1. İCRA İFLAS HUKUKUNUN KAPSAMIHukuki ilişkileri düzenleyen ve Devlet yaptırımı ile desteklenmişkurallar bütününe, hukuk ....
cebri icra organları bu işlemleri yaparken zor kullanma yetkisinesahiptir.Cebri icra tedbirleri borçlunun malvarlığı ile s...
dava açmış, lehine bir ilam almıştır. O nedenle, icra takibi yaparken,alacaklının elinde borçluya karşı almış olduğu bir m...
itirazda bulunabileceği yazılır. Borçlu yedi gün içinde borcu ödemez,itiraz da etmezse veya itiraz etse dahi alacaklı itir...
Asıl organlar, yalnızca icra işleri için kurulmuş olan organlardır.Bunlar,İcra dairesi,İcra mahkemesi veYargıtay’ın icra v...
suiistimallere meydan vermemek. için bu konuda bir takımyükümlülükler öngörülmüştür. Bu yükümlülükleri, Kanunun 8,9,10,11v...
olursa olsun kendileri veya başkaları hesaplarına bir akit yapamazlar.”denilerek bu kapsam tespit edilmiştir. Örneğin, İcr...
İcra müdürünün (İcra ve iflas dairesi görevlilerinin) sorumluluğu,hukuki sorumluluk, ceza sorumluluğu ve disiplin sorumlul...
Tebligat, hukuki bir işlemin ilgili kimsenin bilgisine sunulması içinyetkili makamın usulüne uygun bir biçimde yazı ile ve...
veya senenin kaçıncı günü işlemeye başlamış ise biteceği ay veyasenenin aynı gününde ve müddetin biteceği ayın sonunda böy...
yapılan işlemler de geçerlidir. Ancak bu durumda, icra müdürünün budavranışına karşı şikayet yoluna gidilebileceği gibi so...
Bazı durumlarda, icra takibi sırasında üçüncü kişilerin de takipleilişkileri olabilir. Ancak bu durum onları icra takibini...
7. İLAMSIZ İCRA İlamsız icrada, alacaklı alacağını bir mahkeme ilamı (hükmü) iletespit ettirmeden, doğrudan doğruya icra d...
Böyle bir alacak için, ilam alacaklısının genel haciz (ilamsız icra)yoluna başvurmasına da bir engel bulunmamaktadır. Alac...
bulunması gerekir. İİK’nun 58 inci maddesine göre, takip talebi, yazılıveya sözlü olarak yapılabilir. Takip talebi yazılı ...
ederse, borçlu şikayet yoluna başvurarak, kendisine gönderilen ödemeemrinin iptalini isteyebilir.Alacaklının geçerli bir t...
Takip talebinde bulunan kayıtlar (Yukarıda belirtilen ve geçerli birtakip talebinin geçerli olabilmesi için bulunması gere...
kesinleşir. Bu durumda borçlunun, borcu zımnen kabul ettiği kabuledilir.İcra takibinin kesinleşmesi üzerine, alacaklı haci...
dayanması ya da resmi dairelerin veya yetkili makamlarınca yetkilerikapsamında usulüne göre verdikleri makbuz veya belgeye...
İtiraz eden borçluya, itiraz ettiğine dair bedava ve pulsuz bir belgeverilir. İcra dairesi, ödeme emrine itiraz edildiğini...
boyunca, daha önce durmuş olan icra takibi yine durmaya devam eder.İtirazın iptali davasında yetkili ve görevli mahkeme, g...
olduğunu gösterir bir belge bulunması durumunda, uzun ve zahmetliolan dava yolunu değil, kısa ve basit bir yol olan itiraz...
İİK’nun 68 inci maddesine göre, itirazın geçici kaldırılmasıalacaklının takip konusu alacağı, kayıtsız şartsız bir para bo...
Borçlunun, yedi günlük süre içinde borçtan kurtulma davası açmamasıhalinde, itirazın geçici kaldırılması kararının verilme...
Mahkeme, borçtan kurtulma davası sonunda borçluyu haklı görmezise, borçlunun, takip konusu alacağın borçlusu olduğu tespit...
nedeniyle uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Buzarar, takip konusu alacağın yüzde kırkından az olama...
İİK’nun 75 inci maddesinde “İtirazının iptaline veya kati veyamuvakkat surette kaldırılmasına karar verilen borçlu, bu kar...
sonraki bir dönemde ödenmiş olması gerekir. Takibin iptal kararı, engeç paraların alacaklıya ödenmesi veya paylaştırılması...
Kesin haciz, ödeme emrinin kesinleşmesinden sonra, borç halaödenmemişse, satılmak üzere, borçluya ait mallara kesin olarak...
veya haczedilebilir hiç bir malı bulunmazsa, bu durum da haciztutanağına yazılır.11.2.1. Taşınmaz Malların HacziTaşınmaz m...
hafta içinde İcra dairesine bildirmesi ve borç bitinceye kadar İcradairesinin bildirisi gereğince haczedilen ücret miktarı...
Borçlu ve ailesinin idareleri için gerekli ise borçlunun tercih edeceğibir süt veren mandası veya ineği veyahut üç keçi ve...
Bilindiği üzere, sadece borçluya ait mallar haczedilir. Borçluya aitmallar haczedilirken, bazen borçluya ait sanılarak üçü...
Yukarıdaki açıklamalar dairesinde kendisine istihkak talebindebulunmak imkanı verilmemiş olan üçüncü şahıs, haczedilen şey...
Bir menkul malı elinde bulunduran kimse onun maliki sayılır.Borçlu ile üçüncü şahısların menkul malı birlikte ellerindebul...
ise, bu ilamın verildiği davanın açıldığı tarihten önceki bir tarihtedoğmuş olması,Öncelik şartının, kanunda sayılan yapıl...
Alacaklının alacağı, borçlunun malvarlığında bulunan mallarınhaczedilerek satılması sonucu elde edilen para ile ödenir. Bo...
üzere, diledikleri vasıtalarla ilan edebilirler. Ancak hususi mahiyettekiBu ilan resmi muameleye tesir etmez.           Sa...
12.3. TAŞINMAZ MALLARIN SATILMASITaşınmazlar, kural olarak açık artırma yolu ile satılır. Haczedilentaşınmaz, bulunduğu ye...
Icra iflas hukuku
Icra iflas hukuku
Icra iflas hukuku
Icra iflas hukuku
Icra iflas hukuku
Icra iflas hukuku
Icra iflas hukuku
Icra iflas hukuku
Icra iflas hukuku
Icra iflas hukuku
Icra iflas hukuku
Icra iflas hukuku
Icra iflas hukuku
Icra iflas hukuku
Icra iflas hukuku
Icra iflas hukuku
Icra iflas hukuku
Icra iflas hukuku
Icra iflas hukuku
Icra iflas hukuku
Icra iflas hukuku
Icra iflas hukuku
Icra iflas hukuku
Icra iflas hukuku
Icra iflas hukuku
Icra iflas hukuku
Icra iflas hukuku
Icra iflas hukuku
Icra iflas hukuku
Icra iflas hukuku
Icra iflas hukuku
Icra iflas hukuku
Icra iflas hukuku
Icra iflas hukuku
Icra iflas hukuku
Icra iflas hukuku
Icra iflas hukuku
Icra iflas hukuku
Icra iflas hukuku
Icra iflas hukuku
Icra iflas hukuku
Icra iflas hukuku
Icra iflas hukuku
Icra iflas hukuku
Upcoming SlideShare
Loading in …5
×

Icra iflas hukuku

2,711 views

Published on

0 Comments
0 Likes
Statistics
Notes
  • Be the first to comment

  • Be the first to like this

No Downloads
Views
Total views
2,711
On SlideShare
0
From Embeds
0
Number of Embeds
2
Actions
Shares
0
Downloads
21
Comments
0
Likes
0
Embeds 0
No embeds

No notes for slide

Icra iflas hukuku

  1. 1. 1. İCRA İFLAS HUKUKUNUN KAPSAMIHukuki ilişkileri düzenleyen ve Devlet yaptırımı ile desteklenmişkurallar bütününe, hukuk .kuralları denilmektedir. Hukuk kurallarıiçerisinde de maddi hukuka ilişkin getirilen düzenlemeler (MedeniKanun, Borçlar Kanunu, Ticaret Kanunu) önemli bir yer tutmaktadır.Kişilere hukuk sistemince tanınan haklar ve yüklenen borçlar, maddihukuk kurallarının öngördüğü şekilde gerçekleştirilmesi gerekir. Özelhukuktan doğan bu haklar ihlal edilip ve aynı zamanda borçlar yerinegetirilmediği taktirde, Devlete yargı erkine başvurma imkanı tanınmışolur.Bu husus, medeni yargılama hukukunun konusunu girmekte olup, sözkonusu haklar ve borçlar, mahkeme kararı ile dahi tespit edilse ve deborçlu kendisine düşen borcunu rızası ile yerine getirmezse, böyle birborçluya karşı Devletin bünyesinde bulunan cebri icra organınabaşvurulabilir. İşte, borcunu rızası ile yerine getirmeyen borçluyaDevlet kuvveti (cebri icra organı) aracılığı ile zor kullanılıp borcunyerine getirilmesi sağlanması hususu icra ve iflas hukukununkonusunu teşkil etmektedir. İcra-İflas Hukuku, cebri icra hukuku veyatakip hukuku olarak da adlandırılmaktadır.1.1. CEBRİ İCRA HUKUKUCebir, sözlük anlamı olarak bir kimsenin kendi isteğine bakılmaksızın,bir şeyi vermeye, belirli bir hareketi yapmaya veya yapmamayazorlanması anlamına gelmektir. Cebri icra ise, kendi isteği ileborçlarını yerine getirmeyen bir borçlunun, borçlarını Devletin zorkullanma yetkisini kullanması sonucu o işi zorla yerine getirmesininsağlanmasıdır. Cebri icra hukuku, borcunu rızası ile usulüne uygunşekilde yerine getirmeyen borçlulara karşı alacaklının nasıl bir yolizlemesi gerektiği konusunu kendisine inceleme alanı olarak almıştır..Alacaklının, hakkını bizzat kuvvet kullanarak, kendisinin elde etmesibir çok hukuk sisteminde kabul edildiği üzere, Türk hukuk sistemindede aslen yasaklanmış olup kişinin böyle bir davranışı suç olarak kabuledileceği belirtilmiştir. Buna göre, zor kullanma (cebri işlemlerdebulunma) yetkisi, yalnızca Devlete (cebri icra organlarına) ait oluponun dışında gerçek yada tüzel kişiler eliyle kullanılamaz. Alacaklınınalacağını elde etmesi için, alacaklının talebi üzerine Devletin cebriicra organlarınca borçlunun mallarına el konulur, bunlar satılarak eldeedilen para ile alacaklının alacağı ödenir. Kanundan aldıkları güçle
  2. 2. cebri icra organları bu işlemleri yaparken zor kullanma yetkisinesahiptir.Cebri icra tedbirleri borçlunun malvarlığı ile sınırlı tutulmuştur.Alacaklının alacağına kavuşabilmesi için, cebri icra organları, yalnızcaborçlunun malvarlığına el koyabilir. Borçlunun şahsına ya da kişilikhaklarına yönelik bir cebri icra işlemi söz konusu olamaz.Anayasamızın 38 inci maddesine göre de, hiç kimse, yalnızcasözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayıözgürlüğünden alıkonulamaz.Hukuk sistemimizde, cebri icra ikiye ayrılmaktadır.Cüzi (bireysel) icra (İcra hukuku)Külli (toplu) icra (İflas hukuku)Buna göre, cüzi icra, "İcra Hukuku", külli icra da "İflas Hukuku"nuninceleme alanına girer. Öncelikle İcra Hukuku incelenecek dahasonrada İflas Hukukuna değinilecektir.1.1.1. CÜZİ İCRA (İCRA HUKUKU)İcra hukukunun kapsamında alacaklı ve borçlu olmak üzere iki tarafbulunur. Takipte bulunan taraf alacaklı, kendisine karşı takiptebulunulan taraf ise borçlu tarafı oluşturur. Ancak, İcra ve iflashukukunda, alacaklı ve borçlu kavramları borçlar hukukundabahsedilen taraflardan daha geniş bir kesimi oluşturur. Ayrıca, takiphukuku açısından alacaklı veya borçlu sıfatını alabilmek için, maddihukuk açısından gerçekten alacaklı veya borçlu olmak gibi birzorunluluk bulunmamaktadır. Gerçekte maddi hukuka göre alacaklıolmayan bir kimse takip yaparsa alacaklı sıfatını, kendisine karşı takipyapılan kimse de borçlu sıfatını kazanır.Cüzi (ferdi) icrada bir alacaklının, borçluya karşı takibe geçmesigerekir. Takip kesinleşince, borçlunun borcuna yetecek miktarda malıhaczedilir, satılır ve alacaklının alacağı kendisine ödenir. Alacaklınınalacağı ödendikten sonra bir miktar para artarsa, bu kısım icra takibiyapmış bir grup var ise onlar arasında pay edilir. Eğer başka birtakipçi yok ise kalan tutar borçluya geri iade edilir. İcra hukukuİlamlı İcraİlamsız İcra1.1.1.1. İlamlı İcraMahkemenin, yargılama sürecini tamamlayıp, esasa ilişkin nihaikararını verdikten sonra, bu kararın, davanın taraflarına verilen onaylısuretine ilam denir. İlamlı icrada, alacaklı, daha önce mahkemede
  3. 3. dava açmış, lehine bir ilam almıştır. O nedenle, icra takibi yaparken,alacaklının elinde borçluya karşı almış olduğu bir mahkeme ilamı(hükmü) veya ilam niteliğinde bir belge bulunmaktadır. Borçlu,mahkeme kararının gereğini rızası ile yerine getirmezse, alacaklı bumahkeme ilamını icra dairesine göndererek icra takibini başlatır.Bunun üzerine, icra dairesi borçluya bir icra emri gönderir ve bu icraemri ile borçluya süre (yedi gün) verilerek, bu süre içerisinde ilamıngereğini yerine getirmesi kendisinden talep edilir. Borçlu, kendisineverilen bu süre içerisinde icra emrini yerine getirmezse, ilam, icradairesi tarafından zorla tatbik edilir. Bu süreyi geçiren borçlu, borcuolmadığını iddia ederek, itirazda bulunamaz. Alacaklının alacağımahkeme hükmü ile tespit edilmiş olduğundan, böyle bir itiraz, ilamlıicra takibini kendiliğinden durdurmaz.İlamlı takip edilmesi gereken borçların dışında konusu para alacaklarıolan icra takipleri için, mahkemede dava açılıp, alınacak ilama gerekduyulmaksızın icra takibi yapılabileceği gibi; mahkemeden ilamalmadan doğruca icra dairesine başvurarak ilamsız icra takibin debulunabilir. Ancak, paradan başka bir alacağın (taşınır veya taşınmazbir malın teslimi hakkındaki bir alacak gibi), cebri icra yolunabaşvurularak takip edilebilmesi için mutlaka önce mahkemede birdavanın açılması ve alınan ilam üzerine icra takibinin yapılmasıgerekir.1.1.1.2. İlamsız İcraKural olarak para (ve teminat) alacakları için ilamsız icra yolu iletakibat yapılabilmektedir. Ancak, para dışında bir alacak olmasınarağmen, istisna olarak, kiralanan taşınmazların ilamsız icra yolu iletahliye ve teslimini de İcra-İflas Kanunu (İİK) tarafından kabuledilmiştir. İlamsız icra yolu ile takipte alacaklı, alacağını mahkemehükmü ile tespit ettirmeden yani bir ilama gerek duymaksızın, doğrucaicra dairesine başvurarak, borçluya karşı icra takibi talebindebulunabilir. İlamsız icrada, alacaklının icra takibi yapabilmesi için,elinde bir ilam yani mahkemece verilmiş bir hükmün bulunmasıgerekmemekte ve ayrıca alacağın bir senede bağlı olması şartı daaranmamaktadır.İlamsız icra takibi için icra dairesine başvurulması halinde, ilgili icradairesi borçluya bir ödeme emri müzekkeresi düzenleyerek gönderir.Bu ödeme müzekkerede, borçlunun, borcunu yedi gün içindeödeyebileceği veya borçla ilgili herhangi bir itirazı varsa borca karşı
  4. 4. itirazda bulunabileceği yazılır. Borçlu yedi gün içinde borcu ödemez,itiraz da etmezse veya itiraz etse dahi alacaklı itirazın gerçeğedayanmadığını ispatlarsa, takip kesinleşmiş olur. Bunun üzerine,borçlunun borcuna yetecek kadar malı haczedilir, satılır ve bedelialacaklıya ödenir.1.1.2. KÜLLİ İCRA (İFLAS HUKUKU)Külli (toplu) icrada (iflas hukukunda) ise, iflasa tabi ve belirli birmiktar para borcunu vadesinde ödemeyen bir borçlu, alacaklının iflasyolu ile takibi, borçlu hakkında ticaret mahkemesince iflas kararınıverilmesi yahut kanunda öngörülen belirli hallerde de bizzatborçlunun da kendi iflasını ticaret mahkemesinden isteyebilmesikonuları yer alır. Borçlunun gerek alacaklının talebi üzerine, gereksekendi talebi üzerine iflasına karar verilmesinin ardından artıkborçlunun haczedilebilen bütün malvarlığına el konulur, satılır vebedeli sadece takip yapan alacaklıya değil; İcra Hukukunun aksineborçlunun, bilinen bütün alacaklılarına kural olarak eşit bir şekildepaylaştırılır. Bütün alacaklıların alacağı ödendikten sonra artan birtutar olursa, bu kısım borçluya geri verilir. Ancak çoğu iflas olayındaolduğu üzere, genellikle borçlunun mal varlığından geriye bir şeykalmadığından alacaklılar da, alacaklarını tam olarak alamazlar.Böyle durumların geçerli olduğu durumlarda borçlunun malvarlığıalacaklılara, belirli bir oran dahilinde (garameten) paylaştırılır. Külliicrada, borçlunun haczedilebilen tüm malvarlığı ile, bütünalacaklıların alacaklarının karşılanması amaçlanmaktadır. Bu noktadabelirtmek gerekirse iflas yolu ile takibe sadece tacirler ve tacirlerhakkındaki hükümlere tabi olan kimseler için başvurulabilir. Busebepten, iflas yolu ile takibin uygulama alanı cüzi icraya göre dahadar bir alanı oluşturmaktadır çünkü cüz’i icraya herkes tabi tutulabilir.2. İCRA TEŞKİLATIİcra hukukunda, bir hakkın, alacağın cebri icra yoluyla yerinegetirilmesi için gerekli olan işlemleri gerçekleştirmekle mükelleftutulmuş Devlet organlarının tümüne cebri icra teşkilatı adıverilir.Buna göre icra teşkilatını,Asıl İcra OrganlarıYardımcı İcra Organları olmak üzere iki bölüme ayırmak gerekir.
  5. 5. Asıl organlar, yalnızca icra işleri için kurulmuş olan organlardır.Bunlar,İcra dairesi,İcra mahkemesi veYargıtay’ın icra ve iflas işleri ile görevli daireleridir.İcra Dairesiİcra teşkilatının temel organı İcra dairesidir.İcra İflas Kanununun 1inci maddesine göre, İcra dairesi, icra işlerinde birinci derecedegörevli makamdır. İcra takip talebi, icra dairesine yapılır. Bu talepüzerine icra dairesi, borçluya ödeme veya İcra emri gönderir. Ödemeveya İcra emri ile verilen sürede, borçlu borcunu yerine getirmezse,para alacaklarında borçlunun mallarını haczeder, satar ve elde edilenpara ile alacaklının alacağını öder; konusu paradan başka bir şey olanilamları ise zorla icra eder.Her asliye mahkemesinin yargı çevresinde yeteri kadar İcra dairesibulunur. Yani, her asliye hukuk mahkemesinin yargı çevresinde (herilçede), o ilçedeki cebri İcra işlerini görmek üzere en az bir icra dairesivardır. Nüfus ve iş yoğunluğu çok olan yerlerde, birden fazla İcradairesi de kurulabilir. icra dairesinin başında Adalet Bakanlığı’ncaatanacak bir İcra müdürü bulunur. İcra müdürü, icra dairesininsorumlu amiri durumundadır. İcra müdürünün dışında, icra dairesindeayrıca, yeteri kadar müdür yardımcısı, katip, mübaşir, muhasip gibiyardımcı personel de bulundurulur.İcra işleri az olan ve o nedenle ayrıicra müdürü atanmayan yerlerde, icra müdürünün görevi, mahkemeyazı işleri müdürleri tarafından yürütülür.İİK’nun 13 üncü maddesine göre de icra dairesi, icra mahkemesihakiminin daimi gözetim ve denetimi altındadır. Ancak, icra dairesibağımsız olup, icra mahkemesine bağ1ı bir organ değildir. İcramüdürü bu işlemleri yaparken, icra mahkemesinin gözetim vedenetimi altındadır. 16 ncı maddede icra dairesinin hukuka aykırıişlemlerine karşı, icra mahkemesine şikayet yoluna başvurulabilir. 81inci maddeye göre de icra müdürleri, cebri icra işlemlerini yerinegetirirken zor kullanma yetkisine sahiptir. Bu konuda kollukkuvvetlerine ve köy muhtarlarına emir verebilir ve onlardan yardımisteyebilir.2.1.1.1. İcra Müdürünün Yükümlülükleri İcra İflas Kanununda İcra müdürü için görevi gereği para ve diğerkıymetli eşya veya benzeri şeylerle ilgilenmesinden dolayı,
  6. 6. suiistimallere meydan vermemek. için bu konuda bir takımyükümlülükler öngörülmüştür. Bu yükümlülükleri, Kanunun 8,9,10,11ve 12 nci maddelerinde düzenlenmiştir.İİK’nun 8 inci maddesinde icramüdürünün tutanak ve dosya düzenleme yükümlülüğü düzenlenmiştir.Buna göre, İcra ve iflas daireleri yaptıkları muamelelerle kendilerinevaki talep ve beyanlar hakkında bir tutanak yaparlar. Sözlü itirazlar iletalep ve beyanların altları ilgililer ve icra memuru veya muavini veyakatibi tarafından imzalanır. İlgililer bu tutanakları görebilir ve bunlarınörneğini alabilir. İcra ve iflas dairelerinin tutanakları, hilafı sabitoluncaya kadar muteberdir9 uncu madde de ise icra müdürünün bir başka yükümlülüğü olan Parave değerli eşyanın tevdiine ilişkin bir düzenleme yapılmıştır. Maddehükmüne göre, İcra ve İflas daireleri aldıkları paraları ve kıymetlievrak ve değerli şeyleri, nihayet ertesi işgünü çalışma saati sonunakadar Adalet Bakanlığınca uygun görülen bankalardaki hesaplarınayatırmaya, banka bulunmayan yerlerde icra veya mahkemekasalarında muhafazaya, kasa bulunmayan yerlerde ise malsandıklarına bırakmaya mecburdurlarKanunun iş görmekten memnuiyet (yasak) başlıklı 10 uncumaddesinde de icra müdürünün olumsuz yükümlülüklerinden birisisayılmıştır. Bu hükümlere göre İcra ve iflas işlerine bakan memur vemüstahdemler;Kendisinin,Karı veya kocasının, nişanlısının yahut kan ve sıhri usul ve füruununveya üçüncü derece dahil olmak üzere bu dereceye kadar olan kan vesıhri civar hısımlarının,Kanuni mümessili veya vekili yahut müstahdemi bulunduğu birşahsın,menfaati olan işleri göremeyip derhal tetkik merciine habervermeye mecburdur. Tetkik mercii müracaatı yerinde görürse o işidiğer bir memura, bulunmayan yerlerde katiplerinden birine verir. İcramüdürü yasak olmasına rağmen yukarıda belirtilen kişilerden birineait işi yaparsa, o işlem kendiliğinden hükümsüz hale gelmeyip, şikayetyolu ile İcra mahkemesi tarafından iptal edilir. İcra müdürlerinin memnu (yasak) tutulduğu işlerden olan icraorganlarının kendileri ile akit yapma yasağı da 11 inci madde dedüzenlenmiştir. Madde hükmünde “Tetkik vazifesini gören hakimlerve icra ve iflas memur ve müstahdemleri, dairelerince takip edilmekteolan bir alacak veya satılmakta bulunan bir şey hakkında kiminle
  7. 7. olursa olsun kendileri veya başkaları hesaplarına bir akit yapamazlar.”denilerek bu kapsam tespit edilmiştir. Örneğin, İcra müdürü,dairesince takibatı yapılan bir alacak nedeniyle haczedilen bir otobüsükendisi satışa çıkartamaz. Bu yasağa rağmen, İcra müdürü kendikendisiyle bir akit yaparsa, bu akit hükümsüzdür, hiçbir şekilde sonuçdoğurmaz. Yapılan işlemin geçersiz olduğunun tespiti için, İcramahkemesine şikayet yoluyla başvurulabilir.Bir başka yükümlükte İcra Dairesine Yapılan Ödemeleri Kabul Etmekadı altında 12 nci maddede yer verilmiştir.Buna göre, İcra dairesi,takip edilmekte olan bir para alacağına mahsuben, borçlu veya üçüncüşahıs tarafından yapılan ödemeleri kabul etmek zorundadır. Borçluveya üçüncü şahıs tarafından yapılan ödeme, takip konusu alacağıntamamı olabileceği gibi, bir kısmına ilişkin de olabilir. Kural olarak,İcra dairesine yapılan ödeme, İcra dairesi binasında ve yalnızca TürkLirası ile yapılabilir, İcra dairesi yabancı para ile yapılan ödemeyikabul edemez.2.1.1.2. İcra Müdürünün GörevleriAlacaklının alacağına kavuşmasına kadar, gerekli olan bütün icra takipişlemlerini yapmakla yükümlü olan İcra müdürünün görevlerini şöylesıralayabiliriz.Ödeme (veya icra) emrini düzenleyerek borçluya göndermek,Borçlunun mallarını haczetmek,Haczedilen malların satılarak elde edilen para ile alacaklının alacağınıödemekKonusu paradan başka bir şey olan ilamları zorla icra etmek.İcra müdürü, görev alanına ilişkin olarak kanun, tüzük veyönetmeliklerde tespit edilen şekilde görevini yerine getirmelidir. İcramüdürü kendisine yapılan talepler hakkında, olumlu ya da olumsuz birkarar vermek ve ona göre bir işlem yapmak zorundadır. İcramüdürünün bu işlemleri yapması için, kanunda bir süre öngörülmüşsebuna uymalı, kanunda belirli bir süre öngörülmeyip, icra müdürünetakdir yetkisi tanınmışsa, bu işlemleri de en uygun zamandageciktirmeksizin yapmalıdır. İcra müdürünün, bazı icra işlemleriniyapma konusunda takdir yetkisi bulunmamaktadır. Buna karşılık bazıişlemlerde, icra müdürüne takdir yetkisi tanınmıştır. İcra müdürü, bugibi kendisine takdir yetkisin tanınan hallerde, tarafların menfaatlerinidikkate alarak işlem yapmalıdır.2.1.1.3. İcra Müdürünün Sorumlulukları
  8. 8. İcra müdürünün (İcra ve iflas dairesi görevlilerinin) sorumluluğu,hukuki sorumluluk, ceza sorumluluğu ve disiplin sorumluluğu olmaküzere üç kısımda incelenebilir. Bunlarda;Hukuki SorumlulukCeza SorumluluğuDisiplin sorumluluğudur.2.1.2. İcra Mahkemesiİcra mahkemeleri, icra (ve iflas) dairesinin işlemlerine karşı yapılanşikayetlerle, ödeme emrine karşı ileri sürülen itirazları incelemek vekanunla verilen diğer görevleri yerine getirmek üzere, kurulmuş bircebri icra organıdır. İcra mahkemeleri kendilerine bağlanan icradairelerini sürekli gözetim ve denetim altında tutarlar. Her asliyemahkemesinin yargı çevresinde, (yani her ilçede) bir icra mahkemesibulunur. İcra mahkemesi bulunmayan yerlerde, o yer asliye hukukmahkemesi, icra mahkemesi görevini yapar ve mahkemede, bir icramahkemesi hakimi, yazı işleri müdürü, yeteri kadar katip ve mübaşirbulunur.İcra mahkemesinin belli başlı görevleri şu şekilde sayılabilir.İcra dairelerinin işlemlerine karşı yapılan şikayetleri incelemek,Ödeme emrine karşı borçlunun ileri sürdüğü itirazları inceleyip,itirazların kaldırılması taleplerini karara bağlamak,Hacizde ve iflasta istihkak davalarını incelemek,İhalenin feshini şikayet yolu ile incelemek,İcra ve iflas suçlarını inceleyerek ceza vermek,Kanunla kendisine verilen diğer görevleri yapmak.2.1.3. Yargıtay’ın İcra-İflas İşleri İle Görevli Hukuk Daireleriİcra takibi sırasında, icra mahkemelerine veya genel mahkemelerebaşvurulabilir. İcra mahkemelerine itiraz veya şikayet yolu ilebaşvurulmasının ardından alınmış olan kararlara karşı temyiz veyakarar düzeltme yoluna başvurulabilir. Ayrıca, genel mahkemelerin deicra takibine ilişkin kararları olabilir, bu kararlara karşıda aynı şekildetemyiz veya karar düzelme yoluna başvurulabilir. İşte, icramahkemelerinin veya genel mahkemelerin, icra (veya iflas) işlerineilişkin kararlarına karşı temyiz veya karar düzeltme yolunabaşvurulmak istendiğinde, Yargıtayın bu işle görevlendirilen hukukdairelerine başvurulur3. İCRA HUKUKUNDA TEBLİGAT
  9. 9. Tebligat, hukuki bir işlemin ilgili kimsenin bilgisine sunulması içinyetkili makamın usulüne uygun bir biçimde yazı ile veya ilanla yaptığıbildirim işlemi olarak usul hukukuna ilişkin kaynaklardadüzenlenmiştir. İcra hukuku açısından da tebligat büyük önemtaşımaktadır çünkü yapılan icra işlemlerinin sonuç doğurabilmesi yada sürelerin işlemeye başlayabilmesi için konunun ilgiliye tebliğedilmiş olması şartı aranır.İcra işlerinde de tebligat, Tebligat Kanunu ve Tüzüğü hükümleriçerçevesinde yapılır. Buna göre, tebligat, Posta ve telgraf teşkilatıveya memuru aracılığı ile yapılır. Kanunumuz, adreste tebligat esasınıkabul etmiştir. Buna göre tebligat, tebliğ yapılacak kimsenin(muhatabın) bilinen en son adresine yapılır. Muhatap, kendisinetebligat yapıldıktan sonra, adresini değiştirmişse, yeni adresini tebliğiyapan icra dairesine bildirmek zorundadır.Kendisine tebligat yapılacak kimse adresinde değilse, tebliğ, muhatapile birlikte oturan kişilere veya hizmetçisine yapılır. Vekil (avukat)aracılığı ile takip edilen işlerde, tebligat kural olarak vekile yapılır,asile (müvekkile) yapılamaz. Adresi bilinmeyen yada bulunamayankimselere tebligat, ilan yolu ile yapılır. İlan yolu ile tebligatta, tebliğ,son ilan tarihinden itibaren yedi gün sonra yapılmış sayılır.4. İCRA HUKUKUNDA SÜRELERİcra hukukunda süre, icra işleminin yapılması gereken zaman diliminiifade etmektedir. Süreler, icra hukuku açısından çok önemtaşımaktadır. İcra takibinin sağlıklı bir şekilde yapılabilmesi için, İcrave İflas Kanununda icra işlemleri için süreler öngörülmüştür. Genelolarak süreler, Kanun tarafından belirlenmiştir; ancak bazı hallerdesürenin belirlenmesi konusunun, cebri icra organına (icra müdürüne)bırakıldığı hallerde mevcuttur.Sürelerin büyük bir kısmı icra takibinin tarafları (alacaklı ve borçlu),bazen de üçüncü kişiler için konulmuş olan sürelerdir. Bunlara ilgilileriçin konulmuş süreler denir. Bu sürelerin bir kısmı, kanun tarafındanönceden belirlenmiştir,(örneğin şikayet süresi, itiraz süresi yedigündür), bir kısmı da icra organı tarafından belirlenir (örneğin hacizgiderlerinin yatırılması için alacaklıya verilen süre). Kanun tarafındanilgililere için verilen süreler kesindir.Bu hususta da Kanunun 19 uncu maddesinde bir düzenleme yolunagidilmiştir. Buna göre, gün olarak tayin olunan müddetlerde ilk günhesaba katılmaz. Ay veya sene olarak tayin olunan müddetler ayın
  10. 10. veya senenin kaçıncı günü işlemeye başlamış ise biteceği ay veyasenenin aynı gününde ve müddetin biteceği ayın sonunda böyle birgün yoksa ayın son gününde biter. Bir müddetin sonuncu günü resmibir tatil gününe rastlarsa, müddet tatili takip eden günde biter. Müddet,son günün tatil saatinde bitmiş sayılır. Yukarıdaki hükümlerden de anlaşılacağı üzere, tatil ve talik(erteleme) süreleri içinde İcra takip işlemleri yapılamaz. İcra takipişlemleri, İcra organları (İcra dairesi, İcra mahkemesi veya genelmahkemeler) tarafından, borçluya karşı yapılan, İcra takibini iletmeyeyönelik, alacaklının alacağına kavuşmasına yönelik işlemlerdir.Güneşin batmasından bir saat sonra ile güneşin doğmasından bir saatönceye kadarki devre (gece vakti) tatil saatidir. Kural olarak, gecevakti hiç bir İcra takip işlemi yapılamaz. Ancak bu kuralın bazıistisnaları vardır: Gece iş görülen (gece kulübü, bar, sinema v.b.)yerlerde gece vakti hasılat haczi yapılabilir; borçlunun mal kaçırdığıanlaşılırsa, gece vakti haciz yapılabilir. Ayrıca, gündüz vaktindebaşlamış bulunan bir hacze, gece vakti de devam edilebilir. Diğertaraftan, gece vakti tebligat da yapılabilir. Tatil günleri ise, hafta tatilive resmi tatil günleridir. Tatil günlerinde de hiçbir İcra takip işlemiyapılamaz. Ancak, bu kurala da Kanun tarafından bazı istisnalargetirilmiştir. Buna göre tatil günlerinde, haciz yapılabilir, muhafazatedbirleri alınabilir, tebligat yapılabilir Ayrıca 20 nci madde de “Bu kanunun tayin eylediğimüddetleri değiştiren bütün mukaveleler hükümsüzdür. Ancak herhangi bir müddetin geçmesinden istifade hakkı olan borçlu buhakkından vazgeçebilir. Bu vazgeçme üçüncü şahıslara tesir etmez.”denilerek Kanun tarafından tespit edilen sürelerin değiştirilemeyeceğiaçıkça belirtilmiştir.Cebri icra organları ise, sürelere uyulup uyulmadığını resen(kendiliğinden) gözetir. ilgililer, belirlenen süreler içerisinde gerekliişlemleri yapmalıdırlar. İlgililer için konulmuş olan süreler, hakdüşürücü niteliktedir. Yani, süresi içinde ilgili işlem yapılmazsa,ödeme emrine yedi günlük itiraz süresi içerisinde itiraz etmeyenborçlu örneğinde olduğu gibi, itiraz hakkı kaybedilir ve o işleminyapılabilme hakkı sona erer.Sürelerin bir kısmı ise, cebri icra organları (icra dairesi) için konulmuşolan sürelerdir Bu süreler hak düşürücü nitelikte olmayıp, düzenleyiciniteliktedir. O nedenle, icra dairesi tarafından süresi geçtikten sonra
  11. 11. yapılan işlemler de geçerlidir. Ancak bu durumda, icra müdürünün budavranışına karşı şikayet yoluna gidilebileceği gibi sorumlusundantazminatta talep edilebilir.4.1. SÜRELERİN HESAPLANMASINA İLİŞKİN ÖRNEKLERÖrneğin, ödeme emri borçluya 16 Şubat 2005 Çarşamba günü tebliğedilmişse,yedi günlük itiraz süresi, 17 Mart 2005 perşembe günübaşlayarak 23 Mart 2005 çarşamba günü tatil saatinde sona erer. Süreay veya yıl olarak belirlenmişse, tebliğin yapıldığı günden itibarenişlemeye başlar ve ayın veya yılın kaçıncı günü işlemeye başlamışsa,biteceği ayın veya yılın da aynı gününde biter. Örneğin, 12 Kasım2004 tarihinde işlemeye başlayan altı aylık bir süre, 12 Mayıs 2005günü tatil saatinde; 12 Eylül 2004 tarihinde işlemeye başlayan biryıllık süre 12 Eylül 2005 günü tatil saatinde sona erer. Süreninbiteceği ayın veya yılın sonunda böyle bir gün yoksa, o ayın songününün tatil saatinde biter. Örneğin, 30 Ocak 2005’te başlayan biraylık süre, Şubat ayının son gününde (28veya 29 Şubatta) biter.5. İCRA HUKUKUNDA ERTELEME HALLERİ İcra İflas Kanunu, borçluyu korumak maksadıyla, borçlu yararınabazı erteleme halleri getirmiştir. Erteleme sebeplerinin mevcut olmasıdurumunda, bu sebepler devam ettiği sürece, hiçbir İcra takip işlemiyapılamaz. Erteleme halleri ve sürelerini şöyle sıralayabiliriz:- Borçlunun ailesinden birinin ölümü halinde: Karısı yahut kocası vekan ve sıhriyet itibariyle usul veya füruundan birisi ölen bir borçlualeyhindeki takip, ölüm günü ile beraber üç gün için talik olunur.Terekenin borçlarından dolayı ölüm günü ile beraber üç gün içindetakip geri bırakılır. Mirasçı mirası kabul veya reddetmemişse buhususta Medeni Kanunda muayyen müddetler geçinceye kadar takipgeri kalır.Erteleme hallerinde, İcra takip işlemleri yapılmamakla beraber, buhallerin sürelere bir etkisi olmaz, süreler işlemeye devam eder. Ancaksürenin son günü bir erteleme gününe rastlarsa, süre ertelemeninbitiminden sonra bir gün daha uzar.6. İCRA TAKİBİNİN TARAFLARIİcra takibinde, alacaklı ve borçlu olmak üzere iki taraf bulunur.Alacaklı, borçludan alacaklı olduğunu iddia ederek takip talebindealacaklı olarak gösterilen kimse; borçlu ise, alacaklının kendisine karşıbir hak iddia ederek takip talebinde borçlu olarak gösterdiği kimsedir.
  12. 12. Bazı durumlarda, icra takibi sırasında üçüncü kişilerin de takipleilişkileri olabilir. Ancak bu durum onları icra takibinin tarafı halinegetirmez. İcra takibinde taraf olarak bulunabilmek için bir takımehliyetlere (kişisel özelliklere) sahip olmak gerekir. Bunları şu şekildebelirtmek mümkündür:6.1. TARAF EHLİYETİBir icra takibinde tarafların (alacaklı ve borçlunun) taraf ehliyetinesahip olması şartı aranır. Bir başka ifade ile, taraf ehliyeti, icratakibinde alacaklı veya borçlu olabilme yeteneğidir. Buna göre,medeni haklardan yararlanma ehliyeti bulunan herkes, icra takibindetaraf olma ehliyetine de sahiptir. İcra takibinde taraf olma ehliyetiyalnızca, gerçek kişiler ve tüzel kişiler bakımından söz konusu olur.Tüzel kişiliği bulunmayan toplulukların taraf ehliyeti yoktur. Gerçekkişilerin taraf ehliyeti ölümle sona erer. Takibe başladıktan sonra birgerçek kişi ölürse, takibe mirasçıları kaldığı yerden devam eder. Tüzelkişilerde ise taraf ehliyeti tüzel kişiliği hukuken ortadan kalkmasıylasona erer.6.2 TAKİP EHLİYETİBir kimsenin, kendisinin veya atadığı bir temsilci (avukat) aracılığı ile,alacaklı olarak icra takibini ve bununla ilgili işlemleri yapabilmesiveya borçlu sıfatıyla haklarını korumaya yönelik işlemleri yapabilmesiyeteneğine takip ehliyeti denir. Takip ehliyeti, medeni hukuktaki,medeni hakları kullanma (fiil) ehliyetinin takip hukukundakikarşılığıdır. Buna göre, medeni hakları kullanma ehliyetine tam olaraksahip olanlar, takip ehliyetine de sahiptir.Başka bir ifade ile takip ehliyetine sahip olanlar, ayırt etme gücünesahip (mümeyyiz, sezgin) ve reşit (ergin) olup, kısıtlı bulunmayangerçek kişiler ve tüzel kişilerdir. Ayırt etme gücüne sahip küçük vekısıtlılar (mahcurlar) kural olarak takip ehliyetine sahip değillerdir,İcra takiplerinde, reşit olmayanlar (küçükler) velisi olan anne ve/veyababası tarafından temsil edilir; kısıtlılar (mahcurlar) için ise bir vasitayin edilir. Ayırt etme gücü (sezgin) olmayan kimselerin, takipehliyeti de yoktur. Bu kişiler, icra (ve iflas) takiplerinde kanunitemsilcileri tarafından temsil edilir. İcra organları, tarafların takipehliyetine sahip olup olmadıklarını res’en dikkate alır. Taraflardanbirinin takip ehliyeti yoksa, bu husus da süresiz olarak şikayet yoluylaileri sürülebilir.
  13. 13. 7. İLAMSIZ İCRA İlamsız icrada, alacaklı alacağını bir mahkeme ilamı (hükmü) iletespit ettirmeden, doğrudan doğruya icra dairesine başvurarak,alacağını elde etmek üzere icra takibinde bulunabilir. İlamsız icra,yalnızca para (ve teminat) alacakları için öngörülmüş bulunan birtakip yoludur. Para (ve teminat) alacakları dışında kalan alacaklar için,ilamlı icra yoluna başvurulur.İcra takiplerinde, görevli bulunan tek merci icra dairesidir, bütüntakipler İcra dairesinde başlar, İcra dairesi aracılığı ile yürütülür vesona erer. İcra dairesi İcra işlerinde birinci derecede görevlidir, icratakipleri için, İcra dairesi dışında başka görevli bir makam kuralolarak yoktur. İcra daireleri arasında görev ayırımı yapılmamıştır. Bunedenle İcra daireleri arasında görev uyuşmazlığı sorunu ortayaçıkmaz. Bir yerde birden fazla İcra dairesi varsa, bunlar arasındakiilişki, görev değil, bir işbölümü ilişkisidir.İlamsız İcradaki genelyetkili İcra dairesi ise, borçlunun yerleşim yerinin bulunduğu yer İcradairesidir.İlamsız icra üç kısma ayrılır:Genel haciz yoluKambiyo senetlerine mahsus haciz yoluKiralanan taşınmazların ilamsız icra yolu ile tah1iyesiBu yollar sırasıyla aşağıda incelenecektir.7.1. GENEL HACİZ YOLUİlama veya kambiyo senedine bağlı olmayan ve rehinle de teminataltına alınmamış olan, belirli bir miktar para (veya teminat) alacağınıntahsili için başvurulan ilamsız İcra yoluna genel haciz yolu ile takipdenir. Genel haciz yolu ile takibe yalnızca para (veya teminat)alacakları için başvurulabilmekte olup bunun dışındaki alacaklar içinbaşvuruda bulunulamaz. Genel haciz yolu ile takip yapabilmek içinalacağın mutlaka bir senede bağlı olması gerekmez. Bir senede bağlıolmayan alacaklar ile adi senetlere, imzası noterce onaylanmışsenetlere, resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileriçerçevesinde ve usulüne uygun olarak verdikleri belgelere bağlıalacaklar için genel haciz yoluna başvurulabilir.Kambiyo senedine bağlı alacaklar içinse, kambiyo senetlerine mahsushaciz yolu ile takibe başvurulur. Ancak, alacaklı dilerse kambiyosenedine bağlı alacağı için genel haciz yoluna da başvurabilir. Paraalacağı bir ilama bağlı ise, ilam alacaklısı ilamlı icra yoluna gider.
  14. 14. Böyle bir alacak için, ilam alacaklısının genel haciz (ilamsız icra)yoluna başvurmasına da bir engel bulunmamaktadır. Alacak birrehinle temin edilmiş ise, alacaklının önce rehnin paraya çevrilmesiyolu ile takip yapması gerekir. Genel haciz yolu takibin genel olarakaşamaları şu şekildedir:Takip, alacaklının takip talebi ile başlar.İcra dairesi borçluya bir ödeme emri gönderir.Borçlu ödeme emrine itiraz etmezse veya itiraz eder de, itirazalacaklının talebi üzerine kaldırılırsa, ödeme emri kesinleşir.Ödeme emrinin kesinleşmesinden sonra icra dairesi, alacaklının talebiüzerine borçlunun mallarını haczeder, satar, elde ettiği paradanalacaklının alacağını öder.7.1.1 GENEL HACİZ YOLU İLE TAKİBİN KONUSUGenel haciz yolu ile takibin konusunu yalnızca para ve teminatalacakları oluşturmaktadır. Takibin konusu, bir şeyin yapılması veyayapılmaması, taşınır veya taşınmaz mal teslimi veya çocuk teslimigibi, paradan başka bir şey ise, bu takdirde, alacaklı genel haciz(ilamsız icra) yolu ile takip yapamaz. Alacaklının dava açarak,alacağını bir ilama (hükme) bağlatması, ilama dayanarak ilamlı icrayoluna başvurması gerekir.Takibe konu olan paranın, doğum kaynağıçeşitli olabilir. Örneğin, bir akde bağlı olabilir, haksız fiilden doğanbir tazminat alacağı olabilir yada sebepsiz zenginleşmeden doğabilir.Bu şekilde genel haciz yolu ile takibe başvurabilmek için alacağınkaynağının nereden geldiğinin bir önemi yoktur.Ancak, borçlu ödeme emrine herhangi bir itirazda bulunursa, alacağınispatı açısından alacağın dayandığı sebep önem kazanır .Takibe konuolan para ile Türk Lirası kastedilmektedir. Ancak, alacak yabancı paratüründen bir para ise, hangi tarihteki (vade veya fiili ödeme tarihi) kurüzerinden talep edildiği belirtilerek, yabancı para üzerinden de takipyapılabilir. Altın para, herhangi bir kıymetli mal hükmündedir. Bunedenle böyle bir alacak için, genel haciz yoluna değil, ilamlı icrayoluna başvurulmalıdır.Genel haciz yolu ile takip belirli bir miktarparanın alacaklıya ödenmesi dışında, alacaklının alacağının teminataltına alınması için borçlu tarafından verilmesi taahhüt edilen belirlibir teminatın gösterilmesine de ilişkin olabilir.7.2. TAKİP TALEBİGenel haciz yolu ile takibin yürürlüğe konulabilmesi için, alacaklının(veya temsilcisinin) yetkili icra dairesine başvurarak, takip talebinde
  15. 15. bulunması gerekir. İİK’nun 58 inci maddesine göre, takip talebi, yazılıveya sözlü olarak yapılabilir. Takip talebi yazılı olarak yapılacak ise,bu durumda genellikle, basılı haldeki bir takip talebi örneği kullanılır.Ancak, takip talebinde bulunmak isteyen alacaklının mutlaka basılıtakip talebi örneğini doldurması gerekmez. Takip talebinin bütüngeçerlilik şartlarını taşıyan ve adi bir kağıda yazılmış bulunan bir takiptalebi de geçerlidir.Alacaklının sözlü olarak takip talebinde bulunması da mümkündürBöyle bir durumla karşılaşılması durumunda, İcra müdürünün bütünbilgileri basılı tutanağa geçirmesinin ardından; tutanak, alacaklı veİcra müdürü tarafından imzalanır. İcra dairesi, alacaklıya takiptalebinde bulunduğuna ve verdiği belgelere, talep ve takip giderlerinedair bedava ve pulsuz bir makbuz verir. Alacaklı takip talebindebulunsa bile yaptığı İcra takibinden kendi rızası ile yada borçlununrızası aranmaksızın vazgeçebilir.Geçerli bir takip talebinin geçerli olabilmesi için bulunması gerekenunsurlar şunlardan oluşur.Alacaklının ve varsa kanuni temsilcisinin ve vekilinin adı, soyadı,vergi kimlik numarası şöhret ve ikametgahı; alacaklı yabancımemlekette oturuyorsa Türkiyede göstereceği ikametgah (İkametgahgösteremezse icra dairesinin bulunduğu yer ikametgah sayılır)Borçlunun ve varsa kanuni temsilcisinin adı, soyadı, alacaklıtarafından biliniyorsa vergi kimlik numarası şöhret ve ikametgahı (Birterekeye karşı yapılan taleplerde kendilerine tebligat yapılacakmirasçıların adı, soyadı, şöhret ve ikametgahları)Alacağın ve istenen teminatın Türk parası ile tutarı ve faizi,alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı günSenet, senet yoksa borcun sebebiTakip yollarından hangisinin seçildiğiAlacak belgeye dayanmakta ise, belgenin aslının veya alacaklı yahutmümessili tarafından tasdik edilmiş, borçlu sayısından bir fazlaörneğinin takip talebi anında icra dairesine tevdiiTakip talebinde bulunması gereken hususlar yazıldıktan sonra, altınınalacaklı (varsa vekili) tarafından imzalanması gerekir. Bu unsurları taşıyan bir takip talebini, icra müdürü kabuletmek ve borçluya ödeme emri göndermek zorundadır bir başkadeyişle icra müdürü aksi bir uygulamaya başvuramaz. Belirtilenunsurların tümünü taşımayan bir takip talebini icra müdürü kabul
  16. 16. ederse, borçlu şikayet yoluna başvurarak, kendisine gönderilen ödemeemrinin iptalini isteyebilir.Alacaklının geçerli bir takip talebi üzerine, İcra müdürü, takiptalebinden itibaren en geç üç gün içinde borçluya bir ödeme emrigöndermek zorundadır. Alacaklı, takip talebinde seçtiği haciz veyaiflas yolundan, bir defaya mahsus olmak üzere, seçtiği o yolu bırakıp,harç ödemeksizin diğerine yeni baştan başvurabilir.Takip talebindebulunulması ile bazı haklar korunmuş olur. İcra takibinden sonraaçılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibindurdurulmasına karar verilemez . Takip talebi tarihi önem arz ederçünkü hacze iştirak için bu tarih esas alınır.Takip talebinde bulunulması ile takip konusu alacak için işlemeyedevam eden zamanaşımı kesilir. Alacaklı, alacağının bir kısmı içintakipte bulunmuşsa, takip konusu yapılan kısım için zamanaşımıkesilir; takip dışı bırakılan kısım için ise, zamanaşımı kesilmez,işlemeye devam eder. Borçlu daha önce temerrüde düşürülmemişse,takip talebi ile temerrüde düşürülür. Ancak temerrüt tarihi olarak,takip talebi tarihi değil, takip talebi üzerine gönderilen ödeme emrininborçluya tebliğ tarihi esas alınmaktadır.7.3. ÖDEME EMRİAlacaklının takip talebi üzerine icra dairesi, bir ödeme emridüzenleyerek borçluya göndermek zorundadır. Geçerli bir takiptalebini alan icra müdürü, alacağın mevcut olup olmadığını, vadesiningelip gelmediğini, zamanaşımına uğrayıp uğramadığını vb. hususlarıincelemeden, ödeme emrini düzenleyerek borçluya göndermeyemecburdur.Borçlu, kendisine karşı icra takibi yapıldığını ödemeemrinin tebliği ile öğrenir. Ödeme emri, borçluya karşı yapılan icratakip işlemlerinin ilkidir. Borçluya, savunma hakkını kullanılabilmesiiçin ödeme emri tebliği zorunludur çünkü borçluya ödeme emri tebliğedilmeden, takibe devam edilemez, malları haczedilip satılamaz.Aksi takdirde, borçlu bu işlemlere karşı süresiz olarak şikayettebulunarak, iptalini sağlayabilir.Borçlu ödeme emrinin tebliği üzerine,yedi gün içinde itiraz etmezse, itiraz eder de, itirazı iptal edilir veyakaldırılırsa ödeme emri ve bununla takip kesinleşir. İcra takibininbundan sonraki safhalarına geçilebilmesi için, ödeme emrininkesinleşmesi gerekir.Ödeme emrinde bulunması gerekli hususlar ise şunlardan oluşur.
  17. 17. Takip talebinde bulunan kayıtlar (Yukarıda belirtilen ve geçerli birtakip talebinin geçerli olabilmesi için bulunması gereken unsurlar)Borcun ve masrafların yedi gün içinde ödenmesi, borç teminatverilmesi mükellefiyeti ise teminatın bu süre içinde gösterilmesiihtarını,Takibin dayandığı senet altındaki imza kendisine ait değilse yine buyedi gün içinde bu cihetin ayrıca ve açıkça bildirilmesi; aksi halde icratakibinde senedin kendisinden sadır sayılacağı,Borçlunun senet altındaki imzayı reddettiği takdirde merci önündeyapılacak duruşmada hazır bulunması; buna uymazsa vaki itirazınmuvakkaten kaldırılmasına karar verileceği,Borcun tamamına veya bir kısmına yahut alacaklının takibat icrasıhakkına dair bir itirazı varsa bunu da aynı süre içinde beyan etmesiihtarını,Senet veya borca itirazını bildirmediği takdirde yukarda yazılı yedigünlük süre içinde mal beyanında bulunması ve bulunmazsa hapisletazyik olunacağı; mal beyanında bulunmaz veya hakikate aykırıbeyanda bulunursa ayrıca hapisle cezalandırılacağı ihtarını,Borç ödenmez veya itiraz olunmazsa cebri icraya devam edileceğibeyanını ihtiva eder.Daha sonra, icra dairesi, yukarda belirtilen unsurları içeren bir ödemeemri düzenler. Ödeme emri borçlu sayısından iki fazla nüsha halindedüzenlenir, bunlardan bir nüshası (aslı) icra dosyasına konulur, diğernüshası da borçluya gönderilir. Ödeme emri borçluya takip talebindenitibaren nihayet 3 gün içinde tebliğe gönderilir. Takip belgeyedayanıyorsa, belgenin tasdikli bir örneği ödeme emrine bağlanır.Müşterek borçlular aynı zamanda takip ediliyorlarsa hepsinin veya birkısmının bir mümessil tarafından temsil edilmeleri hali müstesnaolmak üzere her birine ayrı ayrı ödeme emri tebliğ edilmek lazımdır.Bir borçlu hakkında aynı günde birden ziyade takip talebi varsa icradairesi bunların ödeme emirlerini aynı zamanda tebliğe gönderir.Ödeme emrinin tebliğinden sonra bir takım sonuçlar ortaya çıkabilir.Bunlarda aşağıdaki sonuçlardan biri olabilir.Ödeme emri kendisine tebliğ edilen borçlu, ödeme emriylekendisinden istenen borcu kabul ederek, yedi günlük süre içerisindefaiz ve giderleri ile birlikte ödeyebilir, bu durumda takip sona erer.Borçlu yedi günlük süre içerisinde borcunu ödemediği gibi, ödemeemrine itiraz da etmezse, bu durumda ödeme emri (icra takibi)
  18. 18. kesinleşir. Bu durumda borçlunun, borcu zımnen kabul ettiği kabuledilir.İcra takibinin kesinleşmesi üzerine, alacaklı haciz isteyebilir.Ödeme emrine itiraz etmeyen borçlunun, yedi günlük süre içinde malbeyanında bulunması gerekmektedir. Aksi halde, alacaklının talebiüzerine mal beyanında bulununcaya kadar hapisle tazyik edilebilirveya hapisle cezalandırılabilir. Borçlu yedi günlük süre içerisinde, ödeme emrine (imzaya veyaborca) itiraz ederse icra takibi durur. İcra takibine devam edilebilmesi için, alacaklının talebi üzerine,itirazın mahkemece iptal edilmesi ya da icra mahkemesincekaldırılması gerekir.Borçlunun, ödeme emri ile istenen takip konusu borcun, kendisindenistenemeyeceğini, ödemek istemediğini, yedi gün içinde icradairesinde ileri sürmesine, ödeme emrine itiraz diyoruz. Borçlununödeme emrine itiraz etmesi kanundan kaynaklanan savunma hakkınıkullanmasını ifade eder Hangi nedenle itiraz edilirse edilsin, itirazınhaklı olup olmadığına bakılmaksızın, borçlunun, belirtilen yedi günlüksüre içinde usulüne uygun olarak ödeme emrine itiraz etmesi ile icratakibi durur.İİK’nun 66 ncı maddesine göre, müddeti içinde yapılan itiraz takibidurdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icramemuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder.Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabulettiği miktar için devam olunur. Borçlu itirazında imzayı reddetmişsealacaklı derhal icra dairesinden tatbike medar imzaların celbiniisteyebilir.Borçlunun itirazının hükümden düşürülmesi ve takibedevam edilebilmesi için alacaklı, borçlunun itirazının iptali içinmahkemede dava açabilir ya da borçlunun itirazının kaldırılması içinicra mahkemesine başvurabilirTakip konusu alacağın bir adi senede dayanması halinde, borçlununsenedin altındaki imzanın kendisine ait olmadığı gerekçesi ile yaptığıitiraza, imzaya itiraz adı verilir. Senet altındaki imzaya itiraz etmekisteyen borçlu, bu itirazını ayrıca ve açıkça yapmalıdır. Borçlu,yalnızca imzaya itiraz edebileceği gibi, imzaya itirazla çelişmeyenborca itiraz sebeplerini, imzaya itirazla birlikte ileri sürebilir. Böylebir durumda itiraz, imzaya itiraz olarak değerlendirilir. İmzaya itiraz,yalnızca icra takibinin adi senede dayanması halinde yapılabilir. İcratakibinin hiçbir senede dayanmaması, noterce onaylı bir senede
  19. 19. dayanması ya da resmi dairelerin veya yetkili makamlarınca yetkilerikapsamında usulüne göre verdikleri makbuz veya belgeye dayanmasıgibi hallerde imzaya itiraz edilemeyip, yapılacak itiraz ancak borcunkendisine yönelik olabilir. İmzaya itirazın dışındaki diğer bütün itirazhalleri borca itiraz olarak kabul edilir.7.3.1 ÖDEME EMRİNE İTİRAZ SEBEPLERİÖdeme emrinin dayandığı itiraz sebepleri genelde maddi hukukadayanmaktadır. Borçlu, takip konusu alacağı maddi hukuk bakımındanödemek zorunda olmadığını, itiraz yolu ile ileri sürebilir. Borçlununitirazı takip konusu alacağa ilişkindir. Örneğin, alacağın ödemezamanı gelmemiştir veya daha önceden ödenmemekle beraberzamanaşımına uğrayarak borç sona ermiştir yada alacağı doğuransözleşme mutlak butlan ile hükümsüzdür.Alacaklının takip yapma yetkisinin bulunup bulunmadığı yönündekiitirazlar, takip hukukuna dayanan itiraz sebeplerini oluşturmaktadır.Borçlu borcun bir kısmına itiraz ederse, itiraz edilen kısım için takipdurur, itiraz edilmeyen kısım için takip kesinleşir. Borçlu itirazındabildirdiği itiraz sebepleri nedeniyle onları genişletemez vedeğiştiremez. Buna karşın, borçlu bildirdiği sebeplerin dışında,alacaklının dayandığı senet metninden anlaşılan itiraz nedenlerinedayanarak onları da ileri sürebilir.7.3.2. ÖDEME EMRİNE İTİRAZIN GEÇERLİLİK ŞARTLARIBorçlunun, ödeme emrine yapacağı itirazın, geçerlilik kazanabilmesiiçin aşağıdaki şartların tümünün gerçekleşmesi gerekir:Ödeme emri borçluya tebliğ edilmiş olmalıdırBorçlunun ödeme emrine itiraz iradesi bulunmalıdır.Ödeme emrine itiraz eden kimse, itiraz edebilme ehliyetine sahipolmadır.Ödeme emrine itiraz, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedigün içinde yapılmalıdır.7.3.3. ÖDEME EMRİNE İTİRAZIN YAPILMASI VE SÜRESİBorçlu, ödeme emrine itirazını, ödeme emrinin kendisine tebliğedilmesinden itibaren yedi gün içinde, icra dairesine bildirmeyemecburdur. İtirazın yapılacağı yetkili icra dairesi, takibin yapıldığı veödeme emrini gönderen icra dairesidir.Bunun dışında örneğin icramahkemesine yapılan itiraz geçersiz kabul edilecektir. Ödeme emrineitiraz, bir dilekçe ile yapılabileceği gibi, sözlü olarak da yapabilir
  20. 20. İtiraz eden borçluya, itiraz ettiğine dair bedava ve pulsuz bir belgeverilir. İcra dairesi, ödeme emrine itiraz edildiğini üç gün içindealacaklıya bildirir. Ödeme emrine itirazını süresi, ödeme emrininborçluya tebliğ edildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Ödemeemrine itiraz süresinin son günü, tatil gününe rastlarsa, itiraz süresi,tatili gününü takip eden ilk çalışma gününün sonuna kadar olmaküzere, bir gün daha uzatılır.Borçlu, belirtilen yedi günlük süre içerisinde itiraz etmezse, ödemeemrine bağlı olarak icra takibi kesinleşmiş olur. Yedi günlük süregeçirildikten sonra yapılacak olan itiraz artık geçerli olmaz. icramüdürü, itirazın süresinde yapılıp yapılmadığını resen gözetmekzorundadır. İtiraz süresi, kural olarak kesindir, uzatılamaz.7.3.4. ÖDEME EMRİNE İTİRAZIN GETİRDİĞİ SONUÇLARMüddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetindedeğilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerinealacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmınaitirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur.Borçlu itirazında imzayı reddetmişse alacaklı derhal icra dairesindentatbike medar imzaların celbini isteyebilir. Takibin durması için İcramüdürünün veya bir başka makamın ayrıca karar vermesine gerekyoktur. İtiraz ile duran İcra takibine, ,alacaklının talebi ile itirazhükümden düşürülünceye kadar, devam edilemez. Ödeme emrineitiraz eden borçlunun, mal beyanında bulunma zorunluluğu yoktur.7.3.5. ÖDEME EMRİNE İTİRAZIN HÜKÜMDEN DÜŞÜRÜLMESİAlacaklının icra takibine devam edebilmesi için, borçlunun itirazınınhükümden düşürülmesi yada başka bir deyişle geçersiz halegetirilmesi gerekir. Bunun içinde İİK’ da iki yol öngörülmüştür:İtirazın iptali davasıİtirazın İcra mahkemesinde kaldırılması7.3.5.1. İTİRAZIN İPTALİ DAVASIBorçlunun ödeme emrine itirazı üzerine duran icra takibine, devamedilmesini sağlamak üzere, alacaklının genel mahkemede açtığı veitirazı iptal ettirtmeye yönelik olarak açtığı davaya itirazın iptalidavası adı verilir. İptal davası gerek imzaya itiraz, gerekse borca itirazhallerinde açılabilir. Bu davada davacı, takip alacaklısı, davalı ise,takip borçlusudur. Davacı (alacaklı), dava dilekçesinde, borçlunun(davalı) itirazının iptalini ve borçlunun takip konusu alacağı ödemeyemahkum edilmesini ister. İtirazın iptali davası açıldıktan sonra, dava
  21. 21. boyunca, daha önce durmuş olan icra takibi yine durmaya devam eder.İtirazın iptali davasında yetkili ve görevli mahkeme, genel hükümleregöre belirlenir.Alacaklı itirazın iptali davasını, itirazın kendisinetebliğinden itibaren bir yıl içerisinde açmak zorundadır çünkü bu hakdüşürücü bir zamandır. Bu süre içerisinde alacaklı, itirazın iptalidavasını açmazsa, yaptığı ilamsız icra takibi düşer.Yapılan yargılama sonunda mahkeme, itirazın iptali davasını kabulederse, yani alacaklı haklı çıkarsa, borçlunun itirazının iptaline kararverir ve borçluyu takip konusu borcu ve yargılama giderleriniödemeye mahkum eder. Böylece, borçlunun itirazı iptal edilmiş olur.Bundan sonra, alacaklı, itiraz ile durmuş olan icra takibine devamedilmesini ve haciz yapılmasını isteme hakkını tekrar elde eder.Alacaklı dava dilekçesinde istemiş ise, borçlu hükmolunan borçmiktarının yüzde kırkından az olmamak üzere bir tazminata damahkum edilebilir. Ayrıca, itirazın iptali davasının kabul edilmesisonucunda, borçlu mahkeme kararının kendisine tebliğinden itibarenüç gün içersinde mal beyanında bulunmakla mükelleftir.Diğer taraftan, ilgili mahkeme, yargılama sonunda, takip konusualacağın mevcut olmadığı yada alacaklının haksız olduğu sonucunavarırsa, itirazın iptali davasını reddetmiş olur. Böylece, davanın reddikararı ile mahkeme, takip konusu yapılan alacağın mevcut olmadığınıtespit etmiş olur; bu kararın kesinleşmesi ile alacaklının başlattığı icratakibi de iptal edilmiş olur. Borçlu olduğu iddia edilen kişi, alacaklınınkötü niyetle icra takibinde bulunduğu yargısına ulaşırsa ve cevapdilekçesinde istemiş olması halinde, alacaklıyı, reddolunan alacakmiktarının yüzde kırkından az olmamak üzere bir tazminatla itirazıniptali davasının reddine karar veren mahkemeden cezalandırılmasınıtalep edebilir.Mahkemenin vermiş olduğu davanın kabulü veya reddine ilişkinkararlar da diğer hallede olduğu üzere temyiz edilebilir. Kararınkesinleşmesinden sonra, bu karar artık alacağın mevcut olduğu veyaolmadığı konusunda taraflar arasında kesin hüküm oluşturur ve buhususta tekrar dava veya takip yoluna başvurulamaz.7.3.5.2. İTİRAZIN KALDIRILMASIBorçlunun itirazı ile duran icra takibine, alacaklının devam etmesinisağlayan diğer bir yol da itirazın icra mahkemesince kaldırılmasıdır.itirazın icra mahkemesinde kaldırılması yolu, itirazın iptali davasınagöre daha çabuk ve pratik bir yoldur. Ancak, alacaklı, elinde alacaklı
  22. 22. olduğunu gösterir bir belge bulunması durumunda, uzun ve zahmetliolan dava yolunu değil, kısa ve basit bir yol olan itirazın kaldırılmasıyolunu tercih edebilir.İcra mahkemesinin buradaki inceleme yetkisi sınırlıdır, sadece belgeüzerinden inceleme yapabilmekte olup, tanık, keşif, yemin gibidelillere bu yargılamada başvurulamaz. Bu nedenle, icramahkemesinin itirazın kaldırılması hakkındaki kararları maddianlamda kesin hüküm teşkil etmez.Alacaklı, itirazın kaldırılmasını,itirazın kendisine tebliğinden itibaren, altı ay içinde, icramahkemesinden istemelidir; aksi halde, bir daha aynı alacak içinilamsız icra takibinde bulunamaz. Bu süre hak düşürücü niteliktedir veitirazın kaldırılması talebi süresinde yapılmamışsa, talep, sadece bunedenle reddedilir. 7.3.5.2.1. İtirazın Kesin KaldırılmasıBorca itiraz edilmesi halinde, alacaklı itirazın kesin kaldırılmasıyoluna başvurabilir. Alacaklının itirazın kesin kaldırılması yolunabaşvurabilmesi için, alacağın aşağıdaki belgelerden birine bağ1ıbulunması gerekir.Bunlarda;İmzası Borçlu Tarafından ikrar Edilmiş Adi Senet,İmzası Noterlikçe Onaylanmış Senet,Resmi Dairelerin veya Yetkili Makamların Yetkileri Dahilinde veUsulüne Göre Verdikleri Belgeler,Kredi Kurumları ile ilgili Belgelerdir.Alacaklı, bu saydığımız belgelerden biri ile alacağını ispat etmekzorundadır. Alacaklı, bu belgelerden biri ile alacağını ispat edemezse,icra mahkemesi, itirazın kesin kaldırılması talebini reddeder; ispatederse, bu kez itirazını ispat etmek sırası borçluya gelir. Borçlu datıpkı alacaklı gibi, bu kez itirazını kural olarak yukarıda sayılanbelgelerden biri ile ispat etmek zorundadır.Kara alacaklının isteği yönündeyse, alacaklının yaptığı ilamsız icratakibi kesinleşir ev alacaklı icra takibine devam edilmesini (haciz)isteyebilir. İtirazın kesin kaldırılması halinde borçlu, alacaklının talepetmesi durumunda takip konusu alacağın yüzde kırkından az olmamaküzere icra inkar tazminatına mahkum edilir. Ayrıca, borçlu, itirazınkaldırılması kararının kendisine tebliğinden itibaren üç gün içinde malbeyanında bulunmak zorundadır. itirazın kesin kaldırılması talebininkabulü veya reddi kararları temyiz edilebilir.7.3.5.2.2. İtirazın Geçici Kaldırılması
  23. 23. İİK’nun 68 inci maddesine göre, itirazın geçici kaldırılmasıalacaklının takip konusu alacağı, kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarınıiçeren bir adi senede dayanıyorsa ve borçluda senet altındaki imzayıinkar ederse, bu takdirde alacaklı itirazın geçici kaldırılması yolunabaşvurabilir. Şu halde, itirazın geçici kaldırılması, alacaklının adi birsenede dayanması ve borçlunun da, bu senet altındaki imzaya itirazetmesi halinde söz konusu olabilir.Alacaklı, borçlunun imzaya itirazının kendisine tebliği tarihindenitibaren altı ay içinde, icra mahkemesine başvurarak itirazın geçiciolarak kaldırılmasını talep edebilir. Ayrıca, icra dairesine debaşvurarak, borçlunun, karşılaştırma yapmaya uygun bir imzasının,resmi dairelerden getirtilmesini isteyebilir. Alacaklı, icramahkemesinden, borçlunun itirazının geçici olarak kaldırılmasını isterve ayrıca, % 40 icra inkar tazminatı istiyorsa, bunu da talebindebelirtir.İcra mahkemesi, alacaklının itirazın geçici kaldırılması talebi üzerine,alacaklının dayandığı senet altındaki imzanın borçluya ait olupolmadığını inceler. İcra mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda,alacaklının dayandığı senet altındaki imzanın borçluya ait olmadığıkanısına varması halinde, itirazın geçici kaldırılması talebini reddeder.Bu durumda artık icra takibine devam edilemez. Borçlunun istemişolması halinde, alacaklı takip konusu alacağın % 40’ından azolmamak üzere, icra inkar tazminatına mahkum edilirİcra mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda, alacaklının dayandığısenet altındaki imzanın borçluya ait olduğu kanısına varması halindeya da borçlu duruşmaya gelmezse, itirazın geçici kaldırılmasına kararverir. Bu durumda, borçlu takip konusu alacağın % 10’u oranında paracezasına ve alacaklının istemiş olması halinde, takip konusu alacağın% 40’ından az olmamak üzere icra inkar tazminata mahkum edilir.İcra mahkemesinin, itirazın geçici kaldırılması kararı almasıdurumunda bir takım sonuçlar meydana gelir. Bunlar;geçici olarak haczini isteyebilmesi ancak kesin haciz isteyememesi,Borçlunun, itirazın geçici kaldırılması kararının kendisine tebliğindenitibaren üç gün içinde mal beyanında bulunmak zorunda olması,Borçlunun, itirazın geçici kaldırılması kararının kendisine tebliğindenitibaren yedi gün içinde, borçtan kurtulma davası açabilmesi ve
  24. 24. Borçlunun, yedi günlük süre içinde borçtan kurtulma davası açmamasıhalinde, itirazın geçici kaldırılması kararının verilmesi ve varsa geçicihaczin kesinleşmesidir.7.3.5.2.3. Borçtan Kurtulma DavasıBorçlu, icra mahkemesinin itirazın geçici kaldırılması kararı vermesiüzerine, gerçekten borçlu olmadığına inanıyorsa ve aleyhine başlamışolan icra takibinin devam etmesini engellemek istiyorsa, genelmahkemede, borçlu olmadığına ilişkin yedi gün içinde bir davaaçabilecektir. Bu davaya da borçtan kurtulma davası denir. İcramahkemesinin vermiş olduğu itirazın geçici kaldırılması kararı,taraflar arasında kesin hüküm teşkil etmediği için, borçtan kurtulmadavası açılmasına engel olmaz. Borçtan kurtulma davası niteliği itibariile bir menfi tespit davası niteliğindedir.Borçtan kurtulma davasında yetkili mahkeme, icra takibinin yapıldığıyer mahkemesi veya alacaklının (davalının) yerleşim yerimahkemesidir. Görevli mahkeme ise, borçlunun borçlu olmadığınıiddia ettiği miktara göre belirlenir. Borçtan kurtulma davasında davacıtakip borçlusu, davalı ise takip alacaklısıdır. Bu dava ile davacı olanborçlu, takip konusu borcun mevcut olmadığının tespitinimahkemeden talep etmektedir. Borçtan kurtulma davası, itirazın geçicikaldırılmasının borçluya tebliğinden itibaren yedi gün içindeaçılmalıdır. Bu süre hak düşürücü niteliktedir ve bu süreningeçirilmesinden sonra açılan davalar otomatik olarak reddedilir.Borçlu, bu yedi günlük süre içinde borçtan kurtulma davası açmazsa,itirazın geçici kaldırılması karan kesin kaldırma kararına dönüşür;geçici haciz konulmuşsa, geçici haciz de, kesin hacze dönüşür.Borçtan kurtulma davasının dinlenebilmesi için ayrıca, davacı olanborçlunun, ilk duruşma gününün bitimine kadar dava konusu alacağın% 15’i kadar bir teminat göstermesi gerekir, aksi halde başka birinceleme yapılmadan dava reddedilir.Yapılan yargılama sonunda, borçlu haklı bulunursa, borçlunun, takipkonusu alacağın borçlusu olmadığı tespit edilmiş olur. Alacaklı(davalı) artık ilamsız icra takibine devam edemez. Borçlunun mallanüzerine geçici haciz konulmuşsa, kalkar. Borçlunun dava dilekçesindeistemiş olması halinde, alacaklı haklı bulunan borçluya, dava olunanmeblağın yüzde kırkından az olmamak üzere bir tazminat ödemeyemahkum edilir. Ayrıca, borçlu icra mahkemesince hükmedilen %10para cezasını ve % 40 tazminatı da ödemekten kurtulur.
  25. 25. Mahkeme, borçtan kurtulma davası sonunda borçluyu haklı görmezise, borçlunun, takip konusu alacağın borçlusu olduğu tespit edilmişolur ve böylece itirazın geçici kaldırılması kararı, kesin kaldırmakararına dönüşür. Ayrıca, alacaklı icra takibine devam edilmesiniisteyebilir, borçlunun mallan üzerinde geçici haciz varsa, o da kesinhacze dönüşür. Alacaklının istemiş olması halinde borçlu, alacaklıya,mevcut olduğu tespit edilen alacak tutarının yüzde kırkından azolmamak üzere bir tazminat ödemeye mahkum edilir. Borçlunun,borçlu olduğuna ilişkin karar, artık taraflar arasında maddi anlamdakesin hüküm teşkil eder, o nedenle borçlu alacaklıya karşı borçluolmadığına ilişkin tekrar dava açamaz8. MENFİ TESPİT VE İSTİRDAT DAVALARI8.1. MENFİ TESPİT DAVASIMenfi tespit davası, alacaklının takibe başlamasından önce yada sonraaçılabilir. Borçlu, ödeme emri ile kendisinden istenen borcun,borçlusu olmadığı düşüncesinde olabilir. Bu gibi hallerde, borçluborcunu ödemiş olabilir; takas etmiş olabilir; borç senedi hata, hileveya ikrah nedeniyle geçersiz olduğu halde, borçlu ödeme emrineitiraz etmemiş veya itirazı kaldırıldığı için ödeme emri kesinleşmişolabilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında, ihtiyatitedbir yolu ile dahi takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancakborçlu, gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat karşılığında,mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranınalacaklıya verilmemesini isteyebilir.Açılan menfi tespit davasını alacaklının kazanması halinde, takipkonusu alacağın varlığı kesin hüküm ile tespit edilmiş olur. Daha önceverilmiş olan ihtiyati tedbir kararı kalkar, alacaklı takibe devam eder.Menfi tespit davasının reddine karar veren mahkeme, alacaklınınihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmasından dolayı,borçluyu resen bir tazminata mahkum eder. Bu tazminat, alacağınyüzde kırkından az olamaz.Açılan menfi tespit davası borçlu lehine sonuçlanırsa, icra takibiderhal durur. Hüküm kesinleştikten sonra da, takip iptal edilir. Menfitespit davası sonuçlanmadan önce, borçlunun malları haczedilmişse,bu haciz kalkar. Mallar satılmışsa, satış bedeli borçluya ödenir.Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşılırsa, borçlunun talebi üzerine, borçlunun dava
  26. 26. nedeniyle uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Buzarar, takip konusu alacağın yüzde kırkından az olamaz. .8.2. İSTİRDAT DAVASIBorçlu, gerçekte borçlu olmadığı hallerde, ödeme emrine itirazetmemiş veya itirazının icra mahkemesince kaldırılmış olmasınedeniyle hakkındaki takip kesinleşmiş olabilir. Bu durumda borçlu,menfi tespit davası açmamış veya açsa dahi, icra veznesindeki paranınalacaklıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı da aldırmamış ise,takip konusu borcu ödemesi gerekir. Borçlu, gerçekte borçlu olmadığıhalde, icra takibi nedeniyle ödemiş bulunduğu paranın kendisine geriverilmesi için bir dava açabilir, bu davaya istirdat davası denilir.İstirdat davası, normal bir alacak davasıdır; geri verilmesi istenenalacağın miktarına göre, sulh veya asliye hukuk mahkemelerindenbirisinde açılabilir. Bu davanın tarafları, icra takibinin borçlusu,davacı ve takibin alacaklısı da, davalıdır. İstirdat davasının iki şartıbulunmaktadır.Geri verilmesi istenen para, icra takibi sırasında ödenmiş olmalıdır.Borçlu -davacı, borçlu olmadığı bir parayı icra tehdidi altında ödemişolmalıdır. Yani, ödeme emrine itiraz edilmediği veya itiraz edildiğihalde, icra mahkemesince itiraz kabul edilmediği için, kesinleşen takipnedeniyle ödeme yapılmış olmalıdır.İstirdat davası, paranın icra dairesine ödenmesini takiben bir yıl içindeaçılmalıdır. Bu bir yıllık süre hak düşürücü süredir, mahkeme budurumu resen gözetir. İstirdat davasını, davacı taraf borçlununkazanması halinde, mahkeme icra takibinde alacaklıya ödemiş olduğupara ile beraber icra harç ve giderlerinin de davalı taraf alacaklıdanalınıp, davacı yani borçluya ödenmesine kararı verir. İstirdat davasınıdavacı sıfatıyla davaya taraf olana borçlu kaybederse, yargılamagiderlerini davalı taraf alacaklıya ödeme cezasına çarptırılır. İstirdatdavası sonunda verilen karar, taraflar arasında maddi anlamda kesinhüküm teşkil etmesi bakımından önemlidir.9. MAL BEYANI İİK’nun 74 üncü maddesine göre, mal beyanı, borçlunun gerekkendisinde ve gerek üçüncü şahıslar yedinde bulunan mal ve alacak vehaklarında borcuna yetecek miktarın nevi ve mahiyet ve vasıflarını veher türlü kazanç ve gelirlerini ve yaşayış tarzına göre geçimmembalarını ve buna nazaran borcunu ne suretle ödeyebileceğini yazıile veya şifahen icra dairesine bildirmesidir.
  27. 27. İİK’nun 75 inci maddesinde “İtirazının iptaline veya kati veyamuvakkat surette kaldırılmasına karar verilen borçlu, bu kararınkendisine tebliğinden itibaren üç gün içinde beyanda bulunmayamecburdur. İptal veya kaldırma kararı borçlunun vicahında verilmişise bu müddet, kararın tebliğinden başlar.” denilerek beyanmecburiyeti müddeti ve bu beyanın başlangıcına ilişkin hükümlere yervermiştir. Mal beyanında bulunmayan borçlu, alacaklının talebi üzerinebeyanda bulununcaya kadar icra tetkik mercii hakimi tarafından birdefaya mahsus olmak üzere hapisle tazyik olunur. Ancak bu hapis üçayı geçemez. İcra dairesine vaki olan beyanda malı olmadığınıbildirmiş veya borcuna yetecek mal göstermemiş yahut beyandanimtina etmiş olan borçlu sonradan kazandığı malları ve kazancında vegelirinde vukua gelen tezayütleri yedi gün içinde mezkur daireyetaahhütlü mektupla veya şifahi olarak bildirmeğe mecburdur.10. İCRA TAKİBİNİN İPTALİ VE ERTELENMESİBorçlunun, takibin başlaması ve daha sonra da takibatınkesinleşmesinin ardından borcunu, icra dairesine gidip ödemesigerekir. Yapılan bu ödeme ile de borçlu borcundan kurtulmuş olur.Ancak, borçlu icra dairesi dışında ayrıca borcunu, alacaklıya ödemişbulunabilir veya takibin kesinleşmesinden sonra, alacak zamanaşımına uğrayabilir yahut da alacaklı borçluya borcunu ödemesi içinek bir süre verebilir. Tüm bu gibi hallere, iyi niyetli bir alacaklınınartık takibe devam etmemesi gerekir. Ancak, bazı kötü niyetlialacaklıların, borcun borçlu tarafından kendisine ödenmesine rağmentakibe devam etmesi de mümkündür. İşte bu gibi durumlarda,alacaklının takibe devam etmesi halinde borçlu, icra mahkemesinebaşvurarak, takibin iptalini veya ertelenmesini isteyebilir.10.1. İCRA TAKİBİNİN İPTALİİcra takibinin iptali, talebin kesinleşmesinden sonraki bir dönemde,borcun ödenmesi veya zamanaşımına uğraması hallerinde ortayaçıkabilir.10.1.1. Borcu Ödemesi Nedeniyle İcra Takibinin İptaliİcra takibinin ödeme sebebiyle iptal edilebilmesi için, borcunkendisinin ve borcun aslına bağlı faiz gibi ferilerinin borçlu tarafındanödenmiş olması gerekir. Eğer, borç kısmen ödenmişse, sadece ödenenkısım için takibin iptali talep edilebilir. İcra takibinin ödeme nedeniyleiptal edilebilmesi için, borcun, icra takibinin kesinleştiği tarihten daha
  28. 28. sonraki bir dönemde ödenmiş olması gerekir. Takibin iptal kararı, engeç paraların alacaklıya ödenmesi veya paylaştırılmasına kadaristenmelidir. İtfa nedeniyle icra takibinin iptali, borçlu tarafından, icradairesinin bağlı bulunduğu icra mahkemesinden istenir. Ancak,borçlunun, borcu itfa ettiğini ancak, alacaklı tarafından verilmiş,imzası noterlikçe onaylı bir belge veya imzası alacaklı tarafından ikraredilmiş adi bir belge ile ispat etmesi gerekir.10.1.2. Zamanaşımı Nedeniyle İcra Takibinin İptaliİcra takibinin kesinleşmesinden sonra, alacağın zamanaşımına uğramışolması mümkündür. Bu gibi durumlarda, ödeme emrinin tebliği vetakibin kesinleşmesinden sonra, bir yıl içinde haciz istenmeli,hacizden itibaren de, bir veya iki yıl için de satış istenmelidirZamanaşımı iddiasını ispat etmek için borçlunun ayrıca herhangi birbelge göstermesine gerek yoktur. Ancak, alacaklı, zamanaşımındurduğunu veya kesildiğini iddia ediyorsa,bu iddiasını ispat etmelidir.Alacaklı, bu iddiasını, ancak, resmi bir belge ile veya imzası borçlutarafından ikrar edilmiş bir belge ispat etmelidir. İcra mahkemesi,alacağın zamanaşımına uğradığı sonucuna varırsa, takibin iptalinekarar verir.10.2. İCRA TAKİBİNİN ERTELENMESİAlacaklı, takibin kesinleşmesinin ardından borcunu ödemesi için,borçluya bir süre verebilir. Bu durumda, alacaklının normal olaraktakibe devam etmemesi gerekir.Ancak alacaklı, borçluya hem süreverip, hem de takibe devam etmek isterse, borçlu, icramahkemesinden takibin ertelenmesini isteyebilir. Borçlunun,alacaklının kendisine bir süre verdiğini, noterlikçe onaylı bir belgeveya imzası alacaklı tarafından ikrar edilmiş bir belge ile bu durumuispatlaması gerekir. İcra mahkemesi, gösterilen belgenin incelenmesisonucu alacaklı tarafından borçluya bir süre verildiği sonucunaulaşırsa, takibin ertelenmesine karar verir.11. HACİZHaciz, icra takibenin konusunu oluşturan para alacağının ödenmesinisağlamak için, alacaklının isteği üzerine, alacağı karşılayacakmiktardaki borçluya ait malvarlığına İcra dairesince hukuken elkonulmasıdır. Haczedilen mallar, yine alacaklının talebi üzerine satılırve bedeli ile alacaklı tatmin edilir, yoksa, haczedilen mallar, alacağınakarşılık, alacaklıya aynen verilmez. Haczin, kesin haciz, geçici haciz,ihtiyati haciz gibi türleri vardır.
  29. 29. Kesin haciz, ödeme emrinin kesinleşmesinden sonra, borç halaödenmemişse, satılmak üzere, borçluya ait mallara kesin olarak elkonulmasını ifade eder. Geçici haciz, borçlunun imzaya itirazı geçiciolarak kaldırılırsa, alacaklı, borçlunun mallarının geçici olarakhaczinin istenebilmesidir. İhtiyati haciz ise, alacaklının bir paraalacağının zamanında ödenmesini teminat altına almak için, borçlununmallarına önceden el konulmasıdır.11.1. HACİZ TALEBİÖdeme emrinin kesinleşmesinden sonra, alacaklı takibe devam etmekistiyorsa, bunu belirtmesi gerekir ve bunun sonucu olarak icra takibikendiliğinden hacze dönüşemez.. Alacaklının, bundan sonra haciziçin, haciz talebinde bulunması gerekir. Haciz talebi, alacaklıtarafından, borçluya karşı yapılan bir işlemdir. Haciz talebindebulunan alacaklı, haciz için gerekli giderleri peşin olarak ödemelidir.Alacaklı, borçlunun mal beyanında bulunmasını beklemeksizin haciztalebinde bulunabilir. Alacaklının haciz isteme hakkı, ödeme emrinintebliği tarihinden itibaren bir yıllık sürenin bitimiyle sona erer.11.2. HACZİN YAPILMASIHaciz, icra müdürü tarafından yapılır. İcra müdürühaczi,görevlendireceği yardımcısı veya katiplerinden birisine deyaptırabilir . İcra dairesi müdürü, haciz talebinden itibaren üç güniçinde haciz işlemlerini başlatmak zorundadır. Hacze gidileceğiönceden borçluya haber verilmez. Borçlu, haciz sırasında mallarınbulunduğu yerde hazır ise, haciz onun huzurunda yapılır. Borçlu,haciz sırasında malların bulunduğu yerde bulunmuyorsa, hemenbulunması da mümkün değilse, haciz gıyabında yapılır.Borçlu, icra müdürünün isteği halinde, kilitli yerleri ve dolaplarıaçmaya ve diğer malları göstermeye zorunludur. Bu yerler gerekirsezorla açtırılır. Haczi yapan memur, borçlunun üzerinde para, kıymetlievrak, altın veya gümüş ve diğer kıymetli şeyleri sakladığını anlar veborçlu bunları vermekten kaçınırsa, borçlunun şahsına karşı kuvvetkullanabilir. Borçluya karşı zor kullanmak gerektiğinde, kollukkuvvetleri ve köylerde köy muhtarları, icra müdürüne yardımcı olmakzorundadır.İcra müdürü, taşınır ve taşınmaz malların haczi için mahallinde birtutanak düzenler; haczettiği her malı ve değerini haciz tutanağınayazar. Haciz tutanağın tutulmasıyla geçerlik kazanır. Borçlununhaczedilebilir malları alacak ve takip giderleri için yeterli olmazsa
  30. 30. veya haczedilebilir hiç bir malı bulunmazsa, bu durum da haciztutanağına yazılır.11.2.1. Taşınmaz Malların HacziTaşınmaz malların haczi taşınmazın bulunduğu yerde yapılır.Düzenlenen haciz tutanağına taşınmazın çeşidi, mahiyeti, sınırları vegerekli nitelikleri yazılır. Resmi sicile kayıtlı malların haczi, takibinyapıldığı icra dairesince, kaydına işletilmek suretiyle doğrudan dayapılabilir. İcra dairesi, taşınmazın haczedildiğini, tapu sicilmemurluğuna bildirir, bunun üzerine, o taşınmazın sicil kaydına hacizşerhi verilir. Taşınmazın haczedilmesi ile borçlunun o taşınmazüzerindeki tasarruf hakkı, kısıtlamaya İcra dairesi, taşınmazınhaczedilmiş olduğunu, taşınmaz kendilerine rehnedilmiş olanalacaklılara ve kiracılara haber verir.11.2.2. Taşınır Malların HacziTaşınır mallar da bulundukları yerde haczedilir ve kıymetleri ilebirlikte mahallinde düzenlenecek haciz tutanağına yazılır. Taşınırmalların haczedilmiş sayılması için kural olarak bu mallara fiilen elkonulması gibi bir şart aranmaz. Ancak haczedilen mal, para, banknot,hamiline yazılı senetler, poliçeler ve sair cirosu kabil senetlerle altın,gümüş ve diğer kıymetli şeyler ise, icra dairesi bu gibi kıymetli şeyleribizzat muhafaza altına almalıdır . Bu nitelikteki taşınır malların,haczedilmiş sayılması için, bunlara icra dairesince fiilen el konulmasızorunludur. Haczedilen menkul mallar, icra dairesince muhafaza altınaalınabileceği gibi, yediemine teslim edilebilir veya istenildiği zamanverilmek şartı ile geçici olarak borçlunun ya da üçüncü kişinin elindebırakılabilir. Alacaklı, haczedilen malların borçlunun elindebırakılmasına razı olmazsa, alacaklı giderini peşin olarak ödediğitakdirde yediemine teslim edilir.11.2.3. Borçlunun Üçüncü Kişilerdeki Mal ve Alacaklarının HacziBorçlunun Üçüncü kişilerdeki alacaklarını a) Maaş ve ücretler ve b)Maaş ve ücretler dışındaki alacaklar olmak üzere iki kısma ayırmakmümkündür.11.2.3.1. Borçlunun Maaş ve Ücretinin Hacziİcra müdürü, borçlunun maaş veya ücretinin kural olarak dörtte birinihaczeder, bunu haciz tutanağına yazar. Daha sonra, borçlununmaaşının veya ücretinin dörtte birlik kısmının haczedildiğiniborçlunun işverenine bildirilir; bu bildirimle, borçlunun maaş veyaücretinin haczedildiği, borçlunun maaş ve ücret miktarının en geç bir
  31. 31. hafta içinde İcra dairesine bildirmesi ve borç bitinceye kadar İcradairesinin bildirisi gereğince haczedilen ücret miktarının, borçlununücretinden kesilip, hemen İcra dairesine göndermek zorunda olduğuhususları, işverene ihtar edilir .11.2.3.2. Borçlunun Maaş ve Ücret Dışındaki Alacaklarının HacziBorçlunun üçüncü kişilerdeki alacağı, örneğin, borçlunun bankadakiparası, sattığı malın bedeli, kiracısındaki kira alacağı gibi, alacaklınıntalebi üzerine İcra müdürü tarafından haczedilerek haciz tutanağınageçirilir, bu anda alacak haczedilmiş olur.11.2.4 İntifa Hakkı ve Hisse HacziBorçlunun sahip bulunduğu intifa hakkı ve hissesi de, diğer mallarıgibi haczedilebilmektedir. İntifa hakkı, başkasına devredilebildiği,yani şahsa bağlı bulunmadığı takdirde haczi mümkündür ve budurumda bu hakkın yalnızca bir kısmı haczedilebilir. Şahsa bağlı intifahakkının haczi mümkün değildir. İntifa hakkı haczinin konusu, intifaolunan şeyin hasılatı, semereleri ve muaccel kiralarıdır.11.3. HACZEDİLEMEYEN MAL VE HAKLARİİK, borçlunun ve ailesinin yaşaması ve ekonomik varlığını devamettirebilmesi için, borçlunun bazı mal ve haklarının kısmen veyatamamen haczedilemeyeceğini 82 ve 83 üncü maddelerindedüzenlemiştir. Buna göre, borçlunun haczedilemeyen mal ve haklarınıikiye ayırabiliriz.Tamamı haczedilemeyen mal ve haklar,Bir kısmı (kısmen) haczedilemeyen mal ve haklar.11.3.1. Tamamı Haczedilemeyen Mal ve HaklarBorçlunun bazı mal ve haklarının haczedilmesi mümkün değildir veaşağıdakilerden oluşur.Devlet malları ile özel kanunlarında haczi caiz olmadığı gösterilenmallar, Borçlunun kendisi ve mesleği için gerekli elbise ve eşyası ile borçluve ailesine gerekli olan yatak takımları ve ibadete mahsus kitap veeşyası,Vazgeçilmesi kabil olmayan mutfak takımı ve pek lüzumlu ev eşyası,Borçlu çiftçi ise, kendisinin ve ailesinin geçimi için zaruri olan arazive çift hayvanları ve nakil araçları ile eklentileri ve ziraat aletleri;değilse, sanat ve mesleki için lüzumlu olan aletleri ve kitapları vearabacı, kayıkçı, hamal gibi küçük nakliye erbabının geçimlerini temineden nakil araçları,
  32. 32. Borçlu ve ailesinin idareleri için gerekli ise borçlunun tercih edeceğibir süt veren mandası veya ineği veyahut üç keçi veya koyunu vebunların üç aylık yem ve yataklıkları, Borçlunun ve ailesinin iki aylık yiyecek ve yakacakları ve borçluçiftçi ise, gelecek mahsul için gerekli olan tohumluğu,Borçlu bağ, bahçe, meyve veya sebze yetiştiricisi ise kendisinin veailesinin geçimi için zaruri olan bağ, bahçe ve bu sanat için gerekliolan aletler, Geçimi hayvan yetiştirmeye bağlı olan borçlunun kendisive ailesinin geçimleri için gerekli olan miktarı ve bu hayvanların üçaylık yem ve yataklıkları,Borçlar Kanununun 510 uncu maddesi gereğince haczedilmemeküzere bağlanan ömür boyu gelir, Memleketin ordu ve zabıta hizmetlerinde malul olanlara bağlananemeklilik maaşlar ile bu hizmetlerden birinin ifası sebebiyle ailelerinebağlanan maaşlar ve ordunun hava ve denizaltı mensuplarına verilenuçuş ve dalış tazminat ve ikramiyeleri, Askeri malullerle, şehityetimlerine verilen terfi zammı ve1485 numaralı Kanun hükmünegöre verilen inhisar beyiye hisseleri.Bir yardımlaşma sandığı veya derneği tarafından hastalık, zaruret veölüm gibi hallerde bağlanan maaşlar,Vücut veya sıhhat üzerine ika edilen zararlar için tazminat olarak zarargörenin kendisine veya ailesine toptan veya gelir şeklinde verilen veyaverilmesi gereken paralar,Borçlunun haline münasip evi, (ancak evin değeri fazla ise bedelindenhaline münasip bir yer alınabilecek miktarı borçluya bırakılmak üzerehaczedilerek satılır.)11.3.2. Kısmen Haczi Caiz Olan Şeyler Kısmen haciz bazı kazanç ve hakların belirli bir kısmınınhaczedilebilmesini ifade etmektedir. Buna göre, maaşlar, tahsisat veher nevi ücretler, intifa hakları ve hasılatı, ilama müstenit olmayannafakalar, tekaüt maaşları, sigortalar veya tekaüt sandıkları tarafındantahsis edilen iratlar, borçlu ve ailesinin geçinmeleri için icramemurunca lüzumlu olarak takdir edilen miktar tenzil edildikten sonrahaczolunabilir. Ancak haczolunacak miktar bunların dörtte birinden azolamaz. Birden fazla haciz var ise sıraya konur. Sırada önde olanhaczin kesintisi bitmedikçe sonraki haciz için kesintiye geçilemez11.4. HACİZDE İSTİHKAK DAVALARI
  33. 33. Bilindiği üzere, sadece borçluya ait mallar haczedilir. Borçluya aitmallar haczedilirken, bazen borçluya ait sanılarak üçüncü kişilere aitmalların haczedilmesi de mümkündür. Haciz sırasında borçlu veyaüçüncü bir kişi, haczedilen malın, borçluya değil de, üçüncü kişiye aitolduğu iddiasında da bulunabilirler. Bu şekilde, haciz sırasındaborçluya ait olup olmadığı şüpheli mallara çekişmeli mallar denir.İstihkak iddia edilen (çekişmeli) malların haczi de mümkündür. Ancakböyle mallar en son haczedilir. Borçlu, elinde bulunan bir malı başkasının mülkü veya rehinolarak gösterdiği yahut üçüncü bir şahıs tarafından o mal üzerindemülkiyet veya rehin hakkı iddia edildiği takdirde, icra dairesi bunuhaciz ve icra zabıtlarına geçirir ve keyfiyeti iki tarafa bildirir. İcradairesi aynı zamanda istihkak iddiasına karşı itirazları olup olmadığınıbildirmek üzere alacaklı ve borçluya üç günlük mühlet verir. Sükutlarıhalinde istihkak iddiasını kabul etmiş sayılırlar. Malın haczine muttali olan borçlu veya üçüncü şahıs, ıttılatarihinden itibaren yedi gün içinde istihkak iddiasında bulunmadığıtakdirde, aynı takipte bu iddiayı ileri sürmek hakkını kaybeder.İstihkak iddiasının yapıldığı veya istihkak davasının açıldığı tarihteistihkak iddiası ile birlikte oturan kimseler yahut bu şahısların işortakları, iddianın yapıldığı tarihte veya istihkak davası açılmışsadavanın açıldığı tarihte malın haczine ıttıla kesbetmiş sayılırlar. İstihkak iddiasına karşı alacaklı veya borçlu tarafından itirazedilirse, icra memuru dosyayı hemen tetkik merciine verir. Merci,dosya üzerinde veya lüzum görürse ilgilileri davet ederek yapacağıinceleme neticesinde varacağı kanaate göre takibin devamına veyasona ermesine karar verir. İstihkak davasının sırf satışı geri bırakmak gayesiyle kötüyekullanıldığını kabul etmek için ciddi sebepler bulunduğu takdirdemerci takibin durdurulması talebini reddeder. Takibin talikine kararverilirse, haksız çıktığı takdirde alacaklının muhtemel zararına karşıdavacıdan teminat alınır. Teminatın cins ve miktarı mevcut delillerinmahiyetine göre takdir olunur. Takibin devamına dair verilen mercikararı temyiz olunamaz. Üçüncü şahıs, merci kararının tefhim veyatebliğinden itibaren yedi gün içinde tetkik merciinde istihkak davasıaçmaya mecburdur. Bu müddet zarfında dava edilmediği takdirdeüçüncü şahıs alacaklıya karşı iddiasından vazgeçmiş sayılır.
  34. 34. Yukarıdaki açıklamalar dairesinde kendisine istihkak talebindebulunmak imkanı verilmemiş olan üçüncü şahıs, haczedilen şeyhakkında veya satılıp da bedeli henüz alacaklıya verilmemişse bedelihakkında, hacze ıttıla tarihinden itibaren yedi gün içinde, tetkikmerciinde istihkak davası açabilir. Aksi takdirde aynı takipte buiddiayı ileri sürmek hakkını kaybeder. Bu halde davacının talebiüzerine merci hakimi takibin talik edilip edilmemesi hakkındayukarıdaki hükümler dairesinde acele karar vermeye mecburdur. Bukarar diğer taraf dinlenmeksizin de verilebilir. İstihkak davası neticelenmeden mahcuz mal paraya çevrilmişbulunursa merci hakimi işbu bedelin yargılama neticesine kadarödenmemesi veya teminat karşılığında veya halin icabına göreteminatsız derhal alacaklıya verilmesi hususunda ayrıca karar verir.İstihkak davasına umumi hükümler dairesinde ve basit yargılamausulüne göre bakılır. Mahcuz eşya ile ilgili olarak icra memurunadermeyan edilen iddiada üçüncü şahıs ve borçlunun birleşmelerialacaklıya müessir değildir. Üçüncü şahsın bu iddiasını ispat etmesilazımdır. Ancak üçüncü şahsın mahcuz eşyanın kendisinin mülkü veyakendisine merhun olduğu hakkındaki iddiasının borçlu tarafındankabulü kendi aleyhine delil teşkil eder ve ileride bu ikrara aykırı hiçbiriddiada bulunamaz. İstihkak davası üzerine takibin talikine karar verilip deneticede dava reddolunursa alacaklının alacağından bu davadolayısıyla istifası geciken miktarın yüzde kırkından aşağı olmamaküzere davacıdan tazminat alınmasına hükmolunur. Davanın reddihakkındaki kararı temyiz eden istihkak davacısı icra dairesindenmühlet isteyebilir. İstihkak davası sabit olur ve birinci fıkra gereğinceistihkak iddiasına karşı itiraz eden alacaklı veya borçlunun kötü niyetitahakkuk ederse haczolunan malın değerinin yüzde on beşinden aşağıolmamak üzere itiraz edenden tazminat alınmasına asıl dava ilebirlikte hükmolunur. Koca aleyhine yapılmış bir hacizde karı şahsimalları üzerindeki haklarını Medeni Kanunun 160 ıncı maddesihükmüne tabi olmaksızın kendisi takip edebilir. İstihkak davasına karşı haczi yaptıran alacaklı muvakkat veyakati aciz belgesi ibrazına mecbur olmaksızın mütekabilen iptal davasıaçabilir. Dava ve mütekabil davada tarafların gösterecekleri bütündelilleri hakim serbestçe takdir eder. İstihkak davaları süratle ve diğerdavalardan önce görülerek karara bağlanır.
  35. 35. Bir menkul malı elinde bulunduran kimse onun maliki sayılır.Borçlu ile üçüncü şahısların menkul malı birlikte ellerindebulundurmaları halinde dahi mal borçlu elinde addolunur. Birlikteoturulan yerlerdeki mallardan mahiyetleri itibariyle kadın, erkek veçocuklara aidiyetleri açıkça anlaşılanlar veya örf ve adet, sanat,meslek veya meşgale icabı olanlar bunların farz olunur. Bu karineninaksini ispat külfeti iddia eden kişiye düşer. İstihkak davacısı malı nesuretle iktisap ettiğini ve borçlunun elinde bulunmasını gerektirenhukuki ve fiili sebep ve hadiseleri göstermek ve bunları ispat etmeklemükelleftir. Haczedilen şey borçlunun elinde olmayıp ta üzerinde mülkiyetveya rehin hakkı iddia eden üçüncü bir şahıs nezdinde bulunursa icramemuru o şahıs aleyhine tetkik merciine müracaat için alacaklıya yedigün mühlet verir. Bu mühlet içinde merci hakimliğine dava ikameedilmezse üçüncü şahsın iddiası kabul edilmiş sayılır.11.5. HACZE İŞTİRAKAlacaklı, borçlunun mallarını haczettirir, bu hacizle, haczedilenmalları sattırarak bedelinden alacağını elde etme hakkı kazanır.Alacaklı tarafından haczettirilen mallar, borçlunun başka alacaklılarıtarafından da haczettirilebilir. Bu şekilde, bir mal üzerinde birdenfazla haciz varsa, önce haciz koyduran alacaklı, öncelik hakkınasahiptir, hacizli malı sattırır, bedelinden alacağını alır, geri kalankısım, ikinci hacizli alacaklıya kalır.Ancak, hacizli malın bedeli bütün borçları ödemeye yetmiyorsa, ikinci(sonraki tarihli haczi koyduran) alacaklı, alacağını alamayabilir. Böylebir durumda, Kanun koyucu, kanunda belirtilen sıkı şartlarıngerçekleşmesi halinde, ikinci alacaklıya, birinci alacaklınınkoydurduğu hacze iştirak etme hakkı tanımıştır. İİK’da adi (takipli)iştirak ve imtiyazlı (takipsiz) iştirak olmak üzere, iki iştirak türüöngörülmüştür.11.5.1. ADİ (TAKİPLİ) İŞTİRAKAlacaklının koydurmuş olduğu hacze, borçlunun diğer alacaklıları da,kanunun aradığı şartları gerçekleştirdiklerinde iştirak edebilirler. Bunagöre hacze adi iştirak halinde katılmanın şartları aşağıdaki gibidir.Alacaklının da borçluya karşı icra takibi yapmış ve bu takipkesinleştiği için, kendisine de haciz isteme yetkisi gelmiş olması,Hacze katılmak isteyen alacaklının alacağı, ilk haciz koyduranalacaklının takibi ilamsız takip ise, takip talebinden önce; ilamlı takip
  36. 36. ise, bu ilamın verildiği davanın açıldığı tarihten önceki bir tarihtedoğmuş olması,Öncelik şartının, kanunda sayılan yapılmış bir icra takibi üzerinealınan borç ödemeden aciz belgesi, daha önce açılmış bir dava üzerinealınan ilam, önceki tarihli resmi ve ya tarih ve imzası onaylı senet veönceki tarihli resmi dairelerinin veya yetkili makamların yetkileridahilinde ve usulüne göre verdikleri makbuz veya belgelerden biri ileispat edilmesiİlk haciz üzerine satılan malın bedeli icra veznesine girinceye kadar,iştirak talebinde bulunulması gerekir.Hacze iştirak talebi, takibi yürüten icra dairesi nezdinde yapılır. İcramüdürü, hacze iştirak şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğiniaraştırır ve kabul yahut red kararı verir. Kabul kararına karşı ilkalacaklı, red kararına karşı iştirak etmek isteyen alacaklı şikayetyoluna başvurabilir. İİK maaş veya ücret hacizlerinde iştiraki kabuletmemiştir .11.5.1. İMTİYAZLI (TAKİPSİZ) İŞTİRAK Borçlunun eşi ve çocukları ve vasi veya kayyımı olduğuşahıslar evlenme, velayet veya vesayetten mütevellit alacaklar içinönce icrası lazım gelen takip merasimine lüzum olmaksızın ilk hacizüzerine satılan malın tutarı vezneye girinceye kadar aynı derecedehacze iştirak edebilirler. Şu kadar ki bu hak ancak haciz, vesayetinveya velayetin veya evliliğin devamı esnasında veya zevalini takipeden sene içinde yapıldığı takdirde istimal olunabilir. Bir dava veyatakibin devam ettiği müddet hesaba katılmaz. Borçlunun reşitçocukları Kanunu Medeninin 321 inci maddesine müstenitalacaklarından dolayı önce icrası lazım gelen takip merasimine hacetkalmaksızın her zaman aynı derecede hacze iştirak edebilirler. Sulhmahkemesi dahi küçükler, vesayet altında bulunanlar veya kendilerinekayyım tayin edilmiş olanlar namına aynı suretle hacze iştirakedebilirler. İcra dairesi iştirak taleplerini borçlu ve alacaklılarabildirir.Onlara, itiraz etmeleri için yedi günlük bir mühlet verir. İtirazhalinde iştirak talebinde bulunan kimsenin hacze iştiraki muvakkatenkabul olunur ve yedi gün içinde dava açması lüzumu bildirilir. Bu süreiçinde dava açmazsa iştirak hakkı düşer. Açılacak davaya basityargılama usulüne göre bakılır.12. İHALE (SATIŞ)
  37. 37. Alacaklının alacağı, borçlunun malvarlığında bulunan mallarınhaczedilerek satılması sonucu elde edilen para ile ödenir. Borçluya aithaczedilen şey para ise, bunun ayrıca satışına gerek yoktur çünküalacaklıya bu para ile ödeme yapılır. Haczedilen malvarlığı paradanbaşka bir şey ise, bunun önce paraya çevrilmesi (satılması)gerekir.Borçluya ait hacizli mallar satılırken de, tıpkı haciz de olduğugibi, borçlunun borcuna yetecek kadar malvarlığı satılır, haczedilenmalların hepsinin satılması gibi bir zorunluluk yoktur.12.1. SATIŞ TALEBİİcra dairesi, kendiliğinden hacizli malların satışını yapamaz. Bumalların satılabilmesi için, alacaklı veya borçlu tarafından satıştalebinde bulunulması gerekir. Bunun yanında, alacaklı talep etmedenborçlu da satış isteyebilir. Satış talebi bir süreye bağlıdır. Hacizlitaşınır mal ve alacaklarda satış isteme süresi, kesin hacizden itibarenbir yıldır; taşınmazlarda ise, hacizden itibaren iki yıldır. Satış istemesüresi içinde hacizli malın satışı istenmezse, o mal üzerindeki hacizkalkar. Satış talebi geri alınıp ta, satış isteme süresi içindeyenilenmezse, aynı şekilde o mal üzerindeki haciz kalkar.12.2. TAŞINIR (MENKUL) MALLARIN SATILMASIHaczedilen taşınır mallar kural olarak açık artırma yolu ile satılır.Kanunda sayılan bazı istisnai hallerde, taşınır mallar pazarlık yolu ilede satılabilir. Menkul mallar satış talebinden nihayet bir ay içindesatılır. Yetişmemiş mahsuller, borçlunun muvafakati olmadıkçasatılamaz. Alacaklı talep etmeden borçlunun talebiyle de satışyapılabilir. İcra memuru kıymeti süratle düşen veyahut muhafazasımasraflı olan malların satılmasına her zaman karar verebilir.Satış açık artırma ile yapılır. Artırmanın yapılacağı yer, gün ve saatdaha evvel ilan olunur. İlanın şekli, artırmanın tarzı, yer ve günü vegazete ile yapılıp yapılmayacağı icra memurluğunca alakadarlarınmenfaatlerine en muvafık geleni nazarı dikkate alınarak tayin olunur.Gazete ile yapılacak ilanlara satış şartnamesi teferruatıylageçirilmeyip, satılacak şeyin cinsi, mahiyeti, önemli vasıfları,muhammen kıymeti, bulunduğu yer ve ikinci artırmanın gün ve saati,satış şartnamesinin diğer bilginin nereden ve ne suretleöğrenilebileceği, talep halinde ve ilanda gösterilen masrafı verilmekşartı ile şartnamenin bir örneğinin gönderilebileceği hususlarıyazılmakla iktifa olunur. İcra dairesince yapılması zaruri ilanlardışında, taraflar şartnamenin tamamını, masrafı kendilerine ait olmak
  38. 38. üzere, diledikleri vasıtalarla ilan edebilirler. Ancak hususi mahiyettekiBu ilan resmi muameleye tesir etmez. Satılığa çıkarılan mal üç defa bağırıldıktan sonra en çokartırana ihale edilir. Şu kadar ki, artırma bedelinin malın tahmin edilenkıymetinin % 60’ını bulması ve satış isteyenin alacağına rüçhan hakkıolan diğer alacaklar o malla temin edilmişse bu suretle rüçhan hakkıolan alacakların mecmuundan fazla olması ve bundan başka parayaçevirme ve paraların paylaştırılması masraflarını tecavüz etmesişarttır. Artırma bu miktara baliğ olmazsa satış icra memuru tarafındangeri bırakılır ve artıranlar taahhütlerinden kurtulur. İkinci artırma ilk artırmayı takip eden beş gün içinde yapılır.Bu halde de yukarıda belirtilen hükümler uygulanır. İkinci artırmadamal en çok artıranın üstünde bırakılır. Şu kadar ki, artırma bedelininmalın tahmin edilen kıymetinin yüzde kırkını bulması ve satışisteyenin alacağına rüçhan hakkı olan alacakların toplamından fazlaolması ve bundan başka paraya çevirme ve paraların paylaştırılmasımasraflarını geçmesi şarttır. Böyle fazla bir bedelle alıcı çıkmazsasatış talebi düşer. Altın ve gümüş eşya maden halindekikıymetlerinden daha aşağı bir bedel ile satılamaz. Satış peşin para ile yapılır. Ancak icra memuru müşteriye yedigünü geçmemek üzere bir mühlet verebilir. Satılan mal bedelialınmadan teslim olunmaz. Verilen mühlet içinde müşteri bedelinhepsini vermezse icra dairesince mal yeniden artırmaya çıkarılır.İhaleye katılıp daha sonra ihale bedelini yatırmamak suretiyle ihaleninfeshine sebep olan tüm alıcılar ve kefilleri, teklif ettikleri bedel ile sonihale bedeli arasındaki farktan ve diğer zararlardan ve ayrıca temerrütfaizinden müteselsilen sorumludurlar. İhale farkı ve temerrüt faiziayrıca hükme hacet kalmaksızın dairece tahsil olunur. Bu fark, varsaöncelikle teminat bedelinden tahsil olunur.Aşağıdaki hallerde satış pazarlık suretiyle yapılabilir:Bütün alakadarlar isterse,Borsa veya piyasada fiyatı bulunan kıymetli evrak veya diğer mallariçin o günün piyasasında mukarrer fiyat teklif edilirse,Artırmada maden kıymetini bulmamış olan altın ve gümüş eşyaya bukıymet verilirseYetişmemiş mahsullerin satışı söz konusu ise,Mahcuz malın tahmin edilen değeri Kanunda tespit edilen tutarıgeçmezse
  39. 39. 12.3. TAŞINMAZ MALLARIN SATILMASITaşınmazlar, kural olarak açık artırma yolu ile satılır. Haczedilentaşınmaz, bulunduğu yer icra dairesi tarafından satılır. Taşınmaz,takibin yapıldığı yerde değil de, bir başka icra dairesinin yetkiçevresinde ise, satış istinabe yolu ile, taşınmazın bulunduğu yer icradairesine yaptırılır. Alacaklı, haczedilen taşınmazın satılmasını haciztarihinden itibaren iki yıl içinde istemelidir. Gayrimenkuller, satıştalebinden nihayet iki ay içinde icra dairesi tarafından açık artırma ilesatılır. İcra dairesi gayrimenkulün bulunduğu yerin adetlerine göre enelverişli tarzda artırma şartlarını tespit eder. Bunları ihtiva edenşartname artırmadan evvel en az on gün müddetle icra dairesindeherkesin görmesi için açık bulundurulur. Artırmaya iştirak edecekleringayrimenkulün muhammen kıymetinin yüzde yirmisi nispetinde peyakçesi veya milli bir bankanın teminat mektubunu tevdi etmelerişartnameye yazılır. Satılığa çıkarılan gayrimenkul üzerinde hakkı olanalacaklının artırmaya iştiraki halinde ayrıca pey akçesi ve teminataranmaz. Artırma şartnamesinde gayrimenkulün, üzerindeki irtifakhakları, gayrimenkul mükellefiyetleri, ipotekler, ipotekli borçsenetleri, irat senetleriyle birlikte satıldığı ve borçlunun bugayrimenkul ile temin edilmiş şahsi borçlarının da alıcıya intikaleyleyeceği ilan olunur. İpotek ve ipotekli borç senediyle temin edilmişolup ta bu suretle müşteriye devrolunan borçtan asıl borçlununkurtulması alacaklının müracaat hakkının mahfuz olduğunu ihaledenitibaren bir sene içinde kendisine bildirmemiş olmasına bağlıdır.Gayrimenkul rehinle temin edilmiş muaccel borçlar, müşteriyedevredilmeyip satış bedelinden tercihen ödenir. Artırma, satıştan en az bir ay önce ilan edilir. İlan edilenmetnin esasa müessir olmayan maddi hatalar nedeniyle tekrarlanmasıgerektiğinde, satış tarihi değiştirilmeksizin hata ilan yoluyla düzeltilir.Bu düzeltme ilanı ilgililere ayrıca tebliğ edilmez. Ancak satış tarihi ileilan tarihi arasında yedi günden az zaman kalmış ise bu takdirdesatışın daha önce ilan edilen günden en az yedi gün sonrası için tespitedilen günlerde yapılacağı düzeltme ilanında belirtilir. İlanın birer sureti borçluya ve alacaklıya ve gayrimenkulüntapu siciline kayıtlı bulunan alakadarlarının tapuda kayıtlı adreslerivarsa bu adreslerine tebliğ olunur. Adresin tapuda kayıtlı olmaması

×