MANTARLAR (FUNGİ) ALEMİ
Hücreleri çeperli olduğu için, gerçek mantarlar diye de adlandırılır. Hepsi ökaryot hücrelidirler. Genellikle çok hücreli olarak yaşayan, klorofil içermedikleri için hazır besin tüketen canlılardır. Depo karbonhidratları glikojendir. Bazıları çok çekirdeklidir. MANTARLAR (FUNGİ) ALEMİ
Şekil : Mantarlar Aleminin Çeşitli Örnekleri Spor oluşturarak eşeysiz üremeyi sağladıkları gibi, çoğu eşeyli üremeyi de gerçekleştirir.  Bazıları ise tomurcuklanır (mayalar). Köksüleriyle (rizoit) kendilerini bir yere bağladıklarından yer değiştiremezler. Bir çoğu bitkilerde ve hayvanlarda parazit yaşayarak hastalıklara neden olur.  Genel beslenme biçimleri saprofitliktir. Bu sayede organik artıkların parçalanmasına ve madde döngüsüne katkı yaparlar.  Mantarlar;  küfler, mayalar, paslar ve şapkalı mantarlar  olarak gruplandırılabilir.
Hepsi çok hücrelidir.  Çok azı mikroskobik (tenyalar, su pireleri),  çoğu ise  makroskobiktir.  Hepsi heterotrof olarak  beslenir.  Hücrelerinde  çeper ve plastitler   yoktur. Sentrozomları bulunmakta olup,  depo karbonhidratları  glikojendir. HAYVANLAR ALEMİ
Şekil :  Hayvanlar Alemindeki Alt Gruplar
Çoğunlukla, bir yere bağlı olmadıklarından ve kasları bulunduğundan yer değiştirebilirler.  Süngerler hariç tutulursa, hepsinin sinir sistemi vardır. Çoğu ayrı eşeyli olarak ürer . Eşeysiz üreme yapabilen türleri azınlıktadır. Omurgalı Hayvanlar Baştan (merkezi sinir sisteminden) çıkan sinirler vücuda sırt tarafından ve omurga iskeleti içinden dağılır.  Dolaşımları kapalıdır . Kandaki oksijen bağlayıcı  pigmentler alyuvarlarda bulunur . Duyu organları gelişmiş yapıdadır.  Amfiyoksüs gibi ilkel kordalılarda kıkırdak veya kemik bulunmaz . Hepsi ayrı eşeylidir.
Balıklar Solungaç solunumu  yaparlar. Üyeleri  yüzgeç  şeklindedir. Denizlerde ve tatlı sularda yaşar,  dış döllenme ve gelişme  yaparlar. Vücutları zaman zaman dökülebilen  pullarla örtülüdür . Değişken ısılı  (soğuk kanlı)  hayvanlardır.  Bazılarının  iskeleti sadece kıkırdaktan oluşur (köpek balıkları gibi).  Çoğunluğu  kemikli balıklara ait türler  oluşturur. a. Balıklar
b. Amfibiler (Kurbağalar) Dış döllenme ve gelişme yaptıklarından suya bağımlıdırlar.  Bazılarının erginleri karalarda da yaşayabilirler. Bunun için bu gruba amfibi  (iki yaşayışlılar)  denir. Değişken ısılıdırlar. Başkalaşım (metamorfoz) geçirirler. Larva evresinde balıklar gibi yaşarlar. Ergin evrede kuyruklu olanlarına semender denir. Şekil :  Kuyruklu (A) ve Kuyruksuz (B) Kurbağalar
c. Sürüngenler Solunum organları  akciğerlerdir .  İç döllenme ve dış gelişme yaparlar .  Derileri kuru ve pulludur.  Pullar kaynaşmış olup, dökülmezler.  Vücut ısıları değişkendir. Sıcak ve kurak ortamları severler.  Yılanlar, kertenkeleler, timsahlar ve kaplumbağalar olmak üzere dört takıma ayrılırlar.
d. Kuşlar Sıcak kanlı (sabit ısılı) hayvanlardır .  Üremeleri ve gelişmeleri sürüngenler gibidir.   Vücutları tüylerle örtülüdür ve deride yağ bezleri vardır. Dişleri yoktur.  Akciğerlerinde büyük hava keseleri bulunur. Gaga ve pençe gibi yapıları yaşadıkları ortama ve beslenme biçimine uyumludur. Ördek, tavuk, pelikan ve şekilde gösterilenler değişik örneklerdendir.
e. Memeliler Kuşlar gibi sabit ısılıdırlar. Vücut kıllarla örtülüdür. Deride yağ ve ter bezleri vardır.  Dişleri gelişmiştir.  Yavrularını sütle beslerler.   İç döllenme ve iç gelişme yaparlar.   Çoğu  doğurur.  Soluk alıp vermede etkili,  kaslı bir diyaframları ve kulak kepçeleri  vardır.
Şekil : Memeliler Sınıfının Örnekleri Çoğunda olgunlaşmış  alyuvarlar çekirdeksizdir.   Balina, yunus, fok, deve, zürafa, koyun, tavşan, fare, sığır ve daha bir çok cins plasentalı memeliler grubundandır . Kanguru ve koala gibi cinsler  keseli memeliler grubuna  girer. En az türü bulunan memeli grubu ise,  gagalı memelilerdir . Örnek; Ornitorenk (Platipus).
BİTKİLER ALEMİ Hepsi çok hücreli, hücre yapıları ise ökaryottur.  Hücreleri çeperli, çeperin esas maddesi ise selülozdur.   Klorofil molekülleri kloroplastlar içinde kümelenmiştir.  Kloroplasttan başka,  kromoplast ve lökoplast gibi renk pigmentleri de vardır .  Depo karbonhidratları nişastadır.   Yeşil bitkilerin hepsi ototrof olup, ışık enerjisini kimyasal enerjiye çevirirler.  Çoğunluğu toprağa bağlı olduğundan  yer değiştiremezler.
Sporlu (Çiçeksiz) Bitkiler Üreme ve gelişmelerinde  çiçek ve tohum oluşturamazlar .  Spor oluşturarak eşeysiz üremeyi, gamet oluşturarak eşeyli üremeyi gerçekleştirirler . Bu iki üreme çeşidi birbirinin devamı şeklindedir ve olaya  döl almaşı  denir. Üreme bakımından  suya bağımlıdırlar . İletim demetlerinin  (damarların) bulunup, bulunmamasına göre iki gruba  ayrılırlar.
BİTKİLER ALEMİ a. Damarsız Sporlu Bitkiler Yaprak, kök ve gövdeleri yoktur veya çok basittir. Çok hücreli  “algler (yeşil su yosunları)”  bu grubun en basit yapılı üyeleridir.  Bunlar denizlerde, tatlı sularda ve nemli yerlerde yaşayabilirler. Şekil :  Damarsız Sporlu Bitkiler
Damarlı Sporlu Bitkiler b. Damarlı Sporlu Bitkiler Vücut yapısı bakımından daha gelişmiş olduklarından ve karalarda yaşamaya uyum sağladıklarından, madde taşınmasına ihtiyaçları vardır.  Bunu damarlarla gerçekleştirirler.Kök, gövde ve yaprakları bulunmakta, ancak tohumlu bitkilerden biraz daha basittir . En önemli grupları,  eğreltiler, at kuyrukları ve kibrit otlarıdır.
Damarlı Sporlu Bitkiler Kök, gövde ve yaprakları bulunmakta,  ancak tohumlu bitkilerden biraz daha basittir. En önemli grupları,  eğreltiler, at kuyrukları ve kibrit otlarıdır.
2. Tohumlu (Çiçekli) Bitkiler Hepsi  damarlı olup, kök, gövde ve yaprakları gelişmiştir . Üreme hücreleri  (polen, yumurta)   çiçeklerde oluşur.  Eşeyli üremelerini tohum oluşturarak gerçekleştirirler. Doku ve organları iyi gelişmiş olup, kök, gövde ve yaprakları belirgindir.  Tohumun meyve tarafından örtülüp, örtülmemesine göre iki alt bölüme ayrılır.
a. Açık Tohumlu (Kozalaklı) Bitkiler Tohumlarındaki  çenek sayısı çok değişken olup, tohumları örten bir meyve veya örtü yoktur.  Bu grubun bitkileri,  genellikle iğne yapraklı veya pul yapraklı olup, hepsi çok yıllık çalı ve ağaçlardır. Şekil : Açık Tohumlu (Kozalaklı) Bitki Örnekleri
a. Açık Tohumlu (Kozalaklı) Bitkiler Hemen  hepsi kışın yaprağını dökmez ve düzenli kambiyum halkaları sayesinde enine kalınlaşma gösterirler . En önemli cinsleri; çam, sedir, köknar, mazı, ardıç, servi, ladin, porsuk, sikas ve ginkgo olarak sıralanabilir.
b. Kapalı Tohumlu Bitkiler Tohumlar meyve tarafından örtülmüştür. Çiçeklerinde çanak ve taç yapraklar da vardır.  Meyve tohumun yayılmasına yardımcı olur.  Tohumlardaki çenek sayısına göre  iki alt gruba ayrılır. Tek Çenekliler :  Tohumda bir tane çenek vardır.  Damarlanma genellikle paralel tiptedir.   Çoğu tek yıllık otsu bitki, çok azı (palmiye ve muz gibi) ise çok yıllık bitkilerdir.  En önemli örnekler; zambak, soğan, lale, tahılgiller, muz, palmiye, kuşkonmaz ve orkide olarak sıralanabilir.
Çift Çenekliler : Çift Çenekliler :   Tohumlarında  iki tane çenek bulunur.  Yapraklar  çok değişken şekilli ve ağsı damarlıdır.  Kökler çoğunda  kazık tiptedir .  Otsu türlerde basit kambiyum ,  odunsu ve çok yıllık olanlarında ise gelişmiş kambiyum halkaları vardır . Enine kalınlaşma görülür ve iletim demetleri düzenli dizilmiştir.
Erkek ve dişi organlar, genellikle aynı çiçekte bulunmakta olup, bazı gruplarda farklı çiçeklerde bulunabilir. Etrafımızda gördüğümüz otsu ve odunsu bitkilerin çoğu bu gruptandır. Kabakgiller, baklagiller, toplu çiçekliler, turpgiller, gülgiller en önemli familyalardır. Şekil : Çift Çenekli (Dikotil) Bitki Örnekleri
Örnek Soru : Canlıların bilimsel olarak adlandırılmasında kullanılan yönteme göre; I . Capra domesticus II. Felis domesticus III. Canis lupus IV. Felis leo olarak adlandırılan  canlıların cins ve tür adlarına bakarak,   hangilerinin birbirleriyle diğerlerinden daha yakın akraba olduğu   düşünülebilir? A) I ve II                B) I ve III                C) II ve III               D) II ve IV                E) III ve IV Örnek Soru :
Örnek Soru  : Örnek Soru : Canlıların bilimsel olarak adlandırılmasında kullanılan yönteme göre; I . Capra domesticus II. Felis domesticus III. Canis lupus IV. Felis leo olarak adlandırılan  canlıların cins ve tür adlarına bakarak,   hangilerinin birbirleriyle diğerlerinden daha yakın akraba olduğu   düşünülebilir? A) I ve II                B) I ve III                C) II ve III               D) II ve IV              E) III ve IV (1992 - ÖSS)   Cevap D
Bütün öğrenciler çiçektir. Sevgi ile açar.Yüreğinizde sevgi eksik olmasın .Başarılar diler,Teşekkür ederim . HAZIRLAYAN :  ALİ İHSAN KIRTAŞ UZMAN BİYOLOJİ ÖĞRETMENİ MERKEZ-AYDIN

Mantarlar, Hayvanlar, Bitkiler

  • 1.
  • 2.
    Hücreleri çeperli olduğuiçin, gerçek mantarlar diye de adlandırılır. Hepsi ökaryot hücrelidirler. Genellikle çok hücreli olarak yaşayan, klorofil içermedikleri için hazır besin tüketen canlılardır. Depo karbonhidratları glikojendir. Bazıları çok çekirdeklidir. MANTARLAR (FUNGİ) ALEMİ
  • 3.
    Şekil : MantarlarAleminin Çeşitli Örnekleri Spor oluşturarak eşeysiz üremeyi sağladıkları gibi, çoğu eşeyli üremeyi de gerçekleştirir. Bazıları ise tomurcuklanır (mayalar). Köksüleriyle (rizoit) kendilerini bir yere bağladıklarından yer değiştiremezler. Bir çoğu bitkilerde ve hayvanlarda parazit yaşayarak hastalıklara neden olur. Genel beslenme biçimleri saprofitliktir. Bu sayede organik artıkların parçalanmasına ve madde döngüsüne katkı yaparlar. Mantarlar; küfler, mayalar, paslar ve şapkalı mantarlar olarak gruplandırılabilir.
  • 4.
    Hepsi çok hücrelidir. Çok azı mikroskobik (tenyalar, su pireleri), çoğu ise makroskobiktir. Hepsi heterotrof olarak beslenir. Hücrelerinde çeper ve plastitler yoktur. Sentrozomları bulunmakta olup, depo karbonhidratları glikojendir. HAYVANLAR ALEMİ
  • 5.
    Şekil : Hayvanlar Alemindeki Alt Gruplar
  • 6.
    Çoğunlukla, bir yerebağlı olmadıklarından ve kasları bulunduğundan yer değiştirebilirler. Süngerler hariç tutulursa, hepsinin sinir sistemi vardır. Çoğu ayrı eşeyli olarak ürer . Eşeysiz üreme yapabilen türleri azınlıktadır. Omurgalı Hayvanlar Baştan (merkezi sinir sisteminden) çıkan sinirler vücuda sırt tarafından ve omurga iskeleti içinden dağılır. Dolaşımları kapalıdır . Kandaki oksijen bağlayıcı pigmentler alyuvarlarda bulunur . Duyu organları gelişmiş yapıdadır. Amfiyoksüs gibi ilkel kordalılarda kıkırdak veya kemik bulunmaz . Hepsi ayrı eşeylidir.
  • 7.
    Balıklar Solungaç solunumu yaparlar. Üyeleri yüzgeç şeklindedir. Denizlerde ve tatlı sularda yaşar, dış döllenme ve gelişme yaparlar. Vücutları zaman zaman dökülebilen pullarla örtülüdür . Değişken ısılı (soğuk kanlı) hayvanlardır. Bazılarının iskeleti sadece kıkırdaktan oluşur (köpek balıkları gibi). Çoğunluğu kemikli balıklara ait türler oluşturur. a. Balıklar
  • 8.
    b. Amfibiler (Kurbağalar)Dış döllenme ve gelişme yaptıklarından suya bağımlıdırlar. Bazılarının erginleri karalarda da yaşayabilirler. Bunun için bu gruba amfibi (iki yaşayışlılar) denir. Değişken ısılıdırlar. Başkalaşım (metamorfoz) geçirirler. Larva evresinde balıklar gibi yaşarlar. Ergin evrede kuyruklu olanlarına semender denir. Şekil : Kuyruklu (A) ve Kuyruksuz (B) Kurbağalar
  • 9.
    c. Sürüngenler Solunumorganları akciğerlerdir . İç döllenme ve dış gelişme yaparlar . Derileri kuru ve pulludur. Pullar kaynaşmış olup, dökülmezler. Vücut ısıları değişkendir. Sıcak ve kurak ortamları severler. Yılanlar, kertenkeleler, timsahlar ve kaplumbağalar olmak üzere dört takıma ayrılırlar.
  • 10.
    d. Kuşlar Sıcakkanlı (sabit ısılı) hayvanlardır . Üremeleri ve gelişmeleri sürüngenler gibidir. Vücutları tüylerle örtülüdür ve deride yağ bezleri vardır. Dişleri yoktur. Akciğerlerinde büyük hava keseleri bulunur. Gaga ve pençe gibi yapıları yaşadıkları ortama ve beslenme biçimine uyumludur. Ördek, tavuk, pelikan ve şekilde gösterilenler değişik örneklerdendir.
  • 11.
    e. Memeliler Kuşlargibi sabit ısılıdırlar. Vücut kıllarla örtülüdür. Deride yağ ve ter bezleri vardır. Dişleri gelişmiştir. Yavrularını sütle beslerler. İç döllenme ve iç gelişme yaparlar. Çoğu doğurur. Soluk alıp vermede etkili, kaslı bir diyaframları ve kulak kepçeleri vardır.
  • 12.
    Şekil : MemelilerSınıfının Örnekleri Çoğunda olgunlaşmış alyuvarlar çekirdeksizdir. Balina, yunus, fok, deve, zürafa, koyun, tavşan, fare, sığır ve daha bir çok cins plasentalı memeliler grubundandır . Kanguru ve koala gibi cinsler keseli memeliler grubuna girer. En az türü bulunan memeli grubu ise, gagalı memelilerdir . Örnek; Ornitorenk (Platipus).
  • 13.
    BİTKİLER ALEMİ Hepsiçok hücreli, hücre yapıları ise ökaryottur. Hücreleri çeperli, çeperin esas maddesi ise selülozdur. Klorofil molekülleri kloroplastlar içinde kümelenmiştir. Kloroplasttan başka, kromoplast ve lökoplast gibi renk pigmentleri de vardır . Depo karbonhidratları nişastadır. Yeşil bitkilerin hepsi ototrof olup, ışık enerjisini kimyasal enerjiye çevirirler. Çoğunluğu toprağa bağlı olduğundan yer değiştiremezler.
  • 14.
    Sporlu (Çiçeksiz) BitkilerÜreme ve gelişmelerinde çiçek ve tohum oluşturamazlar . Spor oluşturarak eşeysiz üremeyi, gamet oluşturarak eşeyli üremeyi gerçekleştirirler . Bu iki üreme çeşidi birbirinin devamı şeklindedir ve olaya döl almaşı denir. Üreme bakımından suya bağımlıdırlar . İletim demetlerinin (damarların) bulunup, bulunmamasına göre iki gruba ayrılırlar.
  • 15.
    BİTKİLER ALEMİ a.Damarsız Sporlu Bitkiler Yaprak, kök ve gövdeleri yoktur veya çok basittir. Çok hücreli “algler (yeşil su yosunları)” bu grubun en basit yapılı üyeleridir. Bunlar denizlerde, tatlı sularda ve nemli yerlerde yaşayabilirler. Şekil : Damarsız Sporlu Bitkiler
  • 16.
    Damarlı Sporlu Bitkilerb. Damarlı Sporlu Bitkiler Vücut yapısı bakımından daha gelişmiş olduklarından ve karalarda yaşamaya uyum sağladıklarından, madde taşınmasına ihtiyaçları vardır. Bunu damarlarla gerçekleştirirler.Kök, gövde ve yaprakları bulunmakta, ancak tohumlu bitkilerden biraz daha basittir . En önemli grupları, eğreltiler, at kuyrukları ve kibrit otlarıdır.
  • 17.
    Damarlı Sporlu BitkilerKök, gövde ve yaprakları bulunmakta, ancak tohumlu bitkilerden biraz daha basittir. En önemli grupları, eğreltiler, at kuyrukları ve kibrit otlarıdır.
  • 18.
    2. Tohumlu (Çiçekli)Bitkiler Hepsi damarlı olup, kök, gövde ve yaprakları gelişmiştir . Üreme hücreleri (polen, yumurta) çiçeklerde oluşur. Eşeyli üremelerini tohum oluşturarak gerçekleştirirler. Doku ve organları iyi gelişmiş olup, kök, gövde ve yaprakları belirgindir. Tohumun meyve tarafından örtülüp, örtülmemesine göre iki alt bölüme ayrılır.
  • 19.
    a. Açık Tohumlu(Kozalaklı) Bitkiler Tohumlarındaki çenek sayısı çok değişken olup, tohumları örten bir meyve veya örtü yoktur. Bu grubun bitkileri, genellikle iğne yapraklı veya pul yapraklı olup, hepsi çok yıllık çalı ve ağaçlardır. Şekil : Açık Tohumlu (Kozalaklı) Bitki Örnekleri
  • 20.
    a. Açık Tohumlu(Kozalaklı) Bitkiler Hemen hepsi kışın yaprağını dökmez ve düzenli kambiyum halkaları sayesinde enine kalınlaşma gösterirler . En önemli cinsleri; çam, sedir, köknar, mazı, ardıç, servi, ladin, porsuk, sikas ve ginkgo olarak sıralanabilir.
  • 21.
    b. Kapalı TohumluBitkiler Tohumlar meyve tarafından örtülmüştür. Çiçeklerinde çanak ve taç yapraklar da vardır. Meyve tohumun yayılmasına yardımcı olur. Tohumlardaki çenek sayısına göre iki alt gruba ayrılır. Tek Çenekliler : Tohumda bir tane çenek vardır. Damarlanma genellikle paralel tiptedir. Çoğu tek yıllık otsu bitki, çok azı (palmiye ve muz gibi) ise çok yıllık bitkilerdir. En önemli örnekler; zambak, soğan, lale, tahılgiller, muz, palmiye, kuşkonmaz ve orkide olarak sıralanabilir.
  • 22.
    Çift Çenekliler :Çift Çenekliler : Tohumlarında iki tane çenek bulunur. Yapraklar çok değişken şekilli ve ağsı damarlıdır. Kökler çoğunda kazık tiptedir . Otsu türlerde basit kambiyum , odunsu ve çok yıllık olanlarında ise gelişmiş kambiyum halkaları vardır . Enine kalınlaşma görülür ve iletim demetleri düzenli dizilmiştir.
  • 23.
    Erkek ve dişiorganlar, genellikle aynı çiçekte bulunmakta olup, bazı gruplarda farklı çiçeklerde bulunabilir. Etrafımızda gördüğümüz otsu ve odunsu bitkilerin çoğu bu gruptandır. Kabakgiller, baklagiller, toplu çiçekliler, turpgiller, gülgiller en önemli familyalardır. Şekil : Çift Çenekli (Dikotil) Bitki Örnekleri
  • 24.
    Örnek Soru :Canlıların bilimsel olarak adlandırılmasında kullanılan yönteme göre; I . Capra domesticus II. Felis domesticus III. Canis lupus IV. Felis leo olarak adlandırılan canlıların cins ve tür adlarına bakarak, hangilerinin birbirleriyle diğerlerinden daha yakın akraba olduğu düşünülebilir? A) I ve II                B) I ve III               C) II ve III              D) II ve IV                E) III ve IV Örnek Soru :
  • 25.
    Örnek Soru : Örnek Soru : Canlıların bilimsel olarak adlandırılmasında kullanılan yönteme göre; I . Capra domesticus II. Felis domesticus III. Canis lupus IV. Felis leo olarak adlandırılan canlıların cins ve tür adlarına bakarak, hangilerinin birbirleriyle diğerlerinden daha yakın akraba olduğu düşünülebilir? A) I ve II                B) I ve III               C) II ve III              D) II ve IV            E) III ve IV (1992 - ÖSS) Cevap D
  • 26.
    Bütün öğrenciler çiçektir.Sevgi ile açar.Yüreğinizde sevgi eksik olmasın .Başarılar diler,Teşekkür ederim . HAZIRLAYAN : ALİ İHSAN KIRTAŞ UZMAN BİYOLOJİ ÖĞRETMENİ MERKEZ-AYDIN