Ataturk Turk Kadini - International Women's Day - Can Akin

Loading...

Flash Player 9 (or above) is needed to view presentations.
We have detected that you do not have it on your computer. To install it, go here.

1 comments

Comments 1 - 1 of 1 previous next Post a comment

Post a comment
Embed Video
Edit your comment Cancel

Favorites, Groups & Events

Ataturk Turk Kadini - International Women's Day - Can Akin - Presentation Transcript

  1. ATATÜRK VE ÇAĞDAŞ TÜRK KADINI SESLİDİR
  2. Atatürk' ün, çağı ve değişeni değil, değişecek zamanı milletine göstermesi, kadın hakları ve kadın-erkek eşitliği konularında, "BM İnsan Hakları Evrensel Bildirisi", "İnsan Hakları Sözleşmesi" gibi konular, daha insanlık tarihinin ufkunda bile görünmemişken Türk Kadınına, haklarını vermesinin değeri daha iyi anlaşılır. Bağımsızlık mücadelesi yapan ülkeler nasıl Atatürk' ü örnek bir lider almışlarsa, kadın hakları uğruna uğraş ve savaş verenler de, onu bir devrimci olarak aynı şekilde örnek almak durumundadırlar. Çünkü bütün insanlık tarihi boyunca, tarihin hiçbir döneminde, hiçbir lider kadın hakları konusunda Atatürk kadar önsezili ve öngörüşlü olmamış, onun kadar uğraş ve savaş vermemiştir. Ne mutlu bir Atatürk yetiştiren Türk kadınına, ne mutlu O'na sahip olan Türk milletine...
  3. “ Türk kadınının dünya kadınlığına elini vererek, dünyanın barış ve güveni için çalışacağına emin olabilirsiniz”.
  4. “ Şuna inanmak lazımdır ki, dünya üzerinde gördüğümüz her şey kadının eseridir”.
  5. “ Kadınımızın, kızımızın yeri medeniyetin emrettiği, medeniyetin getirdiği yeniliklerin yeridir..."
  6. “ Dünyada hiçbir milletin kadını, milletini kurtuluşa ve zafere götürmekte, Anadolu kadınından daha fazla çalıştım diyemez”. 
  7. “ Bizim dinimiz hiçbir vakit kadınların erkeklerden geri kalmasını talep etmemiştir. Allah'ın emrettiği şey, erkek ve kadının beraber olarak ilim ve bilgiyi kazanmasıdır”.
  8. “ Erkekleri kadar kahraman kadınlara sahip olan bu ulus için artık boyunduruk altında yaşamak mevzu bahis olamaz”.
  9. Kimse inkâr edemez ki, bu harpte ve ondan evvelki harplerde milletin hayat kabiliyetini tutan hep kadınlarımızdır.
  10. “ İnsan topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan oluşur. Kabil midir bu kütlenin bir parçasını ilerletelim, ötekini ihmal edelim de kütlenin bütünü ilerleyebilsin? Mümkün müdür ki bir cismin yarısı toprağa bağlı kaldıkça, öteki yarısı göklere yükselebilsin?”
  11. “ Bu millet esas terbiyesini aileden almaktadır. Türk milleti öyle analara sahiptir ki her bir devrin büyük adamlarını bu analar yetiştirmiştir. Türk kadını daha büyük nesiller yetiştirmeye kabiliyetlidir”.
  12. “ Onlar yüzlerini cihana göstersinler ve gözleri ile cihanı dikkatle görebilsinler. Bunda korkulacak hiçbir şey yoktur. Önemli olarak şunu ihtar edeyim ki, bu halin muhafazasında inat ve taassup, hepimizi en az kurbanlık koyun olmak istidadından kurtaramaz..”
  13. “ Bazı yerlerde kadınlar görüyorum ki, başında bir bez, peştamal veya buna benzer bir şeyler asarak yüzünü, gözünü gizler ve yanından geçen erkeklere karşı arkasını çevirir veya yere oturarak yumulur. Bu tavrın manası neye delalet eder? Medeni bir millet anası, bir millet kızı için bu garip şekiller, bu vahşi vaziyet nedir? Bu hal milleti çok gülünç gösterir ve derhal düzeltilmesi lazımdır”. (1 Eylül 1925)
  14. “ Bu karar, Türk kadınına sosyal ve siyasi hayatta bütün milletlerin üstünde yer vermiştir. Çarşaf içinde, peçe altında ve kafes arkasındaki Türk kadınını artık tarihlerde aramak lazım gelecektir. Türk kadını, evdeki medeni mevkiini salahiyetle işgal etmiş, iş hayatının her safhasında muvaffakiyetler göstermiştir. Siyasi hayatla, Belediye seçimleriyle tecrübe kazanan Türk kadını bu sefer de milletvekili seçme ve seçilme suretiyle haklarının en büyüğünü elde etmiş bulunuyor. Medeni memleketlerin birçoğunda, kadından esirgenen bu hak, bugün Türk kadınının elindedir ve onu salahiyet ve lihakatle kullanacaktır”.
  15. "Kadınlık meselesinde dış görünüş ve kıyafet ikinci derecededir. Asil mücadele alanı, kadınlarımız için görünüş ve kıyafette başarıdan daha çok, asıl başarılı olunması gereken alan ışıkla, kültürle, gerçek faziletle süslenmek ve donanmaktır. Ben saygıdeğer hanımlarımızın Avrupa kadınlarından daha aşağıda kalmayacak, tersine pek çok yönlerde onların üstüne çıkacak ışık ve kültürle donanacaklarına kesinlikle kuşku duymayan ve buna kesinlikle emin olanlardanım."
  16. “ Belki erkeklerimiz memleketi istilâ eden düşmana karşı süngüleriyle, düşmanın süngülerine göğüs germekle düşman karşısında buldular. Fakat erkeklerimizin teşkil ettiği ordunun zayıf kaynaklarını kadınlarımız işletmiştir. Memleketin var olması imkânını hazırlayan kadınlarımız olmuştur ve kadınlarımız olmaktadır.”
  17. Çift süren, tarlayı eken, ormandan odun ve keresteyi getiren, mahsulleri pazara götürerek paraya çeviren, aile ocaklarının dumanını tüttüren, bütün bunlarla beraber sırtıyla, kağnısı ile kucağındaki yavrusuyla, yağmur demeyip cephenin mühimmatını taşıyan hep onlar, hep o ilâhi Anadolu kadınları olmuştur. ”
  18. Atatürk's Life "There are two Mustafa Kemals. One the flesh-and-blood Mustafa Kemal who nowstands before you and who will pass away. the other is you, all of you here who will go tothe far corners of our land to spread the ideals which must be defended with your lives ifnecessary. I stand for the nation's dreams, and my life's work is to make them cometrue." Atatürk stands as one of the world's few historic figures who dedicated their livestotally to their nations. He was born in 1881 (probably in the spring) in Salonica, then an Ottoman city, now inGreece. His father Ali Riza, a customs official turned lumber merchant, died when Mustafawas still a boy. adevout and strong-willed woman, raised him and his sister. First enrolled in a traditionalreligious school, he soon switched to a modern school. In 1893, he entered a military highschool where his mathematics teacher gave him the second name Kemal (meaning perfection)in recognition of young Mustafa's superior achievement. He was thereafter known as Mustafa Kemal.
  19. In 1905, Mustafa Kemal graduated from the War Academy in Istanbul with the rank ofStaff Captain. Posted in Damascus, he started with several colleagues, a clandestinesociety called " Homeland and Freedom" to fight against the Sultan'sdespotism. In 1908 he helped the group of officers who toppled the Sultan. Mustafa Kemal'scareer flourished as he won his heroism in the far corners of the Ottoman Empire,including Albania and Tripoli. He also briefly served as a staff officer in Salonica andIstanbul and as a military attache in Sofia. In 1915, when Dardanelles campaign was launched, Colonel Mustafa Kemal became anational hero by winning successive victories and finally repelling the invaders. Promotedto general in 1916, at age 35, he liberated two major provinces in eastern Turkey thatyear. In the next two years, he served as commander of several Ottoman armies inPalestine, Aleppo, and elsewhere, achieving another major victory by stopping the enemyadvance at Aleppo. On May 19, 1919, Mustafa Kemal Pasha landed in the Black Sea port of Samsun to startthe War of Independence. In defiance of the Sultan's government, he rallied a liberationarmy in Anatolia and convened the Congress of Erzurum and Sivas which established thebasis for the new national effort under his leadership. On April 23, 1920, the GrandNational Assembly was inaugurated. Mustafa Kemal Pasha was elected to its Presidency.
  20. Fighting on many fronts, he led his forces to victory against rebels and invadingarmies. Following the Turkish triumph at the two major battles at Inonu in Western Turkey,the Grand National Assembly conferred on Mustafa Kemal Pasha the title ofCommander-in-Chief with the rank of Marshal. At the end of August 1922, the Turkish armieswon their ultimate victory. Within a few weeks, the Turkish mainland was completelyliberated, the armistice signed, and the rule of the Ottoman dynasty abolished. In July 1923, the national government signed the Lausanne Treaty with Great Britain,France, Greece, Italy, and others. In mid-October, Ankara became the capital of the newTurkish State. On October 29, the Republic was proclaimed and Mustafa Kemal Pasha wasunanimously elected President of the Republic. Atatürk married Latife Usakligil in early 1923. The marriage ended in divorce in 1925. The account of Atatürk's fifteen year Presidency is a saga of dramatic modernization.With indefatigable determination, he created a new political and legal system, abolishedthe Caliphate and made both government and education secular, gave equal rights to women,changed the alphabet and the attire, and advanced the arts and the sciences, agricultureand industry. In 1934, when the surname law was adopted, the national parliament gave him the name"Atatürk" (Father of the Turks). On November 10, 1938, following an illness of a few months, the national liberator andthe Father of modern Turkey died. But his legacy to his people and to the world endures.
  21. Can AKIN ŞAİR VE FOTOĞRAF SANATÇISI Mr _ canakin @ yahoo . co . uk Mr _ canakin @ hotmail .com KADERİMİZ YILDIZLARDADIR… TIKLAYINIZ… http://www.turklider.org/TR/EditModule.aspx?tabid=1038&mid=8373&ItemID=4545&ItemIndex=64

+ Can AKINCan AKIN, 2 years ago

custom

2312 views, 0 favs, 0 embeds more stats

CAN AKIN'IN 8 MART KADINLAR GÜNÜ FRANSA - PARİS more

More info about this document

© All Rights Reserved

Go to text version

  • Total Views 2312
    • 2312 on SlideShare
    • 0 from embeds
  • Comments 1
  • Favorites 0
  • Downloads 0
Most viewed embeds

more

All embeds

less

Flagged as inappropriate Flag as inappropriate
Flag as inappropriate

Select your reason for flagging this presentation as inappropriate. If needed, use the feedback form to let us know more details.

Cancel
File a copyright complaint
Having problems? Go to our helpdesk?

Categories