2- Fiili sünnet; Peygamber efendimiz (s.a.v)’in yaptığı iş ve
hareketlerdir.
3- Takriri sünnet; Peygamber efendimiz (s.a.v.)’in işaret ettiği veya
sükut ettiği işlerdir.
İslam'ın temelini & kaynağını sırasıyla şu 4 şey oluşturur:
1- Kur'an-ı Kerim
2- Sünnet
3- İcma
4- Kıyas
Görüldüğü gibi Sünnet, Allah'ın kelamından sonra islamiyette en
temel kaynak olarak kabul edilir.
Sünnet olan söz, fiil ve takrirlerin kesinlikle vahiyle bağlantısı vardır.
İlgili Kıssa
Bayezid-i Bestami Hz'leri, İslami edep,terbiye ve Efendimiz s.a.v.'in
sünneti seniyyesine çok önem verirdi. Bir gün talebeleri kendisine
"filan yerde büyük bir şeyh vardır.Fazilet ve keramet sahibi bir
veli'dir" derler. Telebeleri ile beraber, o zatın bulunduğu yere gittiler.
Günlerce yorulduktan sonra övülen o zatı mescidden çıkarken
gördüler.
O şeyh, camide çıkarken halkın yanında esnedi, esnerken ağızını
kapatmadı ve bütün haklın içinde kıbleye karşı tükürdü.
Bayezid-i Bestami Hz'leri, talebe ve mürüdlerine;
"Dini hükümlere riayet etmeyen, Rasülüllahın sünnetine uymayan,
İslami edeb ve terbiye'den yoksun olan bir kişi kim olursa olsun,
asla fazilet ve keramet sahibi olan bir evliya olamaz. Esnerken
ağızını kapatmayan ve halkın içinde kıbleye karşı tüküren, edeb
yoksunu bu adamı görmeye gerek yoktur,"
deyip geri dönerler.
“Resûlullah, nefsinin arzû ve istekleri doğrultusunda konuşmaz.
Onun söyledikleri kendisine vahyedilenlerden başka bir şey
değildir.” Necm sûresi (53), 3-4
“De ki: Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyunuz ki, Allah da sizi sevsin
ve günahlarınızı bağışlasın.” Âl-i İmrân sûresi (3), 31
“Sizin için, Allah’ı ve âhiret gününü umanlar, Allah’ı çokça ananlar
için Allah’ın peygamberinde en mükemmel örnek vardır.” Ahzâb
sûresi (33), 21
“Hayır, Rabbine yemin olsun ki, onlar aralarında çıkan
anlaşmazlıklarda seni hakem yapıp, sonra da senin verdiğin hükme
karşı içlerinde bir burukluk duymadan tam anlamıyla teslim
olmadıkça iman etmiş olmazlar.” Nisâ sûresi (4), 65
Mikdâm İbnu Ma’dîkerib (radıyallahu anh) anlatıyor: Resûlullah
(aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Haberiniz olsun, rahat
koltuğunda otururken kendisine benim bir hadisim ulaştığı zaman
kişinin: “Bizimle sizin aranızda Allah’ın kitabı vardır. Onda nelere
helâl denmişse onları helâl biliriz. Nelere de haram denmişse onları
haram addederiz” diyeceği zaman yakındır. Bilin ki, Resûlullah
(aleyhissalâtu vesselâm)’ın haram kıldıkları da tıpkı Allah’ın haram
ettikleri gibidir”
Ebu Dâvud, Sünne, 6, (4604); Tirmizî, İlm 60, (2666); İbnu Mace,
Mukaddime 2, (12).
“Sünnetimden yüz çeviren benden değildir.” (Buhari, Nikah, 1;
Müslim, Nikah, 5)
“Benim halifelerim benden sonra gelip sünnetimi öğretendir.”
(Heysemi, Zevaid, 1:126)
“Kim sünnetimle amel etmek, bir bidatı ortadan kaldırmak için
benden bir hadis rivayet ederse o kimseye cennet vardır.” (Suyuti,
Camiu’s-Sağir, H. No: 8363)
“Kim benim adıma yalan uydurursa veya benim bir sünnetimi
reddederse cehennemde kalacağı yeri hazırlasın.” (Aliyyu’l-Muttaki,
Kenz, 1:94)
Abdullah b. Ömer (ra) “İlim üçtür: Şeriatı anlatan Allah’ın kitabı,
Resulullah’ın sünneti ve kesin bilmediği hususlarda bilmiyorum
demektir.” (Heysemi, Zevaid, 1:172)
Resûlullah'a âsî gelmek, sözünü dinlememek olmaz. Ama maalesef
bilmeyerek bugün pek çok kimse Resûlullah Efendimiz'in sünnetine
uymuyor, yolundan gitmiyor, tavsiyelerini tutmuyor. Maalesef!.. Bu,
çok kötü bir durumdur. Kendi kendimizi bilelim, hatalarımızı
düzeltelim.Bugün Ümmet-i Muhammed'in en büyük
kusuru, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in
sünnetine uymamasıdır. Amerikalı'yı dinler, Avrupalı'yı taklit eder,
Batılı bir filozofun sözünü mal bulmuş Mağribî gibi kapar, bürosunun
duvarına yazar, efe gibi ortada dolaşır ama yanlış! Doğru olan
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in emrini tutmak,
yolundan gitmektir. Allah'ın sevdiği kul odur. Yoksa kâfir, müşrik,
günahkâr, nefsinin esiri, zalim, fâsık, fâcir insanlar değil. Prof. Dr.
Mahmud Es’ad Coşan (r.a)
İlgili Drama Etkinliği:
İzcilere guruplara ayrılır. Her guruba kırk hadis kartlarından dağıtılır.
Her her guruptan kendi hadisine uygun bir drama yapması istenir.
İLGİLİ SOHBET
https://www.youtube.com/watch?v=tw2xC-Os8aw
Hadis ve Sünnet

Hadis ve Sünnet

  • 2.
    HADİS VE SÜNNET İlgiliAyet “Peygamber size ne verirse onu alın, neyi yasaklarsa ondan da sakının.” Haşr sûresi (59), 7 İlgili Hadis İmam Malik'e ulaştığına göre, Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) şunu söylemiştir: "Size iki şey bırakıyorum. Bunlara uyduğunuz müddetce asla sapıtmayacaksınız: Allah'ın Kitab'ı ve Resûlünün sünneti". Muvatta, Kader 3, (2, 899). HADİS NE DEMEKTİR? Hadis-i Şerif, Peygamber Efendimiz Hz.Muhammed (sav) 'in sözlü ifadelerinin tümünü kapsayan bir tanımdır. Hadis-i Şerifler, ortaya çıkmış en hayırlı ümmet için hazine değerindedir. Kur'an-ı Kerim'in en iyi tefsirini yapan ve ona göre yorumlayan peygamber, ümmetine tavsiyelerde ve öğütlerde bulunmuştur.
  • 3.
    SÜNNET (SÜNNET-İ SENİYYE)NE DEMEKTİR? Sünnet kelime itibari ile yol demektir. Istılahta ise Peygamber Efendimizin yolu anlamına gelir ve hürmeten “sünnet-i seniyye” (çok mühim ve kıymetli olan âli yol) denilmiştir. Hadis-i Şerifler sünnetlerin sözlü ifadeleridir, sünnet çeşitlerini kısaca izah etmek gerekirse; 1- Kavli sünnet; Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in sözleridir. 2- Fiili sünnet; Peygamber efendimiz (s.a.v)’in yaptığı iş ve hareketlerdir. 3- Takriri sünnet; Peygamber efendimiz (s.a.v.)’in işaret ettiği veya sükut ettiği işlerdir. İslam'ın temelini & kaynağını sırasıyla şu 4 şey oluşturur: 1- Kur'an-ı Kerim 2- Sünnet 3- İcma 4- Kıyas Görüldüğü gibi Sünnet, Allah'ın kelamından sonra islamiyette en temel kaynak olarak kabul edilir. Sünnet olan söz, fiil ve takrirlerin kesinlikle vahiyle bağlantısı vardır. İlgili Kıssa Bayezid-i Bestami Hz'leri, İslami edep,terbiye ve Efendimiz s.a.v.'in sünneti seniyyesine çok önem verirdi. Bir gün talebeleri kendisine "filan yerde büyük bir şeyh vardır.Fazilet ve keramet sahibi bir veli'dir" derler. Telebeleri ile beraber, o zatın bulunduğu yere gittiler. Günlerce yorulduktan sonra övülen o zatı mescidden çıkarken gördüler. O şeyh, camide çıkarken halkın yanında esnedi, esnerken ağızını kapatmadı ve bütün haklın içinde kıbleye karşı tükürdü.
  • 4.
    Bayezid-i Bestami Hz'leri,talebe ve mürüdlerine; "Dini hükümlere riayet etmeyen, Rasülüllahın sünnetine uymayan, İslami edeb ve terbiye'den yoksun olan bir kişi kim olursa olsun, asla fazilet ve keramet sahibi olan bir evliya olamaz. Esnerken ağızını kapatmayan ve halkın içinde kıbleye karşı tüküren, edeb yoksunu bu adamı görmeye gerek yoktur," deyip geri dönerler. “Resûlullah, nefsinin arzû ve istekleri doğrultusunda konuşmaz. Onun söyledikleri kendisine vahyedilenlerden başka bir şey değildir.” Necm sûresi (53), 3-4 “De ki: Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyunuz ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın.” Âl-i İmrân sûresi (3), 31 “Sizin için, Allah’ı ve âhiret gününü umanlar, Allah’ı çokça ananlar için Allah’ın peygamberinde en mükemmel örnek vardır.” Ahzâb sûresi (33), 21 “Hayır, Rabbine yemin olsun ki, onlar aralarında çıkan anlaşmazlıklarda seni hakem yapıp, sonra da senin verdiğin hükme karşı içlerinde bir burukluk duymadan tam anlamıyla teslim olmadıkça iman etmiş olmazlar.” Nisâ sûresi (4), 65 Mikdâm İbnu Ma’dîkerib (radıyallahu anh) anlatıyor: Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Haberiniz olsun, rahat koltuğunda otururken kendisine benim bir hadisim ulaştığı zaman kişinin: “Bizimle sizin aranızda Allah’ın kitabı vardır. Onda nelere helâl denmişse onları helâl biliriz. Nelere de haram denmişse onları haram addederiz” diyeceği zaman yakındır. Bilin ki, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ın haram kıldıkları da tıpkı Allah’ın haram ettikleri gibidir” Ebu Dâvud, Sünne, 6, (4604); Tirmizî, İlm 60, (2666); İbnu Mace, Mukaddime 2, (12).
  • 5.
    “Sünnetimden yüz çevirenbenden değildir.” (Buhari, Nikah, 1; Müslim, Nikah, 5) “Benim halifelerim benden sonra gelip sünnetimi öğretendir.” (Heysemi, Zevaid, 1:126) “Kim sünnetimle amel etmek, bir bidatı ortadan kaldırmak için benden bir hadis rivayet ederse o kimseye cennet vardır.” (Suyuti, Camiu’s-Sağir, H. No: 8363) “Kim benim adıma yalan uydurursa veya benim bir sünnetimi reddederse cehennemde kalacağı yeri hazırlasın.” (Aliyyu’l-Muttaki, Kenz, 1:94) Abdullah b. Ömer (ra) “İlim üçtür: Şeriatı anlatan Allah’ın kitabı, Resulullah’ın sünneti ve kesin bilmediği hususlarda bilmiyorum demektir.” (Heysemi, Zevaid, 1:172) Resûlullah'a âsî gelmek, sözünü dinlememek olmaz. Ama maalesef bilmeyerek bugün pek çok kimse Resûlullah Efendimiz'in sünnetine uymuyor, yolundan gitmiyor, tavsiyelerini tutmuyor. Maalesef!.. Bu, çok kötü bir durumdur. Kendi kendimizi bilelim, hatalarımızı düzeltelim.Bugün Ümmet-i Muhammed'in en büyük kusuru, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in sünnetine uymamasıdır. Amerikalı'yı dinler, Avrupalı'yı taklit eder, Batılı bir filozofun sözünü mal bulmuş Mağribî gibi kapar, bürosunun duvarına yazar, efe gibi ortada dolaşır ama yanlış! Doğru olan Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in emrini tutmak, yolundan gitmektir. Allah'ın sevdiği kul odur. Yoksa kâfir, müşrik, günahkâr, nefsinin esiri, zalim, fâsık, fâcir insanlar değil. Prof. Dr. Mahmud Es’ad Coşan (r.a)
  • 6.
    İlgili Drama Etkinliği: İzcilereguruplara ayrılır. Her guruba kırk hadis kartlarından dağıtılır. Her her guruptan kendi hadisine uygun bir drama yapması istenir. İLGİLİ SOHBET https://www.youtube.com/watch?v=tw2xC-Os8aw