Sevgili Paylaşılmaz
Kız-Erkek ilişkileri gittikçe çığırından çıkıyor…
Caddelerde, parklarda hatta okul koridorlarında uygunsuz ve rahatsız edici davranışlar gittikçe daha çok göze çarpıyor.
Bu sabah okula gelirken yine böyle bir manzara ile karşılaşınca bu konudaki düşüncelerimi ilk saat dersim olan 11-TMA sınıfı öğrencileriyle paylaşmaya karar verdim…
“ Sevgi paylaşılır, fakat sevgili paylaşılmaz.”  … Ve sınıf tahtasına “Sevgi paylaşılır, fakat sevgili paylaşılmaz.” cümlesini yazıp “Bir hususu açıklayıp sizin de görüşlerinizi almak istiyorum.” diyerek başladım…
Karşılıklı konuşmamız şöyle sürdü: - Bir kimse sevdiği bir kızın veyahut erkeğin yalnız kendisine ait olmasını ister ve onu başkalarından kıskanır ve kimseyle paylaşmak istemez. Öyle mi?  - Evet!
- Duygularını gizleyebilmek ve kendini tutmak insana özgü bir davranıştır değil mi? - Evet!
- Peki, herkesin gözü önünde güya birbirini sevenler ne yapmak istiyorlar? Herkesin içinde sen bir kızı öptüğünde onu paylaşmış olmuyor musun? - ?
- İnsan, sevgilisine yabancı birinin eliyle dokunmasına bile razı olmaz. Göz de bir duyu organıdır…
- Gözlerin, bakışların dokunacağı davranışlar sergilemeye nasıl razı oluyoruz? Mahrem yerler ve duygular nasıl göz temasına açık halde bulundurulabiliyor? - ?
Mevlana’nın sözlerine kulak verelim: “Ey özden habersiz kimse! Sen, şehvet ve arzularına, aşk adını takmışsın. Hâlbuki şehvetten aşka giden yol çok uzundur.”
Böyle uluorta sergilenen uygunsuz davranışlar, aşk gibi yüce bir duyguyu kirletiyor. Aşkı sokağa ve ayağa düşürenler, gerçek aşka ihanet ediyorlar…
“ Daha Çok Ateş Daha Çok Rüzgar” isimli kitabında Susanna Tamarro “Müstehcen yayınlar sonucu cinsellik, yaşamın itici gücü oldu…
Henüz kendi kafasıyla düşünemeyenleri alabildiğine yanılttıkları için üzülüyorum.” diyor;  haklı değil mi?
Bayanlar daha çok dikkat etmeli. Dar ve dekolte kıyafetlerle sokağa çıkıp alçak ve iğrenç bakışların hedefi olmaktan sakınmalıdırlar…
Dişiliği öne çıkaran ve sergileyenler kendilerini ezdirir ve kaybederler…
Gelip geçici gösterişler ve nefsani zevkler uğruna kalıcı değerlerimize zarar vermemeliyiz.
Artık 18 yaşında genç kızlar ve delikanlılardan oluşan sınıf beni dinledi…
Bir-iki kişi itiraz etmek istediyse de çoğunluk sessiz kalarak söylediklerimi onayladı. Ama pek görüş bildiren de çıkmadı…
Bu konular ülkemizde biraz da tabu haline getirilmiş, bizim de üzerinde ayrıntılı konuşamadığımız konular maalesef…
Allah gençlerimize iffet, istikamet ve basiret ihsan etsin…
Prof. İskender Pala Hocamız bakın ne diyor: “Aşk illa ki, birinin bir başkasının önünde diz çöküp ellerini kavuşturup “Ben seni seviyorum!” demesi ile ortaya çıkan bir duygu değildir.
Aşk hiçbir zaman söylenemeyen, söylenemediği için büyük olan, sevgilinin adını bile dile düşürmemek için adını anmayan ve kendi dünyasında onu çoğaltan bir duygudur…
Misali şöyle vereyim: Leyla’ya diyorlar ki, “Leyla, Kays mı seni daha çok sevdi, yoksa sen mi Kays’ı daha çok sevdin?”
Hikayeyi hatırlayın…. Leyla diyor ki, “ Bu soruya sormanıza şaştım. Nasıl böyle bir soru sorarsınız. Elbette ben onu daha çok seviyorum!”
“ Ama Leyla! O senin için dağlara, çöllere düştü….
Vahşilerle düşüp kalkmaya başladı. Kurtlar, kuzular, aslanlar, ceylanlar… Artık hep onlarla geziyor.
O, aklını yitirdi senin için. Bir de diyorsun ki, ‘Ben onu daha çok sevdim!’ Senin ispatın ne? Seni çok sevdiğini nerden anlayacağız?”
O zaman Leyla’nın söylediği şudur: “ O gitti, benim aşkımı, bana olan aşkını, onunla bununla paylaştı…”
-Onunla bununla dediği, insan gibi konuşması olmayan ceylanlar,  aslanlar ile yani-
Leyla kalbini göstererek; “Ama ben onun aşkını şuracıkta sakladım. Ve hiç kimseciklere söylemedim.
Şimdi siz karar verin! O mu beni çok sevmiş, yoksa ben mi onu çok sevmişim?”
Metin: Seyfettin Bulut-İskender Pala Sunum: Ahmet Yordam
www.yolyordam.com

Sevgili Paylaşılmaz

  • 1.
  • 2.
    Kız-Erkek ilişkileri gittikçeçığırından çıkıyor…
  • 3.
    Caddelerde, parklarda hattaokul koridorlarında uygunsuz ve rahatsız edici davranışlar gittikçe daha çok göze çarpıyor.
  • 4.
    Bu sabah okulagelirken yine böyle bir manzara ile karşılaşınca bu konudaki düşüncelerimi ilk saat dersim olan 11-TMA sınıfı öğrencileriyle paylaşmaya karar verdim…
  • 5.
    “ Sevgi paylaşılır,fakat sevgili paylaşılmaz.” … Ve sınıf tahtasına “Sevgi paylaşılır, fakat sevgili paylaşılmaz.” cümlesini yazıp “Bir hususu açıklayıp sizin de görüşlerinizi almak istiyorum.” diyerek başladım…
  • 6.
    Karşılıklı konuşmamız şöylesürdü: - Bir kimse sevdiği bir kızın veyahut erkeğin yalnız kendisine ait olmasını ister ve onu başkalarından kıskanır ve kimseyle paylaşmak istemez. Öyle mi? - Evet!
  • 7.
    - Duygularını gizleyebilmekve kendini tutmak insana özgü bir davranıştır değil mi? - Evet!
  • 8.
    - Peki, herkesingözü önünde güya birbirini sevenler ne yapmak istiyorlar? Herkesin içinde sen bir kızı öptüğünde onu paylaşmış olmuyor musun? - ?
  • 9.
    - İnsan, sevgilisineyabancı birinin eliyle dokunmasına bile razı olmaz. Göz de bir duyu organıdır…
  • 10.
    - Gözlerin, bakışlarındokunacağı davranışlar sergilemeye nasıl razı oluyoruz? Mahrem yerler ve duygular nasıl göz temasına açık halde bulundurulabiliyor? - ?
  • 11.
    Mevlana’nın sözlerine kulakverelim: “Ey özden habersiz kimse! Sen, şehvet ve arzularına, aşk adını takmışsın. Hâlbuki şehvetten aşka giden yol çok uzundur.”
  • 12.
    Böyle uluorta sergilenenuygunsuz davranışlar, aşk gibi yüce bir duyguyu kirletiyor. Aşkı sokağa ve ayağa düşürenler, gerçek aşka ihanet ediyorlar…
  • 13.
    “ Daha ÇokAteş Daha Çok Rüzgar” isimli kitabında Susanna Tamarro “Müstehcen yayınlar sonucu cinsellik, yaşamın itici gücü oldu…
  • 14.
    Henüz kendi kafasıyladüşünemeyenleri alabildiğine yanılttıkları için üzülüyorum.” diyor; haklı değil mi?
  • 15.
    Bayanlar daha çokdikkat etmeli. Dar ve dekolte kıyafetlerle sokağa çıkıp alçak ve iğrenç bakışların hedefi olmaktan sakınmalıdırlar…
  • 16.
    Dişiliği öne çıkaranve sergileyenler kendilerini ezdirir ve kaybederler…
  • 17.
    Gelip geçici gösterişlerve nefsani zevkler uğruna kalıcı değerlerimize zarar vermemeliyiz.
  • 18.
    Artık 18 yaşındagenç kızlar ve delikanlılardan oluşan sınıf beni dinledi…
  • 19.
    Bir-iki kişi itirazetmek istediyse de çoğunluk sessiz kalarak söylediklerimi onayladı. Ama pek görüş bildiren de çıkmadı…
  • 20.
    Bu konular ülkemizdebiraz da tabu haline getirilmiş, bizim de üzerinde ayrıntılı konuşamadığımız konular maalesef…
  • 21.
    Allah gençlerimize iffet,istikamet ve basiret ihsan etsin…
  • 22.
    Prof. İskender PalaHocamız bakın ne diyor: “Aşk illa ki, birinin bir başkasının önünde diz çöküp ellerini kavuşturup “Ben seni seviyorum!” demesi ile ortaya çıkan bir duygu değildir.
  • 23.
    Aşk hiçbir zamansöylenemeyen, söylenemediği için büyük olan, sevgilinin adını bile dile düşürmemek için adını anmayan ve kendi dünyasında onu çoğaltan bir duygudur…
  • 24.
    Misali şöyle vereyim:Leyla’ya diyorlar ki, “Leyla, Kays mı seni daha çok sevdi, yoksa sen mi Kays’ı daha çok sevdin?”
  • 25.
    Hikayeyi hatırlayın…. Leyladiyor ki, “ Bu soruya sormanıza şaştım. Nasıl böyle bir soru sorarsınız. Elbette ben onu daha çok seviyorum!”
  • 26.
    “ Ama Leyla!O senin için dağlara, çöllere düştü….
  • 27.
    Vahşilerle düşüp kalkmayabaşladı. Kurtlar, kuzular, aslanlar, ceylanlar… Artık hep onlarla geziyor.
  • 28.
    O, aklını yitirdisenin için. Bir de diyorsun ki, ‘Ben onu daha çok sevdim!’ Senin ispatın ne? Seni çok sevdiğini nerden anlayacağız?”
  • 29.
    O zaman Leyla’nınsöylediği şudur: “ O gitti, benim aşkımı, bana olan aşkını, onunla bununla paylaştı…”
  • 30.
    -Onunla bununla dediği,insan gibi konuşması olmayan ceylanlar, aslanlar ile yani-
  • 31.
    Leyla kalbini göstererek;“Ama ben onun aşkını şuracıkta sakladım. Ve hiç kimseciklere söylemedim.
  • 32.
    Şimdi siz kararverin! O mu beni çok sevmiş, yoksa ben mi onu çok sevmişim?”
  • 33.
    Metin: Seyfettin Bulut-İskenderPala Sunum: Ahmet Yordam
  • 34.