NEFİS
TERBİYESİ
1
Nefsin en geniş anlamı:
“bir şeyin kendisi, zatı”.
Dini terim olarak nefis:
“Kendi kendinin farkında olan zat”.
manaya gelir.
Demek ki, nefis “şuurlu” varlıklar
hakkında kullanılıyor.
Kur’an’daki kullanımları da
bu çerçevededir.
2
“Nefs” bilinçaltında şehvet,
öfke,
korku,
hırs gibi güdüleri
ifade eden
“benlik veya ego” de olur.
3
Nefs mutlak bir kelime olup
insanı tüm olarak kasdeder:
Yani davranış, duygular, beden,
hisler ve tepkilerden oluşan
insanın içi kasd ediliyor
4
Kur’an’da Nefs kelimesi
290 ayette zikredilmiştir.
Allah’ın diğer ayetler gibi
nefs de bir ayet sayılmıştir.
5
Kendi nefislerinizde de
nice ayetler vardır.
Görmüyor musunuz?
Zariyat-21
6
Kur’an’da beşeri nefsin
bazı ozelikleri şöyledir:
1-Nefs Kıyamet gününde
insana şahit olacak.
2-Nefsin gücü sınırlıdır.
3-Nefs insana vesvese yapar.
4-Nefs Allah’ın huzurunda sorumludur.
7
Kur'an nefsin hallerini şöyle sıraladı:
1. Nefs-i emmâre (emreden nefis). Yusuf-53
2. Nefs-i levvâme (kınayan nefis).Kıyamet-2
3. Nefs-i mülheme (ilham eden nefis).
Şems-8
8
4. Nefs-i mutmaine (tatmin olan nefis).
Fecr-27
5. Nefs-i raziyye (razı olan nefis). Fecr-28
6. Nefis-i merziyye (razı olunan nefis).
Fecr-28
9
İslam dini, rahat ve huzur içinde
yaşamak için gereken şeylerden
ve dünya lezzetlerinden
faydalı olanları yasak etmiyor.
Bunların elde edilmesinde
ve kullanılmasında,
akla ve dine uymayı emrediyor.
10
A’raf-32
11
De ki: “Allah’ın, kulları için
yarattığı zîneti ve temiz rızkı
kim haram kılmış?”
De ki: “Bunlar, dünya hayatında
mü’minler içindir.
Kıyamet gününde ise
yalnız onlara özgüdür.
İşte bilen bir topluluk için
âyetleri böyle açıklıyoruz.
A’raf-32
12
İslam dini,
dünyada huzur ,
ahirette de saadet ve mutluluk
yaşanmasını hedefliyor.
13
Nahl-97
14
Erkek veya kadın,
kim mü’min olarak iyi iş işlerse,
elbette ona hoş bir hayat yaşatacağız
ve onların mükâfatlarını
yapmakta olduklarının
en güzeli ile vereceğiz.
Nahl-97
15
Bunun için,
akla uymayı emrediyor.
Nefse uymayı yasak ediyor.
16
Naziat-40-41
17
Kim de, Rabbinin huzurunda
duracağından korkar ve
nefsini arzularından alıkoyarsa,
şüphesiz, cennet onun sığınağıdır.
Naziat-40-41
18
Efendimiz de bu hususta
Şöyle buyurmaktadır:
Şu dört şey kimde bulunursa
ona Cehennem haramdır,
şeytan ve nefsinden de korunmuş olur.
Nefsi bir şeye heves etse,
nefsin şehvet ve öfkesine hakim olur.
Nefsi bir şeyden nefret etse de
onu yapar.
[Deylemi]
19
Bu dört şey şunlardır:
Bir miskini barındırmak,
güçsüze acımak,
hizmetçiye yumuşaklık göstermek,
ana babaya infak yapmak. [Deylemi]
20
Başka bir hadiste de
şöyle buyuruyor Efendimiz:
Aklın alameti, nefse hakim olup
öldükten sonra gerekenleri
hazırlamaktır.
Ahmaklık alameti nefse uyup,
Allah’tan af ve merhamet
beklemektir. [Tirmizi]
21
Akıl yaratılmasaydı,
insan hep nefsine uyar,
felaketlere sürüklenirdi.
Ama nefs de olmasaydı,
insan, hayatından lezzet almazdı
ve dünya hayatındaki
yaptığı mücadelenin
sevabından mahrum kalırdı.
22
Meleklerden daha üstün olma yolu
kapalı kalırdı.
Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
Ahirette olacaklardan,
sizin bildiklerinizi hayvanlar bilselerdi,
yemek için et bulamazdınız! [Beyheki]
23
Yani hayvanlar ahiretteki
azapların korkusundan dolayı,
yemekten, içmekten kesilirlerdi.
Bir deri, bir kemik kalırlardı.
24
İnsanlarda nefs olmasaydı,
hayvanlar gibi, korkudan,
yiyemez, içemez, yaşayamazlardı.
İnsanların yaşayabilmeleri,
nefslerinin gafleti ve
dünya lezzetlerine
düşkün olması iledir.
25
Nefs, iki tarafı keskin bıçak gibidir.
Hem de, zehirli ilaç gibidir.
Tabibin tavsiyesine göre kullanan,
bundan fayda kazanır.
Aşırı kullanan helak olur.
26
İslamiyet,
nefsin helak edilmesini,
yok edilmesini değil,
terbiye edilmesini,
ondan istifade edilmesini
emretmektedir.
27
Şems 7-8-9-10
28
nefse ve ona birtakım kabiliyetler
verip de iyilik ve kötülüklerini
ilham edene yemin ederim ki,
nefsini kötülüklerden arındıran
kurtuluşa ermiş,
Onu kötülüklere gömüp
kirleten kimse de
ziyana uğramıştır.
Şems 7-8-9-10
29
Bunun içindir ki,
aklı olanlar,
Büyük zatlar,
bu dünyanın
bir pazar yeri gibi olduğunu
ve burada, nefs ile alışverişte
olduklarını anlamışlardır.
30
Bu ticarette kâr Cennet,
zarar da Cehennemdir.
Yani kârı, ebedi saadet,
ziyanı da, sonsuz felakettir.
31
Akıllılar, nefslerini,
ticaretteki ortak yerine koyup,
gerekli nasihati yapmışlardır.
Bu nasihatlar şöyle:
32
1- Dünyada kazanılan şeyler geçicidir.
Aklı olan, geçici olan şeylere
değer vermez.
Her nefes, kıymetli bir cevher gibidir ki,
bunlardan bir hazine yapılabilir.
33
Akıllı kişi, her gün,
nefsine demeli ki:
Benim sermayem,
yalnız ömrümdür.
Bu sermaye,
o kadar kıymetlidir ki,
her çıkan nefes,
hiçbir şeyle tekrar ele geçmez
ve nefesler sayılıdır,
Günler geçtikçe bu nefesler
azalmaktadır. 34
Ömür bitince, ticaret sona erer.
Ticarete sarılalım ki
çünkü vaktimiz çok azdır.
Günlerimiz, o kadar kıymetlidir ki,
ecel gelince, bir gün
izin istense de ele geçemez.
35
Bugün, bu nimet elimizdedir.
Aman nefsim!
çok dikkat et de,
bu büyük sermayeyi elden kaçırma!
Sonra ağlamak fayda vermez.
36
Bugün, ecelin geldiğini,
şimdi, o günde bulunduğunu, farz et!
O halde, bugünü elden kaçırmaktan,
bununla, saadete kavuşmamaktan
daha büyük ziyan olur mu?
Yarın ölecekmiş gibi haramdan kaç!
37
Asi nefsimiz,
emirleri yapmak istemez ise de,
onu iyilik yapmaya alıştırmak,
arzu ettği herşeyi vermemek,
ona etki eder.
38
İşte nefs muhasebesi böyle olur.
Resulullah efendimiz,
Akıllı olan kimse odur ki,
ölmeden önce kendini hesaba çeken,
ölümden sonra kendine yarayacak
şeyleri yapan kimsedir. buyurdu.
39
Yani yapacağımız her işi,
önce düşünmeliyiz!
Allahü teâlânın razı olduğu
ve izin verdiği bir iş ise,
onu yapmalıyız!
değilse, o işten kaçmalıyız!
40
2- Nefsi kontrol edip
ondan gafil olmamalı!
Ondan gafil olursa,
kendi şehvetine ve
tembelliğine döner.
41
Allahü teâlânın,
tüm yaptıklarımızı ve
düşündüklerimizi bildiğini
unutmamalıyız.
42
Bunu bilenin,
işleri ve düşünceleri edepli olur.
Zaten buna inanmayan kâfirdir.
İnanıp da, yapmamak ise,
büyük felakettir.
43
3- Her gün yatarken,
o gün yaptığı işler için
nefsi hesaba çekmeli,
sermayeyi,
kâr ve zarardan ayırmalıdır.
Sermaye farzlar,
kâr da, nafilelerdir.
Ziyan ise, günahlardır.
44
4- Nefsin kusurları görülüp,
ona ceza verilmez ise,
cesaret bulur, şımarır.
Kendisi ile başa çıkılamaz.
Şüpheli şey yemiş ise,
ceza olarak, aç bırakmalı,
haramlara bakmış ise,
iyi mubahlara baktırmamalı.
Hep böyle ceza vermelidir!
45
5- Büyük zatlar,
nefsleri kabahat yapınca,
ceza olarak çok ibadet ederlerdi.
Mesela bazıları,
bir farzı kaçırdığı zaman,
gece boyunca uyumazdı.
İbadetleri seve seve
yapamayan kimseye en iyi ilaç,
salih bir zatın yanında bulunmaktır.
46
6- Nefs yaratılışta iyi işlerden kaçar,
kötülüklere koşar,
tembeldir ve şehvetlere düşkündür.
Dinimiz, nefsimizi, bu huyundan
vazgeçirmeyi emrediyor.
47
Bu vazifeyi başarmak için,
onu bazen okşamak,
bazen zorlamak,
bazen söz ile
ve iş ile,
yönlendirmek gerekir.
48
Çünkü nefs, öyle yaratılmıştır ki,
kendine iyi gelen şeylere
koşarken,
rastlayacağı güçlüklere sabreder.
49
Nefsin, saadete kavuşmaya
mani olan en büyük engeli,
gafleti ve cehaletidir.
Gafletten uyandırılıp,
saadetinin nelerde olduğu gösterilirse,
kabul eder.
50
Zira Allahü teâlâ
(Zariyat 55)
51
(Onlara nasihat et! çünkü
Nasihat, müminlere elbette
fayda verir) buyurdu. (Zariyat 55)
52
Kalb, ruh ile nefs arasındaki
bir köprü gibidir.
İrfan ve feyzler kalbe
ruh vasıtası ile gelir.
İnsan, çok defa
hakiki güzelliği anlayamaz.
Nefse güzel gelen ile,
ruha güzel geleni karıştırır.
53
Ruh kuvvetli ise,
gerçek güzelliği anlayıp,
onu sever, bağlanır.
Âyet-i kerimeler ve hadis-i şerifler
gibi kıymetli şeyler,
aslında güzeldir.
Çok tatlıdır.
54
Kalbin nefse bağlılığı azalıp
nefsin elinden kurtulunca,
bunları okuduğu,
duyduğu zaman,
bunların güzelliğini anlar
ve bağlanır.
İbadetleri yapınca,
Allahü teâlâyı sever.
55
Kalbi, nefsin elinden kurtarmak için,
nefsi ezmek,
kalbi kuvvetlendirmek gerekir.
Bu da, Resulullah efendimize
uymakla olur.
56
Kalbini, nefsinin pençesinden
kurtaran kimse,
bir evliyanın Resulullahın vârisi,
Allah’ın sevgili kulu olduğunu anlar.
Allahü teâlâyı çok sevdiği için,
Allahü teâlânın sevdiğini de çok sever.
57
Allah'ım,
nefslerimizi sana teslim ettik,
İslah eyle
yüzülerimiz sana çevirdik
ak eyle.
İşlerimizi sana havale ettik,
bereketli eyle.
Kalplerimiz sana emanet ettik
güzel eyle.
58

NEFİS TERBİYESİ

  • 1.
  • 2.
    Nefsin en genişanlamı: “bir şeyin kendisi, zatı”. Dini terim olarak nefis: “Kendi kendinin farkında olan zat”. manaya gelir. Demek ki, nefis “şuurlu” varlıklar hakkında kullanılıyor. Kur’an’daki kullanımları da bu çerçevededir. 2
  • 3.
    “Nefs” bilinçaltında şehvet, öfke, korku, hırsgibi güdüleri ifade eden “benlik veya ego” de olur. 3
  • 4.
    Nefs mutlak birkelime olup insanı tüm olarak kasdeder: Yani davranış, duygular, beden, hisler ve tepkilerden oluşan insanın içi kasd ediliyor 4
  • 5.
    Kur’an’da Nefs kelimesi 290ayette zikredilmiştir. Allah’ın diğer ayetler gibi nefs de bir ayet sayılmıştir. 5
  • 6.
    Kendi nefislerinizde de niceayetler vardır. Görmüyor musunuz? Zariyat-21 6
  • 7.
    Kur’an’da beşeri nefsin bazıozelikleri şöyledir: 1-Nefs Kıyamet gününde insana şahit olacak. 2-Nefsin gücü sınırlıdır. 3-Nefs insana vesvese yapar. 4-Nefs Allah’ın huzurunda sorumludur. 7
  • 8.
    Kur'an nefsin hallerinişöyle sıraladı: 1. Nefs-i emmâre (emreden nefis). Yusuf-53 2. Nefs-i levvâme (kınayan nefis).Kıyamet-2 3. Nefs-i mülheme (ilham eden nefis). Şems-8 8
  • 9.
    4. Nefs-i mutmaine(tatmin olan nefis). Fecr-27 5. Nefs-i raziyye (razı olan nefis). Fecr-28 6. Nefis-i merziyye (razı olunan nefis). Fecr-28 9
  • 10.
    İslam dini, rahatve huzur içinde yaşamak için gereken şeylerden ve dünya lezzetlerinden faydalı olanları yasak etmiyor. Bunların elde edilmesinde ve kullanılmasında, akla ve dine uymayı emrediyor. 10
  • 11.
  • 12.
    De ki: “Allah’ın,kulları için yarattığı zîneti ve temiz rızkı kim haram kılmış?” De ki: “Bunlar, dünya hayatında mü’minler içindir. Kıyamet gününde ise yalnız onlara özgüdür. İşte bilen bir topluluk için âyetleri böyle açıklıyoruz. A’raf-32 12
  • 13.
    İslam dini, dünyada huzur, ahirette de saadet ve mutluluk yaşanmasını hedefliyor. 13
  • 14.
  • 15.
    Erkek veya kadın, kimmü’min olarak iyi iş işlerse, elbette ona hoş bir hayat yaşatacağız ve onların mükâfatlarını yapmakta olduklarının en güzeli ile vereceğiz. Nahl-97 15
  • 16.
    Bunun için, akla uymayıemrediyor. Nefse uymayı yasak ediyor. 16
  • 17.
  • 18.
    Kim de, Rabbininhuzurunda duracağından korkar ve nefsini arzularından alıkoyarsa, şüphesiz, cennet onun sığınağıdır. Naziat-40-41 18
  • 19.
    Efendimiz de buhususta Şöyle buyurmaktadır: Şu dört şey kimde bulunursa ona Cehennem haramdır, şeytan ve nefsinden de korunmuş olur. Nefsi bir şeye heves etse, nefsin şehvet ve öfkesine hakim olur. Nefsi bir şeyden nefret etse de onu yapar. [Deylemi] 19
  • 20.
    Bu dört şeyşunlardır: Bir miskini barındırmak, güçsüze acımak, hizmetçiye yumuşaklık göstermek, ana babaya infak yapmak. [Deylemi] 20
  • 21.
    Başka bir hadistede şöyle buyuruyor Efendimiz: Aklın alameti, nefse hakim olup öldükten sonra gerekenleri hazırlamaktır. Ahmaklık alameti nefse uyup, Allah’tan af ve merhamet beklemektir. [Tirmizi] 21
  • 22.
    Akıl yaratılmasaydı, insan hepnefsine uyar, felaketlere sürüklenirdi. Ama nefs de olmasaydı, insan, hayatından lezzet almazdı ve dünya hayatındaki yaptığı mücadelenin sevabından mahrum kalırdı. 22
  • 23.
    Meleklerden daha üstünolma yolu kapalı kalırdı. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: Ahirette olacaklardan, sizin bildiklerinizi hayvanlar bilselerdi, yemek için et bulamazdınız! [Beyheki] 23
  • 24.
    Yani hayvanlar ahiretteki azaplarınkorkusundan dolayı, yemekten, içmekten kesilirlerdi. Bir deri, bir kemik kalırlardı. 24
  • 25.
    İnsanlarda nefs olmasaydı, hayvanlargibi, korkudan, yiyemez, içemez, yaşayamazlardı. İnsanların yaşayabilmeleri, nefslerinin gafleti ve dünya lezzetlerine düşkün olması iledir. 25
  • 26.
    Nefs, iki tarafıkeskin bıçak gibidir. Hem de, zehirli ilaç gibidir. Tabibin tavsiyesine göre kullanan, bundan fayda kazanır. Aşırı kullanan helak olur. 26
  • 27.
    İslamiyet, nefsin helak edilmesini, yokedilmesini değil, terbiye edilmesini, ondan istifade edilmesini emretmektedir. 27
  • 28.
  • 29.
    nefse ve onabirtakım kabiliyetler verip de iyilik ve kötülüklerini ilham edene yemin ederim ki, nefsini kötülüklerden arındıran kurtuluşa ermiş, Onu kötülüklere gömüp kirleten kimse de ziyana uğramıştır. Şems 7-8-9-10 29
  • 30.
    Bunun içindir ki, aklıolanlar, Büyük zatlar, bu dünyanın bir pazar yeri gibi olduğunu ve burada, nefs ile alışverişte olduklarını anlamışlardır. 30
  • 31.
    Bu ticarette kârCennet, zarar da Cehennemdir. Yani kârı, ebedi saadet, ziyanı da, sonsuz felakettir. 31
  • 32.
    Akıllılar, nefslerini, ticaretteki ortakyerine koyup, gerekli nasihati yapmışlardır. Bu nasihatlar şöyle: 32
  • 33.
    1- Dünyada kazanılanşeyler geçicidir. Aklı olan, geçici olan şeylere değer vermez. Her nefes, kıymetli bir cevher gibidir ki, bunlardan bir hazine yapılabilir. 33
  • 34.
    Akıllı kişi, hergün, nefsine demeli ki: Benim sermayem, yalnız ömrümdür. Bu sermaye, o kadar kıymetlidir ki, her çıkan nefes, hiçbir şeyle tekrar ele geçmez ve nefesler sayılıdır, Günler geçtikçe bu nefesler azalmaktadır. 34
  • 35.
    Ömür bitince, ticaretsona erer. Ticarete sarılalım ki çünkü vaktimiz çok azdır. Günlerimiz, o kadar kıymetlidir ki, ecel gelince, bir gün izin istense de ele geçemez. 35
  • 36.
    Bugün, bu nimetelimizdedir. Aman nefsim! çok dikkat et de, bu büyük sermayeyi elden kaçırma! Sonra ağlamak fayda vermez. 36
  • 37.
    Bugün, ecelin geldiğini, şimdi,o günde bulunduğunu, farz et! O halde, bugünü elden kaçırmaktan, bununla, saadete kavuşmamaktan daha büyük ziyan olur mu? Yarın ölecekmiş gibi haramdan kaç! 37
  • 38.
    Asi nefsimiz, emirleri yapmakistemez ise de, onu iyilik yapmaya alıştırmak, arzu ettği herşeyi vermemek, ona etki eder. 38
  • 39.
    İşte nefs muhasebesiböyle olur. Resulullah efendimiz, Akıllı olan kimse odur ki, ölmeden önce kendini hesaba çeken, ölümden sonra kendine yarayacak şeyleri yapan kimsedir. buyurdu. 39
  • 40.
    Yani yapacağımız herişi, önce düşünmeliyiz! Allahü teâlânın razı olduğu ve izin verdiği bir iş ise, onu yapmalıyız! değilse, o işten kaçmalıyız! 40
  • 41.
    2- Nefsi kontroledip ondan gafil olmamalı! Ondan gafil olursa, kendi şehvetine ve tembelliğine döner. 41
  • 42.
    Allahü teâlânın, tüm yaptıklarımızıve düşündüklerimizi bildiğini unutmamalıyız. 42
  • 43.
    Bunu bilenin, işleri vedüşünceleri edepli olur. Zaten buna inanmayan kâfirdir. İnanıp da, yapmamak ise, büyük felakettir. 43
  • 44.
    3- Her günyatarken, o gün yaptığı işler için nefsi hesaba çekmeli, sermayeyi, kâr ve zarardan ayırmalıdır. Sermaye farzlar, kâr da, nafilelerdir. Ziyan ise, günahlardır. 44
  • 45.
    4- Nefsin kusurlarıgörülüp, ona ceza verilmez ise, cesaret bulur, şımarır. Kendisi ile başa çıkılamaz. Şüpheli şey yemiş ise, ceza olarak, aç bırakmalı, haramlara bakmış ise, iyi mubahlara baktırmamalı. Hep böyle ceza vermelidir! 45
  • 46.
    5- Büyük zatlar, nefslerikabahat yapınca, ceza olarak çok ibadet ederlerdi. Mesela bazıları, bir farzı kaçırdığı zaman, gece boyunca uyumazdı. İbadetleri seve seve yapamayan kimseye en iyi ilaç, salih bir zatın yanında bulunmaktır. 46
  • 47.
    6- Nefs yaratılıştaiyi işlerden kaçar, kötülüklere koşar, tembeldir ve şehvetlere düşkündür. Dinimiz, nefsimizi, bu huyundan vazgeçirmeyi emrediyor. 47
  • 48.
    Bu vazifeyi başarmakiçin, onu bazen okşamak, bazen zorlamak, bazen söz ile ve iş ile, yönlendirmek gerekir. 48
  • 49.
    Çünkü nefs, öyleyaratılmıştır ki, kendine iyi gelen şeylere koşarken, rastlayacağı güçlüklere sabreder. 49
  • 50.
    Nefsin, saadete kavuşmaya maniolan en büyük engeli, gafleti ve cehaletidir. Gafletten uyandırılıp, saadetinin nelerde olduğu gösterilirse, kabul eder. 50
  • 51.
  • 52.
    (Onlara nasihat et!çünkü Nasihat, müminlere elbette fayda verir) buyurdu. (Zariyat 55) 52
  • 53.
    Kalb, ruh ilenefs arasındaki bir köprü gibidir. İrfan ve feyzler kalbe ruh vasıtası ile gelir. İnsan, çok defa hakiki güzelliği anlayamaz. Nefse güzel gelen ile, ruha güzel geleni karıştırır. 53
  • 54.
    Ruh kuvvetli ise, gerçekgüzelliği anlayıp, onu sever, bağlanır. Âyet-i kerimeler ve hadis-i şerifler gibi kıymetli şeyler, aslında güzeldir. Çok tatlıdır. 54
  • 55.
    Kalbin nefse bağlılığıazalıp nefsin elinden kurtulunca, bunları okuduğu, duyduğu zaman, bunların güzelliğini anlar ve bağlanır. İbadetleri yapınca, Allahü teâlâyı sever. 55
  • 56.
    Kalbi, nefsin elindenkurtarmak için, nefsi ezmek, kalbi kuvvetlendirmek gerekir. Bu da, Resulullah efendimize uymakla olur. 56
  • 57.
    Kalbini, nefsinin pençesinden kurtarankimse, bir evliyanın Resulullahın vârisi, Allah’ın sevgili kulu olduğunu anlar. Allahü teâlâyı çok sevdiği için, Allahü teâlânın sevdiğini de çok sever. 57
  • 58.
    Allah'ım, nefslerimizi sana teslimettik, İslah eyle yüzülerimiz sana çevirdik ak eyle. İşlerimizi sana havale ettik, bereketli eyle. Kalplerimiz sana emanet ettik güzel eyle. 58