+ 
FONKSİYONEL BESİNLER 
(FUNCTİONAL FOODS) 
Diyetisyen Diğdem ÖZKAHYA
+ 
Fonksiyonel Besinler; 
Doğal olarak içerdikleri fizyolojik aktif 
bileşenler (besin öğesi veya değil) ile sağlıklı 
beslenmemize katkıda bulunmanın yanı sıra 
 iyi hal ve sağlığı geliştirici 
 hastalık riskini azaltıcı 
 yaşam kalitesini yükseltici 
potansiyel etkileri ile insan sağlığına yararlı 
olduğu bilimsel olarak kanıtlanan besin 
bileşenleri olarak tanımlanır.
+ 
Fonksiyonel gıdaların ortak 
özellikleri 
 İçerdikleri besin bileşenlerinin sağlık 
üzerinde olumlu etki göstermesi 
 Doğal olmaları 
 Diyetin bir parçası olarak kontrolsüz 
tüketimde güvenli olmalarıdır.
+ 
Bir fonksiyonel besin aşağıda 
belirtilen koşulları karşılamalıdır; 
– Bireyin beslenmesine katkıda 
bulunmalı; sağlığının korunması ve 
daha iyi duruma getirilmesine 
yardımcı olmalı, 
– Besleyici ve sağlığı olumlu yönde 
etkileyici özelliklerinin beslenme bilimi 
ve tıp açısından sağlam temelleri 
olmalı, 
– Tıbbi ve beslenme bilgilerimize dayalı 
olarak söz konusu besin veya besin 
ögesi için günlük uygun alım miktarları 
belirlenmiş olmalı,
+ – Söz konusu besinin tüketiminin 
güvenilir olduğu ortaya konulmuş 
olmalı, 
– Söz konusu besin bileşenlerinin 
fizikokimyasal özellikleri, niceliksel ve 
niteliksel özellikleri belirlenmiş olmalı, 
– Söz konusu besin işlenerek 
fonksiyonel özellik kazanmışsa; 
besleyici özelliğinde kayıp olmamalı,
+ 
– Söz konusu besin seyrek olarak 
tüketilen değil, günlük beslenmede 
sıkça kullanılan bir besin olmalı 
– Söz konusu besin doğal olarak 
tüketildiği şeklinde olmalı, 
– Söz konusu besin veya bileşeni ilaç 
olarak kullanılan bir madde olmamalı.
+ 
Besine fonksiyonel özellik 
kazandıran öğeler 
BİTKİSELLER 
Fitokimyasallar 
Antioksidanlar 
Flavonoidler 
Fitoöstrojenler 
Fitosteroller 
Allilik Sülfitler 
Karatenoidler 
Posa 
HAYVANSALLAR 
Omega-3 yağ 
asitleri 
Konjuge 
linoleikasit(CLA 
) 
Pre-,pro- ve 
sinbiyotikler
+ 
Bitkisel fonksiyonel besinler; 
Sağlık üzerinde olumlu etkileri olan bitkisel 
kaynaklı (sebze, meyva ve tahıllar) biyolojik 
olarak aktif bileşiklere fitokimyasallar denilmektedir. 
“Fito” Yunanca’da bitki anlamına 
gelmektedir, “kimyasal” ise bitkilerde doğal 
olarak oluşan kimyasal bileşikleri belirtmektedir.
+ 
FİTOKİMYASALLAR
+ 
Fitokimyasallar sağlık üzerindeki 
olumlu etkilerini şu yollarla sağlar; 
1. Biyokimyasal reaksiyonlarda substrat, 
2. Enzimatik reaksiyonlarda kofaktör, 
3. Bazı enzimatik reaksiyonların inhibitörü, 
4. Bağırsaklarda zararlı ve istenmeyen maddeleri 
bağlayıp uzaklaştıran absorban/sekestran, 
5. Hücre membranı ve hücre içinde bulunan 
reseptörleri agonize veya antagonize eden 
ligandlar olarak,
+ 
Fitokimyasallar sağlık üzerindeki 
olumlu etkilerini şu yollarla sağlar; 
6. Reaktif toksik ajanları yakalayarak, 
7. Esansiyel besin ögelerinin absorpsiyon ve 
stabilitesini arttırarak, 
8. Yararlı gastro-intestinal bakterilerin çoğalmasını 
arttırarak, 
9. Yararlı oral, gastrik ve intestinal bakteriler için 
substratları fermente ederek ve 
10. Zararlı mikroorganizmaları özgül olarak inhibe 
ederek
+ 
ANTİOKSİDANLAR
+ 
ANTİOKSİDANLAR 
Antioksidanlar vücut hücrelerine hasar veren 
serbest radikallerin yarattığı oksidasyon oluşumunu 
yavaşlatan veya önleyen moleküllerdir. Serbest 
radikallerin yarattığı oksidatif stresin önlenmesi ve 
etkisinin en aza indirilmesi için yeterli miktarda 
antioksidan tüketilmelidir. Fenol ve karotenoidler gibi 
çok çeşitli antioksidan bileşikler içeren sebze ve 
meyveler, hücreleri oksidatif stresten koruyarak 
kronik hastalık riskini azaltır.
+ 
ANTİOKSİDANLAR 
Antioksidanlar ilaç olarak alınmaktansa 
doğal şekilleri ile sebze ve meyvelerden 
alınmalıdır. Çeşitli sebze ve meyveler 
aracılığı ile dengeli bir şekilde alınırsa 
antioksidanlar vücutta toksik boyutlara 
ulaşmaz. Diğer fonksiyonel bileşenler 
sinerjistik etki ile fonksiyonel etkinin 
artmasına yardımcı olur.
+ 
Antioksidanlar 
Enzimatik 
olanlar 
Katalaz 
Glutation 
Peroksidaz 
(GPx) 
Superoksit 
Dismutas 
(SOD) 
Enzimatik 
olmayanlar 
Karotenoidler, 
Flavanoidler 
Vitamin C, 
Vitamin E 
Tiol antioksidanlar: 
Glutation(GSH), 
Tioredoksin, 
Lipoik asit
+ 
İyi bir antioksidan aşağıdaki 
özellikleri taşımalıdır; 
 Fizyolojik olarak zararsız olmalıdır. 
 Yağ veya yağlı ürünlerin kokusuna, tadına ve görünüşüne etki 
etmemelidir. 
 Yemeklerin pişirilmesi sırasında yağa ve bununla hazırlanmış 
besinlere etki etmemeli ve aktif kalmalıdır. 
 Yağda yeteri miktarda çözünmeli ve yağla karışabilmelidir. 
 Küçük derişimlerde etkili olmalıdır. 
 Kolay elde edilebilmelidir. 
 Ucuz olmalıdır.
+ 
FLAVANOİDLER
+ 
FLAVANOİDLER 
Flavonoidler bir asrı aşkın bir süredir bitkisel 
pigmentler olarak bilinmektedir. Polifenolik bileşikler 
grubundan olup bütün bitkilere dağılmış durumdadır. 
Flavonoidler serbest radikal yakalayıcısı 
olmaları, enzim aktivitelerini düzenlemeleri, hücre 
çoğalmasını inhibe etmeleri, antibiyotik, antiallerjen, 
antidiyareik, antiülser ve antiinflamatuvar ilaç gibi 
hareket etmektedirler.
+ 
FLAVANOİDLER 
Çeşitli bitkisel kaynaklı besin ve 
içecekler (meyveler, sebzeler, çay, kakao, 
şarap) flavonoidlerden zengindir. Bir 
flavonol olan quercetin besinlerde 
(özellikle soğanda) bolca bulunur. Çay da 
flavonol ve flavon grubundan olan 
quercetin ve kaempferolden zengindir.
+ 
FLAVANOİDLER 
• Antosiyaninler 
*Pelergonidin * Delfinidin *Malivinidin 
*Syanidin *Peonidin *Pentonidin 
• Antoksantinler 
• Taninler 
*Qarcetin 
*apigenin 
*hesperidin 
*Lökoantosiyanin 
*Kateşin
+ 
Yapılan araştırmalar; 
*Finlandiya’da 9959 kadın ve erkek üzerinde yapılan 
bir çalışmada flavonoid alımı ile kanser arasında ters 
bir ilişki saptanmıştır. Flavonoid alımı yüksek 
olanlarda 24 yıllık izlem sonunda akciğer kanseri 
oranının %50 azaldığı gösterilmiştir. 
*Elma ekstreleri in vitro olarak tümör hücre 
çoğalmasını baskılamaktadır. Kabuklu 50 mg elma 
(yaş olarak) tümör hücresi çoğalmasını %42, 
kabuksuz 50 mg elma ise tümör hücresi çoğalmasını 
%23 oranında baskılayabilmektedir.
+ 
FİTOÖSTROJENLER
+ 
Fitoöstrojenler 
İnsan vücudundaki doğal östrojenler gibi 
davranan bazı kimyasal maddelere 
fitoöstrojenler denilmektedir. Bu bileşiklerin 
östrojenik etkisi zayıftır. Fitoöstrojenler hem 
östrojen agonisti hem de antagonisti gibi 
davranabilir. Östrojen agonisti olarak 
östrojenik etki yapar. Antagonist olarak da 
östrojen reseptörlerini tutarak doğal östrojen 
etkilerini baskılar.
+ 
Hastalıklar ile ilişkileri, 
Fitoöstrojence zengin diyetle beslenen toplumlarda 
 kardiovasküler hastalıklar, 
 osteoporoz, 
 göğüs, prostat ve barsak kanserleri ile ilgili 
şikayetlerin daha az görüldüğünü ve 
 postmenopozal kadınlarda östrojen yetersizliğine 
bağlı semptomların daha hafif yaşandığını 
göstermiştir.
+ 
Fitoöstrojenlerin Sınıflandırılması 
Bitkilerde fenilpropan ve basit fenollerden 
sentezlenen fitoöstrojenler,kimyasal olarak çok geniş 
çeşitlilik gösterirler. Fitoöstrojenler kimyasal 
yapılarına göre 
 izoflavonlar, 
 izoflavanlar, 
 flavanonlar, 
 kalkonlar, 
 lignanlar, 
 kumestanlar, 
 makrolitler, 
 stilbenler ve 
 steroller
+ 
Kaynakları; 
Farklı gruplarda ele aldığımız 
fitoöstrojenlerin, herbirinin yoğun olarak 
bulundukları besin kaynakları farklılık 
göstermektedir. Bugün en çok kullanılan 
fitoöstrojen kaynakları soya fasulyesinin 
işlenmesi ile elde edilen çeşitli ürünler olup, 
bunların başında soya unu, soya protein 
izolatları, tofu, soya sütü, soya yoğurdu ve 
soya şehriyesi gelir. Soya ürünleri dışındaki 
kaynaklar diğer kurubaklagiller, tam-tahıl 
ürünleri, simisifuga ve kırmızı yonca otlarıdır.
+ 
Kaynakları; 
Ayrıca temel fitoöstrojen bileşikleri olan 
lignanlar, bitki hücre duvarı ligninlerin önemli 
bir kısmını oluşturduğu için pek çok bitkide, 
düşük konsantrasyonlarda bulunmaktadır. 
Lignanlar tahıl, sebze ve meyvelerde yaygın 
olarak bulunurlar, en iyi kaynakları ise keten 
tohumudur.
+ 
FİTOSTEROLLERİN TANIMI 
Fitosteroller; kolesterolle benzer yapıda 
olup, bitkisel kaynaklı sterollerdir. Genel 
olarak bitkisel sterol olarak adlandırılır . 
Doğal olarak; bitkisel yağlar, yağlı 
tohumlar, bitki tohumları, tahıllar ve 
tanelerde bulunmaktadır .
+ 
BESİNLERİN FİTOSTEROL 
İÇERİKLERİ 
Sebzeler ve meyveler düşük miktarda fitosterol 
içermekte (net ağırlıklarının %0.05’i), yağlı tohumlar 
ve bitkisel yağların %1 veya daha fazlası 
fitosterollerden oluşmaktadır. Mısır ve pirinç kepeği 
yağları yüksek seviyede sterol içermektedir. 
Fitosteroller bitkisel yağlarda doğal olarak 
bulunan öğelerdir. İnsan diyetindeki en önemli bitki 
sterol kaynağı; bir kısım da tohumlar, kuru 
baklagiller, sebzeler ve rafine edilmemiş bitkisel 
yağlarda bulunmasına karşın; yağlar ve 
margarinlerdir .
+ 
 Tahıl ürünleri zengin bir bitkisel sterol kaynağıdır 
(serbest esterleşmiş ve steril glikositler), bunların 
içerikleri sebzelerden daha fazladır. 
 Fitosteroller yağlı tohumlar ve tohumlarda da 
bulunmaktadır. En yüksel içeren 400–413 mg/100g 
ile susam tohumu, en düşük içeren ise 95mg/100g 
ile Brezilya fıstığıdır. 
 Hayvansal kaynaklı besinler arasında, özellikle 
kabuklu deniz hayvanlarında 20 farklı sterol 
bulunmaktadır. Başlıca olarak kolesterol (%13–39) 
bulunmaktadır.
+ 
FİTOSTEROLLERİN SAĞLIK 
ÜZERİNE ETKİLERİ 
Fitosteroller (bitki sterolleri ve bitki stanolleri), insan 
sağlığı için çeşitli biyoaktif özelliklere sahiptirler. 
-Kolesterolün bağırsaktaki emilimini engelleyerek, 
kandaki toplam ve LDL-kolesterol seviyelerini 
düsürücü etki göstermektedir. 
-Fitosterollerin bazı kanser türlerine karsı koruyucu 
etkileri ile antibakteriyel, antifungal ve antiülser 
etkileri de bilinmektedir. 
-Beslenmede doğal bilesen olarak bütün bitkisel 
orijinli gıdalardan temin edilebilen fitosteroller, 
günümüzde fonksiyonel gıda bileşenleri olarak çeşitli 
gıdalara ilave edilmektedir.
+ 
Allilik Sülfitler 
 Soğan ve sarmısakta bulunan allilik sülfitler : 
- İmmün (bağışıklık) sistemi güçlendirir 
- karsinojenlerin atılımını arttırır 
- Tümör hücre çoğalmasını baskılayan enzimleri 
uyarır . 
- Serum kolesterol düzeylerini azaltır.
+ 
KAROTENOİDLER
+ 
KAROTENOİDLER 
Karotenoidler bitkilere sarı, kırmızı ve 
turuncu rengi veren pigmentlerdir. 
 Doğada şu anda tanımlanmış 600ün 
üzerinde karotenoid vardır, bunların yaklaşık 
50si besinlerden alınabilmekte ve 22si 
yeterince emilip kana geçebilmektedir.
+ 
Karotenoid Çeşitleri 
Alfa-beta-gama karoten 
Ksantofil 
Lutein 
Laykopen 
Zöksantin 
Kriptoksantin
+ 
Karatenoidlerin Sağlık Üzerine 
Etkisi 
 Son yıllarda yapılmış olan araştırmalar, bazı 
karatenoidlerin A-vitamininin ön maddesi özelliği 
taşımasının ötesinde, diğer pek çoğunun da 
- hücreler arası boşlukta iletişimi geliştirme 
- bağışıklık sistemini güçlendirme 
- antioksidan aktivite gösterme 
gibi sağlık için önemli diğer bazı özelliklerini de 
ortaya koymuştur.
+ 
Karatenoidlerin Sağlık Üzerine 
Etkisi 
 Metabolizma faaliyetleri sonucu oluşan oksidatif baskılar ve reaktif 
oksijen türleri, insanlarda 
- koroner kalp hastalığı 
- bazı kanser türleri, 
- katarakt 
- diabet, 
- Alzheimer 
- diğer bazı nörolojik hastalıklar ve hızlı yaşlanma gibi birçok 
kronik hastalığın başlangıcında ortaklaşa rol oynamaktadır.

Fonksiyonel Yiyecekler

  • 1.
    + FONKSİYONEL BESİNLER (FUNCTİONAL FOODS) Diyetisyen Diğdem ÖZKAHYA
  • 2.
    + Fonksiyonel Besinler; Doğal olarak içerdikleri fizyolojik aktif bileşenler (besin öğesi veya değil) ile sağlıklı beslenmemize katkıda bulunmanın yanı sıra  iyi hal ve sağlığı geliştirici  hastalık riskini azaltıcı  yaşam kalitesini yükseltici potansiyel etkileri ile insan sağlığına yararlı olduğu bilimsel olarak kanıtlanan besin bileşenleri olarak tanımlanır.
  • 3.
    + Fonksiyonel gıdalarınortak özellikleri  İçerdikleri besin bileşenlerinin sağlık üzerinde olumlu etki göstermesi  Doğal olmaları  Diyetin bir parçası olarak kontrolsüz tüketimde güvenli olmalarıdır.
  • 4.
    + Bir fonksiyonelbesin aşağıda belirtilen koşulları karşılamalıdır; – Bireyin beslenmesine katkıda bulunmalı; sağlığının korunması ve daha iyi duruma getirilmesine yardımcı olmalı, – Besleyici ve sağlığı olumlu yönde etkileyici özelliklerinin beslenme bilimi ve tıp açısından sağlam temelleri olmalı, – Tıbbi ve beslenme bilgilerimize dayalı olarak söz konusu besin veya besin ögesi için günlük uygun alım miktarları belirlenmiş olmalı,
  • 5.
    + – Sözkonusu besinin tüketiminin güvenilir olduğu ortaya konulmuş olmalı, – Söz konusu besin bileşenlerinin fizikokimyasal özellikleri, niceliksel ve niteliksel özellikleri belirlenmiş olmalı, – Söz konusu besin işlenerek fonksiyonel özellik kazanmışsa; besleyici özelliğinde kayıp olmamalı,
  • 6.
    + – Sözkonusu besin seyrek olarak tüketilen değil, günlük beslenmede sıkça kullanılan bir besin olmalı – Söz konusu besin doğal olarak tüketildiği şeklinde olmalı, – Söz konusu besin veya bileşeni ilaç olarak kullanılan bir madde olmamalı.
  • 7.
    + Besine fonksiyonelözellik kazandıran öğeler BİTKİSELLER Fitokimyasallar Antioksidanlar Flavonoidler Fitoöstrojenler Fitosteroller Allilik Sülfitler Karatenoidler Posa HAYVANSALLAR Omega-3 yağ asitleri Konjuge linoleikasit(CLA ) Pre-,pro- ve sinbiyotikler
  • 8.
    + Bitkisel fonksiyonelbesinler; Sağlık üzerinde olumlu etkileri olan bitkisel kaynaklı (sebze, meyva ve tahıllar) biyolojik olarak aktif bileşiklere fitokimyasallar denilmektedir. “Fito” Yunanca’da bitki anlamına gelmektedir, “kimyasal” ise bitkilerde doğal olarak oluşan kimyasal bileşikleri belirtmektedir.
  • 9.
  • 10.
    + Fitokimyasallar sağlıküzerindeki olumlu etkilerini şu yollarla sağlar; 1. Biyokimyasal reaksiyonlarda substrat, 2. Enzimatik reaksiyonlarda kofaktör, 3. Bazı enzimatik reaksiyonların inhibitörü, 4. Bağırsaklarda zararlı ve istenmeyen maddeleri bağlayıp uzaklaştıran absorban/sekestran, 5. Hücre membranı ve hücre içinde bulunan reseptörleri agonize veya antagonize eden ligandlar olarak,
  • 11.
    + Fitokimyasallar sağlıküzerindeki olumlu etkilerini şu yollarla sağlar; 6. Reaktif toksik ajanları yakalayarak, 7. Esansiyel besin ögelerinin absorpsiyon ve stabilitesini arttırarak, 8. Yararlı gastro-intestinal bakterilerin çoğalmasını arttırarak, 9. Yararlı oral, gastrik ve intestinal bakteriler için substratları fermente ederek ve 10. Zararlı mikroorganizmaları özgül olarak inhibe ederek
  • 12.
  • 13.
    + ANTİOKSİDANLAR Antioksidanlarvücut hücrelerine hasar veren serbest radikallerin yarattığı oksidasyon oluşumunu yavaşlatan veya önleyen moleküllerdir. Serbest radikallerin yarattığı oksidatif stresin önlenmesi ve etkisinin en aza indirilmesi için yeterli miktarda antioksidan tüketilmelidir. Fenol ve karotenoidler gibi çok çeşitli antioksidan bileşikler içeren sebze ve meyveler, hücreleri oksidatif stresten koruyarak kronik hastalık riskini azaltır.
  • 14.
    + ANTİOKSİDANLAR Antioksidanlarilaç olarak alınmaktansa doğal şekilleri ile sebze ve meyvelerden alınmalıdır. Çeşitli sebze ve meyveler aracılığı ile dengeli bir şekilde alınırsa antioksidanlar vücutta toksik boyutlara ulaşmaz. Diğer fonksiyonel bileşenler sinerjistik etki ile fonksiyonel etkinin artmasına yardımcı olur.
  • 15.
    + Antioksidanlar Enzimatik olanlar Katalaz Glutation Peroksidaz (GPx) Superoksit Dismutas (SOD) Enzimatik olmayanlar Karotenoidler, Flavanoidler Vitamin C, Vitamin E Tiol antioksidanlar: Glutation(GSH), Tioredoksin, Lipoik asit
  • 16.
    + İyi birantioksidan aşağıdaki özellikleri taşımalıdır;  Fizyolojik olarak zararsız olmalıdır.  Yağ veya yağlı ürünlerin kokusuna, tadına ve görünüşüne etki etmemelidir.  Yemeklerin pişirilmesi sırasında yağa ve bununla hazırlanmış besinlere etki etmemeli ve aktif kalmalıdır.  Yağda yeteri miktarda çözünmeli ve yağla karışabilmelidir.  Küçük derişimlerde etkili olmalıdır.  Kolay elde edilebilmelidir.  Ucuz olmalıdır.
  • 17.
  • 18.
    + FLAVANOİDLER Flavonoidlerbir asrı aşkın bir süredir bitkisel pigmentler olarak bilinmektedir. Polifenolik bileşikler grubundan olup bütün bitkilere dağılmış durumdadır. Flavonoidler serbest radikal yakalayıcısı olmaları, enzim aktivitelerini düzenlemeleri, hücre çoğalmasını inhibe etmeleri, antibiyotik, antiallerjen, antidiyareik, antiülser ve antiinflamatuvar ilaç gibi hareket etmektedirler.
  • 19.
    + FLAVANOİDLER Çeşitlibitkisel kaynaklı besin ve içecekler (meyveler, sebzeler, çay, kakao, şarap) flavonoidlerden zengindir. Bir flavonol olan quercetin besinlerde (özellikle soğanda) bolca bulunur. Çay da flavonol ve flavon grubundan olan quercetin ve kaempferolden zengindir.
  • 20.
    + FLAVANOİDLER •Antosiyaninler *Pelergonidin * Delfinidin *Malivinidin *Syanidin *Peonidin *Pentonidin • Antoksantinler • Taninler *Qarcetin *apigenin *hesperidin *Lökoantosiyanin *Kateşin
  • 21.
    + Yapılan araştırmalar; *Finlandiya’da 9959 kadın ve erkek üzerinde yapılan bir çalışmada flavonoid alımı ile kanser arasında ters bir ilişki saptanmıştır. Flavonoid alımı yüksek olanlarda 24 yıllık izlem sonunda akciğer kanseri oranının %50 azaldığı gösterilmiştir. *Elma ekstreleri in vitro olarak tümör hücre çoğalmasını baskılamaktadır. Kabuklu 50 mg elma (yaş olarak) tümör hücresi çoğalmasını %42, kabuksuz 50 mg elma ise tümör hücresi çoğalmasını %23 oranında baskılayabilmektedir.
  • 22.
  • 23.
    + Fitoöstrojenler İnsanvücudundaki doğal östrojenler gibi davranan bazı kimyasal maddelere fitoöstrojenler denilmektedir. Bu bileşiklerin östrojenik etkisi zayıftır. Fitoöstrojenler hem östrojen agonisti hem de antagonisti gibi davranabilir. Östrojen agonisti olarak östrojenik etki yapar. Antagonist olarak da östrojen reseptörlerini tutarak doğal östrojen etkilerini baskılar.
  • 24.
    + Hastalıklar ileilişkileri, Fitoöstrojence zengin diyetle beslenen toplumlarda  kardiovasküler hastalıklar,  osteoporoz,  göğüs, prostat ve barsak kanserleri ile ilgili şikayetlerin daha az görüldüğünü ve  postmenopozal kadınlarda östrojen yetersizliğine bağlı semptomların daha hafif yaşandığını göstermiştir.
  • 25.
    + Fitoöstrojenlerin Sınıflandırılması Bitkilerde fenilpropan ve basit fenollerden sentezlenen fitoöstrojenler,kimyasal olarak çok geniş çeşitlilik gösterirler. Fitoöstrojenler kimyasal yapılarına göre  izoflavonlar,  izoflavanlar,  flavanonlar,  kalkonlar,  lignanlar,  kumestanlar,  makrolitler,  stilbenler ve  steroller
  • 26.
    + Kaynakları; Farklıgruplarda ele aldığımız fitoöstrojenlerin, herbirinin yoğun olarak bulundukları besin kaynakları farklılık göstermektedir. Bugün en çok kullanılan fitoöstrojen kaynakları soya fasulyesinin işlenmesi ile elde edilen çeşitli ürünler olup, bunların başında soya unu, soya protein izolatları, tofu, soya sütü, soya yoğurdu ve soya şehriyesi gelir. Soya ürünleri dışındaki kaynaklar diğer kurubaklagiller, tam-tahıl ürünleri, simisifuga ve kırmızı yonca otlarıdır.
  • 27.
    + Kaynakları; Ayrıcatemel fitoöstrojen bileşikleri olan lignanlar, bitki hücre duvarı ligninlerin önemli bir kısmını oluşturduğu için pek çok bitkide, düşük konsantrasyonlarda bulunmaktadır. Lignanlar tahıl, sebze ve meyvelerde yaygın olarak bulunurlar, en iyi kaynakları ise keten tohumudur.
  • 28.
    + FİTOSTEROLLERİN TANIMI Fitosteroller; kolesterolle benzer yapıda olup, bitkisel kaynaklı sterollerdir. Genel olarak bitkisel sterol olarak adlandırılır . Doğal olarak; bitkisel yağlar, yağlı tohumlar, bitki tohumları, tahıllar ve tanelerde bulunmaktadır .
  • 29.
    + BESİNLERİN FİTOSTEROL İÇERİKLERİ Sebzeler ve meyveler düşük miktarda fitosterol içermekte (net ağırlıklarının %0.05’i), yağlı tohumlar ve bitkisel yağların %1 veya daha fazlası fitosterollerden oluşmaktadır. Mısır ve pirinç kepeği yağları yüksek seviyede sterol içermektedir. Fitosteroller bitkisel yağlarda doğal olarak bulunan öğelerdir. İnsan diyetindeki en önemli bitki sterol kaynağı; bir kısım da tohumlar, kuru baklagiller, sebzeler ve rafine edilmemiş bitkisel yağlarda bulunmasına karşın; yağlar ve margarinlerdir .
  • 30.
    +  Tahılürünleri zengin bir bitkisel sterol kaynağıdır (serbest esterleşmiş ve steril glikositler), bunların içerikleri sebzelerden daha fazladır.  Fitosteroller yağlı tohumlar ve tohumlarda da bulunmaktadır. En yüksel içeren 400–413 mg/100g ile susam tohumu, en düşük içeren ise 95mg/100g ile Brezilya fıstığıdır.  Hayvansal kaynaklı besinler arasında, özellikle kabuklu deniz hayvanlarında 20 farklı sterol bulunmaktadır. Başlıca olarak kolesterol (%13–39) bulunmaktadır.
  • 31.
    + FİTOSTEROLLERİN SAĞLIK ÜZERİNE ETKİLERİ Fitosteroller (bitki sterolleri ve bitki stanolleri), insan sağlığı için çeşitli biyoaktif özelliklere sahiptirler. -Kolesterolün bağırsaktaki emilimini engelleyerek, kandaki toplam ve LDL-kolesterol seviyelerini düsürücü etki göstermektedir. -Fitosterollerin bazı kanser türlerine karsı koruyucu etkileri ile antibakteriyel, antifungal ve antiülser etkileri de bilinmektedir. -Beslenmede doğal bilesen olarak bütün bitkisel orijinli gıdalardan temin edilebilen fitosteroller, günümüzde fonksiyonel gıda bileşenleri olarak çeşitli gıdalara ilave edilmektedir.
  • 32.
    + Allilik Sülfitler  Soğan ve sarmısakta bulunan allilik sülfitler : - İmmün (bağışıklık) sistemi güçlendirir - karsinojenlerin atılımını arttırır - Tümör hücre çoğalmasını baskılayan enzimleri uyarır . - Serum kolesterol düzeylerini azaltır.
  • 33.
  • 34.
    + KAROTENOİDLER Karotenoidlerbitkilere sarı, kırmızı ve turuncu rengi veren pigmentlerdir.  Doğada şu anda tanımlanmış 600ün üzerinde karotenoid vardır, bunların yaklaşık 50si besinlerden alınabilmekte ve 22si yeterince emilip kana geçebilmektedir.
  • 35.
    + Karotenoid Çeşitleri Alfa-beta-gama karoten Ksantofil Lutein Laykopen Zöksantin Kriptoksantin
  • 36.
    + Karatenoidlerin SağlıkÜzerine Etkisi  Son yıllarda yapılmış olan araştırmalar, bazı karatenoidlerin A-vitamininin ön maddesi özelliği taşımasının ötesinde, diğer pek çoğunun da - hücreler arası boşlukta iletişimi geliştirme - bağışıklık sistemini güçlendirme - antioksidan aktivite gösterme gibi sağlık için önemli diğer bazı özelliklerini de ortaya koymuştur.
  • 37.
    + Karatenoidlerin SağlıkÜzerine Etkisi  Metabolizma faaliyetleri sonucu oluşan oksidatif baskılar ve reaktif oksijen türleri, insanlarda - koroner kalp hastalığı - bazı kanser türleri, - katarakt - diabet, - Alzheimer - diğer bazı nörolojik hastalıklar ve hızlı yaşlanma gibi birçok kronik hastalığın başlangıcında ortaklaşa rol oynamaktadır.