Düğün, tören, yılbaşıkutlama ve bayram gibi mutluluk zamanları, meşru çerçevede yani helal sınırlar içinde ve ebedi mutluluğa zarar getirmeyecek bir tarzda geçirilmelidir.
26.
Ancak böyle olursalezzetler eleme, saadet felakete dönüşmez, devamlı bir huzur hali yaşanır.
27.
Aksi takdirde şöyledenebilir; ”Eyvah! Aldandık. Şu hayat-ı dünyeviyeyi sabit zannettik. O zan sebebiyle bütün bütün zâyi ettik.
28.
Evet, şu güzerân-ıhayat, bir uykudur; bir rüyâ gibi geçti. Şu temelsiz ömür dahi, bir rüzgâr gibi uçar gider.”
29.
İşte bu hakikatigören insan, ebedi lezzetlere ve eğlencelere talip olur…