Ekonomik Bunalım

Bunalımlar kapitalizmin olağan parçası sayılıyordu.
Üretim ile tüketim arasındaki dengesizlik nedeniyle kriz kaçınılmazdı.
Aşağı yukarı on yıllık aralarla , büyüme dönemini daralma dönemleri izliyordu.
Bilimsel buluşlar ve teknolojide yenilikler
Sanayiye uygulanması          Talebin artması
Arz’ın artması       Talebin doyurularak azalması
Fabrikaların iflası veya yeni arayışlar     Bilimsel
buluşlar ve teknolojide yenilikler      Sanayiye
uygulanması
MODERN DÜNYANIN EN AĞIR
       BUNALIMI
KÜKREYEN 20’LER
1920‟ler psikolog Emile Coue‟ nin 10 yılıydı.

“ Her gün her bakımdan iyiye gidiyorum “
Depremin merkez üssü ABD ‘ idi.


I.Dünya savaşı sonrasında önemli ölçüde altın stoğu vardı.

Biriken sermaye başta Florida olmak üzere gayrimenkule ve toprağa
yönelmişti.

Bu yatırımlar hızını kaybedince para borsaya yatırılmıştı.

Temel malların üretim fazlası olması kriz yaratıyordu. Ancak bu mallar
stoklanarak fiyatlarının hızla düşmesi önleniyordu.

( aşırı üretim , spekülasyon ve talep azlığı krizi hazırlamaktaydı.)
LAĠSSEZ- FAĠRE
DOW-JONES
1923- 1929 yılları arasında borsa çok iyi kazandırıyordu.
Faiz oranları %7 „den % 15 yükselmişti.

Borsadaki bu hızlı yükselişin iyiye doğru bir gidiş olmadığının farkında
olanlarda vardı.

Kağıt alımlarının kısıtlanması gerektiğini de düşünüyorlardı ancak borsa
çökerde bunun sorumlusu oluruz diye cesaret edemiyorlardı.
Çünkü insanlar borsaya büyük umutlar bağlamışlardı.

Elinde parası olan borsaya yatırıyor, parası olmayan da para bulabilmek
için evini satıyordu.
Taksitli kağıt alımı bile söz konusuydu.

Bu da gerçekte borsada olmayan paranın borsadaymış gibi işlem
görmesine neden oluyordu.
KARA PERġEMBE
Bankalar , aracı kurumlar , fabrikalar , ticarethaneler derken batış
  bir girdaba dönüştü.

  O yılın sonunda Amerikan ekonomisinden 30 milyar dolar buharlaştı.

  Kimsenin cebine girmedi, kimseyi zengin etmedi , sadece buharlaştı.




ABD’de kriz 1929- 1933
BÜYÜK ÇÖKÜġ
BÜYÜK ÇÖKÜġÜN NEDENLERĠ

1- Gelir dağılımı dengesizliği

2- Şirketlerin mali durumları arasındaki dengesizlik

3- Bankaların yapılanmalarındaki bozukluk

4- Dış ödemeler dengesindeki bozukluk

5- Ekonomi yönetimindeki tecrübesizlik

6- Parada altın standartındaki ısrar.
Gelir dağılımındaki bozukluk
1929‟da zengin şüphe götürmeyecek derecede zengindi.

Nüfusun %5 i çok yüksek gelire sahipti ve tüm ülkedeki şahsi gelirlerin takriben
üçte biri bunlarda toplanıyordu.
Müflis Bankalar
O tarihlerde bankaların yapıları hakikaten çok zayıftı. Günde 4- 5 banka
açılıyordu.Sermaye kuralları , rezerv ve kredi oranlarını belirleyen yasaları ile
şirketlerin mali tablolarının güvenilirliğini sağlayan yasalar yoktu.
Bu yüzden yatırımcı senedini aldığı firma hakkında yeterince bilgiye sahip
olamıyordu.

Yine ticari bankaları yatırım bankalarından ayıran yasalar da mevcut değildi
Bu zayıflık birbirlerine bağlı olmayan çok miktarda bankanın durumlarından
da belli oluyordu.

Bir banka iflas ettiği zaman, mevduat sahipleri paralarını çekme yarışına
girdiklerinden diğer bankalarda batıyordu ve bankalar birbiri ardına iflas
ediyorlardı.

Günde iki bankanın batması doğal sayılmaya başlamıştı.Ekonominin kötü
gidişi ile bu olayın doğal sayılmaması gerektiği düşünülmeye başlandı.
Bankalardaki düşük faiz oranları insanları
harcama yapmaya teşvik ediyordu.
Hisse senedi ve gayrimenkul gibi yatırımlar
artıyor, bu da ülkede gereksiz bir fiyat
artışına yol açıyordu.
 Bu fiyat artışındaki patlama fiyatların aniden
düşmesine yol açınca halk fakirleşti, hisse
senetlerinin değeri 0 a düştü.
Talep yetersizliği ve üretimin durması gibi
sorunlar ortaya çıktı.
1933‟de konut kredilerinin yaklaşık yarısı
zamanında ödenememişti.
Günde 1000 kadar ev sahibinden alınıyordu.
6 milyar 500 milyon dolarlık kişisel borcun
1 milyar 400 milyonu otomobil alıcılarına
aittir.
Ekonomi yönetimindeki tecrübesizlik.
20‟li yıllarda politikacılar liberal ekonominin en iyi sistem olduğuna inanırlardı.
“ Laissez- faire “ / “ müdahale etmeyin rahat bırakın “ politikasının uygulanması ile
ekonominin kendi yolunu bulmasını bekleyen politikacılar toplumsal maliyetin ne
kadar büyük olabileceğini gördüler.

Başkan Hoover , müdahale etmesi gerektiğine karar verdiğinde hem çok geçti ,
hemde nereye nasıl müdahale edeceği konusunda tecrübesizdi.

Krizin ABD‟nin ekonomik yapılanmasından doğduğunu göremediler. İşsizliği
yenmek için Amerikan sanayisinin korunması gerektiğini düşünüyorlardı.

Bunun için gümrük duvarlarını yükselttiler. Avrupalılarda aynı şeyi yapınca ABD‟li
sanayiciler ihracat yapamaz oldular.
SavaĢ Borçları

Amerika dünya üzerindeki net kreditördü.

Herkese savaş yüzünden borçlar vermişti.

İngiltere‟nin ABD‟ ye olan borcu ulusal gelirinin yarısına , Fransa‟nın ise
üçte birine ulaşmıştı.
Fransa‟nın borçları Almanya‟nın Fransa‟ya ödeyeceği savaş borçları ile
bağlantılı idi.
1928‟de dünyadaki tüm sermaye yatırımlarının yarısı Almanya‟da idi.
Borçlarını ödeyebilmek içinse yeni yatırımlara ve borçlara ihtiyacı vardı.
Borçlarını ödeyemeyen ülkelerin bu parayı hizmet ve mal karşılığında
ödemesi denendi fakat bu da ABD nin kendi mal ve hizmet sektörüne bir
darbeden başka bir şey değildi.

Son çare olarak gümrük duvarları koyma yoluna gidildi ancak bu da
yalnızca dış ticareti küçülttü.
Yüksek gümrük tarifeleri ithalatı kısıtlıyordu ve ihracatın ithalattan fazla
olmasını temin ediyordu.

Sonuçta Amerika hesapsızca vermiş olduğu kredileri geri alamadı.

Savaş borçları 1932‟de durduruldu. Sadece Finlandiya borçlarını
ödemiştir.
ġirketlerin mali güçleri
1870'li yıllarda Amerika‟da irili ufaklı pek çok şirket varken I. Dünya Savaşı‟nın
getirdiği zorluklar karşısında küçük şirketler birleşmek zorunda kalmış ve
savaş sonrasında tekeller oluşturmuşlardır.

Öyle ki 1929 yılına gelindiğinde Amerikan ekonomisinin %50‟si üzerinde söz
sahibi olan holding sayısı 200 kadardı.

Bu da tek bir holdingin bile iflasının ekonomiyi sarsmaya yeteceğini
gösteriyordu.
ÖNLEMLER
Günde 1 $
Dorothea Lange'nin Göçmen
Annesi;
32 yaşındaki yedi çocuk annesi
üzerinde odaklanarak
Kaliforniya'daki yoksul bezelye
toplayıcılarını gösteriyor.
(Mart 1936)
ROOSEVELT – NEW DEAL


    1936 yılına gelinceye kadar, Karaderili
    Amerikalılar , Lincoln‟in hatırına
    Cumhuriyetçilere oy verirdi.
    Gelenek 1936 „da yıkıldı. O yıl Amerikanın en
    büyük 12 şehri Demokratlara yani Roosvelt‟e oy
    verdi.

    Roosevelt “ New Deal” ı 1930-37 yılları arasında
    uygulama fırsatı buldu.

    Amerikan ekonomisi tarihinde ilk kez devlet
    müdahalesine maruz kalıyordu.
Roosevelt işe bankacılık sektörüyle başladı.
                         İlk kez Merkez Bankası kuruldu.
                     Mevduatlar devlet güvencesine alındı.
Bankacılık sisteminin düzeltilebilmesi için 500 kadar yeni düzenleme yapıldı.
   Devlet kendi kontrolü altında olmak kaydıyla sanayicilerin yüksek fiyat
 uygulamalarına izin verdi ve yine bu amaca uygun olarak üretim sınırlandı.
   Talep sorunun çözmek için de, devlet yüksek sayılabilecek bir düzeyde
                        minimum reel ücretleri belirledi.
       Çalışma saatleri azaltılarak işsizlik sorunu çözülmeye çalışıldı.
               Tarımda da bir takım yeni programlamalar yapıldı.
    Ancak bu programlar bazı yönlerden birbirleriyle çelişir durumdaydı.
 Devlet bir taraftan fiyatları yüksek tutmak için üretim kotası koyarken diğer
taraftan da ne üretirlerse üretsinler belli yükseklikte bir fiyata bunları almayı
                                  vaad ediyordu.
  Bu da çiftçilerin daha fazla üretim yapmak istemelerine neden oluyordu.
Roosevelt‟in devlet harcamaları politikası ise bir denge politikasıydı.

Devlet müdahalesine karşı olan sanayicileri küstürmemek için özel
sektörün ilgilenmediği büyük yatırımlar gerektiren alanlarda harcama
yapılıyordu.

Bu sektörlerde açılan iş alanlarıyla da işsizliğin azaltılmasına ve talebin
arttırılarak düşük talep sorununun çözülmesine çalışılıyordu.
ALINAN BAŞLICA ÖNLEMLER

•“ Banking Act “ - Bankacılık yasası
• “Agricultural Adjustmend Act “ – Tarımsal düzenleme yasası
• “ Natıonal Industrial Recovery Act “ – Ulusal sanayi canlandırma yasası
• “ Tennessee Vadisi Yönetimi “ – Büyük imar çalışmaları ( Yoksul kesimlere
                                 alt yapı çalışmalarının ulaşması ve iş olanağı)

•“ Wagner Yasası “ - Toplu sözleşme yasası
• Sosyal güvenlik yasası – hastalık , yaşlılık sigortası
Bir süre işler iyi gitti ancak 1937 „de ekonomi bir kez daha çöktü.
Ekonominin çökme nedeni olarak bütçenin denk olması inancı gösterildi.
Roosvelt kendi programında kısıntıya gitmiş , işsizliğin 1,5 milyon artması ile yeni
bir durgunluk dönemi başlatmıştı. Tarım ödeneklerinin kesilmesi ile de 4 milyon
Amerikalı daha işsiz kaldı.
Bu durum Roosvelt‟in sözüne sadık kalmaktansa ödün vermeyi tercih ettiği
şeklinde yorumlandı.
Günümüzde kapitalist ekonomiler Keynes‟in önerileri ile yönetilir. „‟30‟lu yıllarda ise
hayır.
Roosvelt çöküntü dönemlerinde devlet harcamalarını arttırsa idi başarısız olmazdı.
Keynes‟in haklılığını 2. Dünya Savaşı ortaya çıkaracaktır.



Ancak herşeye rağmen alınan önlemler halkın yeniden demokrasiye olan inancını
yenilemişti.
Liberal kapitalizme artık “ refah devletinde” geçerli olan uygulamalar eşlik
ediyordu.
ABD‟nin krizden tamamen çıkması 2.Dünya savaşı için silahlanma çabaları ile
mümkün olacaktı.
**Keynes Devrimi


Kapitalist sistemin yaşadığı bunalımın nedeni talep yetersizliği olarak
saptanınca çare kendiliğinden ortaya çıkıyordu. Bu çare talebi arttırmaktı.
Para ve maliye politikasıyla yeterli canlanma sağlanamazsa, devlet harekete
geçecek ve yatırım harcamalarını artıracaktı. Yani devlet müdahalesiyle
sistem kurtarılacak ve sistem ayakta tutulabilecekti.
DÜNYANIN GERĠ KALANI

I. Dünya Savaşı sadece Avrupa‟da zarar vermişti. Ekonomik kriz ise her yerde.

1930 – 1931 „de 12 ülke 10‟u askeri darbe ile hükümet yada rejim değiştirdi.

Dış ticaretleri birkaç ürüne bağlı olan ülkeler çöktü. Brezilya , Arjantin,
Avustralya , Şili , kolombiya , Meksika , Hollanda, Venezuella gibi.
ABD




            Fransa




                     Almanya
İngiltere
Depresyonu yenerek tam istihdama ulaşan ilk sanayi ülkesi,
Almanya'dır.

 Almanya,direkt serbest döviz transferi olmaksızın malın malla
mübadelesini gerçekleştirmek imkânını sağlayan bir counter-
trading modelini benimsedi serbest döviz piyasalarında ihracat
mallarına uygun fiyatla alıcı bulamayan memleketlerin müşterisi
durumuna geçti.

Tarım ekonomilerinin ihracat mallarını yüksek bedelle satın aldı ve
onlara kendi sanayi ürünlerini sattı.

Planlama ve benzeri yöntemlere başvuran ABD ile Fransa gibi
demokrasiler ılımlı çözümlere yönelirken, Almanya'da işsizler nazi
totalitarizminin çılgınlıklarına kapıldılar.

Böylece bunalım, II. Dünya Savaşı'nın başlıca nedeni olacaktı.
Krizin sonuçları

       1929 Dünya Bunalımı, yeni bir paylaşım savaşına yol açmıştır.

   Savaş sonrasında ortaya çıkan ve kapitalizmi tehdit eden bir konuma
   gelen iki kutuplu dünya, sistemi yeni bir sosyal devlet ekonomik
                       yapılanmaya zorlamıştır.

     1929 Bunalımı‟ndan da karlı çıkan kesimler olmuş, yeni zenginler
                             türemiştir.

   Fakat, küresel bir çöküş olması dolayısıyla, toplam tüketimin büyük bir
düşüş göstermesi, finans piyasalarının yeterince gelişmemiş olmasından
ötürü sermayenin üretime bağımlılığının bu güne oranla çok daha yüksek
       olması sonucunda kar oranları da ciddi biçimde gerilemiştir.
Önce ekonomik kriz ve ardından yaşanan paylaşım savaşı, sömürgecilik karşıtı
ve bağımsızlık yanlısı hareketleri güçlendirmiş; Batı‟nın temsil ettiği adaletsiz
düzeni reddeden, ancak Sovyet yörüngesine de girmek istemeyen ülkeler
“Bağlantısızlar Bloku”nu oluşturmuşlardır.


Mısır‟da Müslüman Kardeşler (1928)
Hindistan‟da Gandi‟nin ikinci harekatı (1931) gibi.
II. Dünya SavaĢı


II.Dünya savaşının kapıları 1931‟de açılmıştır.
Ulusalcı, savaş yanlısı , fiilen saldırgan rejimler eş zamanlı olarak ortaya
çıkmıştır. ( Almanya , Japonya , İtalya )
Sol kesim ise SSCB dışında çok zayıflamıştır.
Büyük bunalımdan marksitlerin beklediği dünya devrimi değil, irili , ufaklı
Diktatörlükler ve faşizm doğmuştur.
Kendine yetme çabası

1929 Bunalımı‟nın en önemli sonuçlarından birisi de, altın standardının
yıkılışını kolaylaştırmasıdır.

1929 Buhranı, önce Amerika Birleşik Devletlerinin sermaye piyasasında bir
panik biçiminde ortaya çıkmış, sonra da bu ilkenin sanayi üretiminde ve
istihdam düzeyinde aşırı düşüşler biçiminde etkisini göstermiştir.
 Sonuçta, bu ülkenin ithalatı birdenbire azalmış ve dış dünyaya sağladığı
krediler kesilmiştir.
Amerika‟da gelişen bu olaylara diğer ülkelerin gösterdikleri ilk tepki, altın
standardından ayrılmak ve dış alımlar üzerine kısıtlamalar koymak biçiminde
olmuştur.
Serbest ticaret ilkesinden vazgeçen ülkeler çeşitli önlemler almaya
başlamışlardı. 1931- 1932‟de İngiltere ,Kanada, İskandinav ülkelerinin tamamı
ve ABD, 1936‟da belçika, Hollanda ve Fransa altın standartından vazgeçtiler.
Bütün ülkeler kendine yeterli birer ekonomiye dönüşmek için ulusal
kaynaklarının tamamını harekete geçirdiler.
NOT:
Kitlesel iĢsizlik

Büyük Bunalım en çok sanayileşmiş şehirleri vurmuş, bu kentlerde bir
işsizler ve evsizler ordusu yaratmıştır. ( 12 milyon ABD‟de , 5 milyon
Almanya‟da). Üstelik sosyal güvenlik sistemleri yoktu.

Bunalımdan etkilenen birçok ülkede inşaat faaliyetleri durmuş; tarım ürünü
fiyatlarındaki %40-60'lık düşüş, çiftçileri ve kırsal bölge nüfusunu kötü
etkilemiştir.
Talebin beklenmedik düzeyde düşmesi nedeniyle madencilik alanı buhranın
en fazla etkilendiği sektörlerden biri olmuştur.

Bunalım dünyada 50 milyon insanın işsiz kalmasına, yeryüzündeki
toplam üretimin %42 oranında ve dünya ticaretinin de %65 oranında
azalmasına neden olmuştur .
Terkedilmiş topraklar, kapatılmış fabrikalar, işlemeyen bürolar,
gecekondulara sığınan aileler (Gecekondular dönemin başbakanının adı ile
Hooverkondu olarak anılıyordu),
iş aramak için vagon kapılarına asılarak yollara dökülen 2 milyon Amerikalı;
Amerikanın, edebiyatçı John Steinbeck (Gazap Üzümleri), fotoğrafçı
Dorothea Lange ve sinemacıların şekillendirdiği acıklı ve hüzünlü yüzünü
yansıtıyordu.
***Sırça kümes – Tennessee Williams,
 Bülbülü öldürmek – Harper Lee ,
 Cadillak man (film )
İşsizlik siyaset alanında derin ve öldürücü
bir yara oldu.
Alman komünist Parti üyelerinin % 85‟i
işsizdi.
Devletçilik
Kapitalist ekonomili ülkelerde hükümetlerin ekonomik yaşama
karışmaları artmış hatta bu karışma para ve maliye politikalarının
sınırlarını bile aşmıştır.
 Ekonomik liberalizm derin bir çöküş yaşamış. Geriye ılımlı kapitalizm ,
marksist komünizm ve faşizm kalmıştır.
( Rusya , İtalya , Almanya – otoriter ve faşist yönetimlere geçiş)
Planlı Ekonomi Devri
SSCB kriz sırasında 5 yıllık kalkınma planları ve geniş çaplı kollektifleşme ile
hızla sanayileşmekteydi.
1929‟dan 1940‟a kadar sanayi üretimi 3 kat arttı.
1929‟da Dünya imalat üretimindeki payı % 5 iken 1938‟de % 18 oldu.
Batılı devletler açısından sosyalizm somut bir tehlike haline geldi.

Plan , planlama sözcüğü batıda benimsendi.
Hitler bile 4 yıllık bir planı 1933‟de yürürlüğe koydu.

1929 büyük buhran

  • 2.
    Ekonomik Bunalım Bunalımlar kapitalizminolağan parçası sayılıyordu. Üretim ile tüketim arasındaki dengesizlik nedeniyle kriz kaçınılmazdı. Aşağı yukarı on yıllık aralarla , büyüme dönemini daralma dönemleri izliyordu.
  • 3.
    Bilimsel buluşlar veteknolojide yenilikler Sanayiye uygulanması Talebin artması Arz’ın artması Talebin doyurularak azalması Fabrikaların iflası veya yeni arayışlar Bilimsel buluşlar ve teknolojide yenilikler Sanayiye uygulanması
  • 4.
    MODERN DÜNYANIN ENAĞIR BUNALIMI
  • 5.
  • 6.
    1920‟ler psikolog EmileCoue‟ nin 10 yılıydı. “ Her gün her bakımdan iyiye gidiyorum “
  • 7.
    Depremin merkez üssüABD ‘ idi. I.Dünya savaşı sonrasında önemli ölçüde altın stoğu vardı. Biriken sermaye başta Florida olmak üzere gayrimenkule ve toprağa yönelmişti. Bu yatırımlar hızını kaybedince para borsaya yatırılmıştı. Temel malların üretim fazlası olması kriz yaratıyordu. Ancak bu mallar stoklanarak fiyatlarının hızla düşmesi önleniyordu. ( aşırı üretim , spekülasyon ve talep azlığı krizi hazırlamaktaydı.)
  • 8.
  • 9.
  • 10.
    1923- 1929 yıllarıarasında borsa çok iyi kazandırıyordu. Faiz oranları %7 „den % 15 yükselmişti. Borsadaki bu hızlı yükselişin iyiye doğru bir gidiş olmadığının farkında olanlarda vardı. Kağıt alımlarının kısıtlanması gerektiğini de düşünüyorlardı ancak borsa çökerde bunun sorumlusu oluruz diye cesaret edemiyorlardı. Çünkü insanlar borsaya büyük umutlar bağlamışlardı. Elinde parası olan borsaya yatırıyor, parası olmayan da para bulabilmek için evini satıyordu. Taksitli kağıt alımı bile söz konusuydu. Bu da gerçekte borsada olmayan paranın borsadaymış gibi işlem görmesine neden oluyordu.
  • 11.
  • 12.
    Bankalar , aracıkurumlar , fabrikalar , ticarethaneler derken batış bir girdaba dönüştü. O yılın sonunda Amerikan ekonomisinden 30 milyar dolar buharlaştı. Kimsenin cebine girmedi, kimseyi zengin etmedi , sadece buharlaştı. ABD’de kriz 1929- 1933
  • 13.
  • 14.
    BÜYÜK ÇÖKÜġÜN NEDENLERĠ 1-Gelir dağılımı dengesizliği 2- Şirketlerin mali durumları arasındaki dengesizlik 3- Bankaların yapılanmalarındaki bozukluk 4- Dış ödemeler dengesindeki bozukluk 5- Ekonomi yönetimindeki tecrübesizlik 6- Parada altın standartındaki ısrar.
  • 15.
    Gelir dağılımındaki bozukluk 1929‟dazengin şüphe götürmeyecek derecede zengindi. Nüfusun %5 i çok yüksek gelire sahipti ve tüm ülkedeki şahsi gelirlerin takriben üçte biri bunlarda toplanıyordu.
  • 16.
    Müflis Bankalar O tarihlerdebankaların yapıları hakikaten çok zayıftı. Günde 4- 5 banka açılıyordu.Sermaye kuralları , rezerv ve kredi oranlarını belirleyen yasaları ile şirketlerin mali tablolarının güvenilirliğini sağlayan yasalar yoktu. Bu yüzden yatırımcı senedini aldığı firma hakkında yeterince bilgiye sahip olamıyordu. Yine ticari bankaları yatırım bankalarından ayıran yasalar da mevcut değildi Bu zayıflık birbirlerine bağlı olmayan çok miktarda bankanın durumlarından da belli oluyordu. Bir banka iflas ettiği zaman, mevduat sahipleri paralarını çekme yarışına girdiklerinden diğer bankalarda batıyordu ve bankalar birbiri ardına iflas ediyorlardı. Günde iki bankanın batması doğal sayılmaya başlamıştı.Ekonominin kötü gidişi ile bu olayın doğal sayılmaması gerektiği düşünülmeye başlandı.
  • 17.
    Bankalardaki düşük faizoranları insanları harcama yapmaya teşvik ediyordu. Hisse senedi ve gayrimenkul gibi yatırımlar artıyor, bu da ülkede gereksiz bir fiyat artışına yol açıyordu. Bu fiyat artışındaki patlama fiyatların aniden düşmesine yol açınca halk fakirleşti, hisse senetlerinin değeri 0 a düştü. Talep yetersizliği ve üretimin durması gibi sorunlar ortaya çıktı. 1933‟de konut kredilerinin yaklaşık yarısı zamanında ödenememişti. Günde 1000 kadar ev sahibinden alınıyordu. 6 milyar 500 milyon dolarlık kişisel borcun 1 milyar 400 milyonu otomobil alıcılarına aittir.
  • 18.
    Ekonomi yönetimindeki tecrübesizlik. 20‟liyıllarda politikacılar liberal ekonominin en iyi sistem olduğuna inanırlardı. “ Laissez- faire “ / “ müdahale etmeyin rahat bırakın “ politikasının uygulanması ile ekonominin kendi yolunu bulmasını bekleyen politikacılar toplumsal maliyetin ne kadar büyük olabileceğini gördüler. Başkan Hoover , müdahale etmesi gerektiğine karar verdiğinde hem çok geçti , hemde nereye nasıl müdahale edeceği konusunda tecrübesizdi. Krizin ABD‟nin ekonomik yapılanmasından doğduğunu göremediler. İşsizliği yenmek için Amerikan sanayisinin korunması gerektiğini düşünüyorlardı. Bunun için gümrük duvarlarını yükselttiler. Avrupalılarda aynı şeyi yapınca ABD‟li sanayiciler ihracat yapamaz oldular.
  • 19.
    SavaĢ Borçları Amerika dünyaüzerindeki net kreditördü. Herkese savaş yüzünden borçlar vermişti. İngiltere‟nin ABD‟ ye olan borcu ulusal gelirinin yarısına , Fransa‟nın ise üçte birine ulaşmıştı. Fransa‟nın borçları Almanya‟nın Fransa‟ya ödeyeceği savaş borçları ile bağlantılı idi. 1928‟de dünyadaki tüm sermaye yatırımlarının yarısı Almanya‟da idi. Borçlarını ödeyebilmek içinse yeni yatırımlara ve borçlara ihtiyacı vardı.
  • 20.
    Borçlarını ödeyemeyen ülkelerinbu parayı hizmet ve mal karşılığında ödemesi denendi fakat bu da ABD nin kendi mal ve hizmet sektörüne bir darbeden başka bir şey değildi. Son çare olarak gümrük duvarları koyma yoluna gidildi ancak bu da yalnızca dış ticareti küçülttü. Yüksek gümrük tarifeleri ithalatı kısıtlıyordu ve ihracatın ithalattan fazla olmasını temin ediyordu. Sonuçta Amerika hesapsızca vermiş olduğu kredileri geri alamadı. Savaş borçları 1932‟de durduruldu. Sadece Finlandiya borçlarını ödemiştir.
  • 21.
    ġirketlerin mali güçleri 1870'liyıllarda Amerika‟da irili ufaklı pek çok şirket varken I. Dünya Savaşı‟nın getirdiği zorluklar karşısında küçük şirketler birleşmek zorunda kalmış ve savaş sonrasında tekeller oluşturmuşlardır. Öyle ki 1929 yılına gelindiğinde Amerikan ekonomisinin %50‟si üzerinde söz sahibi olan holding sayısı 200 kadardı. Bu da tek bir holdingin bile iflasının ekonomiyi sarsmaya yeteceğini gösteriyordu.
  • 23.
  • 26.
    Dorothea Lange'nin Göçmen Annesi; 32yaşındaki yedi çocuk annesi üzerinde odaklanarak Kaliforniya'daki yoksul bezelye toplayıcılarını gösteriyor. (Mart 1936)
  • 27.
    ROOSEVELT – NEWDEAL 1936 yılına gelinceye kadar, Karaderili Amerikalılar , Lincoln‟in hatırına Cumhuriyetçilere oy verirdi. Gelenek 1936 „da yıkıldı. O yıl Amerikanın en büyük 12 şehri Demokratlara yani Roosvelt‟e oy verdi. Roosevelt “ New Deal” ı 1930-37 yılları arasında uygulama fırsatı buldu. Amerikan ekonomisi tarihinde ilk kez devlet müdahalesine maruz kalıyordu.
  • 28.
    Roosevelt işe bankacılıksektörüyle başladı. İlk kez Merkez Bankası kuruldu. Mevduatlar devlet güvencesine alındı. Bankacılık sisteminin düzeltilebilmesi için 500 kadar yeni düzenleme yapıldı. Devlet kendi kontrolü altında olmak kaydıyla sanayicilerin yüksek fiyat uygulamalarına izin verdi ve yine bu amaca uygun olarak üretim sınırlandı. Talep sorunun çözmek için de, devlet yüksek sayılabilecek bir düzeyde minimum reel ücretleri belirledi. Çalışma saatleri azaltılarak işsizlik sorunu çözülmeye çalışıldı. Tarımda da bir takım yeni programlamalar yapıldı. Ancak bu programlar bazı yönlerden birbirleriyle çelişir durumdaydı. Devlet bir taraftan fiyatları yüksek tutmak için üretim kotası koyarken diğer taraftan da ne üretirlerse üretsinler belli yükseklikte bir fiyata bunları almayı vaad ediyordu. Bu da çiftçilerin daha fazla üretim yapmak istemelerine neden oluyordu.
  • 30.
    Roosevelt‟in devlet harcamalarıpolitikası ise bir denge politikasıydı. Devlet müdahalesine karşı olan sanayicileri küstürmemek için özel sektörün ilgilenmediği büyük yatırımlar gerektiren alanlarda harcama yapılıyordu. Bu sektörlerde açılan iş alanlarıyla da işsizliğin azaltılmasına ve talebin arttırılarak düşük talep sorununun çözülmesine çalışılıyordu.
  • 31.
    ALINAN BAŞLICA ÖNLEMLER •“Banking Act “ - Bankacılık yasası • “Agricultural Adjustmend Act “ – Tarımsal düzenleme yasası • “ Natıonal Industrial Recovery Act “ – Ulusal sanayi canlandırma yasası • “ Tennessee Vadisi Yönetimi “ – Büyük imar çalışmaları ( Yoksul kesimlere alt yapı çalışmalarının ulaşması ve iş olanağı) •“ Wagner Yasası “ - Toplu sözleşme yasası • Sosyal güvenlik yasası – hastalık , yaşlılık sigortası
  • 32.
    Bir süre işleriyi gitti ancak 1937 „de ekonomi bir kez daha çöktü. Ekonominin çökme nedeni olarak bütçenin denk olması inancı gösterildi. Roosvelt kendi programında kısıntıya gitmiş , işsizliğin 1,5 milyon artması ile yeni bir durgunluk dönemi başlatmıştı. Tarım ödeneklerinin kesilmesi ile de 4 milyon Amerikalı daha işsiz kaldı. Bu durum Roosvelt‟in sözüne sadık kalmaktansa ödün vermeyi tercih ettiği şeklinde yorumlandı. Günümüzde kapitalist ekonomiler Keynes‟in önerileri ile yönetilir. „‟30‟lu yıllarda ise hayır. Roosvelt çöküntü dönemlerinde devlet harcamalarını arttırsa idi başarısız olmazdı. Keynes‟in haklılığını 2. Dünya Savaşı ortaya çıkaracaktır. Ancak herşeye rağmen alınan önlemler halkın yeniden demokrasiye olan inancını yenilemişti. Liberal kapitalizme artık “ refah devletinde” geçerli olan uygulamalar eşlik ediyordu. ABD‟nin krizden tamamen çıkması 2.Dünya savaşı için silahlanma çabaları ile mümkün olacaktı.
  • 33.
    **Keynes Devrimi Kapitalist sisteminyaşadığı bunalımın nedeni talep yetersizliği olarak saptanınca çare kendiliğinden ortaya çıkıyordu. Bu çare talebi arttırmaktı. Para ve maliye politikasıyla yeterli canlanma sağlanamazsa, devlet harekete geçecek ve yatırım harcamalarını artıracaktı. Yani devlet müdahalesiyle sistem kurtarılacak ve sistem ayakta tutulabilecekti.
  • 34.
    DÜNYANIN GERĠ KALANI I.Dünya Savaşı sadece Avrupa‟da zarar vermişti. Ekonomik kriz ise her yerde. 1930 – 1931 „de 12 ülke 10‟u askeri darbe ile hükümet yada rejim değiştirdi. Dış ticaretleri birkaç ürüne bağlı olan ülkeler çöktü. Brezilya , Arjantin, Avustralya , Şili , kolombiya , Meksika , Hollanda, Venezuella gibi.
  • 36.
    ABD Fransa Almanya İngiltere
  • 37.
    Depresyonu yenerek tamistihdama ulaşan ilk sanayi ülkesi, Almanya'dır. Almanya,direkt serbest döviz transferi olmaksızın malın malla mübadelesini gerçekleştirmek imkânını sağlayan bir counter- trading modelini benimsedi serbest döviz piyasalarında ihracat mallarına uygun fiyatla alıcı bulamayan memleketlerin müşterisi durumuna geçti. Tarım ekonomilerinin ihracat mallarını yüksek bedelle satın aldı ve onlara kendi sanayi ürünlerini sattı. Planlama ve benzeri yöntemlere başvuran ABD ile Fransa gibi demokrasiler ılımlı çözümlere yönelirken, Almanya'da işsizler nazi totalitarizminin çılgınlıklarına kapıldılar. Böylece bunalım, II. Dünya Savaşı'nın başlıca nedeni olacaktı.
  • 38.
    Krizin sonuçları 1929 Dünya Bunalımı, yeni bir paylaşım savaşına yol açmıştır. Savaş sonrasında ortaya çıkan ve kapitalizmi tehdit eden bir konuma gelen iki kutuplu dünya, sistemi yeni bir sosyal devlet ekonomik yapılanmaya zorlamıştır. 1929 Bunalımı‟ndan da karlı çıkan kesimler olmuş, yeni zenginler türemiştir. Fakat, küresel bir çöküş olması dolayısıyla, toplam tüketimin büyük bir düşüş göstermesi, finans piyasalarının yeterince gelişmemiş olmasından ötürü sermayenin üretime bağımlılığının bu güne oranla çok daha yüksek olması sonucunda kar oranları da ciddi biçimde gerilemiştir.
  • 39.
    Önce ekonomik krizve ardından yaşanan paylaşım savaşı, sömürgecilik karşıtı ve bağımsızlık yanlısı hareketleri güçlendirmiş; Batı‟nın temsil ettiği adaletsiz düzeni reddeden, ancak Sovyet yörüngesine de girmek istemeyen ülkeler “Bağlantısızlar Bloku”nu oluşturmuşlardır. Mısır‟da Müslüman Kardeşler (1928) Hindistan‟da Gandi‟nin ikinci harekatı (1931) gibi.
  • 40.
    II. Dünya SavaĢı II.Dünyasavaşının kapıları 1931‟de açılmıştır. Ulusalcı, savaş yanlısı , fiilen saldırgan rejimler eş zamanlı olarak ortaya çıkmıştır. ( Almanya , Japonya , İtalya ) Sol kesim ise SSCB dışında çok zayıflamıştır. Büyük bunalımdan marksitlerin beklediği dünya devrimi değil, irili , ufaklı Diktatörlükler ve faşizm doğmuştur.
  • 41.
    Kendine yetme çabası 1929Bunalımı‟nın en önemli sonuçlarından birisi de, altın standardının yıkılışını kolaylaştırmasıdır. 1929 Buhranı, önce Amerika Birleşik Devletlerinin sermaye piyasasında bir panik biçiminde ortaya çıkmış, sonra da bu ilkenin sanayi üretiminde ve istihdam düzeyinde aşırı düşüşler biçiminde etkisini göstermiştir. Sonuçta, bu ülkenin ithalatı birdenbire azalmış ve dış dünyaya sağladığı krediler kesilmiştir. Amerika‟da gelişen bu olaylara diğer ülkelerin gösterdikleri ilk tepki, altın standardından ayrılmak ve dış alımlar üzerine kısıtlamalar koymak biçiminde olmuştur. Serbest ticaret ilkesinden vazgeçen ülkeler çeşitli önlemler almaya başlamışlardı. 1931- 1932‟de İngiltere ,Kanada, İskandinav ülkelerinin tamamı ve ABD, 1936‟da belçika, Hollanda ve Fransa altın standartından vazgeçtiler. Bütün ülkeler kendine yeterli birer ekonomiye dönüşmek için ulusal kaynaklarının tamamını harekete geçirdiler.
  • 42.
  • 43.
    Kitlesel iĢsizlik Büyük Bunalımen çok sanayileşmiş şehirleri vurmuş, bu kentlerde bir işsizler ve evsizler ordusu yaratmıştır. ( 12 milyon ABD‟de , 5 milyon Almanya‟da). Üstelik sosyal güvenlik sistemleri yoktu. Bunalımdan etkilenen birçok ülkede inşaat faaliyetleri durmuş; tarım ürünü fiyatlarındaki %40-60'lık düşüş, çiftçileri ve kırsal bölge nüfusunu kötü etkilemiştir. Talebin beklenmedik düzeyde düşmesi nedeniyle madencilik alanı buhranın en fazla etkilendiği sektörlerden biri olmuştur. Bunalım dünyada 50 milyon insanın işsiz kalmasına, yeryüzündeki toplam üretimin %42 oranında ve dünya ticaretinin de %65 oranında azalmasına neden olmuştur .
  • 44.
    Terkedilmiş topraklar, kapatılmışfabrikalar, işlemeyen bürolar, gecekondulara sığınan aileler (Gecekondular dönemin başbakanının adı ile Hooverkondu olarak anılıyordu), iş aramak için vagon kapılarına asılarak yollara dökülen 2 milyon Amerikalı; Amerikanın, edebiyatçı John Steinbeck (Gazap Üzümleri), fotoğrafçı Dorothea Lange ve sinemacıların şekillendirdiği acıklı ve hüzünlü yüzünü yansıtıyordu. ***Sırça kümes – Tennessee Williams, Bülbülü öldürmek – Harper Lee , Cadillak man (film )
  • 45.
    İşsizlik siyaset alanındaderin ve öldürücü bir yara oldu. Alman komünist Parti üyelerinin % 85‟i işsizdi.
  • 46.
    Devletçilik Kapitalist ekonomili ülkelerdehükümetlerin ekonomik yaşama karışmaları artmış hatta bu karışma para ve maliye politikalarının sınırlarını bile aşmıştır. Ekonomik liberalizm derin bir çöküş yaşamış. Geriye ılımlı kapitalizm , marksist komünizm ve faşizm kalmıştır. ( Rusya , İtalya , Almanya – otoriter ve faşist yönetimlere geçiş)
  • 48.
    Planlı Ekonomi Devri SSCBkriz sırasında 5 yıllık kalkınma planları ve geniş çaplı kollektifleşme ile hızla sanayileşmekteydi. 1929‟dan 1940‟a kadar sanayi üretimi 3 kat arttı. 1929‟da Dünya imalat üretimindeki payı % 5 iken 1938‟de % 18 oldu. Batılı devletler açısından sosyalizm somut bir tehlike haline geldi. Plan , planlama sözcüğü batıda benimsendi. Hitler bile 4 yıllık bir planı 1933‟de yürürlüğe koydu.