TÜRKİYE’DE GİRİŞİMCİ KADINLAR
Girişimci, belirli bir hedefe ulaşmak için heyecan duyup risk alarak harekete geçen kişidir.
Bu hedef, gelir üreten bir iş modeli (for profit girişimcilik) olabileceği gibi; toplumsal fayda
üreten bir sivil toplum faaliyeti de olabilir (sosyal girişimcilik).
Girişimciler, aldıkları risklerin yanında büyük bir stres yükü altına da girerler ve çoğunlukla
toplumsal bir baskı ile de karşılaşırlar. Ülkemizde girişimcilik, işsizlik-güçsüzlük gibi algılanır;
girişimcilere, “bir iş tutamamış kişi” nazarıyla bakılır. Bu durumun ne kadar yanlış olduğunu
anlatmak için ABD’li bir girişimcinin-Steve Jobs- projesi olan Apple Şirketi’nin bugün,
dünyadaki pek çok devletin hazinesinden daha zengin bir hazineye sahip olduğununu ve
şirketin onbinlerce kişiye iş imkanı sunduğunu belirtebiliriz.
Bireyin, hayallerinin peşinden gitmesi; sadece
tüketim yaptığı bir hayat yerine bir şeyler
üretmenin ve ortaya koymanın ruhsal tatminini
yaşaması insanın kendisi için ne kadar güzelse
toplumun tamamı için de bir o kadar önemlidir.
Kendisini gerçekleştiren bireyler mutlu olurlar.
Mutluluğun bulaşıcı olduğu düşünüldüğünde bir
toplumda mutlu insanların sayısının artması
oradaki genel memnuniyeti ve yaşanabilirliği
arttıracaktır. Ayrıca girişimciler ürettikleri artı
değerlerle de hem kendilerine/hanelerine destek
olabilirken hem de ekonominin tamamı için bir
fayda üretmiş olurlar.
Girişimciler finansal kaynaklara yakınlıkları, ülke ve şehir ekosistemindeki
yetişmiş insan gücü gibi faktörlere göre “daha şanslı” veya “daha şanssız”
olabiliyorlar. Çevresel faktörlerin yanı sıra toplumsal cinsiyet algıları da
girişimciler arasında bir eşitsizlik oluşturuyor. Örneğin doğu ülkelerinde kadının
sosyal hayattaki rolünün daha pasif olması, kadının evde çocuk büyüten bir figür
olarak algılanması hanımların bir iş teşebbüsüne başladıkları anda erkeklere göre
çok daha büyük bir baskı ile karşılaşmalarını da beraberinde getirebiliyor. Cinsiyet
üzerinden yapılan bu ayrımcılık sonucu, kadın patron ile çalışmak istemeyen
profesyonel(!) erkekler, iş anlaşmalarında muhatabı kadın olduğunda ciddiyet
kaybına uğrayan karşı taraflar söz konusu olabiliyor. Dolayısıyla kadın bir
girişimcinin bir teşebbüste bulunabilmek için bir erkekten daha fazla mücadele
göstermesi gerekiyor.
Her ne kadar işin görünen yüzünde
hanfendilerin beyefendilere göre daha
olumsuz şartlarda mücadeleye başladığı bir
gerçek ise de bu durum her zaman böyle
olmak zorunda değil. Zira girişimciliğin bir
diğer tanımı da “ Krizleri fırsata
dönüştürmesini bilmek.” tir. Yani
girişimciler kendileri için dezavantaj gibi
duran imkansızlıkları ve sorunları tam
tersine bir avantaj veya kazanç olarak
kullanmasını başarabilenlerdir.
Toplum kadından evde oturmasını istiyorsa
onlar da holdinglerinin temellerini evden
atabilir, ellerinin hamuruyla işe karışmaması
isteniyorsa ellerinin hamuruyla para
kazanabilir, çocuklara bakmaları bekleniyorsa
çocuk bakım üzerine bir işletme kurabilirler.
Eve para getirmek erkeklerin görevi
sayılıyorsa kadınlarımız üzerlerinde gelir
baskısı hissetmeden daha rahatça risk
alabilirler. Kısacası kadınlarımız isterlerse her
zorluğun içinde onlar için bir avantaj gizli
olabilir.
Kadınlarımızın ekonomiye sunabilecekleri katkı
hem hane bazında hem de tüm ülke ekonomisi
adına oldukça önemli iken ilkel ve yararsız
önyargılarla hanımların önünü kesmemek, bilakis
onların fıtratlarına uygun, huzurlu ve meşru bir
atmosferde kendi hayallerinin peşinden
gitmelerinin önünü açmak çok önemlidir. Bu
amaçla son dönemlerde ülkemizde gerçekleşen pek
çok organizasyonla konuyla ilgili büyük bir
farkındalık oluşmaya başladı.
Kadın girişimciliğini desteklemek üzere onlarca etkinlik düzenleniyor, kamu
kurumları ve özel sektör tarafından çeşitli projelerle kadınlarımızın hayallerini
gerçekleştirmesine destek olunuyor ve sivil toplum örgütleri sahaya inerek konu
için insiyatif almaya başlıyorlar.* Dileriz başta kadınlarımız olmak üzere
girişimcilerimizin önüne konulan psikolojik bariyerler ve engeller günden güne
azalır da ülkemizin serveti ve insanlarımızın mutluluğu günden güne artar. Haydi
kadınlar, elinizin hamuruyla kasanın başına!*
Bu gaye ile faaliyete geçen STkKlardan ikisi Türkiye Kadın Girişimciler Derneği-
KAGİDER- (http://www.kagider.org/ ) ve Turkish Women’s International Network-
TurkishWin- ( turkishwin.com )
www.DinamikKobi.com.tr yi tıklayın, kobilere özel sunduğumuz bilgilerden
yararlanın!

Türkiye'de Girişimci Kadınlar

  • 1.
  • 2.
    Girişimci, belirli birhedefe ulaşmak için heyecan duyup risk alarak harekete geçen kişidir. Bu hedef, gelir üreten bir iş modeli (for profit girişimcilik) olabileceği gibi; toplumsal fayda üreten bir sivil toplum faaliyeti de olabilir (sosyal girişimcilik). Girişimciler, aldıkları risklerin yanında büyük bir stres yükü altına da girerler ve çoğunlukla toplumsal bir baskı ile de karşılaşırlar. Ülkemizde girişimcilik, işsizlik-güçsüzlük gibi algılanır; girişimcilere, “bir iş tutamamış kişi” nazarıyla bakılır. Bu durumun ne kadar yanlış olduğunu anlatmak için ABD’li bir girişimcinin-Steve Jobs- projesi olan Apple Şirketi’nin bugün, dünyadaki pek çok devletin hazinesinden daha zengin bir hazineye sahip olduğununu ve şirketin onbinlerce kişiye iş imkanı sunduğunu belirtebiliriz.
  • 3.
    Bireyin, hayallerinin peşindengitmesi; sadece tüketim yaptığı bir hayat yerine bir şeyler üretmenin ve ortaya koymanın ruhsal tatminini yaşaması insanın kendisi için ne kadar güzelse toplumun tamamı için de bir o kadar önemlidir. Kendisini gerçekleştiren bireyler mutlu olurlar. Mutluluğun bulaşıcı olduğu düşünüldüğünde bir toplumda mutlu insanların sayısının artması oradaki genel memnuniyeti ve yaşanabilirliği arttıracaktır. Ayrıca girişimciler ürettikleri artı değerlerle de hem kendilerine/hanelerine destek olabilirken hem de ekonominin tamamı için bir fayda üretmiş olurlar.
  • 4.
    Girişimciler finansal kaynaklarayakınlıkları, ülke ve şehir ekosistemindeki yetişmiş insan gücü gibi faktörlere göre “daha şanslı” veya “daha şanssız” olabiliyorlar. Çevresel faktörlerin yanı sıra toplumsal cinsiyet algıları da girişimciler arasında bir eşitsizlik oluşturuyor. Örneğin doğu ülkelerinde kadının sosyal hayattaki rolünün daha pasif olması, kadının evde çocuk büyüten bir figür olarak algılanması hanımların bir iş teşebbüsüne başladıkları anda erkeklere göre çok daha büyük bir baskı ile karşılaşmalarını da beraberinde getirebiliyor. Cinsiyet üzerinden yapılan bu ayrımcılık sonucu, kadın patron ile çalışmak istemeyen profesyonel(!) erkekler, iş anlaşmalarında muhatabı kadın olduğunda ciddiyet kaybına uğrayan karşı taraflar söz konusu olabiliyor. Dolayısıyla kadın bir girişimcinin bir teşebbüste bulunabilmek için bir erkekten daha fazla mücadele göstermesi gerekiyor.
  • 5.
    Her ne kadarişin görünen yüzünde hanfendilerin beyefendilere göre daha olumsuz şartlarda mücadeleye başladığı bir gerçek ise de bu durum her zaman böyle olmak zorunda değil. Zira girişimciliğin bir diğer tanımı da “ Krizleri fırsata dönüştürmesini bilmek.” tir. Yani girişimciler kendileri için dezavantaj gibi duran imkansızlıkları ve sorunları tam tersine bir avantaj veya kazanç olarak kullanmasını başarabilenlerdir.
  • 6.
    Toplum kadından evdeoturmasını istiyorsa onlar da holdinglerinin temellerini evden atabilir, ellerinin hamuruyla işe karışmaması isteniyorsa ellerinin hamuruyla para kazanabilir, çocuklara bakmaları bekleniyorsa çocuk bakım üzerine bir işletme kurabilirler. Eve para getirmek erkeklerin görevi sayılıyorsa kadınlarımız üzerlerinde gelir baskısı hissetmeden daha rahatça risk alabilirler. Kısacası kadınlarımız isterlerse her zorluğun içinde onlar için bir avantaj gizli olabilir.
  • 7.
    Kadınlarımızın ekonomiye sunabileceklerikatkı hem hane bazında hem de tüm ülke ekonomisi adına oldukça önemli iken ilkel ve yararsız önyargılarla hanımların önünü kesmemek, bilakis onların fıtratlarına uygun, huzurlu ve meşru bir atmosferde kendi hayallerinin peşinden gitmelerinin önünü açmak çok önemlidir. Bu amaçla son dönemlerde ülkemizde gerçekleşen pek çok organizasyonla konuyla ilgili büyük bir farkındalık oluşmaya başladı.
  • 8.
    Kadın girişimciliğini desteklemeküzere onlarca etkinlik düzenleniyor, kamu kurumları ve özel sektör tarafından çeşitli projelerle kadınlarımızın hayallerini gerçekleştirmesine destek olunuyor ve sivil toplum örgütleri sahaya inerek konu için insiyatif almaya başlıyorlar.* Dileriz başta kadınlarımız olmak üzere girişimcilerimizin önüne konulan psikolojik bariyerler ve engeller günden güne azalır da ülkemizin serveti ve insanlarımızın mutluluğu günden güne artar. Haydi kadınlar, elinizin hamuruyla kasanın başına!* Bu gaye ile faaliyete geçen STkKlardan ikisi Türkiye Kadın Girişimciler Derneği- KAGİDER- (http://www.kagider.org/ ) ve Turkish Women’s International Network- TurkishWin- ( turkishwin.com )
  • 9.
    www.DinamikKobi.com.tr yi tıklayın,kobilere özel sunduğumuz bilgilerden yararlanın!