Osmanlı Tarihinde LaleDevri Diye Adlandırılan Dönem Hangi Tarih Ve Olaylar Arasındadır? LALE Devri 1718 Pasorofça antlaşması ile başlar 1730 Patrona Halil İsyanına kadar devam eder
3.
Bu Döneme NedenLale Devri Denir? İstanbul'da Lâle zevki artıp, yetiştirilmesi yaygınlaşmıştır. Devlet adamları dahil, İstanbulluların bahçelerinde lâle yetiştirip zevk edinmelerinden dolayı sair ve tarihçiler tarafından bu yıllara "Lâle Devri" denilmiştir .
4.
5.
Lale Devrinin GenelÖzelliği Nedir? Bu devir zevk ve eğlence devri gibi görülür Yıllarca süren harpler ve isyanlardan bıkmış olan ahali, andlasmalardan sonra korku ve endişeden uzak bir hayat sürmeye başladı. Lale Bahçeleri ve Köşklerin yapılıp eğlencelerin düzenlendiği bir dönemdir
6.
7.
Bu Dönemin PadişahıVe Sadrazamı Kimdir? Padişah: III.AHMET Sadrazam Nevşehirli Damat İbrahim Paşa
8.
Bu Dönemde YapılanYenilikler Nelerdir? 1727 yılında İbrahim Müteferrika ve Sait Efendi tarafından İlk Osmanlı Matbaasının kuruldu ve bir çok kitap basıldı İbrahim Müteferrika
9.
Matbaanın Kağıtİhtiyacını Karşılamak için İstanbul da Bir Kağıt Fabrikası Kuruldu
10.
Bütün memleket sathındapark, bahçe tanzimi, köşk, saray, çeşme, sebil, imaret, medrese, kütüphane ve camiler dahil pek çok sanat eseri yapıldı
Bilim heyeti kurularak,doğu klâsiklerinden Arapça, Farsça, Yunanca eserler Türkçe’ye tercüme edildi. Şairler Korunup Desteklendi Lâle Devri'nin ünlü şairi Nedim dır
İlk kez çiçekaşısının yapılması bu dönemde yapılan yeniliklerdendir
24.
Lale Devri NasılSona Erdi? Lale devrinde saray ve diğer devlet ileri gelenlerinin zevki sefa içerisinde yaşam sürdüğü yönündeki izlenimler sonucunda yoksulluk içerisinde yaşayan halkın desteği ile patrona Halil isyanı başladı
25.
İsyan Nasıl Sonuçlandı28 Eylül 1730 tarihinde meydana gelen Patrona Halil isyanıyla Damat İbrahim Pasa ve yakınları, vazifeden alınıp, öldürüldü. Asilerin arzusu bitmeyerek, Yirmi üçüncü Osmanlı Sultani Üçüncü Ahmet in de tahttan indirilmesini istediler. İstanbul'da yapılan yalılar yağma edilip, yıkılarak Lâle bahçeleri tahrip edildi. Birçok güzide sanat eserleri de asilerin yağmacıların tahribine uğradığı gibi, sanatkârlar, sâirler, edipler ilim ve devlet adamları da öldürülüp, her hususta vahşice hareket edildi