Tabiin  ve Mertebeleri  : Abdurrahman b. Avf’ın Peygamber (sav)e Halid b. Velid’i şikayet etmesi üzerine  Hz. Peygamber’in  Halid’e şöyle dediği sabittir.”Ashabımı bana bırakınız, nefsim elinde olana  yemin ederim ki sizden herhangi bir kimse her gün Uhud Dağı kadar altın infak edecek olursa onlardan birisinin infak ettiği  bir müd kadarına hatta onun yarısına bile ulaşamaz.”
İslam’a  İlk Girenler : İshak b. İbrahim b. Rahaveyh el-Hanzali ise,bütün bu konudaki haberleri te’lif eder ve şöyle derdi: Yetişkin erkeklerden İslam’a giren ilk kişi Ebu Bekir, kadınlardan Hatice, genç çocuklardan Ali, azat edilmiş kölelerden Zeyd b. Harise ve kölelerden Bilal’dir. Doğrusunu en iyi bilende Allah ‘tır.
Ayetin Belirlediği Üstünlüğün Kapsamı : İbn  Huveyzimendad der ki: Bu ayet-i kerime erken  İslam’a girip ileri geçenlerin bu üstün meziyetlerinin şeriatta  üstün meziyet olarak kabul edilen, ilim, din, kahramanlık gibi meziyetlerden;
Rasulullah (sav) da şöyle buyurmuştur: - “Keşke kardeşlerinizi görmüş olsaydık diye candan arzu ederim…” Hz. Pey-gamber bu hadisinde  bizleri de kardeşleri kılmaktadır. Eğer biz Allah ‘tan korkar, Onun iznini takip edersek Allah bizi onunla  birlikte olacakların zümresi arasında haşreder. Muhammed (sav)’ın ve alinin hakkı için, bizi onun yolundan, onu dininden ayırmasın!
Ashabın Fazilet Dereceleri: Ebu Mansur el-Bağdadi et-Temimi der ki: Bizim mezhebimize mensub ilim adamları, ashabın en faziletlilerin dört Raşit  halife, daha sonra da sayıları ona tamamlayan diğer altı kişi, sonra Bedir’e katılanlar, sonra Uhud’a katılanlar sonra da Hudeybiye’de Rıdvan Bey ‘atine katılanlar olduğunu icma ile kabul etmişlerdir.
Evza’i şunları anlatır: Hz. Peygamber’in ashabının ve tabilerin üzerinde durduğu beş şey vardı. Bunlar; cemaate devam etmek, sünnete uymak, mescitleri onarmak, Kur’an okumak ve Allah yolunda cihat etmektir.” Hz. Peygamber (s.a.v) hadislerinde şöyle buyururlar:
Tevbe Süresi Ayet / 79 Hz. Osman da, hiçbir kimsenin vermediği kadar büyük bir meblağı orduya  bağışlamıştı. On bin askeri donatmış, bu iş için de bin dinar bırakmış ,tam teçhizatlı üç yüz deve  ve elli at da bağışlamıştı. Bu durum üzerine Hz. Peygamber:  - “Ey Allah’ım! Osman’dan razı ol! Ben ondan razıyım” buyurmuştu.
Tevbe Süresi Ayet / 80 Rivayet edildiğine göre, Davud Pey-gamber Allah’ü Teala’dan, kendisine amel terazisinin gösterilmesini istemiş. Allah da, uyku halinde olduğu bir sırada Davud’a teraziyi göstermiş. Terazinin büyüklüğünü gören Davud Peygamber, hemen bayılıvermiş. Ayıldığı zaman :
“ Ey Allah’ım! Bu terazinin kefesini  kimin iyiliği doldura bilir?” diye sormuş. Allah da: “Ey Davud! Ben kulumdan razı olunca ,bir hurma tanesi ile de doldururum” buyurmuştur.
Tevbe Süresi Ayet / 82 Rivayet edildiğine göre münafıklar, cehennemde dünyanın ömrü kadar ağlayıp duracaklardır. Ne gözyaşları dinecek,ne de uyku uyuyacaklardır. Hz. Peygamber bir hadislerinde  şöyle buyurur:
“ Allah münafıklara bir ağlama musallat eder. Öyle ağlarlar ki, göz yaşları tükenir. Daha sonra da gözlerinden kan akar. Hatta göz yaşlarının su arkı gibi yüzlerinde iz yaptığını görürsün”. Bir başka hadis de şöyle buyrulur:” Benim bildiklerimi bilmiş olsaydınız ,çok ağlar, az gülerdiniz”
Tevbe Süresi Ayet /89 Hadis-i şerifte şöyle buyurulur:   “ Cennette yüz derece (yani bir çok  mevkiler) vardır. Allah  bu makamları, yolunda cihad  edenlere hazırlamıştır.  -Ki onlar, Rab’lerinin rızasını kazanmak için mallarıyla ve canlarıyla cihad etmişlerdir.
Cennetteki  bu derecelerden, her iki derece arasında  yerle gök arası kadar mesafe vardır. Allah’tan isterseniz, Firdevs’i isteyin” Firdevs, cennetin tam ortasındadır.En yüce yerindedir.Burasının üzerinde Rahman’ın Arş’ı vardır.Cennet nehirleri ortadan fışkırır.
Tevbe Süresi Ayet /96 Rivayet edildiğine göre , Hz. Peygamber (s.a.v) Medine’ye geldiği zaman:”Onlarla oturmayın ve kendileriyle konuşmayın “ buyurmuştur.Bununla,münafıklardan ve günahlarında ısrar edenlerden tevbe edinceye kadar ayrı kalmaya işaret edilmiştir.Muhammed Bakır da kendisine babası  Zeynel  Abidin’in şöyle tavsiyede bulunduğunu söyler:
Tevbe Suresi  Ayet /99 Hz. Ali (r.a.)şöyle der:”Allah, fakirlerin  azıklarını, zenginlerin mallarında takdir etmiştir.Fakirin açlığı, zenginin onun hakkını vermesiyle olur.Allahü Teala, onlara bunun hesabını soracaktır.”
Tevbe  Suresi Ayet /101 Medine kenti, orada yaşayanların tertemiz ve pak oluşu sebebiyle, içinde hayatın hoş olması ve toprağın temizliği dolayısıyla bu isimlerle anılır olmuştur. Bir hadiste şöyle buyrulur: “yılanın deliğine sığındığı gibi, imam da Medine ‘ye sığınır”.
“ Kim güzelce abdest alır, Kuba mesci-dine gelir ve orada namaz kılarsa,ona umre yapmış kadar sevap vardır.” Bir başka hadiste ise: ”Her kim, gösteriş ve desinlerden uzak kalarak bir mescid yaparsa, Allah da ona, cennette bir ev hazırlar” buyrulmuştur.
Bir kafir, cami yaptırmakla Müslüman olamaz. Bu kafir camiye hürmet etse bile, Kelime-i  şahadeti  getirmedikçe durum aynıdır, değişmez. Fakat bir Müslüman, kiliseye gitse, oranın yüceliğine ,tazim edilmesi gerektiğine inansa, bu adam kafir olur. Çünkü, sadece niyetle de kafir olunabilir. İslam olmak ise, Kelime-i şahadeti söylemeden gerçekleşmez.

Ashaabın dereceleri

  • 1.
    Tabiin veMertebeleri : Abdurrahman b. Avf’ın Peygamber (sav)e Halid b. Velid’i şikayet etmesi üzerine Hz. Peygamber’in Halid’e şöyle dediği sabittir.”Ashabımı bana bırakınız, nefsim elinde olana yemin ederim ki sizden herhangi bir kimse her gün Uhud Dağı kadar altın infak edecek olursa onlardan birisinin infak ettiği bir müd kadarına hatta onun yarısına bile ulaşamaz.”
  • 2.
    İslam’a İlkGirenler : İshak b. İbrahim b. Rahaveyh el-Hanzali ise,bütün bu konudaki haberleri te’lif eder ve şöyle derdi: Yetişkin erkeklerden İslam’a giren ilk kişi Ebu Bekir, kadınlardan Hatice, genç çocuklardan Ali, azat edilmiş kölelerden Zeyd b. Harise ve kölelerden Bilal’dir. Doğrusunu en iyi bilende Allah ‘tır.
  • 3.
    Ayetin Belirlediği ÜstünlüğünKapsamı : İbn Huveyzimendad der ki: Bu ayet-i kerime erken İslam’a girip ileri geçenlerin bu üstün meziyetlerinin şeriatta üstün meziyet olarak kabul edilen, ilim, din, kahramanlık gibi meziyetlerden;
  • 4.
    Rasulullah (sav) daşöyle buyurmuştur: - “Keşke kardeşlerinizi görmüş olsaydık diye candan arzu ederim…” Hz. Pey-gamber bu hadisinde bizleri de kardeşleri kılmaktadır. Eğer biz Allah ‘tan korkar, Onun iznini takip edersek Allah bizi onunla birlikte olacakların zümresi arasında haşreder. Muhammed (sav)’ın ve alinin hakkı için, bizi onun yolundan, onu dininden ayırmasın!
  • 5.
    Ashabın Fazilet Dereceleri:Ebu Mansur el-Bağdadi et-Temimi der ki: Bizim mezhebimize mensub ilim adamları, ashabın en faziletlilerin dört Raşit halife, daha sonra da sayıları ona tamamlayan diğer altı kişi, sonra Bedir’e katılanlar, sonra Uhud’a katılanlar sonra da Hudeybiye’de Rıdvan Bey ‘atine katılanlar olduğunu icma ile kabul etmişlerdir.
  • 6.
    Evza’i şunları anlatır:Hz. Peygamber’in ashabının ve tabilerin üzerinde durduğu beş şey vardı. Bunlar; cemaate devam etmek, sünnete uymak, mescitleri onarmak, Kur’an okumak ve Allah yolunda cihat etmektir.” Hz. Peygamber (s.a.v) hadislerinde şöyle buyururlar:
  • 7.
    Tevbe Süresi Ayet/ 79 Hz. Osman da, hiçbir kimsenin vermediği kadar büyük bir meblağı orduya bağışlamıştı. On bin askeri donatmış, bu iş için de bin dinar bırakmış ,tam teçhizatlı üç yüz deve ve elli at da bağışlamıştı. Bu durum üzerine Hz. Peygamber: - “Ey Allah’ım! Osman’dan razı ol! Ben ondan razıyım” buyurmuştu.
  • 8.
    Tevbe Süresi Ayet/ 80 Rivayet edildiğine göre, Davud Pey-gamber Allah’ü Teala’dan, kendisine amel terazisinin gösterilmesini istemiş. Allah da, uyku halinde olduğu bir sırada Davud’a teraziyi göstermiş. Terazinin büyüklüğünü gören Davud Peygamber, hemen bayılıvermiş. Ayıldığı zaman :
  • 9.
    “ Ey Allah’ım!Bu terazinin kefesini kimin iyiliği doldura bilir?” diye sormuş. Allah da: “Ey Davud! Ben kulumdan razı olunca ,bir hurma tanesi ile de doldururum” buyurmuştur.
  • 10.
    Tevbe Süresi Ayet/ 82 Rivayet edildiğine göre münafıklar, cehennemde dünyanın ömrü kadar ağlayıp duracaklardır. Ne gözyaşları dinecek,ne de uyku uyuyacaklardır. Hz. Peygamber bir hadislerinde şöyle buyurur:
  • 11.
    “ Allah münafıklarabir ağlama musallat eder. Öyle ağlarlar ki, göz yaşları tükenir. Daha sonra da gözlerinden kan akar. Hatta göz yaşlarının su arkı gibi yüzlerinde iz yaptığını görürsün”. Bir başka hadis de şöyle buyrulur:” Benim bildiklerimi bilmiş olsaydınız ,çok ağlar, az gülerdiniz”
  • 12.
    Tevbe Süresi Ayet/89 Hadis-i şerifte şöyle buyurulur: “ Cennette yüz derece (yani bir çok mevkiler) vardır. Allah bu makamları, yolunda cihad edenlere hazırlamıştır. -Ki onlar, Rab’lerinin rızasını kazanmak için mallarıyla ve canlarıyla cihad etmişlerdir.
  • 13.
    Cennetteki buderecelerden, her iki derece arasında yerle gök arası kadar mesafe vardır. Allah’tan isterseniz, Firdevs’i isteyin” Firdevs, cennetin tam ortasındadır.En yüce yerindedir.Burasının üzerinde Rahman’ın Arş’ı vardır.Cennet nehirleri ortadan fışkırır.
  • 14.
    Tevbe Süresi Ayet/96 Rivayet edildiğine göre , Hz. Peygamber (s.a.v) Medine’ye geldiği zaman:”Onlarla oturmayın ve kendileriyle konuşmayın “ buyurmuştur.Bununla,münafıklardan ve günahlarında ısrar edenlerden tevbe edinceye kadar ayrı kalmaya işaret edilmiştir.Muhammed Bakır da kendisine babası Zeynel Abidin’in şöyle tavsiyede bulunduğunu söyler:
  • 15.
    Tevbe Suresi Ayet /99 Hz. Ali (r.a.)şöyle der:”Allah, fakirlerin azıklarını, zenginlerin mallarında takdir etmiştir.Fakirin açlığı, zenginin onun hakkını vermesiyle olur.Allahü Teala, onlara bunun hesabını soracaktır.”
  • 16.
    Tevbe SuresiAyet /101 Medine kenti, orada yaşayanların tertemiz ve pak oluşu sebebiyle, içinde hayatın hoş olması ve toprağın temizliği dolayısıyla bu isimlerle anılır olmuştur. Bir hadiste şöyle buyrulur: “yılanın deliğine sığındığı gibi, imam da Medine ‘ye sığınır”.
  • 17.
    “ Kim güzelceabdest alır, Kuba mesci-dine gelir ve orada namaz kılarsa,ona umre yapmış kadar sevap vardır.” Bir başka hadiste ise: ”Her kim, gösteriş ve desinlerden uzak kalarak bir mescid yaparsa, Allah da ona, cennette bir ev hazırlar” buyrulmuştur.
  • 18.
    Bir kafir, camiyaptırmakla Müslüman olamaz. Bu kafir camiye hürmet etse bile, Kelime-i şahadeti getirmedikçe durum aynıdır, değişmez. Fakat bir Müslüman, kiliseye gitse, oranın yüceliğine ,tazim edilmesi gerektiğine inansa, bu adam kafir olur. Çünkü, sadece niyetle de kafir olunabilir. İslam olmak ise, Kelime-i şahadeti söylemeden gerçekleşmez.