SlideShare a Scribd company logo
1 of 42
Download to read offline
Kimya
Dergisi İNOVATİFKimya Dergisi
YIL:3	 SAYI:26	 EYLÜL 2015
HİDROJELLER VE
UYGULAMA ALANLARIArıtma ve Arıtma Kimyasalları
Kantaron Çiçekleri
Haberler
Faydalı Linkler
Sözlük(İng-Trk)
Element Tanıma
Bulmaca
Güç Tutuşurluk
CisPlatin Likopen
ÖnsözHakkımızda
İnovatif Kimya Dergisi Haziran 2013’te çalışma-
larına başlayan Ağustos 2013’te ilk sayısını çıkaran,
internet ortamda faaliyet gösteren, Kimya ve Kimya
Sektörü hakkında yazılar yazılan, yazarlarını online
ortamdan edinen bir e-dergidir.
Dergimiz Kimya ile ilgili yazılarınızı online ortamda
sizlerden alarak sizi tanıtmayı, sektörden olan ark-
adaşlara kimya dergisi okumanın keyfini yaşatmayı,
kimya ile ilgili piyasada çok okunan bir dergi ola-
bilmeyi kimyayı seven, kimyayı takip eden, kimya
ile ilgili bildiklerini paylaşan bir kesim oluşturmayı
hedef edinmiştir.
Dergimizde kimya üzerine bölüm okuyan, mezun
herkes bize yazabilir. Kimya ile ilgili bir bölüm
bitirmiş olmanız yeterli.
Dergimizde yazarlarımızın yazdığı yazılar kısmı,
haber kısmı, bulmaca kısmı, elementleri tanıyalım
kısmı, kimya sözlüğü kısmı ve faydalı web siteleri
kısmı adlı bölümler vardır.
Eğlenerek ve öğrenerek okumanız, bize yazmanız
dileğimizle...
İNOVATİF KİMYA Dergisi Yönetimi
Sahibi : Yavuz Selim Kart
Genel Yayın Yönetmeni : Yavuz Selim Kart
Yayın Danışmanı : Yavuz Selim Kart
Dergi Editörleri : Yavuz Selim Kart
Ebru Çetinkaya
Haber Bölümü : Yavuz Selim Kart
Ebru Çetinkaya
Hatile Moumintsa
Facebook Yönetimi
ve Bilgi Araştırma : Yavuz Selim Kart
Hatile Moumintsa
Twitter Yönetimi : Yavuz Selim Kart
Instagram Yönetimi : Yavuz Selim Kart
Dergi Tasarımı : Yavuz Selim Kart
KURALLARDergimiz Hakkında
1. İnovatif Kimya Dergisi yazılarını herhangi bir
makalenizde veya yazınızda kullanmak için yazısını
aldığınız kişiye mail atarak haber vermek durumun-
dasınız. Kullanmış olduğunuz bu yazıların
kaynağını bu dergi olarak belirtmek zorundasınız.
2. Dergide yazılan yazıların sorumluluğu birinci
derece yazara aittir. Bu konu hakkında bir sorun
yaşıyorsanız ilk olarak yazara ulaşmalısınız.
3. Dergide yer alan bilgileri kullanarak başınıza gel-
ebilecek felaketlerden ya da işlerden dergi sorumlu
değildir.
4. Dergide yazarların kullanmış olduğu resimlerde
kesinlikle kaynak belirtilmek zorundadır. Aksi du-
rum olduğu zaman bunu yazarın kendisine ulaşarak
hallediniz. Çünkü bizim yazarlarımızdan ricamız
telif haklarına riayet ederek resimlerini döküman-
larına eklemeleri. Buradan çıkacak problemlerden
doğrudan yazarlar sorumludur. Dergi sorumlu
değildir.
5. Dergide benim de yazım olsun diyen yazarlarımız
var ise. Yazılarınız için lütfen Yavuz Selim KART ile
konuşun. Dergi ile iletişim kurmak için
www.facebook.com/groups/147842018740235/
Grubu aracalığı iletişim kurabilirsiniz. Bu grup
aracılığı ile bizimle iletişimde kalabilirsiniz.
6. Elimize çok yazı gelmediği takdirde her yazıyı
yayımlamaya gayret edeceğiz. Amacımız hem yazan
bir kesim sağlamak, hem bilgilerinizi 3. şahıslara
yaymak hem de sizleri en iyi şekilde tanıtmaktır.
7. Sayfamızda yayınlanmasını istediğiniz yazıları
info@inovatifkimyadergisi.com mail adresine
göndermeniz rica olunur. Bu mail adresine gönder-
diğiniz yazılarda bir eksiklik var ise editörlerimiz
tarafından incelenecektir. Eksik kısımları var ise size
geri dönüş yapılacaktır. Düzeltmeniz için tavsiyel-
erde bulunulacaktır. Lütfen geri dönüş yapılınca
bunu kendinizi küçümsemek olarak görmeyin.
Amaç daha güzel bir yazı ve daha güzel bir dergi.
8. Dergimize göndereceğiniz yazılar en fazla 6 sayfa
olabilir. 6 Sayfayı geçmemeye çalışın.
9. Dergimize yapacağınız eleştirileri de ark-
adaşlarımıza saygısız bir biçimde değilde ölçülü bir
biçimde sayfalarda yapmaya dikkat ediniz. Bu işi
herkes gönüllü yapıyor. Lütfen saygıda kusur etmey-
iniz.
10. Dergi ekibi gönüllü kişilerden oluşmuştur. Bu
dergi ilk kurulduğu andan beri böyledir. Dergi
ekibinde olan herkes bu kuralı kabul etmiş sayılır.
Gelen herkese en başta bu kural söylenir. Görevini
yapmayan, dergide anlaşmazlık çıkaran, huzur bo-
zan, dergi yöneticisini dinlemeyen, ben kafama göre
hareket ederim diyen herkes ekipten çıkarılır.
11. Dergimizde yazabilecceğiniz konular
aşağıda listelenmiştir.
* Akademik Makaleler
* Endüstriyel Konular
* Üniversite Hayatındaki Sıkıntılar Sorunlar
(Kimya üzerine bölümler için)
* İş Hayatındaki Sıkıntılar Sorunlar
* Laboratuvar Üzerine Yazılar
* Kimya Sanayi Uygulamaları
* Teorik Kimya Üzerine Makaleler
* Ülkemizdeki Kimya ile ilgili Kanunlar Üzerine
Yazılar
* Kimya Sektöründe Güvenlik Önlemleri ve Dikkat
Edilecek Husular Üzerine Yazılar
* Kimya Sektöründe Bilgisayar Uygulamaları
Üzerine Yazılar
temel konular bunlar. Bu konular ile ilgili bize yazıp
gönderebilirsiniz. Göndereceğiniz şeyler Kimya
Dünyası ile alakalı olmalı yoksa yayımlanmaz.
12. Dergide dini ve siyasi içerikli yazılar yayıml-
anmaz. Herhangi bir dini grubu temsil eden ya da
herhangi bir siyasi grubu temsil eden söz ve kelime-
ler yazınızda olursa dergi o kısımları değiştirmeniz
konusunda sizi uyarır. Değiştirmezseniz dergi
yayımlamama hakkını elinde tutar. Bu konuda son
söz dergi yöneticisine aittir.
13. Dergi tasarım ve yönetiminden sorumlu arkadaş
buraya ek maddeler koyup değiştirme yetkisine
sahiptir.
14. Dergiyi okuyanlar ve dergi ekibi bu kuralları
kabul etmiş sayılırlar.
İNOVATİF KİMYA Dergisi Yönetimi
EkibimizBİZ KİMİZ
Yavuz Selim
KART
Hatile
MOUMINTSA
EBRU
ÇETINKAYA
https://www.facebook.com/InovatifKimyaDergisi
https://twitter.com/InovatifKimya
http://www.linkedin.com/profile/view?id=299289606
http://www.instagram.com/inovatifkimyadergisiInstagram
Kimya
Dergisi
Merhaba
İNOVATİF KİMYA Dergisi Okuyucuları
Editörden
Değerli Okuyucularımız;
	 Gönüllülük esasına göre işleyen dergimizde sizlerin gönderdiği yazılarla 26. Sayıyı çıkar-
manın mutluluğunu yaşıyoruz. Her geçen gün büyüyoruz. Desteklerinizi esirgemediğiniz için çok
teşekkürler.
	 E-Dergimizde yayımlanması için gönderilen yazıların yurt içi ve yurt dışı birçok kanaldan
okunması ve olumlu bildirimlerin gelmesi bizi oldukça mutlu etmekte. Gün geçtikçe büyüyen,
gelişen ve her geçen gün okuyucu kitlesi artan e-dergimizde sadece yazılarınız yayımlanmıyor.
Yazılarınız ile sizleri de sosyal medyada tanıtma gayreti içindeyiz. Ücretsiz etkinliklere verdiğimiz
sosyal medya desteğimiz de sürmekte. Bu konuda bize her zaman mail ile ulaşabilirsiniz.
	 Bu ay E-Dergimizde 6 farklı yazı bulunmakta. Bize bu ay gönderilen yazılar. Likopen yazısın-
da, likopen ve sağlığımız hakkında bir yazı okuyacaksınız. CisPlatin yazısı, kemoterapide kullanılan
etken maddelerin vücuda etkisi hakkında bir yazı. Hidrojeller ve Uygulama Alanları yazısı, bu
ayın kapak konusu. Arıtma ve Arıtma Kimyasalları yazısı, su arıtımı hakkında içerikli bir yazı.
Kantaron Çiçekleri yazısı, çiçek ve sağlığımız ile ilgili bir yazı. Güç Tutuşurluk yazısında ise tekstil
materyalleri ve tutuşurluk hakkında bir yazı okuyacaksınız. Element Tanıma kısmınında bu ay sırada
Silisyum Elementi var. Yurttan ve Dünyadan Kimya Haberleri ile de gündemi takip edeceksiniz. Her
ay web siteleri kısmı ile bu ay da birçok web sitesi keşfedeceksiniz. Sözlük kısmında İngilizce-Türkçe
Kimya kelimelerini öğreneceksiniz. Bulmaca kısmında ise hem eğlenip hem öğreneceksiniz.
Umarız memnun kalarak okursunuz. Bize yazı gönderen emek harcayan meslektaşlarımıza, takipçil-
erimize, sevenlerimize teşekkürü bir borç biliyoruz. Kimya üzerine bölüm okuyan, çalışan her kesim-
den ve sektörden bilgilendirici yazılar bekliyoruz. Bir sonraki ay görüşmek üzere. Sevgiyle kalın.
Yavuz Selim Kart
Dergi Editörü
IÇINDEKILER
Likopen
CisPlatin
Arıtma ve Arıtma Kimyasalları
Hidrojeller ve Uygulama Alanları
Element Tanıyalım
Kantaron Çiçekleri
7
9
16
20
23
27
11
39
29
28
Güç Tutuşurluk
Sözlük (Ing-Trk)
Haberler
Faydalı Siteler
Kimya Bulmaca
Sizde Yazarımız Olun
Kimya Bulmaca Çözüm (Önceki Ay)
40
41
42
7
Kimya
Mühendisi
Suat YASAR DIKKAYA
su_yasar@hotmail.com
LİKOPEN
Ö
zellikle kadınları yakından ilgilendiren bu pigmentin
kimyasalını ortaya döküp, sırrını açığa çıkarıyoruz.
Güzellik uğruna bol bol tüketilen en güçlü antiok-
sidan LİKOPEN’i bu kadar çekici kılan sadece an-
tioksidan özelliğe sahip olması mı, yoksa bu özelliği
dışında başka yetenekleri de var mı?
Likopenin kimyasını kurcaladıkça başka yetenekleri
de ortaya çıkacak ve bu pigmetin şanına yakışır bir
kimyaya sahip olduğunu siz de göreceksiniz.
Domates, karpuz, pembe/kırmızı greyfurt, kırmızı
portakal, kuşburnu gibi kırmızı gıdalarda bulunan
ve yaşlanmayı önleyen en güçlü karotenoid olarak,
bu antioksidan özelliği nereden geliyor diye mer-
ak edenler bu her derde deva pigmenti yakından
tanıyalım!
LİKOPEN’İN MUCİZESİ KİMYASINDA SAKLI
Likopen; Karotenoidler familyasından olup, 8 izoprenden meydana gelmiş bir terpendir, parlak
kırmızı renklere sahip olması onun konjüge karbon çift bağlarına sahip yapısından kaynaklanmak-
tadır. Bu pigment görünür spektrumun çoğunu soğurduğundan rengi kırmızıdır.
LİKOPEN
Suda çözünmediğinden gıda boyası olarak da kullanılabilen likopen yağda kolaylıkla çözünebilmektedir.
Likopen, tekli oksijeni etkisiz kılma özelliğine
sahip olduğundan en güçlü antioksidandır. Tekli
oksijen deri yaşlanmasının başlıca sebeplerin-
dendir ve mor ötesi ışınlardan dolayı oluşmaktadır.
Likopen, yaşlanmayı önlemenin haricinde zarar
görmüş hücreleri de onarabilme özelliğine sahip-
tir. İşte bu özelliği sayesinde likopenli gıdaları çok
tüketen insanların ciltlerini daha parlak ve bronz
gösterip geç yaşlanmasını sağlamaktadır.
Ayrıca kadınlarda kalp ve damar hastalıklarında
koruyucu bir etkiye sahip olmakla birlikte yapılan
araştırmalarda sindirim sistemi, meme kanseri,
mide kanseri, prostat kanseri, akciğer kanseri
ve rahim kanseri gibi hastalıkları engellediği
görülmüştür.
8
Kolestrolü düşürme etkisine de sahip olan likopen LDL oksidasyonunu da baskıladığından koroner kalp
hastalığı riskini azalttığı Toronto Üniversitesinde yapılan araştırmalar sonucunda bulunmuştur.
Sebze ve meyvelerdeki likopen maddesinin
oranı, bitkinin yetiştiği toprağa ve iklim
şartlarına göre farklılık göstermekle birlikte
ısıtıldığında ya da yağda pişirildiğinde liko-
pen oranı artış göstermektedir. Özellikle
domates için söylüyoruz pişirirken zeytinyağı
kullanıldığında likopen miktarını arttırmak-
la birlikte zeytinyağı sayesinde sindirimi de
kolaylaştırmış olacaksınız.
Erkeklerin de en az kadınlar kadar bu konuya
ilgi gösterdiğini biliyoruz! O zaman başta
domatesin kendisi, salçası, suyu, ketçabı olmak
üzere sizleri kırmızı sebze ve meyve tüket-
imine önem vermeye davet ediyoruz. Yukarıda
da saydığımız gibi sadece yaşlanmayı önle-
mek adına değil bir çok hastalığı da önleyen
bu kimyasalı daha sağlıklı bir yaşam için
hayatımıza daha çok katalım
Kaynaklar :
https://tr.wikipedia.org
http://www.bilgiustam.com
http://www.onkder.org
9
Kimyager
(Ögrenci)
Volkan SAHIN
sahinvolkan@outlook.com.tr
CisPlatinBİRİSİ BU DNA’YI DURDURMALI !
H
erkese merhaba. İnsanoğlu var olduğundan beri dina-
mik bir dünyada yaşamaktadır. Canlılık, ortam şart-
ları uygunsa üremek ve genetik materyali aktarmak,
şartlar uygun değilse savaşmak ve hayatta kalmak üzerine
bir düzende sürmektedir. Tabii olarak geçmişten günümüze
bir çok etken insan yaşamını ve sağlığını olumlu yada olum-
suz etkilemiştir. Bu yazıda sizlere hem kendi sağlığımızı
metabolik ve psikolojik yönden hem de çevremizi
derinden etkileyen bir hastalık olan kansere karşı kul-
lanılan etken maddelerden birisi, daha çok cisplatin olar-
ak adlandırılan bu yapıdan genel hatlarıyla söz
etmek istiyorum. Eğer sizlerde kemoterapide
kullanılan etken maddelerin vücuttaki etki
mekanizmasını merak ediyorsanız buyurun
başlayalım hepinize iyi okumalar.
Cisplatin, cis-diamino-dikloroplatin (II), kemoterapide (kansere karşı
kimyasal tedavi) kanseri tedavi etmek amaçlı kullanılan platin merkezli bir etken
maddedir. Hücre gelişimi ve çoğalmasını önleyen bu bileşik diğer kemoterapik maddelerle aynı etkiye
sahiptir. Kanserli hücreler kadar normal hücreleri de etkilemesine karşın, üreme hızlarının çok büyük
olması nedeniyle kanserli hücreler üzerinde daha çok etki gösterir.
Hücre çoğalmasına etkisi B. Rosenberg tarafından keşfedildi. Rosenberg, E.coli bakterisi bir elektriksel
alana konulduğunda bölünmesinin durduğunu, iplikciklerin büyüdüğünü ve bunun antitümör ajanları
ile tedavideki davranışlarının aynı olduğunu farketmişti. Platin elektrot ve amonyum klorür tamponun-
da içlerinde cisplatinin de olduğu bileşikler oluştuğu biliniyordu.
10
Cisplatin etkisini hücrelerdeki deoksiribonükleik
asit (DNA) üzerinde gösterir, bilinen sarmal yapıyı
bozarak hücre çoğalmasını engeller. Büyüme
sırasında DNA molekülü açılır (Fermuarın açılması
gibi) ve her bir zincirde yeni eş moleküller oluşur.
Böylece önce bir molekül varken sonuçta iki mole-
kül ortaya çıkar. Bir çok kanser tedavisi bu işlemin
durdurulmasına bağlıdır. Böylece kanserin tipik
özelliği olan ölçüsüz çoğalma önlenir. Cisplatin,
diakua kompleksine hidroliz olur, bu da DNA'da-
ki guanin azot atomu ile tepkime verir ve komşu
guanin bazları arasında genellikle aynı iplikçikten ,
bazen de iplikçikler arasında çapraz bağ oluşturur.
DNA sarmalı içinde 34 derece den büyük açılı bir
kıvrımdır. Şekildeki bu değişme DNA’nın kendisini
eşlemesini engeller ve kanserin gelişmesi yavaşlar.
Gerçekten bu tedavi henüz mekanizması yeterince
açık olmasa da, kanserin küçülmesi ile sonuçlanır.
Antikanser aktivitesine sahip olduğuna inanılan bir
protein bir cisplatin-değiştirilmiş DNA kompleksi
ile birleştiğinde, DNA içinde daha büyük açılı bir
kıvrım gösterir, proteinden bir fenilalanin halkası
oluşan çentiğin içine yerleşir. Böyle bir bağlanma
cisplatin taşınmasını ve DNA’nın diğer onarım
tepkimelerini engelleyebilir
Kanser tedavisinde kullanılabilecek etkin bir mutajenik maddenin yapısal özelliklerinin belirlenmesi
amacı ile bir çok bileşik test edilmiş ve aşağıdaki sonuçlara varılmıştır.
1. Cis konumda, DNA azotları ile yer değiştirebilecek bir çift sert, eksi yüklü ligant bulunmalıdır. (klor
veya oksijen gibi)
2. Hücre zarından geçebilmeli (yüksüz kompleksler) ve suda çözünür olmalıdır
3. Diğer iki ligant tepkimede bir etkinliği olmayan birincil yada ikincil aminler olmalıdır.
Görüldüğü gibi bir maddenin kemoterapik madde klasmanında sayılması için gereken şartlar ve klasma-
na giren maddelerinde etki mekanizmaları genel hatlarıyla bu zemini oluşturmaktadır.
Kaynaklar :
İnorganik kimya, üçüncü baskı, Gary L. Miessler; Donald A. ,çeviri editörleri: Prof. Dr. Nurcan Kara-
can-Prof. Dr. Perihan Gürkan
11
Kimyager
(Ögrenci)
Ebru CETINKAYA
ebr_ctnky_81@hotmail.com
Hidrojeller
ve Uygulama
Alanları
P
olimerler, çok sayıda aynı ve ya farklı ato-
mik grupların kimyasal bağlarla az ya da
çok düzenli bir biçimde bağlanması sonucu
oluşan uzun zincir ve yüksek molekül ağırlığına
sahip bileşiklerdir. Polimeri oluşturan mono-
merler aynı türden ise “Homopolimer”, birden
fazla farklı monomerin oluşturduğu polimer ise
“Kopolimer” olarak adlandırılır. Hidrojeller,
temelde hidrofilik kopolimer ya da homopolimer-
lerden oluşur.
Şekil-1: Monomerlerin polimerleştirme tepkimesi ile polimer oluşturması
Hidrojeller, sulu ortamda bırakıldıklarında
çözünmeyen, suyun büyük miktarını bünyesinde
tutarak şişme özelliği gösteren, çok sayıda hidro-
filik gruplar içeren, üç boyutlu-ağ yapılı polim-
erlerdir. Su sever olmaları nedeniyle “hidrofil
polimerler” olarak da adlandırılırlar. Hidrojeller,
ağlarındaki polimer zincirlerine hidrofilik kar-
akter sağlayan -SO3
H, -COOH, -CONH2
, -OH
ve -NH2
gibi fonksiyonel gruplara sahiptir. Bu
gruplardan dolayı bağlı duruma geçen su nedeni-
yle çapraz bağlı polimer hacim ve kütle artışıyla
şişmeye başlar. Çapraz bağlı polimerdeki su sever
grupların fazla sayıda olması daha fazla şişmeye
sebep olur. Yapılarında çok fazla su tutabilme
özelliğine sahip hidrojeller ayrıca yumuşak ve
esnek yapıda olmaları dolayısıyla canlı dokularla
çok büyük benzerlikler göstermektedirler.
Şekil-2 : Su absorplayan hidrojelin yapısı
12
1950’li yılların başlarında bilim insanları göz bil-
iminde kullanılmak üzere yeni bir madde tasar-
lamış ve bundan yola çıkarak HEMA(2-hidrok-
sietil metakrilat) ve EDMA(etilen dimetakrilat)
kopolimerizasyonu ile ilk hidrojeli sentezlendiler.
İlk hidrojel bazlı yumuşak kontakt lensler bu
yıllarda hazırlanmıştır.1959-1960 yıllarında ise
hidrojellerin biyouyumluluğu ile ilgili çalışmalar
yürütülmüştür. Aynı yıllarda tıbbi uygulamalara
uygun hidrojel sentezi başlamış ve ayrıca ameliyat
sonrası oluşan yaraların izlerinin silinmesi için de
kullanılmıştır. Devam eden yıllarda farklı alanlar-
da yapılan çalışmalarla hidrojeller yaşamımızda
önemli bir yer almış oldu.
Hidrojellerin sentezi kimyasal başlatıcılı serbest
radikal polimerleşmesi ile veya yüksek enerjili
ışınlar ile başlatılan radikalik zincir polimerleşmesi
ile gerçekleştirilmektedir.
Kimyasal çapraz bağlanma ile hidrojel hazırlan-
ması, bir veya daha fazla monomerin az miktarda
çapraz bağlayıcı kullanılarak doğrudan çapraz
bağlanmasıyla oluşur. Kimyasal yolla hidrojel
hazırlanması dört basamaktan oluşmaktadır:
başlama, zincir büyümesi ve çapraz bağlanma,
birleşme veya bölünme ile sonlanma. İlk önce
çapraz bağlayıcılar varlığında birbirine kimyasal
olarak bağlanan monomerler polimerleri oluştur-
makta ve daha sonra monomerlerin bazılarının
çapraz bağlayıcı ile yer değiştirip polimer zincirler-
inin birbirine bağlanmasıyla da hidrojel oluşmak-
tadır.
Şekil-3 : Çapraz bağlanma esnasında oluşan aşamaların şematik gösterimi
13
Yüksek enerjili ışınlar ile başlatılan radikalik zincir
polimerleşmesinde, uyarılma α, β ve γ ışınları, ele-
ktronlar, protonlar ve nötronlar gibi hızlandırılmış
taneciklerin etkisi ile yapılır ve özellikleri itibari ile
fotokimyasal polimerleşmeye benzer. Bu yöntemin
üstünlükleri, polimerleşmenin katı, sıvı, gaz fa-
zlarından istenilen fazlarda yapılabilmesi ve başka
yöntemlerle polimerleştirilmesi zor olan mono-
merlerin kolayca polimerleştirilmesidir. Ayrıca
formülasyonda hidrojellerin gıda, ilaç ve farmasö-
tik endüstrilerde toksik oluşu nedeniyle kullanıl-
masını kısıtlayan bir çapraz bağlayıcının olmayışı
bu yöntemin önemli avantajlarındandır.
Polimerik hidrojeller yukarıda bahsedildiği gibi
çeşitli tekniklerle hazırlanabilmelerine rağmen,
kullanılan en yaygın yöntem, hidrofilik yapıdaki
iyonik olmayan akrilamid (AAm) gibi monomer-
lerin N-N-‘-metilenbisakrilamid (BIS) gibi çapraz
bağlayıcı eşliğinde serbest radikalik çapraz bağl-
anma kopolimerizasyonudur. Şişme kapasitesini
artırmak için iyonik komonomerler de reaksi-
yon karışımına eklenebilmektedir. Hidrojellerin
hazırlanmasında kullanılan monomerler, polim-
erizasyon sıcaklığında genellikle katı halde old-
uklarından, polimerizasyon reaksiyonlarının sulu
çözeltilerde yürütülmesi gerekmektedir. Hidrojel
yapısı ve özellikleri, çapraz bağlayıcı konsant-
rasyonu, monomerlerin konsantrasyonu ve ağsı
yapıyı oluşturan birimlerin kimyası gibi doğrudan
hidrojelin oluşturulduğu koşullara bağlıdır.
Şekil 4 : Solda kuru hidrojel,sağda ise şişmiş hidrojel görünümü
Hidrojeller kendi içlerinde çeşitli şekillerde
sınıflandırılabilirler.
Bunlar;
Hazırlama yöntemine göre;
Homopolimer hidrojeller,
Kopolimer hidrojeller,
Çoklu polimer hidrojeller,
IPN (interpenetrating networks, iç içe geçmiş ağ
yapılar) hidrojeller
İçerdikleri yan gruplara göre;
Nötral (iyonik olmayan) hidrojelleri
İyonik hidrojeller
14
Fiziksel yapılarına göre;
Amorf hidrojeller
Yarı-kristalin hidrojeller
Hidrojen bağlı hidrojeller
Çapraz bağlanma
durumlarına göre;
Fiziksel çapraz bağlı hidrojeller
Kimyasal çapraz bağlı hidrojeller
Kaynaklarına göre;
Doğal hidrojeller
Sentetik hidrojeller
Su içeriklerine göre;
Düşük şişme dereceli (% 20-50) hidrojeller
Orta şişme dereceli (% 50-90) hidrojeller
Yüksek şişme dereceli (%90-99.5) hidrojeller
Süper-absorban (>% 99.5) hidrojeller Kimyasal kararlılıklarına göre;
Biyolojik olarak bozunabilen hidrojeller
Biyolojik olarak bozunamayan hidrojeller
Bu sınıflandırılmalara bağlı olarak hidrojellerin
kullanım alanları da farklılık gösterir. Örneğin;
Hidrojeller pH, sıcaklık, iyonik şiddet ve elektrik alan
gibi çevresel değişkenlere cevap olarak şişme veya
büzülme davranışı gösterirler. Bu özellikleri biyo-
medikal alanlarda yapay algılayıcılar olarak kullanım
olanağı sağlar. Hidrojellerin hacimlerinin, dış etkil-
erin çok az değişmesiyle fazla değişim göstermesi,
teknolojide çok kullanılan bir malzeme olmalarına
neden olmuştur. Canlı dokulara benzeyen kau-
çuğumsu yapısı ve mükemmel biyouyumlulukları
hidrojelleri pek çok alanda çekici hale getirmiştir.
Hidrojeller, biyomedikal alanda teşhis, tedavi ve
implante edilir cihazlar olarak; çevre alanında ağır
metal iyonlarının ve organik kirletici malzemelerin
tutulmasıyla atık su temizlemesinde süper emici poli-
merler olarak kullanılmaktadırlar.Hidrojeller ayrıca
biyoteknoloji, biyomühendislik, eczacılık, tarım, vet-
erinerlik, yiyecek endüstrisi, telekomünikasyon gibi
alanlarda yoğun olarak kullanılmaktadır.
15
Hidrojeller genel olarak;
•	 Denetimli salınım sistemleri,
•	 Yapay organ yapımı,
•	 Kontakt lens,
•	 Enzim tutuklama sistemleri,
•	Biyosensör,
•	 Kozmetik sektörü,
•	 Gıda sektöründe katkı maddesi olarak,
•	 Yapay kornea,
•	 Manyetik ayırma,
•	 Kemik hastalıkları tedavisi,
•	 Sentetik kıkırdak ve buna benzer birçok uygulamada,
•	 Su saflaştırma,
•	 Ağır metal/boyarmadde uzaklaştırma,
•	 İyon değişim uygulamaları,
•	 Gübre ve tarım ilaçlarının denetimli salınımı gibi alanlarda da etkin olarak kullanılmaktadır.
UYGULAMA ALANLARI HİDROJELLER
Yara Örtüsü Poliüretan,polietilen glikol, polipropilen glikol,
polivinil pirolidon, metil selüloz, karboksimetil
selüloz, aljinat
İlaç taşıma ve farmasötik Polivinil pirolidon,nişasta,poliakrilik asit, kar-
boksimetil selüloz, polivinil alkol, akrilik asit,
metakrilik asit,kitosan
Diş malzemesi Hidrokolloidler
Doku mühendisliği,implantlar Polivinil alkol, poliakrilik asit, hyalüronan,
kollajen
Enjekte edilebilir polimer sistem Poliesterler,polipeptidler,kitosan
Teknik ürünler(kozmetik,farmasötik) Arap zamkı, pektin, kitin, kitosan, heparin,
nişasta,aljinat
Diğerleri(Tarım,atık arıtma,ayırma vb.) Nişasta, polivinil alkol, poli(N-izopropil akrila-
mid), polivinilmetil eter
Şekil 5 : Hidrojellerin uygulama alanları
Gördüğünüz üzere hidrojeller bir çok kullanım ve uygulama alanına sahip. Ama tabi ki sadece bunlarla
sınırlı değildir, denenmiş ve hala denenmekte olan bir çok alanı vardır. Yapılan çalışmalarla teknolojik
anlamda çok farklı yerlere gelineceği kanaatindeyim.
Kaynaklar :
1. Gulrez, S., Al-Assaf, S., Phillips, G.O., Hydrogels: Methods of preparation, characterisation and ap-
plications in molecular and environmental bioengineering in carpi, A. (ed), Analysis and Modeling to
Technology Applications. ISBN: 978-953-307-268-5, Online: InTech, Chapter 5, 2011
2. Garner, C.M., The synthesis of a super absorbent polymer, Modular Laboratory Program in Chemistry,
739, Baylor University, 2000
3. Sezgin, O., Metakrilamid tabanlı hidrojel matrislerin sentez ve karakterizasyonu, Yüksek Lisans Tezi,
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, 2007
4. Gökalp, A., Gözenekli, iyonik süper absorban polimer jellerin hazırlanması ve karakterizasyonu, Yük-
sek Lisans Tezi, İstanbul Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, 2009
5.Basan, S., Polimer kimyası, Cumhuriyet Üniversitesi Yayınları, Sivas, 400 sf., 2001
6. Nichifor, M., Zhu, X. X., Copolymers of N-alkylacrylamides and styrene as new thermosensitive mate-
rials, Polymer, 44 (10), 3053-3060, 2003
7.Kopecek J.;Yang J. Review Hydrogels as smart biomaterials,Polym Int 56:1078-1098,2007.
Kimya
Mühendisi
Yavuz Selim KART
kim_muhselim@hotmail.com
16
Arıtma ve
Arıtma Kimyasalları
Merhaba arkadaşlar,
Bu sayıda sizlere arıtma ve arıtma kimyasallarından bahsedeceğim. İşleyeceğimiz tema ise su arıtma
sistemleri olacak.
İçilmesinde, kullanılmasında veya çevreye bırakılmasında sakınca bulunan su-
ların(atık su), kirletici parametrelerinden arındırılmasına "Arıtma" denir.
Su Arıtma nedir?
Su arıtma nedir sorusuna cevap bulmadan önce suyu
tanımak gerekir. Su, herkesin bildiği şekliyle iki
hidrojen atomu ve bir oksijen atom-
unun birleşmesinden oluşmuş yaşamın
kaynağı sayılan bir yapıdır. Ancak su
sadece bu moleküllerden ibaret değildir.
Evrensel solvent (çözücü) özelliği olan
su temas ettiği maddeleri de bünyesine
katabilme özelliğine sahiptir. Bu mad-
deler vücudun ihtiyaç duyacağı faydalı
maddeler olabileceği gibi vücutta iste-
nilmeyen zararlı maddeler de olabil-
mektedir. Su arıtma da suyun içerisinde
bulunan bu zararlı maddeleri suyun içerisinden uzak-
laştırma yani arındırma işlemidir.
Kaç çeşit arıtma vardır?
Fiziksel Arıtma
Arıtma işlemi fiziksel, kimyasal veya biyolojik
yollarla yapılmaktadır:
• Kimyasal arıtma, atık suyun hızlı ve yavaş
karıştırma ünitelerinde çeşitli kimyasallar eklenip,
bu kimyasalların atık suyun içindeki kirleticiler ile
reaksiyona girerek çökelmesi ile yapılır.
• Biyolojik arıtma, evsel veya endüstriyel atık
suların oksijenli veya oksijensiz bakteriler yardımı
ile biyolojik olarak parçalanması ile gerçekleşir.
• Fiziksel arıtma, hiçbir kimyasal veya bakteri kul-
lanmadan mekanik işlemlerle fiziksel olarak atık
suyun içindeki yağ ve kaba atıkların ızgara, yağ
sıyırıcı paletler ve benzeri düzenekler ile uzak-
laştırılmasıdır.
Katı maddelerin, sıvı ve katı yağların uzaklaştırıl-
masıdır. Tesise giren atık sular, bir dizi ızgara ve
eleklerden geçer. Bu sırada iri atık parçalar tutulur.
Daha sonra askıdaki katı maddelerin çökmesini
sağlamak için atık sular, birkaç saat yüzdürme
havuzları ve çöktürme havuzlarında tutulur. Tüm
tanecikler ve suda çözünmeyen maddeler, bu işlem
sayesinde tasfiye edilir. Bu işlemde ızgara ve ele-
kler, öğütücüler/parçalayıcılar, dengeleme havu-
zları, kum tutucular, yüzdürme havuzları, çökeltim
tankları, havalandırıcılar, filtreler gibi sistemler
kullanılmaktadır.
17
Kimyasal Arıtma
Biyolojik Arıtma
Kimyasal reaksiyonlar aracılığıyla meydana gelen
değişikliklerin atık su arıtımında kullanılması
kimyasal arıtmadır. Kimyasal arıtma işleminde
suya kimyasal özellikleri bilinen iyonlar ilave
ederek atık su içerisinde bulunan çözünmüş veya
koloidal maddelerin çökelmesi sağlanır. Kimyasal
arıtma işleminde pıhtılaştırma ve yumaklaştırma
olmak üzere iki tür işlem vardır.
Koloidal haldeki ve askıdaki katı maddelerin, bazı
kimyasal madde ilavesiyle bir araya getirilmesine
pıhtılaştırma denir. Yumaklaştırma ise pıhtılaşmış
taneciklerin yumaklar haline gelerek büyümesi,
gözle görünür ve çökelebilir hale gelmesi işlem-
idir.
Bu işlem, fiziksel ve kimyasal arıtma işlemleriyle
sudan ayrılmayan, ayrışabilen organik maddeler-
in mikroorganizma faaliyetleri ile giderilmesidir.
Burada çökemeyecek kadar küçük olan askıdaki
madde veya çözünmüş haldeki organik maddel-
er, azot ve fosfor gibi kirletici unsurlar ya okside
edilerek veya biyokütle haline dönüştürülerek
giderilir. Bu işlemde esas görevi yapan kontrol
edilmiş bir ortamda bakterilerden oluşturulmuş
mikroorganizmalardır.
Biyolojik arıtmada asıl amaç; atık su içerisindeki
organik maddenin mikroorganizmalar tarafından
besin maddesi olarak kullanılıp parçalanması yolu
ile organik madde miktarının azaltılmasıdır. Evsel
atık sular için başlıca hedef ise; azot ve fosfor gibi
besin maddelerini ve organik madde içeriğini
azaltmaktır.
En yaygın kullanım alanı bulan biyolojik arıtma
süreçleri; aktif çamur, damlatmalı filtreler ve biyo-
disklerdir.
Fotoğraf : Kadıköy Atık Su Ön Arıtma Tesisi
İleri Biyolojik Arıtma
İleri biyolojik arıtmada azot ve fosfor gibi besin
maddelerinin tamamen giderilmesi amaçlanmak-
tadır. Bu işlem sonucunda alıcı ortama kullanma
suyu kalitesinde su verilmekte ve doğal dengelerin
bozulmasının önüne geçilmektedir.
18
İleri biyolojik arıtmada azotun uzaklaştırılması
için asimilasyon ve nitrifikasyon- denitrifikasyon
olmak üzere iki temel mekanizma vardır. Poli-
fosfatlar ve organik bağlı fosfatlar hidroliz reak-
siyonları ile orto-fosfatlara ve serbest fosfatlara
parçalanarak mikroorganizmaların kullanabileceği
forma dönüşür. Mikroorganizmalar fosforları
hücre zarlarındaki fosfolipitlerin, nükleik asitlerin
ve ATP'nin sentezinde kullanırlar. Böylelikle, atık
sudaki fosfor uzaklaştırılmış olur.
Arıtma Çamurlarının Uzaklaştırılması
Kimyasal Yöntemle Atık Su Arıtımı
Fiziksel ve kimyasal arıtma süreçlerinde atık
sulardan yüzdürülerek ya da çökeltilerek uzak-
laştırılan maddeler ile biyolojik arıtma süreçler-
inde sistemden atılan mikroorganizmalar, arıtma
tesisi çamuru halindedir. Arıtma çamurları % 95
gibi büyük oranda su içerirler ve ayrı ayrı ya da
birleştirilerek uzaklaştırılırlar. Arıtma çamurları
uygun bir şekilde uzaklaştırılıp zararsız hale get-
irilmezse, arıtma süreci amacına ulaşmamış olur.
Bu nedenle çamurların uzaklaştırılması, arıtma
sürecinin bir parçasıdır. Arıtma tesislerinde çamur
uzaklaştırma işlemi yoğunlaştırma, stabilizasyon ve
susuzlaştırma olmak üzere temelde üç ana aşam-
adan oluşur. Arıtma çamurları organik maddeler,
azot, fosfor gibi bileşiklerce zenginleştirilmiş bir
son üründür. Günümüzde gelişen çevre bilinci
sayesinde çamur, bir yerde depolanıp uzaklaştırıl-
mak yerine, geri kazanılmakta ve pek çok alanda
yeniden kullanılmaktadır.
En eski yöntemlerden biri olup 1872’de kirli sular
kireç ilavesi ile temizlenmiştir.
Bugün kullanılan çöktürme vasıtaları Al2
(SO4
)3
ve
demir(III) tuzlarıdır. Demir(III) tuzları
pahalı olup daha çok FeSO4
Cl bileşiği kul-
lanılır.1m3
su için 5-30 g demir tuzu gerekir.
İçerikleri inceleyelim.
1-) Kimyasal Oksidasyon
2-) Nötralizasyon
3-) Koagulasyon – Flokulasyon
İstenmeyen zararlı bileşiklerin zararsız bileşiklere
dönüştürülmesi veya daha sonra ki arıtma işlem-
leri için uygun yapıya getirilmesidir. Başlıca
kullanım alanları; demir ve mangan giderilmesi,
dezenfeksiyon, organik bileşiklerin giderilmesi, alg
kontrolü, renk, tat ve koku giderilmesi, siyanür,
kükürt, amonyak giderilmesi, krom indirgenmesi,
korozyon kontrolüdür. Kimyasal oksidasyonda
oksijen, ozon, potasyum permanganat, klor kul-
lanılabilir.
Asidik ve bazik karakterdeki endüstriyel atık
suların pH değerinin ayarlanması işlemidir. Atık
suyun pH değerinin ayarlanması; atık suyun alıcı
ortama deşarj standardının sağlanması, biyolojik
arıtma öncesinde (bakteriyel faaliyetler belirli pH
değerinde gerçekleştiğinden) uygun pH değer-
inin sağlanması bakımından gereklidir. Ayrıca
kimyasal çöktürme işleminde reaksiyonların
gerçekleşeceği uygun pH değerinin sağlanması
bakımından da gereklidir.
Bu proseslerin amacı, kolloidlerin çöktürülerek sudan uzaklaştırılmasıdır. Suların kimyasal yolla koagu-
lasyonu aşağıda sıralanmış amaçlar için yapılır:
1-	 Organik ve inorganik bulanıklığın giderilmesi
2-	 Renk giderilmesi
3-	 Bakteri ve patojen giderilmesi
4-	 Koku ve tat yapıcı maddelerin giderilmesi
5-	 Fosfat giderilmesi
6-	 Biyolojik oksijen ihtiyacı ve kimyasal oksijen ihtiyacı parametrelerinin giderilmesi
7-	 Askıda katı madde giderilmesi
8-	 Metal giderilmesi
19
a-) Koagulasyon Prosesi
b-) Flokulasyon Prosesi
4-) Kimyasal Çöktürme
5-) Dezenfeksiyon
6-) Adsorbsiyon Yöntemi ve Elektrolitik Temizleme
Atık su arıtımında, kolloidal maddelerle askı
hâlindeki çok küçük taneciklerin çökelmesini
kolaylaştırmak için suya ilave edilen kimyasal
maddelere koagulant (pıhtılaştırıcı) denilmekte-
dir. Koagulasyon prosesi ise koagulantların atık
suya ilave edilişini takiben hızlı bir şekilde atık
suya karıştırılmaları ve atık suyun bünyesindeki
kolloidal ve askıda katı maddelerle birleşerek flok
oluşturmaya hazır hâle getirilmesi için yapılan
işlemlerdir.
Flokulasyon prosesi (yumaklaştırma) atık suyun
yavaş ve uygun şekilde bir süre karıştırılarak
küçük tane ve pıhtıların büyümesi, birbirleriyle
birleşmesi, yumaklaşması ve böylece kolayca çöke-
bilecek flokların (yumakların) meydana gelmesi
işlemidir.
Mekaniksel arıtım sistemlerinde giderilemeyen
askıda kalan katı maddelerin kimyasal maddeler
yardımıyla atık sudan yumaklaştırılarak çök-
türülmesi işlemidir.
Dezenfeksiyon patojen organizmaların yok edil-
mesi veya etkisiz hâle getirilmesidir. Dezenfeksi-
yonda kullanılan maddelere dezenfektan denir.
Bunlar klor ve klor bileşikleri, brom, iyot, ozon,
fenoller, boya maddeleri, sabunlar ve sentetik de-
terjanlar, hidrojen peroksit ve potasyum perman-
ganattır. En yaygın olarak kullanılanı ise klordur.
Mekanik yöntemle temizlenmiş suyun içinde
kolloidal hâlde olan çökmeyen bir
bakiye kalır ki bu, suyun çürümesini devam et-
tirir. Böyle sular doğrudan doğruya denize
veya suyu bol bir nehre akıtılabilir. Böyle bir deniz
veya bir nehir yok ise suların kimyasal,
elektrolitik veya biyolojik yöntemler ile temizlen-
mesi gerekir.
Kirli sular, içerdikleri tuzların fazlalığından dolayı
elektrik akımını iletirler. Kirli
suyun içerisinden elektrik akımı geçirildiğinde bir
çöküntü oluşur. Bu çöküntü, kirli sudaki
kolloid bünyedeki maddeleri adsorbe ederek
sürükler. Yani bu yöntemde elektrik akımı
kimyasal maddenin yerini almıştır. Kirli suya
daldırılan elektrotlar, levha veya tel örgü şek-
lindedir. Anot demirden, katot ise kömürden
yapılmıştır. Aralarından 1-2 volt’luk bir gerilimle
akım geçirilir.
Kısaca arıtma işlemleri zahmetli ve bir o kadar da
masraflıdır. Bunca zahmet içinde sularımızı israf
etmeden kullanmanın ne derece önemli olduğunu
görmektesiniz. Umarım derlemiş olduğum bu
yazı sizler için faydalı olur. Yazımı şu sözle nok-
talıyorum: “Su hayattır”.
Kaynaklar :
http://www.msxlabs.org/forum/cevre-bilimleri/78685-aritma-nedir-atik-su-aritma-sistemleri-hakkin-
da-genel-bilgiler.html#ixzz3jNnprk6Y
http://www.optisu.net/su-aritma-nedir--mID8.html
https://tr.wikipedia.org/wiki/At%C4%B1k_su_ar%C4%B1t%C4%B1m%C4%B1
http://www.iski.gov.tr/Web/statik.aspx?KID=1001282
http://hbogm.meb.gov.tr/modulerprogramlar/kursprogramlari/kimya/moduller/SuAritma.pdf
20
Kimya
Hatile MOUMINTSA
hatile_m@hotmail.com
KANTARON
ÇİÇEKLERİKANTARON ÇİÇEKLERİ VE İÇİNDE GİZLENEN HARİKALAR
B
itkiler, Allah’ın yaratmış olduğu
güzel şeylerden bir tanesidir.
Farkında değiliz ve çoğunun ne
işe yaradığını bilmiyoruz. Oysa ki on-
ların her biri içinde bir mucize saklıdır
ve bizlerden onları bulmamızı beklerler.
Değerli okurlarımız, sizlere doğamız-
da milyonlarca bulunan bitkilerden
bir tanesini anlatacağım. Çoğunuz sarı
kantaron çiçeğini kesin biliyorsunuzdur.
Ama onun başka renkleri de olduğunu
eminim duymamışsınızdır. Onları tek
tek inceleyelim.
Kantaron Nedir?
Hekimlikte kullanılan, hastalıklara karşı yararları olan, hayatınızı olumlu yönde etkileyen ve enerji veren
birçok şifalı bitki bulunmaktadır. Bunlardan bir tanesi de kantarondur. Acı köklü ve küçük otsu bir bit-
kidir. Mavi, sarı ve kırmızı çiçekli türleri vardır.
Sarı Kantaron Çiçeği
Esas olarak dünyanın birçok yerinde bulunan bir bitkidir. Avrupa'da tarla, yol ve orman kenarlarında
kendiliğinden yetişen bu bitki Kuzey Amerika'ya da uyum sağlamış ve doğal olarak kırlarda yetişmeye
başlamıştır.
Sarı kantaron bitkisi yüksek bir ışığa karşı tutulduğunda, içerisinde bol miktarda bulunan yağ guddele-
leri, ışığa yenik düşüyor ve parlak noktacıklar halinde kendini belli ediyor. Fazla miktarda görülen bu
yağ noktacıklarından dolayı bitkiye “Binbirdelik” lakabı takılmıştır.
Sarı kantaron bitkisinin bilinen bileşimi;
•	 Tanen (tannin)
•	 Uçucu yağlar( pinene, limonene, myrcene, carophyllene)
•	 Flavon türevleri(rutin, guercitin, guercitrin)
•	 Hipericin( hypericin)
•	 Hyperin( sarı kantaronun renk verici maddesi)
•	 Karoten (carotene)
•	 Acı maddeler
•	 Reçine, pektin ve kolik
21
Sarı kantaron bitkisinin faydaları;
•	 İştah açıcıdır ve ciddi derece de ateş düşürür.
•	 Yaşanan mide ağrılarının giderilmesinde faydalıdır.
•	 Vücudu dinçleştirir ve kuvvet verir.
•	 Gastrit ve ülserin tedavisinde ek olarak kullanılabilinir.
•	 Adet dönemlerinde oluşan kasık ağrılarının dinmesine yardımcı olur.
•	 Kas gevşetici özelliği vardır.
•	 Göğsü yumuşatır, öksürüğü keser ve kişilerde rahatlama sağlar.
•	 Bronşit semptomlarında oldukça faydalıdır.
•	 Korku, gerginlik, alt ıslatma gibi sorunlarda faydalıdır.
•	 Hafif, orta veya şiddetli depresyon durumlarında çok fazla faydası vardır. Sakinleşme sağlar.
•	 İdrar yolu enfesksiyonlarında ve böbrek sorunlarında faydalı olan bu bitki, böreklerde veya
mesanede oluşmuş olan taşların erimesini ve düşmesini sağlar.
•	 Yağı masaj yapılarak uygulanılırsa güzel bir terapi sağlar.
•	 Sırt ve bel bölgelerinde oluşan ağrıların giderilmesi için yağı kullanılabilir.
•	 Bebeklerde görülen gaz sorunu ve karın ağrısına iyi gelir.
•	 Sinirsel olarak meydana gelen mide ağrılarını dindirir.
•	 Ses kısıklığı sorununa çok faydalıdır.
•	 Zona hastalığında denenmiş ve kanıtlanmış faydası vardır.
•	 Kekemelik sorununa iyi gelir ve sinirsel olarak düzelme sağlar.
•	 İshale karşı ciddi derece de faydası vardır.
•	 Grip sorununda etkisi görülmektedir.
•	 Baş ağrısı için şakak kısımlarını yağı sürülerek masaj yapılmalı, bu sayede ağrının dindirilmesine
fayda sağlar.
•	 Soğuk algınlığı durumunda faydalıdır.
•	 Balgam ve idrar söktürücü olarak kullanılır.
•	 Nekahet dönemini kısaltır.
•	 Sinirleri yatıştırır ve uyku düzenini sağlar.
•	 Yara iyileştirici özelliği sayesinde antiseptik görevi yapar.
•	 Menopoz döneminde rastlanılan sıkıntıları hafifletir.
•	 Bağırsaklarda oluşan solucanların dökülmesini sağlar.
Kullanım alanları;
•	 Ciddi derece de gözlenen depresyon sorununa karşı alternatif bir antidepresan olarak ilaç
şeklinde alınmalıdır. Bitkinin antidepresan özelliğinin var olduğu hayvanlarda uygulanılan
deneyler sayesinde kanıtlanmıştır.
•	 Menopoz döneminde sık karşılaşılan depresyon ve ateş basması hallerinin önüne geçmek için
ilacı tüketilmelidir.
•	 Bilhassa, nikotin, kafein ve alkol gibi maddelerin vücuda vermiş olduğu zararların ortadan
kalkması için kullanılmalıdır. Yapılan araştırmalar dâhilinde bağımlılık sorununu ortadan
kaldırdığı kesin olarak açıklanmış ve bu hususta deneysel kanıtlar bulunmaktadır.
•	 Antienflamuvar etkisi çok fazladır.
•	 Halk arasında ishal durdurucu, romatizmadan kaynaklanan ağrıların giderilmesi ve çocukların
gece sık sık farkında olmadan alt ıslatması durumlarında sarı kantaron bitkisi kullanılmış ve
faydaları bulunmuştur.
•	 Kanser döneminde uygulanılan ilaçlara ek olarak sarı kantaron hapı eklenmesi iyileşme sürecini
hızlandırmaktadır. Özellikle de kanserin meydana çıkma sebebi olan tümörün ortadan
kaldırılmasında ve yok olmasında çok etkilidir.
•	 HIV virüsü taşıyan kişiler için bulunmaz bir nimet olan sarı kantaron, çay veya hap şeklinde
tüketilebilir.
•	 Ağızda bulunan beyaz ve kırmızı yaraların giderilmesi için gargara yapılıp uygulanması gerekir.
Bir tek uygulama da bile yaraların giderilmesinde fayda göstermektedir.
22
•	 Sinirlerin gevşemesi ve rahatlama sağlamak için sarı kantaron çay şeklinde tüketilmelidir.
•	 Bağımlılık söz konusu olduğunda hapı kullanılmalıdır. (uyuşturucu, morfin gibi…)
•	 Sarılık hastalığı olan kişilerde çayının faydası kanıtlanmıştır. Ancak ilerlemiş sarılık
durumlarında hap şeklinde de kullanılabilir.
•	 Ciltte bulunan sivilce ve aknelerin giderilmesi için çayı veya lapası kullanılmalıdır. Sarı kantaron
çayını soğutup veya ılıtarak yüzünüzü yıkayabilir ve cilt bakımınızı sağlayabilirsiniz.
Kırmızı Kantaron Çiçeği
Mavi Kantaron Çiçeği
Kırmızı renkte çiçekler açan bir bit-
kidir. İshal dışında her rahatsızlığın
tedavisine etki eden bir bitkidir. Acı
tadıyla iştah açma özelliği, terletici
ve toksin özelliği de vardır. Ateş
düşürücüdür. Mide, karaciğer gibi
şikâyetlerde faydalıdır.
Kullanım şekillerinde çay olarak;
2 çay kaşığı kuru kırmızı kantaron
demliğe konur ve üzerine 1 cezve
kaynar su ilave edilir. 15 dakika ka-
dar demlenir ve yemeklerden önce
ılık olarak içilir. Yağ olarak ise; sarı
kantaron gibi aynı şekilde hazır-
lanır. Yüzde ve vücuttaki sivilce
izlerine, cilt üzerinde oluşan lekelerin giderilmesinde kullanılır. İltihap giderici özelliği vardır.
Mavi ya da mor renkte çiçekler açan, üzeri
tüylü bir bitkidir. En çok kullanılan, fakat
nadir bulunan bir bitki çeşididir. Halk ar-
asında peygamber çiçeği olarak da bilinme-
ktedir. Vücutta oluşmuş olan zehirli mad-
delerin atılmasında yararlı olur. Enfeksiyon,
mide, bağırsak, böbrek, mesane, karaciğer
gibi rahatsızlıkların tedavisinde kullanılır.
Kan temizleyici özelliği vardır. Göz banyosu
yaparak göz rahatsızlıklarına, göz ağrılarına
ve iltihaplanmalara iyi geldiği söylenmekte-
dir.
Kullanım şekilleri; 2 çay kaşığı mavi kan-
taronun taç yaprakları demliğe konur ve üzerine 300 ya da 500 ml kaynar su ilave edilir. 5 ya da 10 dakika
demlenmeye bırakılır ve daha sonra süzülerek içilir. Kantaron, her evde kesinlikle bulunması gereken
şifalı bitkilerden biridir.
Kaynaklar :
https://tr.wikipedia.org/wiki/Sar%C4%B1_kantaron
https://www.google.gr/search?q=kantaron+c%C4%B1cekler%C4%B1&biw=1366&bih=673&-
source=lnms&tbm=isch&sa=X&ved=0CAYQ_AUoAWoVChMIxK7kitCzxwIVTFcaCh1rGg-
HI#imgrc=43vssezo0hEwMM%3A
23
Kimya
Teknikeri
Anıl Yasin AKDOGAN
anil_yasin_akdogan@hotmail.com
GÜÇ
TUTUŞURLUK
TEKSTİLDE GÜÇ TUTUŞURLUK TESTİ
Ç
oğu organik esaslı tekstil ürünlerinin iyi
derecede yanma özelliğinin olması, tek-
stil ürünlerinin yangınlarda büyük risk
faktörü olmasına sebep olmuştur. Isı ve alevden
korunma gerektiren her türlü alanda güç tutuşur
lifler kullanmak veya tekstil üzerine çeşitli güç
tutuşurluk işlemleri yapma gerekliliği son dönem-
lerde yeniden önem kazanmaya başlamıştır. Çeşitli
kimyasal firmalarının geliştirdiği güç tutuşurluk
apreleri çeşitli test metotları ile tekstil sektöründe
kullanılmaktadır. Bu ay ki yazımda , bu madde-
lerin kimyasını , etki mekanizmalarını , örnek bir
prospektüsünü , test metotlarını ve örnek bir güç
tutuşurluk testini sizlerle paylaşacağım.
TEKSTİL MATERYALLERİNİN YANMA DAVRANIŞI
Yanma; ısı, oksijen ve uygun yakıt bileşenlerine
ihtiyaç duyan ekzotermik bir reaksiyondur.
Geri kalan şartlar ihmal edildiğinde, yanma kendi
kendine katalizlenir duruma gelir ve
oksijen, yakıt kaynağı veya ısı tüketilinceye ka-
dar devam eder. Şekil 1’de tekstil liflerinin yanma
diyagramı verilmiştir.
Şekil 1 : Tekstil Lifleri İçin Yanma Döngüsü (Schindler ve Hauser, 2004)
24
Isı sağlandığı zaman, piroliz sıcaklığına (Tp
) ulaşın-
caya kadar, lifin sıcaklığı artmaya başlar. Piroliz
sıcaklığında, lifte kimyasal değişiklikler meyda-
na gelir ve yanmayan gazlar (karbondioksit, su
buharı, azot ve kükürt oksit gibi), kömürleşme
artıkları, sıvı kondensatlar ve yanabilen gazlar
(karbonmonoksit, hidrojen ve pek çok okside ola-
bilen organik moleküller) oluşur. Sıcaklık artmaya
devam ettikçe, sıvı parçalanma ürünleri de daha
fazla yanmayan gaz, kül ve yanan gaz üreterek
piroliz olur. Yanma sıcaklığına (Tc
) ulaşıldığında,
gaz fazında bir dizi serbest radikal reaksiyonundan
oluşan ve yanan gazların oksijenle birleşmesi ile
meydana gelen yanma dediğimiz olay gerçekleşir.
Bu reaksiyonlar yüksek derecede ekzotermiktir ve
çok büyük miktarda ışık ve ısı üretir. Yanma işlemi
tarafından sağlanan ısı, lifin piroliz olmaya devam
etmesi için gereken ek termal enerjiyi ve dolayısıy-
la yanma işlemi için daha fazla miktarda yanan
gazların ortaya çıkmasını sağlar.
Güç Tutuşurluk Sağlayan Maddelerin Kimyası
Güç Tutuşurluk Sağlayan Maddelerin Etki Mekanizması
En önemli güç tutuşurluk maddeleri üç kategoride
sınıflandırılabilir. Bunlar fosfor ve halojenlere day-
alı temel güç tutuşur maddeler, tek başlarına kul-
lanıldığında az miktarda güç tutuşur etkiye sahip
olup, temel güç tutuşur maddelerle kullanıldığında
etkinliği artan sinerjitik maddeler (fosforla azot,
halojenlerle antimon kullanımı gibi) ve fiziksel
etkilerle aktifliklerini ortaya çıkaran güç tutuşur
maddelerdir.
Tekstillerin yanma döngüsünü kırmak için birçok
yol denenmiştir. Bu yollardan bir tanesi güçlü
endotermik reaksiyonlar sonucu termal olarak
ayrışabilen materyalleri lifin içerisinde kullanmak-
tır. Eğer bu reaksiyonlar sonucu yeterli ısı absor-
plana bilinirse, lifin piroliz sıcaklığına ulaşılmamış
olacak ve yanma gerçekleşmeyecektir. Bu metoda
örnek olarak aliminyum hidroksit, aliminyum
trihidrat ve kalsiyum karbonat verilebilir
Şekil 2 : Endotermik yıkım reaksiyonları
Diğer bir yaklaşım, lif piroliz sıcaklığının altında-
ki sıcaklıklarda, lifi çevreleyen yalıtım katmanı
kullanmaktır. Borik asit ve hidratlanmış tuzları bu
yaklaşıma örnektir (Şekil 3). Bu bileşikler ısıtıldığı
zaman, dışarıya su buharı verirler. Bu şekilde lif
yüzeyini camsı hale getirip, lifin hava ile temasını
azaltarak güç tutuşur etki kazandırırlar.
Şekil 3 : Camsı yüzey
25
Güç tutuşurluk işlemi eldesi için kullanılan
üçüncü yol, daha az yanan uçucu madde ve daha
çok kül oluşturmak için piroliz mekanizmasını
değiştirmektir. Bu yoğun yapı mekanizması
fosfor içeren güç tutuşurluk sağlayıcı maddelerde
görülür. Termal bozunma sırasında oluşan
fosforik asidin hidroksil grupları içeren polimerl-
erle çapraz bağ yapması sonucu, dışarıya
daha az miktarda yanıcı ürün bırakılmış olur.
Yanmayı önlemede kullanılan dördüncü yol ise
işlemin devamı için gerekli ısıyı sağlayan serbest
radikal reaksiyonları oluşturmaktır. Buna örnek
olarak verilen halojen içeren bileşikler, piroliz
sırasında oluşan OH radikallerini yakalayarak
bunların hızlı oksitlenmesini sağlar ve yanma için
gerekli olan ısıyı azaltır.
Şekil 4: Serbest radikal yanma reaksiyonu
GÜÇ TUTUŞURLUK TEST METOTLARI
ÖRNEK BİR PROSPEKTÜS – GÜÇ TUTUŞURLUK APRESİ
Güç tutuşurluk işleminin değerlendirilmesinde göz önünde bulundurulan çok sayıda özellik söz
konusudur. Materyalin cinsi ile ilişkili yanma davranışı, materyalin bulunuş şekli, materyalin yüzey
yapısı, alevin çıkış kaynağı vb. değişkenlere bağlı olarak geliştirilen çok sayıda test metodu, standart-
larda yer almaktadır. Bu standartlardan en çok kullanılanları malzemenin bulunuş konumuna göre;
dikey yakma testi (DIN 54336), havlı ve havsız yer döşemeleri için dikey yakma testi (DIN 54332),
yatay yakma testi (DIN 54333), 45°lik eğik yanma testi (DİN 54335), yanmanın kaynağına bağlı olar-
ak sigara test yöntemi (BS 5852, kısım 1) butangaz testi (BS 5852, kısım 2) yanma için ortamda gerekli
olan oksijen miktarının tespiti için LOI (Limited Oxygen Index) testi (ASTM D 2863-00), yanma
sırasında açığa çıkan toksikliğin belirlenmesinde kullanılan toksisite testi (ISO 5659) sayılabilir. Bun-
ların dışında da çok sayıda ve her ülke standardında yer alan güç tutuşurluk testleri bulunmaktadır.
Güç tutuşurluk testleri hangi yönteme göre yapılırsa yapılsın genel değerlendirmede göz önünde
bulundurulması gereken konular; tutuşturma kaynağı uzaklaştırıldıktan sonraki yanma süresi, alevli
yanma bittikten sonraki içten yanma süresi, test sonunda oluşan kömürleşme boyu ve alanı, yan-
manın ilerleme hızı, damlama olayı, gaz veya duman çıkarma durumudur.
Polyester elyaflardan yapılmış tekstil ürünlerinin alev almayı geciktirici , yıkamaya dayanıklı apresi
için kullanılan organofosfor bileşiği.
Genel Özellikleri
Temel organofosfor bileşiği
Görünüm berrak , viskoz sıvı
pH 100 g/l çözelti 1-3
İyonik karakter noniyonik
Çözünürlüğü herangi bir oranda su ile karışabilir
26
Kullanım özellikleri
• Sentetik elyaflardan yapılmış tekstil ürünlerinin alev almayı geciktirici apresi için son derece uygyndur.
• Elde edilen sonuçlar yıkamaya ve kuru temizlemeye dayanıklı olup bu özelliklerini 60 0
C de 50 kez
yıkandıktan sonra bile korurlar.
• Fularlama yöntemi ile kullanılır.
• Sulu solüsyonunun nispeten düşük pH sının yaklaşık pH 6 ya ayarlanması gerekir. Bu da en iyi
amonyum veya disodyum fosfat ile yapılır.
• Gerekli kurutma 110 – 130 0
C de fiksasyon 185 – 205 0
C de elyaf tipine göre yapılır.
TEKSTİL LABORATUARLARINDA YAPILAN ÖRNEK
BİR GÜÇ TUTUŞURLUK TESTİ ;
Tekstil ürünlerinin ön muamele ve boyama işlemleri bittikten sonra müşteri isteğine göre bazı apre
kimyasallarından geçer. Bu apre kimyasallarından birisi de güç tutuşur maddelerdir. Yukarıda incel-
ediğimiz prospektüse ait kimyasalımız 80 g/l lik bir çözelti hazırlanarak amonyak yardımı ile pH’ı 6
ya ayarlanır. Fularlama yöntemi ile çözelti kumaşa emdirilir ve etüv de 180 0
C de 3 dakika bekletilir.
Etüvden çıkartılan kumaş çakmak yardımı ile yakılır ve gözlemlenir. Müşteri isteğine göre yorum yapılır.
Kaynaklar :
• http://mmfdergi.uludag.edu.tr/article/download/5000082484/5000076685
• Prospektüs tarafıma aittir.
• Test metodu tarafıma aittir.
27
ELEMENTTANIYALIM Silisyum
Simgesi: Si
Grubu: 4A (Ametal)
Atom numarası: 14
Bağıl atom kütlesi: 28,0855
Oda sıcaklığında: Katı
Erime noktası: 1410°C
Kaynama noktası: 2355°C
Yoğunluğu: 2,33 g/cc
Keşfi: 1823 - J. Jacob Berzelius
Atom çapı: 1,46 Å
Elektronegatifliği: 1,9
Elektron dizilimi: 1s2
2s2
p6
3s2
p2
Yükseltgenme basamağı (sayısı): 4
Silisyum, yeryüzünde en çok bulunan elementlerden biridir. Yarı iletken özelliğe sahip oluşu ve
doğada, ormanda, doğal yaşamda çok bulunması, transistör, diyot ve hafızalarda kullanılabilmesinin
pratik hızlı oluşu, entegre devrelerin ve bilgisayarların silisyum teknolojisi üzerine inşa edilmesini
sağlamıştır. Bugünlerde ise, “Silikon Vadisi” denilen dev endüstrinin adı bir silisyum bileşiği olan
silikondan gelmektedir. Atom numarası (proton sayısı) 14’tür. “Si” simgesi ile gösterilmektedir. Oda
sıcaklığında katı haldedir. 4A grubunda 3. periyotta bulunur. Nötr haldeki elektron dizilimi ilk kat-
manda 2, ikinci katmanda 8, üçüncü katmanda 4’tür (4 adet valans elektron). Kararlı yapıya sahip
değildir (nötr halde). Yoğunluğu 2,33 g/cm3
’dür.Diyamanyetik bir elementtir. Bağıl atom kütlesi
(izotoplarının ortalama kütlesi) 28,0855’tir. Kararlı hale geçerken aldığı yükler nedeniyle ve ayrıca
doğada çok bulunduğu için yakın gelecekte tıpkı karbon selektörleri olduğu gibi silisyum selektörl-
eri de olacağı tahmin edilmektedir. Camın ana maddesi kum olarak bilinir. Bunun sebebi camın asıl
hammaddesi olan silisyumun kumda özellikle de deniz kumunda çok bulunmasıdır.
Silisyum’un Elde Edilmesi
Saf olarak silisyum eldesi, silisyum oksidiaqn kok kömürü (grafit) ile elektrikli fırında indirgenmesi so-
nucunda gerçekleşir. Gerekenden daha fazla karbon kullanılırsa silisyum karbür (SiC) oluşur.
SiO2
+ 2C → Si + 2CO
Silisyum klorür (SiCl4
) önce fraksiyonlu destilasyon yöntemi ile saflaştırılır. Daha sonra hidrojen ile
indirgenir. Bu şekilde çok saf silisyum elde edilir.
Silisyum yarı iletken bir elementtir.
SiCl4
+ 2H2
→ Si + 4HCl
Kullanım Alanları
Silisyum ya da silikon, kullanım alanı en geniş olan elementlerden biridir. Kum ve kil formu, beton ve
tuğla yapımında kullanılır. Yüksek sıcaklıklarda çalışma koşullarına çok dayanıklı bir elementtir. Silikat
formuysa, mine, emaye ve çanak-çömlek yapımında önemlidir. Çeliğin bileşimine de katılır. Kusursuz
mekanik, optik, termal ve elektriksel özellikler taşıyan en ucuz madde olan kum halindeki silika, camın
da esas bileşenidir. Aşırı saf silisyum, bor, galyum, fosfor ya da arsenik ile güçlendirildiğinde; tran-
sistörler, güneş gözeleri ve doğrultucular gibi, elektronik endüstrisinde büyük önem taşıyan aygıtların
yapımında kullanılan silikon karışımları elde edilir. Elektronik mikroçiplerin yapımında yarıiletken olar-
ak kullanılır. Diatomlar ve radyolaryalar gibi omurgasızların dış iskeletlerinin yapısına katılması nedeni-
yle de, yaşamsal önem taşımaktadır. Bu dış iskeletler, daha sonra dibe çökerek, çeşitli kayaçların yapısına
katılır. Bitkilerin ve insan iskeletinin yapısında da silisyum bulunur. Silikon karbid (SiC), bilinen en sert
maddelerden biridir.
SÖZLÜKIngilizce-Türkçe
28
Refraction
Spark
Spent Acid
Rest Mass
Research
Rotary Screen
Sampler
Tick
Yield
Afflux
Manifold
Suction Speed
Viable
Bleaching
Flare
Analyst
Limpid
Trace
Yeast
Step Value
Area
Copper
Beaker
Kırılma
Artık Asit
Durağan Kütle
Araştırma
Döner Elek
Örnek Alıcı
Emme Hızı
İz
İşaretlemek
Canlı
Maya
Verim
Ağartma
Adım Değeri
Akış
Alev Bacası
Alan
Ana Boru
Analizi Yapan
Bakır
Berrak
Beher
Kıvılcım
29
HABERLER
Yurttan Kimya HaberleriTÜRKİYE İLAÇ AR-GE MERKEZİ OLACAK
Yüksek Planlama Kurulu, 2015- 2018 yıllarını
kapsayan Türkiye İlaç Sektörü Strateji Belgesi
ve Eylem Planı’nı kabul etti.
Karar, Resmi Gazete’de yayımlandı. Türki-
ye’nin sanayi vizyonu çerçevesindeki he-
defleri göz önüne alınarak, kamu sağlığı ve
kalkınma hedeflerini destekleyecek şekilde
hazırlanan plana göre, Türkiye, ilaç sek-
töründe Ar-Ge, üretim ve yönetim merkezi
haline getirilecek. Kamuüniversite- sanayi
işbirliği ile belirlenen bu 6 stratejik hedefe
ulaşmak için 36 eylem hayata geçirilecek.
30
EMRULLAH TURANLI ATIK YAĞDAN BİYODİZEL ÜRETİMİNE BAŞLADI
Taş Yapı’nın patronu Turanlı, 110 milyon dolar
yatırım yaptıklarını, yıllık 80 bin ton biyodizel
üretimi gerçekleştireceklerini söylerken “Çok
pis bir işe girdim ama memnunum. Bürokra-
tik engeller bizi çok zorladı. Ama bu çevre
meselesi ve Avrupa’nın çok gerisindeyiz.
Denetimler artmalı” dedi.
Türkiye’de her yıl binlerce ton bitkisel yağ kul-
lanıldıktan sonra lavabolara dökülüyor. Oradan
kanalizasyonlara, denizlere ya da toprağa
karışıyor. Restoranlardaki, otellerdeki atıkların
çok küçük bir bölümü toplanabilse de evlerde
tüketilen yağlar çevre felaketine neden oluyor.
Zira 1 litre bitkisel yağın 1 milyon litre suyu
kirlettiği hesaplanırken Türkiye’de tahmini olar-
ak yılda 300 bin ton bitkisel yağ atığı olduğu
belirtiliyor.
Habertürk’ün haberine göre, kişi başına 3.8 litre
yağ atığı üretilen Türkiye’de geri dönüşümü
sağlanan yağın kişi başına miktarı ise sadece
200 gram. Bu rakam kişi başına Almanya’da 1.8
kg, Belçika’da 2.2 kg. Avrupa ülkeleri suyu old-
uğu gibi kirleten atık yağları yerinde toplamak
ve geri dönüşümünü sağlamak için hayli çaba
sarf ediyor. En çok tercih edilen yöntem ise atık
yağlardan biyodizel üretimi. Türkiye’de atık
yağ toplayan firmalardan biri de Deha. Şirke-
tin sahibi ise emlak yatırımları ile bilinen Taş
Yapı’nın yönetim kurulu başkanı emrullah tur-
anlı. Turanlı, “Çok pis bir işe girdim. Normal-
de bize teslim edilmesi gereken atık yağları
gidip topluyoruz. Bu pisliği tekrar ekonomiye
kazandırdığımız için bu yatırım benim gön-
lümde yaptığım en hayırlı iş” diyor.
1 Ocak’ta Binde 2 Katkı Zorunlu
Turanlı, atık yağ toplamanın yanı sıra Kocae-
li’nde atık yağlardan biyodizel üretmek için bir
tesis kurmuş. Deha topladığı yağları TBE Biyo-
dizel’e veriyor. O da biyodizele çevirip akaryakıt
dağıtım şirketlerine veriyor. Turanlı’nın verdiği
bilgiye göre 2012’den bugüne kadar Deha ve
TBE’ye toplamda 110 milyon dolar yatırım
yapılmış. TBE bitkisel yağlardan yıllık 80 bin
ton biyodizel üretecek. Sanayi atıkları tesisi de
devreye girdiğinde işletmenin yıllık biyodizel
üretme kapasitesi 145 bin tona ulaşacak.
Emrullah Turanlı, “Bu işe başladığımızda
yüzde 2 biyodizel katma zorunluluğu vardı.
Yeterli üretim olmadığı gerekçesiyle tamamen
kaldırıldı. Şimdi yeni bir yasal düzenleme
yapıldı. 1 Ocak 2016 itibarıyla önce binde 1
daha sonraki yıl binde 2, 2018’de ise binde 3
oranında dizele biyodizel katma zorunluluğu
getirildi. Binde 2 de tarımsal biyodizel katma
zorunluğu geldi” dedi.
31
Maliyetimiz Tüpraş’tan Yüksek, Fiyatımız Düşük
Turanlı, atık toplama işinin gelişmesi için teş-
viklerin yanı sıra denetimlerin ve uygunsuz yağ
bertarafı ile ilgili cezaların artırılması gerektiğini
belirtti. EPDK, Enerji, Çevre ve Tarım bakan-
lıklarının destekleriyle artık yasal alt yapının
oluşturulduğuna dikkat çeken Turanlı, “Bu
desteklerin devletin diğer birimleri tarafından
da sürdürülmesi gerekiyor. ‘Çevreyi koruyalım’
diyorsak bu tür yatırımlar, atıkların toplanması
her alanda teşvik edilmeli” dedi. Tüpraş’tan
maliyetlerinin yüksek, satış fiyatlarının düşük
olduğunu vurgulayan Turanlı “Anlaştığımız şir-
ketlere yaptığımız satışta litrede 45 kuruş zarar
ediyoruz. 3.085 TL/lt çıkış fiyatımız. Yüzde 16
zararla çalışıyoruz. Ölçek büyüyünca bir deng-
eye oturacak” diye konuştu.
Bu arada Turanlı, inşaattan kopmayacağını ancak
bundan sonra sanayici kimliği ile de anılmaya
çalışacağını; ağırlıklı olarak enerji, havalimanı
işletmeciliği ve turizm yatırımları yapacaklarını
belirtti.
Gliserin de Üretiliyor
Toplanan atık yağın yüzde 90’ı inceltilme işlemi so-
nucu biyodizel haline gelirken yüzde 10’luk bölüm
ise gliserin olarak ortaya çıkıyor. Gliserin ilaçtan
gıda ve kimyaya 2 bin sektörde kullanılıyor.
Vali 100 Milyon Dolar’lık Yatırımımızı Bekleti-
yor
Emrullah Turanlı, yatırım sırasında birçok
bürokratik engel ile karşılaştıklarını da belir-
terek, “Örneğin bu tesisin devamı olarak sanayi
atıklarından biyodizel üretmek için yine 100
milyon doların üzerinde yatırım planladık. 1
senedir Kocaeli Valisi’nin önünde bekliyor. Niye
bekliyor? Hiçbir açıklaması yok. ÇED raporu
vs. tüm hazırlığımız olduğu halde vali anlamsız
bir biçimde bekletiyor. Bu tür tesisler çevre,
ekonomi için çok önemli. Ancak hepsinden
önemlisi istihdam için, genç kimya mühendis-
lerine iş için önemli. Bu tür frenlerden vazgeçil-
mesi şart. Ben 6 bin insanın çalışacağı, atıkların
toprağa değil ekonomiye kazandırılacağı bir iş
için yatırım yapıyorum. Ama yeterli desteği bir
türlü göremiyorum. Bu fabrikayı bile sıfır kredi
ile tamamen özkaynakla yaptık” dedi.
Bizim Yağlar Burada Diğerleri Nerede?
DEHA, 2012’den bu yana 30 bin ton atık yağ
toplamış. Bunu 81 ilde 100 bin noktadan 200
araçlık filosu ve 300 çalışanı ile temin etmiş. 28
ilde deposu bulunan şirket 30 bin işletmeyle
de anlaşma yapmış. Mc Donald’s, Burger King,
Kentucky, Sofra gibi büyük restoran zincirlerin-
in mutfaklarından çıkan atık yağlar teslim alınıp
Dilovası tesislerinde işleniyor. Ayrıca okullara ve
camilere de çevre bilinci yerleştirmek için bidonlar
konulmuş. Turanlı, “Topladığımız yağlar burada.
Diğer firmaların topladığı yağlar nerede? Yağlar
sertifika ile toplanıyor. Kimin ne topladığı
belli. Bu yağların nereye gittiği iyi araştırılsın.
Araçların alev almasına neden olan 10 numara
yağ gibi atık yağ felaketinin kaynağı bulunabilir.
Bizim üretimimiz kadar kayıtdışı yağ piyasada
dolaşıyor” dedi.
32
KUMAŞLARDA KULLANILAN KÜKÜRTLÜ BOYA ÜRETİMİNDE YENİ TEKNOLOJİ
MKS Devo’nun akıllı tekstil markası Salty
Sardine, çevreye ve insan sağlığına dost
hammaddeler kullanıyor. Şirket, aynı za-
manda denim kumaşlarda kullanılan
kükürtlü boya üretiminde, atık su miktarını
sıfırlayan patentli bir teknoloji geliştirdi.
“Araba ile seyahat edersiniz, varmak iste-
diğiniz yere gelir arabanızı park eder in-
ersiniz. Otomotiv sektörü ile olan ilişkiniz
arabaya bir daha binene kadar bitmiştir.
Zaten yedek parça almadıkça veya yeni bir
araç almadıkça, otomotiv sektörü de sizinle
pek ilgilenmeyecektir. Ancak sabah içtiğiniz
portakal suyundan başlayın, yüzünüzü
yıkadığınız sabun, duşta kullandığınız şam-
puan, çamaşır yıkansın diye kullandığınız
deterjan.. Bunların hepsi kimyadır. Kimya
sektörü hayatınızın her anında sizin hiz-
metinizdedir ve sizinle etkileşim içindedir.
Az sonra giyeceğiniz gömlek kimya boyar
madde ile maviye boyanmış polyester; pan-
tolonunuz terefitalik asit polietlen polim-
eridir. Kimya sektörü sizin her satınalmanız
ile ilgilenmek ve değişen günün şartlarına
uyum sağlamak zorundadır. MKS Devo
Kimya bu geniş yelpazenin içinde özellikle
organik kimya konusunda uzmanlaşmayı
tercih etmiş, deterjan, kişisel bakım, çimen-
to, seramik, tekstil, deri gibi sektörlerde ana
kimya girdisi sağlayan yerli bir firma.”
Bu yorumlar MKS Devo şirketinin CEO’su
Korgün Şengün’e ait. Şengün’ün asıl işi
kimya sanayi. Şirket, evde kullanılan temi-
zlik ürünlerinin hammaddesini üreten tek
Türk firması ve Unilever, Procter gibi şirket-
lere hammadde sağlıyor.
Ar-Ge yatırımlarına büyük önem ver-
diklerini söyleyen Korgün Şengün, İstanbul
merkez ofislerinde Türkiye’nin en kapsamlı
fosfor ve polimer analizleri yapabilecek
Ar-GE laboratuvarına sahip olduklarını
söylüyor.
Çevreye dost hammaddeler
Şirketin kimya sektörü tekstil teknolojileri
alanındaki çalışmalarının neticesinde Salty
Sardine markası doğmuş. Salty Sardine, bir
akıllı giyim markası. “Salty Sardine ürün-
lerinin en küçük detaylarında bile çevreye
ve insan sağlığına dost hammaddeler kul-
lanılıyor. Sağlığa dost hammaddelerimiz
bağımsız kuruluşlarca sertifikalandırılmıştır.
Tuzlama en eski ve en doğal saklama yön-
temi olduğu için salty sardine (tuzlu sard-
alya) ismini koyduk” yorumlarında bulunan
Şengün’ün akıllı tekstil ve tekstil sektöründe
su kullanımına yönelik değerlendirmeleri
şöyle:
72 bin ton su tasarrufu sağlıyor
“Dünya nüfusu artıyor, kaynaklar azalıyor.
Doğa, insanoğlunun tahribatı karşısında
kendini yenileyebilme gücünü kaybediyor.
33
Dünyadaki tüketilebilir su kaynakları gün geçtikçe
azalmakta. Suya erişim ise Afrika gibi kurak ve
altyapının bulunmadığı coğrafyalarda çok sınırlı.
Günümüzde 1.1 milyar kişi, sağlıklı içme suyuna
ulaşamıyor. Su yetersizliği ve kirli sulardan kaptığı
hastalıklar nedeniyle her gün yüzlerce çocuk haya-
ta gözlerini yumuyor.
Gelecek nesillerin ihtiyaçlarını karşılayabilecek
kapasiteleri korumak, kaynakları bugün kullanan-
ların, yani bizlerin en önemli sorumlulukları ar-
asında. MKS Devo olarak bu sorumluluğu sahiple-
nerek denim kumaşlarda kullanılan kükürtlü boya
üretiminde, atık su miktarını sıfırlayan patentli
bir teknoloji geliştirdik. Konvansiyonel üretimle
1 kg kükürtlü boya üretebilmek için yaklaşık 6 kg
su atık olarak ortaya çıkar. Geliştirdiğimiz paten-
tli teknoloji sayesinde, özel katalistler ile atık su
oluşmadan üretimi tamamlayarak, sadece boya
üretim tesisimizde yıllık 72 bin ton su tasarrufu
sağlıyoruz. Çevre dostu, ekolojik Sultan Black kod-
lu kükürtlü boya ürün grubunun ihracatını başta
Pakistan, Bangladeş, Güney Amerika olmak üzere
dünyanın önde gelen denim üretim pazarlarına
yapıyoruz.”
Hayatı kolaylaştıran özellikler
“Hayatı kolaylaştıran, sadece örtünme ihtiyacını
karşılayan değil, size ilave faydalar sağlayan tek-
stiller, akıllı tekstil olarak adlandırılabilir. Cep
telefonu örneğinde olduğu gibi; artık sadece adı
cep telefonu; zira telefon olmanın yanında çok
daha fazla özellikleri var. ‘Dry&safe’ teknolojisi ile
dış yüzeyi hidrofobik (su itici) özelliğe sahip ku-
maşlar sayesinde; su, yağ ve kir kumaş yüzeyinde
kalmıyor. Aynı zamanda içerden tüm teri emip
hızla buharlaştırdığından, nem transferi özelliği
sağlıyor. Böylece iç çamaşır ve pantolon kul-
lanımında vücut metabolizmasına yardımcı olup,
vücut sıcaklığının istenilen derecede kalabilmesi
sağlanıyor. Kumaşlardaki ‘easy-care’ özelliği kul-
lanım sırasında kolay kırışmayı önlüyor; yıkama
sonrasında standart ürünlerle kıyaslandığında
neredeyse beşte biri kadar bir sürede ütü yapma
kolaylığı sağlıyor.
‘Aquaphob teknolojisi kumaş kir tutmuyor’
ŞENGÜN: Aquaphob teknolojisi ile kumaşlara
kazandırılan “su, yağ ve kir tutmama” özelliği
sayesinde, ceket, mont, rüzgarlık gibi dış giyim-
lerde her türlü hava koşulunda rüzgar ve yağmur
geçirmeme özelliği sağlanıyor. Bunun yanı sıra
iç kısımlarda kullanılan özel membrane te-
knolojisi ile, ter emilerek nem transferi özelliği
kazandırılıyor. Pantolon, gömlek, triko ve iç
çamaşırlarında kullanılan Antimikor AG teknolo-
jisi ise; gümüşün doğal antimikrobiyal özelliği son
teknoloji nano uygulamalar ile kumaşa kaplanarak
yüzde yüz hijyen sağlıyor.
34
İSTANBUL’DA İLAÇ ARAŞTIRMA MERKEZİ KURULDU
Gönüllülere vücutlarında denenecek ilaç
araştırmaları için para ödenecek.
İstanbul Üniversitesi İlaç Araştırma ve Uygu-
lama Merkezi, Sağlık Bakanlığı’nın onayıyla
kapılarını açacak. Gönüllülere vücutların-
da denenecek ilaç araştırmaları için para
ödenecek.
Ülkemizde sağlıklı gönüllüler üzerinde
yapılan klinik araştırmalar aslında ilk olarak
Yeditepe Üniversitesi’nde yapıldı. Ancak bu
merkez daha sonra kapatıldı. Ardından Erciyes
Üniversitesi ve Ege Üniversitesi’nde uygulan-
maya başlandı. 2015 yılının başlarında Prof.
Dr. Ahmet Araman’ın çabaları sonucu yapımı-
na başlanan Istanbul Üniversitesi (IÜ) Ilaç
Araştırma ve Uygulama Merkezi’nde ise sona
gelindi. Istanbul Üniversitesi Eczacılık Fakül-
tesi’nde yürütülecek olan klinik ilaç araştır-
malarıyla biyoyararlanım ve biyoeşdeğerlilik
çalışmaları yapılacak. Bu kapsamda piyasaya
yeni sürülecek olan ilaçlar gönüllüler üzerinde
test edilerek, ilacın güvenilirliği ve vücut fonk-
siyonlarına etkisi test edilecek.
Kobay Demiyoruz
Katılımcılar için ‘sağlıklı gönüllüler’ ifadesini
kullanan Merkezin Etik Kurul Başkanı olan
IÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Müdür Yardım-
cısı Prof. Dr. Ali Yağız Üresin, “Katılımcılara
kobay ya da denek denmesini kabul etmiyoruz.
Burada iki amacımız var. Biyoyararlanım ve
biyoeşdeğerlilik. Piyasada var olan ve patenti
sona eren ilaçların taşıdığı etkileri karşılayan
yeni ilaçları araştırmak amacımız. Klinik
araştırmaların ilk aşaması olan FAZ I çalışma-
larını yapacağız. Ilaç olma özelliğini kazanmış
ilaçları insanlar üzerinde araştıracağız. FAZ II
araştırmaları ise hastalar üzerinde yapılıyor.
Bakanlık merkezde incelemelerini yaptı, şimdi
onay bekliyoruz” diye konuştu.
Maç İzlemeleri Bile Yasak
Gönüllülerin ilaçları ağız yoluyla aldığını
belirten Üresin, “18-50 yaş grubu gönüllüler
kabul ediliyor. İki ilaç araştırılacaksa 2 gün
merkezde kalması gerekebiliyor. Bu süreçte
hepsine standart yemek veriliyor, sigara
ve kahve tüketimi yapamıyorlar, heye-
canlanmamaları gerekiyor. Örneğin maç
izleyemiyorlar. Gönüllülere ‘ücret verme’
ifadesini kabul etmiyoruz, bu işlemin taz-
mini şeklinde bir para ödeniyor. Ayrıca
bütün çalışmalar Sağlık Bakanlığı bilgisinde
yapılır, önce Etik Kurul onay verir ardından
da Sağlık Bakanlığı klinik ilaç araştırmaları
için izin verir” dedi.
35
Dünyadan Kimya Haberleri
PROTONLARIN VE ANTİPROTONLARIN GERÇEK
AYNA GÖRÜNTÜSÜ BELLİ OLDU
CERN’de RIKEN liderliğindeki BASE (Bary-
on Antibaryon Simetri Deneyi ) işbirliğindeki
araştırmacılar tarafından yapılan CPT sime-
trisi (yük-parite-zaman tersinirliği simetrisi )
olarak bilinen parçacık fiziği standart model
temel özelliği testinde protonların ve onların
antimadde karşılıkları olan antiprotonların
yük-kütle oranının şimdiye kadar ki en hassas
ölçümleri yapıldı.
Nature dergisinde yayınlanan bu çalışma, an-
timadde çalışmaları için düşük enerjili anti-
proton sağlayan CERN’in antiproton hız kesici
cihazı kullanılarak gerçekleştirildi.
CPT değişmezliğinde deneyin teste tabi tutul-
masında; sistemdeki C(yük) – antimadde ile
madde arasındaki farkı ortaya koymak için,
P(Denklik) 180 derecelik uzaydaki dönüş için
ve T (zaman) test edilir. Standart modelin
merkez prensibine göre antimadde parçacıklar
maddenin kusursuz ayna görüntüleri olması
gerektiğini ima etmektedir.
Araştırmaya liderlik eden Stefan Ulmer “Bu
önemli bir konu.Büyük patlama hem madde
hem antimadde oluşumuna imkan sağlaması-
na rağmen,mevcut evrenin neden antimad-
deden oluşmadığını anlamamıza yardımcı
olur.CPT simetrisinde ihlaller varsa, madde
ve antimaddenin farklı özellikleri olabilir.
Örneğin antiprotonlar,protonlardan daha
hızlı yarılanabilir diye düşünebiliriz, fakat biz
yük-kütle oranlarını oldukça kesin limitler
içinde aynı kaldığını gözlemledik” dedi.
Araştırmayı yapmak için ekip 1990’larda TRAP
tarafından geliştirilene benzer bir program
kullandı.Antiproton hız kesicisinden protonlar
için karşıt gibi çalışan antiprotonlar ve negatif
hidrojen iyonları elde ettiler ve sonrasında tek
antiproton-hidrojen iyon çiftlerini manyetik
Penning tuzağına alarak ultra düşük enerjil-
ere yavaşlattılar.Sonrasında çiftlerin siklotron
frekansını ölçerek,bilim insanlarına yük-kütle
oranını tespit etmede yardımcı oldu. Böylece
ne kadar benzerlik olduğu karşılaştırıldı. To-
plamda 35 günlük periyotta yaklaşık 6500 çift
ölçüldü.
Ulmer, “Sonuç olarak yük-kütle oranının tri-
lyonda 69 parça içinde aynı olduğu görüldü.
Bu sonuç önceki proton-antiproton çiftlerinin
ölçümlerinden 4 kat daha yüksek
36
enerji çözünürlüğe sahip olduğu görüldü. Ayrı-
ca CPT değişmezliği ihlallerinin olabilirliğine
ayrı bir bağlama sağlıyor. Mevcut standarttan
on yada yüz kez daha hassas olan ölçümler elde
etmeyi planlıyoruz.” dedi.
Araştırmacılar elde ettikleri verileri kullanarak,
milyonda birde madde ve antimaddenin ye-
rçekimine aynı şekilde uyum sağladığını hesap-
ladılar.
BASE üyesi Christian Smorra’ya göre, “Standart
modelin ötesinde bir fiziğe inanmak için pek çok
neden var. Karanlık madde ve tabi ki madde-an-
timadde arasındaki dengesizlik buna dahil.
Yapılan yüksek kesinlikteki çalışmalar sayesinde
, geleceğin araştırmalarına ışık tutulacaktır”.
PİL TEKNOLOJİSİ’NDE BASILABİLİR KATI-HAL PİL DÖNEMİ BAŞLIYOR
Bilim insanları akla gelebilecek her türlü şek-
lin üzerine basılabilecek ve sorunsuz olarak
çeşitli yüzeylerin içine gömülebilecek katı-hal
pili üretmeyi başardı. Teknolojiyi göstermek
için,bilim insanları kalp şeklinde bir pili kupa
bardağın üzerine ve ayrıca bir karton gözlüğün
üzerine bastı.
Mevcut lityum-iyon piller üretildikten sonra
ancak belli şekillerde olabiliyorlar. Bu pillerde
elektrotları ayırmak için ayırıcı zarlar kullanılır.
Bu nedenle bataryanın yanıcı sıvı elektrolitle
kaynaşmaması gerekiyor. Bazen piller zarar
gördüğünde bu nedenle patlıyor.
Araştırmacılar devrim niteliğinde bir gelişmeye
imza atarak geleneksel ayırıcı zarları elimine
edecek bir teknoloji geliştirmeyi başardılar.
Bunu yapmak için, iyon ileten bir ortam gibi
davranan basılabilir katı hal elektrolitleri üret-
tiler.
Gizmag’e konuşan Güney Kore’de Ulsan Bilim
ve Teknoloji Ulusal Enstitüsü’nde profesör olan
Sang-Young Lee, “Yeni katı hal elektrolitleri
basılabiliyor ve UV radyasyonla sertleştirile-
biliyor. Böylece alternatif ayırıcı membran
gibi davranabiliyorlar.” dedi.
Macun şeklinde yazdırılabilir elektrolite etkili
zar ayrıcı olarak davranan elektrotlar yerleştir-
diler. Elektrotlar yazdırılabilir sulu çimento
benzeri bir yapıdan oluşuyor. Ayrıca, bu proses
sayesinde diğer pil üretimi aşamalarındaki, sıvı
elektrolit enjeksiyonu ve solvent(çözücü) kuru-
tumuna gerek kalmıyor.
Elde edilen yazdırılabilir katı-hal pili (PRISS),
herhangi bir şekle basılabilir ve pil-gömülü
yüzeyler oluşturmak için karmaşık geometril-
37
3D YAZICIYLA ÜRETİLEN İLAÇ ABD’DE ONAYLANDI
ere sahip kavisli nesnelere entegre edilebilir.
Örneğin, bir telefonun çerçevesi pil haline getir-
ilebilir.
Test edildiğinde, basılan pilin performansı diğer
esnek pil ile aynı düzeyde olduğu bulunmuştur.
Bu şarj veya deşarj kapasitelerinin önemli bir
kaybı olmamakla ile birlikte, 30 devirden sonra
%90 kapasite ile çalıştığı gösterilmiştir. Araştır-
macılar, bütün basılı alanını artırarak ya da iki
pilin kalınlığından istifade ederek pilin enerji
yoğunluğunu artırmayı ve pilin ömrünü uzat-
mayı planlıyorlar.
Şu anda, araştırmacılar doğrudan elbiseler üzer-
ine basılabilir yeni bir pille çalışıyorlar ve ayrıca
ink-jet ve 3D baskı teknolojilerine dayanan yeni
pil uygulamalarını inceliyorlar. İleriye yöne-
lik olarak, ekip ambalaj malzemeleri ve akım
toplayıcıları gibi pek çok şey de basılabilir pil
yapmayı planlıyor. Araştırmacılar 3 ila 5 yıl
içinde basılabilir pillerin piyasaya çıkabileceğini
belirtiyor.
Üç boyutlu yazıcıların kullanım alanı oldukça
çeşitli ve bu teknolojinin önümüzdeki yıllarda
birçok sektörde köklü değişiklikler yaratması
bekleniyor. ABD Gıda ve İlaç İdaresi’de bu tezi
doğrular nitelikte bir karar açıklayarak, ülkede üç
boyutlu yazıcı ile üretilen ilk hapı onayladığını
duyurdu.
Aprecia Pharmaceuticals şirketi tarafından
üretilen üç boyutlu tablet ilaç, hastaların epilepsi
nöbetlerini kontrol altında tutmalarına yardımcı
oluyor. İlaç piyasada Spritam ismiyle biliniyor.
Şirketlerin ilaçlarını hastalara sunmaları için
ABD’de Gıda ve İlaç İdaresi’nin onayını almaları
gerekiyor. Onayla birlikte Aprecia Pharmaceuti-
cals bu onayı alan ilk şirket oldu. Karardan sonra
şirket diğer ilaçları için de onay başvurusunu
yapacağını açıkladı.
Üç boyutlu yazıcıyla üretilen ilaç aynı zamanda
hastalar için önemli bir yeniliği de beraberinde
getiriyor. Normalde büyük ilaç firmaları ürün-
lerini büyük fabrikalarda standart tabletler ve
miligramlar halinde üretiyorlar. Ancak üç boyut-
lu yazıcı teknolojisiyle doktorlar hastaya özel
olarak ayarlanmış miligramlı ilaçlar verebilecek.
Örneğin bu son karara konu olan Spritam, nor-
malde 1000mg’lık tabletler halinde üretiliyor. An-
cak doktor hastasının 380mg kullanmasını uygun
görürse şirket hastaya özel olarak o dozda ilaç
üretebilecek. Bu da seri üretim yapan şirketler
için ve hastalar için oldukça kritik bir gelişme.
Üç boyutlu yazıcıyla üretilen ilk Spritam seris-
inin 2016 birinci çeyreğinde piyasaya sürülmesi
bekleniyor.
38
SAN FRANCİSCO’DA DUVARLARA İDRARI GERİ PÜSKÜRTEN BOYA
ABD’nin San San Francisco kentindeki bazı
semtlerde deneme amaçlı olarak duvarlara
idrarı geri püskürten boya sürüldü.
Belediye yetkililerine göre “Bu boya, duvarlara
tuvalet muamelesi yapanlara idrarlarını iade
edecek”.
Yetkililer uygulama için Almanya’da gece
kulüpleriyle dolu bir mahalleden ilham al-
dıklarını açıkladı.
Yılda 20 milyon kişinin ziyaret ettiği Ham-
burg’daki St Pauli mahallesinde sarhoşların
idrarlarını dışarı yapmasını engellemek için bu
boyalar kullanılmaya başlanmıştı.
Hamburglu yetkililer, BBC’ye uygulamanın
sonuç vermeye başladığını söylemişti.
Üretici firma, “Ultra-Ever Dry” adlı boyanın
duvarın yüzeyinde bir hava bariyeri oluştur-
duğunu ve sıvının tamamını geri püskürt-
tüğünü söylüyor.
San Francisco’da barlara yakın bölgeler ve evsi-
zlerin çok olduğu mahallelerde dokuz ayrı yere
duvarlara bu boyalardan sürüldü.
Duvarlara, İngilizce, Çince ve İspanyolca olarak
“Durun… Uygun bir yerde rahatlayın” uy-
arıları asıldı.
Boyanın maliyetinin, idrarı temizleme mali-
yetinden çok daha düşük olduğu belirtiliyor.
Kaynaklar :
http://phys.org/news/2015-08-protons-antiprotons-true-mirror-images.html#jCp
http://www.gizmag.com/priss-printable-solid-state-battery/38891/
http://www.inovatifkimyadergisi.com/3d-yaziciyla-uretilen-ilac-abdde-onaylandi
http://www.inovatifkimyadergisi.com/san-franciscoda-duvarlara-idrari-geri-puskurten-boya
http://www.inovatifkimyadergisi.com/turkiye-ilac-ar-ge-merkezi-olacak
http://www.inovatifkimyadergisi.com/emrullah-turanli-atik-yagdan-biyodizel-uretimine-basladi
http://www.inovatifkimyadergisi.com/istanbulda-ilac-arastirma-merkezi-kuruldu
http://www.inovatifkimyadergisi.com/kumaslarda-kullanilan-kukurtlu-boya-uretiminde-yeni-te-
knoloji
39
FAYDALI
LINKLER
http://www.chemicool.com/
http://www.lenntech.com/calculators/molecular/mo-
lecular-weight-calculator.htm
http://www.endmemo.com/chem/chemsearch.php
İçerkli bir periyodik tablo sitesi. Sitede her
element ile ilgili çok fazla bilgi var. İngilizce
birçok bilgi içeren bu siteyi incelemenizi
öneriyoruz.
Element ve Bileşiklerin ağırlıklarını hızlıca
hesaplamanız için tasarlanmış bir web sitesi.
Siz sadece bulmak istediğiniz yapıyı seçi-
yorsunuz. Hesapla diyorsunuz ve hesaplıyor.
İncelemenizi öneriyoruz.
Eğer aklınıza bir bileşik geldiyse fakat bunun
yapısını hatırlayamadıysanız bu site size göre.
Siteye bileşiğin ingilizce ifadelerini yazma-
ya başlayınca içeriğindeki verileri karşınıza
getiriyor. İncelemenizi öneriyoruz.
40
BULMACA
Kimya Bulmacasi
1 2 3
4
5
6
7
8
9
Soldan Saga
1. Gaz halindeki bir maddenin sivi hale geçmeden direk kati
hale geçmesine denir.
5. Çözünenin hizli bir biçimde ince toz gibi bir kati hâlinde
çözeltiden ayrilmasi.
7. Isi miktarini ölçmek için kullanilan araçlara denir
8. Okyanus ve denizlerde bulunan polihalojen
bilesiklerinden biri.
9. Bir çözelti ya da süspansiyon içindeki organik maddeyi
çözen fakat çözelti ya da süspansiyondaki çözücü ile
karismayan bir madde yardimiyla ayirma.
Yukaridan Asagiya
2. Bir moleküle alkil grubu baglanmasi.
3. Negatif yük tasiyan iyon
4. Elektron ve pozitif iyonlardan olusan gaz karisimi.
6. Belirli bir noktada birim zamanda (saniyede) geçen dalga
sayisidir
7. Kati karbon dioksit.
41
BULMACAGeçen Ayın Çözümü
Kimya Bulmacasi
F
1
O
S
F
O
R
E
A
2
S
Ç S
3
A
4
B U N L A S M A
I G N
L N
5
A S
L Ü R
R
6
E A K T A N T T
7
A M P
8
O N
M L M I
E E A
9
K T I F L I K
J
10
O U L E
N
Soldan Saga
3. Yaglarin bazlarla etkilesmesi olayi. Ürünleri gliserin ve
sabun olan tepkime. [SABUNLASMA]
6. Bir kimyasal reaksiyonun gerçeklestirilmesinde kullanilan
baslangiç maddeleri. [REAKTANT]
7. Küçük miktarlarda asit veya baz ilavelerinde pH
degisimine direnen çözelti.
[TAMPON]
9. Elementlerin bilesik olusturma egilimi. [AKTIFLIK]
10. 0,239 g suyun sicakligini 1°C artirmak için gerekli olan
isiya denir.
[JOULE]
Yukaridan Asagiya
1. Bir maddenin uyarilmasi sonucu ortamdan uyarici
kaldirilsa da bir süre daha isima yapmasi.
[FOSFORESANS]
2. Bir moleküle açil grubunun baglanmasi. [AÇILLEME]
4. Yükseltgenlerle renk veren maddelerin renginin
giderilmesi. [AGARTMA]
5. Proton ve nötron gibi atom çekirdegini olusturan temel
parçaciklar [NÜKLEON]
8. Kendiliginden gerçeklesen bir kimyasal tepkime
sonucunda açiga çikan enerjiyi elektrik enerjisine çeviren
araçlardir. [PIL]
42
E-Dergide
Yazarlık
SİZDE YAZARIMIZ
OLUN
-- Yazacağınız konuyu belirleyin. (Kimya içeriği olan herhangi bir konu olabilir) Örnek: Polimerden
ya da organikten bir konu ya da sanayide gördüğünüz bir şey ile ilgili bir konu. Kendi cümleleriniz
ile olması şart. Alıntı alıyorsanız kesinlikle kaynak belirtmelisiniz ki aksi durumda yazınız kopya yazı sıfatı
görür yayımlanmaz.
-- Konuda kullanılan resimlerin kaynakları belirtilmeli. Aksi durumda sorumluluk yazardadır.
-- Yazılar Facebook üzerinden bizlere gönderilmemeli. Bu bizim işimizi zorlaştırıyor.
Yazılar info@inovatifkimyadergisi.com adresine gönderilmeli.
-- Yazmayı düşünen arkadaşlarımız
Yavuz Selim Kart adlı arkadaşımıza ulaşması gerekmektedir.
-- Yazıları gönderdikten sonra kendiniz ile ilgili bilgileri de mail ile bize göndermelisiniz. Yoksa yazınız
yayımlanmayacaktır.
--Ad Soyad
Ulaşılabilecek Mail Adresi(Hızlı ulaşılabilecek sık kullanılan bir mail olmalı)
Bitirdiğiniz ya da okumakta olduğunuz üniversite ismi
Dergiye koyabileceğimiz türden bir profil resminiz.
-- 2015 Ekim ayı sayısı için yazılarınızın son teslim tarihi. 20 Eylül 2015’tir.
Her ayın son yazım tarihi 20. de bitecektir. 20. den sonra göndereceğiniz yazılar bir sonraki ay yayımlanacak-
tır.
-- Kopyala-Yapıştır ile yazıyı ben yazdım gönderiyorum derseniz yazınız kesinlikle yayınlanmaz. Bu şekilde
yazı olmaz. Böyle uyanıklık yapıp kolaya kaçmak fark edilmeyecek bir şey değil. Sonuçta yazılarınızı okunuy-
or ve araştırılıyor.
-- Yazılarınızı word dosyası halinde maile atacaksınız. Yazdığınız yazı en az bir kaç görsel içersin.Fikir
düşünce yazılarında olmayabilir ama diğer konularda en az bir kaç tane olmalı çünkü görsellik yazıya çok şey
katıyor.
-- Herhangi bir sorun olursa yazı gönderen meslektaşımıza ulaşırız. Gerekli düzeltmeleri yapması için
bildirimler yaparız. Gerekli görüldüğü takdirde yazınızın güzel görünmesi adına küçük değişiklikler yaparız
ve sizi bu durumdan haberdar ederiz.
-- İnovatif Kimya Dergisi gönderdiğiniz yazıların yayınlanıp yayınlanmaması hakkını elinde tutar.
İNOVATİF KİMYA Dergisi Yönetimi

More Related Content

What's hot (9)

inovatif kimya dergisi sayi 14
inovatif kimya dergisi sayi 14inovatif kimya dergisi sayi 14
inovatif kimya dergisi sayi 14
 
inovatif kimya dergisi sayi 23
inovatif kimya dergisi sayi 23inovatif kimya dergisi sayi 23
inovatif kimya dergisi sayi 23
 
inovatif kimya dergisi sayi 21
inovatif kimya dergisi sayi 21inovatif kimya dergisi sayi 21
inovatif kimya dergisi sayi 21
 
inovatif kimya dergisi sayi 13
inovatif kimya dergisi sayi 13inovatif kimya dergisi sayi 13
inovatif kimya dergisi sayi 13
 
inovatif kimya dergisi sayi 19
inovatif kimya dergisi sayi 19inovatif kimya dergisi sayi 19
inovatif kimya dergisi sayi 19
 
inovatif kimya dergisi sayi 6
inovatif kimya dergisi sayi 6inovatif kimya dergisi sayi 6
inovatif kimya dergisi sayi 6
 
inovatif kimya dergisi sayi 16
inovatif kimya dergisi sayi 16inovatif kimya dergisi sayi 16
inovatif kimya dergisi sayi 16
 
inovatif kimya dergisi sayi 5
inovatif kimya dergisi sayi 5inovatif kimya dergisi sayi 5
inovatif kimya dergisi sayi 5
 
inovatif kimya dergisi sayi 8
inovatif kimya dergisi sayi 8inovatif kimya dergisi sayi 8
inovatif kimya dergisi sayi 8
 

Similar to inovatif kimya dergisi sayi 26

Similar to inovatif kimya dergisi sayi 26 (20)

İnovatif Kimya Dergisi Sayı-22
İnovatif Kimya Dergisi Sayı-22İnovatif Kimya Dergisi Sayı-22
İnovatif Kimya Dergisi Sayı-22
 
İnovatif Kimya Dergisi Sayı-14
İnovatif Kimya Dergisi Sayı-14 İnovatif Kimya Dergisi Sayı-14
İnovatif Kimya Dergisi Sayı-14
 
İnovatif Kimya Dergisi Sayı-19
İnovatif Kimya Dergisi Sayı-19İnovatif Kimya Dergisi Sayı-19
İnovatif Kimya Dergisi Sayı-19
 
İnovatif Kimya Dergisi Sayı-24
İnovatif Kimya Dergisi Sayı-24İnovatif Kimya Dergisi Sayı-24
İnovatif Kimya Dergisi Sayı-24
 
İnovatif Kimya Dergisi Sayı-23
İnovatif Kimya Dergisi Sayı-23 İnovatif Kimya Dergisi Sayı-23
İnovatif Kimya Dergisi Sayı-23
 
İnovatif Kimya Dergisi Sayı-27
İnovatif Kimya Dergisi Sayı-27İnovatif Kimya Dergisi Sayı-27
İnovatif Kimya Dergisi Sayı-27
 
İnovatif Kimya Dergisi Sayı-25
İnovatif Kimya Dergisi Sayı-25İnovatif Kimya Dergisi Sayı-25
İnovatif Kimya Dergisi Sayı-25
 
İnovatif Kimya Dergisi Sayı-16
İnovatif Kimya Dergisi Sayı-16İnovatif Kimya Dergisi Sayı-16
İnovatif Kimya Dergisi Sayı-16
 
İnovatif Kimya Dergisi Sayı-21
İnovatif Kimya Dergisi Sayı-21İnovatif Kimya Dergisi Sayı-21
İnovatif Kimya Dergisi Sayı-21
 
İnovatif Kimya Dergisi Sayı-17
İnovatif Kimya Dergisi Sayı-17İnovatif Kimya Dergisi Sayı-17
İnovatif Kimya Dergisi Sayı-17
 
İnovatif Kimya Dergisi Sayı-13
İnovatif Kimya Dergisi Sayı-13İnovatif Kimya Dergisi Sayı-13
İnovatif Kimya Dergisi Sayı-13
 
İnovatif Kimya Dergisi Sayı-18
İnovatif Kimya Dergisi Sayı-18İnovatif Kimya Dergisi Sayı-18
İnovatif Kimya Dergisi Sayı-18
 
İnovatif Kimya Dergisi Sayı-15
İnovatif Kimya Dergisi Sayı-15İnovatif Kimya Dergisi Sayı-15
İnovatif Kimya Dergisi Sayı-15
 
inovatif kimya dergisi sayi 3
inovatif kimya dergisi sayi 3inovatif kimya dergisi sayi 3
inovatif kimya dergisi sayi 3
 
İnovatif Kimya Dergisi Sayı-3
İnovatif Kimya Dergisi Sayı-3 İnovatif Kimya Dergisi Sayı-3
İnovatif Kimya Dergisi Sayı-3
 
inovatif kimya dergisi sayi 10
inovatif kimya dergisi sayi 10inovatif kimya dergisi sayi 10
inovatif kimya dergisi sayi 10
 
İnovatif Kimya Dergisi Sayı-10
İnovatif Kimya Dergisi Sayı-10İnovatif Kimya Dergisi Sayı-10
İnovatif Kimya Dergisi Sayı-10
 
İnovatif Kimya Dergisi Sayı-20
İnovatif Kimya Dergisi Sayı-20İnovatif Kimya Dergisi Sayı-20
İnovatif Kimya Dergisi Sayı-20
 
İnovatif Kimya Dergisi Sayı-4
İnovatif Kimya Dergisi Sayı-4İnovatif Kimya Dergisi Sayı-4
İnovatif Kimya Dergisi Sayı-4
 
inovatif kimya dergisi sayi 4
inovatif kimya dergisi sayi 4inovatif kimya dergisi sayi 4
inovatif kimya dergisi sayi 4
 

More from İnovatif Kimya Dergisi (10)

inovatif kimya dergisi sayi 32
inovatif kimya dergisi sayi 32inovatif kimya dergisi sayi 32
inovatif kimya dergisi sayi 32
 
inovatif kimya dergisi sayi 31
inovatif kimya dergisi sayi 31inovatif kimya dergisi sayi 31
inovatif kimya dergisi sayi 31
 
inovatif kimya dergisi sayi 30
inovatif kimya dergisi sayi 30inovatif kimya dergisi sayi 30
inovatif kimya dergisi sayi 30
 
inovatif kimya dergisi sayi 29
inovatif kimya dergisi sayi 29inovatif kimya dergisi sayi 29
inovatif kimya dergisi sayi 29
 
inovatif kimya dergisi sayi 28
inovatif kimya dergisi sayi 28inovatif kimya dergisi sayi 28
inovatif kimya dergisi sayi 28
 
inovatif kimya dergisi sayi 12
inovatif kimya dergisi sayi 12inovatif kimya dergisi sayi 12
inovatif kimya dergisi sayi 12
 
inovatif kimya dergisi sayi 11
inovatif kimya dergisi sayi 11inovatif kimya dergisi sayi 11
inovatif kimya dergisi sayi 11
 
inovatif kimya dergisi sayi 9
inovatif kimya dergisi sayi 9inovatif kimya dergisi sayi 9
inovatif kimya dergisi sayi 9
 
inovatif kimya dergisi sayi 7
inovatif kimya dergisi sayi 7inovatif kimya dergisi sayi 7
inovatif kimya dergisi sayi 7
 
inovatif kimya dergisi sayi 2
inovatif kimya dergisi sayi 2inovatif kimya dergisi sayi 2
inovatif kimya dergisi sayi 2
 

inovatif kimya dergisi sayi 26

  • 1. Kimya Dergisi İNOVATİFKimya Dergisi YIL:3 SAYI:26 EYLÜL 2015 HİDROJELLER VE UYGULAMA ALANLARIArıtma ve Arıtma Kimyasalları Kantaron Çiçekleri Haberler Faydalı Linkler Sözlük(İng-Trk) Element Tanıma Bulmaca Güç Tutuşurluk CisPlatin Likopen
  • 2. ÖnsözHakkımızda İnovatif Kimya Dergisi Haziran 2013’te çalışma- larına başlayan Ağustos 2013’te ilk sayısını çıkaran, internet ortamda faaliyet gösteren, Kimya ve Kimya Sektörü hakkında yazılar yazılan, yazarlarını online ortamdan edinen bir e-dergidir. Dergimiz Kimya ile ilgili yazılarınızı online ortamda sizlerden alarak sizi tanıtmayı, sektörden olan ark- adaşlara kimya dergisi okumanın keyfini yaşatmayı, kimya ile ilgili piyasada çok okunan bir dergi ola- bilmeyi kimyayı seven, kimyayı takip eden, kimya ile ilgili bildiklerini paylaşan bir kesim oluşturmayı hedef edinmiştir. Dergimizde kimya üzerine bölüm okuyan, mezun herkes bize yazabilir. Kimya ile ilgili bir bölüm bitirmiş olmanız yeterli. Dergimizde yazarlarımızın yazdığı yazılar kısmı, haber kısmı, bulmaca kısmı, elementleri tanıyalım kısmı, kimya sözlüğü kısmı ve faydalı web siteleri kısmı adlı bölümler vardır. Eğlenerek ve öğrenerek okumanız, bize yazmanız dileğimizle... İNOVATİF KİMYA Dergisi Yönetimi Sahibi : Yavuz Selim Kart Genel Yayın Yönetmeni : Yavuz Selim Kart Yayın Danışmanı : Yavuz Selim Kart Dergi Editörleri : Yavuz Selim Kart Ebru Çetinkaya Haber Bölümü : Yavuz Selim Kart Ebru Çetinkaya Hatile Moumintsa Facebook Yönetimi ve Bilgi Araştırma : Yavuz Selim Kart Hatile Moumintsa Twitter Yönetimi : Yavuz Selim Kart Instagram Yönetimi : Yavuz Selim Kart Dergi Tasarımı : Yavuz Selim Kart
  • 3. KURALLARDergimiz Hakkında 1. İnovatif Kimya Dergisi yazılarını herhangi bir makalenizde veya yazınızda kullanmak için yazısını aldığınız kişiye mail atarak haber vermek durumun- dasınız. Kullanmış olduğunuz bu yazıların kaynağını bu dergi olarak belirtmek zorundasınız. 2. Dergide yazılan yazıların sorumluluğu birinci derece yazara aittir. Bu konu hakkında bir sorun yaşıyorsanız ilk olarak yazara ulaşmalısınız. 3. Dergide yer alan bilgileri kullanarak başınıza gel- ebilecek felaketlerden ya da işlerden dergi sorumlu değildir. 4. Dergide yazarların kullanmış olduğu resimlerde kesinlikle kaynak belirtilmek zorundadır. Aksi du- rum olduğu zaman bunu yazarın kendisine ulaşarak hallediniz. Çünkü bizim yazarlarımızdan ricamız telif haklarına riayet ederek resimlerini döküman- larına eklemeleri. Buradan çıkacak problemlerden doğrudan yazarlar sorumludur. Dergi sorumlu değildir. 5. Dergide benim de yazım olsun diyen yazarlarımız var ise. Yazılarınız için lütfen Yavuz Selim KART ile konuşun. Dergi ile iletişim kurmak için www.facebook.com/groups/147842018740235/ Grubu aracalığı iletişim kurabilirsiniz. Bu grup aracılığı ile bizimle iletişimde kalabilirsiniz. 6. Elimize çok yazı gelmediği takdirde her yazıyı yayımlamaya gayret edeceğiz. Amacımız hem yazan bir kesim sağlamak, hem bilgilerinizi 3. şahıslara yaymak hem de sizleri en iyi şekilde tanıtmaktır. 7. Sayfamızda yayınlanmasını istediğiniz yazıları info@inovatifkimyadergisi.com mail adresine göndermeniz rica olunur. Bu mail adresine gönder- diğiniz yazılarda bir eksiklik var ise editörlerimiz tarafından incelenecektir. Eksik kısımları var ise size geri dönüş yapılacaktır. Düzeltmeniz için tavsiyel- erde bulunulacaktır. Lütfen geri dönüş yapılınca bunu kendinizi küçümsemek olarak görmeyin. Amaç daha güzel bir yazı ve daha güzel bir dergi. 8. Dergimize göndereceğiniz yazılar en fazla 6 sayfa olabilir. 6 Sayfayı geçmemeye çalışın. 9. Dergimize yapacağınız eleştirileri de ark- adaşlarımıza saygısız bir biçimde değilde ölçülü bir biçimde sayfalarda yapmaya dikkat ediniz. Bu işi herkes gönüllü yapıyor. Lütfen saygıda kusur etmey- iniz. 10. Dergi ekibi gönüllü kişilerden oluşmuştur. Bu dergi ilk kurulduğu andan beri böyledir. Dergi ekibinde olan herkes bu kuralı kabul etmiş sayılır. Gelen herkese en başta bu kural söylenir. Görevini yapmayan, dergide anlaşmazlık çıkaran, huzur bo- zan, dergi yöneticisini dinlemeyen, ben kafama göre hareket ederim diyen herkes ekipten çıkarılır. 11. Dergimizde yazabilecceğiniz konular aşağıda listelenmiştir. * Akademik Makaleler * Endüstriyel Konular * Üniversite Hayatındaki Sıkıntılar Sorunlar (Kimya üzerine bölümler için) * İş Hayatındaki Sıkıntılar Sorunlar * Laboratuvar Üzerine Yazılar * Kimya Sanayi Uygulamaları * Teorik Kimya Üzerine Makaleler * Ülkemizdeki Kimya ile ilgili Kanunlar Üzerine Yazılar * Kimya Sektöründe Güvenlik Önlemleri ve Dikkat Edilecek Husular Üzerine Yazılar * Kimya Sektöründe Bilgisayar Uygulamaları Üzerine Yazılar temel konular bunlar. Bu konular ile ilgili bize yazıp gönderebilirsiniz. Göndereceğiniz şeyler Kimya Dünyası ile alakalı olmalı yoksa yayımlanmaz. 12. Dergide dini ve siyasi içerikli yazılar yayıml- anmaz. Herhangi bir dini grubu temsil eden ya da herhangi bir siyasi grubu temsil eden söz ve kelime- ler yazınızda olursa dergi o kısımları değiştirmeniz konusunda sizi uyarır. Değiştirmezseniz dergi yayımlamama hakkını elinde tutar. Bu konuda son söz dergi yöneticisine aittir. 13. Dergi tasarım ve yönetiminden sorumlu arkadaş buraya ek maddeler koyup değiştirme yetkisine sahiptir. 14. Dergiyi okuyanlar ve dergi ekibi bu kuralları kabul etmiş sayılırlar. İNOVATİF KİMYA Dergisi Yönetimi
  • 5. Merhaba İNOVATİF KİMYA Dergisi Okuyucuları Editörden Değerli Okuyucularımız; Gönüllülük esasına göre işleyen dergimizde sizlerin gönderdiği yazılarla 26. Sayıyı çıkar- manın mutluluğunu yaşıyoruz. Her geçen gün büyüyoruz. Desteklerinizi esirgemediğiniz için çok teşekkürler. E-Dergimizde yayımlanması için gönderilen yazıların yurt içi ve yurt dışı birçok kanaldan okunması ve olumlu bildirimlerin gelmesi bizi oldukça mutlu etmekte. Gün geçtikçe büyüyen, gelişen ve her geçen gün okuyucu kitlesi artan e-dergimizde sadece yazılarınız yayımlanmıyor. Yazılarınız ile sizleri de sosyal medyada tanıtma gayreti içindeyiz. Ücretsiz etkinliklere verdiğimiz sosyal medya desteğimiz de sürmekte. Bu konuda bize her zaman mail ile ulaşabilirsiniz. Bu ay E-Dergimizde 6 farklı yazı bulunmakta. Bize bu ay gönderilen yazılar. Likopen yazısın- da, likopen ve sağlığımız hakkında bir yazı okuyacaksınız. CisPlatin yazısı, kemoterapide kullanılan etken maddelerin vücuda etkisi hakkında bir yazı. Hidrojeller ve Uygulama Alanları yazısı, bu ayın kapak konusu. Arıtma ve Arıtma Kimyasalları yazısı, su arıtımı hakkında içerikli bir yazı. Kantaron Çiçekleri yazısı, çiçek ve sağlığımız ile ilgili bir yazı. Güç Tutuşurluk yazısında ise tekstil materyalleri ve tutuşurluk hakkında bir yazı okuyacaksınız. Element Tanıma kısmınında bu ay sırada Silisyum Elementi var. Yurttan ve Dünyadan Kimya Haberleri ile de gündemi takip edeceksiniz. Her ay web siteleri kısmı ile bu ay da birçok web sitesi keşfedeceksiniz. Sözlük kısmında İngilizce-Türkçe Kimya kelimelerini öğreneceksiniz. Bulmaca kısmında ise hem eğlenip hem öğreneceksiniz. Umarız memnun kalarak okursunuz. Bize yazı gönderen emek harcayan meslektaşlarımıza, takipçil- erimize, sevenlerimize teşekkürü bir borç biliyoruz. Kimya üzerine bölüm okuyan, çalışan her kesim- den ve sektörden bilgilendirici yazılar bekliyoruz. Bir sonraki ay görüşmek üzere. Sevgiyle kalın. Yavuz Selim Kart Dergi Editörü
  • 6. IÇINDEKILER Likopen CisPlatin Arıtma ve Arıtma Kimyasalları Hidrojeller ve Uygulama Alanları Element Tanıyalım Kantaron Çiçekleri 7 9 16 20 23 27 11 39 29 28 Güç Tutuşurluk Sözlük (Ing-Trk) Haberler Faydalı Siteler Kimya Bulmaca Sizde Yazarımız Olun Kimya Bulmaca Çözüm (Önceki Ay) 40 41 42
  • 7. 7 Kimya Mühendisi Suat YASAR DIKKAYA su_yasar@hotmail.com LİKOPEN Ö zellikle kadınları yakından ilgilendiren bu pigmentin kimyasalını ortaya döküp, sırrını açığa çıkarıyoruz. Güzellik uğruna bol bol tüketilen en güçlü antiok- sidan LİKOPEN’i bu kadar çekici kılan sadece an- tioksidan özelliğe sahip olması mı, yoksa bu özelliği dışında başka yetenekleri de var mı? Likopenin kimyasını kurcaladıkça başka yetenekleri de ortaya çıkacak ve bu pigmetin şanına yakışır bir kimyaya sahip olduğunu siz de göreceksiniz. Domates, karpuz, pembe/kırmızı greyfurt, kırmızı portakal, kuşburnu gibi kırmızı gıdalarda bulunan ve yaşlanmayı önleyen en güçlü karotenoid olarak, bu antioksidan özelliği nereden geliyor diye mer- ak edenler bu her derde deva pigmenti yakından tanıyalım! LİKOPEN’İN MUCİZESİ KİMYASINDA SAKLI Likopen; Karotenoidler familyasından olup, 8 izoprenden meydana gelmiş bir terpendir, parlak kırmızı renklere sahip olması onun konjüge karbon çift bağlarına sahip yapısından kaynaklanmak- tadır. Bu pigment görünür spektrumun çoğunu soğurduğundan rengi kırmızıdır. LİKOPEN Suda çözünmediğinden gıda boyası olarak da kullanılabilen likopen yağda kolaylıkla çözünebilmektedir. Likopen, tekli oksijeni etkisiz kılma özelliğine sahip olduğundan en güçlü antioksidandır. Tekli oksijen deri yaşlanmasının başlıca sebeplerin- dendir ve mor ötesi ışınlardan dolayı oluşmaktadır. Likopen, yaşlanmayı önlemenin haricinde zarar görmüş hücreleri de onarabilme özelliğine sahip- tir. İşte bu özelliği sayesinde likopenli gıdaları çok tüketen insanların ciltlerini daha parlak ve bronz gösterip geç yaşlanmasını sağlamaktadır. Ayrıca kadınlarda kalp ve damar hastalıklarında koruyucu bir etkiye sahip olmakla birlikte yapılan araştırmalarda sindirim sistemi, meme kanseri, mide kanseri, prostat kanseri, akciğer kanseri ve rahim kanseri gibi hastalıkları engellediği görülmüştür.
  • 8. 8 Kolestrolü düşürme etkisine de sahip olan likopen LDL oksidasyonunu da baskıladığından koroner kalp hastalığı riskini azalttığı Toronto Üniversitesinde yapılan araştırmalar sonucunda bulunmuştur. Sebze ve meyvelerdeki likopen maddesinin oranı, bitkinin yetiştiği toprağa ve iklim şartlarına göre farklılık göstermekle birlikte ısıtıldığında ya da yağda pişirildiğinde liko- pen oranı artış göstermektedir. Özellikle domates için söylüyoruz pişirirken zeytinyağı kullanıldığında likopen miktarını arttırmak- la birlikte zeytinyağı sayesinde sindirimi de kolaylaştırmış olacaksınız. Erkeklerin de en az kadınlar kadar bu konuya ilgi gösterdiğini biliyoruz! O zaman başta domatesin kendisi, salçası, suyu, ketçabı olmak üzere sizleri kırmızı sebze ve meyve tüket- imine önem vermeye davet ediyoruz. Yukarıda da saydığımız gibi sadece yaşlanmayı önle- mek adına değil bir çok hastalığı da önleyen bu kimyasalı daha sağlıklı bir yaşam için hayatımıza daha çok katalım Kaynaklar : https://tr.wikipedia.org http://www.bilgiustam.com http://www.onkder.org
  • 9. 9 Kimyager (Ögrenci) Volkan SAHIN sahinvolkan@outlook.com.tr CisPlatinBİRİSİ BU DNA’YI DURDURMALI ! H erkese merhaba. İnsanoğlu var olduğundan beri dina- mik bir dünyada yaşamaktadır. Canlılık, ortam şart- ları uygunsa üremek ve genetik materyali aktarmak, şartlar uygun değilse savaşmak ve hayatta kalmak üzerine bir düzende sürmektedir. Tabii olarak geçmişten günümüze bir çok etken insan yaşamını ve sağlığını olumlu yada olum- suz etkilemiştir. Bu yazıda sizlere hem kendi sağlığımızı metabolik ve psikolojik yönden hem de çevremizi derinden etkileyen bir hastalık olan kansere karşı kul- lanılan etken maddelerden birisi, daha çok cisplatin olar- ak adlandırılan bu yapıdan genel hatlarıyla söz etmek istiyorum. Eğer sizlerde kemoterapide kullanılan etken maddelerin vücuttaki etki mekanizmasını merak ediyorsanız buyurun başlayalım hepinize iyi okumalar. Cisplatin, cis-diamino-dikloroplatin (II), kemoterapide (kansere karşı kimyasal tedavi) kanseri tedavi etmek amaçlı kullanılan platin merkezli bir etken maddedir. Hücre gelişimi ve çoğalmasını önleyen bu bileşik diğer kemoterapik maddelerle aynı etkiye sahiptir. Kanserli hücreler kadar normal hücreleri de etkilemesine karşın, üreme hızlarının çok büyük olması nedeniyle kanserli hücreler üzerinde daha çok etki gösterir. Hücre çoğalmasına etkisi B. Rosenberg tarafından keşfedildi. Rosenberg, E.coli bakterisi bir elektriksel alana konulduğunda bölünmesinin durduğunu, iplikciklerin büyüdüğünü ve bunun antitümör ajanları ile tedavideki davranışlarının aynı olduğunu farketmişti. Platin elektrot ve amonyum klorür tamponun- da içlerinde cisplatinin de olduğu bileşikler oluştuğu biliniyordu.
  • 10. 10 Cisplatin etkisini hücrelerdeki deoksiribonükleik asit (DNA) üzerinde gösterir, bilinen sarmal yapıyı bozarak hücre çoğalmasını engeller. Büyüme sırasında DNA molekülü açılır (Fermuarın açılması gibi) ve her bir zincirde yeni eş moleküller oluşur. Böylece önce bir molekül varken sonuçta iki mole- kül ortaya çıkar. Bir çok kanser tedavisi bu işlemin durdurulmasına bağlıdır. Böylece kanserin tipik özelliği olan ölçüsüz çoğalma önlenir. Cisplatin, diakua kompleksine hidroliz olur, bu da DNA'da- ki guanin azot atomu ile tepkime verir ve komşu guanin bazları arasında genellikle aynı iplikçikten , bazen de iplikçikler arasında çapraz bağ oluşturur. DNA sarmalı içinde 34 derece den büyük açılı bir kıvrımdır. Şekildeki bu değişme DNA’nın kendisini eşlemesini engeller ve kanserin gelişmesi yavaşlar. Gerçekten bu tedavi henüz mekanizması yeterince açık olmasa da, kanserin küçülmesi ile sonuçlanır. Antikanser aktivitesine sahip olduğuna inanılan bir protein bir cisplatin-değiştirilmiş DNA kompleksi ile birleştiğinde, DNA içinde daha büyük açılı bir kıvrım gösterir, proteinden bir fenilalanin halkası oluşan çentiğin içine yerleşir. Böyle bir bağlanma cisplatin taşınmasını ve DNA’nın diğer onarım tepkimelerini engelleyebilir Kanser tedavisinde kullanılabilecek etkin bir mutajenik maddenin yapısal özelliklerinin belirlenmesi amacı ile bir çok bileşik test edilmiş ve aşağıdaki sonuçlara varılmıştır. 1. Cis konumda, DNA azotları ile yer değiştirebilecek bir çift sert, eksi yüklü ligant bulunmalıdır. (klor veya oksijen gibi) 2. Hücre zarından geçebilmeli (yüksüz kompleksler) ve suda çözünür olmalıdır 3. Diğer iki ligant tepkimede bir etkinliği olmayan birincil yada ikincil aminler olmalıdır. Görüldüğü gibi bir maddenin kemoterapik madde klasmanında sayılması için gereken şartlar ve klasma- na giren maddelerinde etki mekanizmaları genel hatlarıyla bu zemini oluşturmaktadır. Kaynaklar : İnorganik kimya, üçüncü baskı, Gary L. Miessler; Donald A. ,çeviri editörleri: Prof. Dr. Nurcan Kara- can-Prof. Dr. Perihan Gürkan
  • 11. 11 Kimyager (Ögrenci) Ebru CETINKAYA ebr_ctnky_81@hotmail.com Hidrojeller ve Uygulama Alanları P olimerler, çok sayıda aynı ve ya farklı ato- mik grupların kimyasal bağlarla az ya da çok düzenli bir biçimde bağlanması sonucu oluşan uzun zincir ve yüksek molekül ağırlığına sahip bileşiklerdir. Polimeri oluşturan mono- merler aynı türden ise “Homopolimer”, birden fazla farklı monomerin oluşturduğu polimer ise “Kopolimer” olarak adlandırılır. Hidrojeller, temelde hidrofilik kopolimer ya da homopolimer- lerden oluşur. Şekil-1: Monomerlerin polimerleştirme tepkimesi ile polimer oluşturması Hidrojeller, sulu ortamda bırakıldıklarında çözünmeyen, suyun büyük miktarını bünyesinde tutarak şişme özelliği gösteren, çok sayıda hidro- filik gruplar içeren, üç boyutlu-ağ yapılı polim- erlerdir. Su sever olmaları nedeniyle “hidrofil polimerler” olarak da adlandırılırlar. Hidrojeller, ağlarındaki polimer zincirlerine hidrofilik kar- akter sağlayan -SO3 H, -COOH, -CONH2 , -OH ve -NH2 gibi fonksiyonel gruplara sahiptir. Bu gruplardan dolayı bağlı duruma geçen su nedeni- yle çapraz bağlı polimer hacim ve kütle artışıyla şişmeye başlar. Çapraz bağlı polimerdeki su sever grupların fazla sayıda olması daha fazla şişmeye sebep olur. Yapılarında çok fazla su tutabilme özelliğine sahip hidrojeller ayrıca yumuşak ve esnek yapıda olmaları dolayısıyla canlı dokularla çok büyük benzerlikler göstermektedirler. Şekil-2 : Su absorplayan hidrojelin yapısı
  • 12. 12 1950’li yılların başlarında bilim insanları göz bil- iminde kullanılmak üzere yeni bir madde tasar- lamış ve bundan yola çıkarak HEMA(2-hidrok- sietil metakrilat) ve EDMA(etilen dimetakrilat) kopolimerizasyonu ile ilk hidrojeli sentezlendiler. İlk hidrojel bazlı yumuşak kontakt lensler bu yıllarda hazırlanmıştır.1959-1960 yıllarında ise hidrojellerin biyouyumluluğu ile ilgili çalışmalar yürütülmüştür. Aynı yıllarda tıbbi uygulamalara uygun hidrojel sentezi başlamış ve ayrıca ameliyat sonrası oluşan yaraların izlerinin silinmesi için de kullanılmıştır. Devam eden yıllarda farklı alanlar- da yapılan çalışmalarla hidrojeller yaşamımızda önemli bir yer almış oldu. Hidrojellerin sentezi kimyasal başlatıcılı serbest radikal polimerleşmesi ile veya yüksek enerjili ışınlar ile başlatılan radikalik zincir polimerleşmesi ile gerçekleştirilmektedir. Kimyasal çapraz bağlanma ile hidrojel hazırlan- ması, bir veya daha fazla monomerin az miktarda çapraz bağlayıcı kullanılarak doğrudan çapraz bağlanmasıyla oluşur. Kimyasal yolla hidrojel hazırlanması dört basamaktan oluşmaktadır: başlama, zincir büyümesi ve çapraz bağlanma, birleşme veya bölünme ile sonlanma. İlk önce çapraz bağlayıcılar varlığında birbirine kimyasal olarak bağlanan monomerler polimerleri oluştur- makta ve daha sonra monomerlerin bazılarının çapraz bağlayıcı ile yer değiştirip polimer zincirler- inin birbirine bağlanmasıyla da hidrojel oluşmak- tadır. Şekil-3 : Çapraz bağlanma esnasında oluşan aşamaların şematik gösterimi
  • 13. 13 Yüksek enerjili ışınlar ile başlatılan radikalik zincir polimerleşmesinde, uyarılma α, β ve γ ışınları, ele- ktronlar, protonlar ve nötronlar gibi hızlandırılmış taneciklerin etkisi ile yapılır ve özellikleri itibari ile fotokimyasal polimerleşmeye benzer. Bu yöntemin üstünlükleri, polimerleşmenin katı, sıvı, gaz fa- zlarından istenilen fazlarda yapılabilmesi ve başka yöntemlerle polimerleştirilmesi zor olan mono- merlerin kolayca polimerleştirilmesidir. Ayrıca formülasyonda hidrojellerin gıda, ilaç ve farmasö- tik endüstrilerde toksik oluşu nedeniyle kullanıl- masını kısıtlayan bir çapraz bağlayıcının olmayışı bu yöntemin önemli avantajlarındandır. Polimerik hidrojeller yukarıda bahsedildiği gibi çeşitli tekniklerle hazırlanabilmelerine rağmen, kullanılan en yaygın yöntem, hidrofilik yapıdaki iyonik olmayan akrilamid (AAm) gibi monomer- lerin N-N-‘-metilenbisakrilamid (BIS) gibi çapraz bağlayıcı eşliğinde serbest radikalik çapraz bağl- anma kopolimerizasyonudur. Şişme kapasitesini artırmak için iyonik komonomerler de reaksi- yon karışımına eklenebilmektedir. Hidrojellerin hazırlanmasında kullanılan monomerler, polim- erizasyon sıcaklığında genellikle katı halde old- uklarından, polimerizasyon reaksiyonlarının sulu çözeltilerde yürütülmesi gerekmektedir. Hidrojel yapısı ve özellikleri, çapraz bağlayıcı konsant- rasyonu, monomerlerin konsantrasyonu ve ağsı yapıyı oluşturan birimlerin kimyası gibi doğrudan hidrojelin oluşturulduğu koşullara bağlıdır. Şekil 4 : Solda kuru hidrojel,sağda ise şişmiş hidrojel görünümü Hidrojeller kendi içlerinde çeşitli şekillerde sınıflandırılabilirler. Bunlar; Hazırlama yöntemine göre; Homopolimer hidrojeller, Kopolimer hidrojeller, Çoklu polimer hidrojeller, IPN (interpenetrating networks, iç içe geçmiş ağ yapılar) hidrojeller İçerdikleri yan gruplara göre; Nötral (iyonik olmayan) hidrojelleri İyonik hidrojeller
  • 14. 14 Fiziksel yapılarına göre; Amorf hidrojeller Yarı-kristalin hidrojeller Hidrojen bağlı hidrojeller Çapraz bağlanma durumlarına göre; Fiziksel çapraz bağlı hidrojeller Kimyasal çapraz bağlı hidrojeller Kaynaklarına göre; Doğal hidrojeller Sentetik hidrojeller Su içeriklerine göre; Düşük şişme dereceli (% 20-50) hidrojeller Orta şişme dereceli (% 50-90) hidrojeller Yüksek şişme dereceli (%90-99.5) hidrojeller Süper-absorban (>% 99.5) hidrojeller Kimyasal kararlılıklarına göre; Biyolojik olarak bozunabilen hidrojeller Biyolojik olarak bozunamayan hidrojeller Bu sınıflandırılmalara bağlı olarak hidrojellerin kullanım alanları da farklılık gösterir. Örneğin; Hidrojeller pH, sıcaklık, iyonik şiddet ve elektrik alan gibi çevresel değişkenlere cevap olarak şişme veya büzülme davranışı gösterirler. Bu özellikleri biyo- medikal alanlarda yapay algılayıcılar olarak kullanım olanağı sağlar. Hidrojellerin hacimlerinin, dış etkil- erin çok az değişmesiyle fazla değişim göstermesi, teknolojide çok kullanılan bir malzeme olmalarına neden olmuştur. Canlı dokulara benzeyen kau- çuğumsu yapısı ve mükemmel biyouyumlulukları hidrojelleri pek çok alanda çekici hale getirmiştir. Hidrojeller, biyomedikal alanda teşhis, tedavi ve implante edilir cihazlar olarak; çevre alanında ağır metal iyonlarının ve organik kirletici malzemelerin tutulmasıyla atık su temizlemesinde süper emici poli- merler olarak kullanılmaktadırlar.Hidrojeller ayrıca biyoteknoloji, biyomühendislik, eczacılık, tarım, vet- erinerlik, yiyecek endüstrisi, telekomünikasyon gibi alanlarda yoğun olarak kullanılmaktadır.
  • 15. 15 Hidrojeller genel olarak; • Denetimli salınım sistemleri, • Yapay organ yapımı, • Kontakt lens, • Enzim tutuklama sistemleri, • Biyosensör, • Kozmetik sektörü, • Gıda sektöründe katkı maddesi olarak, • Yapay kornea, • Manyetik ayırma, • Kemik hastalıkları tedavisi, • Sentetik kıkırdak ve buna benzer birçok uygulamada, • Su saflaştırma, • Ağır metal/boyarmadde uzaklaştırma, • İyon değişim uygulamaları, • Gübre ve tarım ilaçlarının denetimli salınımı gibi alanlarda da etkin olarak kullanılmaktadır. UYGULAMA ALANLARI HİDROJELLER Yara Örtüsü Poliüretan,polietilen glikol, polipropilen glikol, polivinil pirolidon, metil selüloz, karboksimetil selüloz, aljinat İlaç taşıma ve farmasötik Polivinil pirolidon,nişasta,poliakrilik asit, kar- boksimetil selüloz, polivinil alkol, akrilik asit, metakrilik asit,kitosan Diş malzemesi Hidrokolloidler Doku mühendisliği,implantlar Polivinil alkol, poliakrilik asit, hyalüronan, kollajen Enjekte edilebilir polimer sistem Poliesterler,polipeptidler,kitosan Teknik ürünler(kozmetik,farmasötik) Arap zamkı, pektin, kitin, kitosan, heparin, nişasta,aljinat Diğerleri(Tarım,atık arıtma,ayırma vb.) Nişasta, polivinil alkol, poli(N-izopropil akrila- mid), polivinilmetil eter Şekil 5 : Hidrojellerin uygulama alanları Gördüğünüz üzere hidrojeller bir çok kullanım ve uygulama alanına sahip. Ama tabi ki sadece bunlarla sınırlı değildir, denenmiş ve hala denenmekte olan bir çok alanı vardır. Yapılan çalışmalarla teknolojik anlamda çok farklı yerlere gelineceği kanaatindeyim. Kaynaklar : 1. Gulrez, S., Al-Assaf, S., Phillips, G.O., Hydrogels: Methods of preparation, characterisation and ap- plications in molecular and environmental bioengineering in carpi, A. (ed), Analysis and Modeling to Technology Applications. ISBN: 978-953-307-268-5, Online: InTech, Chapter 5, 2011 2. Garner, C.M., The synthesis of a super absorbent polymer, Modular Laboratory Program in Chemistry, 739, Baylor University, 2000 3. Sezgin, O., Metakrilamid tabanlı hidrojel matrislerin sentez ve karakterizasyonu, Yüksek Lisans Tezi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, 2007 4. Gökalp, A., Gözenekli, iyonik süper absorban polimer jellerin hazırlanması ve karakterizasyonu, Yük- sek Lisans Tezi, İstanbul Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, 2009 5.Basan, S., Polimer kimyası, Cumhuriyet Üniversitesi Yayınları, Sivas, 400 sf., 2001 6. Nichifor, M., Zhu, X. X., Copolymers of N-alkylacrylamides and styrene as new thermosensitive mate- rials, Polymer, 44 (10), 3053-3060, 2003 7.Kopecek J.;Yang J. Review Hydrogels as smart biomaterials,Polym Int 56:1078-1098,2007.
  • 16. Kimya Mühendisi Yavuz Selim KART kim_muhselim@hotmail.com 16 Arıtma ve Arıtma Kimyasalları Merhaba arkadaşlar, Bu sayıda sizlere arıtma ve arıtma kimyasallarından bahsedeceğim. İşleyeceğimiz tema ise su arıtma sistemleri olacak. İçilmesinde, kullanılmasında veya çevreye bırakılmasında sakınca bulunan su- ların(atık su), kirletici parametrelerinden arındırılmasına "Arıtma" denir. Su Arıtma nedir? Su arıtma nedir sorusuna cevap bulmadan önce suyu tanımak gerekir. Su, herkesin bildiği şekliyle iki hidrojen atomu ve bir oksijen atom- unun birleşmesinden oluşmuş yaşamın kaynağı sayılan bir yapıdır. Ancak su sadece bu moleküllerden ibaret değildir. Evrensel solvent (çözücü) özelliği olan su temas ettiği maddeleri de bünyesine katabilme özelliğine sahiptir. Bu mad- deler vücudun ihtiyaç duyacağı faydalı maddeler olabileceği gibi vücutta iste- nilmeyen zararlı maddeler de olabil- mektedir. Su arıtma da suyun içerisinde bulunan bu zararlı maddeleri suyun içerisinden uzak- laştırma yani arındırma işlemidir. Kaç çeşit arıtma vardır? Fiziksel Arıtma Arıtma işlemi fiziksel, kimyasal veya biyolojik yollarla yapılmaktadır: • Kimyasal arıtma, atık suyun hızlı ve yavaş karıştırma ünitelerinde çeşitli kimyasallar eklenip, bu kimyasalların atık suyun içindeki kirleticiler ile reaksiyona girerek çökelmesi ile yapılır. • Biyolojik arıtma, evsel veya endüstriyel atık suların oksijenli veya oksijensiz bakteriler yardımı ile biyolojik olarak parçalanması ile gerçekleşir. • Fiziksel arıtma, hiçbir kimyasal veya bakteri kul- lanmadan mekanik işlemlerle fiziksel olarak atık suyun içindeki yağ ve kaba atıkların ızgara, yağ sıyırıcı paletler ve benzeri düzenekler ile uzak- laştırılmasıdır. Katı maddelerin, sıvı ve katı yağların uzaklaştırıl- masıdır. Tesise giren atık sular, bir dizi ızgara ve eleklerden geçer. Bu sırada iri atık parçalar tutulur. Daha sonra askıdaki katı maddelerin çökmesini sağlamak için atık sular, birkaç saat yüzdürme havuzları ve çöktürme havuzlarında tutulur. Tüm tanecikler ve suda çözünmeyen maddeler, bu işlem sayesinde tasfiye edilir. Bu işlemde ızgara ve ele- kler, öğütücüler/parçalayıcılar, dengeleme havu- zları, kum tutucular, yüzdürme havuzları, çökeltim tankları, havalandırıcılar, filtreler gibi sistemler kullanılmaktadır.
  • 17. 17 Kimyasal Arıtma Biyolojik Arıtma Kimyasal reaksiyonlar aracılığıyla meydana gelen değişikliklerin atık su arıtımında kullanılması kimyasal arıtmadır. Kimyasal arıtma işleminde suya kimyasal özellikleri bilinen iyonlar ilave ederek atık su içerisinde bulunan çözünmüş veya koloidal maddelerin çökelmesi sağlanır. Kimyasal arıtma işleminde pıhtılaştırma ve yumaklaştırma olmak üzere iki tür işlem vardır. Koloidal haldeki ve askıdaki katı maddelerin, bazı kimyasal madde ilavesiyle bir araya getirilmesine pıhtılaştırma denir. Yumaklaştırma ise pıhtılaşmış taneciklerin yumaklar haline gelerek büyümesi, gözle görünür ve çökelebilir hale gelmesi işlem- idir. Bu işlem, fiziksel ve kimyasal arıtma işlemleriyle sudan ayrılmayan, ayrışabilen organik maddeler- in mikroorganizma faaliyetleri ile giderilmesidir. Burada çökemeyecek kadar küçük olan askıdaki madde veya çözünmüş haldeki organik maddel- er, azot ve fosfor gibi kirletici unsurlar ya okside edilerek veya biyokütle haline dönüştürülerek giderilir. Bu işlemde esas görevi yapan kontrol edilmiş bir ortamda bakterilerden oluşturulmuş mikroorganizmalardır. Biyolojik arıtmada asıl amaç; atık su içerisindeki organik maddenin mikroorganizmalar tarafından besin maddesi olarak kullanılıp parçalanması yolu ile organik madde miktarının azaltılmasıdır. Evsel atık sular için başlıca hedef ise; azot ve fosfor gibi besin maddelerini ve organik madde içeriğini azaltmaktır. En yaygın kullanım alanı bulan biyolojik arıtma süreçleri; aktif çamur, damlatmalı filtreler ve biyo- disklerdir. Fotoğraf : Kadıköy Atık Su Ön Arıtma Tesisi İleri Biyolojik Arıtma İleri biyolojik arıtmada azot ve fosfor gibi besin maddelerinin tamamen giderilmesi amaçlanmak- tadır. Bu işlem sonucunda alıcı ortama kullanma suyu kalitesinde su verilmekte ve doğal dengelerin bozulmasının önüne geçilmektedir.
  • 18. 18 İleri biyolojik arıtmada azotun uzaklaştırılması için asimilasyon ve nitrifikasyon- denitrifikasyon olmak üzere iki temel mekanizma vardır. Poli- fosfatlar ve organik bağlı fosfatlar hidroliz reak- siyonları ile orto-fosfatlara ve serbest fosfatlara parçalanarak mikroorganizmaların kullanabileceği forma dönüşür. Mikroorganizmalar fosforları hücre zarlarındaki fosfolipitlerin, nükleik asitlerin ve ATP'nin sentezinde kullanırlar. Böylelikle, atık sudaki fosfor uzaklaştırılmış olur. Arıtma Çamurlarının Uzaklaştırılması Kimyasal Yöntemle Atık Su Arıtımı Fiziksel ve kimyasal arıtma süreçlerinde atık sulardan yüzdürülerek ya da çökeltilerek uzak- laştırılan maddeler ile biyolojik arıtma süreçler- inde sistemden atılan mikroorganizmalar, arıtma tesisi çamuru halindedir. Arıtma çamurları % 95 gibi büyük oranda su içerirler ve ayrı ayrı ya da birleştirilerek uzaklaştırılırlar. Arıtma çamurları uygun bir şekilde uzaklaştırılıp zararsız hale get- irilmezse, arıtma süreci amacına ulaşmamış olur. Bu nedenle çamurların uzaklaştırılması, arıtma sürecinin bir parçasıdır. Arıtma tesislerinde çamur uzaklaştırma işlemi yoğunlaştırma, stabilizasyon ve susuzlaştırma olmak üzere temelde üç ana aşam- adan oluşur. Arıtma çamurları organik maddeler, azot, fosfor gibi bileşiklerce zenginleştirilmiş bir son üründür. Günümüzde gelişen çevre bilinci sayesinde çamur, bir yerde depolanıp uzaklaştırıl- mak yerine, geri kazanılmakta ve pek çok alanda yeniden kullanılmaktadır. En eski yöntemlerden biri olup 1872’de kirli sular kireç ilavesi ile temizlenmiştir. Bugün kullanılan çöktürme vasıtaları Al2 (SO4 )3 ve demir(III) tuzlarıdır. Demir(III) tuzları pahalı olup daha çok FeSO4 Cl bileşiği kul- lanılır.1m3 su için 5-30 g demir tuzu gerekir. İçerikleri inceleyelim. 1-) Kimyasal Oksidasyon 2-) Nötralizasyon 3-) Koagulasyon – Flokulasyon İstenmeyen zararlı bileşiklerin zararsız bileşiklere dönüştürülmesi veya daha sonra ki arıtma işlem- leri için uygun yapıya getirilmesidir. Başlıca kullanım alanları; demir ve mangan giderilmesi, dezenfeksiyon, organik bileşiklerin giderilmesi, alg kontrolü, renk, tat ve koku giderilmesi, siyanür, kükürt, amonyak giderilmesi, krom indirgenmesi, korozyon kontrolüdür. Kimyasal oksidasyonda oksijen, ozon, potasyum permanganat, klor kul- lanılabilir. Asidik ve bazik karakterdeki endüstriyel atık suların pH değerinin ayarlanması işlemidir. Atık suyun pH değerinin ayarlanması; atık suyun alıcı ortama deşarj standardının sağlanması, biyolojik arıtma öncesinde (bakteriyel faaliyetler belirli pH değerinde gerçekleştiğinden) uygun pH değer- inin sağlanması bakımından gereklidir. Ayrıca kimyasal çöktürme işleminde reaksiyonların gerçekleşeceği uygun pH değerinin sağlanması bakımından da gereklidir. Bu proseslerin amacı, kolloidlerin çöktürülerek sudan uzaklaştırılmasıdır. Suların kimyasal yolla koagu- lasyonu aşağıda sıralanmış amaçlar için yapılır: 1- Organik ve inorganik bulanıklığın giderilmesi 2- Renk giderilmesi 3- Bakteri ve patojen giderilmesi 4- Koku ve tat yapıcı maddelerin giderilmesi 5- Fosfat giderilmesi 6- Biyolojik oksijen ihtiyacı ve kimyasal oksijen ihtiyacı parametrelerinin giderilmesi 7- Askıda katı madde giderilmesi 8- Metal giderilmesi
  • 19. 19 a-) Koagulasyon Prosesi b-) Flokulasyon Prosesi 4-) Kimyasal Çöktürme 5-) Dezenfeksiyon 6-) Adsorbsiyon Yöntemi ve Elektrolitik Temizleme Atık su arıtımında, kolloidal maddelerle askı hâlindeki çok küçük taneciklerin çökelmesini kolaylaştırmak için suya ilave edilen kimyasal maddelere koagulant (pıhtılaştırıcı) denilmekte- dir. Koagulasyon prosesi ise koagulantların atık suya ilave edilişini takiben hızlı bir şekilde atık suya karıştırılmaları ve atık suyun bünyesindeki kolloidal ve askıda katı maddelerle birleşerek flok oluşturmaya hazır hâle getirilmesi için yapılan işlemlerdir. Flokulasyon prosesi (yumaklaştırma) atık suyun yavaş ve uygun şekilde bir süre karıştırılarak küçük tane ve pıhtıların büyümesi, birbirleriyle birleşmesi, yumaklaşması ve böylece kolayca çöke- bilecek flokların (yumakların) meydana gelmesi işlemidir. Mekaniksel arıtım sistemlerinde giderilemeyen askıda kalan katı maddelerin kimyasal maddeler yardımıyla atık sudan yumaklaştırılarak çök- türülmesi işlemidir. Dezenfeksiyon patojen organizmaların yok edil- mesi veya etkisiz hâle getirilmesidir. Dezenfeksi- yonda kullanılan maddelere dezenfektan denir. Bunlar klor ve klor bileşikleri, brom, iyot, ozon, fenoller, boya maddeleri, sabunlar ve sentetik de- terjanlar, hidrojen peroksit ve potasyum perman- ganattır. En yaygın olarak kullanılanı ise klordur. Mekanik yöntemle temizlenmiş suyun içinde kolloidal hâlde olan çökmeyen bir bakiye kalır ki bu, suyun çürümesini devam et- tirir. Böyle sular doğrudan doğruya denize veya suyu bol bir nehre akıtılabilir. Böyle bir deniz veya bir nehir yok ise suların kimyasal, elektrolitik veya biyolojik yöntemler ile temizlen- mesi gerekir. Kirli sular, içerdikleri tuzların fazlalığından dolayı elektrik akımını iletirler. Kirli suyun içerisinden elektrik akımı geçirildiğinde bir çöküntü oluşur. Bu çöküntü, kirli sudaki kolloid bünyedeki maddeleri adsorbe ederek sürükler. Yani bu yöntemde elektrik akımı kimyasal maddenin yerini almıştır. Kirli suya daldırılan elektrotlar, levha veya tel örgü şek- lindedir. Anot demirden, katot ise kömürden yapılmıştır. Aralarından 1-2 volt’luk bir gerilimle akım geçirilir. Kısaca arıtma işlemleri zahmetli ve bir o kadar da masraflıdır. Bunca zahmet içinde sularımızı israf etmeden kullanmanın ne derece önemli olduğunu görmektesiniz. Umarım derlemiş olduğum bu yazı sizler için faydalı olur. Yazımı şu sözle nok- talıyorum: “Su hayattır”. Kaynaklar : http://www.msxlabs.org/forum/cevre-bilimleri/78685-aritma-nedir-atik-su-aritma-sistemleri-hakkin- da-genel-bilgiler.html#ixzz3jNnprk6Y http://www.optisu.net/su-aritma-nedir--mID8.html https://tr.wikipedia.org/wiki/At%C4%B1k_su_ar%C4%B1t%C4%B1m%C4%B1 http://www.iski.gov.tr/Web/statik.aspx?KID=1001282 http://hbogm.meb.gov.tr/modulerprogramlar/kursprogramlari/kimya/moduller/SuAritma.pdf
  • 20. 20 Kimya Hatile MOUMINTSA hatile_m@hotmail.com KANTARON ÇİÇEKLERİKANTARON ÇİÇEKLERİ VE İÇİNDE GİZLENEN HARİKALAR B itkiler, Allah’ın yaratmış olduğu güzel şeylerden bir tanesidir. Farkında değiliz ve çoğunun ne işe yaradığını bilmiyoruz. Oysa ki on- ların her biri içinde bir mucize saklıdır ve bizlerden onları bulmamızı beklerler. Değerli okurlarımız, sizlere doğamız- da milyonlarca bulunan bitkilerden bir tanesini anlatacağım. Çoğunuz sarı kantaron çiçeğini kesin biliyorsunuzdur. Ama onun başka renkleri de olduğunu eminim duymamışsınızdır. Onları tek tek inceleyelim. Kantaron Nedir? Hekimlikte kullanılan, hastalıklara karşı yararları olan, hayatınızı olumlu yönde etkileyen ve enerji veren birçok şifalı bitki bulunmaktadır. Bunlardan bir tanesi de kantarondur. Acı köklü ve küçük otsu bir bit- kidir. Mavi, sarı ve kırmızı çiçekli türleri vardır. Sarı Kantaron Çiçeği Esas olarak dünyanın birçok yerinde bulunan bir bitkidir. Avrupa'da tarla, yol ve orman kenarlarında kendiliğinden yetişen bu bitki Kuzey Amerika'ya da uyum sağlamış ve doğal olarak kırlarda yetişmeye başlamıştır. Sarı kantaron bitkisi yüksek bir ışığa karşı tutulduğunda, içerisinde bol miktarda bulunan yağ guddele- leri, ışığa yenik düşüyor ve parlak noktacıklar halinde kendini belli ediyor. Fazla miktarda görülen bu yağ noktacıklarından dolayı bitkiye “Binbirdelik” lakabı takılmıştır. Sarı kantaron bitkisinin bilinen bileşimi; • Tanen (tannin) • Uçucu yağlar( pinene, limonene, myrcene, carophyllene) • Flavon türevleri(rutin, guercitin, guercitrin) • Hipericin( hypericin) • Hyperin( sarı kantaronun renk verici maddesi) • Karoten (carotene) • Acı maddeler • Reçine, pektin ve kolik
  • 21. 21 Sarı kantaron bitkisinin faydaları; • İştah açıcıdır ve ciddi derece de ateş düşürür. • Yaşanan mide ağrılarının giderilmesinde faydalıdır. • Vücudu dinçleştirir ve kuvvet verir. • Gastrit ve ülserin tedavisinde ek olarak kullanılabilinir. • Adet dönemlerinde oluşan kasık ağrılarının dinmesine yardımcı olur. • Kas gevşetici özelliği vardır. • Göğsü yumuşatır, öksürüğü keser ve kişilerde rahatlama sağlar. • Bronşit semptomlarında oldukça faydalıdır. • Korku, gerginlik, alt ıslatma gibi sorunlarda faydalıdır. • Hafif, orta veya şiddetli depresyon durumlarında çok fazla faydası vardır. Sakinleşme sağlar. • İdrar yolu enfesksiyonlarında ve böbrek sorunlarında faydalı olan bu bitki, böreklerde veya mesanede oluşmuş olan taşların erimesini ve düşmesini sağlar. • Yağı masaj yapılarak uygulanılırsa güzel bir terapi sağlar. • Sırt ve bel bölgelerinde oluşan ağrıların giderilmesi için yağı kullanılabilir. • Bebeklerde görülen gaz sorunu ve karın ağrısına iyi gelir. • Sinirsel olarak meydana gelen mide ağrılarını dindirir. • Ses kısıklığı sorununa çok faydalıdır. • Zona hastalığında denenmiş ve kanıtlanmış faydası vardır. • Kekemelik sorununa iyi gelir ve sinirsel olarak düzelme sağlar. • İshale karşı ciddi derece de faydası vardır. • Grip sorununda etkisi görülmektedir. • Baş ağrısı için şakak kısımlarını yağı sürülerek masaj yapılmalı, bu sayede ağrının dindirilmesine fayda sağlar. • Soğuk algınlığı durumunda faydalıdır. • Balgam ve idrar söktürücü olarak kullanılır. • Nekahet dönemini kısaltır. • Sinirleri yatıştırır ve uyku düzenini sağlar. • Yara iyileştirici özelliği sayesinde antiseptik görevi yapar. • Menopoz döneminde rastlanılan sıkıntıları hafifletir. • Bağırsaklarda oluşan solucanların dökülmesini sağlar. Kullanım alanları; • Ciddi derece de gözlenen depresyon sorununa karşı alternatif bir antidepresan olarak ilaç şeklinde alınmalıdır. Bitkinin antidepresan özelliğinin var olduğu hayvanlarda uygulanılan deneyler sayesinde kanıtlanmıştır. • Menopoz döneminde sık karşılaşılan depresyon ve ateş basması hallerinin önüne geçmek için ilacı tüketilmelidir. • Bilhassa, nikotin, kafein ve alkol gibi maddelerin vücuda vermiş olduğu zararların ortadan kalkması için kullanılmalıdır. Yapılan araştırmalar dâhilinde bağımlılık sorununu ortadan kaldırdığı kesin olarak açıklanmış ve bu hususta deneysel kanıtlar bulunmaktadır. • Antienflamuvar etkisi çok fazladır. • Halk arasında ishal durdurucu, romatizmadan kaynaklanan ağrıların giderilmesi ve çocukların gece sık sık farkında olmadan alt ıslatması durumlarında sarı kantaron bitkisi kullanılmış ve faydaları bulunmuştur. • Kanser döneminde uygulanılan ilaçlara ek olarak sarı kantaron hapı eklenmesi iyileşme sürecini hızlandırmaktadır. Özellikle de kanserin meydana çıkma sebebi olan tümörün ortadan kaldırılmasında ve yok olmasında çok etkilidir. • HIV virüsü taşıyan kişiler için bulunmaz bir nimet olan sarı kantaron, çay veya hap şeklinde tüketilebilir. • Ağızda bulunan beyaz ve kırmızı yaraların giderilmesi için gargara yapılıp uygulanması gerekir. Bir tek uygulama da bile yaraların giderilmesinde fayda göstermektedir.
  • 22. 22 • Sinirlerin gevşemesi ve rahatlama sağlamak için sarı kantaron çay şeklinde tüketilmelidir. • Bağımlılık söz konusu olduğunda hapı kullanılmalıdır. (uyuşturucu, morfin gibi…) • Sarılık hastalığı olan kişilerde çayının faydası kanıtlanmıştır. Ancak ilerlemiş sarılık durumlarında hap şeklinde de kullanılabilir. • Ciltte bulunan sivilce ve aknelerin giderilmesi için çayı veya lapası kullanılmalıdır. Sarı kantaron çayını soğutup veya ılıtarak yüzünüzü yıkayabilir ve cilt bakımınızı sağlayabilirsiniz. Kırmızı Kantaron Çiçeği Mavi Kantaron Çiçeği Kırmızı renkte çiçekler açan bir bit- kidir. İshal dışında her rahatsızlığın tedavisine etki eden bir bitkidir. Acı tadıyla iştah açma özelliği, terletici ve toksin özelliği de vardır. Ateş düşürücüdür. Mide, karaciğer gibi şikâyetlerde faydalıdır. Kullanım şekillerinde çay olarak; 2 çay kaşığı kuru kırmızı kantaron demliğe konur ve üzerine 1 cezve kaynar su ilave edilir. 15 dakika ka- dar demlenir ve yemeklerden önce ılık olarak içilir. Yağ olarak ise; sarı kantaron gibi aynı şekilde hazır- lanır. Yüzde ve vücuttaki sivilce izlerine, cilt üzerinde oluşan lekelerin giderilmesinde kullanılır. İltihap giderici özelliği vardır. Mavi ya da mor renkte çiçekler açan, üzeri tüylü bir bitkidir. En çok kullanılan, fakat nadir bulunan bir bitki çeşididir. Halk ar- asında peygamber çiçeği olarak da bilinme- ktedir. Vücutta oluşmuş olan zehirli mad- delerin atılmasında yararlı olur. Enfeksiyon, mide, bağırsak, böbrek, mesane, karaciğer gibi rahatsızlıkların tedavisinde kullanılır. Kan temizleyici özelliği vardır. Göz banyosu yaparak göz rahatsızlıklarına, göz ağrılarına ve iltihaplanmalara iyi geldiği söylenmekte- dir. Kullanım şekilleri; 2 çay kaşığı mavi kan- taronun taç yaprakları demliğe konur ve üzerine 300 ya da 500 ml kaynar su ilave edilir. 5 ya da 10 dakika demlenmeye bırakılır ve daha sonra süzülerek içilir. Kantaron, her evde kesinlikle bulunması gereken şifalı bitkilerden biridir. Kaynaklar : https://tr.wikipedia.org/wiki/Sar%C4%B1_kantaron https://www.google.gr/search?q=kantaron+c%C4%B1cekler%C4%B1&biw=1366&bih=673&- source=lnms&tbm=isch&sa=X&ved=0CAYQ_AUoAWoVChMIxK7kitCzxwIVTFcaCh1rGg- HI#imgrc=43vssezo0hEwMM%3A
  • 23. 23 Kimya Teknikeri Anıl Yasin AKDOGAN anil_yasin_akdogan@hotmail.com GÜÇ TUTUŞURLUK TEKSTİLDE GÜÇ TUTUŞURLUK TESTİ Ç oğu organik esaslı tekstil ürünlerinin iyi derecede yanma özelliğinin olması, tek- stil ürünlerinin yangınlarda büyük risk faktörü olmasına sebep olmuştur. Isı ve alevden korunma gerektiren her türlü alanda güç tutuşur lifler kullanmak veya tekstil üzerine çeşitli güç tutuşurluk işlemleri yapma gerekliliği son dönem- lerde yeniden önem kazanmaya başlamıştır. Çeşitli kimyasal firmalarının geliştirdiği güç tutuşurluk apreleri çeşitli test metotları ile tekstil sektöründe kullanılmaktadır. Bu ay ki yazımda , bu madde- lerin kimyasını , etki mekanizmalarını , örnek bir prospektüsünü , test metotlarını ve örnek bir güç tutuşurluk testini sizlerle paylaşacağım. TEKSTİL MATERYALLERİNİN YANMA DAVRANIŞI Yanma; ısı, oksijen ve uygun yakıt bileşenlerine ihtiyaç duyan ekzotermik bir reaksiyondur. Geri kalan şartlar ihmal edildiğinde, yanma kendi kendine katalizlenir duruma gelir ve oksijen, yakıt kaynağı veya ısı tüketilinceye ka- dar devam eder. Şekil 1’de tekstil liflerinin yanma diyagramı verilmiştir. Şekil 1 : Tekstil Lifleri İçin Yanma Döngüsü (Schindler ve Hauser, 2004)
  • 24. 24 Isı sağlandığı zaman, piroliz sıcaklığına (Tp ) ulaşın- caya kadar, lifin sıcaklığı artmaya başlar. Piroliz sıcaklığında, lifte kimyasal değişiklikler meyda- na gelir ve yanmayan gazlar (karbondioksit, su buharı, azot ve kükürt oksit gibi), kömürleşme artıkları, sıvı kondensatlar ve yanabilen gazlar (karbonmonoksit, hidrojen ve pek çok okside ola- bilen organik moleküller) oluşur. Sıcaklık artmaya devam ettikçe, sıvı parçalanma ürünleri de daha fazla yanmayan gaz, kül ve yanan gaz üreterek piroliz olur. Yanma sıcaklığına (Tc ) ulaşıldığında, gaz fazında bir dizi serbest radikal reaksiyonundan oluşan ve yanan gazların oksijenle birleşmesi ile meydana gelen yanma dediğimiz olay gerçekleşir. Bu reaksiyonlar yüksek derecede ekzotermiktir ve çok büyük miktarda ışık ve ısı üretir. Yanma işlemi tarafından sağlanan ısı, lifin piroliz olmaya devam etmesi için gereken ek termal enerjiyi ve dolayısıy- la yanma işlemi için daha fazla miktarda yanan gazların ortaya çıkmasını sağlar. Güç Tutuşurluk Sağlayan Maddelerin Kimyası Güç Tutuşurluk Sağlayan Maddelerin Etki Mekanizması En önemli güç tutuşurluk maddeleri üç kategoride sınıflandırılabilir. Bunlar fosfor ve halojenlere day- alı temel güç tutuşur maddeler, tek başlarına kul- lanıldığında az miktarda güç tutuşur etkiye sahip olup, temel güç tutuşur maddelerle kullanıldığında etkinliği artan sinerjitik maddeler (fosforla azot, halojenlerle antimon kullanımı gibi) ve fiziksel etkilerle aktifliklerini ortaya çıkaran güç tutuşur maddelerdir. Tekstillerin yanma döngüsünü kırmak için birçok yol denenmiştir. Bu yollardan bir tanesi güçlü endotermik reaksiyonlar sonucu termal olarak ayrışabilen materyalleri lifin içerisinde kullanmak- tır. Eğer bu reaksiyonlar sonucu yeterli ısı absor- plana bilinirse, lifin piroliz sıcaklığına ulaşılmamış olacak ve yanma gerçekleşmeyecektir. Bu metoda örnek olarak aliminyum hidroksit, aliminyum trihidrat ve kalsiyum karbonat verilebilir Şekil 2 : Endotermik yıkım reaksiyonları Diğer bir yaklaşım, lif piroliz sıcaklığının altında- ki sıcaklıklarda, lifi çevreleyen yalıtım katmanı kullanmaktır. Borik asit ve hidratlanmış tuzları bu yaklaşıma örnektir (Şekil 3). Bu bileşikler ısıtıldığı zaman, dışarıya su buharı verirler. Bu şekilde lif yüzeyini camsı hale getirip, lifin hava ile temasını azaltarak güç tutuşur etki kazandırırlar. Şekil 3 : Camsı yüzey
  • 25. 25 Güç tutuşurluk işlemi eldesi için kullanılan üçüncü yol, daha az yanan uçucu madde ve daha çok kül oluşturmak için piroliz mekanizmasını değiştirmektir. Bu yoğun yapı mekanizması fosfor içeren güç tutuşurluk sağlayıcı maddelerde görülür. Termal bozunma sırasında oluşan fosforik asidin hidroksil grupları içeren polimerl- erle çapraz bağ yapması sonucu, dışarıya daha az miktarda yanıcı ürün bırakılmış olur. Yanmayı önlemede kullanılan dördüncü yol ise işlemin devamı için gerekli ısıyı sağlayan serbest radikal reaksiyonları oluşturmaktır. Buna örnek olarak verilen halojen içeren bileşikler, piroliz sırasında oluşan OH radikallerini yakalayarak bunların hızlı oksitlenmesini sağlar ve yanma için gerekli olan ısıyı azaltır. Şekil 4: Serbest radikal yanma reaksiyonu GÜÇ TUTUŞURLUK TEST METOTLARI ÖRNEK BİR PROSPEKTÜS – GÜÇ TUTUŞURLUK APRESİ Güç tutuşurluk işleminin değerlendirilmesinde göz önünde bulundurulan çok sayıda özellik söz konusudur. Materyalin cinsi ile ilişkili yanma davranışı, materyalin bulunuş şekli, materyalin yüzey yapısı, alevin çıkış kaynağı vb. değişkenlere bağlı olarak geliştirilen çok sayıda test metodu, standart- larda yer almaktadır. Bu standartlardan en çok kullanılanları malzemenin bulunuş konumuna göre; dikey yakma testi (DIN 54336), havlı ve havsız yer döşemeleri için dikey yakma testi (DIN 54332), yatay yakma testi (DIN 54333), 45°lik eğik yanma testi (DİN 54335), yanmanın kaynağına bağlı olar- ak sigara test yöntemi (BS 5852, kısım 1) butangaz testi (BS 5852, kısım 2) yanma için ortamda gerekli olan oksijen miktarının tespiti için LOI (Limited Oxygen Index) testi (ASTM D 2863-00), yanma sırasında açığa çıkan toksikliğin belirlenmesinde kullanılan toksisite testi (ISO 5659) sayılabilir. Bun- ların dışında da çok sayıda ve her ülke standardında yer alan güç tutuşurluk testleri bulunmaktadır. Güç tutuşurluk testleri hangi yönteme göre yapılırsa yapılsın genel değerlendirmede göz önünde bulundurulması gereken konular; tutuşturma kaynağı uzaklaştırıldıktan sonraki yanma süresi, alevli yanma bittikten sonraki içten yanma süresi, test sonunda oluşan kömürleşme boyu ve alanı, yan- manın ilerleme hızı, damlama olayı, gaz veya duman çıkarma durumudur. Polyester elyaflardan yapılmış tekstil ürünlerinin alev almayı geciktirici , yıkamaya dayanıklı apresi için kullanılan organofosfor bileşiği. Genel Özellikleri Temel organofosfor bileşiği Görünüm berrak , viskoz sıvı pH 100 g/l çözelti 1-3 İyonik karakter noniyonik Çözünürlüğü herangi bir oranda su ile karışabilir
  • 26. 26 Kullanım özellikleri • Sentetik elyaflardan yapılmış tekstil ürünlerinin alev almayı geciktirici apresi için son derece uygyndur. • Elde edilen sonuçlar yıkamaya ve kuru temizlemeye dayanıklı olup bu özelliklerini 60 0 C de 50 kez yıkandıktan sonra bile korurlar. • Fularlama yöntemi ile kullanılır. • Sulu solüsyonunun nispeten düşük pH sının yaklaşık pH 6 ya ayarlanması gerekir. Bu da en iyi amonyum veya disodyum fosfat ile yapılır. • Gerekli kurutma 110 – 130 0 C de fiksasyon 185 – 205 0 C de elyaf tipine göre yapılır. TEKSTİL LABORATUARLARINDA YAPILAN ÖRNEK BİR GÜÇ TUTUŞURLUK TESTİ ; Tekstil ürünlerinin ön muamele ve boyama işlemleri bittikten sonra müşteri isteğine göre bazı apre kimyasallarından geçer. Bu apre kimyasallarından birisi de güç tutuşur maddelerdir. Yukarıda incel- ediğimiz prospektüse ait kimyasalımız 80 g/l lik bir çözelti hazırlanarak amonyak yardımı ile pH’ı 6 ya ayarlanır. Fularlama yöntemi ile çözelti kumaşa emdirilir ve etüv de 180 0 C de 3 dakika bekletilir. Etüvden çıkartılan kumaş çakmak yardımı ile yakılır ve gözlemlenir. Müşteri isteğine göre yorum yapılır. Kaynaklar : • http://mmfdergi.uludag.edu.tr/article/download/5000082484/5000076685 • Prospektüs tarafıma aittir. • Test metodu tarafıma aittir.
  • 27. 27 ELEMENTTANIYALIM Silisyum Simgesi: Si Grubu: 4A (Ametal) Atom numarası: 14 Bağıl atom kütlesi: 28,0855 Oda sıcaklığında: Katı Erime noktası: 1410°C Kaynama noktası: 2355°C Yoğunluğu: 2,33 g/cc Keşfi: 1823 - J. Jacob Berzelius Atom çapı: 1,46 Å Elektronegatifliği: 1,9 Elektron dizilimi: 1s2 2s2 p6 3s2 p2 Yükseltgenme basamağı (sayısı): 4 Silisyum, yeryüzünde en çok bulunan elementlerden biridir. Yarı iletken özelliğe sahip oluşu ve doğada, ormanda, doğal yaşamda çok bulunması, transistör, diyot ve hafızalarda kullanılabilmesinin pratik hızlı oluşu, entegre devrelerin ve bilgisayarların silisyum teknolojisi üzerine inşa edilmesini sağlamıştır. Bugünlerde ise, “Silikon Vadisi” denilen dev endüstrinin adı bir silisyum bileşiği olan silikondan gelmektedir. Atom numarası (proton sayısı) 14’tür. “Si” simgesi ile gösterilmektedir. Oda sıcaklığında katı haldedir. 4A grubunda 3. periyotta bulunur. Nötr haldeki elektron dizilimi ilk kat- manda 2, ikinci katmanda 8, üçüncü katmanda 4’tür (4 adet valans elektron). Kararlı yapıya sahip değildir (nötr halde). Yoğunluğu 2,33 g/cm3 ’dür.Diyamanyetik bir elementtir. Bağıl atom kütlesi (izotoplarının ortalama kütlesi) 28,0855’tir. Kararlı hale geçerken aldığı yükler nedeniyle ve ayrıca doğada çok bulunduğu için yakın gelecekte tıpkı karbon selektörleri olduğu gibi silisyum selektörl- eri de olacağı tahmin edilmektedir. Camın ana maddesi kum olarak bilinir. Bunun sebebi camın asıl hammaddesi olan silisyumun kumda özellikle de deniz kumunda çok bulunmasıdır. Silisyum’un Elde Edilmesi Saf olarak silisyum eldesi, silisyum oksidiaqn kok kömürü (grafit) ile elektrikli fırında indirgenmesi so- nucunda gerçekleşir. Gerekenden daha fazla karbon kullanılırsa silisyum karbür (SiC) oluşur. SiO2 + 2C → Si + 2CO Silisyum klorür (SiCl4 ) önce fraksiyonlu destilasyon yöntemi ile saflaştırılır. Daha sonra hidrojen ile indirgenir. Bu şekilde çok saf silisyum elde edilir. Silisyum yarı iletken bir elementtir. SiCl4 + 2H2 → Si + 4HCl Kullanım Alanları Silisyum ya da silikon, kullanım alanı en geniş olan elementlerden biridir. Kum ve kil formu, beton ve tuğla yapımında kullanılır. Yüksek sıcaklıklarda çalışma koşullarına çok dayanıklı bir elementtir. Silikat formuysa, mine, emaye ve çanak-çömlek yapımında önemlidir. Çeliğin bileşimine de katılır. Kusursuz mekanik, optik, termal ve elektriksel özellikler taşıyan en ucuz madde olan kum halindeki silika, camın da esas bileşenidir. Aşırı saf silisyum, bor, galyum, fosfor ya da arsenik ile güçlendirildiğinde; tran- sistörler, güneş gözeleri ve doğrultucular gibi, elektronik endüstrisinde büyük önem taşıyan aygıtların yapımında kullanılan silikon karışımları elde edilir. Elektronik mikroçiplerin yapımında yarıiletken olar- ak kullanılır. Diatomlar ve radyolaryalar gibi omurgasızların dış iskeletlerinin yapısına katılması nedeni- yle de, yaşamsal önem taşımaktadır. Bu dış iskeletler, daha sonra dibe çökerek, çeşitli kayaçların yapısına katılır. Bitkilerin ve insan iskeletinin yapısında da silisyum bulunur. Silikon karbid (SiC), bilinen en sert maddelerden biridir.
  • 28. SÖZLÜKIngilizce-Türkçe 28 Refraction Spark Spent Acid Rest Mass Research Rotary Screen Sampler Tick Yield Afflux Manifold Suction Speed Viable Bleaching Flare Analyst Limpid Trace Yeast Step Value Area Copper Beaker Kırılma Artık Asit Durağan Kütle Araştırma Döner Elek Örnek Alıcı Emme Hızı İz İşaretlemek Canlı Maya Verim Ağartma Adım Değeri Akış Alev Bacası Alan Ana Boru Analizi Yapan Bakır Berrak Beher Kıvılcım
  • 29. 29 HABERLER Yurttan Kimya HaberleriTÜRKİYE İLAÇ AR-GE MERKEZİ OLACAK Yüksek Planlama Kurulu, 2015- 2018 yıllarını kapsayan Türkiye İlaç Sektörü Strateji Belgesi ve Eylem Planı’nı kabul etti. Karar, Resmi Gazete’de yayımlandı. Türki- ye’nin sanayi vizyonu çerçevesindeki he- defleri göz önüne alınarak, kamu sağlığı ve kalkınma hedeflerini destekleyecek şekilde hazırlanan plana göre, Türkiye, ilaç sek- töründe Ar-Ge, üretim ve yönetim merkezi haline getirilecek. Kamuüniversite- sanayi işbirliği ile belirlenen bu 6 stratejik hedefe ulaşmak için 36 eylem hayata geçirilecek.
  • 30. 30 EMRULLAH TURANLI ATIK YAĞDAN BİYODİZEL ÜRETİMİNE BAŞLADI Taş Yapı’nın patronu Turanlı, 110 milyon dolar yatırım yaptıklarını, yıllık 80 bin ton biyodizel üretimi gerçekleştireceklerini söylerken “Çok pis bir işe girdim ama memnunum. Bürokra- tik engeller bizi çok zorladı. Ama bu çevre meselesi ve Avrupa’nın çok gerisindeyiz. Denetimler artmalı” dedi. Türkiye’de her yıl binlerce ton bitkisel yağ kul- lanıldıktan sonra lavabolara dökülüyor. Oradan kanalizasyonlara, denizlere ya da toprağa karışıyor. Restoranlardaki, otellerdeki atıkların çok küçük bir bölümü toplanabilse de evlerde tüketilen yağlar çevre felaketine neden oluyor. Zira 1 litre bitkisel yağın 1 milyon litre suyu kirlettiği hesaplanırken Türkiye’de tahmini olar- ak yılda 300 bin ton bitkisel yağ atığı olduğu belirtiliyor. Habertürk’ün haberine göre, kişi başına 3.8 litre yağ atığı üretilen Türkiye’de geri dönüşümü sağlanan yağın kişi başına miktarı ise sadece 200 gram. Bu rakam kişi başına Almanya’da 1.8 kg, Belçika’da 2.2 kg. Avrupa ülkeleri suyu old- uğu gibi kirleten atık yağları yerinde toplamak ve geri dönüşümünü sağlamak için hayli çaba sarf ediyor. En çok tercih edilen yöntem ise atık yağlardan biyodizel üretimi. Türkiye’de atık yağ toplayan firmalardan biri de Deha. Şirke- tin sahibi ise emlak yatırımları ile bilinen Taş Yapı’nın yönetim kurulu başkanı emrullah tur- anlı. Turanlı, “Çok pis bir işe girdim. Normal- de bize teslim edilmesi gereken atık yağları gidip topluyoruz. Bu pisliği tekrar ekonomiye kazandırdığımız için bu yatırım benim gön- lümde yaptığım en hayırlı iş” diyor. 1 Ocak’ta Binde 2 Katkı Zorunlu Turanlı, atık yağ toplamanın yanı sıra Kocae- li’nde atık yağlardan biyodizel üretmek için bir tesis kurmuş. Deha topladığı yağları TBE Biyo- dizel’e veriyor. O da biyodizele çevirip akaryakıt dağıtım şirketlerine veriyor. Turanlı’nın verdiği bilgiye göre 2012’den bugüne kadar Deha ve TBE’ye toplamda 110 milyon dolar yatırım yapılmış. TBE bitkisel yağlardan yıllık 80 bin ton biyodizel üretecek. Sanayi atıkları tesisi de devreye girdiğinde işletmenin yıllık biyodizel üretme kapasitesi 145 bin tona ulaşacak. Emrullah Turanlı, “Bu işe başladığımızda yüzde 2 biyodizel katma zorunluluğu vardı. Yeterli üretim olmadığı gerekçesiyle tamamen kaldırıldı. Şimdi yeni bir yasal düzenleme yapıldı. 1 Ocak 2016 itibarıyla önce binde 1 daha sonraki yıl binde 2, 2018’de ise binde 3 oranında dizele biyodizel katma zorunluluğu getirildi. Binde 2 de tarımsal biyodizel katma zorunluğu geldi” dedi.
  • 31. 31 Maliyetimiz Tüpraş’tan Yüksek, Fiyatımız Düşük Turanlı, atık toplama işinin gelişmesi için teş- viklerin yanı sıra denetimlerin ve uygunsuz yağ bertarafı ile ilgili cezaların artırılması gerektiğini belirtti. EPDK, Enerji, Çevre ve Tarım bakan- lıklarının destekleriyle artık yasal alt yapının oluşturulduğuna dikkat çeken Turanlı, “Bu desteklerin devletin diğer birimleri tarafından da sürdürülmesi gerekiyor. ‘Çevreyi koruyalım’ diyorsak bu tür yatırımlar, atıkların toplanması her alanda teşvik edilmeli” dedi. Tüpraş’tan maliyetlerinin yüksek, satış fiyatlarının düşük olduğunu vurgulayan Turanlı “Anlaştığımız şir- ketlere yaptığımız satışta litrede 45 kuruş zarar ediyoruz. 3.085 TL/lt çıkış fiyatımız. Yüzde 16 zararla çalışıyoruz. Ölçek büyüyünca bir deng- eye oturacak” diye konuştu. Bu arada Turanlı, inşaattan kopmayacağını ancak bundan sonra sanayici kimliği ile de anılmaya çalışacağını; ağırlıklı olarak enerji, havalimanı işletmeciliği ve turizm yatırımları yapacaklarını belirtti. Gliserin de Üretiliyor Toplanan atık yağın yüzde 90’ı inceltilme işlemi so- nucu biyodizel haline gelirken yüzde 10’luk bölüm ise gliserin olarak ortaya çıkıyor. Gliserin ilaçtan gıda ve kimyaya 2 bin sektörde kullanılıyor. Vali 100 Milyon Dolar’lık Yatırımımızı Bekleti- yor Emrullah Turanlı, yatırım sırasında birçok bürokratik engel ile karşılaştıklarını da belir- terek, “Örneğin bu tesisin devamı olarak sanayi atıklarından biyodizel üretmek için yine 100 milyon doların üzerinde yatırım planladık. 1 senedir Kocaeli Valisi’nin önünde bekliyor. Niye bekliyor? Hiçbir açıklaması yok. ÇED raporu vs. tüm hazırlığımız olduğu halde vali anlamsız bir biçimde bekletiyor. Bu tür tesisler çevre, ekonomi için çok önemli. Ancak hepsinden önemlisi istihdam için, genç kimya mühendis- lerine iş için önemli. Bu tür frenlerden vazgeçil- mesi şart. Ben 6 bin insanın çalışacağı, atıkların toprağa değil ekonomiye kazandırılacağı bir iş için yatırım yapıyorum. Ama yeterli desteği bir türlü göremiyorum. Bu fabrikayı bile sıfır kredi ile tamamen özkaynakla yaptık” dedi. Bizim Yağlar Burada Diğerleri Nerede? DEHA, 2012’den bu yana 30 bin ton atık yağ toplamış. Bunu 81 ilde 100 bin noktadan 200 araçlık filosu ve 300 çalışanı ile temin etmiş. 28 ilde deposu bulunan şirket 30 bin işletmeyle de anlaşma yapmış. Mc Donald’s, Burger King, Kentucky, Sofra gibi büyük restoran zincirlerin- in mutfaklarından çıkan atık yağlar teslim alınıp Dilovası tesislerinde işleniyor. Ayrıca okullara ve camilere de çevre bilinci yerleştirmek için bidonlar konulmuş. Turanlı, “Topladığımız yağlar burada. Diğer firmaların topladığı yağlar nerede? Yağlar sertifika ile toplanıyor. Kimin ne topladığı belli. Bu yağların nereye gittiği iyi araştırılsın. Araçların alev almasına neden olan 10 numara yağ gibi atık yağ felaketinin kaynağı bulunabilir. Bizim üretimimiz kadar kayıtdışı yağ piyasada dolaşıyor” dedi.
  • 32. 32 KUMAŞLARDA KULLANILAN KÜKÜRTLÜ BOYA ÜRETİMİNDE YENİ TEKNOLOJİ MKS Devo’nun akıllı tekstil markası Salty Sardine, çevreye ve insan sağlığına dost hammaddeler kullanıyor. Şirket, aynı za- manda denim kumaşlarda kullanılan kükürtlü boya üretiminde, atık su miktarını sıfırlayan patentli bir teknoloji geliştirdi. “Araba ile seyahat edersiniz, varmak iste- diğiniz yere gelir arabanızı park eder in- ersiniz. Otomotiv sektörü ile olan ilişkiniz arabaya bir daha binene kadar bitmiştir. Zaten yedek parça almadıkça veya yeni bir araç almadıkça, otomotiv sektörü de sizinle pek ilgilenmeyecektir. Ancak sabah içtiğiniz portakal suyundan başlayın, yüzünüzü yıkadığınız sabun, duşta kullandığınız şam- puan, çamaşır yıkansın diye kullandığınız deterjan.. Bunların hepsi kimyadır. Kimya sektörü hayatınızın her anında sizin hiz- metinizdedir ve sizinle etkileşim içindedir. Az sonra giyeceğiniz gömlek kimya boyar madde ile maviye boyanmış polyester; pan- tolonunuz terefitalik asit polietlen polim- eridir. Kimya sektörü sizin her satınalmanız ile ilgilenmek ve değişen günün şartlarına uyum sağlamak zorundadır. MKS Devo Kimya bu geniş yelpazenin içinde özellikle organik kimya konusunda uzmanlaşmayı tercih etmiş, deterjan, kişisel bakım, çimen- to, seramik, tekstil, deri gibi sektörlerde ana kimya girdisi sağlayan yerli bir firma.” Bu yorumlar MKS Devo şirketinin CEO’su Korgün Şengün’e ait. Şengün’ün asıl işi kimya sanayi. Şirket, evde kullanılan temi- zlik ürünlerinin hammaddesini üreten tek Türk firması ve Unilever, Procter gibi şirket- lere hammadde sağlıyor. Ar-Ge yatırımlarına büyük önem ver- diklerini söyleyen Korgün Şengün, İstanbul merkez ofislerinde Türkiye’nin en kapsamlı fosfor ve polimer analizleri yapabilecek Ar-GE laboratuvarına sahip olduklarını söylüyor. Çevreye dost hammaddeler Şirketin kimya sektörü tekstil teknolojileri alanındaki çalışmalarının neticesinde Salty Sardine markası doğmuş. Salty Sardine, bir akıllı giyim markası. “Salty Sardine ürün- lerinin en küçük detaylarında bile çevreye ve insan sağlığına dost hammaddeler kul- lanılıyor. Sağlığa dost hammaddelerimiz bağımsız kuruluşlarca sertifikalandırılmıştır. Tuzlama en eski ve en doğal saklama yön- temi olduğu için salty sardine (tuzlu sard- alya) ismini koyduk” yorumlarında bulunan Şengün’ün akıllı tekstil ve tekstil sektöründe su kullanımına yönelik değerlendirmeleri şöyle: 72 bin ton su tasarrufu sağlıyor “Dünya nüfusu artıyor, kaynaklar azalıyor. Doğa, insanoğlunun tahribatı karşısında kendini yenileyebilme gücünü kaybediyor.
  • 33. 33 Dünyadaki tüketilebilir su kaynakları gün geçtikçe azalmakta. Suya erişim ise Afrika gibi kurak ve altyapının bulunmadığı coğrafyalarda çok sınırlı. Günümüzde 1.1 milyar kişi, sağlıklı içme suyuna ulaşamıyor. Su yetersizliği ve kirli sulardan kaptığı hastalıklar nedeniyle her gün yüzlerce çocuk haya- ta gözlerini yumuyor. Gelecek nesillerin ihtiyaçlarını karşılayabilecek kapasiteleri korumak, kaynakları bugün kullanan- ların, yani bizlerin en önemli sorumlulukları ar- asında. MKS Devo olarak bu sorumluluğu sahiple- nerek denim kumaşlarda kullanılan kükürtlü boya üretiminde, atık su miktarını sıfırlayan patentli bir teknoloji geliştirdik. Konvansiyonel üretimle 1 kg kükürtlü boya üretebilmek için yaklaşık 6 kg su atık olarak ortaya çıkar. Geliştirdiğimiz paten- tli teknoloji sayesinde, özel katalistler ile atık su oluşmadan üretimi tamamlayarak, sadece boya üretim tesisimizde yıllık 72 bin ton su tasarrufu sağlıyoruz. Çevre dostu, ekolojik Sultan Black kod- lu kükürtlü boya ürün grubunun ihracatını başta Pakistan, Bangladeş, Güney Amerika olmak üzere dünyanın önde gelen denim üretim pazarlarına yapıyoruz.” Hayatı kolaylaştıran özellikler “Hayatı kolaylaştıran, sadece örtünme ihtiyacını karşılayan değil, size ilave faydalar sağlayan tek- stiller, akıllı tekstil olarak adlandırılabilir. Cep telefonu örneğinde olduğu gibi; artık sadece adı cep telefonu; zira telefon olmanın yanında çok daha fazla özellikleri var. ‘Dry&safe’ teknolojisi ile dış yüzeyi hidrofobik (su itici) özelliğe sahip ku- maşlar sayesinde; su, yağ ve kir kumaş yüzeyinde kalmıyor. Aynı zamanda içerden tüm teri emip hızla buharlaştırdığından, nem transferi özelliği sağlıyor. Böylece iç çamaşır ve pantolon kul- lanımında vücut metabolizmasına yardımcı olup, vücut sıcaklığının istenilen derecede kalabilmesi sağlanıyor. Kumaşlardaki ‘easy-care’ özelliği kul- lanım sırasında kolay kırışmayı önlüyor; yıkama sonrasında standart ürünlerle kıyaslandığında neredeyse beşte biri kadar bir sürede ütü yapma kolaylığı sağlıyor. ‘Aquaphob teknolojisi kumaş kir tutmuyor’ ŞENGÜN: Aquaphob teknolojisi ile kumaşlara kazandırılan “su, yağ ve kir tutmama” özelliği sayesinde, ceket, mont, rüzgarlık gibi dış giyim- lerde her türlü hava koşulunda rüzgar ve yağmur geçirmeme özelliği sağlanıyor. Bunun yanı sıra iç kısımlarda kullanılan özel membrane te- knolojisi ile, ter emilerek nem transferi özelliği kazandırılıyor. Pantolon, gömlek, triko ve iç çamaşırlarında kullanılan Antimikor AG teknolo- jisi ise; gümüşün doğal antimikrobiyal özelliği son teknoloji nano uygulamalar ile kumaşa kaplanarak yüzde yüz hijyen sağlıyor.
  • 34. 34 İSTANBUL’DA İLAÇ ARAŞTIRMA MERKEZİ KURULDU Gönüllülere vücutlarında denenecek ilaç araştırmaları için para ödenecek. İstanbul Üniversitesi İlaç Araştırma ve Uygu- lama Merkezi, Sağlık Bakanlığı’nın onayıyla kapılarını açacak. Gönüllülere vücutların- da denenecek ilaç araştırmaları için para ödenecek. Ülkemizde sağlıklı gönüllüler üzerinde yapılan klinik araştırmalar aslında ilk olarak Yeditepe Üniversitesi’nde yapıldı. Ancak bu merkez daha sonra kapatıldı. Ardından Erciyes Üniversitesi ve Ege Üniversitesi’nde uygulan- maya başlandı. 2015 yılının başlarında Prof. Dr. Ahmet Araman’ın çabaları sonucu yapımı- na başlanan Istanbul Üniversitesi (IÜ) Ilaç Araştırma ve Uygulama Merkezi’nde ise sona gelindi. Istanbul Üniversitesi Eczacılık Fakül- tesi’nde yürütülecek olan klinik ilaç araştır- malarıyla biyoyararlanım ve biyoeşdeğerlilik çalışmaları yapılacak. Bu kapsamda piyasaya yeni sürülecek olan ilaçlar gönüllüler üzerinde test edilerek, ilacın güvenilirliği ve vücut fonk- siyonlarına etkisi test edilecek. Kobay Demiyoruz Katılımcılar için ‘sağlıklı gönüllüler’ ifadesini kullanan Merkezin Etik Kurul Başkanı olan IÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Müdür Yardım- cısı Prof. Dr. Ali Yağız Üresin, “Katılımcılara kobay ya da denek denmesini kabul etmiyoruz. Burada iki amacımız var. Biyoyararlanım ve biyoeşdeğerlilik. Piyasada var olan ve patenti sona eren ilaçların taşıdığı etkileri karşılayan yeni ilaçları araştırmak amacımız. Klinik araştırmaların ilk aşaması olan FAZ I çalışma- larını yapacağız. Ilaç olma özelliğini kazanmış ilaçları insanlar üzerinde araştıracağız. FAZ II araştırmaları ise hastalar üzerinde yapılıyor. Bakanlık merkezde incelemelerini yaptı, şimdi onay bekliyoruz” diye konuştu. Maç İzlemeleri Bile Yasak Gönüllülerin ilaçları ağız yoluyla aldığını belirten Üresin, “18-50 yaş grubu gönüllüler kabul ediliyor. İki ilaç araştırılacaksa 2 gün merkezde kalması gerekebiliyor. Bu süreçte hepsine standart yemek veriliyor, sigara ve kahve tüketimi yapamıyorlar, heye- canlanmamaları gerekiyor. Örneğin maç izleyemiyorlar. Gönüllülere ‘ücret verme’ ifadesini kabul etmiyoruz, bu işlemin taz- mini şeklinde bir para ödeniyor. Ayrıca bütün çalışmalar Sağlık Bakanlığı bilgisinde yapılır, önce Etik Kurul onay verir ardından da Sağlık Bakanlığı klinik ilaç araştırmaları için izin verir” dedi.
  • 35. 35 Dünyadan Kimya Haberleri PROTONLARIN VE ANTİPROTONLARIN GERÇEK AYNA GÖRÜNTÜSÜ BELLİ OLDU CERN’de RIKEN liderliğindeki BASE (Bary- on Antibaryon Simetri Deneyi ) işbirliğindeki araştırmacılar tarafından yapılan CPT sime- trisi (yük-parite-zaman tersinirliği simetrisi ) olarak bilinen parçacık fiziği standart model temel özelliği testinde protonların ve onların antimadde karşılıkları olan antiprotonların yük-kütle oranının şimdiye kadar ki en hassas ölçümleri yapıldı. Nature dergisinde yayınlanan bu çalışma, an- timadde çalışmaları için düşük enerjili anti- proton sağlayan CERN’in antiproton hız kesici cihazı kullanılarak gerçekleştirildi. CPT değişmezliğinde deneyin teste tabi tutul- masında; sistemdeki C(yük) – antimadde ile madde arasındaki farkı ortaya koymak için, P(Denklik) 180 derecelik uzaydaki dönüş için ve T (zaman) test edilir. Standart modelin merkez prensibine göre antimadde parçacıklar maddenin kusursuz ayna görüntüleri olması gerektiğini ima etmektedir. Araştırmaya liderlik eden Stefan Ulmer “Bu önemli bir konu.Büyük patlama hem madde hem antimadde oluşumuna imkan sağlaması- na rağmen,mevcut evrenin neden antimad- deden oluşmadığını anlamamıza yardımcı olur.CPT simetrisinde ihlaller varsa, madde ve antimaddenin farklı özellikleri olabilir. Örneğin antiprotonlar,protonlardan daha hızlı yarılanabilir diye düşünebiliriz, fakat biz yük-kütle oranlarını oldukça kesin limitler içinde aynı kaldığını gözlemledik” dedi. Araştırmayı yapmak için ekip 1990’larda TRAP tarafından geliştirilene benzer bir program kullandı.Antiproton hız kesicisinden protonlar için karşıt gibi çalışan antiprotonlar ve negatif hidrojen iyonları elde ettiler ve sonrasında tek antiproton-hidrojen iyon çiftlerini manyetik Penning tuzağına alarak ultra düşük enerjil- ere yavaşlattılar.Sonrasında çiftlerin siklotron frekansını ölçerek,bilim insanlarına yük-kütle oranını tespit etmede yardımcı oldu. Böylece ne kadar benzerlik olduğu karşılaştırıldı. To- plamda 35 günlük periyotta yaklaşık 6500 çift ölçüldü. Ulmer, “Sonuç olarak yük-kütle oranının tri- lyonda 69 parça içinde aynı olduğu görüldü. Bu sonuç önceki proton-antiproton çiftlerinin ölçümlerinden 4 kat daha yüksek
  • 36. 36 enerji çözünürlüğe sahip olduğu görüldü. Ayrı- ca CPT değişmezliği ihlallerinin olabilirliğine ayrı bir bağlama sağlıyor. Mevcut standarttan on yada yüz kez daha hassas olan ölçümler elde etmeyi planlıyoruz.” dedi. Araştırmacılar elde ettikleri verileri kullanarak, milyonda birde madde ve antimaddenin ye- rçekimine aynı şekilde uyum sağladığını hesap- ladılar. BASE üyesi Christian Smorra’ya göre, “Standart modelin ötesinde bir fiziğe inanmak için pek çok neden var. Karanlık madde ve tabi ki madde-an- timadde arasındaki dengesizlik buna dahil. Yapılan yüksek kesinlikteki çalışmalar sayesinde , geleceğin araştırmalarına ışık tutulacaktır”. PİL TEKNOLOJİSİ’NDE BASILABİLİR KATI-HAL PİL DÖNEMİ BAŞLIYOR Bilim insanları akla gelebilecek her türlü şek- lin üzerine basılabilecek ve sorunsuz olarak çeşitli yüzeylerin içine gömülebilecek katı-hal pili üretmeyi başardı. Teknolojiyi göstermek için,bilim insanları kalp şeklinde bir pili kupa bardağın üzerine ve ayrıca bir karton gözlüğün üzerine bastı. Mevcut lityum-iyon piller üretildikten sonra ancak belli şekillerde olabiliyorlar. Bu pillerde elektrotları ayırmak için ayırıcı zarlar kullanılır. Bu nedenle bataryanın yanıcı sıvı elektrolitle kaynaşmaması gerekiyor. Bazen piller zarar gördüğünde bu nedenle patlıyor. Araştırmacılar devrim niteliğinde bir gelişmeye imza atarak geleneksel ayırıcı zarları elimine edecek bir teknoloji geliştirmeyi başardılar. Bunu yapmak için, iyon ileten bir ortam gibi davranan basılabilir katı hal elektrolitleri üret- tiler. Gizmag’e konuşan Güney Kore’de Ulsan Bilim ve Teknoloji Ulusal Enstitüsü’nde profesör olan Sang-Young Lee, “Yeni katı hal elektrolitleri basılabiliyor ve UV radyasyonla sertleştirile- biliyor. Böylece alternatif ayırıcı membran gibi davranabiliyorlar.” dedi. Macun şeklinde yazdırılabilir elektrolite etkili zar ayrıcı olarak davranan elektrotlar yerleştir- diler. Elektrotlar yazdırılabilir sulu çimento benzeri bir yapıdan oluşuyor. Ayrıca, bu proses sayesinde diğer pil üretimi aşamalarındaki, sıvı elektrolit enjeksiyonu ve solvent(çözücü) kuru- tumuna gerek kalmıyor. Elde edilen yazdırılabilir katı-hal pili (PRISS), herhangi bir şekle basılabilir ve pil-gömülü yüzeyler oluşturmak için karmaşık geometril-
  • 37. 37 3D YAZICIYLA ÜRETİLEN İLAÇ ABD’DE ONAYLANDI ere sahip kavisli nesnelere entegre edilebilir. Örneğin, bir telefonun çerçevesi pil haline getir- ilebilir. Test edildiğinde, basılan pilin performansı diğer esnek pil ile aynı düzeyde olduğu bulunmuştur. Bu şarj veya deşarj kapasitelerinin önemli bir kaybı olmamakla ile birlikte, 30 devirden sonra %90 kapasite ile çalıştığı gösterilmiştir. Araştır- macılar, bütün basılı alanını artırarak ya da iki pilin kalınlığından istifade ederek pilin enerji yoğunluğunu artırmayı ve pilin ömrünü uzat- mayı planlıyorlar. Şu anda, araştırmacılar doğrudan elbiseler üzer- ine basılabilir yeni bir pille çalışıyorlar ve ayrıca ink-jet ve 3D baskı teknolojilerine dayanan yeni pil uygulamalarını inceliyorlar. İleriye yöne- lik olarak, ekip ambalaj malzemeleri ve akım toplayıcıları gibi pek çok şey de basılabilir pil yapmayı planlıyor. Araştırmacılar 3 ila 5 yıl içinde basılabilir pillerin piyasaya çıkabileceğini belirtiyor. Üç boyutlu yazıcıların kullanım alanı oldukça çeşitli ve bu teknolojinin önümüzdeki yıllarda birçok sektörde köklü değişiklikler yaratması bekleniyor. ABD Gıda ve İlaç İdaresi’de bu tezi doğrular nitelikte bir karar açıklayarak, ülkede üç boyutlu yazıcı ile üretilen ilk hapı onayladığını duyurdu. Aprecia Pharmaceuticals şirketi tarafından üretilen üç boyutlu tablet ilaç, hastaların epilepsi nöbetlerini kontrol altında tutmalarına yardımcı oluyor. İlaç piyasada Spritam ismiyle biliniyor. Şirketlerin ilaçlarını hastalara sunmaları için ABD’de Gıda ve İlaç İdaresi’nin onayını almaları gerekiyor. Onayla birlikte Aprecia Pharmaceuti- cals bu onayı alan ilk şirket oldu. Karardan sonra şirket diğer ilaçları için de onay başvurusunu yapacağını açıkladı. Üç boyutlu yazıcıyla üretilen ilaç aynı zamanda hastalar için önemli bir yeniliği de beraberinde getiriyor. Normalde büyük ilaç firmaları ürün- lerini büyük fabrikalarda standart tabletler ve miligramlar halinde üretiyorlar. Ancak üç boyut- lu yazıcı teknolojisiyle doktorlar hastaya özel olarak ayarlanmış miligramlı ilaçlar verebilecek. Örneğin bu son karara konu olan Spritam, nor- malde 1000mg’lık tabletler halinde üretiliyor. An- cak doktor hastasının 380mg kullanmasını uygun görürse şirket hastaya özel olarak o dozda ilaç üretebilecek. Bu da seri üretim yapan şirketler için ve hastalar için oldukça kritik bir gelişme. Üç boyutlu yazıcıyla üretilen ilk Spritam seris- inin 2016 birinci çeyreğinde piyasaya sürülmesi bekleniyor.
  • 38. 38 SAN FRANCİSCO’DA DUVARLARA İDRARI GERİ PÜSKÜRTEN BOYA ABD’nin San San Francisco kentindeki bazı semtlerde deneme amaçlı olarak duvarlara idrarı geri püskürten boya sürüldü. Belediye yetkililerine göre “Bu boya, duvarlara tuvalet muamelesi yapanlara idrarlarını iade edecek”. Yetkililer uygulama için Almanya’da gece kulüpleriyle dolu bir mahalleden ilham al- dıklarını açıkladı. Yılda 20 milyon kişinin ziyaret ettiği Ham- burg’daki St Pauli mahallesinde sarhoşların idrarlarını dışarı yapmasını engellemek için bu boyalar kullanılmaya başlanmıştı. Hamburglu yetkililer, BBC’ye uygulamanın sonuç vermeye başladığını söylemişti. Üretici firma, “Ultra-Ever Dry” adlı boyanın duvarın yüzeyinde bir hava bariyeri oluştur- duğunu ve sıvının tamamını geri püskürt- tüğünü söylüyor. San Francisco’da barlara yakın bölgeler ve evsi- zlerin çok olduğu mahallelerde dokuz ayrı yere duvarlara bu boyalardan sürüldü. Duvarlara, İngilizce, Çince ve İspanyolca olarak “Durun… Uygun bir yerde rahatlayın” uy- arıları asıldı. Boyanın maliyetinin, idrarı temizleme mali- yetinden çok daha düşük olduğu belirtiliyor. Kaynaklar : http://phys.org/news/2015-08-protons-antiprotons-true-mirror-images.html#jCp http://www.gizmag.com/priss-printable-solid-state-battery/38891/ http://www.inovatifkimyadergisi.com/3d-yaziciyla-uretilen-ilac-abdde-onaylandi http://www.inovatifkimyadergisi.com/san-franciscoda-duvarlara-idrari-geri-puskurten-boya http://www.inovatifkimyadergisi.com/turkiye-ilac-ar-ge-merkezi-olacak http://www.inovatifkimyadergisi.com/emrullah-turanli-atik-yagdan-biyodizel-uretimine-basladi http://www.inovatifkimyadergisi.com/istanbulda-ilac-arastirma-merkezi-kuruldu http://www.inovatifkimyadergisi.com/kumaslarda-kullanilan-kukurtlu-boya-uretiminde-yeni-te- knoloji
  • 39. 39 FAYDALI LINKLER http://www.chemicool.com/ http://www.lenntech.com/calculators/molecular/mo- lecular-weight-calculator.htm http://www.endmemo.com/chem/chemsearch.php İçerkli bir periyodik tablo sitesi. Sitede her element ile ilgili çok fazla bilgi var. İngilizce birçok bilgi içeren bu siteyi incelemenizi öneriyoruz. Element ve Bileşiklerin ağırlıklarını hızlıca hesaplamanız için tasarlanmış bir web sitesi. Siz sadece bulmak istediğiniz yapıyı seçi- yorsunuz. Hesapla diyorsunuz ve hesaplıyor. İncelemenizi öneriyoruz. Eğer aklınıza bir bileşik geldiyse fakat bunun yapısını hatırlayamadıysanız bu site size göre. Siteye bileşiğin ingilizce ifadelerini yazma- ya başlayınca içeriğindeki verileri karşınıza getiriyor. İncelemenizi öneriyoruz.
  • 40. 40 BULMACA Kimya Bulmacasi 1 2 3 4 5 6 7 8 9 Soldan Saga 1. Gaz halindeki bir maddenin sivi hale geçmeden direk kati hale geçmesine denir. 5. Çözünenin hizli bir biçimde ince toz gibi bir kati hâlinde çözeltiden ayrilmasi. 7. Isi miktarini ölçmek için kullanilan araçlara denir 8. Okyanus ve denizlerde bulunan polihalojen bilesiklerinden biri. 9. Bir çözelti ya da süspansiyon içindeki organik maddeyi çözen fakat çözelti ya da süspansiyondaki çözücü ile karismayan bir madde yardimiyla ayirma. Yukaridan Asagiya 2. Bir moleküle alkil grubu baglanmasi. 3. Negatif yük tasiyan iyon 4. Elektron ve pozitif iyonlardan olusan gaz karisimi. 6. Belirli bir noktada birim zamanda (saniyede) geçen dalga sayisidir 7. Kati karbon dioksit.
  • 41. 41 BULMACAGeçen Ayın Çözümü Kimya Bulmacasi F 1 O S F O R E A 2 S Ç S 3 A 4 B U N L A S M A I G N L N 5 A S L Ü R R 6 E A K T A N T T 7 A M P 8 O N M L M I E E A 9 K T I F L I K J 10 O U L E N Soldan Saga 3. Yaglarin bazlarla etkilesmesi olayi. Ürünleri gliserin ve sabun olan tepkime. [SABUNLASMA] 6. Bir kimyasal reaksiyonun gerçeklestirilmesinde kullanilan baslangiç maddeleri. [REAKTANT] 7. Küçük miktarlarda asit veya baz ilavelerinde pH degisimine direnen çözelti. [TAMPON] 9. Elementlerin bilesik olusturma egilimi. [AKTIFLIK] 10. 0,239 g suyun sicakligini 1°C artirmak için gerekli olan isiya denir. [JOULE] Yukaridan Asagiya 1. Bir maddenin uyarilmasi sonucu ortamdan uyarici kaldirilsa da bir süre daha isima yapmasi. [FOSFORESANS] 2. Bir moleküle açil grubunun baglanmasi. [AÇILLEME] 4. Yükseltgenlerle renk veren maddelerin renginin giderilmesi. [AGARTMA] 5. Proton ve nötron gibi atom çekirdegini olusturan temel parçaciklar [NÜKLEON] 8. Kendiliginden gerçeklesen bir kimyasal tepkime sonucunda açiga çikan enerjiyi elektrik enerjisine çeviren araçlardir. [PIL]
  • 42. 42 E-Dergide Yazarlık SİZDE YAZARIMIZ OLUN -- Yazacağınız konuyu belirleyin. (Kimya içeriği olan herhangi bir konu olabilir) Örnek: Polimerden ya da organikten bir konu ya da sanayide gördüğünüz bir şey ile ilgili bir konu. Kendi cümleleriniz ile olması şart. Alıntı alıyorsanız kesinlikle kaynak belirtmelisiniz ki aksi durumda yazınız kopya yazı sıfatı görür yayımlanmaz. -- Konuda kullanılan resimlerin kaynakları belirtilmeli. Aksi durumda sorumluluk yazardadır. -- Yazılar Facebook üzerinden bizlere gönderilmemeli. Bu bizim işimizi zorlaştırıyor. Yazılar info@inovatifkimyadergisi.com adresine gönderilmeli. -- Yazmayı düşünen arkadaşlarımız Yavuz Selim Kart adlı arkadaşımıza ulaşması gerekmektedir. -- Yazıları gönderdikten sonra kendiniz ile ilgili bilgileri de mail ile bize göndermelisiniz. Yoksa yazınız yayımlanmayacaktır. --Ad Soyad Ulaşılabilecek Mail Adresi(Hızlı ulaşılabilecek sık kullanılan bir mail olmalı) Bitirdiğiniz ya da okumakta olduğunuz üniversite ismi Dergiye koyabileceğimiz türden bir profil resminiz. -- 2015 Ekim ayı sayısı için yazılarınızın son teslim tarihi. 20 Eylül 2015’tir. Her ayın son yazım tarihi 20. de bitecektir. 20. den sonra göndereceğiniz yazılar bir sonraki ay yayımlanacak- tır. -- Kopyala-Yapıştır ile yazıyı ben yazdım gönderiyorum derseniz yazınız kesinlikle yayınlanmaz. Bu şekilde yazı olmaz. Böyle uyanıklık yapıp kolaya kaçmak fark edilmeyecek bir şey değil. Sonuçta yazılarınızı okunuy- or ve araştırılıyor. -- Yazılarınızı word dosyası halinde maile atacaksınız. Yazdığınız yazı en az bir kaç görsel içersin.Fikir düşünce yazılarında olmayabilir ama diğer konularda en az bir kaç tane olmalı çünkü görsellik yazıya çok şey katıyor. -- Herhangi bir sorun olursa yazı gönderen meslektaşımıza ulaşırız. Gerekli düzeltmeleri yapması için bildirimler yaparız. Gerekli görüldüğü takdirde yazınızın güzel görünmesi adına küçük değişiklikler yaparız ve sizi bu durumdan haberdar ederiz. -- İnovatif Kimya Dergisi gönderdiğiniz yazıların yayınlanıp yayınlanmaması hakkını elinde tutar. İNOVATİF KİMYA Dergisi Yönetimi