ULUSLARARASI
TURİZMİN
YÖNÜNÜ
DEĞİŞTİRMEK
DERLEYEN:
ENGİN ÖZDEMİR
2023/ALANYA
Kısa bir süre öncesine kadar Hindistan’ın Kerala Eyaletinde küçük bir balıkçı
köyü olan Kovalam son derece popüler bir yerdi. Palmiyelerle örtülü kumsalları,
dost canlısı halkın ve stressiz yaşam tarzının buraya cezbettiği ziyaretçiler
1960’ların ortasında Avrupa gibi uzak yerlerden bu köye akın etmeye başladı.
Bunu izleyen yirmi yılda yatırımcılar artan talebi karşılamak için köye
yeni oteller, restoranlar ve hediyelik eşya satan dükkanlar inşa ettiler.
Fakat, 1993’te turist akını ve getirdiği kazançlar azalmaya başladı.
2000 yılına gelindiğinde turist sayısı yüzde 40 azalmıştı.
Turizm uzmanları bu azalmanın ekonomik faktörler ve turistlerin değişen zevklerinden
kaynaklandığını, asıl sorunun ise köydeki atıkların gözle görülür hale gelmesi olduğunu
belirtiyor.
Bu sorun yalnızca Kovalam’a özgü değildir.
Gelişmekte olan ülkeler ekonomilerini çeşitlendirmek,
yatırımları özendirmek ve döviz kazançlarını arttırmak için
turizme yönelmeye başlıyorlar.
Oysa turizm, dünyanın en az düzenlemeye tabi tutulan sektörlerinden
biridir.
Bu açıdan ekosistemler, yerel topluluklar ve kültürler için ciddi sonuçlara
yol açabilir. Oteller, turist ulaşım araçları ve bunlarla ilgili etkinlikler,
enerji, su ve diğer kaynakları tüketir. Genellikle bütün bunlara hazırlıksız
olan bölgelerde kirlilik ve atıklara yol açarlar.
Birçok yerel toplulukta kültürel dengeler bozulur ve ziyaretçi sayısının
artmasıyla birlikte diğer bazı tatsız değişiklikler yaşanır.
Turizmin iyi ve kötü etkileri yayıldıkça
turizm faaliyetlerini daha sürdürülebilir bir yola sokmak
gerekmektedir. Bunun için eko-turizmin ötesine geçen
derin sektörel değişiklikler yapmak gerekecektir.
Her düzeyde sürdürülebilirlik çabalarına hükümetleri,
turizm endüstrisini, uluslararası kuruluşları,
sivil toplum örgütleri, ev sahibi toplulukları ve
turistlerin kendilerini içeren paydaş grupların katılımını
sağlamak şart olacaktır.
Turizm; ‘’ Bir yıldan az bir süreyle
tatil, iş ya da diğer amaçlarla
"kendi çevrelerinin dışına ‘’
seyahat eden insanların yaptığı faaliyetlerdir.
DÜNYA TURİZM
ÖRGÜTÜ
WTO
1950 2000
750
500
250
0
1950’den bu yana uluslararası
turist sayısı 28 kat artarak
2000 yılında 698 milyona
ulaşmıştır.
2020 yılında tahmin edilen sayı;
1.6 milyardır.
Ayrıca bu sayıya
kendi ülkelerinde seyahat eden
iç turistler dahil değildir.
%83 %38 %3,6
Turizm dünya ticaretinde gittikçe artan bir paya sahiptir.
Ziyaret edilen ülkenin ihracat ürünü sayılan turizm, 1999 ‘da dünya hizmet ihracatının
yüzde40 ‘ından fazlasını, toplam hizmet ve mal ihracatının da yüzde 8’ini; gıda, tekstil ve
kimyasal madde ihracatını geride bıraktı.
WHO’ya göre turizm, dünya ülkelerinin yüzde 83’ ü için en yüksek ilk beş ihracat kategorisi
içinde yer alırken, yüzde 38’i için en büyük döviz kaynağı oluşturuyor.
Dünya Seyahat ve Turizm Konseyine göre; seyahat ve turizm 2000 yılında 3.6 milyar dolar
değerinde ekonomik faaliyete kaynaklık etti. Yani dünyadaki toplam Gayri Safi Üretimin
yaklaşık yüzde 11 ‘ ini oluşturarak dünyanın en büyük endüstrisi haline geldi.
TURİZM İHRAÇ ÜRÜNÜDÜR
İHRACAT DÖVİZ KAYNAĞI MİLYAR DOLAR
EKONOMİK FAALİYET
%11
GAYRİ SAFİ ÜRETİM
Beş uluslararası turistten biri sanayileşmiş ülkelerden gelişmekte
olan ülkelere seyahat ediyor.
İngiltere Uluslararası Kalkınma Bakanlığı’nın yaptırdığı, (en yoksul 100
ülke ) araştırmada; turizmin en düşük gelir düzeyine sahip ülkelerin
yaklaşık yarısında, düşük ila orta gelir düzeyine sahip ülkelerin ise
hemen hemen hepsinde ‘’ Önemli ‘’ yer tuttuğu tespit edildi.
Bu ülkelerin GSMH‘nın en az yüzde 2’sini, toplam ihracatınsa
en az yüzde 5’ini oluşturduğu gözlendi.
Ayrıca turizmin, dünyadaki yoksulların yüzde 80’ini barındıran 12 ülkeden
biri hariç hepsinde önemli yer tuttuğu ya da büyüyen bir sektör
olduğunun ortaya koydu.
Dünyada ‘’ az gelişmiş ülkeler ‘’ denen çoğu Asya ve Afrika’daki 49 ülkede
turizm, petrolden sonra ikinci büyük döviz kaynağı haline gelmiş
durumda.
%50 %8 %65
Dünya Ticaret Örgütü, turizmin gelişmekte olan ülkelerin sürekli ticaret fazlası verdiği
tek ekonomik alan olduğunu belirtiyor.
WTO tahminlerine göre, gelişmekte olan ülkelere giren turizm gelirlerinin yaklaşık yüzde 50’si
yabancılara ait şirketlerin karları, yurtdışında yapılan tanıtım faaliyetleri ya da
ithal mal ve iş gücü ödemeleri nedeniyle yurtdışına akmaktadır.
2000 yılında 200 milyon kişiye iş sağladı. Dünyadaki istihdamın yüzde 8’ini oluşturarak
her 12 çalışandan birine iş temin etti.
Turizmin istihdam üzerinde farklı etkileri vardır. Her yıl turizmin restoran, tur şirketleri ve inşaat
sektörlerinde yarattığı yeni işlerin yüzde 65’i gelişmekte olan ülkelerdedir.
Bugün turizm sektöründe çalışmakta olan 18 yaş altında 13 – 19 milyon çocuk vardır.
.
TURİZM ve İSTİHDAM
İTHAL İSTİHDAM YENİ İŞLER
%19
ÇOCUK
Turizm insanlarının tarım ve hayvancılık alanındaki geleneksel
işlerden ayrılmaları yüzünden yerel işgücünün azalmasına ve
dış tedarikçilere bağımlı hale gelmelerine de neden olabilir.
Turizm yerel kültürleri etkiler. Turizm bir taraftan azınlık guruplara
duyulan saygıyı arttır, kullanılmayan dilleri, dinsel törenleri ve
kaybolmakta olan diğer gelenekleri yeniden canlandırabilir.
Turizm bir çok bölgeye batılı değerlerin girişini hızlandırır;
yemek, giyim ve diğer günlük faaliyetlerle ilgili değişikliklere neden
olabilir.
Bazı uç durumlarda yerel topluluklar turistlere yer açmak için
yaşadıkları topraklardan göçe zorlanabilirler.
Potansiyel olumsuz etkilerine rağmen birçok yerel topluluk daha
fazla ekonomik ve kültürel fırsat yaratacağı inancıyla turizmin
artmasını istiyor.
%90 %43 %42
Turizmin çevre üzerindeki etkileri daha turistler gelmeden önce başlayabilir.
Araştırmalara göre turistlerin enerji tüketiminin yüzde 90’ı bölgeye geliş - gidiş sırasında
gerçekleşmekte.
Uluslararası turistlerin yüzde 43’ü bugün gidecekleri ülkeye uçakla ulaşıyor,
yüzde 42’si kara yolu, yüzde 15’i deniz ya da demir yoluyla gidiyor.
Ne yazık ki hava yoluyla ulaşım dünyanın en hızlı büyüyen karbondioksit ve
diğer sera gazları emisyonu kaynaklarından biri ve küresel iklim değişikliklerinin
nedenlerinden biri.
.
TURİZMİN ÇEVRESEL ETKİLERİ .1
ENERJİ UÇAK KARA YOLU
%15
DENİZ
Gri Su
3800000
Kanalizasyon
795000
Sintine
95000
Çöp
8000
Bir haftalık bir gemi turunda
tipik bir yolcu gemisinin
3.8 milyon litre gri su (lavabo, duş
ve çamaşır suyu),
795.000 litre kanalizasyon,
95.000 litre mazot sintine suyu,
8 ton çöp,
416 litre fotoğraf banyosunda
kullanılan kimyasal sıvı ve
19 litre kuru temizlik atığı üretmekte
olduğunu bildiriyor.
Bluewater Network
‘’ Yüzer kent ‘’ görünümündeki dev gemilere yer açabilmek için limanlar kazılıyor ya da kıyı
şeridinde değişiklikler yapılıyor, bu süreçte kıyılardaki ekosistemler tahrip ediliyor.
Gemiler limana yanaşırken dev çapaları ve zincirleri mercan kayalarını kırabildiği gibi
deniz altındaki habitatları da tahrip edebiliyor.
Otobüsler dolusu yolcu, günübirlik turistler ve diğer ziyaretçiler gittikçe artan turist sayısıyla
başa çıkabilecek olanaklara sahip olmayan hassas kültürel ve doğal alanları zor duruma
sokuyor. Artık dünyanın birçok parkında plastik su şişeleri, teneke kutular ve jiklet kağıtları
manzaranın bir parçası haline geldi.
Turistlerin doğayla iç içe olan alanları ziyaret etmesi yaban hayatındaki hayvan ve bitkiler ve
onların davranışlarını etkileyebiliyor. Dağlık alanlarda tatil köyler ve benzeri alt yapı nedeniyle
hayvan göçleri kesintiye uğrayabilir ,akarsulardan gelen suyun yönü değiştirilebilir, yüksek
rakımda bertarafı zor olan atıklar ortaya çıkar, yamaçlardaki ağaçlar kesilir ve toprak
kaymaları oluşur.
Kıyı alanlardaki skuba dalgıçlığı, şnorkelle dalış ve balıkçılık gibi sporlar mercan kayalarına
ve diğer deniz kaynaklarına zarar vermektedir. Dünyanın dört bir yanındaki hediyelik eşya
dükkanları ve restoranlar da turistlerin talebini karşılamak için kayalıkları midye kabuğu,
mercan ve deniz ürünleri toplamak amacıyla yağma ediyor ve bu tahribata katkıda bulunuyor.
Merkezi Vermont’da bulunan Uluslararası Eko-turizm Derneği eko-turizmi ;
‘’ Doğal alanlara, çevreyi koruyacak ve yerel halkın yararını gözetecek şekilde
yapılan sorumlu seyahat türü ‘’ olarak tanımlamıştır.
Eko-turizm, turizm endüstrisinin en hızlı büyüyen sektörlerinden biridir.
Eko-turizmdeki en önemli artışlar, koruma alanlarının en fazla olduğu yerlerde
gerçekleşmiştir.
Eko-turizm yatırımlarının hepsi korumaya yönelik değildir.
WTO ‘nun tahminlerine göre geleceğin en gözde turizm merkezleri ,’’ en yüksek
dağların zirveleri, okyanusların derinlikleri ve yeryüzünün en uç noktaları ‘’ olacaktır.
Eko-turizm yavaş yavaş kendini bulurken önümüzdeki en zor hedef, eko-turizmin
yararlarını ve zararlarını dengeleyebilmektir.
.
EKO-TURİZM: DOST MU, DÜŞMAN MI ?
WHO’ya göre sürdürülebilir turizm; ‘’Kaynakların, ekonomik, toplumsal ve
estetik ihtiyaçlar giderilirken kültürel bütünlük, temel ekolojik süreçler,
biyolojik çeşitlilik ve yaşam destek sistemlerinin korunduğu bir düzende
yönetilmesidir. ‘’
Turizmi daha sürdürülebilir hale getirmek için tüm paydaşların, özellikle de turizmin etkisini
doğrudan hissedecek olan yerel halkın katılımıyla her düzeyde özenli bir planlama
yapılması gerekmektedir. Ancak, özünde turizm bir özel sektör faaliyetidir ve kısmen
uluslararası
otel zincirlerinin, tur şirketleri ve benzeri kuruluşların girişimiyle yürütülmektedir.
Bu nedenle sürdürülebilirliğe ulaşmak için bu endüstrinin işleyiş sisteminde bir değişiklik
yapılması gerekecektir.
.
SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR TURİZM ENDÜSTRİSİNE DOĞRU
Turizm, temiz çevreye en fazla bağımlı olan endüstridir.
Eğer çevre tahribatı büyükse gelen turist sayısı da azalacaktır.
Çevre kalitesinin bozulması doğrudan turizm şirketlerinin kasalarını etkileyecektir.
Otellerden tur operatörlerine kadar dünyanın büyük turizm şirketlerinin çoğu yönetim
ve operasyonlarını çevreye uyumlu hale getirmek için ciddi adımlar atıyor;
su, enerji ve diğer kaynakların kullanımında tasarrufa gidiyor, atık yönetimi,
toplanması ve bertarafı konusunda gelişmeler kaydediyorlar.
.
YEŞİL BAŞARILAR
Sürdürülebilir turizm,
seyahat ederken
dünya üzerindeki etkimizin
bilincinde olmak
demektir.
Kaynak: Dünyanın Durumu 2002 TEMA Vakfı Yayınları No: 37

Uluslararası Turizmin Yönünü Degiştirmek.pdf

  • 1.
  • 2.
    Kısa bir süreöncesine kadar Hindistan’ın Kerala Eyaletinde küçük bir balıkçı köyü olan Kovalam son derece popüler bir yerdi. Palmiyelerle örtülü kumsalları, dost canlısı halkın ve stressiz yaşam tarzının buraya cezbettiği ziyaretçiler 1960’ların ortasında Avrupa gibi uzak yerlerden bu köye akın etmeye başladı. Bunu izleyen yirmi yılda yatırımcılar artan talebi karşılamak için köye yeni oteller, restoranlar ve hediyelik eşya satan dükkanlar inşa ettiler. Fakat, 1993’te turist akını ve getirdiği kazançlar azalmaya başladı. 2000 yılına gelindiğinde turist sayısı yüzde 40 azalmıştı. Turizm uzmanları bu azalmanın ekonomik faktörler ve turistlerin değişen zevklerinden kaynaklandığını, asıl sorunun ise köydeki atıkların gözle görülür hale gelmesi olduğunu belirtiyor.
  • 3.
    Bu sorun yalnızcaKovalam’a özgü değildir. Gelişmekte olan ülkeler ekonomilerini çeşitlendirmek, yatırımları özendirmek ve döviz kazançlarını arttırmak için turizme yönelmeye başlıyorlar. Oysa turizm, dünyanın en az düzenlemeye tabi tutulan sektörlerinden biridir. Bu açıdan ekosistemler, yerel topluluklar ve kültürler için ciddi sonuçlara yol açabilir. Oteller, turist ulaşım araçları ve bunlarla ilgili etkinlikler, enerji, su ve diğer kaynakları tüketir. Genellikle bütün bunlara hazırlıksız olan bölgelerde kirlilik ve atıklara yol açarlar. Birçok yerel toplulukta kültürel dengeler bozulur ve ziyaretçi sayısının artmasıyla birlikte diğer bazı tatsız değişiklikler yaşanır.
  • 4.
    Turizmin iyi vekötü etkileri yayıldıkça turizm faaliyetlerini daha sürdürülebilir bir yola sokmak gerekmektedir. Bunun için eko-turizmin ötesine geçen derin sektörel değişiklikler yapmak gerekecektir. Her düzeyde sürdürülebilirlik çabalarına hükümetleri, turizm endüstrisini, uluslararası kuruluşları, sivil toplum örgütleri, ev sahibi toplulukları ve turistlerin kendilerini içeren paydaş grupların katılımını sağlamak şart olacaktır.
  • 5.
    Turizm; ‘’ Biryıldan az bir süreyle tatil, iş ya da diğer amaçlarla "kendi çevrelerinin dışına ‘’ seyahat eden insanların yaptığı faaliyetlerdir. DÜNYA TURİZM ÖRGÜTÜ WTO
  • 6.
    1950 2000 750 500 250 0 1950’den buyana uluslararası turist sayısı 28 kat artarak 2000 yılında 698 milyona ulaşmıştır. 2020 yılında tahmin edilen sayı; 1.6 milyardır. Ayrıca bu sayıya kendi ülkelerinde seyahat eden iç turistler dahil değildir.
  • 7.
    %83 %38 %3,6 Turizmdünya ticaretinde gittikçe artan bir paya sahiptir. Ziyaret edilen ülkenin ihracat ürünü sayılan turizm, 1999 ‘da dünya hizmet ihracatının yüzde40 ‘ından fazlasını, toplam hizmet ve mal ihracatının da yüzde 8’ini; gıda, tekstil ve kimyasal madde ihracatını geride bıraktı. WHO’ya göre turizm, dünya ülkelerinin yüzde 83’ ü için en yüksek ilk beş ihracat kategorisi içinde yer alırken, yüzde 38’i için en büyük döviz kaynağı oluşturuyor. Dünya Seyahat ve Turizm Konseyine göre; seyahat ve turizm 2000 yılında 3.6 milyar dolar değerinde ekonomik faaliyete kaynaklık etti. Yani dünyadaki toplam Gayri Safi Üretimin yaklaşık yüzde 11 ‘ ini oluşturarak dünyanın en büyük endüstrisi haline geldi. TURİZM İHRAÇ ÜRÜNÜDÜR İHRACAT DÖVİZ KAYNAĞI MİLYAR DOLAR EKONOMİK FAALİYET %11 GAYRİ SAFİ ÜRETİM
  • 8.
    Beş uluslararası turisttenbiri sanayileşmiş ülkelerden gelişmekte olan ülkelere seyahat ediyor. İngiltere Uluslararası Kalkınma Bakanlığı’nın yaptırdığı, (en yoksul 100 ülke ) araştırmada; turizmin en düşük gelir düzeyine sahip ülkelerin yaklaşık yarısında, düşük ila orta gelir düzeyine sahip ülkelerin ise hemen hemen hepsinde ‘’ Önemli ‘’ yer tuttuğu tespit edildi. Bu ülkelerin GSMH‘nın en az yüzde 2’sini, toplam ihracatınsa en az yüzde 5’ini oluşturduğu gözlendi. Ayrıca turizmin, dünyadaki yoksulların yüzde 80’ini barındıran 12 ülkeden biri hariç hepsinde önemli yer tuttuğu ya da büyüyen bir sektör olduğunun ortaya koydu. Dünyada ‘’ az gelişmiş ülkeler ‘’ denen çoğu Asya ve Afrika’daki 49 ülkede turizm, petrolden sonra ikinci büyük döviz kaynağı haline gelmiş durumda.
  • 9.
    %50 %8 %65 DünyaTicaret Örgütü, turizmin gelişmekte olan ülkelerin sürekli ticaret fazlası verdiği tek ekonomik alan olduğunu belirtiyor. WTO tahminlerine göre, gelişmekte olan ülkelere giren turizm gelirlerinin yaklaşık yüzde 50’si yabancılara ait şirketlerin karları, yurtdışında yapılan tanıtım faaliyetleri ya da ithal mal ve iş gücü ödemeleri nedeniyle yurtdışına akmaktadır. 2000 yılında 200 milyon kişiye iş sağladı. Dünyadaki istihdamın yüzde 8’ini oluşturarak her 12 çalışandan birine iş temin etti. Turizmin istihdam üzerinde farklı etkileri vardır. Her yıl turizmin restoran, tur şirketleri ve inşaat sektörlerinde yarattığı yeni işlerin yüzde 65’i gelişmekte olan ülkelerdedir. Bugün turizm sektöründe çalışmakta olan 18 yaş altında 13 – 19 milyon çocuk vardır. . TURİZM ve İSTİHDAM İTHAL İSTİHDAM YENİ İŞLER %19 ÇOCUK
  • 10.
    Turizm insanlarının tarımve hayvancılık alanındaki geleneksel işlerden ayrılmaları yüzünden yerel işgücünün azalmasına ve dış tedarikçilere bağımlı hale gelmelerine de neden olabilir. Turizm yerel kültürleri etkiler. Turizm bir taraftan azınlık guruplara duyulan saygıyı arttır, kullanılmayan dilleri, dinsel törenleri ve kaybolmakta olan diğer gelenekleri yeniden canlandırabilir. Turizm bir çok bölgeye batılı değerlerin girişini hızlandırır; yemek, giyim ve diğer günlük faaliyetlerle ilgili değişikliklere neden olabilir. Bazı uç durumlarda yerel topluluklar turistlere yer açmak için yaşadıkları topraklardan göçe zorlanabilirler. Potansiyel olumsuz etkilerine rağmen birçok yerel topluluk daha fazla ekonomik ve kültürel fırsat yaratacağı inancıyla turizmin artmasını istiyor.
  • 11.
    %90 %43 %42 Turizminçevre üzerindeki etkileri daha turistler gelmeden önce başlayabilir. Araştırmalara göre turistlerin enerji tüketiminin yüzde 90’ı bölgeye geliş - gidiş sırasında gerçekleşmekte. Uluslararası turistlerin yüzde 43’ü bugün gidecekleri ülkeye uçakla ulaşıyor, yüzde 42’si kara yolu, yüzde 15’i deniz ya da demir yoluyla gidiyor. Ne yazık ki hava yoluyla ulaşım dünyanın en hızlı büyüyen karbondioksit ve diğer sera gazları emisyonu kaynaklarından biri ve küresel iklim değişikliklerinin nedenlerinden biri. . TURİZMİN ÇEVRESEL ETKİLERİ .1 ENERJİ UÇAK KARA YOLU %15 DENİZ
  • 12.
    Gri Su 3800000 Kanalizasyon 795000 Sintine 95000 Çöp 8000 Bir haftalıkbir gemi turunda tipik bir yolcu gemisinin 3.8 milyon litre gri su (lavabo, duş ve çamaşır suyu), 795.000 litre kanalizasyon, 95.000 litre mazot sintine suyu, 8 ton çöp, 416 litre fotoğraf banyosunda kullanılan kimyasal sıvı ve 19 litre kuru temizlik atığı üretmekte olduğunu bildiriyor. Bluewater Network
  • 13.
    ‘’ Yüzer kent‘’ görünümündeki dev gemilere yer açabilmek için limanlar kazılıyor ya da kıyı şeridinde değişiklikler yapılıyor, bu süreçte kıyılardaki ekosistemler tahrip ediliyor. Gemiler limana yanaşırken dev çapaları ve zincirleri mercan kayalarını kırabildiği gibi deniz altındaki habitatları da tahrip edebiliyor. Otobüsler dolusu yolcu, günübirlik turistler ve diğer ziyaretçiler gittikçe artan turist sayısıyla başa çıkabilecek olanaklara sahip olmayan hassas kültürel ve doğal alanları zor duruma sokuyor. Artık dünyanın birçok parkında plastik su şişeleri, teneke kutular ve jiklet kağıtları manzaranın bir parçası haline geldi. Turistlerin doğayla iç içe olan alanları ziyaret etmesi yaban hayatındaki hayvan ve bitkiler ve onların davranışlarını etkileyebiliyor. Dağlık alanlarda tatil köyler ve benzeri alt yapı nedeniyle hayvan göçleri kesintiye uğrayabilir ,akarsulardan gelen suyun yönü değiştirilebilir, yüksek rakımda bertarafı zor olan atıklar ortaya çıkar, yamaçlardaki ağaçlar kesilir ve toprak kaymaları oluşur. Kıyı alanlardaki skuba dalgıçlığı, şnorkelle dalış ve balıkçılık gibi sporlar mercan kayalarına ve diğer deniz kaynaklarına zarar vermektedir. Dünyanın dört bir yanındaki hediyelik eşya dükkanları ve restoranlar da turistlerin talebini karşılamak için kayalıkları midye kabuğu, mercan ve deniz ürünleri toplamak amacıyla yağma ediyor ve bu tahribata katkıda bulunuyor.
  • 14.
    Merkezi Vermont’da bulunanUluslararası Eko-turizm Derneği eko-turizmi ; ‘’ Doğal alanlara, çevreyi koruyacak ve yerel halkın yararını gözetecek şekilde yapılan sorumlu seyahat türü ‘’ olarak tanımlamıştır. Eko-turizm, turizm endüstrisinin en hızlı büyüyen sektörlerinden biridir. Eko-turizmdeki en önemli artışlar, koruma alanlarının en fazla olduğu yerlerde gerçekleşmiştir. Eko-turizm yatırımlarının hepsi korumaya yönelik değildir. WTO ‘nun tahminlerine göre geleceğin en gözde turizm merkezleri ,’’ en yüksek dağların zirveleri, okyanusların derinlikleri ve yeryüzünün en uç noktaları ‘’ olacaktır. Eko-turizm yavaş yavaş kendini bulurken önümüzdeki en zor hedef, eko-turizmin yararlarını ve zararlarını dengeleyebilmektir. . EKO-TURİZM: DOST MU, DÜŞMAN MI ?
  • 15.
    WHO’ya göre sürdürülebilirturizm; ‘’Kaynakların, ekonomik, toplumsal ve estetik ihtiyaçlar giderilirken kültürel bütünlük, temel ekolojik süreçler, biyolojik çeşitlilik ve yaşam destek sistemlerinin korunduğu bir düzende yönetilmesidir. ‘’ Turizmi daha sürdürülebilir hale getirmek için tüm paydaşların, özellikle de turizmin etkisini doğrudan hissedecek olan yerel halkın katılımıyla her düzeyde özenli bir planlama yapılması gerekmektedir. Ancak, özünde turizm bir özel sektör faaliyetidir ve kısmen uluslararası otel zincirlerinin, tur şirketleri ve benzeri kuruluşların girişimiyle yürütülmektedir. Bu nedenle sürdürülebilirliğe ulaşmak için bu endüstrinin işleyiş sisteminde bir değişiklik yapılması gerekecektir. . SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR TURİZM ENDÜSTRİSİNE DOĞRU
  • 16.
    Turizm, temiz çevreyeen fazla bağımlı olan endüstridir. Eğer çevre tahribatı büyükse gelen turist sayısı da azalacaktır. Çevre kalitesinin bozulması doğrudan turizm şirketlerinin kasalarını etkileyecektir. Otellerden tur operatörlerine kadar dünyanın büyük turizm şirketlerinin çoğu yönetim ve operasyonlarını çevreye uyumlu hale getirmek için ciddi adımlar atıyor; su, enerji ve diğer kaynakların kullanımında tasarrufa gidiyor, atık yönetimi, toplanması ve bertarafı konusunda gelişmeler kaydediyorlar. . YEŞİL BAŞARILAR
  • 17.
    Sürdürülebilir turizm, seyahat ederken dünyaüzerindeki etkimizin bilincinde olmak demektir. Kaynak: Dünyanın Durumu 2002 TEMA Vakfı Yayınları No: 37