Successfully reported this slideshow.
We use your LinkedIn profile and activity data to personalize ads and to show you more relevant ads. You can change your ad preferences anytime.

BT Günlüğü Aralık 2018 Dergisi (Ücretsiz İndirin)

255 views

Published on

BT Günlüğü Aralık 2018 sayımızı aşağıdaki bağlantı üzerinden okuyabilir veya dergimizi ücretsiz olarak indirebilirsiniz.

İçindekiler:
05 Dünyanın En Değerli Teknoloji Şirketleri
06 Türkiye’nin En Büyük Siber Güvenlik Merkezi
07 3G’den, 5G’ye Neler Değişti?
15 Yeni Bir DaaS Dalgası Geliyor
16 Yakın Geçmişte Yaşanan İnovasyonun Çoğu Açık Kaynak Üzerinde Gerçekleştirildi
20 Orta Asya Dijitalleşerek Yeniden İnşa Ediliyor
22 Teknolojinin Kalbi VMworld 2018 Etkinliğinde Attı!
26 Yapay Zeka Alanında Bizleri Neler Bekliyor?
30 Türkiye’deki Kripto Para İşlem Hacmi Neden Artıyor?
32 Sosyal Medya Etkileşiminizi Artırmanız İçin İpuçları
34 Türkiye’deki İşletmelerin Facebook Üzerinden Yarattığı Katma Değer 15.3 Milyar TL
42 İş Dünyasının Yeni Efendisi Huawei Mate 20 Pro
44 Blok Zinciri Teknolojisi Güvenlik Sektörünün İlgisini Çekti

Published in: Technology
  • Be the first to comment

  • Be the first to like this

BT Günlüğü Aralık 2018 Dergisi (Ücretsiz İndirin)

  1. 1. 12 / 2018 Dünyanın En Değerli Teknoloji Şirketleri • Türkiye’nin En Büyük Siber Güvenlik Merkezi 3G’den, 5G’ye Neler Değişti? • Yeni Bir DaaS Dalgası Geliyor • Orta Asya Dijitalleşerek Yeniden İnşa Ediliyor Türkiye’deki Kripto Para İşlem Hacmi Neden Artıyor? • Sosyal Medya Etkileşiminizi Artırmanız İçin İpuçları Blok Zinciri Teknolojisi Güvenlik Sektörünün İlgisini Çekti • İş Dünyasının Yeni Efendisi Huawei Mate 20 Pro Yapay Zeka Alanında Bizleri Neler Bekliyor?
  2. 2. Migros Haftalar Süren İş Yükünü VMware Teknolojileri ile Saatlere İndirdi Migros on binin üzerinde mobil cihazda iş kritik uygulamalarını çalış- tırıyor. Eskiden bu cihazlara yapılacak bir güncelleme haftalar alırken VMware teknolojileri ile bu süre saatlere indirildi. Soldan sağa: Murat Zobu, Migros Sistem ve Bulut Altyapı Yönetimi Müdürü / Ömer Lütfi Karagöz, Migros Ağ, Sistem ve Güvenlik Altyapı Yönetimi Grup Müdürü / Osman Kırklaroğlu, Migros BT Destek ve Kurumsal Mobil Çözümleri Lideri. 1 954 yılından beri Türkiye’de modern perakende sektörünün öncü şirketi olarak faaliyet gösteren Migros, Türkiye’nin 81 ilinde hizmet sunuyor. Migros müşterilerinin ihtiyaçlarına hızla cevap vermeyi ve fark yaratan alışveriş deneyimi yaşatmayı hedefliyor. Migros için fark yaratmakta kullanılan en önemli araç ise teknoloji. Hızla ilerleyen ve gelişen teknolojiye yatırım yapan Migros özellikle perakende sektörünün yıldızlarından biri. Geçtiğimiz dönemde teknolojiye yaptığı yatırımlar ile adından söz ettiren firmanın son yatırımlarından biri de, iş kritik uygulamalarının çalıştığı mobil cihazlara erişim kolaylığı sağlamak ve verimliliği arttırmak için yapıldı. Migros VMware teknolojilerini kullanarak mobil cihazlara yapacakları güncellemelerin sürelerini haftalardan saatlere indirdi. İş İhtiyaçları Teknolojinin Gelişimine Paralel Olarak Farklılaşıyor Migros, Türkiye`de en fazla online müşteri hesap işlemi ve online promosyon yapan, geçtiğimiz 5 sene içerisinde her yıl ortalama 200 civarı yeni mağaza açan, 3.000 civarında tedarikçisi ve 45 binin üzerinde çalışanı bulunan dev bir perakendeci. Ayrıca, Migros Sanal Market, Türkiye’nin en büyük, yaygın ve ilk kurulan gıda e-ticaret sitesi. Migros’un teknoloji tarafında en temel önceliklerinden biri mobilite. El terminalleri, tabletler, telefonlar gibi on binin üzerinde mobil cihazda, Migros`un iş kritik birçok uygulaması çalıştırılıyor. El terminalleri kullanılarak; malın kabulü, iadesi, sipariş ve fiyat takibi, depodan çıkışı gibi, ürünlerle ilgili tüm işlemler yapılırken, sanal market müşteri siparişlerinin sevk için hazırlanmasından müşteriye teslimine kadar tüm süreçlerde tabletler kullanılıyor. Çalışanların mobil cihazlardan şirket kaynaklarına bulundukları yerden bağımsız olarak güvenli ve kolay bir şekilde erişmesi gerekiyordu. Workspace ONE İle Mobil Cihazlar Kontrol Altında Migros ihtiyaçları doğrultusunda yatırımlar yaparak VMware Airwatch teknolojisi üzerine kurulan VMware Workspace ONE ile tüm mobil cihazları kontrol etmeye başladı. Tüm platformlarda uç nokta yönetimi karmaşıklıklarını ortadan kaldıran şirket Workspace ONE’ın esnek ve kapsamlı yaklaşımıyla BT ve son kullanıcılar arasında seçenekleri, esnekliği ve güvenliği artıran yeni bir katılım modeli kurdu. Böylece Migros çalışanları, artık istedikleri yerden, uygulamalara, şirket içi web sayfalarına, dokümanlarına ve ortak alanlara sorunsuz ve kolay bir şekilde erişebiliyor. Ayrıca Migros, VMware Airwatch sayesinde çalışanların telefonlarının satın alınması, stokunun tutulması, bakımının planlanması gibi külfetli ve maliyetli bir iş yükünden kurtuldu. Bu sayede çalışanlar istedikleri cihazları marka ayırt etmeksizin kendileri alabiliyor. Eskiden Bir Ay Süren BaşarıÖyküsü Güncellemeler, Bir Kaç Saat İçinde Yüklenebiliyor VMware teknolojilerinin Migros’a sağladığı en büyük avantaj verimlilik artışı oldu. Kullanılan mobil cihazlar üzerindeki güvenlik, kontrol ve yönetilebilirlik artırıldı. Artık el terminallerindeki sorunlara uzaktan müdahale edilebiliyor ve yazılım güncellemeleri çok kısa sürede tamamlanabiliyor. Eskiden bir ay süren güncellemeler, bir kaç saat içinde yüklenebiliyor. Güncellemelerin hızlı ve sağlıklı bir şekilde yapılması nedeniyle çağrı sayılarında ve dolayısıyla iç müşteri memnuniyetinde de ciddi artış sağlanmış durumda.
  3. 3. M igros veri ile yönetilen bir şirket. Veriye her zaman ve her yerden ulaşılabilmesi çok önemli. Etkin mağaza yönetimi için oluşturduğumuz Migros Raporlama sistemimiz ile mağaza yöneticileri mağazadaki satış, stok ve mal hareketleri gibi tüm olan biteni anında takip edebiliyorlar. Mobil cihazların hızlıca güncellemesi, teknolojik verimlilik anlamındaki en önemli ihtiyaçlarımızdan biri. Mevcut sistemde bu işlem günler, haftalar, hatta aylar sürüyordu. Öte yandan, mobil cihazlar ve el terminallerinin envanterinin tutulması, cihazların kaybedilmesi durumunda verinin tamamen silinebilir ve cihazın takip edilebilinir olması gerekiyordu. Ayrıca çalışanların kendi seçtikleri cihazları kullanabilmesi ve bu cihazlardan ERP, e-posta, portal ve dosya sunucusu gibi şirket kaynaklarına güvenli ve kolayca erişebilmesi olmazsa olmaz ihtiyaçlarımızdan biriydi. Workspace ONE sayesinde, çalışanlarımız hangi cihazı seçerse seçsin, biz o cihazı güvenli bir şekilde şirket kaynaklarına erişebilir ve yönetebilir hale getirebiliyoruz. Tüm bu ihitiyaçları, güvenli bir şekilde, kurumsal yönetim anlayışına uygun olarak, Workspace ONE ile karşıladık. Ömer Lütfi Karagöz, Migros Ağ, Sistem ve Güvenlik Altyapı Yönetimi Grup Müdürü W orkspace ONE ile işlevsel ve operasyonel verimlilik kazandık. Artık çalışanların kullanması gereken programlar tüm ayarları yapılmış bir şekilde teslim ediliyor. Örneğin yakın zamanda yaptığımız 1500 üzerinde mağaza tablet yenileme projesi 1 hafta gibi kısa bir süre içerisinde tamamlandı. Mağazanın sıfır kurusunda gelen tableti açıp şirket ağına dâhil edip kullanıcı bilgilerinin girmesi tüm ayarlar için yeterli oldu. Workspace ONE sayesinde sadelik, kolay kullanım ve güvenlik bir arada sunuluyor. Migros için hayati bir araç olan raporlama sistemi mobil uygulaması herhangi bir ilave VPN teknolojisi kullanmadan doğrudan açılabiliyor ve şirket içi kaynaklara erişebiliyor. Mobil Cihazlardan, Migros kaynaklarına erişilmek istendiğinde VMware Airwatch’a entegre ortam sayesinde özel bilgilerin dışarıya sızması engelleniyor. E-mail sistemi, ağ erişim kontrol sistemi, merkezi log analiz sistemi, izleme sistemleri gibi birçok sistemimizle tam uyum sağlıyor; böylece güvenlik konusunu da bir adım ileriye taşımış olduk. Ayrıca operatörlerden aldığımız 2000 civarında APN hizmetini sonlandırarak hem güvenlik anlamında hem de maliyet anlamında ciddi kazanım elde ettik. Murat Zobu, Migros Sistem ve Bulut Altyapı Yönetimi Müdürü W orkspace ONE sayesinde güvenli ve kontrollü e-mail erişimini mevcut kullanıcı deneyimini değiştirmeden sağladık. VMware Airwatch ile kullanıcı hangi cihazı seçerse seçsin, o cihazı güvenli bir şekilde şirket kaynaklarına erişebilir hale getiriyoruz. Ayrıca VMware teknolojisi ile Avrupa perakende sektöründe örnek olan bir uygulamayı Türkiye’de hayata geçirdik. Artık mağaza müdürlerimiz mağazadaki hemen her şeyi tek bir tablet üzerinden kontrol edebiliyor. VMware teknolojileri sayesinde elde ettiğimiz kazanımlarla teknolojik dönüşümümüzü hızlandırmaya devam edeceğiz. Osman Kırklaroğlu, Migros BT Destek ve Kurumsal Mobil Çözümleri Lideri BaşarıÖyküsü T ürkiye’nin perakende devi Migros’u VMware’in güçlü çözümleriyle buluşturduk. Migros için hayati öneme sahip olan mobil cihaz yönetimi ve güvenliği Workspace ONE çözümümüz ile sağlandı. Workspace ONE’ın esnek ve kapsayıcı yaklaşımı sayesinde Migros’un kurumsal güvenliği ve veri kaybı önleme stratejileri kurumun her köşesinde standart hale getirildi. Mobil cihazların VMware Workspace ONE ile kontrol edilmeye başlanmasıyla, şirket tüm platformlarda uç nokta yönetimine dair karmaşıklıkları ortadan kaldırdı. Marka ayırt etmeksizin tüm uygulama ve cihazlar tek bir platformdan yönetilebiliyor. Mobilitedeki güvenlik, kontrol ve yönetilebilirliğin artmasıyla, önemli bir verimlilik artışı da sağlandı, hız ve verim kriteri karşılandı. Artık yeni bir yazılım güncellemesi çok kısa zamanda yapılabiliyor. Migros, altyapısında çalışan tüm sunucu ve uygulamaların çalıştığı donanımlarda hipervizör olarak VMware sanallaştırma platformunu tercih etti. Şirket, bu platformun denetlenmesi ve süreçlerin otomatize hale getirilmesi gibi işlerde de VMware ürünlerini kullanıyor ve bu ürünlerin kullanım alanlarını genişletmeyi planlıyor. Murat Mediçeler, VMware Türkiye Ülke Direktörü
  4. 4. 4 künye içindekiler 05 Dünyanın En Değerli Teknoloji Şirketleri 06 Türkiye’nin En Büyük Siber Güvenlik Merkezi 07 3G’den, 5G’ye Neler Değişti? 15 Yeni Bir DaaS Dalgası Geliyor 16 Yakın Geçmişte Yaşanan İnovasyonun Çoğu Açık Kaynak Üzerinde Gerçekleştirildi 20 Orta Asya Dijitalleşerek Yeniden İnşa Ediliyor 22 Teknolojinin Kalbi VMworld 2018 Etkinliğinde Attı! 26 Yapay Zeka Alanında Bizleri Neler Bekliyor? 20 Şirketlerin En Büyük Sorunu Karmaşık BT Altyapıları 30 Türkiye’deki Kripto Para İşlem Hacmi Neden Artıyor? 32 Sosyal Medya Etkileşiminizi Artırmanız İçin İpuçları 34 Türkiye’deki İşletmelerin Facebook Üzerinden Yarattığı Katma Değer 15.3 Milyar TL 36 BT Günlüğü Test Merkezi 42 İş Dünyasının Yeni Efendisi Huawei Mate 20 Pro 44 Blok Zinciri Teknolojisi Güvenlik Sektörünün İlgisini Çekti Yazı İşleri Ali Yavuz ŞAHİN Genel Yayın Yönetmeni (Sorumlu) yavuz@btgunlugu.com Ecevit BIKTIM Yayın Danışmanı ecevit@btgunlugu.com Mahmut Saral Prodüksiyon Sorumlusu info@btgunlugu.com Editörler Süleyman Sertkaya Osman Tufan Ender Öztürk Mutlu Çavuş Mustafa Hanlı info@btgunlugu.com Kreatif Creative Solutions diyalog@creativesolutions.com.tr Reklam Reklam Departmanı reklam@btgunlugu.com Adres Eylül Medya İnönü Caddesi No: 8 Bulut İş Merkezi 4. Kat Ofis: 72 Çeliktepe Kağıthane / İstanbul Tel : 0212 270 36 37 PBX Fax: 0212 270 36 37 Dağıtım Etkin Dağıtım Baskı ve Cilt Özgün Ofset Aytekin sokak no:21 4.Levent / İstanbul Tel : 0212 280 00 09 Fax: 0212 264 74 33 4
  5. 5. özel haber Teknoloji, bilim ve bilgisayar çağını yaşadığımız şu günlerde en değerli şirketler de teknoloji odaklı oluyor. İşte dünyanın en değerli teknoloji şirketleri. Dünyanın En Değerli Teknoloji Şirketleri Özellikle son 15 senede, teknoloji alanında çok önemli gelişmeler yaşandı. Tıp elektroniğinden tutun da bilişim teknolojilerine kadar hayli yol kat edildi. Elbette geçen 15 yıl içerisindeki en büyük atılımlar bilgisayar ve yazı- lım sektöründe gerçekleşti. İnternetin yaygınlaşması ve hızlanmasıyla birlikte pek çok alışkanlık da değişti.Akıllı telefonların hayatımıza girmesi, alışverişten, banka işlem- lerine kadar pek çok şeyi dijital ortama taşıdı. Doğal olarak bu durum sosyal yaşamı da etkiledi. İnsanlar eskiden sosyalleşmek için dışarı çıkarken, şimdilerde ise kendile- rini eve kapatıp, sosyal ağlar üzerinden bu ihtiyaçlarını gidermeye çalışıyorlar. Teknolojinin hayatımızı bu kadar çok etkilemesi dünyadaki en değerli şirketleri belirlemede de önemli rol üstlendi. Peki dünyanın en değerli teknoloji şirketleri hangileri? Apple Dünyanın en değerli teknoloji şirketleri listesinde zirvede yer alan isim Apple. Kısa süre önce 1 trilyon dolar değere ulaşan ilk şirket olan Apple, Steve Jobs, Ronald Wayne ve Steve Wozniak tarafından 1 Nisan 1976’da Kaliforniya, Cupertino’da kuruldu. Özellikle iPhone ile zirve yapan şirketin şimdiki CEO’su ise Tim Cook. Bir zamanlar iflasın kıyısına gelen Apple, şu aralar akıllı telefon, akıllı saat ve tablet sektöründe zirvede yer alıyor. Amazon Apple’ın ardından 1 trilyon dolar değere ulaşan ikinci şirket olan Amazon, bir e-ticaret sitesi olarak sektöre giriş yaptı. 1994 yılında Jeff Bezos tarafından kurulan şirket hızla büyüdü. Şimdilerde pek çok sektörde boy gösteren Amazon, kısa süre önce ülkemizde de kurumsal faaliyet- lerine start vermişti. Amazon’un CEO’luk görevini şirket kurulduğu günden bu yana Jeff Bezos yürütmekte. Google (Alphabet) Yoluna bir arama motoru olarak başlayan Google, kısa sürede pek çok alanda faaliyet gösteren bir şirket haline geldi. 2015 yılında Google,Alphabet isimli şirketin çatısı altına girdi. Şirketin CEO’su pozisyonunda ise Google’un yaratıcılarından biri olan Larry Page bulunuyor. Google, akıllı telefon pazarına hakim iki işletim sisteminden biri olan Android’in de sahibi. Kısacası Google’ın akıllı telefon- lardan, otonom araçlara kadar geniş bir ürün yelpazesine sahip olduğu söylenebilir. Microsoft Bilgisayar denildiğinde akla gelen ilk şeylerden biri de hiç şüphesiz Windows işletim sistemi olacaktır. Windows’un yaratıcısı olan Microsoft Bill Gates ve Paul Gardner Allen tarafından kuruldu. 2014 yılına kadar şirketin CEO’luk görevini Bill Gates yürütüyordu. Fakat sağlık sorunlarını gerekçe göstererek yerini Satya Nadella’ya bıraktı. Micro- soft, pek çok alanda faaliyet gösterse de işletim sistem ile yakaladığı başarıyı başka bir alanda elde edemedi. Facebook En değerli teknoloji şirketleri listesinde belki de en genç olan şirket Facebook’tur. 2004 yılında Harvard Üniver- sitesi’nde okuyan Mark Zuckerberg tarafından kurulan Facebook, ilk başta üniversite için kurulmuştu. Sonraları diğer üniversiteler için de hizmet vermeye başlayan Face- book’un küresel bir şirkete dönüşmesi fazla uzun sürme- di. Sosyal medya alanında hizmet veren bir şirket olan Facebook, Instagram ve Whatsapp gibi iki önemli ağı da bünyesinde bulunduruyor. Alibaba Alibaba.com 4 Nisan 1999 yılında kurulmuştur. İlk başta yalnızca Çin’de faaliyet gösteren Alibaba.com zamanla 200’den fazla ülkede 3.5 milyon şirketin faaliyet gösterdi- ği devasa bir e-ticaret merkezine dönüşmüştür. Alibaba. com’un en büyük hissedarları Softbank ve Yahoo!’dur. His- selerin yüzde 32.4’ü Softbank’a, yüzde 16.3’ü ise Yahoo!’ya aittir. Şirketin CEO koltuğunda ise 2015 yılından bu yana Daniel Zhang oturmakta. 5
  6. 6. 6 özel haber Türk Telekom 2009 yılından beri müşterilerine sunduğu Kurumsal Güvenlik hizmetlerini Ankara’da konumlandırılan Siber Güvenlik Merkezi ile genişletiyor ve Türkiye’nin verisini koruma altına alıyor. Türk Telekom’dan Türkiye’nin En Büyük Siber Güvenlik Merkezi Türk Telekom’un “Siber Güvenlik Merkezi” dünya stan- dartlarına uygun bir şekilde tasarlanarak, 1500 metreka- reyi aşan bir alana kuruldu. Kritik veri ve altyapıya sahip kamu kurumları ve kurumsal şirketlerin siber güvenlik ihtiyaçlarına uçtan uca çözümler sunan Siber Güvenlik Merkezi, kesintisiz ve güvenli erişim sağlanarak, Türki- ye’yi yakın geleceğin ve günümüz siber saldırılarına karşı koruyor. Türk Telekom, kurumsal müşterilerine Siber Güvenlik Merkezinde sunduğu hizmetlere ek olarak Güvenlik Duvarı, Aktif Savunma, İçerik Filtreleme, Anti-DDoS, Anti-Virüs hizmetlerini de sunmaktadır. Ayrıca kurumsal müşterilerin kendi yerel ağlarında konumlandırabileceği özel güvenlik çözümleri; Gelişmiş Tehdit Engelleme hiz- metleri (Anti-APT) ve Siber Güvenlik Merkezi Yönetim hizmetleri de verilmektedir. Türk Telekom Siber Güvenlik Merkezi zengin hizmet yel- pazesi ile Türkiye coğrafyasının tüm noktalarına hizmet götürmekte ve en geniş hizmet ağı; çalıştığı iş ortakları ve üreticiler itibari ile de telekom operatörleri arasındaki en büyük güvenlik çözüm ortağı olma özelliğini taşıyor. Türkiye’nin siber güvenlik hizmeti sunan ilk telekom operatörü olan Türk Telekom; ulusal güvenliğin bir parçası olan veri ve altyapıyı korumak ve bu verinin Türkiye’de kalmasını sağlamak adına siber güvenliğe milyonlarca liralık yatırım yaptı. 10 yılı aşkın süredir sunulan siber güvenlik hizmetlerini bu coğrafyanın en büyük Siber Güvenlik Merkezini açarak taçlandırdıkla- rının altını çizen Türk Telekom Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Yusuf Kıraç; “Siber Güvenlik Merkezimiz- de sunduğumuz her hizmette kendi alanında uzman, dünya üzerinde kabul gören özel sertifikasyonlara sahip mühendislerce hizmetlerimizi müşterilerimizle buluşturuyoruz. Ayrıca, Türkiye’nin en zengin siber güvenlik hizmet portföyünü sunan telekom operatörü olarak; Türkiye’nin veri ve altyapısını da koruyarak ulusal güvenliğimizi sağlamak için de hizmete devam ediyoruz. Siber Güvenlik Merkezi üzerinden sunacağı- mız güvenlik hizmetleri altyapımızı hem yerel, hem de coğrafi yedekli olarak tasarladık. Ayrıca, altyapımızda kullandığımız tüm ürünleri globalde kabul görmüş en son teknolojiyle donattık” dedi. APT Hizmeti Sunan İlk Operatör Türk Telekom Siber Güvenlik Merkezi üzerinden 14 farklı ürün ve servis daha sunarak ülke korumasına verdiği hizmeti arttırmayı hedefleyen Türk Telekom; kurumsal müş- terilerine sunulan özel güvenlik cihaz ve sistemlerin yönetiminin ve işletiminin servis olarak sunulacağı yapıya geçmeyi planlıyor. Bu hedef doğrultusundaki çalışmaların sonucu olarak; Türk Telekom kısa süre önce Siber Güvenlik Merkezi üzerinden gelişmiş tehdit önleme hizmeti ile tanım- lanmamış özel saldırı türlerine karşı koruma sağla- yacak özel bir hizmeti de sunmaya başladı. Gelişmiş Sürekli Tehdit olarak tanımlanan APT alanında hizmet veren ilk telekom operatörü olan Türk Telekom; Siber Güvenlik Merkezinde sunduğu tüm hizmetleri kendi kaynakları ve alanındaki en iyi iş ortaklarıyla çalışarak yerel ve coğrafi yedekli olarak sunuyor.
  7. 7. 7 özel haber Özellikle son bir kaç aydır 5G ile ilgili çok fazla haberler yapıldı. Peki bu yeni mobil veri sistemi hayatımıza neler katacak? İşte bu soru hakkındaki olası yanıtlar. 3G’den, 5G’ye Neler Değişti? Şu sıralar tüm dünya 5G için geri sayıma geçmiş durum- da. Peki bu yeni teknoloji hayatımıza nasıl etki edecek? Aslında bu sorunun yanıtını öğrenmek için tarihte biraz geriye gitmek gerekiyor. Cep telefonları kullanıma sunul- duktan sonra, uzun bir süre kimse mobil internet hızını önemsemedi. Fakat renkli ekranlı telefonların hayatımıza girmeye başlaması, mobil interneti de önemli bir noktaya taşıdı. Çünkü renkli ekranlı telefonlar, kullanıcılara seya- hat esnasında film izleme, müzik dinleme gibi imkanlar sunuyordu. Doğal olarak bunun için hızlı bir mobil inter- net bağlantısı da şarttı. Ayrıca bir zamanlar hayal olan görüntülü konuşma da renkli ekranlı, kameralara sahip cep telefonları sayesinde mümkün olabilecekti. Bunu ön gören Japon bilim adamları daha hızlı bir mobil internet teknolojisi için kolları sıvadı. 3G’den 5G’ye Görüntülü konuşmaları, akıllı telefonlar üzerinden belli çözünürlük değerlerinde donmadan video izlemeyi mümkün kılan 3G teknolojisi ilk olarak Japonya’da ortaya çıktı. 3G teknolojisini duyuran ilk firma Japonya merkezli NTTdocomo oldu. 1998 yılında Japonya’da kullanıma sunulan bu teknoloji, ABD’de 2002, Avrupa’da ise 2003 yılından itibaren kullanılmaya başlandı. 3G’nin Tür- kiye’ye gelmesi ise biraz gecikmeli oldu. Türkiye 3G’ye anca 2009 yılında geçebildi. Ülkemizde 2009’a kadar Edge ismi verilen bir mobil teknoloji kullanılıyordu. Edge 2.5G ile 3G arasında bir bağlantı hızına sahip, oldukça vasat bir sistemdi. 3G’nin ardından 4G’ye geçiş süreci başladı. Türkiye daha 3G’ye bile geçmemişken Japonya’da 4G kul- lanılmaya başlandı. 3G’yi de kullanan ilk firma olan NTT Docomo 4G için ilk adımlarını 2004 yılında attı. 4G İle Geç Kalınmış Randevu 2004 yılında 4G ile atılan adımlar bu teknolojinin dün- yaya açılmasında önemli rol oynadı. İlk 4G teknolojisi mobil ağlarda 100 Mbit/s’lik hıza sahipti. Fakat bu ağda asıl hedeflenen hız, 1 Gbit/s’ydi. 4G’nin dünyaya açılması 3G’ye göre biraz daha yavaş ilerledi. 4G’nin mobil opera- törler kapsamındaki ilk testleri 2009 yılında gerçekleşti. ABD’nin önde gelen operatörlerinden biri olan Verizon, 17 Ağustos 2009’da ilk 4G testlerini yaptı. 4G’nin ülke- mizde gelişti de 3G gibi hayli gecikmeli oldu. 4G teknolo- jisi, 2014’te ABD’nin en ücra köşesinde bile kullanılmaya başlamışken, Türkiye’nin bu teknolojiye ilk adımı 2016 yılında oldu. Şimdi Sahne 5G’de Özellikle son birkaç aydır 5G ile ilgili spekülasyonların sayısı hayli artmış durumda. Genel olarak merak edilen şey, dünyanın bu yeni teknolojiyi ne zaman kullanmaya başlayacağı. Ön görülen değerler, 5G’nin şimdi kullandı- ğımız 4G mobil veri teknolojisine oranla 10 kat daha hızlı olacağı yönünde. Yani bugün pek çok evde sabit internet üzerinden bile erişemediğimiz hızlara, 5G sayesinde kablosuz olarak erişebileceğiz. Yeni mobil veri teknoloji- sinin 2020 yılı itibariyle bazı ülkelerde kullanıma sunul- ması bekleniyor. İyi haber şu ki BTK tarafından yapılan açıklamada Türkiye’nin 5G’yi kullanan ilk ülkelerden biri olacağı açıklanmıştı. Yani bu açıklama kapsamında Türki- ye’nin de en geç 2021 ya da 2022 yılı gibi 5G’ye geçeceğini söyleyebiliriz. Peki 5G alt yapısını destekleyen telefonlar ne zaman satışa sunulacak. Malum, şu anda satışta olan hiç bir akıllı telefon modeli yeni mobil veri teknolojisini desteklemiyor. Bu kapsamdaki ilk akıllı telefonların 2019 itibariyle satışa sunulması bekleniyor. 2020 yılında ise satışa sunulan telefonların en az yüzde 70’inin 5G özelli- ğini taşıyacağı tahmin edilmekte.
  8. 8. özel haber Antivirüs yazılım kuruluşu ESET’in çok katmanlı güvenlik programı ESET Internet Security, bu yılki MRG Effitas Online Bankacılık Ödülü’nü kazandı. Sektörün fiili standardı olarak kabul edilen bu ödül, finansal tehditlere karşı en güvenilir çözümleri belirliyor. Online bankacılık ve e-ticaretin gittikçe yaygınlaştığı göz önünde bulundurulduğunda, tehditlerin artması şaşırtıcı değil. İngiltere’de yayınlanan yakın tarihli bir rapora, banka müşterilerinin 2018 yılının ilk altı ayında dolandırıcılara 500 milyon pound kaptırdığını ortaya koydu. Siber güvenlik sağlayıcıları, potansiyel tehditleri azaltmak için çözümler sunarak büyüyen bu endişelere hızlı bir şekilde yanıt veriyor. Testler Nasıl Yapıldı? İngiltere merkezli bağımsız IT güvenliği test ve danış- manık kuruluşu MRG Effitas, piyasada yer alan geniş çözüm yelpazesini sıralamak amacıyla, dört çeyrek boyunca yaygınlaşmış finansal kötü amaçlı yazılım ve botnetler kullanarak finansal güvenlik çözümlerini test etti. Bu testler, gerçek koşullar oluşturularak üzerinde aktif finansal zararlı yazılımlar bulunan bilgisayarlarda güvenli tarayıcıların online bankacılık ve elektronik alışveriş işlemlerini koruyup koruyamadıklarını analiz etti. Güvenli tarayıcılar, zararlı yazılımların kredi kartı bilgilerini çalmalarını ya da online bankacılık işlemle- rini değiştirmelerini önleyebilmelidir. ESET Bankacılık ve Ödeme Sistemleri Koruması Fark Yaratıyor MRG Effitas, bu testler kapsamında, günlük web kul- lanıcılarına kapsamlı koruma sağlayan gelişmiş bir çözüm olan ESET Internet Security‘yi de analiz etti. “Bankacılık ve Ödeme Sistemleri Koruması” da dahil olmak üzere son derece gelişmiş bir dizi özellik sunan yazılım; kullanıcıların güvenli bir şekilde online ödeme yapabilecekleri ve internet bankacılığı kullanırken veya web tabanlı kripto cüzdanlara erişirken otomatik ola- rak korunabilecekleri, özel güvenliğe sahip bir tarayıcı içeriyor. Tuş Kaydedici Yazılımlara Karşı da Koruyor Yazılım aynı zamanda daha da güvenli işlem yapıla- bilmesi için; klavye ve tarayıcı arasındaki iletişimi şifreliyor ve bunun yanı sıra, bir bilgisayardaki tuş vuruşlarını izlemek ve kaydetmek için kullanılan key- logger yazılımlarına karşı da koruma sağlıyor. Test- lerin ardından ESET’in kazananlar arasında olduğu açıklandı. 8 ESET Internet Security’ye Online Bankacılık Ödülü
  9. 9. Xerox Yönetilen Baskı Hizmetleri ( MPS ) pazarında Quocirca’nın dünya çapında pazar durum raporuna göre dokuzuncu kez birinci olarak liderliğini güçlen- dirdi. Xerox’s ConnectKey teknolojisi fiziksel ve dijital alanları birbirine bağlar ve geleneksel baskı cihazla- rını modern çalışma alanlarının ihtiyaçlarını karşıla- yan akıllı ve bağlı yardımcılara dönüştürür. Portfolio kişiselleştirilmiş otomatik iş akışları, tek dokunuşla erişim, bulut, mobil hazırlık, özel uygulamalar ve çok katmanlı güvenlik özellikleri, üretkenliği, verimliliği ve bilgi güvenliğini artırmaya yardımcı olur. Xerox MPS müşterileri yönetilen baskının stratejik hedefle- re ulaşmada sağlayacağı somut yöntemleri görmeye devam ediyor. İspanya ve Portekiz’de araç kiralama alanında pazar lideri olan Goldcar için MPS şirketin coğrafi genişleme ve organik büyüme hedeflerine ulaşmak üzere esneklik ve maliyet tasarrufunu artır- masına yardımcı oldu. Xerox’un MPS teklifleri kâ- ğıttan dijitale geçen büyük şirketler ve küçük ve orta ölçekli işletmelerin karmaşık ihtiyaçlarına yönelik olarak da tasarlanmıştır. Xerox DocuShare platformu gibi teknolojiler mobil çalışma, işbirliği, duyusal veri yönetimi ve zaman alan süreçlerin otomasyonu gibi modern ofislerin çok önemli adımlar atmasını da sağ- lar. Xerox’s User Analytics Service gibi araçlar otomas- yon dijital dönüşüm fırsatlarını belirlemek amacıyla yazıcı kullanımı konusunda da çok önemli bilgiler verir. Quocirca raporunda da belirtildiği gibi doküman ve veri güvenliği de Xerox MPS değer teklifinin çok önemli bir bölümünü oluşturmaktadır; “Xerox MPS sözleşmelerinin temelinde çok güçlü güvenlik hizmet- leri ve araçları bulunuyor Güvenliğe olan iki kat yak- laşımının içinde değerlendirme hizmetleri, güvenlik ilkesi geliştirme, uygunluk ve iyileştirme, denetleme ve takip imkânları bulunuyor.” Xerox 9 Yıldır Dünya Çapında MPS Lideri NetApp, konteynerler için kalıcı depolama sorununu çözen otomatik depolama tanımlayıcısı Trident’teki gün- cellemeleri, NetApp HCI’da Red Hat OpenShift Container Platform için yeni doğrulanmış mimari çözümünü, Go- ogle Cloud Platform için NetApp Cloud Volumes ve AWS için NetApp Cloud Volumes’a yönelik gelişmiş DevOps esnekliğini duyurdu. NetApp bu güncellemeleri, kısa bir süre önce duyurulan StackPointCloud satın alması- nı takiben duyurdu. StackPointCloud; bulut ortamları genelinde uygulama orkestrasyon becerilerini doğrudan destekleyen gelişmiş bir Kubernetes hizmet platformu. Bu satın almanın ardından NetApp, Kubernetes küme- lerinin buluta kurulumunu önemli ölçüde kolaylaştıran, bir Universal Control Plane for Managed Kubernetes çözümü olan NetApp Kubernetes Service’ı piyasaya sürdü. NetApp yeni hizmetler sunmak ve DevOps yeteneklerini güçlendirmek için bulut ortamları oluşturuyor. NetApp’ın Docker, Kubernetes ve Red Hat OpenShift Container Platform ile çalıştırdığı otomatik depolama ta- nımlayıcısı Trident, artık NetApp Cloud Volumes ONTAP’ı, NetApp Snapshot kopyalarını kullanarak yedekleme ve geri yüklemeyi destekliyor ve çoklu bulut desteği sunuyor. Trident, The Pub üzerinden indirilebiliyor. Ne- tApp HCI Doğrulanmış Mimarisi üzerinde Red Hat OpenShift Container Platform’un kurulumu ise DevOps’un özel buluttaki konteynerlerin yönetmesini sağlıyor. NetApp, DevOps ’u Öne Çıkarıyor 9
  10. 10. 10 Özellikle profesyonel fotoğrafçıların ve sanatsal baskı alanında çalışanların; kalite, hız, verimlilik, maksimum renk tutarlılığı ve kalıcılık konuların- daki tüm ihtiyaçlarını Epson’un geniş format yazıcı serisi SureColor SC-P karşılıyor. SC-P5000, SC-P6000, SC-P7000, SC-P8000, SC-P9000, SC-P10000 ve SC- P20000 olmak üzere toplam yedi modelden oluşan seri ile baskı alan kullanıcılar, çıktılarını ilk günkü haliyle 60 yıla kadar koruyabiliyor. Epson SureColor SC-P serisinin baskı kalıcılığına ilişkin açıklamada bulunan Epson Türkiye Ticari ve Endüstriyel Ürünler Ön Satış Uzmanı Hayri Şenol; “Japon Elektronik ve Bilgi Teknolojileri Endüstrileri Derneği’nin belirledi- ği standartlardan biri olan ve ‘dijital renkli fotoğraf baskısında kalıcılık değerlendirmesi’ için kullanılan JEITA CP 3901A standardına göre Epson SC-P seri- miz; Premium Parlak Kağıt (A4 boyutu) kullanımı, 23 °C sıcaklık ve %50 nem oranı koşullarında baskıda 60 yıla varan dayanıklılık sunuyor. Bu iddialı rakamın arkasında Epson’un teknolojik üstünlüğünün yanı sıra mürekkepte sunduğumuz fark var. UltraChro- me HD veya HDX mürekkepler bir araya gelerek en karmaşık tasarımların bile baskıda doğru bir şekil- de oluşturulması için elde edilebilecek maksimum renk gamını sağlıyor. Pantone® sertifikalı renklerin %98’i bu ürün serimizle üretilebiliyor. Gerek renk tutarlılığı gerekse kalıcılık konusundaki yüksek oran ve sürelerin sırrında mürekkeplerimizin rolü çok büyük” dedi. Epson SC-P serisi geniş format yazıcıla- rın tüm özellikleri kullanım kolaylığı ve güvenilirliği maksimuma çıkaracak şekilde tasarlanmıştır. 350 ml - 700 ml ayrı kartuş seçimi ile kullanıcılar kartuş değiştirmeden daha uzun süre baskı yapabilir. İsteğe bağlı 320 Gb sabit disk ile bilgisayarlarda boş alan tasarrufu yapılabilir ve birden fazla iş baskıya hazır halde yazıcıya kaydedilebilir. Epson’dan Sanatsal Fotoğraf Baskısında 60 Yıla Varan Kalıcılık Mastercard, düzenlediği basın toplantısında, Türki- ye’deki hayata geçen projelerini, vatandaşlara, işletme- lere ve kamu kurumlarına sağladığı katkıları, sürdü- rülebilir bir ekonomi için devam eden ve hedeflenen dijital dönüşüm projelerini paylaştı. Geniş bir katılımla gerçekleşen toplantıda konular aşağıdaki şekilde su- nuldu. Toplantıda, kartlı ödemelerin toplam tüketici harcamalarının içindeki payının %40’lara erişmesinin ne kadar önemli olduğu vurgulanırken, nakdin ma- liyeti ve dijital ödemelerin ülke ekonomisine katkısı konuşuldu. ‘Nakitsiz bir dünya’ hedefiyle çalıştıkları- nı belirten Mastercard Türkiye ve Azerbaycan Genel Müdürü Yiğit Çağlayan, 3 yıl boyunca tüm harcama- ların elektronik ödeme üzerinden yapılması halinde ülke ekonomisinin 43 milyar TL kazanımda olacağını söyledi. Çağlayan, Mastercard’ın bir ülkenin ekonomik reformuna birinci elden destek vermesine en iyi örnek olarak “Nakitsiz Azerbaycan” projesini gösterirken; proje kapsamında Azerbaycan ülke ekonomisinin diji- tal dönüşüm yol haritasının devlet tarafından kabulü- nün altını çizdi. E-ticaret’in sürdürülebilir ekonominin şartlarından biri olduğunu söyleyen Yiğit Çağlayan sunumuna Mastercard’ın dijital ödeme çözümü Mas- terpass ile devam etti. Müşterilerin, Masterpass üyesi işyerlerindeki alışverişlerinde bilgilerini tekrar tek- rar girmeleri gerekmeksizin, tek tıkla güvenle ödeme yapabildikleri belirtildi. Çözümün chat’leşerek ödeme versiyonu da cep telefonundan canlı olarak sipariş verilerek sunuldu. Toplantıda toplu taşıma projeleri dikkat çekti. Türkiye’de halihazırda Kocaeli, Muğla, Gaziantep, Mersin, Adana, Bandırma ve Sivas’ta kul- lanılan Temassız Mastercard Toplu Taşıma projesi ve İzmir’de İzmirim kartın Masterpass ile yüklenebilme uygulamalarından bahsedildi. Mastercard’ın Reçetesi: Sürdürülebilir Ekonomi İçin Dijital Dönüşüm haberler
  11. 11. 11 Deloitte Private tarafından Türkiye’de ilk defa haya- ta geçirilen “Best Managed Companies” programının kazananları AROMSA, ASAV, Defacto, Domino Tekstil, ISM Makine, Karaoğlu Peyzaj, Kross Otomotiv, Mikropor, Nobel İlaç, Profen ve TKG Otomotiv oldu. Türkiye ’nin en iyi yönetilen şirketleri unvanını almaya hak kazanan bu şirketler; yarattıkları başarı hikayeleri ve ülke ekono- misine katkılarıyla öne çıktı. Türkiye ‘nin en iyi yöneti- len şirketleri programı, Türkiye’nin büyük ve orta ölçekli özel şirketleri ile aile şirketlerine hizmet veren Deloitte Private tarafından Türkiye’de ilk kez hayata geçirildi. Türkiye’de bulunan şirketlerin yönetim performans- larının, uluslararası en iyi uygulamalar çerçevesinde değerlendirilmesinin yanı sıra, ulusal şirketler arasında iyi yönetim mekanizmaları hakkında farkındalık yaratıl- masının hedeflendiği programın ödül töreni, 26 Kasım 2018 tarihinde yapıldı. Ali Koç’un başkanlığını üstlen- diği ve Ali Sabancı, Ebru Özdemir, Emre Zorlu, Hamdi Akın, Hanzade Doğan Boyner, Lucien Arkas, Ömür Tan, Umran İnan ve Ümit Boyner’in yer aldığı jüri tarafından belirlenerek “Türkiye’nin En İyi Yönetilen Şirketi” unva- nını almaya hak kazanan 11 şirket ödüllerini aldı. Türkiye ’nin En İyi Yönetilen Şirketleri Belirlendi TeamGram, web tabanlı ve mobil iş yazılımlarıyla şirketlerin satış perfor- mansını artırmayı hedefliyor. Kurulduğu 2017 yılından beri Türkiye dışında Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, Güney Afrika, Hindistan, İngiltere, İsveç, Kanada gibi ülkelerde müşterilerine ulaşan TeamGram, şimdi de Arjantin ve Meksika’da İspanyolca, Brezilya’da da Portekizce sürümlerini sunarak Latin Amerika pazarına güçlü bir giriş yaptı. TeamGram’ın arge çalışmalarının Türkiye’de yapılmasının uluslararası pazarda önemli avantaj- lar sağladığını vurgulayan TeamGram CEO’su Ahmet Yürekli, “TeamGram’ın Türkiye’de yaygın biçimde kullanılıyor olması bize global pazarda büyük avantaj sağlıyor. Türkiye’de arge ekibimizin kullanıcılarımızdan aldığı geri bildirimler, bütün dünyadaki KOBİ’ler için de daha iyi yazılım geliştirmemi- ze yardımcı oluyor” dedi. İş Yazılımı TeamGram Şimdi de Latin Amerika Pazarında Lenovo Group 30 Eylül 2018’de sona eren ikinci mali çeyrek ile ilgili sonuçları açıkladı. Lenovo art arda üçüncü çeyrekte de dev pazar payı ile çift haneli yıllık büyüme rakamlarına ulaştı. Grubun gelirleri, son dört yılın en yüksek seviyesine ulaşarak geçen yıla oranla %14 artışla (kur etkisinden arındırıldı- ğında %18) 13,4 milyar dolara ulaştı. Lenovo Başkan ve CEO’su Yang Yuanqing sonuçlarla ilgili olarak şunları ifade etti: “Bu sonuçlar Lenovo’nun Akıl- lı Dönüşüm faaliyetlerinin gelir ve kar anlamında büyümemizi sağladığını gösteriyor. Ancak rakamlar hikayenin yalnızca bir kısmını anlatıyor. Dönüşüm stratejimizi ve geriye dönüş taahhüdümüzü başarıyla uygulamış olmaktan gurur duyuyorum. Lenovo’nun güçlü ve sürdürülebilir bir büyüme döneminde ol- duğuna şüphemiz yok. Vizyon, strateji ve uygulama becerilerimiz sayesinde önümüzdeki çeyreklerde daha da güçlü sonuçlar elde edeceğimize eminim.” 2018/19 mali yılı ikinci çeyreğinde Lenovo, mali di- siplin ve operasyonel mükemmelliğin yanı sıra tüm temel işletme birimlerinde artan sayıda inovasyon sayesinde “Dijital Dönüşüm” büyüme stratejisinin yeni aşamasına geçti. Lenovo Son Dört Yılın En Yüksek Çeyrek Dönem Karını Elde Etti
  12. 12. 12 Bu sene Intel’in kuruluşunun 50. yılı. Teknoloji devi Intel, 50. yılınna özel bir basın toplantısı düzenlerken, Wyndham Grand’da düzenlenen. toplantıya Intel MET Bölge Müşteri Satış Direktö- rü Ali Rıza Küçük ve Intel EMEA Tüketici Pazarla- ma Direktörü Klaus Obermaier‘in ev sahibi olarak katıldı. Toplantıda şirketin 50 yılına dair önemli kilometre taşları paylaşılırken, şirketin önümüz- deki dönem odaklanacağı konular ve dünya ile Türkiye PC pazarına dair en son gelişmeler payla- şıldı. İlk olarak söz alan Obermaier, Intel’in global çaptaki durumunu anlatarak rakamlar paylaştı. Intel’in iğne ucu kadar küçük bir alana 200 mil- yon transistör sığdırabilen bir şirket haline geldi- ğini anlatan Obermaier’in verdiği rakamlara göre, Intel 2017’de 62,8 milyar gelir elde etti. Dünya genelinde 102 bin 700 çalışanı olan şirketin bu iş kaynağının yüzde 80’i mühendislerden oluşuyor. 2017’de Ar-Ge için 13 milyar dolar bütçe ayrılan Intel’de yapay zekaya da önemli bir yatırım yapıl- dı. Toplaantıda, Intel’in gelecek dönemde odak- lanacağı dört alan olarak otonom sürüş, 5G ağları, yapay zeka ve sanal dünyalar belirtildi. Oberma- ier’in ardından sözü Intel META Bölge Müşteri Satış Direktörü Ali Rıza Küçük ise şirketin Türkiye pazarındaki durumuyla ve planlarıyla ilgili bilgi verdi. Intel’in 2018’in 3. çeyreğinde PC tarafında yüzde 16 büyüdüğünü anlatan Küçük, Türkiye’de 5 yaşın üzerinde 10 milyon civarı bilgisayarın yenilenmesi gerektiğinin, bunun da kendileri için bir fırsat olduğunu ifade etti. Toplantının so- nunda Intel’in 50.yıl kutlaması adına bir pasta da kesildi. Intel 50. Yılına Özel Bir Basın Toplantısı Düzenledi B2CDirect, Yandex ve Sberbank iş birliğiyle gerçek- leştirdiği yeni global pazaryeri projesini duyurdu. “Bringly” adı verilen global pazaryeri projesine destek verecek olan B2CDirect, 1 Milyar Dolar değerleme ve 500 Milyon Dolar sermaye ile kurulan şirketin Tür- kiye’deki tek ve yetkili iş ortağı oldu. Bu stratejik iş birliği kapsamında uluslararası teslimat, ihracat ve pazaryeri entegrasyon çözümleri sunacak olan B2CDi- rect, Türk markalarını Rusya’daki milyonlarca müşte- riye ulaştıracak. Rusya’da 5 yıl içinde e-ticaret alanın- da liderliği ele geçirmeyi hedefleyen Yandex.Market, B2CDirect desteği ile global pazaryeri olan “Bringl- y”de Türk markalarına Rusya ile yapacağı e-ihracatta güvenilir, hızlı ve şeffaf bir hizmet imkanı sağlayacak. Ar-Ge çalışmalarına 2 milyon TL’den fazla yatırım yaptıklarını vurgulayan Yusuf İbili, “2017 yılının ilk yarısına göre yüzde 250 oranında büyüdük, 200’den fazla KOBİ’yle çalışıyor ve 230’dan fazla ülkeye kapıya teslimat hizmeti sunuyoruz. Bugüne dek 300.000’den fazla alıcıya paketlerini ulaştırdık” dedi. Türkiye’den Rusya pazarına 10 Milyon fazla ürün satışa açılacak. İş birliğini değerlendiren Yandex.Market Uluslararası İş Geliştirme Grup Başkanı Alex Vassiliev “B2CDi- rect’in Türkiye’de üstlendiği e-ihracatın artırılması misyonunu bizler de Yandex.Market olarak destekli- yoruz, Türkiye, e-ihracat özelinde büyük bir potan- siyel barındırıyor, B2CDirect ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği ile önümüzdeki üç yılda Türkiye’den 50.000 satıcıya ulaşarak 10 milyondan fazla ürün listelemeyi hedefliyoruz. Rusya pazarı özellikle Türk KOBİ’leri için büyük fırsatlar sunuyor” diyor. 2023’te Rusya ve Türkiye Ara- sında 1 milyar Dolarlık E-ticaret İşlem Hacmine Ulaşılacak haberler
  13. 13. Yemek kartı pazarı, bankacılık sistemine entegre ilk yerli yemek kartına kavuştu. Aralık ayı itibariyle kullanılma- ya başlanacak, Türkiye’nin ilk e-para altyapısına sahip yemek kartı olan “Yemekmatik” QNB Finansbank’ın POS sistemini ve e-para iş ortağı TURK PARA’nın geliştirdiği altyapı sistemlerini kullanarak, işletmelere operasyon avantajı, maksimum güvenlik ve tasarruf sağlayacak. Önümüzdeki hafta bir başka büyük özel banka da sis- teme dahil olacak. Yemekmatik’in lansmanında aynı zamanda Logo Yazılım-İnfoteks güçbirliği ile geliştirilen ve yeme-içme sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin gelir-gider yönetimi sorununa çözüm sağlayacak bir kam- panyanın da duyurusu gerçekleşti. Türkiye’de 7 milyar TL büyüklüğe sahip olan yemek kartı sektörü, yerli bir oyuncuya kavuştu.Yeme-içme sektörünün anayasal yetki ve sorumluluk sahibi tek kuruluşu Türkiye Lokantacılar, Kebapçılar, Pastacılar ve Tatlıcılar Federasyonu’nun uzun çalışmaları sonunda alt yapısını oluşturduğu Yemekmatik yemek kartı platformu, yerli teknoloji firması İnfoteks’in ve iş ortağı olan QNB Finansbank ve Turk Para’nın ge- liştirdikleri alt yapı ve BKM’nin TROY sistem desteği ile hayata geçiyor. Önümüzdeki günlerde bir başka büyük özel bankanın da sisteme dahil olacağı belirtildi. Yemekmatik Kullanıma Sunuldu! Mio, Türkiye pazarına giriş yaptı. Geçtiğimiz günlerde Klasik Otomobil Mü- zesi’nde yapılan Mio Türkiye’de konulu lansmanıyla katılımcıların ilgisini çeken firma, iddialı ürünlerini tanıttı. Türkiye Ülke Müdürü olarak, sektörün deneyimli ismi Korkut Ekeş’i Ülke Müdürü olarak getiren Mio, distribütör olarak da sektörün deneyimli ve güçlü firması Arena Bilgisayar ile anlaş- tı. Mio, araçların vazgeçilmez bir parçası haline gelen navigasyon sistemi, gidilecek yere en kısa ve hızlı şekilde ulaşmayı sağlıyor. Trafikte harcanan zamanı aza indirgeyen navigasyon, sürücülerin en güvenilir yol arkada- şıyken, araç içi kamera sistemleri de güvenlik önlemleri açısından zorunlu bir ihtiyaç haline geldi. Sürüş esnasında yaşanan trafik kazaları, araç park halindeyken oluşan hırsızlık, kaza ve saldırı gibi durumlarda kesintisiz kayıt alabilen araç içi kamera sistemi, güvenlik açısından önemli bir rol oynuyor. Mio Artık Türkiye'de! Dassault Systèmes 3 boyutlu tasarım ve mühendislik uygulaması portföyünün en yeni sürümü olan SOLI- DWORKS 2019 uygulamasını tanıttı. SOLIDWORKS 2019 milyonlarca üreticiye ve inovasyon yapmak iste- yen şirketlere, ürünleri daha hızlı üretime alabilmele- ri için yeni geliştirmeler ve işlevsellikler sağlıyor. Yeni portföy, günümüzün Endüstri Rönesansı ortamında yeni ve farklı tür müşteriler için de özgün deneyimler oluşturuyor. Dassault Systèmes’in 3DEXPERIENCE platformunu temel alan SOLIDWORKS 2019, kar- maşık sorunların çözülmesi ve detaylardan fayda- lanılabilmesi için üretim sürecini dijital özelliklerle destekliyor. SOLIDWORKS 2019 aynı zamanda birlikte çalışma sürecini iyileştiren, tasarım ve mühendislik süreçlerinde etkileşimli deneyimleri mümkün kılan yeni teknolojiler ve iş akışları sağlıyor. Kanada Fransa Hawai teleskop tesisinden Mekanik Tasarımcı/Teles- kop İmalatçısı Greg Green yeni çözümle ilgili şunları söylüyor: “Yeni bilimsel keşif olanakları sağlayacak olan Maunakea Spectroscopic Explorer 10 metre sınıfı teleskobun kullanımını desteklemek için SOLI- DWORKS kullanıyoruz. Tasarım süreçlerimiz büyük miktarda ve giderek artan veri setleri üretiyor. Teles- kobun sön versiyonu yaklaşık 100.000 parça içerecek. Büyük tasarım projelerine uygun bir teknolojiye ihti- yacımız vardı ve SOLIDWORKS bunu sağlıyor.” SOLIDWORKS 2019 Pazara Sunuldu 13
  14. 14. 14 HUAWEI, farklı iş birimlerini bir araya getirdiği ge- leneksel medya buluşmasını, HUAWEI Turkey Media Open Day adı altında, İstanbul’da gerçekleştirdi. Bu- luşma kapsamında HUAWEI’nin farklı iş birimlerinin üst düzey yöneticileri ile ülke ve bölge müdürleri, markanın gelecek vizyonunu katılımcılarla paylaştı. Çin Halk Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Cui Wei ve Turkcell CEO’su Kaan Terzioğlu’nun da katıl- dığı etkinlik kapsamında ayrıca HUAWEI kurucusu Ren Zhengfei’nin gençlere yönelik vizyon, istek ve birliktelik hediyesi olarak tanımlanan ve Türkçe yayımlanan “Liderlik, Kültür ve Bağlantı” kitabının tanıtımı da gerçekleştirildi. HUAWEI Orta Asya ve Kafkasya Bölgesi Genel Müdür Yardımcısı Marco Xu açılış konuşmasında, inovasyona adanma, Ar-Ge’nin önemi ve HUAWEI’nin bu yolla nasıl bir dünya devi haline geldiğini aktardı. 5G teknolojisinin teknik zorluklarının üstesinden gelmek için akademik kurumlarla birlikte çalışmanın önemine değinen Xu, bu kapsamda Prof. Dr. Erdal Arıkan ile gerçekleştir- dikleri iş birliğine de vurgu yaptı. Xu konuşmasında, “HUAWEI olarak akademisyenlerle ve üniversitelerle iş birliğine giderek, uzun soluklu Ar-Ge ve teknoloji yatırımları gerçekleştirmeyi çok önemsiyoruz. Bu süreçte, HUAWEI, yıllık gelirinin yüzde 15’ini Ar-Ge yatırımlarına ayırıyor. Geçen yıl HUAWEI’nin geliri- nin 92 milyar dolara ulaştığını düşünürsek, Ar-Ge’ye de önemli bir pay ayırdığını görüyoruz. Bu nedenle de HUAWEI, Ar-Ge yatırımları anlamında birçok rakibini geride bırakarak, 10 milyar dolar yatırım ile 6’ıncı sırada yer aldı. Dünyada olduğu gibi, Türki- ye’de de müşterilerimize yenilikçi çözümler sunmayı çok önemsiyoruz. Dijital işletme çözümlerimiz İstan- bul Havaalanı’nda kullanılıyor. Bu çözüm sayesinde İstanbul Havaalanı en iyi dijital hizmeti yüz binlerce yolcuya sunabilecek” dedi. HUAWEI Yarının Teknoloji Vizyonunu Paylaştı Ağ güvenliği çözümlerinde lider olan WatchGuard’ın Tür- kiye ve Yunanistan Ülke Müdürü Yusuf Evmez’in Levent Loft Station’da gerçekleştirilen basın toplantısında du- yurduğu bulut tabanlı yeni AuthPoint çözümü, KOBİ’lere hem ekonomik hem de kullanımı kolay çok faktörlü kimlik doğrulaması sunuyor. WatchGuard’ın Authpoint çözü- mü, pahalı donanımlara ihtiyaç duymadan herhangi bir yerden dağıtılabilen ve yönetilebilen bir bulut hizmetidir. Hizmet, kimlik doğrulamasını kolaylaştırmak için Wat- chGuard AuthPoint mobil uygulamasıyla da kullanılabi- liyor. Özellikle KOBİ’ler için en etkili ve en erişilebilir çok faktörlü kimlik doğrulaması çözümü olan AuthPoint’in temel özellikleri ise şöyle: AuthPoint Mobil Uygulaması: Bu uygulama, bir akıllı cihaza indirilmesi ve aktive edil- mesinin ardından, giriş denemelerinin hepsini takip edip raporluyor. Bildirimler, QR kodlu izinler ve tek seferlik şifreler sağlıyor. Ayrıca, Google Authenticator, Facebook Access, Dropbox gibi uygulamalarla beraber çalışabiliyor. Mobil Cihaz DNA’sı:WatchGuard, Mobil Cihaz DNA’sı adını verdiği bu yenilikçi yöntemle kimlik doğrulamada kulla- nıcı bilgilerinin gerçek sahipleriyle onları ele geçirenleri birbirinden ayırmayı hedefliyor. AuthPoint uygulaması, her bir kullanıcı cihazı için kişiselleştirilmiş, bir nevi DNA gibi olan imzalar yaratarak bu imzaları doğrulama aşama- sına ekliyor. Böylece, asıl cihazdan gelmeyen doğrulama talepleri kolayca fark edilerek reddediliyor.Bulut Tabanlı Yönetim:Bulut tabanlı bir çözüm olan AuthPoint, şirketle- rin raporları incelemesi, uyarıları takip etmesi ve düzen- lemeler yapıp yönetmesi için kolay bir çözüm sağlıyor. Üçüncü Parti Entegrasyonları: AuthPoint ile düzinelerce entegrasyon fırsatı bulunuyor. Böylece kullanıcılar bulut uygulamalarına, VPN’lere ve şirket ağlarına erişmeden önce bir kimlik doğrulama sürecinden geçmek zorunda kalıyor. Ayrıca AuthPoint çok fazla uygulama ve servise tek bir giriş işlemi üzerinden erişmeyi olanaklı kılıyor. Şirketler İçin Düşük Maliyetli Kimlik Doğrulama Hizmeti haberler
  15. 15. 15 sektörün içinden Önde gelen analistler, küresel bulut pazarının hızlı büyüme eğilimini 2019 yılında da sürdüreceğini tahmin ediyor. Bu pazarda öne çıkan kavramlardan biri ise DaaS olacak. Citrix Türkiye Ülke Müdürü Altan Cengiztekin’e göre, yeni bir DaaS dalgası sektörü bekliyor. Yeni Bir DaaS Dalgası Geliyor Hizmet olarak sunulan altyapı, platform ve yazılım olanaklarının popülerliği her geçen gün artarken, hizmet olarak sunulan masaüstüne (DaaS; Desktops-as-a-Ser- vice) olan talep de giderek artıyor. Bu bir sürpriz değil, sonuçta DaaS, doğası gereği hem bunlar hem de hibrit ortamlar için çok uygun. DaaS, temelde şirket içinde değil, bunun yerine genel bulut üzerinde işletilen bir sanal masaüstü altyapısından (VDI) oluşuyor. BT hiz- metini yerel olarak işletilen donanımdan ayırıyor, bulut tabanlı kullanım için dönüştürüyor ve isteğe bağlı olarak sunuyor. Tıpkı diğer hizmet olarak sunulan olanaklar gibi DaaS olanağı da lokasyondan bağımsız bulut tabanlı iş akışlarına imkân sağlayarak yeni iş potansiyelini açığa çı- kartıyor, yönetim sorunlarını minimum düzeye indiriyor ve sermaye giderlerini işletim giderleriyle değiştirerek maliyeti düşürüyor. DaaS kullanan kuruluşların sunucu, depolama ve ağ altyapısı maliyetleri ya da yazılım devreye alma, güncel- leme ve yama uygulama gibi sorunlar konusunda endişe etmeleri gerekmiyor. Sanal masaüstü altyapısında olduğu gibi DaaS kullanıcıları da kişisel masaüstü ortamlarına Windows, Mac ve Linux ya da iOS, Android, Chrome OS ve diğer pek çok akıllı aygıt dahil olmak üzere, modern bir web tarayıcısı ya da dijital çalışma alanı uygulaması çalıştırabilen herhangi bir aygıtı kullanarak erişebiliyor. Kayıplarda Yaşanan Sorunlara Son DaaS aynı zamanda, çalışanların havalimanı ya da taksi gibi yerlerde aygıtlarını kaybetmelerinden kaynaklanan sorunların çoğunu ortadan kaldırıyor: Son kullanıcıların ve aynı zamanda BT güvenliği personeli ile uyumluluk yöneticilerinin hassas kurumsal bilgilerin güvenliği ko- nusunda endişe etmeleri gerekmiyor, çünkü tüm veriler bulut üzerinde güvenli bir biçimde barındırılıyor ve yerel aygıt üzerinde veri depolamaya gereksinim duyulmuyor. Bu özellik aynı zamanda, çalışanların kendi aygıtları- nı sorunsuz olarak kullandıkları senaryolara da olanak sağlıyor. DaaS olanakları, çalışanların bulut üzerinde, tıpkı şirket içindeki bir aygıtı kullanır gibi hizmet olarak sunulan yazılım uygulamaları, bulut hizmetleri, dosya paylaşımları, bulut tabanlı ofis uygulamaları ve tabii ki kurumsal kaynaklar ile çalışabildiği kullanımı kolay, güvenli bir çalışma ortamı sunuyor. DaaS için yalnız- ca güçlü bir İnternet bağlantısı gerekiyor. Citrix, Eylül ayında Microsoft ile yeni bir ticari iş birliğini, geniş bir teknoloji bütünleşmeleri yelpazesini ve şirketlerin kendi bulut stratejilerini uygulamalarına yardımcı olacak yeni ortak programları duyurmuştu. İki şirketin ortaklığındaki bu yeni dönemde, müşterilerin dijital çalışma alanlarını ve ağ çözümlerini Microsoft Azure üzerinde satın alıp uy- gulamaya koymaları ve aynı zamanda buluta geçişlerini planlamak ve gerçekleştirmek için uzmanların rehberli- ğinden yararlanmaları için basit, anahtar teslimi çözüm- ler sunulacak. Citrix, ilk kez bir Microsoft Direct Cloud Hizmet Sağlayıcısı haline geliyor ve müşterilere Citrix Workspace bulut tabanlı çözümlerini Azure Marketplace üzerinden Microsoft 365 lisanslaması ve Azure kapasi- tesi ile birlikte satın almaları için kolaylaştırılmış bir yol sunuyor. Müşteriler, bu yeni ortaklık sayesinde çok sayıda işlem konusunda endişelenmek zorunda kalmadan, çok daha kısa süre içinde satın alma aşamasından üretime geçiş yapabilecekler. Bu birleşik Citrix ve Microsoft çö- zümleri aynı zamanda, müşteriler için eksiksiz, anahtar teslimi çözümleri özelleştirebilen, yapılandırabilen ve bakımını gerçekleştirebilen Citrix Çözüm Danışmanların- dan ve ayrıca Citrix ve Microsoft hizmet sağlayıcılarından temin edilebilecek. AltanCengiztekinCitrixTürkiyeÜlkeMüdürü
  16. 16. 1816 Geçtiğimiz günlerde İstanbul'da gerçekleştirilen Red Hat Forum etkinliği ile açık kaynağın öneminin altı bir kez daha çizildi. 1000'in üzerinde katılmcı ile gerçekleştirilen etkinliği BT Günlüğü ekibi olarak takip ettik ve Red Hat'in iki değerli yöneticisi ile söyleşi gerçekleştiridik. Red Hat EMEA, Avrupa, Orta Doğu ve Afrika Bölgeleri’nden sorumlu Başkan Yardımcısı Michel Isnard ve Red Hat Türkiye Genel Müdürü Haluk Tekin bakın neler sorularımıza nasıl cevaplar verdi... Yakın Geçmişte Yaşanan İnovasyonun Çoğu Açık Kaynak Üzerinde Gerçekleştirildi röportaj Bizlere EMEA bölgesi hakkında bilgi verebilir misiniz? Red Hat olarak EMEA bölgesinde hangi konulara odaklanmış durumdasınız? Michel Isnard: Red Hat olarak dünya çapında genel sonuçlara baktığı- mızda EMEA bölgesi ikinci sırada bulunuyor. Toplam işimiz, geçti- ğimiz döneme göre yüzde 25 arttı. Ortaklarımızla iyi ilişkiler kurarak çalışmaya devam ediyoruz ve bu iş yapış şekli bir gelenek haline geldi. Bu durum DNA’mızın ve ekosiste- min bir parçası olarak karşımıza çıkıyor. Gelişmekte olan teknoloji- ler adını verdiğimiz çözümlerimizin gerek dünyada gerekse EMEA Böl- gesi’nde hızla büyüdüğünü görü- yoruz. Bulut teknolojileri, yönetim ve otomasyon, veri depolama gibi konulara odaklanmış durumdayız. Mali yılımızın ikinci yarısındayız ve ilk iki çeyrek-te Avrupa, Ortadoğu ve Afrika’nın çok iyi bir performans sergilediğini gördük. Red Hat olarak Türkiye’deki faaliyetleriniz hakkında bilgi verebilir misiniz? Haluk Tekin: Türkiye’de yaklaşık 4 senedir faaliyet gösteriyoruz. Bura- da satış faaliyetlerimizi yürütürken, aynı zamanda gittikçe büyüyen bir danışmanlık ve eğitim ekibimiz bu- lunuyor. İş ortakları- mızla birlikte müşterilerimizin dijital dönüşüm ajandalarında yer alıp, onların bu konudaki projelerine yardımcı ol- maya çalışıyoruz. Sizce dijital dönüşüm için açık kaynağın önemi nedir? Michel Isnard: Bu ilginç bir soru. Yapay zeka, öğrenen makineler ve mobilite gibi yakın geçmişte yaşanan inovasyonun çoğunun açık kaynakta gerçekleştirildiğine inanıyoruz. Açık kaynak geliştirici ortamının geliştiriciler tarafından daha fazla benimsenmesi nedeniy- le, inovasyonların çoğunun gele- cekte de açık kaynakta gelişeceğine inanıyoruz. İyi bir deneyime sahip olduğumuzdan açık kaynağı çalış- ma ortamlarında çok fazla kullanan işletmelerin bundan çok memnun olduklarını gördük. Demek istedi- ğim, geleceği bilmemiz mümkün değil ama açık kaynağın inovasyon ve dijital dönüşümde önemli bir paya sahip olacağına inanıyoruz. Açık kaynak üzerine çalışan bir firmasınız. Söylemlerinizde de bunu en önde tutuyorsunuz. Açık kaynak tabanlı sunduğu çözümlerin firmalara yararları neler? Haluk Tekin: Red Hat açık kaynak konusunda dünyanın lider firması. Bugün pek çok firma açık kaynağa dönüyor. Örnek vermek gerekirse, en çok konuşulanlardan bir tanesi Microsoft. Ama burada bizi ayıran bir özelliği belirtmek istiyorum. Red Hat’in tüm yazılımları açık kaynak ve yeni yazılımlar aldığı- mızda bunları da açık kaynak haline getirip müşterilerimize sunuyoruz. Yazılımlarımızın faydalarına baktı- ğımızda say- makla bitmeyeceğini söyleyebilirim. Öncelikle müşterile-
  17. 17. 1917 rimizi lisanslama sıkıntısından kur- tarıyoruz. Müşterilerimiz abonelik yapısı ile ürünlerimizi kullanıyor ve Red Hat üzerinden destek alıyor. Tabii sadece bununla da sınırlı kalmıyor. Açık kaynağa ulaşmak gerçekten çok kolay ve herhangi bir anlaşma yapmadan direkt olarak yazılımları indirip, kullanıp, test edip, geliştir- me yapabilirsiniz. Kendinizi gü- vence altına almak istediğinizde de Red Hat’e gelip bir bakım ve destek anlaşması imza- layabilirsiniz. Bu sa- yede doğru çözüme erişmeniz için bir araca sahip olmuş oluyorsunuz. Şunu da belirtmemde fayda var, bu durum aynı zamanda kolay erişim inovasyonunun da önünü açan bir şey. Günümüzde neredeyse tüm inovatif teknolojilerin altında açık kaynak bulunmakta. Altyapı tara- fında da yine açık kaynağın yoğun bir şekilde kullanıldığını görürsü- nüz. Açık kaynak olmasaydı inovas- yon olmazdı diyebilirim. Son dönemin en popüler konu- larından biri yapay zeka. Re- dHat’ın yapay zeka konusuna bakış açısı nedir? Michel Isnard: Her şeyden önce ya- pay zekanın yeni bir şey olmadığını belirtmeliyim. Uzun yıllar boyunca buralardaydı. Buluttaki bilgi işlem kaynaklarının doğru kullanımı ile çok daha uygun fiyatlı teknoloji- lerin geliştirilmesini hedefliyoruz. Halihazırda yapay zeka tarafında ev robotları ve otonom araçlar gibi bazı konularda çalışmalarımız de- vam ediyor. Tüm bu teknolojiler çok fazla bilgisayar gücü gerektiriyor. Bu nedenle teknoloji, teknolojinin olanakları ve pazarın ihtiyaçları arasında bir yakınlaşma olduğunu düşünüyoruz. Aynı zamanda büyük oyuncuların (Microsoft ve Google gibi) yarat- tığı platformların geliştiriciler tarafından sahiplenildiğini ve bu tarz ortamlar sayesinde daha fazla geliştiricinin yapay zeka projele- rinde çalışmasının sağlandığını görüyoruz. Yapay zeka uygulamalarının açık kaynak çalışmaları için biçilmiş bir kaftan olduğunu söyleyebili- rim. Gelecekte de kullanım oranı katbekat artacak. Demek istediğim, açık kaynak ve büyük veri mimarisi önemli fırsatlar sunuyor. Yeni nesil veritabanlarıyla gerçek zamanlı veri işleme akışı sağlanarak yeni nesil uygulamalar yaratılabiliyor. Tüm bu yeni teknolojilerin hepsi, yapay ze- kanın daha da gelişmesini ve daha fazla yeniliğin gerçekleş- mesini sağlıyor. Bu yüzden açık kaynağın genel olarak kapıları açtığını ve özellikle sahada daha fazla inovas- yona olanak tanımak ve kolaylaştır- mak için çok iyi donanı- ma sahip olduğunu düşünüyorum. HalukTekin MichelIsnard
  18. 18. 2018 Red Hat olarak Türkiye’de hangi sektörlere odaklanmış durumdasınız? Haluk Tekin: Türkiye’de odaklan- dığımız dört ana sektörümüz var. Bunlardan iki tanesinin diğer- le- rine göre önde koştuğunu söyle- yebilirim. Bunlardan ilki telekomünikasyon sektörü. Te- lekomünikasyon sektöründe yer alan üç operatörümüzle iş birliği içerisindeyiz ve projeler gelişti- riyoruz. İkincisi ise bankacılık ve finans sektörü. Türkiye’nin en büyük bankalarının tamamına yakını ile dijital dönü- şümlerine yönelik projeler yapıyo- ruz. Gerçekleştirdiğimiz Red Hat Forum etkinliğinde İş Bankası, Garanti Bankası ve Finansbank, birlikte gerçekleştirdiğimiz pro- jelerin sunumları ile yer aldı. Bunların dışında kamu tarafındaki çalışmalarımıza hız vermiş du- rumdayız. Bu alanda da günden güne yaptığımız çalışmalarla bü- yüyoruz. Odaklandığımız sektör- lerden bir diğeri ise perakende sektörü. Özellikle hibrit bulut alt- yapısına yönelik işlerimiz günden güne çoğalıyor. Türkiye’deki en büyük müşteri- lerimizden birisi n11 ve Red Hat Forum etkinliği- mizde gerçekleş- tirdiğimiz proje- leri anlatmak için yer aldılar. Türkiye hakkındaki görüşleri- niz ve beklentileriniz neler? Michel Isnard: Öncelikle nüfus açı- sından büyük bir ülke ve potansi- yel vaat ediyor. İkincisi, Türkiye’de çok sayıda genç insan olduğunu, iyi eğitimli mezunla- rın bulunduğunu ve üniversite- lerin iyi bir üne sahip olduğunu görüyorum. Bu açıdan ülkeyi düşündüğünüzde açık kay- nak açısından potansiyelin olduğu ortaya çıkıyor. Bu da, açık kaynak ile genç neslin ortaklaşa çalışarak başarılı işlere imza atabileceği anlamına geliyor. Söylediğim gibi Türkiye’de iyi eğitilmiş çok sayıda genç var. Aynı zamanda ekonomi açısından bakıldığında, otomotiv endüstrisi gibi birçok açık kaynak çözümünü benimseyen bazı iş sektörleri görüyorum. Telekom ve bankacılık sektörü bunlar arasın- da yer alıyor. Tüm bu iş sektörleri, temel olarak ya da adreslenebilir pazar açısından odaklandığımız konuların bir parçasıydı. Dünya çapında birçok büyük bankayla çalışıyoruz. röportaj
  19. 19. 2119 Türkiye’deki büyük bankalar, Ga- ranti Teknoloji gibi başarılı işler yapıyorlar. Türkiye’de çok güçlü bir otomotiv ve telekomünikasyon sektörü bulunuyor. Açık kaynağın kullanıldığı yazılım tanımlı ağ teknolojilerinin başarılı şekilde uygulandığını görüyorum Türkiye’den beklentilerimiz çok yüksek. Birkaç yıl önce Türkiye’de bir tüzel kişilik kurmayı öneren bendim ve bunların sonuçlarından çok memnun kaldım. Türkiye’de büyüyen bir ekiple Red Hat olarak şirketleştik. Halihazırda gerçekleş- tirmiş olduğumuz birçok önemli referansımız var. Türkiye’nin sahip olduğu potansiyel ile sunabile- cekleri konusunda iyimserim. Türkiye’nin gelişen teknolojiye iyi uyum sağlaması ve genç nüfus arasında iyi bir yakınlaşma görü- yorum. Günümüzün popüler konula- rından bir konteyner platform- ları. Bu platform hakkında bilgi verebilir misiniz? Haluk Tekin: Son bir kaç yıldır kon- teyner platformlarından bahse- di- yoruz. ‘Konteyner platformu nedir?’, ‘Platform nasıl kullanılı- yor?’ ve ‘Ne işe yarıyor?’ gibi soru- larla karşılaşıyoruz. Bu teknoloji Linux üzerinde çalışıyor. Teknik bir şekilde açıklayacak olursak, işle- tim sistemi seviyesinde yapılan bir sanallaştırma diyebilirim. Burada geliştiriciler, süreçlerini hızlandır- mak amacıyla geliştirilen ürünleri bir paket haline getiriyorlar. Bu durum; geliş- tirilen uygulamayla ilgili her şeyin bir arada olma- sı, esnek geliştirme araçlarının sunulması, ölçeklendi- rilmenin kolay yapılandırılması ve kolay test özelliklerini içermesiyle diğer plat- formlardan bir adım öne çıkıyor. En önemli konu ise verim- lilik. Öncelikle açık kaynağın fay- dala- rını direkt olarak hatırla- tabiliriz. Sunduğumuz çözümlerle birlikte müşterilerimiz sahip oldukları projeleri çok hızlı bir şekilde pra- tiğe dökebiliyor. Türkiye’de Red Hat olarak müşte- rilerimize en iyi desteği sunmak için bulunuyoruz. Bunun yanı sıra danışmanlık ve eğitim hizmetleri de sunmaktayız. Müşterilerimizi hiçbir zaman yalnız bırakmıyor ve geliştirdikleri projelerde onların talepleri doğrultusunda destek oluyoruz. Açık kaynak alanında sizce gelecekte ne gibi gelişmeler olabilir? Michel Isnard: CEO ve başkanı- mız, geleceği tahmin etmenin çok zor olduğunu söylemişti. Ben de aynı görüşteyim. Eğer geleceğin nasıl olacağını bilseydik, farklı bir yerde olurduk. Sadece şunu söyleyebilirim; uzun yıllardır yaptığımız şeylerden bir birikim sahibiyiz ve bunu işlerimize yan- sıtıyoruz. Red Hat olarak bu sene 25. yıl- dönümümüzü kutluyoruz. Açık kaynağın inovasyonun bir hızlan- dırıcısı olduğuna ve bunu yap- maya devam edeceğine gönülden inanıyorum. Gelecekteki yenilik- lerin neler olacağını söyleyebilir miyim? Dürüst olmak gerekirse, söyleyemem. Yeni bir uygulama türünde ya da yapay zekası olan projelerde yer aldığımızı görü- yorum. Bence açık kaynak, daha fazla geliştirici ve gelecekteki yeni inovasyonlar anlamına geliyor. Bu üçlemeyi benimseyen kişi ve kurumların gelecekte başarılı olacağını düşünüyorum. Gelecek- te nerede olacağımız bilmiyorum ama eminim ki yaptığımız iş konu- sunda önemli bir rol oynayacağız. Red Hat olarak dijital dönüşüme bakış açınız nedir? Haluk Tekin: Türkiye’deki firmalar, dijital dönüşüm konularını ajanda- larına aldı. Dijital dönüşüm günü- müzde en çok konuşulan konular- dan bir tanesi. Bu da bazen işleri biraz zorlaştırıyor diyebilirim. Çünkü her kafadan bir ses çıkıyor. Farklılığınızı ortaya koyabilmenin gerçekten zorlaştığı bir terim çıktı karşımıza. Yapılan araştırmalara baktığımızda firmaların çalışma zamanlarının yüzde 30’undan azını dijital dönü- şüme harcadığını görüyoruz. Geri kalan zaman ise mevcut sistemle- rin korunması ve optimizasyonuna ayrılıyor. Bu yüzden dijital dönü- şüm konusunda müşterilerimize yardımcı olmakla birlikte, mev- cutta sahip oldukları sistemlerin optimizasyonunu da hiçbir zaman unutmuyoruz. Çünkü orada da bir yatırım var ve bu yatırımın da doğ- ru kullanılması gerekiyor. 2019 yılında Türkiye’deki bek- lentileriniz neler? Haluk Tekin: Bundan önceki yıl- larda olduğu gibi 2019 yılında da hedefimiz çok yüksek. 4 senedir buradayız ve Türkiye’de çok hızlı büyüyen bir şirket olduk. 2019 senesinde Türkiye’ye yatırım yapmaya devam edeceğiz. Haliha- zırda insan kaynağına ihtiyacımız var ve işe alım çalışmalarına da devam ediyoruz. Danışman kadro- muzu genişletiyoruz, gelecek için de benzer planlarımız var. Dijital dönüşüm konusundaki danışman ihtiyacının önemi büyük ve bizler de bunun farkındayız. Müşterileri- mize destek olabilmek ve ihtiyaç- larını en uygun çözümlerle karşı- layabilmek için elimizden gelenin en iyisini yapacağız.
  20. 20. 20 İkinci Huawei Orta Asya İnovasyon Günü geçtiğimiz günlerde Taşkent’te gerçekleştirildi. Huawei ve Geliştirme Stratejisi Merkezi tarafından ortaklaşa düzenlenen bu yılki etkinliğin teması ise ” Dijital Orta Asya için İnovasyon ” olarak belirlenmişti. Orta Asya Dijitalleşerek Yeniden İnşa Ediliyor D ijital altyapının dijital ekonomideki büyümeyi nasıl hız- landırdığını, hayatı zenginleştirdiğini, yeniliği teşvik ettiğini ve ortak bir başarı ekosistemini geliştirmeye yardımcı olduğunu keşfetmek için devlet yetkilileri, endüstri önder- leri ve akademik çevreden yakla- şık 200 katılımcı bir araya getiren etkinlikte BT Günlüğü olarak biz de yerimizi aldık ve Türkiye ve Asya bölgesi için önemli olaylar- dan biri olan etkinliği yakından takip ettik. Dijital Orta Asya için İnovasyon Dünyadaki yükselen pazarlar- dan biri olan Orta Asya bölgesi endüstri dijitalleşmesinin gelgit dalgasıyla karşı karşıya durum- da. Orta Asya İnovasyon Günü Etkinliği; Türkiye, Ukrayna, Belarus, Gürcistan, Azerbaycan, Özbekistan, Kazakistan, Kırgızis- tan, Tacikistan, Türkmenistan ve Moğolistan da dahil olmak üzere 11 ülkenin yetkilileri ve basın mensuplarını bir araya getiren nadir etkinliklerden biri ola- rak karşımıza çıktı. Bu bölgede yapılan etkinlikler genellikle bu kadar kapsamlı olmuyor ve birkaç ülkenin katılımı ile gerçekleşiyor. Bu tarz bir etkinliği gerçekleştir- diği için BT Günlüğü ekibi olarak Huawei’yi kutluyoruz.
  21. 21. 21 Etkinliğe geçecek olursak; açılış konuşması Özbekistan Kalkınma Strateji Merkezi Direktörü Akmal Burkhanov tarafından yapıldı. Burkhanov konuşmasında şun- ları söyledi: “Geçenlerde Başkan Şevket Mirziyoyev tarafından onaylanan ve Özbekistan için “Yenilikçi Kalkınma 2019-2021” planına dikkat çekmek istiyorum. Bu planımız çerçevesinde “Hu- awei Yenilikçilik Günü” Özbe- kistan’ın yol haritasına uygun ve yararlı bir etkinlik. Stratejimizin başlıca hedefi “dünya arenasında ülkenin rekabet düzeyini belir- lemek, yenilikçi ilerleme olarak insan kaynaklarını geliştirmek” dir. Stratejinin diğer bir hedefi ise 2030 yılında Küresel İnovas- yon Endeksi değerlendirmesinde Özbekistan’ın 50 gelişmiş ülke arasında yer almasını sağlamak. Ve bu yolda emin adımlarla ilerli- yoruz”. Telekomünikasyon Altyapısını Güçlendirmek Gerekiyor Etkinliğin ikinci konuşması ise Huawei Kıdemli Başkan Yardım- cısı Victor Zhang’di. Orta As- ya’daki dijital dönüşümün öne- minden bahseden Zhang, Orta Asya ülkelerinin sabit geniş bant ve mobil geniş bant dahil olmak üzere telekomünikasyon altya- pısını güçlendirmek, uygulama yazılımlarının (OTT) gelişimini tam olarak teşvik etmek, çeşitli endüstrilerdeki başarısızlıkla- ra olanak sağlamak için gerekli düzenlemeleri yapmaları gerek- tiğini söyledi. “Düzenleyiciler yatırımları teşvik etmek için daha hoşgörülü politikalar geliştir- meli Operatörün MBB ve OTT’yi aynı anda geliştirilmesinin teşvik edilmesi gerekli” dedi. Huawei İnovasyon Günü, Orta Asya’nın dijital ekosistemindeki önemli paydaşlar için son teknolojilerin tartışıldığı bir diyalog platformu haline gelmiş durumda. Bu yılki etkinlikte, bölgedeki üst düzey hükümet yetkilileri, Özbekistan Bilgi ve İletişim Teknolojileri Bakanı, Özbekistan Eğitim Baka- nı ve Kazakistan Bilgi ve İletişim Bakanı yardımcısı da yer aldı. Buna ek olarak Tacikistan yetkili- leri de üst düzeyde temsil edildi. Hükümet yetkilileri etkinliğin ardından resmi olmayan yuvarlak masa toplantısında, hükümetle- rin dijital dönüşümdeki rolünü tartışmak ve en iyi uygulamaları paylaşmak için bir araya geldiler. ICT 1000 Yetenek Eğitim Programı Bunlara ek olarak etkinlik içeri- sinde, Özbekistan dijital ekono- misinin gelişimini desteklemek amacıyla, Huawei ve Taşkent Bilgi Teknolojileri Üniversitesi, önü- müzdeki üç yıl boyunca “Özbekis- tan’daki ICT 1000 yetenek eğitim programı” nı yayınladı. Bu prog- ram önümüzdeki üç yıl boyunca, Huawei destekli 1000 öğrenciyi eğitmek için üniversite ile işbirli- ğini kağşıyor. Ve e-devlet, iletişim altyapısı, bulut bilişim, endüstri dijitalleşmesi ve diğer alanları destekleyecek. James Chen Türkiye’ye Güveniyor Etkinliğin ardından Türk basın ekibi olarak HUAWEI Orta Asya ve Kafkasya Bölgesi Başkanı James Chen ile de kısa bir görüşme ger- çekleştirdik. Chen’in Türkiye’ye bakış açısı çok olumlu ve Hu- awei’nin Türkiye içerisine yaptığı yatırımların yerinde ve olumlu olduğunu düşünüyor. Türkiye’nin genç potansiyeline güveniyor ve bu potansiyelin ileriki yıllarda çok daha fazla değere dönüşeceğinin farkında.
  22. 22. 22 B arselona’da düzenlenen VMworld’de, VMware Yönetim Kurulu Başkanı Pat Gelsinger ve Teknolojiden Sorumlu Yö- neticisi Ray O’Farrel, aralarında VMware Blockchain ve Project Dimension’ın da bulunduğu birçok teknoloji inovasyonlarını tanıtır- ken, dijital kurumlara güç veren dijital altyapının nasıl kurulduğunu ve yön verdiğini de anlattı. VMware Yönetim Kurulu Başkanı Pat Gelsinger, konuyla ilgili “Teknoloji inovasyonları, Avrupa, Orta Doğu ve Afrika’da çok hareketli ve 5G, IoT, Akıl- lı Şehirler ve Veri Güvenliği gibi önemli alanların geleceğine yön veriyor. Dijital dönüşüm tüm dün- yayı etkisi altına almışken, müşteriler de kurumsal dönüşümlerini gerçekleştirirken temel ve her yerden erişilebilen dijital altyapıları için VMware’e giderek daha fazla güveniyor” dedi. Hibrit Bulut Sistemlerinden Sorumlu Kıdemli Baş- kan Yardımcısı Arvind Krishna da sahnede Pat Gel- singer’a eşlik etti ve ikili müşteri momentumundan ve günün önemli haberlerinden bahsetti. Haberler arasında IBM’in kritik önem taşıyan VMware iş yüklerinin taşınmasına ve genişletilmesine yardımcı olacak yeni hizmetleri ve Kubernetes ve konteyner- VMworld 2018 Avrupa'da müşteri ve iş ortaklarıyla gerçekleştirdiği iş birliği sayesinde bulut, mobil, networking ve güvenliğin yanı sıra konteyner, nesnelerin interneti (IoT), sınır bilişim, yapay zeka ve öğrenen makineler gibi gelişen alanlardaki inovasyonlarını gözler önüne serdi. Teknolojinin Kalbi VMworld 2018 Etkinliğinde Attı!
  23. 23. 23 lerle uygulamaların modernleştirilmesine olanak tanıyan yeni entegrasyonlar yer alıyor. VMworld 2018 Avrupa Genel Oturum Açılış Konuş- ması’nda beta aşamasında olan VMware Blockchain ve Project Dimension gibi birçok yeni teknolojinin ön gösterimleri gerçekleştirildi. Hazırsanız VMworld 2018 Turumuza Başlıyoruz... Etkinlikte gözümüze çarpan dört başlığı sizler için aşağıda sıralıyoruz. 1. VMware, entegre hibrid bulut platformunu genişletiyor ve yeni Kubernet desteği de dahil olmak üzere daha fazla dağıtım esnekliği ve seçenek sunu- yor. 2. VMware ve AWS, AWS üzerinde VMware Cloud’un global hızlandırılmasını destekliyor. 3. IBM ve VMware, kurumsal hibrit bulut be- nimsemesini ve dijital dönüşümü hızlandırmak için VMware ileri ortaklığını geliştiriyor. 4. VMware bulut yenilikleri açıklandı. Avrupa çapında bulut sağlayıcılarının büyümesi ve dönüşü- mü daha hızlı olacak. VMware işletmeler ve servis sağlayıcılar için üç önemli bulut ürün ve hizmet güncellemelerini açıkladı. VMware, müşterilerine daha fazla dağıtım seçeneği ve yeni Kubernet desteği sunacak olan yeni bir VMware Cloud Foundation sürümü duyur- du; AWS üzerinde VMware Cloud için yeni felaket kurtarma yetenekleri ve ayrıca Q4 2018’de Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri’nde hizmetin geniş- letilmesi; ve Avrupa çapında VMware Bulut Sağla- yıcısı programının ivmesi ve VMware Cloud Verified ortaklarında global olarak büyüme hedefleniyor. Kurumsal hibrit bulut benimsemesini hızlandırmak ve müşterilerin yeni iş değeri ve büyümesini açığa çıkarmasına yardımcı olmak için IBM ve VMware, VMware iş yüklerini buluta taşıyacak ve genişlete- cek yeni teknolojilerle işbirliklerini duyurdular ve işletmelerin, dağıtımı yapıp yapmadıklarına bak- maksızın uygulamaları kapsayıcılarla modernleştir- melerini sağlıyorlar. Günümüzün çoklu bulut çağında kuruluşlar, geniş- leyen uygulama setlerini ve makine öğrenimi (ML), Kubernete ve gelişmiş analitik gibi yeni teknolojileri benimsemelerini desteklemek için hibrit bulut ve genel bulut olmak üzere iki yaklaşımdan yararlanı- yorlar. VMware, şirketler ve bulut servis sağlayıcıları için çoklu bulut yolculuğunun tüm spektrumunu ele alan, hibrid bulut fırsatlarını geliştiren ve yerel genel bulut operasyonlarının ihtiyaçlarını ele alan çözümlere yatırım yapıyor. Daha Fazla Dağıtım Seçeneği Sunmak İçin VMware Cloud Foundation 3.5, Kubernetes Desteği VMware , daha fazla esneklik sunacak ve sürekli büyüyen iş yükü ve bulut girişimlerini destekleyecek olan Cloud Foundation 3.5’ı tanıttı . VMware, Dell EMC PowerEdge MX üzerinde Dell EMC vSAN Hazır Düğümleri ile VMware Cloud Foundation’ın bu en son sürümünü doğrulayacak ve zaman içinde daha fazla entegrasyon bekleniyor. Bu yeni sürüm, müşterilere, SDDC ortamlarını yö- netmede daha da basit ve esnek bir yapıya sahip, birleştirilebilir bir özel bulut altyapısının avantajla- rını sunan HPE Synergy ile VMware Cloud Foundati- on’a birleşik özellikler getirecek. Kubernet’in çevresindeki ağ ve güvenlik görevleri- nin uygulanmasını basitleştiren VMware NSX-T 2.3 ile entegrasyon – konteyner ve bulut tabanlı uygu- lama kullanım durumları için destek sağlayacak. Bu, kurumsal sınıf Kubernet çözümü olan VMware PKS için destek içeriyor. VMware Cloud Foundation 3.5, VMware Cloud Foundation 3.0’da fiziksel ağ anahtarlarının seçimi dahil olmak üzere sunulan kapsamlı yeni yetenek- ler ve entegrasyonlar setini (yalnızca desteklenen anahtarların önceden tanımlanmış bir listesini destekleyen önceki sürümlerle karşılaştırıldığında) üzerine inşa edecek. VMware, günümüzde vRealize Network Insight 4.0’ı, müşterilerin sanal bir makineyle (VM) şirket ara- sındaki yolu Amazon Web Services (AWS) içindeki bir EC2 örneğine kadar olan sorunları gidermesini sağlayacak yeni işlevlerle de duyurdu. Ek olarak, proaktif bir müşteri destek teknolojisi olan VMware
  24. 24. 24 Skyline, 2019’un başlarında vRealize Operasyonları içinde mevcut olacak. Hizmet Olarak Büyük Ölçekli Felaket Kur- tarma Sağlamak İçin AWS’de Genişletilmiş VMware Cloud VMware, felaket kurtarma, bulut geçişi, bulut taban- lı sanal masaüstleri ve ürün içi destek için sunulan yeteneklerin genişletildiğini duyurdu . VMware Site Recovery ile müşteriler artık AWS ortamlarındaki veri merkezleri ve VMware Cloud ortamlarındaki ortamları ve ayrı Kullanılabilirlik Bölgeleri (AZ) ve bölgelerindeki AWS ortamlarında birden fazla VMware Cloud’u koruyabiliyorlar. Ve en son sürümle birlikte, VMware Site Recovery, SDDC başına 1.000 VM’ye iki katına çıkarak, büyük ölçekli ortamların korunması için genel maliyet ve işletme giderlerini azalttı. Elastik DRS, kullanıcı gereksinimlerine göre yük devretme sonrasında SDDC küme ölçeklemesini otomatikleştirerek müşterilerin kaynak yönetimini optimize etmelerini sağlar ve Amazon Elastic Block Store (EBS) ile Elastik vSAN, müşterilerin depola- ma yoğun iş yüklerini koruma maliyetlerini daha da azaltmalarına yardımcı olur. VMware, Dell EMC VxRail’i VMware Site Recovery ile birleştirmek için Dell EMC ile birlikte çalıştı ve AWS üzerinde VMware Cloud’a kapsamlı bir basma düğmesi hatası verdi. Bu, müşterilerin VxRail’den talep üzerine buluta hızlı bir şekilde kurmasını, test edilmesini ve devre dışı kalmasını sağlarken, AWS’de hem VxRail hem de VMware Cloud’a güç veren VMware vSAN hiper-yakınsama altyapısının operasyonel tutarlılığından yararlanır. AWS üzerinde VMware Cloud için VMware Horizon 7, sanal masaüstleri ve uygulamaları için sorunsuz bir şekilde entegre edilmiş bir hibrit bulut sunar. Basit, daha güvenli ve ölçeklenebilir bir çözüm için VMware Cloud’un kurumsal yeteneklerini, VMware Horizon’un lider yetenekleriyle birlikte, AWS üze- rinde birleştirir. VMware ayrıca Horizon 7’nin Hori-
  25. 25. 25 zon Cloud Service ile entegrasyonunu da duyurdu. Bu entegrasyon, AWS’de ve tesis altyapısında hem VMware Cloud hem de Horizon 7 dağıtımları için birleşik görünürlük, sağlık izleme ve yardım masası hizmetleri sağlayacaktır. VMware’in Bulut Hizmetleri Konsolu içindeki VMware Cloud müşterileri için yeni Ürün İçi Des- tek Deneyimi, AWS ve VMware Skyline üzerindeki VMware Cloud hizmete sunuldu. AWS için VMware Cloud, AWS EU (İrlanda), AWS West (N. California) ve AWS East (Ohio) ‘da Q4 2018’de açılması beklenen yeni bölgelerle büyümeye devam ediyor. AWS’deki VMware Cloud, VMware’in kurumsal sınıfını Yazılım Tanımlı Veri’ye taşıyor AWS Cloud’a merkez yazılımı, müşterilerin bulutlara sorunsuzca geçiş yapmasına, talebe göre ölçeklen- mesine ve yeni nesil uygulama stratejileri sunması- na olanak tanıyor. VMware ve IBM, Kurumsal Hibrit Bulut Adaptasyonunu ve Dijital Dönüşümü Hızlandırmak İçin Ortaklığı İlerletiyor VMware ve IBM, kritik önemdeki VMware iş yükle- rinin IBM Cloud’a taşınmasına ve genişletilmesine yardımcı olmak için yeni IBM Hizmetlerini ve Ku- bernet’lerle ve kapsayıcılarla uygulamaların moder- nleştirilmesini sağlamak için yeni entegrasyonları duyurdu. IBM Cloud Private Hosted artık, IBM Cloud üzerinde VMware vCenter Server’a yüklenebilir; bu, ortak bir güvenlik modeli ve özel ağ içinde hem sanal ma- kinelerin hem de konteynerlerin yönetilmesine ve yönetilmesine olanak tanır. VMware Çözümleri için IBM Cloud, müşterilerin uy- gulama geliştirmeye konsantre olabilmeleri için tam olarak yönetilen Kubernetes ortamı sağlayan IBM Cloud Kubernetes Hizmeti ile entegre edilmiştir. IBM, VMware NSX-T Veri Merkezi’nin benimsen- mesiyle sanal bulut ağının kullanımını genişletiyor. NSX-T, IBM Cloud Kubernetes Service ve IBM Cloud Private’ın IBM Cloud’da çalışmasını sağlayan birle- şik bir ağ çözümü sunacaktır. Şirket içi iş yüklerini desteklemek için, VMware vRealize Operasyonları, BT yöneticilerinin heterojen bir altyapıyı tek bir gösterge tablosundan izleyebil- melerini sağlamak için artık IBM Power Systems’ta mevcut. IBM ve VMware, Watson Assistant ve Machine Lear- ning dahil olmak üzere Watson’u MyVMware deste- ğine entegre ediyor müşteri desteğini dönüştürmek için portal. IBM ve VMware ortaklığı, Banca Carige ve CNH’nin VMware çözümleri için IBM Cloud’u da dahil olmak üzere 1.700’den fazla işletmeye yardımcı oldu. VMware, Yeni Bulut Sağlayıcı Platform Çö- zümlerini Duyurdu Müşterilere, uygulamalarını ve iş gereksinimlerini desteklemek için kamu bulut sağlayıcılarına en büyük esnekliği sunma hedefiyle VMware, dünyanın en güçlü şirketlerine inşa edilen yeni ve farklı hizmetler sunmak için OVH, Telefonica, Tieto ve Vodafone gibi Avrupalı ortakları güçlendiriyor. En yaygın olarak kul- lanılan bulut altyapısı. VMware , VMware Bulut Sağla- yıcısı programını çevreleyen aşağıdakileri açıkladı: VMware Cloud Verified İş ortaklarında devam eden büyüme , 27’den faz- la ortak, şu anda yalnızca bir yıl öncesine kadar VMware Cloud Verified adı verilen Avrupa çapında bir düzineden fazla iş ortağı içeriyor. VMware Cloud Onaylı iş ortakları, VMware Cloud altyapısını tama- men kullanmış ve müşterilerin uygulama gereksi- nimlerini desteklemek için performans ve ölçeklen- dirmelerini sağlamış. Bulut Sağlayıcılar için Yeni VMware Tarafından Doğrulanmış Tasarımlar (VVD’ler) artık mevcut olup, ortakların çok çeşitli kullanım senaryoları için VMware bulut altyapısı oluşturup çalıştırmasını ve VMware Cloud Onaylı durumunu elde etmenin hızlı ve kanıtlanmış bir yolunu sağlamasını mümkün kılmaktadır. Bulut Sağlayıcı Platformu’ndaki önceden duyurul- muş çözümler artık VMware Bulut Sağlayıcı Pod, VMware vCloud Director 9,5, Cloud-to-Cloud DR için VMware vCloud Kullanılabilirlik ve VMware vC- loud Usage Insight Service dahil olmak üzere genel olarak kullanıma sunuldu.
  26. 26. 2727 Son yılların en büyük trendlerinden biri olan yapay zeka gümbür gümbür geliyor. 2019 yılında dijital dönüşüm ve yapay zeka alanında büyük değişimler bizleri bekliyor. Yapay Zeka Alanında Bizleri Neler Bekliyor? F orrester tarafından yapılan araştırma yapay zekayı kurumların nasıl kullandığını, yeni ‘dijital işçilerin’ yükselişini ve yapay zeka becerilerine sahip veri profesyonellerinin artan rekabetini gözler önüne seriyor. Acı Yok, Kazanç Yok Çoğu kuruluş yapay zeka konusunda ‘acı yok, ka- zanç yok’ lafını benimsemiş durumda. Forrester’ın yaptığı araştırma birçok analisti aynı çatı altında buluşturmuş. Bu analistler: Michele Goetz, Brandon Purcell, Craig Le Clair, Diego Lo Giudice ve Mike Gu- altieri. Araştırma sonucunda ortaya çıkan detaylara baktığımızda ise; kuruluşların yapay zekayı nasıl kullandıkları, yeni ‘dijital çalışanların yükselişi’ ve yapay zeka becerilerine sahip veri profesyonelleri için artan rekabette büyük değişiklikler görüldüğü ana başlıkları ile yansıtılmış durumda. Raporda yer verilen bir başka konu ise 2019 yılında yapay zeka alanında neler yaşanacağı konusu. Karmaşık Veri, Yapay Zekaya Giriş Yapan Firmaların Çoğunu Boğmaya Devam Edecek Forrester analistleri, yapay zekayı benimseyenler için 1 numaralı zorluğun kaliteli veri olduğunu söylüyor. 2019 yılında yapay zeka tahminlerinin başında kurumsal dünyanın veri mimarisine yatı- rım yapmaya devam edeceği ön görülüyor. Yeni veri mimarileri ile depolanan verilerden anlam yaratmak daha kolay ve hızlı bir hale gelecek. Böylece veri çöplüklerinden kurutularak daha farklı bir veri dün- yasına geçiş yapacağız. Tabii ki bilgi işlem depart- manlarına bu konuda fazlasıyla iş düşüyor. Yatırım- ların yanında bilgi işlem departmanlarının da yükü bir süre daha artmaya devam edecek. İşletmeler Yapay Zeka Yarışına Girecek Forrester analistleri yapay zeka karar vericilerin üçte ikisinin yapay zeka yeteneklerini bulma ve edinme ile fazla zaman harcadığını ayrıca yüzde 83’lük bir kısmının da bu yeteneğe sahip kişileri tutmayla mücadele ettiğini söylüyor. Eğitim eksikli- ği en büyük problemler arasında yer alıyor. Firmalar yapay zeka sistemlerini geliştirecek ve yönetecek insanlara ihtiyaç duyuyorlar. Konu yapay zeka olunca bir okula gitmek ve öğrenim almak imkansız. Bunun yerine endüstri önderlerinin bir araya gele- rek eğitim ortamı yaratması ve kendi sektörleri için geliştirmelerde bulunması gerekiyor. Yapay zeka, sadece arka tarafta çalışacak sistemlerin yönetilme- si ve bunların bakımı anlamına gelmiyor. Bir sosyal mühendislik ortamı yaratılmalı ve buna ek olarak müşteri deneyimi ile birlikte operasyonel uzmanlık konusunda yetkin kişilerle çalışarak yapay zekanın doğru yönlendirilmesi gerekli. Eğer kuruluş olarak yapay zeka alanında bir yol haritanıza yoksa bunu oluşturmak için danışmanlık firmalarına başvurabilirsiniz. Bu tarz firmalar sizle- rin ihtiyaçlarını belirleyerek neler yapmanız gerek- tiğini adım adım ortaya çıkarırlar. Son dönemde yapay zeka teknolojilerini kullanarak işe alım yapan insan kaynakları firmaları bu konu- da ne kadar başarılı olduklarını gösterdiler. Çoğu geleneksel işe alma uygulaması başarısız olduğu- nu kanıtladı ve yeni nesil yaklaşımlar ve araçlar ile çalışan yapay zeka çözümleri ile işe alım yapan firmaların çalışan verimliliğinin daha yüksek olduğu ortaya çıkmış durumda. 2019 yılında da insan kay- najları tarafında yapay zeka kavramının daha fazla yayılarak artacağını tahmin ediyoruz. RPA (Robotik Süreç Otomasyonu) ve Yapay Zeka Güçlerini Birleştirecek Yapılan araştırmalar gösteriyor ki, 2019 yılında iş- letmelerin yüzde 40’ından fazlası dijital işçi yarat- mak için RPA ve yapay zeka teknolojilerini kulla- nacak. Forrester’ın araştırması da bunu destekler nitelikte sonuçlar ortaya koyuyor. Analistler robotik
  27. 27. 2828 süreç otomasyonu momentumunun başladığını söy- lüyor. Şimdiye kadar firmaların bu teknoloji setleri- ni belirgin bir şekilde ele aldığını belirten analistler, bundan sonra çığır açan fırsatlar yaratmak için, RPA plus ve yapay zekanın teknoloji inovasyon zincirini sarsacağına inanıyor ve 2019 yılında bu alanda çığır açıcı sonuçlar bekliyorlar. Bunun yanı sıra Robotik süreçlerde IoT teknolojisinin de önemi büyük. Bu alanda geliştirilecek yeni çözümler ile robotik işçiler ile daha fazla karşılaşır olacağız. Yenilenebilir ve Açıklanabilir Yapay Zeka Modelleri Ortaya Çıkacak Forrester analistleri, anlamlandırıla bilirlik ve izle- nebilirlik söz konusu olduğunda, tüm yapay zaka- nın eşit olarak yaratılamadığını savunuyorlar. Bazı yapay zeka algoritmaları şeffaf ve kolay anlaşılır modeller sunarken bazıları ise opak yapıda olabi- liyor. Bu gibi durumlarda bölgesel kanunlar da işin içine giriyor. Hangi veri kullanılabilir, hangi veri kullanılamaz gibi kanunların da yapay zeka içerisine entegre edilmesi şart. Avrupa’da GDPR ve ülkemizde KVKK kişisel veriler konusundaki çizgileri belirleyen yönetmelikler. Yapay zeka sistemleri hazırlanırken bu yönetmeliklerin de dikkate alınması şart. 2019 yılında yapay zeka uzmanları veri bilimi çalışanları- na daha fazla ihtiyaç duyacak. Yapay Zeka Teknolojilerinden Yararlanan Firmaların Yüzde Onu İnsan Uzmanlığını Tekrar Döngüye Taşıyacak Forrester analistleri; yapay zeka teknolojilerinin, tahminleri yapan, kalıpları tanıyan ve kararları otomatikleştiren modeller oluşturmak için veri- leri analiz etmede olağanüstü olsa da, insan gibi akıl yürütme yeteneklerinden yoksun diyor. 2019 yılında kurumsal dünyanın yapay zeka teknoloji- leriyle birlikte yeniden keşfedileceği öngörülüyor. Firmalar uzman mühendisleri ve dijital karar verme platformlarını, çıkarım kurallarını ayıklamak, kod- lamak ve bilgi grafiklerini oluşturmak için yeniden keşfedecekler. Yapay zekanın gücü veriden geliyor. Bilgi mühendisliğinin gücü ise insan bilgeliğin- den. Birlikte kullanıldığında, işletmeler yapay zeka uygulamalarının gelişimini önemli ölçüde hızlandı- rabilirler.
  28. 28. 2929 Yapay Zeka Alanında 2018 Nasıl Geçti? Yapay zekâ alanında uzman bilim adamları, vizyo- nerler ve danışmanların tecrübelerinden faydala- narak PwC tarafından hazırlanan Yapay Zeka Ön- görüleri 2018 raporundaki 8 öngörü; yapay zekânın şirket organizasyonlarında nasıl bir yer bulacağına ve şirketlerin çalışanlarını bu konudaki yeniliklere nasıl hazırladıkları hakkında ilginç bilgiler içeriyor. PwC’nin Yapay Zeka Öngörüleri 2018 Çalışmasına Göre Yüzde 78’i; iş yüklerini dengelemeye yardımcı ola- caksa bir yapay zekâ yöneticisi ile çalışmaya hevesli, Yüzde 65’ine göre; yapay zekâ çalışanları monoton işlerden kurtaracak, Yüzde 64’üne göre; yapay zekâ uygulamaları çalışanlara yeni iş fırsatları sunacak, Yüze 50’si; bir projeyi daha verimli yönetmesine yardımcı olan bir yapay zekâ sistemini kullanmaya istekli. Rapora göre çalışanlar, doğru bir altyapı çalış- masıyla yeni dönemde sanılanın aksine işlerini kaybetmeyecek, üstelik yapay zekânın süreçlere entegrasyonuyla eskisine göre çok daha verimli çalı- şabilecekler. Yapay zekâ dendiğinde çoğu kişinin aklına ilk gelen, dünyanın en ünlü satranç ustasını yenebilen bir robot. Ancak yapay zekâya sahip robot tek başına hiçbir zaman yeterli değil, bir işe yaraması için kar- şısında onu programlayan veya kullanan bir insanın olması gerekiyor. Geleceğin iş dünyasına da yön verecek olan bu kolektif yaklaşımla, çalışanların önemi giderek artacak. Kendini tekrarlayan bazı iş türlerinde insana ihtiyaç azalsa da, bu mesleklerin yerini alacak yeni iş kolları sayesinde, yapay zekâyla çalışma becerisine sahip çalışanların değeri arta- cak. Üstelik yapay zekâ entegrasyonuna bağlı olarak mevcut mesleklerdeki beceri ihtiyaçlarının değişimi ile yepyeni çalışma şekilleri ortaya çıkacak. Yapay zekâ artık hayatımızda ve gerçek. Özellikle bu alandaki ilerlemelerin hızı göz önünde bulundurul- duğunda, orta ve uzun vadede etkilerini şimdiden net olarak kestirebilmek kolay değil. Sıklıkla yapay zekâ ve robotların insanların işlerini ellerinden alacağı gündeme gelse de, bu teknolojilerle ortaya çıkacak fırsatları da göz ardı etmemek gerekiyor. Bu nedenle şirketlerin yapay zekâyı işleri ve çalışanları açısından tehdit yerine fırsata çevirebilmesi için çok geç olmadan bu alandaki gelişmeleri yakından takip etmesi, çalışanlarını ve çalışma ortamlarını yeni teknolojiler ışığında gözden geçirmesi şart. Yapay Zeka Neleri Değiştirecek? Öncelikle şunu belirtmeliyiz ki, yapay zekâ önce çalışma ortamını etkileyecek. Çalışanlar sıkıcı birçok iş yükünden kurtularak daha verimli çalışma ortam- larına sahip olacaklar. Yapay zekâ pratik uygulamalara dönüşerek daha faz- la işe yaramaya başlayacak. Birçok alanda otomatik çözümlerin kullandığına şahit oluyoruz ve olmaya da devam edeceğiz. Ayrıca komplike servislerin de yapay zeka çözümleriyle birlikte otomatikleştirildi- ğini göreceğiz. Yapay zekâ veri analizi konusundaki soruları yanıt- lamaya yardımcı olacak. Geçmişten günümüze en büyük sorunlardan biri olan analiz işlemlerin daha hızlı ve daha doğru yapılanması sağlanacak. Yapay zekânın ihtiyaç duyacağı yeteneklerin kim- ler olacağı sorusuna teknik uzmanlar değil işlevsel uzmanlar karar verecek. Teknik uzmanlar daha çok arka planda yer alarak istenilen yeteneklerin ortaya çıkarılması için çalışmalarını sürdürecekler. Yapay zekâ nedeniyle organizasyonlar siber saldırı- lara daha açık hale gelse de, bu siber savunmaları- nın güçleneceği anlamına da gelecek. Siber güven- liğe bakış açısı yavaş yavaş değişim gösterecek ve yatırımlar geliştirmelerle birlikte eş zamanlı olarak yapılarak güvenlik geliştirmesi de sağlanacak. Yapay zekânın verdiği kararların ardındaki nedenler daha anlaşılır ve kolay açıklanabilir hale gelecek. Şimdiler de bu tarz kararların nasıl alındığını çöz- mek için raporların içinde boğuşurken gelecekte bu durum birkaç tuş ile çözülecek. Ülkeler yapay zekânın dev araştırma pastasını pay- laşmak üzere birbirleriyle yarışacaklar. Bu konuda Türkiye olarak yatırım yapmamız şart. Eğer ülke- mizde eğitimli insan gücü barındırırsak sırtımız yere gelmez. Yapay zekânın sorumlu kullanımı ile ilgilenenler sa- dece teknoloji şirketleri değil, organizasyonların pay- daşları da olacak. Teknoloji geliştirirken bu detayı da unutmamız ve oan göre hareket etmemiz gerekiyor.
  29. 29. 30 Ocak 2018’den bu yana %82 oranında değer kaybeden kripto para piyasası, yalnızca son bir haftada 65 milyar dolardan fazla eridi. Birçok kripto para birimi çift haneli değer kaybederken, Türkiye’deki yatırımcıların yerli kripto para platformlarındaki işlem hacmi geçtiğimiz dönemde 1 haftada %72, son 1 ayda ortalama %37 arttı. Peki bu beklenmeyen ilgi neden? Türkiye’deki Kripto Para İşlem Hacmi Neden Artıyor? 2018 yılının ilk çeyreğinden bu yana küçülen kripto para piyasaları yeni bir değer kaybı kriziyle karşı karşıya bulunuyor. Kripto para birimlerinde yaklaşık bir haftadır süren keskin düşüşler, işlem hacmi ve pazar büyüklüğünü de daralttı. Piyasalardaki hare- ketliliği analiz eden uluslararası kripto para işlem platformu Bitmarex, son 1 ayda %35 küçülen küre- sel kripto para piyasalarının hacminin 145 milyar dolara gerilediğini açıkladı. 2018 Ocak ayıyla kı- yaslandığında ise kayıp %82’ye ulaşıyor. Globaldeki düşüş trendindin aksine Türkiye’deki yerli kripto para platformlarındaki işlem hacmi, son 1 haftada %72 yükselirken, 1 aydaki toplam artış ortalama %37 oldu. En Değerli 100 Kripto Paradan Yalnızca 4’ü Değer Kaybetmedi Piyasa hacmine göre en değerli 100 kripto para biri- mini inceleyen çalışmada ilginç detaylar gün yüzü- ne çıkmış durumda. İlk 100’de yer alan kripto para birimlerinden yalnızca dördünün son bir haftada
  30. 30. 31 değer kaybetmediğini görüyoruz. Bunlar, stabil krip- to para (stablecoin) olarak adlandırılan çoğunluğu dolara endeksli kripto paralar : True USD (TUSD), USD Coin (USDC), Paxos (PAX) ve Dai (DAI). Bitcoin Cash’deki çatallanma sonucunda, en büyük değer kayıplarından biri Bitcoin’de (BTC) yaşan- dı. Geçtiğimiz hafta 6.350 dolar seviyelerinde olan Bitcoin, 21 Kasım 2018 itibarıyla 4.450 dolara kadar geriledi. Bir haftada değerinin üçte birini kaybeden kripto para birimi kan kaybetmeye devam ediyor. Son 2 haftalık süreçte Ripple (XRP), Ethereum’u geride bırakarak Bitcoin’in ardından piyasa değeri açısından en değerli kripto para haline gelmiş olsa da son 1 hafta içerisinde yaşanan kayıplardan o da payını aldı. Geçen hafta 0,54 dolar seviyelerinde olan Ripple, %15 değer kaybederek 0,44 dolara ka- dar geriledi. Rus girişimciler tarafından geliştirilen ve piyasanın en güvenilir kripto paralarından biri olan Ethereum (ETH), geçtiğimiz hafta 208 dolar se- viyelerindeyken, %35 değer kaybederek 21 Kasım’da 133 dolar seviyelerine kadar indi. Yasal Düzenlemeler Gerçekleşmeden Kripto Para Piyasaları Dengelenmeyecek Kripto para piyasalarındaki ani değerli kaybının beklenenden fazla olduğu kesin. Sene başından bu yana piyasalara hakim olan stresin bir türlü dağıla- mamasına ek olarak; Uluslararası Para Fonu, Avrupa Merkez Bankası ve ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu tarafından yapılan olumsuz açıklamalar ve Çin kripto para borsalarında yaşanan hırsızlık va- kaları, düşüşü hızlandırdı diyebiliriz. Ayrıca Bitcoin Cash’in iki ayrı para birimine bölünmesinin diğer para birimlerini istikrarsızlaştırabileceği endişe- leri de satışları artırdı. Kripto para piyasalarındaki olumlu ya da olumsuz kararsızlıkların dengeli bir hal almasını sağlamak, sanıyoruz ki yasal düzenle- meler yapılmadan pek de mümkün olmayacak. Türklerin Kripto Para Heyecanı Hat Safhada Dünya genelinde kripto paraların değeri düşerken Türkiye’de ise rakamlar alımların yaşandığını ve Türk kripto para piyasasının hacminin arttığını görüyoruz. Bunun başlıca nedeni yatırımcıların fırsatları kovalaması. Al-Sat yaparak kripto para pi- yasalarından medet umuyoruz. Bu konuda ne kadar başarılıyız derseniz, elimizde fazla bilgi olmadığını söylemeliyim. Fakat başta da belirttiğim rakamlara göre aylık bazda yüzde 40’lara yaklaşan bir hacim artışı görmekteyiz. Bu rakam aynı zamanda Tür- kiye’de faaliyet gösteren kripto para borsalarına güvenin arttığının bir göstergesi. Bu da oldukça sevindirici bir durum diyebiliriz. Eğer yerli krip- to para borsalarımız sadece bizlerin değil yabancı yatırımcıların da dikkatini çekerse, gelecekte kripto para konusunda Türkiye olarak daha güzel günler yaşamamız mümkün. Yatırımcılar olarak bu konuya odaklanıp çalışmalarımızı bu yönde sürdürmemiz gerekiyor. Kripto Para Piyasasındaki Güzel Beklentiler 2019’a Kaldı Tahminlerimize göre 2019, iyi ve güçlü değer artışlarının yılı olacak. Bazı kripto paralar şimdi- den olumlu sinyaller veriyorlar. Piyasalarda, talep toplamaya ve yukarı yöne doğru bir haraketlilik var. Hemen her gün tüm medyada devletlerin, global şir- ketlerin bu alanda yaptıkları proje ve işbirliklerinin haberlerine tanıklık ediyoruz. Özellikle Malta, bu alanda neredeyse başkent olma yolunda hızla ilerli- yor. Sektörün büyük oyuncuları ve teknoloji şirket- leri Malta’da konuşlanmaya başladılar. Türkiye Ser- maye Piyasaları Birliği Başkanı geçtiğimiz günlerde, 2019 yılında dijital paralarla ilgili ciddi gelişmelerin olacağını açıkladı. Önümüzdeki yıl ICO’ların serma- ye piyasası disiplinine girmesi için bazı çalışmaların yapılacağını belirtti. Bunlar çok olumlu ve yüzümü- zü güldüren gelişmeler. Diğer ülkeleri de inceleyip burada Türkiye’yi doğru konumlamak gerekiyor. Gö- nül ister ki; ülkemiz bu alanda daha atak olup, hızlı aksiyon alabilsin ve bayrağı bizler taşıyalım. Dünya- nın gittiği bu yönde, biz de ülke olarak geleceği inşa edenler arasında yer alalım.

×