EKİM 2014 
10 
SAYI 
MECHANIC DERGİSİ www.mechanic.com.tr Ekim 2014 • Sayı: 10 
VİİZYONER LİİDER 
SERPER GİİRAY 
BİNALAR ŞİMDİ 
YEŞŞİİLLENİİYOR 
ISI PAY ÖLÇERLERDE 
YENİİ NESİİL 
TARİH VE SANAT İÇ İÇE 
MADRİİDʼDE 
DOĞAL EGZERSİZ 
TREKKING
3 
Başyazı 
başyazı 
Merhabalar; 
Gelişen teknoloji ve hızla artan nüfus beraberinde yangın risklerini artırıyor. 
Neredeyse tüm yapılar, özellikle AVM, hastane, otel, yüksek katlı binalar ve metro 
gibi büyük çaplı projeler yangın açısından her zaman risk taşıyor. Ülkemizde son 
10 yılda irili ufaklı yaklaşık 1 milyona yakın yangın meydana geldi, bu yangınlarda yaklaşık 
4 bin insanımız hayatını kaybetti ve 2 milyar TL’yi aşan maddi kayıplar yaşandı. Sadece 
bu rakamlar bile yangının sonuçlarının ne denli büyük olabileceğini gösteriyor. Yangınlarda 
yaşanan can kayıplarının en büyük sebebi ise duman ve zehirli gazlar... Ölümlerin yaklaşık 
yüzde 70‘ine duman zehirlenmesi neden olurken yüzde 60’ı ise yangının çıktığı mahalde 
değil başka bir mahalde gerçekleşiyor. Bu noktada yangın güvenliği sağlayan ürünler 
kullanılması ve bilinç çok önemli. Bu bilincin artmasına yönelik, Mechanic dergisinde çeşitli 
haber ve makalelere ilk sayımızdan itibaren yer veriyoruz. Bu sayımızda da yangın haftası 
nedeniyle yangından korunmaya yönelik haberlere yer verdik. 
Mechanic dergisinde en çok geri dönüş aldığımız okuyucularımızın merakla takip ettiği 
sektöre yön verenlerde, kurulduğu günden beri mekan ik tesisat proje dizaynı konusunda 
yurtiçi ve yurtdışı konfor ve endüstriyel tatbikatlarda uzmanlaşarak sektörün öncü 
firmalarından olan Giray Mühendislik firma sahibi Serper Giray ile geçmişten günümüze bir 
yolculuğa çıktık. 
Günümüzde nefes alan bina tasarımları git gide önem kazanıyor. 22 Ekim tarihinde 
gerçekleştirilecek mimari tasarımda iklimlendirme konferansı ile sektörün lider markaları 
bir araya gelecek. 
Mechanic Dergisi Ekim sayımızda bir yandan sektör ve yeni ürün haberlerine göz 
atarken sektör haberlerinden bunalmaya başladığınız anda tarih ve sanatın iç içe geçtiği 
Madrid’e yolculuğa çıkabilir, doğal egzersiz trekking ile tanışabilir, sağlığınızı tehdit eden 
gürültü ile başa çıkma tüyoları alabilir, ekim ayının tadını çıkarmanızı sağlayacak hayata 
dair sayfalarımızda konser, sinema, kitap etkinliklerine göz atabilir, eğlenceli zeka soruları 
ile tebessüm edebilirsiniz. 
Sizin için hazırladığımız yeni sayımızı keyifle okumanızı diliyor, tüm okuyucularımızın 
kurban bayramını tebrik ediyor, bir sonraki sayımızda tekrar görüşmeyi umuyoruz. 
Genel Yayın Yönetmeni 
Makina Mühendisi
18 içindekiler 
4 
06 Bosch Termoteknik Manisa 
Fabrikası’na BES ödülü 
08 TA Hydronics, artık 
IMI Hydronic Engineering 
10 Grundfos eğitimlerine devam ediyor 
12 Hilti 4 saate kadar yangın, gaz ve 
duman yalıtımı sağlıyor 
MECHANIC 
Yıl: 1 Sayı: 10 
DEKOMEDYA A.Ş ADINA 
İmtiyaz Sahibi 
EVREN DEMİRCİ 
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü 
Genel Yayın Yönetmeni 
EVREN DEMİRCİ 
Teknik Danışmanlar 
CEVAT TANRIÖVER, ZÜHTÜ FERAH 
Yayın Danışmanı 
EMİNE BANKOĞLU 
Yeşil Bina Danışmanı 
CEMİL YAMAN 
Leed Faculty, Breeam Assesor 
Genel Koordinatör 
ÖZGÜR PARLAK 
Yayın Koordinatörü 
ASUMAN DEMİRCİ 
Yayın ve Web Editörü 
HAKAN ARSLAN 
hakan@dekomedya.com 
Görsel Yönetmen 
ÖZGÜ URAL 
Reklam Müdürü 
SELÇUK BENLİ 
selcuk@dekomedya.com 
Müşteri İlişkileri 
İREM KALENDER 
irem@dekomedya.com 
Katkıda Bulunanlar 
SELCEN PARLAK, GENCAY 
TATLIDAMAK, EVREN UYGUR, 
ONUR ŞAHİN, EMRE ÖZMEN, 
SMMM HASAN KARAGÖZ, AV.MURAT 
BİLİR, SERDAR AYDIN, ÖZLEM 
YASMUT 
Yönetim Yeri 
Deko Medya A.Ş. 
Vişnezade Mah. Prof. Dr. Alaattin Yavaşça 
Sok. Efe Apt. No:6 D:4 Akaretler 
34353 Beşiktaş / İSTANBUL 
Tel: (0212) 327 50 40 
Faks:(0212) 327 50 20 
www.mechanic.com.tr 
info@mechanic.com.tr 
Yayın Türü 
Yaygın Süreli 
Baskı - Cilt 
Fabrika Basım Tic. Ltd. Şti. 
İnönü Cd. No:74/A 
Mahmutbey-Bağcılar-İstanbul 
Tel: 0212 294 38 00 
Dağıtım 
Etkin Dağıtım ve Nak. Oto Kir. 
Hiz. Paz. Tic. Ltd. Şti 
Eski Büyükdere cd. Yamaç sk. No.1 4. 
Levent – İstanbul Tel: 0212 282 40 04 
Mechanic Dergisi aylık olarak yayımlanan bedelsiz süreli bir 
yayın organıdır. Mechanic Dergisi, basın-meslek ilkelerine 
uymaya söz vermiştir. Dergide yer alan yazı ve fotoğraflar 
kaynak gösterilerek kullanılabilir. 
10 
16 Standart pompa Türk sanayi 
sektörünün temsilcileri ile buluştu 
18 Mechanic tesisatta sistem seçimi 
kilit rol oynar 
22 Havasızlık öğrenci ve öğretmenlerin 
okuldaki başarısını etkiliyor 
26 DAF Enerji Cumhuriyetin 100.yılına 
hazırlanıyor 
28 İstanbul Sanayi Odası’nda 
enerji verimliliği ve finansman 
yönetimleri eğitimleri yapıldı 
30 Frankishe’den çok katmanlı 
kompozit borular 
34 Würth multi çok amaçlı sprey 
36 Sikla Framo 80 ile 
kaynak işçiliğine son 
38 Alarko Carrier, enerji tasarruflu 
kombileriyle evleri ısıtacak 
40 Isı pay ölçerlerde yeni nesil 
42 Yeni nesil Bosch yoğuşmalı kombi 
ile yakıttan tasarruf edin 
44 Lowara’dan yeni nesil ıslak rotorlu 
sirkülasyon pompaları: Ecocirc XL
22 REKLAM DİZİNİ REKLAM DIZINI 
5 
30 
74 
76 
78 
46 TROX Smart Beam ile tasarım 
teknolojiyle buluşuyor 
48 SFA Sanihydro WC öğütücüleri 
50 Simflex’ten aşınmaya dayanıklı 
endüstriyel hortumlar 
52 İngiltere’de 6 sigma ile üretilen 
Lotus Kombi Türkiye’de 
54 DVM PRO VRF tasarım yazılımı 
60 Teknoklima sektörde fark 
yaratmaya devam ediyor 
66 FORM’dan yüksek verimli yeni 
nesil Mitsubishi Heavy VRF 
cihazları semineri 
68 İSKİD’den nefes alan binalar için 
konferans 
70 Nemlendirme sistemlerinin 
yeşil bina konseptine uygun 
tasarlanması 
72 Binalar şimdi yeşilleniyor 
74 Tarih ve sanat iç içe Madrid’de 
76 Doğal egzersiz: Trekking 
78 Gürültü sağlığı tehdit ediyor 
80 Hayata Dair 
83 Eğlenceli Zeka Soruları 
67 AIRONN 
13 AIRPLUS 
33 AKCOR 
53 ALTERM 
7 ARÇELİK 
55 ARI YANGIN 
61 ATLAS 
71 CİVA 
39 DAF ENERJİ 
29 DAİKİN 
23 DEKO GROUP 
2 DUYAR 
35 EBITT 
17 FETAŞ 
49 GIACOMINI - UNIVAL 
25 INVENT-TR 
A.K.İ. IŞIK ENDÜSTRİYEL-FRESE 
73 İKLİMLENDİRME 
KONFERANSI 
11 JOHNSON CONTROLS 
37 LOWARA 
27 MAS-DAF 
A.K. MITSUBISHI ELECTRIC 
51 NORM KELEPÇE 
63 PREIS - AYDIN GROUP 
69 PROKONTROL 
45 REHAU 
Ö.K.İ - 1 RES 
31 SONDEX - TANPERA 
9 IMI HYDRONIC 
ENGINEERING 
65 TEKNOGEN 
59 THERMOFLEX 
84 ÜÇAY MÜHENDİSLİK 
47 ÜNTES 
57 VENTAS 
43 VİCTAULİC 
15 VİZYON MEKANİK 
41 YILMAZ SOĞUTMA
Haberler 
Bosch Termoteknik 
Manisa Fabrikası’na BES ödülü 
Bosch Termoteknik, Bosch Grubu’nun mükemmel içerik odaklı iş ve liderlik için verdiği 
BES Ödülü’nün sahibi oldu. Bosch Termoteknik Manisa Fabrikası, beş farklı ülkede, 
altı geliştirme ve üretim lokasyonu bulunan Bosch Termoteknik’in ana test merkezi 
konumunda Manisa’da bulunan Bosch Termoteknik Fabrikası, 2011 yılından bu yana aldığı 
birçok ödülün yanı sıra, Mart 2014’te tüm dünyada faaliyet gösteren Bosch Termoteknik iş 
kolu fabrikaları arasında en iyi fabrika seçilmişti. 
BOSCH Termoteknik, iki yılda bir 
gerçekleştirilen ve Bosch Grubu’nun ürün 
mühendisliği içinde mükemmel içerik 
odaklı iş ve liderliği ile ödüllendirdiği 
BES (Bosch Ürün Mühendisliği Sistemi) 
ödülünün sahibi oldu. Bu ödül ile 
Bosch, Ürün Geliştirme takımlarını, 
BES geliştirme süreçlerinin başarılı 
uygulamalarını ve aynı zamanda 
içerik odaklı iş ve liderlik konularındaki 
başarısını ödüllendiriyor. Bosch 
Termoteknik Manisa Ar-Ge Merkezi bu 
ödülü, standart test prosedürlerinin, 
tasarım ve ürün geliştirme yönergelerinin 
oluşturulmasının sonucunda ürün 
güvenirliği doğrulama konularında ki 
bilginin oluşturulmasıyla elde etti. 
Ödülü Bosch Grubu CEO’su 
Volkmar Denner takdim etti 
Bosch Termoteknik Kombi Ürün 
Güvenirliği Direktörü Peter Englich, 
Bosch Termoteknik Kombi Ürün 
Güvenirliği Uzmanı George Bennet 
ve Bosch Termoteknik Kombi Ürün 
Geliştirme Direktörü Jean Pierre Hathout 
mükemmelik ödülünü Bosch Grubu 
CEO’su Volkmar Denner’in elinden aldı. 
Altı Üretim Merkezi’nin testleri 
Manisa’da yapılıyor 
Bosch Termoteknik tarafından üretilen 
duvar tipi kombiler için, beş ülkede, altı 
geliştirme ve üretim merkezi faaliyette 
bulunuyor. Ömür ve dayanım testleri için 
ana merkez olarak konumlanan Bosch 
Termoteknik Manisa Fabrikası, tüm bu 
üretim lokasyonlarını destekleyen ve 
Bosch Termoteknik’in strateji haritasında 
6 
bulunan tüm kombi, sistem, alt-sistem 
ve komponentler için onaylama yetkisi 
bulunan yetkinlik merkezi haline geldi. 
Manisa Fabrikası ömür ve dayanım onay 
laboratuarları için yaklaşık 1 milyon 
Avro’luk yatırım yapıldı. 
Bu test merkezi ile Bosch Termoteknik 
Manisa Fabrikası, güvenilir tasarımlar 
konusunda kendini üst seviyelere 
taşırken potansiyel problemleri önceden 
belirleyerek ürün pazara sürülmeden önce 
çözüme ulaştırıyor. 
Manisa Fabrikası ard arda 
ödüllendiriliyor 
Bosch Termoteknik Türkiye, aldığı 
ödüllerle yıllardır global Bosch dünyasında 
ön plana çıkıyor. 2011 yılında, Bosch 
Termoteknik Fabrikaları arasında “En 
İyi Fabrika”, 2012 yılında ise, “Sevkiyat 
ve Maliyet Konusunda En İyi İlerleme 
Gösteren Fabrika” seçilen Manisa 
Fabrikası, 2013 yılında tekrar “En İyi” 
ve “En Yüksek Ciro Büyümesi Elde 
Eden” fabrika seçilerek ulaştığı noktayı 
kanıtladı. Termoteknik Türkiye, ayrıca 
2013’de gösterdiği satış büyümesi 
ile global arenada 2013 yılı Bosch 
Termoteknik Global değerlendirmesinde 
Satış Büyümesi Ödülü – Altın Kategori 
(Sales Growth Award Gold 2013) almaya 
hak kazandı. Bosch Termoteknik Türkiye, 
2013’te aldığı ödüllere, Satış Sonrası 
Hizmetler Departmanı’nın, 80 ülke 
arasından sıyrılarak aldığı “En İyi Servis 
Organizasyonu” ödülüyle devam etti. 
Ayrıca 2014 yılı Nisan ayında Manisa 
AR-GE Merkezi, kendi sektöründe en iyi 
AR-GE Merkezi ödülünü Bilim Sanayi ve 
Teknoloji Bakanlığı’ndan aldı.
Haberler 
TA Hydronics, artık 
IMI Hydronic Engineering 
TA Hydronics, IMI grubunun bir parçası olarak, tüm IMI bünyesinde gerçekleşen küresel 
değişimle, IMI Hydronic Engineering ismiyle ve görsel kimliğiyle yenileniyor 
2011 YILINDAN bu yana, 3 ana markası olan Pneumatex, 
TA ve Heimeier’i biraraya getiren TA Hydronics, artık IMI 
Hydronic Engineering ile yer değiştiriyor. IMI Hydronic 
Engineering, kullanıcıları için ısıtma, soğutma ve havalandırma 
sistemlerini optimize edecek, doğru konfor şartlarını 
doğru enerji maliyetleri ile sağlayacak ürün ve hizmetleri 
oluşturmalarına izin veren çözümler geliştirmek için yenilikçi 
misyonunu sürdürüyor. Pneumatex, TA ve Heimeier markaları, 
basınçlandırma ve su kalitesi, balanslama v e kontrol ile 
termostatik kontrol alanlarındaki uzmanlığını gösterecek 
şekilde, yenilenmeye devam ediyor. 
TA Hydronics ismini ve görsel kimliğini neden 
şimdi değiştiriyor? 
Ocak 2014’ten bu yana, IMI Plc.’nin (Londra Borsa’sında FTSE 
100 endeksinde yer almaktadır) yeni CEO’su Mark Selway, 
8 
grubun gelişiminde yeni bir dönemi başlattı. Hedefleri; IMI ve 
divizyonlarını, akış kontrolü alanına odaklanmış bir mühendislik 
firması olma yönünde geliştirmek. Yeni görsel kimlikleri, 
bu değişimlerin ve grup kimliklerinin kuvvetlenmesinin bir 
ifadesidir. 
Hizmetlerde, yenilikçilik ve ürün kalitesinde hiçbir değişim 
yaşamadan, projelerine destek vermeye ve hidronik bilgilerini 
sunmaya devam edecekler. Önümüzdeki aylarda internet sitesi, 
paketlemeleri ve teknik dokümanları bu değişim çerçevesinde 
yenilenecek. Görsel kimlikleri ve firma ismi değişse bile, ürüne 
ve insan unsurlarına verdikleri değer esas kalacak. 
Firma ismi, çoktan IMI Hidronik Mühendislik İklimlendirme 
Sistemleri Ltd. Şti. olarak değişti bile. 
Yeni görsel kimliğimiz ve onunla birlikte gelecek olumlu 
değişiklikler sayesinde, pazara yenilikçi ürün ve hizmetler 
sunma kabiliyetimizin artacağına ve Pneumatex, TA ve 
Heimeier’in bilinen yüksek ürün kalitesini sürdüreceğine eminiz.
Haberler 
Grundfos eğitimlerine devam ediyor 
EGE Bölgesi’nde 9 Eylül Üniversitesi ile başlayan 
eğitimler, Uşak MMO’da ve Keskinoğlu’nda verilen 
eğitimlerle devam etti. Uşak MMO’da gerçekleştirilen 
“Yeni EUP yasası ve enerji verimliliği” eğitimine 25 
kişi katıldı. Uşak MMO İl Yürütme Kurulu Başkanı 
Ozan Bayık, katılımcıların aldıkları eğitimden oldukça 
memnun kaldıklarını belirtti. Keskinoğlu’nda verilen 
eğitime, firmanın bakım, üretim ve satın alma 
bölümlerinden 50 kişi katıldı. Pompalarda hidrolik 
yapılar, enerji verimliliği ve EUP yasalarını içeren 
eğitime katılımcıların ilgisi büyüktü. Eğitim sonunda 
yapılan testi başarı ile tamamlayan katılımcılar 
memnuniyetlerini dile getirdiler. Ayrıca, Grundfos 
tarafından fabrikalarında sergilenmek üzere temin 
edilen kesit pompalar ile Keskinoğlu çalışanları 
öğrendiklerini gözlemleme fırsatını yakaladılar. 
10 
Grundfos Ege Bölge Müdürü Ahmet Demir, 
eğitimlerin hızla devam edeceğini ve bölgedeki EUP 
bilincini artırmaya kararlı olduklarını belirtti. 
Başakşehir 
Fatih Terim 
Stadyumu’nun 
iklimlendirme de tercihi: 
Mitsubishi 
Heavy VRF 
Klima Sistemleri 
İstanbul’un yeni modern spor tesislerinden biri 
olan Başakşehir Fatih Terim Stadyumu’nun tüm 
mağazalarında ısıtma-soğutma ihtiyacı, Mitsubishi 
Heavy Industries VRF Klima sistemleri ile sağlanıyor. 
FORM VRF Sistemleri’nin uygulamasını yaptığı Başakşehir Fatih Terim 
Stadyumu mağazalarında ısıtma ve soğutma sistemi için, toplamda 506 
kW’lık 33 adet mini VRF dış ünite ve 102 adet kaset tipi iç ünite kullanılıyor. 
160.000 metrekare alan üzerine kurulu, 18.500 seyirci kapasiteli, 
UEFA ve FIFA standartlarında tasarlanan stadyumda, 34 yatak odalı 
kamp tesisinin yanı sıra 3 adet nizami antrenman sahası yer alıyor. Stat 
kompleksi içinde ayrıca 350 araçlık kapalı ve bin 300 araçlık açık otopark 
bulunuyor. 31 adet sosyal ticaret alanına sahip Başakşehir Stadı, kamp ve 
antrenman tesisleriyle bir arada planlanmış stadyum olma özelliği taşıyor. 
Sistem nasıl işliyor? 
Başakşehir Fatih Terim Stadyumu’nda kullanılan Mitsubishi Heavy 
Industries VRF klima sistemleri; tek dış ünitenin, birden fazla bağımsız iç 
ünitelere bağlanmasıyla her mağazanın birbirinden bağımsız olarak arzu 
edilen ısıtma, soğutma ve havalandırma konfor şartlarını sağlıyor. Çift 
inverter teknolojisine sahip dış üniteler ile kısmi kullanımlarda minimum 
elektrik tüketimiyle istenilen konfor daha hızlı bir şekilde elde edilebiliyor. 
Form VRF Sistemleri A.Ş.’nin Türkiye’de tek yetkili distribütörü olduğu 
Mitsubishi Heavy Industries VRF klima sistemleri, dayanıklılığı, yüksek enerji 
verimliliği, sessiz ve her mimariye uygun iç üniteleri ile otel, iş merkezi, 
rezidans, konut, hastane, okul projelerinde tercih ediliyor.
Yangın 
pasif yangın durdurucu ürünler 
4 saate kadar yangın, gaz ve 
duman yalıtımı sağlıyor 
Gelişen teknoloji ve hızla artan nüfus beraberinde yangın risklerini artırıyor. Neredeyse 
tüm yapılar, özellikle AVM, hastane, otel, yüksek katlı binalar ve metro gibi büyük çaplı 
projeler yangın açısından her zaman risk taşıyor. 
12 
ÜLKEMİZDE son 10 yılda irili ufaklı yaklaşık 
1 milyona yakın yangın meydana geldi, bu 
yangınlarda yaklaşık 4 bin insanımız hayatını 
kaybetti ve 2 milyar TL’yi aşan maddi kayıplar 
yaşandı. Sadece bu rakamlar bile yangının 
sonuçlarının ne denli büyük olabileceğini 
gösteriyor. Yangınlarda yaşanan can kayıplarının 
en büyük sebebi ise duman ve zehirli gazlar... 
Ölümlerin yaklaşık yüzde 70‘ine duman 
zehirlenmesi neden olurken yüzde 60’ı ise 
yangının çıktığı mahalde değil başka bir mahalde 
gerçekleşiyor. Bu noktada yangın güvenliği 
sağlayan ürünler kullanılması ve bilinç çok önemli. 
İnşaat endüstrisinin inovatif markası Hilti, binaların 
yangından korunması hakkında yönetmelik için 
ilgili kurumlar ile çalışmalar gerçekleştirerek 
Türkiye’de yangın bilincinin oluşmasına ve risklerin 
azaltılmasına destek oluyor. Yangın esnasında 
4 saate kadar alev, duman ve zehirli gazların 
yayılmasını ve ısının yükselmesini engelleyen 
pasif yangın durdurucu ürünlerdeki 30 yılı aşkın 
uluslararası tecrübesi ve alanında uzman teknik 
personeli ile öncü bir marka olan Hilti, bu inovatif 
ürünler ile bugüne kadar pek çok ödül de kazandı. 
Olası yangın riski nedenlerinin dikkatli bir 
şekilde değerlendirilmesi ve önlemlerin alınması 
gerektiğine dikkat çekerek yangından korunma 
haftası kapsamında açıklamalarda bulunan Hilti 
Türkiye ve Orta Asya Genel Müdürü Mehmetçik 
Kalay, “Türkiye’de yangınların ve dolayısıyla 
yangından kaynaklanan can ve mal kayıplarının 
en aza indirilmesini amaçlayan ve 2009 yılında 
güncellenen “Binaların Yangından Korunması 
Hakkında Yönetmelik” için ilgili kurumlar ile 
çalışmalar sürdürüyoruz. Hilti Türkiye olarak 
ülkemizde yangın bilincinin oluşması için her türlü 
desteği verdik ve her zaman da vermeye hazırız.” 
dedi.
Yangın 
Hilti ürünleri yangından kaçış 
için zaman kazandırıyor, 
müdahaleye imkan sağlıyor 
Yangınlarda ölümlerin yaklaşık yüzde 
70’inin duman zehirlenmelerinden, yüzde 
60’ının ise yangının çıktığı mahalde 
değil başka bir mahalde gerçekleştiğine 
dikkat çeken Mehmetçik Kalay, Hilti 
Pasif Yangın Durdurucu ürünlerin 
yangını bir bölgeye hapsederek yangının 
yayılmasını ve büyümesini engellerken 
aynı zamanda alev, duman ve zehirli gaz 
yalıtımını da sağladığını belirtti. Kalay, 
bu sayede insanların kaçması için zaman 
kazandırıldığını ve yangına müdahele 
edilmesine imkan sağlandığını vurguladı. 
Yangınların yüzde 65’i elektrik 
ve mekanik tesisattan 
kaynaklanıyor 
Afet ve Acil Durum Yönetimi 
Başkanlığı’nın (AFAD) verilerine göre 
yangınların yüzde 65’inin elektrik ve 
mekanik tesisatlardan kaynaklandığını 
hatırlatan Kalay, Hilti pasif yangın 
durdurucuların ağırlıklı olarak yapılardaki 
elektrik ve mekanik geçişlerin 
yalıtılmasında kullanıldığını belirtti. 
Kalay, bu ürünlerin ayrıca duvar-tavan 
birleşimleri, dilatasyonlar ve giydirme 
14 
Hilti, 2013 yılında Ar-Ge 
çalışmalarına yaklaşık 
440 milyon TL yatırım yaptı 
Hilti’nin 2013 yılında Ar-Ge çalışmalarına 
189 milyon İsviçre Frangı (CHF) (yaklaşık 
440 milyon TL) yatırım yaptığını ve 
bu yatırımı her yıl yüzde 5 oranında 
artırmayı planladığını ifade eden Kalay, 
“Kullanıcı sağlığı ve güvenliğini korumak 
için durmaksızın yeni teknolojiler 
geliştiriyoruz. Hilti, her yıl ortalama 30 
ürün lansmanı yapıyor ve satışlarının 
yüzde 30’unu yeni ürünlerinden sağlıyor. 
35 bin nüfuslu Lihtenştayn Prensliği’nde, 
1941 yılında küçük bir aile şirketi olarak 
kurulup bugün 21 bin çalışanı olan 
global bir marka haline gelen Hilti’nin bu 
başarısının altında inovasyon yatıyor.” 
açıklamasında bulundu. 
Yapının her alanında yangına 
“DUR” diyen bir Hilti ürünü var 
Hilti’nin yangın durdurucu özelliğe sahip 
ürünleri yapının her alanına ve ihtiyacına 
cevap veriyor. Mastikler, spreyler, köpükler, 
kelepçeler, sargılar, bandajlar, boyalar, 
yastıklar, harçlar, macunlar ve kablo 
koruma boyası Hilti’nin yangına “DUR” 
diyen diğer ürünleri arasında yer alıyor. 
cephe-döşeme birleşimleri gibi yangının 
yayılma riski olan bölgelerde de 
kullanıldığını ifade etti. 
Hilti yangın yalıtım ürünleri 
ödülleri topluyor 
Marka taahhüdü Hilti üstün performans, 
üstün dayanıklılık olan Hilti’nin ürün gamı 
içerisinde yapıların farklı bölümleri ve 
geçişleri için 8 farklı sınıfta, 31 adet 
yangın durdurucu ürüne sahip olduğunu 
söyleyen Kalay, “Niteliklerinin yanı sıra 
uygulama kolaylığıyla da fark yaratan 
Hilti yangın yalıtım ürünleri 2010 yılından 
bu yana alanının önemli ödüllerine sahip 
oluyor. Bu ödüllerden sonuncusunu ise 
Hilti yangın durdurucu esnek tuğla ürünü 
aldı. Kullanıma hazır, yangın anında 
genleşerek 4 saate kadar yangın, duman 
ve ısı dayanımı sağlayan ve patenti 
Hilti’de bulunan bir inovasyon ürünü olan 
Esnek Tuğla, bu yıl 11.’si düzenlenen 
Yalıtım Sektörü Başarı Ödülleri’nde En 
İyi Yangın Yalıtım Ürünü 2013 Ödülü’nün 
sahibi oldu. Ayrıca Hilti, 2012 yılında 
Yangın Durdurucu Derz Dolgu Spreyi ile 
Yılın En iyi Çatı ve Cephe Malzemeleri 
Ödülü’nü, 2011 yılında ise Yangın 
Durdurucu Manşon ile Yılın En İyi Yalıtım 
Ödülü’nü aldı. ” şeklinde konuştu. 
Oventrop Türkiye’nin yeni genel müdürü 
Osman Doğru oldu 
On yılı aşkın süredir Türkiye’de faaliyette olan Oventrop,uzun yıllardır Samsung’da görev 
yapan Osman Doğru ile el sıkıştı. Türkiye Genel müdürü olarak göreve başlayan Doğru 
bundan böyle Türkiye’deki projelerde Oventrop ürünlerinin daha fazla tercih edilmesi için 
gerekli çalışmalara hız vereceklerini açıkladı. Yeniden yapılanma sürecini genç, dinamik ve 
vizyoner bir ekiple hayata geçiren marka,farklı stratejilerle 2015’de atağa kalkacak. 
Tarihçesi 1851’li yıllarına dayanan firma; Arnold Oventrop tarafından Almanya’da 
kuruldu. Aradan geçen 160 yıl boyunca gelişmeye ve büyümeye devam eden Oventrop, 
günümüzde konut teknolojisi alanında, Avrupa’nın önde gelen armatür, regülatör 
ve sistem üreticilerinden biri. Almanya’da Olsberg ve Brilon bölgesindeki iki büyük 
fabrikasında üretim yapan Oventrop, kendisini toptancıların, tesisatçıların, projecilerin ve 
sanayinin çözüm ortağı olarak görüyor. Oventrop’un hedefi, pazardaki partnerlerine uzun 
vadede yüksek fayda sunabilmek.
15
Haberler 
’a şikayet yönetiminde 
sektöründe birincilik ödülü 
İklimlendirme sektörünün öncülerinden olan Vaillant, şikayet yönetiminde de rakiplerini 
geride bıraktı. İnteraktif Pazarlama Zirvesi kapsamında düzenlenen “A.L.F.A. Awards” 
töreninde Vaillant, iklimlendirme sektöründe birincilik ödülüne layık görüldü. 
TÜRKİYE’DE online şikâyet yönetimi 
konusunda düzenlenen ilk yarışma 
olan “A.L.F.A. Awards” töreninde 
Vaillant, şikayetlerin hızlı bir şekilde 
değerlendirilip yanıtlanması ve 
çözüme kavuşturulmasındaki yüksek 
performansıyla iklimlendirme sektöründe 
birincilik ödülüne layık görüldü. 11 
Eylül Perşembe günü Swissotel The 
Bosphorus’ta gerçekleştirilen törende 
ödülü Vaillant adına Vaillant Group 
Türkiye Satış Sonrası Hizmetler Direktörü 
Hakan Yıldız aldı. 
16 
10 farklı sektörde faaliyet gösteren 
250’den fazla marka arasında, 
şikayet yönetimini en başarılı şekilde 
gerçekleştiren markalar ödüllendirildi. 
Şikayet yönetiminde daha önce birçok 
başarı elde eden Vaillant, müşteri 
şikayetlerine hızlı ve etkili şekilde çözüm 
sunma konusunda www.sikayetvar.com’un 
yaptığı değerlendirmelerde 2011 yılından 
itibaren kendi sektöründe üst üste 1’inci 
olan ilk ve tek firma olma başarısına da 
sahip. Müşteri şikayet lerine firma olarak 
son derece önem verdiklerini belirten 
Hakan Yıldız, bu amaçla 1998 yılında 
Vaillant Şikayet Yönetim Birimi’ni devreye 
soktuklarını söyledi. 
Standart Pompa, Türk sanayi sektörünün 
temsilcileri ile buluştu 
STANDART Pompa, Türk sanayi sektörünün temsilcilerini 
İstanbul’da ağırlamak için bir hafta sonu programı hazırladı. 
Adana, Batman ve Gaziantep’ten gelen katılımcılar kurumsal 
tanıtım ve teknik konularda eğitim alırken kültürel olarak 
zengin programla İstanbul’un tadını çıkardılar. 
12-14 Eylül’de bir araya gelen Türkiye’nin önde 
gelen sanayi kuruluşlarının temsilcileri hafta sonuna 
Standart Pompa’nın Ümraniye’deki fabrikasına gezi ile 
başladı. Pazarlama Yöneticisi Hamdi Nadir Tural yaptığı 
konuşmada Standart Pompa’nın ilk yerli pompa üreticisi 
olarak tecrübelendiği başarı serüvenini ve son dönemde 
üretim gamındaki geliştirme çalışmalarını anlattı. Standart 
Pompa’nın yeni nesil ürünleriyle petrokimya, enerji ve akıllı 
bina sistemleri gibi farklı sektörlere de açıldığının altını 
çizerken; ürün grupları, araştırma-geliştirme projeleri ve 
referans uygulamalar hakkında bilgi verdi. AR-GE müdürü E. 
Cezmi Nurşen’in dünyada enerji kullanımı ve enerji verimliliği 
hakkında yaptığı konuşma, Standart Pompa’nın enerji 
tasarrufu sağlayan ürünlerine yaptığı yatırımın önemini bir 
kere daha hatırlattı. Katılımcıların soru cevapları ve kendi 
aralarında da yaptıkları sohbetlerle verimli geçen toplantı, 
ertesi günkü dinamik kültürel program ile daha da pekişti.
17
Söyleşi 
Serper Giray 
Giray Mühendislik 
firma sahibi 
18 
“Elimde 
sihirli bir güç 
olsa Ashrea 
kitaplarında 
ülkem 
insanlarının 
da isimlerini 
görmek 
isterdim.”
19 
Kurulduğu günden beri mekanik tesisat proje dizaynı konusunda yurƟ çi ve 
yurtdışı konfor ve endüstriyel tatbikatlarda uzmanlaşarak sektörün öncü 
fi rmalarından olan Giray Mühendislik fi rma sahibi Serper Giray ile geçmişten 
günümüze bir yolculuğa çıkƨ k. Tasarımcılığın dünü-bugünü ve önemli 
projeleri hakkında sohbet eƫ k. Keyifl e okumanızı diliyoruz. 
Mechanic tesisatta 
sistem seçimi kilit 
rol oynar 
Kısaca kendinizden bahseder misiniz? 
1940 Üsküdar Burhaniye doğumluyum. Babam subay 
olduğu için Türkiye’nin her tarafında bulundum. İlkokulu 
Bolayır’da, Kars’ta, Kartal’da, ortaokulu Kars, Pendik, 
Üsküdar’da okudum. İlkokul’da 5 yer, ortaokul’da 3 yer. 
Nihayet liseyi tek bir yerde, Haydarpaşa Lisesi’nde 
tamamladım. Bu göçebe hayatının iyi tarafı Türkiye 
coğrafyasını ve iklimini ve insanlarını yaşayarak tanımam 
oldu. Üniversite için Robert Kolej’in sınavlarına girdim. 
Mezuniyetten sonra askerliğimi tamamlayıp 1966 yılında 
Tokar şirketinde klima konusunda yetişmek üzere işe 
başladım. 
Bana ilk gün “Klimada ısı kazancı hesabı nasıl yapılır” 
kitabı’nın 1. kısmını verdiler, bunu oku dediler. Sektördeki 
çalışma hayatıma bu şekilde başlamış oldum. Todori 
Karakaş’ın kurduğu bu firmada, sektördeki birçok değerli 
isim çalışmıştır. Engin Kenber, Üzeyir Garih, Ahmet 
Özköseoğlu ve daha kimler kimler. Klima konusunu 
öğrenmemde iki büyük şansım oldu. Birincisi mükemmel 
tecrübeli mühendisler olan patronlarım Samim Arduman 
ve Kamil Öztop ikincisi ise Carrier literatürleri. Burada 
çalışırken hem proje hem de tatbikatını yapardık. Teori ve 
pratiği aynı zamanda yapma kazancımız oldu. İlk önemli 
işim İstanbul Ticaret Odası’nın Haliç kıyısındaki ( Ticaret 
Sarayı ) binasının tatbikatını yapmak oldu. Çıraklık devresini 
böylece atlattım. 
Özetle,1966-72 yıllarında Tokar’da sonra bir yıl 
Intercontinental projesi için Selnikel’de ve 1973-78 yılları 
arasında Entes’te çalıştım. 1979 yılında ise kendi firmamı 
kurdum ve bugüne kadar devam ettik, ediyoruz. 
Tasarımcılığın dünü ile bugününü karşılaştırır 
mısınız? 
Bugünü dün ile karşılaştırdığımda çok ilerideyiz. Bu yere 
gelmemizde bilgisayar yaygınlaşıp proje hizmetine girmesi 
ve malzeme satıcılarının katkısı çok olmuştur. 1966’da 
işe başladığımda ısı kazancı hesaplarının nasıl yapılacağı 
ile tasarımcılığa merhaba dediğimizi söylemiştim. 1982 
yılında ilk defa bilgisayar yardımı ile TC. Riyad Büyük
Söyleşi 
20 
Elçilik Binası hesaplarını yaptık. Bu vakte kadar 
16 yıl içinde takriben 6000 sayfalık el ile yapılan 
hesaplarım oldu. Bu çok meşakkatli bir iştir. Ancak 
şunu da söylemeliyim ki bilgisayarı kullanmadan 
evvel bilmeniz gereken, hesap şeklinin mantığı ve 
mekanizmasıdır. Bundan dolayı genç mühendislere 
hep elle hesap yapmayı bilin ama yapmayın derim. 
Programların ücretsiz olarak bazı firmalarca 
dağıtımı, ki çok iyi oldu, 1982 sonrası sektörde bir 
patlama yarattı. 1992 yılında Türkiye’de ilk defa 
bilgisayar ile çizim’e başladık. Bilgisayarın burada 
da devreye girmesi sektör için ikinci bir gelişme 
yarattı. 2006 yılında da 3D olarak bir otel projesinin 
tamamını yaptık. Fakat 3D çizimin sektörde 
yaygınlaşması 2010 yılı sonrası yeni programlar ve 
çok daha güçlü bilgisayarlar ile oldu. İnanıyorum 
ki bu olay sektörün daha da iyi bir yere gelmesini 
sağlayacaktır. Ayrıca mekanik tesisat dergilerinin 
yenilikler ile ilgili yayınları, Ashrae yayınları, 
internetin varlığı, bilgiye günü gününe ulaşılmasını 
sağlamaktadır. 
Bize projelerinizi anlatır mısınız? 
Bir değil birkaç sevdiğim projeden bahsedeyim. 
Taksim meydanındaki, Hotel Intercontinental 
İstanbul Projesi, bugünkü The Marmara 1973 
senesinde tamamlandı. O tarihte İstanbul’da Hilton, 
yaptığımız Intercontinental, bununla aynı tarihte 
biten Sheraton, Ankara’da Büyük Ankara Oteli, 
İzmir’de İzmir Efes Oteli Türkiye’nin beş yıldızlı 
otellerdi. 
Bu ilkler beş yıldızlı klasik otel dizaynında daha 
sonraki tatbikatlara örnek olmuşlardır. 1970’li 
yıllarda İstanbul elektrik kısıntıları ve kesilmeleri 
sıkça görüldüğü için ve o tarihlerde jenaratör 
kapasitelerinin sınırlı olması, Intercontinental’in 
soğutucularının absorbsiyon cihazı olarak 
seçilmesine neden oldu. Absorbsiyon cihazları yirmi 
yıl kadar hizmet verdikten sonra santrifüjlü cihazlarla 
değiştirildi. Otel otomatik kontrol sistemi pnömatik 
olarak yapıldı. Sonraki yıllarda elektronik kontrol çıkıp 
yaygınlaştığında benim bu sisteme adapte olmam 
çok kolay oldu, çünkü elektronik kontrolünün esası ve 
mantığı pnömatik kontrole dayanmaktadır. 
Diğer bir proje 1986 yılında yaptığım Galleria 
Ataköy Alışveriş merkezidir. Bu tesis Türkiye’nin 
ilk alışveriş merkezi olmuştur. Böylece Türkiye’de 
alışveriş merkezi tabiri ile tanışmış olduk. Bu 
dizaynda seçilen VAV sistemi de Türkiye’nin ilk VAV 
tatbikatıdır. Daha sonraki yıllarda VAV sistemi çok 
yaygınlaştı. 
Yaptığım konut proje örnekleri; Kemer Country
21 
muhtelif fazları, Casaba gibi dizaynlar villa tipi 
tatbikatlardır, Şişli Beytem Plaza ise, yüksek bina 
konut tatbikatlarındandır. Seçilen sistemler müşteri 
isteklerini karşılayan, aynı zamanda makul maliyeti 
olan, mühendislik katkılarıyla konfor şartları ve 
düşük enerji sarfiyatları mükemmelleştirilen her bir 
tatbikata uygun sistemler oldu. Mühendisin vazifesi 
de zaten budur. Büyük alanlı süper lüks konut 
tatbikatlarında, genelde çift kanallı VAV sistemleri 
seçildi. 
Anlatmak istediğim son bir proje 73.000 m² 
kapalı alan üzerine kurulu İstanbul Kozyatağı’nda 
AND Ofis Binasıdır. Yapıda dış hava temin eden 
klima santralarında ısı geri kazanım üniteleri 
yanında, soğutucu serpantin etrafında, ilave at 
nalı (horse shoe) üniteleri kullanılarak nem alma 
işlemi daha verimli hale getirilmiş, yaz cihaz çıkış 
havasının sıfır enerji ile son ısıtılması sağlanmıştır. 
Böylece kullanılan terminal ünitelere çok az bir nem 
alma vazifesi kalmıştır ve enerji tasarrufu azami 
değere çıkarılmıştır. Binada %40 enerji tasarrufu 
sağlanmıştır. Gri su, yağmur suyu, HVAC cihazları 
yoğuşma suları’nın toplanıp yeniden kullanılması 
sayesinde toplam su tasarrufu %49 olmuştur. Bina 
LEED Platin sertifikası adayı ve LEED Platin ön 
sertifikasını almış durumdadır.
Haberler 
Havasızlık öğrenci ve öğretmenlerin 
okuldaki başarısını etkiliyor 
Okulların yeni açıldığı bu dönemde aylardır kapalı kalan veya yenilenen, sınıfların 
havalandırılması öğrenci ve öğretmenlerin sağlığı için son derece önem taşıyor. 
KALABALIK sınıflar, kısa teneffüsler 
ve sınıfların havalandırılmaması, 
tavan yüksekliklerinin yetersizliği gibi 
nedenlerle sınıf ve okul ortam havası 
aşırı kirlenmektedir. Dakikada 16-20 defa 
nefes alıp veriyoruz. Saatte 960 ila 1200 
kez olmak üzere günde 23 bin ila 29 bin 
arasında nefes alıp veriyoruz. Çünkü hava 
en temel gereksinimimiz. Hava olmadan 
yaşayamayacağımız için sağlıklı temiz 
havaya ihtiyaç duyuyoruz. 
22 
70 kg ağırlığındaki bir insanın gün 
boyunca 12.500 litre yani 15 kg hava 
soluduğunu belirten AFS Boru Sanayi A.Ş 
Yurtiçi Satış ve Pazarlamadan Sorumlu 
Genel Müdür Yardımcısı Bahadırhan Tari, 
aynı kişinin günde ortalama 2 kg sıvı ve 
1 kg katı gıda tükettiğini hatırlatarak, 
insanın biyolojik varlığını sürdürebilmesi 
için dışarıdan alması gerekenlerin yüzde 
84’ünün sağlıklı temiz hava olduğunu 
vurguladı. Temiz havanın en önemli 
ihtiyacımız olduğunu söyleyen Tari, 
soluduğumuz havanın tükettiğimiz 
gıdalardan daha önemli olduğunun altını 
çizdi. 
‘Sınıflarda temiz hava ihtiyacı 
evlerden 10 Kat daha fazla’ 
Sırası, sandalyesi, masası, boyası 
yenilenen ve uzun süredir kapalı kalan 
sınıfların havalandırılmasının öğrenci 
ve öğretmen sağlığı için çok önemli 
olduğunu söyleyen Tari, “Sınıflar, kalabalık 
olması nedeniyle evlerden 10 kat daha 
fazla temiz hava gerektirir. Parfümler, 
saç spreyleri, mobilya cilaları, halı 
ve iplik boyaları, tutkal, yapıştırıcı ve 
sızdırmazlık malzemeleri, kontraplaklar, 
dolaplar, mobilyalar, tavan ve döşeme 
malzemeleri vb. hayatımızın her anında 
olan malzemelerin içerdiği organik 
bileşenler, kurşun, toz, asbest ve radon 
gibi kirleticilerin sınıf havası içerisindeki 
yoğunluğu sınırlandırılmalıdır. Bu 
da ancak sınıfların mekanik olarak 
havalandırılmasıyla sağlanabilir” dedi. 
‘Sağlıklı ve temiz hava mutluluk 
kaynağı’ 
Sınıflarda karbondioksit seviyesinin 
1000 ppm üzerine çıkmaması 
gerektiğini söyleyen Tari, “ Açık havadaki 
karbondioksit miktarı 400 ppm. Yani 
açık havada milyonda 400 parçacık 
karbondioksit var. Bol, temiz ve sağlıklı 
hava insana huzur ve zindelik verir, mutlu 
eder. Bu nedenle kapalı alanlardaki 
karbondioksit miktarını ne kadar 400 
ppm seviyesine çekebilirsek o kadar iyi 
sonuç elde ederiz.” Sınıflarda taze havanın 
önemine değinen Tari “Sınıflarda kişi başı 
taze hava miktarı saatte 11 m3 ‘ün altına
Haberler 
asla düşmemeli. Ortalama kişi başı taze 
hava miktarı saatte 16 m3 olmalı. İdeal, 
hedeflenmesi gereken taze hava miktarı ise 
saatte 26 m3 olmalı” dedi. 
‘Yaşamımızın 6’da 1’i okulda 
geçiyor’ 
Her öğrenci ilköğretimden üniversiteyi 
bitirinceye kadar okul binaları içinde 
yaklaşık 20 bin saat hava teneffüs 
etmektedir. İnsanların yaşam sürelerinin 
6’da birini okullarda geçirdiklerini ifade eden 
Tari, “ Ülkemizde basık tavanlı, mekanik 
havalandırmasız kalabalık sınıflarda, 
pencerelerin soğuktan açılamadığı soğuk 
kış günlerinde iç hava kalitesi problemleri 
yoğun şekilde yaşanıyor. Öğrencilerin 
bu dönemlerde hastalıklardan dolayı 
devamsızlıkları artmakta, astım ve bronşit 
gibi rahatsızlıklarında artış gözlenmektedir” 
dedi. 
24 
‘İç Hava Kirliliği En Çok Çocukları 
Etkiliyor’ 
Çocukların iç hava kirliliğine karşı 
yetişkinlere kıyasla daha hassas 
olduğundan dolayı okullarda 
havalandırmanın iki kat daha önemli 
olduğunu vurgulayan Tari, “ İç hava 
kalitesine ilişkin önlemlerin alınmaması 
veya yetersizliği karbondioksit oranının 
artmasına neden olur. 1000 ppm üzeri 
karbondioksit, uyku isteği, baş ağrısı ve 
konsantrasyon bozukluğuna neden olur. 
Öğretmenlerin ders anlatma, öğrencilerin 
dersi anlama olanağı ortadan kalkar. 
Sık sık ve uzun süreli 2500 ppm üzeri 
karbondioksit solumak, bırakın ders 
anlatmayı veya anlamayı, çok ağır ve geri 
dönülemez sağlık sorunlarına yol açar. Göz, 
kalp, solunum sistemi, beyin gibi önemli 
organlarımızda kalıcı hasarların oluşumuna 
neden olur” dedi. 
Sınıflar mekanik olarak 
havalandırılmalı 
İç hava kirleticilerine maruz kalan öğrenci ve 
öğretmenlerde konsantrasyon kabiliyetinin 
azaldığına dikkat çekerek, tüm öğrenme ve 
öğretme süreçlerinin zarar görebileceğini 
söyleyen Tari, “ Sınıflar kesinlikle mekanik 
olarak havalandırılmalı. İç hava kalitesi 
problemlerinin en etkili çözümü tüm 
sınıfların ve koridorların mekanik olarak 
havalandırılmasıdır. İyi tasarlanmış ve 
uygulanmış bir mekanik havalandırma 
sistemi sınıflardaki karbondioksit miktarını 
kontrol altına almakla birlikte, diğer 
kirleticilerin olumsuz tesirlerini de ortadan 
kaldırır. Bunun yanında okul idarecilerinin, 
eğitmenlerin, personelinin ve öğrencilerinin 
soluduğumuz hava ve kirleticiler ile iç hava 
kalitesi konusunda uzman kişiler tarafından 
eğitilmesi gereklidir” diyerek sözlerini 
tamamladı. 
KSB pompalar 1962 yılından bu yana 
“White Swan” (Beyaz Kuğu) gemisinde 
hizmet vermeye devam ediyor 
Dünyanın en büyük, deniz üzerindeki müze gemisi, yaklaşık 
10,000 tonaj yük kapasitesine sahip CAP SAN DIEGO 
yaklaşık 50 yıldır Alman pompa üreticisi KSB pompaları 
ile donatılmıştır. Pompalar çeşitli soğutma ve sirkülasyon 
sistemleri ve yangınla mücadele alanlarında çalışmaktadır. 
Bu pompalar KSB’nin Bremen’deki fabrikasında üretilmiştir. 
CAP SAN DIEGO, Hamburger Admiralität vakfına 
aittir ve bu vakıf tarafından finanse edilmektedir. Gemi, 
çekirdek bir kadro ve gönüllü 45 emekli denizci tarafından 
idare edilmektedir. CAP SAN DIEGO 1961/1962 yılları 
arasında Hamburg Süd firması için inşa edilen yüksek 
hızlı ve çoğunlukla Güney Amerika rotasında çalışan altı 
gemisinin kalan son kalesi durumundadır Zarif silueti ve 
beyaz rengi sebebiyle “Beyaz Kuğu” adı verilen gemi şu 
an Hamburg’un en önemli simgelerinden biridir. Gemi 
1988’den bu yana müze olarak kullanılmış ve 2003 
yılında da yüzer otel haline getirilmiştir. 500 yolcuyla 
beraber yılda birkaç kez seyahate çıkan gemi şu anda 
“Überseebrücke” adındaki yüzer şamandırada demirlidir. 
CAP SAN DIEGO Betriebsgesellschaft mbH’nin genel 
a 
AN DIEGO’ l l l 
müdürü Jens Weber, “CAP SAN DIEGO’nun yolcularıyla 
düzenli geziler düzenlediğini ve bu sebeple gemideki 
pompaların güvenilir olması gerektiğini ve bu yüzden KSB 
tercih edildiğini belirterek; pompaların 1962 yılından beri 
çalışmakta olduğunu belirtmiştir. 159.40 metre uzunluğunda 
ve 21.6 knot hızla seyahat edebilen gemi, yolcularına deniz 
teknolojisinin çağlar boyunca nereye geldiğini gözler önüne 
sermektedir. Seyahat sırasında bütün gemiye erişilebilir. KSB, 
bugün de dünya genelinde gemiler ve deniz platformlarını 
güvenilir pompalarıyla donatmaya devam etmektedir. Buna 
en son pompalama teknolojilerinin çalıştığı EUROPA 2 ve 
QUEEN MARY 2 gemileri de dahildir. Buna ek olarak, dünya 
denizlerindeki sıvılaştırılmış gaz tankerlerinin yaklaşık yüzde 
60’ında da KSB’nin kriyojenik vanaları kullanılmaktadır.
Haberler 
DAF Enerji Cumhuriyetin 
100.yılına hazırlanıyor 
DAF Enerji verimliliği alanındaki yatırımlarını bu sene ciddi ölçüde arttırarak ve 
inovasyona verdiği önemle birlikte AR-GE çalışmalarına hız vererek Vadi İstanbul, 
İstanbloom, Horizon gibi önemli projelere imza atmaya devam ediyor. 
26 
DAF Enerji, TÜBİTAK tarafından AR-GE ve 
İnovasyon desteği programı için seçilmiş 
ve PERA Consulting ile çalışmalarına 
başlamıştır. İnovasyona yaklaşımını Avrupa 
Standartları’na taşıyan firma yenilikleriyle 
her zaman tüketicinin yanında olmaya 
devam ediyor. 
Cumhuriyetin 100. yılında dünya 
çapında tercih edilen bir marka olmayı ve 
Türkiye Cumhuriyeti’nin gurur duyduğu, 
tüm dünyaya ihracat yapan bir firma 
konumuna getirmeyi hedefleyen firma, 
ciddi yatırımlarla büyümeye devam ediyor. 
Bugün 102.000 konutta tercih edilen 
DAF Enerji, bundan sonra da hem tasarruf 
hem de güvenli konfor sunan büyük 
projelerde yer almaya devam edecek. 
Geçen yıl başlatmış oldukları yurtdışı 
tanıtımları ve Avrupa’da katıldıkları 
fuarlarda gördükleri yoğun ilgi 
sonucunda firma ilk ihracatını Eylül 
ayında İngiltere’ye gerçekleştirmiş 
ve böylece yurtdışı pazara ilk adımını 
atmıştır. Bunun verdiği heyecan ve 
güçle ihracatlarını arttırmak üzere 
2015 yılında 3 kıtada dünyanın 
en önemli fuarlarına katılarak ses 
getirmeyi hedefliyorlar. AHR EXPO/ 
Amerika, Ecobuild/İngiltere, Aquatherm/ 
Moskova, Interclima/Fransa fuarlarında 
yerlerini alarak, ürünlerini tüm dünyaya 
sergilemeye devam edecekler. 
Ariston Thermo “ATAG Heating”i satın aldı 
Ariston Thermo, büyüme yolculuğuna ATAG Heating’i de bünyesine katarak devam 
ediyor. Ariston Thermo Yürütme Kurulu Başkanı Paolo Merloni, gelişmiş ve gelişmekte 
olan ülke pazarlarında, bu satın almanın önemli bir anlamı olduğunu vurguladı. 
DÜNYANIN ısınma ve su ısıtma alanında lider firmalarından 
biri olan Ariston Thermo, Benelüks ülkeleri ısıtma pazarının 
önemli aktörü ATAG Heating’i satın aldı. Benelüks ülkelerindeki 
seçkin piyasalarında sahip olduğu önemli pozisyon nedeniyle 
güçlü bir aktör olması, en yüksek teknolojiyi kullanması ve 
uyumlu bir ürün çeşitliliğine sahip olması nedeniyle, şirket 
birçok Avrupa ülkesine hizmet veriyor. 
Hem konut hem de sanayi tipi ürünler odaklı bir üretim 
yapan ATAG Heating, hem konut hem de sanayi tipi ürünler 
üretmek üzere 1948 yılında kuruldu. Şirketin merkezi ve 
üretimi Hollanda, Lichtenvoorde’de. ATAG Heating’in 2013 
yılı net geliri 53 milyon Euro. ATAG, konularında oldukça 
ihtisaslaşmış AR- GE ekibiyle ve ileri teknoloji ve yüksek 
verimlilik standartlarıyla karakterize olmuş ürün sunumuyla 
yoğun bir şekilde inovasyona odaklanmıştır. Şirket, 
Hollanda’daki yüksek verimli ve düşük emisyonlu yoğuşmalı 
boylerlerin üretimini gerçekleştiren üretim tesisinde, güçlü ve 
girişimci 170 kişilik yönetim kadrosu tarafından yönetiliyor. 
Konuya ilişkin, Ariston Thermo Yürütme Kurulu Başkanı 
Paolo Merloni “Bu satın alma yoluyla, gelişmiş ülkeler ve 
gelişmekte olan ülkeler pazarlarındaki iç ve dış büyümeye 
dayalı gelişim stratejimizi sürdürüyoruz. ATAG Heating satın 
almasıyla grubumuz, gelirlerini artıracak. Yüksek verim, düşük 
emisyon ve maliyet rekabeti üzerine odaklanan yoğuşma 
teknolojisi platformu, iyi bilinen ve en yüksek kalitede 
konumlanmış bir marka, seçkin piyasalarda güçlü bir duruş 
dışında en önemlisi sağlam, iyi motive olmuş ve girişimci bir 
yönetim ekibidir” şeklinde açıklamada bulundu.
Haberler 
İstanbul Sanayi Odası’nda enerji verimliliği 
ve finansman yöntemleri eğitimi yapıldı 
İSTANBUL Sanayi Odası’nın 2013 – 
2016 çalışma programında yer alan 
hedefleri doğrultusunda sanayide 
enerji verimliliğinin önemine binaen 
ISO Odakule toplantı salonunda 09 
Eylül 2014 Salı günü “Sanayide Enerji 
Verimliliği Uygulamaları ve Finansman 
Yöntemleri” başlıklı bir eğitim VAT Enerji 
A.Ş. tarafından ISO üyelerine verildi. 
Eğitime ISO üyelerinden Kimya, Gıda, 
Tekstil, Metal, Çimento, Döküm, Beyaz 
Eşya v.b. farklı sektörlerden yüksek katılım 
sağlandı. Eğitimde VAT Enerji firması 
adına Altuğ Karataş ve Bayram Akbalık 
ile Özgür Endüstriyel’den Nuri Ceylan 
ve Johnson Control’den Önder Güvenç 
aşağıda belirtilen kapsamda detaylı 
bilgilendirme yapıldı. 
◗ Enerji verimliliği mevzuatı & piyasası 
◗ Enerji maliyetleri değişimi 
◗ Enerji verimliliği potansiyelleri (Isı 
28 
teknolojileri & elektrik teknolojileri) 
◗ Türkiye’deki tesislerde uygulanmış 
enerji verimli örnekleri (Isıtma ve 
soğutma sistemleri, buhar sistemleri-kondenstoplar, 
kondens pompaları, 
flaş buhar v.b.-, atık ısı geri kazanımı 
sistemleri, proses uygulamaları, 
basınçlı hava sistemleri, pompa ve 
fan sistemleri, yalıtım sistemleri) 
◗ Pompalarda ve elektrik motorlarında 
verimlilik 
◗ Aydınlatma sistemlerinde verimlilik 
◗ Enerji verimliliği finansmanı EBRD, 
Turseff, YEGM, KOSGEB, TTGV v.b. 
◗ Enerji tedariği ve enerji 
performansına dayalı tasarruf iş 
modeli 
◗ Enerji yönetimi ve izlenmesi 
◗ Enerji sektörü ve enerji tedarik 
sözleşmeleri ile tarife analizi 
Eğitime katılan üyelerin işletmeleri 
ile ilgili başlıklar kapsamında fikir 
alışverişi yapılarak farklı sektörlerdeki 
benzer enerji prosesleri hususunda bilgi 
alışverişi yapıldı .
Ürün 
FRÄNKISCHE’den 
çok katmanlı kompozit borular 
FRÄNKISCHE bina içi temiz su 
ve ısıtma tesisatında kullanılmak 
üzere aluminyum folyolu çok 
katmanlı kompozit borular (PE-X/ 
Al/PE) sunuyor. Çok katmanlı 
kompozit borular günümüz tesisat 
teknolojisinde Avrupa’da en çok 
tercih edilen malzemeler arasında 
bulunuyor. Bunun sebebi bu 
boruların metal borular ile plastik 
boruların olumlu özelliklerini bir 
araya toplaması olarak açıklanabilir. 
Kısaca değinmek gerekirse, tesisat 
sistemlerinde kullanılan plastik 
borular aşağıdaki avantajları ve 
dezavantajları beraberinde getiriyor: 
Avantajlar Dezavantajlar 
Avantajlar Dezavantajlar 
Form stabil olma Korozyona ve tortu oluşumuna açık 
Çok düşük boyca genleşme katsayısı Ağır 
%100 oksijen geçirmezlik Yüksek fiyatlı 
Metal borular içinse bu listeyi aşağıdaki gibi sıralanabilir: 
Çok katmanlı kompozit borular ise 
iç katmanda yer alan PE-X (çapraz 
bağlı polietilen) hammaddeden 
üretilen akışkan taşıyıcı boru ile plastik 
malzemelerin, orta katmanda yer alan 
aluminyum katman ile de metal boruların 
sahip olduğu avantajları bünyesinde 
toplar. Üstte yer alan PE katman ise 
boruyu korumak amacıyla kullanılır. 
30 
Esnek, bükülebilir olmama 
FRÄNKISCHE alpex çok katmanlı 
kompozit borular 16 – 75 mm‘lik çap 
aralığında sunuluyor. Böylece -binanın 
büyüklüğüne bağlı olarak- tesisatın 
tamamını veya tamamına yakınını 
tek elden çözmek mümkün oluyor. 
Malzemenin aluminyum folyo ile 
kazandığı düşük boyca uzama özelliği, 
özellikle dikey kolon veya toplayıcı yatay 
bodrum hatlarında sehimsiz ve geniş 
kelepçe aralıklı bir uygulamaya imkan 
tanıyor; böylece de temiz, görsel olarak 
düzgün ve ek boyca genleşme önlemleri 
kullanılmadan tesisatlar kurmak mümkün 
oluyor. 
FRÄNKISCHE alpex çok katmanlı 
kompozit borular 10 bar azami işletim 
basıncında, 95 °C azami işletim 
sıcaklığında sürekli olarak kullanılabilir 
özelliktedir. 10 bar işletim basıncı özelliği 
ürünün TS EN 806 ve DIN 1988-200 
uyarınca temiz su tesisatında kullanımına 
müsaade ederken, borunun aluminyum 
folyodan ötürü %100 oksijen geçirmez 
olması sebebiyle de ısıtma tesisatında 
kullanılması mümkün oluyor. 
Basit ve hızlı montaj imkanı 
Tüm ürünlerinde basit ve hızlı montaj 
imkanı yaratmak isteyen FRÄNKISCHE 
alpex borularının bağlantısı için iki farklı 
sistem çözümü sunuyor. İlk sistem 16- 
75 mm çapındaki tüm alpex borular ile 
kullanılabilen ve FRÄNKISCHE’nin 1998 
yılından beri pazarda yer alan alpex-duo 
isimli radyal presli bağlantı sistemi. Bu 
sistemde fittinglerin üzerlerinde yer alan 
Avantajlar Dezavantajlar 
Esnek, bükülebilir Form stabil olmama 
Hafif Oksijen difüzyonuna %100 açık olma 
Korozyon dayanımlı Yüksek boyca genleşme katsayısı 
Düşük fiyat
Ürün 
paslanmaz çelik pres kovanları uygun 
çaptaki pres başlıkları vasıtasıyla boruya 
presleniyor ve bağlantı tamamlanıyor. 
Bağlantı tamamen soğuk olarak 
gerçekleştiriliyor ve hemen basınçla 
yüklenebiliyor. Kullanılan fittingler, 
16 – 63 arası çaplarda üstün sıcak 
su dayanımı, mukavemet ve korozyon 
özelliklerine sahip bir yüksek performans 
polimeri olan PPSU‘dan (polifenol sulfon) 
ve 16 – 75 çapları arasında özellikle 
dişli parçalarda kullanılan TS EN 12164 
uyarınca çinko çözünümüne mukavim 
pirinç malzemeden mamül. Böylece 
hijyenik olarak tamamen sorunsuz, tüm 
Avrupa’da olduğu gibi ülkemizde de 
geçerli olan İnsani Tüketim Amaçlı Sular 
Hakkında Yönetmelik’e uygun kalitede bir 
kullanım suyu sistemini kurmak mümkün 
oluyor. 
32 
FRÄNKISCHE’nin sunduğu ikinci 
bağlantı sistemi ise 16-20-26 mm 
çaplarındaki tüm kompozit borular ile 
kullanılabilen alpex-plus isimli push-fit 
bağlantı tekniği. Bu teknikte ise borular 
ilgili fittinglerin içerisine uygun derinlikte 
itilmek suretiyle ek bir ekipman olmadan 
birbirlerine bağlanıyor. Fittinglerin 
içerisine yerleştirilmiş olan yeşil renkli 
gösterge halkasının görünür olması 
durumunda ise bağlantının tamamlandığı 
rahatlıkla anlaşılabiliyor. Bu bağlantı 
sistemi ayrı takım çantalarının 
kullanılmasına gerek bırakmaması, 
ince yapısı sayesinde yer sıkıntısı olan 
bölgelerde bir bağlantıya imkan tanıması, 
hızlı olması ile uygulamacıya bir avantaj 
sağlıyor. Bu sistemi ait fittingler de yine 
PPSU ve çinko çözünümüne mukavim 
pirinç malzemeden sunuluyor. Bu 
kombinasyonla kurulan sistem yine ilgili 
kullanım suyu yönetmeliklerine uygun 
oluyor. 
Tüm FRÄNKISCHE alpex sistemleri 
bağımsız kuruluşlar tarafından verilen 
uygunluk sertifikalarının yanında 10 yıllık 
bir sistem garantisine sahip. 
FRÄNKISCHE’den oksijen 
bariyerli ısıtma boruları 
FRÄNKISCHE ısıtma tesisatında 
kullanılabilen aluminyum folyolu 
kompozit boruların haricinde yine 
ısıtma tesisatlarında kullanılmak üzere 
PE-Xa malzemeden mamül ff-therm 
multi isimli oksijen bariyerli ısıtma 
boruları da sunuyor. PE-Xa borular 
hem düşük sıcaklıklı döşemeden ısıtma 
tesisatlarında, hem de yüksek sıcaklıklı 
radyatör tesisatlarında kullanılabiliyor. 
Borular 6 bar ve 10 bar olmak üzere 
iki farklı basınç sınıfında sunulabiliyor. 
Böylece kat sayısı sebebiyle yüksek 
statik basınca sahip, bu yüzden de 
özel talepleri olan projelerde de çözüm 
sağlanabiliyor. Aynı borular fabrikada 
kılıflı olarak da üretilerek mobil radyatör 
tesisatlarında kullanılmak üzere 
sunulabiliyor. Bu şekilde boru ve kılıf 
borunun ayrı ayrı tedarik edilmesine 
gerek kalmıyor, depolama alanından 
tasarruf sağlanabiliyor, sahada borunun 
kılıftan geçirilmesi işçiliğinden, yani 
maliyetlerden ve zamandan tasarruf 
edilebiliyor. 
FRÄNKISCHE profitherm ürün 
yelpazesi sadece borulardan ibaret değil. 
Döşemeden ısıtma için kullanılan mantar 
başlı zemin izolasyon plakası, debi 
göstergeli veya göstergesiz kolektörler, 
kenar izolasyon bantı ile şap katkı 
maddesi gibi tamamlayıcı aksesuarlar 
ve sistemi daha da enerji verimli bir 
şekilde işletmeyi sağlayan otomasyon 
malzemeleri ürün yelpazesinin içinde yer 
alıyor. 
FRÄNKISCHE sadece bu ürünlerden 
ibaret olmayan geniş ürün yelpazesini 
kendi bünyesinde yer alan deneyimli 
teknik ekibi tarafından sunduğu hizmet 
yelpazesiyle tamamlarak müşterilerinin 
standartlara uygun sistem çözümlerine 
sahip olmasını sağlıyor.
Ürün 
Buderus’un üstün yoğuşmalı 
teknolojisinin yeni ürünü: 
Logamax plus GB062 
Avrupa’nın önde gelen termoteknoloji markası Buderus, son ürünü Logamax plus GB062 
Yoğuşmalı Kombi ile sektördeki güçlü imajını sağlamlaştırmaya devam ediyor. 
30kW kapasitesi ile kesintisiz sıcak su 
konforunu maksimum seviyede sunan, 
üstün yoğuşma teknolojisi ile verimli 
ısınma sağlayan Logamax plus GB062, 
ekonomik ısınmanın keyfini yaşatıyor. 
Logamax plus GB062 Yoğuşmalı 
kombiler, lansmana özel yüzde 18’lik KDV 
indirimiyle satışa sunuluyor. 
34 
Teknolojinin en yeni ürünü olan 
Buderus Logamax plus GB062 Yoğuşmalı 
Kombi, 30kW kapasitesi ile kesintisiz 
sıcak su konforunu maksimum seviyede 
sunarken arkadan aydınlatmalı LCD 
ekranı ve modern tasarımıyla tüm 
mekanlara uyum sağlıyor. 
Maksimum enerji ve konfor sunan 
Logamax plus GB072 
Yoğuşmalı Kombi, 24 kW 
ısıtma, 30 kW kullanım 
suyu kapasitesine sahip 
bulunuyor. %109’a varan 
norm kullanma verimi 
sayesinde, kullanıcısına 
verimli ısınmanın konforunu 
sunuyor. 
Magnezyum, alüminyum 
ve silisyum alaşımlı 
yoğuşma eşanjörüyle çok 
daha düşük yakıt tüketimi 
ve uzun cihaz ömrüne sahip 
olan kombiler, göz dolduran 
yenilikçi ve verimli tasarımıyla modern 
mekanların güzelliğine hızla 
adapte oluyor. Aynı zamanda 
sistemi bir bütün olarak ele 
alan Buderus teknolojisi ve 
EMS protokolü içeren elektronik 
arayüzü sayesinde güneş 
enerjisi gibi yenilenebilir ısı 
sistemleri ile de tam uyum 
içerisinde çalışıyor. 
En iyi parçaları içerecek 
şekilde üretilen ve kalite 
güvencesine sahip olan 
Logamax plus GB062, kişisel 
ihtiyaçlara göre aranılan 
performansı en ekonomik ve 
sessiz şekilde sağlıyor. 
Würth Multi Çok Amaçlı Sprey 
Würth’ün ürünü Multi Çok Amaçlı Sprey, üstün sızma 
özelliği ile hızlı şekilde pas ve korozyonu giderir. Paslanmış 
saplamaların, boru bağlantılarının, civataların, somunların, 
bowden kablolarının, mafsalların, millerin, kilitlerin v.s. 
sökülmesine yardımcı olur. 
ÇOK iyi yağlama özelliğine sahip olan 
ürün, gıcırtı seslerini önler. Sürtünmeyi 
ve aşınmayı azaltır. Kilitleri, menteşeleri, 
burçları, zincirleri, kapı kilitlerini yağlar. 
Ürün yağ ve gres artıklarının içine nüfuz 
ederek iyi bir temizlik yapılmasını sağlar. 
Metaller üzerinde çok iyi tutunma 
sağlayan ürün, ince, kıvamlı bir koruyucu 
film tabakası ile en küçük girintilerde 
bile nemlenmeyi önler ve böylece 
paslanma ve korozyona karşı etkin bir 
şekilde korur. Elektrik yapı gruplarında, 
kablo bağlantılarında, rölelerde, fişlerde 
ve soketlerde korozyonu önler. Kilit 
silindirlerinde ve kilit mekanizmalarında 
donmayı engeller. 
Würth Multi Çok Amaçlı Sprey su ve 
nem itici etkisinin yanı sıra, üstün sızma 
özelliği sayesinde elektrik iletkenliğini 
iyileştirir ve kaçak akımları önler. Lastik, 
boya ve plastiklere zarar vermeyen ürün, 
reçine, asit ve silikon içermez.
Ürün 
Sikla Framo 80 ile kaynak işçiliğine son 
Framo 80, yapılarda, sanayi tesislerinde ve fabrikalarda, ikincil çelik uygulaması olarak 
orta ve ağır yük tesisatın taşınması için geliştirilmiş esnek, sağlam ve modüler bir 
montaj sistemidir. 
FRAMO 80, tesisat birleşenlerinin 
modüler montajı için tasarlanmış çok 
fonksiyonlu, kaynaksız bir sistemdir. 80 
x 80 mm özel kesitli, yüksek burulma 
mukavemetine sahip profiller ile hem 
inşaat hem de endüstriyel uygulamalar 
için modüler montaj imkanı sağlar. 
36 
Metre başına 6.4 kg’lık ağırlığı ile 
muadil çelik profil uygulamalarına 
kıyasla % 80’e yakın ağırlık avantajı 
sağlayarak hem işçilikten hemde lojistik 
operasyonlardan kazanç sağlar. 
Üç boyutlu montaj imkanı sağlayan 
Framo 80 sistemi boru demeti ya da ağır 
kablo kanallarının taşınmasının yanı sıra 
sahada ihtiyaç duyulabilecek her türlü 
kafes sisteminin de imalatına izin verir. 
Framo 80 sistem birleşenlerinin 
bağlantısı sadece özel patentli vidalar 
ile yapılmakta ve böylece maksimum 
montaj etkinliği sağlamaktadır. Herhangi 
bir somun yada pul ihtiyacı duyulmadan 
bağlantı sağlayan özel patentli vidalar 
tekrar tekrar kullanılabilmektedir. 
Kaynak işçiliğinin ortadan 
kaldırılması ile işçilikten % 70 oranında 
kazanç sağlanmakta, özellikle çalışan 
işletmelerde sıcak işçiliğin ortadan 
kalkmasıyla yangın riski olmadan montaj 
yapılabilmektedir. 
Framo 80 sistemi, kompakt ürün gamı 
ile ağır yük konsollamanın yanı sıra, boru 
galerilerinde, şaftlarda, panyol imalatında 
yada VRF dış ünite kaidelerinin 
imalatında rahatlıkla kullanılabilmektedir. 
Sikla Türkiye distribütörü Darhan 
tüm Framo 80 uygulamaları için proje 
desteği vermekte, ihtiyaç duyulan support 
çözümü için gerekli 3B dizayn ve statik 
hesaplamaları yapmaktadır. 
İmalat süresinin en aza indirilmesi 
gereken zamanlarda önceden dizayn 
edilen Framo 80 askı destek çözümleri 
Pre-fab (önceden montaj edilmiş) şekilde 
sahaya sevk edilebilmekte ya da sahada, 
yerde önmontaj yapılarak imalat süresi 
kısaltılabilmektedir. 
Framo 80 sistemi, montaj esnasında 
sahada yapılması gerekebilecek 
modifikasyonlara imkan sağlayan, bu 
tür modifikasyonlar sonrası yapılacak 
antipas yada galvanizleme aşamalarını 
ortadan kaldıraran esnek bir sistem 
olma özelliğini taşımaktadır. Bunun 
yanında, kullanılacağı ortama göre 
üretim esnasında özel kaplama 
yapılabilmesi ile uzun ömürlü kullanım 
avantajı sağlamaktadır. 
Framo 80 aynı zamanda tüm 
endüstriyel uygulamalar için GL onayına 
sahiptir. 
Framo 80 sisteminin avantajları 
◗ İmalat sırasında kaynak işçiliğini 
ortadan kaldırır. 
◗ Yüksek burulma mukavemetine 
sahiptir. 
◗ Tüm birleşenleri standart sıcak 
daldırma galvaniz olup isteğe bağlı 
olarak yüksek korozyona dayalı 
kaplama seçenekleri de mevcuttur. 
◗ Muadil çelik profillere nazaran çok 
daha hafiftir. 
◗ Tekrar kullanılma özelliği ile imalat 
sırasındaki fire oranını minimize eder. 
◗ Tüm bağlantı parçaları montaj 
esnasında kolay ayarlamaya imkan 
sağlayacak şekilde üretilmiştir.
Ürün 
Alarko Carrier, enerji tasarruflu 
kombileriyle evleri ısıtacak 
İklimlendirme sektöründe faaliyet gösteren Alarko Carrier, ısıtma ürün gamında yer alan 
enerji tasarruflu kombileriyle, kış aylarında evi ısıtarak, aile bütçesine katkıda bulunacak. 
ALARKO Carrier’ın Alarko Seradens, Alarko Trendy-D Dekoratif 
Kombi ve Almanya’dan ithal edilen Wolf CSZ Serisi Tam 
Yoğuşmalı Solar Kombi ürünleri; 2014-2015 kış aylarında 
tüketicilerin enerji tasarrufu yapmasını sağlayacak. 
38 
Seradens kombilerle tasarruflu kullanım 
Alarko Carrier’ın en çok tercih edilen kombisi Serena’dan 
geliştirilen premiks tam yoğuşmalı kombi Seradens, en son 
teknoloji kullanılarak yüksek kalitede üretildi. Tasarruflu 
kullanımıyla standartları değiştiren Seradens, sadece 133 watt 
enerji tüketimi yaparak %108 verim sağlıyor. Bu özelliğiyle 
yoğuşmalı kombiler içinde en yüksek verimliliğe sahip 
bulunuyor. LCD dijital çalışma ve arıza gösterge paneliyle ekstra 
konfor sunan Seradens, dış hava sıcaklığına göre otomatik 
çalışma özelliğiyle, istenilen ortam sıcaklığını sağlayabiliyor. 
Kablosuz uzaktan kumandası, kullanım konforunu artırıyor. 
Derinliği, yüksekliği ve hacmi en düşük kombilerden biri olan 
Seradens, en dar mutfak dolaplarına bile rahatlıkla monte 
edilebiliyor. 
Trendy-D ile kombide kişiselleştirme 
Yüksek performans ve ultra kompakt tasarımı bir arada 
sunan, küçük boyutları sayesinde her mekâna kolayca monte 
edilebilen Trendy-D, 4 farklı renkteki değiştirilebilir ön panel 
seçenekleriyle, kombi kullanımında kişiselleştirme sağlıyor. 
Gri, siyah, mor-lacivert ve yeşil renkte panellerden kişisel 
zevkine ve mekâna uygun olanı seçebilen tüketiciler, 
isterse sonradan farklı renkte bir dekoratif ön yüz temin 
edip kombisinin tasarımını değiştirebiliyor. Ürün, 6 geçişli 
özel tasarımıyla hem kalorifer, hem kullanım suyu ısıtması 
sunan ultra sessiz ısı eşanjörü, gazın homojen dağılımıyla 
verimli ve temiz yanma sağlıyor. Hesaplı fiyatının yanı 
sıra %92 ısıl verimle sağladığı tutumlu enerji tüketimi, 
alırken ve kullanırken tasarrufa odaklanmayı mümkün 
kılıyor. 
Wolf ile kombilerde güneş enerjisi 
Wolf’ün gaz yakıtı ve güneş enerjisi kullanan tam 
yoğuşmalı boylerli solar kombisi CZS-20/300 ve 
CZS-24/300; direkt güneş kolektörüne bağlanıp 
hemen çalışmaya başlama olanağı sunuyor. Pompa, 
kontrol sistemi, genleşme tankı gibi gerekli tüm 
ekipmanları cihazın içinde bulunduran kombi; tesis 
kurma zorluğunu, masrafını, zaman sarfiyatını 
ve tesisat hatalarını ortadan kaldırıyor. Kullanım 
suyu ısıtma enerjisinin %60’a kadarını güneş 
enerjisiyle sağlayarak, 150m2’ye kadar konutlar 
için mükemmel bir çözüm sunuyor.
Ürün 
Isı pay ölçerlerde yeni nesil 
Yıllık 5 milyon üretim kapasitesiyle dünya ve Avrupa’nın lider ısı pay ölçer üreticisi Qundis, 
Türkiye’de sektörü yeni nesil ürünlerle tanıştırıyor. 
DÜNYA genelinde 30’dan fazla ülkede faaliyet gösteren Qundis tarafından 
üretilen ısı pay ölçerler, hassas ölçüm sağlayan sensörlere sahiptir. Harici 
ısı sensörü takabilme özelliği sayesinde oda sıcaklığını da ölçebilmektedir. 
Qundis, ısı pay ölçer ürünlerinde IrDA, Walk-bay ve AMR gibi ölçümleme 
yöntemi olarak farklı alternatifler sunmaktadır. Uzaktan veri toplama 
olanağı sağlayan sistem olan AMR sayesinde tüketim bedelinin belirlenmesi 
için son kullanıcının evine fiziksel olarak gidilmesine gerek kalmamıştır. 
Veri toplama merkezine bir sim kartın yüklenmesiyle sayaç tüketim bilgileri 
otomatik olarak toplanmaktadır. Tüm GSM operatörleriyle çalışabilen 
sistem, online olarak da kontrol edilebilmektedir. Böylelikle, ani tüketim 
yükselmeleri ve düşmeleri anlık olarak görülebilmektedir. 
40 
Qundis ısı pay ölçerlerinde kontrol sayısı ile eski değerler 
ndan 
rici 
dir. 
mesi 
ileri 
dir. 
arruf 
depolanabilmekte, veriler üzerindeki geniş LCD ekranda görülebilmektedir. 
Böylelikle günlük ya da aylık olarak tüketim istatistiği çıkarılmakta, tasarruf 
oranı hesaplanabilmektedir. Ayrıca program sayesinde tüketicinin, veri 
alınan günleri seçme ve erteleme şansı bulunmaktadır. 
Her tipte radyotöre uyum sağlar 
Açık protokol sistemiyle çalışan Qundis ısı pay ölçerleri, standart arayüzü 
zü 
sayesinde her tipteki radyotöre uyum sağlamaktadır. Manuel adaptörle 
e 
kolay programlanabilme özelliğine sahip olan Qundis ürünleri kullanıcıları, 
arı, 
servis hizmetini istedikleri firmadan alabilme şansına sahiptir. Kolay 
montaj edilebilen Qundis ısı pay ölçerlerinin kolay okuma özelliği sayesinde 
zamandan tasarruf edilmektedir. 
Manipülasyonu önleyici yazılım 
Güneş ışınları ya da odada bulunan diğer ısı kaynakları nedeniyle yanlış 
ölçümlemeyi önleyici teknolojiye sahip olan Qundis markalı tüm cihazlar, 
manipülasyonlara karşı özel bir yazılımlı güvenlik kontrolü altına alınmıştır. 
Herhangi bir müdahale hızlı bir şekilde tespit edilebilir. Standart olarak 
cihaz açılışı algılama özelliği sayesinde de kontrol dışında yapılan kaçak 
kullanımlar anında belirlenebilmektedir. 
Uzun pil ömrü 
Yüzde 100 üretici bir firma olan Qundis, özellikle pil ömrünün uzatılması 
için ar-ge çalışmaları yürütmüştür. Qundis markalı ısı pay ölçerlerde uzun 
ömürlü piller kullanılmaktadır. 
Uzman teknik ekip 
Qundis, ürünlerin montajı ve veri toplama işini üstlenecek olan partner 
firmalarının çalışanlarına teknik eğitim zorunluluğu getirmektedir. 
Uluslararası standartlardaki tüm sertifikalara sahip olan Qundis markalı 
ürünler aracılığıyla sağlanacak verileri toplayacak olan personelin cihaz 
hakkında tam donanıma sahip olması şartı getirilmiştir. Böylelikle Qundis 
markalı ürünleri kullanan tüketiciler, ölçümlemede de hata olmayacağı 
güvenini yaşamaktadır. 
nde 
r, 
tır. 
k 
ı 
un
Ürün 
Yeni nesil Bosch yoğuşmalı kombi ile 
yakıttan tasarruf edin 
Bosch, üstün yoğuşma teknolojisiyle yüksek oranda tasarruf sağlayan yeni ürünü 
Condens 2500 W yoğuşmalı kombisini tüketicilerin beğenisine sundu. 
KOMPAKT ölçüleriyle az yer kaplarken 
şık görünümüyle de dikkat çeken yeni 
yoğuşmalı kombi, LCD ekranıyla kullanım 
kolaylığı sağlıyor. Bosch Condens 2500 
W yoğuşmalı kombi, lansmana özel 300 
TL indirimle satışa sunuluyor. 
42 
Bosch‘un yoğuşma teknolojisiyle 
piyasaya sunduğu son ürünü Condens 
2500 W, gaz tüketimini azaltarak ısıtma 
ve sıcak su maliyetlerinde yüksek oranda 
tasarruf sağlıyor. Kurulum ve kullanım 
kolaylığıyla öne çıkan yeni yoğuşmalı 
kombi, modern ve kompakt tasarımıyla 
evlere üstün bir konfor sunuyor. 
Duvara yakın standart dikey hidrolik 
bağlantılara sahip olan kombi, ilave bir 
montaj plakasına ihtiyaç duymuyor. Şık 
görünmesinin yanı sıra az yer kaplayan 
Bosch Condens 2500 W, en dar alanlara 
bile kolaylıkla monte edilebiliyor. 
Bosch Condens 2500 W, açık ve 
net şekilde yapılandırılan LCD kullanıcı 
arayüzü ile kullanım kolaylığı sağlıyor. 
Birkaç tuş ve mantıksal sembollerden 
oluşan arka aydınlatmalı ekran 
sayesinde karanlıkta bile kolayca 
görülebiliyor. 
Bosch’un ileri teknoloji ürünü 
yoğuşmalı kombisi çevreye duyarlı 
özellikleri ile ön plana çıkarken yüksek 
verimi sayesinde tüketicinin yakıt 
faturalarını önemli oranda hafifletiyor. 
Bosch’un yüksek verimli yoğuşma 
teknolojisine sahip Condens 2500 
W kombi 300 TL indirimle satışa 
sunuluyor.Bosch, üstün konfor ve 
minimum enerji tüketimi sağlayan 
Condens 2500 W yoğuşmalı kombiye 
sahip olmayı da kolaylaştırıyor 
ve lansmana özel 300 TL indirim 
kampanyası sunuyor. 31 Ekim 
2014 tarihine kadar sürecek olan 
kampanyayla tüketiciler aynı zamanda 
‘World Card’a özel peşin fiyatına 9 ay 
taksit’ fırsatından da yararlanabiliyor.
Ürün 
Lowara’dan yeni nesil ıslak rotorlu 
sirkülasyon pompaları: Ecocirc XL 
Su teknolojilerinde profesyonel çözümler sunan Lowara, yüksek verimli sirkülasyon pompa 
serisini Ecocirc XL ve XL Plus ile genişletti. 
LOWARA, Ecocirc XL/XL Plus serisini 
HVAC ve jeotermal sistemleri için 
özel olarak tasarladı. 100W’a kadar 
olan Ecocirc serilerinin, sıvı transferi 
sırasında ana akışla, sabit manyetik 
bölümlerini birbirinden ayıran eşsiz 
Anti-Blok Teknolojisi, pompanın pislik 
ve kireçten kaynaklı tıkanmalara karşı 
dayanımlı olmasını sağlıyor. XL ve 
XL Plus modellerinde ise bu teknoloji 
filtreli kapalı(canned) motor tasarımıyla 
destekleniyor. 
44 
Tekil, ikiz ve bronz olmak üzere 3 
çeşidi bulunan yeni Ecocirc XL / XL Plus 
serisi; sabit/oransal basınç ve sabit/ 
oransal debi olmak üzere iki farklı kontrol 
seçeneği sunuyor. Otomatik gece modu 
sayesinde pompaya ihtiyaç duyulmayan 
durumlarda, çalışma performansını en 
düşük seviyeye indirerek enerji maliyetini 
önemli oranda azaltıyor. 
Yeni Ecocirc XL / XL Plus’ın kullanıcı 
dostu dijital ara yüzü, çalışma/ 
hata modu, akış kontrol ve çalışma 
değerleri gibi kullanıcıların girmiş 
olduğu verileri hafızasında tutarken, 
aynı zamanda geçmişe dönük pompa 
verilerine, mevcut durumu gösteren 
pompa çalışma değerlerine dizüstü 
bilgisayarlar, tabletler ve akıllı telefonlar 
aracılığıyla kolaylıkla ulaşılmasına olanak 
tanıyor. Akıllı telefonlar üzerinden, ayrıca 
bir uygulamaya gerek olmadan sisteme 
kolaylıkla herhangi bir browser aracılığıyla 
ulaşılabiliyor. 
Lowara Ecocirc XL 
sirkülatörlerin öne çıkan 
standart özellikleri 
Haberleşebilme yeteneği: Modbus ve 
BACnet protokolleriyle tam uyumludur, 
ara modüle ihtiyaç yoktur. (Plus Modeli) 
Sıcaklık 
koruma: İzolasyon ceketi, 
basınçlandırılan sıvının (ve ortam) 
sıcaklığını olması gereken değerde 
tutulmasını sağlar. 
Kolay kullanım: Yeni Ecocirc XL’ın 
ekranı üzerine yerleştirilmiş dört 
düğmesiyle kurulumu ve kullanımı son 
derce kolaydır. BUS ve Wi-Fi (opsiyonel 
modül) bağlantı özelliği sayesinde 
bilgisayarınız, tabletiniz veya akıllı 
telefonunuzu kullanarak gelişmiş pompa 
ayarlarınıza kolaylıkla erişebilirsiniz. 
Güvenli: Dahili kuru çalışma koruma 
özelliği sayesinde su gelmediği 
durumlarda pompayı kapatır ve bu şekilde 
olası hasarları önler. 
Esneklik: 4-20 mA ve 0-10V sinyalleri 
için iki analog giriş ve bir adet sıcaklık 
sensörü bulunmaktadır. 
Soğuk suyla sorunsuz çalışma: 
Soğuk su transfer edilirken yoğuşma 
problemlerinin yaşanmaması için 
elektronik aksam pompadan ayrılmıştır. 
Az ışıklı ortamlarda bile rahat 
okunabilen Led ekran: Büyük 
rakamların ve simgelerin yer aldığı 
ekranı az ışıklı tesisatlarda bile kolay 
okunabilme özelliği sunuyor. 
Düşük işletme maliyeti: Yüksek verimli 
ECM motoru ve ErP 2015 düzeyinden 
bile daha iyi olan EEI değeri ile işletme 
maliyetleriniz en aza indirilir. 
◗ Debi: 70m³/h 
◗ Basma yüksekliği: 13m (18m. 2015) 
◗ Sıcaklık: -10°C ÷ +110°C 
◗ İşletme basıncı: PN10 
◗ İzolasyon sınıfı: F 
◗ Koruma sınıfı: IP44 
◗ Aşınma halkası: AISI304
Ürün 
TROX Smart Beam ile 
tasarım teknolojiyle buluşuyor 
Dünyaca Ünlü Mimar Hadi Teherani’nin tasarladığı TROX Chilled Beam (Soğuk Kiriş) 
Cihazları teknoloji ve estetiğin kusursuz bileşimini projelerde kullanarak mükemmel bir 
entegrasyonun örneğini sergilemeye devam ediyor. 
ÜÇ bölümü olan Chilled Beam Cihazları, 
genellikle bir duvar bölmesine monte 
edilen hava ve su bağlantıları için 
muhafaza kapağı, merkezi işlevsel bölüm 
ve ön yüzden oluşuyor ve bu bölümler 
çeşitli düzenlerde bir araya getirilebiliyor. 
Ayrıca bina gereksinimlerine bağlı olarak 
ya da temel iklimlendirme elemanına 
ek olarak, ışıklandırma, yağmurlama, 
hoparlörler, hareket sensörleri, duman 
detektörleri ve acil durum ışıkları gibi 
farklı işlevlerlerde entegre edilebiliyor 
ve eksiksiz, sade, bütüncül bir tasarım 
oluşturuyor. 
46 
TROX DIB-SB tipi çok işlevli 
tavan kirişi ise, oda havası ana hava 
bölmesinin üzerinde bulunan iki ısı 
eşanjörü aracılığıyla iletiyor. İletilen 
havanın ısı eşanjörlerinde ısıtılıp 
veya soğutulmasıyla, birincil havayla 
karıştırılıyor ve ardından bütün hava 
besleme havası akımı Coanda etkisi 
nedeniyle odaya yatay olarak girdiğinden 
dolayı, istenilen konforu sağlayarak 
cereyan vs. olmamasını garantiliyor. 
Yenilikçi şerit, aydınlatma kirişe entegre 
edilmiş olup yüksek verimli mikroprizma 
optikler (MPO) kullanılıyor ve odanın 
homojen aydınlatılması böylelikle 
sağlanıyor. 
Dünyaca ünlü mimar ve tasarımcı 
Hadi Teherani ise “Amacımız 
iklimlendirme elemanını tavan 
tasarımına entegre ederek, fazladan 
bir öğe olmaksızın odaya estetik bir 
bütünlük oluşturmaktı. Kiriş tavandan 
asılıyken, akıllı estetik tasarım sayesinde 
öne çıkmaz, bütün tavan tasarımıyla 
neredeyse görünmez bir biçimde 
kaynaşır. Öteki durumda tavanın her 
yanına yayılacak olan bütün teknolojiyi 
bir araya toplar: difüzörler, aydınlatma, 
yağmurlama sistemi, hoparlörler vb. 
Bu, daha temiz ve daha basit bir tavan 
meydana getirir ve iklimlendirme 
terminal birimini odadaki estetik bir 
tasarım elemanına dönüştürür.” diyerek 
SMART BEAM’in piyasadaki diğer 
üründaşlarından farklarını estetiksel 
iddiasıyla vurguluyor. 
Avantajları: 
• Mükemmel akustik ve aerodinamik 
özellikler 
• Yüksek termal yüklerin giderilmesi 
• Oda tasarımında yüksek seviyede 
esneklik 
• Artık yalancı tavana gerek kalmadı 
• Alandaki ara yüzlerin azaltılması 
• Serbest asılı kurulum 
• Estetik tasarım 
• Doğrusal ışık armatürleri 
• Projeye özel çok işlevli entegrasyon 
Çok işlevli aktif soğuk kiriş 
(chilled beam) özellikler 
Boyutlar: 5000 x 750 x 224 mm. 
Aktif uzunluk: 3000 mm. 
Aktif ve toplam uzunluk, proje 
gereksinimlerini karşılayacak şekilde 
değiştirilebilir. 
Teknik veriler: 
Birincil hava 30 - 120 m³/h 
Maksimum soğutma kapasitesi 1.500 W 
Sıcaklıklar: 
Oda 26°C 
Birincil hava 16°C 
Su 16/19°C 
Akustik: 
Ses basıncı seviyesi 35 dB(A)
Ürün 
SFA Sanihydro WC Öğütücüleri 
SFA Sanihydro WC 
Öğütücüleri bodrum 
katı, çatı katı ve gider 
borusuna uzak kalan 
yerlere, tuvalet veya 
banyo monte etme 
imkânı sunuyor. 
Dikey olarak 11 metreye, yatay 
olarak 110 metreye kadar atıkları 
pompalayabilen öğütücüler, 
ekonomik, pratik ve estetik bir çözüm 
sağlıyor. Atıkların tahliyesi 32 mm 
çaptaki PVC boru aracılığıyla yapılıyor. 
SFA öğütücüleri koku yapmıyor ve 
çok düşük seviyedeki sesle çalışıyor. 
Basit montaj yöntemi sayesinde, hızlı 
ve kolay uygulanabilir bir sistem olup, 
restorasyon ve tadilat işlemlerinde 
kullanıcılarına esneklik sağlıyor. 
Teknik özellikleri: 
◗ Bağlanabilen üniteler: Maks. 
48 
6 klozet, banyo, mutfak ve 
çamaşırhanenin atık sularını 
◗Dikey pompalama: 11 m’ye kadar, 
◗ Yatay pompalama: 110 m’ye 
kadar, i 
◗ Koruma sınıfı: IP68 
◗ Hazne hacmi: 45 L 
◗ Giriş bağlantısı: 1 x 40/50 mm; 4 x 
40/50/100/110 mm 
◗ Maks. debi: 12 m3/saat 
◗ Deşarj boru çapı: 50 mm, 
◗ Havalık: 50 mm 
◗ Maks. akışkan sıcaklığı: 70°C (kısa 
devreler – 5 d k. Maks.), 
◗ Koruma sigortası: 25 A, 
◗ Elektrik sınıfı: I, 
◗ Besleme voltajı ve frekans: 220 – 
240 V / 50 Hz, 
◗ Elektrik tüketimi: 2 motor x 1500 
W, 
◗ Net ağırlık: 30 kg, 
◗ Boyutlar (g x d x y ): 688 x 515 x 
440 mm.
Ürün 
Simfleks’ten aşşıınmaya dayanııklıı 
endüstriyel hortumlar 
AFS’NİN endüstriyel hortum markası 
Simfleks, en zor şartlarda dahi aşınmaya 
dayanıklı TPU (Termoplastik Poliüretan) 
hortumlarıyla birçok endüstriyel uygulama 
için pratik çözümler sunarak, hizmet 
vermektedir. 
Delinmeye ve kimyasallara karşı 
yüksek direnç 
Yüksek çekme dayanımı gerektiren 
alanlarda rahatlıkla kullanılabilen 
Simfleks Endüstriyel TPU hortumları, 
delinmeye ve kimyasallara karşı dirençli 
olmasının yanında vakum ve üflemede 
yüksek basınç dayanımına sahiptir. 
Geniş sıcaklık aralıklarında 
elastikiyet 
TPU’nun diğer malzemelere kıyasla 
en büyük avantajı, formülasyonunda 
değişiklik yapılarak birbirinden çok 
farklı sertlik, yoğunluk ve geniş sıcaklık 
aralıklarında elastikiyete sahip ürünler 
elde edilebilmesidir. Bu ürünler aynı 
üretim hattında, sadece hammadde 
değiştirilerek farklı kullanım alanlarına 
uygun ürün üretilebilmesine olanak 
vermektedir. 
Aşınmaya direnç 
Aşınma direnci yüksek TPU, düşük 
elektriksel iletkenlik ve yüksek mekanik 
özellikler gibi avantajları bünyesinde 
barındırıyor. Farklı uygulamalar için üç 
50 
farklı tip standart kalınlık seçeneklerine 
de sahip olan TPU, bakır kaplamalı 
helezonik çelik tel ile üretiliyor. 
Sızdırmaz ve esnek 
Yüksek negatif ve pozitif basınç dayanımı 
gerektiren uygulamalarda kullanılan TPU, 
sızdırmaz ve esnek bir yapıya sahiptir. 
Ağaç işleme, metal işleme, kaynak ve 
yüzey temizleme, cam, çimento, seramik, 
kâğıt ve otomotiv gibi birçok endüstri 
için çeşitli alternatiflerle kullanıcılara 
sunuluyor. 
B1 sınıfı yanmazlık sertifikalı 
En önemli kimyasal avantajları yağ 
ve gres yağı direnci, mikrobiyolojik 
dayanım, hidroliz dayanımı, ozon direnci, 
oksidasyon dayanımı, non-polar solvent 
dayanımı, ek katkılar ile UV direnci ve 
yanmazlık sağlanabilmesi olan TPU, 
Almanya DIN4102-1 standardına göre 
yapılan testler sonucunda kolay alev 
almayan anlamına gelen B1 sınıfı 
sertifikaya sahiptir. 
Adrese teslim ayrıcalığı 
Müşterilerinin isteklerine, hızlı ve 
zamanında cevap verebilmeyi ilke 
edinen Simfleks, tüm ürünlerini adrese 
teslim hizmetiyle kullanıcılarına 
ulaştırıyor. 
Teknik özellikler 
TPU 05 TPU 07 TPU 06 Active 
Hortum cidarı % 100 Polyester Poliüretan % 100 Polyester Poliüretan % 100 Polyester Poliüretan 
Tel Bakır kaplı çelik tel Bakır kaplı çelik tel Bakır kaplı çelik tel 
Et kalınlığı 0,5 mm 0,7 mm 0,6 mm 
Çalışma sıcaklığı -40 °C / +90 °C -40 °C / +90 °C -40 °C / +90 °C 
125°C (kısa süreli) 125°C (kısa süreli) 125°C (kısa süreli) 
Çap aralığı Ø 30 – Ø 300 mm Ø 30 – Ø 300 mm Ø 30 – Ø 300 mm 
Boy 10 m 10 m 10 m 
Paketleme Şeffaf poşetleme Şeffaf poşetleme Şeffaf poşetleme
Ürün 
İngiltere’de 6 Sigma ile üretilen 
Lotus Kombi Türkiye’de 
İngiltere merkezli ısıtma sistemleri devi Ideal Stelrad Group’un (ISG) Türkiye’deki iştiraki 
olarak faaliyet gösteren Termo Teknik, üstün özellikleri ve sağlamlığı ile öne çıkan yeni 
konvansiyonel kombi LOTUS’u tanıttı. 
52 
Yüksek kalite prensibi ile uzun bir 
Ar-Ge sürecinin sonunda üretilen LOTUS 
Konvansiyonel Kombi, 24 ve 28 kW’lık 
kapasitelere sahip iki farklı model 
seçeneği ile Eylül 2014’den itibaren yetkili 
Termo Teknik bayilerinden alınabilecek. 
LOTUS Konvansiyonel Kombi, tıpkı 
Termo Teknik’in dört yıldır Türkiye’ye 
sunduğu LOGIC 26/35 Yoğuşmalı Kombi 
gibi Ideal Stelrad Group’un 6 Sigma 
Yönetim Sistemi uygulanan, Kraliçe (The 
Queen’s Award) ödüllü Ideal Heating 
fabrikasında sıfıra yakın hata oranı ile 
üretiliyor ve Türkiye çapına yayılmış, 
sayısı 140’a varan Termo Teknik Yetkili 
Servisleri tarafından destekleniyor. 
İki farklı model seçeneği 
LOTUS, Termo Teknik’in Ideal Stelrad 
Group Laboratuvarları’nda uzun ve detaylı 
bir Ar-Ge sonucunda, konvansiyonel 
kombilerdeki temel 
ve anahtar ihtiyaçlar 
gözetilerek, yüksek 
parça kalitesi prensibi ile 
geliştirildi. Doğalgaz ile 
çalışan konvansiyonel kombi 
LOTUS, yüksek verimi 
ile düşük yakıt tüketimi 
hedefliyor. 24 kW ve 28 
kW kapasite tercihleri ile 
farklı ısınma ihtiyaçlarını 
karşılayan LOTUS kombiler, 
pazarda fark yaratacak 
birçok özelliğe sahip. 
LOTUS, Türkiye’nin 
dört bir yanında 140’a 
yakın Termo Teknik 
servisi güvencesi 
altında 
LOTUS bugün, Türkiye’nin 
7 coğrafi bölgesinde 
sayısı 140’a varan, 1992’den bu yana 
hizmet veren ve her geçen gün daha 
da yaygınlaşan Termo Teknik yetkili 
servislerinin güvencesi altında satışa 
sunulacak. 
Sınıfının en yüksek enerji verimi 
yıldızına sahip 
92/42 CEE standartlarına göre 
yapılan test sonuçlarına göre LOTUS, 
konvansiyonel kombilerin elde edebileceği 
en yüksek verim sınıfı olan 3 yıldız verim 
sınıfına sahip. 
Bunun yanında ısıtma ve sıcak 
su kapasitesi ihtiyaç doğrultusunda 
ayarlayarak gereğinden fazla enerji 
tüketimini de engelleyerek tüketiciye 
benzersiz bir tasarruf deneyimi sunuyor. 
Isıtma devresinde 30-85°C çalışma 
sıcaklık aralığı sayesinde, düşük 
sıcaklıklarda kullanılarak mevsim 
geçişlerinde bile daha düşük gaz 
tüketimine olanak verir. LOTUS, yerden 
ısıtmaya da uygun olarak tasarlandı. 
Maksimum ısıtma kapasitesi, yetkili 
servis tarafından ayarlanabilir ve 
böylelikle LOTUS’un küçük mekanlarda 
belirli kapasite aralığında çalışıp tasarruf 
etmesini sağlar. 
Tasarrufu destekleyen cihaz içi 
izolasyon 
LOTUS’un yanma odasının dizaynına 
uygun tasarlanan izolasyon, cihaz içindeki 
ısı kaybını engelleyerek yakıt tasarrufu 
sağlıyor. Dijital ekranlı kumanda paneli 
sayesinde kalorifer gidiş suyu sıcaklığı ile 
kullanım suyu sıcaklığı kontrol edilebiliyor 
ve arıza durumunda arıza kodları ile 
ekranda kolayca takip edilebiliyor.
Teknik Yazı 
DVM PRO VR F 
Tasar ıım Yaz ıı l ıımıı 
SAMSUNG mühendisleri tarafından 
geliştirilmiş olan DVM PRO yazılımı 
AutoCAD tabanı altında çalışabilme özelliği 
ile benzerlerinden ayrılmakta ve VRF 
sistem tasarımının hatasız ve daha hızlı 
yapılabilmesine olanak sağlamaktadır. 
54 
DVM PRO yazılımı ile Autocad 
ortamında hazırlanmış mimari proje 
üzerine VRF sistemi iç ve dış üniteleri ile 
işlenerek borulama, çaplandırma ve metraj 
gibi hesaplar kolayca yapılabilmektedir. 
Ayrıca program AutoCAD ortamında 
kullanılan tüm komutları algılamakla 
birlikte DVM PRO ile hazırlanmış bir 
projenin yazılımın kurulu olmadığı başka 
bir bilgisayarda AutoCAD vasıtası ile 
açılmasını mümkün kılmaktadır. 
İlgili aşamalar ve kilit özellikleri 
mimari projenin yazılıma 
tanıtılması 
AutoCAD ortamında hazırlanmış mimari 
mm ölçeğine getirilerek kat adet ve 
yükseklikleri ile birlikte yazılıma tanıtılır. 
Zonlama ve iç ünitelerin 
yerleşimi 
İklimlendirilecek olan mahaller ayrı ayrı 
belirlenir ve bu mahallere iç üniteler 
kapasitelerine ve tiplerine uygun olarak 
yerleştirilir. 
Dış ünite seçimi ve yerleşimi 
Proje üzerine işlenmiş olan iç üniteler tek 
tek veya toplu halde seçilerek gruplandırılır 
ve istenilen diversite oranına göre dış ünite 
kapasitesi yazılım üzerinden belirlenerek 
dış ünite grubu gerçek ölçüleri ile birlikte 
mimari proje üzerine işlenir. 
Şaft yerlerinin yazılıma 
tanıtılması ve borulama 
İç ve dış ünitelerin yerleşimlerinin 
yapılmasından sonra şaftlar mimari proje 
üzerinden belirlenerek branşmanlar ve bakır 
Mimari projenin yazılıma tanıtılması 
Zonlama ve iç ünitelerin yerleşimi 
Dış ünite seçimi ve yerleşimi
Teknik Yazı 
56 
borulama yazılım vasıtası 
ile mimari proje üzerinde 
kolayca çizilir. 
İç-dış ünite 
bağlantıları, 
sistem kontrolü ve 
çaplandırma 
Yerleşimi yapılan iç ve 
dış üniteler birbirleri 
ile irtibatlandırılarak 
borulama ile ilgili mesafe 
ve uzunluk kontrolü 
yazılım tarafından 
yapılır. Bu aşamada 
projelendirme yapılırken 
Samsung tarafından 
belirtilen kurallara uygun 
borulama yapılmamış 
ise yazılım çaplandırma 
kısmına geçmez. 
Ayrıca dış üniteler ile 
irtibatlandırılmamış iç 
üniteler var ise yazılım 
uyarı verir ve yine 
hata düzeltilene dek 
çaplandırma işlemine 
geçmez. 
Raporlama 
Mimari proje üzerine 
işlenmiş olan VRF 
sistemi ile ilgili iç-dış 
ünite kapasite ve 
adetleri, bakır boru 
metrajı, drenaj hatları, 
kontrol ve otomasyon 
ekipmanları ile ilgili tüm 
bilgiler excel formatında 
raporlanır. Daha detaylı 
bilgi için Air Trade 
Centre mühendisleri 
sizlere yardımcı 
olmaktan memnuniyet 
duyacaklardır. 
Şaft yerlerinin yazılıma tanıtılması ve borulama 
İç-dış ünite bağlantıları, sistem kontrolü ve çaplandırma 
Raporlama
İş güvenliği 
58 
İş güvenliği 
kültürü 
2014 yılında yaşanan iki önemli iş kazası ki bunların 
biri dünya madencilik tarihinin en büyük kazaları arasına 
giren Soma’da 301 işçimizin hayatını kaybettiği maden 
kazası, diğeri ise çok büyük bir yatırımla gerçekleştirilen 
inşaat projesinde 10 işçimizin hayatını kaybettiği asansör 
kazası; Türkiye’de ki iş güvenliği sorununun sadece 
yasal boyutta oluşturulacak kanunlar ve yönetmeliklerle 
sağlanamayacağını geniş tabanlı bir iş güvenliği kültürü 
oluşturulması gerektiği sonucunu ortaya apaçık koymuştur. 
İş güvenliği kültürü toplumlarda oluşturulurken, toplumu 
oluşturan tüm bireylerin katılımının sağlanması şarttır. 
Ülkemizde şu an oturtulmaya çalışılan iş güvenliği kültürü 
ise disiplin açısından yeterli kurallara sahip olmakla birlikte 
içerik olarak toplumsal bütünlüğü sağlayamamaktadır. 
Bunun en büyük nedeni ise iş güvenliğinin, disiplin 
uygulatan kurallar biçimi olarak görülmesi uygulanması ve 
bunun tüm kesimlere dayatılmasıdır. Oysaki iş güvenliği 
olgusu toplumlarda yaşam biçimi olarak geliştirilse ve 
sürdürülse toplumun algısı da oluşacaktır. Bunu sonucu 
olarak da iş güvenliği kültürünün oluşturulduğu toplumlarda 
iş kazaları, kanunlarla ağır yaptırımların getirildiği 
toplumlara göre daha az olmaktadır. 
İş güvenliği kültürünün oluşturulması toplumlarda uzun 
vadede gerçekleşecek bir olgudur. İş güvenliği kültürünün 
oluşturulmasında birinci öncelik, çevre bilincinde olduğu 
gibi bilinç oluşturma sürecini küçük yaşlara kadar indirerek 
çocukluk çağlarından itibaren bu kültürü aşılamak olmalıdır. 
Bu sayede çocukluk yaşlarından itibaren bu kültürle 
yoğurulan bir kişi büyüdüğünde ister işçi olsun, ister 
işveren olsun almış olduğu kültüre göre davranacak ve iş 
güvenliğini yaşam biçimi olarak görecektir. Şimdi ise iş 
güvenliği işveren için gereksiz masraf kalemi ve üretimi 
yavaşlatan kurallar, işçi için ise yaptığı işi engelleyen ve 
aksatan kurallar dizisi olarak görülmektedir. 
Ülkemizde 2012 yılında çıkarılan 6331 sayılı kanuna 
göre gerçekleştirilmesi zorunlu yayınlar, eğitimler vs. ile 
güvenlik kültürü oluşturulmaya çalışılsa da kanunun ana 
hatlarını yaptırımlar oluşturmaktadır. Ayrıca bu eğitimler 
ve yayınlar mevcut çalışanlara ve işverenlere yönelik olup 
çocukluk çağına inmemektedir. Bu yaklaşım, iş güvenliği 
kültürünün yerleşmediği toplumlarda caydırıcı olabilir ancak 
etkin olmayacağı yaşadığımız kötü örneklerle görülmüştür. 
Oysaki bugünün çocuklarının yarının işçi veya işvereni 
olacağı unutulmamalıdır ve bilinçlendirme çalışmaları 
çocukluk çağında eğitimlerle başlamalıdır. 
İş güvenliği kültürünün oluşturulmasında ikinci 
öncelik ise işçilerin iş garantisinin, iş güvenliği 
profesyonellerinin de iş bağımsızlığının sağlanmasıdır. 
Çünkü işçiye mevzuatlarda herhangi bir tehlike gördüğünde 
“çalışmaktan kaçınma hakkı” tanınmıştır. Ancak işçi işsiz 
kalma korkusu yaşadığı için bu hakkının farkında bile olsa 
bunu kullanmaya çekinmektedir. 
İş güvenliği profesyonelleri ise mevzuatta göre, 
iş güvenliği uzmanlığı veya işyeri hekimliği yaptıkları 
işyerinde gördükleri riskleri işverene bildirdikleri halde 
risklerin ortadan kaldırılması veya azaltılması için gerekli 
çalışmaları yerine getirmeyen işyerini bakanlığa bildirmeleri 
öngörülmektedir. Bu ise iş güvenliği profesyonellerinin 
çalışma şartları ile örtüşmemektedir. İşveren ile ticari bağı 
olan (ücret ödemesi vb.) iş güvenliği profesyonellerinin 
mevzuattaki bu süreci yönetmeleri çok kolay olmamaktadır. 
İş güvenliği profesyonellerinin gerçek anlamda profesyonel 
olabilmesi için işverenden bağımsız olması gerekmektedir. 
Sonuç olarak, kurumlar, mevzuat hazırlarken yalnızca 
kendi sistemlerini oluşturmaya ve korumaya çalışmaktan 
kaçınmalıdırlar. Çünkü toplumun tüm kesimleri tarafından 
kabul edilmeyen uygulamalar nihayetinde reddedilecek 
ve kültürel oluşum sağlanamayacaktır. İstenilen kültür 
ile ortaya çıkan durum arasında çok büyük farklar açığa 
çıkacaktır. Tüm bu nedenlerle ülkemizde mevzuatlar 
hazırlanırken ülke dinamiklerinin ölçülmediği, gerçeklerin 
dikkate alınmadığı sonucunu görebiliriz. Mevzuatların 
uygulanabilirliği mevzuat hazırlanırken dikkate alınmalıdır 
ve ortak payda da buluşularak tüm kesimler için caydırıcı ve 
uygulanabilir olması sağlanmalıdır. Bu şekilde oluşturulan 
mevzuatlar ile iş güvenliği kültürünün oluşturulduğu 
toplumlarda, iş güvenliği kuralları, sektör ayrımı olmaksızın 
tüm çalışma alanlarında sorunsuz olarak yürütülecek ve 
kazaların önüne geçilmiş olacaktır. 
Kazasız günler dileğiyle, 
B Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı 
Çiğdem TAŞ
Söyleşi 
Samsung sistem klimaları distribütörü Teknoklima 
sektörde fark yaratmaya 
Teknoklima, 2002’den bu yana Samsung’un sistem klimaları distribütörü olarak müşterilerine hizmet 
veriyor. Genel ürün gamında DVM, EHS, FJM, CAC ve RAC ürün gruplarının saƨ ş ve saƨ ş sonrası hizmet 
operasyonları, yıllardır Samsung ile beraber yürütülüyor. Samsung ile ilişkilerini pekişƟ rip güçlendiren 
Teknoklima şirket sahibi Uğur Darcan “Samsung ile gelişen stratejik ortaklığımızda, yükselen bir çizgide 
hedefl erimize ulaşmayı umuyoruz” diyor. 
60 
devam ediyor
Söyleşi 
62 
Teknoklima hakkında bilgi verir misiniz? 
Teknoklima olarak 20 yıllık sektör geçmişimiz var. 
Türkiye’de Samsung Electronics’in VRF anlamında; 
distribütörlük, satış, satış sonrası hizmetler, servis 
hizmetleri veren 55 kişilik kadromuz, 6 bölge 
müdürlüğümüz, 40’a yakın bayimiz ve 15 partnerimizle 
beraber Türkiye Distribütörlüğü’nü yürütüyoruz. Aynı 
zamanda son üç yıldır Samsung Electronics’in Irak 
Distribütörüyüz. 
Faaliyetlerinizin kapsamı nedir? 
Faaliyetlerimiz; Proje dizayn, uygulama, özellikle 
proje aşamasından başlıyoruz. Projesi bitmiş proje ve 
tasarım bürolarından gelen işlerin değerlendirilmesi, 
teknik çözümlerinin irdelenmesi, fiyatlandırılması, 
satış ve satış sonrasında komple montaj hizmetleriyle 
beraber çalışır vaziyette teslimleriyle ilişkin çalışmaları 
12 yıldır ağırlıklı olarak sürdürüyoruz. Biz ekipman 
satış, uygulama ve servis firmasıyız. Bununla 
birlikte projeye dönük, Samsung özel bilgisayar 
tasarım programlarının projeci, müteahhit firmalara 
aktarılması, bilgilendirilmesi anlamında çalışmalar da 
yapıyoruz. 
Projeci bir firma değilsiniz ancak proje 
hizmetimiz var diyorsunuz, açıklar mısınız? 
Bir proje departmanımız mevcut. Alınmış projelerin 
kontrollerinin yapılması, sistem analizlerinin tam 
ve doğru olarak gerçekleştirilmesi, montaj sonrası 
işlemlerinin kontrol edilmesi anlamında kullandığımız 
bu departmanımız tarafından verilen bir projelendirme 
hizmetimiz var. 
Samsung’un Türkiye’deki ticari durumu 
hakkında neler söyleyebilirsiniz? 
Türkiye’de 650 kişilik kadrosu ve yıllık 3 milyar dolar 
satışları ile tüm ürün ve hizmetleri içeren, klima, 
bilgisayar, cep telefonu, televizyon ağırlıklı bir pazarı 
var. 2010 yılı itibariyle Samsung Electronics Türkiye’de 
temsil ofis konumundan direk satış ofis konumuna 
geçti. Bu büyüklüğün getirdiği pazar gücü - hacmi 
reklam ve strateji gelişmişliği, ürün geliştirme hızı 
bizimle ilgili ürün-hizmet gruplarına da yansımaktadır. 
Samsung’un ülkemizde ki bu gücü size hangi 
imkânları sağlıyor? 
Her yıl yeni teknoloji, ürün geliştirme hızı ve yenileme 
hızı, klima sektöründe de uygulanıyor. Son üç yıl içinde 
her yıl sunduğu son derece yeni ve teknolojik ürün 
gruplarını hem dünyaya hem de Türkiye pazarına 
tanıtmış, DVMS, inverter sistem, VRF klima sistemleri 
pazarında önemli yer edinmiş, beğeni toplamış ve çok 
sayıda ki projede uygulanmıştır. 
Samsung’un üretimlerinde özellikle üzerinde 
durduğu özellikler nelerdir? 
Tüm ürün grupları çevre ile dosttur. Düşük enerji 
kullanan ve çevreye uyumlu ürünlerdir. Tasarım 
estetiğini de ön planda tutuyor. En kaliteli ve üst düzey 
ürünü en uygun fiyat ile üretme, pazarda satın alınabilir 
düzeyde tutma çabası var. Müşteri memnuniyetini de 
en üst düzeyde önemsiyor ve hissettiriyor, satış sonrası 
hizmetlerini bu verdiği önem ile maksimum düzeye 
çekmiştir. 
Bizim sektör ürünlerinde de servis konusunda 
aynı uygulamalar var mı? 
Evet, servis konusunda yeni bir distribütörlük anlaşması 
yaptık. Müşterilerimiz herhangi bir arıza durumunda tek 
bir numara ile Samsung Call Center’ı arıyor, bizim bir 
saat içinde yetkili servislerimiz ile müdahale etmemiz 
isteniyor. 24 saat içinde de sorunu çözme hedefimiz 
Falcon İnşaat 
Irak Erbil
Söyleşi 
64 
var. Samsung bu süreci titizlik ile takip ediyor. Her 
bir işlemin ardından müşteri memnuniyet anketi 
yapılıyor. Bu hizmettin ödül ve ceza uygulaması ile 
yaptırımı var. Samsung müşteri memnuniyeti elde 
etmemizde yol gösterici ve zorlayıcı oluyor. Son bir 
yıl içerisinde Samsung ile ortak geliştirdiğimiz servis 
hizmetinin üzerinde önemle duruyoruz. 
Teknoklima olarak Samsung ile tam 
distribütörlük anlaşmasını ne zaman yaptınız, 
bu çerçevede ki çalışmalarınız neler? 
Biz 2012 yılında, geçmiş 10 yıllık anlaşmamızı tam 
distribütörlük anlaşmasına çevirdik. Ortak Ar-ge 
çalışmaları ile 2013 yılının sonuna geldiğimizde 
VRF’nin hitap ettiği geniş ve açık alanların 
havalandırması ve soğutma ihtiyacı için gereken 
klima santrali yatırımı gerçekleştirdik. Türkiye ve 
dışı projelerde klima santrali yatırımı konusunda 
önce strateji değerlendirmeleri yaptık. Ar-ge ekibi 
kurduk. Geniş bir araştırma ve analiz yaparak yeni bir 
ürünümüz olan klima santralini tasarladık. 
Bu yeni klima santralinin özellikleri nelerdir? 
Geliştirdiğimiz ürünün karkas yapısı ve 
kasetlenmesinde farklı bir teknoloji kullandık. İlk 
tanıtımlarını Sodex 2014 fuarında gerçekleştirdik, 
büyük beğeni topladı. Bu yeni ürüne BOREAS ismi 
verildi, bu isim için de firma içinde bir yarışma 
düzenledik, mitolojide ki rüzgar tanrısının ismi 
oy çokluğu ile uygun bulundu. Türkiye’de ve 
Irak’ta Teknoklima olarak bu isim ile pazarlıyoruz, 
yurtdışında Samsung kendi adı ile pazarlayacak. 
Bu ürün standart 5.Nesil çelik karkas klima 
santralidir. Opsiyonel olarak kompozit malzeme 
ile üretilmektedir. Yüksek teknoloji ile orduya 
ürün veren bir ortak firmamızın ürettiği kompozit 
malzemeyi klima santralinde kullandık. Gövdesi hafif 
ısı iletim kat sayısı yüksek, ısı köprüsü anlamında 
son derece üstün bir ürün grubu ortaya çıktı. Bu 
teknolojiyi savunma sanayinden klima sektörüne 
kazandırdığımızı düşünüyoruz. Dünyada ve ülkemizde 
ilk olan bu yüksek teknolojili ürünün yurtdışı ve yurtiçi 
tüm sertifikasyon çalışmaları devam ediyor. Farklı 
ürün grupları için de Türkiye ‘de üretim konulu fikirleri 
Samsung ile değerlendiriyoruz. 
Satışlarınız hakkında neler söyleyebilirsiniz? 
Türkiye çok dinamik bir pazar. Birçok üst düzey 
projede yer alıyoruz. Yanı sıra Irak pazarı da öyle. 
2014 yılının başında dünya da çıkmış konumundaki 
en büyük VRF ihalesini Irak Erbil’de biz aldık. Falcon 
İnşaat’ın sahibi olduğu bu büyük projede 15 milyon 
dolarlık bir anlaşmaya imza attık. Resminden belli 
olduğu üzere bir şehir kuruluyor. 88 adet bina 
mevcut. Bu yıl dünyada bu konuda daha büyük bir 
satış olmadı. Konumu Erbil Havalimanı’nın tam 
karşısında. Dünyadan çok sayıdaki ülkenin firmaları 
ve temsilcilikleri buradan konut ve işyeri ediniyor. Bu 
kompleks yatırımcıların da tercihi oldu. 
2014 yılı muhteşem geçmiş, 2015 yılında ki 
hedefleriniz nelerdir? 
Teknoklima olarak Samsung ile önümüzdeki yıl da 
ilişkilerimizi pekiştirip güçlendirerek hizmet kalitemizi 
sektör içerisinde artırarak, satış-ciro ve hizmete bağlı 
gelişmek üzerine stratejimiz var. Samsung pazarlama 
üzerinde agresif bir firmadır, her yıl yüzde yüz 
büyümeyi hedefler. Biz bu büyümeyi yıllar boyunca 
gerçekleştirdik. Önümüzdeki yıldan beklentimiz, 
cirosal artış ve satış olduğu kadar özellikle iç 
üretim ve hizmet kalite anlayışımızı oturtmak. 
Yurtdışı ve yurtiçi pazarlarda bu anlayışı geliştirmeyi 
hedefliyoruz. Yerli üretim bazında özellikle 
klima santral ürün grubunun sertifikasyonlarını 
tamamlayarak diğer ürün gruplarındaki üretim 
fikirlerimizi hayata geçirebilmeyi umuyoruz. Samsung 
ile gelişen stratejik ortaklığımızda, yükselen bir 
çizgide hedeflerimize ulaşmayı umuyoruz. 
Sayın Uğur Darcan’a ve bu söyleşide bize yardımcı 
olan Teknoklima ekibine, dergimiz adına teşekkür 
ediyor, başarılar diliyoruz.
Sürdürülebilir Dünya 
FORM’dan yüksek verimli yeni nesil 
Mitsubishi Heavy VRF cihazları semineri 
Form VRF Sistemleri San. Tic. A.Ş tarafından organize edilen yeni nesil Mitsubishi Heavy 
KXZ serisi VRF cihazlarının tanıtım ve bilgilendirme içerikli semineri, sektörel firma 
temsilcileri ve çeşitli bakanlıkların teknik birimlerinin yoğun katılımıyla, Ankara JW 
Marriott Otel’de gerçekleşti. 
16 EYLÜl Salı günü Ankara’daki JW 
Marriott Otel’de gerçekleşen ”Mitsubishi 
Heavy Industries Yeni Nesil KXZ Serisi 
VRF Cihazları” seminerine Ankara 
genelindeki 130’a yakın sektörel firma 
temsilcisi ve çeşitli bakanlıkların teknik 
birimlerinden yetkililer katıldı. Seminer, 
VRF Ankara Bölge Müdürü Volkan Şen’in 
“hoş geldiniz” konuşması ile başladı. 
Yoğun katılımın olduğu toplantıya Form 
VRF Sistemleri San. Tic. A.Ş Genel 
Müdürü Mehmet Oral’ın sunumu ile 
devam edildi. Mehmet Oral sunumuna, 
Form Şirketler Grubu ve grup firması 
olan Form VRF Sistemleri firmalarını 
tanıtarak başladı. Konuşmasında, 
merkezi ve VRF klima toplamında ciro 
bazında Türkiye’nin ikinci büyük firması 
olduklarını ve 2013 itibariyle 5,000 
adetlik VRF dış ünite satışları olduğunu 
ifade eden Mehmet Oral, “Form Şirketler 
66
Sürdürülebilir Dünya 
Grubu olarak paket klima’da Türkiye’de 
%60 pazar payına sahibiz. AVM’lerdeki 
ısı pompası uygulamalarında ise bu 
oran %85’ler seviyesinde bulunuyor. 
Avrupa’nın üçüncü büyük toprak kaynaklı 
ısı pompası uygulamasını Meydan AVM’de 
gerçekleştirdik. Bu uygulamada 18 
km’lik toprak altı borulama yine FORM 
tarafından gerçekleşti. Avrupa’nın en 
büyük yeraltı suyu kaynaklı ısı pompası 
uygulamasını da Antalya Terracity AVM’de 
uyguladık” dedi. 
VRF klima ürünleri pazar payı 
hızla artıyor 
Seminere Form VRF Sistemleri Genel 
Müdür Yardımcısı Selahattin Telatar’ın 
sunumuyla devam edildi. Selahattin 
Telatar, Mitsubishi Heavy Industries VRF 
klima ürünlerinin Türkiye ve dünyadaki 
pazar payı ve iklimlendirme sektöründe 
İSKİD’ den nefes alan binalar 
için konferans 
İSKİD ‘Mimari Tasarımda İklimlendirme Konferansı’ ile Tasarımda iklimlendirme ile ilgili 
sorunları masaya yatırıyor. 22 Ekim tarihinde gerçekleştirilecek konferans yüzlerce mimar 
ve sektör temsilcisini buluşturacak. Konferansın gündemi ise insanların konforunu ve 
sağlığını doğrudan etkileyen doğru iklimlendirme sistemleri konusu olacak. 
68 
VRF’nin yeri konularında bilgiler paylaştı. 
VRF cihaz satışlarının dünya genelinde 
2007-2012 itibariyle yıllık olarak %8’lik 
bir büyüme ivmesi yakalayarak en hızlı 
büyüyen ürün olduğunu ifade eden 
Selahattin Telatar, İSKİD verilerine 
göre %37 büyüme oranı ile Türkiye’nin 
Avrupa’da en hızlı büyüyen VRF pazarı 
olduğunu belirtti. Türkmenistan, Kıbrıs, 
Kuzey Irak, Azerbaycan, Kazakistan ve 
Gürcistan gibi bölge ülkelerinin VRF 
servis ve satış noktalarının da Form VRF 
Sistemleri’ne bağlı olduğunu sözlerine 
ekledi. 
Enerjinin doğru yönetimi ve 
kontrolü felsefesi ile üretiliyor 
Seminerde yeni nesil VRF cihazları ve 
Mitsubishi Heavy Industries yeni KXZ 
serisi ile ilgili teknik bilgiler paylaşan 
Form VRF Sistemleri Satış Koordinatörü 
Zafer Sarı, “ KXZ serisi geliştirilirken 
sürdürülebilirlik ilkeleri dikkate alınarak 
tasarlandı. KXZ serisi en yüksek enerji 
verimliliği sunmakla birlikte enerjinin 
doğru yönetimi ve kontrolü felsefesi 
ile üretilen bir ürün” dedi. Yeşil bina 
konseptine uygun olarak inşa edilen ve 
LEED sertifikası almak isteyen binalar için 
de VRF sistemlerin tercih edildiğinde puan 
kazandırdığına değinen Zafer Sarı, her 
yıl İsviçre’nin Davos kasabasında yapılan 
Dünya Ekonomi Forum’unda yer alan 
Global 100 Endeksi-Sürdürülebilir Şirketler 
sıralamasında Mitsubishi Heavy Industries 
Grubu’nun 66. sırada yer aldığını ve klima 
sektöründen bu sıralamada yer alan tek 
firma olduğuna dikkat çekti. Seminerde 
sunumların ardından soru-cevap kısmına 
geçildi. Soruların cevaplanmasının 
ardından JW Marriott’de verilen akşam 
yemeğiyle seminer son buldu. 
İKLİMLENDİRME - Soğutma Klima 
İmalatçıları Derneği (İSKİD) İstanbul, 
Ankara ve İz mir’de düzenlenecek ‘Mimari 
Tasarımda İklimlendirme Konferansı’nın 
ilkini 22 Ekim tarihinde İstanbul Yapı 
Endüstri Merkezi’nde gerçekleştiriyor. 
İklimlendirme sektörünün yaklaşık 
yüzde 90’ını temsil eden 97 üyesinin 
desteği ile çalışmalarını sürdüren İSKİD’in 
liderliğinde gerçekleştirilecek konferans, 
sektörün lider markalarını bir araya 
getirecek. Tasarımda İklimlendirme ile 
ilgili sorunların ve ihtiyaçların masaya 
yatırılacağı konferansın asıl gündem 
maddesi ise konforlu, sağlıklı, nefes 
alan, doğru iklimlendirme sistemleri olan 
binalar için atılması gereken adımlar 
olacak. 
Amaç nefes alan binalar 
yaratmak 
Ana amacı binaların konforunu doğrudan 
etkileyen iklimlendirme ve havalandırma 
sistemlerinin en uygun kullanımını 
irdelemek olan ‘Mimari Tasarımda 
İklimlendirme Konferansı’ ile ayrıca; 
yapılar henüz mimari proje konsept 
tasarımı aşamasında iken mimarların, 
mekanik tasarımcılarla bir araya 
gelmesini sağlamak ve böylece nefes 
y y 
alan binalar yaratmak da hedefleniyor.
Sürdürülebilir Dünya 
Nemlendirme sistemlerinin 
yeşil bina konseptine uygun tasarlanması 
Havak A.Ş., 23 Eylül salı günü İstanbul’da “Nemlendirme Sistemlerinin Yeşil Bina Konseptine 
Uygun Tasarlanması” konulu bir seminer verdi. İstanbul Şişli Ramada Hotel’de gerçekleşen 
Seminerde Amerikan Dristeem firmasından Marc Briers konuşmacı olarak yer aldı. 
TOPLANTIYA kalabalık bir dinleyici 
gurubu katıldı. Toplantıya, üniversite 
öğretim üyeleri, mesleki oda ve dernek 
başkanları, proje firma temsilcileri, 
mekanik tesisat temsilcileri, klima santrali 
firmaları, sektör basın temsilcileri katıldı. 
Aynı etkinlik 24 Eylül günü Ankara’da da 
gerçekleşti. 
Daha az enerji harcayan ve 
CO2 emisyonlarını azaltan 
nemlendirme sistemlerinin 
tasarımı 
Birçok nedenden dolayı bina içindeki 
havayı nemlendirmek gerekir. Binalar, 
iç hava kalitesini yükseltmek amacıyla, 
üretim prosesleri gereği olarak veya 
malzemeleri ve mobilyaları korumak 
amacıyla nemlendirilebilir. Nemlendirici 
dizayn edilirken maliyet endişesiyle 
ekonomik tipler seçilebilir, fakat en uygun 
şekilde tasarlanmış bir nemlendirme 
sisteminin kısa zamanda sağlayacağı 
avantajlar, bu endişeyi ortadan 
kaldıracaktır. 
70 
Kyoto Protokolü’nün ve benzeri 
Kopenhag Anlaşması’nın 100’ün üzerinde 
gelişmiş ülkede uluslararası bağlayıcılığı 
olan kararları neticesinde, CO2 
emisyonlarının 2020 yılına kadar %18, 
2050 yılına kadar ise %50 azaltılması 
hedef alınmıştır. 
%60 daha az CO2 salınımı 
yapan buharlı nemlendirme 
sistemleri 
Bina sahiplerinin veya işletme 
müdürlerinin çevre dostu binalara 
gereksinim duymaları üzerine, bina 
sistem üreticileri bu gereksinimi 
karşılamak amacıyla teknolojiler 
geliştirerek öne çıkmaya çalışmaktadır. 
Şu anda elektrikle buhar üretme 
sistemlerine nazaran %60 daha az CO2 
salınımı yapan buharlı nemlendirme 
sistemleri vardır. Adyabatik nemlendirme 
sistemlerinde %32 oranında CO2 
emisyonlarını azaltan tasarım yapmak 
mümkündür. 
Buhar dağıtımı esnasında, 
izolasyonsuz standart borular 
yerine izolasyonlu dağıtım boruları 
kullanıldığında, dağıtım verimi %85’e 
çıkar. Yoğuşma ile oluşan kayıpta azalma, 
ısının korunması ve hava akımındaki ısının 
kazanılmasıyla, maliyet farkı bir yıldan 
kısa zamanda kapanmaktadır. 
Klasik cihazlar yerine enerji 
verimli, yüksek performanslı 
cihazlar 
Binaların yeşil bina olarak kabul 
edilebilmesi için daha önce kullanılan 
klasik cihazlar yerine, enerji verimli 
ve yüksek performanslı cihazlarla 
donatılması gerekmektedir. Bu hedefi 
yakalamak için DriSteem mühendislere 
gazlı/elektrikli buharlı ve adyabatik 
sistemlerin işletme maliyetlerini 
hesaplamaları için programlar 
vermektedir. Bilgiler bu programa 
girildiğinde, en uygun nemlendirme 
yöntemi seçilebilmektedir. Böylece “Yeşil 
Dizayn”a nemlendirme sistemleriyle de bir 
adım daha yaklaşılmış olacaktır.
Sürdürülebilir Dünya 
Binalar şimdi yeşilleniyor 
İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi, Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SUT-D) 
Başkan Yardımcısı ve Enerji Kurulu Başkanı Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu, şu an çevresel 
yatırım olarak değerlendirilen yeşil binaların yaşam kalitesini artırdığı gibi genel giderleri de 
ciddi şekilde düşürdüğünü ifade ederek, “Bugün çok fazla önemsenmese de yarın konut ve ofis 
tercihinde vazgeçilemez bir numaralı kriter yeşil bina sertifikası olacak” dedi. 
KARAOSMANOĞLU, Yeşil Bina Haftası 
nedeniyle yaptığı açıklamada, tüm önlemlere 
karşın her geçen gün kirlenen yerküremizde 
her sektörün kendi açısından çevreyi 
korumak için yeni arayışlara girdiğini ifade 
etti. 
72 
Değişen ve gelişen teknoloji ile yol 
alan inşaat sektöründe modern dünyanın 
çevre dostu yeşil binalara eğiliminin 
arttığını kaydeden Dr. Karaosmanoğlu, 
şunları söyledi: “Yeşil binalar geleceğin 
hem üretim, hem de yaşam sürecinde daha az enerji tüketen ve 
doğaya zarar vermeyen malzemelerin, kimyasalların kullanıldığı 
yapıları olacak. Çevreye olumsuz etkisi en aza indirilmiş, enerji 
verimliliği ve geri dönüşümün yanı sıra ev sahiplerinin konforunun 
da büyük oranda düşünüldüğü yeşil binalar, ülkemizde şu an 
İstanbul, kısmen de Ankara’da yavaş yavaş kendini gösteriyor. 
Özellikle çevresel yatırım olarak karşımıza çıkan yeşil binalar 
yaşam kalitesini artırdığı gibi konut ve ofis sahiplerinin 
en büyük şikayet konusu olan genel giderleri de ciddi 
şekilde düşürüyor. Artan aidatlar, giderler kişileri kendi 
evlerinde kiracı konumuna getiriyor. Kim kendi evinde 
kiracı pozisyonunda olmak ister? İşte bu nedenle bugün 
çok fazla önemsenmese de hem maliyetler, hem de çevre 
bilincinin artması nedeniyle, yarın konut ve ofis tercihinde 
bir numaralı kriter yeşil bina sertifikası olacak.” 
Karaosmanoğlu, iklim değişikliği üzerinde binaların 
payının günümüzde ciddi orana yükseldiğini belirterek yeşil 
binaların “gelecek nesillere bırakılması vaat edilen temiz 
dünya” için büyük önem taşıdığının da altını çizdi. “Binalar için 
kullanılan inşaat malzemeleri ve yapı kimyasalları sürdürülebilir 
üretimin ürünleri olmalıdır. İnşaat sürecinin toprak-hava-su etkisi 
en aza indirilmelidir. Ardından binada enerji, atık ve su yönetimi 
sürdürülebilir ilerlemelidir “ diyen Prof. Karaosmanoğlu ev alım ve 
kiralamalarında tüketicileri bilinçli olmaya davet ederek günümüzde 
yeşil binaya yatırım yapanlar gelecekte karlı çıkacak” dedi. 
İklimlendirme Konferansı 2.kez kapılarını açıyor 
İstanbul’da bu yıl 2.si düzenlenecek olan “HVAC & IR, Verimlilik, Sürdürülebilirlik, 
Enerji ve Endüstriyel Gelişmeler” kapsamıyla İklimlendirme Konferansı 
çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor. 
Bu yıl İklimlendirme Konferansı’na 300’ye yakın firmanın 
katılımcı olması bekleniyor. Konferans, özellikle şirketlerin 
ticari faaliyetlerine vizyon katmaları ve networking açısında 
etkin bir rol oynuyor. Geçen yıl 145 firmanın en üst düzey 
VIP katılımı ile gerçekleşen İklimlendirme Konferansı bu yıl 
4 Kasım Salı günü, Marriott Hotel Asia’da gerçekleşecek. 
Eventuum tarafından düzenlenen konferans, firmaların 
sektörel olarak verim aldığı ve memnun kaldığı organizasyon 
olarak gösteriliyor. Isıtma, Soğutma, Havalandırma, 
Klima, Yalıtım, Alternatif & Yenilenebilir ve Güneş Enerjisi 
Sistemleri, Su Arıtma Teknolojileri ve birleşenlerinin; müşteri 
profili kategorisindeki yatırımcılar, inşaat firmaları, projeciler, 
müteahhit firmalar, taşeronlar, inşaat, makine ve elektrik 
mühendisleri, mimarlar, statikçi ve denetimciler, endüstriyel 
kuruluşlar, otel, alışveriş merkezi, hastane, kamu görevlileri 
ile bir araya geldiği konferans, yeni iş bağlantılarının 
kurulmasına ve küresel bir network oluşturulmasına da fırsat 
yaratıyor. Hem Türk hem uluslararası markalardan yoğun 
bir ilgi gören konferans, bu yıl da, belirlenen birbirinden 
çarpıcı oturumlarla geleceğe yol haritaları çizecek, 
ezberleri bozacak fikir analizleri ile sektörün önde gelen 
isimleri ile buluşturacak. Pazar dinamikleri ve beklentilerin 
konuşulacağı konferans, ekonomik ve ticari açıdan katma 
değer sağlayacak konularla birlikte sektörün önde gelen 
firmalarını ve müşteri profilini bir araya getiriyor. 
İklimlendirme Konferansı’nda yer almak 
neden önemli? 
İklimlendirme Konferansı, müşteri profilleri ile tanışma 
fırsatını yakalayarak ulusal ve uluslararası iş bağlantıları 
yaratılması açısından en uygun platformlardan biri. 
Katılımcılar, hedef kitlesi ile bir araya gelerek şirketlerini 
ve projelerini tanıtma fırsatı yakalıyor. Sadece kayıtlı 
profesyonellerin yer aldığı B2B konseptindeki konferansta, 
katılımcılar tarafsız bilgilenme ve networking imkânı 
yakalayabilecek, yeni iş birliktelikleri kurabilecek.
Tarih ve sanat iiç iiçe Madrid’’de 
Farklı mutfak kültürleriyle dikkat çeken Madrid, müzeleri, meydanları, tarihi eserleri ve sanat aktiviteleriyle 
gezmekten zevk alacağınız bir şehir. Üstelik gezilecek yerlerin birbirine yakınlığı sayesinde bu şehri 
yürüyerek keşfedebilme olasılığınız mümkün. 
74 
g e z g i n 
İSPANYA’NIN başkenti ve Madrid 
ilinin yönetim merkezi Madrid, İber 
Yarımadası’nın orta kesiminde yer 
alır. Madrid, zengin tarihi mirasının yanı 
sıra canlı bir kültür ve sanat merkezi 
olarak da önem taşır. Gelişmesi ve ülke 
ekonomisinde ağırlıklı bir rol kazanması 
ise yakın tarihe rastlar. Avrupa’nın en 
yüksek başkentlerinden biri olan Madrid, 
platolar üzerinde 
635 metre yükseklikte konumlanır. 
Yüksek konumu ve hava akımlarının 
etkisine açıktır ve bu nedenle ani 
sıcaklık değişiklikleri görülür. Yaz ayları 
boğucudur ve sıcaklık bazen 38 dereceye 
kadar ulaşır. 
Geniş çaplı onarım dönemi 
Madrid, Manzanares Irmağı’na bakan 
kayalık bir çıkıntı üzerinde kuruludur. Eski 
bir yerleşim olan Alhazar’ın çevresinde 
gelişen şehirden 932 tarihli kayıtlarda 
Arapça “su kanalı” anlamına gelen 
Macerit adıyla bahsedilir. 1083 yılında 
şehir, Müslümanlardan Kastilya Krallığı’na 
geçti. Alhazar’ın 1466’daki depremde 
yıkılmasından sonra inşa edilen ortaçağ 
kraliyet sarayı, şehrin gelişmesine yeni 
bir hız kazandırdı. 1561’de Kral II. Felipe 
İspanya’nın merkezinde olduğu için şehri
75 
başkent yapmayı uygun buldu. 1759-1788 
arasındaki III. Carlos döneminde geniş 
cadde ve meydanların açılmasıyla planlı 
bir gelişme başladı. Napolyon Savaşları 
(1800-1815) sırasında Fransız işgali 
altına giren Madrid, Joseph Bonaparte’in 
tahta geçmesinden sonra başlayan 
milli ayaklanmada öncü bir rol oynadı. 
On dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında 
şehre modern bir görünüm kazandıran 
planlı bir yapılaşma başladı. İspanya 
İç Savaşı (1936-1939) sırasında ağır 
bombardımanlara maruz kalan Madrid 
büyük bir yıkıma uğradı. Ancak bundan 
sonra geniş çaplı bir onarım dönemi 
başladı. Şehrin gelişmesi zamanla 
çevredeki banliyöleri de içine aldı. 1960’lı 
yıllardaki değişimlerde tarihi mirasa ağır 
darbeler indirildi, sonraki yıllarda tarihi 
yapıları koruma tedbirleri alındı. 
Picasso Müzesi’ni gezmeyi 
unutmayın 
Madrid, büyük bir kent olmasına karşın 
gezilecek yerleri birbirine çok yakın. Bu 
nedenle, yürüyerek Madrid’in önemli 
merkezlerini görme şansınız var. Calle, 
Plaza Mayor, Victory Arch, The Palacio 
Real (Kraliyet Sarayı) kentin muhakkak 
görülmesi gereken merkezleri. Palacio Real 
(Royal Sarayı) İspanya tarihinin 600 yıllık 
bir aynası. Saray, kitaplar, el yazmaları, 
haritalar, mücevherler ve eski silahlarla 
dolu. Museo del Prado (Prado Müzesi) 
ve Museo Arquelogico Nacional (Ulusal 
Arkeoloji Müzesi) de diğer önemli müzeler. 
Madrid’de müzeleri gezmeden önce açık 
oldukları saatleri mutlaka kontrol etmek 
gerekiyor. Ziyaret saatleri genellikle 
değiştiriliyor. Panteon de Goya’yı (Goya’nın 
freskleri gerçekten olağanüstü) da mutlaka 
görün deriz. Parque de Atracciones 
Madrid’in önemli eğlence merkezlerinden. 
Yine Casa de Campo’daki hayvanat 
bahçesi de diğer gezi alternatifiniz. 
Neogotik tarzda inşa edilen Almudena 
Katedrali, şehrin kurucusuna adanmış 
dinsel bir yapı. Tanrıça Kibele’ye adanmış 
olan Cibeles Meydanı’nın ortasında çok 
güzel bir çeşme yer alıyor. 0rijinal duvarları 
ile bugüne kadar kalan iki kapıdan biri 
olan Plaza de la Indipendencia’nın savaşçı 
meleklerle süslü kemeri ise Madrid’in 
simgelerinden biri. Madridlilerin buluşma 
merkezi sayılan Puerta del Sol’da ise Osoy 
el Madrono’nun heykeli bulunuyor. 
Ne yenir, ne içilir? 
İspanyol mutfağı, ülkenin coğrafi 
konumu, zengin tarihi ve çağlar boyunca 
yaşadığı savaşlar, keşifler, göçler 
sonucunda oluşmuş zengin bir yemek 
kültürünü yansıtıyor. İspanya’ya yerleşen 
her millet kendi yemek kültürünü ülkeye 
yansıtmış. İspanya’da genellikle dört 
öğün yemek yeniliyor. Bu öğünleri 
kahvaltı, öğle, akşam ve gece yemeği 
olarak sıralayabiliriz. En önemlileri ise 
öğle ve gece yemekleri. Madrid gece 
on birden sonra yaşamaya başlayan bir 
kent. Dolayısıyla gece boyunca yenilen 
TAPAS (zeytinyağı, jambon, sosis, peynir, 
patates, balık ve mevsim sebzeleriyle 
hazırlanan bir tür salata) sabah 
kahvaltısına pek gerek bırakmıyor. 
Sabah kahvaltısı İspanya’da bir öğün 
olarak kabul edilmiyor. Dolayısıyla 
sabahları yiyecek sunan pek fazla 
yer de bulamıyorsunuz. Size İspanyol 
mutfağının seçkin örneklerini sunan 
birkaç restoran ismi verelim. Santecolini, 
Zalacain, Restaurante La Terraza, La 
Broche…
Spor 
Doğğal egzersiz: Trekking 
Yürüyüş yapmak, her yaştan insan için en hafif ve keyifli sporlardan biri… Ancak her 
sporda olduğu gibi yürüyüş yapmanında belli bir disiplini var. Dilimize İngilizceden 
geçen ve o haliyle yerleşen trekking, işte size tam da ihtiyacınız olan disiplini sağlıyor. 
TREKKİNG, doğal engellerle dolu bir 
arazi parçasını, herhangi bir ulaşım 
aracı kullanmaksızın yürüyerek aşmak 
olarak tanımlanabilir. Özellikle sürekli 
oturarak çalışan insanlar için beden 
sağlığını geliştiren doğal bir egzersiz… 
76 
Türkiye’de 1980’lerden sonra 
gelişme gösteren ve özellikle büyük 
şehirlerde yaşayan insanların, şehrin 
stresinden uzaklaşmak amacıyla 
yaptığı trekkinge ilgi her geçen 
gün artıyor ve bu sporla ilgili çeşitli 
gruplar oluşuyor. Başlangıçta 
doğaseverlerin tek başına veya bir 
arkadaş grubuyla yaptığı yürüyüşler, 
son yıllarda alternatif turizm faaliyeti 
olarak görülerek ekonomik yönden de 
önemini artırmayı sürdürüyor. 
Düzenli olarak gerçekleştirilen 
yürüyüş sporunun, insanların vücut 
ve ruh sağlığı üzerinde olumlu etkileri 
olduğu birçok uzman tarafından kabul 
ediliyor. Yüksek kondisyona gerek 
olmaması, sakatlanmaların asgari 
seviyede yaşanması, maliyetinin ucuz 
olması ve her mevsim yapılabilmesi 
trekkingi diğer sporlardan avantajlı 
kılıyor. 
Türkiye’de trekkinge uygun pek çok 
bölge bulunsa da genel olarak turlar 
Toroslar, Kaçkarlar ve Kapadokya 
olmak üzere üç ana güzergâhta 
toplanıyor. Günübirlik turlar dışında, 
konaklamalı aktivitelere katılma 
şansınız da bulunuyor. Yıllardır 
hazırladığı ülkesel rehberlerle tüm 
dünyada takip edilen ve referans 
yayın olma özelliği taşıyan Lonely 
Planet dergisi dünyanın en iyi 10 
trekking rotasını sayfalarına taşıdı. 
Listede Türkiye’den bir rota olmasa 
da birbirinden güzel yollar, yürüyüş 
severleri bekliyor. 
GR20, Fransa: Fransa’ya 
bağlı Korsika Adası’ndaki bu rota, 
Calenzana ile Conca’yı birbirine 
bağlıyor. Yaklaşık 170 kilometrelik 
yürüyüş güzergâhı boyunca ormanlar, 
kraterler, buzul gölleri, akarsular, 
bataklıklar ve sarp yamaçlar yer alıyor. 
İnka İzleri, Peru: 33 kilometrelik 
tarihi İnka Yolu, her yıl binlerce trekking 
meraklısını bölgeye çekiyor. Kutsal 
Vadi’den başlayarak Machu Picchu’da 
son bulan trekking boyunca, dağların 
etrafında üç yüksek geçit aşılıyor. 
Pays Dogon, Mali: Parkura göre 
iki ile on gün arasında tamamlanan 
yürüyüş sırasında, çadırlar içinde 
yaşayan ve avcılıkla beslenen “ilkel” 
Dogon köylerinin büyüsü ve sarp 
kayalıklar size eşlik ediyor. 
Everest Base Kampı, Nepal: 
Yaklaşık üç hafta süren yürüyüş, 
dünyanın en yüksek dağına çıkmak 
isteyenler arasında oldukça popüler. 
Solu Khumbu’da yaşayan köylülerin 
önderliğinde gerçekleştirilen yolculuk, 
özellikle bu yükseklikteki iklim 
şartlarına alışana kadar oldukça zorlu 
geçiyor. 
Hint Himalayaları, Hindistan: 
24 gün boyunca Spiti ve Ladakh 
arasındaki zirvelerde gerçekleşen 
yürüyüş, eski dönem ticaret yollarını 
da kapsıyor. 
Overland Yolu, Avustralya: 
Tazmanya’nın tarih öncesi dönemi 
anımsatan vahşi doğasında 
gerçekleşen yaklaşık 80 kilometrelik 
yürüyüş, Cradle Dağı ile St. Clair 
doğal tatlı su gölü arasında uzanıyor. 
Güzergâh boyunca sarp dağlar, dağ 
gölleri, geniş ormanlar ve bataklıklar 
geçiliyor. 
Routeburn Yolu, Yeni 
Zelanda: Yeni Zelanda’nın 
Güney Alpleri’ndeki Fiordland ve 
Mt. Aspiring ulusal parklarında 
gerçekleştirilen yürüyüş, üç 
gün sürüyor. Sınırlı sayıda 
katılımcının kabul edildiği yürüyüşü 
kaçırmamak için birçok kişi, yolculuk 
programlarını dikkatle takip ediyor. 
The Narrows, ABD: Utah 
eyaletindeki Virgin Nehri’nde 
yüzyıllar boyunca oyulmuş dramatik 
kanyonlar arasında ilerleyen ve Zion 
Ulusal Park’ında yer alan yaklaşık 
26 kilometrelik yürüyüş güzergâhını, 
diğerlerinden ayıran bir nokta var. 
Yolun yarısı nehirde geçtiği için bazen 
yüzmeniz gerekiyor. 
Haute Yolu, Fransa-İsviçre: 
Fransa Chamonix’te başlayıp 
İsviçre Zermat’ta yaklaşık iki 
haftada tamamlanan yürüyüş rotası 
katılımcılarına Alp’lerin muhteşem 
manzaralarını sunuyor. 
Baltoro Buzu ve K2, Pakistan: 
8 bin 611 metre ile dünyanın en 
yüksek ikinci noktasını kapsayan bu 
benzersiz yürüyüşte Paiju ve Uli Biaho 
zirvelerine de çıkılabiliyor.
77 
Dikkatinizden kaçmasın! 
Yürüyüş planlanırken yiyecek, su, arazi, 
iklim, hava koşullarının göz önüne alınması 
ve aşağıdaki malzemelerin yanınızda 
bulundurulması şart: 
Yürüyüş için ortopedik, ayağa ve yere iyi 
tutunan, mevsimine uygun yürüyüş botu 
Alüminyum su şişesi veya matarası 
Düdük 
Çakı 
Pusula 
Şapka 
Ateş yakabileceğiniz bir malzeme 
Rüzgârlık veya yağmurluk 
Sırt çantası 
Ek gıda ve ilk yardım kiti
Sağlık 
Sanayileşme ve kentleşmenin getirdiği gürültü, önemli bir çevre 
kirliliği etkeni. Gürültü, işitme kayıplarının yanı sıra önemli stres ajanı 
olarak psikolojik, sinir ve dolaşım sistemlerini etkileyerek çeşitli hastalıklara 
yol açıyor. Meslek hastalıkları arasında en yaygın olanı, gürültü sebepli işitme 
kayıpları. Gürültünün huzursuzluk, uykusuzluk, sinirlilik ve konsantrasyon 
bozukluğu gibi etkileri de bulunuyor. Gürültü, çalışma etkinliğini azaltıyor, 
düşünmeyi engelliyor ve karakter değişikliklerine sebep oluyor. Bu olumsuz 
etkilerden korunmanın en etkin yolu ise gürültü kaynağının denetimi… 
ÖNEMLİ bir çevre kirliliği faktörü haline gelen gürültünün, 
insanlarda işitme kayıplarının yanı sıra sinir ve dolaşım 
sistemlerini etkileyerek çeşitli hastalıklara yol açtığı, bu 
sebeple gürültü kaynağı denetiminin şart olduğu belirtildi. 
Araştırmacılar, gürültüyü, insan ve toplum üzerinde olumsuz 
etki yapan ve istenmeyen sesler olarak tarif etti. Giderek 
artan sanayileşme ve kentleşme sonucunda gürültünün, 
önemli bir çevre kirliliği etkeni haline geldiğini vurgulayan 
araştırmacılar, gürültünün, insanlarda işitme kayıplarının 
yanı sıra önemli bir stres ajanı olarak psikolojik, sinir ve 
dolaşım sistemlerini etkileyerek çeşitli hastalıklara yol açtığını 
belirtiyor. Gürültünün insan sağlığını pek çok yönüyle olumsuz 
etkilediği görülmesine karşılık, bu toplumumuzda halen bir risk 
olarak algılanmıyor. 
78 
Çevresel patolojik etken 
Dünyada ve Türkiye’de, meslek hastalıkları arasında en 
yaygınının, gürültü sebepli işitme kayıpları olduğu ifade ediliyor. 
Gürültü yalnızca iş yeri zararlısı değil, aynı zamanda da önemli 
bir çevresel patolojik etken. Ülkemizde büyük şehirlerimizin 
pek çok semtinde yapılan gürültü ölçümlerinde elde edilen 
değerlerin, eşik değerleri geçtiği saptandı. 
Gürültünün, işitme duyusu ve yollarında zararlara yol açtığını 
kaydeden uzmanlar, gürültünün kişilerde huzursuzluk, uykusuzluk, 
sinirlilik, konsantrasyon bozukluğu gibi etkileri de bulunduğunu 
belirtiyor. Gürültünün çalışma etkinliğini azalttığı ve düşünmeyi 
engellediği, ayrıca karakter değişikliklerine sebep olabildiği 
söyleniyor. Hatta eğilimi olanlarda sorunların ve bunaltıların 
ağırlaşmasına yol açıyor. Çabuk sinirlenmeye ve kızgınlığa
79 
yol açıyor. Aralıklı ve ani gürültü, kişide ani adrenalin deşarjı 
oluşturarak kalp atış oranını, solunum sayısını, kan basıncını 
artırıyor, dikkat azalması, uyku düzeninde bozulmalara sebep 
olabiliyor. Ani gürültüde kalp hızı artıyor, göz bebeklerinde 
genişleme oluşuyor. 
Gürültüden etkilenmenin boyutu, maruz kalma süresi, 
frekansı, şiddeti, kesikli veya sabit olması ve kişisel özelliklere 
bağlı. Sesin şiddeti ve yoğunluğu arttıkça işitme yorgunluğu da 
artar. 140 dB (desibel) şiddetinde bir darbe gürültüsü ani ve 
geri dönüşü olmayan işitme kaybına yol açabilir. 
Gürültü kaynakları 
nelerdir? 
Gürültünün sınırları, kesin olarak 
belli değildir. Fakat 55-65 dB 
arası, psikolojik rahatsızlık verici 
gürültüler, 55-90 dB arası, huzur 
bozucu gürültüler, 90 dB ve üzeri, 
fizyolojik bozukluğa neden olan 
gürültüler olarak tanımlanıyor. 
Gürültü kaynakları yapı içi ve yapı 
dışı olmak üzere ikiye ayrılır. Yapı işi 
gürültü kaynakları, çeşitli ev araçları, 
makine ve donanım, yapı dışı gürültü 
kaynakları ise demir yolu, hava yolu, 
kara yolu araçları, iş makineleri, 
işletmeler ve sosyal tesisler olarak 
örneklendirilebilir. 
Gürültünün bu olumsuz etkilerinden korunmanın en etkin yolu ise, 
gürültü kaynağının denetimi. Gürültünün azaltılmasına yönelik 
önlemler tasarım ve üretim aşamasında alınmak zorunda. 
Okullarda ve iş yerlerinde sağlık eğitimi çalışmalarına ağırlık 
verilmeli ve bu konuda toplumsal duyarlılık oluşturulmalı. Gürültü 
ile ilgili mevzuatta gürültü limit değerleri konusunda, farklı yasa 
ve tüzükler mevcut. Mevzuattaki bu farklılıkların giderilmesi, 
etkin denetim ve kontrollerin yapılması, yerel yönetimlerin ve 
işverenlerin bu konudaki sorumluluklarını yerine getirmeleri 
konusunda ısrarla izlenmesi gürültü kontrolünde etkili olur.
hayata dair 
80 
Vizyon tarihi: 17 Ekim 2014 
Oyuncular: Halil Sezai Paracıkoğlu, Şafak Pekdemir 
2011 yılında vizyona giren ilk İncir Reçeli filmi seyirciden yoğun 
ilgi görmüş özellikle başroldeki müzisyen ve oyuncu Halil Sezai 
Paracıkoğlu’na yeniden popüler olmasını sağlamıştı. İçine kapanık 
Metin ve hayata cıvıl cıvıl bakan Duygu’nun hüzünlü aşk hikayesini 
konu alan ilk filmin ardından üç yıl sonra gelen ikinci yapımda yine 
Halil Sezai başrolde oynuyor. Bu sefer Metin’i Duygu ile yaşadığı aşkın 
ardından, gelen yoğun yalnızlık dönemi içinde izleyeceğiz. 
Vizyon tarihi: 24 Ekim 2014 
Oyuncular: Brad Pitt, Shia LaBeouf, Logan Lerman, Xavier Samuel, 
Jason Isaacs 
1945 yılının Nisan ayında İkinci Dünya Savaşı’nın son ayları. Avrupa 
Tiyatrosunda müttefikler son kozlarını oynarken, savaş ile yoğrulmuş ordu çavuşu 
Wardaddy (Brad Pitt), bir Sherman tankını yönetmektedir ve düşman hattı ardında 
ölümcül bir görev üstlenen beş kişilik bir ekibi vardır. Çok az sayıda ve yeterince 
silahı olmayan Wardaddy ve adamları, Nazi Almanya’sının kalbini vurmak için 
kahramanlıkları içerisinde tehlikeye atılmaktadır. 
Vizyon tarihi: 31 Ekim 2014 
Oyuncular: Gérard Depardieu, Jacqueline Bisset, José Ramón Rosario, 
Ronald Guttman, John Patrick Barry 
Bay Devereaux (Gérard Depardieu) son derece güçlü, her şeye sahip bir dolar 
milyarderidir. Milyonlarca insanın kaderini elinde tutmaktadır. Ancak kendi kaderini 
bile elinde tutmakta zorlanmaktadır, çünkü engelleyemediği dürtüleri başına sürekli iş 
açmaktadır. Ve bütün bunlar onun kaybolup gitme riskini giderek artırmaktadır. 
İncir Reçeli 2 
New York’a hoşgeldiniz 
Fur®
Tarih: 24 Ekim 2014 20:30 
Yer: CRR Konser Salonu, İstanbul 
Kontrbas sanatçılarının günümüzdeki en önemli temsilcilerinden Christian 
McBride, 24. Akbank Caz Festivali kapsamında 24 Ekim’de CRR Konser 
Salonu’nda performansını sergiliyor. 
Daha önce de Türk seyircisiyle buluşan sanatçı, bu kez piyanist Christian 
Sands ve Grammy ödüllü davul sanatçısı Ulysees Owens Jr ile çıkardıkları son 
albümü “Out Here” turnesi kapsamında sahne alacak. 
FRIXA Ş Damünpyiay oRnaalslyı cbraoşslsı yor 
Tarih:13 Ekim- 27 Ekim 2014 
Yer: Profilo Kültür Merkezi, İstanbul 
Klasik tiyatro eserlerinin güncelliğini daima koruduğu su götürmez bir gerçek. 
Yazarın başyapıtları arasında sayılan bu eserin iki ayrı ilgi çekici özelliği var: 
İlki tarihe tanıklık etmesi, ikincisi de evrensel bir uyarıda bulunması. 
81 
William Shakespeare’in dünyaca ünlü oy§nu 
III. Richard, Profilo Kültğr Merkezi’nde 
sahneleniyor 
Christianc aMzc zBarmidaen iıle şehirde 
Blues BTriomth’ edres gecesi 
Tarih:11- 12 Ekim 2014 
Yer: İntercity Park, İstanbul 
Motorsporlarında yepyeni bir heyecan yaratan FIA Dünya 
Rallycross RX Şampiyonası, star yarışmacıları ile 2014 yılının en çok 
konuşulan etkinliklerinden biri olacak. 
Hafta sonu boyunca çekişmeli yarışlara ev sahipliği yapacak 
etkinlikte ayrıca özel drift şovları, konserler ve tüm aileyi eğlendirecek 
etkinlikler ile unutulmaz bir hafta sonu geçirebilirsiniz. 
Intercity İstanbul Park pistinde özel olarak hazırlanacak Rallycross 
parkurunda bu nefes kesici mücadeleye davetlisiniz.
hayata dair 
82 
EINSTEIN 
BULMACASI 
Yazar: Jeremy 
Stangroom 
Yayınevi: Domingo 
Yayınevi 
Einstein meşhur 
bulmacasını çocukken 
tasarlamıştı. Beş komşu ve 
bir balık hakkındaki bu hain 
problem öyle akıllıcaydı 
ki Einstein bu soruyu 
her elli kişiden yalnızca 
birinin çözebileceğini öne 
sürmüştü. Ama bu sadece 
başlangıç... 
Bu kitapta, şimdiye dek 
tasarlanmış en şaşırtıcı zihin 
açıcılarla karşılaşacaksınız. 
Üç kapıdan birini seçerken, 
sürpriz partinin hangi 
gün olacağına dair 
tahmin yürütürken ya da 
bilgisayarınıza düşen ve 
bir şekilde hep doğru çıkan 
maç tahmini e-postalarının 
güvenilirliğini hesaplarken 
gri hücreleriniz fazla 
mesai yapacak. Çözümü 
bulmanız halinde ne kadar 
gururlansanız hakkınız. Ama 
aksi durumda lütfen sorumlu 
okurluğu elden bırakmayın; 
çözememenin verdiği sinirle 
fırlatılan kitap yaralayıcı 
olabilir. 
ALDATMAK 
Yazar: Paulo Coelho 
Yayınevi:Can 
Yayınları 
Çünkü yaşamak 
sevmektir. Paulo 
Coelho Aldatmak’ta 
diğer kitaplarından 
farklı olarak kışkırtıcı, 
tene dokunan 
ve tutku dolu bir 
hikâyeyle çıkıyor 
okurun karşısına. Her 
şeyin mümkünmüş 
gibi sunulduğu bir 
dünyada, imkânsız 
aşkın izini sürüyor. 
Ruhun kuytularında 
kaybolmaya 
çekinmeden... Ne 
de olsa bazen kim 
olduğumuzu bulmamız 
için kendimizi 
kaybetmemiz gerekir. 
CEHENNEM 
Yazar: Dan Brown 
Yayınevi: Altın Kitaplar 
Harvard Üniversitesi Simgebilim 
Profesörü Robert Langdon 
başından vurulmuş bir halde 
hastane odasında gözlerini 
açar. Ne buraya nasıl geldiğini 
ne de nasıl vurulduğunu 
hatırlamaktadır. Camdan 
gördüğü manzara karşısında 
altüst olan profesör, evinden 
binlerce kilometre uzakta, 
Floransa’da olduğunu anlar. 
Yaşadığı korkunç baş ağrısına 
eşlik eden tek şey; sürekli 
kâbuslarında gördüğü kan 
kırmızısı bir nehrin karşısından 
kendisine seslenen gümüş 
saçlı güzel bir kadın ve 
toprağa baş aşağı gömülü 
can çekişen bedenlerdir. 
Langdon gördüğü kâbusları 
anlamlandırmaya çalışırken 
kadın bir suikastçı tarafından 
takip edildiğini, kendine tedavi 
uygulayan doktorlardan biri 
gözlerinin önünde vurulunca 
anlar. Hastanede görevli diğer 
doktorlardan biri olan Sienna 
Brooks’un o ölüm kalım anında 
yardım etmesiyle hayatta kalır. 
Simgebilim profesörü kendini 
bir anda ipuçlarını Dante’nin 
cehenneminde bularak çözmesi 
gereken korkunç bir senaryonun 
içinde bulur. 
PEMBE VE YUSUF 
Yazar: Canan Tan 
Yayınevi: Doğan 
Kitap 
Birbirlerine 
delicesine düşkün 
iki kardeşin,Pembe 
ile Yusuf’un sızılı ve 
çarpıcı öyküsü. Ezenler 
ve ezilenlerin amansız 
savaşımı. Üzerinde 
yaşadığımız coğrafyanın 
değişmez kaderi... 
Törenin kara gölgesi 
renklerin üzerine 
çökerken, içlerinde 
en gariban gördüğü 
“pembe”ye vermişti 
önceliği. Soluğu kesildi 
“pembe”nin, beti benzi 
attı. Güzelim rengini 
yitiriverdi. Varlığını 
sürdürmekle yok 
olmak arasındaki ince 
çizgide asılı kaldı. Tıpkı 
yaşamın içindeki gerçek 
Pembe’ler gibi...
Eg le n c e l i ze k a s o r u l a rı 
1. Tenis Topu 
Bir tenis topunu olası en uzak noktaya fırlatıyoruz. Top,hiç 
kimse yakalamamasına ve hiçbir yere çarpmamasına 
rağmen bize geri dönüyor.Topa başka herhangi bir maddede 
iliştirilmediğine göre de bu nasıl olur? 
2. Harfler 
Türkiye’de olan iki ilin harfleri aynıdır. Sizce hangileri? 
5. Yaşlar 
3 çocuğum var. Birincisi 
benim yaşımın ilk rakamı 
yaşındadır. İkincisi benim 
yaşımın ikinci rakamı 
yasındadır. Üçüncüsü 
bu iki rakamın toplamı 
yaşındadır. Hiçbirinin yaşı 
aynı olmadığına göre ve 
hepimizin yaşları toplamı 
45 ise benim yaşım kaçtır? 
4. Adam 
Topkapı’ya giderken yolda 
yedi karısı olan bir adamla 
tanıştım. Her kadın yedi 
çanta taşıyordu. Her 
çantada da yedi kedi 
vardı. Her kedinin de yedi 
yavrusu vardı. Toplam kaç 
kişi Topkapı’ya gidiyordur? 
5. 27 
4. 1 kişi 
3. A harfi 
2. Aksaray ve Sakarya 
1. Topu yukarı atar. 
Cevaplar 
( 
3. Saat 
Saatte 2 kere ama saniyede 1 kere 
meydana gelen nedir?
Mechanic 10. Sayı
Mechanic 10. Sayı
Mechanic 10. Sayı

Mechanic 10. Sayı

  • 1.
    EKİM 2014 10 SAYI MECHANIC DERGİSİ www.mechanic.com.tr Ekim 2014 • Sayı: 10 VİİZYONER LİİDER SERPER GİİRAY BİNALAR ŞİMDİ YEŞŞİİLLENİİYOR ISI PAY ÖLÇERLERDE YENİİ NESİİL TARİH VE SANAT İÇ İÇE MADRİİDʼDE DOĞAL EGZERSİZ TREKKING
  • 5.
    3 Başyazı başyazı Merhabalar; Gelişen teknoloji ve hızla artan nüfus beraberinde yangın risklerini artırıyor. Neredeyse tüm yapılar, özellikle AVM, hastane, otel, yüksek katlı binalar ve metro gibi büyük çaplı projeler yangın açısından her zaman risk taşıyor. Ülkemizde son 10 yılda irili ufaklı yaklaşık 1 milyona yakın yangın meydana geldi, bu yangınlarda yaklaşık 4 bin insanımız hayatını kaybetti ve 2 milyar TL’yi aşan maddi kayıplar yaşandı. Sadece bu rakamlar bile yangının sonuçlarının ne denli büyük olabileceğini gösteriyor. Yangınlarda yaşanan can kayıplarının en büyük sebebi ise duman ve zehirli gazlar... Ölümlerin yaklaşık yüzde 70‘ine duman zehirlenmesi neden olurken yüzde 60’ı ise yangının çıktığı mahalde değil başka bir mahalde gerçekleşiyor. Bu noktada yangın güvenliği sağlayan ürünler kullanılması ve bilinç çok önemli. Bu bilincin artmasına yönelik, Mechanic dergisinde çeşitli haber ve makalelere ilk sayımızdan itibaren yer veriyoruz. Bu sayımızda da yangın haftası nedeniyle yangından korunmaya yönelik haberlere yer verdik. Mechanic dergisinde en çok geri dönüş aldığımız okuyucularımızın merakla takip ettiği sektöre yön verenlerde, kurulduğu günden beri mekan ik tesisat proje dizaynı konusunda yurtiçi ve yurtdışı konfor ve endüstriyel tatbikatlarda uzmanlaşarak sektörün öncü firmalarından olan Giray Mühendislik firma sahibi Serper Giray ile geçmişten günümüze bir yolculuğa çıktık. Günümüzde nefes alan bina tasarımları git gide önem kazanıyor. 22 Ekim tarihinde gerçekleştirilecek mimari tasarımda iklimlendirme konferansı ile sektörün lider markaları bir araya gelecek. Mechanic Dergisi Ekim sayımızda bir yandan sektör ve yeni ürün haberlerine göz atarken sektör haberlerinden bunalmaya başladığınız anda tarih ve sanatın iç içe geçtiği Madrid’e yolculuğa çıkabilir, doğal egzersiz trekking ile tanışabilir, sağlığınızı tehdit eden gürültü ile başa çıkma tüyoları alabilir, ekim ayının tadını çıkarmanızı sağlayacak hayata dair sayfalarımızda konser, sinema, kitap etkinliklerine göz atabilir, eğlenceli zeka soruları ile tebessüm edebilirsiniz. Sizin için hazırladığımız yeni sayımızı keyifle okumanızı diliyor, tüm okuyucularımızın kurban bayramını tebrik ediyor, bir sonraki sayımızda tekrar görüşmeyi umuyoruz. Genel Yayın Yönetmeni Makina Mühendisi
  • 6.
    18 içindekiler 4 06 Bosch Termoteknik Manisa Fabrikası’na BES ödülü 08 TA Hydronics, artık IMI Hydronic Engineering 10 Grundfos eğitimlerine devam ediyor 12 Hilti 4 saate kadar yangın, gaz ve duman yalıtımı sağlıyor MECHANIC Yıl: 1 Sayı: 10 DEKOMEDYA A.Ş ADINA İmtiyaz Sahibi EVREN DEMİRCİ Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Genel Yayın Yönetmeni EVREN DEMİRCİ Teknik Danışmanlar CEVAT TANRIÖVER, ZÜHTÜ FERAH Yayın Danışmanı EMİNE BANKOĞLU Yeşil Bina Danışmanı CEMİL YAMAN Leed Faculty, Breeam Assesor Genel Koordinatör ÖZGÜR PARLAK Yayın Koordinatörü ASUMAN DEMİRCİ Yayın ve Web Editörü HAKAN ARSLAN hakan@dekomedya.com Görsel Yönetmen ÖZGÜ URAL Reklam Müdürü SELÇUK BENLİ selcuk@dekomedya.com Müşteri İlişkileri İREM KALENDER irem@dekomedya.com Katkıda Bulunanlar SELCEN PARLAK, GENCAY TATLIDAMAK, EVREN UYGUR, ONUR ŞAHİN, EMRE ÖZMEN, SMMM HASAN KARAGÖZ, AV.MURAT BİLİR, SERDAR AYDIN, ÖZLEM YASMUT Yönetim Yeri Deko Medya A.Ş. Vişnezade Mah. Prof. Dr. Alaattin Yavaşça Sok. Efe Apt. No:6 D:4 Akaretler 34353 Beşiktaş / İSTANBUL Tel: (0212) 327 50 40 Faks:(0212) 327 50 20 www.mechanic.com.tr info@mechanic.com.tr Yayın Türü Yaygın Süreli Baskı - Cilt Fabrika Basım Tic. Ltd. Şti. İnönü Cd. No:74/A Mahmutbey-Bağcılar-İstanbul Tel: 0212 294 38 00 Dağıtım Etkin Dağıtım ve Nak. Oto Kir. Hiz. Paz. Tic. Ltd. Şti Eski Büyükdere cd. Yamaç sk. No.1 4. Levent – İstanbul Tel: 0212 282 40 04 Mechanic Dergisi aylık olarak yayımlanan bedelsiz süreli bir yayın organıdır. Mechanic Dergisi, basın-meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir. Dergide yer alan yazı ve fotoğraflar kaynak gösterilerek kullanılabilir. 10 16 Standart pompa Türk sanayi sektörünün temsilcileri ile buluştu 18 Mechanic tesisatta sistem seçimi kilit rol oynar 22 Havasızlık öğrenci ve öğretmenlerin okuldaki başarısını etkiliyor 26 DAF Enerji Cumhuriyetin 100.yılına hazırlanıyor 28 İstanbul Sanayi Odası’nda enerji verimliliği ve finansman yönetimleri eğitimleri yapıldı 30 Frankishe’den çok katmanlı kompozit borular 34 Würth multi çok amaçlı sprey 36 Sikla Framo 80 ile kaynak işçiliğine son 38 Alarko Carrier, enerji tasarruflu kombileriyle evleri ısıtacak 40 Isı pay ölçerlerde yeni nesil 42 Yeni nesil Bosch yoğuşmalı kombi ile yakıttan tasarruf edin 44 Lowara’dan yeni nesil ıslak rotorlu sirkülasyon pompaları: Ecocirc XL
  • 7.
    22 REKLAM DİZİNİREKLAM DIZINI 5 30 74 76 78 46 TROX Smart Beam ile tasarım teknolojiyle buluşuyor 48 SFA Sanihydro WC öğütücüleri 50 Simflex’ten aşınmaya dayanıklı endüstriyel hortumlar 52 İngiltere’de 6 sigma ile üretilen Lotus Kombi Türkiye’de 54 DVM PRO VRF tasarım yazılımı 60 Teknoklima sektörde fark yaratmaya devam ediyor 66 FORM’dan yüksek verimli yeni nesil Mitsubishi Heavy VRF cihazları semineri 68 İSKİD’den nefes alan binalar için konferans 70 Nemlendirme sistemlerinin yeşil bina konseptine uygun tasarlanması 72 Binalar şimdi yeşilleniyor 74 Tarih ve sanat iç içe Madrid’de 76 Doğal egzersiz: Trekking 78 Gürültü sağlığı tehdit ediyor 80 Hayata Dair 83 Eğlenceli Zeka Soruları 67 AIRONN 13 AIRPLUS 33 AKCOR 53 ALTERM 7 ARÇELİK 55 ARI YANGIN 61 ATLAS 71 CİVA 39 DAF ENERJİ 29 DAİKİN 23 DEKO GROUP 2 DUYAR 35 EBITT 17 FETAŞ 49 GIACOMINI - UNIVAL 25 INVENT-TR A.K.İ. IŞIK ENDÜSTRİYEL-FRESE 73 İKLİMLENDİRME KONFERANSI 11 JOHNSON CONTROLS 37 LOWARA 27 MAS-DAF A.K. MITSUBISHI ELECTRIC 51 NORM KELEPÇE 63 PREIS - AYDIN GROUP 69 PROKONTROL 45 REHAU Ö.K.İ - 1 RES 31 SONDEX - TANPERA 9 IMI HYDRONIC ENGINEERING 65 TEKNOGEN 59 THERMOFLEX 84 ÜÇAY MÜHENDİSLİK 47 ÜNTES 57 VENTAS 43 VİCTAULİC 15 VİZYON MEKANİK 41 YILMAZ SOĞUTMA
  • 8.
    Haberler Bosch Termoteknik Manisa Fabrikası’na BES ödülü Bosch Termoteknik, Bosch Grubu’nun mükemmel içerik odaklı iş ve liderlik için verdiği BES Ödülü’nün sahibi oldu. Bosch Termoteknik Manisa Fabrikası, beş farklı ülkede, altı geliştirme ve üretim lokasyonu bulunan Bosch Termoteknik’in ana test merkezi konumunda Manisa’da bulunan Bosch Termoteknik Fabrikası, 2011 yılından bu yana aldığı birçok ödülün yanı sıra, Mart 2014’te tüm dünyada faaliyet gösteren Bosch Termoteknik iş kolu fabrikaları arasında en iyi fabrika seçilmişti. BOSCH Termoteknik, iki yılda bir gerçekleştirilen ve Bosch Grubu’nun ürün mühendisliği içinde mükemmel içerik odaklı iş ve liderliği ile ödüllendirdiği BES (Bosch Ürün Mühendisliği Sistemi) ödülünün sahibi oldu. Bu ödül ile Bosch, Ürün Geliştirme takımlarını, BES geliştirme süreçlerinin başarılı uygulamalarını ve aynı zamanda içerik odaklı iş ve liderlik konularındaki başarısını ödüllendiriyor. Bosch Termoteknik Manisa Ar-Ge Merkezi bu ödülü, standart test prosedürlerinin, tasarım ve ürün geliştirme yönergelerinin oluşturulmasının sonucunda ürün güvenirliği doğrulama konularında ki bilginin oluşturulmasıyla elde etti. Ödülü Bosch Grubu CEO’su Volkmar Denner takdim etti Bosch Termoteknik Kombi Ürün Güvenirliği Direktörü Peter Englich, Bosch Termoteknik Kombi Ürün Güvenirliği Uzmanı George Bennet ve Bosch Termoteknik Kombi Ürün Geliştirme Direktörü Jean Pierre Hathout mükemmelik ödülünü Bosch Grubu CEO’su Volkmar Denner’in elinden aldı. Altı Üretim Merkezi’nin testleri Manisa’da yapılıyor Bosch Termoteknik tarafından üretilen duvar tipi kombiler için, beş ülkede, altı geliştirme ve üretim merkezi faaliyette bulunuyor. Ömür ve dayanım testleri için ana merkez olarak konumlanan Bosch Termoteknik Manisa Fabrikası, tüm bu üretim lokasyonlarını destekleyen ve Bosch Termoteknik’in strateji haritasında 6 bulunan tüm kombi, sistem, alt-sistem ve komponentler için onaylama yetkisi bulunan yetkinlik merkezi haline geldi. Manisa Fabrikası ömür ve dayanım onay laboratuarları için yaklaşık 1 milyon Avro’luk yatırım yapıldı. Bu test merkezi ile Bosch Termoteknik Manisa Fabrikası, güvenilir tasarımlar konusunda kendini üst seviyelere taşırken potansiyel problemleri önceden belirleyerek ürün pazara sürülmeden önce çözüme ulaştırıyor. Manisa Fabrikası ard arda ödüllendiriliyor Bosch Termoteknik Türkiye, aldığı ödüllerle yıllardır global Bosch dünyasında ön plana çıkıyor. 2011 yılında, Bosch Termoteknik Fabrikaları arasında “En İyi Fabrika”, 2012 yılında ise, “Sevkiyat ve Maliyet Konusunda En İyi İlerleme Gösteren Fabrika” seçilen Manisa Fabrikası, 2013 yılında tekrar “En İyi” ve “En Yüksek Ciro Büyümesi Elde Eden” fabrika seçilerek ulaştığı noktayı kanıtladı. Termoteknik Türkiye, ayrıca 2013’de gösterdiği satış büyümesi ile global arenada 2013 yılı Bosch Termoteknik Global değerlendirmesinde Satış Büyümesi Ödülü – Altın Kategori (Sales Growth Award Gold 2013) almaya hak kazandı. Bosch Termoteknik Türkiye, 2013’te aldığı ödüllere, Satış Sonrası Hizmetler Departmanı’nın, 80 ülke arasından sıyrılarak aldığı “En İyi Servis Organizasyonu” ödülüyle devam etti. Ayrıca 2014 yılı Nisan ayında Manisa AR-GE Merkezi, kendi sektöründe en iyi AR-GE Merkezi ödülünü Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’ndan aldı.
  • 10.
    Haberler TA Hydronics,artık IMI Hydronic Engineering TA Hydronics, IMI grubunun bir parçası olarak, tüm IMI bünyesinde gerçekleşen küresel değişimle, IMI Hydronic Engineering ismiyle ve görsel kimliğiyle yenileniyor 2011 YILINDAN bu yana, 3 ana markası olan Pneumatex, TA ve Heimeier’i biraraya getiren TA Hydronics, artık IMI Hydronic Engineering ile yer değiştiriyor. IMI Hydronic Engineering, kullanıcıları için ısıtma, soğutma ve havalandırma sistemlerini optimize edecek, doğru konfor şartlarını doğru enerji maliyetleri ile sağlayacak ürün ve hizmetleri oluşturmalarına izin veren çözümler geliştirmek için yenilikçi misyonunu sürdürüyor. Pneumatex, TA ve Heimeier markaları, basınçlandırma ve su kalitesi, balanslama v e kontrol ile termostatik kontrol alanlarındaki uzmanlığını gösterecek şekilde, yenilenmeye devam ediyor. TA Hydronics ismini ve görsel kimliğini neden şimdi değiştiriyor? Ocak 2014’ten bu yana, IMI Plc.’nin (Londra Borsa’sında FTSE 100 endeksinde yer almaktadır) yeni CEO’su Mark Selway, 8 grubun gelişiminde yeni bir dönemi başlattı. Hedefleri; IMI ve divizyonlarını, akış kontrolü alanına odaklanmış bir mühendislik firması olma yönünde geliştirmek. Yeni görsel kimlikleri, bu değişimlerin ve grup kimliklerinin kuvvetlenmesinin bir ifadesidir. Hizmetlerde, yenilikçilik ve ürün kalitesinde hiçbir değişim yaşamadan, projelerine destek vermeye ve hidronik bilgilerini sunmaya devam edecekler. Önümüzdeki aylarda internet sitesi, paketlemeleri ve teknik dokümanları bu değişim çerçevesinde yenilenecek. Görsel kimlikleri ve firma ismi değişse bile, ürüne ve insan unsurlarına verdikleri değer esas kalacak. Firma ismi, çoktan IMI Hidronik Mühendislik İklimlendirme Sistemleri Ltd. Şti. olarak değişti bile. Yeni görsel kimliğimiz ve onunla birlikte gelecek olumlu değişiklikler sayesinde, pazara yenilikçi ürün ve hizmetler sunma kabiliyetimizin artacağına ve Pneumatex, TA ve Heimeier’in bilinen yüksek ürün kalitesini sürdüreceğine eminiz.
  • 12.
    Haberler Grundfos eğitimlerinedevam ediyor EGE Bölgesi’nde 9 Eylül Üniversitesi ile başlayan eğitimler, Uşak MMO’da ve Keskinoğlu’nda verilen eğitimlerle devam etti. Uşak MMO’da gerçekleştirilen “Yeni EUP yasası ve enerji verimliliği” eğitimine 25 kişi katıldı. Uşak MMO İl Yürütme Kurulu Başkanı Ozan Bayık, katılımcıların aldıkları eğitimden oldukça memnun kaldıklarını belirtti. Keskinoğlu’nda verilen eğitime, firmanın bakım, üretim ve satın alma bölümlerinden 50 kişi katıldı. Pompalarda hidrolik yapılar, enerji verimliliği ve EUP yasalarını içeren eğitime katılımcıların ilgisi büyüktü. Eğitim sonunda yapılan testi başarı ile tamamlayan katılımcılar memnuniyetlerini dile getirdiler. Ayrıca, Grundfos tarafından fabrikalarında sergilenmek üzere temin edilen kesit pompalar ile Keskinoğlu çalışanları öğrendiklerini gözlemleme fırsatını yakaladılar. 10 Grundfos Ege Bölge Müdürü Ahmet Demir, eğitimlerin hızla devam edeceğini ve bölgedeki EUP bilincini artırmaya kararlı olduklarını belirtti. Başakşehir Fatih Terim Stadyumu’nun iklimlendirme de tercihi: Mitsubishi Heavy VRF Klima Sistemleri İstanbul’un yeni modern spor tesislerinden biri olan Başakşehir Fatih Terim Stadyumu’nun tüm mağazalarında ısıtma-soğutma ihtiyacı, Mitsubishi Heavy Industries VRF Klima sistemleri ile sağlanıyor. FORM VRF Sistemleri’nin uygulamasını yaptığı Başakşehir Fatih Terim Stadyumu mağazalarında ısıtma ve soğutma sistemi için, toplamda 506 kW’lık 33 adet mini VRF dış ünite ve 102 adet kaset tipi iç ünite kullanılıyor. 160.000 metrekare alan üzerine kurulu, 18.500 seyirci kapasiteli, UEFA ve FIFA standartlarında tasarlanan stadyumda, 34 yatak odalı kamp tesisinin yanı sıra 3 adet nizami antrenman sahası yer alıyor. Stat kompleksi içinde ayrıca 350 araçlık kapalı ve bin 300 araçlık açık otopark bulunuyor. 31 adet sosyal ticaret alanına sahip Başakşehir Stadı, kamp ve antrenman tesisleriyle bir arada planlanmış stadyum olma özelliği taşıyor. Sistem nasıl işliyor? Başakşehir Fatih Terim Stadyumu’nda kullanılan Mitsubishi Heavy Industries VRF klima sistemleri; tek dış ünitenin, birden fazla bağımsız iç ünitelere bağlanmasıyla her mağazanın birbirinden bağımsız olarak arzu edilen ısıtma, soğutma ve havalandırma konfor şartlarını sağlıyor. Çift inverter teknolojisine sahip dış üniteler ile kısmi kullanımlarda minimum elektrik tüketimiyle istenilen konfor daha hızlı bir şekilde elde edilebiliyor. Form VRF Sistemleri A.Ş.’nin Türkiye’de tek yetkili distribütörü olduğu Mitsubishi Heavy Industries VRF klima sistemleri, dayanıklılığı, yüksek enerji verimliliği, sessiz ve her mimariye uygun iç üniteleri ile otel, iş merkezi, rezidans, konut, hastane, okul projelerinde tercih ediliyor.
  • 14.
    Yangın pasif yangındurdurucu ürünler 4 saate kadar yangın, gaz ve duman yalıtımı sağlıyor Gelişen teknoloji ve hızla artan nüfus beraberinde yangın risklerini artırıyor. Neredeyse tüm yapılar, özellikle AVM, hastane, otel, yüksek katlı binalar ve metro gibi büyük çaplı projeler yangın açısından her zaman risk taşıyor. 12 ÜLKEMİZDE son 10 yılda irili ufaklı yaklaşık 1 milyona yakın yangın meydana geldi, bu yangınlarda yaklaşık 4 bin insanımız hayatını kaybetti ve 2 milyar TL’yi aşan maddi kayıplar yaşandı. Sadece bu rakamlar bile yangının sonuçlarının ne denli büyük olabileceğini gösteriyor. Yangınlarda yaşanan can kayıplarının en büyük sebebi ise duman ve zehirli gazlar... Ölümlerin yaklaşık yüzde 70‘ine duman zehirlenmesi neden olurken yüzde 60’ı ise yangının çıktığı mahalde değil başka bir mahalde gerçekleşiyor. Bu noktada yangın güvenliği sağlayan ürünler kullanılması ve bilinç çok önemli. İnşaat endüstrisinin inovatif markası Hilti, binaların yangından korunması hakkında yönetmelik için ilgili kurumlar ile çalışmalar gerçekleştirerek Türkiye’de yangın bilincinin oluşmasına ve risklerin azaltılmasına destek oluyor. Yangın esnasında 4 saate kadar alev, duman ve zehirli gazların yayılmasını ve ısının yükselmesini engelleyen pasif yangın durdurucu ürünlerdeki 30 yılı aşkın uluslararası tecrübesi ve alanında uzman teknik personeli ile öncü bir marka olan Hilti, bu inovatif ürünler ile bugüne kadar pek çok ödül de kazandı. Olası yangın riski nedenlerinin dikkatli bir şekilde değerlendirilmesi ve önlemlerin alınması gerektiğine dikkat çekerek yangından korunma haftası kapsamında açıklamalarda bulunan Hilti Türkiye ve Orta Asya Genel Müdürü Mehmetçik Kalay, “Türkiye’de yangınların ve dolayısıyla yangından kaynaklanan can ve mal kayıplarının en aza indirilmesini amaçlayan ve 2009 yılında güncellenen “Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik” için ilgili kurumlar ile çalışmalar sürdürüyoruz. Hilti Türkiye olarak ülkemizde yangın bilincinin oluşması için her türlü desteği verdik ve her zaman da vermeye hazırız.” dedi.
  • 16.
    Yangın Hilti ürünleriyangından kaçış için zaman kazandırıyor, müdahaleye imkan sağlıyor Yangınlarda ölümlerin yaklaşık yüzde 70’inin duman zehirlenmelerinden, yüzde 60’ının ise yangının çıktığı mahalde değil başka bir mahalde gerçekleştiğine dikkat çeken Mehmetçik Kalay, Hilti Pasif Yangın Durdurucu ürünlerin yangını bir bölgeye hapsederek yangının yayılmasını ve büyümesini engellerken aynı zamanda alev, duman ve zehirli gaz yalıtımını da sağladığını belirtti. Kalay, bu sayede insanların kaçması için zaman kazandırıldığını ve yangına müdahele edilmesine imkan sağlandığını vurguladı. Yangınların yüzde 65’i elektrik ve mekanik tesisattan kaynaklanıyor Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nın (AFAD) verilerine göre yangınların yüzde 65’inin elektrik ve mekanik tesisatlardan kaynaklandığını hatırlatan Kalay, Hilti pasif yangın durdurucuların ağırlıklı olarak yapılardaki elektrik ve mekanik geçişlerin yalıtılmasında kullanıldığını belirtti. Kalay, bu ürünlerin ayrıca duvar-tavan birleşimleri, dilatasyonlar ve giydirme 14 Hilti, 2013 yılında Ar-Ge çalışmalarına yaklaşık 440 milyon TL yatırım yaptı Hilti’nin 2013 yılında Ar-Ge çalışmalarına 189 milyon İsviçre Frangı (CHF) (yaklaşık 440 milyon TL) yatırım yaptığını ve bu yatırımı her yıl yüzde 5 oranında artırmayı planladığını ifade eden Kalay, “Kullanıcı sağlığı ve güvenliğini korumak için durmaksızın yeni teknolojiler geliştiriyoruz. Hilti, her yıl ortalama 30 ürün lansmanı yapıyor ve satışlarının yüzde 30’unu yeni ürünlerinden sağlıyor. 35 bin nüfuslu Lihtenştayn Prensliği’nde, 1941 yılında küçük bir aile şirketi olarak kurulup bugün 21 bin çalışanı olan global bir marka haline gelen Hilti’nin bu başarısının altında inovasyon yatıyor.” açıklamasında bulundu. Yapının her alanında yangına “DUR” diyen bir Hilti ürünü var Hilti’nin yangın durdurucu özelliğe sahip ürünleri yapının her alanına ve ihtiyacına cevap veriyor. Mastikler, spreyler, köpükler, kelepçeler, sargılar, bandajlar, boyalar, yastıklar, harçlar, macunlar ve kablo koruma boyası Hilti’nin yangına “DUR” diyen diğer ürünleri arasında yer alıyor. cephe-döşeme birleşimleri gibi yangının yayılma riski olan bölgelerde de kullanıldığını ifade etti. Hilti yangın yalıtım ürünleri ödülleri topluyor Marka taahhüdü Hilti üstün performans, üstün dayanıklılık olan Hilti’nin ürün gamı içerisinde yapıların farklı bölümleri ve geçişleri için 8 farklı sınıfta, 31 adet yangın durdurucu ürüne sahip olduğunu söyleyen Kalay, “Niteliklerinin yanı sıra uygulama kolaylığıyla da fark yaratan Hilti yangın yalıtım ürünleri 2010 yılından bu yana alanının önemli ödüllerine sahip oluyor. Bu ödüllerden sonuncusunu ise Hilti yangın durdurucu esnek tuğla ürünü aldı. Kullanıma hazır, yangın anında genleşerek 4 saate kadar yangın, duman ve ısı dayanımı sağlayan ve patenti Hilti’de bulunan bir inovasyon ürünü olan Esnek Tuğla, bu yıl 11.’si düzenlenen Yalıtım Sektörü Başarı Ödülleri’nde En İyi Yangın Yalıtım Ürünü 2013 Ödülü’nün sahibi oldu. Ayrıca Hilti, 2012 yılında Yangın Durdurucu Derz Dolgu Spreyi ile Yılın En iyi Çatı ve Cephe Malzemeleri Ödülü’nü, 2011 yılında ise Yangın Durdurucu Manşon ile Yılın En İyi Yalıtım Ödülü’nü aldı. ” şeklinde konuştu. Oventrop Türkiye’nin yeni genel müdürü Osman Doğru oldu On yılı aşkın süredir Türkiye’de faaliyette olan Oventrop,uzun yıllardır Samsung’da görev yapan Osman Doğru ile el sıkıştı. Türkiye Genel müdürü olarak göreve başlayan Doğru bundan böyle Türkiye’deki projelerde Oventrop ürünlerinin daha fazla tercih edilmesi için gerekli çalışmalara hız vereceklerini açıkladı. Yeniden yapılanma sürecini genç, dinamik ve vizyoner bir ekiple hayata geçiren marka,farklı stratejilerle 2015’de atağa kalkacak. Tarihçesi 1851’li yıllarına dayanan firma; Arnold Oventrop tarafından Almanya’da kuruldu. Aradan geçen 160 yıl boyunca gelişmeye ve büyümeye devam eden Oventrop, günümüzde konut teknolojisi alanında, Avrupa’nın önde gelen armatür, regülatör ve sistem üreticilerinden biri. Almanya’da Olsberg ve Brilon bölgesindeki iki büyük fabrikasında üretim yapan Oventrop, kendisini toptancıların, tesisatçıların, projecilerin ve sanayinin çözüm ortağı olarak görüyor. Oventrop’un hedefi, pazardaki partnerlerine uzun vadede yüksek fayda sunabilmek.
  • 17.
  • 18.
    Haberler ’a şikayetyönetiminde sektöründe birincilik ödülü İklimlendirme sektörünün öncülerinden olan Vaillant, şikayet yönetiminde de rakiplerini geride bıraktı. İnteraktif Pazarlama Zirvesi kapsamında düzenlenen “A.L.F.A. Awards” töreninde Vaillant, iklimlendirme sektöründe birincilik ödülüne layık görüldü. TÜRKİYE’DE online şikâyet yönetimi konusunda düzenlenen ilk yarışma olan “A.L.F.A. Awards” töreninde Vaillant, şikayetlerin hızlı bir şekilde değerlendirilip yanıtlanması ve çözüme kavuşturulmasındaki yüksek performansıyla iklimlendirme sektöründe birincilik ödülüne layık görüldü. 11 Eylül Perşembe günü Swissotel The Bosphorus’ta gerçekleştirilen törende ödülü Vaillant adına Vaillant Group Türkiye Satış Sonrası Hizmetler Direktörü Hakan Yıldız aldı. 16 10 farklı sektörde faaliyet gösteren 250’den fazla marka arasında, şikayet yönetimini en başarılı şekilde gerçekleştiren markalar ödüllendirildi. Şikayet yönetiminde daha önce birçok başarı elde eden Vaillant, müşteri şikayetlerine hızlı ve etkili şekilde çözüm sunma konusunda www.sikayetvar.com’un yaptığı değerlendirmelerde 2011 yılından itibaren kendi sektöründe üst üste 1’inci olan ilk ve tek firma olma başarısına da sahip. Müşteri şikayet lerine firma olarak son derece önem verdiklerini belirten Hakan Yıldız, bu amaçla 1998 yılında Vaillant Şikayet Yönetim Birimi’ni devreye soktuklarını söyledi. Standart Pompa, Türk sanayi sektörünün temsilcileri ile buluştu STANDART Pompa, Türk sanayi sektörünün temsilcilerini İstanbul’da ağırlamak için bir hafta sonu programı hazırladı. Adana, Batman ve Gaziantep’ten gelen katılımcılar kurumsal tanıtım ve teknik konularda eğitim alırken kültürel olarak zengin programla İstanbul’un tadını çıkardılar. 12-14 Eylül’de bir araya gelen Türkiye’nin önde gelen sanayi kuruluşlarının temsilcileri hafta sonuna Standart Pompa’nın Ümraniye’deki fabrikasına gezi ile başladı. Pazarlama Yöneticisi Hamdi Nadir Tural yaptığı konuşmada Standart Pompa’nın ilk yerli pompa üreticisi olarak tecrübelendiği başarı serüvenini ve son dönemde üretim gamındaki geliştirme çalışmalarını anlattı. Standart Pompa’nın yeni nesil ürünleriyle petrokimya, enerji ve akıllı bina sistemleri gibi farklı sektörlere de açıldığının altını çizerken; ürün grupları, araştırma-geliştirme projeleri ve referans uygulamalar hakkında bilgi verdi. AR-GE müdürü E. Cezmi Nurşen’in dünyada enerji kullanımı ve enerji verimliliği hakkında yaptığı konuşma, Standart Pompa’nın enerji tasarrufu sağlayan ürünlerine yaptığı yatırımın önemini bir kere daha hatırlattı. Katılımcıların soru cevapları ve kendi aralarında da yaptıkları sohbetlerle verimli geçen toplantı, ertesi günkü dinamik kültürel program ile daha da pekişti.
  • 19.
  • 20.
    Söyleşi Serper Giray Giray Mühendislik firma sahibi 18 “Elimde sihirli bir güç olsa Ashrea kitaplarında ülkem insanlarının da isimlerini görmek isterdim.”
  • 21.
    19 Kurulduğu gündenberi mekanik tesisat proje dizaynı konusunda yurƟ çi ve yurtdışı konfor ve endüstriyel tatbikatlarda uzmanlaşarak sektörün öncü fi rmalarından olan Giray Mühendislik fi rma sahibi Serper Giray ile geçmişten günümüze bir yolculuğa çıkƨ k. Tasarımcılığın dünü-bugünü ve önemli projeleri hakkında sohbet eƫ k. Keyifl e okumanızı diliyoruz. Mechanic tesisatta sistem seçimi kilit rol oynar Kısaca kendinizden bahseder misiniz? 1940 Üsküdar Burhaniye doğumluyum. Babam subay olduğu için Türkiye’nin her tarafında bulundum. İlkokulu Bolayır’da, Kars’ta, Kartal’da, ortaokulu Kars, Pendik, Üsküdar’da okudum. İlkokul’da 5 yer, ortaokul’da 3 yer. Nihayet liseyi tek bir yerde, Haydarpaşa Lisesi’nde tamamladım. Bu göçebe hayatının iyi tarafı Türkiye coğrafyasını ve iklimini ve insanlarını yaşayarak tanımam oldu. Üniversite için Robert Kolej’in sınavlarına girdim. Mezuniyetten sonra askerliğimi tamamlayıp 1966 yılında Tokar şirketinde klima konusunda yetişmek üzere işe başladım. Bana ilk gün “Klimada ısı kazancı hesabı nasıl yapılır” kitabı’nın 1. kısmını verdiler, bunu oku dediler. Sektördeki çalışma hayatıma bu şekilde başlamış oldum. Todori Karakaş’ın kurduğu bu firmada, sektördeki birçok değerli isim çalışmıştır. Engin Kenber, Üzeyir Garih, Ahmet Özköseoğlu ve daha kimler kimler. Klima konusunu öğrenmemde iki büyük şansım oldu. Birincisi mükemmel tecrübeli mühendisler olan patronlarım Samim Arduman ve Kamil Öztop ikincisi ise Carrier literatürleri. Burada çalışırken hem proje hem de tatbikatını yapardık. Teori ve pratiği aynı zamanda yapma kazancımız oldu. İlk önemli işim İstanbul Ticaret Odası’nın Haliç kıyısındaki ( Ticaret Sarayı ) binasının tatbikatını yapmak oldu. Çıraklık devresini böylece atlattım. Özetle,1966-72 yıllarında Tokar’da sonra bir yıl Intercontinental projesi için Selnikel’de ve 1973-78 yılları arasında Entes’te çalıştım. 1979 yılında ise kendi firmamı kurdum ve bugüne kadar devam ettik, ediyoruz. Tasarımcılığın dünü ile bugününü karşılaştırır mısınız? Bugünü dün ile karşılaştırdığımda çok ilerideyiz. Bu yere gelmemizde bilgisayar yaygınlaşıp proje hizmetine girmesi ve malzeme satıcılarının katkısı çok olmuştur. 1966’da işe başladığımda ısı kazancı hesaplarının nasıl yapılacağı ile tasarımcılığa merhaba dediğimizi söylemiştim. 1982 yılında ilk defa bilgisayar yardımı ile TC. Riyad Büyük
  • 22.
    Söyleşi 20 ElçilikBinası hesaplarını yaptık. Bu vakte kadar 16 yıl içinde takriben 6000 sayfalık el ile yapılan hesaplarım oldu. Bu çok meşakkatli bir iştir. Ancak şunu da söylemeliyim ki bilgisayarı kullanmadan evvel bilmeniz gereken, hesap şeklinin mantığı ve mekanizmasıdır. Bundan dolayı genç mühendislere hep elle hesap yapmayı bilin ama yapmayın derim. Programların ücretsiz olarak bazı firmalarca dağıtımı, ki çok iyi oldu, 1982 sonrası sektörde bir patlama yarattı. 1992 yılında Türkiye’de ilk defa bilgisayar ile çizim’e başladık. Bilgisayarın burada da devreye girmesi sektör için ikinci bir gelişme yarattı. 2006 yılında da 3D olarak bir otel projesinin tamamını yaptık. Fakat 3D çizimin sektörde yaygınlaşması 2010 yılı sonrası yeni programlar ve çok daha güçlü bilgisayarlar ile oldu. İnanıyorum ki bu olay sektörün daha da iyi bir yere gelmesini sağlayacaktır. Ayrıca mekanik tesisat dergilerinin yenilikler ile ilgili yayınları, Ashrae yayınları, internetin varlığı, bilgiye günü gününe ulaşılmasını sağlamaktadır. Bize projelerinizi anlatır mısınız? Bir değil birkaç sevdiğim projeden bahsedeyim. Taksim meydanındaki, Hotel Intercontinental İstanbul Projesi, bugünkü The Marmara 1973 senesinde tamamlandı. O tarihte İstanbul’da Hilton, yaptığımız Intercontinental, bununla aynı tarihte biten Sheraton, Ankara’da Büyük Ankara Oteli, İzmir’de İzmir Efes Oteli Türkiye’nin beş yıldızlı otellerdi. Bu ilkler beş yıldızlı klasik otel dizaynında daha sonraki tatbikatlara örnek olmuşlardır. 1970’li yıllarda İstanbul elektrik kısıntıları ve kesilmeleri sıkça görüldüğü için ve o tarihlerde jenaratör kapasitelerinin sınırlı olması, Intercontinental’in soğutucularının absorbsiyon cihazı olarak seçilmesine neden oldu. Absorbsiyon cihazları yirmi yıl kadar hizmet verdikten sonra santrifüjlü cihazlarla değiştirildi. Otel otomatik kontrol sistemi pnömatik olarak yapıldı. Sonraki yıllarda elektronik kontrol çıkıp yaygınlaştığında benim bu sisteme adapte olmam çok kolay oldu, çünkü elektronik kontrolünün esası ve mantığı pnömatik kontrole dayanmaktadır. Diğer bir proje 1986 yılında yaptığım Galleria Ataköy Alışveriş merkezidir. Bu tesis Türkiye’nin ilk alışveriş merkezi olmuştur. Böylece Türkiye’de alışveriş merkezi tabiri ile tanışmış olduk. Bu dizaynda seçilen VAV sistemi de Türkiye’nin ilk VAV tatbikatıdır. Daha sonraki yıllarda VAV sistemi çok yaygınlaştı. Yaptığım konut proje örnekleri; Kemer Country
  • 23.
    21 muhtelif fazları,Casaba gibi dizaynlar villa tipi tatbikatlardır, Şişli Beytem Plaza ise, yüksek bina konut tatbikatlarındandır. Seçilen sistemler müşteri isteklerini karşılayan, aynı zamanda makul maliyeti olan, mühendislik katkılarıyla konfor şartları ve düşük enerji sarfiyatları mükemmelleştirilen her bir tatbikata uygun sistemler oldu. Mühendisin vazifesi de zaten budur. Büyük alanlı süper lüks konut tatbikatlarında, genelde çift kanallı VAV sistemleri seçildi. Anlatmak istediğim son bir proje 73.000 m² kapalı alan üzerine kurulu İstanbul Kozyatağı’nda AND Ofis Binasıdır. Yapıda dış hava temin eden klima santralarında ısı geri kazanım üniteleri yanında, soğutucu serpantin etrafında, ilave at nalı (horse shoe) üniteleri kullanılarak nem alma işlemi daha verimli hale getirilmiş, yaz cihaz çıkış havasının sıfır enerji ile son ısıtılması sağlanmıştır. Böylece kullanılan terminal ünitelere çok az bir nem alma vazifesi kalmıştır ve enerji tasarrufu azami değere çıkarılmıştır. Binada %40 enerji tasarrufu sağlanmıştır. Gri su, yağmur suyu, HVAC cihazları yoğuşma suları’nın toplanıp yeniden kullanılması sayesinde toplam su tasarrufu %49 olmuştur. Bina LEED Platin sertifikası adayı ve LEED Platin ön sertifikasını almış durumdadır.
  • 24.
    Haberler Havasızlık öğrencive öğretmenlerin okuldaki başarısını etkiliyor Okulların yeni açıldığı bu dönemde aylardır kapalı kalan veya yenilenen, sınıfların havalandırılması öğrenci ve öğretmenlerin sağlığı için son derece önem taşıyor. KALABALIK sınıflar, kısa teneffüsler ve sınıfların havalandırılmaması, tavan yüksekliklerinin yetersizliği gibi nedenlerle sınıf ve okul ortam havası aşırı kirlenmektedir. Dakikada 16-20 defa nefes alıp veriyoruz. Saatte 960 ila 1200 kez olmak üzere günde 23 bin ila 29 bin arasında nefes alıp veriyoruz. Çünkü hava en temel gereksinimimiz. Hava olmadan yaşayamayacağımız için sağlıklı temiz havaya ihtiyaç duyuyoruz. 22 70 kg ağırlığındaki bir insanın gün boyunca 12.500 litre yani 15 kg hava soluduğunu belirten AFS Boru Sanayi A.Ş Yurtiçi Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Bahadırhan Tari, aynı kişinin günde ortalama 2 kg sıvı ve 1 kg katı gıda tükettiğini hatırlatarak, insanın biyolojik varlığını sürdürebilmesi için dışarıdan alması gerekenlerin yüzde 84’ünün sağlıklı temiz hava olduğunu vurguladı. Temiz havanın en önemli ihtiyacımız olduğunu söyleyen Tari, soluduğumuz havanın tükettiğimiz gıdalardan daha önemli olduğunun altını çizdi. ‘Sınıflarda temiz hava ihtiyacı evlerden 10 Kat daha fazla’ Sırası, sandalyesi, masası, boyası yenilenen ve uzun süredir kapalı kalan sınıfların havalandırılmasının öğrenci ve öğretmen sağlığı için çok önemli olduğunu söyleyen Tari, “Sınıflar, kalabalık olması nedeniyle evlerden 10 kat daha fazla temiz hava gerektirir. Parfümler, saç spreyleri, mobilya cilaları, halı ve iplik boyaları, tutkal, yapıştırıcı ve sızdırmazlık malzemeleri, kontraplaklar, dolaplar, mobilyalar, tavan ve döşeme malzemeleri vb. hayatımızın her anında olan malzemelerin içerdiği organik bileşenler, kurşun, toz, asbest ve radon gibi kirleticilerin sınıf havası içerisindeki yoğunluğu sınırlandırılmalıdır. Bu da ancak sınıfların mekanik olarak havalandırılmasıyla sağlanabilir” dedi. ‘Sağlıklı ve temiz hava mutluluk kaynağı’ Sınıflarda karbondioksit seviyesinin 1000 ppm üzerine çıkmaması gerektiğini söyleyen Tari, “ Açık havadaki karbondioksit miktarı 400 ppm. Yani açık havada milyonda 400 parçacık karbondioksit var. Bol, temiz ve sağlıklı hava insana huzur ve zindelik verir, mutlu eder. Bu nedenle kapalı alanlardaki karbondioksit miktarını ne kadar 400 ppm seviyesine çekebilirsek o kadar iyi sonuç elde ederiz.” Sınıflarda taze havanın önemine değinen Tari “Sınıflarda kişi başı taze hava miktarı saatte 11 m3 ‘ün altına
  • 26.
    Haberler asla düşmemeli.Ortalama kişi başı taze hava miktarı saatte 16 m3 olmalı. İdeal, hedeflenmesi gereken taze hava miktarı ise saatte 26 m3 olmalı” dedi. ‘Yaşamımızın 6’da 1’i okulda geçiyor’ Her öğrenci ilköğretimden üniversiteyi bitirinceye kadar okul binaları içinde yaklaşık 20 bin saat hava teneffüs etmektedir. İnsanların yaşam sürelerinin 6’da birini okullarda geçirdiklerini ifade eden Tari, “ Ülkemizde basık tavanlı, mekanik havalandırmasız kalabalık sınıflarda, pencerelerin soğuktan açılamadığı soğuk kış günlerinde iç hava kalitesi problemleri yoğun şekilde yaşanıyor. Öğrencilerin bu dönemlerde hastalıklardan dolayı devamsızlıkları artmakta, astım ve bronşit gibi rahatsızlıklarında artış gözlenmektedir” dedi. 24 ‘İç Hava Kirliliği En Çok Çocukları Etkiliyor’ Çocukların iç hava kirliliğine karşı yetişkinlere kıyasla daha hassas olduğundan dolayı okullarda havalandırmanın iki kat daha önemli olduğunu vurgulayan Tari, “ İç hava kalitesine ilişkin önlemlerin alınmaması veya yetersizliği karbondioksit oranının artmasına neden olur. 1000 ppm üzeri karbondioksit, uyku isteği, baş ağrısı ve konsantrasyon bozukluğuna neden olur. Öğretmenlerin ders anlatma, öğrencilerin dersi anlama olanağı ortadan kalkar. Sık sık ve uzun süreli 2500 ppm üzeri karbondioksit solumak, bırakın ders anlatmayı veya anlamayı, çok ağır ve geri dönülemez sağlık sorunlarına yol açar. Göz, kalp, solunum sistemi, beyin gibi önemli organlarımızda kalıcı hasarların oluşumuna neden olur” dedi. Sınıflar mekanik olarak havalandırılmalı İç hava kirleticilerine maruz kalan öğrenci ve öğretmenlerde konsantrasyon kabiliyetinin azaldığına dikkat çekerek, tüm öğrenme ve öğretme süreçlerinin zarar görebileceğini söyleyen Tari, “ Sınıflar kesinlikle mekanik olarak havalandırılmalı. İç hava kalitesi problemlerinin en etkili çözümü tüm sınıfların ve koridorların mekanik olarak havalandırılmasıdır. İyi tasarlanmış ve uygulanmış bir mekanik havalandırma sistemi sınıflardaki karbondioksit miktarını kontrol altına almakla birlikte, diğer kirleticilerin olumsuz tesirlerini de ortadan kaldırır. Bunun yanında okul idarecilerinin, eğitmenlerin, personelinin ve öğrencilerinin soluduğumuz hava ve kirleticiler ile iç hava kalitesi konusunda uzman kişiler tarafından eğitilmesi gereklidir” diyerek sözlerini tamamladı. KSB pompalar 1962 yılından bu yana “White Swan” (Beyaz Kuğu) gemisinde hizmet vermeye devam ediyor Dünyanın en büyük, deniz üzerindeki müze gemisi, yaklaşık 10,000 tonaj yük kapasitesine sahip CAP SAN DIEGO yaklaşık 50 yıldır Alman pompa üreticisi KSB pompaları ile donatılmıştır. Pompalar çeşitli soğutma ve sirkülasyon sistemleri ve yangınla mücadele alanlarında çalışmaktadır. Bu pompalar KSB’nin Bremen’deki fabrikasında üretilmiştir. CAP SAN DIEGO, Hamburger Admiralität vakfına aittir ve bu vakıf tarafından finanse edilmektedir. Gemi, çekirdek bir kadro ve gönüllü 45 emekli denizci tarafından idare edilmektedir. CAP SAN DIEGO 1961/1962 yılları arasında Hamburg Süd firması için inşa edilen yüksek hızlı ve çoğunlukla Güney Amerika rotasında çalışan altı gemisinin kalan son kalesi durumundadır Zarif silueti ve beyaz rengi sebebiyle “Beyaz Kuğu” adı verilen gemi şu an Hamburg’un en önemli simgelerinden biridir. Gemi 1988’den bu yana müze olarak kullanılmış ve 2003 yılında da yüzer otel haline getirilmiştir. 500 yolcuyla beraber yılda birkaç kez seyahate çıkan gemi şu anda “Überseebrücke” adındaki yüzer şamandırada demirlidir. CAP SAN DIEGO Betriebsgesellschaft mbH’nin genel a AN DIEGO’ l l l müdürü Jens Weber, “CAP SAN DIEGO’nun yolcularıyla düzenli geziler düzenlediğini ve bu sebeple gemideki pompaların güvenilir olması gerektiğini ve bu yüzden KSB tercih edildiğini belirterek; pompaların 1962 yılından beri çalışmakta olduğunu belirtmiştir. 159.40 metre uzunluğunda ve 21.6 knot hızla seyahat edebilen gemi, yolcularına deniz teknolojisinin çağlar boyunca nereye geldiğini gözler önüne sermektedir. Seyahat sırasında bütün gemiye erişilebilir. KSB, bugün de dünya genelinde gemiler ve deniz platformlarını güvenilir pompalarıyla donatmaya devam etmektedir. Buna en son pompalama teknolojilerinin çalıştığı EUROPA 2 ve QUEEN MARY 2 gemileri de dahildir. Buna ek olarak, dünya denizlerindeki sıvılaştırılmış gaz tankerlerinin yaklaşık yüzde 60’ında da KSB’nin kriyojenik vanaları kullanılmaktadır.
  • 28.
    Haberler DAF EnerjiCumhuriyetin 100.yılına hazırlanıyor DAF Enerji verimliliği alanındaki yatırımlarını bu sene ciddi ölçüde arttırarak ve inovasyona verdiği önemle birlikte AR-GE çalışmalarına hız vererek Vadi İstanbul, İstanbloom, Horizon gibi önemli projelere imza atmaya devam ediyor. 26 DAF Enerji, TÜBİTAK tarafından AR-GE ve İnovasyon desteği programı için seçilmiş ve PERA Consulting ile çalışmalarına başlamıştır. İnovasyona yaklaşımını Avrupa Standartları’na taşıyan firma yenilikleriyle her zaman tüketicinin yanında olmaya devam ediyor. Cumhuriyetin 100. yılında dünya çapında tercih edilen bir marka olmayı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin gurur duyduğu, tüm dünyaya ihracat yapan bir firma konumuna getirmeyi hedefleyen firma, ciddi yatırımlarla büyümeye devam ediyor. Bugün 102.000 konutta tercih edilen DAF Enerji, bundan sonra da hem tasarruf hem de güvenli konfor sunan büyük projelerde yer almaya devam edecek. Geçen yıl başlatmış oldukları yurtdışı tanıtımları ve Avrupa’da katıldıkları fuarlarda gördükleri yoğun ilgi sonucunda firma ilk ihracatını Eylül ayında İngiltere’ye gerçekleştirmiş ve böylece yurtdışı pazara ilk adımını atmıştır. Bunun verdiği heyecan ve güçle ihracatlarını arttırmak üzere 2015 yılında 3 kıtada dünyanın en önemli fuarlarına katılarak ses getirmeyi hedefliyorlar. AHR EXPO/ Amerika, Ecobuild/İngiltere, Aquatherm/ Moskova, Interclima/Fransa fuarlarında yerlerini alarak, ürünlerini tüm dünyaya sergilemeye devam edecekler. Ariston Thermo “ATAG Heating”i satın aldı Ariston Thermo, büyüme yolculuğuna ATAG Heating’i de bünyesine katarak devam ediyor. Ariston Thermo Yürütme Kurulu Başkanı Paolo Merloni, gelişmiş ve gelişmekte olan ülke pazarlarında, bu satın almanın önemli bir anlamı olduğunu vurguladı. DÜNYANIN ısınma ve su ısıtma alanında lider firmalarından biri olan Ariston Thermo, Benelüks ülkeleri ısıtma pazarının önemli aktörü ATAG Heating’i satın aldı. Benelüks ülkelerindeki seçkin piyasalarında sahip olduğu önemli pozisyon nedeniyle güçlü bir aktör olması, en yüksek teknolojiyi kullanması ve uyumlu bir ürün çeşitliliğine sahip olması nedeniyle, şirket birçok Avrupa ülkesine hizmet veriyor. Hem konut hem de sanayi tipi ürünler odaklı bir üretim yapan ATAG Heating, hem konut hem de sanayi tipi ürünler üretmek üzere 1948 yılında kuruldu. Şirketin merkezi ve üretimi Hollanda, Lichtenvoorde’de. ATAG Heating’in 2013 yılı net geliri 53 milyon Euro. ATAG, konularında oldukça ihtisaslaşmış AR- GE ekibiyle ve ileri teknoloji ve yüksek verimlilik standartlarıyla karakterize olmuş ürün sunumuyla yoğun bir şekilde inovasyona odaklanmıştır. Şirket, Hollanda’daki yüksek verimli ve düşük emisyonlu yoğuşmalı boylerlerin üretimini gerçekleştiren üretim tesisinde, güçlü ve girişimci 170 kişilik yönetim kadrosu tarafından yönetiliyor. Konuya ilişkin, Ariston Thermo Yürütme Kurulu Başkanı Paolo Merloni “Bu satın alma yoluyla, gelişmiş ülkeler ve gelişmekte olan ülkeler pazarlarındaki iç ve dış büyümeye dayalı gelişim stratejimizi sürdürüyoruz. ATAG Heating satın almasıyla grubumuz, gelirlerini artıracak. Yüksek verim, düşük emisyon ve maliyet rekabeti üzerine odaklanan yoğuşma teknolojisi platformu, iyi bilinen ve en yüksek kalitede konumlanmış bir marka, seçkin piyasalarda güçlü bir duruş dışında en önemlisi sağlam, iyi motive olmuş ve girişimci bir yönetim ekibidir” şeklinde açıklamada bulundu.
  • 30.
    Haberler İstanbul SanayiOdası’nda enerji verimliliği ve finansman yöntemleri eğitimi yapıldı İSTANBUL Sanayi Odası’nın 2013 – 2016 çalışma programında yer alan hedefleri doğrultusunda sanayide enerji verimliliğinin önemine binaen ISO Odakule toplantı salonunda 09 Eylül 2014 Salı günü “Sanayide Enerji Verimliliği Uygulamaları ve Finansman Yöntemleri” başlıklı bir eğitim VAT Enerji A.Ş. tarafından ISO üyelerine verildi. Eğitime ISO üyelerinden Kimya, Gıda, Tekstil, Metal, Çimento, Döküm, Beyaz Eşya v.b. farklı sektörlerden yüksek katılım sağlandı. Eğitimde VAT Enerji firması adına Altuğ Karataş ve Bayram Akbalık ile Özgür Endüstriyel’den Nuri Ceylan ve Johnson Control’den Önder Güvenç aşağıda belirtilen kapsamda detaylı bilgilendirme yapıldı. ◗ Enerji verimliliği mevzuatı & piyasası ◗ Enerji maliyetleri değişimi ◗ Enerji verimliliği potansiyelleri (Isı 28 teknolojileri & elektrik teknolojileri) ◗ Türkiye’deki tesislerde uygulanmış enerji verimli örnekleri (Isıtma ve soğutma sistemleri, buhar sistemleri-kondenstoplar, kondens pompaları, flaş buhar v.b.-, atık ısı geri kazanımı sistemleri, proses uygulamaları, basınçlı hava sistemleri, pompa ve fan sistemleri, yalıtım sistemleri) ◗ Pompalarda ve elektrik motorlarında verimlilik ◗ Aydınlatma sistemlerinde verimlilik ◗ Enerji verimliliği finansmanı EBRD, Turseff, YEGM, KOSGEB, TTGV v.b. ◗ Enerji tedariği ve enerji performansına dayalı tasarruf iş modeli ◗ Enerji yönetimi ve izlenmesi ◗ Enerji sektörü ve enerji tedarik sözleşmeleri ile tarife analizi Eğitime katılan üyelerin işletmeleri ile ilgili başlıklar kapsamında fikir alışverişi yapılarak farklı sektörlerdeki benzer enerji prosesleri hususunda bilgi alışverişi yapıldı .
  • 32.
    Ürün FRÄNKISCHE’den çokkatmanlı kompozit borular FRÄNKISCHE bina içi temiz su ve ısıtma tesisatında kullanılmak üzere aluminyum folyolu çok katmanlı kompozit borular (PE-X/ Al/PE) sunuyor. Çok katmanlı kompozit borular günümüz tesisat teknolojisinde Avrupa’da en çok tercih edilen malzemeler arasında bulunuyor. Bunun sebebi bu boruların metal borular ile plastik boruların olumlu özelliklerini bir araya toplaması olarak açıklanabilir. Kısaca değinmek gerekirse, tesisat sistemlerinde kullanılan plastik borular aşağıdaki avantajları ve dezavantajları beraberinde getiriyor: Avantajlar Dezavantajlar Avantajlar Dezavantajlar Form stabil olma Korozyona ve tortu oluşumuna açık Çok düşük boyca genleşme katsayısı Ağır %100 oksijen geçirmezlik Yüksek fiyatlı Metal borular içinse bu listeyi aşağıdaki gibi sıralanabilir: Çok katmanlı kompozit borular ise iç katmanda yer alan PE-X (çapraz bağlı polietilen) hammaddeden üretilen akışkan taşıyıcı boru ile plastik malzemelerin, orta katmanda yer alan aluminyum katman ile de metal boruların sahip olduğu avantajları bünyesinde toplar. Üstte yer alan PE katman ise boruyu korumak amacıyla kullanılır. 30 Esnek, bükülebilir olmama FRÄNKISCHE alpex çok katmanlı kompozit borular 16 – 75 mm‘lik çap aralığında sunuluyor. Böylece -binanın büyüklüğüne bağlı olarak- tesisatın tamamını veya tamamına yakınını tek elden çözmek mümkün oluyor. Malzemenin aluminyum folyo ile kazandığı düşük boyca uzama özelliği, özellikle dikey kolon veya toplayıcı yatay bodrum hatlarında sehimsiz ve geniş kelepçe aralıklı bir uygulamaya imkan tanıyor; böylece de temiz, görsel olarak düzgün ve ek boyca genleşme önlemleri kullanılmadan tesisatlar kurmak mümkün oluyor. FRÄNKISCHE alpex çok katmanlı kompozit borular 10 bar azami işletim basıncında, 95 °C azami işletim sıcaklığında sürekli olarak kullanılabilir özelliktedir. 10 bar işletim basıncı özelliği ürünün TS EN 806 ve DIN 1988-200 uyarınca temiz su tesisatında kullanımına müsaade ederken, borunun aluminyum folyodan ötürü %100 oksijen geçirmez olması sebebiyle de ısıtma tesisatında kullanılması mümkün oluyor. Basit ve hızlı montaj imkanı Tüm ürünlerinde basit ve hızlı montaj imkanı yaratmak isteyen FRÄNKISCHE alpex borularının bağlantısı için iki farklı sistem çözümü sunuyor. İlk sistem 16- 75 mm çapındaki tüm alpex borular ile kullanılabilen ve FRÄNKISCHE’nin 1998 yılından beri pazarda yer alan alpex-duo isimli radyal presli bağlantı sistemi. Bu sistemde fittinglerin üzerlerinde yer alan Avantajlar Dezavantajlar Esnek, bükülebilir Form stabil olmama Hafif Oksijen difüzyonuna %100 açık olma Korozyon dayanımlı Yüksek boyca genleşme katsayısı Düşük fiyat
  • 34.
    Ürün paslanmaz çelikpres kovanları uygun çaptaki pres başlıkları vasıtasıyla boruya presleniyor ve bağlantı tamamlanıyor. Bağlantı tamamen soğuk olarak gerçekleştiriliyor ve hemen basınçla yüklenebiliyor. Kullanılan fittingler, 16 – 63 arası çaplarda üstün sıcak su dayanımı, mukavemet ve korozyon özelliklerine sahip bir yüksek performans polimeri olan PPSU‘dan (polifenol sulfon) ve 16 – 75 çapları arasında özellikle dişli parçalarda kullanılan TS EN 12164 uyarınca çinko çözünümüne mukavim pirinç malzemeden mamül. Böylece hijyenik olarak tamamen sorunsuz, tüm Avrupa’da olduğu gibi ülkemizde de geçerli olan İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelik’e uygun kalitede bir kullanım suyu sistemini kurmak mümkün oluyor. 32 FRÄNKISCHE’nin sunduğu ikinci bağlantı sistemi ise 16-20-26 mm çaplarındaki tüm kompozit borular ile kullanılabilen alpex-plus isimli push-fit bağlantı tekniği. Bu teknikte ise borular ilgili fittinglerin içerisine uygun derinlikte itilmek suretiyle ek bir ekipman olmadan birbirlerine bağlanıyor. Fittinglerin içerisine yerleştirilmiş olan yeşil renkli gösterge halkasının görünür olması durumunda ise bağlantının tamamlandığı rahatlıkla anlaşılabiliyor. Bu bağlantı sistemi ayrı takım çantalarının kullanılmasına gerek bırakmaması, ince yapısı sayesinde yer sıkıntısı olan bölgelerde bir bağlantıya imkan tanıması, hızlı olması ile uygulamacıya bir avantaj sağlıyor. Bu sistemi ait fittingler de yine PPSU ve çinko çözünümüne mukavim pirinç malzemeden sunuluyor. Bu kombinasyonla kurulan sistem yine ilgili kullanım suyu yönetmeliklerine uygun oluyor. Tüm FRÄNKISCHE alpex sistemleri bağımsız kuruluşlar tarafından verilen uygunluk sertifikalarının yanında 10 yıllık bir sistem garantisine sahip. FRÄNKISCHE’den oksijen bariyerli ısıtma boruları FRÄNKISCHE ısıtma tesisatında kullanılabilen aluminyum folyolu kompozit boruların haricinde yine ısıtma tesisatlarında kullanılmak üzere PE-Xa malzemeden mamül ff-therm multi isimli oksijen bariyerli ısıtma boruları da sunuyor. PE-Xa borular hem düşük sıcaklıklı döşemeden ısıtma tesisatlarında, hem de yüksek sıcaklıklı radyatör tesisatlarında kullanılabiliyor. Borular 6 bar ve 10 bar olmak üzere iki farklı basınç sınıfında sunulabiliyor. Böylece kat sayısı sebebiyle yüksek statik basınca sahip, bu yüzden de özel talepleri olan projelerde de çözüm sağlanabiliyor. Aynı borular fabrikada kılıflı olarak da üretilerek mobil radyatör tesisatlarında kullanılmak üzere sunulabiliyor. Bu şekilde boru ve kılıf borunun ayrı ayrı tedarik edilmesine gerek kalmıyor, depolama alanından tasarruf sağlanabiliyor, sahada borunun kılıftan geçirilmesi işçiliğinden, yani maliyetlerden ve zamandan tasarruf edilebiliyor. FRÄNKISCHE profitherm ürün yelpazesi sadece borulardan ibaret değil. Döşemeden ısıtma için kullanılan mantar başlı zemin izolasyon plakası, debi göstergeli veya göstergesiz kolektörler, kenar izolasyon bantı ile şap katkı maddesi gibi tamamlayıcı aksesuarlar ve sistemi daha da enerji verimli bir şekilde işletmeyi sağlayan otomasyon malzemeleri ürün yelpazesinin içinde yer alıyor. FRÄNKISCHE sadece bu ürünlerden ibaret olmayan geniş ürün yelpazesini kendi bünyesinde yer alan deneyimli teknik ekibi tarafından sunduğu hizmet yelpazesiyle tamamlarak müşterilerinin standartlara uygun sistem çözümlerine sahip olmasını sağlıyor.
  • 36.
    Ürün Buderus’un üstünyoğuşmalı teknolojisinin yeni ürünü: Logamax plus GB062 Avrupa’nın önde gelen termoteknoloji markası Buderus, son ürünü Logamax plus GB062 Yoğuşmalı Kombi ile sektördeki güçlü imajını sağlamlaştırmaya devam ediyor. 30kW kapasitesi ile kesintisiz sıcak su konforunu maksimum seviyede sunan, üstün yoğuşma teknolojisi ile verimli ısınma sağlayan Logamax plus GB062, ekonomik ısınmanın keyfini yaşatıyor. Logamax plus GB062 Yoğuşmalı kombiler, lansmana özel yüzde 18’lik KDV indirimiyle satışa sunuluyor. 34 Teknolojinin en yeni ürünü olan Buderus Logamax plus GB062 Yoğuşmalı Kombi, 30kW kapasitesi ile kesintisiz sıcak su konforunu maksimum seviyede sunarken arkadan aydınlatmalı LCD ekranı ve modern tasarımıyla tüm mekanlara uyum sağlıyor. Maksimum enerji ve konfor sunan Logamax plus GB072 Yoğuşmalı Kombi, 24 kW ısıtma, 30 kW kullanım suyu kapasitesine sahip bulunuyor. %109’a varan norm kullanma verimi sayesinde, kullanıcısına verimli ısınmanın konforunu sunuyor. Magnezyum, alüminyum ve silisyum alaşımlı yoğuşma eşanjörüyle çok daha düşük yakıt tüketimi ve uzun cihaz ömrüne sahip olan kombiler, göz dolduran yenilikçi ve verimli tasarımıyla modern mekanların güzelliğine hızla adapte oluyor. Aynı zamanda sistemi bir bütün olarak ele alan Buderus teknolojisi ve EMS protokolü içeren elektronik arayüzü sayesinde güneş enerjisi gibi yenilenebilir ısı sistemleri ile de tam uyum içerisinde çalışıyor. En iyi parçaları içerecek şekilde üretilen ve kalite güvencesine sahip olan Logamax plus GB062, kişisel ihtiyaçlara göre aranılan performansı en ekonomik ve sessiz şekilde sağlıyor. Würth Multi Çok Amaçlı Sprey Würth’ün ürünü Multi Çok Amaçlı Sprey, üstün sızma özelliği ile hızlı şekilde pas ve korozyonu giderir. Paslanmış saplamaların, boru bağlantılarının, civataların, somunların, bowden kablolarının, mafsalların, millerin, kilitlerin v.s. sökülmesine yardımcı olur. ÇOK iyi yağlama özelliğine sahip olan ürün, gıcırtı seslerini önler. Sürtünmeyi ve aşınmayı azaltır. Kilitleri, menteşeleri, burçları, zincirleri, kapı kilitlerini yağlar. Ürün yağ ve gres artıklarının içine nüfuz ederek iyi bir temizlik yapılmasını sağlar. Metaller üzerinde çok iyi tutunma sağlayan ürün, ince, kıvamlı bir koruyucu film tabakası ile en küçük girintilerde bile nemlenmeyi önler ve böylece paslanma ve korozyona karşı etkin bir şekilde korur. Elektrik yapı gruplarında, kablo bağlantılarında, rölelerde, fişlerde ve soketlerde korozyonu önler. Kilit silindirlerinde ve kilit mekanizmalarında donmayı engeller. Würth Multi Çok Amaçlı Sprey su ve nem itici etkisinin yanı sıra, üstün sızma özelliği sayesinde elektrik iletkenliğini iyileştirir ve kaçak akımları önler. Lastik, boya ve plastiklere zarar vermeyen ürün, reçine, asit ve silikon içermez.
  • 38.
    Ürün Sikla Framo80 ile kaynak işçiliğine son Framo 80, yapılarda, sanayi tesislerinde ve fabrikalarda, ikincil çelik uygulaması olarak orta ve ağır yük tesisatın taşınması için geliştirilmiş esnek, sağlam ve modüler bir montaj sistemidir. FRAMO 80, tesisat birleşenlerinin modüler montajı için tasarlanmış çok fonksiyonlu, kaynaksız bir sistemdir. 80 x 80 mm özel kesitli, yüksek burulma mukavemetine sahip profiller ile hem inşaat hem de endüstriyel uygulamalar için modüler montaj imkanı sağlar. 36 Metre başına 6.4 kg’lık ağırlığı ile muadil çelik profil uygulamalarına kıyasla % 80’e yakın ağırlık avantajı sağlayarak hem işçilikten hemde lojistik operasyonlardan kazanç sağlar. Üç boyutlu montaj imkanı sağlayan Framo 80 sistemi boru demeti ya da ağır kablo kanallarının taşınmasının yanı sıra sahada ihtiyaç duyulabilecek her türlü kafes sisteminin de imalatına izin verir. Framo 80 sistem birleşenlerinin bağlantısı sadece özel patentli vidalar ile yapılmakta ve böylece maksimum montaj etkinliği sağlamaktadır. Herhangi bir somun yada pul ihtiyacı duyulmadan bağlantı sağlayan özel patentli vidalar tekrar tekrar kullanılabilmektedir. Kaynak işçiliğinin ortadan kaldırılması ile işçilikten % 70 oranında kazanç sağlanmakta, özellikle çalışan işletmelerde sıcak işçiliğin ortadan kalkmasıyla yangın riski olmadan montaj yapılabilmektedir. Framo 80 sistemi, kompakt ürün gamı ile ağır yük konsollamanın yanı sıra, boru galerilerinde, şaftlarda, panyol imalatında yada VRF dış ünite kaidelerinin imalatında rahatlıkla kullanılabilmektedir. Sikla Türkiye distribütörü Darhan tüm Framo 80 uygulamaları için proje desteği vermekte, ihtiyaç duyulan support çözümü için gerekli 3B dizayn ve statik hesaplamaları yapmaktadır. İmalat süresinin en aza indirilmesi gereken zamanlarda önceden dizayn edilen Framo 80 askı destek çözümleri Pre-fab (önceden montaj edilmiş) şekilde sahaya sevk edilebilmekte ya da sahada, yerde önmontaj yapılarak imalat süresi kısaltılabilmektedir. Framo 80 sistemi, montaj esnasında sahada yapılması gerekebilecek modifikasyonlara imkan sağlayan, bu tür modifikasyonlar sonrası yapılacak antipas yada galvanizleme aşamalarını ortadan kaldıraran esnek bir sistem olma özelliğini taşımaktadır. Bunun yanında, kullanılacağı ortama göre üretim esnasında özel kaplama yapılabilmesi ile uzun ömürlü kullanım avantajı sağlamaktadır. Framo 80 aynı zamanda tüm endüstriyel uygulamalar için GL onayına sahiptir. Framo 80 sisteminin avantajları ◗ İmalat sırasında kaynak işçiliğini ortadan kaldırır. ◗ Yüksek burulma mukavemetine sahiptir. ◗ Tüm birleşenleri standart sıcak daldırma galvaniz olup isteğe bağlı olarak yüksek korozyona dayalı kaplama seçenekleri de mevcuttur. ◗ Muadil çelik profillere nazaran çok daha hafiftir. ◗ Tekrar kullanılma özelliği ile imalat sırasındaki fire oranını minimize eder. ◗ Tüm bağlantı parçaları montaj esnasında kolay ayarlamaya imkan sağlayacak şekilde üretilmiştir.
  • 40.
    Ürün Alarko Carrier,enerji tasarruflu kombileriyle evleri ısıtacak İklimlendirme sektöründe faaliyet gösteren Alarko Carrier, ısıtma ürün gamında yer alan enerji tasarruflu kombileriyle, kış aylarında evi ısıtarak, aile bütçesine katkıda bulunacak. ALARKO Carrier’ın Alarko Seradens, Alarko Trendy-D Dekoratif Kombi ve Almanya’dan ithal edilen Wolf CSZ Serisi Tam Yoğuşmalı Solar Kombi ürünleri; 2014-2015 kış aylarında tüketicilerin enerji tasarrufu yapmasını sağlayacak. 38 Seradens kombilerle tasarruflu kullanım Alarko Carrier’ın en çok tercih edilen kombisi Serena’dan geliştirilen premiks tam yoğuşmalı kombi Seradens, en son teknoloji kullanılarak yüksek kalitede üretildi. Tasarruflu kullanımıyla standartları değiştiren Seradens, sadece 133 watt enerji tüketimi yaparak %108 verim sağlıyor. Bu özelliğiyle yoğuşmalı kombiler içinde en yüksek verimliliğe sahip bulunuyor. LCD dijital çalışma ve arıza gösterge paneliyle ekstra konfor sunan Seradens, dış hava sıcaklığına göre otomatik çalışma özelliğiyle, istenilen ortam sıcaklığını sağlayabiliyor. Kablosuz uzaktan kumandası, kullanım konforunu artırıyor. Derinliği, yüksekliği ve hacmi en düşük kombilerden biri olan Seradens, en dar mutfak dolaplarına bile rahatlıkla monte edilebiliyor. Trendy-D ile kombide kişiselleştirme Yüksek performans ve ultra kompakt tasarımı bir arada sunan, küçük boyutları sayesinde her mekâna kolayca monte edilebilen Trendy-D, 4 farklı renkteki değiştirilebilir ön panel seçenekleriyle, kombi kullanımında kişiselleştirme sağlıyor. Gri, siyah, mor-lacivert ve yeşil renkte panellerden kişisel zevkine ve mekâna uygun olanı seçebilen tüketiciler, isterse sonradan farklı renkte bir dekoratif ön yüz temin edip kombisinin tasarımını değiştirebiliyor. Ürün, 6 geçişli özel tasarımıyla hem kalorifer, hem kullanım suyu ısıtması sunan ultra sessiz ısı eşanjörü, gazın homojen dağılımıyla verimli ve temiz yanma sağlıyor. Hesaplı fiyatının yanı sıra %92 ısıl verimle sağladığı tutumlu enerji tüketimi, alırken ve kullanırken tasarrufa odaklanmayı mümkün kılıyor. Wolf ile kombilerde güneş enerjisi Wolf’ün gaz yakıtı ve güneş enerjisi kullanan tam yoğuşmalı boylerli solar kombisi CZS-20/300 ve CZS-24/300; direkt güneş kolektörüne bağlanıp hemen çalışmaya başlama olanağı sunuyor. Pompa, kontrol sistemi, genleşme tankı gibi gerekli tüm ekipmanları cihazın içinde bulunduran kombi; tesis kurma zorluğunu, masrafını, zaman sarfiyatını ve tesisat hatalarını ortadan kaldırıyor. Kullanım suyu ısıtma enerjisinin %60’a kadarını güneş enerjisiyle sağlayarak, 150m2’ye kadar konutlar için mükemmel bir çözüm sunuyor.
  • 42.
    Ürün Isı payölçerlerde yeni nesil Yıllık 5 milyon üretim kapasitesiyle dünya ve Avrupa’nın lider ısı pay ölçer üreticisi Qundis, Türkiye’de sektörü yeni nesil ürünlerle tanıştırıyor. DÜNYA genelinde 30’dan fazla ülkede faaliyet gösteren Qundis tarafından üretilen ısı pay ölçerler, hassas ölçüm sağlayan sensörlere sahiptir. Harici ısı sensörü takabilme özelliği sayesinde oda sıcaklığını da ölçebilmektedir. Qundis, ısı pay ölçer ürünlerinde IrDA, Walk-bay ve AMR gibi ölçümleme yöntemi olarak farklı alternatifler sunmaktadır. Uzaktan veri toplama olanağı sağlayan sistem olan AMR sayesinde tüketim bedelinin belirlenmesi için son kullanıcının evine fiziksel olarak gidilmesine gerek kalmamıştır. Veri toplama merkezine bir sim kartın yüklenmesiyle sayaç tüketim bilgileri otomatik olarak toplanmaktadır. Tüm GSM operatörleriyle çalışabilen sistem, online olarak da kontrol edilebilmektedir. Böylelikle, ani tüketim yükselmeleri ve düşmeleri anlık olarak görülebilmektedir. 40 Qundis ısı pay ölçerlerinde kontrol sayısı ile eski değerler ndan rici dir. mesi ileri dir. arruf depolanabilmekte, veriler üzerindeki geniş LCD ekranda görülebilmektedir. Böylelikle günlük ya da aylık olarak tüketim istatistiği çıkarılmakta, tasarruf oranı hesaplanabilmektedir. Ayrıca program sayesinde tüketicinin, veri alınan günleri seçme ve erteleme şansı bulunmaktadır. Her tipte radyotöre uyum sağlar Açık protokol sistemiyle çalışan Qundis ısı pay ölçerleri, standart arayüzü zü sayesinde her tipteki radyotöre uyum sağlamaktadır. Manuel adaptörle e kolay programlanabilme özelliğine sahip olan Qundis ürünleri kullanıcıları, arı, servis hizmetini istedikleri firmadan alabilme şansına sahiptir. Kolay montaj edilebilen Qundis ısı pay ölçerlerinin kolay okuma özelliği sayesinde zamandan tasarruf edilmektedir. Manipülasyonu önleyici yazılım Güneş ışınları ya da odada bulunan diğer ısı kaynakları nedeniyle yanlış ölçümlemeyi önleyici teknolojiye sahip olan Qundis markalı tüm cihazlar, manipülasyonlara karşı özel bir yazılımlı güvenlik kontrolü altına alınmıştır. Herhangi bir müdahale hızlı bir şekilde tespit edilebilir. Standart olarak cihaz açılışı algılama özelliği sayesinde de kontrol dışında yapılan kaçak kullanımlar anında belirlenebilmektedir. Uzun pil ömrü Yüzde 100 üretici bir firma olan Qundis, özellikle pil ömrünün uzatılması için ar-ge çalışmaları yürütmüştür. Qundis markalı ısı pay ölçerlerde uzun ömürlü piller kullanılmaktadır. Uzman teknik ekip Qundis, ürünlerin montajı ve veri toplama işini üstlenecek olan partner firmalarının çalışanlarına teknik eğitim zorunluluğu getirmektedir. Uluslararası standartlardaki tüm sertifikalara sahip olan Qundis markalı ürünler aracılığıyla sağlanacak verileri toplayacak olan personelin cihaz hakkında tam donanıma sahip olması şartı getirilmiştir. Böylelikle Qundis markalı ürünleri kullanan tüketiciler, ölçümlemede de hata olmayacağı güvenini yaşamaktadır. nde r, tır. k ı un
  • 44.
    Ürün Yeni nesilBosch yoğuşmalı kombi ile yakıttan tasarruf edin Bosch, üstün yoğuşma teknolojisiyle yüksek oranda tasarruf sağlayan yeni ürünü Condens 2500 W yoğuşmalı kombisini tüketicilerin beğenisine sundu. KOMPAKT ölçüleriyle az yer kaplarken şık görünümüyle de dikkat çeken yeni yoğuşmalı kombi, LCD ekranıyla kullanım kolaylığı sağlıyor. Bosch Condens 2500 W yoğuşmalı kombi, lansmana özel 300 TL indirimle satışa sunuluyor. 42 Bosch‘un yoğuşma teknolojisiyle piyasaya sunduğu son ürünü Condens 2500 W, gaz tüketimini azaltarak ısıtma ve sıcak su maliyetlerinde yüksek oranda tasarruf sağlıyor. Kurulum ve kullanım kolaylığıyla öne çıkan yeni yoğuşmalı kombi, modern ve kompakt tasarımıyla evlere üstün bir konfor sunuyor. Duvara yakın standart dikey hidrolik bağlantılara sahip olan kombi, ilave bir montaj plakasına ihtiyaç duymuyor. Şık görünmesinin yanı sıra az yer kaplayan Bosch Condens 2500 W, en dar alanlara bile kolaylıkla monte edilebiliyor. Bosch Condens 2500 W, açık ve net şekilde yapılandırılan LCD kullanıcı arayüzü ile kullanım kolaylığı sağlıyor. Birkaç tuş ve mantıksal sembollerden oluşan arka aydınlatmalı ekran sayesinde karanlıkta bile kolayca görülebiliyor. Bosch’un ileri teknoloji ürünü yoğuşmalı kombisi çevreye duyarlı özellikleri ile ön plana çıkarken yüksek verimi sayesinde tüketicinin yakıt faturalarını önemli oranda hafifletiyor. Bosch’un yüksek verimli yoğuşma teknolojisine sahip Condens 2500 W kombi 300 TL indirimle satışa sunuluyor.Bosch, üstün konfor ve minimum enerji tüketimi sağlayan Condens 2500 W yoğuşmalı kombiye sahip olmayı da kolaylaştırıyor ve lansmana özel 300 TL indirim kampanyası sunuyor. 31 Ekim 2014 tarihine kadar sürecek olan kampanyayla tüketiciler aynı zamanda ‘World Card’a özel peşin fiyatına 9 ay taksit’ fırsatından da yararlanabiliyor.
  • 46.
    Ürün Lowara’dan yeninesil ıslak rotorlu sirkülasyon pompaları: Ecocirc XL Su teknolojilerinde profesyonel çözümler sunan Lowara, yüksek verimli sirkülasyon pompa serisini Ecocirc XL ve XL Plus ile genişletti. LOWARA, Ecocirc XL/XL Plus serisini HVAC ve jeotermal sistemleri için özel olarak tasarladı. 100W’a kadar olan Ecocirc serilerinin, sıvı transferi sırasında ana akışla, sabit manyetik bölümlerini birbirinden ayıran eşsiz Anti-Blok Teknolojisi, pompanın pislik ve kireçten kaynaklı tıkanmalara karşı dayanımlı olmasını sağlıyor. XL ve XL Plus modellerinde ise bu teknoloji filtreli kapalı(canned) motor tasarımıyla destekleniyor. 44 Tekil, ikiz ve bronz olmak üzere 3 çeşidi bulunan yeni Ecocirc XL / XL Plus serisi; sabit/oransal basınç ve sabit/ oransal debi olmak üzere iki farklı kontrol seçeneği sunuyor. Otomatik gece modu sayesinde pompaya ihtiyaç duyulmayan durumlarda, çalışma performansını en düşük seviyeye indirerek enerji maliyetini önemli oranda azaltıyor. Yeni Ecocirc XL / XL Plus’ın kullanıcı dostu dijital ara yüzü, çalışma/ hata modu, akış kontrol ve çalışma değerleri gibi kullanıcıların girmiş olduğu verileri hafızasında tutarken, aynı zamanda geçmişe dönük pompa verilerine, mevcut durumu gösteren pompa çalışma değerlerine dizüstü bilgisayarlar, tabletler ve akıllı telefonlar aracılığıyla kolaylıkla ulaşılmasına olanak tanıyor. Akıllı telefonlar üzerinden, ayrıca bir uygulamaya gerek olmadan sisteme kolaylıkla herhangi bir browser aracılığıyla ulaşılabiliyor. Lowara Ecocirc XL sirkülatörlerin öne çıkan standart özellikleri Haberleşebilme yeteneği: Modbus ve BACnet protokolleriyle tam uyumludur, ara modüle ihtiyaç yoktur. (Plus Modeli) Sıcaklık koruma: İzolasyon ceketi, basınçlandırılan sıvının (ve ortam) sıcaklığını olması gereken değerde tutulmasını sağlar. Kolay kullanım: Yeni Ecocirc XL’ın ekranı üzerine yerleştirilmiş dört düğmesiyle kurulumu ve kullanımı son derce kolaydır. BUS ve Wi-Fi (opsiyonel modül) bağlantı özelliği sayesinde bilgisayarınız, tabletiniz veya akıllı telefonunuzu kullanarak gelişmiş pompa ayarlarınıza kolaylıkla erişebilirsiniz. Güvenli: Dahili kuru çalışma koruma özelliği sayesinde su gelmediği durumlarda pompayı kapatır ve bu şekilde olası hasarları önler. Esneklik: 4-20 mA ve 0-10V sinyalleri için iki analog giriş ve bir adet sıcaklık sensörü bulunmaktadır. Soğuk suyla sorunsuz çalışma: Soğuk su transfer edilirken yoğuşma problemlerinin yaşanmaması için elektronik aksam pompadan ayrılmıştır. Az ışıklı ortamlarda bile rahat okunabilen Led ekran: Büyük rakamların ve simgelerin yer aldığı ekranı az ışıklı tesisatlarda bile kolay okunabilme özelliği sunuyor. Düşük işletme maliyeti: Yüksek verimli ECM motoru ve ErP 2015 düzeyinden bile daha iyi olan EEI değeri ile işletme maliyetleriniz en aza indirilir. ◗ Debi: 70m³/h ◗ Basma yüksekliği: 13m (18m. 2015) ◗ Sıcaklık: -10°C ÷ +110°C ◗ İşletme basıncı: PN10 ◗ İzolasyon sınıfı: F ◗ Koruma sınıfı: IP44 ◗ Aşınma halkası: AISI304
  • 48.
    Ürün TROX SmartBeam ile tasarım teknolojiyle buluşuyor Dünyaca Ünlü Mimar Hadi Teherani’nin tasarladığı TROX Chilled Beam (Soğuk Kiriş) Cihazları teknoloji ve estetiğin kusursuz bileşimini projelerde kullanarak mükemmel bir entegrasyonun örneğini sergilemeye devam ediyor. ÜÇ bölümü olan Chilled Beam Cihazları, genellikle bir duvar bölmesine monte edilen hava ve su bağlantıları için muhafaza kapağı, merkezi işlevsel bölüm ve ön yüzden oluşuyor ve bu bölümler çeşitli düzenlerde bir araya getirilebiliyor. Ayrıca bina gereksinimlerine bağlı olarak ya da temel iklimlendirme elemanına ek olarak, ışıklandırma, yağmurlama, hoparlörler, hareket sensörleri, duman detektörleri ve acil durum ışıkları gibi farklı işlevlerlerde entegre edilebiliyor ve eksiksiz, sade, bütüncül bir tasarım oluşturuyor. 46 TROX DIB-SB tipi çok işlevli tavan kirişi ise, oda havası ana hava bölmesinin üzerinde bulunan iki ısı eşanjörü aracılığıyla iletiyor. İletilen havanın ısı eşanjörlerinde ısıtılıp veya soğutulmasıyla, birincil havayla karıştırılıyor ve ardından bütün hava besleme havası akımı Coanda etkisi nedeniyle odaya yatay olarak girdiğinden dolayı, istenilen konforu sağlayarak cereyan vs. olmamasını garantiliyor. Yenilikçi şerit, aydınlatma kirişe entegre edilmiş olup yüksek verimli mikroprizma optikler (MPO) kullanılıyor ve odanın homojen aydınlatılması böylelikle sağlanıyor. Dünyaca ünlü mimar ve tasarımcı Hadi Teherani ise “Amacımız iklimlendirme elemanını tavan tasarımına entegre ederek, fazladan bir öğe olmaksızın odaya estetik bir bütünlük oluşturmaktı. Kiriş tavandan asılıyken, akıllı estetik tasarım sayesinde öne çıkmaz, bütün tavan tasarımıyla neredeyse görünmez bir biçimde kaynaşır. Öteki durumda tavanın her yanına yayılacak olan bütün teknolojiyi bir araya toplar: difüzörler, aydınlatma, yağmurlama sistemi, hoparlörler vb. Bu, daha temiz ve daha basit bir tavan meydana getirir ve iklimlendirme terminal birimini odadaki estetik bir tasarım elemanına dönüştürür.” diyerek SMART BEAM’in piyasadaki diğer üründaşlarından farklarını estetiksel iddiasıyla vurguluyor. Avantajları: • Mükemmel akustik ve aerodinamik özellikler • Yüksek termal yüklerin giderilmesi • Oda tasarımında yüksek seviyede esneklik • Artık yalancı tavana gerek kalmadı • Alandaki ara yüzlerin azaltılması • Serbest asılı kurulum • Estetik tasarım • Doğrusal ışık armatürleri • Projeye özel çok işlevli entegrasyon Çok işlevli aktif soğuk kiriş (chilled beam) özellikler Boyutlar: 5000 x 750 x 224 mm. Aktif uzunluk: 3000 mm. Aktif ve toplam uzunluk, proje gereksinimlerini karşılayacak şekilde değiştirilebilir. Teknik veriler: Birincil hava 30 - 120 m³/h Maksimum soğutma kapasitesi 1.500 W Sıcaklıklar: Oda 26°C Birincil hava 16°C Su 16/19°C Akustik: Ses basıncı seviyesi 35 dB(A)
  • 50.
    Ürün SFA SanihydroWC Öğütücüleri SFA Sanihydro WC Öğütücüleri bodrum katı, çatı katı ve gider borusuna uzak kalan yerlere, tuvalet veya banyo monte etme imkânı sunuyor. Dikey olarak 11 metreye, yatay olarak 110 metreye kadar atıkları pompalayabilen öğütücüler, ekonomik, pratik ve estetik bir çözüm sağlıyor. Atıkların tahliyesi 32 mm çaptaki PVC boru aracılığıyla yapılıyor. SFA öğütücüleri koku yapmıyor ve çok düşük seviyedeki sesle çalışıyor. Basit montaj yöntemi sayesinde, hızlı ve kolay uygulanabilir bir sistem olup, restorasyon ve tadilat işlemlerinde kullanıcılarına esneklik sağlıyor. Teknik özellikleri: ◗ Bağlanabilen üniteler: Maks. 48 6 klozet, banyo, mutfak ve çamaşırhanenin atık sularını ◗Dikey pompalama: 11 m’ye kadar, ◗ Yatay pompalama: 110 m’ye kadar, i ◗ Koruma sınıfı: IP68 ◗ Hazne hacmi: 45 L ◗ Giriş bağlantısı: 1 x 40/50 mm; 4 x 40/50/100/110 mm ◗ Maks. debi: 12 m3/saat ◗ Deşarj boru çapı: 50 mm, ◗ Havalık: 50 mm ◗ Maks. akışkan sıcaklığı: 70°C (kısa devreler – 5 d k. Maks.), ◗ Koruma sigortası: 25 A, ◗ Elektrik sınıfı: I, ◗ Besleme voltajı ve frekans: 220 – 240 V / 50 Hz, ◗ Elektrik tüketimi: 2 motor x 1500 W, ◗ Net ağırlık: 30 kg, ◗ Boyutlar (g x d x y ): 688 x 515 x 440 mm.
  • 52.
    Ürün Simfleks’ten aşşıınmayadayanııklıı endüstriyel hortumlar AFS’NİN endüstriyel hortum markası Simfleks, en zor şartlarda dahi aşınmaya dayanıklı TPU (Termoplastik Poliüretan) hortumlarıyla birçok endüstriyel uygulama için pratik çözümler sunarak, hizmet vermektedir. Delinmeye ve kimyasallara karşı yüksek direnç Yüksek çekme dayanımı gerektiren alanlarda rahatlıkla kullanılabilen Simfleks Endüstriyel TPU hortumları, delinmeye ve kimyasallara karşı dirençli olmasının yanında vakum ve üflemede yüksek basınç dayanımına sahiptir. Geniş sıcaklık aralıklarında elastikiyet TPU’nun diğer malzemelere kıyasla en büyük avantajı, formülasyonunda değişiklik yapılarak birbirinden çok farklı sertlik, yoğunluk ve geniş sıcaklık aralıklarında elastikiyete sahip ürünler elde edilebilmesidir. Bu ürünler aynı üretim hattında, sadece hammadde değiştirilerek farklı kullanım alanlarına uygun ürün üretilebilmesine olanak vermektedir. Aşınmaya direnç Aşınma direnci yüksek TPU, düşük elektriksel iletkenlik ve yüksek mekanik özellikler gibi avantajları bünyesinde barındırıyor. Farklı uygulamalar için üç 50 farklı tip standart kalınlık seçeneklerine de sahip olan TPU, bakır kaplamalı helezonik çelik tel ile üretiliyor. Sızdırmaz ve esnek Yüksek negatif ve pozitif basınç dayanımı gerektiren uygulamalarda kullanılan TPU, sızdırmaz ve esnek bir yapıya sahiptir. Ağaç işleme, metal işleme, kaynak ve yüzey temizleme, cam, çimento, seramik, kâğıt ve otomotiv gibi birçok endüstri için çeşitli alternatiflerle kullanıcılara sunuluyor. B1 sınıfı yanmazlık sertifikalı En önemli kimyasal avantajları yağ ve gres yağı direnci, mikrobiyolojik dayanım, hidroliz dayanımı, ozon direnci, oksidasyon dayanımı, non-polar solvent dayanımı, ek katkılar ile UV direnci ve yanmazlık sağlanabilmesi olan TPU, Almanya DIN4102-1 standardına göre yapılan testler sonucunda kolay alev almayan anlamına gelen B1 sınıfı sertifikaya sahiptir. Adrese teslim ayrıcalığı Müşterilerinin isteklerine, hızlı ve zamanında cevap verebilmeyi ilke edinen Simfleks, tüm ürünlerini adrese teslim hizmetiyle kullanıcılarına ulaştırıyor. Teknik özellikler TPU 05 TPU 07 TPU 06 Active Hortum cidarı % 100 Polyester Poliüretan % 100 Polyester Poliüretan % 100 Polyester Poliüretan Tel Bakır kaplı çelik tel Bakır kaplı çelik tel Bakır kaplı çelik tel Et kalınlığı 0,5 mm 0,7 mm 0,6 mm Çalışma sıcaklığı -40 °C / +90 °C -40 °C / +90 °C -40 °C / +90 °C 125°C (kısa süreli) 125°C (kısa süreli) 125°C (kısa süreli) Çap aralığı Ø 30 – Ø 300 mm Ø 30 – Ø 300 mm Ø 30 – Ø 300 mm Boy 10 m 10 m 10 m Paketleme Şeffaf poşetleme Şeffaf poşetleme Şeffaf poşetleme
  • 54.
    Ürün İngiltere’de 6Sigma ile üretilen Lotus Kombi Türkiye’de İngiltere merkezli ısıtma sistemleri devi Ideal Stelrad Group’un (ISG) Türkiye’deki iştiraki olarak faaliyet gösteren Termo Teknik, üstün özellikleri ve sağlamlığı ile öne çıkan yeni konvansiyonel kombi LOTUS’u tanıttı. 52 Yüksek kalite prensibi ile uzun bir Ar-Ge sürecinin sonunda üretilen LOTUS Konvansiyonel Kombi, 24 ve 28 kW’lık kapasitelere sahip iki farklı model seçeneği ile Eylül 2014’den itibaren yetkili Termo Teknik bayilerinden alınabilecek. LOTUS Konvansiyonel Kombi, tıpkı Termo Teknik’in dört yıldır Türkiye’ye sunduğu LOGIC 26/35 Yoğuşmalı Kombi gibi Ideal Stelrad Group’un 6 Sigma Yönetim Sistemi uygulanan, Kraliçe (The Queen’s Award) ödüllü Ideal Heating fabrikasında sıfıra yakın hata oranı ile üretiliyor ve Türkiye çapına yayılmış, sayısı 140’a varan Termo Teknik Yetkili Servisleri tarafından destekleniyor. İki farklı model seçeneği LOTUS, Termo Teknik’in Ideal Stelrad Group Laboratuvarları’nda uzun ve detaylı bir Ar-Ge sonucunda, konvansiyonel kombilerdeki temel ve anahtar ihtiyaçlar gözetilerek, yüksek parça kalitesi prensibi ile geliştirildi. Doğalgaz ile çalışan konvansiyonel kombi LOTUS, yüksek verimi ile düşük yakıt tüketimi hedefliyor. 24 kW ve 28 kW kapasite tercihleri ile farklı ısınma ihtiyaçlarını karşılayan LOTUS kombiler, pazarda fark yaratacak birçok özelliğe sahip. LOTUS, Türkiye’nin dört bir yanında 140’a yakın Termo Teknik servisi güvencesi altında LOTUS bugün, Türkiye’nin 7 coğrafi bölgesinde sayısı 140’a varan, 1992’den bu yana hizmet veren ve her geçen gün daha da yaygınlaşan Termo Teknik yetkili servislerinin güvencesi altında satışa sunulacak. Sınıfının en yüksek enerji verimi yıldızına sahip 92/42 CEE standartlarına göre yapılan test sonuçlarına göre LOTUS, konvansiyonel kombilerin elde edebileceği en yüksek verim sınıfı olan 3 yıldız verim sınıfına sahip. Bunun yanında ısıtma ve sıcak su kapasitesi ihtiyaç doğrultusunda ayarlayarak gereğinden fazla enerji tüketimini de engelleyerek tüketiciye benzersiz bir tasarruf deneyimi sunuyor. Isıtma devresinde 30-85°C çalışma sıcaklık aralığı sayesinde, düşük sıcaklıklarda kullanılarak mevsim geçişlerinde bile daha düşük gaz tüketimine olanak verir. LOTUS, yerden ısıtmaya da uygun olarak tasarlandı. Maksimum ısıtma kapasitesi, yetkili servis tarafından ayarlanabilir ve böylelikle LOTUS’un küçük mekanlarda belirli kapasite aralığında çalışıp tasarruf etmesini sağlar. Tasarrufu destekleyen cihaz içi izolasyon LOTUS’un yanma odasının dizaynına uygun tasarlanan izolasyon, cihaz içindeki ısı kaybını engelleyerek yakıt tasarrufu sağlıyor. Dijital ekranlı kumanda paneli sayesinde kalorifer gidiş suyu sıcaklığı ile kullanım suyu sıcaklığı kontrol edilebiliyor ve arıza durumunda arıza kodları ile ekranda kolayca takip edilebiliyor.
  • 56.
    Teknik Yazı DVMPRO VR F Tasar ıım Yaz ıı l ıımıı SAMSUNG mühendisleri tarafından geliştirilmiş olan DVM PRO yazılımı AutoCAD tabanı altında çalışabilme özelliği ile benzerlerinden ayrılmakta ve VRF sistem tasarımının hatasız ve daha hızlı yapılabilmesine olanak sağlamaktadır. 54 DVM PRO yazılımı ile Autocad ortamında hazırlanmış mimari proje üzerine VRF sistemi iç ve dış üniteleri ile işlenerek borulama, çaplandırma ve metraj gibi hesaplar kolayca yapılabilmektedir. Ayrıca program AutoCAD ortamında kullanılan tüm komutları algılamakla birlikte DVM PRO ile hazırlanmış bir projenin yazılımın kurulu olmadığı başka bir bilgisayarda AutoCAD vasıtası ile açılmasını mümkün kılmaktadır. İlgili aşamalar ve kilit özellikleri mimari projenin yazılıma tanıtılması AutoCAD ortamında hazırlanmış mimari mm ölçeğine getirilerek kat adet ve yükseklikleri ile birlikte yazılıma tanıtılır. Zonlama ve iç ünitelerin yerleşimi İklimlendirilecek olan mahaller ayrı ayrı belirlenir ve bu mahallere iç üniteler kapasitelerine ve tiplerine uygun olarak yerleştirilir. Dış ünite seçimi ve yerleşimi Proje üzerine işlenmiş olan iç üniteler tek tek veya toplu halde seçilerek gruplandırılır ve istenilen diversite oranına göre dış ünite kapasitesi yazılım üzerinden belirlenerek dış ünite grubu gerçek ölçüleri ile birlikte mimari proje üzerine işlenir. Şaft yerlerinin yazılıma tanıtılması ve borulama İç ve dış ünitelerin yerleşimlerinin yapılmasından sonra şaftlar mimari proje üzerinden belirlenerek branşmanlar ve bakır Mimari projenin yazılıma tanıtılması Zonlama ve iç ünitelerin yerleşimi Dış ünite seçimi ve yerleşimi
  • 58.
    Teknik Yazı 56 borulama yazılım vasıtası ile mimari proje üzerinde kolayca çizilir. İç-dış ünite bağlantıları, sistem kontrolü ve çaplandırma Yerleşimi yapılan iç ve dış üniteler birbirleri ile irtibatlandırılarak borulama ile ilgili mesafe ve uzunluk kontrolü yazılım tarafından yapılır. Bu aşamada projelendirme yapılırken Samsung tarafından belirtilen kurallara uygun borulama yapılmamış ise yazılım çaplandırma kısmına geçmez. Ayrıca dış üniteler ile irtibatlandırılmamış iç üniteler var ise yazılım uyarı verir ve yine hata düzeltilene dek çaplandırma işlemine geçmez. Raporlama Mimari proje üzerine işlenmiş olan VRF sistemi ile ilgili iç-dış ünite kapasite ve adetleri, bakır boru metrajı, drenaj hatları, kontrol ve otomasyon ekipmanları ile ilgili tüm bilgiler excel formatında raporlanır. Daha detaylı bilgi için Air Trade Centre mühendisleri sizlere yardımcı olmaktan memnuniyet duyacaklardır. Şaft yerlerinin yazılıma tanıtılması ve borulama İç-dış ünite bağlantıları, sistem kontrolü ve çaplandırma Raporlama
  • 60.
    İş güvenliği 58 İş güvenliği kültürü 2014 yılında yaşanan iki önemli iş kazası ki bunların biri dünya madencilik tarihinin en büyük kazaları arasına giren Soma’da 301 işçimizin hayatını kaybettiği maden kazası, diğeri ise çok büyük bir yatırımla gerçekleştirilen inşaat projesinde 10 işçimizin hayatını kaybettiği asansör kazası; Türkiye’de ki iş güvenliği sorununun sadece yasal boyutta oluşturulacak kanunlar ve yönetmeliklerle sağlanamayacağını geniş tabanlı bir iş güvenliği kültürü oluşturulması gerektiği sonucunu ortaya apaçık koymuştur. İş güvenliği kültürü toplumlarda oluşturulurken, toplumu oluşturan tüm bireylerin katılımının sağlanması şarttır. Ülkemizde şu an oturtulmaya çalışılan iş güvenliği kültürü ise disiplin açısından yeterli kurallara sahip olmakla birlikte içerik olarak toplumsal bütünlüğü sağlayamamaktadır. Bunun en büyük nedeni ise iş güvenliğinin, disiplin uygulatan kurallar biçimi olarak görülmesi uygulanması ve bunun tüm kesimlere dayatılmasıdır. Oysaki iş güvenliği olgusu toplumlarda yaşam biçimi olarak geliştirilse ve sürdürülse toplumun algısı da oluşacaktır. Bunu sonucu olarak da iş güvenliği kültürünün oluşturulduğu toplumlarda iş kazaları, kanunlarla ağır yaptırımların getirildiği toplumlara göre daha az olmaktadır. İş güvenliği kültürünün oluşturulması toplumlarda uzun vadede gerçekleşecek bir olgudur. İş güvenliği kültürünün oluşturulmasında birinci öncelik, çevre bilincinde olduğu gibi bilinç oluşturma sürecini küçük yaşlara kadar indirerek çocukluk çağlarından itibaren bu kültürü aşılamak olmalıdır. Bu sayede çocukluk yaşlarından itibaren bu kültürle yoğurulan bir kişi büyüdüğünde ister işçi olsun, ister işveren olsun almış olduğu kültüre göre davranacak ve iş güvenliğini yaşam biçimi olarak görecektir. Şimdi ise iş güvenliği işveren için gereksiz masraf kalemi ve üretimi yavaşlatan kurallar, işçi için ise yaptığı işi engelleyen ve aksatan kurallar dizisi olarak görülmektedir. Ülkemizde 2012 yılında çıkarılan 6331 sayılı kanuna göre gerçekleştirilmesi zorunlu yayınlar, eğitimler vs. ile güvenlik kültürü oluşturulmaya çalışılsa da kanunun ana hatlarını yaptırımlar oluşturmaktadır. Ayrıca bu eğitimler ve yayınlar mevcut çalışanlara ve işverenlere yönelik olup çocukluk çağına inmemektedir. Bu yaklaşım, iş güvenliği kültürünün yerleşmediği toplumlarda caydırıcı olabilir ancak etkin olmayacağı yaşadığımız kötü örneklerle görülmüştür. Oysaki bugünün çocuklarının yarının işçi veya işvereni olacağı unutulmamalıdır ve bilinçlendirme çalışmaları çocukluk çağında eğitimlerle başlamalıdır. İş güvenliği kültürünün oluşturulmasında ikinci öncelik ise işçilerin iş garantisinin, iş güvenliği profesyonellerinin de iş bağımsızlığının sağlanmasıdır. Çünkü işçiye mevzuatlarda herhangi bir tehlike gördüğünde “çalışmaktan kaçınma hakkı” tanınmıştır. Ancak işçi işsiz kalma korkusu yaşadığı için bu hakkının farkında bile olsa bunu kullanmaya çekinmektedir. İş güvenliği profesyonelleri ise mevzuatta göre, iş güvenliği uzmanlığı veya işyeri hekimliği yaptıkları işyerinde gördükleri riskleri işverene bildirdikleri halde risklerin ortadan kaldırılması veya azaltılması için gerekli çalışmaları yerine getirmeyen işyerini bakanlığa bildirmeleri öngörülmektedir. Bu ise iş güvenliği profesyonellerinin çalışma şartları ile örtüşmemektedir. İşveren ile ticari bağı olan (ücret ödemesi vb.) iş güvenliği profesyonellerinin mevzuattaki bu süreci yönetmeleri çok kolay olmamaktadır. İş güvenliği profesyonellerinin gerçek anlamda profesyonel olabilmesi için işverenden bağımsız olması gerekmektedir. Sonuç olarak, kurumlar, mevzuat hazırlarken yalnızca kendi sistemlerini oluşturmaya ve korumaya çalışmaktan kaçınmalıdırlar. Çünkü toplumun tüm kesimleri tarafından kabul edilmeyen uygulamalar nihayetinde reddedilecek ve kültürel oluşum sağlanamayacaktır. İstenilen kültür ile ortaya çıkan durum arasında çok büyük farklar açığa çıkacaktır. Tüm bu nedenlerle ülkemizde mevzuatlar hazırlanırken ülke dinamiklerinin ölçülmediği, gerçeklerin dikkate alınmadığı sonucunu görebiliriz. Mevzuatların uygulanabilirliği mevzuat hazırlanırken dikkate alınmalıdır ve ortak payda da buluşularak tüm kesimler için caydırıcı ve uygulanabilir olması sağlanmalıdır. Bu şekilde oluşturulan mevzuatlar ile iş güvenliği kültürünün oluşturulduğu toplumlarda, iş güvenliği kuralları, sektör ayrımı olmaksızın tüm çalışma alanlarında sorunsuz olarak yürütülecek ve kazaların önüne geçilmiş olacaktır. Kazasız günler dileğiyle, B Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı Çiğdem TAŞ
  • 62.
    Söyleşi Samsung sistemklimaları distribütörü Teknoklima sektörde fark yaratmaya Teknoklima, 2002’den bu yana Samsung’un sistem klimaları distribütörü olarak müşterilerine hizmet veriyor. Genel ürün gamında DVM, EHS, FJM, CAC ve RAC ürün gruplarının saƨ ş ve saƨ ş sonrası hizmet operasyonları, yıllardır Samsung ile beraber yürütülüyor. Samsung ile ilişkilerini pekişƟ rip güçlendiren Teknoklima şirket sahibi Uğur Darcan “Samsung ile gelişen stratejik ortaklığımızda, yükselen bir çizgide hedefl erimize ulaşmayı umuyoruz” diyor. 60 devam ediyor
  • 64.
    Söyleşi 62 Teknoklimahakkında bilgi verir misiniz? Teknoklima olarak 20 yıllık sektör geçmişimiz var. Türkiye’de Samsung Electronics’in VRF anlamında; distribütörlük, satış, satış sonrası hizmetler, servis hizmetleri veren 55 kişilik kadromuz, 6 bölge müdürlüğümüz, 40’a yakın bayimiz ve 15 partnerimizle beraber Türkiye Distribütörlüğü’nü yürütüyoruz. Aynı zamanda son üç yıldır Samsung Electronics’in Irak Distribütörüyüz. Faaliyetlerinizin kapsamı nedir? Faaliyetlerimiz; Proje dizayn, uygulama, özellikle proje aşamasından başlıyoruz. Projesi bitmiş proje ve tasarım bürolarından gelen işlerin değerlendirilmesi, teknik çözümlerinin irdelenmesi, fiyatlandırılması, satış ve satış sonrasında komple montaj hizmetleriyle beraber çalışır vaziyette teslimleriyle ilişkin çalışmaları 12 yıldır ağırlıklı olarak sürdürüyoruz. Biz ekipman satış, uygulama ve servis firmasıyız. Bununla birlikte projeye dönük, Samsung özel bilgisayar tasarım programlarının projeci, müteahhit firmalara aktarılması, bilgilendirilmesi anlamında çalışmalar da yapıyoruz. Projeci bir firma değilsiniz ancak proje hizmetimiz var diyorsunuz, açıklar mısınız? Bir proje departmanımız mevcut. Alınmış projelerin kontrollerinin yapılması, sistem analizlerinin tam ve doğru olarak gerçekleştirilmesi, montaj sonrası işlemlerinin kontrol edilmesi anlamında kullandığımız bu departmanımız tarafından verilen bir projelendirme hizmetimiz var. Samsung’un Türkiye’deki ticari durumu hakkında neler söyleyebilirsiniz? Türkiye’de 650 kişilik kadrosu ve yıllık 3 milyar dolar satışları ile tüm ürün ve hizmetleri içeren, klima, bilgisayar, cep telefonu, televizyon ağırlıklı bir pazarı var. 2010 yılı itibariyle Samsung Electronics Türkiye’de temsil ofis konumundan direk satış ofis konumuna geçti. Bu büyüklüğün getirdiği pazar gücü - hacmi reklam ve strateji gelişmişliği, ürün geliştirme hızı bizimle ilgili ürün-hizmet gruplarına da yansımaktadır. Samsung’un ülkemizde ki bu gücü size hangi imkânları sağlıyor? Her yıl yeni teknoloji, ürün geliştirme hızı ve yenileme hızı, klima sektöründe de uygulanıyor. Son üç yıl içinde her yıl sunduğu son derece yeni ve teknolojik ürün gruplarını hem dünyaya hem de Türkiye pazarına tanıtmış, DVMS, inverter sistem, VRF klima sistemleri pazarında önemli yer edinmiş, beğeni toplamış ve çok sayıda ki projede uygulanmıştır. Samsung’un üretimlerinde özellikle üzerinde durduğu özellikler nelerdir? Tüm ürün grupları çevre ile dosttur. Düşük enerji kullanan ve çevreye uyumlu ürünlerdir. Tasarım estetiğini de ön planda tutuyor. En kaliteli ve üst düzey ürünü en uygun fiyat ile üretme, pazarda satın alınabilir düzeyde tutma çabası var. Müşteri memnuniyetini de en üst düzeyde önemsiyor ve hissettiriyor, satış sonrası hizmetlerini bu verdiği önem ile maksimum düzeye çekmiştir. Bizim sektör ürünlerinde de servis konusunda aynı uygulamalar var mı? Evet, servis konusunda yeni bir distribütörlük anlaşması yaptık. Müşterilerimiz herhangi bir arıza durumunda tek bir numara ile Samsung Call Center’ı arıyor, bizim bir saat içinde yetkili servislerimiz ile müdahale etmemiz isteniyor. 24 saat içinde de sorunu çözme hedefimiz Falcon İnşaat Irak Erbil
  • 66.
    Söyleşi 64 var.Samsung bu süreci titizlik ile takip ediyor. Her bir işlemin ardından müşteri memnuniyet anketi yapılıyor. Bu hizmettin ödül ve ceza uygulaması ile yaptırımı var. Samsung müşteri memnuniyeti elde etmemizde yol gösterici ve zorlayıcı oluyor. Son bir yıl içerisinde Samsung ile ortak geliştirdiğimiz servis hizmetinin üzerinde önemle duruyoruz. Teknoklima olarak Samsung ile tam distribütörlük anlaşmasını ne zaman yaptınız, bu çerçevede ki çalışmalarınız neler? Biz 2012 yılında, geçmiş 10 yıllık anlaşmamızı tam distribütörlük anlaşmasına çevirdik. Ortak Ar-ge çalışmaları ile 2013 yılının sonuna geldiğimizde VRF’nin hitap ettiği geniş ve açık alanların havalandırması ve soğutma ihtiyacı için gereken klima santrali yatırımı gerçekleştirdik. Türkiye ve dışı projelerde klima santrali yatırımı konusunda önce strateji değerlendirmeleri yaptık. Ar-ge ekibi kurduk. Geniş bir araştırma ve analiz yaparak yeni bir ürünümüz olan klima santralini tasarladık. Bu yeni klima santralinin özellikleri nelerdir? Geliştirdiğimiz ürünün karkas yapısı ve kasetlenmesinde farklı bir teknoloji kullandık. İlk tanıtımlarını Sodex 2014 fuarında gerçekleştirdik, büyük beğeni topladı. Bu yeni ürüne BOREAS ismi verildi, bu isim için de firma içinde bir yarışma düzenledik, mitolojide ki rüzgar tanrısının ismi oy çokluğu ile uygun bulundu. Türkiye’de ve Irak’ta Teknoklima olarak bu isim ile pazarlıyoruz, yurtdışında Samsung kendi adı ile pazarlayacak. Bu ürün standart 5.Nesil çelik karkas klima santralidir. Opsiyonel olarak kompozit malzeme ile üretilmektedir. Yüksek teknoloji ile orduya ürün veren bir ortak firmamızın ürettiği kompozit malzemeyi klima santralinde kullandık. Gövdesi hafif ısı iletim kat sayısı yüksek, ısı köprüsü anlamında son derece üstün bir ürün grubu ortaya çıktı. Bu teknolojiyi savunma sanayinden klima sektörüne kazandırdığımızı düşünüyoruz. Dünyada ve ülkemizde ilk olan bu yüksek teknolojili ürünün yurtdışı ve yurtiçi tüm sertifikasyon çalışmaları devam ediyor. Farklı ürün grupları için de Türkiye ‘de üretim konulu fikirleri Samsung ile değerlendiriyoruz. Satışlarınız hakkında neler söyleyebilirsiniz? Türkiye çok dinamik bir pazar. Birçok üst düzey projede yer alıyoruz. Yanı sıra Irak pazarı da öyle. 2014 yılının başında dünya da çıkmış konumundaki en büyük VRF ihalesini Irak Erbil’de biz aldık. Falcon İnşaat’ın sahibi olduğu bu büyük projede 15 milyon dolarlık bir anlaşmaya imza attık. Resminden belli olduğu üzere bir şehir kuruluyor. 88 adet bina mevcut. Bu yıl dünyada bu konuda daha büyük bir satış olmadı. Konumu Erbil Havalimanı’nın tam karşısında. Dünyadan çok sayıdaki ülkenin firmaları ve temsilcilikleri buradan konut ve işyeri ediniyor. Bu kompleks yatırımcıların da tercihi oldu. 2014 yılı muhteşem geçmiş, 2015 yılında ki hedefleriniz nelerdir? Teknoklima olarak Samsung ile önümüzdeki yıl da ilişkilerimizi pekiştirip güçlendirerek hizmet kalitemizi sektör içerisinde artırarak, satış-ciro ve hizmete bağlı gelişmek üzerine stratejimiz var. Samsung pazarlama üzerinde agresif bir firmadır, her yıl yüzde yüz büyümeyi hedefler. Biz bu büyümeyi yıllar boyunca gerçekleştirdik. Önümüzdeki yıldan beklentimiz, cirosal artış ve satış olduğu kadar özellikle iç üretim ve hizmet kalite anlayışımızı oturtmak. Yurtdışı ve yurtiçi pazarlarda bu anlayışı geliştirmeyi hedefliyoruz. Yerli üretim bazında özellikle klima santral ürün grubunun sertifikasyonlarını tamamlayarak diğer ürün gruplarındaki üretim fikirlerimizi hayata geçirebilmeyi umuyoruz. Samsung ile gelişen stratejik ortaklığımızda, yükselen bir çizgide hedeflerimize ulaşmayı umuyoruz. Sayın Uğur Darcan’a ve bu söyleşide bize yardımcı olan Teknoklima ekibine, dergimiz adına teşekkür ediyor, başarılar diliyoruz.
  • 68.
    Sürdürülebilir Dünya FORM’danyüksek verimli yeni nesil Mitsubishi Heavy VRF cihazları semineri Form VRF Sistemleri San. Tic. A.Ş tarafından organize edilen yeni nesil Mitsubishi Heavy KXZ serisi VRF cihazlarının tanıtım ve bilgilendirme içerikli semineri, sektörel firma temsilcileri ve çeşitli bakanlıkların teknik birimlerinin yoğun katılımıyla, Ankara JW Marriott Otel’de gerçekleşti. 16 EYLÜl Salı günü Ankara’daki JW Marriott Otel’de gerçekleşen ”Mitsubishi Heavy Industries Yeni Nesil KXZ Serisi VRF Cihazları” seminerine Ankara genelindeki 130’a yakın sektörel firma temsilcisi ve çeşitli bakanlıkların teknik birimlerinden yetkililer katıldı. Seminer, VRF Ankara Bölge Müdürü Volkan Şen’in “hoş geldiniz” konuşması ile başladı. Yoğun katılımın olduğu toplantıya Form VRF Sistemleri San. Tic. A.Ş Genel Müdürü Mehmet Oral’ın sunumu ile devam edildi. Mehmet Oral sunumuna, Form Şirketler Grubu ve grup firması olan Form VRF Sistemleri firmalarını tanıtarak başladı. Konuşmasında, merkezi ve VRF klima toplamında ciro bazında Türkiye’nin ikinci büyük firması olduklarını ve 2013 itibariyle 5,000 adetlik VRF dış ünite satışları olduğunu ifade eden Mehmet Oral, “Form Şirketler 66
  • 70.
    Sürdürülebilir Dünya Grubuolarak paket klima’da Türkiye’de %60 pazar payına sahibiz. AVM’lerdeki ısı pompası uygulamalarında ise bu oran %85’ler seviyesinde bulunuyor. Avrupa’nın üçüncü büyük toprak kaynaklı ısı pompası uygulamasını Meydan AVM’de gerçekleştirdik. Bu uygulamada 18 km’lik toprak altı borulama yine FORM tarafından gerçekleşti. Avrupa’nın en büyük yeraltı suyu kaynaklı ısı pompası uygulamasını da Antalya Terracity AVM’de uyguladık” dedi. VRF klima ürünleri pazar payı hızla artıyor Seminere Form VRF Sistemleri Genel Müdür Yardımcısı Selahattin Telatar’ın sunumuyla devam edildi. Selahattin Telatar, Mitsubishi Heavy Industries VRF klima ürünlerinin Türkiye ve dünyadaki pazar payı ve iklimlendirme sektöründe İSKİD’ den nefes alan binalar için konferans İSKİD ‘Mimari Tasarımda İklimlendirme Konferansı’ ile Tasarımda iklimlendirme ile ilgili sorunları masaya yatırıyor. 22 Ekim tarihinde gerçekleştirilecek konferans yüzlerce mimar ve sektör temsilcisini buluşturacak. Konferansın gündemi ise insanların konforunu ve sağlığını doğrudan etkileyen doğru iklimlendirme sistemleri konusu olacak. 68 VRF’nin yeri konularında bilgiler paylaştı. VRF cihaz satışlarının dünya genelinde 2007-2012 itibariyle yıllık olarak %8’lik bir büyüme ivmesi yakalayarak en hızlı büyüyen ürün olduğunu ifade eden Selahattin Telatar, İSKİD verilerine göre %37 büyüme oranı ile Türkiye’nin Avrupa’da en hızlı büyüyen VRF pazarı olduğunu belirtti. Türkmenistan, Kıbrıs, Kuzey Irak, Azerbaycan, Kazakistan ve Gürcistan gibi bölge ülkelerinin VRF servis ve satış noktalarının da Form VRF Sistemleri’ne bağlı olduğunu sözlerine ekledi. Enerjinin doğru yönetimi ve kontrolü felsefesi ile üretiliyor Seminerde yeni nesil VRF cihazları ve Mitsubishi Heavy Industries yeni KXZ serisi ile ilgili teknik bilgiler paylaşan Form VRF Sistemleri Satış Koordinatörü Zafer Sarı, “ KXZ serisi geliştirilirken sürdürülebilirlik ilkeleri dikkate alınarak tasarlandı. KXZ serisi en yüksek enerji verimliliği sunmakla birlikte enerjinin doğru yönetimi ve kontrolü felsefesi ile üretilen bir ürün” dedi. Yeşil bina konseptine uygun olarak inşa edilen ve LEED sertifikası almak isteyen binalar için de VRF sistemlerin tercih edildiğinde puan kazandırdığına değinen Zafer Sarı, her yıl İsviçre’nin Davos kasabasında yapılan Dünya Ekonomi Forum’unda yer alan Global 100 Endeksi-Sürdürülebilir Şirketler sıralamasında Mitsubishi Heavy Industries Grubu’nun 66. sırada yer aldığını ve klima sektöründen bu sıralamada yer alan tek firma olduğuna dikkat çekti. Seminerde sunumların ardından soru-cevap kısmına geçildi. Soruların cevaplanmasının ardından JW Marriott’de verilen akşam yemeğiyle seminer son buldu. İKLİMLENDİRME - Soğutma Klima İmalatçıları Derneği (İSKİD) İstanbul, Ankara ve İz mir’de düzenlenecek ‘Mimari Tasarımda İklimlendirme Konferansı’nın ilkini 22 Ekim tarihinde İstanbul Yapı Endüstri Merkezi’nde gerçekleştiriyor. İklimlendirme sektörünün yaklaşık yüzde 90’ını temsil eden 97 üyesinin desteği ile çalışmalarını sürdüren İSKİD’in liderliğinde gerçekleştirilecek konferans, sektörün lider markalarını bir araya getirecek. Tasarımda İklimlendirme ile ilgili sorunların ve ihtiyaçların masaya yatırılacağı konferansın asıl gündem maddesi ise konforlu, sağlıklı, nefes alan, doğru iklimlendirme sistemleri olan binalar için atılması gereken adımlar olacak. Amaç nefes alan binalar yaratmak Ana amacı binaların konforunu doğrudan etkileyen iklimlendirme ve havalandırma sistemlerinin en uygun kullanımını irdelemek olan ‘Mimari Tasarımda İklimlendirme Konferansı’ ile ayrıca; yapılar henüz mimari proje konsept tasarımı aşamasında iken mimarların, mekanik tasarımcılarla bir araya gelmesini sağlamak ve böylece nefes y y alan binalar yaratmak da hedefleniyor.
  • 72.
    Sürdürülebilir Dünya Nemlendirmesistemlerinin yeşil bina konseptine uygun tasarlanması Havak A.Ş., 23 Eylül salı günü İstanbul’da “Nemlendirme Sistemlerinin Yeşil Bina Konseptine Uygun Tasarlanması” konulu bir seminer verdi. İstanbul Şişli Ramada Hotel’de gerçekleşen Seminerde Amerikan Dristeem firmasından Marc Briers konuşmacı olarak yer aldı. TOPLANTIYA kalabalık bir dinleyici gurubu katıldı. Toplantıya, üniversite öğretim üyeleri, mesleki oda ve dernek başkanları, proje firma temsilcileri, mekanik tesisat temsilcileri, klima santrali firmaları, sektör basın temsilcileri katıldı. Aynı etkinlik 24 Eylül günü Ankara’da da gerçekleşti. Daha az enerji harcayan ve CO2 emisyonlarını azaltan nemlendirme sistemlerinin tasarımı Birçok nedenden dolayı bina içindeki havayı nemlendirmek gerekir. Binalar, iç hava kalitesini yükseltmek amacıyla, üretim prosesleri gereği olarak veya malzemeleri ve mobilyaları korumak amacıyla nemlendirilebilir. Nemlendirici dizayn edilirken maliyet endişesiyle ekonomik tipler seçilebilir, fakat en uygun şekilde tasarlanmış bir nemlendirme sisteminin kısa zamanda sağlayacağı avantajlar, bu endişeyi ortadan kaldıracaktır. 70 Kyoto Protokolü’nün ve benzeri Kopenhag Anlaşması’nın 100’ün üzerinde gelişmiş ülkede uluslararası bağlayıcılığı olan kararları neticesinde, CO2 emisyonlarının 2020 yılına kadar %18, 2050 yılına kadar ise %50 azaltılması hedef alınmıştır. %60 daha az CO2 salınımı yapan buharlı nemlendirme sistemleri Bina sahiplerinin veya işletme müdürlerinin çevre dostu binalara gereksinim duymaları üzerine, bina sistem üreticileri bu gereksinimi karşılamak amacıyla teknolojiler geliştirerek öne çıkmaya çalışmaktadır. Şu anda elektrikle buhar üretme sistemlerine nazaran %60 daha az CO2 salınımı yapan buharlı nemlendirme sistemleri vardır. Adyabatik nemlendirme sistemlerinde %32 oranında CO2 emisyonlarını azaltan tasarım yapmak mümkündür. Buhar dağıtımı esnasında, izolasyonsuz standart borular yerine izolasyonlu dağıtım boruları kullanıldığında, dağıtım verimi %85’e çıkar. Yoğuşma ile oluşan kayıpta azalma, ısının korunması ve hava akımındaki ısının kazanılmasıyla, maliyet farkı bir yıldan kısa zamanda kapanmaktadır. Klasik cihazlar yerine enerji verimli, yüksek performanslı cihazlar Binaların yeşil bina olarak kabul edilebilmesi için daha önce kullanılan klasik cihazlar yerine, enerji verimli ve yüksek performanslı cihazlarla donatılması gerekmektedir. Bu hedefi yakalamak için DriSteem mühendislere gazlı/elektrikli buharlı ve adyabatik sistemlerin işletme maliyetlerini hesaplamaları için programlar vermektedir. Bilgiler bu programa girildiğinde, en uygun nemlendirme yöntemi seçilebilmektedir. Böylece “Yeşil Dizayn”a nemlendirme sistemleriyle de bir adım daha yaklaşılmış olacaktır.
  • 74.
    Sürdürülebilir Dünya Binalarşimdi yeşilleniyor İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi, Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SUT-D) Başkan Yardımcısı ve Enerji Kurulu Başkanı Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu, şu an çevresel yatırım olarak değerlendirilen yeşil binaların yaşam kalitesini artırdığı gibi genel giderleri de ciddi şekilde düşürdüğünü ifade ederek, “Bugün çok fazla önemsenmese de yarın konut ve ofis tercihinde vazgeçilemez bir numaralı kriter yeşil bina sertifikası olacak” dedi. KARAOSMANOĞLU, Yeşil Bina Haftası nedeniyle yaptığı açıklamada, tüm önlemlere karşın her geçen gün kirlenen yerküremizde her sektörün kendi açısından çevreyi korumak için yeni arayışlara girdiğini ifade etti. 72 Değişen ve gelişen teknoloji ile yol alan inşaat sektöründe modern dünyanın çevre dostu yeşil binalara eğiliminin arttığını kaydeden Dr. Karaosmanoğlu, şunları söyledi: “Yeşil binalar geleceğin hem üretim, hem de yaşam sürecinde daha az enerji tüketen ve doğaya zarar vermeyen malzemelerin, kimyasalların kullanıldığı yapıları olacak. Çevreye olumsuz etkisi en aza indirilmiş, enerji verimliliği ve geri dönüşümün yanı sıra ev sahiplerinin konforunun da büyük oranda düşünüldüğü yeşil binalar, ülkemizde şu an İstanbul, kısmen de Ankara’da yavaş yavaş kendini gösteriyor. Özellikle çevresel yatırım olarak karşımıza çıkan yeşil binalar yaşam kalitesini artırdığı gibi konut ve ofis sahiplerinin en büyük şikayet konusu olan genel giderleri de ciddi şekilde düşürüyor. Artan aidatlar, giderler kişileri kendi evlerinde kiracı konumuna getiriyor. Kim kendi evinde kiracı pozisyonunda olmak ister? İşte bu nedenle bugün çok fazla önemsenmese de hem maliyetler, hem de çevre bilincinin artması nedeniyle, yarın konut ve ofis tercihinde bir numaralı kriter yeşil bina sertifikası olacak.” Karaosmanoğlu, iklim değişikliği üzerinde binaların payının günümüzde ciddi orana yükseldiğini belirterek yeşil binaların “gelecek nesillere bırakılması vaat edilen temiz dünya” için büyük önem taşıdığının da altını çizdi. “Binalar için kullanılan inşaat malzemeleri ve yapı kimyasalları sürdürülebilir üretimin ürünleri olmalıdır. İnşaat sürecinin toprak-hava-su etkisi en aza indirilmelidir. Ardından binada enerji, atık ve su yönetimi sürdürülebilir ilerlemelidir “ diyen Prof. Karaosmanoğlu ev alım ve kiralamalarında tüketicileri bilinçli olmaya davet ederek günümüzde yeşil binaya yatırım yapanlar gelecekte karlı çıkacak” dedi. İklimlendirme Konferansı 2.kez kapılarını açıyor İstanbul’da bu yıl 2.si düzenlenecek olan “HVAC & IR, Verimlilik, Sürdürülebilirlik, Enerji ve Endüstriyel Gelişmeler” kapsamıyla İklimlendirme Konferansı çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor. Bu yıl İklimlendirme Konferansı’na 300’ye yakın firmanın katılımcı olması bekleniyor. Konferans, özellikle şirketlerin ticari faaliyetlerine vizyon katmaları ve networking açısında etkin bir rol oynuyor. Geçen yıl 145 firmanın en üst düzey VIP katılımı ile gerçekleşen İklimlendirme Konferansı bu yıl 4 Kasım Salı günü, Marriott Hotel Asia’da gerçekleşecek. Eventuum tarafından düzenlenen konferans, firmaların sektörel olarak verim aldığı ve memnun kaldığı organizasyon olarak gösteriliyor. Isıtma, Soğutma, Havalandırma, Klima, Yalıtım, Alternatif & Yenilenebilir ve Güneş Enerjisi Sistemleri, Su Arıtma Teknolojileri ve birleşenlerinin; müşteri profili kategorisindeki yatırımcılar, inşaat firmaları, projeciler, müteahhit firmalar, taşeronlar, inşaat, makine ve elektrik mühendisleri, mimarlar, statikçi ve denetimciler, endüstriyel kuruluşlar, otel, alışveriş merkezi, hastane, kamu görevlileri ile bir araya geldiği konferans, yeni iş bağlantılarının kurulmasına ve küresel bir network oluşturulmasına da fırsat yaratıyor. Hem Türk hem uluslararası markalardan yoğun bir ilgi gören konferans, bu yıl da, belirlenen birbirinden çarpıcı oturumlarla geleceğe yol haritaları çizecek, ezberleri bozacak fikir analizleri ile sektörün önde gelen isimleri ile buluşturacak. Pazar dinamikleri ve beklentilerin konuşulacağı konferans, ekonomik ve ticari açıdan katma değer sağlayacak konularla birlikte sektörün önde gelen firmalarını ve müşteri profilini bir araya getiriyor. İklimlendirme Konferansı’nda yer almak neden önemli? İklimlendirme Konferansı, müşteri profilleri ile tanışma fırsatını yakalayarak ulusal ve uluslararası iş bağlantıları yaratılması açısından en uygun platformlardan biri. Katılımcılar, hedef kitlesi ile bir araya gelerek şirketlerini ve projelerini tanıtma fırsatı yakalıyor. Sadece kayıtlı profesyonellerin yer aldığı B2B konseptindeki konferansta, katılımcılar tarafsız bilgilenme ve networking imkânı yakalayabilecek, yeni iş birliktelikleri kurabilecek.
  • 76.
    Tarih ve sanatiiç iiçe Madrid’’de Farklı mutfak kültürleriyle dikkat çeken Madrid, müzeleri, meydanları, tarihi eserleri ve sanat aktiviteleriyle gezmekten zevk alacağınız bir şehir. Üstelik gezilecek yerlerin birbirine yakınlığı sayesinde bu şehri yürüyerek keşfedebilme olasılığınız mümkün. 74 g e z g i n İSPANYA’NIN başkenti ve Madrid ilinin yönetim merkezi Madrid, İber Yarımadası’nın orta kesiminde yer alır. Madrid, zengin tarihi mirasının yanı sıra canlı bir kültür ve sanat merkezi olarak da önem taşır. Gelişmesi ve ülke ekonomisinde ağırlıklı bir rol kazanması ise yakın tarihe rastlar. Avrupa’nın en yüksek başkentlerinden biri olan Madrid, platolar üzerinde 635 metre yükseklikte konumlanır. Yüksek konumu ve hava akımlarının etkisine açıktır ve bu nedenle ani sıcaklık değişiklikleri görülür. Yaz ayları boğucudur ve sıcaklık bazen 38 dereceye kadar ulaşır. Geniş çaplı onarım dönemi Madrid, Manzanares Irmağı’na bakan kayalık bir çıkıntı üzerinde kuruludur. Eski bir yerleşim olan Alhazar’ın çevresinde gelişen şehirden 932 tarihli kayıtlarda Arapça “su kanalı” anlamına gelen Macerit adıyla bahsedilir. 1083 yılında şehir, Müslümanlardan Kastilya Krallığı’na geçti. Alhazar’ın 1466’daki depremde yıkılmasından sonra inşa edilen ortaçağ kraliyet sarayı, şehrin gelişmesine yeni bir hız kazandırdı. 1561’de Kral II. Felipe İspanya’nın merkezinde olduğu için şehri
  • 77.
    75 başkent yapmayıuygun buldu. 1759-1788 arasındaki III. Carlos döneminde geniş cadde ve meydanların açılmasıyla planlı bir gelişme başladı. Napolyon Savaşları (1800-1815) sırasında Fransız işgali altına giren Madrid, Joseph Bonaparte’in tahta geçmesinden sonra başlayan milli ayaklanmada öncü bir rol oynadı. On dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında şehre modern bir görünüm kazandıran planlı bir yapılaşma başladı. İspanya İç Savaşı (1936-1939) sırasında ağır bombardımanlara maruz kalan Madrid büyük bir yıkıma uğradı. Ancak bundan sonra geniş çaplı bir onarım dönemi başladı. Şehrin gelişmesi zamanla çevredeki banliyöleri de içine aldı. 1960’lı yıllardaki değişimlerde tarihi mirasa ağır darbeler indirildi, sonraki yıllarda tarihi yapıları koruma tedbirleri alındı. Picasso Müzesi’ni gezmeyi unutmayın Madrid, büyük bir kent olmasına karşın gezilecek yerleri birbirine çok yakın. Bu nedenle, yürüyerek Madrid’in önemli merkezlerini görme şansınız var. Calle, Plaza Mayor, Victory Arch, The Palacio Real (Kraliyet Sarayı) kentin muhakkak görülmesi gereken merkezleri. Palacio Real (Royal Sarayı) İspanya tarihinin 600 yıllık bir aynası. Saray, kitaplar, el yazmaları, haritalar, mücevherler ve eski silahlarla dolu. Museo del Prado (Prado Müzesi) ve Museo Arquelogico Nacional (Ulusal Arkeoloji Müzesi) de diğer önemli müzeler. Madrid’de müzeleri gezmeden önce açık oldukları saatleri mutlaka kontrol etmek gerekiyor. Ziyaret saatleri genellikle değiştiriliyor. Panteon de Goya’yı (Goya’nın freskleri gerçekten olağanüstü) da mutlaka görün deriz. Parque de Atracciones Madrid’in önemli eğlence merkezlerinden. Yine Casa de Campo’daki hayvanat bahçesi de diğer gezi alternatifiniz. Neogotik tarzda inşa edilen Almudena Katedrali, şehrin kurucusuna adanmış dinsel bir yapı. Tanrıça Kibele’ye adanmış olan Cibeles Meydanı’nın ortasında çok güzel bir çeşme yer alıyor. 0rijinal duvarları ile bugüne kadar kalan iki kapıdan biri olan Plaza de la Indipendencia’nın savaşçı meleklerle süslü kemeri ise Madrid’in simgelerinden biri. Madridlilerin buluşma merkezi sayılan Puerta del Sol’da ise Osoy el Madrono’nun heykeli bulunuyor. Ne yenir, ne içilir? İspanyol mutfağı, ülkenin coğrafi konumu, zengin tarihi ve çağlar boyunca yaşadığı savaşlar, keşifler, göçler sonucunda oluşmuş zengin bir yemek kültürünü yansıtıyor. İspanya’ya yerleşen her millet kendi yemek kültürünü ülkeye yansıtmış. İspanya’da genellikle dört öğün yemek yeniliyor. Bu öğünleri kahvaltı, öğle, akşam ve gece yemeği olarak sıralayabiliriz. En önemlileri ise öğle ve gece yemekleri. Madrid gece on birden sonra yaşamaya başlayan bir kent. Dolayısıyla gece boyunca yenilen TAPAS (zeytinyağı, jambon, sosis, peynir, patates, balık ve mevsim sebzeleriyle hazırlanan bir tür salata) sabah kahvaltısına pek gerek bırakmıyor. Sabah kahvaltısı İspanya’da bir öğün olarak kabul edilmiyor. Dolayısıyla sabahları yiyecek sunan pek fazla yer de bulamıyorsunuz. Size İspanyol mutfağının seçkin örneklerini sunan birkaç restoran ismi verelim. Santecolini, Zalacain, Restaurante La Terraza, La Broche…
  • 78.
    Spor Doğğal egzersiz:Trekking Yürüyüş yapmak, her yaştan insan için en hafif ve keyifli sporlardan biri… Ancak her sporda olduğu gibi yürüyüş yapmanında belli bir disiplini var. Dilimize İngilizceden geçen ve o haliyle yerleşen trekking, işte size tam da ihtiyacınız olan disiplini sağlıyor. TREKKİNG, doğal engellerle dolu bir arazi parçasını, herhangi bir ulaşım aracı kullanmaksızın yürüyerek aşmak olarak tanımlanabilir. Özellikle sürekli oturarak çalışan insanlar için beden sağlığını geliştiren doğal bir egzersiz… 76 Türkiye’de 1980’lerden sonra gelişme gösteren ve özellikle büyük şehirlerde yaşayan insanların, şehrin stresinden uzaklaşmak amacıyla yaptığı trekkinge ilgi her geçen gün artıyor ve bu sporla ilgili çeşitli gruplar oluşuyor. Başlangıçta doğaseverlerin tek başına veya bir arkadaş grubuyla yaptığı yürüyüşler, son yıllarda alternatif turizm faaliyeti olarak görülerek ekonomik yönden de önemini artırmayı sürdürüyor. Düzenli olarak gerçekleştirilen yürüyüş sporunun, insanların vücut ve ruh sağlığı üzerinde olumlu etkileri olduğu birçok uzman tarafından kabul ediliyor. Yüksek kondisyona gerek olmaması, sakatlanmaların asgari seviyede yaşanması, maliyetinin ucuz olması ve her mevsim yapılabilmesi trekkingi diğer sporlardan avantajlı kılıyor. Türkiye’de trekkinge uygun pek çok bölge bulunsa da genel olarak turlar Toroslar, Kaçkarlar ve Kapadokya olmak üzere üç ana güzergâhta toplanıyor. Günübirlik turlar dışında, konaklamalı aktivitelere katılma şansınız da bulunuyor. Yıllardır hazırladığı ülkesel rehberlerle tüm dünyada takip edilen ve referans yayın olma özelliği taşıyan Lonely Planet dergisi dünyanın en iyi 10 trekking rotasını sayfalarına taşıdı. Listede Türkiye’den bir rota olmasa da birbirinden güzel yollar, yürüyüş severleri bekliyor. GR20, Fransa: Fransa’ya bağlı Korsika Adası’ndaki bu rota, Calenzana ile Conca’yı birbirine bağlıyor. Yaklaşık 170 kilometrelik yürüyüş güzergâhı boyunca ormanlar, kraterler, buzul gölleri, akarsular, bataklıklar ve sarp yamaçlar yer alıyor. İnka İzleri, Peru: 33 kilometrelik tarihi İnka Yolu, her yıl binlerce trekking meraklısını bölgeye çekiyor. Kutsal Vadi’den başlayarak Machu Picchu’da son bulan trekking boyunca, dağların etrafında üç yüksek geçit aşılıyor. Pays Dogon, Mali: Parkura göre iki ile on gün arasında tamamlanan yürüyüş sırasında, çadırlar içinde yaşayan ve avcılıkla beslenen “ilkel” Dogon köylerinin büyüsü ve sarp kayalıklar size eşlik ediyor. Everest Base Kampı, Nepal: Yaklaşık üç hafta süren yürüyüş, dünyanın en yüksek dağına çıkmak isteyenler arasında oldukça popüler. Solu Khumbu’da yaşayan köylülerin önderliğinde gerçekleştirilen yolculuk, özellikle bu yükseklikteki iklim şartlarına alışana kadar oldukça zorlu geçiyor. Hint Himalayaları, Hindistan: 24 gün boyunca Spiti ve Ladakh arasındaki zirvelerde gerçekleşen yürüyüş, eski dönem ticaret yollarını da kapsıyor. Overland Yolu, Avustralya: Tazmanya’nın tarih öncesi dönemi anımsatan vahşi doğasında gerçekleşen yaklaşık 80 kilometrelik yürüyüş, Cradle Dağı ile St. Clair doğal tatlı su gölü arasında uzanıyor. Güzergâh boyunca sarp dağlar, dağ gölleri, geniş ormanlar ve bataklıklar geçiliyor. Routeburn Yolu, Yeni Zelanda: Yeni Zelanda’nın Güney Alpleri’ndeki Fiordland ve Mt. Aspiring ulusal parklarında gerçekleştirilen yürüyüş, üç gün sürüyor. Sınırlı sayıda katılımcının kabul edildiği yürüyüşü kaçırmamak için birçok kişi, yolculuk programlarını dikkatle takip ediyor. The Narrows, ABD: Utah eyaletindeki Virgin Nehri’nde yüzyıllar boyunca oyulmuş dramatik kanyonlar arasında ilerleyen ve Zion Ulusal Park’ında yer alan yaklaşık 26 kilometrelik yürüyüş güzergâhını, diğerlerinden ayıran bir nokta var. Yolun yarısı nehirde geçtiği için bazen yüzmeniz gerekiyor. Haute Yolu, Fransa-İsviçre: Fransa Chamonix’te başlayıp İsviçre Zermat’ta yaklaşık iki haftada tamamlanan yürüyüş rotası katılımcılarına Alp’lerin muhteşem manzaralarını sunuyor. Baltoro Buzu ve K2, Pakistan: 8 bin 611 metre ile dünyanın en yüksek ikinci noktasını kapsayan bu benzersiz yürüyüşte Paiju ve Uli Biaho zirvelerine de çıkılabiliyor.
  • 79.
    77 Dikkatinizden kaçmasın! Yürüyüş planlanırken yiyecek, su, arazi, iklim, hava koşullarının göz önüne alınması ve aşağıdaki malzemelerin yanınızda bulundurulması şart: Yürüyüş için ortopedik, ayağa ve yere iyi tutunan, mevsimine uygun yürüyüş botu Alüminyum su şişesi veya matarası Düdük Çakı Pusula Şapka Ateş yakabileceğiniz bir malzeme Rüzgârlık veya yağmurluk Sırt çantası Ek gıda ve ilk yardım kiti
  • 80.
    Sağlık Sanayileşme vekentleşmenin getirdiği gürültü, önemli bir çevre kirliliği etkeni. Gürültü, işitme kayıplarının yanı sıra önemli stres ajanı olarak psikolojik, sinir ve dolaşım sistemlerini etkileyerek çeşitli hastalıklara yol açıyor. Meslek hastalıkları arasında en yaygın olanı, gürültü sebepli işitme kayıpları. Gürültünün huzursuzluk, uykusuzluk, sinirlilik ve konsantrasyon bozukluğu gibi etkileri de bulunuyor. Gürültü, çalışma etkinliğini azaltıyor, düşünmeyi engelliyor ve karakter değişikliklerine sebep oluyor. Bu olumsuz etkilerden korunmanın en etkin yolu ise gürültü kaynağının denetimi… ÖNEMLİ bir çevre kirliliği faktörü haline gelen gürültünün, insanlarda işitme kayıplarının yanı sıra sinir ve dolaşım sistemlerini etkileyerek çeşitli hastalıklara yol açtığı, bu sebeple gürültü kaynağı denetiminin şart olduğu belirtildi. Araştırmacılar, gürültüyü, insan ve toplum üzerinde olumsuz etki yapan ve istenmeyen sesler olarak tarif etti. Giderek artan sanayileşme ve kentleşme sonucunda gürültünün, önemli bir çevre kirliliği etkeni haline geldiğini vurgulayan araştırmacılar, gürültünün, insanlarda işitme kayıplarının yanı sıra önemli bir stres ajanı olarak psikolojik, sinir ve dolaşım sistemlerini etkileyerek çeşitli hastalıklara yol açtığını belirtiyor. Gürültünün insan sağlığını pek çok yönüyle olumsuz etkilediği görülmesine karşılık, bu toplumumuzda halen bir risk olarak algılanmıyor. 78 Çevresel patolojik etken Dünyada ve Türkiye’de, meslek hastalıkları arasında en yaygınının, gürültü sebepli işitme kayıpları olduğu ifade ediliyor. Gürültü yalnızca iş yeri zararlısı değil, aynı zamanda da önemli bir çevresel patolojik etken. Ülkemizde büyük şehirlerimizin pek çok semtinde yapılan gürültü ölçümlerinde elde edilen değerlerin, eşik değerleri geçtiği saptandı. Gürültünün, işitme duyusu ve yollarında zararlara yol açtığını kaydeden uzmanlar, gürültünün kişilerde huzursuzluk, uykusuzluk, sinirlilik, konsantrasyon bozukluğu gibi etkileri de bulunduğunu belirtiyor. Gürültünün çalışma etkinliğini azalttığı ve düşünmeyi engellediği, ayrıca karakter değişikliklerine sebep olabildiği söyleniyor. Hatta eğilimi olanlarda sorunların ve bunaltıların ağırlaşmasına yol açıyor. Çabuk sinirlenmeye ve kızgınlığa
  • 81.
    79 yol açıyor.Aralıklı ve ani gürültü, kişide ani adrenalin deşarjı oluşturarak kalp atış oranını, solunum sayısını, kan basıncını artırıyor, dikkat azalması, uyku düzeninde bozulmalara sebep olabiliyor. Ani gürültüde kalp hızı artıyor, göz bebeklerinde genişleme oluşuyor. Gürültüden etkilenmenin boyutu, maruz kalma süresi, frekansı, şiddeti, kesikli veya sabit olması ve kişisel özelliklere bağlı. Sesin şiddeti ve yoğunluğu arttıkça işitme yorgunluğu da artar. 140 dB (desibel) şiddetinde bir darbe gürültüsü ani ve geri dönüşü olmayan işitme kaybına yol açabilir. Gürültü kaynakları nelerdir? Gürültünün sınırları, kesin olarak belli değildir. Fakat 55-65 dB arası, psikolojik rahatsızlık verici gürültüler, 55-90 dB arası, huzur bozucu gürültüler, 90 dB ve üzeri, fizyolojik bozukluğa neden olan gürültüler olarak tanımlanıyor. Gürültü kaynakları yapı içi ve yapı dışı olmak üzere ikiye ayrılır. Yapı işi gürültü kaynakları, çeşitli ev araçları, makine ve donanım, yapı dışı gürültü kaynakları ise demir yolu, hava yolu, kara yolu araçları, iş makineleri, işletmeler ve sosyal tesisler olarak örneklendirilebilir. Gürültünün bu olumsuz etkilerinden korunmanın en etkin yolu ise, gürültü kaynağının denetimi. Gürültünün azaltılmasına yönelik önlemler tasarım ve üretim aşamasında alınmak zorunda. Okullarda ve iş yerlerinde sağlık eğitimi çalışmalarına ağırlık verilmeli ve bu konuda toplumsal duyarlılık oluşturulmalı. Gürültü ile ilgili mevzuatta gürültü limit değerleri konusunda, farklı yasa ve tüzükler mevcut. Mevzuattaki bu farklılıkların giderilmesi, etkin denetim ve kontrollerin yapılması, yerel yönetimlerin ve işverenlerin bu konudaki sorumluluklarını yerine getirmeleri konusunda ısrarla izlenmesi gürültü kontrolünde etkili olur.
  • 82.
    hayata dair 80 Vizyon tarihi: 17 Ekim 2014 Oyuncular: Halil Sezai Paracıkoğlu, Şafak Pekdemir 2011 yılında vizyona giren ilk İncir Reçeli filmi seyirciden yoğun ilgi görmüş özellikle başroldeki müzisyen ve oyuncu Halil Sezai Paracıkoğlu’na yeniden popüler olmasını sağlamıştı. İçine kapanık Metin ve hayata cıvıl cıvıl bakan Duygu’nun hüzünlü aşk hikayesini konu alan ilk filmin ardından üç yıl sonra gelen ikinci yapımda yine Halil Sezai başrolde oynuyor. Bu sefer Metin’i Duygu ile yaşadığı aşkın ardından, gelen yoğun yalnızlık dönemi içinde izleyeceğiz. Vizyon tarihi: 24 Ekim 2014 Oyuncular: Brad Pitt, Shia LaBeouf, Logan Lerman, Xavier Samuel, Jason Isaacs 1945 yılının Nisan ayında İkinci Dünya Savaşı’nın son ayları. Avrupa Tiyatrosunda müttefikler son kozlarını oynarken, savaş ile yoğrulmuş ordu çavuşu Wardaddy (Brad Pitt), bir Sherman tankını yönetmektedir ve düşman hattı ardında ölümcül bir görev üstlenen beş kişilik bir ekibi vardır. Çok az sayıda ve yeterince silahı olmayan Wardaddy ve adamları, Nazi Almanya’sının kalbini vurmak için kahramanlıkları içerisinde tehlikeye atılmaktadır. Vizyon tarihi: 31 Ekim 2014 Oyuncular: Gérard Depardieu, Jacqueline Bisset, José Ramón Rosario, Ronald Guttman, John Patrick Barry Bay Devereaux (Gérard Depardieu) son derece güçlü, her şeye sahip bir dolar milyarderidir. Milyonlarca insanın kaderini elinde tutmaktadır. Ancak kendi kaderini bile elinde tutmakta zorlanmaktadır, çünkü engelleyemediği dürtüleri başına sürekli iş açmaktadır. Ve bütün bunlar onun kaybolup gitme riskini giderek artırmaktadır. İncir Reçeli 2 New York’a hoşgeldiniz Fur®
  • 83.
    Tarih: 24 Ekim2014 20:30 Yer: CRR Konser Salonu, İstanbul Kontrbas sanatçılarının günümüzdeki en önemli temsilcilerinden Christian McBride, 24. Akbank Caz Festivali kapsamında 24 Ekim’de CRR Konser Salonu’nda performansını sergiliyor. Daha önce de Türk seyircisiyle buluşan sanatçı, bu kez piyanist Christian Sands ve Grammy ödüllü davul sanatçısı Ulysees Owens Jr ile çıkardıkları son albümü “Out Here” turnesi kapsamında sahne alacak. FRIXA Ş Damünpyiay oRnaalslyı cbraoşslsı yor Tarih:13 Ekim- 27 Ekim 2014 Yer: Profilo Kültür Merkezi, İstanbul Klasik tiyatro eserlerinin güncelliğini daima koruduğu su götürmez bir gerçek. Yazarın başyapıtları arasında sayılan bu eserin iki ayrı ilgi çekici özelliği var: İlki tarihe tanıklık etmesi, ikincisi de evrensel bir uyarıda bulunması. 81 William Shakespeare’in dünyaca ünlü oy§nu III. Richard, Profilo Kültğr Merkezi’nde sahneleniyor Christianc aMzc zBarmidaen iıle şehirde Blues BTriomth’ edres gecesi Tarih:11- 12 Ekim 2014 Yer: İntercity Park, İstanbul Motorsporlarında yepyeni bir heyecan yaratan FIA Dünya Rallycross RX Şampiyonası, star yarışmacıları ile 2014 yılının en çok konuşulan etkinliklerinden biri olacak. Hafta sonu boyunca çekişmeli yarışlara ev sahipliği yapacak etkinlikte ayrıca özel drift şovları, konserler ve tüm aileyi eğlendirecek etkinlikler ile unutulmaz bir hafta sonu geçirebilirsiniz. Intercity İstanbul Park pistinde özel olarak hazırlanacak Rallycross parkurunda bu nefes kesici mücadeleye davetlisiniz.
  • 84.
    hayata dair 82 EINSTEIN BULMACASI Yazar: Jeremy Stangroom Yayınevi: Domingo Yayınevi Einstein meşhur bulmacasını çocukken tasarlamıştı. Beş komşu ve bir balık hakkındaki bu hain problem öyle akıllıcaydı ki Einstein bu soruyu her elli kişiden yalnızca birinin çözebileceğini öne sürmüştü. Ama bu sadece başlangıç... Bu kitapta, şimdiye dek tasarlanmış en şaşırtıcı zihin açıcılarla karşılaşacaksınız. Üç kapıdan birini seçerken, sürpriz partinin hangi gün olacağına dair tahmin yürütürken ya da bilgisayarınıza düşen ve bir şekilde hep doğru çıkan maç tahmini e-postalarının güvenilirliğini hesaplarken gri hücreleriniz fazla mesai yapacak. Çözümü bulmanız halinde ne kadar gururlansanız hakkınız. Ama aksi durumda lütfen sorumlu okurluğu elden bırakmayın; çözememenin verdiği sinirle fırlatılan kitap yaralayıcı olabilir. ALDATMAK Yazar: Paulo Coelho Yayınevi:Can Yayınları Çünkü yaşamak sevmektir. Paulo Coelho Aldatmak’ta diğer kitaplarından farklı olarak kışkırtıcı, tene dokunan ve tutku dolu bir hikâyeyle çıkıyor okurun karşısına. Her şeyin mümkünmüş gibi sunulduğu bir dünyada, imkânsız aşkın izini sürüyor. Ruhun kuytularında kaybolmaya çekinmeden... Ne de olsa bazen kim olduğumuzu bulmamız için kendimizi kaybetmemiz gerekir. CEHENNEM Yazar: Dan Brown Yayınevi: Altın Kitaplar Harvard Üniversitesi Simgebilim Profesörü Robert Langdon başından vurulmuş bir halde hastane odasında gözlerini açar. Ne buraya nasıl geldiğini ne de nasıl vurulduğunu hatırlamaktadır. Camdan gördüğü manzara karşısında altüst olan profesör, evinden binlerce kilometre uzakta, Floransa’da olduğunu anlar. Yaşadığı korkunç baş ağrısına eşlik eden tek şey; sürekli kâbuslarında gördüğü kan kırmızısı bir nehrin karşısından kendisine seslenen gümüş saçlı güzel bir kadın ve toprağa baş aşağı gömülü can çekişen bedenlerdir. Langdon gördüğü kâbusları anlamlandırmaya çalışırken kadın bir suikastçı tarafından takip edildiğini, kendine tedavi uygulayan doktorlardan biri gözlerinin önünde vurulunca anlar. Hastanede görevli diğer doktorlardan biri olan Sienna Brooks’un o ölüm kalım anında yardım etmesiyle hayatta kalır. Simgebilim profesörü kendini bir anda ipuçlarını Dante’nin cehenneminde bularak çözmesi gereken korkunç bir senaryonun içinde bulur. PEMBE VE YUSUF Yazar: Canan Tan Yayınevi: Doğan Kitap Birbirlerine delicesine düşkün iki kardeşin,Pembe ile Yusuf’un sızılı ve çarpıcı öyküsü. Ezenler ve ezilenlerin amansız savaşımı. Üzerinde yaşadığımız coğrafyanın değişmez kaderi... Törenin kara gölgesi renklerin üzerine çökerken, içlerinde en gariban gördüğü “pembe”ye vermişti önceliği. Soluğu kesildi “pembe”nin, beti benzi attı. Güzelim rengini yitiriverdi. Varlığını sürdürmekle yok olmak arasındaki ince çizgide asılı kaldı. Tıpkı yaşamın içindeki gerçek Pembe’ler gibi...
  • 85.
    Eg le nc e l i ze k a s o r u l a rı 1. Tenis Topu Bir tenis topunu olası en uzak noktaya fırlatıyoruz. Top,hiç kimse yakalamamasına ve hiçbir yere çarpmamasına rağmen bize geri dönüyor.Topa başka herhangi bir maddede iliştirilmediğine göre de bu nasıl olur? 2. Harfler Türkiye’de olan iki ilin harfleri aynıdır. Sizce hangileri? 5. Yaşlar 3 çocuğum var. Birincisi benim yaşımın ilk rakamı yaşındadır. İkincisi benim yaşımın ikinci rakamı yasındadır. Üçüncüsü bu iki rakamın toplamı yaşındadır. Hiçbirinin yaşı aynı olmadığına göre ve hepimizin yaşları toplamı 45 ise benim yaşım kaçtır? 4. Adam Topkapı’ya giderken yolda yedi karısı olan bir adamla tanıştım. Her kadın yedi çanta taşıyordu. Her çantada da yedi kedi vardı. Her kedinin de yedi yavrusu vardı. Toplam kaç kişi Topkapı’ya gidiyordur? 5. 27 4. 1 kişi 3. A harfi 2. Aksaray ve Sakarya 1. Topu yukarı atar. Cevaplar ( 3. Saat Saatte 2 kere ama saniyede 1 kere meydana gelen nedir?