ِمْسِب
ِيم ِحهالر ِنَٰمْحهالر ِ ه
َّللا
Gafletten Uyanış!
İnsanların hesap verme vakti iyice yaklaştı; fakat onlar hâlâ koyu bir
gaflet ve umursamazlık içinde gerçeklerden inatla yüz çeviriyorlar.
(Enbiya suresi 1. Ayet)
2.
Gaflet nedir?
Gaflet kelimesi,“bir şeyin gerekliliği ortada iken bunun idrak
edilememesi” (Ebü’l-Bekā, s. 206), “nefsin kendi arzusuna
uyması, zamanın boş geçirilmesi” (et-Taʿrîfât, “ġaflet” md.),
“yeterince uyanık ve dikkatli davranılmadığı için insana ârız
olan yanılgı hali” (Râgıb el-İsfahânî, el-Müfredât, “ġfl” md.)
şeklinde tarif edilmiştir.
3.
Gafiller kimlerdir?
1. Akıpgitmekte olan zamana, asra andolsun ki,
2. İnsanoğlu gerçekten ziyandadır. Ve insanlık tarihi de bunun en açık delili ve
şahididir.
3. Ancak Allah’a ve âhiret gününe iman eden, bu imana yaraşır güzel ve yararlı
davranışlar ortaya koyan, birbirlerine hakkı hukuku, adaleti, doğruyu ve
gerçeği öğütleyen ve zulme karşı verdikleri mücadelede birbirlerine güç ve
cesaret vererek, bu yolda karşılaşacakları zorluk ve sıkıntılar karşısında
ümitsizliğe kapılmadan, yılgınlığa düşmeden direnmeyi öğütleyenler müstesna.
İşte yalnızca bunlardır, hüsrandan kurtulup -dünyada ve âhirette- kurtuluşa
erecek olanlar. (Asr Suresi)
4.
Gafletin sebebi…
Yaşlı Kızılderilireisi ve torunu kulübelerinin önünde oturmuşlar, az ötede
birbirleriyle boğuşup duran iki kurt köpeğini izliyorlardı.
Köpeklerden biri beyaz, öteki siyahtı. Dedesinin yanından ayırmadığı iki kurt
köpeğiydi bunlar.
Çocuk dedesinin neden iki köpeğe gereksinim duyduğunu ve renklerinin neden
siyah ve beyaz olduğunu sordu dedesine;
Dedesi "Onlar benim için iki simgedir yavrum." dedi; "Biri iyiliğin, öteki kötülüğün
simgesidir.
Aynen bu köpekler gibi, iyilik ve kötülük de içimizde sürekli bir savaş içindedir.
Onları seyrettikçe ben hep bunu düşünürüm. Onun için sürekli yanımda tutarım
onları...
Çocuk "Onların arasında bir savaş varsa, kazananı, kaybedeni de
olmalı" "Sence hangisi kazanıyor bu savaşı? dedi.
Dedesi, şu yanıtı verdi:
"Ben, hangisini daha çok beslersem, savaşı o kazanır."
5.
Gafletin sebebi…
Ey âdemoğlu!
Banaibâdet için vakit ayır ki
gönlünü zenginlikle doldurayım ve ihtiyaçlarını
gidereyim.
Bana ibâdet için vakit ayırmazsan gönlünü
meşgûliyetle doldururum,
ihtiyâcını da gidermem.
Hadîs-i kudsî
6.
Gafletin kötülüğü…
Gaflet,
psikolojik birtravma olup zaman zaman rûhî bunalım,
mânevî tatminsizlik,
âilevî huzursuzluk,
hayattan nefret etme şeklinde tezâhür etmektedir.
En acı olan da bu hastalığa yakalanan pek çok kişinin
gaflet hastalığına yakalandığının farkında olmamasıdır.
Efendimiz(sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:
“İyi bilin ki; Allah, şuursuz, gâfil bir kalbin duâsını kabûl etmez.”
Gafletsiz yapabildiklerimiz…
Ebu Alied-Dekkak (rehimehullahu) anlatıyor:
“Hasta olan salih bir dostumu ziyaret etmeye vardım, büyük bir şeyh idi,
etrafını talebeleri çevirmişti, ağlıyordu, iyice yaşlanmıştı.
“Ey şeyh! Neye ağlıyorsun, yoksa dünyaya mı? diye sordum. “Asla!
Kaçırdığım namazlara ağlıyorum” diye cevap verdi.
“Nasıl olur, sen namazını kaçırmazdın” dedim. Bana şu cevabı verdi.
“Şu günüme kadar geldim, ne gafletsiz secdeye vardığım oldu, ne de
gafletsiz secdeden başımı kaldırdığım var. İşte şimdi de gaflet içinde
ölüyorum.” dedi
9.
Azıcık gafletin bedeli…
İmam Gazali Hazretleri anlatıyor:
İyi bil ki bir gün, gece ve gündüzü ile yirmi dört saattir.
Kıyamet günü insanoğlunun önüne her gün için yirmi dört tane kapalı
kutu getirilir.
Kutunun birini açıp, o saatte yaptığı amellerin mükâfatı olarak, içinin nur
ile dolu olduğunu görünce, Allah'ın lütfedeceği mükâfatı düşünerek kul
öyle sevinir ki, bu sevinci cehennem halkı arasında paylaşılsa,
cehennemin acısını duymaz olurlardı.
İkinci kutuyu açtığında, bundan karanlık ve pis kokular çıkar ki, bu da
isyan ile geçirdiği saattir. Buna da öyle üzülür ki, eğer bu üzüntü cennet
halkına dağıtılsaydı, kederlerinden cennetin zevkini kaybederlerdi.
Üçüncü bir kutu daha açılır ki içi tamamen boştur. Bu da uyku veya
mubah şeylerle geçirdiği saattir. Fakat küçük bir hayrın ecrine dahi
şiddetle ihtiyaç duyulan o günde, imkânı olduğu hâlde büyük bir
kazancı kaybeden tüccarın hasreti gibi ve belki çok daha fazla yanar
ve o saati boşa geçirmesinin acısıyla kıvranır.
10.
Gafletin de gafletindeolanlar…
Allah Sübhânehû ve Teâlâ şöyle buyurur:
Kim Rahmân (olan Allah’ı) zikretmekten gâfil olursa, yanından
ayrılmayan bir şeytanı ona musallat ederiz.
Şüphesiz bu şeytanlar, onları doğru yoldan alıkoyarlar da onlar,
kendilerinin doğru yolda olduklarını sanırlar.” (ez-Zuhruf, 36-37)
11.
Gafleti Ayaklar AltınaAlan Gençler!
Musab b. Umeyr (ra): Medine halkına islamı anlatan genç sahabi
Ebu Huzeyfe (ra): Utbe b. Rebia’ın oğlu idi. Zengin, asil, bolluk içinde
yaşayan birisiydi. Babasından sonra Kureyş liderliği kendisini bekliyordu.
O, bütün bu servet, itibar ve rahatlığı terk ederek İslâm’la birlikte çileyi ve
fakirliği seçti.
Enes b. Malik'in anlattığına göre, Bir-i Maune'de şehit olan Ensar'dan 70
genç vardı, kendilerine "Kurrâ" denilirdi. Akşamları Medine'nin çeşitli
bölgelerine dağılırlar, ders halkaları oluştururlar, oralardaki halka namaz
kıldırırlar, sabah olunca da Hz. Peygamber'in mescidine gelirlerdi.
Erkam b. Ebu’l-Erkam: Hz. Peygamber’e (sas) evini tahsis eden ve 17
yaşında İslâm’ı kabul etmiş bahtiyar.
Cafer b. Ebi Tâlib: 25 yaşlarında iken Habeşistan’a hicret eden ve İslamı
başı dik savunan yiğit
Zeyd b. Sâbit: Hz. Peygamber (sas) mektuplarının çoğunu yazan ve Hz.
Peygamber (sas) vefat ettiğinde henüz 21 yaşındaki genç alim Kur’ân-ı
Kerîm’i cem ettiği sırada sadece 22 yaşında idi.
12.
Ne yapmalıyız?
Allah Sübhânehûve Teâlâ bizlere şöyle hitap etmektedir:
Ey hakikat yolunun yolcusu! Gönlünün ta derinliklerinde, engin bir tevazu ile boyun
büküp yalvararak ve O’nun ihtişam ve azameti karşısında titreyip ürpererek, fakat
kendini bilmezlerin yaptığı gibi bağırıp çağırmadan, sesini yükseltmeden gece
gündüz Rabb’ini an ve sakın kibrin ve zevk ü sefanın pençesine düşerek Rabb’ini
unutan gafillerden olma! (A’raf Suresi 205. ayet)
Ne kadar zamanımızvar?
İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
"Yavrum! Dünyada kalmak zamanı pek azdır. Bu kısa zamanın çoğu da
boş yere geçmiş bulunuyor. Pek azı kalmıştır.
Âhiret zamanı ise sonsuzdur. Orada başa gelecek şeyler, bu birkaç
günlük işlere bağlıdır. Bundan sonra, ya sonsuz nimetler, zevkler veya
bitmez tükenmez azaplar, acılar vardır.
Muhbir-i sâdık, yani hep doğru söyleyici [Resulullah sallallahü aleyhi ve
sellem], bunları haber vermiştir. Elbette olacaklardır. Aklı olan kimsenin,
durmadan çalışması lâzımdır.
15.
Fırsatlarımız…
Yine İmam-ı Rabbanihazretleri buyuruyor ki:
“Bu zamanınız fırsattır. Fırsat da, büyük nimettir. Sıhhat ile ve üzüntüsüz
geçen vakitler, bulunmaz ganimettir. Her saati Allahü tealayı zikretmek
[anmak] ile geçirmelidir. Resulullah’ın bildirdiğine uygun olan her iş,
hatta alışveriş bile zikir olur. O hâlde, her hareketin, her duruşun,
Resulullah’ın bildirdiğine uygun olması gerekir. Böylece, hepsi zikir olur.
Zikir demek, gafletten uzaklaşmak, yani, Allahü tealayı hatırlamaktır.
16.
Gafletin İlacı veAşısı!
Gafletin İlacı:
Kur’ân ve Hadis ilimleri ile donanmak
Takva üzere yaşayıp verada yarışmak
Sünneti Seniye üzere yaşamak
Tevbe ve istiğfar ile sürekli temiz kalmak
Zikir ile boş vakit bırakmamak
Duâ ile kul kesilmek!
Gafletin aşısı:
İlim ve gönül erbâbıyla sohbet etmek
Evliyanın rengine boyanmak
İmam-ı Rabbani hazretlerine “Gafletten kurtuluş çaresi
nedir? diye sordular. “Kim bu felaketten kurtulduysa,
onunla beraber ol” buyurdu.