Merve Evci
Katar, Nisan 2014
ŞEBEKE TARAFSIZLIĞI
Stratejik Plan Çalışması
Kısaltmalar
3/4/5G 3./4./5. Nesil Mobil Hizmetler
AB Avrupa Birliği
ABD Amerika Birleşik Devletleri
Ar-Ge Araştırma Geliştirme
BEREC (Avrupa Elektronik Haberleşme Düzenleyicileri Grubu)
Body of European Regulators of Electronic Communications
BIT Bilişim ve Iletişim Teknolojileri
BT Bilişim Teknolojileri
DAE Avrupa’nın Dijital Gündemi
(Digital Agenda for Europe)
IP Internet Protokolü
(Internet Protocol)
IPTV Internet Protocol television
OTT Set üstü kutu/ Cihaz üstü servis
(Over the top)
STK Sivil Toplum Kurulusu
VoIP IP üzerinden Ses
(Voice Over IP)
Giriş
Telekomünikasyon sektörünün toplum ve ekonominin geneli açısından artan önemi bugün
tüm dünya tarafından kabul görmektedir. Telekomünikasyon pazarı Avrupa Birliği’nin de en
önem verdiği sektörlerin başında gelmektedir. AB’nin “Europe 2020” kapsamında
oluşturduğu “Dijital Gündem” ülkelerdeki sürdürülebilir ekonomik büyümeyi
hedeflemektedir. Bu amaçla AB’nin “Sayısal Teknoloji”lere vereceği desteği kapsayan 7
temel hedefi doğrudan telekomünikasyon pazarı ile alakalıdır.1
Yeni nesil iletişim hizmetlerine herkes için erişim sağlamayı temel alan bu bakış açısı ile
elektronik haberleşme hizmet ve şebekelerinde serbestleşmenin sağlanarak, tek pazarın etkili
bir şekilde işlemesinin önündeki engellerin ortadan kaldırılması ve evrensel boyutta tarafsız
olacak modern hizmetlerin oluşturulması hedeflenmektedir.2
Aynı süreçte hızla artan mobil
bant genişliği gereksinimine bağlı şeffaflık ve tarafsızlık argümanlarının etkisiyle çıkan
şebeke tarafsızlığı tartışmaları da giderek artan bir önem kazanmaktadır. Bu doğrultuda
Avrupa Parlamentosu şebeke tarafsızlığı çerçevesinde müşterilere internet hizmetlerine eşit
erişim öngören prensibin yasal bir zorunluluk haline gelmesi için çeşitli adımlar atmıştır.
Dünyanın geleceğine yön verecek bu kritik konu, Türkiye için de gittikçe önem
kazanmaktadır. Türkiye’nin bu alandaki ulusal düzenleyici otoritesi olan Bilgi Teknolojileri
ve İletişim Kurumu, Sektör Temsilcileri ve Sivil Toplum Kuruluş’larının da önemli
katkılarıyla Türkiye’de telekomünikasyon sektörü ivme kazanarak güçlenmekte, sektördeki
rekabet artmaktadır.
Bu raporda, öncelikle şebeke tarafsızlığının ne olduğu konusu kısaca incelenerek, bu önemli
kavramın Türkiye ve AB’deki durumu çeşitli boyutlarıyla karşılaştırılmıştır. Şebeke
tarafsızlığının tarafları olan işletmeciler ve AVEA mobil iletişim operatörü açısından konunun
stratejik önemine değinildikten sonra, düzenleyici kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşları
ile AVEA mobil iletişim operatörünü ilgilendiren konularda sürekli diyalogun geliştirilmesi
için atılması gereken stratejik adımlar ele alınmıştır.
Bahse konu veriler Avrupa Komisyonu’nun Elektronik İletişim Avrupa Tek Pazarı 15.
İlerleme Raporu, BTK 2011 Şebeke Tarafsızlığı ve BTK 2013 Yılı 3. Çeyrek 3 Aylık Pazar
Verileri belgelerinden derlenmiş bulunmaktadır.
Bu çalışmada yer alan görüşler yazarına aittir. AVEA mobil iletişim GSM operatörünün
görüşlerini yansıtmaz.
1
http://ec.europa.eu/digital-agenda/en
2
Bilgi Toplumu Stratejisi 2006-2010, DPT, Temmuz 2006
http://www.abgs.gov.tr/index.php?p=75&l=1
Şebeke Tarafsızlığı
Şebeke tarafsızlığının genel kabul görmüş bir tanımı bulunmamakla birlikte; Türkiye’nin bu
alandaki ulusal düzenleyici otoritesi, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu konuyu, internet
kullanıcılarının erişim yollarına ilişkin evrensel kurallar ile bu yolların sahipleri ve
kullanıcıları arasındaki ilişki hakkındaki bir kavram olarak ele almaktadır. BEREC (Avrupa
Elektronik Haberleşme Düzenleyicileri Grubu)’in yer verdiği tanıma göre ise şebeke
tarafsızlığı; kesintisiz veri trafiğini öngören bir sistem içerisinde elektronik haberleşme
hizmetlerine çeşitli platformlarda sorunsuz erişim sağlanarak, şebeke işletmecisi ile
uygulama, hizmet ve içerik sağlayıcılar arasında adil rekabetin bulunması olarak ifade
edilmiştir. 3
Şebeke tarafsızlığı taraflar arasında birçok görüş ayrılığına sebep olurken, şebeke
işletmecileri, farklı içeriklerin mobil ağ üzerindeki yükünün ve bağlantıları yavaşlatma
etkisinin farklı olduğunu belirterek, hangi içeriğin daha önce ve daha iyi performansla
iletileceğine karar verememenin sektörde yenilikçiliği ve rekabeti öldüreceği korkusunu
taşımaktadır. Bu durumda şebekeye yapılan yatırımların azalacağını ve mevcut şebekenin
etkin olmayan bir şekilde kullanılabileceğini öngörmektedirler.
Şebeke tarafsızlığı savunucuları ise şebeke işletmecilerinin kullanılan uygulamaları kısıtlama
yeteneklerine bir takım sınırlamalar getirilmesi gerektiğini ileri sürmekte ve trafik yönetimi
uygulamalarının yeni nesil erişim şebekeleri için pazara yeni girişleri ve yatırımları teşvik
edeceğini ileri sürmektedir.
Avrupa Birliği yaklaşımı ve Türkiye
ABD’de oldukça uzun zamandan beri tartışılan bu konu son yıllarda Telekomünikasyon
sektörünün daralma gösterdiği AB’nin de gündemine gelmiş olup, konuya ilişkin düzenleyici
yaklaşımlar oluşturulmaya çalışılmaktadır. AB tarafından oluşturulan politik hedefler
çerçevesinde telekomünikasyon sektörünün, 1998 düzenleyici paketiyle başlayan ve 2002
çerçevesi ve 2009 Telekom Reform Paketi ile devam eden aşamalı ve evrimsel bir süreçte,
rekabeti ve tek pazarı esas alan bir yapıya dönüşmesi planlanmıştır.
Avrupa Birliği, Dijital Gündem adlı çalışmayla mobil geniş bantı destekleyen yeni düzenleme
yaklaşımları geliştirmiştir. Avrupa Komisyonu'nun telekomünikasyon sektörünü uyuma
sokmak için hazırladığı düzenleyici çerçeve, geniş bant kurulumunu teşvik amaçlı paketini de
içermektedir. Bu kapsamda internetteki tüm taraflar eşit muamele görmeli, ayrımcılık
olmamalıdır. Komisyon bir şebeke tarafsızlığı kılavuzu sunmaya hazırlanmaktadır. Bu kılavuz
ülkeler arası farklı yaklaşımları engellemek ve düzenleme kesinliği oluşturmak için ulusal
düzenleyicilere verilecektir. Kılavuz kapsamında hizmet tekliflerinde şeffaflık ve sağlayıcılar
arasında kolay geçiş sağlanması da öngörülmektedir. Tüm operatörlerden uygulama
kısıtlamaları olmaksızın en azından bir internet servisi sunmaları beklenecektir.4
3
Towards a European single market, Dr Leonidas Kanellos, BEREC Chair, Paper submitted to The International
Telecommunications Society ECTA Conference, Brussels, 24 June 2013.
4
AB Komisyonu Dijital Gündemi, COM(2010) 245 final/2; Digital Agenda internet sitesi
Mevcut durumda AB’de esnek şebeke tarafsızlığı perspektifi belirleyici olmaktadır. Altyapı
erişimine yönelik düzenlemelerde AB’de operatörlerin finansal durumu, maliyet bazlı toptan
satış rejimleri ve düzenleyici kurumlar tarafından zorunlu kılınan rekabet teşvikinin de
etkisiyle düşük yoğunlukta tesis bazlı yatırımlar görülmektedir. IP bağlantılı düzenlemeler
ticari kolektiflik ve transit anlaşmalar yoluyla çözülmektedir. Düzenleyici kurumlar haklı
rekabet olduğunu düşündüğünden bu alana müdahale etmemektedir. Trafik düzenlemelerinde
AB’nin kullanıcılarının şebeke yönetim politikalarıyla ilgili bilgilendirilmesi söz konusudur.
Şebeke tarafsızlığı konusunda şeffaflık rehberi ve hizmet kalitesi çerçeve raporunu takip eden
raporda BEREC'in vardığı sonuçlara göre ise operatörleri disipline etmek ve tüketiciler için en
iyi teklifi sağlamak amacıyla rekabet beklenilmektedir. Ancak bu durum, servis sağlayıcılara
kolayca geçiş yapmak için kritik olarak etkili şeffaflığa ve son kullanıcı yeteneğine
dayanmaktadır. Buna göre Ulusal Düzenleyici Kurumların ve son kullanıcıların her ikisi de
internet erişim hizmeti performansını izleyebilmeli ve internet erişim hizmeti yoluyla
kullanılan uygulamalara ulaşabilmelidir. Rekabeti bozucu ayrımcılık uygulamaları yapmadan
da trafik yönetimi yapılabileceğini savunan BEREC, şebeke tarafsızlığının korunabilmesi için
şeffaflık, bilgiye erişim ve müşterilerin bilinçli olması gerekliliğini ön görmektedir.5
Ancak
rekabet ve şeffaflığın yetersiz olduğu durumlarda veya şebeke tarafsızlığıyla ilgili endişeleri
ele almak bakımından (bu araçlar henüz tam olarak test edilmiş olmasa da) yeterli mevcut
düzenleme (hizmet kalitesi gereksinimleri dahil olmak üzere) araçlarının Ulusal Düzenleyici
Kurumlar tarafından etkinleştirilmesi gerektiğini savunmaktadır. 6
WIK Danışmanlık firması tarafından Avrupa Parlamentosu’na şebeke tarafsızlığına ilişkin
“Şebeke Tarafsızlığı: AB ve ABD’de Sorunlar ve Yaklaşımlar (Network neutrality:
challenges and responses in the EU and the US)” isimli bir rapor sunulmuştur. Raporun ana
fikri; şebeke tarafsızlığına ilişkin daha ayrıntılı kurallar belirlemenin yersiz olduğu ve uygun
olmayan tedbirlerin yarardan ziyade zarara sebep olabileceğidir. Raporun Avrupa
Parlamentosu’na sunumunda, şebeke tarafsızlığı konusunda ortaya çıkan sorunlarda “iki şerit”
ismi verilen bir iş modelinin uygulanabileceği, bu modelin zamanla yaygınlaşmasının
beklendiği belirtilmiştir. Bu modele göre bir işletmeci, aynı fiziksel bağlantı üzerinden
“kamusal internet şeridi”ne ilave olarak “yönetilen hizmet şeridi” adı verilen ve kalitesinin
kontrol edildiği başka bir hizmet de sunabileceği ifade edilmiştir. “Yönetilen hizmet şeridi”
denilen bu yol ile IPTV ve VoIP gibi kalite hassasiyeti olan hizmetlerin belirli bir ücret
karşılığı sunulabileceği, işletmecilerin bu yolla, zaten günümüzde de uygulanmakta olan ve
hizmet kalitesinin garanti edildiği ve toptan seviyedeki hizmetin önceliklendirildiği bir hizmet
şeklinde diğer şebeke işletmecilerine sunmasının mümkün olabileceği belirtilmektedir.
Şebeke tarafsızlığı tartışmalarının kaynağındaki ekonomik nedenler; içerik sağlayıcıların,
kullanıcılardan gelen artan veri kullanım talebiyle, şebekeler üzerinde yoğun trafik
kullanımını tetiklemesi, altyapı operatörlerinin artan talebin karşılığında daha fazla yatırım
yapma ihtiyacı oluşması ancak bu yatırımın maliyetinin piyasa baskısı veya düzenleyici
kontrolleri nedeniyle tüketiciye fiyat artısı olarak yansıtılamaması olarak karsımıza
çıkmaktadır. Operatörlerin yasalara uygun şebeke trafiğinde sebepsiz ayrımcılık yapamaması,
sebepsiz yavaşlatma ve engellemeye gidememesi, OTT ve içerik oyuncularına erişim için ek
ücret uygulanmaması ve operatörlerin, şebeke yönetimi uygulamalarını ve ticari şartları
5
BEREC, Ekim 2011, BEREC Guidelines on Net Neutrality and Transparency: Best practices and
recommended approaches, Draft, BoR (11) 44
6
Summary of BEREC positions on Net Neutrality:
http://berec.europa.eu/files/document_register_store/2012/12/BoR_(12)_146_Summary_of_BEREC_positions_o
n_net_neutrality2.pdf
açıklaması gerekliliği gibi ilkeler, ekonomik argümanlarla çatışmalar yaşanmasına neden
olmayı sürdürmektedir.
Şebeke tarafsızlığının inovasyonlar üzerinde nasıl bir etki doğuracağı hususuna ilişkin olarak
ise Avrupa Telekomünikasyon Şebeke İşletmecileri Birliği Başkanı Luigi Gamberdella,
“Parlamento tarafından ortaya konan kuralların oldukça katı olduğu, ve sektördeki
yeniliklerin önünü tıkayacağını” ifade etmiştir. Bu durumda şebeke tarafsızlığının altyapı
yatırımları ve trafik yönetimine ilişkin teknolojilerin geliştirilmesi yönündeki motivasyonları
azaltabileceği söz konusudur.
Artan teknik olasılıklar, ekonomik teşvikler ve potansiyel dikey bütünleşme göz önünde
bulundurulduğunda; şebeke tarafsızlığı kapsamının çok iyi belirlenmesi gerektiği, aksi
takdirde rekabete aykırı etkiler doğurabileceği düşünülmektedir. Rekabete aykırı
düzenlemenin pazarın işleyişine dolayısıyla tüketicilere negatif etkileri olacağından,
düzenleyici kurumların trafik yönetiminin kapsamını dikkatli bir şekilde belirlemesi
gerekmektedir. Şebeke tarafsızlığı kuralı içerik sağlayıcıların ücretlendirilmesi ve fiyat
ayrımcılığı olasılığını engelleyen bir politikadır. Dolayısıyla, AB mevzuatında ayrımcılıkla
ilgili maddeler aynı zamanda şebeke tarafsızlığı konusunda da uygulanabilir. AB mevzuatının
ayrımcılıkla ile ilgili hükümleri, ilgili sektöre özel düzenleyici çerçeve ile AB rekabet
kanununda görülmektedir. Regülasyonun ancak Rekabet Hukukunun yeterli olmadığı
zamanlarda fayda sağlayacak bir katkı maddesi olduğu göz önünde bulundurulmalıdır.
AB’de düzenleyici kurumlar bu büyük konu üzerinde taraf seçmiş olmamakla birlikte Şili’nin
ardından Hollanda da şebeke tarafsızlığı lehinde somut adımlar atmıştır. Avrupa Parlamentosu
Endüstri Komitesi üyeleri oylarını, şebeke tarafsızlığının sağlanması üzerine tüketiciye
yansıtılan roaming ücretlerinin düşürülmesi bakımından daha sıkı önlemler alınması yönünde
kullanmışlardır.7
Komisyon tarafından hazırlanan ve telekomünikasyon pazarındaki mevcut
sorunları aşmayı hedefleyen “taslak düzenleme”nin Mayıs 2014’e kadar onaylanması
hedeflenmiştir. Ulusal düzenleyici kurumların bu alandaki faaliyetleri AB Komisyonu
tarafından sıkı bir kontrole tabidir ve bu kurumlara önemli görevler düşmektedir.
Ülkemizde ise rekabet ve şeffaflığı geliştiren AB müktesabatı ile uyumlu yönetmeliklerin
kabulüyle telekomünikasyon piyasasında ilerleme sağlanmıştır. Sabit ve mobil geniş bant
(tahsisli veri kartları/ modemler) penetrasyon oranı az bir artış gösterirken (en güncel
erişilebilir veriye göre, %28,2 ve %8,8 olan AB ortalamaları ile kıyaslandığında sırasıyla
nüfusun %10,2’si ve %2,5’i;), toplam mobil geniş bant penetrasyon oranı, mobil pazardaki
rekabetten dolayı önemli ölçüde artarak %14,3’e ulaşmıştır (AB ortalaması %47,8). 8
Henüz
etkin rekabetin tesis edilmediği sabit ses ve geniş bant pazarlarında şebeke tarafsızlığı hem
mobil geniş bant sağlayıcıların hem de düzenleyicilerin sürekli olarak aklını kurcalayan soyut
bir kavram olmaktan öteye geçebilmiş değildir.
Türkiye’de mobil haberleşmenin temel kaynağı ve bir nevi hammaddesi olan frekansların
sınırlı bir kısmının kullanılmakta, bu alanda kullanılan bantların dağılımının da dengesiz
olduğu bilinmektedir. Türkiye'nin bu konuda büyük yol katederek, öncelikle mobil geniş bant
politikasının ilk adımı olan dengesiz frekans dağılımının giderilmesi ve ilave frekans
tahsislerine ilişkin sürecin oluşturulması gerekmektedir. Dengeli dağılım şirketlerin ayakta
kalabilmesinin ana kaynağını oluştururken aksi durumda şirketlerin finansal yapılarının
7
Net neutrality law adopted by European Parliament,3 April 2014,
http://www.bbc.com/news/technology-26865869
8
Avrupa Komisyonu, Genişleme Stratejisi ve Başlıca Zorluklar, Türkiye 2013 yılı İlerleme Raporu
olumsuz etkileneceğini, bunun da rekabeti bozarak tüketici aleyhine bir durum
oluşturabileceğine dikkat çekti. Bu noktada güçlü ve yasal bir altyapı oluşturularak sektörün
hızla büyümesi sağlanmalıdır.
Dünyanın 17. ekonomisi olan Türkiye’nin, global BİT pazarından yüzde 0.75 pay alması BİT
sektörünün büyüme potansiyeline sahip olduğunu göstermektedir. Türkiye’de yaklaşık yüzde
909
olan ve Batı Avrupa ortalaması yüzde 138’e10
ulaşan cep telefonu kullanımının hızlı
artışına devam etmesi beklenmektedir. Türk mobil telekomünikasyon pazarında 2008’de
başlayan rekabet ortamı, numara taşınabilirliği ve 2009’da verilen üç adet 3G lisansı cep
telefonlarına olan talebi hızla artırmıştır. Genç nüfus genellikle akıllı telefonlar da dahil olmak
üzere son teknolojileri ilk benimseyen kesimin büyük çoğunluğunu oluşturmaktadır. Bu öncü
genç nüfusun mobil geniş bant kullanımındaki artışı tetikleyeceği düşünülmektedir.
Türkiye'de 10 akıllı telefondan 9'unun internete bağlı olduğu bilinmektedir. 2014 yılında geniş
bant abone yoğunluğunun yüzde 45 olarak gerçekleşeceği tahmin edilmektedir. Hızla
büyüyen mobil uygulama pazarının, 2013 yılında 29,5 milyar ABD Doları, 2014 yılı sonunda
ise 35 milyar ABD Doları olması beklenmektedir.
Mobil telekomünikasyon hizmetlerinde tüm işletmecilerin adil koşullarda ve etkin rekabet
edebilmesi; sektörde sürdürülebilir gelişimi temin edecek, sonuç olarak ülkemizde mobil
hizmetleri kullanan tüketiciler bundan en üst seviyede yarar sağlayacaktır. Bu doğrultuda,
önümüzdeki dönemde yapılacak düzenlemelerde mevcut pazar koşullarının ve işletmeciler
arasında farklılıkların göz önünde bulundurulması büyük önem kazanmaktadır.
Şebeke Tarafsızlığı ve AVEA
AVEA mobil iletişim operatörü 2013 yılında ‘Akıllı Büyüme’ stratejisi ile büyümenin önemli
bir kısmını mobil internet ile gerçekleştirmiştir. 2012 yılın 3. Çeyreğinde 2.8 milyon olan
akıllı telefon kullanıcı sayısı 2013 yılında yüzde 63 artışla 4.6 milyona çıkmıştır. Mobil
internetin önümüzdeki dönemde AVEA için önemli gelir artış kalemlerinden bir tanesi
olacağı ön görüsü ile akıllı cihaz kullanan müşterilerinin daha ayrıcalıklı ve kaliteli internet
talepleri göz önüne alındığında söz konusu şebeke tarafsızlığının AVEA’yı doğrudan
etkileyeceği görülmektedir.
 Akıllı, sürdürülebilir ve katılımcı büyüme için öncelikli olarak, Avrupa Birliği
telekomünikasyon piyasasında şebeke tarafsızlığı mevzuatı, mevcut yönetmelikler ve
AB’de teknolojik gelişmeler hakkındaki raporlar, ABD ve Kore gibi özellikle
genişbant altyapılarının gelişmiş olduğu ülkelerdeki düzenlemeler ile elektronik
haberleşme sektörüne ilişkin uluslararası kuruluş ve birliklerin gündemleri takip
edilmelidir.
 Sadece hizmete dayalı rekabet yerine, altyapıya dayalı yaygınlaşmayı esas alarak
mevcut teknolojik altyapının güçlendirilmesi çalışmalarına ve yatırımlarına devam
edilmelidir.
9
TÜİK (2012)
10
EIU (2012). 16 Batı Avrupa ülkesi kast edilmektedir: Avusturya, Belçika, Danimarka, Finlandiya, Fransa,
Almanya, Yunanistan, İrlanda, İtalya, Hollanda, Norveç, Portekiz, İspanya, İsveç, İsviçre ve Birleşik Krallık.
 Teknolojiyi herkes için erişilebilir kılmak vizyonundan hareketle ulusalararası kalite
standartları göz önüne alınarak, yerel ihtiyaçlara yanıt verecek “müşteri odaklı”
yaklaşım benimsenmeli ve en ileri mobil iletişim teknolojileri, yaşamı kolaylaştıran
yenilikçi ürün ve hizmetlere dönüştürülmelidir.
 Önümüzdeki on yılın sonunda küresel olarak yaklaşık 50 milyar cihazın internete bağlı
olacağı tahmin edilmektedir.11
5N gibi mobil teknolojide yaşanan yeni gelişmeler ile
birlikte daha gelişmiş mobil şebekelerin kullanılmaya başlanacağı göz önünde
bulundurulduğunda mobil veri kapasitesinin artırılmasına öncelik verilmesi
beklenmekte eş zamanlı olarak akıllı cihazları yayarak mobil internet kullanımı
artırılmalıdır.
 Ar-Ge ve inovasyona yapılan yatırımlarla teknoloji herkes için kolay erişilebilir hale
getirilmeli, Altyapı faaliyetlerinin doğal kaynaklar ve çevre üzerindeki etkileri dikkate
alınarak, bu hizmetlerin çevresel etkilerini en aza indirgeyecek teknolojilere de yatırım
yapılmalı, kurumsal sürdürülebilirlik çevre düzlemine de yansıtılmalıdır.
 Şebeke tarafsızlığı kavramının AVEA’nın gelirlerinin ve inovasyonun önüne
geçmesine engel olmak maksadıyla yeni nesil teknolojilere yapılan yatırımlar ile
tüketici refahına, hizmet kalitesine ve farklılaşma uygulamalarına öncelik verilmelidir.
 Asgari hız ve kalitenin ihlal edilmemesi koşuluyla tüketicilere imtiyazlı hizmetler
sunabilmeyi ön gören bir sistem oluşturularak, mobil geniş bant hizmetine ilişkin bir
abonelik sözleşmesi imzalamadan önce, abone olacakları hizmetin doğası ve kalitesi
hakkında tüketiciler bilgilendirilmeli.
 İç iletişim kanalları ve düzenli toplantılar aracılığıyla çalışanlar ve iş ortakları için
kendilerini geliştirebilecekleri, güvenli ve sağlıklı bir iş ortamı sağlanmalı. Hedef,
problem çözmeye yatkın, konular arasında bağlantılar kurabilen, yaratıcı ve sürekli
öğrenen nesiller yetiştirmek olmalıdır.
AVEA ve STK İletişimi
Yeni teknolojilerin gelişimi sırasında bağımsız otoritelerin rolü ve önemi bir kez daha ortaya
çıkmaktadır. İlgili Sivil Toplum Kuruluşlarından beklenen, bu gelişimleri zamanında takip
etmeleri, problemleri doğru teşhis edip haksız rekabete yol açmadan piyasanın önünü açacak
kurallar ve denetleme mekanizmaları ortaya koymalarıdır.
 Bu sistemde AVEA olarak Sivil Toplum Kuruluşları ile ulusal ve uluslararası düzeyde
karşılıklı diyalog halinde olarak paydaşların görüş ve önerileri göz önünde
bulundurmalıdır.
 Devlet ve Özel Sektör arasındaki haksız rekabeti önleyici rol üstlenerek Ulusal
Düzenleyici Kurumlara, trafik yönetimi uygulamaları niteliğinin nasıl
değerlendirileceği, Türkiye ulusal pazarının özel bağlamının nasıl yansıtılacağı
11
Konuya ilişkin ayrıntılı bilgiye Internet of Things: How the Next Evolution of the Internet Is Changing
Everything, çalışmasından ulaşılabilmektedir
konusunda rehberlik edilmelidir. Kamu kurum ve kuruluşları ve siyasi iradeye
sektörün sorunları ve öncelikleri hakkında yapılacak bilgilendirme ile gereksiz
düzenlemeleri önleyerek sektörün daha dinamik hale getirilmesine katkıda
bulunulmalıdır.
 Sivil Toplum diyalogu Akıllı Büyüme stratejisinin ayrılmaz bir parçası haline
getirilerek düzenli toplantılar, iştirakler ve lobi faaliyetleri aracılığı ile şebeke
tarafsızlığının sektörde yol açacağı tahribat gerekli platformlarda dile getirilmelidir.
İletişim ile kalmayıp, Düzenleyici kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve sektör
temsilcileri ile sektörü ve şirketi ilgilendiren konularda sürekli diyalogun geliştirilmesi
için müzakerelere katılmalı ve işbirlikleri geliştirilmelidir.
 Hizmet kalitesi üzerine kurallar, şeffaflık, ayrım gözetmeme, hesap ayrımı ve erişim
ve son kullanıcılarının fiyatlarının düzenlemeye tabi tutulması çerçevesinde
AVEA’nın performansını Düzenleyici Kamu Kurumlarının şeffaf şekilde
değerlendirmelerine imkan sağlanmalıdır.
 Devletin bilgi toplumu vizyonuna katkıda bulunmalı ve destek olmalı. Vatandaşların
(tüketicilerin) bilgi toplumu ve e-Devlet gibi konularda bilinçlendirilmesine katkıda
bulunulmalıdır.
 Dijital okur/yazarlık ve beceri düzeyini artırmak için eğitim seferberliğinde devletle
birlikte çalışılmalıdır.
Kaynaklar
 BTK, Pazar Analizi Çalışmaları, Mobil Şebekelere Erişim ve Çağrı Başlatma Pazarı,
Ocak 2013, Ankara.
 BTK (2009b); Stratejik Plan, 2010 – 2012, Sektörel Araştırma ve Stratejiler Dairesi
Başkanlığı, Temmuz 2009.
 BTK, Telekomünikasyon Sektöründe Düzenlemelere Yönelik Gelişmeler Bülteni
Sektörel Araştırma ve Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı,Mayıs 2012,SAYI-5
 TC. Kalkınma Bakanlığı Genis Bant Altyapısı ve Sektörel Rekabet Ekseni Küresel
Egilimler ve Ülke Incelemeri Raporu 10 Nisan 2013. www.bilgitoplumustratejisi.org
 European Comission, Progress report on the Single European Electronic
Communications Market, 2009 (15th report) SEC(2010)630.
 EU Commission, Digital Agenda, COM (2010)245 final.
 [9] EU Commission, Neelie Kroes konusması, 13/80, Brussels, 30 Ocak 2013.
 Türkiye Bilişim Derneği, Değerlendirme Raporu, Kasım 2013, Ankara.
 Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne (AB) üyeliği yolunda AB Komisyonu’nun Ekim 2012 –
Eylül 2013 dönemini kapsayan ilerleme raporu.
 SAD Gelişmeler Bülteni, Sektörel Araştırma ve Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı,
Kasım 2013, SAYI: 71
 Dr. İhsan KULALI ve Hakan BİLİR, Global Finansal Kriz Sürecinde Yeniden
Yapılanma ve Çözüm Arayışları, TOBB Yayın No: 2010 - 102

Net Neutrality- Şebeke Tarafsızlığı

  • 1.
    Merve Evci Katar, Nisan2014 ŞEBEKE TARAFSIZLIĞI Stratejik Plan Çalışması
  • 2.
    Kısaltmalar 3/4/5G 3./4./5. NesilMobil Hizmetler AB Avrupa Birliği ABD Amerika Birleşik Devletleri Ar-Ge Araştırma Geliştirme BEREC (Avrupa Elektronik Haberleşme Düzenleyicileri Grubu) Body of European Regulators of Electronic Communications BIT Bilişim ve Iletişim Teknolojileri BT Bilişim Teknolojileri DAE Avrupa’nın Dijital Gündemi (Digital Agenda for Europe) IP Internet Protokolü (Internet Protocol) IPTV Internet Protocol television OTT Set üstü kutu/ Cihaz üstü servis (Over the top) STK Sivil Toplum Kurulusu VoIP IP üzerinden Ses (Voice Over IP)
  • 3.
    Giriş Telekomünikasyon sektörünün toplumve ekonominin geneli açısından artan önemi bugün tüm dünya tarafından kabul görmektedir. Telekomünikasyon pazarı Avrupa Birliği’nin de en önem verdiği sektörlerin başında gelmektedir. AB’nin “Europe 2020” kapsamında oluşturduğu “Dijital Gündem” ülkelerdeki sürdürülebilir ekonomik büyümeyi hedeflemektedir. Bu amaçla AB’nin “Sayısal Teknoloji”lere vereceği desteği kapsayan 7 temel hedefi doğrudan telekomünikasyon pazarı ile alakalıdır.1 Yeni nesil iletişim hizmetlerine herkes için erişim sağlamayı temel alan bu bakış açısı ile elektronik haberleşme hizmet ve şebekelerinde serbestleşmenin sağlanarak, tek pazarın etkili bir şekilde işlemesinin önündeki engellerin ortadan kaldırılması ve evrensel boyutta tarafsız olacak modern hizmetlerin oluşturulması hedeflenmektedir.2 Aynı süreçte hızla artan mobil bant genişliği gereksinimine bağlı şeffaflık ve tarafsızlık argümanlarının etkisiyle çıkan şebeke tarafsızlığı tartışmaları da giderek artan bir önem kazanmaktadır. Bu doğrultuda Avrupa Parlamentosu şebeke tarafsızlığı çerçevesinde müşterilere internet hizmetlerine eşit erişim öngören prensibin yasal bir zorunluluk haline gelmesi için çeşitli adımlar atmıştır. Dünyanın geleceğine yön verecek bu kritik konu, Türkiye için de gittikçe önem kazanmaktadır. Türkiye’nin bu alandaki ulusal düzenleyici otoritesi olan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, Sektör Temsilcileri ve Sivil Toplum Kuruluş’larının da önemli katkılarıyla Türkiye’de telekomünikasyon sektörü ivme kazanarak güçlenmekte, sektördeki rekabet artmaktadır. Bu raporda, öncelikle şebeke tarafsızlığının ne olduğu konusu kısaca incelenerek, bu önemli kavramın Türkiye ve AB’deki durumu çeşitli boyutlarıyla karşılaştırılmıştır. Şebeke tarafsızlığının tarafları olan işletmeciler ve AVEA mobil iletişim operatörü açısından konunun stratejik önemine değinildikten sonra, düzenleyici kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşları ile AVEA mobil iletişim operatörünü ilgilendiren konularda sürekli diyalogun geliştirilmesi için atılması gereken stratejik adımlar ele alınmıştır. Bahse konu veriler Avrupa Komisyonu’nun Elektronik İletişim Avrupa Tek Pazarı 15. İlerleme Raporu, BTK 2011 Şebeke Tarafsızlığı ve BTK 2013 Yılı 3. Çeyrek 3 Aylık Pazar Verileri belgelerinden derlenmiş bulunmaktadır. Bu çalışmada yer alan görüşler yazarına aittir. AVEA mobil iletişim GSM operatörünün görüşlerini yansıtmaz. 1 http://ec.europa.eu/digital-agenda/en 2 Bilgi Toplumu Stratejisi 2006-2010, DPT, Temmuz 2006 http://www.abgs.gov.tr/index.php?p=75&l=1
  • 4.
    Şebeke Tarafsızlığı Şebeke tarafsızlığınıngenel kabul görmüş bir tanımı bulunmamakla birlikte; Türkiye’nin bu alandaki ulusal düzenleyici otoritesi, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu konuyu, internet kullanıcılarının erişim yollarına ilişkin evrensel kurallar ile bu yolların sahipleri ve kullanıcıları arasındaki ilişki hakkındaki bir kavram olarak ele almaktadır. BEREC (Avrupa Elektronik Haberleşme Düzenleyicileri Grubu)’in yer verdiği tanıma göre ise şebeke tarafsızlığı; kesintisiz veri trafiğini öngören bir sistem içerisinde elektronik haberleşme hizmetlerine çeşitli platformlarda sorunsuz erişim sağlanarak, şebeke işletmecisi ile uygulama, hizmet ve içerik sağlayıcılar arasında adil rekabetin bulunması olarak ifade edilmiştir. 3 Şebeke tarafsızlığı taraflar arasında birçok görüş ayrılığına sebep olurken, şebeke işletmecileri, farklı içeriklerin mobil ağ üzerindeki yükünün ve bağlantıları yavaşlatma etkisinin farklı olduğunu belirterek, hangi içeriğin daha önce ve daha iyi performansla iletileceğine karar verememenin sektörde yenilikçiliği ve rekabeti öldüreceği korkusunu taşımaktadır. Bu durumda şebekeye yapılan yatırımların azalacağını ve mevcut şebekenin etkin olmayan bir şekilde kullanılabileceğini öngörmektedirler. Şebeke tarafsızlığı savunucuları ise şebeke işletmecilerinin kullanılan uygulamaları kısıtlama yeteneklerine bir takım sınırlamalar getirilmesi gerektiğini ileri sürmekte ve trafik yönetimi uygulamalarının yeni nesil erişim şebekeleri için pazara yeni girişleri ve yatırımları teşvik edeceğini ileri sürmektedir. Avrupa Birliği yaklaşımı ve Türkiye ABD’de oldukça uzun zamandan beri tartışılan bu konu son yıllarda Telekomünikasyon sektörünün daralma gösterdiği AB’nin de gündemine gelmiş olup, konuya ilişkin düzenleyici yaklaşımlar oluşturulmaya çalışılmaktadır. AB tarafından oluşturulan politik hedefler çerçevesinde telekomünikasyon sektörünün, 1998 düzenleyici paketiyle başlayan ve 2002 çerçevesi ve 2009 Telekom Reform Paketi ile devam eden aşamalı ve evrimsel bir süreçte, rekabeti ve tek pazarı esas alan bir yapıya dönüşmesi planlanmıştır. Avrupa Birliği, Dijital Gündem adlı çalışmayla mobil geniş bantı destekleyen yeni düzenleme yaklaşımları geliştirmiştir. Avrupa Komisyonu'nun telekomünikasyon sektörünü uyuma sokmak için hazırladığı düzenleyici çerçeve, geniş bant kurulumunu teşvik amaçlı paketini de içermektedir. Bu kapsamda internetteki tüm taraflar eşit muamele görmeli, ayrımcılık olmamalıdır. Komisyon bir şebeke tarafsızlığı kılavuzu sunmaya hazırlanmaktadır. Bu kılavuz ülkeler arası farklı yaklaşımları engellemek ve düzenleme kesinliği oluşturmak için ulusal düzenleyicilere verilecektir. Kılavuz kapsamında hizmet tekliflerinde şeffaflık ve sağlayıcılar arasında kolay geçiş sağlanması da öngörülmektedir. Tüm operatörlerden uygulama kısıtlamaları olmaksızın en azından bir internet servisi sunmaları beklenecektir.4 3 Towards a European single market, Dr Leonidas Kanellos, BEREC Chair, Paper submitted to The International Telecommunications Society ECTA Conference, Brussels, 24 June 2013. 4 AB Komisyonu Dijital Gündemi, COM(2010) 245 final/2; Digital Agenda internet sitesi
  • 5.
    Mevcut durumda AB’deesnek şebeke tarafsızlığı perspektifi belirleyici olmaktadır. Altyapı erişimine yönelik düzenlemelerde AB’de operatörlerin finansal durumu, maliyet bazlı toptan satış rejimleri ve düzenleyici kurumlar tarafından zorunlu kılınan rekabet teşvikinin de etkisiyle düşük yoğunlukta tesis bazlı yatırımlar görülmektedir. IP bağlantılı düzenlemeler ticari kolektiflik ve transit anlaşmalar yoluyla çözülmektedir. Düzenleyici kurumlar haklı rekabet olduğunu düşündüğünden bu alana müdahale etmemektedir. Trafik düzenlemelerinde AB’nin kullanıcılarının şebeke yönetim politikalarıyla ilgili bilgilendirilmesi söz konusudur. Şebeke tarafsızlığı konusunda şeffaflık rehberi ve hizmet kalitesi çerçeve raporunu takip eden raporda BEREC'in vardığı sonuçlara göre ise operatörleri disipline etmek ve tüketiciler için en iyi teklifi sağlamak amacıyla rekabet beklenilmektedir. Ancak bu durum, servis sağlayıcılara kolayca geçiş yapmak için kritik olarak etkili şeffaflığa ve son kullanıcı yeteneğine dayanmaktadır. Buna göre Ulusal Düzenleyici Kurumların ve son kullanıcıların her ikisi de internet erişim hizmeti performansını izleyebilmeli ve internet erişim hizmeti yoluyla kullanılan uygulamalara ulaşabilmelidir. Rekabeti bozucu ayrımcılık uygulamaları yapmadan da trafik yönetimi yapılabileceğini savunan BEREC, şebeke tarafsızlığının korunabilmesi için şeffaflık, bilgiye erişim ve müşterilerin bilinçli olması gerekliliğini ön görmektedir.5 Ancak rekabet ve şeffaflığın yetersiz olduğu durumlarda veya şebeke tarafsızlığıyla ilgili endişeleri ele almak bakımından (bu araçlar henüz tam olarak test edilmiş olmasa da) yeterli mevcut düzenleme (hizmet kalitesi gereksinimleri dahil olmak üzere) araçlarının Ulusal Düzenleyici Kurumlar tarafından etkinleştirilmesi gerektiğini savunmaktadır. 6 WIK Danışmanlık firması tarafından Avrupa Parlamentosu’na şebeke tarafsızlığına ilişkin “Şebeke Tarafsızlığı: AB ve ABD’de Sorunlar ve Yaklaşımlar (Network neutrality: challenges and responses in the EU and the US)” isimli bir rapor sunulmuştur. Raporun ana fikri; şebeke tarafsızlığına ilişkin daha ayrıntılı kurallar belirlemenin yersiz olduğu ve uygun olmayan tedbirlerin yarardan ziyade zarara sebep olabileceğidir. Raporun Avrupa Parlamentosu’na sunumunda, şebeke tarafsızlığı konusunda ortaya çıkan sorunlarda “iki şerit” ismi verilen bir iş modelinin uygulanabileceği, bu modelin zamanla yaygınlaşmasının beklendiği belirtilmiştir. Bu modele göre bir işletmeci, aynı fiziksel bağlantı üzerinden “kamusal internet şeridi”ne ilave olarak “yönetilen hizmet şeridi” adı verilen ve kalitesinin kontrol edildiği başka bir hizmet de sunabileceği ifade edilmiştir. “Yönetilen hizmet şeridi” denilen bu yol ile IPTV ve VoIP gibi kalite hassasiyeti olan hizmetlerin belirli bir ücret karşılığı sunulabileceği, işletmecilerin bu yolla, zaten günümüzde de uygulanmakta olan ve hizmet kalitesinin garanti edildiği ve toptan seviyedeki hizmetin önceliklendirildiği bir hizmet şeklinde diğer şebeke işletmecilerine sunmasının mümkün olabileceği belirtilmektedir. Şebeke tarafsızlığı tartışmalarının kaynağındaki ekonomik nedenler; içerik sağlayıcıların, kullanıcılardan gelen artan veri kullanım talebiyle, şebekeler üzerinde yoğun trafik kullanımını tetiklemesi, altyapı operatörlerinin artan talebin karşılığında daha fazla yatırım yapma ihtiyacı oluşması ancak bu yatırımın maliyetinin piyasa baskısı veya düzenleyici kontrolleri nedeniyle tüketiciye fiyat artısı olarak yansıtılamaması olarak karsımıza çıkmaktadır. Operatörlerin yasalara uygun şebeke trafiğinde sebepsiz ayrımcılık yapamaması, sebepsiz yavaşlatma ve engellemeye gidememesi, OTT ve içerik oyuncularına erişim için ek ücret uygulanmaması ve operatörlerin, şebeke yönetimi uygulamalarını ve ticari şartları 5 BEREC, Ekim 2011, BEREC Guidelines on Net Neutrality and Transparency: Best practices and recommended approaches, Draft, BoR (11) 44 6 Summary of BEREC positions on Net Neutrality: http://berec.europa.eu/files/document_register_store/2012/12/BoR_(12)_146_Summary_of_BEREC_positions_o n_net_neutrality2.pdf
  • 6.
    açıklaması gerekliliği gibiilkeler, ekonomik argümanlarla çatışmalar yaşanmasına neden olmayı sürdürmektedir. Şebeke tarafsızlığının inovasyonlar üzerinde nasıl bir etki doğuracağı hususuna ilişkin olarak ise Avrupa Telekomünikasyon Şebeke İşletmecileri Birliği Başkanı Luigi Gamberdella, “Parlamento tarafından ortaya konan kuralların oldukça katı olduğu, ve sektördeki yeniliklerin önünü tıkayacağını” ifade etmiştir. Bu durumda şebeke tarafsızlığının altyapı yatırımları ve trafik yönetimine ilişkin teknolojilerin geliştirilmesi yönündeki motivasyonları azaltabileceği söz konusudur. Artan teknik olasılıklar, ekonomik teşvikler ve potansiyel dikey bütünleşme göz önünde bulundurulduğunda; şebeke tarafsızlığı kapsamının çok iyi belirlenmesi gerektiği, aksi takdirde rekabete aykırı etkiler doğurabileceği düşünülmektedir. Rekabete aykırı düzenlemenin pazarın işleyişine dolayısıyla tüketicilere negatif etkileri olacağından, düzenleyici kurumların trafik yönetiminin kapsamını dikkatli bir şekilde belirlemesi gerekmektedir. Şebeke tarafsızlığı kuralı içerik sağlayıcıların ücretlendirilmesi ve fiyat ayrımcılığı olasılığını engelleyen bir politikadır. Dolayısıyla, AB mevzuatında ayrımcılıkla ilgili maddeler aynı zamanda şebeke tarafsızlığı konusunda da uygulanabilir. AB mevzuatının ayrımcılıkla ile ilgili hükümleri, ilgili sektöre özel düzenleyici çerçeve ile AB rekabet kanununda görülmektedir. Regülasyonun ancak Rekabet Hukukunun yeterli olmadığı zamanlarda fayda sağlayacak bir katkı maddesi olduğu göz önünde bulundurulmalıdır. AB’de düzenleyici kurumlar bu büyük konu üzerinde taraf seçmiş olmamakla birlikte Şili’nin ardından Hollanda da şebeke tarafsızlığı lehinde somut adımlar atmıştır. Avrupa Parlamentosu Endüstri Komitesi üyeleri oylarını, şebeke tarafsızlığının sağlanması üzerine tüketiciye yansıtılan roaming ücretlerinin düşürülmesi bakımından daha sıkı önlemler alınması yönünde kullanmışlardır.7 Komisyon tarafından hazırlanan ve telekomünikasyon pazarındaki mevcut sorunları aşmayı hedefleyen “taslak düzenleme”nin Mayıs 2014’e kadar onaylanması hedeflenmiştir. Ulusal düzenleyici kurumların bu alandaki faaliyetleri AB Komisyonu tarafından sıkı bir kontrole tabidir ve bu kurumlara önemli görevler düşmektedir. Ülkemizde ise rekabet ve şeffaflığı geliştiren AB müktesabatı ile uyumlu yönetmeliklerin kabulüyle telekomünikasyon piyasasında ilerleme sağlanmıştır. Sabit ve mobil geniş bant (tahsisli veri kartları/ modemler) penetrasyon oranı az bir artış gösterirken (en güncel erişilebilir veriye göre, %28,2 ve %8,8 olan AB ortalamaları ile kıyaslandığında sırasıyla nüfusun %10,2’si ve %2,5’i;), toplam mobil geniş bant penetrasyon oranı, mobil pazardaki rekabetten dolayı önemli ölçüde artarak %14,3’e ulaşmıştır (AB ortalaması %47,8). 8 Henüz etkin rekabetin tesis edilmediği sabit ses ve geniş bant pazarlarında şebeke tarafsızlığı hem mobil geniş bant sağlayıcıların hem de düzenleyicilerin sürekli olarak aklını kurcalayan soyut bir kavram olmaktan öteye geçebilmiş değildir. Türkiye’de mobil haberleşmenin temel kaynağı ve bir nevi hammaddesi olan frekansların sınırlı bir kısmının kullanılmakta, bu alanda kullanılan bantların dağılımının da dengesiz olduğu bilinmektedir. Türkiye'nin bu konuda büyük yol katederek, öncelikle mobil geniş bant politikasının ilk adımı olan dengesiz frekans dağılımının giderilmesi ve ilave frekans tahsislerine ilişkin sürecin oluşturulması gerekmektedir. Dengeli dağılım şirketlerin ayakta kalabilmesinin ana kaynağını oluştururken aksi durumda şirketlerin finansal yapılarının 7 Net neutrality law adopted by European Parliament,3 April 2014, http://www.bbc.com/news/technology-26865869 8 Avrupa Komisyonu, Genişleme Stratejisi ve Başlıca Zorluklar, Türkiye 2013 yılı İlerleme Raporu
  • 7.
    olumsuz etkileneceğini, bununda rekabeti bozarak tüketici aleyhine bir durum oluşturabileceğine dikkat çekti. Bu noktada güçlü ve yasal bir altyapı oluşturularak sektörün hızla büyümesi sağlanmalıdır. Dünyanın 17. ekonomisi olan Türkiye’nin, global BİT pazarından yüzde 0.75 pay alması BİT sektörünün büyüme potansiyeline sahip olduğunu göstermektedir. Türkiye’de yaklaşık yüzde 909 olan ve Batı Avrupa ortalaması yüzde 138’e10 ulaşan cep telefonu kullanımının hızlı artışına devam etmesi beklenmektedir. Türk mobil telekomünikasyon pazarında 2008’de başlayan rekabet ortamı, numara taşınabilirliği ve 2009’da verilen üç adet 3G lisansı cep telefonlarına olan talebi hızla artırmıştır. Genç nüfus genellikle akıllı telefonlar da dahil olmak üzere son teknolojileri ilk benimseyen kesimin büyük çoğunluğunu oluşturmaktadır. Bu öncü genç nüfusun mobil geniş bant kullanımındaki artışı tetikleyeceği düşünülmektedir. Türkiye'de 10 akıllı telefondan 9'unun internete bağlı olduğu bilinmektedir. 2014 yılında geniş bant abone yoğunluğunun yüzde 45 olarak gerçekleşeceği tahmin edilmektedir. Hızla büyüyen mobil uygulama pazarının, 2013 yılında 29,5 milyar ABD Doları, 2014 yılı sonunda ise 35 milyar ABD Doları olması beklenmektedir. Mobil telekomünikasyon hizmetlerinde tüm işletmecilerin adil koşullarda ve etkin rekabet edebilmesi; sektörde sürdürülebilir gelişimi temin edecek, sonuç olarak ülkemizde mobil hizmetleri kullanan tüketiciler bundan en üst seviyede yarar sağlayacaktır. Bu doğrultuda, önümüzdeki dönemde yapılacak düzenlemelerde mevcut pazar koşullarının ve işletmeciler arasında farklılıkların göz önünde bulundurulması büyük önem kazanmaktadır. Şebeke Tarafsızlığı ve AVEA AVEA mobil iletişim operatörü 2013 yılında ‘Akıllı Büyüme’ stratejisi ile büyümenin önemli bir kısmını mobil internet ile gerçekleştirmiştir. 2012 yılın 3. Çeyreğinde 2.8 milyon olan akıllı telefon kullanıcı sayısı 2013 yılında yüzde 63 artışla 4.6 milyona çıkmıştır. Mobil internetin önümüzdeki dönemde AVEA için önemli gelir artış kalemlerinden bir tanesi olacağı ön görüsü ile akıllı cihaz kullanan müşterilerinin daha ayrıcalıklı ve kaliteli internet talepleri göz önüne alındığında söz konusu şebeke tarafsızlığının AVEA’yı doğrudan etkileyeceği görülmektedir.  Akıllı, sürdürülebilir ve katılımcı büyüme için öncelikli olarak, Avrupa Birliği telekomünikasyon piyasasında şebeke tarafsızlığı mevzuatı, mevcut yönetmelikler ve AB’de teknolojik gelişmeler hakkındaki raporlar, ABD ve Kore gibi özellikle genişbant altyapılarının gelişmiş olduğu ülkelerdeki düzenlemeler ile elektronik haberleşme sektörüne ilişkin uluslararası kuruluş ve birliklerin gündemleri takip edilmelidir.  Sadece hizmete dayalı rekabet yerine, altyapıya dayalı yaygınlaşmayı esas alarak mevcut teknolojik altyapının güçlendirilmesi çalışmalarına ve yatırımlarına devam edilmelidir. 9 TÜİK (2012) 10 EIU (2012). 16 Batı Avrupa ülkesi kast edilmektedir: Avusturya, Belçika, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Almanya, Yunanistan, İrlanda, İtalya, Hollanda, Norveç, Portekiz, İspanya, İsveç, İsviçre ve Birleşik Krallık.
  • 8.
     Teknolojiyi herkesiçin erişilebilir kılmak vizyonundan hareketle ulusalararası kalite standartları göz önüne alınarak, yerel ihtiyaçlara yanıt verecek “müşteri odaklı” yaklaşım benimsenmeli ve en ileri mobil iletişim teknolojileri, yaşamı kolaylaştıran yenilikçi ürün ve hizmetlere dönüştürülmelidir.  Önümüzdeki on yılın sonunda küresel olarak yaklaşık 50 milyar cihazın internete bağlı olacağı tahmin edilmektedir.11 5N gibi mobil teknolojide yaşanan yeni gelişmeler ile birlikte daha gelişmiş mobil şebekelerin kullanılmaya başlanacağı göz önünde bulundurulduğunda mobil veri kapasitesinin artırılmasına öncelik verilmesi beklenmekte eş zamanlı olarak akıllı cihazları yayarak mobil internet kullanımı artırılmalıdır.  Ar-Ge ve inovasyona yapılan yatırımlarla teknoloji herkes için kolay erişilebilir hale getirilmeli, Altyapı faaliyetlerinin doğal kaynaklar ve çevre üzerindeki etkileri dikkate alınarak, bu hizmetlerin çevresel etkilerini en aza indirgeyecek teknolojilere de yatırım yapılmalı, kurumsal sürdürülebilirlik çevre düzlemine de yansıtılmalıdır.  Şebeke tarafsızlığı kavramının AVEA’nın gelirlerinin ve inovasyonun önüne geçmesine engel olmak maksadıyla yeni nesil teknolojilere yapılan yatırımlar ile tüketici refahına, hizmet kalitesine ve farklılaşma uygulamalarına öncelik verilmelidir.  Asgari hız ve kalitenin ihlal edilmemesi koşuluyla tüketicilere imtiyazlı hizmetler sunabilmeyi ön gören bir sistem oluşturularak, mobil geniş bant hizmetine ilişkin bir abonelik sözleşmesi imzalamadan önce, abone olacakları hizmetin doğası ve kalitesi hakkında tüketiciler bilgilendirilmeli.  İç iletişim kanalları ve düzenli toplantılar aracılığıyla çalışanlar ve iş ortakları için kendilerini geliştirebilecekleri, güvenli ve sağlıklı bir iş ortamı sağlanmalı. Hedef, problem çözmeye yatkın, konular arasında bağlantılar kurabilen, yaratıcı ve sürekli öğrenen nesiller yetiştirmek olmalıdır. AVEA ve STK İletişimi Yeni teknolojilerin gelişimi sırasında bağımsız otoritelerin rolü ve önemi bir kez daha ortaya çıkmaktadır. İlgili Sivil Toplum Kuruluşlarından beklenen, bu gelişimleri zamanında takip etmeleri, problemleri doğru teşhis edip haksız rekabete yol açmadan piyasanın önünü açacak kurallar ve denetleme mekanizmaları ortaya koymalarıdır.  Bu sistemde AVEA olarak Sivil Toplum Kuruluşları ile ulusal ve uluslararası düzeyde karşılıklı diyalog halinde olarak paydaşların görüş ve önerileri göz önünde bulundurmalıdır.  Devlet ve Özel Sektör arasındaki haksız rekabeti önleyici rol üstlenerek Ulusal Düzenleyici Kurumlara, trafik yönetimi uygulamaları niteliğinin nasıl değerlendirileceği, Türkiye ulusal pazarının özel bağlamının nasıl yansıtılacağı 11 Konuya ilişkin ayrıntılı bilgiye Internet of Things: How the Next Evolution of the Internet Is Changing Everything, çalışmasından ulaşılabilmektedir
  • 9.
    konusunda rehberlik edilmelidir.Kamu kurum ve kuruluşları ve siyasi iradeye sektörün sorunları ve öncelikleri hakkında yapılacak bilgilendirme ile gereksiz düzenlemeleri önleyerek sektörün daha dinamik hale getirilmesine katkıda bulunulmalıdır.  Sivil Toplum diyalogu Akıllı Büyüme stratejisinin ayrılmaz bir parçası haline getirilerek düzenli toplantılar, iştirakler ve lobi faaliyetleri aracılığı ile şebeke tarafsızlığının sektörde yol açacağı tahribat gerekli platformlarda dile getirilmelidir. İletişim ile kalmayıp, Düzenleyici kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve sektör temsilcileri ile sektörü ve şirketi ilgilendiren konularda sürekli diyalogun geliştirilmesi için müzakerelere katılmalı ve işbirlikleri geliştirilmelidir.  Hizmet kalitesi üzerine kurallar, şeffaflık, ayrım gözetmeme, hesap ayrımı ve erişim ve son kullanıcılarının fiyatlarının düzenlemeye tabi tutulması çerçevesinde AVEA’nın performansını Düzenleyici Kamu Kurumlarının şeffaf şekilde değerlendirmelerine imkan sağlanmalıdır.  Devletin bilgi toplumu vizyonuna katkıda bulunmalı ve destek olmalı. Vatandaşların (tüketicilerin) bilgi toplumu ve e-Devlet gibi konularda bilinçlendirilmesine katkıda bulunulmalıdır.  Dijital okur/yazarlık ve beceri düzeyini artırmak için eğitim seferberliğinde devletle birlikte çalışılmalıdır. Kaynaklar  BTK, Pazar Analizi Çalışmaları, Mobil Şebekelere Erişim ve Çağrı Başlatma Pazarı, Ocak 2013, Ankara.  BTK (2009b); Stratejik Plan, 2010 – 2012, Sektörel Araştırma ve Stratejiler Dairesi Başkanlığı, Temmuz 2009.  BTK, Telekomünikasyon Sektöründe Düzenlemelere Yönelik Gelişmeler Bülteni Sektörel Araştırma ve Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı,Mayıs 2012,SAYI-5  TC. Kalkınma Bakanlığı Genis Bant Altyapısı ve Sektörel Rekabet Ekseni Küresel Egilimler ve Ülke Incelemeri Raporu 10 Nisan 2013. www.bilgitoplumustratejisi.org  European Comission, Progress report on the Single European Electronic Communications Market, 2009 (15th report) SEC(2010)630.  EU Commission, Digital Agenda, COM (2010)245 final.  [9] EU Commission, Neelie Kroes konusması, 13/80, Brussels, 30 Ocak 2013.
  • 10.
     Türkiye BilişimDerneği, Değerlendirme Raporu, Kasım 2013, Ankara.  Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne (AB) üyeliği yolunda AB Komisyonu’nun Ekim 2012 – Eylül 2013 dönemini kapsayan ilerleme raporu.  SAD Gelişmeler Bülteni, Sektörel Araştırma ve Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı, Kasım 2013, SAYI: 71  Dr. İhsan KULALI ve Hakan BİLİR, Global Finansal Kriz Sürecinde Yeniden Yapılanma ve Çözüm Arayışları, TOBB Yayın No: 2010 - 102