01/2015
UDH Bakanlığı’nın 2015 Bütçesi Hakkında Tüm Detaylar • 31. Ulusal Bilişim Kurultayı Ankara’da Gerçekleşti
Türkiye’nin Haberleşme Politikaları • ERP Gerçeği • Türkiye’de İnternet Özgür Değil
Yeni Nesil TV Satın Alma Rehberi • Bilişim Altyapısına Yılda 5 Milyar Dolar Yatırım
AliDinçerTP-LINKTürkiyeÜlkeMüdürYardımcısı
Büyük Veri Hakkında
Bilmeniz Gereken
10Şey
4G LTE
Hakkında
Tüm
Detaylar
Yükselen Deger
Kurumsal Ag
Çözümleri
~
~
SANAL ORTAMLARINIZ İÇİN KÖTÜ AMAÇLI
YAZILIM KORUMASINDA EN ETKİLİ ÇÖZÜM!
AGENTLESS | ARACISIZ GÜVENLİK
VMware sanal ortamlarınızın güvenliğini aracısız şekilde sağlayabilmeniz için geliştirilmiştir.
Kaspersky Security Virtual Appliance (KSVA) ile VMware sanal ortamınızı aracısız korumanızı sağlarken,
vShield teknolojisiyle hızlı kurulum gerçekleştiriyor ve sisteminizi yeniden başlatmak zorunluluğunu
ortadan kaldırıyoruz.
Microsoft Hyper-V, Citrix ve VMware sanal ortamlarınızı gelişmiş güvenlik bileşenleriyle korumanız için
geliştirilmiştir. Kaspersky Security Virtual Appliance (KSVA) ile yine merkezi güvenlik sağlanırken,
sanal makinelerin üzerine kurulan hafif aracılar ile zararlı yazılımların ağınıza girmesini engelliyoruz.
Bu yöntem ile kaynaklarınızın kullanımını azaltırken, sistem performansını arttırıyoruz.
KASPERSKY SECURITY FOR VIRTULIZATION (KSV) –
AGENTLESS ÇÖZÜMÜ İLE:
• Kaynak kullanımını azaltıp, performansınızı arttırın.
• Ağınıza yapılan saldırılardan etkili şekilde korunun.
• Güncelleme ve tarama anında oluşabilecek açıklıkları yok edin.
KASPERSKY SECURITY FOR VIRTULIZATION (KSV) –
LIGHT AGENT ÇÖZÜMÜ İLE:
• Sisteminizdeki güvenlik açıklarını görüntüleyin.
• Gelişmiş sezgisel koruma yöntemiyle maksimum güvenlik
sağlayın.
• Cihaz, uygulama ve web denetimi ile sisteminizi
kontrol altında tutun.
• IM, mail ve web trafiğini denetleyin ve etkili bir şekilde koruyun.
KSV ürünüyle ilgili bilgi almak ve sistemlerinizde test etmek için bizlerle iletişime geçiniz: info@tr.kaspersky.com
Kaspersky kurumsal ürünlerini inceleyebilmek için tıklayınız: www.kaspersky.com.tr
LIGHT AGENT | HAFİF ARACILI GÜVENLİK
editör
Geniş kapsamlı araştırma Türkiye’nin de içinde bulunduğu ABD,İngiltere,Alman-
ya,Avusturya,İsviçre,İtalya,İspanya,Hollanda,İsveç,Norveç,Danimarka,Polonya,
Rusya,İsrail,Birleşik Arap Emirlikleri,Kanada,Brezilya,Meksika,Kanada,Çin ve
Avustralya’dan 17 bin 500’ü aşkın kişinin katılımıyla gerçekleştirilmiş.Araştırma
farklı coğrafyalardaki tüketici alışkanlıklarını irdeleyerek tüketicilerin online alış-
veriş davranışlarını ortaya koyuyor.
Halihazırda internet üzerinden yurtdışına ürün ve hizmet satanlarla,bu alanda
faaliyete başlamaya hazırlananlara yol gösterecek sonuçlar içeren araştırma,dünya
genelinde en çok sınır ötesi online alışveriş yapanların Avusturyalılar olduğuna işa-
ret ediyor.Avusturyalıların yüzde 83’ü online alışveriş için ülke sınırlarını aşarken,
onları yüzde 82’yle İsrailliler takip ediyor. Üçüncü sırada ise yüzde 75 ile Avustralya
yer alıyor.
Sınır ötesi online alışveriş yapanların en çok önem verdikleri konu ise nakliyenin
ücretsiz olması! Son 12 ay içerisinde başka ülkelerdeki sitelerden alışveriş yapmış
olanların yarısı (yüzde 51),daha sık olarak yurtdışından online alışveriş yapmama-
larının sebebinin nakliye masrafları olduğunu söylüyor.Benzer biçimde,sınır ötesi
alışveriş yapanların yüzde 47’si,nakliyatın ücretsiz olmasının,kendilerini yurtdı-
şından daha sık alışveriş yapmaya teşvik edeceğini vurguluyor.Yetişkin internet
kullanıcılarının yüzde 51’i de ücretsiz nakliyat ve iadenin,online ticaretin olmazsa
olmazı olduğunu düşünüyor.
Peki 2015’te Türk tüketicilerin satın aldıkları hangi ürünlerin satışının ne kadar
artması bekleniyor? En büyük artışın,yüzde 25 ile ev eşyalarında olacağı öngörülü-
yor. Bu kategoriyi eğlence (yüzde 15),sağlık ve güzellik (yüzde 14),bebek ve çocuk
eşyaları (yüzde 14) takip ediyor.Araştırma gösteriyor ki,Türkiye’de online alışveriş
yapanların yüzde 64’ü sadece yurtiçinde,yüzde 31’i hem yerel hem yurtdışındaki
sitelerden,yüzde 6’lık bir kesimse sadece sınır ötesi alışveriş yapıyor.Online alışve-
riş alışkanlarının önümüzdeki 12 ay içerisinde nasıl değişeceğine dair soru yönel-
tilen Türklerin yüzde 24’ü yerel sitelerden,yüzde 20’si ise yurtdışından alışveriş
yapmaya başlayacağını söylüyor.
Türk katılımcıların yüzde 40’ı yurtiçinden,yüzde 26’sı yurtdışından yaptığı alışve-
rişi artıracağını belirtiyor.Araştırmanın detaylarına internetten“PayPal Sınır Ötesi
Online Alışveriş Araştırması 2014”diye aratarak ulaşabilirsiniz.
Online Ticarette Tüketiciler En Çok
Neye Önem Veriyor?
Aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 22 ülkede yapılan
araştırma online tüketim alışkanlıklarına ışık tutacak
nitelikte. Bakın bu farklı araştırmanın sonuçları neler.
Ali Yavuz ŞAHİN
Genel Yayın Yönetmeni
yavuz@btgunlugu.com
4
künye
içindekiler
06	 Haberler
12	 Özel Haber: Bilişim Altyapısına
	 Yılda 5 Milyar Dolar Yatırım
14	 Röportaj: Mehmet Doğanyiğit
16	 Röportaj: Erda Tütüncüoğlu
20	 Röportaj: Olivier Robinne
22	 Özel Haber: 4G LTE Hakkında Tüm Detaylar
26	 Röportaj: Glenn Booth
29 	 Röportaj: Pete Baxter
31	 Sektörden: Tolga Balcı
32	 Büyük Veri Hakkında Bilmeniz Gereken 10 Şey
34	 Kapak Konusu:
	 Yükselen Değer Kurumsal Ağ Çözümleri
38	 Röportaj: Ali Dinçer
40	 Başarı Hikayesi: Terra Dış Ticaret
42	 UDH Bakanlığı’nın 2015 Bütçesi Kabul Edildi
46	 31. Ulusal Bilişim Kurultayı
	 Ankara’da Gerçekleşti
48	 Türkiye’nin Haberleşme Politikaları
	 Meclis’te Masaya Yatırıldı
52	 ERP Gerçeği
54	 Türkiye’de İnternet Özgür Değil
56	 Yeni Nesil TV Satın Alma Rehberi
60	 BT Günlüğü Test Merkezi
Eylül Medya Adına Sahibi
Ali Yavuz ŞAHİN
Genel Yayın Yönetmeni
yavuz@btgunlugu.com
Ecevit BIKTIM
Yayın Danışmanı
ecevit@btgunlugu.com
Ömer BALK
Yazı İşleri Müdürü
omer@btgunlugu.com
Editörler
Mücahit Aytekin
Barış Terun
Erhan Tan
Mutlu Çavuş
Avşar Özgen
info@btgunlugu.com
Kreatif
Creative Solutions
diyalog@creativesolutions.com.tr
Reklam
Reklam Departmanı
reklam@btgunlugu.com
Adres
İnönü Caddesi No: 8
Bulut İş Merkezi 4. Kat
Daire: 72 Çeliktepe
Kağıthane / İstanbul
Tel : 0212 270 36 37 PBX
Fax: 0212 270 36 37
Dağıtım
Etkin Dağıtım
Baskı ve Cilt
Özgün Ofset
Aytekin sokak no:21
4.Levent / İstanbul
Tel : 0212 280 00 09
Fax: 0212 264 74 33
5
VERi MERKEZi
IBM Çözümleriyle
Büyük Veri
İş Yönetimi Uygulamaları
Bulut Teknolojileri
Mobil Veri Merkezi
Yerel Veri Merkezi
İş Teknolojileri
Veri Merkezi
Donanım
Yazılım Teknolojileri
Güvenlik
Uygulama Geliştirme Teknolojileri
Son Kullanıcı Yönetimi
Mobil
Veri Merkezi
4S 4S 4S
Ağ Teknolojileri
Depolama Teknolojileri
Power Systems (Sunucu) Teknolojileri
Flash Teknolojileri
Sanallaştırma
Geleneksel Veri Depolama
Yedekleme
6
haberler
Citrix, 2015’te bilişim teknolojilerinin iş yapma şekil-
lerinde büyük çaplı değişimlerin yaşanmasına önayak
olacağını öngörüyor. Cihaz, lokasyon ve uygulamalar-
dan bağımsız olarak her şey yazılım tabanlı olmaya
başlayacak. Bu eğilim, çalışanların iş yapış şekillerini
adeta yeniden keşfetmesine zemin hazırlıyor ve özel-
likle mobil çalışma stillerinde önemli değişiklikler
bekleniyor.
2015 yılına dair Citrix’in bazı öngörülerine baktığı-
mızda ilk olarak çalışanların mobil olması artık bir
‘olmazsa olmaz’ olduğunu görüyoruz. Yenilikçi firma-
lar için ‘uzaktan çalışma’ yeni bir konu değil. Analist-
lerce yapılan bir araştırmaya göre, beyaz yakalıların
%61’i ofis dışında çalışmakta. Cihaz yönetimi yerini
çalışma alanına bırakacak bunun yanı sıra telefon
içine gömülecek iş uygulamaları çalışanların bağlantı
oranlarını arttıracak. Mobil uygulamalara eklenecek
“sosyalleşme” özelliği 2015 yılının en önemli konula-
rından biri olacak. Yazılım tabanlı işyeri konseptinin
genişlemesi BT sektörünü yeniden tanımlayacak.
Şirketler şimdi yalnızca yazılım tabanlı işyeri konsep-
tinin getirdiği operasyonel ve teknik faydalara değil,
bunun tüm iş dünyasına ve insanlara getirdiği yarar-
lara bakacak.
Mobilite 2015’te
İşlerin Yapılış Şeklini
Değiştirmeye Devam
Edecek
Microsoft bünyesinde yer alan mesajlaşma
servisleri Skype ve Lync kullanıcılarının bun-
dan sonra kendi aralarında görüntülü ara-
ma yapabilecekleri açıklandı. Kullanıcıların
bilgisayarlarından, tabletlerinden veya akıllı
telefonlarından sesli ve görüntülü arama-
lar yapmasına imkan sağlayan Skype, 2011
yılında Amerikalı teknoloji devi Microsoft
tarafından 8.5 milyar dolara satın alınmış-
tı. Microsoft’un dünyanın en çok kullanı-
lan mesajlaşma servisleri arasında yer alan
Skype’ı bünyesine katması oldukça başarılı
bir yatırım olarak değerlendirilse de, firmanın
mevcut mesajlaşma servisi Microsoft Lync‘i
nasıl değerlendireceği merak konusu olmuştu.
skype Microsoft Lync kullanıcıları Skype’ın
Microsoft tarafından satın alınmasının ardın-
dan kendi mesajlaşma servislerinin emekliye
ayrılacağından endişelenmiş olsa da, Micro-
soft bu endişeleri boşa çıkarmış ve her iki me-
sajlaşma servisini de hayatta tutmaya karar
vermişti. Bugün Microsoft Lync kullanıcılarını
sevindirecek bir açıklama daha yayınlayan
Microsoft, hali hazırda birbirleri arasında ileti
gönderebilen ve sesli arama yapabilen Skype
ve Lync kullanıcılarının bunda sonra kendi
aralarında görüntülü arama da yapabilecekle-
rini duyurdu.
Skype ve Lync Kullanıcıları
Birbirlerini Arayabilecekler
7
8
haberler
15 Aralık günü sabah saatlerinde Turkcell’in
Twitter üzerinden kullanıcılarına destek sağ-
ladığı “Müşteri Hizmetleri” adlı resmi hesabı
bir grup hacker tarafından ele geçirildi. Hacker
grubu “Sayın Abonelerimiz, Öncelikle bu kadar
pahalı tarifeler sattığımız için sizden özür dile-
riz, Artık 2 GB Net paketleri 1 TL olacaktır” me-
sajını paylaştılar. Turkcell’in Twitter hesabının
kendilerine Uygur Tim adı veren hacker grubu
tarafından ele geçirildiği tahmin ediliyor. Uygur
Tim milliyetçi hacker grubu olarak tanınıyor.
Hacker grubunun Turkcell hesabını ele geçir-
diği sırada Twitter hesabında “Turkcell kazık
dediler, uğrayalım dedik” şeklinde bir payla-
şım yer alıyordu. @TurkcellHizmet hesabının
100 bine yakın takipçisi bulunuyor. Turkcell’in
hesabını geri alması ise yaklaşık 1 saatlik bir
sürenin ardından gerçekleşti. Bu süre zarfında
firmanın yaptığı açımlamada; “sosyal medya
üzerinden müşterilerimize kesintisiz destek
sağlamak amacıyla kullandığımız @Turkcell
Hizmet Twitter hesabı, bir hacker grubunun
saldırısına uğramıştır. Gerçekleşen saldırı
sonrasında hesaba kısa süreliğine illegal erişim
sağlansa da sorun hızla çözülerek müşteri
hizmetleri hesabımız yeniden hizmet vermeye
başlamıştır. Müşterilerimizin kişisel bilgileriyle
ilgili herhangi bir güvenlik açığı bulunmadığını
kamuoyuna duyurur, yaşanan süreç boyunca @
TurkcellHizmet hesabından paylaşılan mesaj-
lara itibar edilmemesini önemle rica ederiz”
ifadeleri yer aldı.
Turkcell’in Twitter Hesabını
Hack’lediler!
Pronet; ‘interaktif güvenlik’, ‘görüntüleme sistem-
leri’, ‘akıllı ev çözümleri’ ve ‘enerji yönetimi’ gibi
hizmetleri içeren akıllı güvenlik sistemi Pronet
Plus ile yeni bir dönem başlatıyor. Mevcut Pronet
güvenlik sistemiyle birlikte çalışan Pronet Plus;
mobil iletişim kanalları sayesinde, kullanıcıya,
uzak olduğu evinden ve sevdiklerinden an ve an
haberdar olup gerekli kontrolleri yapabilme imkâ-
nı tanıyor.
Pronet böylece, abonelerin kendi yaşam senaryo-
larına göre uyarladığı güvenlik sistemini, hayatı
kolaylaştıran yeni servislerle gündelik yaşamın
vazgeçilmez bir parçası haline getiriyor. Pronet
Yönetim Kurulu Başkanı Alp Saul: “‘Asıl işimiz
olan güvenliği, ev ve işyerlerinden devamlı haber-
dar olabilmeyi sağlayacak şekilde interaktif bir
hale getirdik. Ayrıca bu hizmetlere akıllı ev çözüm-
lerini de ekleyerek insanların hayatını kolaylaştı-
ran yepyeni bir hizmet tasarladık. Müşterilerimizin
hayatlarını kurtarırken, diğer yandan onların ev
ve işyerleri ile bağlantılarını sürekli ve interaktif
hale getirerek; sadece iyi bir güvenlik değil, aynı
zamanda hayatlarını kolaylaştıran bir hizmet de
sunmak istedik.”
Pronet Yeni Ürünü
Pronet Plus’ı Tanıttı
9
Data Center
&
Cloud
Collaboration
Routing
&
Switching
Software
Defined
Networking
Eğitim ve DanışmanlıkAğ Tasarımı ve Projelendirme Kurulum ve Destek Hizmetleri
+90 (212) 274 69 98
www.btegitim.com
Türkiye’nin en iyi Cisco
eğitmen kadrosu ile
geleceğinize yön verin.
10
haberler
İstanbul’un kültürel yapısını bozmadan, çevreci ve
teknolojik donanıma sahip olarak inşa edilen Vodafone
Arena’nın çatı inşaatına başlandı.Vodafone Arena’da,
yapımına başlanan çatı çalışmaları tamamlandığında,
Türkiye’nin ilk teknolojik çatısı da hayata geçecek. Özel
dokusu ile stat ışıklandırmalarına, ışık oyunlarında ve iç
aydınlatmalarda fark yaratacak olan çatı, çelik halatlı, çe-
lik borulu ve çok hafif konstrüksiyon özelliğiyle uçan çatı
sisteminin de kullanıldığı ilk stat olacak.Vodafone Are-
na’nın lokasyonu itibarıyla İstanbul Boğazı’nın göbeğinde,
Dolmabahçe Sarayı’nın ve Tarihi Saat Kulesi’nin hemen
yanında yer alması; görsel olarak çatının hem üstten hem
alttan görünebilmesi çatıda kullanılacak konstrüksiyon ve
membran özelliğini bir kat daha arttırırken, depreme ve
her türlü hava şartlarına da dayanıklılık gösterecek.
EMC’nin bu yıl sekizincisini düzenlediği EMC
Forum etkinliği, 27 Kasım Perşembe günü,
Ankara’da gerçekleştirildi. Avrupa Birliği
Bakan Yardımcısı Dr. Alaattin Büyükkaya’nın
katılımı ile gerçekleştirilen EMC Forum; Bulut
ve Büyük Veri konuları çerçevesinde, “Yeniden
Tanımla” temasına odaklandı. Forum’un açılış
konuşmasını, EMC Avrupa, Ortadoğu ve Afrika
Yazılım Grubu Sorumlu Başkan Yardımcısı
Dayne Turbitt üstlendi. EMC Forum kapsamın-
da aynı zamanda, forum katılımcılarının yanıt-
larıyla gerçekleştirilen EMC Forum Türkiye
Araştırması sonuçları da açıklandı. Araştırma-
ya, birçok farklı alanda faaliyet gösteren Tür-
kiye’deki işletmelerden, BT konusunda karar
sahibi 278 kişi katılım gösterdi. Dikkat çekici
sonuçların elde edildiği araştırma; bulut,
mobil, sosyal ve Büyük Veri teknolojilerindeki
mega trendlere dayanan değişim sürecinde,
BT’nin işletmelerdeki değişimler üzerindeki
etkisi hakkında BT yöneticilerinin görüşlerini
ortaya koyuyor.
Türkiye’nin İlk Teknolojik
Stadyum Çatısı
Yeni teknolojiler Ankara’da
Görücüye Çıktı
Türkiye genelinde hizmet
veren 4 farklı şirketi, 8 bölge
bayi, 5 bölge ofisi ve 100’e
yakın uzman personeli bulu-
nan Lidya Grup, Fujifilm’in
Acuity LED ve Acuity FB ile
Uvistar serisi makineleri-
nin satışını ve satış sonrası
hizmetlerini gerçekleştirecek.
Fujifilm ve Lidya Grup arasında yapılan anlaşma, tüm
dijital baskı sektörüne, hem iç mekân hem de özellik-
le açık hava reklamcılığına yeni bir soluk getirecek.
Fujifilm’in; fotoğraf kalitesinde yüksek hızlı dijital
baskı yapan Acuity Advance UV Flatbed, Uvistar II UV
dijital baskı makinesi ve Acuity LED 1600 UV, sektörün
yakından takip ettiği önemli makineler. Mevcut satış
kanallarının büyütülerek pazar payının artırılmasına
yönelik gerçekleştirilen işbirliği, gelişen pazarın ihti-
yaçlarını karşılamak adına büyük önem taşıyor.
Fujifilm ve Lidya Grup Anlaşma İmzaladı
11
www.idcciosummit.com/antalya
CIO Zirvesi; CIO ve BT profesyonellerinin bir araya geldiği, CIO’ların ve Uzmanların reel iş yaşamındaki teknoloji odaklı görüş ve deneyimlerinin paylaşıldığı,
yeniliklere ve fırsatlara açık bir buluşma ortamıdır.
CIO Zirvesi BT ihtiyaçlarınızı doğru belirleme, teknoloji çözümleri ve trendler konusunda farkındalık yaratma ve yatırımlarınızı doğru yönlendirmenizi
sağlayacak 2 günlük öğrenme ve bilgi paylaşımı ortamı sunmaktadır.
KONUŞMACILAR
İŞ DÜNYASI İLE BULUŞMA
9-10 Nisan 2015, Kaya Palazzo Golf Resort, Belek – Antalya
3. Platform'da BT ve İş Birimlerinin Buluşması
200+ CIO2 + Workshop
50+
BT Tedarikçisi
40+
Konuşmacı
Türkiye genelinde 200+CIO ve Kıdemli
BT karar vericisi ile buluşun
Farklı sektörlerde en çok talep edilen
çözümlerde fikir liderliği yapın
Networking aracılığı ile firma ürünlerini
ve çözümlerinizi tanıtın
Türkiye’deki CIO’lar ile ilişkilerinizi
geliştirin
Vernon Turner
Kıdemli Başkan Yardımcısı,
Kurumsal Altyapı, Tüketici, Ağ
Telekom ve
Sürdürebilirlik Araştırma
IDC
Frank Gens
Kıdemli Başkan Yardımcısı
ve Baş Analist
IDC
Jyoti Lalchandani
Grup Başkan Yardımcısı,
IDC Orta Doğu,
Afrika ve Türkiye
Stephen Elliot
Başkan Yardımcısı,
BT Altyapı ve Bulut Uygulama
IDC
Konferans hakkında detaylı bilgi için;
Zeynep Yaylalı, zyaylali@idc.com, +905335291635
Şule Saltık, ssaltik@idc.com, +905363505822
Sunum ve Standları ile yer almak isteyen bilişim firmaları için;
Nevin Çizmecioğulları, ncizmeciogullari@idc.com, +905336665587
Pelin Özden, pozden@idc.com, +905392488652
Nevin Çizmecioğulları
Ülke Müdürü
IDC Türkiye
Melih Murat
Araştırma Müdürü
BT Servisleri
IDC Türkiye
İş Ortaklarımız
TÜRKİYECIOSUMMIT2015
WhereITmeetsBusinessID
C
Türkiy
e
C I O S u
mmit2
015
South Africa CIO Summit
March 24 - 25
Maslow Hotel, Johannesburg
Francophone CIO Summit
April 29 - 30
Mazagan Beach Resort, Morocco
Saudi Arabia CIO Summit
September
Riyadh
West Africa CIO Summit
13 May
Intercontinental Hotel, Lagos
East Africa CIO Summit
June 18
Kempinski Hotel, Nairobi
Middle East CIO Summit
February 25 - 26
Atlantis Hotel, Dubai
Egypt CIO Summit 2015
March 31 - April 1
Four Seasons Nile Plaza, Egypt
Rajeev Agarwal
Başkanı Yardımcısı,
Araştırma
IDC
ZirvePlatin
AltınGümüş
Sergi
GalaBasın
DATASERV
12
haberler
Bilişim Altyapısına Yılda 5 Milyar
Dolar Yatırım
Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, genişbant internet abone
sayısının 1 ay içerisinde 40 milyondan 40 milyon 500 bine yükseldiğini belirterek,
“Sadece bir ayda 500 bin abone sayısı arttı. Bu kadar hızlı gelişen sektörün, güçlü
bir alt yapısının olması gerekiyor. Bu nedenle de yılda 5 milyar dolarlık alt yapı
yatırımı gerçekleştiriliyor” dedi.
özel
13
Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme
Bakanlığı toplantı salonunda, Saba-
hattin Zaim Üniversitesi, İstanbul
Aydın Üniversitesi ve Yazılım Sana-
yicileri Derneği (YASAD) arasında
“Bilişim Dersleri ile Revizyonu”
imza töreni gerçekleştirildi. Ulaş-
tırma Denizcilik ve Haberleşme
Bakanı Lütfi Elvan, üniversite-bi-
lişim sektörü işbirliği kapsamında
çalışmaların başlatıldığını ifade
etti. Elvan söz konusu protokolün
üniversite ile sanayinin işbirliğinin
geliştirilmesi, sanayinin bilgi ve
iletişim sektörünün ihtiyaçları doğ-
rultusunda öğrenci yetiştirilmesi,
öğrencilerin istihdamının sağlan-
ması amacıyla Yazılım Sanayicileri
Derneği ile iki üniversite arasında
imzalandığını söyledi.
Bilgi ve İletişim Sektöründeki Büyü-
me Hızı Yüzde 10’un Üzerinde
Bilgi ve iletişim sektöründe dünya-
da baş döndürücü gelişme yaşandı-
ğını dile getiren Elvan, dünyadaki
hızlı değişim ve dönüşümün en
önemli öncüsünün, bilgi ve iletişim
sektörü olduğunu söyledi. Dünyada
bilişim sektördeki büyüme hızının,
dünyada ortalama büyüme hızının
3-4 katı olduğuna işaret eden El-
van, “Türkiye’de de yıllık ortalama
büyüme hızı yüzde 3-4 bandında
beklenirken, bilgi ve iletişim sektö-
ründeki büyüme hızı yüzde 10’un
üzerinde oldu” dedi.
Dünyada nüfusun 7.2 milyar, mobil
abone sayısının 7 milyar, internet
kullanıcı sayısının 3 milyar olduğu-
nu belirten Elvan, her bir dakikada
5 milyon video izlendiğini, 433 bin
tweet atıldığını, 2,7 milyon arama
yapıldığını söyledi. Bilgi ve iletişim
sektörünün tüm sektörlerin loko-
motifi olduğunu bildiren Elvan, Ba-
kanlık olarak önümüzdeki günlerde
bilgi ve iletişim sektöründe faaliyet
gösteren yazılımcı firmalara Ar-Ge
desteği vermeye başlayacaklarını
ifade etti. Bakan Elvan, “2014 yılı
Ekim ayı sonu itibariyle ülkemizde;
Geniş bant İnternet abone sayısı
40,5 milyona, Mobil internet kulla-
nan abone sayısı 31,8 milyona, Mo-
bil abone sayısı 72 milyona, M2M
abone sayısı 2.5 milyona ulaştı.
Makinalar arası iletişime 2015 sonu
itibariyle abone sayısının 7 milyonu
aşacağını düşünüyoruz” dedi. Geçen
ay yaklaşık 40 milyon olan geniş-
bant abone sayısı, bu ay 40 milyon
500 bine yükseldi. Sadece bir ayda
500 bin abone sayısı arttı” dedi. Bu
kadar hızlı gelişen sektörün, güçlü
bir alt yapısının olması gerektiğine
dikkati çeken Elvan, yılda 5 milyar
dolarlık alt yapı yatırımı gerçekleş-
tirdiklerini kaydetti.
İstihdam Garantili Sistem
Nitelikli insan kaynağı konusun-
da ciddi sıkıntı yaşandığına dik-
kati çeken Elvan, “Bu protokolle,
üniversitelerimiz bilgi ve iletişim
sektörünün talep ettiği müfredat
programı çerçevesinde öğrencile-
rini bir programdan geçirecekler.
Üniversiteden mezun olur olmaz bu
öğrencilerimiz Yazılım Sanayicileri
Derneği Bakanlığımız tarafından
işlerine yerleştirilecekler. Yani
istihdam garantili sistemi yürürlüğe
koyuyoruz” diye konuştu.
2015 sonunda 4G’yi devreye soka-
rak, Türkiye’nin ulaşım ve iletişim
alt yapısının, dünyada rekabet edi-
lebilir konuma ulaşmasını sağlaya-
caklarını anlatan Elvan, Türkiye’de
Veri İletim Merkezleri ile İnter-
net Değişim Noktaları kurulması
amacıyla çalışmaları başlattıklarını
kaydetti. Sayısal arşiv, oyun, bilgi-
sayar pazarı, yazılım ürünleri gibi
alanlarda yasal düzenlemeye ihtiyaç
olduğunu vurgulayan Elvan, bu ko-
nudaki çalışmaların da başladığını,
bu alanları içeren yasal düzenleme-
nin önümüzdeki yıl yapılmasının
planlandığını ifade etti.
Acil durumlarda kullanılan mo-
bil baz istasyonlarının kurulması
konusunda bu yıl yoğun bir çalışma
yaptıklarını ifade eden Elvan, her
iki ile bir mobil istasyon olacak şe-
kilde planlama yaptıklarını bildirdi.
Elvan, “Acil durumlarda kullanılan
Mobil Baz İstasyonlarının faydasını
bu güne kadar birçok olayda gördük.
Acil durumlarda haberleşmenin
aksamadan devam etmesi için ülke
genelinde 25 bölgede bulunan Uydu
Transmisyonlu Mobil Baz istasyon-
larının sayısı 40’a çıkarıldı ve her iki
ile bir mobil istasyon olacak şekilde
gerekli planlama yapılmıştır” dedi.
Her Yıl 10 Bin Yazılım Elemanına
Ihtiyaç Var
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kuru-
mu (BTK) Başkanı Tayfun Acarer de
söz konusu çalışmaların çok ciddi
bir ihtiyacı gidermek için yapıldığı-
nı söyledi. Bu konuda sadece Tür-
kiye’de değil Avrupa Birliği’nde de
(AB) ciddi bir ihtiyaç olduğunu dile
getiren Acarer, “Önümüzdeki 5 yıl
içinde 860 bin yeni yazılım elemanı
ihtiyacı var Avrupa’da. Türkiye’de
her yıl en az 10 bin yeni yazılım
elemanına ihtiyaç var” dedi.
Yayımlanan sektör raporlarına göre,
sektörün en önemli ihtiyacının yüz-
de 59 ile nitelikli eleman ihtiyacı
olduğunun belirtildiğini anlatan
Acarer, bu tür işbirlikleriyle yeni
elemanların sektöre katılacağını ve
yazılım sektörünün daha da ileriye
gideceğini ümit ettiklerini söyledi.
Türkiye’nin Petrolü Önümüzdeki
Yıllarda Yazılım Olacak
YASAD Başkanı Doğan Ufuk Güneş
de sektör olarak en önemli sorun-
larının nitelikli eleman olduğunu
dile getirerek, sektörün her yıl 50
bin civarında yeni personel ihtiyacı
olduğunu, üniversitelerden mezun
olan öğrenci sayısının ise 12 bin
olduğunu söyledi. Güneş, 10 yılda 1
milyon istihdam, 10 yılda 10 milyar
dolar ihracat hedeflerinin olduğunu
ifade ederek, “Bugün yaptığımız
protokolle bu hedefe bir adım daha
yaklaşmış olacağız. İnşallah hükü-
metimizin desteğiyle doğru adamlar
atmaya devam edersek Türkiye’nin
petrolü önümüzdeki yıllarda yazı-
lım olacaktır” diye konuştu.
“Türkiye’de teknoloji üretilir mi? Üretilirse yurtdışına satılabilir mi?” gibi
sorular uzun süredir tartışılıyor. Dünyadan örnekler veriliyor, başarılı
hikayeler paylaşılıyor. Oysa Türkiye’de, fiziksel ve zihinsel sınırları çoktan
aşıp, farklı coğrafyalara ulaşabilen teknoloji şirketleri var. Proline da
bunlardan biri. Kendi Ar-Ge merkezinde ürün ve çözümlerini tasarlayan
Proline Bilişim, geçirdiği dönüşümün ardından başta kent güvenlik yönetim
sistemi çözümleri olmak üzere büyük veri ve sosyal medya analizinden iş
zekâsına, coğrafi bilgi sistemlerinden biyometrik kimlik doğrulamasına
kadar oldukça geniş bir portföyü Türkiye’nin yanı sıra Türkiye’nin de
içerisinde bulunduğu Kuzey Afrika ve Ortadoğu coğrafyasına pazarlıyor,
satıyor ve bu pazarlarda uygulamalar gerçekleştiriyor. Proline Bilişim İcra
Kurulu Başkanı Mehmet Doğanyiğit ile Proline’ın dününü, bugününü ve
hedeflerini konuştuk.
Ali Yavuz ŞAHİN
yavuz@btgunlugu.com
Türk Şirketleri
İçin En Zorlu
Hedef Bakış
Açısını Değiştirip
Potansiyeli
Uygulanır
Kılabilmek
Mehmet Doğanyiğit
Proline İcra Kurulu Başkanı
14
söyleşi
Şirketinizi Ar-Ge ve entegras-
yon kabiliyetine sahip bir Türk
teknoloji şirketi olarak tanımlı-
yorsunuz. Bu tanımı biraz açabilir
misiniz?
Elbette. Bu aslında Türkiye’de
faaliyet gösteren bir bilişim
şirketi olmaktan, Türkiye’nin de
içerisinde yer aldığı coğrafyanın
tümüne ürün ve hizmet götüre-
bilecek bir Türk teknoloji şirke-
tine dönüşme öykümüzün de bir
özeti niteliğindedir. Köklü bir
şirket olarak sistem entegratörü
kimliğimizle başarılı projelerin
içerisinde yer almaktan dolayı
mutluyuz.
Fakat bununla birlikte Türki-
ye’nin, genç nüfusu, yüksek eko-
nomik potansiyeli, kaliteli insan
kaynağı ve olanaklarıyla, bulun-
duğu coğrafyaya örnek olma ve
liderlik etme ilkesine de inanı-
yoruz. Bunun için Türkiye’deki
şirketlerin ve özellikle de tek-
noloji şirketlerinin “tempolu bir
şekilde koşmaları” gerekiyor.
Türkiye son derece yüksek bir
potansiyele sahip olduğu tekno-
loji alanında teknoloji tasarla-
yan, üreten, pazarlayan, dağıtan
ve uygulayan bir ülke olmalı. Ne
kadar yatırım yaparsanız yapın,
finans kaynaklarınızı ne kadar
konsolide ederseniz edin, sizin
için asıl zor olan bu bakış açısı-
nın tüm kurumlar tarafından be-
nimsenmesini sağlayabilmektir.
Proline olarak bu alanda öncü
ve örnek olmaya çalışıyoruz.
Entegratör kimliğimizin yanına
Ar-Ge kabiliyetini eklememizin;
kendi tasarladığımız ürünleri
yurtdışındaki ülkelere satabilen
ve bunların uygulamasını da
aynı hassasiyetle gerçekleşti-
rebilen bir şirket olma hedefi-
ni benimsememizin sebebi de
tam olarak bu. Nihayetinde bu
hedeflerimize ulaşmanın mut-
luluğunu yaşıyoruz. Artık Tür-
kiye’nin yanı sıra Ortadoğu ve
Kuzey Afrika’da faaliyet göste-
ren bir Türk teknoloji şirketiyiz.
Bu alanda atmış olduğunuz
adımları öğrenebilir miyiz?
En önemli adım bir Ar-Ge mer-
kezi haline gelmekti. Yaptığımız
çalışmalar sonucunda İstanbul
Genel Merkezimiz, Bilim Sanayi
ve Teknoloji Bakanlığı tarafın-
dan Ar-Ge Merkezi olarak tescil
edildi. Bu Ar-Ge merkezinde
kendi ürünlerimizi geliştirmeye
başladık. Kendi geliştirdiğimiz
kent güvenlik yönetim sistemi
çözümleri, akıllı yazılımlar, coğ-
rafi bilgi sistemleri, sosyal med-
ya analiz yazılımları, biyometrik
ürünler (parmak izi, parmak da-
mar izi, avuç izi, avuç damar izi,
yüz tanıma, vb.) ve uygulama
çözümlerimizden oluşan, yüksek
bilgi ve tecrübe birikimi gerekti-
ren bir ürün portföyüyle müşte-
rilerimize ulaşır hale geldik.
Ürün ve çözüm ailemizi “Akıl-
lı ve Güvenli Şehir”, “Akıllı
Platformlar”, “Akıllı Devlet”
ve “Akıllı Toplum” konseptleri
altında topladık. Akıllı ve gü-
venli şehirlerin en önemli un-
surlarından biri olan biyometri
kavramı da yapılan uygulamalar
ve geliştirilen teknolojiler ile
hayatımızda daha fazla yer al-
maya başladı. Biz de Türkiye’nin
dört bir yanında uyguladığımız
MOBESE ve diğer kent güvenlik
yönetim sistemi çözümlerimize
biyometri ürün ailesini ekledik.
T.C. elektronik pasaport proje-
sini (e-Pasaport) hayata geçirip,
Bolu’da gerçekleştirilen yeni ne-
sil elektronik kimlik kartı pilot
projesinde yer aldıktan sonra bu
alandaki tecrübemizi biyometri
alanındaki yeniliklerle daha da
üst seviyelere çıkardık. Geliştir-
diğimiz BioPOS parmak damar
izi analiz cihazı, Sosyal Gü-
venlik Kurumu’nun Biyometrik
Kimlik Doğrulama Projesi kap-
samında kullanılıyor. ICT Sum-
mit 2014 etkinliğinde Design
Awards yarışmasında BioPOS
cihazımız tasarım ödülü aldı.
Tüm bu ürün ve uygulama bece-
rilerimizle yurtdışındaki ihale-
lere girmeye başladık ve 2022
Dünya Kupası’nın düzenleneceği
ve bu sebeple önemli kent gü-
venlik yatırımlarına imza atan
Katar’ın kent güvenlik yönetim
sistemlerinin sağlayıcısı olduk.
Halihazırda Suudi Arabistan’da
da önemli bir projenin ihale
sürecinde son safhaya kalmış
bulunuyoruz.
Bundan sonra atacağınız adımlar
nelerdir?
Hedefimizde emin adımlarla
ilerliyoruz. Önceleri Katar ofi-
simiz aracılığıyla Kuzey Afrika
ve Ortadoğu bölgelerindeki
projelerimizin koordinasyonu-
nu yürütüyorduk. Kısa bir süre
önce Pakistan’da da bir ofisimi-
zi faaliyete geçirdik. Bu ofisle
amacımız çözüm sunma alanı-
mızı daha da genişletmektir.
Türkiye’nin e-dönüşümüne katkı
sağlayabilecek yeni projeler ta-
sarlamayı sürdüreceğiz. Güven-
likten biyometrik kimlik doğru-
lamasına, büyük veri ve sosyal
medya analizinden coğrafi bilgi
sistemleri çözümlerine kadar
bilişimin özellikle yüksek bilgi
ve tecrübe birikimi gerektiren
alanlarında etkinliğimizi artıra-
rak sürdürebilmeyi planlıyoruz.
15
16
Geçtiğimiz dönemde Siemens’den ayrılarak Unify ismini alan Haberleşme
Sistemleri Grubu yoluna bağımsız olarak devam ediyor. Son dönemde
dikkatleri üzerine çeken firmanın Türkiye Ülke Müdürü Erda Tütüncü ile
Unify macerasından ve Türkiye’de neler yaptıklarından bahsettik. Detaylar
söyleşimizde.
Unify Olarak Yenilikçiliğimiz ve
Sektördeki Öncü Rolümüze Güveniyoruz
Ali Yavuz ŞAHİN
yavuz@btgunlugu.comsöyleşi
Bizlere biraz kendinizden bahsede-
bilir misiniz?
İş hayatıma 1995 senesinde Sie-
mens bünyesinde başladım. Kurum-
sal şebekeler adı verilen bölümde
satış yöneticiliği görevini yürüttüm.
Ardından 3 sene kadar Siemens
Münih’te danışmanlık görevini yü-
rüttüm. 2001 yılında Türkiye’ye geri
dönerek satış grubunun sorumlulu-
ğunu üstlendim. Ardından sırasıyla
Siemens içerisinde Tüketici Elekt-
roniği ve Tıbbı Cihazların satış yö-
netim gruplarında bulundum. Son
olarak Haberleşme Sistemleri gru-
bunda yer aldım ve ardından 1 Ekim
2013 tarihi itibariyle Unify’da Ülke
Müdürü olarak göreve başladım.
Bizlere Unify’ın macerasından bah-
sedebilir misiniz?
Türkiye’de Unify ismi 15 Ekim 2013
tarihinden sonra hayat buldu fakat
faaliyetleri çok eskiye dayanmak-
ta. Unify’ın ana iş kolu Siemens’in
faaliyet alanında bulunduğu iş
kollarından bir tanesi hatta kuruluş
amacını taşıyan (kurumsal ve kamu
haberleşmesi) iş kolu olarak göste-
rilebilir. Siemens’in faaliyet alanla-
rından birçoğu sırasıyla ana bünye-
nin dışına çıktı. Bunların sonuncusu
da Siemens Enterprise olarak adlan-
dırılan bölümdü ve Unify ismini
alarak yoluna Siemens’ten bağımsız
olarak devam ediyor. Unify’ın iki
ortağı bulunmakta, bunlardan Ame-
rikalı Gores Group hisselerin yüzde
51’ine sahip ve Siemens’de yüzde
49’una. Ana portföyü “unified com-
munications” ürünlerinden oluşan
bir firmanın isminin Unify olarak
seçilmesi de oldukça mantıklı.
Unify dünyanın 100’den fazla ülke-
sinde faaliyet gösteriyor ve Fortune
500’deki firmaların yüzde 75’ine
hizmet veriyor. Unify olarak her
türlü müşterimizin haberleşme alt-
yapısını karşılarken bunun yanın-
da çalışanlara süreçleri içerisinde
verimlilik sunan bir firmayız.
Unify olarak sunduğunuz hizmetler-
de donanım ve yazılım konusundaki
ayrımınız nedir?
Biz kendimizi yazılım ve hizmetler
(servisler) firması olarak tanımlı-
yoruz. Bunun başlıca sebebi port-
föyümüzü oluşturan ürün gamında
yazılım ağırlığının her geçen gün
artması. Ürünümüzü ortaya çıkaran
entelektüel bilgi birikimini kendi-
mizde tutup özellikle donanım gibi,
bizleri bir anlamda süreç olarak
yavaşlatan konuları kontörlümüzde
dışarıda yaptırdığımız yapıya geçiş
yapıyoruz.
Halen portföyümüzde donanımları-
mız bulunmakta fakat bunların sayı
biraz önce de belirttiğim gibi yavaş
yavaş azalıyor.
Bulunduğunuz sektörün Türkiye’deki
potansiyel hakkında ne düşünüyor-
sunuz?
Türkiye’de bulunduğumuz sektörle
ilgili bir araştırma yok. Pazar payı
açıklamalarına baktığınızda altında
yıldızlı bölümler var ve firmalar bu
bölümlerde kendilerinin daha iyi
hissettikleri kategorileri baz alarak
rakam veriyorlar. Bu yüzden birbi-
riyle çok fazla karşılaştırılamayan
veriler içerisinde boğulmaktayız.
Bir ligde birden fazla birinci olamaz
fakat firmalar farklı kategoriler ile
birinciliklerini ilan edebiliyorlar. Bu
durum bizim işimizi ölçülendirme-
mizi oldukça zorlaştırıyor. Bu se-
bepten Pazar hakkında bilgi sahibi
olmak güç Biz de geçmişte yaptığı-
mız işlerden örnek alarak gelecek
beklentilerimizi ortaya çıkartıyor ve
buna göre hareket etmeye çalışıyo-
ruz.
Sizin döneminiz ile birlikte Unify’da
neler değişti?
Öncelikle oldukça fazla değişimin
olduğu bir dönemin içine denk
geldiğimi söyleyebilirim. Bunun en
baştaki sebebi ismimizin değişmesi.
İlk işe başladığımızda firmamızın
yeni ismini bilmiyordum. Yaklaşık
15 gün sonra ismimizi anons ettik.
İsim belirlenme konusu tüm dün-
yada büyük bir gizlilikle yürütüldü
17
ve kısıtlı sayıda kişiye bilgi veril-
di. İsimle birlikte firmamızın tüm
yönetim kademesi de değişti. Biraz
açarsak globalde CEO ve ona bağlı
çalışan üst yönetim takımı değiş-
ti. Unify’ı ilerii taşıma anlamında
olumlu bir değişiklik olduğunu söy-
leyebilirim. Bunun başlıca sebebi
tüm üst yönetim kadememizin ka-
nal tecrübesine sahip olduğu. Unify
olarak “indirect” denilen yapıda
çalışıyoruz ve üst yönetimimizin
hepsi daha önce bu tarz bir modelde
çalışmış ve başarılı olmuş insanlar.
Türkiye’de “indirect” modele geçi-
şimizi tamamladık ve hızla yolu-
muzda devam ediyoruz. Globalde de
bu geçiş sürecini tamamlamak için
çalışıyoruz. Bununla birlikte yeni
bir partner programı açıkladık. Bu
program sayesinde işbirliğine yarım
yaptıkça daha fazlasını veren bir
modele geçiş yaptık. İlk aldığımız
tepkiler çok olumlu.
2015 öngörünüz neler?
Önümüzdeki dönemde herkesin bil-
diği gibi bir seçim süreci var. Fakat
biliyoruz ki bir sonraki dönemde de
bu tarz bir süreç farklı konulardan
yaşanabilir. Öyle bir coğrafyada-
yız ki her an her şey olabilir. Fakat
Avrupa ile kıyasladığımızda Türki-
ye’nin ciddi anlamda büyüme po-
tansiyeli olan bir ekonomiye sahip
olduğunu görüyoruz. Türk ekono-
misinin ana damarlarından biri
inşaat sektörü ve inşaat sektörünün
canlı olduğu bir yerde özellikle
bizim gibi sektörlerde faaliyet gös-
teren firmaların işlerinin durması
ve geride kalması düşünülebilecek
bir şey değil. Solasıyla bizim 2015
stratejilerimiz içerisinde büyümek
ve partner sayımızı genişletmek var.
Geçen seneye göre durağan bir sene
olmayacağını düşünüyoruz. Tabii ki
global ekonomik nedenlerden gelen
zorluklar var ve biz bunları aşa-
bilecek güçteyiz ve 2015’e olumlu
bakıyoruz.
Önümüzdeki yıl için ana hedefiniz
neler?
Özellikle kanal tarafında büyümeyi
hedefliyoruz. Nitelikli partnerleri-
mizin sayısını arttırmak istiyoruz.
Nitelikli partnerlerimiz bugüne kadar
daha çok bildiğimiz telefon santrali
kökeninden gelen ve yıllardır bu işi
yapan firmalar. Yine bu firmalarla
çalışmalarımıza devam edeceğiz.
Onların yanına yeni bir kültür olarak
BT dünyasından gelen, belki bugüne
kadar telefon konusu önüne geldiğin-
de bir bilene bırakayım, ben bildiğim
işi kurumsal BT altyapısını kurma-
ya devam edeyim diyen yapıları da
çözümlerimizle buluşturma arzusun-
dayız.Artık bunların tamamı o kadar
iç içe girmiş durumdaki, tek bir arayüz
açıp hem firmanın operasyonel işler
için kullandığı uygulamaları hem de
haberleşmek için kullandığı uygula-
maları görebilmeniz ve aynı zamanda
yönetebilmeniz mümkün. Bu tarz
çözümleri sunan firmaların da tek bir
firmaya indirgenmesi gerekiyor. Bu
tarz firmaları daha fazla kucaklayarak
kanal yapımızı genişletmeyi düşünü-
yoruz. Bunun önümüzdeki dönemde
en büyük hedeflerimizden bir tanesi
olduğunu söyleyebilirim. Son dönem-
de kullanıcı deneyimi firmaların satın
almalarını fazlasıyla şekillendirmeye
başladı.Akıllı telefon kullanımı kişiler
bazında büyük kullanım oranlarına
ulaştı, bu farklı ve kolay deneyim artık
iş hayatında da aranır oldu. Karmaşık
arayüz devri kapandı artık basitlik ve
sadelik ön planda. Firmalar bu tarz
deneyimleri iş hayatlarına yansıttık-
larında verimlilikleri artıyor. Bizim
yaklaşımımızda çalışanların karma-
şık arayüzler ile vakit kaybetmesini
kaldırmak yer alıyor. Bu durumu
kurumsal bir sosyal ağa taşıdık ve
çalışanların daha verimli haberleşme-
sini sağlamak için çalışıyoruz. Unify
adının anonsuyla birlikte ortaya çıkar-
dığımız ir platform var. Circuit adın-
daki bu platformu isteyen kullanıcılar
ücretsiz olarak deneyebiliyorlar. Bu
platform ile yapmak istediğimiz,
gelecek neslin haberleşme ihtiyaçla-
rına bugünden cevap vermek olarak
açıklanabilir. Bu uygulama bildiğiniz
standart haberleşme aracı sunan
uygulamalarla karşılaştırılmamalı.
Circuit ile sektörde yeni bir kategori
açtık ve “unified communications”
katmanın kah üzerine kah yanına
konumlandırabileceğimiz bir ürün. Bu
kategorinin yanına yine farklı alanlar-
daki çalışmalarımızda gelecek. Unify
olarak yenilikçiliğimiz ve sektördeki
öncü rolümüz devam edecek.
Erda Tütüncüoğlu Unify Türkiye Ülke Müdürü
18
haberler
Geçtiğimiz yıl yönünü %100 iş dünyasına çeviren
CeBIT‘in 2015 yılı ana teması “d!conomy” olarak
belirlendi. CeBIT 2015’in partner ülkesi ise Çin. Deut-
sche Messe Sözcüsü Gabriele Dörries; Türk bilişim ve
yazılım şirketlerinin, alanında dünyanın lider fuarı olan
CeBIT’te yer almalarının önemli olduğunu belirtti. 16-
20 Mart 2015’te Hannover Almanya’da düzenlenecek
olan CeBIT’in 2015 yılı için belirlenen fuar ve konferans
programları geçtiğimiz ay içinde düzenlenen basın
toplantısıyla açıklandı. Hannover Fairs Turkey Genel
Müdürü Alexander Kühnel’in moderatörlüğünde ger-
çekleşen toplantıda; Deutsche Messe Sözcüsü Gabriele
Dörries, Tüm Telekomünikasyon İş Adamları Derneği
(TÜTED) Başkanı Dr. Dilek Bağdatlıoğlu ve Hannover
Fairs Turkey Genel Müdür Yardımcısı Murat Özer ko-
nuşmacı olarak yer aldı
CeBIT 2015’ten Türk
Şirketlerine Davet
Türkiye’nin en genç ve yenilikçi mobil iletişim operatörü Avea, 2015 yılı ‘Regülasyon
ve Uyum Alanında Çalışan Kadın Ödülleri’ kapsamında ‘Yılın Regülasyon ve Uyum
Takımı’ kategorisinde finale kaldı. Türkiye’den tek finalist olan Avea, Google ve Intel
gibi dünya devleriyle yarışacak. Ödüller 19 Mart 2015’te Londra’da düzenlenecek özel
gecede sahipleriyle buluşacak. Avea Kurumsal İletişim Direktörü Eren İnançer Luş
kurumlardaki kadın çalışanların başarısını öne çıkararak ödüllendiren uluslararası bir
organizasyonda, dünyanın dev şirketleriyle birlikte finale kalmaktan gurur duydukla-
rını belirtti.
Avea Regülasyon Ekibinin Uluslararası Başarısı
Brother Türkiye, geçen yıl satışa sunduğu, çok ses
getiren S/B Lazer yazıcı ve çok fonksiyonlu ürün
serisine kablosuz özellikli yeni ürünler ekleyerek
satışa sunuyor. Konu hakkında açıklamada bulunan
Brother Türkiye Ülke Direkörü Makoto Hasegawa
“Müşteri memnuniyeti Brother için hep öncelikli
olmuştur., Kullanıcılarımızın ürünlerimizle ilgili
yorumlarını önemser ve dikkate alırız. Yazıcı kulla-
nıcılarının değişen ihtiyaçlarını yakından takip eder,
uygun çözümler yaratırız. Günümüzün kullanıcıları,
evlerinde ve işlerinde sorunsuz çalışan güvenilir,
uygun fiyatlı, yüksek performanslı ve hızlı bağlan-
tı imkanı sunan Wifi özellikli yazıcılar kullanmak
istiyor. Bu nedenle geçtiğimiz yıl Türkiye’de satışa
sunduğumuz DSL serisine Wifi özelliği ekleyerek
yeni bir seri yarattık. DSL serimizde yakaladığımız
başarıyı bu yeni seride de sürdüreceğiz “ dedi.
Brother Yeni WiFi’lı Yazıcıları ile İddialı
19
Yeni nesil bilgi ve iletişim teknolojilerinde dünya-
nın lider markası Huawei, bilişim pazarının öncü
ve vizyoner distribütörü Prolink ile distribütörlük
anlaşması imzaladı. Huawei’nin ölçeklenebilir ve
zengin ürün portföyünü, iş ortakları ile birlikte kar-
şılamayı hedefleyen Prolink, Huawei veri iletişim ağı,
veri depolama ve sunucu çözümlerinden oluşan ürün
portföyünün pazarlama ve dağıtım faaliyetlerini üst-
lenecek. Prolink ile gerçekleştirilen işbirliğinden son
derece memnun olduklarını söyleyen Huawei Türkiye
Kurumsal Çözümler İstanbul Bölge Direktörü Eren
Serçe, “Prolink ile gerçekleştirdiğimiz distribütörlük
anlaşmasıyla Huawei veri iletişim ağı, veri depolama
ve sunucu çözümlerinden oluşan ürün portföyümü-
zün dağıtım ve pazarlama faaliyetlerini başarıyla ger-
çekleştirmek için önemli bir adım attık” dedi. Prolink
Genel Müdürü Ken Bradley, “Huawei ile gerçekleştir-
diğimiz bu işbirliğiyle globalde büyüme kaydeden bir
marka olan Huawei’nin zengin portfoyünü, Prolink’in
bilgi birikimi ve güçlü kadrosu ile marka gücüne yerel
destek sağlayacağız” dedi.
Samsung, mağazalara özel olarak geliştirdiği, OMD
serisi - Smart Signage ekran çözümlerini tanıttı. Sam-
sung’un yeni nesil parlak ve canlı ekranları, yüksek
enerji verimliliğine sahip LED arka aydınlatma teknolo-
jisine sahip. Tamamen açık alanların yanı sıra, vitrinler
gibi yarı açık ortamlarda da en iyi görsel sonucu veren
OMD serisi ekran çözümleriyle Samsung “BLU” olarak
da bilinen, Samsung’un özel olarak geliştirdiği LED arka
aydınlatma teknolojisini kullanıyor. Entegre Wi-Fi ve
içerik yönetim sistemine (CMS) ek olarak, serinin farklı
ortamlara uyarlanabilir boyut seçenekleri, hem mağa-
za sahipleri hem de müşteriler için en yenilikçi dijital
tabela deneyimini sağlıyor. Samsung Electronics Türkiye
Kurumsal Bölüm Direktörü Tansu Yeğen yeni nesil
ekran çözümlerini değerlendirirken; “OMD Serisi-Smart
Signage açık alan çözümümüz, Samsung’un enerji ve-
rimliliğine sahip, yüksek performanslı ekranlara verdiği
önemi ortaya koyuyor. Dikkat çekici ekran parlaklığı ve
gelişmiş bir işlevsellik eşliğinde, yarı açık alan ekran-
ları pazarındaki önemli bir boşluğu, bu ürün grubuyla
dolduruyoruz. İşletme sahiplerinin; güçlü, canlı ve ilgi
çekici mesajları, kolaylıkla müşterilerine yansıtmalarına
olanak veren bir çözümü pazara sunmaktan, son derece
mutluyuz” dedi.
Prolink, Huawei
Distribütörü Oldu
Samsung’dan Mağazalara
Özel Yeni Nesil Akıllı
Ekran Çözümleri
Veeam, modern veri merkezleri için gelişmiş veri koruma sunarak işletmelerin sürekli
çalışmasına katkı sağlayan bir firma . Geçtiğiiz dönemde Ankara’da BT yöneticilerine
modern veri merkezlerine yönelik en yeni eğilimleri dinleme ve tartışma fırsatı
sunan firmanın etkinlik için Türkiye’ye gelen yöneticisi Veeam Software Güney
EMEA (Europe, Middle East and Africa-Avrupa, Ortadoğu ve Afrika) Başkan Yardımcısı
Olivier Robinne’e BT Günlüğü ekibi olarak sorularımızı yönelettik. Keyifli geçen
sohbetimizde bakın Olivier Robinne bizlere nasıl cevaplar verdi.
Ali Yavuz ŞAHİN
yavuz@btgunlugu.com
Türkiye’deki İş Gücü Sayımızı
Artırmak İstiyoruz
söyleşi
Bize biraz kendinizden ve
Veeam’deki görevinizden
bahseder misiniz?
Veeam’e yaklaşık 4 yıl önce katıl-
dım. Daha önce Dell firmasında
10 yıl kadar yöneticilik tecrübem
oldu. Veeam Software’de Güney
Avrupa Bölgesi’ni yönetiyorum.
Güney Avrupa’dan kastımız Fran-
sa, İtalya, İspanya, Kuzey Afrika
ile Türkiye, İsrail, Yunanistan’ı
kapsayan Akdeniz Bölgesi.
Türkiye’deki faaliyetlerinizden söz
eder misiniz?
Türkiye’deki faaliyetlerimize 2009
yılında distribütörler aracılığıyla
başladık. 2011’de ilk çalışanlarımızı
aramıza kattık. Şu anda tüm Tür-
kiye genelinde 11 çalışanımız var.
Çoğu İstanbul’da ve bir kısmı Anka-
ra’da görev alıyor. Ne yaptığımıza
gelince..Veri koruma çözümleri
sağlayan bir IT şirketiyiz.Veri ko-
rumadan kastımız veri yedekleme,
replikasyon ve verinin yönetimi.
Veeam on Tour etkinliği nedir
ve bu etkinlikten beklentileriniz
nelerdi?
Öncelikle Veeam on Tour’u
açıklayarak başlayayım. Müşteri-
lerimizle ve iş ortaklarımızla çok
yakın ilişkiler içindeyiz. Onlardan
birebir geri dönüş almaya özen
gösteriyoruz. Bu yüzden de tüm
ülkelerde yılda iki kez Veeam
on Tour etkinliği düzenliyoruz.
Son etkinliğimizi Ankara’da
gerçekleştirdik. Etkinliğimizin
öncelikli amacı tabi ki en yeni
ürün versiyonlarımızı tanıtmak,
müşterilerimizin başarı hikaye-
lerinden bahsetmek ve soruları
yanıtlamaktı. Yaklaşık 200 kişilik,
çoğunluğu müşterilerimizden
oluşan bir katılım vardı. Tüm
gün süren etkinliğimizde Ankara
ağırlıklı olmak üzere bölgedeki
faaliyetlerimiz, şirket vizyonu-
muz ve çözümlerimiz hakkında
sorulara yanıt verdik.
Yakın zamanda bir araştırma
gerçekleştirdiniz, bunun sonuçları
hakkında bize ne söyleyebilirsiniz?
Biz genç ve dinamik bir şirketiz.
Daha önce de söylediğim gibi müş-
terimizin beklentilerini anlamak ve
ihtiyaçlarına yanıt verebilmek için
geri bildirimlerini almak bizim için
çok önemli. Geçtiğimiz yaz ayla-
rında bu kapsamda bir araştırma
gerçekleştirdik. Bunun için de ABD,
Fransa,Almanya, İngiltere,Avustu-
ralya, Singapur’un dahil olduğu 10’u
aşkın ülkede 1000’den fazla çalışanı
olan 750 şirket CIO’suna sorular
sorduk. Biliyorsunuz ki değişen dün-
ya şartlarında şirketlerin kesintisiz
çalışması büyük önem taşıyor.Artık
şirketler her an her yerden 7/24
işlerini sürdürmek istiyor. Biz de
bu şirketlere kesintisiz çalışan veri
merkezi çözümleri sunuyoruz. Yap-
tığımız araştırma sonucunda bazı
önemli mesajlara ulaştık. CIO’lar
için en önemli kriter işlerini 7/24 ke-
sintisiz sürdürebilmeleri ve mevcut
iş araçlarının eksiksiz kullanılabilir
olması zorunluluğu. CIO’ların yüzde
80’i bu sebeplerle veri merkezlerini
optimize etmeleri gerektiğini söy-
lediler.Ana mesajlardan biri buydu.
İkinci mesaj ise şirketlerin IT de-
partmanlarının sistem çökmelerin-
den gördüğü zarardı. Şirketler yılda
ortalama 13 kez sistem çökmesiyle
karşılaşıyorlar. Bu da sistemlerin ve
mevcut işlerin durması anlamına
geliyor. Sistem çökmelerinin ortala-
ma maliyeti yıllık 700 bin dolar.
3. ve son mesaj ise veri merkezleri-
nin şu an mevcut ihtiyaçlarına ta-
mamen karşılık verememesi. Sistem
çökme sorunlarını azaltmak için veri
merkezlerinin tamamen optimize
edilmiş modern veri merkezleri
haline getirilmeleri gerekiyor. İşte
tam bu noktada biz çözümlerimizle
firmaların sürekli çalışan veri mer-
kezlerine sahip olmalarına yardımcı
20
Olivier Robinne
Veeam Software Güney EMEA Başkan Yardımcısı
oluyoruz. Son mesaj ise bu şirketlerin
2 yıl içinde bu modern veri merkezi
altyapısına geçiş yapmış olacakları.
Bu söylediğimiz Türkiye dahil Fransa,
Almanya,ABD gibi ülkeler için de
geçerli. Çünkü zamanında kurdukları
mevcut veri merkezi yapıları bugünkü
artan ihtiyaçlarını karşılamak için
artık yeterli olmuyor. Bunlar araştır-
manın temel noktalarından birkaçı.
Bu arada hemen hemen her yıl buna
benzer araştırma yapıyoruz. Bu yılın
araştırması kesintisiz çalışan veri
merkezi. Geçen yıl sanallaştırma üze-
rine benzer bir araştırma yapmıştık.
Hemen hemen her yıl böyle araştır-
malar yapmaya özen gösteriyoruz.
Veeam’in 2015 stratejileri nelerdir?
Veeam Software olarak hızlı ve
devam eden bir büyüme ivmemiz
var. Geçtiğimiz çeyrek döneminde,
art artarda 27 çeyrek boyunca yüzde
50 büyüme gerçekleştirdiğimizi
açıkladık. Özellikle Türkiye büyü-
yen bir ülke, bizim de büyüyen bir
grafiğimiz var. Türkiye için planımız
Türkiye’deki iş gücü sayımızı ar-
tırmak. Çünkü Türkiye’nin önemli
bir potansiyele sahip, gelişen bir
pazar olduğuna inanıyoruz. Burada
yapacak daha çok işimiz var. Geçti-
ğimiz 5 yılda Türkiye’deki ciromuzu
10 kat artırdık. Stratejimiz, buradaki
varlığımızı artırarak devam ettirmek.
Sadece büyük ölçekli değil, orta ve
küçük ölçekli şirketlerde de kulla-
nılırlığımızı artırmayı hedefliyoruz.
Burada büyük bir potansiyelimiz var.
Eklemek istediğiniz başka
birşeyvar mı?	
Veeam Software’de bizim için çok
önemli olan nokta şu: Yönetimi
ve kullanımı çok kolay çözümlere
sahibiz.Ve Türkiye’nin önümüzdeki
yıllarda bizim için çok çok önemli
başlıca pazarlardan biri olacağına
inanıyoruz. Türkiye’ye yatırım yap-
maya devam edeceğiz.
21
Söyleşimizi aşağıdaki QR Code
sayesinde video olarak izleyebilirsiniz.
Mobil veri trafiği her geçen gün
artıyor ve önümüzdeki günlerde de
katlanarak artmaya devam edecek.
Hal böyle olunca cihazlar üzerinde
kullanılan teknolojilerin veri trafiği-
ne orantılı olarak geliştirilmesi gere-
kiyor. Eğer veri trafiğinin yönetildiği
cihazlar üzerinde yeterli teknoloji
ve ekipman yoksa trafik sıkışacak
ve gönderim ve alma zamanlarında
sorunlar yaşanacaktır. Qualcomm ve
benzeri firmalar geliştirdikleri yeni
teknolojiler ile veri trafiğinin hızlı
ve güvenli olması için çalışıyor. Son
dönemde özellikle mobil veri trafiği-
nin fazlasıyla arttığını görmekteyiz.
Buna bağlı olarak ağa bağlı mobil
cihaz sayısı da günden güne artmaya
devam ediyor. Araştırmalara göre
2018 yılında ağa bağlı olan ve veri
trafiği gerçekleştiren 1.5 milyar PC,
5.4 milyar mobil cihaz ve 25 milyar
internete bağlanıp çeşitli işlevler
gerçekleştiren (internet of everyt-
hing) cihaz olacak. Bu büyük eko-
sistemin tamamlanması için yüksek
hızda veri transferi yapabilen
modemler ve teknolojilerin kullanıl-
ması gerekiyor. 2018 yılında mobil
trafiğin 2/3’ü video tabanlı olacak.
Instagram servisine günde yakla-
şık 60 milyon fotoğraf gönderimi
gerçekleştirilecek ve Android mobil
cihazlar için geliştirilen oyunların
ortalama boyutu 1.2 GB civarında
olacak. Bu rakamları duyunca akta-
rılacak veri miktarının büyüklüğünü
tahmin etmek güç değil.
4G LTE Doğru Ürün ve Yatırım Olarak
Karşımıza Çıkıyor
Bu konuda ihtiyaçlarımızı karşıla-
yacak fazla teknoloji yok. Bunlar
arasından en iyi fiyat ve performans
oranına sahip teknoloji ise 4G veya
LTE olarak adlandıracağımız ürün-
ler. Bu teknolojiye sahip ürünleri
geçtiğimiz yıllarda görmeye başladık.
Qualcomm’un önderliğinde sunu-
lan ürünler özellikle akıllı telefonlar
üründe fazlasıyla kullanılmaya baş-
ladı. 2018 yılında mobil ağ bağlantı
trafiğinin aylık bazda 3 kat artması
bekleniyor. Bu rakam tahmini olarak
kişi başı 2.7 GB olarak öngörülüyor.
Yeni teknolojilerin katma değeri sa-
dece kullanıcılara yansımayacak. Bu
Qualcomm’un Moskova’da Rus ve Türk gazetecilere özel düzenlediği etkinlikte 4G
ve LTE’nin geleceğinden ve Qualcomm’un yol haritasından bahsedildi. Biz de bu özel
etkinlikte yerimizi aldık ve mobil veri iletim teknolojisinin geleceği hakkında çok
değerli bilgiler topladık. 4G ve LTE konusundaki tüm detaylar yazımızda.
22
özel
4G / LTE
Hakkında Tüm Detaylar
değer geliştirici ve mobil servis sağla-
yıcılar tarafından da kullanılmalı.Ağ
bağlantı hız arttıkça uygulamalar ile
yapılabilecek şeylerinde genişlemesi
ve kullanıcıların hayatını kolay-
laştıracak daha fazla uygulamanın
yaratılması gerekiyor. Qualcomm’un
LTE dizaynını kullanan şimdiye kadar
2300’dden fazla modem bulunu-
yor. Bu dizaynlardan şimdiye kadar
1400’den fazlası satışa sunulmuş ve
ticarileştiriliş durumda. Şunu belirt-
memizde fayda var. Yeni çıkan cihaz-
ların hemen hemen hepsinin üzerin-
de 4. Jenerasyon ürünler bulunuyor.
Bunun sevindirici olduğunu söyle-
meliyiz. 4. Jenerasyon ürünlerin veri
aktarım limitlerine baktığımızda 450
mbps indirme ve 100 mbps gönderim
hızlarına sahip olduğunu görüyoruz.
Geçmişe baktığımızda bu hızların
2004 yılında 1.8 mbps indirme, 2010
yılında 100 mbps indirme, 2014 yılın-
da ise 300 mbps indirme değerlerine
sahip olduğunu görüyoruz. 4. Nesil
ürünlerle birlikte 205 yılında mobil
cihazlar üzerinde 4G ve LTE teknolo-
jisiyle birlikte 450 mbps hızlara kadar
veri indirme işlemi gerçekleştirile-
bilecek. Tabii ki bunlar teorik olarak
verilen değerler. Kullanılan cihazlar
ve şebeke limitlere göre bu değerler
değişiklik gösterebilir.
4G ve LTE’nin Nimetlerinden Fayda-
lanmalıyız
Peki, Türkiye’de neden 4G LTE
kullanmıyoruz? 4G LTE şebekesini
kullanabilmemiz için öncelikle ihale
yapılması şart. Şimdiye kadar açık-
lanmış bir ihale tarihi yok ve 2015
yılının son ayları olarak konuşulan
ihale tarihinin 2016 yılına kayacağı
yine gelen söylentiler arasında yer
alıyor. Tabii ki Türkiye’deki operatör-
lerin durumuna da bakmak gerekli.
Her ne kadar 3G şebekesi 10 yıldır
kullanılıyor olsa bile Türk operatör-
ler 2010 yılında bu bağlantı türünü
sunmaya başladı ve geçen 5 yılda
yatırımlarının karşılığını alamamış
olabilirler. Belki de bu durum opera-
törlerin isteksiz olmasını da doğura-
bilir. Tabii ki bunların hepsi benim
düşüncelerim ve operatörlerimiz-
den şimdiye kadar böyle bir duyum
almadık. Fakat belirtmeden geçeme-
yeceğim. Avea, Turkcell ve Vodafone
ihale süreçlerinin tamamlanmasının
ardından sahip oldukları frekans-
lar üzerinden hizmet verecekler.
Bakalım ihale ne zaman yapılacak ve
ihalenin sonucu nasıl şekillenecek?
4G İndirme Hızı Nedir?
4G demek kısaca daha hızlı veri
aktarımı anlamına geliyor. Bu nok-
tada 4G’nin ne kadar hızlı olduğunu
görebilmek için 4G hızının sıradan
3G ağ hızından 5 kat hızlı olduğu-
nu söyleyebiliriz. Öte yandan aynı
lokasyonda, bazı durumlardan dolayı
4G ile 3G arasındaki hız farkı değiş-
kenlik gösterebiliyor.4G’nin sağladığı
avantajları anlamak oldukça kolay
oluyor. Çünkü 4G teknolojisi maille-
rin hızlı gidip gelmesinden tutun da
web sayfalarının daha hızlı yüklen-
mesine kadar pek çok ufak ayrıntıda
kendisini gösteriyor. Pratikte 4G
indirme hızları 12-15 Mbps arasın-
da değişiyor. Hali hazırda hizmet
sunan firmalar en yüksek 4G indirme
hızının ise 40 Mbps olduğunu iddia
ediyor. Ortalama upload hızları ise 5
– 6 Mbps arasında değişiyor. Pratikte
görülen en yüksek upload hızı ise
15 Mbps olarak karşımıza çıkıyor.
Bunların yanı sıra hali hazırda şirket-
ler 300Mbps LTE-Advanced testleri
yapmaya başlamış durumda. Şirket-
lerin kısa bir süre içerisinde son 4G
teknolojisini sahip olduğu şebekeler-
de kullanması bekleniyor.
4G Neden Çok Hızlı?
4G’nin etkileyici hızı OFDM (Ortho-
gonal Frequency Division Multip-
lexing) kullanımı ile ortaya çıkıyor.
Bu teknolojiyi ADSL, Wi-Fi, DVB-T,
DVB-H ve DAB teknolojilerine ben-
zetebiliriz. 4G teknolojisinin öncelik-
li amacı gecikmeyi engellemek değil,
paraziti en aza indirmek ve aynı
bant üzerindeki veri yoğunluğunu
arttırmak. 4G hızını daha iyi anla-
mak için 4G/LTE teknolojisine sahip
akıllı telefon yada tabletinizden bir
video veya oyun açın farkı çok net
bir şekilde görebileceksiniz. Sonuçta
4G sizlere daha hızlı ve daha kolay
veri aktarımı sağlar. Bu noktada bu
hizmetin teorik olarak daha ucuz
olması gerekir. Ancak tabi ki yeni
bir teknolojinin fiyatı eski teknolo-
jiden daha ucuz olamaz. 4G hızının
daha da artması mümkündür. Eğer
cihazlarda MIMO (Multiple Input
Multiple Output) teknolojisi, çoklu
antenler, vericiler ve 802.11n Wi-Fi
gibi ekipmanlar var ise hızın da art-
ması muhtemeldir.
LTE-Ave 4G’nin Geleceği
Dünya üzerindeki bazı ülkeler 4G
teknolojisi ile yeni tanışırken bazı
ülkeler yeni nesil yüksek mobil veri
teknolojisine yönelik çalışmalar ya-
pıyor. Bu noktada bir sonraki adımın
LTE-A olduğunu rahatlıkla söyleye-
biliriz.Aslında LTE-A’nın sihri gelen
birçok sinyalden yararlanmasından
geliyor. Bu noktada LTE-A teknoloji-
sine sahip cihazlar birçok 4G sinyalini
toplayarak kullanıyor. Bu da doğal
olarak veri aktarım hızını arttırıyor.
Bunu “taşıyıcı toplama” olarak da
adlandırabiliriz. LTE-A teoride stan-
dart 4G’den daha hızlı veri aktarımı
sağlıyor. Potansiyel olarak LTE-A 160
Mbps’ye ulaşabilir. Bunu evlerimiz-
deki internet hızı ile karşılaştıracak
olursak saniyede 20 MB veri aktarımı
anlamına geliyor. LTE-A teknolojisi
standart 4G cihazlarda çalışmayacak.
Bu yeni mobil veri aktarım teknoloji-
sinden yararlanmak için LTE-A çipine
sahip bir akıllı telefon gerekiyor. Bu
noktada hali hazırda birkaç LTE-A
çipine sahip üst düzey akıllı telefon
bulunuyor. Örneğin LTE-A versiyon
Samsung Galaxy S5. Bu cihaz sade-
ce Güney Kore’de satışa sunulmuş
durumda.Ancak LTE-A teknolojisi
henüz emekleme aşamasında ve 4G
ağları halen daha yalnızca LTE’yi
destekliyor. Bakalım Türkiye 4G’ye ne
zaman kavuşacak?
23
24
haberler
“Akıllı ve Güvenli Şehirler” konsepti altında yürüttüğü
Ar-Ge çalışmalarının yanı sıra çipli pasaport ve bi-
yometrik kimlik doğrulama projelerinde uzmanlığını
başarıyla sergileyen Proline, Suudi Arabistan’ın “Kim-
lik Doğrulama Yönetim Projesi”ne talip oldu. Proje
kapsamında Suudi Arabistan’da bulunan bakanlıklar,
devlet daireleri, bankalar ve diğer kamu kurumlarında-
ki işlemler sırasında Suudi Arabistan vatandaşlarının
kimlik bilgilerinin elektronik ortamda doğrulanması
amaçlanıyor. Çipli kimlik kartlarının kullanıldığı Suudi
Arabistan’da kamu kurumlarıyla vatandaşlar arasındaki
ilişkilerin tüm isteklere yanıt verebilecek bir doğrula-
ma sistemi üzerinden yürütülmesi planlanıyor. Bu plan
kapsamında kimlik doğrulama sistemi dört farklı veri
merkezinde yedekli olmak üzere “bulut teknolojisi”
üzerinden çalıştırılacak. İhale sonucunda belirlenecek
firmanın sunucu, depolama, ağ ve güvenlik bileşenle-
riyle birlikte bulut sistemi, kiosk, parmak izi ve akıllı
kart okuyucu gibi donanımları ve gerekli yazılımları
da sağlaması gerekiyor. Proline, sağladığı yeterlilikle
finale kalan son dört firma arasındaki tek Türk firması
konumunda bulunuyor. Projede kurulacak bulut sistemi
60 milyondan fazla vatandaşın anlık kimlik doğrulama
süreçlerini gerçekleştirebilecek.
Proline Suudi
Arabistan’ın Kimlik
Doğrulama Projesinde
Son Viraja Girdi
Veeam Software Veeam Data Center Availability Re-
port 2014 Raporu’nun sonuçlarını açıkladı. Şirketin
dördüncü yıllık raporu, kurumların BT hizmetleri-
ne erişim konusunu nasıl güvence altına aldıklarını
ortaya koydu. Küresel araştırmaya katılan CIO’ların
yüzde 82’si şirketlerinin BT hizmetlerine anında ve
kesintisiz erişimini sağlamakta zorluk çektiklerini
itiraf etti. Araştırma sonuçlarına göre veriye erişim
sorunu yaşanması şirketlerde yılda 2 milyon dolardan
fazla maddi kayba neden oluyor. Buna şirket geliri, verimliliği, olanaklarının olumsuz şekilde etkilenmesi
ve verinin yedeklemesi esnasında ortaya çıkan başarısızlığın neden olduğu kayıplar dahil edilince, du-
rumun önemi daha net anlaşılıyor. Bu harcamaların, küresel ekonomi dolayısıyla şirketlerin iş ortakları,
müşterileri ve hissedarlarının farklı saat kuşaklarında çalışması ve veri merkezlerinin lokasyon neresi
olursa olsun daima ulaşılabilir olması zorunluluğu nedeniyle daha da yükselmesi bekleniyor. Araştırmaya
göre önümüzdeki 15 yıllık süreçte, gelişmekte olan pazarların küresel büyümenin yüzde 40’ını oluştura-
cağı göz önüne alınırsa arıza zamanında kaçırılan küresel fırsatların geri dönülmez zararlara yol açacağı
tahmin ediliyor.
Erişim Sorunları İçin 2
Milyon Dolardan Fazla
Harcama Yapılıyor
Dell Çözüm
Günü İstanbul’da
Gerçekleştirildi
Dell’in global dönüşümünü ve uçtan
uca çözüm sağlayıcısı olmaya yönelik
gelişiminin Avrupa’yı baştan başa
dolaşarak anlatıldığı, Dell Çözüm
Günü, ikinci kez İstanbul’daydı.
Etkinlik, Dell Türkiye Ülke Müdürü
Didem Duru’nun ev sahipliğinde
ve Dell Kurumsal Çözümler
Satış ve Strateji Dünya Başkanı
Brian Humphries’in katılımıyla
gerçekleştirildi.
Dell’in dünya çapında düzenlediği önemli etkinliklerden
biri olan Dell Çözüm Günü (Dell Solutions Tour)Türkiye
buluşması, 25 Kasım 2014’te İstanbul’da gerçekleştiril-
di. Dell’in, kurumların iş süreçlerini kolaylaştıran dört
anahtar öneme sahip; strateji, teknoloji ve iş modelle-
rinin tanıtıldığı etkinlik, gün boyu devam etti. Dell Ülke
Müdürü Didem Duru, Dell Çözüm Günü ile ilgili olarak;
“Kurumsal ağlardan tabletlere, PC’lerden IT danışman-
lığa kadar uzanan geniş bir alanda sunduğumuz ürün ve
çözümler ile kullanıcılarının hayatlarını kolaylaştırmayı
amaçlıyoruz. Sağlık, otomotiv, perakende, finans, üretim
ve eğitim sektöründe faaliyet gösteren müşterilerimiz,
Dell’in uçtan uca BT modelleriyle hem iş süreçlerini
kolaylaştırıyor hem de müşteriden gelen isteklere yanıt
verme süresini ciddi oranda azaltıyorlar. Özellikle BT
bütçelerinden en yüksek verimi almak isteyen müşte-
riler için, tedarikçi sadakati de önemli bir konu. Dell
olarak bu ihtiyaçlara yönelik esnek çözümler sunmak
için çalışıyoruz. Uçtan uca bir ürün ve çözüm sağlayıcı
olarak, müşterilerimize ihtiyaçları olanı, en kısa sürede,
en düşük fiyat ve mümkün olan en yüksek verimle suna-
biliyoruz. Bugün Dell Çözüm Günü’nde tüm bu çözümle-
rimizi müşterilerimiz ve iş ortaklarımızla paylaşmaktan
mutluluk duyuyoruz” dedi.
Dell’in Türkiye için son derece önemli pazarlardan biri
olduğunu vurgulayan Didem Duru,“Dell olarak Türki-
ye’yi bir merkez olarak konumlandırmak istiyoruz. Son
dönemde Türkiye’de müşteri portföyümüzü iki katına
çıkardık. Gelecekte de bu alanda yatırımlarımız devam
edecek. Türkiye ayrıca, bölgedeki en fazla büyüme po-
tansiyeli bulunan ilk dört ülke arasında yer alıyor. Dünya
çapında da ilk onda bulunuyor. Türkiye, tüm gelişmekte
olan ülkeler için katkı sağlayan bir merkez. Dell, Türki-
ye’de satış öncesi teknik destek, satış, satış sonrası teknik
destek, pazarlama ve finans ekibiyle faaliyet gösteriyor.
Kurumsal ve tüketici pazarına özel ürünlerimizi bütünle-
şik bir yapıda yönetiyoruz bu da start-up ruhuyla gelen ve
bize büyük esneklik sağlayan bir iş modeli” dedi.
Dell’in global pazardaki başarılı grafiğine de değinen
Didem Duru; “Dell, IDC verilerine göre 2014’ün ilk yarı-
sında, terabayt cinsinden toplam dâhili ve harici depo-
lama kapasitesi satışlarında 1 numaralı sağlayıcı oldu.
Yine IDC verilerine göre, küresel x86 sunucusu pazarında
Asya, Pasifik, Japonya bölgesindeki payını artırarak 1
numaraya yükseldi. AyrıcaGartner tarafından açıklanan
rapora göre, bütün dünyada sağlık alanında BT hizmetleri
sunan firmalar arasında ilk sırada konumlanıyor” dedi.
Geniş bir katılıma sahne olan Dell Çözüm Günü, birçok
önemli başlık altında panel ve toplantıya ev sahipliği yap-
tı.“Microsoft, Intel,Dell İşbirliği”,“Dell HPC Çözümleri”,
“Veri Merkezi Altyapı Çözümleri”,“Son Kullanıcı Çözüm-
leri”,“Dell Yedekleme ve Yönetim Yazılımları”,“Masaüs-
tü Sanallaştırma”,“Bilgi Güvenliği”,“Dell İş İstasyonları”
ile “Dell Danışmanlık ve Destek Hizmetleri”, bu yılın öne
çıkan oturum başlıkları arasında yer aldı.
2525
özel
Mobil trafik her geçen gün artıyor. İnternet kullanıcıları akıllı telefon ve
tabletlerle birlikte masa üstü bilgisayarlardan mobil cihazlara doğru hızlı
bir geçiş gösterdiler. Yeni cihazlarla birlikte yükselen mobil internet talebi,
yükselen veri trafiğiyle birlikte bağlantı teknolojilerinde de önemli değişimlerin
ortaya çıkmasını sağladı. Kablosuz bağlantı teknolojilerindeki değişimleri,
Alcatel Lucent’in LTE’den Sorumlu Başkan Yardımcısı Glenn Booth ile konuştuk.
Merhabalar Bay Booth, öncelikle
bizlere kendinizden ve Alcatel Lu-
cent’deki görevinizden bahsedebilir
misiniz?
Yaklaşık 17 yıldır Telekom sektörü-
nün içerisindeyim. Şuan da Dünya
çapındaki LTE operasyonlarında
sorumlu başkan yardımcısı olarak
Alcatel Lucent’de çalışmaktayım.
Alcatel Lucent, Telekom alanında en
büyük teknoloji üreticilerinden biri.
Geçtiğimiz yıl yeni bir yapılanmaya
gittiler. Bu yeni yapılanmayla birlik-
te Alcatel Lucent’de neler değişti?
Bizim yeniden yapılanmaya birkaç yıl
önce şirketi içerisinde işgücü yöneti-
mi yaparak başladık. İş gücü yöneti-
minin arkasında yer alan plan, dünya
çapında en başarılı firmalardan biri
olmak, her şeyi ultra geniş bantta ile-
riye taşımak yer alıyordu. Bu konuya
fazlasıyla odaklandık ve sistemi sor-
guladık. Tüm teknoloji ve bağlantılar,
yüksek hızlı veri deneyimi için.
Türkiye henüz 4G ve 4G teknoloji-
ne henüz geçiş yapmadı. Telekom
teknolojilerine baktığımızda, birçok
patent ve yeni teknolojinin altında
sizin imzanızı görüyoruz. Alcatel
Lucent’in LTE ve 4G alanındaki glo-
bal operasyonları hakkında bizlere
neler söyleyebilirsiniz?
Bell laboratuarlarının Alcatel
Lucent ile birlikte sürdürdüğü
araştırmalar var. Bell laboratuar-
larıyla birlikte LTE işine odaklan-
mış durumdayız. Yeni servisler ve
operatörlerin LTE teknolojisini
ölçümleyebildikleri çözümler üze-
rinde araştırmalarız bulunuyor. Bu
çalışmaların ardında dünyanın en
büyük ağını oluşturma ve bunun bir
parçası olmak bulunuyor.
Müşterilerimiz agresif bir biçimde
LTE teknolojisini talep ediyorlar.
Pazarlarında LTE teknolojisiyle çok
başarılı işlere imza atıyorlar. LTE
ve 4G şuan fenomen haline gelmiş
durumda. Türkiye gibi diğer ülke-
söyleşi
Ali Yavuz ŞAHİN
yavuz@btgunlugu.com
2626
TümDünyanın
LTE Teknolojisinin
Arkasında
Birleşeceğini
Düşünüyoruz
Glenn Booth
Alcatel Lucent LTE’den Sorumlu
Başkan Yardımcısı
lerde de işletmeye geçmek için LTE
spektrum lisanları alınmaya çalı-
şılıyor. LTE teknolojisini ilk adapte
eden daha iyi gelir elde edecek, daha
yüksek veri kullanımı sunduğu için
yüksek gelirli tüketicilerin kazanımı
gibi pazardaki rekabette büyük avan-
tajlar sağlıyorlar. Dünya çapındaki iş
gücümüzü operatörlere LTE teknolo-
jisini sunmak için kullanıyoruz.
Türkiye gibi gelişmekte olan ülkele-
rin 4G ve LTE teknolojilerini bakışını
nasıl değerlendiriyorsunuz?
Geçmişe bakıldığında birçok ağır
işin başarıyla gerçekleştirildiğini
görüyoruz. Gelişmekte olan pazar-
ların biraz geç olsa da sürece dahil
olamaya çalışıyorlar. Tüm dünya-
nın LTE teknolojisinin arkasında
birleşeceğini düşünüyoruz. LTE
teknolojisinin global adaptasyonu,
tabletler akıllı telefonlarla geniş-
liyor. Düşük fiyatlı ürünlerle LTE
teknolojisi, birkaç yıl içerisinde
çok önemli bir konuma gelecek. Bu
noktada ekosistemi oluştururken,
LTE teknolojisini pazara girdiğinde,
deneyimlerime dayanarak söylüyo-
rum, fiyatlarda önemli değişiklikler
olacak.
Operatörler, farklı iş modellerini
deneyerek bunu görebilecekler. LTE
teknolojinin yanı sıra önemli bir
pazarlama metodu konumuna da
geldi. Birkaç yıl içerisindeki değiş-
kenlere baktığımızda ortaya çıkan
uygulamalar bunları kanıtlayan
yönde. Gelişmekte olan Türkiye
gibi ülkelerde de benzer deneyim-
lerin yaşanacağını düşünüyoruz.
Milyonlarca kişinin iletişimini ve
veri trafiği kontrol etmek gerçekten
güç bir iş. Alcatel Lucent’in sunduğu
çözümler nelerdir? Kullanıcılara ve
operatörlere ne gibi inovasyonlar
sunuyorsunuz?
Dünya çapında kablosuz internet
kullanımı katlanarak büyüyor.
Şuanda kullandığımız alt yapılar
bu veri patlamasını kaldırabilecek
düzeyde değil. Operatörlerin ilk
olarak yapmaları gereken kendi
ara yüzlerini en verimli şekilde ağa
taşmalılar. Bunu yapabilecekleri
teknoloji de tabi ki LTE teknolojisi.
Esasen LTE’nin küresel adaptasyo-
nu ve özgünlüğü bunu sağlayacak.
İkinci olarak, yeni sürümlerle LTE
teknolojisini, olabildiğinde herke-
sin ulaşabileceği şekilde sıkıştırıyo-
ruz. LTE-A ve taşıyıcıların adaptas-
yonlarını bu noktada vurgulamak
gerekiyor. Bu sayede operatörler
farklı spektrumlarda son kullanı-
cılara çok farklı değerlerde yüksek
hızlı internet sunmalarına imkan
tanıyoruz.
Üçüncü noktadaysa, ara yüzlerini
nasıl en verimli biçimde ya da han-
gi seçeneklerle sunulursa sunulu-
sun, kullanıcıların miktarı tüm satış
beklentilerin altında kalacaktır. Bu
sebepten dolayı bizim neden küçük
satışlara yöneldiğimizi açıklayabi-
liriz. Kapasiteyi arttırmayı düşün-
düğünüz yerlerde bu küçük istas-
yonları istediğiniz yere çabucak
yerleştirebilmeniz mümkün. Kapa-
siteye odaklanarak ağın en yoğun
olduğu anlarda kullanabileceğiniz
bir araç. Bu aracı dünyanın birçok
noktasındaki pazarlara dağıtmış
durumdayız.
4G ve LTE teknolojilerinin ardından
5G teknolojisini kullanmaya baş-
layacağız. 4G için hem yer altında
hem de yer üstünde ciddi yatımlara
ihtiyaç duyuluyordu. Alcatel Lu-
cent’in 5G çözümleri üzerinde ça-
lıştığını biliyoruz. 5G ile ilgili olarak
bizlere neler söyleyebilirsiniz? 5G
teknolojisi için de benzer yatırımla-
ra ihtiyaç var mı ve 5G teknolojisine
ne zaman ulaşacağız?
5G teknolojisi şuanda bulun-
muş durumda. 2G ses, 3G veri ile
ilişkiliydi. 4G ise IP ve multimed-
ya deneyimi sunuyor ve bugün
birçoğunu deneyimle biliyoruz.
LTE’nin kapsamı, amaca yönelik
ürünler üretmek, özelleştirilmiş
bantlarla enek yapısı sayesinde
kullanıcıların keyifle kullana-
bileceği bir deneyim sunmak.
Önümüzdeki yıllarda tamamen
4G ve 5G arasında sanal bir bağ
karşımıza çıkacak. Radyo erişimli
ağlarla, bazı durumlarda her iki
yapıyı da bir arada kullanabilece-
ğiz. Arada oluşturulan köprüyle
ki, 5G teknolojisinin mimarisi
şuanda hazır durumda, LTE ile ,
Radyo erişimli ağlarla, 5G araştır-
malarıyla, şuan standartları tartı-
şılıyor. Operatörler alt yapılarını
ne zaman ayarlayabilirler ve mi-
marilerini uzun dönem içersinde
buna uyumlu hale getirebilir-
lerse, 5G teknolojisi kullanımda
olacak.
Önümüzdeki dönemde Alcatel Lu-
cent bizlere neler sunacak, hangi
teknolojileri bizlerle buluştura-
caksınız?
Bizim odaklandığımız alan kablo-
suz alanlar. Yeni yılda da çalış-
malara devam edeceğiz. Geçtiği-
miz yıl LTE için zorlu çalışmalar
gerçekleştirdik ve pazarda iyi bir
oran yakaladık. Bunu başarırken
çok disiplinli büyüme stratejisi
benimsedik. Avrupa, Asya ve La-
tin Amerika’da yeni deneyimlerle
başarımızı sürdürmek istiyoruz.
27
28
haberler
ODC İş Çözümleri, Microsoft Türkiye’nin her yıl geleneksel olarak
düzenlediği Microsoft İş Ortakları Ödül Töreni’nde “Yılın Özel Çözüm-
ler Geliştiren İş Ortağı – Kurumsal” kategorisinde ödüle layık görüldü.
ODC İş Çözümleri CEO’su Oğuz Küçükbarak ise “Yılın Özel Çözümler
Geliştiren İş Ortağı – Kurumsal” kategorisinde ödül aldıktan sonra
şunları söyledi: “Microsoft ile uzun zamandır iş ortağıyız ve vizyonu-
muz çok örtüşüyor. Birlikte bilgi alışverişi yaparak iş fırsatları yaratıyo-
ruz. Bu sene bulut için birlikte farklı projeler gerçekleştirdik. Sürdürü-
lebilir büyüme vizyonumuz doğrultusunda iş hacmimizi önümüzdeki
dönemde daha da geliştirerek birlikte yeni projeler planlıyoruz.”
ODC’ye Yılın Özel Çözümler
Geliştiren İş Ortağı Ödülü
Her biri konusunda uzman ve sertifikalı mühendisleriy-
le müşterilerine teknik olarak en iyi hizmeti sunmayı
amaçlayan Viva Bilgi Teknolojileri 2014 yılında baş-
ladığı yatırım sürecine, 2015 yılında da devam ederek
istihdam ve teknik yatırımlarla müşterilerine sınırsız
müşteri memnuniyeti sunacaklarını açıkladı. 2010 yı-
lından bu yana HP, Microsoft, Lenovo, Samsung marka-
ları tarafından bir çok ödüle layık görülen Viva BT’nin
yeni yatırımları konusunda açıklamalarda bulunan İş
Geliştirme Direktörü Mehmet Göktaş: “Kurumlar için
sunduğumuz donanım yazılım ve servis hizmetleri-
mizde üstün kalitede servis sağlamaktayız. Dış kaynak
kullanımı ile operasyon maliyetlerini düşürmek ve aynı
zamanda daha yüksek performansla çalışmak isteyen
müşterilerimize fırsatlar sunabiliyor olacağız.” dedi
Viva BT Yatırımlarına
Devam Ediyor
Seiko Epson Corporation tarafından yapılan açık-
lamada, 33.3 milyon 3LCD projektör için, toplam
100 milyon yüksek ısılı polislikon TFT likit kristal
panel sevk edildiği beyan edildi. Yüksek parlaklık ve
kontrast gibi avantajları sayesinde, 3D ve interaktif
özelliği ile fonksiyonları artar hale gelen 3LCD pro-
jektörler son zamanlarda pek çok farklı alanda kulla-
nılmaya başlandı. Ofislerde iş sunumlarının vazge-
çilmez ekipmanları haline gelen projektörler; ayrıca
hem eğitim alanında hem de ev sinema segmentinde
yerlerini aldı. Geniş alana hitap eden projektörler, bu
sayede okulda dersleri, evde maç ve film keyfini daha
eğlenceli hale dönüştürmek isteyenlerin tercihi.
EPSON’dan 100 Milyonuncu
Kristal Panel
Gelecekte
Müşteriler Üretim
Sürecine Birebir
Etki Edecek
Autodesk’in, tasarım dünyası ve profesyoneller
için düzenlediği uluslararası AUx etkinliği, bu
yıl ilk kez Türkiye’de gerçekleşti. BT Günlüğü
ekibi olarak etkinliği yerinde takip ettik ve
Autodesk Başkan Vekili Pete Baxter ile bir
söyleşi gerçekleştirdik. Dünya Başkanı Brian
Humphries’in katılımıyla gerçekleştirildi.
Öncellikle kendiniz hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz?
Ben bir mimarım ve on yıldır en önemli şirketlerden bi-
rinde küresel satış danışmanlığı yapıyorum.
GerçekleştirdiğinizAutodesk University Extension etkinli-
ğinden beklentileriniz neler?
Bu tarz etkinlikler bizim gibi firmalar için çok önemli
fırsatlar yaratıyor. Müşterilerimizle bir araya gelme fırsatı
yakalıyoruz, ürünlerimizle ilgili detayları aktarabiliyoruz
ve ürünlerimizin gidişatlarını değerlendirip onların neler
yaptığını öğrenebiliyoruz. Bizim firma olarak müşterileri-
mizin ihtiyaçları olan araçları sunmamız gerekiyor ve bu
tarz etkinlikler ile bu ihtiyaçları öğrenebiliyoruz.
Autodesk yetkilisi olarak Türkiye pazarı hakkında neler
düşünüyorsunuz?
Türkiye pazarının benim için en heyecanlı bölgelerden
bir tanesi olduğunu söyleyebilirim. Çok altyapı çalışması
var. Üretim ve imalat açısından önem taşıyan pazar-
lar arasında. Teknoloji anlamında baktığımızda birçok
fırsatın bulunduğunu görebiliyorsunuz. Türkiye’deki veya
dünyanın herhangi bir yerindeki şirketler tasarım anla-
mında bir araya gelip küresel bir değer yaratabiliyorlar.
Böylelikle birbirlerinin fikirlerini dinleyebilme ve kendi-
lerinin fikirlerini keşfedilmesi imkanı bulabiliyor.
Autodesk olarak sunduğunuz çözümlerle kullanıcılara
nasıl yardımcı oluyorsunuz?
Birçok alanda yardımcı olduğumuz söyleyebilirim. Ge-
lecekte tasarım işleri çok farklı boyutlara taşınacak.
Sadece tasarımcılar yapıcı olmayacak müşterilerde
yapıcı hale gelecek. Günümüzde müşterilerimizin
isteklerine göre tasarımlar şekilleniyor. Gelecekte
ise müşteriler üretim sürecine birebir etki edecek-
ler. Teknolojiyle gelişen Pazar bizi bu hale getirdi ve
önümüzdeki yıllarda müşteriler kendi işlerine ilişkin
kararları daha kolay verebilecekler. Altyapı veya inşaat
şirketleri üretim çözümlerini bu şekilde benimsiyorlar.
Ya da mühendislik şirketleri bu iş şekliyle çalışmala-
rına devam ediyorlar. Gelişen teknolojiler ile birlikte
pazarda çok daha iyi bir hale gelebileceğiz. Auto-
desk’de sunduğu yeni teknolojiler ile müşterilerinin
işini kolaylaştırarak hep daha iyisini sunmaya devam
edecek.
Mimari ve Tasarımın geleceği hakkında neler söyleye-
bilirsiniz?
Bir mimar olduğum için bu konuda çok büyük bir
tutkum olduğunu söyleyebilirim. 200-300 yıl öncesine
baktığımızda mimari sadece büyütmek veya geliştir-
meye yardımcı olmuyordu, mimari aynı zamanda bir
mucitti. Bir şeyleri keşfetmek ve bunların devamını
sağlayan mimari olmuştu. Mesela üç boyutlu yazıcı-
lara baktığımızda prototip komponentlerin üretimine
yardımcı olduğunu görüyoruz. Bu yazıcılarla birlikte
bir inşaatın öncesini görebiliyorsunuz. Böylelikle mi-
maride tasarımları gerçekleştirmeden deneyimlemeyi
ve görmeyi gerçekleştirebiliyorsunuz. Bu sayede daha
düşük maliyet sunabiliyor, daha esnek olabiliyor ve
sürdürebilir hale gelebiliyorsunuz ki bizim sektörü-
müzün için en önemli noktalar bunlar.
söyleşi
29
Pete Baxter
AutodeskBaşkanVekili
Söyleşimizi aşağıdaki QR Code
sayesinde video olarak izleyebilirsiniz.
30
haberler
Ebola salgınının dünya çapında yayılmaya devam
etmesi tıp dünyasının yanı sıra teknoloji şirketlerini
de harekete geçirdi. Xerox’un geliştirdiği Maven adlı
salgın hastalık yönetim yazılımı, Ebola ile mücadele-
de kullanılmaya başlandı. Xerox Maven, Ebola ile il-
gili her türlü veriyi kaydedip analiz ederek hastalığın
takibini ve yetkililerin vakalara daha hızlı müdahale
etmesini sağlamaya çalışıyor. Dünyanın herhangi bir
bölgesinde görülen her bir Ebola vakası ile ilgili bilgi
ve verinin girilerek, analiz edilmesini sağlayan Xerox
Maven yazılımı, hali hazırda A.B.D’deki 12 vaka böl-
gesinde ve Avustralya’nın iki eyaletinde kullanılmaya
başlandı.
Ebolayı Takip Ve Kontrol
Yazılımı Geliştirildi
4S Bilgi Teknolojileri,Riverbed ile birlikte‘Şubeleriniz
için Konsolidasyon Teknolojileri’başlığı altında 10 Aralık
Çarşamba günü Ankara’da 4S Bilkent Teknoloji Çözüm
Merkezi’nde kamu ve özel sektör müşterilerine yuvarlak
masa toplantısı düzenledi.Riverbed Steelfusion çözümü
ile uzaktaki şubeler,ofisler ve fabrikalarda sunuculara
bağımlı olmadan nasıl çözümler,masaüstü sanallaştır-
ma teknolojilerinin uzak ofislere nasıl taşınabileceği ve
felaketlere karşı hangi önlemleri alarak veri kayıplarının
nasıl önlenebileceği canlı demolar eşliğinde anlatıldı.
Riverbed Steelfusion ürününün felaket yönetiminin yanı
sıra uzaktan yapılabilen bakım ve yedekleme hizmetleri
ile performans artışı sağlarken,personel ve operasyon ma-
liyetlerinin nasıl düşürüleceği konuşuldu.
4S ve Riverbed Modern
Veri Merkezleri
Çözümlerini Anlattı
Kaspersky Lab’ın analistleri tarafından çevrimi-
çi bankacılık sistemleri ve müşterilerini tehdit
eden yeni bir zararlı yazılım tespit edildi. Kötü
şöhretli ZeuS Trojan’ın evrim geçirmiş hali ola-
rak tanımlanan Trojan-Banker.Win32.Chthonic
veya kısaca Chthonic, 15 ülkede 150 farklı banka
ve 20 ödeme sistemini etkilemesiyle tanınıyor.
Genellikle İngiltere, İspanya, ABD, Rusya, Japon-
ya ve İtalya’da finansal kurumları hedeflediği
görülüyor. Chthonic, kayıtlı şifreler gibi çevrimi-
çi bankacılık bilgilerini çalmak için web kamerası
ve klavye de dahil olmak üzere bilgisayarların iş-
levlerinden yararlanıyor. Saldırganlar bilgisayara
uzaktan bağlanabiliyor ve işlemleri yürütmesi
için komut verebiliyor. Chthonic’in asıl silahı
web enjektörleri. Bu silah Trojan’ın kendi kodu-
nu ve imajını bilgisayarın tarayıcısı tarafından
yüklenen banka sayfalarına girmesini sağlayarak
saldırganların kurbanın telefon numarası, tek
seferlik şifreleri ve PIN’lerinin yanı sıra kullanıcı
tarafından girilen oturum açma bilgileri ve şifre-
leri elde etmesine olanak tanıyor.
Mobil Bankacılığı Tehdit Eden
Bir Yazılım Keşfedildi
31
Eğitimi alan kişilerin büyük çoğunluğu bilgi işlem des-
tek birimlerinde çalışanlar ve bu birimlerde istihdam
edilmek üzere hazırlananlar. Ancak bu eğitim ve serti-
fikasyon sürecinde ele alınmayan bir konu var: destek.
“Destek” kelimesinin zaten açık ve net bir kelime oldu-
ğunu ve bunun ile ilgili olarak fazla düşünmeye gerek
olmadığını söyleyebilirsiniz. Ancak ben burada destek
kelimesini biraz daha açmak istiyorum.
Teknoloji jargonu ile konuşursak, destek süreci genelde
aşağıdaki adımlarla karşımıza çıkar:
1.	 Kullanıcı, destek talebini bilgi işlem birimine iletir
(kesinti, kalite düşüklüğü, istek, değişiklik gibi),
2.	 Talep ilgili destek çalışanına atanır,
3.	 İlgili işlemler yapılır (sorun çözümü, isteğin/deği-
şikliğin yerine getirilmesi/reddedilmesi gibi),
4.	 Kullanıcıya geri dönüş sağlanır,
5.	 Talep kapatılır.
BT eğitimleri bu listede 3. adıma odaklanır: Birinci
adım bilgi işlem biriminin dışında gelişir; ikinci, dör-
düncü ve beşinci adımlar ise iş süreçleridir. Bu adımlar
için ITIL veya Microsoft’un eğitim müfredatları (Mic-
rosoft Operations Framework - MOF) mevcut (her ne
kadar MOF eğitimleri ne yazık ki geliştirilmeye, gün-
cellenmeye hatta belki de yeniden tasarlanmaya ihtiyaç
duyuyor olsa da). Eğitim içeriği olarak bakıldığında bu
noktada bir eksik olmadığını düşünebilirsiniz. Zaten bu
yazının can alıcı noktası da burası.
“Destek” konusunda bu noktada benim kişisel gözle-
mim; BT eğitimlerinin kişilere kurulum, yapılandırma,
yönetme (yukarıdaki 3. madde) başlıklarında iyi bir
içerik sunuyor olmasına rağmen diğer maddelerde
eksik kaldığı yönünde. Özet olarak destek birimlerin-
de çalışacak kişileri eğitiyoruz, ancak destek sürecini
anlatmıyoruz.
Benim görebildiğim kadarıyla destek süreci; daha çok iş
süreçleri ile yoğurulmuş kişisel yetkinliklerin ön plân-
da olduğu bir eğitim olmalı. Eğer bu konudaki başlıkları
dile getirirsem, bence olması gereken eğitim içeriği şu
şekilde:
•	 Bilgi işlem servis yönetim altyapısı,
•	 Eskalasyon süreci – çalışan ve yönetici açısından
•	 Birden çok kullanıcıyı etkileyen ve krize dönüşen
süreçlerin yönetimi,
•	 VIP destek süreçleri,
•	 Tüm süreçlerde bilgi işlem bölümünün duruşu,
•	 Kullanıcı iletişimi – oluşabilecek sorunlarda önce-
den bildirim, oluşan sorunlarda zamanında bildirim,
iletişimde dikkat edilmesi gereken konular (BT jar-
gonundan uzak durma, Türkçe’nin doğru kullanımı
gibi),
•	 Geri bildirim,
•	 Bilgi işlem personelinin kişisel gelişimi – yeni tek-
nolojilerden haberdar olma, İK yetkinliklerinde ve
kişisel becerilerde gelişim gibi.
Yukarıda listelediğim konularda en fazla bir günlük, giriş
seviyesi bir eğitim içeriğinin olmasını ve bu eğitimin
destek süreçlerinde yer alan veya almayı düşünen herkes
tarafından alınması gerektiğine inanıyorum.
BT Eğitimleri ve
Sertifikasyonları Nerede
Yetersiz Kalıyor?
Uzunca bir zamandır verdiğim eğitimlerde,
çalıştığım yerlerde, bilgi işlem
profesyonelleri ve kullanıcılarla yaptığımız
konuşmalarda dikkatimi çeken bir konu var.
BT sertifikasyonları, ilgili konunun nasıl
ele alınacağı, nasıl kurulacağı/devreye
alınacağı/yönetileceği gibi teknik konularda
kişilerin iyi bir seviyede eğitim almalarını
sağlıyor.
sektörden
Tolga Balcı
BT Danışmanı
32
pratik 10
1
4
2
3
5
Veri Miktarı Büyürken Pazarda Büyüyor
IDC’nin son yayınladığı rapora göre
Büyük Veri pazarı yüzde 27’lik büyüme
kaydetmiş durumda. Ayrıca rapora göre
2017 yılında Büyük Veri konusunda
yapılacak harcamaların toplamı 32.4
milyar dolar olacak. Bu durum gelenek-
sel veri merkezleri etkileyerek farklılaş-
masına neden olacak.
Dağınıklığa Hazır Olmalısınız
UHam formda veri yönetmek son derece
zordur. Bu sebepten verilerin katego-
rileştirilmesi ve bu kategorilere göre
depolanıp önceliklendirilmeleri yapıl-
malıdır. Büyük veriye harcanan zama-
nın yüzde 80’i veriyi yapılandırmakla
geçiyor. Eğer firmalar yapılandırma
konusunda zaman kazandıracak çözüm-
ler sunarlarsa Büyük Veri dağınıklığının
önüne geçilebilir.
Çeşitlilik = Değer
Veriler her yerden gelebilir. Verilerin iç ve dış
kaynaklı olması her ne kadar önemliyse de gerçek
değer veri setleri arasında oluşan benzerlikleri iyi
anlamak ve aynı türdeki verileri birbiri üzerine
bindirmekten geçiyor. Önemli olan Büyük Veri
hikâyesini tam anlamıyla anlamak ve hikayeye
uygun hareket etmek.
Değersiz Veriden Değer
Yaratmak
Depolama alanınıza düşen
verilerin hepsinin değersiz birer
parça olduğunu bilmenizde fay-
da var. Onlarda değer yaratmak
için veri bilimcilerle çalışmalı
ve analiz sistemlerinizi kendi
verilerinize göre yapılandırma-
lısınız. Bunun için hazır kurulu
sistemleri de kullanabilirsiniz.
Herkes Büyük veriden
Değer Yaratamayabilir
Büyük veri yeni bir olgu
ve bu yeni kavram her şir-
ketin veriden değer yara-
tacağı anlamına gelmiyor.
Standart veri çözümleri
ile değer yaratabiliyorsa-
nız Büyük Veri Yatırımları
için bir süre daha bekle-
yebilirsiniz.
Büyük Veri Hakkında
Bilmeniz Gereken 10 Şey
Büyük verinin popülerliği günden güne artıyor. Fakat yığınlar halinde depolanan
verileri değere dönüştürmek sizin elinizde. Son yıllarda gelişen iş zekâsı
çözümleri büyük veriyi değere dönüştürmek için size yardımcı olacak
araçlar sunuyor. Biz de sizler için bu zorlu yolculukta bilmeniz
gerekenleri bir araya topladık. Aşağıda Büyük Veri
hakkında bilmeniz gerekenleri bulacaksınız.
Ali Yavuz ŞAHİN
yavuz@btgunlugu.com
33
6
10
8
7
9Veriler Her Yerde
Sensör teknolojisinin gelişmesi
ve dünyadaki en büyük ağ ya-
pısı olan internetin büyümesi
Büyük Verinin hemen hemen
her firma için geçerli olduğu
anlamına geliyor. İlaç sektörü,
kamu, tarım, finans ve bunun
gibi onlarca sektördeki firma
elde edeceği verile ile değer
yaratabilir.
Büyük Verinin Yeni Araçlara
İhtiyacı Var
Veri yakalama sistemleri, sürekli farklı
veri türlerini büyük miktarlarda yaka-
lamak için geliştirildiler. Bu nedenle
bizleri veri yakalama sistemlerine
uydurabilecek araçlara ihtiyacımız var.
Standart araçlar ile işlerinizi hallede-
bildiğiniz gibi aynı zamanda sistemi-
nize özgü yeni araçlarda yapılandırabi-
lirsiniz. Kullandığınız araç sisteminizi
ne kadar iyi tanıyor ise veriden alaca-
ğınız değer o kadar yüksek olacaktır.
Büyük Veriyi Anlamak
Büyük Veriyi hantal olabilir
fakat bu hantal yapının değerli
bilgilere dönüştürüleceği unu-
tulmamalıdır. Bu anlayışın BT
departmanınca benimsenmesi
ve çözümlerin buna göre tasar-
lanması gerekiyor. Büyük Veri-
den elde edeceğiniz değerler ile
satışlarınız arttırabilir, müşteri
bağımlılığını ölçebilir veya
yatırımlarınızın risk analizlerini
çıkartabilirsiniz. Bu tamamen
sizin bakış açınıza kalmış.
Büyük Verinin Hala
İnsana İhtiyacı Var
Büyük Verinin sizleri
büyük hedeflere ulaş-
tırması için hala insan
girdilerine ihtiyacı
var. Şimdilik bu süreci
otomatikleştirmek im-
kansız gibi görünüyor.
Büyük Verinin bir süre
daha insana ihtiyacı olacak. Fakat insan ihtiya-
cı ortadan kalktığında Büyük Veri hala yerinde
mi olur, bekleyip göreceğiz.
Büyük Veri Henüz Başlamadı
Büyük Verinin olgunluk döneminde ol-
duğunu düşüneler hata yapıyor. Çünkü
daha çok başlardayız ve önümüzde kat
edeceğimiz çok yol var. Önümüzdeki
on yıl içerisinde çevremizde gördü-
ğümüz tüm elektronik yapılar Büyük
veriden beslenecek ve değer yaratmak
için birer araç görevi üslenecekler.
34
kapak konusu
Yükselen Değer
Kurumsal Ağ Çözümleri
Sağlıklı bir ağ altyapısı bütünleştireceği sistemlerin hızlı
ve problemsiz çalışmasının garantisidir, bu yapılar bilişim
teknolojileri yatırımları arasında en uzun ömre sahip
yatırımlardır, bu sebeple ağ altyapıları doğru tasarlanmış
ve standartlara uygun olması gerekmektedir. Hızlı gelişen
teknoloji ve beraberinde getirdiği rekabet yöneticilerin satın
alma kararı vermesi durumunda işlerini zorlaştırıyor. Biz de
sizlerin işini kolaylaştırmak için bu ay ki kapak konumuzda
yeni nesil ağ teknolojilerini mercek altına aldık.
TP-LINK'in Katkılarıyla
Ali Yavuz ŞAHİN
yavuz@btgunlugu.com
35
ritik kararlar almak her
zaman zordur. Konu bir de
kurumunuzun iş süreçle-
riyle ilgiliyse işin içinden
çıkmak bazen beklediği-
nizden de güç olabilir. Karar verme
konusunda bilgi ve raporların top-
lanarak gözden geçirilmesi ve risk
hesaplarının yapılması gerekiyor. Bu
tarz raporlamalar haftalar veya aylar
alabilir. Bu süreçte yılmadan çalışmak
ve hedefe odaklanarak teferruatlara
takılmamak gerekiyor. Bazen de bu
tarz uzun süreçlerden korkan yöne-
ticileri patronların baskısıyla riskleri
üzerlerine alarak karar verip kurumsal
yapıları çiğneyerek hareket edebili-
yorlar. Bu tarz bir yaklaşım oldukça
riskli ve beklenmedik sonuçlara davet
çıkartabilir.
Yeni Teknolojilerin Kurumlara
Sağladığı Yararlar
Hızla gelişen teknoloji beraberinde iş
yüklerinin hafifletilmesi ve süreçlerin
hızlandırılmasını getiriyor. Yeni nesil
teknolojik gelişmelerin kurumlar
tarafından takip edilmesi ve gerekti-
ğinde kullanılması şart. Eğer limana
yaklaşan gemiye binmek için hazırlık
yapmıyorsanız büyük bir hata içe-
risindesiniz. Gemi kalktıktan sonra
yeni bir gemiyi yakalama fırsatı için
yıllarca bekleyebilir hatta hiç yakala-
yamayabilirsiniz. Bu yüzden önünüze
gelen fırsatları değerlendirmenizde
yarar var. Günümüzde bilgi teknolo-
jilerinin işletmeler üzerinde çok be-
lirgin etkileri olduğu gözüküyor. Yeni
teknolojileri 80’li ve 90’lı yıllara göre
işletmeler üzerinde çok daha farklı
şekillerde faydalar sağlıyor ve direk
karlılık oranının artmasına sebep olu-
yor. Tabii ki karlılık için teknolojilerin
doğru şekilde ve yerinde kullanılması
gerekiyor.
Kullanılan teknolojilerin firmalara
sağlayacağı yararların farklı şekillerde
ortaya çıktığını görüyoruz. İlk olarak
firma içi işleyişlerin daha hızlandığını
görmekteyiz. Genellikle kurumlar içe-
risinde kullanılan yeni nesil teknolo-
jiler iletişim altyapısına dayanmakta.
İletişim ne kadar hızlanırsa iş süreç-
leri ve iç işleyiş de o kadar hızlanıyor.
Tabii ki elde edilen verilerin şirket içi
yönetim kadrosu tarafından anlamlı
yürütme stratejileri için de kullanı-
lacağını göz önünde bulundurmanız
şart. Bu veri elde etme işinin hem
dışarıda hem de içeride şirketin bir
parçasıymış gibi düşünülmesi şart.Ver
madenciliğini teferruat olarak görür-
seniz büyük bir yanılgıya uğrarsınız.
Gelecekte iş süreçlerinizi hızlandır-
mak ve rakiplerinize göre bir adım
önde olmak için elinizdeki verileri de-
ğere dönüştürmeniz gerekiyor. Bunun
için de veri madenciliği konusundaki
yatırımlara şimdiden başlamalısınız.
Tüm bunların yanı sıra bir firmanın
olmazsa olmazları arasında yer alan
maliyet düşürme politikası yeni tek-
nolojilerle birlikte başarılı bir sürecin
başlangıcını da sunuyor. Kurum içerisi
ve dışarısında kullanılacak doğru
teknolojiler; ürün geliştirme, üretim,
dağıtım ve müşteri ilişkileri yönetimi
bakımından maliyetleri büyük ölçüde
azaltıyor ve aynı zamanda zaman
tasarrufu sağlıyor.
Yeni Teknolojiler Çeviklik Sağlıyor
Son 15 yıllık sürece baktığımız tekno-
lojiyi aktif olarak kullanan firmaların
rakiplerine göre daha çevik olduğunu
görüyoruz. Ekonomik koşullar değiş-
tiğinde (bu durumu hiçbir firma öne-
ticisi istemez) karşımıza çıkan yeni
ortama alışma süreci ne kadar kısa ise
firmanın normal işleyişini devam et-
tirmesi o kadar kısa sürede yapılabilir.
Bu da bilişim teknolojilerini kullana-
rak gerçekleştirilebilecek bir durum.
Tabii ki çeviklikle birlikte firmaların
esneklik kazandığını da belirtmeliyiz.
Bu esneklik doğru yerlerde kullanıldı-
ğında piyasa şartlarına uyum ve karlı-
lığı devam ettirmek konusunda rakip-
lerinize göre büyük avantajlara sahip
olabilirsiniz. Ülkemizde de KOBİ’lerin
üretime, istihdama ve GSMH’ya olan
katkıları, fazlasıyla büyük boyutta.
Hatta imalat sanayimize baktığımız-
da işletmelerin nerdeyse tamamının
KOBİ adını verdiğimiz küçük ve orta
ölçekli işletmelerden oluştuğunu gö-
rüyoruz. Bu durum KOBİ’lerin gelişen
teknolojiyi takip etmesinin önemini
arttırıyor. Eğer küresel pazarlarda
söz sahibi olmak istiyorsak gelişen
teknolojilerde yararlanmak zorunda-
yız. Özellikle iletişim teknolojilerinin
kullanımlarının üst seviyelerde oldu-
ğunu görüyoruz. Fakat yatırımların
bazen doğru yönetilmediği ve ortaya
çıkan maliyetlerin KOBİ’lerin sırtları-
na fazlasıyla yük olduğunu görmekte-
yiz. Bunun için yatırım ve teknolojik
iyileştirmeler konusunda ehli ellerden
yardım almamız gerekiyor. Birçok
firmada karşımıza çıkan bir resimden
bahsetmek istiyoruz.
Ofis ortamına girdiğinizde her bil-
gisayarın yanında irili ufaklı yazıcı-
larla karşılaştığınız oldu mu? Hatta
bunların bazıları toneri veya kartuşu
bittiği için çalışmamakta ve çalışan-
ların çoğu ellerinde bir USB bellek
ve suratlarında takındıkları masun
bakışlarıyla “bunu benim için basar
mısın?” dediklerini. Bu sahneye birçok
firmada rastlıyoruz. Gelişen teknolo-
jiyle birlikte ofis ortamları içerisinde
kullanılan router’lar sayesinde USB
yazıcılar ağa bağlanabiliyor. Bu sayede
ağa bağlı mobil ve PC kullanıcıları
kolaylıkla çıktı alabiliyor. Çok basit bir
çözüm ve 10 yazıcı almaktansa akıllı
bir router almak yeterli. Bu ve bunun
gibi ufak tefek farklılıklar bile kurum-
ların maliyetlerini azaltarak çehresini
değiştirebiliyor.
Kurumlara Çağ Atlatacak
Ağ Çözümleri
Günümüzde işletmelerin hali hazırda
sürdürdükleri rekabetçi güçlerini kay-
betmemesi için günümüzün gerekle-
rine uygun şekilde silkelenip yeniden
yapılanmaları gerekiyor. Bu bağlamda
kullanılan yeni teknolojiler şirket içe-
risinde sadece işleri düzenlemek ama-
K
36
kapak konusu
cıyla değil, bunun yanında, kurulan
ağın etkin bir biçimde kullanılması,
kalite, verimlilik, üretim ve karlılığın
arttırılması için kullanılmalıdır.
Yük Dengeleyici Geniş Bant Router’lar
Kurumların başarıyı yakalamaların-
daki birinci kural yeni nesil iletişim
teknolojilerini kullanmaktan geçiyor.
Bunun anlamı, ofis içi ve dışı kullana-
cağız ağ sistemlerinizi iyi tasarlayıp
uygulamaya koymanız. Tasarım sıra-
sında şirketinizin gelecek planlarını
da göz önüne alıp büyüme stratejisine
göre yol haritası çıkarmanız gerekiyor.
Ofis ağlarının fonksiyonelliğini arttı-
ran cihazların başında yük dengele-
yici genişbant router’lar geliyor. Eğer
firmanızın ağ bağlantısının yüksek
hızda olmasını istiyorsanız yük payla-
şımlı router’lar sizin için biçilmiş birer
kaftan. Birden fazla internet bağlantı-
sını (kablo,ADSL, fiber vb) birleştire-
bilen bu tarz cihazlar bunun yanı sıra
ağ içerisindeki yükü dengeleyebilir ve
verimliliği arttırmak için kullanılan
hatların durumlarını ölçerek hizmet
sunabilir.
Bunun yanı sıra yedekli çalışma
imkanı da sunan bu tarz router’lara
geçtiğimiz dönemde 5651 olarak ad-
landıracağımız yasa ile yeni düzen-
lemeler getirildi. İnternet Ortamında
Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve
Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla
Mücadele edilmesi Hakkında Kanun
olarak bilinen yasa birçok düzenleme-
yi de beraberinde getiriyor. Özellik-
le İnternet kafe veya buna benzer
yapılara sahip bilgisayar ortamını iş
yerinizde barındırıyorsanız yasaya
uygun donanımları kullanmanız şart.
Eğer bu konuya uzaksanız donanım
satın alma sürecinde bir BT danışma-
nına başvurmanız gerekli.
Güvenliği Elden
Bırakmamakta Fayda Var
VPN’in anlamını bilmeyeniniz yoktur.
Güvenli bağlantı seçenekleri oluştur-
manız için kullanılan VPN (Virtual
Private Network) teknolojisi birçok
şirketin ofis ve merkezleri arasındaki
iletişimi kurmak için kullanılabilir.
Bu tarz bir teknoloji farklı araçlarla
kullanabileceğiniz gibi VPN destekli
router’lar üzerinde de kullanabilirsi-
niz. Kendi hattınız çekerek boşa para
harcamanıza da gerek yok. İki tarafta
VPN Router olması yeterli.Ardından
internet üzerinde oluşturulan güvenli
tüneller üzerinden veri alışverişine
başlayabilirsiniz. Bunları yazarken
internet bağlantısının ofis içerisin-
de varsayılan olarak kullanıldığını
düşünüyoruz. Bu durumun aksini
günümüz koşullarında düşünmek bile
istemiyorum.
IP İle Yakın Olmakta Fayda Var
İnternetin nimetleri sadece birkaç
madde ile sınırlı değil. İnternet için
kullandığımız IP ve buna bağlı olan
teknolojiler işlerimizi fazlasıyla kolay-
laştıracak ve bizlere zaman kazandı-
racak türden. Bunlara en iyi örnekler
VOIP, IP Kamera, IP TV gibi teknolo-
jiler olarak karşımıza çıkıyor. Eskiden
bu tarz teknolojileri yüksek maliyetle-
ri nedeniyle fazla kullanmazdık fakat
son dönemde ADSL ve fiber geniş
bant bağlantı hizmetlerinin ucuzla-
masıyla birlikte kurumların bu tarz
hizmetlere erişim olanağı arttırıldı.
Artık bu hizmetlere de kolaylıkla ulaş-
manız mümkün.
Mobil Devrimi Hiçe Saymayın
Günümüzde akıllı cep telefonlarımız
üzerinden veya paylaştığımız cihazlar
37
ile internete her yerden erişir olduk.
Bu durum şirket iş yapış şekillerini
de fazlasıyla değiştiriyor. Eskiden
internete bağlanmak için ofisle-
re giderken şimdilerde herhangi
bir kafe ofisimiz olabiliyor. Hatta
3G/4G paylaşım cihazlarıyla birlikte
mobil bağlantınızı 10’larca kişiye
paylaştırmanız ve bulunduğunuz
ortamda ufak bir ağ kurarak iletişi-
minizi sağlamanız mümkün. Bu tarz
cihazları mobil şebekenizin elverdiği
her yerde kullanmanız mümkün. Bu
sayede ofis ortamına kavuşmak için
ofise gitmenize gerek kalmayacak.
Fakat hali hazırda bulunduğunuz
bir ortamda internet bağlantısı var
ve kendi ağınızı kurmak istiyorsanız
Acces Point diye adlandırdığımız
(Erişim Noktası) cihazlardan fayda-
lanabilirsiniz. Acces Point’ler birden
fazla bilgisayarı kablosuz olarak
birbirine bağlayabilen veya internet
bağlantılarını sağlayan cihazlara
verilen isimdir. AP’ler sadece ağ ve
internet bağlantısını sağlama için
kullanılmayabilir. Aynı zamanda
menzil arttırıcı olarak da kullanı-
labilirler. Sadece bir cihaz alarak
birden fazla işi yaptırmak günümüz
teknolojisi ile mümkün. Bu sayede
ekstra maliyetlerinde önüne geçmiş
olursunuz.
Anten Gücünüze Dikkat
Artık tüm oyun kablosuz ağ üzerine
oynanıyor. Kablo maliyetleri yüksek
olduğundan kullanılan cihazların
kablosuz çözümler sunması büyük
avantaj. Bu sayede ofis ortamında
değişiklikler de rahatlıkla yapılabi-
liyor. Tabii ki sadece ofis içi durum-
larda kablosuz bağlantı ekipmanları
kullanmıyoruz. Dış mekan çözümleri
sunan kablosuz bağlantı cihazları da
mevcut. Dış mekan çözümleri için en
önemli konulardan bir tanesi anten.
Kurumlar için kullanılacak anten
tespiti bir diğer önemli konudur. Aşa-
ğıdaki verdiğimiz hesap tablosu saye-
sinde istediğiniz mesafede belirli bir
bağlantı kalitesinde alıcı veya verici
tarafından çeşitli antenler arasından
uygun anteni seçebilirsiniz.
Uygun bir anten belirlemek için,
Boşluktaki Yörünge Kaybına ait 2
denklemden Anten Kazancının he-
saplanması gerekmektedir.
Verici Anten Kazancını bulmak için
(Alıcı Anten Kazancı hakkında bilgi-
niz olduğu varsayılarak)
Tx Anten Kazancı = Sönüm Marjı - Tx
Gücü + Tx Kablo Kaybı + Rx Kablo
Kaybı + Rx Hassasiyeti + 32.44 + 20
log10(f) + 20 log10(d) - Rx Anten
Kazancı
d = Mesafe [km]
f = frekans [MHz]
Bu fonksiyonu kullanmak için, mesa-
fe, sönüm marjı değerlerini bilme-
niz ve verici ve alıcı noktalarındaki
access point, ek kablolar ve alıcı an-
tenini seçmiş olmanız gerekir. Alıcı
Anten Kazancını bulmak için (Verici
Anten Kazancı hakkında bilginiz
olduğu varsayılarak);
Rx Anten Kazancı = Sönüm Marjı - Tx
Gücü + Tx Kablo Kaybı + Rx Kablo
Kaybı + Rx Hassasiyeti + 32.44 + 20
log10(f) + 20 log10(d) - Tx Anten
Kazancı
d = Mesafe [km]
f = frekans [MHz]
Bu fonksiyonu kullanmak için, mesa-
fe, sönüm marjı değerlerini bilme-
niz ve verici ve alıcı noktalarındaki
access point, ek kablolar ve verici
antenini seçmiş olmanız gerekir.
Hesaplanan anten kazancı değeri ile
ihtiyacınız olan uygun anteni bulabi-
lirsiniz.
Kurulu Elektrik
Hattından İnternet
Power Line Communication adı verilen
bu teknolojiye sahip cihazlar sayesinde
aynı şebeke içerisinde iki elektrik pirizi
arasında ağ bağlantısını aktarmanız
mümkün.Kablolu ve kablosuz bağ-
lantının uygulanamadığı ortamlar için
geliştirilen bu teknoloji sayesinde bina
yapılırken kullanılan elektrik şebekesi-
nin kabloları üzerinde ağ bağlantısı ger-
çekleştiriliyor.Son dönemim en popüler
cihazların olan PLC’ler fiyat açısından da
makul seçeneklerle satışa sunuluyor.
Yukarıda da örneğini vermiştik.Ofislerin
can dostu olarak tabir edebileceğimiz
Print Serverlar sayesinde BT yönetici-
lerinin işi bir hayli kolaylaşıyor.USB bir
yazıcının kablosuz ağ üzerinden pay-
laştırılmasını sağlayan bu tarz cihazlar
ofis ortamlarının vazgeçilmezleri olarak
tanımlanıyor.
Son dönemde fazlasıyla popüler olan
teknolojilerinden bir tanesi de Power
over Ethernet.PoE kısa adı ile tanınan
bu tarz cihazlar kullanılan cihazların
ihtiyaç duyduğu elektriği,data kablosu
üzerinden almasını sağlayan bir tekno-
lojiyi üzerinde barındırıyor.Bu teknoloji
sayesinde switch üzerinden çektiğiniz
kabloyu PoE adaptörü ile birleştirerek
router ( veya buna benzer bir cihazın)
elektrik ihtiyacını karşılayabilmeniz
mümkün.
Bu yazımızla birlikte özellikler küçük
ve orta işletmeler için fark yaratacak ağ
çözümlerine değinmeye çalıştık.Yazımız
içerisine sığdıramadığımız birçok ağ
çözümü var.Bunları da önümüzdeki
aylarda sizlerle paylaşacağız.Eğer gele-
cekte iş sürekliliği ve devamlılık istiyor-
sanız gelişen teknoloji yakından takip
etmelisiniz.Yatırımlarını yaparken ince
eleyip sık dokurken cimrilik yapmama-
lısınız.1 Koyup 2 veya 3 hatta 4 almak
varken niye kaybedesiniz ki?
38
söyleşi
Ali bey merhabalar öncelikle bize
kısaca kendinizden bahsedebilir
misiniz?
1989 yılında İTÜ Elektrik-Elektronik
Mühendisliği bölümünden mezun ol-
dum. 5 yılı devlet memuru olacak şe-
kilde 1996 yılına kadar değişik kurum
ve kuruluşlarda mühendislik yaptım.
Daha sonrasında bilgisayar sektörüne
geçiş yapıp uzun yıllar proje satış,
koordinatörlük, ürün geliştirme ve
yönetimi gibi değişik pozisyonlarda
çalıştım. TP-LINK ile tanışmam da bu
döneme denk geliyor. 2008 yılından
bu yana ağ teknolojileri konusunda
uzmanlaşan bir yöneticiyim.
TP-Link’in Türkiye’deki macerası
ne zaman başladı ve ilk başladığı-
nız günler ile şimdiki durumunu-
zu kıyaslayabilir misiniz?
TP-LINK dünya genelinde 128 ülkede
22.000’in üzerinde çalışanı ve dünya
genelinde bir milyara yakın müşterisi
ile 1.83 milyar dolarlık network devi.
1996 yılında kuruldu, 2005 yılında
küresel pazara açıldı ve 2009 yılında
ülke ofislerini açmaya başladı.
2008 yılında İnfronic firmasın-
da Ürün Yönetimi’nde çalışırken
TP-LINK ile tanıştım ve ithalatını
yapmaya başladık. TP-LINK Türkiye
kurulana kadar, 2 yıllık bir zaman
dilimde yoğun bir pazarlama, satış ve
destek yapılanması için uğraşı verdik.
Yaptığımız bu çalışmalar sonucunda
TP-LINK merkez ofisi Türkiye’deki
potansiyeli gördü ve birlikte TÜRKI-
YE ofisinin kurulması için çalışmala-
ra başladık. TP-LINK Türkiye ofisini
2010 yılı sonbaharında kurduk. Tek
kişilik home ofis olarak başladığımız
TP-LINK maceramız, şu an 1200m2
ilk bir ofiste, 28 kişilik çağrı merkezi
personelimiz ile birlikte toplamda
65 çalışanımızla hizmet veren bir
şirket haline geldi. Kurumsal ya-
pımızı hemen hemen tamamladık.
Bölümlerimiz ve bölüm yöneticileri-
miz ile sektöre hizmet veriyoruz. Bu
TP-LINK ofisinde görünen yapımız.
Aslında çok daha büyük bir aileyiz.
Distribütörlerimiz, toptancılarımız ve
Türkiye’nin her noktasındaki bin-
lerce bayimiz ile çok daha büyük bir
aileyiz. Dört yıl gibi kısa bir sürede
çok önemli bir aşama kat ettik. Hem
örgütlenme hem pazar payı açısın-
dan büyük bir başarı sağladığımızı
söyleyebilirim.
TP-Link’inyüzlerce ürünü bulunuyor,
Türkiye’de hangi ürün grupları konu-
sunda faaliyet gösteriyorsunuz?
TP-LINK, kablosuz ağ pazarında en
geniş ürün ailesine sahip olan marka.
Toplam 200’e yakın ürünümüz var.
Türkiye pazarında şu anda yaklaşık
160 model ürünümüz satışta ancak
üretilen tüm ürün gruplarına sahibiz.
TP-LINK’in ürün portföyü her türlü
ihtiyacı karşılayacak kadar geniş ve
donanımlı. Kablosuz ağ konusunda
uzmanlaşmış çok büyük bir üretici.
Bu alandaki her tür cihazı üretiyoruz.
Modemden menzil genişleticilere,
VPN router’lardan antenlere, power-
line adaptörlerden 3G router’lara ka-
dar ev ve küçük ofislerin ihtiyacı olan
tüm ağ ürünleri geniş portföyümüzde
yer alıyor. Bu yıl içinde kablosuz
iletişimle bağlantılı yeni ürün grupla-
rımızı da satışa sunduk. Bunlardan
biri olan 10400mAH gündeki power-
bank’ımız iyi bir pazar payı elde
Ecevit BIKTIM
ecevit@btgunlugu.com
Tüm Ürünlerimizde Ömür Boyu
Ücretsiz Destek Veriyoruz
Ağ ürünleri konusunda üretim yapan TP-Link 128’den fazla ülkede satış faaliyetinde
bulunuyor. Dünya genelinde yüz milyonlarca TP-Link kullanıcısı bulunuyor. Modem,
Router, IP Kamera, Powerline Adaptörler, Print Serverlar, Medya Çeviriciler ve Ağ
Adaptörleri ürün gruplarında faaliyet gösteren firmanın Türkiye Ülke Müdür Yardımcısı
Ali Dinçer ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.
Söyleşimizi aşağıdaki QR Code
sayesinde video olarak izleyebilirsiniz.
39
Ali Dünçer
TP-LINK Türkiye Ülke Müdür Yardımcısı
etti. Yakında benzer başka ürünlerimiz de
olacak. Ama ana faaliyet alanımız ve ürün
grubumuz ağ ürünleri.
Fiyat açısından rakiplerinize göre
kullanıcılara daha uygun sunduğunuz
ürün grupları bulunmakta. Bu avantajı
nasıl sağlıyorsunuz?
Aslında hemen her ürün grubunda fiyat/
performans açısından başarılıyız. Bunun
da çok basit bir nedeni var. TP-LINK, çok
büyük bir üretici. O nedenle ürün maliyet-
leri çok daha uygun. Bunu da fiyat avantajı
olarak tüketiciye sunuyoruz. Yıllık üretim
kapasitemiz 148 milyon adet (2013 yılı)
ve her yıl dünya genelindeki gelirimizin
yüzde 8’ini AR-GE’ye ayırıyoruz. Bu sayede
daha yeni, daha dayanıklı ve güvenilir
ürünler üretiyoruz.
Tüketicilerin sizi tercih etme nedenleri
size neler? Sadece fiyat avantajı nede-
niyle mi tercih ediliyorsunuz?
Aslında fiyat/performans başarımızda
önemli bir neden ama tabii ki tek neden
değil. Ürün çeşitliliğimizin de başarımızda
etkisi olduğuna inanıyoruz. Kablosuz ağ
konusunda her alanda seçenekli çözümle-
rimiz var. Tüketicilere aynı ürün grubunda
bile çok sayıda model seçeneği sunarak,
en uygun ürüne ulaşmalarını sağlıyoruz.
Ayrıca ürünlerimizin arıza nedeniyle geri
dönüş oranı yüzde 1’in altında! TP-LINK,
kullanıcı odaklı bir marka. Ürün seçimin-
den başlayarak tüketicinin yanında olan,
bilgilendirme, eğitme misyonu üstlen-
miş bir marka. Dolayısıyla satış sonrası
hizmetlere çok önem veriyor. Örneğin
Türkiye’de kadromuzun yüzde 50’sinden
fazlası destek hizmetlerinde görev yapıyor.
Kurumlara özel VIP Destek Hizmetimiz
var. Bireysel tarafta ise çağrı merkezimiz
kullanıcılarımıza destek sunuyor ve çalışan
sayısı sürekli artıyor. TP-LINK olarak yasal
2 yıl olan garanti süresini bireysel ürün-
lerimizde 3 yıl, kurumsal ürünlerimizde
5 yıla çıkardık. Ayrıca garanti süresinde
arızalı ürünleri yenisiyle değiştirme uygu-
40
lamamız var. Arızası saptanan ürünü,
onarmak yerine yenisi ile değiştiri-
yoruz. Müşterilerimizin zaman ve iş
kaybetmemeleri için arızalı ürünleri
onarmak yerine, yenisi ile değiştir-
meyi ve müşteri memnuniyetimizi
artırmayı amaçlıyoruz. Bunların yanı
sıra tüm TP-LINK ürünlerinde ömür
boyu ücretsiz destek veriyoruz. Bu da
bizi rakiplerimizden farklılaştıran bir
yanımız. Garantisi biten ürünlerde de
kullanıcılarımız çağrı merkezinden
hizmet alabiliyorlar. Tüketicilerin
tercihi de bunlarda gizli.
Destek hizmetlerinizden de söz
edebilir misiniz?
Her şirket gibi tüketici memnuniyeti
bizim için de çok önemli. Bu nedenle
en fazla yoğunlaştığımız ve yatırım
yaptığımız alanlardan biri destek
hizmetleri. Klasik destek hizmetle-
rinin yanı sıra her kanaldan (sosyal
medya, internet forumları da dahil)
kullanıcılarımıza ulaşıp, destek
vermek için sürekli çalışıyoruz. Ağ
ürünleri hala teknik ürünler; TP-
LINK ürünleri de her ne kadar kolay
kurulup kullanılabilse de mutlaka
desteğe gerek duyuluyor. Bu neden-
le çok yakında yepyeni bir hizmeti
başlatacağız. Kutuların içinden
çıkan kurulum şemalarıyla yetin-
mek istemeyen kullanıcılarımız için
ürünlerin kurulum videolarının yer
aldığı bir web sitesi yakında hizmete
giriyor. Ayrıca akıllı telefonlarla da
bu videoları entegre ettiğimiz uygu-
lama olacak. Ürünün kutusunda yer
alan QR kodu telefonuyla okutarak,
kurulum videosuna erişilebilecek.
Amacımız kaliteli, kolay erişile-
bilir ve kolay kullanılır ürünler ve
eksiksiz hizmet ile her aşamada
maksimum müşteri memnuniyeti
sağlamak. Ayrıca biz destek hizmet-
lerini satış sonrası başlayan hiz-
metler olarak görmüyoruz. Özellikle
bizim gibi ülkelerde, tüketicilerin
kablosuz ağ ürünleri konusunda
henüz yatırım yapmadan desteğe
gereksinimi var. Ürünler, kavramlar
konusunda bilgilenmeye, bu şekilde
gereksinimlerini doğru saptayıp,
ürün seçimini buna göre yapmaya;
kısaca bilgi desteğine ihtiyaçları var.
TP-LINK olarak Türkiye’de ofis aç-
tığımız günden bu yana bilgilendi-
rici, eğitici bir görev üstlendik. Çok
yakında başlattığımız TP-LINK WiFi
Akademi ile bu görevimizi sürdü-
rüyoruz. Kablosuz ağ konusundaki
tüm kavramlar, ürünler, çok basit
ve anlaşılır bir şekilde, kısa vide-
olarla TP-LINK WiFi Akademi’de
anlatılacak. Böylece Türk tüketicisi
router’ın ne işe yaradığını, Access
point ile menzil genişletici arasın-
daki farkı, VPN’in ne olduğunu bu
videolarla öğrenebilecek. TP-LINK
WiFi Akademi, marka bağımsız
olarak bilgilendirme yapacak. Ama-
cımız tüketicilerin bilinçlenmesi,
doğru tercihler yapması. Böylece
hem pazarımız daha sağlıklı büyü-
yecek, hem de tüketici memnuniyeti
artacak diye düşünüyoruz. Sundu-
ğunuz kurumsal ağ çözümlerini fir-
malar neden tercih etmeli? Aslında
bu sorunun cevabı daha önceki bir
sorunuzda yer alıyor. Hem bireysel
hem kurumsal ürünlerde tüketi-
cilere, kurumlara fiyat avantajı
sunuyoruz. Birinci tercih nedenleri
bu olmalı. Daha düşük maliyetle ağ
çözümü oluşturabiliyorlar. Ama tek
neden değil tabii. Özellikle küçük
ve orta ölçekli kuruluşlara maliyet
desteği yanında kaliteli ürünler ve
hizmet sunuyoruz. TP-LINK, Türk
tüketicisine kaliteli ürünlerin de
uygun fiyatlı olabileceğini gösterdi.
Kurumlar da bu avantajdan ve zen-
gin ürün çeşidimizden yararlanmalı.
Bunun yanı sıra arıza geri dönüş
oranlarımız yüzde 1’in altında ve
teknik destek ekibimiz her zaman
her türlü konuda yardımcı olmaya
hazır bir durumda. Kurumlara ayrı
bir destek hattımız da var.
Geçtiğimiz günlerde Anadolu
Teknoloji Günleri adında etkinlik-
ler yapmaya başladınız. Bu etkin-
liklerin amacı ne? Bu konudaki
hedefleriniz neler?
“Anadolu Teknoloji Günleri”, İs-
tanbul ve İstanbul dışındaki illerde
proje ağırlıklı çalışan, katma değerli
hizmet üreten teknoloji bayilerine,
şirketlerin çözümlerini tanıtmayı
ve onların beklentilerini ilk ağız-
dan dinlemeyi hedefliyor. TP-LINK
öncülüğünde başlatılan bu etkinlik-
lerin ilkini Nisan ayında gerçekleş-
tirdik ve bugüne kadar 10’un üzerin-
de ilde bayilerle bir araya geldik.
Teknoloji firmaları olarak tek tek
etkinlik yapmaktansa, birkaç firma
bir araya gelerek bayilere ulaşmayı
ve farklı alanlardaki teknolojilere
ilişkin hem vizyon sunmayı hem
de projelerinde kullanabilecekleri
çözümleri tanıtmayı hedefliyoruz.
Aslında projelerinde kullanacakları
kablosuz ağ, depolama, güvenlik
gibi bazı temel çözümleri tanıtıyo-
ruz. Ayrıca onların beklentilerini, o
bölgeye özgü sorun ya da istekleri
de ilk ağızdan dinlemiş oluyoruz.
2015 yılında da bu etkinlikleri farklı
katılımcı firmalarla sürdürmeyi
hedefliyoruz. Daha gidemediğimiz
çok yer var.
2014 yılı TP-Link Türkiye için na-
sıl geçti ve 2015 yılından beklen-
tileriniz neler?
TP-LINK, IDC verilerine göre WLAN
pazarında yüzde 50’ye yakın pazar
payı ile lider marka. Dünyada ra-
kipsiz liderliğini 2011 yılından bu
yana sürekli olarak artan bir ivme ile
sürdüren TP-LINK, Türkiye’ de de ofis
açtığı günden bu yana pazar payını
artırarak lider konumda yer alıyor.
2014 yılında Türkiye BT pazarında bir
söyleşi
41
daralma yaşandığını söyleyebiliriz.
Ancak TP-LINK, daralan pazarda dahi
büyümesini sürdürdü. 015 yılında da
hedefimiz, büyümemizi sürdürmek.
Bu doğrultuda hazırlıklarımızı yapı-
yoruz. Türkiye pazarı özellikle farklı
ağ çözümlerinde büyüyebilecek bir
pazar. Powerline adaptörler, men-
zil genişleticiler, taşınabilir 3G-4G
router’lar henüz arzuladığımız pazar
payına erişemeyen ürün gruplarımız.
2015 yılında bu ürün gruplarının
satışında artış hedefliyoruz. Avrupa
pazarındaki satışlarımızda bu ürün
gruplarının payı Türkiye’ye göre çok
daha yüksek. Hedefimiz Avrupa’daki
oranlara ulaşmak. 2015 yılının bu
açıdan bir atılım yılı olmasını hedef-
liyoruz. Gelişen teknoloji ile doğru
orantılı olarak tasarladığımız yeni
ürünlerimiz, farklı çözümlerimiz ile
2015’de de lider kablosuz ağ markası
olmaya devam edeceğiz.
Gelecekte hangi ağ teknolojileri-
nin daha popüler olacağını düşü-
nüyorsunuz?
2015’ten itibaren kablosuz ağlarda alt
sınırın 300Mbps olacağını söyle-
yebilirim. 2015 yılında 300Mbps’
ın altındaki ürünleri Türkiye’ye
getirmeyeceğiz. Ayrıca önümüzdeki
yıl 802.11ac ürünleri revaçta olacak.
Kablosuz ağ konusundaki yeni
standart olan 802.11ac, kablosuz
ağ bağlantı hızlarını çok artırı-
yor; 11n’e oranla 3 kat daha hızlı
kablosuz hıza ulaşmak mümkün.
Gururla söyleyebilirim, AC destekli
en zengin modele sahip olan mar-
kayız. Bu konuda da tüketicilere bol
seçenek sunuyoruz. 2015 yılında
AC destekli model sayımız daha da
artacak. AC ürünlerinde de fiyat/
performans açısından iddialıyız.
Ürün / model çeşidi ve fiyat avantajı
ile AC ürünlerinde de pazarı yön-
lendiren marka olacağız. Daha uzun
vadeli baktığımızda ise mobilitenin
öne çıkacağını; buna paralel olarak
da kablosuz ağın hem menzilini
artırmayı sağlayan çözümlerin hem
de taşınabilir kablosuz ağ çözümle-
rinin öne çıkacağını düşünüyoruz.
Menzil genişleticiler ve powerline
adaptörlerin pazarı büyüyecek. Bu
ürünlerde de kolay kullanılabilen ve
taşınabilen modeller tercih edile-
cek. Avrupa’ ya baktığımızda Power-
line adaptörlerin satışı ciddi artışta.
Bizim tüketicilerimiz de bilinçlen-
meye başladıkça ve teknolojinin
ilerlemesi ile doğru orantılı şekilde
farklı ihtiyaçlar ortaya çıktıkça
talep çok farklı yönlere gidecek.
Bildiğiniz gibi internet ve mobilite
günümüzde en önemli iki kavram.
Bu ikisini birleştiren ürünler revaç-
ta olacak. Biz de TP-LINK olarak bu
konuda üretim yapan lider firmayız.
Bir diğer popüler konu ise akıllı
ev ve ofisler. Akıllı ev teknolojileri
sayesinde artık internete bağlı ci-
hazlar bilgisayar ya da çevre birim-
lerinden ibaret değil. Evdeki (ya da
ofisteki) pek çok cihazın internete
bağlı olduğu/olacağı bir dünyaya
doğru gidiyoruz. Buzdolabından
kombiye, televizyondan ampule
değin her şey internete bağlı olacak
ve tek bir kaynaktan yönetilebile-
cek. Bu işin merkezinde de -doğal
olarak- kablosuza ağ çözümleri yer
alacak. TP-LINK olarak akıllı ev /
ofis konusu odaklandığımız, gelişen
teknolojilerin başında geliyor.
42
Google geçtiğimiz günlerde yeni Android işletim sistemi sürümü olan Lollipop’u gün
yüzüne çıkardı. Biz de bu yeni işletim sisteminin detaylarını kurumsal kullanıcılar
için araştırdık. Bakın bu yeni işletim sistemiyle birlikte şirketinizin yararına olacak
özellikler neler.
Avşar ÖZGEN
info@btgunlugu.com
UDH Bakanlığı’nın 2015 Bütçesi
Kabul Edildi
Bakan Lütfi Elvan, Bakanlığı bünyesinde 2015’te 15,5
milyar liralık yatırım yapılacağını belirterek, diğer
harcamalarla birlikte toplam harcama miktarının 40,2
milyar lira olacağını, söyledi.
Elvan, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda Ulaştırma,
Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’nın (UDH) 2015 yılı
bütçesi sunuş konuşmasında, bakanlığın yapılanması
hakkında bilgi vererek, toplam 235 bin kişiye doğrudan
ve dolaylı istihdam sağlandığını belirtti.
“Bakanlık bünyesinde 2015 yılında 15,5 milyar li-
ralık yatırım yapılırken, diğer harcamalarla birlik-
te toplam 40,2 milyar liralık harcama yapılacak”
Bakanlığının 2015 yılı bütçesinin yüzde 5,22 arttığını
belirten Elvan, “Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme
Bakanlığımızın merkez bütçesinde yüzde 6,5’lik artış
oranı var. Karayolları Genel Müdürlüğümüzde yüzde
1,25’lik artış söz konusu. Bilgi Teknolojileri ve İletişim
Kurumu’nda ise yüzde 12’lik artış söz konusu” diye
konuştu.
İlgili ve ilişkili tüm kuruluşları bir bütün olarak değer-
lendirildiğinde, bakanlık bünyesinde 2015 yılında 15,5
milyar liralık yatırım yapılacağını dile getiren Elvan,
diğer harcamalarla birlikte toplam 40,2 milyar liralık
harcama yapılacağını kaydetti.
Bakanlığının toplam 3 bin 793 projeyi fiili olarak
yürüttüğünü ifade eden Elvan, bunların 2 bininin
Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM), yaklaşık bin
500’ünün TCDD tarafından yürütüldüğünü bildirdi.
Toplam 205 milyar liralık proje tutarı bulunduğunu
aktaran Elvan, bugüne kadar 102 milyar liralık
bölümünün harcandığını, geriye kalanının ise ileriki
yıllarda harcanacağını kaydetti. Elvan, önümüzdeki
yıllarda demiryolları yatırımlarına ağırlık vereceklerini
dile getirdi.
Havalimanlarından 10 Milyar Dolar Gelir
Kamu özel işbirliği çerçevesinde 61,5 milyar liralık
yatırımın devam ettiğini belirten Elvan, 12,5 milyar
liralık kısmın tamamlandığını söyledi. Elvan, Yap-İşlet-
Devret (YİD) modeliyle yapımı gerçekleştirilen havali-
manlarının kiralanması yöntemiyle de bugüne kadar 10
milyar dolar gelir elde ettiklerini ifade etti.
Son 12 yılda bölünmüş yollara ağırlık verildiğini,
önümüzdeki dönemde ise otoyol çalışmalarına ağırlık
vereceklerini anlatan Elvan, projeler hakkında bilgi
verdi. Türkiye’nin taşımacılıkta önemli bir konumda
43
olduğunu dile getiren Elvan, 58 ülkeyle ikili anlaşma
imzalandığını söyledi.
Türkiye’nin 66 bin kilometrelik yol ağının yüzde
36’sının bölünmüş yol olduğunu ifade eden Elvan, söz
konusu yol ağının yüzde 17’sini oluşturan “bitümlü
sıcak karışım”a ağırlık vereceklerini ifade etti.
Tehlikeli madde taşımacılığında yurt dışında alınan
belgenin artık Türkiye’den alınabileceğini anlatan
Elvan, TSE ve Türk Loydu’nun bu konuda yetkilendi-
rildiğini kaydetti. Elvan, tehlikeli madde taşımacılığın-
da tüm uluslararası sözleşmelere taraf olunduğunu
söyledi.
Trafik hacminin 2003 yılına göre iki kat arttığına dik-
kati çeken Elvan, yük taşımacılığında bu artışın görül-
mediğini belirtti.
Bölünmüş yolların az olduğu dönemde ortalama hızın
40 kilometre olduğunu, son 12 yılda araç hızlarının
saatte 80 kilometreye çıktığını belirten Elvan, bölün-
müş yollardan sağlanan yıllık tasarrufun 15 milyar
lirayı geçtiğini kaydetti.
Can kaybı konusunda Türkiye’nin Avrupa ortalamasının
altında olduğunu vurgulayan Elvan, “Can kaybın-
da yüzde 5,72’den yüzde 2,33’e inmiş durumdayız.
Hedefimiz 2023’te yüzde 1’i yakalamak” dedi.
Hedef 8 Bin Kilometre Otoyol İnşa Etmek
2015 yılında bin kilometrelik bölünmüş yol yapacak-
larını bildiren Elvan, devam eden otoyol projeleri
hakkında bilgi vererek, Yavuz Sultan Selim Köprüsü
bağlantı yollarının yapımı için ihale ilanına çıktıklarını
söyledi. Elvan, hedefin 8 bin kilometre otoyol inşa et-
mek olduğunu kaydetti. İstanbul’da Avrupa ve Anadolu
yakası arasında günde 1,5 milyon insanın karşılıklı
gidip geldiğini, İstanbul trafiğinin rahatlatılması gerek-
tiğini belirten Elvan, şöyle konuştu:“Yeni ihaleye çık-
tığımız Akyazı’dan İstanbul, İstanbul’dan Kınalı’ya ka-
dar olan kesim. Buradan Çanakkale’ye, Çanakkale’den
Balıkesir’e kadar uzanan aks. Burada yaptığımız şey
Marmara Bölgesi’ni otoyolla bir ring haline getiriyoruz.
Yani herhangi bir yerden otoyola giren bir kişi, tama-
mıyla Marmara Denizi etrafında dolanabilme imkânına
kavuşacak. Bu projenin özellikle Çanakkale Köprüsü
geçişi ve ring yapmanın en önemli avantajı, özellikle
Ege Bölgesi ve Orta Anadolu’nun batısından yurt dışına
çıkışlarda veya Edirne-Tekirdağ çıkışlarında artık İstan-
bul güzergâhı kullanılmayacak. Doğrudan Balıkesir ve
Çanakkale üzerinden Tekirdağ Kınalı’dan yurt dışına
çıkış söz konusu olacak.”
Bakan Elvan, İstanbul-İzmir Otoyolu projesinde 2015
sonu itibariyle Bursa’ya olan kesimin açılacağını bildir-
di. Dünyanın kendi klasında dördüncü büyük köprüsü
olacak İzmit Körfez Geçiş Köprüsü’nün 4-5 ay sonra
siluetinin tam manasıyla görülebileceğini belirten
Elvan, açılışın ise 2015 sonunda olacağını kaydetti.
Avrasya Tüneli’nde kazı çalışmalarının şu anda bin 400
metreyi geçtiğini ifade eden Elvan, 2017’de bitmesi
gereken tüneli, 2016 sonunda bitirmeyi hedefledikler-
ini anlattı. Elvan, aralarında Ovit ve Ilgaz tünellerinin
de bulunduğu 9 tünelin 2015’te tamamlanmasının
planlandığını belirtti. Ovit Tüneli çalışmalarının yüzde
50 seviyesinde olduğunu ifade eden Elvan, söz konusu
tünelin, dünyanın 2. en uzun çift tüplü karayolu tüneli
olacağını kaydetti.
Akıllı Ulaşım Sistemleri
Akıllı ulaşım sistemleri hakkında da bilgi veren Elvan,
8-10 ilde akıllı ulaşım sisteminin kurulduğunu kaydet-
ti. Söz konusu sistemle akıllı ulaşım merkezlerine
ulaşan trafik, yol durumu gibi çok sayıda verinin vatan-
daşlara ulaştırılacağını belirten Elvan, Gebze-İstanbul
arasında pilot uygulamanın başladığını söyledi.
Demiryolu ağı hakkında bilgi veren Elvan, mevcut
hatların yenilenmesi, hatların elektrikli ve sinyalli hale
getirilmesi, milli demiryolu sanayinin oluşturulması,
lojistik merkezlerinin yaygınlaştırılması ve sektörün
serbestleştirilmesinin öncelikleri arasında yer aldığını
anlattı.
2004’ten bugüne kadar bin 759 kilometre demiryolu
yapıldığını belirten Elvan, 2 bin 712 kilometrenin ise
inşasının devam ettiğini kaydetti. Elvan, Marmaray ile
bugüne kadar 53 milyon yolcu taşındığını, günde ise
150 bin yolcu taşındığını bildirdi. 2018’de bitirilmesi
planlanan Bursa-Bilecik Demiryolu Hattının yapımının
tamamlanmasını daha öne çekeceklerini belirten El-
van, Kars-Tiflis-Bakü hattının ise 2015 sonuna doğru
açılışının gerçekleştirileceğini kaydetti.
UDH Bakanlığı bütçe görüşmeleri zaman zaman sert
tartışmalara da sahne oldu UDH Bakanlığı bütçe görüşm-
eleri zaman zaman sert tartışmalara da sahne oldu
44
“Bundan sonraki süreçte kendi ulusal sinyal-
izasyon sistemimizi kullanmak istiyoruz”
Yüksek hızlı tren güzergâhında yük taşımacılığı
yapılamadığını ifade eden Elvan, “Bu nedenle biz, yük
taşımacılığında 120 kilometre, yolcu taşımacılığında ise
200 kilometre hız yapan hızlı trenlere ağırlık vereceğiz”
dedi. Elvan, şu anda yüzde 3 civarında olan demiryolu
yük taşımacılığını artırmak istediklerini ifade etti.
2003’teki 11 bin kilometre demiryolu hattının 8 bin
706 kilometresinin yenilendiğini anlatan Elvan, sin-
yalizasyonda istenilen noktada olunmadığını, sinyal-
izasyon çalışmalarının 2 bin 679 kilometrelik konvan-
siyonel hatta devam ettiğini kaydetti. Elvan, “Bundan
sonraki süreçte kendi ulusal sinyalizasyon sistemimizi
kullanmak istiyoruz” diye konuştu.
Bakan Elvan, 106 adet yüksek hızlı tren imalatını
düşündüklerini dile getirerek, bunların 80’inin Türki-
ye’de yapılmasına yönelik çalışmaların devam ettiğini
söyledi. İlerleyen dönemde YHT araçlarına ihtiyaç
olacağını ifade eden Elvan, “Bu araçları tamamıyla Tür-
kiye’de üretmeyi planlıyoruz. Bundan sonraki aşamada
da kendi milli trenimizi lisansıyla üretmeyi hedefliy-
oruz” dedi.
Havacılıkta önemli noktaya gelindiğini anlatan Elvan,
bölgesel uçak yapımıyla ilgili çalışmaların yoğun olarak
devam ettiğini bildirdi. Türkiye’nin havayolu yolcu
sayısı itibariyle 15. sıradan 11. sıraya yükseldiğini dile
getiren Elvan, bu yıl itibariyle de 7. veya 8. sıraya yük-
selmeyi beklediklerini kaydetti.
Esnek hava saha uygulamasını da anlatan Elvan, Türk
Silahlı Kuvvetleri (TSK) ile mutabakat sağlandığını, söz
konusu uygulamayla yurt içi uçuşlarda yıllık 500 mily-
on dolarlık tasarruf sağlayacaklarını ifade etti.
Uzay Ajansı Kuruluyor
Uzay Ajansı kuracaklarını belirten Elvan, konuyla ilgili
kanun tasarısının hazırlandığını, Bakanlar Kurulu’na,
ardından da Meclis’e sunulacağını anlattı. İlk yerli
haberleşme uydusu Türksat 6A’nın yapımına başla-
nacağını dile getiren Elvan, bununla ilgili protokolün
önümüzdeki günlerde imzalanacağını bildirdi.
Marmaray’ın devreye girmesiyle denizcilikte kabota-
jda taşınan yolcu sayısında azalma olduğunu belirten
Elvan, kabotajda taşınan araç miktarı ve elleçlenen
yük miktarında ise artış olduğunu söyledi. Ro-Ro
taşımacılığını daha da geliştirmek istediklerini dile
getiren Elvan, “Bulgaristan’la, İran’la zaman zaman
sıkıntılar yaşadık. Bu sıkıntıları Ro-Ro taşımacılığıyla
aşmak istiyoruz” dedi.
Yazılım Sektörü İstenilen Seviyede Değil
Bilgi teknolojileri pazarında iletişimde olduğu kadar
hızlı bir gelişme olmadığını bunun da yazılım sek-
töründe istenilen düzeyde olunmamasından kaynak-
landığını ifade eden Elvan, iletişim teknolojilerindeki
alandaki hıza ulaşmak için yazılım sektörüne ağırlık
verilmesi gerektiğini söyledi.
“Son 10 ayda genişbant internet abone sayısı
yüzde 25 artarak 32 milyondan 40 milyona ulaştı”
Bakan Elvan, son 10 ayda genişbant internet abone
sayısının yüzde 25 artarak 32 milyondan 40 milyona
ulaştığını belirtti. Elvan, sabit telefon abone sayısının
Avrupa’ya oranla daha hızlı gerilediğini anlatarak,
bunun nedeniyle ilgili çalışma yürüttüklerini söyledi.
Ulusal Veri Merkezi kuracaklarını bildiren Elvan, tüm
verilerin bu merkezde toplanmasını hedeflediklerini
ifade etti. “Kayıp Alarmı Projesi”ni geliştirdiklerini
bildiren Elvan, herhangi bir çocuk kaybolduğu zaman,
çocuğun daha çabuk bulunması amacıyla, bölgede
yaşayan vatandaşlara, çocuğu tarif eden mesaj gönder-
ildiğini kaydetti.
Muhalefetin Eleştirileri
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülen,
Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’nın 2015
yılı bütçesi üzerinde milletvekilleri de söz aldı.
CHP İstanbul Milletvekili Aydın Ayaydın, Ulaştırma
Bakanlığı’nın en yatırımcı bakanlık olduğunu, ancak
kamu kaynaklarını kanunlara ve mevzuata uygun şekil-
de kullanmadığını, mali disipline dikkat etmediğini,
bunun da Sayıştay raporlarında yer aldığını öne sürdü.
Karayolları Genel Müdürlüğü’nün 2013 yılı Sayıştay
denetim raporunda yaşanan olumsuzlukların yer al-
dığını ifade eden Ayaydın, raporda, “Yatırım ödenekleri
diğer harcama birimleri işinde kullanılmıştır. Kamu
yatırım programı uygulanmamış, genel müdürlük kendi
programını uygulamıştır” denildiğini kaydetti. Ayaydın,
genel müdürlüğün yatırım programında yer almayan
UDH Bakanlığı’nın bütçesi Plan ve Bütçe Komisyonu’ndan
sonra Meclis Genel Kurulu’nda oylanacak
45
721 iş için 1.5 milyar TL harcama yapıldığını iddia
etti.Ayaydın, bölünmüş yollarla zaman ve kaynak
tasarrufu yapıldığını ancak vatandaşları karayolu
taşımacılığına tam bağımlı hale getirdiğini belirterek,
yurt içi yolcu ve yük taşımacılığının büyük bir çoğun-
luğunun karayolu ile yapıldığını söyledi. Ayaydın,
ölümlü ve yaralamalı kaza sayısının arttığını, karay-
olunun demiryoluna göre 8 kat daha fazla ölüm riski
taşıdığını kaydetti.
Bakanlığın, demiryolu taşımacılığına ilişkin attığı
adımları memnuniyetle karşıladıklarını ancak den-
izcilik alanında sahip olunan potansiyelin kullanıl-
madığını ifade eden Ayaydın, “Havayolu taşımacılığın-
da son dönemde ilerleme sağlandığı gerçek. Ancak 3.
havalimanına ilişkin iddialara cevap bekliyoruz. İnşaat
için ne kadar finansman gerekli, inşaat hangi aşama-
da, yeri yanlış bir seçim mi?” diye sordu.
MHP Manisa Milletvekili Erkan Akçay, yolsuzluklarla
ilgili soruşturmaların kapatılması gayreti içinde olun-
duğunu ve Ulaştırma Bakanlığı’nın da bundan nasibini
aldığını savunan Akçay, “Yaptığınız ihalelerde mah-
kemeye intikal eden hususlar nelerdir?” diye sordu.
Akçay, Sayıştay raporlarının kuşa dönerek Meclis’e
geldiğini söyledi.
HDP Hakkari Milletvekili Adil Zozani ise bakanlığın
uygulamaları sayesinde İstanbul’un kilitlendiğini, ile
ne giriş ne de çıkışın doğru düzgün sağlanamadığını
ifade ederek, İstanbul gibi metropol kentler açısın-
dan alternatif uygulamalara yönelmek gerektiğini
vurguladı.
“Sosyal medya siyasetin toplumdan kopuş
yaşamasına neden olurken, Cumhurbaşkanı,
Başbakan ve bakanlar da buna hizmet ediyor”
Twitter kullanmadığını dile getiren Zozani, “Çünkü
Twitter’ın siyasetçiler açısından tuzak olduğunu
düşünüyorum. Siyasette internet, asosyal medya
üzerinden toplumla ilişkilerin kurulduğunu görüyo-
rum. Bu da siyasetin toplumdan kopuş yaşamasına
neden oluyor. Cumhurbaşkanı, Başbakan ve bakanlar
da buna hizmet ediyor. Bu eleştiriyi kendi millet-
vekillerime de yapıyorum. Teknolojiyi kullanmaktan
çıktık, teknolojiye köle durumuna geldik. Toplumu bu
teknolojik körlükten kurtarmak için bakanlığın neler
yaptığını öğrenmek istiyorum” diye konuştu.
Pahalı İnternetin Nedeni Türk Telekom
CHP İzmir Milletvekili Erdal Aksünger, Telekomüni-
kasyon İletişim Başkanlığı’nın (TİB) kurulmasının
doğru bir operasyon olduğunu, ancak sonrasında
yaşananların doğru olmadığını söyledi. TİB’in kapa-
tılarak MİT’e devredilmesi ile ilgili altyapı çalışması
olup olmadığını soran Aksünger, “Bu yapabilir mi,
bunun dünyada bir örneği var mı? Eğer TİB suiisti-
mal edilmişse, yargı var, oraya gidilir orada düzen-
lenir ama neden yorgan yakılıyor? Birebir montaj
yapılmışsa, bunlar ortaya çıkar. Bunu TİB’e mal edip,
kurumu tarumar etmek olur mu? MİT istihbarat
kurumu değil mi, neden oraya devrediliyor?” diye
sordu.
Aksünger, Türkiye’nin internet hızında dünyada 61.
sırada olduğunu belirterek, “Birinci Güney Kore, ABD
9. sırada. Hızda 61. sıradayız ama Güney Kore’nin 3
katı fazla fiyatla internet satıyoruz. Bu da Türk Tele-
kom’dan kaynaklanıyor. Siz özelleştirme yapıyor-
sunuz, yaptığınız özelleştirme tekelleşmeye neden
oluyor ve peşkeşe dönüşüyor. Aynısı yakında PTT için
de olacak” dedi.
Tartışmaların ardından UDH Bakanlığı’nın 2015 yılı
bütçesi TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda oyla-
narak kabul edildi.
UDH Bakanı Lütfi Elvan TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Bakanlığının 2015 bütçesiyle ilgili geniş bir sunum yaptı
46
31. Ulusal Bilişim Kurultayı
Ankara’da Gerçekleşti
Türkiye Bilişim Derneği’nin 31. Ulusal Bilişim Kurultayı ve CITEX Ankara
Bilişim Fuarı, 3 bin 500’e yakın katılımcı ile Ankara’da gerçekleşti.
Avşar ÖZGEN
info@btgunlugu.com
T
ürkiye Bilişim Derneği
(TBD) tarafından 1976
yılından beri gerçekleş-
tirilmekte olan Bilişim
Etkinliklerini bu yıl An-
kara’da ilk kez yapılan Bilişim Fuarı ile
aynı çatı altında toplayan Bilişim’2014
Etkinlikleri,Türkiye Bilişim Derneği
31.Ulusal Bilişim Kurultayı ve CITEX
2014 Ankara Bilişim Fuarı olarak
6–9 Kasım tarihleri arasında“Sayısal
Gündem 2020 ana temasıyla Congresi-
um,ATO Uluslararası Kongre ve Sergi
Sarayı’nda gerçekleştirildi.
Bu sene Avrupa Birliği’nin‘Sayısal
Gündem 2020’teması etrafında ve 3
bin 500’e yakın katılımcı ile gerçekle-
şen etkinlikte,TBD tarafından kurulan
40 uzmanlık grubu kuruldu.AB Sayısal
Gündem’de yer alan,büyük veri,kamu
teşvikleri,dijital sanat,savunma tek-
nolojileri ve 4G gibi başlıklarda çalışan
uzmanlık gruplarına,kamu kurumları,
akademisyen ve özel sektörden 1500
kişi katıldı.Dijital sanat ve fikri haklar,
çocukların çevrimiçi güvenliği,bilişim
okur-yazarlığı,kamu verilerinin yeni-
den kullanımı,savunma teknolojileri,
kamu teşvikleri,bulut bilişim ve büyük
veri,4G ve daha birçok başlıklarda
kurulan uzmanlık grupları,kamu ve
özel sektörün uzman ihtiyacını karşı-
layacak.Etkinlik boyunca kurulan 40
uzmanlık grubunun raporu ve tavsiye-
lerinin de çalışmanın sonucunda ka-
muoyu ile paylaşılması kararlaştırıldı.
Türkiye Bilişim Derneği çatısı al-
tında çalışacak uzmanlık grupları,
AB Sayısal Tek Pazar dahilindeki
136 hedefi takip edecek
Konuyla ilgili konuşan Türkiye Bilişim
Derneği Başkanı Turhan Menteş,Avru-
pa Birliği’ne dijital çerçevede entegre
olmanın önemine vurgu yaparak,
“Dijital AB’yi kaçırma lüksümüz yok.
Bir sivil inisiyatif olarak kurduğumuz
uzmanlık gruplarında kamu ve özel
sektörden katılımcıların yer alma-
sıyla,Türkiye’nin bilişim geleceğini
şekillendiren uzmanlar yetiştiriyoruz.
Dernek çatısı altında çalışacak bu uz-
manlık grupları,AB Sayısal Tek Pazar
dahilindeki 136 hedefi takip edecek.
Türkiye’nin dört bir yanından tekno-
loji ve bilişim politikalarında izleme
ve denetleme yapabilecek sivil bir
inisiyatif görevi görecek.Etkinliğimize
gönüllü olarak katılan 1500 uzman-
la,Türkiye’nin sivil bilişim ordusunu
kuruyoruz”dedi.
Acarer:“Burada büyük fırsat var,kaçı-
racağımızdan endişe ediyorum”
Türkiye Bilişim Derneği 31.Ulusal Bi-
lişim Kurultayı ve CITEX 2014 Ankara
Bilişim Fuarı’nın açılışında konuşan
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu
(BTK) Başkanı Tayfun Acarer de,“Ki-
şisel veriler geleceğin ticareti üzerinde
etkili olacağı için,bu konu üzerinde
konuşup belli politikaları belirleme-
miz gerekiyor.Burada büyük fırsat var,
kaçıracağımızdan endişe ediyorum”
ifadesini kullandı.BTK Başkanı Tayfun
Acarer,açık veri konusunda kamuya ait
verilerin paylaşılmasındaki fırsatın da
kaçırılmasından endişe ettiğini belirtti.
BTK Başkanı Acarer,şunları kaydetti:
“Kurultayın dikkat çektiği önemli bir
konu var,kamuya ait verilerin payla-
şılması.Bu konu,AB komisyonunda
da tartışılan bir konu.Kişisel veriler ge-
leceğin ticareti üzerinde etkili olacağı
için bu konu üzerinde konuşup belli
politikaları belirlememiz gerekiyor.
Burada büyük fırsat var,kaçıracağımız-
47
dan endişe ediyorum. Kişisel veriler
geleceğin ticareti üzerinde çok etkili
olacak.Konuya sadece kişisel verilerin
korunması olarak bakılmaması gerek-
tiğini düşünüyorum.”
Acarer,Türkiye Bilişim Derneği’nin AB
Sayısal Tek Pazar gündemine dik-
kat çekmesinin de önemli olduğunu
vurgulayarak,“AB sayısal Tek Pazar
konusunda işbirliğine hazırız”dedi.
Çok basit saldırılarda bile sa-
vunmasız kalan Türkiye’nin siber
savaş savunma gücü son derece
yetersiz
Siber güvenlik ve savunma alanın-
daki çalıştaya başkanlık yapan Bilgi
Güvenliği Derneği Başkanı ve Gazi
Üniversitesi Elektrik-Elektronik
Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof.
Dr. Mustafa Alkan ise, Türkiye’nin
dünyada en çok siber saldırıya uğra-
yan ilk beş ülke arasında yer aldığını
belirtti ve şunları söyledi: “Türkiye,
siber saldırılar konusunda, kişisel ve
ulusal anlamda ciddi tehlike altında.
Geçtiğimiz sene 60’a yakın kurumla
birlikte siber güvenlik tatbikatları
yapıldı. Bu kurumların yüzde 90’ı tat-
bikat sırasında başarısız olarak çöktü.
Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, Ge-
nel Kurmay Başkanlığı, Emniyet, İçiş-
leri, TİB gibi kurumların web sayfala-
rının çökertildiğini hepimiz biliyoruz.
Çok basit saldırılarda bile savunmasız
kalan Türkiye’nin siber savaş sa-
vunma gücü son derece yetersiz. Bu
konudaki en önemli sorunumuz ise,
farkındalık yaratamamak. Türkiye’nin
bu alanda bir politika ya da stratejisi
yok, yasal düzenlemeler yetersiz ve
bu alanda ciddi bir kurumsal yapılan-
ma ihtiyacı var.”
Bilişim 2014 etkinliğinde dikkat çeken
bir başka konu da sanat eserlerinin
sayısallaştırılması oldu.Sanatsal obje-
lerin,kültür ve sanat eserlerinin dijital-
leştirilmesiyle,herkesin kullanımına
açılmasını ve kültür-sanat alanındaki
ülke başarılarının tüm dünyadan
erişilmesini hedefliyor.Kültür-sanat
Eserlerinin sayısallaştırılması olarak
adlandırılan uzmanlık grubunda,Tür-
kiye’de öncelikli olarak Osmanlı’dan
gelen telif hakkı gerektirmeyen öksüz
eserlerin dijitalleştirilmesi tavsiyesi
yapıldı.
Konuyla ilgili konuşan Milli Kütüpha-
ne Bilgi İşlem Müdürü Erdal Naneci de,
“Osmanlı İmparatorluğu,600 yıldan
fazla 3 kıtaya hükmetmiş.Osman-
lı’dan günümüze yazma ve basma eser
var,bunları hiç okuyamıyoruz çünkü
Osmanlıca.Dünyada yaşayan dillerin
tümü için dijital olarak okunmasını
sağlayan OSR (Optik Character Recog-
nation) yazılımı geliştirilmiş durumda.
Arapçanın,Farsçanın OSR yazılımı var
ama Osmanlıcanın yok.Osmanlıca
OSR yazılımını yapıp uygularsak,o
zaman biz ve tüm dünya,büyük tarihi
ve kültürel mirasımızı tanıyabilecek,
araştırma yapabilecek.Ülkemizin
zengin tarihi ve kültürel mirasını tüm
dünyaya gururla iletebilmek için bu
konuda çalışan bir üst kurula ihtiyacı-
mız var”dedi.
Turkcell Yönetim Kurulu Üyesi Meh-
met Bostan da“Gelecek Nesil İletişim
Teknolojileri (4G/LTE) olacaktır”baş-
lıklı konuşmasında,4G teknolojisinin
gelmesiyle hayatın her alanında büyük
bir gelişim ve değişim yaşanacağını
belirtti.Bostan,“4G’deki 4 tane G,
geleceğin 4 halini temsil ediyor.Daha
hızlı gelecek,daha zengin bir gelecek,
daha dolu bir gelecek,daha iyi bir gele-
cek”ifadesini kullandı.
Kurultayda ödüller de
sahiplerini buldu
Bilişim sektörünün en büyük etkinliği
olan Türkiye Bilişim Derneği Ulusal
Bilişim Kurultayı’nda Bilişim 2014
Hizmet Ödülleri Töreni de gerçekleşti.
Yılın Girişimcilik ödülü,4PPS mobil
uygulama hizmetlerine; Sağlık Projesi
ödülü Sisoft’a,eğitimde etkin teknoloji
kullanımının bir okul kültürü hali-
ne dönüştürülmesi çalışmalarından
dolayı Yüce Okulları’na eğitim ödülü;
İçişleri Bakanlığı İller İdaresi Genel
Müdürlüğü,112 projesiyle Büyük Veri
ödülünü; ODTÜ’ye nesnelerin interne-
ti projesiyle akademik ödül verildi.
48
İletişim
Türkiye’nin Haberleşme
Politikaları Meclis’te
Masaya Yatırıldı
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edilen
UDH Bakanlığı bütçesinde, Bakanlığın Haberleşme
politikaları da masaya yatırıldı.
Avşar ÖZGEN
info@btgunlugu.com
49
T
BMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda, bakan-
lığının politikalarıyla ilgili uzun bir sunum
yapan Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme
(UDH) Bakanı Lütfi Elvan, UDH Bakanlığı’nın,
bilgi teknolojileri ve iletişim sektörüne yö-
nelik olarak; gerek bireylerin haberleşme, internet ve veri
hizmetlerine olan taleplerinin ve gerekse diğer sektörlerin
altyapıya yönelik ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla,
bilgi ve iletişim altyapısını ve bu altyapı üzerinden su-
nulacak hizmetlerin ihtiyaç duyduğu platformu, ülkenin
her tarafına ve tüm bireylerin erişebileceği şekilde geliş-
tirmeye ve yaygınlaştırmaya çalıştığını kaydetti. Bilgi ve
iletişim teknolojileri geliştikçe, sayısallaşmanın da etkisiy-
le ses, veri ve yayıncılık hizmetlerinin artık teknolojiden
bağımsız ortak platformlardan sunulmaya başlandığını
ifade eden Bakan Elvan,“Bir başka ifade ile hizmetler ve
altyapılar yakınsamaya başlamıştır. Bu gelişmeye kayıtsız
kalmamak için yapacağımız yasal ve ikincil düzenleme-
lerde ve uygulamalarımızda buna uygun hareket etmemiz
gerekmektedir” dedi.
Bu çerçevede daha önce dağınık yapıdaki mevzuatın 10
Kasım 2008 tarihinde yayımlanan 5809 sayılı Elektronik
Haberleşme Kanunu ve bu Kanuna dayalı olarak çıkarı-
lan ikincil mevzuatın tek çatı altında toplandığını ve AB
müktesebatına uyumlu hale getirildiğini anlatan Elvan,
öte yandan, teknolojik gelişmelere uyumu sağlamak, mer’i
mevzuatın uygulanma sürecinde ortaya çıkan sorunları
gidermek ve sektörde politika belirleme ve düzenleyici
fonksiyonlarının kapsam ve sınırlarını daha da netleşti-
rerek düzenli bir şekilde işlemesini sağlamak amacıyla
da 1 Kasım 2011 tarihinde yayımlanan 655 sayılı Kanun
Hükmünde Kararname ile UDH Bakanlığı’nın görevlerinin
yeniden düzenlendiğini söyledi.
“Bakanlık olarak, politikaları belirlerken ve mevzuatımızı
hazırlarken sektörün tüm paydaşları ile birlikte çalışılmak-
tadır. Bugüne kadar belirlenen politikalar ve hedefler tek-
nolojik gelişmelerin de etkisiyle gerektiği takdirde tekrar
gözden geçirilmekte ve revize edilmektedir” diyen Elvan,
bilgi teknolojileri, haberleşme ve posta hizmetleri sektö-
rüne yönelik olarak bakanlığının şu çalışmaları yaptığını
söyledi:
- Bilgi Toplumu oluşumunu sağlayacak bilgi ve iletişim
altyapısının oluşturulması,
- Özellikle sabit ve mobil geniş bant erişim altyapısını ve
kullanımını ülkenin her tarafında yaygınlaştırarak sayısal
uçurumun ortadan kaldırılması,
- Tüketicilerin korunmasının yanı sıra kişisel bilgilerin de
korunması,
- Siber güvenlik ve e-Devlet konularındaki strateji ve eylem
planının oluşturulması,
- Sektörde etkin rekabet ortamının sağlanması,
- Kıt kaynakların etkin ve verimli kullanılması,
-Ar-Ge ve yerli üretimin desteklenmesi temel politika
alanları olarak belirlendi.
Gelinen bu aşamada; sektöre yönelik olarak işletmeciler
arasında ve işletmeciler ile tüketiciler arasındaki ilişki-
leri ve faaliyetleri düzenleme görevleri ile yetkilendirme
faaliyetlerinin düzenleyici kurum olan Bilgi Teknolojileri
ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından yapıldığını ifade eden
Elvan,“Politika ve strateji belirleme görevleri ile e-devlet,
siber güvenlik ve Ar-Ge faaliyetlerinin desteklenmesine
yönelik uygulama esaslarını belirleme ve uygulama gö-
revleri ise Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı
tarafından yerine getirilmektedir” dedi.
Geçiş Hakkı Yönetmeliği
UDH Bakanı Elvan, 655 sayılı KHK ile Bakanlığa verilen
görevlerden birinin; Sabit ve Mobil Haberleşme Altyapısı
veya Şebekelerinde Kullanılan Her Türlü Kablo ve Benzeri
Gerecin Taşınmazlardan Geçirilmesine İlişkin Usul Esasla-
rı ve ücretleri belirlemek olduğunu söyledi.
Elvan,“Bu kapsamda ülkemiz elektronik haberleşme
altyapı sektöründe alternatif altyapıların gelişmesini ve
elektronik haberleşme altyapısı kurulumunda kaynakların
etkin ve verimli kullanılmasını sağlamak, geçiş hakkına
ilişkin tarife belirlemek, sektörde yaşanan diğer sorunları
gidermek ve Bakanlığımızın ‘Her Eve Fiber’ hedefinin ger-
çekleşmesini hızlandırmak amacıyla geçiş hakkına ilişkin
bir yönetmelik çalışması yapılmış olup, 27 Aralık 2012
tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmıştır” dedi. Elvan ayrıca,
yönetmeliğin uygulanmasına ilişkin uygulama detaylarını
belirlemek amacıyla hazırlanan ‘Sabit ve Mobil Haber-
leşme Altyapısı veya Şebekelerinde Kullanılan Her Türlü
Kablo ve Benzeri Gerecin Taşınmazlardan Geçirilmesine
İlişkin Yönetmeliğin Uygulanması Hakkında Usul ve Esas-
lar’ın da Bakanlık resmi internet sayfasında yayımlandığı-
nı söyledi.
Baz İstasyonu Kurulmasına İlişkin Usul ve
Esasların Belirlenmesi
“655 sayılı KHK ile Bakanlığımıza verilen görevlerden
birisi de; sabit ve mobil haberleşme altyapısı veya şebe-
kelerinde kullanılan her türlü baz istasyonu, anten, kule,
dalga kılavuzu, konteynır ve benzeri araç, gereç ve tesisa-
tın kurulması, bunların taşınmazlar üzerine yerleştirilme-
sine ilişkin usul ve esaslar ile ücret tarifelerini belirlemek
ve denetlemektir” diye konuşan Elvan,“Bu çerçevede
hazırlık çalışmaları yapılan yönetmelikte; baz istasyonla-
rının taşınmazlar üzerine yerleştirilmesiyle ilgili uygula-
50
ma esasları ile ücret tarifeleri belirlenerek, sabit ve mobil
işletmecilerin kapsama alanlarını geliştirmeleri suretiyle,
vatandaşlarımızın daha kaliteli hizmet alarak ülkemizin
bilgi toplumu hedeflerine ulaşmasına katkı sağlanmış
olacaktır” dedi.
Elektronik Haberleşme, Uzay ve Havacılık Sektörü
UDH Bakanlığı’nca 5809 sayılı Elektronik Haberleşme
Kanunu’na ve 655 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye
dayanılarak; elektronik haberleşme, uzay, havacılık sis-
temlerinin yerli tasarım ve üretimine ilişkin araştırma ge-
liştirme faaliyetlerinin desteklenmesi amacıyla hazırlanan
yönetmeliğin 2012’de yürürlüğe girdiğini hatırlatan Elvan,
“Bu kapsamda, elektronik haberleşme ile ilgili projeler için
10 milyon TL’ye kadar destek verilebilmektedir. Böylece
bilgi teknolojileri ve iletişim sektöründe ülkemizin ulusla-
rarası arenada öne çıkmasını sağlayacak yüksek bütçeli ve
önemli projeler desteklenebilecektir. Hem yatırım açı-
sından hem de araştırma geliştirme faaliyetleri açısından
daha yüksek maliyetler içeren uzay ve havacılık alanındaki
projeler için ise destek oranı 20 milyon TL’ye kadar çıkabi-
lecektir. Bu sayede havacılık ve uzay alanında yerli üreti-
me öncülük yapacak araştırma geliştirme faaliyetlerinin
desteklenmesi sağlanmış olacaktır” dedi.
Ar-Ge destek başvurularının değerlendirme ve izleme
süreçlerine ilişkin iş ve işlemlerin sağlıklı olarak düzen-
lenmesi amacıyla yönetmelik değişikliği çalışmalarının
devam ettiğini belirten Bakan Elvan, Evrensel Posta Hiz-
meti Yönetmelik Çalışmaları 6475 sayılı Posta Hizmetleri
Kanunu’nun Mayıs 2013’te yürürlüğe girdiğini, bu çerçeve-
de, evrensel posta hizmeti gelirlerinin tahsili ve giderlerin
yapılmasına ilişkin usul ve esasların belirlenmesi amacıyla
yapılan çalışmalar neticesinde Evrensel Posta Hizmetleri
Yönetmeliği Taslağı’nın hazırlanarak kamuoyunun görü-
şüne açıldığını ifade etti.
E-Devlet Yönetmelik Çalışmaları
Komisyonda e-Devlet yönetmelik çalışmaları hakkında da
bilgi veren Bakan Elvan,“Bilgi toplumu politika, hedef ve
stratejileri çerçevesinde hazırlanan e-Devlet Yönetmelik
taslağı, kamu kurum ve kuruluşların görüşlerine açılmış
ve gelen görüşler dikkate alınarak yönetmelik taslağında
gerekli düzenleme çalışmaları yapılmıştır. Söz konusu
e-Devlet Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Usul ve
Esaslar Hakkında Yönetmelik Taslağı yayınlanmak üzere
Başbakanlığa gönderilmiştir. BTK tarafından 2014 yılı
içerisinde de elektronik haberleşme sektörüne yönelik
pazar analizleri, tüketici haklarının korunması, işletme-
cilerin birbirleri ile ilişkilerinin düzenlenerek rekabetin
tesisinin sağlanması gibi konularda birçok düzenleme
yapılmıştır” dedi.
Pazar Analizleri
Bakan Elvan, ikincil düzenleme kapsamında en geç üç
yılda bir tekrarlanması hüküm altına alınan pazar analiz-
lerine ilişkin olarak, 2013 yılı Nisan ayı itibariyle üçüncü
tur pazar analizlerinin (Mobil Çağrı Sonlandırma, Mobil
Şebekelerde Erişim ve Çağrı Başlatma,Veri Akış Erişimi
(VAE) İçeren Toptan Genişbant Erişim, Fiziksel Şebeke
Altyapısına Erişim, Sabit Şebekede Çağrı Sonlandırma,
Toptan ve Perakende Kiralık Devreler, Sabit Şebekede Çağrı
Başlatma ve Sabit Şebekede Çağrı Taşıma) tamamlandığı-
nı söyledi. İlgili pazarlarda etkin rekabet ortamının tesisi
ve korunması amacıyla etkin piyasa gücüne sahip olduğu
tespit edilen işletmecilere öncül yükümlülükler getirildiği-
ni belirten Elvan, BTK tarafından gerçekleştirilen ‘bireysel/
kurumsal son kullanıcıların eğilimlerinin değerlendiril-
mesine yönelik anket çalışması’ ve ‘Elektronik Haberleşme
Sektöründe Sabit-Mobil İkamesinin Değerlendirilmesi” ça-
lışmalarından da faydalanılarak, alınan kamuoyu görüşleri
ve BTK değerlendirmeleri neticesinde nihai pazar analizi
dokümanlarının, BTK internet sitesinde yayımlanarak
yürürlüğe girdiğini söyledi.
Hesap Ayrımı ve Maliyet Muhasebesi Düzenlemesi
Hesap ayrımı ile işletmecinin sağladığı farklı hizmetlerin
maliyetlerinin ayrı ayrı belirlenmesinin amaçlandığını
söyleyen UDH Bakanı Lütfü Elvan, BTK tarafından revize
edilen Hesap Ayrımı ve Maliyet Muhasebesine İlişkin Usul
ve Esaslar ile bir işletmecinin sağladığı bütün hizmetlerin
her birinin maliyetlerinin ve gelirlerinin ayrı ayrı belir-
lenebilmesi için her bir hizmetin maliyetini ve gelirini
İletişim
51
oluşturan unsurların tespit edilmesi, maliyet dağıtımları
ile hizmetin toplam birim maliyetinin elde edilmesi ve
gelirleri ile ilişkisinin ortaya konulması sürecinde takip
edilen prosedürler ve buna ilişkin uygulama esasları revize
edildiğini anlattı. Elvan,“AB mevzuatı ve diğer ülke uygu-
lamaları dikkate alınarak oluşturulan yeni usul ve esaslara
göre işletmeciler, etkin piyasa gücüne sahip olduğuna
karar verilen pazarlar ve sunmakla yükümlü oldukları
hizmetler için hesaplarını ayrıştırmakta ve ayrıştırdıkları
bu hesapları her yıl Temmuz ayı sonuna kadar Kuruma
sunmaktadır” dedi.
3N Mobil Haberleşme Hizmetleri İçin Hizmet
Kalitesi Düzenlemesi
Elektronik Haberleşme Sektöründe Hizmet Kalitesi Yö-
netmeliği ve İmtiyaz Sözleşmesi hükümleri kapsamında
3N işletmecilerinin kapsama yükümlülüklerinin tamam-
landığı yerlerde işletmecilerin ulusal ve uluslararası kalite
standartlarında hizmet sunmalarını teminen, Ocak 2014
tarihli yönetmelik değişikliği ile 3N hizmet kalitesi stan-
dartlarının belirlendiğini söyleyen Elvan, mobil elektronik
haberleşme hizmeti sunan işletmeciler hariç elektronik
haberleşme alt yapısı üzerinden internet servis sağlayı-
cılığı hizmeti sunan işletmecilerin, hizmet kalitesi ölçüt
ve hedef değerlerinin tespiti ile ölçümlerinin yapılmasına
ilişkin usul ve esasların belirlenmesi amacıyla hazırlanan
İnternet Servis Sağlayıcılığı Hizmeti Sunan İşletmecilere
İlişkin Hizmet Kalitesi Tebliği’nin de Şubat 2012’de yürür-
lüğe girdiğini belirtti.
Elektronik İmza Düzenlemesi
Elvan,“23 Ocak 2004 tarihinde Resmi Gazete’de yayımla-
nan Elektronik İmza Kanunu ve bu kapsamda BTK tarafın-
dan hazırlanarak Ocak 2005’te yayımlanan ikincil düzen-
lemelerle güvenli elektronik imzanın elle atılan imza ile
aynı hukukî geçerliliğe ve aynı ispat gücünü haiz olması
sağlanarak elektronik ortamlarda yapılan iş ve işlemlere
hukuki geçerlilik kazandırılmıştır” dedi. Düzenlemelerin
tamamlanmasının ardından nitelikli elektronik sertifika,
zaman damgası ve elektronik imzalarla ilgili hizmetleri
sunacak olan Elektronik Sertifika Hizmet Sağlayıcıları’nın
(ESHS) BTK’ya yaptıkları bildirimden sonra faaliyete başla-
dıklarını ifade eden Elvan, hâlihazırda özel sektöre nitelikli
elektronik sertifika sağlayan 4 adet, tüm kamu kurum ve
kuruluşları çalışanlarının kurum içi ve kurumlararası iş-
lemlerde kullanacakları kurumsal elektronik sertifika ihti-
yaçlarını karşılayan TÜBİTAK Kamu Sertifikasyon Merkezi
ve Başbakanlık Genelgesi kapsamında kendi çalışanlarının
nitelikli elektronik sertifika ihtiyaçlarını karşılamak üzere
Emniyet Genel Müdürlüğü Sertifikasyon Merkezi olmak
üzere toplam 6 adet ESHS’nin faaliyet gösterdiğini belirtti.
Kayıtlı Elektronik Posta
“6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 18’inci maddesi
ile tacirler arasındaki diğer tarafı temerrüde düşürmeye,
sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar,
ihtarlar, itirazlar ve benzeri beyanlar, fatura, teyit mektu-
bu, iştirak taahhütnamesi, toplantı çağrıları gibi belgelerin
elektronik olarak gönderilmesi için Kayıtlı Elektronik Pos-
ta (KEP) Sisteminin kullanılması hüküm altına alınmıştır”
diyen Bakan Elvan, yine aynı kanunun 1525’inci maddesi-
nin 2’nci bendi ile söz konusu sisteme, Kayıtlı Elektronik
Posta Hizmet Sağlayıcıların (KEPHS) hak ve yükümlülük-
lerine, yetkilendirilmelerine ve denetlenmelerine ilişkin
ikincil düzenlemeleri yapmak üzere BTK görevlendirildi-
ğini ve bu çerçevede BTK tarafından hazırlanan ikincil dü-
zenlemelerin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile birlikte
Temmuz 2012’de yürürlüğe girdiğini söyledi. Elvan,“Daha
sonra ilgili mevzuat kapsamında KEPHS olmak üzere
BTK’ya başvuruda bulunan PTT Genel Müdürlüğü Eylül
2012’de, TNB Kayıtlı Elektronik Posta Hizmet Sağlayıcılığı
ve Ticaret AŞ.Aralık 2012’de ve Türkkep Kayıtlı Elektronik
Posta Hizmetleri Sanayi ve Ticaret AŞ. De Şubat 2013’te
KEPHS olarak yetkilendirilmiştir” dedi.
Türkiye’de iletişimin denetlenmesinin yasal zemine ka-
vuşturulması konusunda yetkili kuruluşlar ve görevlilerle
ilgili düzenleme yapılmakla yetinilmediğini ve 5809 sayılı
Elektronik Haberleşme Kanunu ile elektronik haberleşme
sektöründeki işletmecilerin kişisel verilerin güvenliğini
sağlama konusundaki yükümlülükleri de düzenlediğini
söyleyen Elvan, elektronik haberleşme sektörünün de-
netleyici ve düzenleyici kuruluşu olan BTK tarafından söz
konusu mevzuatın uygulandığını da sözlerine ekledi.
52
ERP
ERP Gerçeği
Kurumların ERP sistemlerine neden ihtiyaçları var. ERP’siz
bir başarı düşünülemez mi? Hepsi ve daha fazlası sizin için
hazırladığımız özel dosya konusunda.
E
RP sistemleri planlama,en-
vanter / malzeme yönetimi,
mühendislik,sipariş işleme,
imalat,satın alma,muhase-
be ve finans,insan kaynak-
ları ve daha fazlası dahil olmak üzere
tüm iş yönetimi fonksiyonlarını entegre
eden bir yapıya sahiptir. ERP yazılım
programları her zaman geliştirilip,
güncellenmektedir.Piyasada mevcut
ERP yazılım markalarının farklı türleri
vardır.Ama şirketlerin ihtiyaçlarını
karşılamak için doğru ERP sistemini
seçmek gerekir.Bir ERP sisteminin en
büyük avantajı,gerçek zamanlı kabili-
yetiyle şirketinizde olan biteni görmek
olanağını sağlamasıdır.Yüksek hacimli
iş süreciyle baş ediyorsanız kullanışlı-
dır.Bir ERP sistemi ile şirket envanter
sıkıntısı yada dosyaları aktarmak için
boşa zaman harcamazsınız.Bir ERP
sistemi sağlam,işlevsel destek sağlar.
Maliyetleri düşürürken,siparişlerin üre-
tim hacminin ve yerine getirilmesinin
gelişmesini,ayrıca üretim ve dağıtım
işlemlerini optimize ederek,şirketle-
rin yeni iş fırsatlarına odaklanmasını
mümkün kılar.ERP sisteminin size
sunduğu faydalara kısa bir bakış atalım:
Tek bir entegre sistem ile süreçlerini
ve iş akışlarını düzene sokar.Gereksiz
veri girişini ve süreçleri azaltıp,diğer
yandan o bölüm arasında bilgi payla-
şır.Tanınan en iyi iş uygulamalarına
dayalı tek tip süreçlerin oluşturulmasını
sağlar.Geliştirilmiş iş akışı ve verimlilik
sağlar.Zamanında teslimat,kalite artışı,
kısaltılmış teslimat sürelerine dayalı
geliştirilmiş müşteri memnuniyeti
sağlar.Daha iyi planlama,izleme ve
gereksinimleri tahmin edilip azaltılmış
stok maliyetleri verir.Faaliyetlerin ger-
çek maliyetlerini takip ederek,faaliyete
dayalı maliyeti dengeler.Envanter ve
alacakların birleştirilmiş satış resmini
görmenizi sağlar. İşletmelerde Bilgi
Teknolojisi tabanlı iş uygulamalarının
ortaya çıkması,iş modellerinde köklü
değişikliklerle birlikte,küreselleşme
ve ekonomisinin serbestleştirilmesi
nedeniyle büyük bir dönüşüm süre-
cinde bulunmaktadır.Türkiye gibi
gelişmekte olan ülkelerde,işletmelerin
çoğu,örgütsel dönüşüm ve yeniden
mühendislik girişimlerinin süreci ile
uyum içinde Kurumsal Kaynak Plan-
laması (ERP) sisteminin uygulanması
sürecinde bulunmaktadır.ERP sistemi,
artan verimlilik,kalite ve kârlılık dö-
nüşüm aralığının faydalarının sözünü
vermektedir.Ancak,ERP uygulamaları
bazı beklenmedik kurumsal sorunlar ve
değişiklikleri de içinde barındırmakta-
dır.Bu doğal olarak yapısalın yanı sıra
kültürel de olabilir.ERP,karar verme
sürecinde güçlendirme ve esneklik
Mutlu Çavuş
murlu@btgunlugu.com
53
talepleri ile dünya standartlarında en
iyi iş uygulamalarını kurmaya yardımcı
olur ve organizasyona şeffaflık getirir.
Bunun yanı sıra dünyanın en büyük
e-ticaret şirketlerinin kendi iç iş süreç-
lerini dönüştürmek için,ERP sisteminin
konuşlandırıyor.Bu nedenle ERP sis-
temleri E-ticaretin omurgası olarak da
kabul edilir.Web tabanlı ERP çözümleri,
orta ölçekli ve büyüyen şirketler için,
arka-ofis süreç otomasyonunu kolay-
laştırır.Bu,finans,sipariş yönetimi,
satın alma,envanter,çalışan yönetimi,
e-ticaret ve çok daha fazlası hakkın-
da gerçek zamanlı bilgi sağlar.Web
tabanlı ERP çözümleri ile iş döngüleri
hızlandırabilir,verimlilik ve güvenilirlik
arttırabilir.Müşteriler,tedarikçiler ve
iş ortaklarına sunulan hizmet yüksek
düzeyde sağlayabilir.Web tabanlı ERP
çözümleri,lider yönetimi,sevkiyat
takibi,fatura ödeme takibi ve self-ser-
vis portalları aracılığıyla müşteriler,
tedarikçiler ve ortaklar arasındaki iş
gelişimini en iyi şekilde sağlar.
BTMaliyetlerini ve BakımıAzaltır
ERP çözümü web tabanlı olsun veya
olmasın genel giderleri önemli ölçüde
azaltır.Yüklenmesi gereken bir uygula-
ma,satın alınması ve bakımı gereken,
zamanla değiştirilmesi gereken karma-
şık bir donanımı yoktur ve istenilen iç
sistemlere kolaylıkla entegre edilebilir.
Sonuç olarak ERP çözümü,tam zamanlı
uygulamalarıyla iş planlarınızla ilgile-
nirken,siz de aynı anda işinizi yönete-
bilirsiniz.
WebTabanlı ERPÇözümlerinin
Avantajları
Son dönemde internetin yaygınlaş-
ması ve mobil bağlantı ücretlerinin
ucuzlamasıyla birlikte web tabanlı
ERP çözümlerinin avantajları belirgin
olarak ortaya çıkmaya başladı.Web
tabanlı ERP çözümlerinin net avanta-
jı,yöneticiler ve satış temsilcileri gibi
uzaktan kullanıcılar,terminal hizmet-
ler için yapılandırılmış bir dizüstü ile
herhangi bir tarayıcı sayesinde şirket
sistemine erişebilir olması.Çözümün
hızlı ve zamanında uygulamalı olarak
kurulması,mevcut kullanılan siste-
min üzerine yapılabilir.Yani,mevcut
ağınızı,Windows / Exchange Server ve
SQL Server veritabanına yükseltmeye
ihtiyaç duymazsınız.Bir web-tabanlı
çözüm,düşük harcama ve zaman içinde
maliyet tahmininin yayılmasını sağlar.
Yazılım,donanım,lisans maliyetlerinde
işiniz için önemli bir tasarruf sağlayan
yatırım olabilir.Web tabanlı ERP,sunu-
cu ve diğer donanımların bakım zamanı
geldiğinde,maliyeti doğru yapılan ya-
tırım olarak sizi baş ağrısından kurtarır.
Hizmet paketleri ve düzeltmeler gibi
yeni fonksiyonlar ve özellikleri hakkın-
daki endişeyi kaldırır.Buna ek olarak
Web tabanlı ERP’yi başladığınız ilk
günden itibaren kullanabilirsiniz.Diğer
ERP çözümlerinde belli bir kurulum sü-
recini beklemeniz gerekir.Barındırılan
uygulamaların çoğu raflarda bulun-
mayan yazılımlardır.Web tabanlı ERP
uygulamasını,basit bir tarayıcı ile her
yerde ve her zaman kullanabilirsiniz.
DüşükMaliyetliWebTabanlı ERP
Çözümü
Diğer ERP çözümlerinin aksine web
tabanlı ERP çözümü içerisinde bireysel
modüller satın alabilir ve kendinize özel
bir uygulama yapabilirsiniz.Böylece,
şirketlerin satın alma ve yatırım konu-
sunda endişelenmesine gerek kalma-
dan ERP sistemini hayata geçirmek
kolaylaşır. Bir web tabanlı ERP çözümü,
çevrimiçi olduğu için çoğu zaman satıcı
tarafından bakımını yürütmek çok daha
kolaydır.Bu durum zaman kazandırır ve
çevrimiçi yardım ile müşterilerin ihtiya-
cı her zaman temin edilebilecek şekilde
konumlandırılır ve hizmet verilir.Bu
yüzden standart ERP sistemlerine göre
daha etkili olur ve en iyi hizmet tüm
müşterilere garanti edildiği gibi yıllık
bakım da fazla bir miktara mal olmaz.
Web tabanlı ERP’ye hem çevrimdışı
hem de çevrimiçi erişilebilir.Dolayısıyla
küreselleşen pazarda,bir organizasyo-
nun CEO’sunun internet kullandığı bir
cihaz ile bu işlemi otel odasında yapma;
yaşadığı ev,büro,ona ofiste çalışıyor-
muş rahatlığı verir.
Bu tarz ERP çözümlerinde işleri yürüt-
mek için ideal bir platform seçeneği
sunulurken,her ölçekteki kuruluş için
ERP sunduğu birçok avantaj bulunmak-
tadır.Kurulumu ve bakımı kolay olay
bu sistemlerin daha uygun maliyetli
olmasının yanı sıra sistem bağlantısı,ek
yatırıma gerek kalmadan coğrafi sınır-
ların ötesinde daha kolay erişim imkânı
sunmaktadır.
Müşteri İlişkileriYönetiminde ERP
Organizasyonlar,istenilen başarıyı
gerçekleştirmek için,sürekli artan satış
performansı,üstün müşteri hizmeti ve
gelişmiş müşteri ilişkileri yönetimi için
çalışıyor.Eğer bu hedeflere ulaşmak
istiyorsanız,merkezi müşteri bilgile-
rine hızlı erişim sağlayan çözümlere
ihtiyacınız var.Ayrıca detaylı erişebilir,
up-to-date iletişim geçmişi,müşteri
ve beklenti ilişkileri,yakın satış teşvik
ve tüm müşteri temas faaliyetlerini
düzene sokabilmelisiniz.ERP,ön-satış
faaliyetlerini yönetmek,otomatik satış
süreçlerini gerçekleştirmek,tutarlı
müşteri hizmeti sunmak,satış ve servis
başarılarını değerlendirmek,eğilim-
leri,sorunları ve fırsatları belirlemek
için,tutarlı ve hazır müşteri verilerini
sunmaktadır.
Başarılı Müşteri Etkileşimi
ERP ile birlikte kullanılan CRM modül-
leri müşterinizi daha iyi tanımanıza
yardımcı olur.Bu faaliyetlerin içinde,
tarih,ilgili kişiler,müşterileriniz ve
rakipleri ile ilişkileri,adresleri gibi
birçok özellik yer alır.Esnek veritabanı
yapıları,müşteriyle ilgili tutmak iste-
diğiniz her türlü bilgiyi sağlar ve ileride
başvurmak için bu bilgileri saklar.ERP
ile birlikte kullanılan CRM modülü
sayesinde,kontrol ve tüm satış süre-
cinin organizasyonunu kolaylaştırır.
Teklif aşamasındaki envanter durumu,
tahmini maliyetler ve teslim süresi,risk
durumu,alışkanlıklar,özel talepler ve
önceki satışlar gibi ayrıntıları sağlaya-
rak satış personelini güçlendirir.Ayrıca
bu tarz bir ERP aracı sayesinde onarım,
işleme ve belge yönetimi dahil,etkin
müşteri şikayet yönetimi aracı sunulur.
Bu sayede elinizdeki verileri değere
dönüştürmeniz mümkün kılınır.
54
internet
F
reedom House’un (FH) geçen Mayıs ayında
yayımladığı basın özgürlüğü raporunda da
Türkiye, ‘yarı özgür’ kategorisinden ‘özgür
değil’ kategorisine gerilemişti.
ABD’nin saygın düşünce kuruluşlarından Freedom
House, 2014 ‘İnternet Özgürlüğü Raporu‘nu yayımladı.
Rapora göre Türkiye, bir önceki yıla göre 6 puan geri-
leyerek internet özgürlüğünde Uganda, Angola, Tu-
nus, Singapur, Endonezya, Zambiya, Fas, Ürdün, Libya
Bangladeş ve Ruanda’nın gerisinde kaldı. Rapora göre,
Türkiye geçen yıl Suriye ve Mısır’dan da daha fazla
gerileme kaydetti.
Freedom House’un “Ağı Daraltmak: Hükümetler Çev-
rimiçinde Kontrolleri Genişletiyor” başlıklı raporu ya-
yınlandı. Raporda değerlendirilen 65 ülkeden 36’sının
Mayıs 2013’ten bu yana internet özgürlüğünde negatif
eğilim gösterdikleri belirtilirken en önemli düşüşle-
rin Rusya, Türkiye ve Ukrayna’da görüldüğü belirtildi.
FH’nin açıkladığı “İnternette Özgürlük 2014” raporun-
da Türkiye, Rusya ile birlikte 6 sıra düşüş kaydederek,
endekste en fazla puan düşüşüne uğrayan iki ülkeden
biri oldu. Türkiye incelenen 65 ülke içinde interneti en
özgür 43’üncü ülke olarak ilan edildi. Türkiye geçen yıl
60 ülke arasında 38’inci sırada gösterilmişti. Raporda,
“Türkiye’de sosyal medyanın bloke edilmesi, sınırla-
malar, muhalif haber sitelerine karşı siber saldırılar ve
online gazetecilere karşı saldırılar yıl boyunca en önde
gelen tehditler arasında yer aldı” denildi.
Yolsuzluk İddialarına Atıf
Raporda, yolsuzluk skandalıyla ilgili ses kayıtlarının
başta YouTube olmak üzere internet siteleri ve pay-
laşım platformlarına düşmesinin ardından getirilen
kısıtlamalara da dikkat çekildi. İnternet özgürlüğünün
Türkiye’de son beş yılda yaşadığı düşüşe vurgu yapan
Freedom House, bu gerilemenin gerekçelerini şu söz-
lerle açıkladı:
“Türkiye, hükümetin sansürü artırması, imtiyazlı
devlet ajanslarına içerik engelleme konusunda geniş
yetkiler verilmesi ve internette görüşlerini paylaştığı
için daha fazla insanın suçlanması nedeniyle 13 puan
geriledi. Sosyal medya büyüyerek kamusal söylemin
bir aracı haline gelirken, yetkililer YouTube, Twitter ve
diğer platformları aylarca, hatta yıllarca kapalı tuttu.
İnternet gazetecileri ve sosyal medya kullanıcıları,
Düşünce kuruluşu Freedom House Türkiye’deki internet
özgürlüğünün 2014’teki statüsünü ‘Özgür Değil’
biçiminde açıkladı.
Freedom House:
Türkiye’de İnternet
Özgür Değil
Avşar ÖZGEN
info@btgunlugu.com
55
giderek daha fazla saldırı ve kovuş-
turmanın hedefi oldu.”
Yargı denetimi olmadan kamu ku-
rumlarını içerik engellemekle yetkili
kılan önlemlerle az ya da hiç olma-
yan şeffaflığın özellikle Türkiye, Tay-
land, Rusya, Kazakistan ve İtalya’da
görüldüğünü iddia eden Freedom
House,“Türkiye’de yüksek seviyedeki
yetkililerin bir yolsuzluk skandalını
ima eden ses kayıtlarının YouTube ve
SoundCloud’da sızmasından sonra
yeni alınan yasal önlemler kamu dü-
zenleyicisine özel hayatı ihlal ya da
‘ayrımcılık veya hakaret’ durumun-
da web sitelerini mahkeme kararı
olmadan engelleme yetkisi verdi.
Düzenleyici daha sonra YouTube’u
ulusal güvenlikle ilgili bir toplantının
doğrulanmamış bir kaydını durdur-
mak için engelledi. Twitter da kulla-
nıcı hesaplarının askıya alınmasının
reddedilmesinden sonra engellendi.
O zamanlar Başbakan olan Cum-
hurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,
‘Twitter’i kökten kaldıracağız’ dedi ve
sosyal medyayı ‘toplumdaki en büyük
kötülük’ olarak adlandırdı” denildi.
Türkiye ve Rusya En Fazla
Puan Kaybedenler
Endekste en fazla skor kaybeden ül-
keler şöyle sıralandı: Rusya 6, Türkiye
6, Ukrayna 5, Angola 4, Azerbaycan 3,
Libya 3, Suudi Arabistan 3, Suriye 3,
Venezuela 3.
İnterneti en özgür 10 ülke İzlanda,
Estonya, Kanada, Avustralya, Alman-
ya, ABD, Fransa, İtalya, Japonya ve
Macaristan olarak sıralandı. İzlanda
örneğinde bir Türk hackerın ülke-
deki Vodafone sitesini hacklemesi
hatırlatıldı. İnternet özgürlüğünde
en kötü ülkeler ise İran, Suriye, Çin,
Küba, Etyopya, Özbekistan, Vietnam,
Bahreyn, Suudi Arabistan ve Pakistan
olarak sıralandı.
CHP Konuyu Meclis’e Taşıdı:
İnternet Neden Kısmen Özgür?
Freedom House’un açıkladığı in-
ternet özgürlüğü raporuna
göre Türkiye’nin bu alanda
6 puan kaybederek, Ugan-
da’nın bile gerisine düşme-
si TBMM’ye taşındı. CHP
İstanbul Milletvekili Umut
Oran, Başbakan Ahmet Da-
vutoğlu’na,“Türkiye neden
internette kısmen özgür
ülkeler kategorisinde yer
almaktadır? Bu durum 2014
Türkiye’sine ve hükümetiniz
politikalarına uygun mu-
dur?” diye sordu.
CHP’li Umut Oran, konuyla ilgili
hazırladığı soru önergesini TBMM’ye
sundu. Oran, önergesinde, Freedom
House’un bugün açıkladığı internet
özgürlüğü raporunda, Türkiye’nin,
Youtube ve Twitter yasakları, inter-
nete getirilen takip ve düzenlemeler-
le geçtiğimiz yıl 49 puanda yer aldığı
listede 6 puan kaybederek 55 puan
ile geriye düştüğüne dikkat çekti.
“Uganda, Angola, Tunus, Singapur,
Endonezya, Zambiya, Fas, Ürdün,
Libya Bangladeş, Ruanda’nın bile
gerisinde kalan Türkiye’de halen
internete yönelik 9 kısıtlamanın 7’si
ise uygulanıyor” diyen Umut Oran,
önergesinde şunları kaydetti:
“Mayıs 2013-Mayıs 2014 dönemini
kapsayan inceleme sonucuna göre
mahkeme kararı olmadan hükümet
tarafından engellenen sitelerde
de Türkiye’nin yeri çok gerilerde.
Türkiye, Tayland, Rusya ve Kazakis-
tan’da mahkeme kararı olmadan ve
şeffaflıktan uzak bir şekilde içeriğin
bloklandığına işaret edilen raporda,
yolsuzluk skandalıyla ilgili ses ka-
yıtlarının Youtube ve SoundCloud’a
düşmesinin ardından kısıtlamaya
gidildiği de vurgulandı.”
Önergede Davutoğlu’na
yöneltilen sorular şöyle:
- Türkiye neden internette kısmen
özgür ülkeler kategorisinde yer
almaktadır? Bu durum 2014 Türki-
ye’sine ve hükümetiniz politikalarına
uygun mudur? Freedom House’a göre
Türkiye, internet özgürlüğünde son
5 yıl içerisinde neden 13 puan geri
düştü, bu durumun yaşanmasında
hükümetin eksikliğinin etkisi yok
mudur?
- İnternette 9 alandaki kısıtlamalar
üzerinden yapılan hesaplamada, 8
alanda kısıtlama yapan Çin ve Vene-
züela’dan sonra internette 7 alanda
kısıtlama yapan ülkeler arasında
Türkiye’nin yer almasının gerekçesi
nedir?
- Türkiye’nin internet özgürlüğünde,
“sosyal medyanın ve siyasi, sosyal,
dini içerikli yazıların bloklanması,
yeni yasa ve yönetmeliklerin uy-
gulanması, internet gazetecileri
ve bloggerların gözaltına alınması,
fiziksel olarak hücum edilmesi, hükü-
mete yönelik eleştirilere karşı saldırı
düzenlenmesi” alanlarında 7 eksi
puan alarak Etiyopya, Vietnam, Suudi
Arabistan, Rusya, Azerbaycan ile
aynı seviyede yer almasının gerekçesi
nedir?
- Türkiye’de internetin, Zambiya, Fas,
Kamboçya, Lübnan, Ürdün, Libya ve
hatta Sudan’dan bile daha fazla kısıt-
lama altında tutulmasının gerekçesi
nedir?
- Türkiye ne zaman; İzlanda, Estonya,
Kanada, Avustralya, Almanya, ABD,
Fransa, İtalya, Japonya, Macaristan,
İngiltere, Gürcistan, Güney Afrika,
Arjantin, Filipinler, Ermenistan,
Kenya, Brezilya ve Kolombiya’daki
gibi internetin özgür olduğu ülkeler
arasında yer alacak?
56
teknoloji
Yeni Nesil TV Satın Alma Rehberi
Plazma, LCD, LED, Curved, OLED, SMART ve 4K gibi kavramlar Televizyon satın alma
işini inanılmaz derecede zorlaştırıyor. Bununla birlikte üreticilerin sunduğu farklı
görüntü teknolojileri de kafa karıştırıyor. Yeni bir TV satın almadan önce, sizin için
hazırladığımız tavsiyelere mutlaka dikkat edin.
Ecevit BIKTIM
ecevit@btgunlugu.com
57
E
skiden Televizyon almak çok kolaydı.
Tüplü televizyonlar vardı ve fazla seçe-
neğiniz yoktu. Renkli yayınlara geçilmesi
ile birlikte boyutlar da büyümeye başladı.
Büyük boyutlu bir televizyonlar oturma
odalarında oldukça hoş duruyordu. Fakat bir sorun
vardı. Bu ürünler oldukça ağır ve hantaldı. Yeni bir
teknolojinin gelmesi gerekiyordu. Plazma teknoloji-
nin gelmesi ile birlikte istenilen inceliğe ve ağırlığa
ulaşıldı. Ama üreticiler telif konusunda anlaşama-
dılar. Bir grup üretici Plazma teknolojisini gelişti-
rirken, diğer bir grup LCD teknolojisine ağırlık verdi
ve o günden sonra Televizyon teknolojisi sürekli
değişti. Ekranlar büyüdü, yüksek bant genişliğine
sahip yeni bağlantılar keşfedildi ve çözünürlük arttı.
Günümüzde birçok kullanıcı, Televizyon satın alır-
ken kararsız kalıyor. Çok fazla terim var ve ürünler
fiyat segmentine göre sınıflandırılır. Yüksek fiyat-
lı ürünler daha kaliteli ürünler olarak görülür. Bu
durum genelde doğrudur. Fakat buradaki esas konu
ihtiyacınıza göre bir ürün satın almak.
Plazma, LCD, LED veya OLED
İlk kafa karışıklığı bu soruda başlıyor. Hangi tür bir
televizyon tercih edilmeli. Plazma televizyonlar ilk
piyasaya çıktıklarında müthiş avantajlıydılar. Bu
teknolojiye sahip ürünler, geniş bir izleme açısı,
daha yüksek kontrast oranı, renk doğruluğu ve LCD
televizyonlarla kıyasla daha iyi bir tepki süresi ile
fark yaratıyorlardı. Siyah rengini tam veren tek tele-
vizyonlardı.
Kumlama ve karıncalama efekti bu ürünlerde çok
görülüyordu. Isı yayılımı LCD ürünlerine göre daha
fazlaydı ve %50’ye kadar daha çok güç tüketiyor-
du. Bununla birlikte kullanım ömrü LCD ürünlerle
kıyasla daha kısa. LCD Televizyonlar daha çok canlı
ve parlak renklerle puan topluyorlardı. 42 inç ve
daha düşük ekranlarda, daha kaliteli görüntüler
sunuyorlardı. Ayrıca aydınlık bir ortamda çok daha
az yansıma yapıyorlardı. Günümüzde Plazma tele-
vizyon sayısı inanılmaz derecede azaldı. LCD ve LED
televizyonların teknolojileri Plazma teknolojisini
geçti. Bu da Plazma üreticilerin azalmasına neden
oldu. Yine de çok büyük ekranlı ürünlerde Plazma
bir fiyat avantajı sunduğunu söylemeliyiz. Onun dı-
şında LCD ve LED teknolojileri özellikle ev kullanımı
için daha avantajlı.
Elbette LCD teknolojisinin de bazı dezavantajları
yok değil. Örneğin kontrast oranı Plazma ürünlerle
kıyasla daha düşük. 100 Hz’den düşük modellerde
hareketli görüntülerde netlik bozuluyor, yüksek
ışıklı ortamlarda yansıma yapıyor ve ekranda ölü
piksel oluşma riski daha fazla. LCD teknolojisi,
birçok uzmana göre bir LED teknolojisinin zeminini
hazırlayan bir geçiş teknolojisi.
Peki LED teknolojisi çok mu farklı? Hemen söyle-
yelim. Piyasada bulunan LED TV’ler esasında LCD
TV’lerden çok farklı değil. Esas fark, aydınlatmada.
LCD TV’ler görüntü panelin kenarlarında bulunan
LCD ışıklarla aydınlatma yapıyorken, LED TV’ler
aydınlatmayı görüntü panelin arkasında yer alan
LED’lerle yapıyor. Bunun avantajı LCD ve Plazma
TV’lere oranla %50 ila %200 arasında enerji tasar-
rufu sağlamaları. Daha hafif ve inceler. Renk skalası
daha geniştir ve çok daha fazla bir kullanım ömrü
sunuyorlar. Bu ürünler yeni nesil görüntü teknoloji-
leri ile birlikte çok iyi bir kalite sunduklarını söy-
lemeliyiz. OLED teknolojisi ise çok daha iyi teknik
özelliklere sahip. Fakat çok pahalı olması, Televiz-
yon üreticilerin uzak durduğu bir teknoloji.
Ekran Ne Kadar Büyük Olmalı
Bu sorunun cevabı esasında çok basit. Ekranın
büyüklüğü oturma odasının büyüklüğü ve izlenme
mesafesinin uzaklığı ile değişiyor. 1-2 metrelik bir
izlenme mesafesi için 32-37 inç televizyonlar ye-
terli. Küçük bir oturma odasında 42 inç ürünlere de
göz atılabilir. Büyük oturma odaları 47, 55 ve 60 inç
ürünleri de tercih edilebilir. En doğrusu ise, ekran
büyüklüğünü mağazalarda test etmeniz. Mağazaya
gidin ve beğendiğiniz televizyona evinizdeki izlen-
me mesafesine göre önünde durun. Burada dikkat
etmeniz gereken şey, görüntüye baktığınızda pik-
selleri görmemeniz. Yani ekran size noktalı görünü-
yorsa daha küçük bir ekran tercih etmelisiniz. Tabi
bu FullHD çözünürlüğe sahip ürünler için geçerli.
Bu durum 4K çözünürlüğüne sahip ürünlerde çok
farklı olduğunu söylemeliyiz. 2-3 metrede 55 inç
büyüklüğünde 4K televizyon ile müthiş bir deneyim
yaşamanız mümkün. Bu ürünlerle oturma odasını
bir sinema salonuna dönüştürebilirsiniz. Ama şunu
da hatırlayın. Birçok kişi, tüm detaylarını yakalamak
için, filmi sinema salonunun en önünde izlemez.
HD Ready, Full HD ve 4K
Televizyon satın alırken, çözünürlük büyük bir rol
oynuyor. Geçtiğimiz yıllarda kullanıcılara en azın-
dan HD Ready özelliğine sahip bir televizyon satın
alın derdik. HD Ready, 720P (1366×768) çözünürlüğü
temsil ediyor ve yavaş yavaş tarihe gömülüyor.
58
Özellikle ucuz televizyonlara dikkat edin. Bu ürünler
genelde HD Ready teknolojisine sahip. Bugünlerde
en azında 1080p yani FullHD çözünürlüğüne ula-
şan Televizyonları tercih edin. Bir çok istasyon HD
(1920×1080) yayına başladı ve bu çözünürlük inanıl-
maz fark ediyor. 4K (3840×2160) ise FullHD’nin iki
kat daha iyi bir çözünürlük sunuyor.
Çözünürlük değerini şöyle düşünün. Ekranın satır
bölümünde 1366 adet nokta yer alıyor. Sütün bö-
lümünde de 768 nokta. 1366×768 nokta görüntüyü
oluşturuyor. 4K televizyonlarda ise 3840 satır nok-
tası ve 2160 sütün noktası yer alıyor. Aynı görüntü
alanına sahip bu iki televizyonda, 4K televizyonlar
HDReady’ye göre 4 kat daha net görüntüler oluş-
turur. 4K için günümüzde yeterli derecede içerik
bulunmaması ve bu çözünürlüğe sahip TV’lerin
fiyatları fazlasıyla yüksek olması tercihleri Full HD
televizyonlara çeviriyor. Maddi açıdan bir sorunu-
nuz yok ise ve geleceğe yatırım yapmak istiyorsanız,
elbette 4K tercihi sizi hayal kırıklığa uğratmaz.
3D ve Smart
3D teknolojisi ilk çıktığında herkes müthiş etkilen-
mişti. Fakat zamanla bu popülerlik önemli derecede
azaldı. Yeni nesil üst seviye televizyonlarda bu tek-
noloji standart olarak yer alıyor. Kullanmak kullan-
mamak kullanıcıya bağlı. Burada dikkat edilmesi
gereken televizyonlarla birlikte verilen gözlükler.
Pasif gözlüklerde sorun yok.
Çünkü bu gözlükler çok ucuz ve üreticiler televiz-
yonlarla birlikte en az 4 pasif gözlük veriyorlar. Ak-
tif gözlük kullanan ürünlerde, genelde 2 adet gözlük
veriliyor ve bu gözlüklerin maliyeti oldukça pahalı.
Kalabalık bir aile, 3D yayınını pasif gözlük ile sey-
redilebilen bir ürün tercih etmeleri daha mantıklı
olur. Yinede hatırlatalım. Bu teknoloji kullanıcılar
için olmazsa olmazlar arasında değil. Bu sebepten
de, TV seçiminde baş rol oynamasına kesinlikle
gerek yok.
Curved TV için de benzer bir şey söylemek müm-
kün. Bu kavisli TV’ler kullanıcıya farklı bir deneyim
sunuyorlar. Bir filmin içindeymişçesine hissettiriyor.
Esasında oldukça hoş bir teknoloji ve film deneyi-
mini bir basamak atlatıyor. Ama bu durum iki kişilik
bir aile için geçerli. Çünkü Curved TV’lerde bu dene-
yimi kazanmak için ürüne dik bakılmalı. Kalabalık
bir ailede herkes televizyonun tam karşısına geçe-
meyeceği için bu teknoloji oldukça kısıtlı olduğunu
söylemeliyiz. Bu ürünlere farklı bir açıdan bakıldı-
ğında esprisini yitiriyor. Smart teknolojisi çok daha
büyük bir öneme sahip. Geçtiğimiz birkaç yıl içeri-
sinde geniş ekran TV’ler üzerinde farklı işlevler ya-
pabileceğiniz uygulamalar yapılandırılmaya başladı.
Bu tarz TV’lere Akıllı TV’ler (Smart TV) deniyor.
Akıllı TV’ler üzerinde sosyal medya işlevlerinden
tutun da tarayıcı kullanımına, Skype ile görüşmeler
yapmaya ve hatta Youtube videolarını dahi izleyebi-
liyorsunuz. Peki bu özellikler satın almayı etkiliyor
mu? Kullanıcıya göre değişiyor. Ama klasik bir akıllı
TV ürününde çok bir şey kaybetmediğinizi söyle-
meliyiz. Sonuçta her üreticinin Akıllı TV uygulama-
ları farklı. Fakat Android işletim sistemli TV’lerde
teknoloji
59
durum çok değişik. Android sayesinde mobil cihaz-
lar üzerinde yaptığınız her şeyi Televizyonlarda
yapabiliyorsunuz. Dolaysıyla akıllı bir TV almaya
karar verdiyseniz, onun en azından Android işletim
sistemine sahip bir ürün olduğuna emin olun.
Genişleme Yuvalarına Dikkat
Geniş Ekran TV seçerken dikkat etmeniz gereken
bir diğer konu ise genişleme yuvaları. Bu yuvalar
USB, VGA, DVI, HDMI vs. gibi karşımıza çıkıyor. Son
dönemde en popüler görüntü aktarma yuvalarından
biri HDMI ve nerdeyse HDMI desteği olmayan geniş
ekran TV yok. Fakat bu konuda HDMI (HDMI 1.4
desteği çok önemli) yuvalarının sayısı önemli. Geniş
ekran TV’nize kaç adet HDMI bağlantısına sahip
cihaz bağlayacaksınız. Bu konudaki cevabınız terci-
hinizde büyük bir rol oynayacak. Fakat unutmayın
fazladan HDMI (en az 4 adet) yuvası göz çıkarmaz.
Unutmayalım. En azından bir Scart girişi, eski tip
kaynakların bağlanması için önemli.
Farklı ses çıkışları, ses sistemini TV’ye bağlamak
isteyen kişiler için büyük bir avantaj. Bunun dışın-
da kablosuz görüntü aktarım olanağı sunan DLNA,
Wifi veya WiDi gibi özellikler bulunuyor. Eğer bu
tarz bir kurulum yapacaksanız bu özelliklere sahip
TV’leri seçmenizde fayda var. Bununla birlikte uydu
alıcısına sahip ürünler sizi ekstra kablo salatasından
kurtarıyor. Böyle bir ürün seçerken uydu alıcısının
FullHD olmasına dikkat edin. Bazı ürünlerde iki adet
uydu alıcısı yer alıyor. Hatta bazı modellerde uydu
kartı girişi de yer alıyor. USB girişinin olması da
önemli. Yeni nesil ürünler aynı zamanda bir medya
oynatıcısı olarak da görev yapıyor. Yani USB’deki
medya dosyalarını oynatabiliyor. Bu özellik sizin
için önemli TV seçiminde DTS desteğinin ve .mkv
formatındaki dosyaları oynattığına emin olun. Hatta
USB girişine harici disk bağlanıp bağlanamayacağını
öğrenin.
Diğer Özellikler
Üreticiler, kullanıcıların gözlerini farklı teknoloji
terimleri ile boyuyorlar. TruMotion, MotionFlow v.
b.gibi terimler, üreticilerin görüntüleri iyileştirmek
için kullandıkları teknolojiler. Burada hangi tekno-
lojinin daha iyi olduğunu söyleyemeyiz. Teorik ola-
rak hepsi farklı, ama gerçek hayatta hepsi aynı şeyi
yapıyor. Bu yüzden bu tarz şeylere pek kanmayın.
Buna ek olarak kontrast oranlarını dikkatlice ince-
leyin. 10 000:1 dinamik kontrast oranı tamolarak
doğru değil. Buradaki gerçek kontrast oranına bakın.
Bu oran ne kadar yüksek ise, özellikle ışıklı ortam-
larda daha iyi bir görüntü almanızı sağlar.
Televizyonlarda 120Hz, 240Hz ve 600Hz gibi değer-
ler veriliyor. Bu değer esasında saniyedeki görün-
tü hızını gösterir. Eskiden LCD TV’ler saniyede 60
görüntü oluşturuyorlardı (60 Hz). Günümüzde bu
değer 120 ve 240 Hz’e kadar çıkmış durumda. Bu
değerin yüksek olması daha kaliteli bir görüntü
anlamına geliyor. 600 Hz sadece plazma ürünlerinde
geçerli ve tamamen bir pazarlama stratejisi. Plaz-
ma TV’lerde görüntüyü oluşturma LCD’lere göre
çok daha farklı. Buradaki 600 Hz, saniyede 600 kare
anlamına gelmiyor.
60
BT Günlüğü Test Merkezi, bundan böyle her ay yeni
çıkan ürünleri mercek altına alıyor. Deneyimli bir
kadro ile özellikle mobil hayatın inceliklerine parmak
basacak olan BT Günlüğü, sunuculardan tutunda basit
bir cep telefonuna kadar düşünebileceğiniz her türden
ürünü sizlere anlatmak ve açıklamak için çabalayacak.
Eskiden kurumsal ve son kullanıcı olarak iki ayrı
ürün grubu pazarı bulunuyordu, fakat son yıllarda bu
pazar ayrımı yavaş yavaş ortadan kalkıyor. Kurumsal
pazara hitap eden ürünlerin çalışan kullanıcılar için
tasarlandığı bir gerçek. Ama şunu da unutmamamız
gerekiyor her kurumsal kullanıcı aynı zamanda bir son
kullanıcı ve birçok çalışan kendi özel teknolojik cihazını
aynı zamanda işyerinde de kullanıyor. Yapacağımız
ürün incelemelerindeki amacımız ise siz değerli
okuyucularımıza satın alma kararı konusunda yardımcı
olmak. Bu konuda aklınıza gelebilecek herhangi bir
soruyu istediğiniz zaman bizlere sorabilirsiniz.
E-Posta adresimiz info@btgunlugu.com.
donanım
61
iPhone 6 Plus (5.5 inç) ise, son yıllarda oldukça rağ-
bet göre Phablet kategorisine ben de varım demek
istiyor. Dolaysıyla büyük ekran ile birlikte daha ince
ve daha yuvarlak bir tasarım tercih edilmiş. Önceki
modellerdeki keskin kenarlar bu iki üründe yok. 6.9
mm kalınlığı ile dünyanın en ince telefonlarından
biri ve ele de oldukça rahat oturuyor.
Kullanılan ekranın parlaklığı ve kontrast değeri
oldukça başarılı. Eski ürünlerdeki 542 Candela/m2
yerine 578 Candela/m2’lik bir parlaklık değerine ula-
şılmış durumda. Bunun anlamı, Samsung Galaxy S’de
kullanılan AMOLED ekran gibi, renklerin oldukça
doygun olması. iPhone 6’nın piksel çözünürlüğü ve
yoğunluğu ( 1334 × 750, 326ppi) 5S’ile aynı. iPhone 6
Plus’da bu değerler (1920 × 1080, 401 ppi) çok daha
iyi. Hemen belirletim bu ekranları daha büyük bir
piksel yoğunluğuna sahip bazı Android telefonları ile
kıyasladığımızda, gözle görülür bir fark oluşmadığını
söylemeliyiz.
iPhone 6 ailesinin yeni A8 işlemcisi 64 bit mimari-
si ile oldukça yüksek bir performans sergiliyor. Bir
önceki nesle göre çok az bir değişikliğe (1.3’den 1.39
GHz’e yükseltildi) uğramış olan bu işlemci Sam-
sung’un Galaxy S ailesinin performans değerlerine
oldukça yaklaşıyor. Kullanılan bellek kapasitesi (1
GB) bir önceki nesille aynı. Toplam kapasite seçenek-
lerinde 128 GB eklenmiş durumda. Cihaz üzerinde
802.11 ac WiFi teknolojisi kullanılmış ve LTE tekno-
lojisinin yanı sıra HD ses özelliğini de destekliyor.
8MP’lik kamera sensoru ( 8 MP iSight, Focus Pixel),
ilk bakışta her ne kadar düşük gelse de, performan-
sıyla herkesi şaşırtıyor. Bu kamera gündüz çekimler-
de, piyasanın en iyisi olan Nokia Lumia 1020’ye yakın
sonuçlar veriyor. Loş ortamlarda ve flaşsız çekimlerde
her ne kadar performansı düşse de ortalamanın üze-
rinde olduğunu söylemeliyiz. iPhone 6’nin en önemli
dezavantajı optik sabitleyicisine sahip olmaması.
iPhone 6 Plus’da ise bu teknoloji mevcut.
Apple, her ne kadar 64 bit işlemcisinin düşük pil
tüketimine güveniyor olsa da her iki modelin (1810
mAh, 2915 mAh) pil kullanım süresi yeterli değil. 9
saat’lik bir konuşma ile ürünleri yeniden şarj etmeniz
şart. LTE kullanımdaki pil süresi 5S ile aynı. Apple,
ürünleri biraz daha kalın yapıp, çok daha iyi bir pil
kullanabilirdi diye düşünüyoruz.
Apple iPhone 6
iPhone 6 Ailesi
İnceleme Altında
Geçtiğimiz günlerde Apple, iPhone 6
ve iPhone 6 Plus olmak üzere iki farklı
akıllı telefon modelini kullanıcıların
beğenisine sundu. iPhone 6, 4.7 inç
büyüklüğündeki ekranı ile iPhone 5S
ve iPhone 5C (4 inç) ürünlerinden daha
büyük ve yeni nesil akıllı telefonları
kendine rakip edinmiş durumda.
iPhone 6 Teknik Özellikler:
İşletim Sistemi: iOS 8
Ekran: 4.7 Led IPS LCD
Kapasite: 16 /64/128 GByte
Bellek: 1 GByte
İşlemci: Çift çekirdekli 1.4 GHz A8
Kamera: 8 MP arka, 1.2 MP ön
iPhone 6 Plus Teknik Özellikler:
İşletim Sistemi: iOS 8
Ekran: 5.5 Led IPS LCD
Kapasite: 16 /64/128 GByte
Bellek: 1 GByte
İşlemci: Çift çekirdekli 1.4 GHz A8
Kamera: 8 MP arka, 1.2 MP ön
62
donanım
Alüminyum çerçeveye sahip Huawei Ascend G7, tıpkı iP-
hone 6 ailesi gibi üst ve alt taraflarında plastik kapaklar
kullanıyor. Kameranın yeri, iPhone 6 gibi sol üst köşede
yer alıyor. 5.5 inç büyüklüğündeki ekran ne yazık ki 1280
x 720 piksel çözünürlüğü destekliyor. Huawei, maliyetle-
ri düşürmek için Full HD ekrandan vazgeçtiği görülüyor.
Yine de bu çözünürlüğün yeterli olduğunu söylememiz-
de fayda var. Ekranın renkleri oldukça doygun ve canlı.
Buna karşın, üzerinde bulunan ve ekranın parlaklığını
ayarlayan sensor, biraz gecikmeli çalışıyor.
Android 4.4 KitKat sürümüne sahip olan Huawei As-
cend G7, 64 bit Snapdragon 410 işlemcisine sahip. Dört
çekirdekli olan bu işlemci 1.2 GHz hızı ile birçok isteği
karşılıksız bırakmıyor. 16 GB’lik depolama kapasiteye
sahip olan Ascend G7’nin Micro SD kart desteği sayesin-
de kapasitesini 32 GB daha arttırabiliyorsunuz. 5 MP’lik
bir ön kameraya sahip olan Huawei Ascend G7, özellikle
arka tarafta yer alan 13 MP’lik kamerası ile fark yaratı-
yor. Otofokus hızının oldukça iyi olduğu bu kamerada
hızlı fotoğraflar çekebilirsiniz. Çekilen fotoğrafların
kalitesi oldukça iyi. Kontrast değerleri ve renklerin de
başarılı olduğunu söylemeliyiz. Kameranın en zayıf
noktası ise loş ortamlarda ortalama değerinin üzerine
çıkamaması. Ayrıca cihazın 3000 mAh’lik bataryası bir
günlük kullanım için yeterli. Orta seviyede başarılı bir
performans sergileyen ürün uygun fiyatıyla da rakipleri-
ne gözdağı veriyor.
HyperX Cloud’un ergonomisinin oldukça başarılı olduğunu söylemeliyiz. Bu
ürünü tüm gün üzerinizde taşıyabilirsiniz. Benzer ürünler belli bir sürede baş
ağrısı yapıyorken, HyperX de bu söz konusu değil. Bunun başlıca sebebi benzer
ürünlerle kıyasla daha hafif olması. Buna ek olarak kulak süngerleri de olduk-
ça rahat bir konfor sunuyor. Bu süngerlerin değiştirilebilmesi iyi düşünülmüş.
Ayrıca terleme yapmaması da önemli bir avantaj. 53 mm’lik dinamik sürücüler
15-25 000 Hz frekans aralığında çalışıyor. Bunun anlamı, ses kayıplarının ya-
şanmaması. Bununla birlikte 98dB’lık gürültü oranı fazlasıyla yeterli bir çözüm
sunuyor. Ürünün bir eksisi ise dışardaki sesi tam filtre edememesi. Ses kalitesi-
ne gelince, Bass’lar oldukça güçlü ve tok olmasından dolayı kaliteye önemli bir
katkı sağlıyor. Bu deneyim özellikle oyun oynamayı seven kişiler için büyük bir
artı. Çünkü oyun içindeki patlamalar ve benzeri efektleri çok yakınınızdaymış
gibi hissedebiliyorsunuz. Orta sesler gayet net ve daha çok arka planda kullanı-
yor. Buna karşın tizler inanılmaz yüksek değerlere çıkartılabiliyor. Mikrofon ise
profesyonel ürünlerle yarışacak kalitede. Konuşmalar gerçeğe yakın aktarılıyor
ve yüksek seste bile bozulmalar yaşanmıyor. Sonuç olarak, Kingston HyperX
Cloud ile çok başarılı bir kulaklığı piyasaya sürdü. Ürün gerek ergonomisi ve
tasarımı, gerekse de ses kalitesi ile çok daha pahalı kulaklık modelleri ile ra-
hatlıkla yarışacak durumda.
Huawei Ascend G7
Orta Sınıfın Başarılı Temsilcisi
Kingston HyperX Cloud
Profesyoneller İçin Özel Olarak Hazırlandı
Teknik Özellikler
İşletim Sistemi: Android 4.4.2
Ekran: 5.5 IPS LCD
Kapasite: 16 GB
Bellek: 2 GB
İşlemci: Dört çekirdekli 1.2 GHz Snapdragon 410
Kamera: 13 MP arka, 5 MP ön
Teknik Özellikler
Sürücü türü: Dinamik 53mm
Frekans tepkisi: 15Hz-25.000 Hz
Gürültü Oranı: 98±3dB
Mikrofon ve kablolu ağırlık: 350g
Kablo uzunluğu ve türü: 1m + 2m
uzatma + 10cm iPhone
Bağlantı: Mini stereo jak fişi (3,5 mm)
63
Üründe beğendiğimiz bir özellik ön tarafında stereo ho-
parlörlerin yer alması. Bu hoparlörler Z2 ile kıyasla daha
başarılı. Ayrıca telefon çaldığında her iki hoparlörden ses
gelmesi iyi düşünülmüş bir özellik. Nano SIM, Micro-SD
ve Micro-USB yuvalarının Z2’ye göre küçülmesi de önem-
li bir artı.
Unutmadan ekleyelim, Xperia Z ailesinin en büyük avan-
tajlarından biri, sahip olduğu IP65/68 sertifikası sayesin-
de toza ve suya karşı dayanıklı olması. Bu ürün ile 1,5 m
derinliğinde 30 dakika boyunca tatlı su havuzda kamera
çekimi yapmanız mümkün.
Xperia Z3, 5.2 inç büyüklüğünde (1920 × 1080 piksel) bir
ekrana sahip. Bu ekranda kullanılan Triluminos ve X-Re-
ality for mobile teknolojileri sayesinde oldukça yüksek
bir parlaklık (535 Candela) elde edilmiş durumda. Bu
ekran, güneşli ortamlarda bile sunumundan taviz vermi-
yor. Renk doğruluğu oldukça başarılı ve görüntü açısı da
geniş. Ürün üzerinde kullanılan 4 çekirdekli ve 2.5 GHz
hızında çalışan Qualcomm Snapdragon 801 adlı işlem-
ci bir çok isteği karşılıksız bırakmıyor. 3 GB’lık bellek
ile hemen hemen her uygulamayı ve oyunu sorunsuzca
açabiliyorsunuz. Ayrıca Sony tarafından özelleştirilmiş
arayüz oldukça yüksek bir performansta çalışıyor.
Xperia Z3, 1/2,3 inç büyüklüğünde Exmor-RS sensörlü
20.7 MP’lik bir kameraya sahip. Bu kameranın en büyük
özelliği 12800 ISO değerine ulaşabilmesi. Bunun anlamı,
oldukça loş ortamlarda başarılı bir şekilde fotoğraf çeke-
bilmeniz. Yeni efektlerle birlikte, ön kamera da Selfie için
uygun hale getirilmiş durumda. Ayrıca ön kamera daha
geniş bir açı ile resim çekebiliyor. Z2’de yer alan 4K video
kayıt sorunu (5 dakikada ısınıp kapanması) Xperia Z3’de
düzeltilmiş durumda. Yine de Xperia Z3 ile 4K video
kaydının 10 dakika ile sınırlı olduğunu söylemeliyiz. 3100
mAh’lik bir pile sahip olan Xperia Z3, yaklaşık 1,5 gün
şarj olmadan kullanılabiliyor. Sahip Olduğu Ultra Stamina
Modu sayesinde de 3 ila 5 gün arasında çalışabiliyor.
Xperia Z3‘e ilk baktığımızda ergonomisi
ve tasarımı ile ilgi çektiği görüyoruz.
Ön ve arka tarafında çam malzeme
kullanılmış durumda. Çerçevede
kullanıcıların isteklerini dinleyerek de
küçük değişiklikler yapılmış. Öyle ki,
Xperia Z3’ün çerçevesi, keskin köşeler
yerine yuvarlatılmış bir tasarıma sahip.
Bu değişim ile telefonun ele çok daha iyi
oturması sağlanmış. Her dört köşeye darbe
emici (Bumper) yerleştirilmiş ve bunlar
sayesinde telefon yere düştüğünde ekrana
çok daha az baskı yapıp kırılmaması
sağlanıyor. Bu tarz bir özelliğin telefona
eklenmesi Sony’nin özellikle amiral gemisi
modeli üzerine biraz daha fazla kafa
yorduğunun göstergesi.
Teknik Özellikler
İşletim Sistemi: Android 4.4.4
Ekran: 5.2 IPS LCD
Kapasite: 16 GByte
Bellek: 3 GByte
İşlemci: Dört çekirdekli 2.5 GHz Snapdragon 801
Kamera: 20.7 MP arka, 2.2 MP ön
Sony Xperia Z3
Xperia Z Ailesinin Yeni Temsilcisi
64
donanım
Oyun tutkunları da bu ürün ile çok mutlu olacağı
kesin. Piyasadaki tüm oyunlar çalıştırabilen Note 4,
oyunları en yüksek performansta çalıştırabiliyor. 32
GByte’lık kapasite, micro SD kart yardımı ile 128 GB
eklenebiliyor. Hemen belirtelim Note 4, 32 GB’ın 24
GB’ını işletim sistemi için ayırmış durumda.
Note 4’ün 515 ppi’lık ekranı, piyasada bulunan en iyi
piksel yoğunluğuna sahip ekranı. Kullanılan AOLED
teknolojisi renkleri çok canlı veriyor. Siyah gerçek
siyah olarak yansıyor ve bu da film seyrederken film
keyfini daha da arttırıyor.
Unutmadan söyleyelim. Note 4, 3220 mAh’lik bir ba-
taryaya sahip. Ürünün pil kullanım süresinin yaklaşık
2 güne yakın. Ayrıca ürünün sahip olduğu Fast-C-
harge teknolojisi sayesinde 1 saat içinde bataryanın
büyük bir bölümü şarj edilebiliyor.
Galaxy Note 4, 153 x 78 x 8.5 mm’lik boyutlara sahip.
Bu değeri Note 3 (151 x 79 x 8,3 mm) ile kıyasladığı-
mızda daha uzun ve kalın olduğu hemen anlaşılıyor.
Note 4, aynı zamanda piyasada bulunan akıllı telefon-
lar arasında en büyük olan ürünlerden biri. Her ne ka-
dar tek elle kullanım modu olsa da, elleri küçük olan
kişiler, bu ürünü tek el ile kullanmaları oldukça zor.
Ürünün ön tarafına bakıldığında önceki nesillere
göre pek bir değişmediği hemen görülüyor. Alışılmış
köşeli yapı ve oval şeklindeki Home butonu değiş-
medi. Arka tarafta yer alan ve deri hissi uyandıran
plastik kapak Note 3’deki gibi aynı. Bu kapakta çok az
değişiklik yapılmış. Tasarımdaki en büyük değişiklik
ise, çerçevenin plastik yapıya sahip olmaması. Sam-
sung, Note 4’e kadar metal çerçeveli tasarımlardan
hep kaçınıyordu fakat bu üründe kullanıcıların isteği
doğrultusunda kullanmak zorunda kaldı. Hemen
belirtelim ürün üzerinde kullanılan düğmeler de me-
talden yapılmış.
Micro SIM kullanan Galaxy Note 4, LED flaşlı ve optik
sabitleme özelliğine sahip 16 MP’lik bir kameraya
sahip. Sony’nin IMX240 sensoru sayesinde oldukça
hızlı netleme ve çekim yapabilen Note 4, özellikle
optik sabitleme özelliği sayesinde titreşimsiz fotoğ-
raflar çekebiliyor. Profesyonel fotoğraf kameralarda
bulunan birçok ayar bu ürün ile de yapılıyor. Full
HD’nin yanı sıra 4K (maks 5 dakika) video kaydı da
yapabilmesi önemli bir avantaj. Rakiplerine göre
yüksek performansıyla dikkat çeken ürün ödeyeceği-
niz her kuruşun hakkını verecek nitelikte.
Samsung Galaxy Note 4
Kral Geri Döndü
Samsung Galaxy Note 4 kendi sınıfının
en iddialı ürünü. S-Pen kalemi sayesinde
hem fare, hem çizim kalemi hem de not
kalemi olarak çalışabiliyor. En büyük
artısı ise, 5.7 inç Super AMOLED (2.560
x 1.440) ekrana sahip olması. Sekiz
çekirdekli (1.9 GHz Dört çekirdek+ 1.3
GHz dört çekirdek) bir işlemciye sahip
olan Note 4, 3 GB büyüklüğünde bir
belleğe sahip. Bunun anlamı, en güncel
uygulamaları bile herhangi bir takılma
olmadan anında çalıştırabilmesi.
Teknik Özellikler:
İşletim Sistemi: Android 4.4.4
Ekran: 5.7 Super AMOLED
Kapasite: 32 GB
Bellek: 3 GB
İşlemci: 4 x 1.9 GHz + 4x1.3 GHz
Exonys
Kamera: 16 MP arka, 3.7 MP ön
65
Android 4.4 işletim sistemine sahip olan Galaxy Alpha,
Galaxy S5’den çok daha ince. Metal çerçevesi ile oldukça
sağlam olan Galaxy Alpha, iPhone 5S’e benziyor. 1280
x 720 piksel çözünürlükteki 4.7 inç ekran iPhone 6’nın
ekranı ile aynı büyüklükte. Samsung’un Super Amoled
ekranı, renkleri çok canlı sunabiliyor ve performansının
çok doyurucu olduğunu belirtmeliyiz. 32 GB’lık depola-
ma kapasitesine sahip olan Galaxy Alpha, 1860 mAh’lik
bir pil kullanıyor. Samsung, pili düşük tutmasının sebebi
kuşkusuz iPhone 6’nın 1810 mAh’lik pil kullanması.
Yaptığımız testlerde Samsung Galaxy Alpha ile kesinti-
siz yaklaşık 11 saat (iPhone 6, 9 Saat) konuşulabildiğimi-
zi gördük.
Samsung’un pil tüketim süresinin daha iyi olmasının
başlıca sebebi, sekiz çekirdekli (4 x 1.9 GHz + 4 x 1.3
GHz) Exonys 5430 işlemcisinden kaynaklanıyor. Uygu-
lamaları oldukça hızlı ve takılmadan seri şekilde çalıştı-
rabiliyor. Benzer bir durum oyunlar için de geçerli. Fakat
işlemcinin toplam performansına baktığımızda, Galaxy
S5’den daha düşük olduğunu söylemeliyiz. Hatta iP-
hone 5’in işlemcisi bile daha iyi test sonuçları sunuyor.
Ürünün arka kısmında 12 MP’lik bir kamera ön tarafın-
da ise 2.1 MP’lik bir kamera mevcut. Fotoğraf kalitesinin
orta seviyede kaldığını söylemeliyiz. Kendisine iPhone
6’yı rakip alan Samsung Galaxy Alpha bu konuda olduk-
ça iddialı.
TP-Link 3G Mobil WiFi üzerinde bulunan yuvaya bir SIM kart takmak suretiyle 3G
internet bağlantısını dağıtabiliyor. Öyle ki, TP-Link 3G Mobil WiFi ile gerçekleştiri-
len 3G bağlantısı kablosuz ortamlardan WiFi destekli cihazlara aktarılabiliyor.
TP-Link M3560, günümüzün standartları için tasarlanmış bir ürün. Ama yakın
gelecekte bu ürünün yavaş kalacağını şimdiden söylemeliyiz. Sonuçta TP-Link 3G
Mobil WiFi, UMTS ağında 21.6 Mbit/sn’lik bir indirme hızına ulaşıyor. Upload hızı
teorik olarak 5.76 MBit/sn. Bunun anlamı HSPA+ standartlarına uyumlu olması.
Günümüzde daha yüksek hız sunan DC-HSPA+ ne yazık ki desteklenmiyor. Test
aşamasında olan 4G veya LTE ile bağlanmak TP-Link M3560 ile ne yazık ki mümkün
değil. Ama birde iyi tarafından bakın.
TP-Link 3G Mobil WiFi, benzer ürünlerle kıyasla çok daha ucuz. LTE teknolojisini
destekleyen bu tarz bir ürün için çok para ödemeniz gerektiğini rahatlıkla söyleye-
biliriz. Entegre bulunan 802.11 b/g/n WLAN modülü 72 Mbit/sn’lik hızlara ulaşa-
biliyor. Ürün ile toplam 10 cihaz aynı anda ağa bağlanabiliyor. Üzerinde bulunan
Micro USB girişi ile şarj olan TP-Link M3560, ikinci bir USB yuvasından (5V/1A)
akıllı telefon gibi harici cihazları şarj edebiliyor. Performans açısından beklentilerin
üzerine çıkan ürün fiyat açısından uygun değerlerde satışa sunulmuş durumda.
Samsung Galaxy Alpha
Bir iPhone Benzeri
TP-Link 3G Mobil Wi-Fi
İnterneti Yanınızda Taşıyın
Teknik Özellikler
İşletim Sistemi: Android 4.4.4
Ekran: 4.7 Super AMOLED
Kapasite: 32 GByte
Bellek: 2 GByte
İşlemci: 4x1.9 GHz + 4x1.3 GHz Exonys 5430
Kamera: 8 MP arka, 2.1 MP ön
Teknik Özellikler
Ağ tipi: HSPA+, HSPA, UMTS, EDGE,
GPRS, GSM
Download Hızı: 21.6 MBit/sn
Upload Hızı: 5.76 MBit/sn
Pil kapasitesi: 5200 mAh
Boyut: 100 x 44 x 28 mm
Diğer: 32 GByte destekli Micro SD kart
yuvası
66
editör
2014’te BT endüstrisi önemli şeyler başardı ama bu durum 2015’te
durma lüksümüz var anlamına gelmiyor. İş dünyası hızla gelişmeye ve
dönüşmeye devam ederken, 2015’te beklentiler yine büyük. 2015, iş
dünyasında mobilite ve yazılım alanındaki yenilikler sayesinde önemli
dönüşümlere gebe.
Yenilikçi firmalar için ‘uzaktan çalışma’ yeni bir konu değil. Analist-
lerce yapılan bir araştırmaya göre, beyaz yakalıların % 61’i ofis dışında
çalışmakta. Yine diğer bir araştırmaya göre ise önümüzdeki 5 yıl içinde
evden çalışanların sayısının % 63’e yükseleceği öngörülüyor. İnsanlar
artık işlerini en iyi şekilde yapmalarına imkan sağlayacak yerlerde ça-
lışmayı talep ediyor. Bu sayede hem çalışan memnuniyeti artıyor hem
de firmalar daha esnek olabiliyor. Böylece iş dünyasındaki hızlı deği-
şiklere adapte olabilme imkanını yakalıyorlar.
Günümüz çalışanlarının işlerini halletmek için kişisel veya kurumsal
en az 3 cihaz kullanmaları gerekiyor. Tüm bu cihazlar farklı donanım-
lar tarafından yönetiliyor. Farklı donanımlar kullanan çok sayıda ci-
hazla başa çıkmak ise gittikçe zorlaşıyor. 2015’te, bilişim teknolojileri
cihazdan bağımsız olarak akla gelebilecek herhangi bir cihaza hizmet
götürebilmek üzerine yoğunlaşacak. Bilişim teknolojileri sayesinde, ça-
lışanlara güvenli bir biçimde uygulama ve verilerin diledikleri cihazdan
ve mekandan erişilebilir kılındığı yeni çalışma alanı konseptleri firma-
lara büyük katma değerler katacak.
Yazılım tanımlı veri merkezi, BT sektöründe veri merkezleri uygula-
malarının şeklini değiştiriyor. Ağ ve depolama fiziki olmaktan sanala
doğru kaydı. Ama bu sadece bir başlangıç. Şirketler şimdi yalnızca
yazılım tabanlı işyeri konseptinin getirdiği operasyonel ve teknik fay-
dalara değil, bunun tüm iş dünyasına ve insanlara getirdiği yararlara
bakacak. Bir sunum yapmak için ofise bağlı kalmak yerine, işler “sanal”
olacak ve iş her yerde yapılabilecek. Bu konsept BT sektöründe tüketi-
mi, dağıtımı ve yönetimi baştan tanımlarken, aynı zamanda firmalara
yeni büyüme fırsatları sunup hızla değişen pazara uyum sağlamalarını
da kolaylaştıracak.
Mobilite İşlerin Yapılış
Şeklini Değiştirecek
Mobilite 2014 yılında da iş ve teknoloji dünyasının
en önemli kavramlarından biri oldu. 2014 yılında her
zamankinden daha çok insan ofislerinden çıkıp daha fazla
mobil çalışmayı tercih etti.
Ecevit BIKTIM
Yayın Danışmanı
ecevit@btgunlugu.com
BT Güvenliği, Siber Tehdit ve Güvenlik Yönetimi Konularında Türkiye’nin Önde Gelen Konferans Serisi 8. Kez Düzenleniyor.
17 Şubat - Wyndham Grand Hotel, Levent , İstanbul
Kayıt için: http://www.idc-cema.com/events/itsecurity15ist
Her geçen gün gelişen yeni BT uygulamaları BT güvenliğinde yeni yaklaşımlar ve öncelikler getirmektedir. Firmaların iletişim ve iş yapma
biçimleri yeni teknolojilerle değiştikçe, veri güvenliğini sağlamak daha karmaşık bir hale geliyor. Şirketlerin sanallaştırma, sanal ofisler, bulut
bilişim ve daha birçok teknolojiyle evrimleşen BT altyapılarında, BT güvenliği artık izole bir alan olmaktan çıktı. Bugünün şirketleri BT güvenliği
stratejilerini oluştururken tüm bu teknolojilerin ve yeniliklerin ışığında düşünmek durumundadırlar.
IDC olarak bu yıl Türkiye’de 8., Orta Avrupa genelinde 13. kez düzenlediğimiz etkinliğimizde çeşitli alanlardan BT güvenliği uzmanlarını, yeni
teknolojileri ve yaklaşımları, bunların güvenlik endişesi olmadan iş stratejilerine nasıl imkanlar tanıdığını tartışmak üzere bir araya geleceğiz.
AnaKonular:
KimlerKatılmalı?
BT Güvenliği Yönetimi
Yeni Nesil İş Ortamının Güvenliği
Bağlantılı Dünyada Güvenlik ve İnsan Faktörü
Güvenlik ve Risk Yönetimi
Büyük Data ve Güvenlik
“Nesnelerin İnterneti”nden “Her Yerde İnternet”e
Veri Güvenliği Regülasyonlarının Etkileri
CSO / CIO
BT Güvenliği Yöneticileri
Güvenlik Mimarları
Risk ve Güvenlik Yöneticileri
Ağ Güvenliği Yöneticileri
S: Şirketinizde güvenliğinsağlanmasıaçısından karşılaştığınız en büyük güçlüklernelerdir?
0% 20% 40%
Diğer
Devlet yönetmeliklerine uygunluk
Sektöre uygunluk ya da sektör düzenlemeleri
Kaliteli güvenlik hizmeti sağlayıcılarının olmaması
Tehditlerle ayak uydurabilmek
Güvenlik teknolojilerine ve çözümlere ayak uydurabilmek
Güvenlik kurallarının olmaması ya da güncel olmamaları
Kurumda genel anlamda bir güvenlik stratejisi olmaması
Üst düzey yönetim desteği olmaması
BT güvenliği için yeterli bütçenin olmaması
Oturmuş güvenlik kurallarının olmaması
Becerikli BT güvenlik personeli eksikliği
Çalışanların kurallara uymaması
İş Ortakları
Platin Altın Gümüş
DATASERV
Sergi
Konferans hakkında detaylı bilgi için;
Zeynep Yaylalı, zyaylali@idc.com, +905335291635
Pelin Pırnal, ppirnal@idc.com, +905354101632
Sunum ve Standları ile yer almak isteyen bilişim firmalar için;
Nevin Çizmecioğulları; ncizmeciogullari@idc.com, +905336665587
Pelin Özden; pozden@idc.com, +905392488652
19 Şubat - Sheraton Hotel & Convention Center, Ankara
http://www.idc-cema.com/events/itsecurity15ank
Kaynak: IDC Türkiye CIO Summit 2014
Basın
Farklı cihazlardan iş akışınızı yönetin.
Xerox ConnectKey®
ile işinizi kolaylaştırın.
xerox.com.tr
© 2014 XEROX CORPORATION. Bütün hakları saklıdır. Xerox®, Küre Sembolü®, ConnectKey® ve Ready For Real Business®
XEROX CORPORATION’ın ABD ve/veya diğer ülkelerdeki tescilli markalarıdır. Yukarıda geçen tüm diğer logolar, tescilli markalar ve servis
markaları kendi sahiplerinin mülkiyetindedir.
Artık, ağdan kopmadan güvenle ve kolayca çalışabilirsiniz. ConnectKey®
uygulamaları ve Xerox çok
fonksiyonlu yazıcınızla çıktı alabilir, tarama, arşivleme yapabilir, hatta tek bir tuşla dokümanlarınızı buluta
yükleyebilirsiniz. Her tür mobil cihazdan dokümanlarınıza erişebilir ve baskı alabilirsiniz; böylece hiçbir
zaman hiçbir yerde işleriniz aksamaz. Çığır açan McAfee®
ve Cisco®
ortaklığımızla sunduğumuz ek güvenlik
katmanları sayesinde içiniz rahat çalışırsınız.

BT Günlüğü Ocak 2015

  • 1.
    01/2015 UDH Bakanlığı’nın 2015Bütçesi Hakkında Tüm Detaylar • 31. Ulusal Bilişim Kurultayı Ankara’da Gerçekleşti Türkiye’nin Haberleşme Politikaları • ERP Gerçeği • Türkiye’de İnternet Özgür Değil Yeni Nesil TV Satın Alma Rehberi • Bilişim Altyapısına Yılda 5 Milyar Dolar Yatırım AliDinçerTP-LINKTürkiyeÜlkeMüdürYardımcısı Büyük Veri Hakkında Bilmeniz Gereken 10Şey 4G LTE Hakkında Tüm Detaylar Yükselen Deger Kurumsal Ag Çözümleri ~ ~
  • 2.
    SANAL ORTAMLARINIZ İÇİNKÖTÜ AMAÇLI YAZILIM KORUMASINDA EN ETKİLİ ÇÖZÜM! AGENTLESS | ARACISIZ GÜVENLİK VMware sanal ortamlarınızın güvenliğini aracısız şekilde sağlayabilmeniz için geliştirilmiştir. Kaspersky Security Virtual Appliance (KSVA) ile VMware sanal ortamınızı aracısız korumanızı sağlarken, vShield teknolojisiyle hızlı kurulum gerçekleştiriyor ve sisteminizi yeniden başlatmak zorunluluğunu ortadan kaldırıyoruz. Microsoft Hyper-V, Citrix ve VMware sanal ortamlarınızı gelişmiş güvenlik bileşenleriyle korumanız için geliştirilmiştir. Kaspersky Security Virtual Appliance (KSVA) ile yine merkezi güvenlik sağlanırken, sanal makinelerin üzerine kurulan hafif aracılar ile zararlı yazılımların ağınıza girmesini engelliyoruz. Bu yöntem ile kaynaklarınızın kullanımını azaltırken, sistem performansını arttırıyoruz. KASPERSKY SECURITY FOR VIRTULIZATION (KSV) – AGENTLESS ÇÖZÜMÜ İLE: • Kaynak kullanımını azaltıp, performansınızı arttırın. • Ağınıza yapılan saldırılardan etkili şekilde korunun. • Güncelleme ve tarama anında oluşabilecek açıklıkları yok edin. KASPERSKY SECURITY FOR VIRTULIZATION (KSV) – LIGHT AGENT ÇÖZÜMÜ İLE: • Sisteminizdeki güvenlik açıklarını görüntüleyin. • Gelişmiş sezgisel koruma yöntemiyle maksimum güvenlik sağlayın. • Cihaz, uygulama ve web denetimi ile sisteminizi kontrol altında tutun. • IM, mail ve web trafiğini denetleyin ve etkili bir şekilde koruyun. KSV ürünüyle ilgili bilgi almak ve sistemlerinizde test etmek için bizlerle iletişime geçiniz: info@tr.kaspersky.com Kaspersky kurumsal ürünlerini inceleyebilmek için tıklayınız: www.kaspersky.com.tr LIGHT AGENT | HAFİF ARACILI GÜVENLİK
  • 3.
    editör Geniş kapsamlı araştırmaTürkiye’nin de içinde bulunduğu ABD,İngiltere,Alman- ya,Avusturya,İsviçre,İtalya,İspanya,Hollanda,İsveç,Norveç,Danimarka,Polonya, Rusya,İsrail,Birleşik Arap Emirlikleri,Kanada,Brezilya,Meksika,Kanada,Çin ve Avustralya’dan 17 bin 500’ü aşkın kişinin katılımıyla gerçekleştirilmiş.Araştırma farklı coğrafyalardaki tüketici alışkanlıklarını irdeleyerek tüketicilerin online alış- veriş davranışlarını ortaya koyuyor. Halihazırda internet üzerinden yurtdışına ürün ve hizmet satanlarla,bu alanda faaliyete başlamaya hazırlananlara yol gösterecek sonuçlar içeren araştırma,dünya genelinde en çok sınır ötesi online alışveriş yapanların Avusturyalılar olduğuna işa- ret ediyor.Avusturyalıların yüzde 83’ü online alışveriş için ülke sınırlarını aşarken, onları yüzde 82’yle İsrailliler takip ediyor. Üçüncü sırada ise yüzde 75 ile Avustralya yer alıyor. Sınır ötesi online alışveriş yapanların en çok önem verdikleri konu ise nakliyenin ücretsiz olması! Son 12 ay içerisinde başka ülkelerdeki sitelerden alışveriş yapmış olanların yarısı (yüzde 51),daha sık olarak yurtdışından online alışveriş yapmama- larının sebebinin nakliye masrafları olduğunu söylüyor.Benzer biçimde,sınır ötesi alışveriş yapanların yüzde 47’si,nakliyatın ücretsiz olmasının,kendilerini yurtdı- şından daha sık alışveriş yapmaya teşvik edeceğini vurguluyor.Yetişkin internet kullanıcılarının yüzde 51’i de ücretsiz nakliyat ve iadenin,online ticaretin olmazsa olmazı olduğunu düşünüyor. Peki 2015’te Türk tüketicilerin satın aldıkları hangi ürünlerin satışının ne kadar artması bekleniyor? En büyük artışın,yüzde 25 ile ev eşyalarında olacağı öngörülü- yor. Bu kategoriyi eğlence (yüzde 15),sağlık ve güzellik (yüzde 14),bebek ve çocuk eşyaları (yüzde 14) takip ediyor.Araştırma gösteriyor ki,Türkiye’de online alışveriş yapanların yüzde 64’ü sadece yurtiçinde,yüzde 31’i hem yerel hem yurtdışındaki sitelerden,yüzde 6’lık bir kesimse sadece sınır ötesi alışveriş yapıyor.Online alışve- riş alışkanlarının önümüzdeki 12 ay içerisinde nasıl değişeceğine dair soru yönel- tilen Türklerin yüzde 24’ü yerel sitelerden,yüzde 20’si ise yurtdışından alışveriş yapmaya başlayacağını söylüyor. Türk katılımcıların yüzde 40’ı yurtiçinden,yüzde 26’sı yurtdışından yaptığı alışve- rişi artıracağını belirtiyor.Araştırmanın detaylarına internetten“PayPal Sınır Ötesi Online Alışveriş Araştırması 2014”diye aratarak ulaşabilirsiniz. Online Ticarette Tüketiciler En Çok Neye Önem Veriyor? Aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 22 ülkede yapılan araştırma online tüketim alışkanlıklarına ışık tutacak nitelikte. Bakın bu farklı araştırmanın sonuçları neler. Ali Yavuz ŞAHİN Genel Yayın Yönetmeni yavuz@btgunlugu.com
  • 4.
    4 künye içindekiler 06 Haberler 12 ÖzelHaber: Bilişim Altyapısına Yılda 5 Milyar Dolar Yatırım 14 Röportaj: Mehmet Doğanyiğit 16 Röportaj: Erda Tütüncüoğlu 20 Röportaj: Olivier Robinne 22 Özel Haber: 4G LTE Hakkında Tüm Detaylar 26 Röportaj: Glenn Booth 29 Röportaj: Pete Baxter 31 Sektörden: Tolga Balcı 32 Büyük Veri Hakkında Bilmeniz Gereken 10 Şey 34 Kapak Konusu: Yükselen Değer Kurumsal Ağ Çözümleri 38 Röportaj: Ali Dinçer 40 Başarı Hikayesi: Terra Dış Ticaret 42 UDH Bakanlığı’nın 2015 Bütçesi Kabul Edildi 46 31. Ulusal Bilişim Kurultayı Ankara’da Gerçekleşti 48 Türkiye’nin Haberleşme Politikaları Meclis’te Masaya Yatırıldı 52 ERP Gerçeği 54 Türkiye’de İnternet Özgür Değil 56 Yeni Nesil TV Satın Alma Rehberi 60 BT Günlüğü Test Merkezi Eylül Medya Adına Sahibi Ali Yavuz ŞAHİN Genel Yayın Yönetmeni yavuz@btgunlugu.com Ecevit BIKTIM Yayın Danışmanı ecevit@btgunlugu.com Ömer BALK Yazı İşleri Müdürü omer@btgunlugu.com Editörler Mücahit Aytekin Barış Terun Erhan Tan Mutlu Çavuş Avşar Özgen info@btgunlugu.com Kreatif Creative Solutions diyalog@creativesolutions.com.tr Reklam Reklam Departmanı reklam@btgunlugu.com Adres İnönü Caddesi No: 8 Bulut İş Merkezi 4. Kat Daire: 72 Çeliktepe Kağıthane / İstanbul Tel : 0212 270 36 37 PBX Fax: 0212 270 36 37 Dağıtım Etkin Dağıtım Baskı ve Cilt Özgün Ofset Aytekin sokak no:21 4.Levent / İstanbul Tel : 0212 280 00 09 Fax: 0212 264 74 33
  • 5.
    5 VERi MERKEZi IBM Çözümleriyle BüyükVeri İş Yönetimi Uygulamaları Bulut Teknolojileri Mobil Veri Merkezi Yerel Veri Merkezi İş Teknolojileri Veri Merkezi Donanım Yazılım Teknolojileri Güvenlik Uygulama Geliştirme Teknolojileri Son Kullanıcı Yönetimi Mobil Veri Merkezi 4S 4S 4S Ağ Teknolojileri Depolama Teknolojileri Power Systems (Sunucu) Teknolojileri Flash Teknolojileri Sanallaştırma Geleneksel Veri Depolama Yedekleme
  • 6.
    6 haberler Citrix, 2015’te bilişimteknolojilerinin iş yapma şekil- lerinde büyük çaplı değişimlerin yaşanmasına önayak olacağını öngörüyor. Cihaz, lokasyon ve uygulamalar- dan bağımsız olarak her şey yazılım tabanlı olmaya başlayacak. Bu eğilim, çalışanların iş yapış şekillerini adeta yeniden keşfetmesine zemin hazırlıyor ve özel- likle mobil çalışma stillerinde önemli değişiklikler bekleniyor. 2015 yılına dair Citrix’in bazı öngörülerine baktığı- mızda ilk olarak çalışanların mobil olması artık bir ‘olmazsa olmaz’ olduğunu görüyoruz. Yenilikçi firma- lar için ‘uzaktan çalışma’ yeni bir konu değil. Analist- lerce yapılan bir araştırmaya göre, beyaz yakalıların %61’i ofis dışında çalışmakta. Cihaz yönetimi yerini çalışma alanına bırakacak bunun yanı sıra telefon içine gömülecek iş uygulamaları çalışanların bağlantı oranlarını arttıracak. Mobil uygulamalara eklenecek “sosyalleşme” özelliği 2015 yılının en önemli konula- rından biri olacak. Yazılım tabanlı işyeri konseptinin genişlemesi BT sektörünü yeniden tanımlayacak. Şirketler şimdi yalnızca yazılım tabanlı işyeri konsep- tinin getirdiği operasyonel ve teknik faydalara değil, bunun tüm iş dünyasına ve insanlara getirdiği yarar- lara bakacak. Mobilite 2015’te İşlerin Yapılış Şeklini Değiştirmeye Devam Edecek Microsoft bünyesinde yer alan mesajlaşma servisleri Skype ve Lync kullanıcılarının bun- dan sonra kendi aralarında görüntülü ara- ma yapabilecekleri açıklandı. Kullanıcıların bilgisayarlarından, tabletlerinden veya akıllı telefonlarından sesli ve görüntülü arama- lar yapmasına imkan sağlayan Skype, 2011 yılında Amerikalı teknoloji devi Microsoft tarafından 8.5 milyar dolara satın alınmış- tı. Microsoft’un dünyanın en çok kullanı- lan mesajlaşma servisleri arasında yer alan Skype’ı bünyesine katması oldukça başarılı bir yatırım olarak değerlendirilse de, firmanın mevcut mesajlaşma servisi Microsoft Lync‘i nasıl değerlendireceği merak konusu olmuştu. skype Microsoft Lync kullanıcıları Skype’ın Microsoft tarafından satın alınmasının ardın- dan kendi mesajlaşma servislerinin emekliye ayrılacağından endişelenmiş olsa da, Micro- soft bu endişeleri boşa çıkarmış ve her iki me- sajlaşma servisini de hayatta tutmaya karar vermişti. Bugün Microsoft Lync kullanıcılarını sevindirecek bir açıklama daha yayınlayan Microsoft, hali hazırda birbirleri arasında ileti gönderebilen ve sesli arama yapabilen Skype ve Lync kullanıcılarının bunda sonra kendi aralarında görüntülü arama da yapabilecekle- rini duyurdu. Skype ve Lync Kullanıcıları Birbirlerini Arayabilecekler
  • 7.
  • 8.
    8 haberler 15 Aralık günüsabah saatlerinde Turkcell’in Twitter üzerinden kullanıcılarına destek sağ- ladığı “Müşteri Hizmetleri” adlı resmi hesabı bir grup hacker tarafından ele geçirildi. Hacker grubu “Sayın Abonelerimiz, Öncelikle bu kadar pahalı tarifeler sattığımız için sizden özür dile- riz, Artık 2 GB Net paketleri 1 TL olacaktır” me- sajını paylaştılar. Turkcell’in Twitter hesabının kendilerine Uygur Tim adı veren hacker grubu tarafından ele geçirildiği tahmin ediliyor. Uygur Tim milliyetçi hacker grubu olarak tanınıyor. Hacker grubunun Turkcell hesabını ele geçir- diği sırada Twitter hesabında “Turkcell kazık dediler, uğrayalım dedik” şeklinde bir payla- şım yer alıyordu. @TurkcellHizmet hesabının 100 bine yakın takipçisi bulunuyor. Turkcell’in hesabını geri alması ise yaklaşık 1 saatlik bir sürenin ardından gerçekleşti. Bu süre zarfında firmanın yaptığı açımlamada; “sosyal medya üzerinden müşterilerimize kesintisiz destek sağlamak amacıyla kullandığımız @Turkcell Hizmet Twitter hesabı, bir hacker grubunun saldırısına uğramıştır. Gerçekleşen saldırı sonrasında hesaba kısa süreliğine illegal erişim sağlansa da sorun hızla çözülerek müşteri hizmetleri hesabımız yeniden hizmet vermeye başlamıştır. Müşterilerimizin kişisel bilgileriyle ilgili herhangi bir güvenlik açığı bulunmadığını kamuoyuna duyurur, yaşanan süreç boyunca @ TurkcellHizmet hesabından paylaşılan mesaj- lara itibar edilmemesini önemle rica ederiz” ifadeleri yer aldı. Turkcell’in Twitter Hesabını Hack’lediler! Pronet; ‘interaktif güvenlik’, ‘görüntüleme sistem- leri’, ‘akıllı ev çözümleri’ ve ‘enerji yönetimi’ gibi hizmetleri içeren akıllı güvenlik sistemi Pronet Plus ile yeni bir dönem başlatıyor. Mevcut Pronet güvenlik sistemiyle birlikte çalışan Pronet Plus; mobil iletişim kanalları sayesinde, kullanıcıya, uzak olduğu evinden ve sevdiklerinden an ve an haberdar olup gerekli kontrolleri yapabilme imkâ- nı tanıyor. Pronet böylece, abonelerin kendi yaşam senaryo- larına göre uyarladığı güvenlik sistemini, hayatı kolaylaştıran yeni servislerle gündelik yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline getiriyor. Pronet Yönetim Kurulu Başkanı Alp Saul: “‘Asıl işimiz olan güvenliği, ev ve işyerlerinden devamlı haber- dar olabilmeyi sağlayacak şekilde interaktif bir hale getirdik. Ayrıca bu hizmetlere akıllı ev çözüm- lerini de ekleyerek insanların hayatını kolaylaştı- ran yepyeni bir hizmet tasarladık. Müşterilerimizin hayatlarını kurtarırken, diğer yandan onların ev ve işyerleri ile bağlantılarını sürekli ve interaktif hale getirerek; sadece iyi bir güvenlik değil, aynı zamanda hayatlarını kolaylaştıran bir hizmet de sunmak istedik.” Pronet Yeni Ürünü Pronet Plus’ı Tanıttı
  • 9.
    9 Data Center & Cloud Collaboration Routing & Switching Software Defined Networking Eğitim veDanışmanlıkAğ Tasarımı ve Projelendirme Kurulum ve Destek Hizmetleri +90 (212) 274 69 98 www.btegitim.com Türkiye’nin en iyi Cisco eğitmen kadrosu ile geleceğinize yön verin.
  • 10.
    10 haberler İstanbul’un kültürel yapısınıbozmadan, çevreci ve teknolojik donanıma sahip olarak inşa edilen Vodafone Arena’nın çatı inşaatına başlandı.Vodafone Arena’da, yapımına başlanan çatı çalışmaları tamamlandığında, Türkiye’nin ilk teknolojik çatısı da hayata geçecek. Özel dokusu ile stat ışıklandırmalarına, ışık oyunlarında ve iç aydınlatmalarda fark yaratacak olan çatı, çelik halatlı, çe- lik borulu ve çok hafif konstrüksiyon özelliğiyle uçan çatı sisteminin de kullanıldığı ilk stat olacak.Vodafone Are- na’nın lokasyonu itibarıyla İstanbul Boğazı’nın göbeğinde, Dolmabahçe Sarayı’nın ve Tarihi Saat Kulesi’nin hemen yanında yer alması; görsel olarak çatının hem üstten hem alttan görünebilmesi çatıda kullanılacak konstrüksiyon ve membran özelliğini bir kat daha arttırırken, depreme ve her türlü hava şartlarına da dayanıklılık gösterecek. EMC’nin bu yıl sekizincisini düzenlediği EMC Forum etkinliği, 27 Kasım Perşembe günü, Ankara’da gerçekleştirildi. Avrupa Birliği Bakan Yardımcısı Dr. Alaattin Büyükkaya’nın katılımı ile gerçekleştirilen EMC Forum; Bulut ve Büyük Veri konuları çerçevesinde, “Yeniden Tanımla” temasına odaklandı. Forum’un açılış konuşmasını, EMC Avrupa, Ortadoğu ve Afrika Yazılım Grubu Sorumlu Başkan Yardımcısı Dayne Turbitt üstlendi. EMC Forum kapsamın- da aynı zamanda, forum katılımcılarının yanıt- larıyla gerçekleştirilen EMC Forum Türkiye Araştırması sonuçları da açıklandı. Araştırma- ya, birçok farklı alanda faaliyet gösteren Tür- kiye’deki işletmelerden, BT konusunda karar sahibi 278 kişi katılım gösterdi. Dikkat çekici sonuçların elde edildiği araştırma; bulut, mobil, sosyal ve Büyük Veri teknolojilerindeki mega trendlere dayanan değişim sürecinde, BT’nin işletmelerdeki değişimler üzerindeki etkisi hakkında BT yöneticilerinin görüşlerini ortaya koyuyor. Türkiye’nin İlk Teknolojik Stadyum Çatısı Yeni teknolojiler Ankara’da Görücüye Çıktı Türkiye genelinde hizmet veren 4 farklı şirketi, 8 bölge bayi, 5 bölge ofisi ve 100’e yakın uzman personeli bulu- nan Lidya Grup, Fujifilm’in Acuity LED ve Acuity FB ile Uvistar serisi makineleri- nin satışını ve satış sonrası hizmetlerini gerçekleştirecek. Fujifilm ve Lidya Grup arasında yapılan anlaşma, tüm dijital baskı sektörüne, hem iç mekân hem de özellik- le açık hava reklamcılığına yeni bir soluk getirecek. Fujifilm’in; fotoğraf kalitesinde yüksek hızlı dijital baskı yapan Acuity Advance UV Flatbed, Uvistar II UV dijital baskı makinesi ve Acuity LED 1600 UV, sektörün yakından takip ettiği önemli makineler. Mevcut satış kanallarının büyütülerek pazar payının artırılmasına yönelik gerçekleştirilen işbirliği, gelişen pazarın ihti- yaçlarını karşılamak adına büyük önem taşıyor. Fujifilm ve Lidya Grup Anlaşma İmzaladı
  • 11.
    11 www.idcciosummit.com/antalya CIO Zirvesi; CIOve BT profesyonellerinin bir araya geldiği, CIO’ların ve Uzmanların reel iş yaşamındaki teknoloji odaklı görüş ve deneyimlerinin paylaşıldığı, yeniliklere ve fırsatlara açık bir buluşma ortamıdır. CIO Zirvesi BT ihtiyaçlarınızı doğru belirleme, teknoloji çözümleri ve trendler konusunda farkındalık yaratma ve yatırımlarınızı doğru yönlendirmenizi sağlayacak 2 günlük öğrenme ve bilgi paylaşımı ortamı sunmaktadır. KONUŞMACILAR İŞ DÜNYASI İLE BULUŞMA 9-10 Nisan 2015, Kaya Palazzo Golf Resort, Belek – Antalya 3. Platform'da BT ve İş Birimlerinin Buluşması 200+ CIO2 + Workshop 50+ BT Tedarikçisi 40+ Konuşmacı Türkiye genelinde 200+CIO ve Kıdemli BT karar vericisi ile buluşun Farklı sektörlerde en çok talep edilen çözümlerde fikir liderliği yapın Networking aracılığı ile firma ürünlerini ve çözümlerinizi tanıtın Türkiye’deki CIO’lar ile ilişkilerinizi geliştirin Vernon Turner Kıdemli Başkan Yardımcısı, Kurumsal Altyapı, Tüketici, Ağ Telekom ve Sürdürebilirlik Araştırma IDC Frank Gens Kıdemli Başkan Yardımcısı ve Baş Analist IDC Jyoti Lalchandani Grup Başkan Yardımcısı, IDC Orta Doğu, Afrika ve Türkiye Stephen Elliot Başkan Yardımcısı, BT Altyapı ve Bulut Uygulama IDC Konferans hakkında detaylı bilgi için; Zeynep Yaylalı, zyaylali@idc.com, +905335291635 Şule Saltık, ssaltik@idc.com, +905363505822 Sunum ve Standları ile yer almak isteyen bilişim firmaları için; Nevin Çizmecioğulları, ncizmeciogullari@idc.com, +905336665587 Pelin Özden, pozden@idc.com, +905392488652 Nevin Çizmecioğulları Ülke Müdürü IDC Türkiye Melih Murat Araştırma Müdürü BT Servisleri IDC Türkiye İş Ortaklarımız TÜRKİYECIOSUMMIT2015 WhereITmeetsBusinessID C Türkiy e C I O S u mmit2 015 South Africa CIO Summit March 24 - 25 Maslow Hotel, Johannesburg Francophone CIO Summit April 29 - 30 Mazagan Beach Resort, Morocco Saudi Arabia CIO Summit September Riyadh West Africa CIO Summit 13 May Intercontinental Hotel, Lagos East Africa CIO Summit June 18 Kempinski Hotel, Nairobi Middle East CIO Summit February 25 - 26 Atlantis Hotel, Dubai Egypt CIO Summit 2015 March 31 - April 1 Four Seasons Nile Plaza, Egypt Rajeev Agarwal Başkanı Yardımcısı, Araştırma IDC ZirvePlatin AltınGümüş Sergi GalaBasın DATASERV
  • 12.
    12 haberler Bilişim Altyapısına Yılda5 Milyar Dolar Yatırım Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, genişbant internet abone sayısının 1 ay içerisinde 40 milyondan 40 milyon 500 bine yükseldiğini belirterek, “Sadece bir ayda 500 bin abone sayısı arttı. Bu kadar hızlı gelişen sektörün, güçlü bir alt yapısının olması gerekiyor. Bu nedenle de yılda 5 milyar dolarlık alt yapı yatırımı gerçekleştiriliyor” dedi. özel
  • 13.
    13 Ulaştırma Denizcilik veHaberleşme Bakanlığı toplantı salonunda, Saba- hattin Zaim Üniversitesi, İstanbul Aydın Üniversitesi ve Yazılım Sana- yicileri Derneği (YASAD) arasında “Bilişim Dersleri ile Revizyonu” imza töreni gerçekleştirildi. Ulaş- tırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, üniversite-bi- lişim sektörü işbirliği kapsamında çalışmaların başlatıldığını ifade etti. Elvan söz konusu protokolün üniversite ile sanayinin işbirliğinin geliştirilmesi, sanayinin bilgi ve iletişim sektörünün ihtiyaçları doğ- rultusunda öğrenci yetiştirilmesi, öğrencilerin istihdamının sağlan- ması amacıyla Yazılım Sanayicileri Derneği ile iki üniversite arasında imzalandığını söyledi. Bilgi ve İletişim Sektöründeki Büyü- me Hızı Yüzde 10’un Üzerinde Bilgi ve iletişim sektöründe dünya- da baş döndürücü gelişme yaşandı- ğını dile getiren Elvan, dünyadaki hızlı değişim ve dönüşümün en önemli öncüsünün, bilgi ve iletişim sektörü olduğunu söyledi. Dünyada bilişim sektördeki büyüme hızının, dünyada ortalama büyüme hızının 3-4 katı olduğuna işaret eden El- van, “Türkiye’de de yıllık ortalama büyüme hızı yüzde 3-4 bandında beklenirken, bilgi ve iletişim sektö- ründeki büyüme hızı yüzde 10’un üzerinde oldu” dedi. Dünyada nüfusun 7.2 milyar, mobil abone sayısının 7 milyar, internet kullanıcı sayısının 3 milyar olduğu- nu belirten Elvan, her bir dakikada 5 milyon video izlendiğini, 433 bin tweet atıldığını, 2,7 milyon arama yapıldığını söyledi. Bilgi ve iletişim sektörünün tüm sektörlerin loko- motifi olduğunu bildiren Elvan, Ba- kanlık olarak önümüzdeki günlerde bilgi ve iletişim sektöründe faaliyet gösteren yazılımcı firmalara Ar-Ge desteği vermeye başlayacaklarını ifade etti. Bakan Elvan, “2014 yılı Ekim ayı sonu itibariyle ülkemizde; Geniş bant İnternet abone sayısı 40,5 milyona, Mobil internet kulla- nan abone sayısı 31,8 milyona, Mo- bil abone sayısı 72 milyona, M2M abone sayısı 2.5 milyona ulaştı. Makinalar arası iletişime 2015 sonu itibariyle abone sayısının 7 milyonu aşacağını düşünüyoruz” dedi. Geçen ay yaklaşık 40 milyon olan geniş- bant abone sayısı, bu ay 40 milyon 500 bine yükseldi. Sadece bir ayda 500 bin abone sayısı arttı” dedi. Bu kadar hızlı gelişen sektörün, güçlü bir alt yapısının olması gerektiğine dikkati çeken Elvan, yılda 5 milyar dolarlık alt yapı yatırımı gerçekleş- tirdiklerini kaydetti. İstihdam Garantili Sistem Nitelikli insan kaynağı konusun- da ciddi sıkıntı yaşandığına dik- kati çeken Elvan, “Bu protokolle, üniversitelerimiz bilgi ve iletişim sektörünün talep ettiği müfredat programı çerçevesinde öğrencile- rini bir programdan geçirecekler. Üniversiteden mezun olur olmaz bu öğrencilerimiz Yazılım Sanayicileri Derneği Bakanlığımız tarafından işlerine yerleştirilecekler. Yani istihdam garantili sistemi yürürlüğe koyuyoruz” diye konuştu. 2015 sonunda 4G’yi devreye soka- rak, Türkiye’nin ulaşım ve iletişim alt yapısının, dünyada rekabet edi- lebilir konuma ulaşmasını sağlaya- caklarını anlatan Elvan, Türkiye’de Veri İletim Merkezleri ile İnter- net Değişim Noktaları kurulması amacıyla çalışmaları başlattıklarını kaydetti. Sayısal arşiv, oyun, bilgi- sayar pazarı, yazılım ürünleri gibi alanlarda yasal düzenlemeye ihtiyaç olduğunu vurgulayan Elvan, bu ko- nudaki çalışmaların da başladığını, bu alanları içeren yasal düzenleme- nin önümüzdeki yıl yapılmasının planlandığını ifade etti. Acil durumlarda kullanılan mo- bil baz istasyonlarının kurulması konusunda bu yıl yoğun bir çalışma yaptıklarını ifade eden Elvan, her iki ile bir mobil istasyon olacak şe- kilde planlama yaptıklarını bildirdi. Elvan, “Acil durumlarda kullanılan Mobil Baz İstasyonlarının faydasını bu güne kadar birçok olayda gördük. Acil durumlarda haberleşmenin aksamadan devam etmesi için ülke genelinde 25 bölgede bulunan Uydu Transmisyonlu Mobil Baz istasyon- larının sayısı 40’a çıkarıldı ve her iki ile bir mobil istasyon olacak şekilde gerekli planlama yapılmıştır” dedi. Her Yıl 10 Bin Yazılım Elemanına Ihtiyaç Var Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kuru- mu (BTK) Başkanı Tayfun Acarer de söz konusu çalışmaların çok ciddi bir ihtiyacı gidermek için yapıldığı- nı söyledi. Bu konuda sadece Tür- kiye’de değil Avrupa Birliği’nde de (AB) ciddi bir ihtiyaç olduğunu dile getiren Acarer, “Önümüzdeki 5 yıl içinde 860 bin yeni yazılım elemanı ihtiyacı var Avrupa’da. Türkiye’de her yıl en az 10 bin yeni yazılım elemanına ihtiyaç var” dedi. Yayımlanan sektör raporlarına göre, sektörün en önemli ihtiyacının yüz- de 59 ile nitelikli eleman ihtiyacı olduğunun belirtildiğini anlatan Acarer, bu tür işbirlikleriyle yeni elemanların sektöre katılacağını ve yazılım sektörünün daha da ileriye gideceğini ümit ettiklerini söyledi. Türkiye’nin Petrolü Önümüzdeki Yıllarda Yazılım Olacak YASAD Başkanı Doğan Ufuk Güneş de sektör olarak en önemli sorun- larının nitelikli eleman olduğunu dile getirerek, sektörün her yıl 50 bin civarında yeni personel ihtiyacı olduğunu, üniversitelerden mezun olan öğrenci sayısının ise 12 bin olduğunu söyledi. Güneş, 10 yılda 1 milyon istihdam, 10 yılda 10 milyar dolar ihracat hedeflerinin olduğunu ifade ederek, “Bugün yaptığımız protokolle bu hedefe bir adım daha yaklaşmış olacağız. İnşallah hükü- metimizin desteğiyle doğru adamlar atmaya devam edersek Türkiye’nin petrolü önümüzdeki yıllarda yazı- lım olacaktır” diye konuştu.
  • 14.
    “Türkiye’de teknoloji üretilirmi? Üretilirse yurtdışına satılabilir mi?” gibi sorular uzun süredir tartışılıyor. Dünyadan örnekler veriliyor, başarılı hikayeler paylaşılıyor. Oysa Türkiye’de, fiziksel ve zihinsel sınırları çoktan aşıp, farklı coğrafyalara ulaşabilen teknoloji şirketleri var. Proline da bunlardan biri. Kendi Ar-Ge merkezinde ürün ve çözümlerini tasarlayan Proline Bilişim, geçirdiği dönüşümün ardından başta kent güvenlik yönetim sistemi çözümleri olmak üzere büyük veri ve sosyal medya analizinden iş zekâsına, coğrafi bilgi sistemlerinden biyometrik kimlik doğrulamasına kadar oldukça geniş bir portföyü Türkiye’nin yanı sıra Türkiye’nin de içerisinde bulunduğu Kuzey Afrika ve Ortadoğu coğrafyasına pazarlıyor, satıyor ve bu pazarlarda uygulamalar gerçekleştiriyor. Proline Bilişim İcra Kurulu Başkanı Mehmet Doğanyiğit ile Proline’ın dününü, bugününü ve hedeflerini konuştuk. Ali Yavuz ŞAHİN yavuz@btgunlugu.com Türk Şirketleri İçin En Zorlu Hedef Bakış Açısını Değiştirip Potansiyeli Uygulanır Kılabilmek Mehmet Doğanyiğit Proline İcra Kurulu Başkanı 14 söyleşi
  • 15.
    Şirketinizi Ar-Ge veentegras- yon kabiliyetine sahip bir Türk teknoloji şirketi olarak tanımlı- yorsunuz. Bu tanımı biraz açabilir misiniz? Elbette. Bu aslında Türkiye’de faaliyet gösteren bir bilişim şirketi olmaktan, Türkiye’nin de içerisinde yer aldığı coğrafyanın tümüne ürün ve hizmet götüre- bilecek bir Türk teknoloji şirke- tine dönüşme öykümüzün de bir özeti niteliğindedir. Köklü bir şirket olarak sistem entegratörü kimliğimizle başarılı projelerin içerisinde yer almaktan dolayı mutluyuz. Fakat bununla birlikte Türki- ye’nin, genç nüfusu, yüksek eko- nomik potansiyeli, kaliteli insan kaynağı ve olanaklarıyla, bulun- duğu coğrafyaya örnek olma ve liderlik etme ilkesine de inanı- yoruz. Bunun için Türkiye’deki şirketlerin ve özellikle de tek- noloji şirketlerinin “tempolu bir şekilde koşmaları” gerekiyor. Türkiye son derece yüksek bir potansiyele sahip olduğu tekno- loji alanında teknoloji tasarla- yan, üreten, pazarlayan, dağıtan ve uygulayan bir ülke olmalı. Ne kadar yatırım yaparsanız yapın, finans kaynaklarınızı ne kadar konsolide ederseniz edin, sizin için asıl zor olan bu bakış açısı- nın tüm kurumlar tarafından be- nimsenmesini sağlayabilmektir. Proline olarak bu alanda öncü ve örnek olmaya çalışıyoruz. Entegratör kimliğimizin yanına Ar-Ge kabiliyetini eklememizin; kendi tasarladığımız ürünleri yurtdışındaki ülkelere satabilen ve bunların uygulamasını da aynı hassasiyetle gerçekleşti- rebilen bir şirket olma hedefi- ni benimsememizin sebebi de tam olarak bu. Nihayetinde bu hedeflerimize ulaşmanın mut- luluğunu yaşıyoruz. Artık Tür- kiye’nin yanı sıra Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da faaliyet göste- ren bir Türk teknoloji şirketiyiz. Bu alanda atmış olduğunuz adımları öğrenebilir miyiz? En önemli adım bir Ar-Ge mer- kezi haline gelmekti. Yaptığımız çalışmalar sonucunda İstanbul Genel Merkezimiz, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafın- dan Ar-Ge Merkezi olarak tescil edildi. Bu Ar-Ge merkezinde kendi ürünlerimizi geliştirmeye başladık. Kendi geliştirdiğimiz kent güvenlik yönetim sistemi çözümleri, akıllı yazılımlar, coğ- rafi bilgi sistemleri, sosyal med- ya analiz yazılımları, biyometrik ürünler (parmak izi, parmak da- mar izi, avuç izi, avuç damar izi, yüz tanıma, vb.) ve uygulama çözümlerimizden oluşan, yüksek bilgi ve tecrübe birikimi gerekti- ren bir ürün portföyüyle müşte- rilerimize ulaşır hale geldik. Ürün ve çözüm ailemizi “Akıl- lı ve Güvenli Şehir”, “Akıllı Platformlar”, “Akıllı Devlet” ve “Akıllı Toplum” konseptleri altında topladık. Akıllı ve gü- venli şehirlerin en önemli un- surlarından biri olan biyometri kavramı da yapılan uygulamalar ve geliştirilen teknolojiler ile hayatımızda daha fazla yer al- maya başladı. Biz de Türkiye’nin dört bir yanında uyguladığımız MOBESE ve diğer kent güvenlik yönetim sistemi çözümlerimize biyometri ürün ailesini ekledik. T.C. elektronik pasaport proje- sini (e-Pasaport) hayata geçirip, Bolu’da gerçekleştirilen yeni ne- sil elektronik kimlik kartı pilot projesinde yer aldıktan sonra bu alandaki tecrübemizi biyometri alanındaki yeniliklerle daha da üst seviyelere çıkardık. Geliştir- diğimiz BioPOS parmak damar izi analiz cihazı, Sosyal Gü- venlik Kurumu’nun Biyometrik Kimlik Doğrulama Projesi kap- samında kullanılıyor. ICT Sum- mit 2014 etkinliğinde Design Awards yarışmasında BioPOS cihazımız tasarım ödülü aldı. Tüm bu ürün ve uygulama bece- rilerimizle yurtdışındaki ihale- lere girmeye başladık ve 2022 Dünya Kupası’nın düzenleneceği ve bu sebeple önemli kent gü- venlik yatırımlarına imza atan Katar’ın kent güvenlik yönetim sistemlerinin sağlayıcısı olduk. Halihazırda Suudi Arabistan’da da önemli bir projenin ihale sürecinde son safhaya kalmış bulunuyoruz. Bundan sonra atacağınız adımlar nelerdir? Hedefimizde emin adımlarla ilerliyoruz. Önceleri Katar ofi- simiz aracılığıyla Kuzey Afrika ve Ortadoğu bölgelerindeki projelerimizin koordinasyonu- nu yürütüyorduk. Kısa bir süre önce Pakistan’da da bir ofisimi- zi faaliyete geçirdik. Bu ofisle amacımız çözüm sunma alanı- mızı daha da genişletmektir. Türkiye’nin e-dönüşümüne katkı sağlayabilecek yeni projeler ta- sarlamayı sürdüreceğiz. Güven- likten biyometrik kimlik doğru- lamasına, büyük veri ve sosyal medya analizinden coğrafi bilgi sistemleri çözümlerine kadar bilişimin özellikle yüksek bilgi ve tecrübe birikimi gerektiren alanlarında etkinliğimizi artıra- rak sürdürebilmeyi planlıyoruz. 15
  • 16.
    16 Geçtiğimiz dönemde Siemens’denayrılarak Unify ismini alan Haberleşme Sistemleri Grubu yoluna bağımsız olarak devam ediyor. Son dönemde dikkatleri üzerine çeken firmanın Türkiye Ülke Müdürü Erda Tütüncü ile Unify macerasından ve Türkiye’de neler yaptıklarından bahsettik. Detaylar söyleşimizde. Unify Olarak Yenilikçiliğimiz ve Sektördeki Öncü Rolümüze Güveniyoruz Ali Yavuz ŞAHİN yavuz@btgunlugu.comsöyleşi Bizlere biraz kendinizden bahsede- bilir misiniz? İş hayatıma 1995 senesinde Sie- mens bünyesinde başladım. Kurum- sal şebekeler adı verilen bölümde satış yöneticiliği görevini yürüttüm. Ardından 3 sene kadar Siemens Münih’te danışmanlık görevini yü- rüttüm. 2001 yılında Türkiye’ye geri dönerek satış grubunun sorumlulu- ğunu üstlendim. Ardından sırasıyla Siemens içerisinde Tüketici Elekt- roniği ve Tıbbı Cihazların satış yö- netim gruplarında bulundum. Son olarak Haberleşme Sistemleri gru- bunda yer aldım ve ardından 1 Ekim 2013 tarihi itibariyle Unify’da Ülke Müdürü olarak göreve başladım. Bizlere Unify’ın macerasından bah- sedebilir misiniz? Türkiye’de Unify ismi 15 Ekim 2013 tarihinden sonra hayat buldu fakat faaliyetleri çok eskiye dayanmak- ta. Unify’ın ana iş kolu Siemens’in faaliyet alanında bulunduğu iş kollarından bir tanesi hatta kuruluş amacını taşıyan (kurumsal ve kamu haberleşmesi) iş kolu olarak göste- rilebilir. Siemens’in faaliyet alanla- rından birçoğu sırasıyla ana bünye- nin dışına çıktı. Bunların sonuncusu da Siemens Enterprise olarak adlan- dırılan bölümdü ve Unify ismini alarak yoluna Siemens’ten bağımsız olarak devam ediyor. Unify’ın iki ortağı bulunmakta, bunlardan Ame- rikalı Gores Group hisselerin yüzde 51’ine sahip ve Siemens’de yüzde 49’una. Ana portföyü “unified com- munications” ürünlerinden oluşan bir firmanın isminin Unify olarak seçilmesi de oldukça mantıklı. Unify dünyanın 100’den fazla ülke- sinde faaliyet gösteriyor ve Fortune 500’deki firmaların yüzde 75’ine hizmet veriyor. Unify olarak her türlü müşterimizin haberleşme alt- yapısını karşılarken bunun yanın- da çalışanlara süreçleri içerisinde verimlilik sunan bir firmayız. Unify olarak sunduğunuz hizmetler- de donanım ve yazılım konusundaki ayrımınız nedir? Biz kendimizi yazılım ve hizmetler (servisler) firması olarak tanımlı- yoruz. Bunun başlıca sebebi port- föyümüzü oluşturan ürün gamında yazılım ağırlığının her geçen gün artması. Ürünümüzü ortaya çıkaran entelektüel bilgi birikimini kendi- mizde tutup özellikle donanım gibi, bizleri bir anlamda süreç olarak yavaşlatan konuları kontörlümüzde dışarıda yaptırdığımız yapıya geçiş yapıyoruz. Halen portföyümüzde donanımları- mız bulunmakta fakat bunların sayı biraz önce de belirttiğim gibi yavaş yavaş azalıyor. Bulunduğunuz sektörün Türkiye’deki potansiyel hakkında ne düşünüyor- sunuz? Türkiye’de bulunduğumuz sektörle ilgili bir araştırma yok. Pazar payı açıklamalarına baktığınızda altında yıldızlı bölümler var ve firmalar bu bölümlerde kendilerinin daha iyi hissettikleri kategorileri baz alarak rakam veriyorlar. Bu yüzden birbi- riyle çok fazla karşılaştırılamayan veriler içerisinde boğulmaktayız. Bir ligde birden fazla birinci olamaz fakat firmalar farklı kategoriler ile birinciliklerini ilan edebiliyorlar. Bu durum bizim işimizi ölçülendirme- mizi oldukça zorlaştırıyor. Bu se- bepten Pazar hakkında bilgi sahibi olmak güç Biz de geçmişte yaptığı- mız işlerden örnek alarak gelecek beklentilerimizi ortaya çıkartıyor ve buna göre hareket etmeye çalışıyo- ruz. Sizin döneminiz ile birlikte Unify’da neler değişti? Öncelikle oldukça fazla değişimin olduğu bir dönemin içine denk geldiğimi söyleyebilirim. Bunun en baştaki sebebi ismimizin değişmesi. İlk işe başladığımızda firmamızın yeni ismini bilmiyordum. Yaklaşık 15 gün sonra ismimizi anons ettik. İsim belirlenme konusu tüm dün- yada büyük bir gizlilikle yürütüldü
  • 17.
    17 ve kısıtlı sayıdakişiye bilgi veril- di. İsimle birlikte firmamızın tüm yönetim kademesi de değişti. Biraz açarsak globalde CEO ve ona bağlı çalışan üst yönetim takımı değiş- ti. Unify’ı ilerii taşıma anlamında olumlu bir değişiklik olduğunu söy- leyebilirim. Bunun başlıca sebebi tüm üst yönetim kadememizin ka- nal tecrübesine sahip olduğu. Unify olarak “indirect” denilen yapıda çalışıyoruz ve üst yönetimimizin hepsi daha önce bu tarz bir modelde çalışmış ve başarılı olmuş insanlar. Türkiye’de “indirect” modele geçi- şimizi tamamladık ve hızla yolu- muzda devam ediyoruz. Globalde de bu geçiş sürecini tamamlamak için çalışıyoruz. Bununla birlikte yeni bir partner programı açıkladık. Bu program sayesinde işbirliğine yarım yaptıkça daha fazlasını veren bir modele geçiş yaptık. İlk aldığımız tepkiler çok olumlu. 2015 öngörünüz neler? Önümüzdeki dönemde herkesin bil- diği gibi bir seçim süreci var. Fakat biliyoruz ki bir sonraki dönemde de bu tarz bir süreç farklı konulardan yaşanabilir. Öyle bir coğrafyada- yız ki her an her şey olabilir. Fakat Avrupa ile kıyasladığımızda Türki- ye’nin ciddi anlamda büyüme po- tansiyeli olan bir ekonomiye sahip olduğunu görüyoruz. Türk ekono- misinin ana damarlarından biri inşaat sektörü ve inşaat sektörünün canlı olduğu bir yerde özellikle bizim gibi sektörlerde faaliyet gös- teren firmaların işlerinin durması ve geride kalması düşünülebilecek bir şey değil. Solasıyla bizim 2015 stratejilerimiz içerisinde büyümek ve partner sayımızı genişletmek var. Geçen seneye göre durağan bir sene olmayacağını düşünüyoruz. Tabii ki global ekonomik nedenlerden gelen zorluklar var ve biz bunları aşa- bilecek güçteyiz ve 2015’e olumlu bakıyoruz. Önümüzdeki yıl için ana hedefiniz neler? Özellikle kanal tarafında büyümeyi hedefliyoruz. Nitelikli partnerleri- mizin sayısını arttırmak istiyoruz. Nitelikli partnerlerimiz bugüne kadar daha çok bildiğimiz telefon santrali kökeninden gelen ve yıllardır bu işi yapan firmalar. Yine bu firmalarla çalışmalarımıza devam edeceğiz. Onların yanına yeni bir kültür olarak BT dünyasından gelen, belki bugüne kadar telefon konusu önüne geldiğin- de bir bilene bırakayım, ben bildiğim işi kurumsal BT altyapısını kurma- ya devam edeyim diyen yapıları da çözümlerimizle buluşturma arzusun- dayız.Artık bunların tamamı o kadar iç içe girmiş durumdaki, tek bir arayüz açıp hem firmanın operasyonel işler için kullandığı uygulamaları hem de haberleşmek için kullandığı uygula- maları görebilmeniz ve aynı zamanda yönetebilmeniz mümkün. Bu tarz çözümleri sunan firmaların da tek bir firmaya indirgenmesi gerekiyor. Bu tarz firmaları daha fazla kucaklayarak kanal yapımızı genişletmeyi düşünü- yoruz. Bunun önümüzdeki dönemde en büyük hedeflerimizden bir tanesi olduğunu söyleyebilirim. Son dönem- de kullanıcı deneyimi firmaların satın almalarını fazlasıyla şekillendirmeye başladı.Akıllı telefon kullanımı kişiler bazında büyük kullanım oranlarına ulaştı, bu farklı ve kolay deneyim artık iş hayatında da aranır oldu. Karmaşık arayüz devri kapandı artık basitlik ve sadelik ön planda. Firmalar bu tarz deneyimleri iş hayatlarına yansıttık- larında verimlilikleri artıyor. Bizim yaklaşımımızda çalışanların karma- şık arayüzler ile vakit kaybetmesini kaldırmak yer alıyor. Bu durumu kurumsal bir sosyal ağa taşıdık ve çalışanların daha verimli haberleşme- sini sağlamak için çalışıyoruz. Unify adının anonsuyla birlikte ortaya çıkar- dığımız ir platform var. Circuit adın- daki bu platformu isteyen kullanıcılar ücretsiz olarak deneyebiliyorlar. Bu platform ile yapmak istediğimiz, gelecek neslin haberleşme ihtiyaçla- rına bugünden cevap vermek olarak açıklanabilir. Bu uygulama bildiğiniz standart haberleşme aracı sunan uygulamalarla karşılaştırılmamalı. Circuit ile sektörde yeni bir kategori açtık ve “unified communications” katmanın kah üzerine kah yanına konumlandırabileceğimiz bir ürün. Bu kategorinin yanına yine farklı alanlar- daki çalışmalarımızda gelecek. Unify olarak yenilikçiliğimiz ve sektördeki öncü rolümüz devam edecek. Erda Tütüncüoğlu Unify Türkiye Ülke Müdürü
  • 18.
    18 haberler Geçtiğimiz yıl yönünü%100 iş dünyasına çeviren CeBIT‘in 2015 yılı ana teması “d!conomy” olarak belirlendi. CeBIT 2015’in partner ülkesi ise Çin. Deut- sche Messe Sözcüsü Gabriele Dörries; Türk bilişim ve yazılım şirketlerinin, alanında dünyanın lider fuarı olan CeBIT’te yer almalarının önemli olduğunu belirtti. 16- 20 Mart 2015’te Hannover Almanya’da düzenlenecek olan CeBIT’in 2015 yılı için belirlenen fuar ve konferans programları geçtiğimiz ay içinde düzenlenen basın toplantısıyla açıklandı. Hannover Fairs Turkey Genel Müdürü Alexander Kühnel’in moderatörlüğünde ger- çekleşen toplantıda; Deutsche Messe Sözcüsü Gabriele Dörries, Tüm Telekomünikasyon İş Adamları Derneği (TÜTED) Başkanı Dr. Dilek Bağdatlıoğlu ve Hannover Fairs Turkey Genel Müdür Yardımcısı Murat Özer ko- nuşmacı olarak yer aldı CeBIT 2015’ten Türk Şirketlerine Davet Türkiye’nin en genç ve yenilikçi mobil iletişim operatörü Avea, 2015 yılı ‘Regülasyon ve Uyum Alanında Çalışan Kadın Ödülleri’ kapsamında ‘Yılın Regülasyon ve Uyum Takımı’ kategorisinde finale kaldı. Türkiye’den tek finalist olan Avea, Google ve Intel gibi dünya devleriyle yarışacak. Ödüller 19 Mart 2015’te Londra’da düzenlenecek özel gecede sahipleriyle buluşacak. Avea Kurumsal İletişim Direktörü Eren İnançer Luş kurumlardaki kadın çalışanların başarısını öne çıkararak ödüllendiren uluslararası bir organizasyonda, dünyanın dev şirketleriyle birlikte finale kalmaktan gurur duydukla- rını belirtti. Avea Regülasyon Ekibinin Uluslararası Başarısı Brother Türkiye, geçen yıl satışa sunduğu, çok ses getiren S/B Lazer yazıcı ve çok fonksiyonlu ürün serisine kablosuz özellikli yeni ürünler ekleyerek satışa sunuyor. Konu hakkında açıklamada bulunan Brother Türkiye Ülke Direkörü Makoto Hasegawa “Müşteri memnuniyeti Brother için hep öncelikli olmuştur., Kullanıcılarımızın ürünlerimizle ilgili yorumlarını önemser ve dikkate alırız. Yazıcı kulla- nıcılarının değişen ihtiyaçlarını yakından takip eder, uygun çözümler yaratırız. Günümüzün kullanıcıları, evlerinde ve işlerinde sorunsuz çalışan güvenilir, uygun fiyatlı, yüksek performanslı ve hızlı bağlan- tı imkanı sunan Wifi özellikli yazıcılar kullanmak istiyor. Bu nedenle geçtiğimiz yıl Türkiye’de satışa sunduğumuz DSL serisine Wifi özelliği ekleyerek yeni bir seri yarattık. DSL serimizde yakaladığımız başarıyı bu yeni seride de sürdüreceğiz “ dedi. Brother Yeni WiFi’lı Yazıcıları ile İddialı
  • 19.
    19 Yeni nesil bilgive iletişim teknolojilerinde dünya- nın lider markası Huawei, bilişim pazarının öncü ve vizyoner distribütörü Prolink ile distribütörlük anlaşması imzaladı. Huawei’nin ölçeklenebilir ve zengin ürün portföyünü, iş ortakları ile birlikte kar- şılamayı hedefleyen Prolink, Huawei veri iletişim ağı, veri depolama ve sunucu çözümlerinden oluşan ürün portföyünün pazarlama ve dağıtım faaliyetlerini üst- lenecek. Prolink ile gerçekleştirilen işbirliğinden son derece memnun olduklarını söyleyen Huawei Türkiye Kurumsal Çözümler İstanbul Bölge Direktörü Eren Serçe, “Prolink ile gerçekleştirdiğimiz distribütörlük anlaşmasıyla Huawei veri iletişim ağı, veri depolama ve sunucu çözümlerinden oluşan ürün portföyümü- zün dağıtım ve pazarlama faaliyetlerini başarıyla ger- çekleştirmek için önemli bir adım attık” dedi. Prolink Genel Müdürü Ken Bradley, “Huawei ile gerçekleştir- diğimiz bu işbirliğiyle globalde büyüme kaydeden bir marka olan Huawei’nin zengin portfoyünü, Prolink’in bilgi birikimi ve güçlü kadrosu ile marka gücüne yerel destek sağlayacağız” dedi. Samsung, mağazalara özel olarak geliştirdiği, OMD serisi - Smart Signage ekran çözümlerini tanıttı. Sam- sung’un yeni nesil parlak ve canlı ekranları, yüksek enerji verimliliğine sahip LED arka aydınlatma teknolo- jisine sahip. Tamamen açık alanların yanı sıra, vitrinler gibi yarı açık ortamlarda da en iyi görsel sonucu veren OMD serisi ekran çözümleriyle Samsung “BLU” olarak da bilinen, Samsung’un özel olarak geliştirdiği LED arka aydınlatma teknolojisini kullanıyor. Entegre Wi-Fi ve içerik yönetim sistemine (CMS) ek olarak, serinin farklı ortamlara uyarlanabilir boyut seçenekleri, hem mağa- za sahipleri hem de müşteriler için en yenilikçi dijital tabela deneyimini sağlıyor. Samsung Electronics Türkiye Kurumsal Bölüm Direktörü Tansu Yeğen yeni nesil ekran çözümlerini değerlendirirken; “OMD Serisi-Smart Signage açık alan çözümümüz, Samsung’un enerji ve- rimliliğine sahip, yüksek performanslı ekranlara verdiği önemi ortaya koyuyor. Dikkat çekici ekran parlaklığı ve gelişmiş bir işlevsellik eşliğinde, yarı açık alan ekran- ları pazarındaki önemli bir boşluğu, bu ürün grubuyla dolduruyoruz. İşletme sahiplerinin; güçlü, canlı ve ilgi çekici mesajları, kolaylıkla müşterilerine yansıtmalarına olanak veren bir çözümü pazara sunmaktan, son derece mutluyuz” dedi. Prolink, Huawei Distribütörü Oldu Samsung’dan Mağazalara Özel Yeni Nesil Akıllı Ekran Çözümleri
  • 20.
    Veeam, modern verimerkezleri için gelişmiş veri koruma sunarak işletmelerin sürekli çalışmasına katkı sağlayan bir firma . Geçtiğiiz dönemde Ankara’da BT yöneticilerine modern veri merkezlerine yönelik en yeni eğilimleri dinleme ve tartışma fırsatı sunan firmanın etkinlik için Türkiye’ye gelen yöneticisi Veeam Software Güney EMEA (Europe, Middle East and Africa-Avrupa, Ortadoğu ve Afrika) Başkan Yardımcısı Olivier Robinne’e BT Günlüğü ekibi olarak sorularımızı yönelettik. Keyifli geçen sohbetimizde bakın Olivier Robinne bizlere nasıl cevaplar verdi. Ali Yavuz ŞAHİN yavuz@btgunlugu.com Türkiye’deki İş Gücü Sayımızı Artırmak İstiyoruz söyleşi Bize biraz kendinizden ve Veeam’deki görevinizden bahseder misiniz? Veeam’e yaklaşık 4 yıl önce katıl- dım. Daha önce Dell firmasında 10 yıl kadar yöneticilik tecrübem oldu. Veeam Software’de Güney Avrupa Bölgesi’ni yönetiyorum. Güney Avrupa’dan kastımız Fran- sa, İtalya, İspanya, Kuzey Afrika ile Türkiye, İsrail, Yunanistan’ı kapsayan Akdeniz Bölgesi. Türkiye’deki faaliyetlerinizden söz eder misiniz? Türkiye’deki faaliyetlerimize 2009 yılında distribütörler aracılığıyla başladık. 2011’de ilk çalışanlarımızı aramıza kattık. Şu anda tüm Tür- kiye genelinde 11 çalışanımız var. Çoğu İstanbul’da ve bir kısmı Anka- ra’da görev alıyor. Ne yaptığımıza gelince..Veri koruma çözümleri sağlayan bir IT şirketiyiz.Veri ko- rumadan kastımız veri yedekleme, replikasyon ve verinin yönetimi. Veeam on Tour etkinliği nedir ve bu etkinlikten beklentileriniz nelerdi? Öncelikle Veeam on Tour’u açıklayarak başlayayım. Müşteri- lerimizle ve iş ortaklarımızla çok yakın ilişkiler içindeyiz. Onlardan birebir geri dönüş almaya özen gösteriyoruz. Bu yüzden de tüm ülkelerde yılda iki kez Veeam on Tour etkinliği düzenliyoruz. Son etkinliğimizi Ankara’da gerçekleştirdik. Etkinliğimizin öncelikli amacı tabi ki en yeni ürün versiyonlarımızı tanıtmak, müşterilerimizin başarı hikaye- lerinden bahsetmek ve soruları yanıtlamaktı. Yaklaşık 200 kişilik, çoğunluğu müşterilerimizden oluşan bir katılım vardı. Tüm gün süren etkinliğimizde Ankara ağırlıklı olmak üzere bölgedeki faaliyetlerimiz, şirket vizyonu- muz ve çözümlerimiz hakkında sorulara yanıt verdik. Yakın zamanda bir araştırma gerçekleştirdiniz, bunun sonuçları hakkında bize ne söyleyebilirsiniz? Biz genç ve dinamik bir şirketiz. Daha önce de söylediğim gibi müş- terimizin beklentilerini anlamak ve ihtiyaçlarına yanıt verebilmek için geri bildirimlerini almak bizim için çok önemli. Geçtiğimiz yaz ayla- rında bu kapsamda bir araştırma gerçekleştirdik. Bunun için de ABD, Fransa,Almanya, İngiltere,Avustu- ralya, Singapur’un dahil olduğu 10’u aşkın ülkede 1000’den fazla çalışanı olan 750 şirket CIO’suna sorular sorduk. Biliyorsunuz ki değişen dün- ya şartlarında şirketlerin kesintisiz çalışması büyük önem taşıyor.Artık şirketler her an her yerden 7/24 işlerini sürdürmek istiyor. Biz de bu şirketlere kesintisiz çalışan veri merkezi çözümleri sunuyoruz. Yap- tığımız araştırma sonucunda bazı önemli mesajlara ulaştık. CIO’lar için en önemli kriter işlerini 7/24 ke- sintisiz sürdürebilmeleri ve mevcut iş araçlarının eksiksiz kullanılabilir olması zorunluluğu. CIO’ların yüzde 80’i bu sebeplerle veri merkezlerini optimize etmeleri gerektiğini söy- lediler.Ana mesajlardan biri buydu. İkinci mesaj ise şirketlerin IT de- partmanlarının sistem çökmelerin- den gördüğü zarardı. Şirketler yılda ortalama 13 kez sistem çökmesiyle karşılaşıyorlar. Bu da sistemlerin ve mevcut işlerin durması anlamına geliyor. Sistem çökmelerinin ortala- ma maliyeti yıllık 700 bin dolar. 3. ve son mesaj ise veri merkezleri- nin şu an mevcut ihtiyaçlarına ta- mamen karşılık verememesi. Sistem çökme sorunlarını azaltmak için veri merkezlerinin tamamen optimize edilmiş modern veri merkezleri haline getirilmeleri gerekiyor. İşte tam bu noktada biz çözümlerimizle firmaların sürekli çalışan veri mer- kezlerine sahip olmalarına yardımcı 20
  • 21.
    Olivier Robinne Veeam SoftwareGüney EMEA Başkan Yardımcısı oluyoruz. Son mesaj ise bu şirketlerin 2 yıl içinde bu modern veri merkezi altyapısına geçiş yapmış olacakları. Bu söylediğimiz Türkiye dahil Fransa, Almanya,ABD gibi ülkeler için de geçerli. Çünkü zamanında kurdukları mevcut veri merkezi yapıları bugünkü artan ihtiyaçlarını karşılamak için artık yeterli olmuyor. Bunlar araştır- manın temel noktalarından birkaçı. Bu arada hemen hemen her yıl buna benzer araştırma yapıyoruz. Bu yılın araştırması kesintisiz çalışan veri merkezi. Geçen yıl sanallaştırma üze- rine benzer bir araştırma yapmıştık. Hemen hemen her yıl böyle araştır- malar yapmaya özen gösteriyoruz. Veeam’in 2015 stratejileri nelerdir? Veeam Software olarak hızlı ve devam eden bir büyüme ivmemiz var. Geçtiğimiz çeyrek döneminde, art artarda 27 çeyrek boyunca yüzde 50 büyüme gerçekleştirdiğimizi açıkladık. Özellikle Türkiye büyü- yen bir ülke, bizim de büyüyen bir grafiğimiz var. Türkiye için planımız Türkiye’deki iş gücü sayımızı ar- tırmak. Çünkü Türkiye’nin önemli bir potansiyele sahip, gelişen bir pazar olduğuna inanıyoruz. Burada yapacak daha çok işimiz var. Geçti- ğimiz 5 yılda Türkiye’deki ciromuzu 10 kat artırdık. Stratejimiz, buradaki varlığımızı artırarak devam ettirmek. Sadece büyük ölçekli değil, orta ve küçük ölçekli şirketlerde de kulla- nılırlığımızı artırmayı hedefliyoruz. Burada büyük bir potansiyelimiz var. Eklemek istediğiniz başka birşeyvar mı? Veeam Software’de bizim için çok önemli olan nokta şu: Yönetimi ve kullanımı çok kolay çözümlere sahibiz.Ve Türkiye’nin önümüzdeki yıllarda bizim için çok çok önemli başlıca pazarlardan biri olacağına inanıyoruz. Türkiye’ye yatırım yap- maya devam edeceğiz. 21 Söyleşimizi aşağıdaki QR Code sayesinde video olarak izleyebilirsiniz.
  • 22.
    Mobil veri trafiğiher geçen gün artıyor ve önümüzdeki günlerde de katlanarak artmaya devam edecek. Hal böyle olunca cihazlar üzerinde kullanılan teknolojilerin veri trafiği- ne orantılı olarak geliştirilmesi gere- kiyor. Eğer veri trafiğinin yönetildiği cihazlar üzerinde yeterli teknoloji ve ekipman yoksa trafik sıkışacak ve gönderim ve alma zamanlarında sorunlar yaşanacaktır. Qualcomm ve benzeri firmalar geliştirdikleri yeni teknolojiler ile veri trafiğinin hızlı ve güvenli olması için çalışıyor. Son dönemde özellikle mobil veri trafiği- nin fazlasıyla arttığını görmekteyiz. Buna bağlı olarak ağa bağlı mobil cihaz sayısı da günden güne artmaya devam ediyor. Araştırmalara göre 2018 yılında ağa bağlı olan ve veri trafiği gerçekleştiren 1.5 milyar PC, 5.4 milyar mobil cihaz ve 25 milyar internete bağlanıp çeşitli işlevler gerçekleştiren (internet of everyt- hing) cihaz olacak. Bu büyük eko- sistemin tamamlanması için yüksek hızda veri transferi yapabilen modemler ve teknolojilerin kullanıl- ması gerekiyor. 2018 yılında mobil trafiğin 2/3’ü video tabanlı olacak. Instagram servisine günde yakla- şık 60 milyon fotoğraf gönderimi gerçekleştirilecek ve Android mobil cihazlar için geliştirilen oyunların ortalama boyutu 1.2 GB civarında olacak. Bu rakamları duyunca akta- rılacak veri miktarının büyüklüğünü tahmin etmek güç değil. 4G LTE Doğru Ürün ve Yatırım Olarak Karşımıza Çıkıyor Bu konuda ihtiyaçlarımızı karşıla- yacak fazla teknoloji yok. Bunlar arasından en iyi fiyat ve performans oranına sahip teknoloji ise 4G veya LTE olarak adlandıracağımız ürün- ler. Bu teknolojiye sahip ürünleri geçtiğimiz yıllarda görmeye başladık. Qualcomm’un önderliğinde sunu- lan ürünler özellikle akıllı telefonlar üründe fazlasıyla kullanılmaya baş- ladı. 2018 yılında mobil ağ bağlantı trafiğinin aylık bazda 3 kat artması bekleniyor. Bu rakam tahmini olarak kişi başı 2.7 GB olarak öngörülüyor. Yeni teknolojilerin katma değeri sa- dece kullanıcılara yansımayacak. Bu Qualcomm’un Moskova’da Rus ve Türk gazetecilere özel düzenlediği etkinlikte 4G ve LTE’nin geleceğinden ve Qualcomm’un yol haritasından bahsedildi. Biz de bu özel etkinlikte yerimizi aldık ve mobil veri iletim teknolojisinin geleceği hakkında çok değerli bilgiler topladık. 4G ve LTE konusundaki tüm detaylar yazımızda. 22 özel 4G / LTE Hakkında Tüm Detaylar
  • 23.
    değer geliştirici vemobil servis sağla- yıcılar tarafından da kullanılmalı.Ağ bağlantı hız arttıkça uygulamalar ile yapılabilecek şeylerinde genişlemesi ve kullanıcıların hayatını kolay- laştıracak daha fazla uygulamanın yaratılması gerekiyor. Qualcomm’un LTE dizaynını kullanan şimdiye kadar 2300’dden fazla modem bulunu- yor. Bu dizaynlardan şimdiye kadar 1400’den fazlası satışa sunulmuş ve ticarileştiriliş durumda. Şunu belirt- memizde fayda var. Yeni çıkan cihaz- ların hemen hemen hepsinin üzerin- de 4. Jenerasyon ürünler bulunuyor. Bunun sevindirici olduğunu söyle- meliyiz. 4. Jenerasyon ürünlerin veri aktarım limitlerine baktığımızda 450 mbps indirme ve 100 mbps gönderim hızlarına sahip olduğunu görüyoruz. Geçmişe baktığımızda bu hızların 2004 yılında 1.8 mbps indirme, 2010 yılında 100 mbps indirme, 2014 yılın- da ise 300 mbps indirme değerlerine sahip olduğunu görüyoruz. 4. Nesil ürünlerle birlikte 205 yılında mobil cihazlar üzerinde 4G ve LTE teknolo- jisiyle birlikte 450 mbps hızlara kadar veri indirme işlemi gerçekleştirile- bilecek. Tabii ki bunlar teorik olarak verilen değerler. Kullanılan cihazlar ve şebeke limitlere göre bu değerler değişiklik gösterebilir. 4G ve LTE’nin Nimetlerinden Fayda- lanmalıyız Peki, Türkiye’de neden 4G LTE kullanmıyoruz? 4G LTE şebekesini kullanabilmemiz için öncelikle ihale yapılması şart. Şimdiye kadar açık- lanmış bir ihale tarihi yok ve 2015 yılının son ayları olarak konuşulan ihale tarihinin 2016 yılına kayacağı yine gelen söylentiler arasında yer alıyor. Tabii ki Türkiye’deki operatör- lerin durumuna da bakmak gerekli. Her ne kadar 3G şebekesi 10 yıldır kullanılıyor olsa bile Türk operatör- ler 2010 yılında bu bağlantı türünü sunmaya başladı ve geçen 5 yılda yatırımlarının karşılığını alamamış olabilirler. Belki de bu durum opera- törlerin isteksiz olmasını da doğura- bilir. Tabii ki bunların hepsi benim düşüncelerim ve operatörlerimiz- den şimdiye kadar böyle bir duyum almadık. Fakat belirtmeden geçeme- yeceğim. Avea, Turkcell ve Vodafone ihale süreçlerinin tamamlanmasının ardından sahip oldukları frekans- lar üzerinden hizmet verecekler. Bakalım ihale ne zaman yapılacak ve ihalenin sonucu nasıl şekillenecek? 4G İndirme Hızı Nedir? 4G demek kısaca daha hızlı veri aktarımı anlamına geliyor. Bu nok- tada 4G’nin ne kadar hızlı olduğunu görebilmek için 4G hızının sıradan 3G ağ hızından 5 kat hızlı olduğu- nu söyleyebiliriz. Öte yandan aynı lokasyonda, bazı durumlardan dolayı 4G ile 3G arasındaki hız farkı değiş- kenlik gösterebiliyor.4G’nin sağladığı avantajları anlamak oldukça kolay oluyor. Çünkü 4G teknolojisi maille- rin hızlı gidip gelmesinden tutun da web sayfalarının daha hızlı yüklen- mesine kadar pek çok ufak ayrıntıda kendisini gösteriyor. Pratikte 4G indirme hızları 12-15 Mbps arasın- da değişiyor. Hali hazırda hizmet sunan firmalar en yüksek 4G indirme hızının ise 40 Mbps olduğunu iddia ediyor. Ortalama upload hızları ise 5 – 6 Mbps arasında değişiyor. Pratikte görülen en yüksek upload hızı ise 15 Mbps olarak karşımıza çıkıyor. Bunların yanı sıra hali hazırda şirket- ler 300Mbps LTE-Advanced testleri yapmaya başlamış durumda. Şirket- lerin kısa bir süre içerisinde son 4G teknolojisini sahip olduğu şebekeler- de kullanması bekleniyor. 4G Neden Çok Hızlı? 4G’nin etkileyici hızı OFDM (Ortho- gonal Frequency Division Multip- lexing) kullanımı ile ortaya çıkıyor. Bu teknolojiyi ADSL, Wi-Fi, DVB-T, DVB-H ve DAB teknolojilerine ben- zetebiliriz. 4G teknolojisinin öncelik- li amacı gecikmeyi engellemek değil, paraziti en aza indirmek ve aynı bant üzerindeki veri yoğunluğunu arttırmak. 4G hızını daha iyi anla- mak için 4G/LTE teknolojisine sahip akıllı telefon yada tabletinizden bir video veya oyun açın farkı çok net bir şekilde görebileceksiniz. Sonuçta 4G sizlere daha hızlı ve daha kolay veri aktarımı sağlar. Bu noktada bu hizmetin teorik olarak daha ucuz olması gerekir. Ancak tabi ki yeni bir teknolojinin fiyatı eski teknolo- jiden daha ucuz olamaz. 4G hızının daha da artması mümkündür. Eğer cihazlarda MIMO (Multiple Input Multiple Output) teknolojisi, çoklu antenler, vericiler ve 802.11n Wi-Fi gibi ekipmanlar var ise hızın da art- ması muhtemeldir. LTE-Ave 4G’nin Geleceği Dünya üzerindeki bazı ülkeler 4G teknolojisi ile yeni tanışırken bazı ülkeler yeni nesil yüksek mobil veri teknolojisine yönelik çalışmalar ya- pıyor. Bu noktada bir sonraki adımın LTE-A olduğunu rahatlıkla söyleye- biliriz.Aslında LTE-A’nın sihri gelen birçok sinyalden yararlanmasından geliyor. Bu noktada LTE-A teknoloji- sine sahip cihazlar birçok 4G sinyalini toplayarak kullanıyor. Bu da doğal olarak veri aktarım hızını arttırıyor. Bunu “taşıyıcı toplama” olarak da adlandırabiliriz. LTE-A teoride stan- dart 4G’den daha hızlı veri aktarımı sağlıyor. Potansiyel olarak LTE-A 160 Mbps’ye ulaşabilir. Bunu evlerimiz- deki internet hızı ile karşılaştıracak olursak saniyede 20 MB veri aktarımı anlamına geliyor. LTE-A teknolojisi standart 4G cihazlarda çalışmayacak. Bu yeni mobil veri aktarım teknoloji- sinden yararlanmak için LTE-A çipine sahip bir akıllı telefon gerekiyor. Bu noktada hali hazırda birkaç LTE-A çipine sahip üst düzey akıllı telefon bulunuyor. Örneğin LTE-A versiyon Samsung Galaxy S5. Bu cihaz sade- ce Güney Kore’de satışa sunulmuş durumda.Ancak LTE-A teknolojisi henüz emekleme aşamasında ve 4G ağları halen daha yalnızca LTE’yi destekliyor. Bakalım Türkiye 4G’ye ne zaman kavuşacak? 23
  • 24.
    24 haberler “Akıllı ve GüvenliŞehirler” konsepti altında yürüttüğü Ar-Ge çalışmalarının yanı sıra çipli pasaport ve bi- yometrik kimlik doğrulama projelerinde uzmanlığını başarıyla sergileyen Proline, Suudi Arabistan’ın “Kim- lik Doğrulama Yönetim Projesi”ne talip oldu. Proje kapsamında Suudi Arabistan’da bulunan bakanlıklar, devlet daireleri, bankalar ve diğer kamu kurumlarında- ki işlemler sırasında Suudi Arabistan vatandaşlarının kimlik bilgilerinin elektronik ortamda doğrulanması amaçlanıyor. Çipli kimlik kartlarının kullanıldığı Suudi Arabistan’da kamu kurumlarıyla vatandaşlar arasındaki ilişkilerin tüm isteklere yanıt verebilecek bir doğrula- ma sistemi üzerinden yürütülmesi planlanıyor. Bu plan kapsamında kimlik doğrulama sistemi dört farklı veri merkezinde yedekli olmak üzere “bulut teknolojisi” üzerinden çalıştırılacak. İhale sonucunda belirlenecek firmanın sunucu, depolama, ağ ve güvenlik bileşenle- riyle birlikte bulut sistemi, kiosk, parmak izi ve akıllı kart okuyucu gibi donanımları ve gerekli yazılımları da sağlaması gerekiyor. Proline, sağladığı yeterlilikle finale kalan son dört firma arasındaki tek Türk firması konumunda bulunuyor. Projede kurulacak bulut sistemi 60 milyondan fazla vatandaşın anlık kimlik doğrulama süreçlerini gerçekleştirebilecek. Proline Suudi Arabistan’ın Kimlik Doğrulama Projesinde Son Viraja Girdi Veeam Software Veeam Data Center Availability Re- port 2014 Raporu’nun sonuçlarını açıkladı. Şirketin dördüncü yıllık raporu, kurumların BT hizmetleri- ne erişim konusunu nasıl güvence altına aldıklarını ortaya koydu. Küresel araştırmaya katılan CIO’ların yüzde 82’si şirketlerinin BT hizmetlerine anında ve kesintisiz erişimini sağlamakta zorluk çektiklerini itiraf etti. Araştırma sonuçlarına göre veriye erişim sorunu yaşanması şirketlerde yılda 2 milyon dolardan fazla maddi kayba neden oluyor. Buna şirket geliri, verimliliği, olanaklarının olumsuz şekilde etkilenmesi ve verinin yedeklemesi esnasında ortaya çıkan başarısızlığın neden olduğu kayıplar dahil edilince, du- rumun önemi daha net anlaşılıyor. Bu harcamaların, küresel ekonomi dolayısıyla şirketlerin iş ortakları, müşterileri ve hissedarlarının farklı saat kuşaklarında çalışması ve veri merkezlerinin lokasyon neresi olursa olsun daima ulaşılabilir olması zorunluluğu nedeniyle daha da yükselmesi bekleniyor. Araştırmaya göre önümüzdeki 15 yıllık süreçte, gelişmekte olan pazarların küresel büyümenin yüzde 40’ını oluştura- cağı göz önüne alınırsa arıza zamanında kaçırılan küresel fırsatların geri dönülmez zararlara yol açacağı tahmin ediliyor. Erişim Sorunları İçin 2 Milyon Dolardan Fazla Harcama Yapılıyor
  • 25.
    Dell Çözüm Günü İstanbul’da Gerçekleştirildi Dell’inglobal dönüşümünü ve uçtan uca çözüm sağlayıcısı olmaya yönelik gelişiminin Avrupa’yı baştan başa dolaşarak anlatıldığı, Dell Çözüm Günü, ikinci kez İstanbul’daydı. Etkinlik, Dell Türkiye Ülke Müdürü Didem Duru’nun ev sahipliğinde ve Dell Kurumsal Çözümler Satış ve Strateji Dünya Başkanı Brian Humphries’in katılımıyla gerçekleştirildi. Dell’in dünya çapında düzenlediği önemli etkinliklerden biri olan Dell Çözüm Günü (Dell Solutions Tour)Türkiye buluşması, 25 Kasım 2014’te İstanbul’da gerçekleştiril- di. Dell’in, kurumların iş süreçlerini kolaylaştıran dört anahtar öneme sahip; strateji, teknoloji ve iş modelle- rinin tanıtıldığı etkinlik, gün boyu devam etti. Dell Ülke Müdürü Didem Duru, Dell Çözüm Günü ile ilgili olarak; “Kurumsal ağlardan tabletlere, PC’lerden IT danışman- lığa kadar uzanan geniş bir alanda sunduğumuz ürün ve çözümler ile kullanıcılarının hayatlarını kolaylaştırmayı amaçlıyoruz. Sağlık, otomotiv, perakende, finans, üretim ve eğitim sektöründe faaliyet gösteren müşterilerimiz, Dell’in uçtan uca BT modelleriyle hem iş süreçlerini kolaylaştırıyor hem de müşteriden gelen isteklere yanıt verme süresini ciddi oranda azaltıyorlar. Özellikle BT bütçelerinden en yüksek verimi almak isteyen müşte- riler için, tedarikçi sadakati de önemli bir konu. Dell olarak bu ihtiyaçlara yönelik esnek çözümler sunmak için çalışıyoruz. Uçtan uca bir ürün ve çözüm sağlayıcı olarak, müşterilerimize ihtiyaçları olanı, en kısa sürede, en düşük fiyat ve mümkün olan en yüksek verimle suna- biliyoruz. Bugün Dell Çözüm Günü’nde tüm bu çözümle- rimizi müşterilerimiz ve iş ortaklarımızla paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz” dedi. Dell’in Türkiye için son derece önemli pazarlardan biri olduğunu vurgulayan Didem Duru,“Dell olarak Türki- ye’yi bir merkez olarak konumlandırmak istiyoruz. Son dönemde Türkiye’de müşteri portföyümüzü iki katına çıkardık. Gelecekte de bu alanda yatırımlarımız devam edecek. Türkiye ayrıca, bölgedeki en fazla büyüme po- tansiyeli bulunan ilk dört ülke arasında yer alıyor. Dünya çapında da ilk onda bulunuyor. Türkiye, tüm gelişmekte olan ülkeler için katkı sağlayan bir merkez. Dell, Türki- ye’de satış öncesi teknik destek, satış, satış sonrası teknik destek, pazarlama ve finans ekibiyle faaliyet gösteriyor. Kurumsal ve tüketici pazarına özel ürünlerimizi bütünle- şik bir yapıda yönetiyoruz bu da start-up ruhuyla gelen ve bize büyük esneklik sağlayan bir iş modeli” dedi. Dell’in global pazardaki başarılı grafiğine de değinen Didem Duru; “Dell, IDC verilerine göre 2014’ün ilk yarı- sında, terabayt cinsinden toplam dâhili ve harici depo- lama kapasitesi satışlarında 1 numaralı sağlayıcı oldu. Yine IDC verilerine göre, küresel x86 sunucusu pazarında Asya, Pasifik, Japonya bölgesindeki payını artırarak 1 numaraya yükseldi. AyrıcaGartner tarafından açıklanan rapora göre, bütün dünyada sağlık alanında BT hizmetleri sunan firmalar arasında ilk sırada konumlanıyor” dedi. Geniş bir katılıma sahne olan Dell Çözüm Günü, birçok önemli başlık altında panel ve toplantıya ev sahipliği yap- tı.“Microsoft, Intel,Dell İşbirliği”,“Dell HPC Çözümleri”, “Veri Merkezi Altyapı Çözümleri”,“Son Kullanıcı Çözüm- leri”,“Dell Yedekleme ve Yönetim Yazılımları”,“Masaüs- tü Sanallaştırma”,“Bilgi Güvenliği”,“Dell İş İstasyonları” ile “Dell Danışmanlık ve Destek Hizmetleri”, bu yılın öne çıkan oturum başlıkları arasında yer aldı. 2525 özel
  • 26.
    Mobil trafik hergeçen gün artıyor. İnternet kullanıcıları akıllı telefon ve tabletlerle birlikte masa üstü bilgisayarlardan mobil cihazlara doğru hızlı bir geçiş gösterdiler. Yeni cihazlarla birlikte yükselen mobil internet talebi, yükselen veri trafiğiyle birlikte bağlantı teknolojilerinde de önemli değişimlerin ortaya çıkmasını sağladı. Kablosuz bağlantı teknolojilerindeki değişimleri, Alcatel Lucent’in LTE’den Sorumlu Başkan Yardımcısı Glenn Booth ile konuştuk. Merhabalar Bay Booth, öncelikle bizlere kendinizden ve Alcatel Lu- cent’deki görevinizden bahsedebilir misiniz? Yaklaşık 17 yıldır Telekom sektörü- nün içerisindeyim. Şuan da Dünya çapındaki LTE operasyonlarında sorumlu başkan yardımcısı olarak Alcatel Lucent’de çalışmaktayım. Alcatel Lucent, Telekom alanında en büyük teknoloji üreticilerinden biri. Geçtiğimiz yıl yeni bir yapılanmaya gittiler. Bu yeni yapılanmayla birlik- te Alcatel Lucent’de neler değişti? Bizim yeniden yapılanmaya birkaç yıl önce şirketi içerisinde işgücü yöneti- mi yaparak başladık. İş gücü yöneti- minin arkasında yer alan plan, dünya çapında en başarılı firmalardan biri olmak, her şeyi ultra geniş bantta ile- riye taşımak yer alıyordu. Bu konuya fazlasıyla odaklandık ve sistemi sor- guladık. Tüm teknoloji ve bağlantılar, yüksek hızlı veri deneyimi için. Türkiye henüz 4G ve 4G teknoloji- ne henüz geçiş yapmadı. Telekom teknolojilerine baktığımızda, birçok patent ve yeni teknolojinin altında sizin imzanızı görüyoruz. Alcatel Lucent’in LTE ve 4G alanındaki glo- bal operasyonları hakkında bizlere neler söyleyebilirsiniz? Bell laboratuarlarının Alcatel Lucent ile birlikte sürdürdüğü araştırmalar var. Bell laboratuar- larıyla birlikte LTE işine odaklan- mış durumdayız. Yeni servisler ve operatörlerin LTE teknolojisini ölçümleyebildikleri çözümler üze- rinde araştırmalarız bulunuyor. Bu çalışmaların ardında dünyanın en büyük ağını oluşturma ve bunun bir parçası olmak bulunuyor. Müşterilerimiz agresif bir biçimde LTE teknolojisini talep ediyorlar. Pazarlarında LTE teknolojisiyle çok başarılı işlere imza atıyorlar. LTE ve 4G şuan fenomen haline gelmiş durumda. Türkiye gibi diğer ülke- söyleşi Ali Yavuz ŞAHİN yavuz@btgunlugu.com 2626 TümDünyanın LTE Teknolojisinin Arkasında Birleşeceğini Düşünüyoruz Glenn Booth Alcatel Lucent LTE’den Sorumlu Başkan Yardımcısı
  • 27.
    lerde de işletmeyegeçmek için LTE spektrum lisanları alınmaya çalı- şılıyor. LTE teknolojisini ilk adapte eden daha iyi gelir elde edecek, daha yüksek veri kullanımı sunduğu için yüksek gelirli tüketicilerin kazanımı gibi pazardaki rekabette büyük avan- tajlar sağlıyorlar. Dünya çapındaki iş gücümüzü operatörlere LTE teknolo- jisini sunmak için kullanıyoruz. Türkiye gibi gelişmekte olan ülkele- rin 4G ve LTE teknolojilerini bakışını nasıl değerlendiriyorsunuz? Geçmişe bakıldığında birçok ağır işin başarıyla gerçekleştirildiğini görüyoruz. Gelişmekte olan pazar- ların biraz geç olsa da sürece dahil olamaya çalışıyorlar. Tüm dünya- nın LTE teknolojisinin arkasında birleşeceğini düşünüyoruz. LTE teknolojisinin global adaptasyonu, tabletler akıllı telefonlarla geniş- liyor. Düşük fiyatlı ürünlerle LTE teknolojisi, birkaç yıl içerisinde çok önemli bir konuma gelecek. Bu noktada ekosistemi oluştururken, LTE teknolojisini pazara girdiğinde, deneyimlerime dayanarak söylüyo- rum, fiyatlarda önemli değişiklikler olacak. Operatörler, farklı iş modellerini deneyerek bunu görebilecekler. LTE teknolojinin yanı sıra önemli bir pazarlama metodu konumuna da geldi. Birkaç yıl içerisindeki değiş- kenlere baktığımızda ortaya çıkan uygulamalar bunları kanıtlayan yönde. Gelişmekte olan Türkiye gibi ülkelerde de benzer deneyim- lerin yaşanacağını düşünüyoruz. Milyonlarca kişinin iletişimini ve veri trafiği kontrol etmek gerçekten güç bir iş. Alcatel Lucent’in sunduğu çözümler nelerdir? Kullanıcılara ve operatörlere ne gibi inovasyonlar sunuyorsunuz? Dünya çapında kablosuz internet kullanımı katlanarak büyüyor. Şuanda kullandığımız alt yapılar bu veri patlamasını kaldırabilecek düzeyde değil. Operatörlerin ilk olarak yapmaları gereken kendi ara yüzlerini en verimli şekilde ağa taşmalılar. Bunu yapabilecekleri teknoloji de tabi ki LTE teknolojisi. Esasen LTE’nin küresel adaptasyo- nu ve özgünlüğü bunu sağlayacak. İkinci olarak, yeni sürümlerle LTE teknolojisini, olabildiğinde herke- sin ulaşabileceği şekilde sıkıştırıyo- ruz. LTE-A ve taşıyıcıların adaptas- yonlarını bu noktada vurgulamak gerekiyor. Bu sayede operatörler farklı spektrumlarda son kullanı- cılara çok farklı değerlerde yüksek hızlı internet sunmalarına imkan tanıyoruz. Üçüncü noktadaysa, ara yüzlerini nasıl en verimli biçimde ya da han- gi seçeneklerle sunulursa sunulu- sun, kullanıcıların miktarı tüm satış beklentilerin altında kalacaktır. Bu sebepten dolayı bizim neden küçük satışlara yöneldiğimizi açıklayabi- liriz. Kapasiteyi arttırmayı düşün- düğünüz yerlerde bu küçük istas- yonları istediğiniz yere çabucak yerleştirebilmeniz mümkün. Kapa- siteye odaklanarak ağın en yoğun olduğu anlarda kullanabileceğiniz bir araç. Bu aracı dünyanın birçok noktasındaki pazarlara dağıtmış durumdayız. 4G ve LTE teknolojilerinin ardından 5G teknolojisini kullanmaya baş- layacağız. 4G için hem yer altında hem de yer üstünde ciddi yatımlara ihtiyaç duyuluyordu. Alcatel Lu- cent’in 5G çözümleri üzerinde ça- lıştığını biliyoruz. 5G ile ilgili olarak bizlere neler söyleyebilirsiniz? 5G teknolojisi için de benzer yatırımla- ra ihtiyaç var mı ve 5G teknolojisine ne zaman ulaşacağız? 5G teknolojisi şuanda bulun- muş durumda. 2G ses, 3G veri ile ilişkiliydi. 4G ise IP ve multimed- ya deneyimi sunuyor ve bugün birçoğunu deneyimle biliyoruz. LTE’nin kapsamı, amaca yönelik ürünler üretmek, özelleştirilmiş bantlarla enek yapısı sayesinde kullanıcıların keyifle kullana- bileceği bir deneyim sunmak. Önümüzdeki yıllarda tamamen 4G ve 5G arasında sanal bir bağ karşımıza çıkacak. Radyo erişimli ağlarla, bazı durumlarda her iki yapıyı da bir arada kullanabilece- ğiz. Arada oluşturulan köprüyle ki, 5G teknolojisinin mimarisi şuanda hazır durumda, LTE ile , Radyo erişimli ağlarla, 5G araştır- malarıyla, şuan standartları tartı- şılıyor. Operatörler alt yapılarını ne zaman ayarlayabilirler ve mi- marilerini uzun dönem içersinde buna uyumlu hale getirebilir- lerse, 5G teknolojisi kullanımda olacak. Önümüzdeki dönemde Alcatel Lu- cent bizlere neler sunacak, hangi teknolojileri bizlerle buluştura- caksınız? Bizim odaklandığımız alan kablo- suz alanlar. Yeni yılda da çalış- malara devam edeceğiz. Geçtiği- miz yıl LTE için zorlu çalışmalar gerçekleştirdik ve pazarda iyi bir oran yakaladık. Bunu başarırken çok disiplinli büyüme stratejisi benimsedik. Avrupa, Asya ve La- tin Amerika’da yeni deneyimlerle başarımızı sürdürmek istiyoruz. 27
  • 28.
    28 haberler ODC İş Çözümleri,Microsoft Türkiye’nin her yıl geleneksel olarak düzenlediği Microsoft İş Ortakları Ödül Töreni’nde “Yılın Özel Çözüm- ler Geliştiren İş Ortağı – Kurumsal” kategorisinde ödüle layık görüldü. ODC İş Çözümleri CEO’su Oğuz Küçükbarak ise “Yılın Özel Çözümler Geliştiren İş Ortağı – Kurumsal” kategorisinde ödül aldıktan sonra şunları söyledi: “Microsoft ile uzun zamandır iş ortağıyız ve vizyonu- muz çok örtüşüyor. Birlikte bilgi alışverişi yaparak iş fırsatları yaratıyo- ruz. Bu sene bulut için birlikte farklı projeler gerçekleştirdik. Sürdürü- lebilir büyüme vizyonumuz doğrultusunda iş hacmimizi önümüzdeki dönemde daha da geliştirerek birlikte yeni projeler planlıyoruz.” ODC’ye Yılın Özel Çözümler Geliştiren İş Ortağı Ödülü Her biri konusunda uzman ve sertifikalı mühendisleriy- le müşterilerine teknik olarak en iyi hizmeti sunmayı amaçlayan Viva Bilgi Teknolojileri 2014 yılında baş- ladığı yatırım sürecine, 2015 yılında da devam ederek istihdam ve teknik yatırımlarla müşterilerine sınırsız müşteri memnuniyeti sunacaklarını açıkladı. 2010 yı- lından bu yana HP, Microsoft, Lenovo, Samsung marka- ları tarafından bir çok ödüle layık görülen Viva BT’nin yeni yatırımları konusunda açıklamalarda bulunan İş Geliştirme Direktörü Mehmet Göktaş: “Kurumlar için sunduğumuz donanım yazılım ve servis hizmetleri- mizde üstün kalitede servis sağlamaktayız. Dış kaynak kullanımı ile operasyon maliyetlerini düşürmek ve aynı zamanda daha yüksek performansla çalışmak isteyen müşterilerimize fırsatlar sunabiliyor olacağız.” dedi Viva BT Yatırımlarına Devam Ediyor Seiko Epson Corporation tarafından yapılan açık- lamada, 33.3 milyon 3LCD projektör için, toplam 100 milyon yüksek ısılı polislikon TFT likit kristal panel sevk edildiği beyan edildi. Yüksek parlaklık ve kontrast gibi avantajları sayesinde, 3D ve interaktif özelliği ile fonksiyonları artar hale gelen 3LCD pro- jektörler son zamanlarda pek çok farklı alanda kulla- nılmaya başlandı. Ofislerde iş sunumlarının vazge- çilmez ekipmanları haline gelen projektörler; ayrıca hem eğitim alanında hem de ev sinema segmentinde yerlerini aldı. Geniş alana hitap eden projektörler, bu sayede okulda dersleri, evde maç ve film keyfini daha eğlenceli hale dönüştürmek isteyenlerin tercihi. EPSON’dan 100 Milyonuncu Kristal Panel
  • 29.
    Gelecekte Müşteriler Üretim Sürecine Birebir EtkiEdecek Autodesk’in, tasarım dünyası ve profesyoneller için düzenlediği uluslararası AUx etkinliği, bu yıl ilk kez Türkiye’de gerçekleşti. BT Günlüğü ekibi olarak etkinliği yerinde takip ettik ve Autodesk Başkan Vekili Pete Baxter ile bir söyleşi gerçekleştirdik. Dünya Başkanı Brian Humphries’in katılımıyla gerçekleştirildi. Öncellikle kendiniz hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz? Ben bir mimarım ve on yıldır en önemli şirketlerden bi- rinde küresel satış danışmanlığı yapıyorum. GerçekleştirdiğinizAutodesk University Extension etkinli- ğinden beklentileriniz neler? Bu tarz etkinlikler bizim gibi firmalar için çok önemli fırsatlar yaratıyor. Müşterilerimizle bir araya gelme fırsatı yakalıyoruz, ürünlerimizle ilgili detayları aktarabiliyoruz ve ürünlerimizin gidişatlarını değerlendirip onların neler yaptığını öğrenebiliyoruz. Bizim firma olarak müşterileri- mizin ihtiyaçları olan araçları sunmamız gerekiyor ve bu tarz etkinlikler ile bu ihtiyaçları öğrenebiliyoruz. Autodesk yetkilisi olarak Türkiye pazarı hakkında neler düşünüyorsunuz? Türkiye pazarının benim için en heyecanlı bölgelerden bir tanesi olduğunu söyleyebilirim. Çok altyapı çalışması var. Üretim ve imalat açısından önem taşıyan pazar- lar arasında. Teknoloji anlamında baktığımızda birçok fırsatın bulunduğunu görebiliyorsunuz. Türkiye’deki veya dünyanın herhangi bir yerindeki şirketler tasarım anla- mında bir araya gelip küresel bir değer yaratabiliyorlar. Böylelikle birbirlerinin fikirlerini dinleyebilme ve kendi- lerinin fikirlerini keşfedilmesi imkanı bulabiliyor. Autodesk olarak sunduğunuz çözümlerle kullanıcılara nasıl yardımcı oluyorsunuz? Birçok alanda yardımcı olduğumuz söyleyebilirim. Ge- lecekte tasarım işleri çok farklı boyutlara taşınacak. Sadece tasarımcılar yapıcı olmayacak müşterilerde yapıcı hale gelecek. Günümüzde müşterilerimizin isteklerine göre tasarımlar şekilleniyor. Gelecekte ise müşteriler üretim sürecine birebir etki edecek- ler. Teknolojiyle gelişen Pazar bizi bu hale getirdi ve önümüzdeki yıllarda müşteriler kendi işlerine ilişkin kararları daha kolay verebilecekler. Altyapı veya inşaat şirketleri üretim çözümlerini bu şekilde benimsiyorlar. Ya da mühendislik şirketleri bu iş şekliyle çalışmala- rına devam ediyorlar. Gelişen teknolojiler ile birlikte pazarda çok daha iyi bir hale gelebileceğiz. Auto- desk’de sunduğu yeni teknolojiler ile müşterilerinin işini kolaylaştırarak hep daha iyisini sunmaya devam edecek. Mimari ve Tasarımın geleceği hakkında neler söyleye- bilirsiniz? Bir mimar olduğum için bu konuda çok büyük bir tutkum olduğunu söyleyebilirim. 200-300 yıl öncesine baktığımızda mimari sadece büyütmek veya geliştir- meye yardımcı olmuyordu, mimari aynı zamanda bir mucitti. Bir şeyleri keşfetmek ve bunların devamını sağlayan mimari olmuştu. Mesela üç boyutlu yazıcı- lara baktığımızda prototip komponentlerin üretimine yardımcı olduğunu görüyoruz. Bu yazıcılarla birlikte bir inşaatın öncesini görebiliyorsunuz. Böylelikle mi- maride tasarımları gerçekleştirmeden deneyimlemeyi ve görmeyi gerçekleştirebiliyorsunuz. Bu sayede daha düşük maliyet sunabiliyor, daha esnek olabiliyor ve sürdürebilir hale gelebiliyorsunuz ki bizim sektörü- müzün için en önemli noktalar bunlar. söyleşi 29 Pete Baxter AutodeskBaşkanVekili Söyleşimizi aşağıdaki QR Code sayesinde video olarak izleyebilirsiniz.
  • 30.
    30 haberler Ebola salgınının dünyaçapında yayılmaya devam etmesi tıp dünyasının yanı sıra teknoloji şirketlerini de harekete geçirdi. Xerox’un geliştirdiği Maven adlı salgın hastalık yönetim yazılımı, Ebola ile mücadele- de kullanılmaya başlandı. Xerox Maven, Ebola ile il- gili her türlü veriyi kaydedip analiz ederek hastalığın takibini ve yetkililerin vakalara daha hızlı müdahale etmesini sağlamaya çalışıyor. Dünyanın herhangi bir bölgesinde görülen her bir Ebola vakası ile ilgili bilgi ve verinin girilerek, analiz edilmesini sağlayan Xerox Maven yazılımı, hali hazırda A.B.D’deki 12 vaka böl- gesinde ve Avustralya’nın iki eyaletinde kullanılmaya başlandı. Ebolayı Takip Ve Kontrol Yazılımı Geliştirildi 4S Bilgi Teknolojileri,Riverbed ile birlikte‘Şubeleriniz için Konsolidasyon Teknolojileri’başlığı altında 10 Aralık Çarşamba günü Ankara’da 4S Bilkent Teknoloji Çözüm Merkezi’nde kamu ve özel sektör müşterilerine yuvarlak masa toplantısı düzenledi.Riverbed Steelfusion çözümü ile uzaktaki şubeler,ofisler ve fabrikalarda sunuculara bağımlı olmadan nasıl çözümler,masaüstü sanallaştır- ma teknolojilerinin uzak ofislere nasıl taşınabileceği ve felaketlere karşı hangi önlemleri alarak veri kayıplarının nasıl önlenebileceği canlı demolar eşliğinde anlatıldı. Riverbed Steelfusion ürününün felaket yönetiminin yanı sıra uzaktan yapılabilen bakım ve yedekleme hizmetleri ile performans artışı sağlarken,personel ve operasyon ma- liyetlerinin nasıl düşürüleceği konuşuldu. 4S ve Riverbed Modern Veri Merkezleri Çözümlerini Anlattı Kaspersky Lab’ın analistleri tarafından çevrimi- çi bankacılık sistemleri ve müşterilerini tehdit eden yeni bir zararlı yazılım tespit edildi. Kötü şöhretli ZeuS Trojan’ın evrim geçirmiş hali ola- rak tanımlanan Trojan-Banker.Win32.Chthonic veya kısaca Chthonic, 15 ülkede 150 farklı banka ve 20 ödeme sistemini etkilemesiyle tanınıyor. Genellikle İngiltere, İspanya, ABD, Rusya, Japon- ya ve İtalya’da finansal kurumları hedeflediği görülüyor. Chthonic, kayıtlı şifreler gibi çevrimi- çi bankacılık bilgilerini çalmak için web kamerası ve klavye de dahil olmak üzere bilgisayarların iş- levlerinden yararlanıyor. Saldırganlar bilgisayara uzaktan bağlanabiliyor ve işlemleri yürütmesi için komut verebiliyor. Chthonic’in asıl silahı web enjektörleri. Bu silah Trojan’ın kendi kodu- nu ve imajını bilgisayarın tarayıcısı tarafından yüklenen banka sayfalarına girmesini sağlayarak saldırganların kurbanın telefon numarası, tek seferlik şifreleri ve PIN’lerinin yanı sıra kullanıcı tarafından girilen oturum açma bilgileri ve şifre- leri elde etmesine olanak tanıyor. Mobil Bankacılığı Tehdit Eden Bir Yazılım Keşfedildi
  • 31.
    31 Eğitimi alan kişilerinbüyük çoğunluğu bilgi işlem des- tek birimlerinde çalışanlar ve bu birimlerde istihdam edilmek üzere hazırlananlar. Ancak bu eğitim ve serti- fikasyon sürecinde ele alınmayan bir konu var: destek. “Destek” kelimesinin zaten açık ve net bir kelime oldu- ğunu ve bunun ile ilgili olarak fazla düşünmeye gerek olmadığını söyleyebilirsiniz. Ancak ben burada destek kelimesini biraz daha açmak istiyorum. Teknoloji jargonu ile konuşursak, destek süreci genelde aşağıdaki adımlarla karşımıza çıkar: 1. Kullanıcı, destek talebini bilgi işlem birimine iletir (kesinti, kalite düşüklüğü, istek, değişiklik gibi), 2. Talep ilgili destek çalışanına atanır, 3. İlgili işlemler yapılır (sorun çözümü, isteğin/deği- şikliğin yerine getirilmesi/reddedilmesi gibi), 4. Kullanıcıya geri dönüş sağlanır, 5. Talep kapatılır. BT eğitimleri bu listede 3. adıma odaklanır: Birinci adım bilgi işlem biriminin dışında gelişir; ikinci, dör- düncü ve beşinci adımlar ise iş süreçleridir. Bu adımlar için ITIL veya Microsoft’un eğitim müfredatları (Mic- rosoft Operations Framework - MOF) mevcut (her ne kadar MOF eğitimleri ne yazık ki geliştirilmeye, gün- cellenmeye hatta belki de yeniden tasarlanmaya ihtiyaç duyuyor olsa da). Eğitim içeriği olarak bakıldığında bu noktada bir eksik olmadığını düşünebilirsiniz. Zaten bu yazının can alıcı noktası da burası. “Destek” konusunda bu noktada benim kişisel gözle- mim; BT eğitimlerinin kişilere kurulum, yapılandırma, yönetme (yukarıdaki 3. madde) başlıklarında iyi bir içerik sunuyor olmasına rağmen diğer maddelerde eksik kaldığı yönünde. Özet olarak destek birimlerin- de çalışacak kişileri eğitiyoruz, ancak destek sürecini anlatmıyoruz. Benim görebildiğim kadarıyla destek süreci; daha çok iş süreçleri ile yoğurulmuş kişisel yetkinliklerin ön plân- da olduğu bir eğitim olmalı. Eğer bu konudaki başlıkları dile getirirsem, bence olması gereken eğitim içeriği şu şekilde: • Bilgi işlem servis yönetim altyapısı, • Eskalasyon süreci – çalışan ve yönetici açısından • Birden çok kullanıcıyı etkileyen ve krize dönüşen süreçlerin yönetimi, • VIP destek süreçleri, • Tüm süreçlerde bilgi işlem bölümünün duruşu, • Kullanıcı iletişimi – oluşabilecek sorunlarda önce- den bildirim, oluşan sorunlarda zamanında bildirim, iletişimde dikkat edilmesi gereken konular (BT jar- gonundan uzak durma, Türkçe’nin doğru kullanımı gibi), • Geri bildirim, • Bilgi işlem personelinin kişisel gelişimi – yeni tek- nolojilerden haberdar olma, İK yetkinliklerinde ve kişisel becerilerde gelişim gibi. Yukarıda listelediğim konularda en fazla bir günlük, giriş seviyesi bir eğitim içeriğinin olmasını ve bu eğitimin destek süreçlerinde yer alan veya almayı düşünen herkes tarafından alınması gerektiğine inanıyorum. BT Eğitimleri ve Sertifikasyonları Nerede Yetersiz Kalıyor? Uzunca bir zamandır verdiğim eğitimlerde, çalıştığım yerlerde, bilgi işlem profesyonelleri ve kullanıcılarla yaptığımız konuşmalarda dikkatimi çeken bir konu var. BT sertifikasyonları, ilgili konunun nasıl ele alınacağı, nasıl kurulacağı/devreye alınacağı/yönetileceği gibi teknik konularda kişilerin iyi bir seviyede eğitim almalarını sağlıyor. sektörden Tolga Balcı BT Danışmanı
  • 32.
    32 pratik 10 1 4 2 3 5 Veri MiktarıBüyürken Pazarda Büyüyor IDC’nin son yayınladığı rapora göre Büyük Veri pazarı yüzde 27’lik büyüme kaydetmiş durumda. Ayrıca rapora göre 2017 yılında Büyük Veri konusunda yapılacak harcamaların toplamı 32.4 milyar dolar olacak. Bu durum gelenek- sel veri merkezleri etkileyerek farklılaş- masına neden olacak. Dağınıklığa Hazır Olmalısınız UHam formda veri yönetmek son derece zordur. Bu sebepten verilerin katego- rileştirilmesi ve bu kategorilere göre depolanıp önceliklendirilmeleri yapıl- malıdır. Büyük veriye harcanan zama- nın yüzde 80’i veriyi yapılandırmakla geçiyor. Eğer firmalar yapılandırma konusunda zaman kazandıracak çözüm- ler sunarlarsa Büyük Veri dağınıklığının önüne geçilebilir. Çeşitlilik = Değer Veriler her yerden gelebilir. Verilerin iç ve dış kaynaklı olması her ne kadar önemliyse de gerçek değer veri setleri arasında oluşan benzerlikleri iyi anlamak ve aynı türdeki verileri birbiri üzerine bindirmekten geçiyor. Önemli olan Büyük Veri hikâyesini tam anlamıyla anlamak ve hikayeye uygun hareket etmek. Değersiz Veriden Değer Yaratmak Depolama alanınıza düşen verilerin hepsinin değersiz birer parça olduğunu bilmenizde fay- da var. Onlarda değer yaratmak için veri bilimcilerle çalışmalı ve analiz sistemlerinizi kendi verilerinize göre yapılandırma- lısınız. Bunun için hazır kurulu sistemleri de kullanabilirsiniz. Herkes Büyük veriden Değer Yaratamayabilir Büyük veri yeni bir olgu ve bu yeni kavram her şir- ketin veriden değer yara- tacağı anlamına gelmiyor. Standart veri çözümleri ile değer yaratabiliyorsa- nız Büyük Veri Yatırımları için bir süre daha bekle- yebilirsiniz. Büyük Veri Hakkında Bilmeniz Gereken 10 Şey Büyük verinin popülerliği günden güne artıyor. Fakat yığınlar halinde depolanan verileri değere dönüştürmek sizin elinizde. Son yıllarda gelişen iş zekâsı çözümleri büyük veriyi değere dönüştürmek için size yardımcı olacak araçlar sunuyor. Biz de sizler için bu zorlu yolculukta bilmeniz gerekenleri bir araya topladık. Aşağıda Büyük Veri hakkında bilmeniz gerekenleri bulacaksınız. Ali Yavuz ŞAHİN yavuz@btgunlugu.com
  • 33.
    33 6 10 8 7 9Veriler Her Yerde Sensörteknolojisinin gelişmesi ve dünyadaki en büyük ağ ya- pısı olan internetin büyümesi Büyük Verinin hemen hemen her firma için geçerli olduğu anlamına geliyor. İlaç sektörü, kamu, tarım, finans ve bunun gibi onlarca sektördeki firma elde edeceği verile ile değer yaratabilir. Büyük Verinin Yeni Araçlara İhtiyacı Var Veri yakalama sistemleri, sürekli farklı veri türlerini büyük miktarlarda yaka- lamak için geliştirildiler. Bu nedenle bizleri veri yakalama sistemlerine uydurabilecek araçlara ihtiyacımız var. Standart araçlar ile işlerinizi hallede- bildiğiniz gibi aynı zamanda sistemi- nize özgü yeni araçlarda yapılandırabi- lirsiniz. Kullandığınız araç sisteminizi ne kadar iyi tanıyor ise veriden alaca- ğınız değer o kadar yüksek olacaktır. Büyük Veriyi Anlamak Büyük Veriyi hantal olabilir fakat bu hantal yapının değerli bilgilere dönüştürüleceği unu- tulmamalıdır. Bu anlayışın BT departmanınca benimsenmesi ve çözümlerin buna göre tasar- lanması gerekiyor. Büyük Veri- den elde edeceğiniz değerler ile satışlarınız arttırabilir, müşteri bağımlılığını ölçebilir veya yatırımlarınızın risk analizlerini çıkartabilirsiniz. Bu tamamen sizin bakış açınıza kalmış. Büyük Verinin Hala İnsana İhtiyacı Var Büyük Verinin sizleri büyük hedeflere ulaş- tırması için hala insan girdilerine ihtiyacı var. Şimdilik bu süreci otomatikleştirmek im- kansız gibi görünüyor. Büyük Verinin bir süre daha insana ihtiyacı olacak. Fakat insan ihtiya- cı ortadan kalktığında Büyük Veri hala yerinde mi olur, bekleyip göreceğiz. Büyük Veri Henüz Başlamadı Büyük Verinin olgunluk döneminde ol- duğunu düşüneler hata yapıyor. Çünkü daha çok başlardayız ve önümüzde kat edeceğimiz çok yol var. Önümüzdeki on yıl içerisinde çevremizde gördü- ğümüz tüm elektronik yapılar Büyük veriden beslenecek ve değer yaratmak için birer araç görevi üslenecekler.
  • 34.
    34 kapak konusu Yükselen Değer KurumsalAğ Çözümleri Sağlıklı bir ağ altyapısı bütünleştireceği sistemlerin hızlı ve problemsiz çalışmasının garantisidir, bu yapılar bilişim teknolojileri yatırımları arasında en uzun ömre sahip yatırımlardır, bu sebeple ağ altyapıları doğru tasarlanmış ve standartlara uygun olması gerekmektedir. Hızlı gelişen teknoloji ve beraberinde getirdiği rekabet yöneticilerin satın alma kararı vermesi durumunda işlerini zorlaştırıyor. Biz de sizlerin işini kolaylaştırmak için bu ay ki kapak konumuzda yeni nesil ağ teknolojilerini mercek altına aldık. TP-LINK'in Katkılarıyla Ali Yavuz ŞAHİN yavuz@btgunlugu.com
  • 35.
    35 ritik kararlar almakher zaman zordur. Konu bir de kurumunuzun iş süreçle- riyle ilgiliyse işin içinden çıkmak bazen beklediği- nizden de güç olabilir. Karar verme konusunda bilgi ve raporların top- lanarak gözden geçirilmesi ve risk hesaplarının yapılması gerekiyor. Bu tarz raporlamalar haftalar veya aylar alabilir. Bu süreçte yılmadan çalışmak ve hedefe odaklanarak teferruatlara takılmamak gerekiyor. Bazen de bu tarz uzun süreçlerden korkan yöne- ticileri patronların baskısıyla riskleri üzerlerine alarak karar verip kurumsal yapıları çiğneyerek hareket edebili- yorlar. Bu tarz bir yaklaşım oldukça riskli ve beklenmedik sonuçlara davet çıkartabilir. Yeni Teknolojilerin Kurumlara Sağladığı Yararlar Hızla gelişen teknoloji beraberinde iş yüklerinin hafifletilmesi ve süreçlerin hızlandırılmasını getiriyor. Yeni nesil teknolojik gelişmelerin kurumlar tarafından takip edilmesi ve gerekti- ğinde kullanılması şart. Eğer limana yaklaşan gemiye binmek için hazırlık yapmıyorsanız büyük bir hata içe- risindesiniz. Gemi kalktıktan sonra yeni bir gemiyi yakalama fırsatı için yıllarca bekleyebilir hatta hiç yakala- yamayabilirsiniz. Bu yüzden önünüze gelen fırsatları değerlendirmenizde yarar var. Günümüzde bilgi teknolo- jilerinin işletmeler üzerinde çok be- lirgin etkileri olduğu gözüküyor. Yeni teknolojileri 80’li ve 90’lı yıllara göre işletmeler üzerinde çok daha farklı şekillerde faydalar sağlıyor ve direk karlılık oranının artmasına sebep olu- yor. Tabii ki karlılık için teknolojilerin doğru şekilde ve yerinde kullanılması gerekiyor. Kullanılan teknolojilerin firmalara sağlayacağı yararların farklı şekillerde ortaya çıktığını görüyoruz. İlk olarak firma içi işleyişlerin daha hızlandığını görmekteyiz. Genellikle kurumlar içe- risinde kullanılan yeni nesil teknolo- jiler iletişim altyapısına dayanmakta. İletişim ne kadar hızlanırsa iş süreç- leri ve iç işleyiş de o kadar hızlanıyor. Tabii ki elde edilen verilerin şirket içi yönetim kadrosu tarafından anlamlı yürütme stratejileri için de kullanı- lacağını göz önünde bulundurmanız şart. Bu veri elde etme işinin hem dışarıda hem de içeride şirketin bir parçasıymış gibi düşünülmesi şart.Ver madenciliğini teferruat olarak görür- seniz büyük bir yanılgıya uğrarsınız. Gelecekte iş süreçlerinizi hızlandır- mak ve rakiplerinize göre bir adım önde olmak için elinizdeki verileri de- ğere dönüştürmeniz gerekiyor. Bunun için de veri madenciliği konusundaki yatırımlara şimdiden başlamalısınız. Tüm bunların yanı sıra bir firmanın olmazsa olmazları arasında yer alan maliyet düşürme politikası yeni tek- nolojilerle birlikte başarılı bir sürecin başlangıcını da sunuyor. Kurum içerisi ve dışarısında kullanılacak doğru teknolojiler; ürün geliştirme, üretim, dağıtım ve müşteri ilişkileri yönetimi bakımından maliyetleri büyük ölçüde azaltıyor ve aynı zamanda zaman tasarrufu sağlıyor. Yeni Teknolojiler Çeviklik Sağlıyor Son 15 yıllık sürece baktığımız tekno- lojiyi aktif olarak kullanan firmaların rakiplerine göre daha çevik olduğunu görüyoruz. Ekonomik koşullar değiş- tiğinde (bu durumu hiçbir firma öne- ticisi istemez) karşımıza çıkan yeni ortama alışma süreci ne kadar kısa ise firmanın normal işleyişini devam et- tirmesi o kadar kısa sürede yapılabilir. Bu da bilişim teknolojilerini kullana- rak gerçekleştirilebilecek bir durum. Tabii ki çeviklikle birlikte firmaların esneklik kazandığını da belirtmeliyiz. Bu esneklik doğru yerlerde kullanıldı- ğında piyasa şartlarına uyum ve karlı- lığı devam ettirmek konusunda rakip- lerinize göre büyük avantajlara sahip olabilirsiniz. Ülkemizde de KOBİ’lerin üretime, istihdama ve GSMH’ya olan katkıları, fazlasıyla büyük boyutta. Hatta imalat sanayimize baktığımız- da işletmelerin nerdeyse tamamının KOBİ adını verdiğimiz küçük ve orta ölçekli işletmelerden oluştuğunu gö- rüyoruz. Bu durum KOBİ’lerin gelişen teknolojiyi takip etmesinin önemini arttırıyor. Eğer küresel pazarlarda söz sahibi olmak istiyorsak gelişen teknolojilerde yararlanmak zorunda- yız. Özellikle iletişim teknolojilerinin kullanımlarının üst seviyelerde oldu- ğunu görüyoruz. Fakat yatırımların bazen doğru yönetilmediği ve ortaya çıkan maliyetlerin KOBİ’lerin sırtları- na fazlasıyla yük olduğunu görmekte- yiz. Bunun için yatırım ve teknolojik iyileştirmeler konusunda ehli ellerden yardım almamız gerekiyor. Birçok firmada karşımıza çıkan bir resimden bahsetmek istiyoruz. Ofis ortamına girdiğinizde her bil- gisayarın yanında irili ufaklı yazıcı- larla karşılaştığınız oldu mu? Hatta bunların bazıları toneri veya kartuşu bittiği için çalışmamakta ve çalışan- ların çoğu ellerinde bir USB bellek ve suratlarında takındıkları masun bakışlarıyla “bunu benim için basar mısın?” dediklerini. Bu sahneye birçok firmada rastlıyoruz. Gelişen teknolo- jiyle birlikte ofis ortamları içerisinde kullanılan router’lar sayesinde USB yazıcılar ağa bağlanabiliyor. Bu sayede ağa bağlı mobil ve PC kullanıcıları kolaylıkla çıktı alabiliyor. Çok basit bir çözüm ve 10 yazıcı almaktansa akıllı bir router almak yeterli. Bu ve bunun gibi ufak tefek farklılıklar bile kurum- ların maliyetlerini azaltarak çehresini değiştirebiliyor. Kurumlara Çağ Atlatacak Ağ Çözümleri Günümüzde işletmelerin hali hazırda sürdürdükleri rekabetçi güçlerini kay- betmemesi için günümüzün gerekle- rine uygun şekilde silkelenip yeniden yapılanmaları gerekiyor. Bu bağlamda kullanılan yeni teknolojiler şirket içe- risinde sadece işleri düzenlemek ama- K
  • 36.
    36 kapak konusu cıyla değil,bunun yanında, kurulan ağın etkin bir biçimde kullanılması, kalite, verimlilik, üretim ve karlılığın arttırılması için kullanılmalıdır. Yük Dengeleyici Geniş Bant Router’lar Kurumların başarıyı yakalamaların- daki birinci kural yeni nesil iletişim teknolojilerini kullanmaktan geçiyor. Bunun anlamı, ofis içi ve dışı kullana- cağız ağ sistemlerinizi iyi tasarlayıp uygulamaya koymanız. Tasarım sıra- sında şirketinizin gelecek planlarını da göz önüne alıp büyüme stratejisine göre yol haritası çıkarmanız gerekiyor. Ofis ağlarının fonksiyonelliğini arttı- ran cihazların başında yük dengele- yici genişbant router’lar geliyor. Eğer firmanızın ağ bağlantısının yüksek hızda olmasını istiyorsanız yük payla- şımlı router’lar sizin için biçilmiş birer kaftan. Birden fazla internet bağlantı- sını (kablo,ADSL, fiber vb) birleştire- bilen bu tarz cihazlar bunun yanı sıra ağ içerisindeki yükü dengeleyebilir ve verimliliği arttırmak için kullanılan hatların durumlarını ölçerek hizmet sunabilir. Bunun yanı sıra yedekli çalışma imkanı da sunan bu tarz router’lara geçtiğimiz dönemde 5651 olarak ad- landıracağımız yasa ile yeni düzen- lemeler getirildi. İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele edilmesi Hakkında Kanun olarak bilinen yasa birçok düzenleme- yi de beraberinde getiriyor. Özellik- le İnternet kafe veya buna benzer yapılara sahip bilgisayar ortamını iş yerinizde barındırıyorsanız yasaya uygun donanımları kullanmanız şart. Eğer bu konuya uzaksanız donanım satın alma sürecinde bir BT danışma- nına başvurmanız gerekli. Güvenliği Elden Bırakmamakta Fayda Var VPN’in anlamını bilmeyeniniz yoktur. Güvenli bağlantı seçenekleri oluştur- manız için kullanılan VPN (Virtual Private Network) teknolojisi birçok şirketin ofis ve merkezleri arasındaki iletişimi kurmak için kullanılabilir. Bu tarz bir teknoloji farklı araçlarla kullanabileceğiniz gibi VPN destekli router’lar üzerinde de kullanabilirsi- niz. Kendi hattınız çekerek boşa para harcamanıza da gerek yok. İki tarafta VPN Router olması yeterli.Ardından internet üzerinde oluşturulan güvenli tüneller üzerinden veri alışverişine başlayabilirsiniz. Bunları yazarken internet bağlantısının ofis içerisin- de varsayılan olarak kullanıldığını düşünüyoruz. Bu durumun aksini günümüz koşullarında düşünmek bile istemiyorum. IP İle Yakın Olmakta Fayda Var İnternetin nimetleri sadece birkaç madde ile sınırlı değil. İnternet için kullandığımız IP ve buna bağlı olan teknolojiler işlerimizi fazlasıyla kolay- laştıracak ve bizlere zaman kazandı- racak türden. Bunlara en iyi örnekler VOIP, IP Kamera, IP TV gibi teknolo- jiler olarak karşımıza çıkıyor. Eskiden bu tarz teknolojileri yüksek maliyetle- ri nedeniyle fazla kullanmazdık fakat son dönemde ADSL ve fiber geniş bant bağlantı hizmetlerinin ucuzla- masıyla birlikte kurumların bu tarz hizmetlere erişim olanağı arttırıldı. Artık bu hizmetlere de kolaylıkla ulaş- manız mümkün. Mobil Devrimi Hiçe Saymayın Günümüzde akıllı cep telefonlarımız üzerinden veya paylaştığımız cihazlar
  • 37.
    37 ile internete heryerden erişir olduk. Bu durum şirket iş yapış şekillerini de fazlasıyla değiştiriyor. Eskiden internete bağlanmak için ofisle- re giderken şimdilerde herhangi bir kafe ofisimiz olabiliyor. Hatta 3G/4G paylaşım cihazlarıyla birlikte mobil bağlantınızı 10’larca kişiye paylaştırmanız ve bulunduğunuz ortamda ufak bir ağ kurarak iletişi- minizi sağlamanız mümkün. Bu tarz cihazları mobil şebekenizin elverdiği her yerde kullanmanız mümkün. Bu sayede ofis ortamına kavuşmak için ofise gitmenize gerek kalmayacak. Fakat hali hazırda bulunduğunuz bir ortamda internet bağlantısı var ve kendi ağınızı kurmak istiyorsanız Acces Point diye adlandırdığımız (Erişim Noktası) cihazlardan fayda- lanabilirsiniz. Acces Point’ler birden fazla bilgisayarı kablosuz olarak birbirine bağlayabilen veya internet bağlantılarını sağlayan cihazlara verilen isimdir. AP’ler sadece ağ ve internet bağlantısını sağlama için kullanılmayabilir. Aynı zamanda menzil arttırıcı olarak da kullanı- labilirler. Sadece bir cihaz alarak birden fazla işi yaptırmak günümüz teknolojisi ile mümkün. Bu sayede ekstra maliyetlerinde önüne geçmiş olursunuz. Anten Gücünüze Dikkat Artık tüm oyun kablosuz ağ üzerine oynanıyor. Kablo maliyetleri yüksek olduğundan kullanılan cihazların kablosuz çözümler sunması büyük avantaj. Bu sayede ofis ortamında değişiklikler de rahatlıkla yapılabi- liyor. Tabii ki sadece ofis içi durum- larda kablosuz bağlantı ekipmanları kullanmıyoruz. Dış mekan çözümleri sunan kablosuz bağlantı cihazları da mevcut. Dış mekan çözümleri için en önemli konulardan bir tanesi anten. Kurumlar için kullanılacak anten tespiti bir diğer önemli konudur. Aşa- ğıdaki verdiğimiz hesap tablosu saye- sinde istediğiniz mesafede belirli bir bağlantı kalitesinde alıcı veya verici tarafından çeşitli antenler arasından uygun anteni seçebilirsiniz. Uygun bir anten belirlemek için, Boşluktaki Yörünge Kaybına ait 2 denklemden Anten Kazancının he- saplanması gerekmektedir. Verici Anten Kazancını bulmak için (Alıcı Anten Kazancı hakkında bilgi- niz olduğu varsayılarak) Tx Anten Kazancı = Sönüm Marjı - Tx Gücü + Tx Kablo Kaybı + Rx Kablo Kaybı + Rx Hassasiyeti + 32.44 + 20 log10(f) + 20 log10(d) - Rx Anten Kazancı d = Mesafe [km] f = frekans [MHz] Bu fonksiyonu kullanmak için, mesa- fe, sönüm marjı değerlerini bilme- niz ve verici ve alıcı noktalarındaki access point, ek kablolar ve alıcı an- tenini seçmiş olmanız gerekir. Alıcı Anten Kazancını bulmak için (Verici Anten Kazancı hakkında bilginiz olduğu varsayılarak); Rx Anten Kazancı = Sönüm Marjı - Tx Gücü + Tx Kablo Kaybı + Rx Kablo Kaybı + Rx Hassasiyeti + 32.44 + 20 log10(f) + 20 log10(d) - Tx Anten Kazancı d = Mesafe [km] f = frekans [MHz] Bu fonksiyonu kullanmak için, mesa- fe, sönüm marjı değerlerini bilme- niz ve verici ve alıcı noktalarındaki access point, ek kablolar ve verici antenini seçmiş olmanız gerekir. Hesaplanan anten kazancı değeri ile ihtiyacınız olan uygun anteni bulabi- lirsiniz. Kurulu Elektrik Hattından İnternet Power Line Communication adı verilen bu teknolojiye sahip cihazlar sayesinde aynı şebeke içerisinde iki elektrik pirizi arasında ağ bağlantısını aktarmanız mümkün.Kablolu ve kablosuz bağ- lantının uygulanamadığı ortamlar için geliştirilen bu teknoloji sayesinde bina yapılırken kullanılan elektrik şebekesi- nin kabloları üzerinde ağ bağlantısı ger- çekleştiriliyor.Son dönemim en popüler cihazların olan PLC’ler fiyat açısından da makul seçeneklerle satışa sunuluyor. Yukarıda da örneğini vermiştik.Ofislerin can dostu olarak tabir edebileceğimiz Print Serverlar sayesinde BT yönetici- lerinin işi bir hayli kolaylaşıyor.USB bir yazıcının kablosuz ağ üzerinden pay- laştırılmasını sağlayan bu tarz cihazlar ofis ortamlarının vazgeçilmezleri olarak tanımlanıyor. Son dönemde fazlasıyla popüler olan teknolojilerinden bir tanesi de Power over Ethernet.PoE kısa adı ile tanınan bu tarz cihazlar kullanılan cihazların ihtiyaç duyduğu elektriği,data kablosu üzerinden almasını sağlayan bir tekno- lojiyi üzerinde barındırıyor.Bu teknoloji sayesinde switch üzerinden çektiğiniz kabloyu PoE adaptörü ile birleştirerek router ( veya buna benzer bir cihazın) elektrik ihtiyacını karşılayabilmeniz mümkün. Bu yazımızla birlikte özellikler küçük ve orta işletmeler için fark yaratacak ağ çözümlerine değinmeye çalıştık.Yazımız içerisine sığdıramadığımız birçok ağ çözümü var.Bunları da önümüzdeki aylarda sizlerle paylaşacağız.Eğer gele- cekte iş sürekliliği ve devamlılık istiyor- sanız gelişen teknoloji yakından takip etmelisiniz.Yatırımlarını yaparken ince eleyip sık dokurken cimrilik yapmama- lısınız.1 Koyup 2 veya 3 hatta 4 almak varken niye kaybedesiniz ki?
  • 38.
    38 söyleşi Ali bey merhabalaröncelikle bize kısaca kendinizden bahsedebilir misiniz? 1989 yılında İTÜ Elektrik-Elektronik Mühendisliği bölümünden mezun ol- dum. 5 yılı devlet memuru olacak şe- kilde 1996 yılına kadar değişik kurum ve kuruluşlarda mühendislik yaptım. Daha sonrasında bilgisayar sektörüne geçiş yapıp uzun yıllar proje satış, koordinatörlük, ürün geliştirme ve yönetimi gibi değişik pozisyonlarda çalıştım. TP-LINK ile tanışmam da bu döneme denk geliyor. 2008 yılından bu yana ağ teknolojileri konusunda uzmanlaşan bir yöneticiyim. TP-Link’in Türkiye’deki macerası ne zaman başladı ve ilk başladığı- nız günler ile şimdiki durumunu- zu kıyaslayabilir misiniz? TP-LINK dünya genelinde 128 ülkede 22.000’in üzerinde çalışanı ve dünya genelinde bir milyara yakın müşterisi ile 1.83 milyar dolarlık network devi. 1996 yılında kuruldu, 2005 yılında küresel pazara açıldı ve 2009 yılında ülke ofislerini açmaya başladı. 2008 yılında İnfronic firmasın- da Ürün Yönetimi’nde çalışırken TP-LINK ile tanıştım ve ithalatını yapmaya başladık. TP-LINK Türkiye kurulana kadar, 2 yıllık bir zaman dilimde yoğun bir pazarlama, satış ve destek yapılanması için uğraşı verdik. Yaptığımız bu çalışmalar sonucunda TP-LINK merkez ofisi Türkiye’deki potansiyeli gördü ve birlikte TÜRKI- YE ofisinin kurulması için çalışmala- ra başladık. TP-LINK Türkiye ofisini 2010 yılı sonbaharında kurduk. Tek kişilik home ofis olarak başladığımız TP-LINK maceramız, şu an 1200m2 ilk bir ofiste, 28 kişilik çağrı merkezi personelimiz ile birlikte toplamda 65 çalışanımızla hizmet veren bir şirket haline geldi. Kurumsal ya- pımızı hemen hemen tamamladık. Bölümlerimiz ve bölüm yöneticileri- miz ile sektöre hizmet veriyoruz. Bu TP-LINK ofisinde görünen yapımız. Aslında çok daha büyük bir aileyiz. Distribütörlerimiz, toptancılarımız ve Türkiye’nin her noktasındaki bin- lerce bayimiz ile çok daha büyük bir aileyiz. Dört yıl gibi kısa bir sürede çok önemli bir aşama kat ettik. Hem örgütlenme hem pazar payı açısın- dan büyük bir başarı sağladığımızı söyleyebilirim. TP-Link’inyüzlerce ürünü bulunuyor, Türkiye’de hangi ürün grupları konu- sunda faaliyet gösteriyorsunuz? TP-LINK, kablosuz ağ pazarında en geniş ürün ailesine sahip olan marka. Toplam 200’e yakın ürünümüz var. Türkiye pazarında şu anda yaklaşık 160 model ürünümüz satışta ancak üretilen tüm ürün gruplarına sahibiz. TP-LINK’in ürün portföyü her türlü ihtiyacı karşılayacak kadar geniş ve donanımlı. Kablosuz ağ konusunda uzmanlaşmış çok büyük bir üretici. Bu alandaki her tür cihazı üretiyoruz. Modemden menzil genişleticilere, VPN router’lardan antenlere, power- line adaptörlerden 3G router’lara ka- dar ev ve küçük ofislerin ihtiyacı olan tüm ağ ürünleri geniş portföyümüzde yer alıyor. Bu yıl içinde kablosuz iletişimle bağlantılı yeni ürün grupla- rımızı da satışa sunduk. Bunlardan biri olan 10400mAH gündeki power- bank’ımız iyi bir pazar payı elde Ecevit BIKTIM ecevit@btgunlugu.com Tüm Ürünlerimizde Ömür Boyu Ücretsiz Destek Veriyoruz Ağ ürünleri konusunda üretim yapan TP-Link 128’den fazla ülkede satış faaliyetinde bulunuyor. Dünya genelinde yüz milyonlarca TP-Link kullanıcısı bulunuyor. Modem, Router, IP Kamera, Powerline Adaptörler, Print Serverlar, Medya Çeviriciler ve Ağ Adaptörleri ürün gruplarında faaliyet gösteren firmanın Türkiye Ülke Müdür Yardımcısı Ali Dinçer ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik. Söyleşimizi aşağıdaki QR Code sayesinde video olarak izleyebilirsiniz.
  • 39.
    39 Ali Dünçer TP-LINK TürkiyeÜlke Müdür Yardımcısı etti. Yakında benzer başka ürünlerimiz de olacak. Ama ana faaliyet alanımız ve ürün grubumuz ağ ürünleri. Fiyat açısından rakiplerinize göre kullanıcılara daha uygun sunduğunuz ürün grupları bulunmakta. Bu avantajı nasıl sağlıyorsunuz? Aslında hemen her ürün grubunda fiyat/ performans açısından başarılıyız. Bunun da çok basit bir nedeni var. TP-LINK, çok büyük bir üretici. O nedenle ürün maliyet- leri çok daha uygun. Bunu da fiyat avantajı olarak tüketiciye sunuyoruz. Yıllık üretim kapasitemiz 148 milyon adet (2013 yılı) ve her yıl dünya genelindeki gelirimizin yüzde 8’ini AR-GE’ye ayırıyoruz. Bu sayede daha yeni, daha dayanıklı ve güvenilir ürünler üretiyoruz. Tüketicilerin sizi tercih etme nedenleri size neler? Sadece fiyat avantajı nede- niyle mi tercih ediliyorsunuz? Aslında fiyat/performans başarımızda önemli bir neden ama tabii ki tek neden değil. Ürün çeşitliliğimizin de başarımızda etkisi olduğuna inanıyoruz. Kablosuz ağ konusunda her alanda seçenekli çözümle- rimiz var. Tüketicilere aynı ürün grubunda bile çok sayıda model seçeneği sunarak, en uygun ürüne ulaşmalarını sağlıyoruz. Ayrıca ürünlerimizin arıza nedeniyle geri dönüş oranı yüzde 1’in altında! TP-LINK, kullanıcı odaklı bir marka. Ürün seçimin- den başlayarak tüketicinin yanında olan, bilgilendirme, eğitme misyonu üstlen- miş bir marka. Dolayısıyla satış sonrası hizmetlere çok önem veriyor. Örneğin Türkiye’de kadromuzun yüzde 50’sinden fazlası destek hizmetlerinde görev yapıyor. Kurumlara özel VIP Destek Hizmetimiz var. Bireysel tarafta ise çağrı merkezimiz kullanıcılarımıza destek sunuyor ve çalışan sayısı sürekli artıyor. TP-LINK olarak yasal 2 yıl olan garanti süresini bireysel ürün- lerimizde 3 yıl, kurumsal ürünlerimizde 5 yıla çıkardık. Ayrıca garanti süresinde arızalı ürünleri yenisiyle değiştirme uygu-
  • 40.
    40 lamamız var. Arızasısaptanan ürünü, onarmak yerine yenisi ile değiştiri- yoruz. Müşterilerimizin zaman ve iş kaybetmemeleri için arızalı ürünleri onarmak yerine, yenisi ile değiştir- meyi ve müşteri memnuniyetimizi artırmayı amaçlıyoruz. Bunların yanı sıra tüm TP-LINK ürünlerinde ömür boyu ücretsiz destek veriyoruz. Bu da bizi rakiplerimizden farklılaştıran bir yanımız. Garantisi biten ürünlerde de kullanıcılarımız çağrı merkezinden hizmet alabiliyorlar. Tüketicilerin tercihi de bunlarda gizli. Destek hizmetlerinizden de söz edebilir misiniz? Her şirket gibi tüketici memnuniyeti bizim için de çok önemli. Bu nedenle en fazla yoğunlaştığımız ve yatırım yaptığımız alanlardan biri destek hizmetleri. Klasik destek hizmetle- rinin yanı sıra her kanaldan (sosyal medya, internet forumları da dahil) kullanıcılarımıza ulaşıp, destek vermek için sürekli çalışıyoruz. Ağ ürünleri hala teknik ürünler; TP- LINK ürünleri de her ne kadar kolay kurulup kullanılabilse de mutlaka desteğe gerek duyuluyor. Bu neden- le çok yakında yepyeni bir hizmeti başlatacağız. Kutuların içinden çıkan kurulum şemalarıyla yetin- mek istemeyen kullanıcılarımız için ürünlerin kurulum videolarının yer aldığı bir web sitesi yakında hizmete giriyor. Ayrıca akıllı telefonlarla da bu videoları entegre ettiğimiz uygu- lama olacak. Ürünün kutusunda yer alan QR kodu telefonuyla okutarak, kurulum videosuna erişilebilecek. Amacımız kaliteli, kolay erişile- bilir ve kolay kullanılır ürünler ve eksiksiz hizmet ile her aşamada maksimum müşteri memnuniyeti sağlamak. Ayrıca biz destek hizmet- lerini satış sonrası başlayan hiz- metler olarak görmüyoruz. Özellikle bizim gibi ülkelerde, tüketicilerin kablosuz ağ ürünleri konusunda henüz yatırım yapmadan desteğe gereksinimi var. Ürünler, kavramlar konusunda bilgilenmeye, bu şekilde gereksinimlerini doğru saptayıp, ürün seçimini buna göre yapmaya; kısaca bilgi desteğine ihtiyaçları var. TP-LINK olarak Türkiye’de ofis aç- tığımız günden bu yana bilgilendi- rici, eğitici bir görev üstlendik. Çok yakında başlattığımız TP-LINK WiFi Akademi ile bu görevimizi sürdü- rüyoruz. Kablosuz ağ konusundaki tüm kavramlar, ürünler, çok basit ve anlaşılır bir şekilde, kısa vide- olarla TP-LINK WiFi Akademi’de anlatılacak. Böylece Türk tüketicisi router’ın ne işe yaradığını, Access point ile menzil genişletici arasın- daki farkı, VPN’in ne olduğunu bu videolarla öğrenebilecek. TP-LINK WiFi Akademi, marka bağımsız olarak bilgilendirme yapacak. Ama- cımız tüketicilerin bilinçlenmesi, doğru tercihler yapması. Böylece hem pazarımız daha sağlıklı büyü- yecek, hem de tüketici memnuniyeti artacak diye düşünüyoruz. Sundu- ğunuz kurumsal ağ çözümlerini fir- malar neden tercih etmeli? Aslında bu sorunun cevabı daha önceki bir sorunuzda yer alıyor. Hem bireysel hem kurumsal ürünlerde tüketi- cilere, kurumlara fiyat avantajı sunuyoruz. Birinci tercih nedenleri bu olmalı. Daha düşük maliyetle ağ çözümü oluşturabiliyorlar. Ama tek neden değil tabii. Özellikle küçük ve orta ölçekli kuruluşlara maliyet desteği yanında kaliteli ürünler ve hizmet sunuyoruz. TP-LINK, Türk tüketicisine kaliteli ürünlerin de uygun fiyatlı olabileceğini gösterdi. Kurumlar da bu avantajdan ve zen- gin ürün çeşidimizden yararlanmalı. Bunun yanı sıra arıza geri dönüş oranlarımız yüzde 1’in altında ve teknik destek ekibimiz her zaman her türlü konuda yardımcı olmaya hazır bir durumda. Kurumlara ayrı bir destek hattımız da var. Geçtiğimiz günlerde Anadolu Teknoloji Günleri adında etkinlik- ler yapmaya başladınız. Bu etkin- liklerin amacı ne? Bu konudaki hedefleriniz neler? “Anadolu Teknoloji Günleri”, İs- tanbul ve İstanbul dışındaki illerde proje ağırlıklı çalışan, katma değerli hizmet üreten teknoloji bayilerine, şirketlerin çözümlerini tanıtmayı ve onların beklentilerini ilk ağız- dan dinlemeyi hedefliyor. TP-LINK öncülüğünde başlatılan bu etkinlik- lerin ilkini Nisan ayında gerçekleş- tirdik ve bugüne kadar 10’un üzerin- de ilde bayilerle bir araya geldik. Teknoloji firmaları olarak tek tek etkinlik yapmaktansa, birkaç firma bir araya gelerek bayilere ulaşmayı ve farklı alanlardaki teknolojilere ilişkin hem vizyon sunmayı hem de projelerinde kullanabilecekleri çözümleri tanıtmayı hedefliyoruz. Aslında projelerinde kullanacakları kablosuz ağ, depolama, güvenlik gibi bazı temel çözümleri tanıtıyo- ruz. Ayrıca onların beklentilerini, o bölgeye özgü sorun ya da istekleri de ilk ağızdan dinlemiş oluyoruz. 2015 yılında da bu etkinlikleri farklı katılımcı firmalarla sürdürmeyi hedefliyoruz. Daha gidemediğimiz çok yer var. 2014 yılı TP-Link Türkiye için na- sıl geçti ve 2015 yılından beklen- tileriniz neler? TP-LINK, IDC verilerine göre WLAN pazarında yüzde 50’ye yakın pazar payı ile lider marka. Dünyada ra- kipsiz liderliğini 2011 yılından bu yana sürekli olarak artan bir ivme ile sürdüren TP-LINK, Türkiye’ de de ofis açtığı günden bu yana pazar payını artırarak lider konumda yer alıyor. 2014 yılında Türkiye BT pazarında bir söyleşi
  • 41.
    41 daralma yaşandığını söyleyebiliriz. AncakTP-LINK, daralan pazarda dahi büyümesini sürdürdü. 015 yılında da hedefimiz, büyümemizi sürdürmek. Bu doğrultuda hazırlıklarımızı yapı- yoruz. Türkiye pazarı özellikle farklı ağ çözümlerinde büyüyebilecek bir pazar. Powerline adaptörler, men- zil genişleticiler, taşınabilir 3G-4G router’lar henüz arzuladığımız pazar payına erişemeyen ürün gruplarımız. 2015 yılında bu ürün gruplarının satışında artış hedefliyoruz. Avrupa pazarındaki satışlarımızda bu ürün gruplarının payı Türkiye’ye göre çok daha yüksek. Hedefimiz Avrupa’daki oranlara ulaşmak. 2015 yılının bu açıdan bir atılım yılı olmasını hedef- liyoruz. Gelişen teknoloji ile doğru orantılı olarak tasarladığımız yeni ürünlerimiz, farklı çözümlerimiz ile 2015’de de lider kablosuz ağ markası olmaya devam edeceğiz. Gelecekte hangi ağ teknolojileri- nin daha popüler olacağını düşü- nüyorsunuz? 2015’ten itibaren kablosuz ağlarda alt sınırın 300Mbps olacağını söyle- yebilirim. 2015 yılında 300Mbps’ ın altındaki ürünleri Türkiye’ye getirmeyeceğiz. Ayrıca önümüzdeki yıl 802.11ac ürünleri revaçta olacak. Kablosuz ağ konusundaki yeni standart olan 802.11ac, kablosuz ağ bağlantı hızlarını çok artırı- yor; 11n’e oranla 3 kat daha hızlı kablosuz hıza ulaşmak mümkün. Gururla söyleyebilirim, AC destekli en zengin modele sahip olan mar- kayız. Bu konuda da tüketicilere bol seçenek sunuyoruz. 2015 yılında AC destekli model sayımız daha da artacak. AC ürünlerinde de fiyat/ performans açısından iddialıyız. Ürün / model çeşidi ve fiyat avantajı ile AC ürünlerinde de pazarı yön- lendiren marka olacağız. Daha uzun vadeli baktığımızda ise mobilitenin öne çıkacağını; buna paralel olarak da kablosuz ağın hem menzilini artırmayı sağlayan çözümlerin hem de taşınabilir kablosuz ağ çözümle- rinin öne çıkacağını düşünüyoruz. Menzil genişleticiler ve powerline adaptörlerin pazarı büyüyecek. Bu ürünlerde de kolay kullanılabilen ve taşınabilen modeller tercih edile- cek. Avrupa’ ya baktığımızda Power- line adaptörlerin satışı ciddi artışta. Bizim tüketicilerimiz de bilinçlen- meye başladıkça ve teknolojinin ilerlemesi ile doğru orantılı şekilde farklı ihtiyaçlar ortaya çıktıkça talep çok farklı yönlere gidecek. Bildiğiniz gibi internet ve mobilite günümüzde en önemli iki kavram. Bu ikisini birleştiren ürünler revaç- ta olacak. Biz de TP-LINK olarak bu konuda üretim yapan lider firmayız. Bir diğer popüler konu ise akıllı ev ve ofisler. Akıllı ev teknolojileri sayesinde artık internete bağlı ci- hazlar bilgisayar ya da çevre birim- lerinden ibaret değil. Evdeki (ya da ofisteki) pek çok cihazın internete bağlı olduğu/olacağı bir dünyaya doğru gidiyoruz. Buzdolabından kombiye, televizyondan ampule değin her şey internete bağlı olacak ve tek bir kaynaktan yönetilebile- cek. Bu işin merkezinde de -doğal olarak- kablosuza ağ çözümleri yer alacak. TP-LINK olarak akıllı ev / ofis konusu odaklandığımız, gelişen teknolojilerin başında geliyor.
  • 42.
    42 Google geçtiğimiz günlerdeyeni Android işletim sistemi sürümü olan Lollipop’u gün yüzüne çıkardı. Biz de bu yeni işletim sisteminin detaylarını kurumsal kullanıcılar için araştırdık. Bakın bu yeni işletim sistemiyle birlikte şirketinizin yararına olacak özellikler neler. Avşar ÖZGEN info@btgunlugu.com UDH Bakanlığı’nın 2015 Bütçesi Kabul Edildi Bakan Lütfi Elvan, Bakanlığı bünyesinde 2015’te 15,5 milyar liralık yatırım yapılacağını belirterek, diğer harcamalarla birlikte toplam harcama miktarının 40,2 milyar lira olacağını, söyledi. Elvan, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’nın (UDH) 2015 yılı bütçesi sunuş konuşmasında, bakanlığın yapılanması hakkında bilgi vererek, toplam 235 bin kişiye doğrudan ve dolaylı istihdam sağlandığını belirtti. “Bakanlık bünyesinde 2015 yılında 15,5 milyar li- ralık yatırım yapılırken, diğer harcamalarla birlik- te toplam 40,2 milyar liralık harcama yapılacak” Bakanlığının 2015 yılı bütçesinin yüzde 5,22 arttığını belirten Elvan, “Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığımızın merkez bütçesinde yüzde 6,5’lik artış oranı var. Karayolları Genel Müdürlüğümüzde yüzde 1,25’lik artış söz konusu. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nda ise yüzde 12’lik artış söz konusu” diye konuştu. İlgili ve ilişkili tüm kuruluşları bir bütün olarak değer- lendirildiğinde, bakanlık bünyesinde 2015 yılında 15,5 milyar liralık yatırım yapılacağını dile getiren Elvan, diğer harcamalarla birlikte toplam 40,2 milyar liralık harcama yapılacağını kaydetti. Bakanlığının toplam 3 bin 793 projeyi fiili olarak yürüttüğünü ifade eden Elvan, bunların 2 bininin Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM), yaklaşık bin 500’ünün TCDD tarafından yürütüldüğünü bildirdi. Toplam 205 milyar liralık proje tutarı bulunduğunu aktaran Elvan, bugüne kadar 102 milyar liralık bölümünün harcandığını, geriye kalanının ise ileriki yıllarda harcanacağını kaydetti. Elvan, önümüzdeki yıllarda demiryolları yatırımlarına ağırlık vereceklerini dile getirdi. Havalimanlarından 10 Milyar Dolar Gelir Kamu özel işbirliği çerçevesinde 61,5 milyar liralık yatırımın devam ettiğini belirten Elvan, 12,5 milyar liralık kısmın tamamlandığını söyledi. Elvan, Yap-İşlet- Devret (YİD) modeliyle yapımı gerçekleştirilen havali- manlarının kiralanması yöntemiyle de bugüne kadar 10 milyar dolar gelir elde ettiklerini ifade etti. Son 12 yılda bölünmüş yollara ağırlık verildiğini, önümüzdeki dönemde ise otoyol çalışmalarına ağırlık vereceklerini anlatan Elvan, projeler hakkında bilgi verdi. Türkiye’nin taşımacılıkta önemli bir konumda
  • 43.
    43 olduğunu dile getirenElvan, 58 ülkeyle ikili anlaşma imzalandığını söyledi. Türkiye’nin 66 bin kilometrelik yol ağının yüzde 36’sının bölünmüş yol olduğunu ifade eden Elvan, söz konusu yol ağının yüzde 17’sini oluşturan “bitümlü sıcak karışım”a ağırlık vereceklerini ifade etti. Tehlikeli madde taşımacılığında yurt dışında alınan belgenin artık Türkiye’den alınabileceğini anlatan Elvan, TSE ve Türk Loydu’nun bu konuda yetkilendi- rildiğini kaydetti. Elvan, tehlikeli madde taşımacılığın- da tüm uluslararası sözleşmelere taraf olunduğunu söyledi. Trafik hacminin 2003 yılına göre iki kat arttığına dik- kati çeken Elvan, yük taşımacılığında bu artışın görül- mediğini belirtti. Bölünmüş yolların az olduğu dönemde ortalama hızın 40 kilometre olduğunu, son 12 yılda araç hızlarının saatte 80 kilometreye çıktığını belirten Elvan, bölün- müş yollardan sağlanan yıllık tasarrufun 15 milyar lirayı geçtiğini kaydetti. Can kaybı konusunda Türkiye’nin Avrupa ortalamasının altında olduğunu vurgulayan Elvan, “Can kaybın- da yüzde 5,72’den yüzde 2,33’e inmiş durumdayız. Hedefimiz 2023’te yüzde 1’i yakalamak” dedi. Hedef 8 Bin Kilometre Otoyol İnşa Etmek 2015 yılında bin kilometrelik bölünmüş yol yapacak- larını bildiren Elvan, devam eden otoyol projeleri hakkında bilgi vererek, Yavuz Sultan Selim Köprüsü bağlantı yollarının yapımı için ihale ilanına çıktıklarını söyledi. Elvan, hedefin 8 bin kilometre otoyol inşa et- mek olduğunu kaydetti. İstanbul’da Avrupa ve Anadolu yakası arasında günde 1,5 milyon insanın karşılıklı gidip geldiğini, İstanbul trafiğinin rahatlatılması gerek- tiğini belirten Elvan, şöyle konuştu:“Yeni ihaleye çık- tığımız Akyazı’dan İstanbul, İstanbul’dan Kınalı’ya ka- dar olan kesim. Buradan Çanakkale’ye, Çanakkale’den Balıkesir’e kadar uzanan aks. Burada yaptığımız şey Marmara Bölgesi’ni otoyolla bir ring haline getiriyoruz. Yani herhangi bir yerden otoyola giren bir kişi, tama- mıyla Marmara Denizi etrafında dolanabilme imkânına kavuşacak. Bu projenin özellikle Çanakkale Köprüsü geçişi ve ring yapmanın en önemli avantajı, özellikle Ege Bölgesi ve Orta Anadolu’nun batısından yurt dışına çıkışlarda veya Edirne-Tekirdağ çıkışlarında artık İstan- bul güzergâhı kullanılmayacak. Doğrudan Balıkesir ve Çanakkale üzerinden Tekirdağ Kınalı’dan yurt dışına çıkış söz konusu olacak.” Bakan Elvan, İstanbul-İzmir Otoyolu projesinde 2015 sonu itibariyle Bursa’ya olan kesimin açılacağını bildir- di. Dünyanın kendi klasında dördüncü büyük köprüsü olacak İzmit Körfez Geçiş Köprüsü’nün 4-5 ay sonra siluetinin tam manasıyla görülebileceğini belirten Elvan, açılışın ise 2015 sonunda olacağını kaydetti. Avrasya Tüneli’nde kazı çalışmalarının şu anda bin 400 metreyi geçtiğini ifade eden Elvan, 2017’de bitmesi gereken tüneli, 2016 sonunda bitirmeyi hedefledikler- ini anlattı. Elvan, aralarında Ovit ve Ilgaz tünellerinin de bulunduğu 9 tünelin 2015’te tamamlanmasının planlandığını belirtti. Ovit Tüneli çalışmalarının yüzde 50 seviyesinde olduğunu ifade eden Elvan, söz konusu tünelin, dünyanın 2. en uzun çift tüplü karayolu tüneli olacağını kaydetti. Akıllı Ulaşım Sistemleri Akıllı ulaşım sistemleri hakkında da bilgi veren Elvan, 8-10 ilde akıllı ulaşım sisteminin kurulduğunu kaydet- ti. Söz konusu sistemle akıllı ulaşım merkezlerine ulaşan trafik, yol durumu gibi çok sayıda verinin vatan- daşlara ulaştırılacağını belirten Elvan, Gebze-İstanbul arasında pilot uygulamanın başladığını söyledi. Demiryolu ağı hakkında bilgi veren Elvan, mevcut hatların yenilenmesi, hatların elektrikli ve sinyalli hale getirilmesi, milli demiryolu sanayinin oluşturulması, lojistik merkezlerinin yaygınlaştırılması ve sektörün serbestleştirilmesinin öncelikleri arasında yer aldığını anlattı. 2004’ten bugüne kadar bin 759 kilometre demiryolu yapıldığını belirten Elvan, 2 bin 712 kilometrenin ise inşasının devam ettiğini kaydetti. Elvan, Marmaray ile bugüne kadar 53 milyon yolcu taşındığını, günde ise 150 bin yolcu taşındığını bildirdi. 2018’de bitirilmesi planlanan Bursa-Bilecik Demiryolu Hattının yapımının tamamlanmasını daha öne çekeceklerini belirten El- van, Kars-Tiflis-Bakü hattının ise 2015 sonuna doğru açılışının gerçekleştirileceğini kaydetti. UDH Bakanlığı bütçe görüşmeleri zaman zaman sert tartışmalara da sahne oldu UDH Bakanlığı bütçe görüşm- eleri zaman zaman sert tartışmalara da sahne oldu
  • 44.
    44 “Bundan sonraki süreçtekendi ulusal sinyal- izasyon sistemimizi kullanmak istiyoruz” Yüksek hızlı tren güzergâhında yük taşımacılığı yapılamadığını ifade eden Elvan, “Bu nedenle biz, yük taşımacılığında 120 kilometre, yolcu taşımacılığında ise 200 kilometre hız yapan hızlı trenlere ağırlık vereceğiz” dedi. Elvan, şu anda yüzde 3 civarında olan demiryolu yük taşımacılığını artırmak istediklerini ifade etti. 2003’teki 11 bin kilometre demiryolu hattının 8 bin 706 kilometresinin yenilendiğini anlatan Elvan, sin- yalizasyonda istenilen noktada olunmadığını, sinyal- izasyon çalışmalarının 2 bin 679 kilometrelik konvan- siyonel hatta devam ettiğini kaydetti. Elvan, “Bundan sonraki süreçte kendi ulusal sinyalizasyon sistemimizi kullanmak istiyoruz” diye konuştu. Bakan Elvan, 106 adet yüksek hızlı tren imalatını düşündüklerini dile getirerek, bunların 80’inin Türki- ye’de yapılmasına yönelik çalışmaların devam ettiğini söyledi. İlerleyen dönemde YHT araçlarına ihtiyaç olacağını ifade eden Elvan, “Bu araçları tamamıyla Tür- kiye’de üretmeyi planlıyoruz. Bundan sonraki aşamada da kendi milli trenimizi lisansıyla üretmeyi hedefliy- oruz” dedi. Havacılıkta önemli noktaya gelindiğini anlatan Elvan, bölgesel uçak yapımıyla ilgili çalışmaların yoğun olarak devam ettiğini bildirdi. Türkiye’nin havayolu yolcu sayısı itibariyle 15. sıradan 11. sıraya yükseldiğini dile getiren Elvan, bu yıl itibariyle de 7. veya 8. sıraya yük- selmeyi beklediklerini kaydetti. Esnek hava saha uygulamasını da anlatan Elvan, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ile mutabakat sağlandığını, söz konusu uygulamayla yurt içi uçuşlarda yıllık 500 mily- on dolarlık tasarruf sağlayacaklarını ifade etti. Uzay Ajansı Kuruluyor Uzay Ajansı kuracaklarını belirten Elvan, konuyla ilgili kanun tasarısının hazırlandığını, Bakanlar Kurulu’na, ardından da Meclis’e sunulacağını anlattı. İlk yerli haberleşme uydusu Türksat 6A’nın yapımına başla- nacağını dile getiren Elvan, bununla ilgili protokolün önümüzdeki günlerde imzalanacağını bildirdi. Marmaray’ın devreye girmesiyle denizcilikte kabota- jda taşınan yolcu sayısında azalma olduğunu belirten Elvan, kabotajda taşınan araç miktarı ve elleçlenen yük miktarında ise artış olduğunu söyledi. Ro-Ro taşımacılığını daha da geliştirmek istediklerini dile getiren Elvan, “Bulgaristan’la, İran’la zaman zaman sıkıntılar yaşadık. Bu sıkıntıları Ro-Ro taşımacılığıyla aşmak istiyoruz” dedi. Yazılım Sektörü İstenilen Seviyede Değil Bilgi teknolojileri pazarında iletişimde olduğu kadar hızlı bir gelişme olmadığını bunun da yazılım sek- töründe istenilen düzeyde olunmamasından kaynak- landığını ifade eden Elvan, iletişim teknolojilerindeki alandaki hıza ulaşmak için yazılım sektörüne ağırlık verilmesi gerektiğini söyledi. “Son 10 ayda genişbant internet abone sayısı yüzde 25 artarak 32 milyondan 40 milyona ulaştı” Bakan Elvan, son 10 ayda genişbant internet abone sayısının yüzde 25 artarak 32 milyondan 40 milyona ulaştığını belirtti. Elvan, sabit telefon abone sayısının Avrupa’ya oranla daha hızlı gerilediğini anlatarak, bunun nedeniyle ilgili çalışma yürüttüklerini söyledi. Ulusal Veri Merkezi kuracaklarını bildiren Elvan, tüm verilerin bu merkezde toplanmasını hedeflediklerini ifade etti. “Kayıp Alarmı Projesi”ni geliştirdiklerini bildiren Elvan, herhangi bir çocuk kaybolduğu zaman, çocuğun daha çabuk bulunması amacıyla, bölgede yaşayan vatandaşlara, çocuğu tarif eden mesaj gönder- ildiğini kaydetti. Muhalefetin Eleştirileri TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülen, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’nın 2015 yılı bütçesi üzerinde milletvekilleri de söz aldı. CHP İstanbul Milletvekili Aydın Ayaydın, Ulaştırma Bakanlığı’nın en yatırımcı bakanlık olduğunu, ancak kamu kaynaklarını kanunlara ve mevzuata uygun şekil- de kullanmadığını, mali disipline dikkat etmediğini, bunun da Sayıştay raporlarında yer aldığını öne sürdü. Karayolları Genel Müdürlüğü’nün 2013 yılı Sayıştay denetim raporunda yaşanan olumsuzlukların yer al- dığını ifade eden Ayaydın, raporda, “Yatırım ödenekleri diğer harcama birimleri işinde kullanılmıştır. Kamu yatırım programı uygulanmamış, genel müdürlük kendi programını uygulamıştır” denildiğini kaydetti. Ayaydın, genel müdürlüğün yatırım programında yer almayan UDH Bakanlığı’nın bütçesi Plan ve Bütçe Komisyonu’ndan sonra Meclis Genel Kurulu’nda oylanacak
  • 45.
    45 721 iş için1.5 milyar TL harcama yapıldığını iddia etti.Ayaydın, bölünmüş yollarla zaman ve kaynak tasarrufu yapıldığını ancak vatandaşları karayolu taşımacılığına tam bağımlı hale getirdiğini belirterek, yurt içi yolcu ve yük taşımacılığının büyük bir çoğun- luğunun karayolu ile yapıldığını söyledi. Ayaydın, ölümlü ve yaralamalı kaza sayısının arttığını, karay- olunun demiryoluna göre 8 kat daha fazla ölüm riski taşıdığını kaydetti. Bakanlığın, demiryolu taşımacılığına ilişkin attığı adımları memnuniyetle karşıladıklarını ancak den- izcilik alanında sahip olunan potansiyelin kullanıl- madığını ifade eden Ayaydın, “Havayolu taşımacılığın- da son dönemde ilerleme sağlandığı gerçek. Ancak 3. havalimanına ilişkin iddialara cevap bekliyoruz. İnşaat için ne kadar finansman gerekli, inşaat hangi aşama- da, yeri yanlış bir seçim mi?” diye sordu. MHP Manisa Milletvekili Erkan Akçay, yolsuzluklarla ilgili soruşturmaların kapatılması gayreti içinde olun- duğunu ve Ulaştırma Bakanlığı’nın da bundan nasibini aldığını savunan Akçay, “Yaptığınız ihalelerde mah- kemeye intikal eden hususlar nelerdir?” diye sordu. Akçay, Sayıştay raporlarının kuşa dönerek Meclis’e geldiğini söyledi. HDP Hakkari Milletvekili Adil Zozani ise bakanlığın uygulamaları sayesinde İstanbul’un kilitlendiğini, ile ne giriş ne de çıkışın doğru düzgün sağlanamadığını ifade ederek, İstanbul gibi metropol kentler açısın- dan alternatif uygulamalara yönelmek gerektiğini vurguladı. “Sosyal medya siyasetin toplumdan kopuş yaşamasına neden olurken, Cumhurbaşkanı, Başbakan ve bakanlar da buna hizmet ediyor” Twitter kullanmadığını dile getiren Zozani, “Çünkü Twitter’ın siyasetçiler açısından tuzak olduğunu düşünüyorum. Siyasette internet, asosyal medya üzerinden toplumla ilişkilerin kurulduğunu görüyo- rum. Bu da siyasetin toplumdan kopuş yaşamasına neden oluyor. Cumhurbaşkanı, Başbakan ve bakanlar da buna hizmet ediyor. Bu eleştiriyi kendi millet- vekillerime de yapıyorum. Teknolojiyi kullanmaktan çıktık, teknolojiye köle durumuna geldik. Toplumu bu teknolojik körlükten kurtarmak için bakanlığın neler yaptığını öğrenmek istiyorum” diye konuştu. Pahalı İnternetin Nedeni Türk Telekom CHP İzmir Milletvekili Erdal Aksünger, Telekomüni- kasyon İletişim Başkanlığı’nın (TİB) kurulmasının doğru bir operasyon olduğunu, ancak sonrasında yaşananların doğru olmadığını söyledi. TİB’in kapa- tılarak MİT’e devredilmesi ile ilgili altyapı çalışması olup olmadığını soran Aksünger, “Bu yapabilir mi, bunun dünyada bir örneği var mı? Eğer TİB suiisti- mal edilmişse, yargı var, oraya gidilir orada düzen- lenir ama neden yorgan yakılıyor? Birebir montaj yapılmışsa, bunlar ortaya çıkar. Bunu TİB’e mal edip, kurumu tarumar etmek olur mu? MİT istihbarat kurumu değil mi, neden oraya devrediliyor?” diye sordu. Aksünger, Türkiye’nin internet hızında dünyada 61. sırada olduğunu belirterek, “Birinci Güney Kore, ABD 9. sırada. Hızda 61. sıradayız ama Güney Kore’nin 3 katı fazla fiyatla internet satıyoruz. Bu da Türk Tele- kom’dan kaynaklanıyor. Siz özelleştirme yapıyor- sunuz, yaptığınız özelleştirme tekelleşmeye neden oluyor ve peşkeşe dönüşüyor. Aynısı yakında PTT için de olacak” dedi. Tartışmaların ardından UDH Bakanlığı’nın 2015 yılı bütçesi TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda oyla- narak kabul edildi. UDH Bakanı Lütfi Elvan TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Bakanlığının 2015 bütçesiyle ilgili geniş bir sunum yaptı
  • 46.
    46 31. Ulusal BilişimKurultayı Ankara’da Gerçekleşti Türkiye Bilişim Derneği’nin 31. Ulusal Bilişim Kurultayı ve CITEX Ankara Bilişim Fuarı, 3 bin 500’e yakın katılımcı ile Ankara’da gerçekleşti. Avşar ÖZGEN info@btgunlugu.com T ürkiye Bilişim Derneği (TBD) tarafından 1976 yılından beri gerçekleş- tirilmekte olan Bilişim Etkinliklerini bu yıl An- kara’da ilk kez yapılan Bilişim Fuarı ile aynı çatı altında toplayan Bilişim’2014 Etkinlikleri,Türkiye Bilişim Derneği 31.Ulusal Bilişim Kurultayı ve CITEX 2014 Ankara Bilişim Fuarı olarak 6–9 Kasım tarihleri arasında“Sayısal Gündem 2020 ana temasıyla Congresi- um,ATO Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleştirildi. Bu sene Avrupa Birliği’nin‘Sayısal Gündem 2020’teması etrafında ve 3 bin 500’e yakın katılımcı ile gerçekle- şen etkinlikte,TBD tarafından kurulan 40 uzmanlık grubu kuruldu.AB Sayısal Gündem’de yer alan,büyük veri,kamu teşvikleri,dijital sanat,savunma tek- nolojileri ve 4G gibi başlıklarda çalışan uzmanlık gruplarına,kamu kurumları, akademisyen ve özel sektörden 1500 kişi katıldı.Dijital sanat ve fikri haklar, çocukların çevrimiçi güvenliği,bilişim okur-yazarlığı,kamu verilerinin yeni- den kullanımı,savunma teknolojileri, kamu teşvikleri,bulut bilişim ve büyük veri,4G ve daha birçok başlıklarda kurulan uzmanlık grupları,kamu ve özel sektörün uzman ihtiyacını karşı- layacak.Etkinlik boyunca kurulan 40 uzmanlık grubunun raporu ve tavsiye- lerinin de çalışmanın sonucunda ka- muoyu ile paylaşılması kararlaştırıldı. Türkiye Bilişim Derneği çatısı al- tında çalışacak uzmanlık grupları, AB Sayısal Tek Pazar dahilindeki 136 hedefi takip edecek Konuyla ilgili konuşan Türkiye Bilişim Derneği Başkanı Turhan Menteş,Avru- pa Birliği’ne dijital çerçevede entegre olmanın önemine vurgu yaparak, “Dijital AB’yi kaçırma lüksümüz yok. Bir sivil inisiyatif olarak kurduğumuz uzmanlık gruplarında kamu ve özel sektörden katılımcıların yer alma- sıyla,Türkiye’nin bilişim geleceğini şekillendiren uzmanlar yetiştiriyoruz. Dernek çatısı altında çalışacak bu uz- manlık grupları,AB Sayısal Tek Pazar dahilindeki 136 hedefi takip edecek. Türkiye’nin dört bir yanından tekno- loji ve bilişim politikalarında izleme ve denetleme yapabilecek sivil bir inisiyatif görevi görecek.Etkinliğimize gönüllü olarak katılan 1500 uzman- la,Türkiye’nin sivil bilişim ordusunu kuruyoruz”dedi. Acarer:“Burada büyük fırsat var,kaçı- racağımızdan endişe ediyorum” Türkiye Bilişim Derneği 31.Ulusal Bi- lişim Kurultayı ve CITEX 2014 Ankara Bilişim Fuarı’nın açılışında konuşan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Tayfun Acarer de,“Ki- şisel veriler geleceğin ticareti üzerinde etkili olacağı için,bu konu üzerinde konuşup belli politikaları belirleme- miz gerekiyor.Burada büyük fırsat var, kaçıracağımızdan endişe ediyorum” ifadesini kullandı.BTK Başkanı Tayfun Acarer,açık veri konusunda kamuya ait verilerin paylaşılmasındaki fırsatın da kaçırılmasından endişe ettiğini belirtti. BTK Başkanı Acarer,şunları kaydetti: “Kurultayın dikkat çektiği önemli bir konu var,kamuya ait verilerin payla- şılması.Bu konu,AB komisyonunda da tartışılan bir konu.Kişisel veriler ge- leceğin ticareti üzerinde etkili olacağı için bu konu üzerinde konuşup belli politikaları belirlememiz gerekiyor. Burada büyük fırsat var,kaçıracağımız-
  • 47.
    47 dan endişe ediyorum.Kişisel veriler geleceğin ticareti üzerinde çok etkili olacak.Konuya sadece kişisel verilerin korunması olarak bakılmaması gerek- tiğini düşünüyorum.” Acarer,Türkiye Bilişim Derneği’nin AB Sayısal Tek Pazar gündemine dik- kat çekmesinin de önemli olduğunu vurgulayarak,“AB sayısal Tek Pazar konusunda işbirliğine hazırız”dedi. Çok basit saldırılarda bile sa- vunmasız kalan Türkiye’nin siber savaş savunma gücü son derece yetersiz Siber güvenlik ve savunma alanın- daki çalıştaya başkanlık yapan Bilgi Güvenliği Derneği Başkanı ve Gazi Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Alkan ise, Türkiye’nin dünyada en çok siber saldırıya uğra- yan ilk beş ülke arasında yer aldığını belirtti ve şunları söyledi: “Türkiye, siber saldırılar konusunda, kişisel ve ulusal anlamda ciddi tehlike altında. Geçtiğimiz sene 60’a yakın kurumla birlikte siber güvenlik tatbikatları yapıldı. Bu kurumların yüzde 90’ı tat- bikat sırasında başarısız olarak çöktü. Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, Ge- nel Kurmay Başkanlığı, Emniyet, İçiş- leri, TİB gibi kurumların web sayfala- rının çökertildiğini hepimiz biliyoruz. Çok basit saldırılarda bile savunmasız kalan Türkiye’nin siber savaş sa- vunma gücü son derece yetersiz. Bu konudaki en önemli sorunumuz ise, farkındalık yaratamamak. Türkiye’nin bu alanda bir politika ya da stratejisi yok, yasal düzenlemeler yetersiz ve bu alanda ciddi bir kurumsal yapılan- ma ihtiyacı var.” Bilişim 2014 etkinliğinde dikkat çeken bir başka konu da sanat eserlerinin sayısallaştırılması oldu.Sanatsal obje- lerin,kültür ve sanat eserlerinin dijital- leştirilmesiyle,herkesin kullanımına açılmasını ve kültür-sanat alanındaki ülke başarılarının tüm dünyadan erişilmesini hedefliyor.Kültür-sanat Eserlerinin sayısallaştırılması olarak adlandırılan uzmanlık grubunda,Tür- kiye’de öncelikli olarak Osmanlı’dan gelen telif hakkı gerektirmeyen öksüz eserlerin dijitalleştirilmesi tavsiyesi yapıldı. Konuyla ilgili konuşan Milli Kütüpha- ne Bilgi İşlem Müdürü Erdal Naneci de, “Osmanlı İmparatorluğu,600 yıldan fazla 3 kıtaya hükmetmiş.Osman- lı’dan günümüze yazma ve basma eser var,bunları hiç okuyamıyoruz çünkü Osmanlıca.Dünyada yaşayan dillerin tümü için dijital olarak okunmasını sağlayan OSR (Optik Character Recog- nation) yazılımı geliştirilmiş durumda. Arapçanın,Farsçanın OSR yazılımı var ama Osmanlıcanın yok.Osmanlıca OSR yazılımını yapıp uygularsak,o zaman biz ve tüm dünya,büyük tarihi ve kültürel mirasımızı tanıyabilecek, araştırma yapabilecek.Ülkemizin zengin tarihi ve kültürel mirasını tüm dünyaya gururla iletebilmek için bu konuda çalışan bir üst kurula ihtiyacı- mız var”dedi. Turkcell Yönetim Kurulu Üyesi Meh- met Bostan da“Gelecek Nesil İletişim Teknolojileri (4G/LTE) olacaktır”baş- lıklı konuşmasında,4G teknolojisinin gelmesiyle hayatın her alanında büyük bir gelişim ve değişim yaşanacağını belirtti.Bostan,“4G’deki 4 tane G, geleceğin 4 halini temsil ediyor.Daha hızlı gelecek,daha zengin bir gelecek, daha dolu bir gelecek,daha iyi bir gele- cek”ifadesini kullandı. Kurultayda ödüller de sahiplerini buldu Bilişim sektörünün en büyük etkinliği olan Türkiye Bilişim Derneği Ulusal Bilişim Kurultayı’nda Bilişim 2014 Hizmet Ödülleri Töreni de gerçekleşti. Yılın Girişimcilik ödülü,4PPS mobil uygulama hizmetlerine; Sağlık Projesi ödülü Sisoft’a,eğitimde etkin teknoloji kullanımının bir okul kültürü hali- ne dönüştürülmesi çalışmalarından dolayı Yüce Okulları’na eğitim ödülü; İçişleri Bakanlığı İller İdaresi Genel Müdürlüğü,112 projesiyle Büyük Veri ödülünü; ODTÜ’ye nesnelerin interne- ti projesiyle akademik ödül verildi.
  • 48.
    48 İletişim Türkiye’nin Haberleşme Politikaları Meclis’te MasayaYatırıldı TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edilen UDH Bakanlığı bütçesinde, Bakanlığın Haberleşme politikaları da masaya yatırıldı. Avşar ÖZGEN info@btgunlugu.com
  • 49.
    49 T BMM Plan veBütçe Komisyonu’nda, bakan- lığının politikalarıyla ilgili uzun bir sunum yapan Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme (UDH) Bakanı Lütfi Elvan, UDH Bakanlığı’nın, bilgi teknolojileri ve iletişim sektörüne yö- nelik olarak; gerek bireylerin haberleşme, internet ve veri hizmetlerine olan taleplerinin ve gerekse diğer sektörlerin altyapıya yönelik ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla, bilgi ve iletişim altyapısını ve bu altyapı üzerinden su- nulacak hizmetlerin ihtiyaç duyduğu platformu, ülkenin her tarafına ve tüm bireylerin erişebileceği şekilde geliş- tirmeye ve yaygınlaştırmaya çalıştığını kaydetti. Bilgi ve iletişim teknolojileri geliştikçe, sayısallaşmanın da etkisiy- le ses, veri ve yayıncılık hizmetlerinin artık teknolojiden bağımsız ortak platformlardan sunulmaya başlandığını ifade eden Bakan Elvan,“Bir başka ifade ile hizmetler ve altyapılar yakınsamaya başlamıştır. Bu gelişmeye kayıtsız kalmamak için yapacağımız yasal ve ikincil düzenleme- lerde ve uygulamalarımızda buna uygun hareket etmemiz gerekmektedir” dedi. Bu çerçevede daha önce dağınık yapıdaki mevzuatın 10 Kasım 2008 tarihinde yayımlanan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu ve bu Kanuna dayalı olarak çıkarı- lan ikincil mevzuatın tek çatı altında toplandığını ve AB müktesebatına uyumlu hale getirildiğini anlatan Elvan, öte yandan, teknolojik gelişmelere uyumu sağlamak, mer’i mevzuatın uygulanma sürecinde ortaya çıkan sorunları gidermek ve sektörde politika belirleme ve düzenleyici fonksiyonlarının kapsam ve sınırlarını daha da netleşti- rerek düzenli bir şekilde işlemesini sağlamak amacıyla da 1 Kasım 2011 tarihinde yayımlanan 655 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile UDH Bakanlığı’nın görevlerinin yeniden düzenlendiğini söyledi. “Bakanlık olarak, politikaları belirlerken ve mevzuatımızı hazırlarken sektörün tüm paydaşları ile birlikte çalışılmak- tadır. Bugüne kadar belirlenen politikalar ve hedefler tek- nolojik gelişmelerin de etkisiyle gerektiği takdirde tekrar gözden geçirilmekte ve revize edilmektedir” diyen Elvan, bilgi teknolojileri, haberleşme ve posta hizmetleri sektö- rüne yönelik olarak bakanlığının şu çalışmaları yaptığını söyledi: - Bilgi Toplumu oluşumunu sağlayacak bilgi ve iletişim altyapısının oluşturulması, - Özellikle sabit ve mobil geniş bant erişim altyapısını ve kullanımını ülkenin her tarafında yaygınlaştırarak sayısal uçurumun ortadan kaldırılması, - Tüketicilerin korunmasının yanı sıra kişisel bilgilerin de korunması, - Siber güvenlik ve e-Devlet konularındaki strateji ve eylem planının oluşturulması, - Sektörde etkin rekabet ortamının sağlanması, - Kıt kaynakların etkin ve verimli kullanılması, -Ar-Ge ve yerli üretimin desteklenmesi temel politika alanları olarak belirlendi. Gelinen bu aşamada; sektöre yönelik olarak işletmeciler arasında ve işletmeciler ile tüketiciler arasındaki ilişki- leri ve faaliyetleri düzenleme görevleri ile yetkilendirme faaliyetlerinin düzenleyici kurum olan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından yapıldığını ifade eden Elvan,“Politika ve strateji belirleme görevleri ile e-devlet, siber güvenlik ve Ar-Ge faaliyetlerinin desteklenmesine yönelik uygulama esaslarını belirleme ve uygulama gö- revleri ise Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı tarafından yerine getirilmektedir” dedi. Geçiş Hakkı Yönetmeliği UDH Bakanı Elvan, 655 sayılı KHK ile Bakanlığa verilen görevlerden birinin; Sabit ve Mobil Haberleşme Altyapısı veya Şebekelerinde Kullanılan Her Türlü Kablo ve Benzeri Gerecin Taşınmazlardan Geçirilmesine İlişkin Usul Esasla- rı ve ücretleri belirlemek olduğunu söyledi. Elvan,“Bu kapsamda ülkemiz elektronik haberleşme altyapı sektöründe alternatif altyapıların gelişmesini ve elektronik haberleşme altyapısı kurulumunda kaynakların etkin ve verimli kullanılmasını sağlamak, geçiş hakkına ilişkin tarife belirlemek, sektörde yaşanan diğer sorunları gidermek ve Bakanlığımızın ‘Her Eve Fiber’ hedefinin ger- çekleşmesini hızlandırmak amacıyla geçiş hakkına ilişkin bir yönetmelik çalışması yapılmış olup, 27 Aralık 2012 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmıştır” dedi. Elvan ayrıca, yönetmeliğin uygulanmasına ilişkin uygulama detaylarını belirlemek amacıyla hazırlanan ‘Sabit ve Mobil Haber- leşme Altyapısı veya Şebekelerinde Kullanılan Her Türlü Kablo ve Benzeri Gerecin Taşınmazlardan Geçirilmesine İlişkin Yönetmeliğin Uygulanması Hakkında Usul ve Esas- lar’ın da Bakanlık resmi internet sayfasında yayımlandığı- nı söyledi. Baz İstasyonu Kurulmasına İlişkin Usul ve Esasların Belirlenmesi “655 sayılı KHK ile Bakanlığımıza verilen görevlerden birisi de; sabit ve mobil haberleşme altyapısı veya şebe- kelerinde kullanılan her türlü baz istasyonu, anten, kule, dalga kılavuzu, konteynır ve benzeri araç, gereç ve tesisa- tın kurulması, bunların taşınmazlar üzerine yerleştirilme- sine ilişkin usul ve esaslar ile ücret tarifelerini belirlemek ve denetlemektir” diye konuşan Elvan,“Bu çerçevede hazırlık çalışmaları yapılan yönetmelikte; baz istasyonla- rının taşınmazlar üzerine yerleştirilmesiyle ilgili uygula-
  • 50.
    50 ma esasları ileücret tarifeleri belirlenerek, sabit ve mobil işletmecilerin kapsama alanlarını geliştirmeleri suretiyle, vatandaşlarımızın daha kaliteli hizmet alarak ülkemizin bilgi toplumu hedeflerine ulaşmasına katkı sağlanmış olacaktır” dedi. Elektronik Haberleşme, Uzay ve Havacılık Sektörü UDH Bakanlığı’nca 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na ve 655 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye dayanılarak; elektronik haberleşme, uzay, havacılık sis- temlerinin yerli tasarım ve üretimine ilişkin araştırma ge- liştirme faaliyetlerinin desteklenmesi amacıyla hazırlanan yönetmeliğin 2012’de yürürlüğe girdiğini hatırlatan Elvan, “Bu kapsamda, elektronik haberleşme ile ilgili projeler için 10 milyon TL’ye kadar destek verilebilmektedir. Böylece bilgi teknolojileri ve iletişim sektöründe ülkemizin ulusla- rarası arenada öne çıkmasını sağlayacak yüksek bütçeli ve önemli projeler desteklenebilecektir. Hem yatırım açı- sından hem de araştırma geliştirme faaliyetleri açısından daha yüksek maliyetler içeren uzay ve havacılık alanındaki projeler için ise destek oranı 20 milyon TL’ye kadar çıkabi- lecektir. Bu sayede havacılık ve uzay alanında yerli üreti- me öncülük yapacak araştırma geliştirme faaliyetlerinin desteklenmesi sağlanmış olacaktır” dedi. Ar-Ge destek başvurularının değerlendirme ve izleme süreçlerine ilişkin iş ve işlemlerin sağlıklı olarak düzen- lenmesi amacıyla yönetmelik değişikliği çalışmalarının devam ettiğini belirten Bakan Elvan, Evrensel Posta Hiz- meti Yönetmelik Çalışmaları 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu’nun Mayıs 2013’te yürürlüğe girdiğini, bu çerçeve- de, evrensel posta hizmeti gelirlerinin tahsili ve giderlerin yapılmasına ilişkin usul ve esasların belirlenmesi amacıyla yapılan çalışmalar neticesinde Evrensel Posta Hizmetleri Yönetmeliği Taslağı’nın hazırlanarak kamuoyunun görü- şüne açıldığını ifade etti. E-Devlet Yönetmelik Çalışmaları Komisyonda e-Devlet yönetmelik çalışmaları hakkında da bilgi veren Bakan Elvan,“Bilgi toplumu politika, hedef ve stratejileri çerçevesinde hazırlanan e-Devlet Yönetmelik taslağı, kamu kurum ve kuruluşların görüşlerine açılmış ve gelen görüşler dikkate alınarak yönetmelik taslağında gerekli düzenleme çalışmaları yapılmıştır. Söz konusu e-Devlet Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik Taslağı yayınlanmak üzere Başbakanlığa gönderilmiştir. BTK tarafından 2014 yılı içerisinde de elektronik haberleşme sektörüne yönelik pazar analizleri, tüketici haklarının korunması, işletme- cilerin birbirleri ile ilişkilerinin düzenlenerek rekabetin tesisinin sağlanması gibi konularda birçok düzenleme yapılmıştır” dedi. Pazar Analizleri Bakan Elvan, ikincil düzenleme kapsamında en geç üç yılda bir tekrarlanması hüküm altına alınan pazar analiz- lerine ilişkin olarak, 2013 yılı Nisan ayı itibariyle üçüncü tur pazar analizlerinin (Mobil Çağrı Sonlandırma, Mobil Şebekelerde Erişim ve Çağrı Başlatma,Veri Akış Erişimi (VAE) İçeren Toptan Genişbant Erişim, Fiziksel Şebeke Altyapısına Erişim, Sabit Şebekede Çağrı Sonlandırma, Toptan ve Perakende Kiralık Devreler, Sabit Şebekede Çağrı Başlatma ve Sabit Şebekede Çağrı Taşıma) tamamlandığı- nı söyledi. İlgili pazarlarda etkin rekabet ortamının tesisi ve korunması amacıyla etkin piyasa gücüne sahip olduğu tespit edilen işletmecilere öncül yükümlülükler getirildiği- ni belirten Elvan, BTK tarafından gerçekleştirilen ‘bireysel/ kurumsal son kullanıcıların eğilimlerinin değerlendiril- mesine yönelik anket çalışması’ ve ‘Elektronik Haberleşme Sektöründe Sabit-Mobil İkamesinin Değerlendirilmesi” ça- lışmalarından da faydalanılarak, alınan kamuoyu görüşleri ve BTK değerlendirmeleri neticesinde nihai pazar analizi dokümanlarının, BTK internet sitesinde yayımlanarak yürürlüğe girdiğini söyledi. Hesap Ayrımı ve Maliyet Muhasebesi Düzenlemesi Hesap ayrımı ile işletmecinin sağladığı farklı hizmetlerin maliyetlerinin ayrı ayrı belirlenmesinin amaçlandığını söyleyen UDH Bakanı Lütfü Elvan, BTK tarafından revize edilen Hesap Ayrımı ve Maliyet Muhasebesine İlişkin Usul ve Esaslar ile bir işletmecinin sağladığı bütün hizmetlerin her birinin maliyetlerinin ve gelirlerinin ayrı ayrı belir- lenebilmesi için her bir hizmetin maliyetini ve gelirini İletişim
  • 51.
    51 oluşturan unsurların tespitedilmesi, maliyet dağıtımları ile hizmetin toplam birim maliyetinin elde edilmesi ve gelirleri ile ilişkisinin ortaya konulması sürecinde takip edilen prosedürler ve buna ilişkin uygulama esasları revize edildiğini anlattı. Elvan,“AB mevzuatı ve diğer ülke uygu- lamaları dikkate alınarak oluşturulan yeni usul ve esaslara göre işletmeciler, etkin piyasa gücüne sahip olduğuna karar verilen pazarlar ve sunmakla yükümlü oldukları hizmetler için hesaplarını ayrıştırmakta ve ayrıştırdıkları bu hesapları her yıl Temmuz ayı sonuna kadar Kuruma sunmaktadır” dedi. 3N Mobil Haberleşme Hizmetleri İçin Hizmet Kalitesi Düzenlemesi Elektronik Haberleşme Sektöründe Hizmet Kalitesi Yö- netmeliği ve İmtiyaz Sözleşmesi hükümleri kapsamında 3N işletmecilerinin kapsama yükümlülüklerinin tamam- landığı yerlerde işletmecilerin ulusal ve uluslararası kalite standartlarında hizmet sunmalarını teminen, Ocak 2014 tarihli yönetmelik değişikliği ile 3N hizmet kalitesi stan- dartlarının belirlendiğini söyleyen Elvan, mobil elektronik haberleşme hizmeti sunan işletmeciler hariç elektronik haberleşme alt yapısı üzerinden internet servis sağlayı- cılığı hizmeti sunan işletmecilerin, hizmet kalitesi ölçüt ve hedef değerlerinin tespiti ile ölçümlerinin yapılmasına ilişkin usul ve esasların belirlenmesi amacıyla hazırlanan İnternet Servis Sağlayıcılığı Hizmeti Sunan İşletmecilere İlişkin Hizmet Kalitesi Tebliği’nin de Şubat 2012’de yürür- lüğe girdiğini belirtti. Elektronik İmza Düzenlemesi Elvan,“23 Ocak 2004 tarihinde Resmi Gazete’de yayımla- nan Elektronik İmza Kanunu ve bu kapsamda BTK tarafın- dan hazırlanarak Ocak 2005’te yayımlanan ikincil düzen- lemelerle güvenli elektronik imzanın elle atılan imza ile aynı hukukî geçerliliğe ve aynı ispat gücünü haiz olması sağlanarak elektronik ortamlarda yapılan iş ve işlemlere hukuki geçerlilik kazandırılmıştır” dedi. Düzenlemelerin tamamlanmasının ardından nitelikli elektronik sertifika, zaman damgası ve elektronik imzalarla ilgili hizmetleri sunacak olan Elektronik Sertifika Hizmet Sağlayıcıları’nın (ESHS) BTK’ya yaptıkları bildirimden sonra faaliyete başla- dıklarını ifade eden Elvan, hâlihazırda özel sektöre nitelikli elektronik sertifika sağlayan 4 adet, tüm kamu kurum ve kuruluşları çalışanlarının kurum içi ve kurumlararası iş- lemlerde kullanacakları kurumsal elektronik sertifika ihti- yaçlarını karşılayan TÜBİTAK Kamu Sertifikasyon Merkezi ve Başbakanlık Genelgesi kapsamında kendi çalışanlarının nitelikli elektronik sertifika ihtiyaçlarını karşılamak üzere Emniyet Genel Müdürlüğü Sertifikasyon Merkezi olmak üzere toplam 6 adet ESHS’nin faaliyet gösterdiğini belirtti. Kayıtlı Elektronik Posta “6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 18’inci maddesi ile tacirler arasındaki diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar, ihtarlar, itirazlar ve benzeri beyanlar, fatura, teyit mektu- bu, iştirak taahhütnamesi, toplantı çağrıları gibi belgelerin elektronik olarak gönderilmesi için Kayıtlı Elektronik Pos- ta (KEP) Sisteminin kullanılması hüküm altına alınmıştır” diyen Bakan Elvan, yine aynı kanunun 1525’inci maddesi- nin 2’nci bendi ile söz konusu sisteme, Kayıtlı Elektronik Posta Hizmet Sağlayıcıların (KEPHS) hak ve yükümlülük- lerine, yetkilendirilmelerine ve denetlenmelerine ilişkin ikincil düzenlemeleri yapmak üzere BTK görevlendirildi- ğini ve bu çerçevede BTK tarafından hazırlanan ikincil dü- zenlemelerin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile birlikte Temmuz 2012’de yürürlüğe girdiğini söyledi. Elvan,“Daha sonra ilgili mevzuat kapsamında KEPHS olmak üzere BTK’ya başvuruda bulunan PTT Genel Müdürlüğü Eylül 2012’de, TNB Kayıtlı Elektronik Posta Hizmet Sağlayıcılığı ve Ticaret AŞ.Aralık 2012’de ve Türkkep Kayıtlı Elektronik Posta Hizmetleri Sanayi ve Ticaret AŞ. De Şubat 2013’te KEPHS olarak yetkilendirilmiştir” dedi. Türkiye’de iletişimin denetlenmesinin yasal zemine ka- vuşturulması konusunda yetkili kuruluşlar ve görevlilerle ilgili düzenleme yapılmakla yetinilmediğini ve 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu ile elektronik haberleşme sektöründeki işletmecilerin kişisel verilerin güvenliğini sağlama konusundaki yükümlülükleri de düzenlediğini söyleyen Elvan, elektronik haberleşme sektörünün de- netleyici ve düzenleyici kuruluşu olan BTK tarafından söz konusu mevzuatın uygulandığını da sözlerine ekledi.
  • 52.
    52 ERP ERP Gerçeği Kurumların ERPsistemlerine neden ihtiyaçları var. ERP’siz bir başarı düşünülemez mi? Hepsi ve daha fazlası sizin için hazırladığımız özel dosya konusunda. E RP sistemleri planlama,en- vanter / malzeme yönetimi, mühendislik,sipariş işleme, imalat,satın alma,muhase- be ve finans,insan kaynak- ları ve daha fazlası dahil olmak üzere tüm iş yönetimi fonksiyonlarını entegre eden bir yapıya sahiptir. ERP yazılım programları her zaman geliştirilip, güncellenmektedir.Piyasada mevcut ERP yazılım markalarının farklı türleri vardır.Ama şirketlerin ihtiyaçlarını karşılamak için doğru ERP sistemini seçmek gerekir.Bir ERP sisteminin en büyük avantajı,gerçek zamanlı kabili- yetiyle şirketinizde olan biteni görmek olanağını sağlamasıdır.Yüksek hacimli iş süreciyle baş ediyorsanız kullanışlı- dır.Bir ERP sistemi ile şirket envanter sıkıntısı yada dosyaları aktarmak için boşa zaman harcamazsınız.Bir ERP sistemi sağlam,işlevsel destek sağlar. Maliyetleri düşürürken,siparişlerin üre- tim hacminin ve yerine getirilmesinin gelişmesini,ayrıca üretim ve dağıtım işlemlerini optimize ederek,şirketle- rin yeni iş fırsatlarına odaklanmasını mümkün kılar.ERP sisteminin size sunduğu faydalara kısa bir bakış atalım: Tek bir entegre sistem ile süreçlerini ve iş akışlarını düzene sokar.Gereksiz veri girişini ve süreçleri azaltıp,diğer yandan o bölüm arasında bilgi payla- şır.Tanınan en iyi iş uygulamalarına dayalı tek tip süreçlerin oluşturulmasını sağlar.Geliştirilmiş iş akışı ve verimlilik sağlar.Zamanında teslimat,kalite artışı, kısaltılmış teslimat sürelerine dayalı geliştirilmiş müşteri memnuniyeti sağlar.Daha iyi planlama,izleme ve gereksinimleri tahmin edilip azaltılmış stok maliyetleri verir.Faaliyetlerin ger- çek maliyetlerini takip ederek,faaliyete dayalı maliyeti dengeler.Envanter ve alacakların birleştirilmiş satış resmini görmenizi sağlar. İşletmelerde Bilgi Teknolojisi tabanlı iş uygulamalarının ortaya çıkması,iş modellerinde köklü değişikliklerle birlikte,küreselleşme ve ekonomisinin serbestleştirilmesi nedeniyle büyük bir dönüşüm süre- cinde bulunmaktadır.Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde,işletmelerin çoğu,örgütsel dönüşüm ve yeniden mühendislik girişimlerinin süreci ile uyum içinde Kurumsal Kaynak Plan- laması (ERP) sisteminin uygulanması sürecinde bulunmaktadır.ERP sistemi, artan verimlilik,kalite ve kârlılık dö- nüşüm aralığının faydalarının sözünü vermektedir.Ancak,ERP uygulamaları bazı beklenmedik kurumsal sorunlar ve değişiklikleri de içinde barındırmakta- dır.Bu doğal olarak yapısalın yanı sıra kültürel de olabilir.ERP,karar verme sürecinde güçlendirme ve esneklik Mutlu Çavuş murlu@btgunlugu.com
  • 53.
    53 talepleri ile dünyastandartlarında en iyi iş uygulamalarını kurmaya yardımcı olur ve organizasyona şeffaflık getirir. Bunun yanı sıra dünyanın en büyük e-ticaret şirketlerinin kendi iç iş süreç- lerini dönüştürmek için,ERP sisteminin konuşlandırıyor.Bu nedenle ERP sis- temleri E-ticaretin omurgası olarak da kabul edilir.Web tabanlı ERP çözümleri, orta ölçekli ve büyüyen şirketler için, arka-ofis süreç otomasyonunu kolay- laştırır.Bu,finans,sipariş yönetimi, satın alma,envanter,çalışan yönetimi, e-ticaret ve çok daha fazlası hakkın- da gerçek zamanlı bilgi sağlar.Web tabanlı ERP çözümleri ile iş döngüleri hızlandırabilir,verimlilik ve güvenilirlik arttırabilir.Müşteriler,tedarikçiler ve iş ortaklarına sunulan hizmet yüksek düzeyde sağlayabilir.Web tabanlı ERP çözümleri,lider yönetimi,sevkiyat takibi,fatura ödeme takibi ve self-ser- vis portalları aracılığıyla müşteriler, tedarikçiler ve ortaklar arasındaki iş gelişimini en iyi şekilde sağlar. BTMaliyetlerini ve BakımıAzaltır ERP çözümü web tabanlı olsun veya olmasın genel giderleri önemli ölçüde azaltır.Yüklenmesi gereken bir uygula- ma,satın alınması ve bakımı gereken, zamanla değiştirilmesi gereken karma- şık bir donanımı yoktur ve istenilen iç sistemlere kolaylıkla entegre edilebilir. Sonuç olarak ERP çözümü,tam zamanlı uygulamalarıyla iş planlarınızla ilgile- nirken,siz de aynı anda işinizi yönete- bilirsiniz. WebTabanlı ERPÇözümlerinin Avantajları Son dönemde internetin yaygınlaş- ması ve mobil bağlantı ücretlerinin ucuzlamasıyla birlikte web tabanlı ERP çözümlerinin avantajları belirgin olarak ortaya çıkmaya başladı.Web tabanlı ERP çözümlerinin net avanta- jı,yöneticiler ve satış temsilcileri gibi uzaktan kullanıcılar,terminal hizmet- ler için yapılandırılmış bir dizüstü ile herhangi bir tarayıcı sayesinde şirket sistemine erişebilir olması.Çözümün hızlı ve zamanında uygulamalı olarak kurulması,mevcut kullanılan siste- min üzerine yapılabilir.Yani,mevcut ağınızı,Windows / Exchange Server ve SQL Server veritabanına yükseltmeye ihtiyaç duymazsınız.Bir web-tabanlı çözüm,düşük harcama ve zaman içinde maliyet tahmininin yayılmasını sağlar. Yazılım,donanım,lisans maliyetlerinde işiniz için önemli bir tasarruf sağlayan yatırım olabilir.Web tabanlı ERP,sunu- cu ve diğer donanımların bakım zamanı geldiğinde,maliyeti doğru yapılan ya- tırım olarak sizi baş ağrısından kurtarır. Hizmet paketleri ve düzeltmeler gibi yeni fonksiyonlar ve özellikleri hakkın- daki endişeyi kaldırır.Buna ek olarak Web tabanlı ERP’yi başladığınız ilk günden itibaren kullanabilirsiniz.Diğer ERP çözümlerinde belli bir kurulum sü- recini beklemeniz gerekir.Barındırılan uygulamaların çoğu raflarda bulun- mayan yazılımlardır.Web tabanlı ERP uygulamasını,basit bir tarayıcı ile her yerde ve her zaman kullanabilirsiniz. DüşükMaliyetliWebTabanlı ERP Çözümü Diğer ERP çözümlerinin aksine web tabanlı ERP çözümü içerisinde bireysel modüller satın alabilir ve kendinize özel bir uygulama yapabilirsiniz.Böylece, şirketlerin satın alma ve yatırım konu- sunda endişelenmesine gerek kalma- dan ERP sistemini hayata geçirmek kolaylaşır. Bir web tabanlı ERP çözümü, çevrimiçi olduğu için çoğu zaman satıcı tarafından bakımını yürütmek çok daha kolaydır.Bu durum zaman kazandırır ve çevrimiçi yardım ile müşterilerin ihtiya- cı her zaman temin edilebilecek şekilde konumlandırılır ve hizmet verilir.Bu yüzden standart ERP sistemlerine göre daha etkili olur ve en iyi hizmet tüm müşterilere garanti edildiği gibi yıllık bakım da fazla bir miktara mal olmaz. Web tabanlı ERP’ye hem çevrimdışı hem de çevrimiçi erişilebilir.Dolayısıyla küreselleşen pazarda,bir organizasyo- nun CEO’sunun internet kullandığı bir cihaz ile bu işlemi otel odasında yapma; yaşadığı ev,büro,ona ofiste çalışıyor- muş rahatlığı verir. Bu tarz ERP çözümlerinde işleri yürüt- mek için ideal bir platform seçeneği sunulurken,her ölçekteki kuruluş için ERP sunduğu birçok avantaj bulunmak- tadır.Kurulumu ve bakımı kolay olay bu sistemlerin daha uygun maliyetli olmasının yanı sıra sistem bağlantısı,ek yatırıma gerek kalmadan coğrafi sınır- ların ötesinde daha kolay erişim imkânı sunmaktadır. Müşteri İlişkileriYönetiminde ERP Organizasyonlar,istenilen başarıyı gerçekleştirmek için,sürekli artan satış performansı,üstün müşteri hizmeti ve gelişmiş müşteri ilişkileri yönetimi için çalışıyor.Eğer bu hedeflere ulaşmak istiyorsanız,merkezi müşteri bilgile- rine hızlı erişim sağlayan çözümlere ihtiyacınız var.Ayrıca detaylı erişebilir, up-to-date iletişim geçmişi,müşteri ve beklenti ilişkileri,yakın satış teşvik ve tüm müşteri temas faaliyetlerini düzene sokabilmelisiniz.ERP,ön-satış faaliyetlerini yönetmek,otomatik satış süreçlerini gerçekleştirmek,tutarlı müşteri hizmeti sunmak,satış ve servis başarılarını değerlendirmek,eğilim- leri,sorunları ve fırsatları belirlemek için,tutarlı ve hazır müşteri verilerini sunmaktadır. Başarılı Müşteri Etkileşimi ERP ile birlikte kullanılan CRM modül- leri müşterinizi daha iyi tanımanıza yardımcı olur.Bu faaliyetlerin içinde, tarih,ilgili kişiler,müşterileriniz ve rakipleri ile ilişkileri,adresleri gibi birçok özellik yer alır.Esnek veritabanı yapıları,müşteriyle ilgili tutmak iste- diğiniz her türlü bilgiyi sağlar ve ileride başvurmak için bu bilgileri saklar.ERP ile birlikte kullanılan CRM modülü sayesinde,kontrol ve tüm satış süre- cinin organizasyonunu kolaylaştırır. Teklif aşamasındaki envanter durumu, tahmini maliyetler ve teslim süresi,risk durumu,alışkanlıklar,özel talepler ve önceki satışlar gibi ayrıntıları sağlaya- rak satış personelini güçlendirir.Ayrıca bu tarz bir ERP aracı sayesinde onarım, işleme ve belge yönetimi dahil,etkin müşteri şikayet yönetimi aracı sunulur. Bu sayede elinizdeki verileri değere dönüştürmeniz mümkün kılınır.
  • 54.
    54 internet F reedom House’un (FH)geçen Mayıs ayında yayımladığı basın özgürlüğü raporunda da Türkiye, ‘yarı özgür’ kategorisinden ‘özgür değil’ kategorisine gerilemişti. ABD’nin saygın düşünce kuruluşlarından Freedom House, 2014 ‘İnternet Özgürlüğü Raporu‘nu yayımladı. Rapora göre Türkiye, bir önceki yıla göre 6 puan geri- leyerek internet özgürlüğünde Uganda, Angola, Tu- nus, Singapur, Endonezya, Zambiya, Fas, Ürdün, Libya Bangladeş ve Ruanda’nın gerisinde kaldı. Rapora göre, Türkiye geçen yıl Suriye ve Mısır’dan da daha fazla gerileme kaydetti. Freedom House’un “Ağı Daraltmak: Hükümetler Çev- rimiçinde Kontrolleri Genişletiyor” başlıklı raporu ya- yınlandı. Raporda değerlendirilen 65 ülkeden 36’sının Mayıs 2013’ten bu yana internet özgürlüğünde negatif eğilim gösterdikleri belirtilirken en önemli düşüşle- rin Rusya, Türkiye ve Ukrayna’da görüldüğü belirtildi. FH’nin açıkladığı “İnternette Özgürlük 2014” raporun- da Türkiye, Rusya ile birlikte 6 sıra düşüş kaydederek, endekste en fazla puan düşüşüne uğrayan iki ülkeden biri oldu. Türkiye incelenen 65 ülke içinde interneti en özgür 43’üncü ülke olarak ilan edildi. Türkiye geçen yıl 60 ülke arasında 38’inci sırada gösterilmişti. Raporda, “Türkiye’de sosyal medyanın bloke edilmesi, sınırla- malar, muhalif haber sitelerine karşı siber saldırılar ve online gazetecilere karşı saldırılar yıl boyunca en önde gelen tehditler arasında yer aldı” denildi. Yolsuzluk İddialarına Atıf Raporda, yolsuzluk skandalıyla ilgili ses kayıtlarının başta YouTube olmak üzere internet siteleri ve pay- laşım platformlarına düşmesinin ardından getirilen kısıtlamalara da dikkat çekildi. İnternet özgürlüğünün Türkiye’de son beş yılda yaşadığı düşüşe vurgu yapan Freedom House, bu gerilemenin gerekçelerini şu söz- lerle açıkladı: “Türkiye, hükümetin sansürü artırması, imtiyazlı devlet ajanslarına içerik engelleme konusunda geniş yetkiler verilmesi ve internette görüşlerini paylaştığı için daha fazla insanın suçlanması nedeniyle 13 puan geriledi. Sosyal medya büyüyerek kamusal söylemin bir aracı haline gelirken, yetkililer YouTube, Twitter ve diğer platformları aylarca, hatta yıllarca kapalı tuttu. İnternet gazetecileri ve sosyal medya kullanıcıları, Düşünce kuruluşu Freedom House Türkiye’deki internet özgürlüğünün 2014’teki statüsünü ‘Özgür Değil’ biçiminde açıkladı. Freedom House: Türkiye’de İnternet Özgür Değil Avşar ÖZGEN info@btgunlugu.com
  • 55.
    55 giderek daha fazlasaldırı ve kovuş- turmanın hedefi oldu.” Yargı denetimi olmadan kamu ku- rumlarını içerik engellemekle yetkili kılan önlemlerle az ya da hiç olma- yan şeffaflığın özellikle Türkiye, Tay- land, Rusya, Kazakistan ve İtalya’da görüldüğünü iddia eden Freedom House,“Türkiye’de yüksek seviyedeki yetkililerin bir yolsuzluk skandalını ima eden ses kayıtlarının YouTube ve SoundCloud’da sızmasından sonra yeni alınan yasal önlemler kamu dü- zenleyicisine özel hayatı ihlal ya da ‘ayrımcılık veya hakaret’ durumun- da web sitelerini mahkeme kararı olmadan engelleme yetkisi verdi. Düzenleyici daha sonra YouTube’u ulusal güvenlikle ilgili bir toplantının doğrulanmamış bir kaydını durdur- mak için engelledi. Twitter da kulla- nıcı hesaplarının askıya alınmasının reddedilmesinden sonra engellendi. O zamanlar Başbakan olan Cum- hurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ‘Twitter’i kökten kaldıracağız’ dedi ve sosyal medyayı ‘toplumdaki en büyük kötülük’ olarak adlandırdı” denildi. Türkiye ve Rusya En Fazla Puan Kaybedenler Endekste en fazla skor kaybeden ül- keler şöyle sıralandı: Rusya 6, Türkiye 6, Ukrayna 5, Angola 4, Azerbaycan 3, Libya 3, Suudi Arabistan 3, Suriye 3, Venezuela 3. İnterneti en özgür 10 ülke İzlanda, Estonya, Kanada, Avustralya, Alman- ya, ABD, Fransa, İtalya, Japonya ve Macaristan olarak sıralandı. İzlanda örneğinde bir Türk hackerın ülke- deki Vodafone sitesini hacklemesi hatırlatıldı. İnternet özgürlüğünde en kötü ülkeler ise İran, Suriye, Çin, Küba, Etyopya, Özbekistan, Vietnam, Bahreyn, Suudi Arabistan ve Pakistan olarak sıralandı. CHP Konuyu Meclis’e Taşıdı: İnternet Neden Kısmen Özgür? Freedom House’un açıkladığı in- ternet özgürlüğü raporuna göre Türkiye’nin bu alanda 6 puan kaybederek, Ugan- da’nın bile gerisine düşme- si TBMM’ye taşındı. CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran, Başbakan Ahmet Da- vutoğlu’na,“Türkiye neden internette kısmen özgür ülkeler kategorisinde yer almaktadır? Bu durum 2014 Türkiye’sine ve hükümetiniz politikalarına uygun mu- dur?” diye sordu. CHP’li Umut Oran, konuyla ilgili hazırladığı soru önergesini TBMM’ye sundu. Oran, önergesinde, Freedom House’un bugün açıkladığı internet özgürlüğü raporunda, Türkiye’nin, Youtube ve Twitter yasakları, inter- nete getirilen takip ve düzenlemeler- le geçtiğimiz yıl 49 puanda yer aldığı listede 6 puan kaybederek 55 puan ile geriye düştüğüne dikkat çekti. “Uganda, Angola, Tunus, Singapur, Endonezya, Zambiya, Fas, Ürdün, Libya Bangladeş, Ruanda’nın bile gerisinde kalan Türkiye’de halen internete yönelik 9 kısıtlamanın 7’si ise uygulanıyor” diyen Umut Oran, önergesinde şunları kaydetti: “Mayıs 2013-Mayıs 2014 dönemini kapsayan inceleme sonucuna göre mahkeme kararı olmadan hükümet tarafından engellenen sitelerde de Türkiye’nin yeri çok gerilerde. Türkiye, Tayland, Rusya ve Kazakis- tan’da mahkeme kararı olmadan ve şeffaflıktan uzak bir şekilde içeriğin bloklandığına işaret edilen raporda, yolsuzluk skandalıyla ilgili ses ka- yıtlarının Youtube ve SoundCloud’a düşmesinin ardından kısıtlamaya gidildiği de vurgulandı.” Önergede Davutoğlu’na yöneltilen sorular şöyle: - Türkiye neden internette kısmen özgür ülkeler kategorisinde yer almaktadır? Bu durum 2014 Türki- ye’sine ve hükümetiniz politikalarına uygun mudur? Freedom House’a göre Türkiye, internet özgürlüğünde son 5 yıl içerisinde neden 13 puan geri düştü, bu durumun yaşanmasında hükümetin eksikliğinin etkisi yok mudur? - İnternette 9 alandaki kısıtlamalar üzerinden yapılan hesaplamada, 8 alanda kısıtlama yapan Çin ve Vene- züela’dan sonra internette 7 alanda kısıtlama yapan ülkeler arasında Türkiye’nin yer almasının gerekçesi nedir? - Türkiye’nin internet özgürlüğünde, “sosyal medyanın ve siyasi, sosyal, dini içerikli yazıların bloklanması, yeni yasa ve yönetmeliklerin uy- gulanması, internet gazetecileri ve bloggerların gözaltına alınması, fiziksel olarak hücum edilmesi, hükü- mete yönelik eleştirilere karşı saldırı düzenlenmesi” alanlarında 7 eksi puan alarak Etiyopya, Vietnam, Suudi Arabistan, Rusya, Azerbaycan ile aynı seviyede yer almasının gerekçesi nedir? - Türkiye’de internetin, Zambiya, Fas, Kamboçya, Lübnan, Ürdün, Libya ve hatta Sudan’dan bile daha fazla kısıt- lama altında tutulmasının gerekçesi nedir? - Türkiye ne zaman; İzlanda, Estonya, Kanada, Avustralya, Almanya, ABD, Fransa, İtalya, Japonya, Macaristan, İngiltere, Gürcistan, Güney Afrika, Arjantin, Filipinler, Ermenistan, Kenya, Brezilya ve Kolombiya’daki gibi internetin özgür olduğu ülkeler arasında yer alacak?
  • 56.
    56 teknoloji Yeni Nesil TVSatın Alma Rehberi Plazma, LCD, LED, Curved, OLED, SMART ve 4K gibi kavramlar Televizyon satın alma işini inanılmaz derecede zorlaştırıyor. Bununla birlikte üreticilerin sunduğu farklı görüntü teknolojileri de kafa karıştırıyor. Yeni bir TV satın almadan önce, sizin için hazırladığımız tavsiyelere mutlaka dikkat edin. Ecevit BIKTIM ecevit@btgunlugu.com
  • 57.
    57 E skiden Televizyon almakçok kolaydı. Tüplü televizyonlar vardı ve fazla seçe- neğiniz yoktu. Renkli yayınlara geçilmesi ile birlikte boyutlar da büyümeye başladı. Büyük boyutlu bir televizyonlar oturma odalarında oldukça hoş duruyordu. Fakat bir sorun vardı. Bu ürünler oldukça ağır ve hantaldı. Yeni bir teknolojinin gelmesi gerekiyordu. Plazma teknoloji- nin gelmesi ile birlikte istenilen inceliğe ve ağırlığa ulaşıldı. Ama üreticiler telif konusunda anlaşama- dılar. Bir grup üretici Plazma teknolojisini gelişti- rirken, diğer bir grup LCD teknolojisine ağırlık verdi ve o günden sonra Televizyon teknolojisi sürekli değişti. Ekranlar büyüdü, yüksek bant genişliğine sahip yeni bağlantılar keşfedildi ve çözünürlük arttı. Günümüzde birçok kullanıcı, Televizyon satın alır- ken kararsız kalıyor. Çok fazla terim var ve ürünler fiyat segmentine göre sınıflandırılır. Yüksek fiyat- lı ürünler daha kaliteli ürünler olarak görülür. Bu durum genelde doğrudur. Fakat buradaki esas konu ihtiyacınıza göre bir ürün satın almak. Plazma, LCD, LED veya OLED İlk kafa karışıklığı bu soruda başlıyor. Hangi tür bir televizyon tercih edilmeli. Plazma televizyonlar ilk piyasaya çıktıklarında müthiş avantajlıydılar. Bu teknolojiye sahip ürünler, geniş bir izleme açısı, daha yüksek kontrast oranı, renk doğruluğu ve LCD televizyonlarla kıyasla daha iyi bir tepki süresi ile fark yaratıyorlardı. Siyah rengini tam veren tek tele- vizyonlardı. Kumlama ve karıncalama efekti bu ürünlerde çok görülüyordu. Isı yayılımı LCD ürünlerine göre daha fazlaydı ve %50’ye kadar daha çok güç tüketiyor- du. Bununla birlikte kullanım ömrü LCD ürünlerle kıyasla daha kısa. LCD Televizyonlar daha çok canlı ve parlak renklerle puan topluyorlardı. 42 inç ve daha düşük ekranlarda, daha kaliteli görüntüler sunuyorlardı. Ayrıca aydınlık bir ortamda çok daha az yansıma yapıyorlardı. Günümüzde Plazma tele- vizyon sayısı inanılmaz derecede azaldı. LCD ve LED televizyonların teknolojileri Plazma teknolojisini geçti. Bu da Plazma üreticilerin azalmasına neden oldu. Yine de çok büyük ekranlı ürünlerde Plazma bir fiyat avantajı sunduğunu söylemeliyiz. Onun dı- şında LCD ve LED teknolojileri özellikle ev kullanımı için daha avantajlı. Elbette LCD teknolojisinin de bazı dezavantajları yok değil. Örneğin kontrast oranı Plazma ürünlerle kıyasla daha düşük. 100 Hz’den düşük modellerde hareketli görüntülerde netlik bozuluyor, yüksek ışıklı ortamlarda yansıma yapıyor ve ekranda ölü piksel oluşma riski daha fazla. LCD teknolojisi, birçok uzmana göre bir LED teknolojisinin zeminini hazırlayan bir geçiş teknolojisi. Peki LED teknolojisi çok mu farklı? Hemen söyle- yelim. Piyasada bulunan LED TV’ler esasında LCD TV’lerden çok farklı değil. Esas fark, aydınlatmada. LCD TV’ler görüntü panelin kenarlarında bulunan LCD ışıklarla aydınlatma yapıyorken, LED TV’ler aydınlatmayı görüntü panelin arkasında yer alan LED’lerle yapıyor. Bunun avantajı LCD ve Plazma TV’lere oranla %50 ila %200 arasında enerji tasar- rufu sağlamaları. Daha hafif ve inceler. Renk skalası daha geniştir ve çok daha fazla bir kullanım ömrü sunuyorlar. Bu ürünler yeni nesil görüntü teknoloji- leri ile birlikte çok iyi bir kalite sunduklarını söy- lemeliyiz. OLED teknolojisi ise çok daha iyi teknik özelliklere sahip. Fakat çok pahalı olması, Televiz- yon üreticilerin uzak durduğu bir teknoloji. Ekran Ne Kadar Büyük Olmalı Bu sorunun cevabı esasında çok basit. Ekranın büyüklüğü oturma odasının büyüklüğü ve izlenme mesafesinin uzaklığı ile değişiyor. 1-2 metrelik bir izlenme mesafesi için 32-37 inç televizyonlar ye- terli. Küçük bir oturma odasında 42 inç ürünlere de göz atılabilir. Büyük oturma odaları 47, 55 ve 60 inç ürünleri de tercih edilebilir. En doğrusu ise, ekran büyüklüğünü mağazalarda test etmeniz. Mağazaya gidin ve beğendiğiniz televizyona evinizdeki izlen- me mesafesine göre önünde durun. Burada dikkat etmeniz gereken şey, görüntüye baktığınızda pik- selleri görmemeniz. Yani ekran size noktalı görünü- yorsa daha küçük bir ekran tercih etmelisiniz. Tabi bu FullHD çözünürlüğe sahip ürünler için geçerli. Bu durum 4K çözünürlüğüne sahip ürünlerde çok farklı olduğunu söylemeliyiz. 2-3 metrede 55 inç büyüklüğünde 4K televizyon ile müthiş bir deneyim yaşamanız mümkün. Bu ürünlerle oturma odasını bir sinema salonuna dönüştürebilirsiniz. Ama şunu da hatırlayın. Birçok kişi, tüm detaylarını yakalamak için, filmi sinema salonunun en önünde izlemez. HD Ready, Full HD ve 4K Televizyon satın alırken, çözünürlük büyük bir rol oynuyor. Geçtiğimiz yıllarda kullanıcılara en azın- dan HD Ready özelliğine sahip bir televizyon satın alın derdik. HD Ready, 720P (1366×768) çözünürlüğü temsil ediyor ve yavaş yavaş tarihe gömülüyor.
  • 58.
    58 Özellikle ucuz televizyonlaradikkat edin. Bu ürünler genelde HD Ready teknolojisine sahip. Bugünlerde en azında 1080p yani FullHD çözünürlüğüne ula- şan Televizyonları tercih edin. Bir çok istasyon HD (1920×1080) yayına başladı ve bu çözünürlük inanıl- maz fark ediyor. 4K (3840×2160) ise FullHD’nin iki kat daha iyi bir çözünürlük sunuyor. Çözünürlük değerini şöyle düşünün. Ekranın satır bölümünde 1366 adet nokta yer alıyor. Sütün bö- lümünde de 768 nokta. 1366×768 nokta görüntüyü oluşturuyor. 4K televizyonlarda ise 3840 satır nok- tası ve 2160 sütün noktası yer alıyor. Aynı görüntü alanına sahip bu iki televizyonda, 4K televizyonlar HDReady’ye göre 4 kat daha net görüntüler oluş- turur. 4K için günümüzde yeterli derecede içerik bulunmaması ve bu çözünürlüğe sahip TV’lerin fiyatları fazlasıyla yüksek olması tercihleri Full HD televizyonlara çeviriyor. Maddi açıdan bir sorunu- nuz yok ise ve geleceğe yatırım yapmak istiyorsanız, elbette 4K tercihi sizi hayal kırıklığa uğratmaz. 3D ve Smart 3D teknolojisi ilk çıktığında herkes müthiş etkilen- mişti. Fakat zamanla bu popülerlik önemli derecede azaldı. Yeni nesil üst seviye televizyonlarda bu tek- noloji standart olarak yer alıyor. Kullanmak kullan- mamak kullanıcıya bağlı. Burada dikkat edilmesi gereken televizyonlarla birlikte verilen gözlükler. Pasif gözlüklerde sorun yok. Çünkü bu gözlükler çok ucuz ve üreticiler televiz- yonlarla birlikte en az 4 pasif gözlük veriyorlar. Ak- tif gözlük kullanan ürünlerde, genelde 2 adet gözlük veriliyor ve bu gözlüklerin maliyeti oldukça pahalı. Kalabalık bir aile, 3D yayınını pasif gözlük ile sey- redilebilen bir ürün tercih etmeleri daha mantıklı olur. Yinede hatırlatalım. Bu teknoloji kullanıcılar için olmazsa olmazlar arasında değil. Bu sebepten de, TV seçiminde baş rol oynamasına kesinlikle gerek yok. Curved TV için de benzer bir şey söylemek müm- kün. Bu kavisli TV’ler kullanıcıya farklı bir deneyim sunuyorlar. Bir filmin içindeymişçesine hissettiriyor. Esasında oldukça hoş bir teknoloji ve film deneyi- mini bir basamak atlatıyor. Ama bu durum iki kişilik bir aile için geçerli. Çünkü Curved TV’lerde bu dene- yimi kazanmak için ürüne dik bakılmalı. Kalabalık bir ailede herkes televizyonun tam karşısına geçe- meyeceği için bu teknoloji oldukça kısıtlı olduğunu söylemeliyiz. Bu ürünlere farklı bir açıdan bakıldı- ğında esprisini yitiriyor. Smart teknolojisi çok daha büyük bir öneme sahip. Geçtiğimiz birkaç yıl içeri- sinde geniş ekran TV’ler üzerinde farklı işlevler ya- pabileceğiniz uygulamalar yapılandırılmaya başladı. Bu tarz TV’lere Akıllı TV’ler (Smart TV) deniyor. Akıllı TV’ler üzerinde sosyal medya işlevlerinden tutun da tarayıcı kullanımına, Skype ile görüşmeler yapmaya ve hatta Youtube videolarını dahi izleyebi- liyorsunuz. Peki bu özellikler satın almayı etkiliyor mu? Kullanıcıya göre değişiyor. Ama klasik bir akıllı TV ürününde çok bir şey kaybetmediğinizi söyle- meliyiz. Sonuçta her üreticinin Akıllı TV uygulama- ları farklı. Fakat Android işletim sistemli TV’lerde teknoloji
  • 59.
    59 durum çok değişik.Android sayesinde mobil cihaz- lar üzerinde yaptığınız her şeyi Televizyonlarda yapabiliyorsunuz. Dolaysıyla akıllı bir TV almaya karar verdiyseniz, onun en azından Android işletim sistemine sahip bir ürün olduğuna emin olun. Genişleme Yuvalarına Dikkat Geniş Ekran TV seçerken dikkat etmeniz gereken bir diğer konu ise genişleme yuvaları. Bu yuvalar USB, VGA, DVI, HDMI vs. gibi karşımıza çıkıyor. Son dönemde en popüler görüntü aktarma yuvalarından biri HDMI ve nerdeyse HDMI desteği olmayan geniş ekran TV yok. Fakat bu konuda HDMI (HDMI 1.4 desteği çok önemli) yuvalarının sayısı önemli. Geniş ekran TV’nize kaç adet HDMI bağlantısına sahip cihaz bağlayacaksınız. Bu konudaki cevabınız terci- hinizde büyük bir rol oynayacak. Fakat unutmayın fazladan HDMI (en az 4 adet) yuvası göz çıkarmaz. Unutmayalım. En azından bir Scart girişi, eski tip kaynakların bağlanması için önemli. Farklı ses çıkışları, ses sistemini TV’ye bağlamak isteyen kişiler için büyük bir avantaj. Bunun dışın- da kablosuz görüntü aktarım olanağı sunan DLNA, Wifi veya WiDi gibi özellikler bulunuyor. Eğer bu tarz bir kurulum yapacaksanız bu özelliklere sahip TV’leri seçmenizde fayda var. Bununla birlikte uydu alıcısına sahip ürünler sizi ekstra kablo salatasından kurtarıyor. Böyle bir ürün seçerken uydu alıcısının FullHD olmasına dikkat edin. Bazı ürünlerde iki adet uydu alıcısı yer alıyor. Hatta bazı modellerde uydu kartı girişi de yer alıyor. USB girişinin olması da önemli. Yeni nesil ürünler aynı zamanda bir medya oynatıcısı olarak da görev yapıyor. Yani USB’deki medya dosyalarını oynatabiliyor. Bu özellik sizin için önemli TV seçiminde DTS desteğinin ve .mkv formatındaki dosyaları oynattığına emin olun. Hatta USB girişine harici disk bağlanıp bağlanamayacağını öğrenin. Diğer Özellikler Üreticiler, kullanıcıların gözlerini farklı teknoloji terimleri ile boyuyorlar. TruMotion, MotionFlow v. b.gibi terimler, üreticilerin görüntüleri iyileştirmek için kullandıkları teknolojiler. Burada hangi tekno- lojinin daha iyi olduğunu söyleyemeyiz. Teorik ola- rak hepsi farklı, ama gerçek hayatta hepsi aynı şeyi yapıyor. Bu yüzden bu tarz şeylere pek kanmayın. Buna ek olarak kontrast oranlarını dikkatlice ince- leyin. 10 000:1 dinamik kontrast oranı tamolarak doğru değil. Buradaki gerçek kontrast oranına bakın. Bu oran ne kadar yüksek ise, özellikle ışıklı ortam- larda daha iyi bir görüntü almanızı sağlar. Televizyonlarda 120Hz, 240Hz ve 600Hz gibi değer- ler veriliyor. Bu değer esasında saniyedeki görün- tü hızını gösterir. Eskiden LCD TV’ler saniyede 60 görüntü oluşturuyorlardı (60 Hz). Günümüzde bu değer 120 ve 240 Hz’e kadar çıkmış durumda. Bu değerin yüksek olması daha kaliteli bir görüntü anlamına geliyor. 600 Hz sadece plazma ürünlerinde geçerli ve tamamen bir pazarlama stratejisi. Plaz- ma TV’lerde görüntüyü oluşturma LCD’lere göre çok daha farklı. Buradaki 600 Hz, saniyede 600 kare anlamına gelmiyor.
  • 60.
    60 BT Günlüğü TestMerkezi, bundan böyle her ay yeni çıkan ürünleri mercek altına alıyor. Deneyimli bir kadro ile özellikle mobil hayatın inceliklerine parmak basacak olan BT Günlüğü, sunuculardan tutunda basit bir cep telefonuna kadar düşünebileceğiniz her türden ürünü sizlere anlatmak ve açıklamak için çabalayacak. Eskiden kurumsal ve son kullanıcı olarak iki ayrı ürün grubu pazarı bulunuyordu, fakat son yıllarda bu pazar ayrımı yavaş yavaş ortadan kalkıyor. Kurumsal pazara hitap eden ürünlerin çalışan kullanıcılar için tasarlandığı bir gerçek. Ama şunu da unutmamamız gerekiyor her kurumsal kullanıcı aynı zamanda bir son kullanıcı ve birçok çalışan kendi özel teknolojik cihazını aynı zamanda işyerinde de kullanıyor. Yapacağımız ürün incelemelerindeki amacımız ise siz değerli okuyucularımıza satın alma kararı konusunda yardımcı olmak. Bu konuda aklınıza gelebilecek herhangi bir soruyu istediğiniz zaman bizlere sorabilirsiniz. E-Posta adresimiz info@btgunlugu.com. donanım
  • 61.
    61 iPhone 6 Plus(5.5 inç) ise, son yıllarda oldukça rağ- bet göre Phablet kategorisine ben de varım demek istiyor. Dolaysıyla büyük ekran ile birlikte daha ince ve daha yuvarlak bir tasarım tercih edilmiş. Önceki modellerdeki keskin kenarlar bu iki üründe yok. 6.9 mm kalınlığı ile dünyanın en ince telefonlarından biri ve ele de oldukça rahat oturuyor. Kullanılan ekranın parlaklığı ve kontrast değeri oldukça başarılı. Eski ürünlerdeki 542 Candela/m2 yerine 578 Candela/m2’lik bir parlaklık değerine ula- şılmış durumda. Bunun anlamı, Samsung Galaxy S’de kullanılan AMOLED ekran gibi, renklerin oldukça doygun olması. iPhone 6’nın piksel çözünürlüğü ve yoğunluğu ( 1334 × 750, 326ppi) 5S’ile aynı. iPhone 6 Plus’da bu değerler (1920 × 1080, 401 ppi) çok daha iyi. Hemen belirletim bu ekranları daha büyük bir piksel yoğunluğuna sahip bazı Android telefonları ile kıyasladığımızda, gözle görülür bir fark oluşmadığını söylemeliyiz. iPhone 6 ailesinin yeni A8 işlemcisi 64 bit mimari- si ile oldukça yüksek bir performans sergiliyor. Bir önceki nesle göre çok az bir değişikliğe (1.3’den 1.39 GHz’e yükseltildi) uğramış olan bu işlemci Sam- sung’un Galaxy S ailesinin performans değerlerine oldukça yaklaşıyor. Kullanılan bellek kapasitesi (1 GB) bir önceki nesille aynı. Toplam kapasite seçenek- lerinde 128 GB eklenmiş durumda. Cihaz üzerinde 802.11 ac WiFi teknolojisi kullanılmış ve LTE tekno- lojisinin yanı sıra HD ses özelliğini de destekliyor. 8MP’lik kamera sensoru ( 8 MP iSight, Focus Pixel), ilk bakışta her ne kadar düşük gelse de, performan- sıyla herkesi şaşırtıyor. Bu kamera gündüz çekimler- de, piyasanın en iyisi olan Nokia Lumia 1020’ye yakın sonuçlar veriyor. Loş ortamlarda ve flaşsız çekimlerde her ne kadar performansı düşse de ortalamanın üze- rinde olduğunu söylemeliyiz. iPhone 6’nin en önemli dezavantajı optik sabitleyicisine sahip olmaması. iPhone 6 Plus’da ise bu teknoloji mevcut. Apple, her ne kadar 64 bit işlemcisinin düşük pil tüketimine güveniyor olsa da her iki modelin (1810 mAh, 2915 mAh) pil kullanım süresi yeterli değil. 9 saat’lik bir konuşma ile ürünleri yeniden şarj etmeniz şart. LTE kullanımdaki pil süresi 5S ile aynı. Apple, ürünleri biraz daha kalın yapıp, çok daha iyi bir pil kullanabilirdi diye düşünüyoruz. Apple iPhone 6 iPhone 6 Ailesi İnceleme Altında Geçtiğimiz günlerde Apple, iPhone 6 ve iPhone 6 Plus olmak üzere iki farklı akıllı telefon modelini kullanıcıların beğenisine sundu. iPhone 6, 4.7 inç büyüklüğündeki ekranı ile iPhone 5S ve iPhone 5C (4 inç) ürünlerinden daha büyük ve yeni nesil akıllı telefonları kendine rakip edinmiş durumda. iPhone 6 Teknik Özellikler: İşletim Sistemi: iOS 8 Ekran: 4.7 Led IPS LCD Kapasite: 16 /64/128 GByte Bellek: 1 GByte İşlemci: Çift çekirdekli 1.4 GHz A8 Kamera: 8 MP arka, 1.2 MP ön iPhone 6 Plus Teknik Özellikler: İşletim Sistemi: iOS 8 Ekran: 5.5 Led IPS LCD Kapasite: 16 /64/128 GByte Bellek: 1 GByte İşlemci: Çift çekirdekli 1.4 GHz A8 Kamera: 8 MP arka, 1.2 MP ön
  • 62.
    62 donanım Alüminyum çerçeveye sahipHuawei Ascend G7, tıpkı iP- hone 6 ailesi gibi üst ve alt taraflarında plastik kapaklar kullanıyor. Kameranın yeri, iPhone 6 gibi sol üst köşede yer alıyor. 5.5 inç büyüklüğündeki ekran ne yazık ki 1280 x 720 piksel çözünürlüğü destekliyor. Huawei, maliyetle- ri düşürmek için Full HD ekrandan vazgeçtiği görülüyor. Yine de bu çözünürlüğün yeterli olduğunu söylememiz- de fayda var. Ekranın renkleri oldukça doygun ve canlı. Buna karşın, üzerinde bulunan ve ekranın parlaklığını ayarlayan sensor, biraz gecikmeli çalışıyor. Android 4.4 KitKat sürümüne sahip olan Huawei As- cend G7, 64 bit Snapdragon 410 işlemcisine sahip. Dört çekirdekli olan bu işlemci 1.2 GHz hızı ile birçok isteği karşılıksız bırakmıyor. 16 GB’lik depolama kapasiteye sahip olan Ascend G7’nin Micro SD kart desteği sayesin- de kapasitesini 32 GB daha arttırabiliyorsunuz. 5 MP’lik bir ön kameraya sahip olan Huawei Ascend G7, özellikle arka tarafta yer alan 13 MP’lik kamerası ile fark yaratı- yor. Otofokus hızının oldukça iyi olduğu bu kamerada hızlı fotoğraflar çekebilirsiniz. Çekilen fotoğrafların kalitesi oldukça iyi. Kontrast değerleri ve renklerin de başarılı olduğunu söylemeliyiz. Kameranın en zayıf noktası ise loş ortamlarda ortalama değerinin üzerine çıkamaması. Ayrıca cihazın 3000 mAh’lik bataryası bir günlük kullanım için yeterli. Orta seviyede başarılı bir performans sergileyen ürün uygun fiyatıyla da rakipleri- ne gözdağı veriyor. HyperX Cloud’un ergonomisinin oldukça başarılı olduğunu söylemeliyiz. Bu ürünü tüm gün üzerinizde taşıyabilirsiniz. Benzer ürünler belli bir sürede baş ağrısı yapıyorken, HyperX de bu söz konusu değil. Bunun başlıca sebebi benzer ürünlerle kıyasla daha hafif olması. Buna ek olarak kulak süngerleri de olduk- ça rahat bir konfor sunuyor. Bu süngerlerin değiştirilebilmesi iyi düşünülmüş. Ayrıca terleme yapmaması da önemli bir avantaj. 53 mm’lik dinamik sürücüler 15-25 000 Hz frekans aralığında çalışıyor. Bunun anlamı, ses kayıplarının ya- şanmaması. Bununla birlikte 98dB’lık gürültü oranı fazlasıyla yeterli bir çözüm sunuyor. Ürünün bir eksisi ise dışardaki sesi tam filtre edememesi. Ses kalitesi- ne gelince, Bass’lar oldukça güçlü ve tok olmasından dolayı kaliteye önemli bir katkı sağlıyor. Bu deneyim özellikle oyun oynamayı seven kişiler için büyük bir artı. Çünkü oyun içindeki patlamalar ve benzeri efektleri çok yakınınızdaymış gibi hissedebiliyorsunuz. Orta sesler gayet net ve daha çok arka planda kullanı- yor. Buna karşın tizler inanılmaz yüksek değerlere çıkartılabiliyor. Mikrofon ise profesyonel ürünlerle yarışacak kalitede. Konuşmalar gerçeğe yakın aktarılıyor ve yüksek seste bile bozulmalar yaşanmıyor. Sonuç olarak, Kingston HyperX Cloud ile çok başarılı bir kulaklığı piyasaya sürdü. Ürün gerek ergonomisi ve tasarımı, gerekse de ses kalitesi ile çok daha pahalı kulaklık modelleri ile ra- hatlıkla yarışacak durumda. Huawei Ascend G7 Orta Sınıfın Başarılı Temsilcisi Kingston HyperX Cloud Profesyoneller İçin Özel Olarak Hazırlandı Teknik Özellikler İşletim Sistemi: Android 4.4.2 Ekran: 5.5 IPS LCD Kapasite: 16 GB Bellek: 2 GB İşlemci: Dört çekirdekli 1.2 GHz Snapdragon 410 Kamera: 13 MP arka, 5 MP ön Teknik Özellikler Sürücü türü: Dinamik 53mm Frekans tepkisi: 15Hz-25.000 Hz Gürültü Oranı: 98±3dB Mikrofon ve kablolu ağırlık: 350g Kablo uzunluğu ve türü: 1m + 2m uzatma + 10cm iPhone Bağlantı: Mini stereo jak fişi (3,5 mm)
  • 63.
    63 Üründe beğendiğimiz birözellik ön tarafında stereo ho- parlörlerin yer alması. Bu hoparlörler Z2 ile kıyasla daha başarılı. Ayrıca telefon çaldığında her iki hoparlörden ses gelmesi iyi düşünülmüş bir özellik. Nano SIM, Micro-SD ve Micro-USB yuvalarının Z2’ye göre küçülmesi de önem- li bir artı. Unutmadan ekleyelim, Xperia Z ailesinin en büyük avan- tajlarından biri, sahip olduğu IP65/68 sertifikası sayesin- de toza ve suya karşı dayanıklı olması. Bu ürün ile 1,5 m derinliğinde 30 dakika boyunca tatlı su havuzda kamera çekimi yapmanız mümkün. Xperia Z3, 5.2 inç büyüklüğünde (1920 × 1080 piksel) bir ekrana sahip. Bu ekranda kullanılan Triluminos ve X-Re- ality for mobile teknolojileri sayesinde oldukça yüksek bir parlaklık (535 Candela) elde edilmiş durumda. Bu ekran, güneşli ortamlarda bile sunumundan taviz vermi- yor. Renk doğruluğu oldukça başarılı ve görüntü açısı da geniş. Ürün üzerinde kullanılan 4 çekirdekli ve 2.5 GHz hızında çalışan Qualcomm Snapdragon 801 adlı işlem- ci bir çok isteği karşılıksız bırakmıyor. 3 GB’lık bellek ile hemen hemen her uygulamayı ve oyunu sorunsuzca açabiliyorsunuz. Ayrıca Sony tarafından özelleştirilmiş arayüz oldukça yüksek bir performansta çalışıyor. Xperia Z3, 1/2,3 inç büyüklüğünde Exmor-RS sensörlü 20.7 MP’lik bir kameraya sahip. Bu kameranın en büyük özelliği 12800 ISO değerine ulaşabilmesi. Bunun anlamı, oldukça loş ortamlarda başarılı bir şekilde fotoğraf çeke- bilmeniz. Yeni efektlerle birlikte, ön kamera da Selfie için uygun hale getirilmiş durumda. Ayrıca ön kamera daha geniş bir açı ile resim çekebiliyor. Z2’de yer alan 4K video kayıt sorunu (5 dakikada ısınıp kapanması) Xperia Z3’de düzeltilmiş durumda. Yine de Xperia Z3 ile 4K video kaydının 10 dakika ile sınırlı olduğunu söylemeliyiz. 3100 mAh’lik bir pile sahip olan Xperia Z3, yaklaşık 1,5 gün şarj olmadan kullanılabiliyor. Sahip Olduğu Ultra Stamina Modu sayesinde de 3 ila 5 gün arasında çalışabiliyor. Xperia Z3‘e ilk baktığımızda ergonomisi ve tasarımı ile ilgi çektiği görüyoruz. Ön ve arka tarafında çam malzeme kullanılmış durumda. Çerçevede kullanıcıların isteklerini dinleyerek de küçük değişiklikler yapılmış. Öyle ki, Xperia Z3’ün çerçevesi, keskin köşeler yerine yuvarlatılmış bir tasarıma sahip. Bu değişim ile telefonun ele çok daha iyi oturması sağlanmış. Her dört köşeye darbe emici (Bumper) yerleştirilmiş ve bunlar sayesinde telefon yere düştüğünde ekrana çok daha az baskı yapıp kırılmaması sağlanıyor. Bu tarz bir özelliğin telefona eklenmesi Sony’nin özellikle amiral gemisi modeli üzerine biraz daha fazla kafa yorduğunun göstergesi. Teknik Özellikler İşletim Sistemi: Android 4.4.4 Ekran: 5.2 IPS LCD Kapasite: 16 GByte Bellek: 3 GByte İşlemci: Dört çekirdekli 2.5 GHz Snapdragon 801 Kamera: 20.7 MP arka, 2.2 MP ön Sony Xperia Z3 Xperia Z Ailesinin Yeni Temsilcisi
  • 64.
    64 donanım Oyun tutkunları dabu ürün ile çok mutlu olacağı kesin. Piyasadaki tüm oyunlar çalıştırabilen Note 4, oyunları en yüksek performansta çalıştırabiliyor. 32 GByte’lık kapasite, micro SD kart yardımı ile 128 GB eklenebiliyor. Hemen belirtelim Note 4, 32 GB’ın 24 GB’ını işletim sistemi için ayırmış durumda. Note 4’ün 515 ppi’lık ekranı, piyasada bulunan en iyi piksel yoğunluğuna sahip ekranı. Kullanılan AOLED teknolojisi renkleri çok canlı veriyor. Siyah gerçek siyah olarak yansıyor ve bu da film seyrederken film keyfini daha da arttırıyor. Unutmadan söyleyelim. Note 4, 3220 mAh’lik bir ba- taryaya sahip. Ürünün pil kullanım süresinin yaklaşık 2 güne yakın. Ayrıca ürünün sahip olduğu Fast-C- harge teknolojisi sayesinde 1 saat içinde bataryanın büyük bir bölümü şarj edilebiliyor. Galaxy Note 4, 153 x 78 x 8.5 mm’lik boyutlara sahip. Bu değeri Note 3 (151 x 79 x 8,3 mm) ile kıyasladığı- mızda daha uzun ve kalın olduğu hemen anlaşılıyor. Note 4, aynı zamanda piyasada bulunan akıllı telefon- lar arasında en büyük olan ürünlerden biri. Her ne ka- dar tek elle kullanım modu olsa da, elleri küçük olan kişiler, bu ürünü tek el ile kullanmaları oldukça zor. Ürünün ön tarafına bakıldığında önceki nesillere göre pek bir değişmediği hemen görülüyor. Alışılmış köşeli yapı ve oval şeklindeki Home butonu değiş- medi. Arka tarafta yer alan ve deri hissi uyandıran plastik kapak Note 3’deki gibi aynı. Bu kapakta çok az değişiklik yapılmış. Tasarımdaki en büyük değişiklik ise, çerçevenin plastik yapıya sahip olmaması. Sam- sung, Note 4’e kadar metal çerçeveli tasarımlardan hep kaçınıyordu fakat bu üründe kullanıcıların isteği doğrultusunda kullanmak zorunda kaldı. Hemen belirtelim ürün üzerinde kullanılan düğmeler de me- talden yapılmış. Micro SIM kullanan Galaxy Note 4, LED flaşlı ve optik sabitleme özelliğine sahip 16 MP’lik bir kameraya sahip. Sony’nin IMX240 sensoru sayesinde oldukça hızlı netleme ve çekim yapabilen Note 4, özellikle optik sabitleme özelliği sayesinde titreşimsiz fotoğ- raflar çekebiliyor. Profesyonel fotoğraf kameralarda bulunan birçok ayar bu ürün ile de yapılıyor. Full HD’nin yanı sıra 4K (maks 5 dakika) video kaydı da yapabilmesi önemli bir avantaj. Rakiplerine göre yüksek performansıyla dikkat çeken ürün ödeyeceği- niz her kuruşun hakkını verecek nitelikte. Samsung Galaxy Note 4 Kral Geri Döndü Samsung Galaxy Note 4 kendi sınıfının en iddialı ürünü. S-Pen kalemi sayesinde hem fare, hem çizim kalemi hem de not kalemi olarak çalışabiliyor. En büyük artısı ise, 5.7 inç Super AMOLED (2.560 x 1.440) ekrana sahip olması. Sekiz çekirdekli (1.9 GHz Dört çekirdek+ 1.3 GHz dört çekirdek) bir işlemciye sahip olan Note 4, 3 GB büyüklüğünde bir belleğe sahip. Bunun anlamı, en güncel uygulamaları bile herhangi bir takılma olmadan anında çalıştırabilmesi. Teknik Özellikler: İşletim Sistemi: Android 4.4.4 Ekran: 5.7 Super AMOLED Kapasite: 32 GB Bellek: 3 GB İşlemci: 4 x 1.9 GHz + 4x1.3 GHz Exonys Kamera: 16 MP arka, 3.7 MP ön
  • 65.
    65 Android 4.4 işletimsistemine sahip olan Galaxy Alpha, Galaxy S5’den çok daha ince. Metal çerçevesi ile oldukça sağlam olan Galaxy Alpha, iPhone 5S’e benziyor. 1280 x 720 piksel çözünürlükteki 4.7 inç ekran iPhone 6’nın ekranı ile aynı büyüklükte. Samsung’un Super Amoled ekranı, renkleri çok canlı sunabiliyor ve performansının çok doyurucu olduğunu belirtmeliyiz. 32 GB’lık depola- ma kapasitesine sahip olan Galaxy Alpha, 1860 mAh’lik bir pil kullanıyor. Samsung, pili düşük tutmasının sebebi kuşkusuz iPhone 6’nın 1810 mAh’lik pil kullanması. Yaptığımız testlerde Samsung Galaxy Alpha ile kesinti- siz yaklaşık 11 saat (iPhone 6, 9 Saat) konuşulabildiğimi- zi gördük. Samsung’un pil tüketim süresinin daha iyi olmasının başlıca sebebi, sekiz çekirdekli (4 x 1.9 GHz + 4 x 1.3 GHz) Exonys 5430 işlemcisinden kaynaklanıyor. Uygu- lamaları oldukça hızlı ve takılmadan seri şekilde çalıştı- rabiliyor. Benzer bir durum oyunlar için de geçerli. Fakat işlemcinin toplam performansına baktığımızda, Galaxy S5’den daha düşük olduğunu söylemeliyiz. Hatta iP- hone 5’in işlemcisi bile daha iyi test sonuçları sunuyor. Ürünün arka kısmında 12 MP’lik bir kamera ön tarafın- da ise 2.1 MP’lik bir kamera mevcut. Fotoğraf kalitesinin orta seviyede kaldığını söylemeliyiz. Kendisine iPhone 6’yı rakip alan Samsung Galaxy Alpha bu konuda olduk- ça iddialı. TP-Link 3G Mobil WiFi üzerinde bulunan yuvaya bir SIM kart takmak suretiyle 3G internet bağlantısını dağıtabiliyor. Öyle ki, TP-Link 3G Mobil WiFi ile gerçekleştiri- len 3G bağlantısı kablosuz ortamlardan WiFi destekli cihazlara aktarılabiliyor. TP-Link M3560, günümüzün standartları için tasarlanmış bir ürün. Ama yakın gelecekte bu ürünün yavaş kalacağını şimdiden söylemeliyiz. Sonuçta TP-Link 3G Mobil WiFi, UMTS ağında 21.6 Mbit/sn’lik bir indirme hızına ulaşıyor. Upload hızı teorik olarak 5.76 MBit/sn. Bunun anlamı HSPA+ standartlarına uyumlu olması. Günümüzde daha yüksek hız sunan DC-HSPA+ ne yazık ki desteklenmiyor. Test aşamasında olan 4G veya LTE ile bağlanmak TP-Link M3560 ile ne yazık ki mümkün değil. Ama birde iyi tarafından bakın. TP-Link 3G Mobil WiFi, benzer ürünlerle kıyasla çok daha ucuz. LTE teknolojisini destekleyen bu tarz bir ürün için çok para ödemeniz gerektiğini rahatlıkla söyleye- biliriz. Entegre bulunan 802.11 b/g/n WLAN modülü 72 Mbit/sn’lik hızlara ulaşa- biliyor. Ürün ile toplam 10 cihaz aynı anda ağa bağlanabiliyor. Üzerinde bulunan Micro USB girişi ile şarj olan TP-Link M3560, ikinci bir USB yuvasından (5V/1A) akıllı telefon gibi harici cihazları şarj edebiliyor. Performans açısından beklentilerin üzerine çıkan ürün fiyat açısından uygun değerlerde satışa sunulmuş durumda. Samsung Galaxy Alpha Bir iPhone Benzeri TP-Link 3G Mobil Wi-Fi İnterneti Yanınızda Taşıyın Teknik Özellikler İşletim Sistemi: Android 4.4.4 Ekran: 4.7 Super AMOLED Kapasite: 32 GByte Bellek: 2 GByte İşlemci: 4x1.9 GHz + 4x1.3 GHz Exonys 5430 Kamera: 8 MP arka, 2.1 MP ön Teknik Özellikler Ağ tipi: HSPA+, HSPA, UMTS, EDGE, GPRS, GSM Download Hızı: 21.6 MBit/sn Upload Hızı: 5.76 MBit/sn Pil kapasitesi: 5200 mAh Boyut: 100 x 44 x 28 mm Diğer: 32 GByte destekli Micro SD kart yuvası
  • 66.
    66 editör 2014’te BT endüstrisiönemli şeyler başardı ama bu durum 2015’te durma lüksümüz var anlamına gelmiyor. İş dünyası hızla gelişmeye ve dönüşmeye devam ederken, 2015’te beklentiler yine büyük. 2015, iş dünyasında mobilite ve yazılım alanındaki yenilikler sayesinde önemli dönüşümlere gebe. Yenilikçi firmalar için ‘uzaktan çalışma’ yeni bir konu değil. Analist- lerce yapılan bir araştırmaya göre, beyaz yakalıların % 61’i ofis dışında çalışmakta. Yine diğer bir araştırmaya göre ise önümüzdeki 5 yıl içinde evden çalışanların sayısının % 63’e yükseleceği öngörülüyor. İnsanlar artık işlerini en iyi şekilde yapmalarına imkan sağlayacak yerlerde ça- lışmayı talep ediyor. Bu sayede hem çalışan memnuniyeti artıyor hem de firmalar daha esnek olabiliyor. Böylece iş dünyasındaki hızlı deği- şiklere adapte olabilme imkanını yakalıyorlar. Günümüz çalışanlarının işlerini halletmek için kişisel veya kurumsal en az 3 cihaz kullanmaları gerekiyor. Tüm bu cihazlar farklı donanım- lar tarafından yönetiliyor. Farklı donanımlar kullanan çok sayıda ci- hazla başa çıkmak ise gittikçe zorlaşıyor. 2015’te, bilişim teknolojileri cihazdan bağımsız olarak akla gelebilecek herhangi bir cihaza hizmet götürebilmek üzerine yoğunlaşacak. Bilişim teknolojileri sayesinde, ça- lışanlara güvenli bir biçimde uygulama ve verilerin diledikleri cihazdan ve mekandan erişilebilir kılındığı yeni çalışma alanı konseptleri firma- lara büyük katma değerler katacak. Yazılım tanımlı veri merkezi, BT sektöründe veri merkezleri uygula- malarının şeklini değiştiriyor. Ağ ve depolama fiziki olmaktan sanala doğru kaydı. Ama bu sadece bir başlangıç. Şirketler şimdi yalnızca yazılım tabanlı işyeri konseptinin getirdiği operasyonel ve teknik fay- dalara değil, bunun tüm iş dünyasına ve insanlara getirdiği yararlara bakacak. Bir sunum yapmak için ofise bağlı kalmak yerine, işler “sanal” olacak ve iş her yerde yapılabilecek. Bu konsept BT sektöründe tüketi- mi, dağıtımı ve yönetimi baştan tanımlarken, aynı zamanda firmalara yeni büyüme fırsatları sunup hızla değişen pazara uyum sağlamalarını da kolaylaştıracak. Mobilite İşlerin Yapılış Şeklini Değiştirecek Mobilite 2014 yılında da iş ve teknoloji dünyasının en önemli kavramlarından biri oldu. 2014 yılında her zamankinden daha çok insan ofislerinden çıkıp daha fazla mobil çalışmayı tercih etti. Ecevit BIKTIM Yayın Danışmanı ecevit@btgunlugu.com
  • 67.
    BT Güvenliği, SiberTehdit ve Güvenlik Yönetimi Konularında Türkiye’nin Önde Gelen Konferans Serisi 8. Kez Düzenleniyor. 17 Şubat - Wyndham Grand Hotel, Levent , İstanbul Kayıt için: http://www.idc-cema.com/events/itsecurity15ist Her geçen gün gelişen yeni BT uygulamaları BT güvenliğinde yeni yaklaşımlar ve öncelikler getirmektedir. Firmaların iletişim ve iş yapma biçimleri yeni teknolojilerle değiştikçe, veri güvenliğini sağlamak daha karmaşık bir hale geliyor. Şirketlerin sanallaştırma, sanal ofisler, bulut bilişim ve daha birçok teknolojiyle evrimleşen BT altyapılarında, BT güvenliği artık izole bir alan olmaktan çıktı. Bugünün şirketleri BT güvenliği stratejilerini oluştururken tüm bu teknolojilerin ve yeniliklerin ışığında düşünmek durumundadırlar. IDC olarak bu yıl Türkiye’de 8., Orta Avrupa genelinde 13. kez düzenlediğimiz etkinliğimizde çeşitli alanlardan BT güvenliği uzmanlarını, yeni teknolojileri ve yaklaşımları, bunların güvenlik endişesi olmadan iş stratejilerine nasıl imkanlar tanıdığını tartışmak üzere bir araya geleceğiz. AnaKonular: KimlerKatılmalı? BT Güvenliği Yönetimi Yeni Nesil İş Ortamının Güvenliği Bağlantılı Dünyada Güvenlik ve İnsan Faktörü Güvenlik ve Risk Yönetimi Büyük Data ve Güvenlik “Nesnelerin İnterneti”nden “Her Yerde İnternet”e Veri Güvenliği Regülasyonlarının Etkileri CSO / CIO BT Güvenliği Yöneticileri Güvenlik Mimarları Risk ve Güvenlik Yöneticileri Ağ Güvenliği Yöneticileri S: Şirketinizde güvenliğinsağlanmasıaçısından karşılaştığınız en büyük güçlüklernelerdir? 0% 20% 40% Diğer Devlet yönetmeliklerine uygunluk Sektöre uygunluk ya da sektör düzenlemeleri Kaliteli güvenlik hizmeti sağlayıcılarının olmaması Tehditlerle ayak uydurabilmek Güvenlik teknolojilerine ve çözümlere ayak uydurabilmek Güvenlik kurallarının olmaması ya da güncel olmamaları Kurumda genel anlamda bir güvenlik stratejisi olmaması Üst düzey yönetim desteği olmaması BT güvenliği için yeterli bütçenin olmaması Oturmuş güvenlik kurallarının olmaması Becerikli BT güvenlik personeli eksikliği Çalışanların kurallara uymaması İş Ortakları Platin Altın Gümüş DATASERV Sergi Konferans hakkında detaylı bilgi için; Zeynep Yaylalı, zyaylali@idc.com, +905335291635 Pelin Pırnal, ppirnal@idc.com, +905354101632 Sunum ve Standları ile yer almak isteyen bilişim firmalar için; Nevin Çizmecioğulları; ncizmeciogullari@idc.com, +905336665587 Pelin Özden; pozden@idc.com, +905392488652 19 Şubat - Sheraton Hotel & Convention Center, Ankara http://www.idc-cema.com/events/itsecurity15ank Kaynak: IDC Türkiye CIO Summit 2014 Basın
  • 68.
    Farklı cihazlardan işakışınızı yönetin. Xerox ConnectKey® ile işinizi kolaylaştırın. xerox.com.tr © 2014 XEROX CORPORATION. Bütün hakları saklıdır. Xerox®, Küre Sembolü®, ConnectKey® ve Ready For Real Business® XEROX CORPORATION’ın ABD ve/veya diğer ülkelerdeki tescilli markalarıdır. Yukarıda geçen tüm diğer logolar, tescilli markalar ve servis markaları kendi sahiplerinin mülkiyetindedir. Artık, ağdan kopmadan güvenle ve kolayca çalışabilirsiniz. ConnectKey® uygulamaları ve Xerox çok fonksiyonlu yazıcınızla çıktı alabilir, tarama, arşivleme yapabilir, hatta tek bir tuşla dokümanlarınızı buluta yükleyebilirsiniz. Her tür mobil cihazdan dokümanlarınıza erişebilir ve baskı alabilirsiniz; böylece hiçbir zaman hiçbir yerde işleriniz aksamaz. Çığır açan McAfee® ve Cisco® ortaklığımızla sunduğumuz ek güvenlik katmanları sayesinde içiniz rahat çalışırsınız.