Gestalt
nedir ?
Gestalt psikolojisiya da gestaltizm 1912’de
Almanya Wertheimer’in yazdığı bir makale ile
başlamış ve kuramının ilkelerini Wertheimer,
Köhler ve Koffka tarafından geliştirilmiştir. Bu
kurama göre bütün, parçaların toplamından
farklı bir anlam ifade eder ve birey, bütünü
parçalarına ayrıştırarak değil, bütünlük içinde
algılar.
3.
Gestalt
Ilkeleri
Nelerdir ?
• Gestaltokulu, psikolojik araştırmalara
yaklaşımı yeniden tanımlamak içim
girişimlerde bulunan bir dizi teorik
(kuramsal) ve metodolojik (yöntem-
bilimsel) ilkeler üzerinde çalıştı. Bu, 20.
Yüzyılın başında geliştirilen, geleneksel
bilimsel metodolojiye dayalı olan ve
çalışma konusunu, onun karışıklığını
azaltma amacıyla ayrı ayrı analiz
edilebilecek bir dizi parçalara ayıran
araştırmalara terstir.
• Gestalt kuramının ana bileşenleri
olan Gestalt İlkeleri, tasarımda
görsel algıyı açıklamak amacıyla
kullanılır. Bu ilkeler şunlardır:
5.
Yakınlık
ilkesi
• Bu ilkeyegöre
insanlar çeşitli nesneleri
algılarken birbirine yakın
olanları grup oluşturarak
algılarlar. Bu ilke günlük
hayatta sık sık reklam
amblemlerinde, olayın
ilişkili yönünü vurgulamak
için kullanılır.
6.
Benzerlik
ilkesi
• Bu ilkeyegöre eğer
parçalar birbirine
benziyorsa, bu
çeşitli parçalar
algısal olarak
birbirleriyle
gruplaşır. Bu
benzerlik; şekil, renk,
gölgelendirme ya da
bu gibi diğer
özelliklerle meydana
gelebilir. Algı sıraları
benzerlik ilkesinden
7.
Ortak kader ilkesi
•Bu ilkeye göre nesneler düzgün bir yörünge şeklinde
ilerleyen sıralar olarak algılanır. Araştırmacılar görsel duyu
şekilleri (modeliteleri) kullanarak insanların yörünge üzerindeki
hareketli unsurlardan oluşan objeyi algılamasını bulmuşlar. Bu
ilke aynı hareket eğilimi ve sonuçta aynı yörünge üzerinde olan
bir araya gruplanmış nesneleri ifade eder.
8.
Tamamlama
(Kapatma)ilkesi
• Bu ilkeyegöre nesneler
tamamlanmasa bile insanlar
bu nesneleri bütün bir şekil,
harf, resim gibi algılar. Yani
resmin bütünün bazı parçaları
olmadığı zaman bizim algımız
bu görsel parçaları tamamlar.
Araştırmalar gösteriyor ki aklın
bir şekli tamamlamasının nedeni
şekli duyu aracılığıyla
tamamlanmış şekilde algılaması
değil, uyaranların etrafındaki
düzeni arttırmak içindir.
9.
İyi Gestalt İlkesi(Prägnanz İlkesi)
• Eğer bir nesnenin parçaları düzenli, yalın ve sıralı bir örüntü
oluşturuyorlarsa grup oluşturuyorlarmış gibi algılanırlar. Bu yasadan
çıkarılabilecek şey şudur: Bireyler dünyayı algılarken karmaşık ve
yabancı olanı ortadan kaldırırlar ki gerçekliği en yalın hali ile
gözlemleyebilsinler. Konu dışı uyarıcıları dikkate almamak aklın
çevresini anlamlandırmasına yardımcı olur. Algılama sırasında
yaratılan bu anlam, zihnin konumsal ilişkilerden üstün tuttuğu
evrensel düzen unsurlarının yardımıyladır. İyi Gestalt İlkesi, tüm
gestalt teorisinin temeli olan netlik fikrine odaklanır. Bu yasa aynı
zamanda Prägnanz İlkesi olarak da adlandırılır. Prägnanz, direkt olarak
“özlülük” anlamına gelen Almanca bir kelimedir ve belirginlik, netlik ve
düzenlilik anlamlarını taşır.
10.
Simetri ilkesi
• Builkeye göre akıl nesneleri simetrik
olarak ve bir merkez noktası
etrafında şekillendirerek
algılar. Nesneleri eşit sayıda simetrik
olarak bölmek algısal olarak
memnuniyet vericidir. Sonuç olarak
birbirine bağlı olmayan iki simetrik
parça olduğunda akıl algısal olarak
uyumlu bir şekil oluşturmak için onları
birleştirir. Birleşik simetrik nesne
oluşturmak için grup olan nesneler
simetrik nesneler arasındaki benzerliği
arttırabilir.
11.
Geçmiş Deneyim ilkesi
•Geçmiş Deneyim İlkesi’ne göre bazı koşullarda görsel uyarıcılar
geçmiş deneyimlere göre kategorize edilir. Eğer iki nesne
mekansal yakınlık içinde veya küçük zaman aralıklarında birlikte
gözlemlenmişlerse bu nesnelerin birlikte algılanma ihtimali
yüksektir.
12.
Devamlılık ilkesi
• Devamlılıkİlkesi, nesnelerin
parçalarının bir grup oluşturuyormuş
gibi algılanma eğiliminde olduğunu, ve
bu sebeple bir nesnenin parçalarının,
yan yana konumlandırıldıkları durumda
algısal bütünlük yarattıklarını belirtir. İki
nesnenin kesişmeleri durumunda,
bireyler bu iki nesneyi iki ayrı
bölünmemiş nesne şeklinde
algılarlar. Uyarıcılar, kesişime rağmen
ayrı görünmeyi sürdürürler. Keskin ve
net yön değişimleri olan nesneleri grup
olarak görüp tek bir nesne olarak daha
az algılama eğilimindeyizdir.