CÜMLEDE ANLAMve BİÇİM 1. Olumlu Cümle Yüklemin bildirdiği yargının gerçekleştiğini ya da gerçekleşeceğini bildiren cümlelerdir. a. Biçimce ve Anlamca Olumlu Yüklemi biçimce olumsuz yapan ek ya da sözcük YOOOK. Neler bunlar? değil, yok, -sız, -ma4
5.
b. Biçimce Olumsuz,Anlamca Olumlu Bu tür cümlelerde cümlenin kuruluşu olumsuzdur ; yani içinde olumsuzluk bildiren ek veya kelimeler vardır. Fakat bahsedilen eylem gerçekleşmiştir.
6.
Püffffff noktası Bazıeylemler anlam olarak olumsuz görünebilir: (öldür-, kes-, biç-, ikiye ayır-, Teslime’ye havale et-, vb. cümlede anlatılan eylem gerçekleşmişse ne olursa olsun anlamca OLUMLU cümledir.
7.
Hadi şunlara bakalım: Seni sürekli eleştiren ve senin kuyunu kazan bu insanı nasıl bilmezsin? Bu kadar çok döversen hangi çocuk yaramaz olmaz? Evde ekmek yok değil. (iki olumsuz üst üste?) Sizi özlemez miyim? Bu film kötüdür demiyorum. Sizi tanımaz olur muyum? Silahını çekerek hasmını delik deşik etti.
8.
2. Olumsuz CümleBir eylemin gerçekleşmediğini, gerçekleşmeyeceğini ya da bir şeyin yokluğunu bildiren cümlelerdir. Beyaz atlı prensim burada yok . Dünkü davranışlarınızı hiç tasvip etmedim . Kimse olayın nedenini bilmiyor .
9.
Biçimce ve anlamcaolumsuz cümleler Biçimce olumsuzluk olması için cümlede ……………………….unsurlarının olması gerekir. Mutluluğunu herkesle paylaşsan da yalnızlığını paylaşa ma zsın. Başarı, zannedildiği kadar kolay elde edilen bir şey değil dir. Atıcılardan bir becerik siz di. Olacakla öleceğe çare bulun maz.
10.
Biçimce olumlu, anlamcaolumsuz cümleler Bu tür cümlelerde olumsuzluk anlamı taşıyan ek ya da sözcük kullanılmadığı halde cümleler olumsuzluk bildirir. “ ne …. ne ” bağlacı. Kim demiş onu çok sevdiğimi? (sevmiyorum) O kadar sinirli ki ona parayı kaybettiğini söyle söyleyebilirsen. (söyleyemezsin.) Ne gelen var ne giden Artık bu işin içinden çıkabilirsen çık
11.
Anlam için cümlenin ilettiği mesaja bak! Mesaj olumlu mu, olumsuz mu? Sanki ben uyarınca ders çalışmaya başlayacak mı? (başlamayacak) Artık bu işin içinden çıkabilirsen çık. (çıkamazsın) Ne gelen var, ne giden. (yok) Bu yaptıklarını hiç yanına bırakırlar mı? (bırakmazlar)
12.
Aşağıdakilerin hangisinde yüklemolumsuz olduğu halde cümlenin anlamı olumludur? Bu konu toplantıda yeniden gündeme gelebilir mi? Konunun en önemli bölümüne bakmamak olur mu? Hangi anne çocuğunun mutlu olmasını istemez. Olayları o kadar abartıyor ki insanın inanansı gelmiyor. Önerimizi kabul edeceğini hiç sanmıyorum.
13.
3. Soru CümlesiBir işin yapılıp yapılmadığını sormak, bir şeyin nedenini öğrenmek, durumla ilgili bilgi edinmek ya da kuşkuyu gidermek... gibi amaçlarla kurulan cümlelere soru cümlesi denir. Kardeşin eve geldi mi? Daha çok hangi kitapları okuyorsunuz? Olanları sana kim anlattı? Buraya nasıl geldin?
14.
Gerçek Soru CümlesiSoru öğeleri kullanılarak soru cümleleri kurulabildiği gibi, bu yolla cümleye değişik anlam özellikleri (şaşma, kınama vb.) de katılabilir. Yanıt gerektiren, soruyu soranın yanıt beklediği soru cümleleridir.
15.
Bu elbiseyi mialdınız? Hangi kitabı ne zaman okudunuz? Ismarladığım kitapları alacak mısın? Öğretmen gelmeyecek mi dediniz? Buraya neden mi geldim?
16.
Sözde Soru CümlesiYanıt gerektirmeyen, cümleye şaşma, küçümseme, inanmayış, beklenmezlik, özlem ... vb. anlamlar katmak için kurulan soru cümleleridir: Önüne baksan kör müsün? (Azarlama) Bugün öğretmen gelir mi ki? (Olasılık) Bu yüksek notu almak sana mı kaldı? (Küçümseme) Nerde o günler? (Özlem) O zavallı kime kötülük edecek ki? (Onaylatma)
17.
Ünlem Cümlesi Korku,acıma, şaşırma, sevinme, kızma gibi ansızın beliren duyguları anlatmaya yarayan cümlelere, anlamları yönünden ünlem cümlesi denir. Ah, elim yandı! Kapıyı açtım ki bir de ne göreyim! Oh, okul bitti, rahat bir nefes alalım! O... kimler gelmiş, kimleri görüyorum! Elimi cebime attım ki cüzdan yok!
18.
Aferin, seni tebrikederim! (Beğenme) Çocuk boğuluyor, imdat! (Korku ve telaş) Bu ne güzel bir tesadüf! (Sevinç) Hey! Bu kitaplar kime ait? (Seslenme) Ah, ayağım burkuldu! (Acı duyma) Sana verdiğim emeklere yazık! (Pişmanlık) Ey benim sarı tamburam! (Seslenme)
19.
Emir (Buyruk) CümlesiEmir kipiyle kurulan ya da gelecek zaman kipinin emir anlamıyla kullanıldığı cümlelere, anlamları yönünden emir cümlesi denir. Sandalyeyi çek, sessizce oturup bekle. Öğretmeniniz izinli, gürültü etmeden ders çalışın. Herkes ödevlerini önümüzdeki hafta getirecek, not alacak. Şuraya da bir halı ser, ortalığı topla. Sen de çalış ve para kazan artık.
20.
Dilek (istek) CümlesiBir dileği, bir isteği, bir arzuyu, bir temenniyi bildiren cümlelere, anlamları yönünden dilek veya istek cümlesi denir. Yarın bizde toplanıp bir güzel yemek yiyelim. Çocuk tek kazansın da neresi olursa olsun. Umarım işleriniz yolunda gidiyordur. Ah şu bahar bir gelse, çocuklar neşe içinde koşup oynasa. İnşallah bütün düşlerin bir gün gerçek olur. Allah sana uyuz versin de tırnak vermesin. Gözün kör olsun.
21.
Çerez bunlar çerez…Honamlııı! Bu bölümde dikkat edeceğin iki şey: Biçimce olumsuz, anlamca olumlu cümle Sözde soru cümlesi
22.
23.
Eş Anlamlı veyaYakın Anlamlı C. Farklı sözcüklerle kurulan fakat aynı düşünceyi anlatan, ileten cümlelerdir. konusu, konuya bakış açısı ve vardığı yargı aynı doğrultuda olacak
24.
“ Hayatım boyuncaiçimdeki bu acı benimle kalacak.” “ Ölünceye kadar bu acıyı taşıyacağım.” “ Ömür boyu kalbimin bir köşesinde bu acı duracak.”
25.
Soru tipi “Aşağıdaki cümlelerden hangisi bu cümleyle aynı anlama gelmektedir, yakın anlamlıdır, anlamını, içerir, aynı doğrultudadır? kankadır, yedikleri içtikleri ayrı gitmez şeklinde bir soru ile karşılaştığımızda aha da tam burayı soruyor demektir.
26.
Bir şiir ancakyazıldığı dilde güzelliğini koruyabilir. Çeviri şiir, aslındaki tüm güzellikleri yansıtamaz. “ İnsan bazı şeyleri seçtiği için değil, onları belli bir biçimde söylemeyi seçtiği için yazardır.” “ Bir yazarın neyi söylediğinden çok nasıl söylediği önemlidir.” “ Sanat eserlerinde konudan çok üslup önemlidir.” Üslup arka plana atılabilir; fakat muhteva asla!
27.
* Sevgi sadakatletaçlaşmadıkça ömrü kızgın çöllerdeki bir damla yaş kadardır. Sadakatin olmadığı bir sevgi uzun ömürlü olamaz. Kıyıyı gözden kaybetmeye cesaret edemeyen insan yeni okyanuslar keşfedemez. Hayatında riskleri göze alamayan insan başarılı olamaz.
28.
“ Eğer yaşambir yolsa, her zaman yokuş yukarı giden bir yoldur.” Aşağıdakilerden hangisi bu cümlede anlatılmak istenene anlamca en yakındır? Yaşam, insanoğlunu istemediği yerlere doğru sürükler. Yaşamı boyunca insanoğlu hep güçlüklerle karşılaşır. Yaşamda başarıya ulaşmak için kararlı olmak gerekir. İnsan yaşamı, birbirini bütünleyen evrelerden oluşur. Yaşamın akışı içinde insanoğlu bir yolcu gibidir.
29.
Anlamca Çelişen C.Düşünce ve davranışların birbirini tutmaması, birbirlerine ters düşmesi , tutarsız olmak, çelişmek demektir. Konusu aynı olduğu halde, konuya bakış açısı ve vardığı yargı birbirinden farklı -birbirine zıt- olan cümlelerdir.
30.
“ Aşağıdaki cümlelerdenhangisi bu cümleden farklı bir anlama gelmektedir” veya “ hangisinin anlamı bu cümleyle çelişir ”, “hangisi farklı doğrultudadır?, “hepsi Mersin’e giderken hangisi tersine gitmektedir? şeklindeki sorular birbiriyle çelişen cümle sorusu demektir.
31.
Çocuklar ve yetişkinleraynı kitaplardan hoşlanmazlar. İyi bir çocuk kitabı, mutlaka yetişkinlere de seslenir. Akıllı düşman akılsız dosttan hayırlıdır. Akıllı düşününceye kadar akılsız yol almış. Bir romanın değeri, gerçekleri tıpa tıp yansıtmasıyla ölçülür. Yazar, romanlarında mutlaka gerçeklere kendisinden bir şeyler katmalıdır. Bir fırtınada ancak rüzgârla eğilmesini bilen ağaçlar ayakta kalır. İnsan, hayatın sorunları karşısında bir kaya gibi sert ve tavizsiz olmalıdır.
32.
Bu soruları kaçırmamakiçin… Özellikle düşünce ufkumuzu, kelime ve atasözü, deyim bilgimizi geliştiriyoruz. “ Ben bilirim” demiyoruz, “bakmak lazım” diyoruz. Ters köşeye yatırırlar haa.
a.”İstikbalin sanat tarihindebu devrin adı Ahmet Haşim devridir.” I .Ahmet Haşim’den gelecek kuşaklar övgüyle söz edeceklerdir. II. Ahmet Haşim gelecekte daha iyi anlaşılacaktır. III .Ahmet Haşim sanatçı kimliğiyle yaşadığı devre damgasını vurmuştur.
35.
b.”İçinde iyi biryanı olmayan kitap kadar kötü kitap yoktur.” I. Kitaplarda yararlı bilgiler de zararlı bilgiler de olabilir. II .İyi yanı ağır basan kitaplar daha faydalıdır. III .En kötü kitap içinde iyilikten eser olmayan kitaptır.
36.
c.”Kuralların istisnası vardır;ancakistisnaların kuralı yoktur.” I .Kurallar istisna kabul etmeyecek kadar kesindir. II. Kurallara uymayan örnekler her zaman olabilir ama kurallara uymayan örneklere bir kural konulamaz. III . İstisnaların kuralı,kuraların istisnasıdır.
37.
Başımdangeçen kimi olayların öyküsünü yazarken,o olayları yeniden,hem de zamanında ayrımına varamadığım yönleriyle yaşamanın,küçümsenir bir mutluluk olmadığını söylemeliğim. Bu cümle aşağıdakilerden hangisiyle aynı anlamdadır? A) Öykülerimi oluşturmak için,yaşadığım olayları bir süre sonra hatırlamak zorunda olduğumu hiç unutmam. B) Başımdan geçen olayları yapıtlarımda anlatırken onlara yeni bir görünüm kazandırmaya çalışırım. C) Kimi olayların incelikleriyle yansıtılmasının,yazarlığa özgü bir nitelik olduğunu düşüyorum. D) Yaşadığım kimi olayları sonradan öyküye dönüştürürken onların fark etmediğim yanlarını tekrar yaşamak bana mutluluk veriyor. E) Kimi olayları yaşarken duyduğum üzüntüleri,sonradan onları yazarken mutluluğa dönüştürürüm.
38.
“ Neyaşanan her olay öyküye dönüştürülebiliyor ne de öyküye özgü kurallar,her zaman gerçeği aynen anlatmaya uygun düşüyor.” Aşağıdakilerden hangisi bu cümleye en yakın anlamdadır? A) Öyküde ne yaşanmış olaylar anlatılabilir ne de gerçekler yansıtılabilir. B) Her olayı öyküleştirmek doğru olmaz;her öykünün kendine özgü bir yapısı vardır. C) Yaşanmamış olaylardan öykü çıkaramaz;yaşanmamış olaylar da öykünün sınırlarını aşar D) Yaşanan olaylar çok etkileyicidir;olaylar öyküleştirilirken canlılığını ve etkileyiciliğini yitirir. E) Baştan geçen her olaydan öykü çıkarılamaz;öykünün yapısı olup biteni olduğu gibi yansıtmaya izin vermez.
39.
” Tiyatro birodak noktasıdır; dünyada, tarihte, insanda her ne varsa oraya yansıyabilir; ama sanatın sihirli değneği altında.” Aşağıdaki yargıların hangisi bu cümlede söylenmek istenene en yakındır? A) Sanat eseri, hayatı olduğu gibi yansıtmalı, eğlendirmeli ve her sosyal tabakaya seslendirmelidir. B) Sanatta gerçek, basit bir kopyadan ibaret olmamalı, yazarın kafasından geçip onun görüşüyle bize sunulmalıdır. C) Sanatçı öncü olmak, halkın yürüdüğü yolun ilerisini bir projektör gibi aydınlatmak zorundadır. D) Sanatçı bir gözlemci ve deneyimcidir; olayları ve kişileri gözlemlediği gibi verir. E) Sanatçı, toplumdaki işlevini, sanat kaygısını her şeyin üstünde tutmakla gerçekleştirebilir.
40.
” (I)Bana göre şiir; özünü halk kültüründen almalı. (II) Halk kültürü tükenmez bir hazinedir. (III) Halk ne söyleyecekse doğrudan söyler. (IV) Dolambaçlı yollara sapmaz. (V) Halkımız acı sözlerden tatlı sözler üretir. (VI) Çirkinliklerden güzellik yaratır.” Parçada, anlamca birbirine en yakın olan iki cümle hangisidir? A) I,II B) II,III C) III,IV D) IV,V E) V,VI
41.
Kadınlar zayıftır amaanalar güçlüdür. Aşağıdakilerden hangisi,bu cümleye en yakın anlamdadır? A) Analık kadına güç verir. B) Her kadın güçlü bir anadır. C) Ananın gücü kadınlığından gelir. D) Analık,kadınların güçlü duygusudur. E) Analık,güçlülüğün ilk koşuludur.
42.
Burada sözünü etmediğimfilmlerin yeterince iyi olmadığı sanılmasın. Aşağıdakilerden hangisi anlam bakımından bu cümleye en yakındır? A) Burada sözünü ettiğim kötü filmlerin iyi yanları da var. B) Burada sözünü ettiklerimin dışında da iyi filmler var. C) İyi olmayan filmlerden de burada söz edebilirim. D) Burada sözünü ettiğim filmler iyi film diye seçilenlerdir. E) Burada sözünü ettiğim filmler arasında kötü filmlerde yer alıyor. (1994-ÖSS)
43.
Neden-Sonuç İlişkili C. Öncekiler çerezdi. İşte burası hakikaten “ kıl”dır . Dikkatsiz olursan can yakar. En az iki cümle, iki yargı olacak: Sıralı, bağlı, birleşik veya birbirini izleyen numaralı cümlelerden biri neden diğeri sonuç cümlesi olacak.
44.
Numaralı cümleler verilip;bizden neden-sonuç cümlesini bulmamız istenirse her yargıya “ne sebeple” sorusunu sorarız. Ya da “Hocam ben sonuç cümlesini bulup, “ niçin ”i ‘çaksam’ neden-sebep yargısını bulur muyum?” diyenlere “ Sen mutlu ol yeter” şarkısını gönderiyorum.
45.
Hocam ben beleşçiyim , uğraşmam şunları görünce neden-sonuç cümlesi diye atlarım diyenlere: Bir cümlede neden sonuç ilişkisi genellikle " için, ile, -den dolayı, -den ötürü, - mesi , bunun üzerine, bu nedenle, -diye, ile " ilgeçleriyle kurulabilir. Bunların geçtiği cümlelerde “neden-sonuç” ilişkisi bulmak oldukça kolaylaşır.
46.
yönteeeeemmmm Cümlede ikiyargıyı görüyoruz, buluyoruz. Sonuç yargısını bulup “ ne sebeple, niçin ” sorusunu soruyoruz, hooop, ‘ neden’ elimizde. Hocam ben sonucu bulamıyorum diyene (Teslime’ye havale ediyorum.) Asıl anlatılmak istenen yargıyı , bildirilen iletiyi bulman lazım. Gerekçeli ya da açıklamalı yargı sorulursa, elemanlar sazan avına çıkmış demektir. Çünkü sana neden-sonuç ilişkili cümleyi soruyor.
47.
Süreyya Ayhan dünyaşampiyonu olama dığı için çok üzüldük. Ayhan bu yarışta hastalığın dan ötürü arzulanan performansı gösteremedi. Hastalığının etkisi yle son metrelerde gücü tükendi. Klimaların çalışmama sı nedeniyle çok sıkıntı çektik.
48.
Voltaj düş tüğüiçin klimalar çalışmıyormuş. Konuyu iyi bil diği için dikkatsizce davranmış. Sınavı kazanamadık diye bize etmedikleri kalmadı.
49.
Yoğun kar yağışıyüzünden Ankara - İstanbul seferleri iptal edilmiş. Elindeki işi bitiremediğinden bir hafta kadar yeni bir iş alamayacağını söyledi. Derslere sürekli geç gelmesi ve ödevlerini zamanında yapmaması öğretmenini çok kızdırıyordu. Ormanlar bilinçsizce yok edildiği için denge bozuldu. Ders çalışmayınca sınavı geçemedi. Sınavda heyecanlandığı için bazı soruları yapamadı. Bakımsızlıktan ev harabeye dönmüştü. Matbaanın bulunmasıyla okuma yazma oranı arttı. Aşırı sıcaklar can kaybına yol açtı.
50.
Aşağıdaki dizelerin hangisindeyargı, gerekçesiyle birlikte verilmiştir? A) Herkese selam verdi Beni ağlattı geçti B) Gözlerimin yaşları Mermere aksa deler C) Ben yarime gül demem Gülün ömrü az olur D) Ben yarimi unutamam Unutsa da o beni E) Rengini gülden almış Kokusunu menekşeden
51.
Aşağıdakilerden hangisinde birincicümlecik ikincinin nedeni durumundadır? A) Biraz daha yaklaşınca onu kıyafetinden tanıdı. B) Kar yağmıyorsa yola çıkmışlardır. C) Geri gelmez beni arayacağını söylemişti ama aramadı. D) Fazla ışık gözlerime dokunduğundan perdeyi kapattım. E) Ana caddeyi geçtikten sonra okul yoluna girdiler. (1986-ÖSS)
52.
(I) Günü gününepek uymaz bu kentin. (II) Bir bakarsın, yaz ortasında buz kesmişsin; bir bakarsın, kasım ortasında ceket fazla gelmiş. (III) Geçen eylül ayının son günü kente yağmur yağarken, kentin sırtını dayadığı dağa kar yağıyordu. (IV) Ertesi gün ise mayısın sonu güneşine benzeyen, pırıl pırıl bir hava... (V) Neredeyse tüm ekim ayı, böyle geçti. (VI) Oysa daha güneyimizdeki bir başka, kente çoktan kış gelmişti. Yukarıdaki parçada numaralandırılmış cümlelerden hangisi kendinden önceki cümlenin açıklaması durumundadır? A) II B) III C) IV D) V E) VI (ÖSS- 2000)
53.
“ Gene bahargeldi, açıldı güller” dizesinde, güllerin açılışı baharın gelişine bağlanmaktadır. Aşağıdaki dizelerin hangisinde buna benzer bir durum söz konusudur? A) Ne bir vefa gördüm, ne faydalandım B) Erzurum dağları kardır, geçilmez C) Düşman geldi, tabur tabur dizildi D) Ağlatmadı güzel, güldürdü beni E) Başım yastıktadır, gözlerim yolda
54.
Okul öncesi eğitimin,çocuğun gelişiminde büyük önem taşıdığı tartışılmaz bir gerçek. Aşağıdakilerden hangisi, bu cümlede belirtilen yargının bir gerekçesi niteliğindedir? A) Anaokulu, yuva ve kreşlerin sayısı her geçen gün artıyor ve bunlar sürekli gelişiyor. B) Anne-babalar çocukları için en iyiyi bulma ve yapma çabası içindeler. C) Çocuklar paylaşma ve sorumluluk duygularını oyunla geliştirirler. D) Çocuğun duygusal ve zihinsel gelişiminin önemli bir kısmı okul çağından önce tamamlanmaktadır. E) Son yıllarda anaokullarında çocuğu değişik yönleriyle geliştirmeyi amaçlayan yeni yöntemler deneniyor.
55.
(I) Yaşça sınıfınen küçüklerindendim. (II) Okumayı çok severdim. (III) Haftada en az bir kitap okurdum. (IV) Okuduklarım değişik türde kitaplardı. (V) Bunlar arasında en çok serüven romanlarından hoşlanırdım. Yukarıdaki numaralandırılmış cümlelerden hangileri neden- sonuç ilişkisiyle birbirine bağlıdır? A) I ve II B) II ve III C) II ve IV D) III ve IV E) IV ve V (1995- ÖSS)
56.
Amaç - Sonuçİlişkili C. En az iki cümle, iki yargı olacak: Sıralı, bağlı, birleşik veya birbirini izleyen numaralı cümlelerden biri amaç diğeri sonuç cümlesi olacak. Öznenin işi, hareketi gerçekleştirme amacını bulacağız.
57.
Hocam püf noktasıyok mu diyene! Amaç cümleleri “-mak için, -mak üzere, diye, amacıyla, maksadıyla ” unsurları ile veya ya da "-e , -a" ekiyle belirtilebilir. “ Ne amaçla” sorusu yükleme sorularak amaç bulunur. Ayrıca cümleye amacıyla, maksadıyla, amacı sözcüklerini ekleyebiliyorsak amaç-sonuç cümlesi vardır.
58.
Bu sınavı kazanabilmek için elimizden geleni yapıyoruz. Avrupa Kupası maçlarını izle mek üzere Ankara’ya gitti. Servetlerini arttır mak adına yapmadıkları kalmamış. Ailesini geçindir mek amacıyla gurbet ellerde iş arıyordu. Özgür bir vatanda yaşayalım diye nice canlar verdik.
59.
“ diye”ye tikkat“ diye”li cümlelerde cümlenin amaç-sonuç cümlesi mi neden-sonuç cümlesi mi olduğunu anlayabilmek için “diye” “ için”e dönüştürülür. “ için”e dönüşürken “-mek” ortaya çıkarsa cümle amaç sonuç cümlesidir. “ - mek ” ortaya çıkmazsa cümle neden sonuç cümlesidir. Hocam ben kitap, şiir, gazete, magazin haberi, futbol gazetesi, internet haberi vb. okurum, üzerinde düşünürüm, yorumlarım, yani “ okuduğumu anlarım ” diyene gereksiz bir bilgi. Bunları yapmıyorsan, kurallarla sürekli uğraşıp durursun!
60.
Hadi şu “diye”lerebakalım. “ Sınavı kazanalım diye çalışıp duruyoruz.” cümlesini “için”li söylersek “ Sınavı kazanmak için çalışıp duruyoruz.” cümlesi oluşur, -mek ortaya çıktı Demek ki bu cümle amaç-sonuç cümlesidir. Sınavı kazanamadık diye söylemedikleri kalmadı.” cümlesini “için”li söylersek “Sınavı kazanamadığımız için söylemedikleri kalmadı.” cümlesi oluşur, -mek ortaya çıkmaz. Demek ki bu cümle neden-sonuç cümlesidir
61.
Seri örnekler Birazhava almak ve dinlenmek için arkadaşlarıyla pazar günü pikniğe gideceklermiş. Okula onu görmeye gittim. Onunla bu durumu bütün ayrıntılarıyla değerlendirmek üzere tekrar bir araya geleceğiz Borçlarından kurtulmak için evini satmış. Ailesini görmeye Almanya’ ya gitmiş. Başbakan, ticari anlaşmalar yapmak üzere yurtdışına çıkıyor. Bu ,bizi birbirimize düşürmek maksadıyla söylenmiş bir sözdür. Şair, şiirinde herkes anlayabilsin diye yalın bir dil kullanmış. Yazar,eleştirmene şirin görünmek maksadıyla iki yüzlü davranıyor.
62.
Neden-sonuç cümlesi ileAmaç-sonuç cümlesini ayırmak için iyi baaak! Neden-sonuç cümlesiyle amaç-sonuç cümlesini ayırabilmenin bir yolu da –mek mastarıdır. -mek mastarı varsa genelde amaç-sonuç; yoksa genelde neden-sonuç cümlesidir . Amaç-sonuç cümlesinde bir yere “amacıyla, maksadıyla” ifadesini koyabilmen lazım. Neden-sonuç’ta cümledeki yargılar gerçekleşmiştir ; amaç-sonuç’ta henüz gerçekleşmemiştir . Parasını aldığı için eve gitti. Parasını almak için eve gidecek.
63.
Hadi bakalım Şeker’lebaşlayalım. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde amaç-sonuç ilişkisi bulunmaktadır? Kırmızı gülleri sevdiğimden bana gül getirmiş. Tatile gitmek için para biriktirmiştim. Koşarak gittiğim için nefes nefese kaldım. Sevimsizliğinden dolayı kimse onu sevmezdi. Telefon etmemiştim, bana küsmüş.
64.
Kubilay ne dersin?Aşağıdakilerden hangisinde birinci cümlecik ikincinin nedeni durumundadır? A) Biraz daha yaklaşınca onu kıyafetinden tanıdı. B) Kar yağmıyorsa yola çıkmışlardır. C) Geri gelmez beni arayacağını söylemişti ama aramadı. D) Fazla ışık gözlerime dokunduğundan perdeyi kapattım. E) Ana caddeyi geçtikten sonra okul yoluna girdiler.
65.
Gamze, ablasından dahagayretli mi acep? “Çocukların susuzluktan dudakları çatlamıştı.” Cümlesindeki ilişki aşağıdakilerin hangisinde vardır? Yoksulluktan kurtulmak için çok çalıştım. Geçirdiği hastalıktan hiçbir iz kalmamıştı. Kaçırdım gözlerimi sen üzülme diye. O korkulu olaydan güzel bir öykü çıkarmıştı. Öfkeli diye üzerine varmadım.
66.
Bu sorulara bende uyuz olurum Mesut. (I) Günü gününe pek uymaz bu kentin. (II) Bir bakarsın, yaz ortasında buz kesmişsin; bir bakarsın, kasım ortasında ceket fazla gelmiş.(III) Geçen eylül ayının son günü kente yağmur yağarken, kentin sırtını dayadığı dağa kar yağıyordu. (IV) Ertesi gün ise mayısın sonu güneşine benzeyen, pırıl pırıl bir hava... (V) Neredeyse tüm ekim ayı, böyle geçti. (VI) Oysa daha güneyimizdeki bir başka, kente çoktan kış gelmişti. Yukarıdaki parçada numaralandırılmış cümlelerden hangisi kendinden önceki cümlenin açıklaması durumundadır? A)II B) III C) IV D) V E) VI
67.
Emine seni “kesmez”bu soru ama… (I) Yaşça sınıfın en küçüklerindendim. (II) Okumayı çok severdim. (III) Haftada en az bir kitap okurdum. (IV) Okuduklarım değişik türde kitaplardı. (V) Bunlar arasında en çok serüven romanlarından hoşlanırdım. Yukarıdaki numaralandırılmış cümlelerden hangileri neden- sonuç ilişkisiyle birbirine bağlıdır? A) I ve II B) II ve III C) II ve IV D) III ve IV E) IV ve V
68.
Koşul (Şart) İlişkili C. Bir eylemin gerçekleşmesini başka bir durumun gerçekleşmesine (şarta) bağlayan cümlelerdir. Koşul anlamı veren “-sa, ınca, -dıkça, üzere, ancak, yalnız, yeter ki, şartıyla” , “ ise ” ek-eylemi kullanılabilir. Klasikleri okursan düş dünyan zenginleşir.
69.
Bizden koşul cümlesinibulmamız istenirse temel yargıya (yüklem) “ne şartla, hangi şartlar oluşursa” sorularını sorarız. Cevap aldığımız seçenek koşul cümlesidir
70.
Gönülden istemey ince bu işi başaramazsınız. Beni bir kez arar sa onu on kez ararım. Seni bu kez affediyorum; ancak bunu bir daha tekrarlamayacaksın. Bol bol soru çöz dükçe soru pratiğiniz gelişir. Bu gece size gelirim; yalnız o güzel pastadan yapacaksın. Soruları çözerim; ama hediyemi de isterim.
71.
Oğuz ne dersinbu işe? Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “ koşula bağlılık” söz konusudur? A) Konuşmak üzere kürsüye yöneldi. B) Evden çıkmak üzere olduğunu öğrendim. C) Kitabı geri vermek üzere aldı. D) Güneş doğmak üzereyken yola çıktık. E) Onu trene binmek üzereyken yakaladık.
72.
İstediğin her şeyialırım, yeter ki sınıfını geç. Git; ama saat on ikiden önce evde ol. Sinemaya gideceksin; ancak önce ödevlerini bitir. Her güneş doğduğunda beni hatırla Sanatçı yapıtında toplumu anlatırsa ölümsüzleşir. Akşam baban gelsin , alışverişe çıkarız. Müzik dinleyebilirsin ama sesini fazla açmayacaksın. Akşama geri vermek üzere bu kitabı alabilirsin. Bizim buralara yağmur yağdıkça her yer toprak kokardı. Ah bir zengin ol sa m . (Kadir ne dersin koşul cümlesi mi) “ Bir şiir kitabı alsan da oku sa k.” , “ Radyonun sesini açsan da biz de dinlesek”
73.
Açıklama İlişkili C . Sıralı, bağlı, bileşik veya birbirini izleyen cümlelerden önceki cümlede bildirilen yargının nedeni, sonraki cümlede verilmişse ve bu herkesin kabul edebileceği bir mantığa dayanıyorsa açıklama cümlesi olur. ( sonuç + çünkü, demek ki, bu yüzden + açıklama-neden ) Açıklama cümleleri bir bakıma neden-sonuç cümlelerinin tersi gibidir . Önce sonuç verilir sonra neden açıklanır.
74.
Sevgi bir mıknatısgibidir, insanları kendine çeker. Savaş acımasız bir şeydir; çünkü kan ve nefretle yoğrulur. Bugün okula gitmeyeceğim; hastayım.
75.
Davul çalmaya benzemezbu işler Yorulmaz! Aşağıdakilerden hangisinde “biri ötekinin açıklayıcısı olarak birbirine bağlanan” iki yargı verilmiştir? Akşam bizde buluşalım ya da siz bize gelin. Bugün gelmeyecek ama yarın gelir. Soruyu bilemedi, demek ki yeterince çalışmamış. Fransızca’yı öğrendi, şimdi İngilizce’ye çalışıyor. Okulu bitirdi, hem de işe girdi.
76.
Karşılaştırma Cümleleri Karşılaştırma, birbirleriyle ilişkili iki varlık , iki kavram ya da herhangi iki şeyi, ortak olan ya da olmayan yönleriyle anlatmaktır. Karşılaştırma cümlelerinde; karşılaştırma ilişkisi " gibi, kadar, daha, en.. ." gibi bağlaç, ilgeç ve belirteçlerle kurulur. Karşılaştırma bildiren cümleler bir varlığın başka bir varlıktan herhangi bir yönden daha iyi, daha kötü ya da onunla aynı düzeyde olduğunu belirtir.
Dörtyol’un boğucu havasıakşama doğru daha da ağırlaştı. Düne göre bugün iyiyim. Ablam kadar insan canlısı biri olamaz. Babam sinirlidir, annem ise ona göre sakin sayılır. En büyük asker bizim asker.
79.
Yurtseven’i de inşallahiyi bir gelecek bekliyor Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir karşılaştırma söz konusu değildir ? O, hemen her konuda bildiğini tam bilir. Öğretmen, sınıfın en çok konuşanını öne oturttu. O, sanatçılar arasında eşi az bulunur bir insandı. Çocukların en beceriklisini bulup getirmişti. Ona aldığım kalem daha çok benim işime yaradı.
Tanım Cümlesi Bu nedir?, Bu kimdir ?” sorusuna cevap olabilen cümleler tanım cümleleridir. Tanım cümleleri kendi aralarında ikiye ayrılır: Nesnel Tanım Cümlesi: “ … nedir?” sorusuna kişisel zevk, beğeni ve yaklaşımlara yer vermeden , bilimsel ve herkesin kabul edebileceği şekilde cevap veren cümleler nesnel tanım cümleleridir.
84.
Unutmaaaa Parçada üzerindedurulan kavrama (sanat, sıfat, dostluk vs) Bu nedir? diye sorduğumuzda cevap almamız şarttır.
85.
Koşma, halk şiirindeon birli hece ölçüsünün kullanıldığı bir nazım türüdür. Futbolcunun kendi ceza alanı içinde rakibine yaptığı on kusurlu hareketin cezası penaltıdır.
86.
b) Öznel TanımCümlesi: “ … nedir?” sorusuna verilen kişisel zevk, beğeni ya da yaklaşımlara dayalı cevaplar öznel tanım cümleleri olur. Koşma en güzel nazım türlerinden biridir. Aşk acıya şikayetsiz katlanmaktır.. Edebiyat, dünyaya yeni bir pencere açıp insanlara dünyayı bu pencereden izletme sanatıdır.
87.
Hangileri tanım cümlesi? Şiir için gözyaşı derler Bunu bilmem lakin. Aczimin giryesidir asarım. Roman çok sevilen bir türdür. Sanat, bize bizim göremediklerimizi göstermelidir. Eleştirmenler, eleştirilerinde tarafsız yani objektif olmalıdır.
88.
Dostluk okudukça artanbir kitaptır. Sıfat; isimleri çeşitler yönden niteleyen ya da belirten kelimelerdir. Sanat, yalanı, yaşamda olamayanı gerçeğe dönüştürme çabasıdır. Bir sanat eserinin iyi ya da kötü yanlarını ortaya koymaktır eleştiri. Hangileri öznel, hangileri nesnel tanım cümlesi?
89.
Aşağıdakilerden hangisi birtanım cümlesidir A.Dağ? A) Lirik şiir, akıldan çok düş gücüne, düşünceden çok duyguya yaslanır. B) Lirik şiirde, aşkın her türlü görünüşü, bütün yönleriyle dile getirilir. C) Lirik şiirde şair, sözcükleri seçerken, onların ses ve görüntü gücünü göz önünde tutar. D) Lirik şiir, duyguların, çok etkili ve coşkulu bir biçimde dile getirildiği şiir türüdür. E) Lirik şiirde yıllar yılı, aşk, ölüm, din gibi belirli temalar işlenmiştir. ÖSS-1990
90.
Nesnel - ÖznelAnlatımlı C Anlatıcının duygu, düşünce ve sezgilerine dayanan anlatım öznel ; kanıtlanabilir olan, kişisel duygu ve düşünce taşımayan anlatım nesneldir.
91.
Öznellik(subjektif) - nesnellik:Kişiden kişiye göre değişen,beğeni, takdir ya da yergi içeren kanıtlanabilirlik özelliği olmayan ifadelerdir. Sanatsal ifadeler,yorumlar, beğeni,benzetme ve eleştirilerin hepsi özneldir. ÖR: ”Ressam bu tablosunu özenerek yapmış.” “Güneşin doğuşu da batışı da muhteşemdir .” “Gülmek ona çok yakışıyor .” Benzetmeler,kişileştirmeler ve duygusal anlatımların hepsinde öznellik vardır. Başkalarından aktarılan görüşler nesneldir.
92.
Hadi şu cümlelerebakalım. Dörtyol, Amanoslar ile Akdeniz arasındaki dar kıyı koridoruna kurulmuş bir ilçedir. Askerlik süresi on beş aydır. Sanatçının son eseri en çok okunan romanlar arasına girmiş.
93.
Dörtyol yurdumuzun çokgüzel ilçelerindendir. Askerlik zevkli bir meslektir. Sanatçının bu eserinde insanı kendine çeken bir yan var.
94.
Aşağıdaki cümlelerin hangisindeöznel bir değerlendirme söz konusudur? A) Romanda anlatılanlar Kurtuluş Savaşı yıllarında geçiyor. B) Öyküdeki kişilerin dördü kadın, üçü erkektir. C) Romanın sonunda kahramanların hepsi ölüyor. D) Kitaptaki ilk öykünün konusu köy yaşamıdır. E) Öykülerin anlatımında bir kuruluk, bir tek düzelik görülüyor.
95.
Aşağıdaki cümlelerden hangisi, kanıtlanabilirlik açısından ötekilerden farklı bir nitelik taşımaktadır? Bu sanatçının resimleri, duygu ve düşünceyi görselliğe dönüştüren tutarlı bir üslûbun ürünüdür. Sanatçı kendine özgü çağdaşlık anlayışını ve eleştirel tavrını bu dizede de sürdürüyor. Sanatçı bu resimlerinde gerçekleri, değişik yorum ve çağrışımları açık biçimde vurguluyor. Sanatçının son resimleri insanı etkileyen ve duygulandıran bir anlatımla inceden inceye işlenmiştir. Sanatçının sarı ve yeşil renkleri ağırlıklı olarak kullandığı kırsal kesim resimlerinde, çalışan köylüler görünüyor.
96.
Değerlendirme – EleştiriC. edebiyat veya sanat eserini, yazarını çeşitli yönleriyle inceleyip açıklamak,anlaşılmasını sağlamak için yapılan değerlendirmelerdir. Eleştiriler kişisel beğeni ifade ettiği için öznel yargılardır. Eleştiri(kritik) olumlu yada olumsuz olabilir.
97.
dikkat Edebiyattaki ELEŞTİRİ’de amaç eserin sanatsal değerini ortaya koymaktır. Yoksa günlük hayatta kullandığımız “eleştiri” kelimesiyle kel alakası vardır.
98.
Anlatımı sıradan, dahailk öyküde cümleler birbiri üzerine yığılıyor. Bu kitaptaki öyküler, anlam ve üslup bütünlüğüne sahip olmayan niteliksiz eserlerdir. En zor konuları bile ustalıkla anlatmayı biliyor. Çocukluk anılarına sıkça yer vermesi, yaratıcılığının pek gelişmediğini gösteriyor. Romancı, olayları olduğu gibi aktarmak isterken yapmacıklığa düşmüş. Doğallıktan uzak anlatımı, okuru yapıttan uzaklaştırıyor. İnsanlara değer vermeyen tavırlarını herkes yadırgıyor. İlk yapıtlarındaki çekicilik son yapıtlarında da öne çıkıyor .
99.
Aşağıdakicümlelerin hangisinde hem beğenme hem de olumsuz bir eleştiri söz konusudur Gülizar ? A) Sözcük seçimindeki özensizlik,çevirmenin,metnin aslına bağlı kalmaktaki titizline gölge düşürüyor. B) Öyküleriyle Türk edebiyatında seçkin bir yer alan sanatçının bu yapıtları,yabancı dillere çevrilmiştir. C) Sanatçının ilk şiir kitabını sevinç ve heyecanla okurken çocukluk günlerimi düşünüyorum. D) Sanatçı,günlüklerinde zaman zaman başka kişilerin konuşmalarına yer vermiştir. E) Kitapta,eski eğitim düzenimizin olumsuz yönleri,karşılaştırmalı bir yöntemle anlatılıyor.
100.
Aşağıdakicümlelerin hangisinde ”değerlendirme” söz konusudur Fadime ? A) Kimi sanatçılar duygularını dile getirmek için,kimileri de kusursuz eserler yaratmak için yazarlar. B) Romancı,gerçekleri düş gücüyle yeniden biçimlendiren kişidir. C) Bir eserin değerinin konusundan çok üslubuna bağlı olduğunu her zaman söylerim. D) Bu romandaki kişilerin birbiriyle ilişkisi üzerine bir çok inceleme yapılmıştır. E) Bu eserde konu gerçek yaşamdan alınmış,kişiler karakterlerine uygun biçimde konuşturulmuştur.
101.
“ Özeleştiri” neydiSakine? İmkanlarımı daha iyi kullanabilirdim. Tecrübelerimden yeterince ders almadığımı biliyorum. Bu kadar basit bir yanlışı ben nasıl yaptım? Kendimi daha iyi yetiştirseydim daha iyi yerlere gelebilirdim.
102.
Doğrudan (Düz) AnlatımlıC. Herhangi bir konuda bir kişinin görüş ve düşünceleri hiçbir değişikliğe uğratılmadan verilir.Bu cümle genellikle tırnak içinde gösterilir: Çiçero’nun “Bir yerde yaşam varsa orada umut da vardır.”sözü çok hoşuma gider. Kadın,arkadaşının kulağına eğilerek: “Birazdan kalkalım mı?”diye fısıldadı. Bu konuda atalarımız: “Cesurun bakışı,korkağın kılıcından keskindir.”der. Deskartes’in: “Düşünüyorum öyleyse varım.”sözü çok ünlüdür.
103.
Alıntıya yer verilmişdoğrudan anlatım cümlelerinde “de-, söyle-” fiili kullanılır. Öğretmenimiz, haftaya testleri kontrol ederim, de di. Büyük Önder’in de diği gibi: “Hayatta en gerçek yol gösterici bilimdir.” Babam, “Bu çocuk adam olmaz.” di yor.
104.
Dolaylı Anlatımlı C. Sözü söyleyenin başkasından aldığı bir cümleyi çekimli yüklemle değil kendi cümlesinin bir parçası olarak aktardığı cümlelerdir. Çok mu kitap gibi oldu? Bir de şunu dene:
105.
Bir kişinin sözününsöylendiği biçimde değil de, bazı değişiklikler yapılarak aktarıldığı cümlelerdir: Onunla bir daha konuşmayacağını söyledi. Bernard Shaw,düşünmenin ruhun kendisiyle konuşması olduğunu söylerdi. Doktor,babama ilaçları mutlaka içmesi gerektiğini tembih etti. Yazar,sanatçı olunabilmek için çok çalışılması gerektiğini vurguladı. Arkadaşım yarın, sinemaya gideceğini söyledi. Okul arkadaşım, çok fazla çalışmaktan sıkıldığını söyledi.
106.
Dilbilgisi ‘püf’ü verhocam diyeneee: Dolaylı anlatım cümlelerinde başkasından alınan cümle, yüklemindeki kip ve şahıs ekleri atılıp bu ekler yerine “-dığı, -cağı, -dığını, -cağını, -sını …” ekleri getirilerek kullanılır. Dolaylı anlatımda çoğunlukla “söyle-, ifade et-, dile getir-“ sözleri kullanılır.
107.
Aha da bunudiyordu önceki sunu: Öğretmenimiz, testleri haftaya kontrol edeceğini söyledi. Büyük Önder hayatta en gerçek yol göstericinin bilim olduğunu dile getirmiştir. Babam benim adam olmayacağımı ifade etmekten kaçınmıyordu.
108.
Topla gel abi,topla gel… Başkasına ait bir söz hiç değiştirilmeden söylenirse Doğrudan Anlatım oluyordu. Başkasına ait bir sözü kişinin kendi söyleyişine uydurarak ve değiştirerek anlatması da Dolaylı Anlatım ‘dır. O, bana: “ Büyük bir edebiyatçı olacaksın .” demişti. O, benim büyük bir edebiyatçı olacağımı söylemişti.
109.
Hadi şunları dasen tespit et gaari: Atalarımız “Yalancının mumu yatsıya kadar yanar.” demişler. Atalarımız yalancının mumunun yatsıya kadar yanacağını söylemişler. Serbest şiir günümüzde daha çok tutuluyor, dedi. Serbest şiirin günümüzde daha çok tutulduğunu söyledi. Bazı şairler, bu şiirlerde gerçekçi bir hava vardı, diyorlar. Bazı şairler, bu şiirlerde gerçekçi bir hava olduğunu söylüyorlar.
110.
Hocam bunu söylemeyegerek var mı? Dolaylı anlatımla “ Dolaylama ” ve “ Dolaylı anlam ” kavramları karıştırılmamalıdır. “Dolaylama” bir sözcükle söylenebilecek bir kavramı birden fazla sözcükle ifade etmektir, “dolaylı anlam“ ise mecaz anlamdır .
111.
Tümevarım (Özelden Genele)C. Cümlede düşüncenin özelden genele, parçadan bütüne doğru sıralandığı cümlelerdir. Tümevarım cümlelerinin sonunda genellemeler yapılabilir.
Tümdengelim C. Bütündenparçaya, genelden özele varan anlatımdır. Futbol dünyada olduğu gibi; ülkemizde de çok sevilir.
114.
Herkesin babası gibibenim babam da kendi sözünün kesilmemesini istiyor. Diğer komşular da, biz de sokağımızın temiz olmasını istiyoruz. Diğer günler gibi bugün de ders çalışacağım.
115.
Kinayeli Anlatımlı C. Takımımız bu haftaki maçında muhteşem bir oyunla 4-0 mağlup oldu. Çocuk o kadar çalışkandı ki her dönem en az beş zayıf getirirdi.
116.
Yani nedir buanlatım şekli? Cümlede ifade edilen düşüncenin, genellikle alaycı biçimde, tersini kasteden anlatım biçimidir. Okulunu ne kadar çok sevdiğin yirmi gün devamsızlık yapmandan belli. Eşinin gözündeki morluktan onu ne kadar çok sevdiğin anlaşılıyor.
117.
Genel ve ÖzelAnlatımlı C. Aralarındaki ortak özelliklere göre, daha çok varlığı kapsayan , aynı kavramları topluca düşündüren sözcüklere genel; anlamları sınırlı olan, kavramları tek tek düşündüren sözcüklere özel anlamlı sözcükler denir. Buradan hareketle genel anlamlı sözcüklerin kullanıldığı cümleler genel , özel anlamlı sözcüklerin kullanıldığı cümleler ise özel anlamlı yargı içerir.
118.
- Geri kalmışülkelerde spora hiç önem verilmez. - Hindistan, futbola hiç önem vermeyen bir ülkedir. - Dünyada en çok satan kitaplar, romanlardır. - Ülkemizde en çok satan kitap türü, polisiye romanlardır.
119.
Hadi biraz beyin“cimnastiği”…. Ama bu soruyu hızlı bir şekilde cevaplayın... Samimi olun haaa. 1000 sayısına 40 ekle 1000 daha ekle 30 ekle 1000 daha Artı 20 Artı 1000 Ve artı 10
120.
Yeter bu kadarMatematik, “duygular”a geçeceğiz, biraz estetik zevk alalım:
a.Hayıflanma: Acınmak, üzülmek,yerinmek ya da kaçırılan bir fırsattan dolayı esef etmek, pişman olmak demektir. Keşke annemin değerini hayatta iken bilseydim.” “Nasıl geçti habersiz O güzelim yıllarım.” * ne yazık, keşke, vah kelimelerine dikkat. “ keşke şöyle olsaydı ” anlamı vardır. Acımadan farkı, biraz pişmanlık var.
125.
Aşağıdakidizelerin hangisinde “hayıflanma, üzülme” söz konusudur? A) Kınalanmış gibi dağlar,dereler Ne güzel güz,ne güzel eylül olur. B) Desem ki vakitlerden bir nisan akşamıdır. Rüzgarların en ferahlatıcısı senden esiyor. C) Yaz göç ediyor,ne yazık, yine güz Mor dağlarda güneş doğmadan henüz D) Kuşlar gelecek damların üstünden Kuşlar konacak dağlara E) Lale,sümbüller içinde hüma kuşları ötüyor Avcılar yolu tutmuşlar erken erken
126.
Acıma Bir kişininya da canlının içine düştüğü olumsuz durumdan üzüntü duymak, acımaktır . Depremden kurtulanların hali yürekler acısıydı. Allah kimseyi bu durumlara düşürmesin. Zavallı her gün eriyip gidiyordu. O güzelim kız, birkaç yılda çöküp yaşlandı. Zavallı adam, çocuklarını yetiştirebilmek için ne acılar çekti
127.
Yakınma : şikayet etme İçinde bulunulan durumdan memnun olmamak, şikayetçi olmaktır. Sızlanmak,sızlanarak anlatmaktır. * O kadar ilgileniyorum yine de hareket yok. * Bıktım artık durmadan para istemesinden. * Edebiyatımızda milli konulara eğilen biri çıkmadı gitti. Bir de sözüme kulak verse. Oysa günümüzde artık masalın sadece adı kaldı. Bu çocuklar dur durak bilmiyor.”
128.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “yakınma” söz konusudur? A) Onu olduğu gibi kabul etmesini söyledim. B) Bir de aldığı gibi getirmesini öğrense. C) O geldiği gibi gitmesini biliyor. D) Konuştuğu gibi yazmak için özen gösteriyor. E) Çalışmayı sevdiği gibi eğlenmeyi de seviyor. (1988-ÖSS)
129.
Sitem: Sevilen, güvenilenbir kimseye karşı , yaptığı hareketin ya da söylediği sözün, üzüntü uyandırdığını öfkelenmeden belirtmektir. “ Sen de mi Bürütüs?” “Güvendiğim dağlara kar yağmış.” “Bir ibadet gibi beklerim burada Selam vermeden geçer sevgili.”
130.
Takdir Etme: Beğenme Bir kimseyi yaptığı bir işten dolayı övmek. ”Bu yazarımız yıllarca bıkmadan usanmadan çalıştı.” “Tablo dediğin böyle olur.” “Bu türkü bundan daha iyi yorumlanamazdı.”
131.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “takdir etme, beğenme” söz konusudur? A) Sanatçı,son oyununda kişilerin çoğunu,çıkarını gözeten,kurnaz insanlar arasından seçmiş. B) O,tiyatroya ve sinemaya ilgi duyan,bu alanlarda kimi çalışmaları bulunan,kendi halinde,sıradan bir yazardır. C) Bu yazar, sorunlara çözümleyici ve iyimser bir tavırla yaklaşan,değişik görüşlere açık bir insandır. D) Bu yazarın oyunları,kimi çevrede olumlu,kimi çevrelerde de olumsuz eleştirilere konu olmuştur. E) Yazar,bu yapıtında toplumsal sorunları yansıtmayı amaçladığını söylüyor (ÖSS-1991)
132.
Umut: İçinde bulunulanolumsuz duruma karşın gelecekte bazı şeylerin düzeleceğine inanmak. Varsın zulüm bütün dünyayı sarsın Varsın sevinçler başka bahara kalsın.” Sanma bu tekerlek kalır tümsekte Yarın elbet bizim elbet bizimdir Gün doğmuş,gün batmış ebet bizimdir.
133.
(I)Şiirle ilişkim yoktubaşlarda,hikaye düşünüyordum; ancak ilk yazdıklarımı gönderecek yer bulamıyordum .(II)Dergi diye bir “Fikirler” vardı,bir ”Varlık” bir de “Yeditepe” ;o dergileri de ünlüler kapatmışlardı çoktan. (III)Ayda bir kez çıkan topu topu üç dergiden hangisi adsız sansız bir hikayeci adayının hikayesini sayfalarını açardı;hiçbiri elbet.(IV) O dönemin ünlüleri kendilerinden sonra gelen kuşağı da sevmiyorlardı zaten. (V)Biz buna inanıyor, kızıyor,Orhan Veli,Melih Cevdet, Oktay Rifat üçgeninin başkaldırı örneğini tazelemek için fırsat kolluyorduk. Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde “ ümitsizlik, çaresizlik içinde bulunduğu” anlamı vardır? A) 1 B) 2 C) 3 D) 4 E) 5
134.
Karamsarlık: Hayata yada içinde bulu nulan duruma kötümser olarak bakmaktır. Şaşırdım kaldım nasıl atsam adım Gün kasvet,gece kasvet” “Ne göz yaşı avutur gönülleri Ne bir müjde güldürür bu yüzleri”
135.
Önyargı (Şartlanmışlık) CümleleriHenüz olmamış bir durum veya eylemle ilgili olarak olumlu ya da olumsuz ama kesin bir görüşü anlatan cümlelerdir.
136.
Sizden adam olmaz.Bu maçı alacağımızı adım gibi biliyorum. Bu mağazayı açmakla iyi ettik.
137.
Bu kitabı kimsebeğenmeyecek. Bizi görür görmez yine bağırıp çağıracak. Ben zaten onun suçlu olduğunu baştan biliyordum. Göreceksiniz, son şiirlerinde de ayrılık ve ölüm üzerine konuşup bizleri hayal kırıklığına uğratacak. Bu çocuğun bir baltaya sap olamayacağı baştan belliydi.
138.
Sezgi Cümlesi “içime doğdu” anlamı Açık bir kanıt olmaksızın olmuş ya da olacak bir şeyi anlayıp kestirme yeteneğine sezgi denir. Sezgi cümleleri olasılık-tahmin cümlelerine benzer; ancak burada akıl yürütme veya mantık değil duyu-önsezi-içe doğuş - hissedişe bağlı değerlendirmeler söz konusudur.
139.
Babasının ona izinvermeyeceğini hissediyorum. Bugün güzel şeyler yaşayacağım içime doğuyor Bu çocuğun ülkesi ve milleti için faydalı işler yapacağını anlamıştım.
140.
Övgü-Övünme C. Kişinin,durumun, nesnenin, kavramın, üstün yönlerini de alıp değerlerini arttırmak, övmektir . Bunu kişi kendisi veya topluluğu için yaparsa övünme olur. Övme : * Onu bir de bilgisayarın başında gör! * O boy, o gözler, o burun... sanki taşbebek. * Böyle uyumlu bir aile görmemişsinizdir. Övünme : * Biz adamı böyle mat ederiz. * Ben olmasaydım siz zor çıkardınız buradan. * Ben sizin yaşınızdayken...
141.
Azımsama Bir şeyinumulandan az bulunması, yetersiz görülmesi, azımsamadır. * Üç kez koşmakla koşucu olunmaz. * Haftada bir saat sporla zayıflayamazsınız. * Bu paraya asla çalışmam.
142.
İkilem (Tereddüt) Kararsızlığınortaya konulması ikilemdir. * Biz de sizinle gelsek mi ki!... * Acaba biz de alsak mı ki bu arabalardan? * Yarın sinemaya gideyim mi, gitmeyeyim mi!
143.
Aşamalı Gelişme Zamaniçinde durumun değişip azalması veya artması aşamalı bir gelişmeyi anlatır. * Son yıllarda çok daha güzel yaşıyordu. * Her yıl biraz daha güzelleşiyorsunuz. * Damlaya damlaya göl olur. Ülkemiz her geçen yıl biraz daha büyüyen ekonomisiyle gelecekte gelişmiş ülkeler seviyesine çıkacaktır.
144.
Aşamalı durum cümlelerindeaşama gizlenmek istendiğinde – dıkça, -dikçe ekleri kullanılır. Balkanlardan gelen soğuk hava dalgası nedeniyle hafta sonuna doğru hava sıcaklıklarında kademeli bir düşüş olacağı tahmin ediliyor. Hastanın durumu iyiye gidiyor. Havalar güzelleştikçe insanlar da bir rahatlama gözleniyor.
145.
Küçümseme Değer vermemek,önemsememek, küçük görmektir. * Bu soruyu ilkokul öğrencileri bile çözer. * Üç yıl bekledin de bu arabayı mı aldın! * Adam olacak da ailesine bakacak!...
146.
Kınama Kınama, yapılanişi değer yargıları açısından değerlendirip doğru bulmayarak ayıplamaktır . Nasıl olur da küçücük bir çocuğun parasını alırsın. Böyle nur yüzlü bir ihtiyara bakılmaz mı hiç. Baba kendi yapmadığını çocuğundan nasıl ister ki! Borcunu ödemez, sözünü tutmaz, nasıl biri bu!
Olasılık – Tahmin- Cümleleri Henüz olmamış bir durum veya eylemle ilgili olarak olumlu ya da olumsuz olabilecek sonuçlarla ilgili tahmin veya beklentileri anlatan cümlelerdir.
151.
Olasılık anlamı genelde; 1. yeterlik birleşik fiili( e bilmek ), 2. öğrenilen geçmiş zaman, şimdiki zaman ya da gelecek zaman çekimlerine –dir eki Belki, ola ki vd. bağlaçlar Sanırım, muhtemelen , benze-, bekle- kelimeleri kullanılarak sağlanır.
152.
Bu çocuk akıllanmayacağabenziyor. Belki seni görmek için buraya da uğrar. Babası göndermemiş olabilir. Kim bilir yaşasaydı ne olgun eserler verecekti . Yarın işe biraz geç gelebilirim. Şimdi bizim oralara da bahar gelmiştir.
153.
Aşağıdaki cümlelerin hangisindebir olasılık, olabilirlik söz konusudur? A) Kar yağıyor kış geldi artık. B) Onunla konuşmalısınız: Köyün en yaşlı kişisidir. C) Ben onu çok iyi tanırım çok dürüst çocuktur D) Sizde biliyorsunuz o kardeşlerin en küçüğüdür. E) Geç kaldık sanırım o gitmiştir .
154.
2. Tasarı Olmasıveya yapılması istenen bir şeyin zihinde aldığı biçime denir. Bu tür programları ileride de düzenlemek istiyorum.
155.
e. Eleştiri -Yorum Bir insanı ya da yapıtı iyi ve kötü yanlarıyla ele alıp değerlendirmektir. Olumlu, olumsuz belirlemelerini ortaya koyar. Bu cümleler nesnel de olabilir öznel de. Genelde kişisel beğeni ifade ettiği için öznel yargılardır. Değerlendirme , eleştiriye göre biraz daha nesneldir.
156.
Yorumlar kişisel yargılardıryani özneldir. Her öznel cümleye yorum cümlesi diyemeyiz ancak her yorum öznel olmak zorundadır. ” En sevdiğim renk kırmızıdır.” cümlesi öznel olmakla birlikte yorum içermemektedir. “En canlı renk kırmızıdır.”cümlesi ise yorum içeren öznel bir ifadedir.
157.
Bu kitaptaki öyküler,anlam ve üslup bütünlüğüne sahip olmayan niteliksiz eserlerdir. En zor konuları bile ustalıkla anlatmayı biliyor. Çocukluk anılarına sıkça yer vermesi, yaratıcılığının pek gelişmediğini gösteriyor. Romancı, olayları olduğu gibi aktarmak isterken yapmacıklığa düşmüş. Doğallıktan uzak anlatımı, okuru yapıttan uzaklaştırıyor. İnsanlara değer vermeyen tavırlarını herkes yadırgıyor. İlk yapıtlarındaki çekicilik son yapıtlarında da öne çıkıyor .
158.
İçerik (Muhteva-Konu) Bireserde nelerden söz edildiğinin belirtilmesidir. Temaları, konuları, kahramanları (ayrıca eserde geçen kişilerin rolleri, yaşadıkları yer ve mekan vb ) açıklayan cümlelerdir. Ne anlatılmış? Sorusu.
159.
unutmaaaa “ Sanatçıeserinde neyi anlatmış? ANLATILAN NEDİR? KONUSU NEDİR?” sorusuna cevap olan cümleler içerikle ilgili cümlelerdir.
160.
Onun bütün şiirlerindeburam buram Anadolu kokar. Sevgi ve umutlarını dökmüş şair bu mısralara. Yaşamın, hayatın ve aşkın güzelliklerini öven şiirlerinde daima insana mutluluk aşılamıştır. Cahit Sıtkı'nın şiirlerinde genel olarak ölüm ve yalnızlık teması ele alınıyor. Romanda kent insanlarının bireyci yaşamları ve bunun yarattığı bunalımlar anlatılmış. Ömer Seyfettin, kimi öykülerinde çocukluk ve askerlik anılarını işliyor. Ziya Osman Saba, yalın ve içten bir anlatımla yoksul yaşamlara karşı duyduğu
161.
Üslup (Anlatım tarzı) Bir kişi, sanatçı veya eserin dili , sözcük seçimi veya anlatımıyla ilgili değerlendirme cümleleridir. Üslupla ilgili cümlelerde sanatçının cümlelerinin yapısı; uzunluğu, kısalığı; basitliği, karmaşıklığı; anlatımının akıcılığı ya da tekdüzeliği dile getirilebilir.
Romanında yalın veiçten bir dil kullanıyor; kahramanlarını halk içinden seçiyor. Kısa ve özlü bir anlatım, devrik cümleler, eserine en belirgin özelliğidir. İlk kitabında Halk edebiyatı söyleyişiyle yazdığı küçük şiirler vardı. Tasvir bölümlerinde dili iyice ağırlaşmış; yazar söz oyunlarına sık sık başvurarak sıfatlı, mecazlı ve sanatlı bir anlatım kullanmıştır. Kısa ve özlü bir anlatım, devrik cümleler, eserine en belirgin özelliğidir. Üslup mu içerik mi? Bulalım.
164.
Yazar yapıtında 1.DünyaSavaşı yıllarındaki insanların çektiği acıları gözler önüne serer. Betimlemelerde sıfatlara sıkça yer veren sanatçı cümleleri uzun tutmuştur. Romanda,Batı’nın yaşam tarzına özenen bir ailenin yavaş yavaş çöküşü anlatılır. Şairin,şiirlerinde oldukça az kullanılan sözcüklere ve deyimlere yer vermesi dikkati çeker. Donuk, sıradan bir anlatımla sunar romanı. Ağdalı ve anlaşılması zor cümleler kullanması romanı sıkıcı kılıyor. Ses ve müzikal unsurlarla doğallaştırdığı anlatım, yaşadığı devre göre son derece açık ve sadedir.
165.
Seçtiği sözcükler, kurduğucümleler okurun imge dünyasını alt üst edecek türdendir. Dilindeki basitliğin verdiği hava, okura bunları ben de yazabilirdim, dedirtiyor. Kısa cümlelerinin etkili gücüyle kahramanlarını olduklarından daha sert göstermek istemiş.
166.
(I)Bu eleştirmen, yapıtlarıdeğerlendirirken kendini öne çıkarmamaya çalışır. (II) Eleştirilerinin beğenilmesini sağlayan da bir bakıma onun bu tutumudur. (III) O, kendisinden söz ettiği bir sanatçıyı yargılayıp değerlendirirken sözcük seçiminde, bunların kullanımına büyük bir özen göstererek okuyucunun ilgisini kamçılar. (IV) Bu yola, okurları, incelenen yapıtın değişik yönleri üzerinde düşündürür. (V) Onun bu tutumu eleştirilerini asık suratlı olmaktan kurtarır ve onların kolayca okunmasını sağlar. Yukarıdaki numaralanmış cümlelerden özellikle hangisi, sözü edilen eleştirmenin üslubuyla ilgilidir Yurtseven ? A) I B) II C) III D) IV E) V
167.
(I) Bu kitabındört bölümü, aslında birer uzun makale olarak düşünülmüş. (II) Dördü de ayrı ayrı temaları işliyor. (III) Bu temalar: Osmanlı Türk müziğinin öğretimi, icra üslubu, makamları ve bunları kuşaktan kuşağa aktarma yöntemleri... (IV) Yani Türk müziğinin belirleyici özellikleri... (V) Bütün bunlarla, geleneksel Osmanlı Türk müziğinin çeşitli yönlerine ışık tutuyor ve onun belirgin nitelikleri ortaya konuyor. Yukarıdaki numaralanmış cümlelerin hangisi sözü edilen kitabın içeriğiyle ilgili değildir Çetinelif ? A) I B) II C) III D) IV E) V (ÖSS-1996)
168.
6. KarşıtlıkBirbirine zıt iki durumun,olayın,aynı cümlede bulunmasıdır. Karşıtlıkla olumsuzluk karıştırılmamalıdır. Serhan iyi bir arkadaş ama kötü bir sırdaştır. Keloğlan,çelimsiz,bakımsız,sıska bir insan olmasına rağmen elinden bir hayli büyük işler gelir. Hakimin yüzündeki sert ifade küçük kızla konuşurken yerini gülümsemeye bırakmıştı
169.
Öneri – Teklif Bir kişiye yapması ya da yapmaması gereken konu veya davranışlar hakkında fikir belirten ancak kişiye seçme şansı bırakan cümlelerdir. -malı, -meli ………..kipi çokça kullanılır.
170.
Soruyu şu yoldanda çözebilirsin. * Bu kitabı okumanızın doğru olacağını düşünüyorum. Hikayede olayların yeri ve zamanı iyi tahlil edilip, yazıya aktarılmalıdır. Ayağını yorganına göre uzat. Şiire düz yazıya doyduktan sonra yönelmelisiniz. Ders çalışırken yüksek sesle müzik dinlememelisiniz.
171.
(1)Bu şiirin tadınavarabilmem için, oldukça fazla çaba harcamam gerekti. (2) Bunların bir yanı ne kadar açık ve yalınsa bir yanı da o kadar karmaşık ve yoğun. (3) Bu noktada sanatçının öyküleriyle benzerlik görülüyor. (4) Kitabın sonuna şiirlerin sezgisel dünyasını ortaya koyacak notların eklenmesi yararlı olabilir. (5) Yine de sanatçının şiirlerinden bir demetin Türkçe’ye kazandırılması çok önemli bir çalışmadır. Yukarıdaki parçayı oluşturan cümlelerin hangisinde bir öneri söz konusudur. A) 1 B) 2 C) 3 D) 4 E) 5 (ÖSS-1990)
172.
Varsayım Henüzolmamış, gerçekleşmemiş bir durum veya eylemi gerçekleşmiş gibi kabul edip bu kabule göre olabilecekleri sıralayan cümlelerdir. Varsayım cümleleri için ipucu olabilecek sözler: “ tut ki, varsayalım, diyelim, ...nı kabul edelim, farz edelim ki, …ını düşünelim, atıyorum...”
173.
Diyelim ki İngiltere’yiyendik, Avrupa Kupasında başarılı olabilecek miyiz bakalım. Tut ki karnım acıktı, anneme küstüm. Türkiye’yi Avrupa Birliği’ne aldıklarını kabul edelim, o zaman para birimimiz Euro mu olacak? Farz edelim ki ben geciktim, dünyanın sonu mu gelir? * Diyelim ki enflasyon % 10'a düştü. * Tut ki ülkedeki işsizlik sona erdi. * Bizim görmediğimizi say.
174.
Betimleme Cümleleri Aslındaparagrafta anlatım biçimlerinden biri olan betimleme, tek tek cümleler için de söz konusu olabilmektedir. Betimleme cümleleri gözleme dayalı olarak bir kişi ya da yerin özelliklerini ortaya koyan cümlelerdir. Bu cümlelerde benzetmeler, sıfatlar veya zarflar bize ipucu olmalıdır.
175.
Evin ikinci katınaçıkınca sizi büyük bir salon karşılıyor. Çökek’ten aşağılara baktığınızda portakal bahçelerinin yeşili ile mavi gözlü Akdeniz’in kucaklaştığını gördüm. Dörtyol’un boğucu havası akşama doğru daha da ağırlaştı.
176.
CÜMLE OLUŞTURMA Eksik Cümlenin Tamamlanması Tamamlanacak ve tamamlayacak cümleler ya da sözler arasında; Anlamsal ilişki doğru kurulmalıdır. Zaman ve kişi yönünden uyum olmalıdır. Cümleleri anlamca bağlamak için uygun bağlaçlar kullanılmalıdır
177.
* İnsanlar bilerekya da bilmeyerek doğanın dengesini bozuyorlar, sonra aynı doğayı korumak için sempozyumlar düzenleyip, dernekler kuruyorlar; çünkü... 1. Doğanın kendileri için yaşamsal değerini biliyorlar. 2. Yanlış yaptıklarının bilincindeler. 3. Kendilerini affettirmek istiyorlar. 4. Doğayı taklit etmek istiyorlar.
178.
10 . CümleVurgusu Cümle içinde bir ögenin diğer ögelerden daha baskılı söylenmesine denir. Bir cümlede asıl verilmek istenen, yükleme en yakın sözcük veya sözcük öbeği ile verilir. Eylem cümlelerinde vurgu yükleme en yakın ögedir.
179.
* Bu yılsizi sınava biz hazırlayacağız. * Bu yıl biz sizi sınava hazırlayacağız. * Bu yıl biz sınava sizi hazırlayacağız. * Biz sizi sınava bu yıl hazırlayacağız.
180.
Çiftçiler bu yılürünlerini tarladan satacaklar. Çiftçiler tarladan bu yıl ürünlerini satacaklar. Bu yıl ürünlerini tarladan çiftçiler satacaklar
181.
11. Anlatım Nitelikleria. Duruluk Gereksiz ve eş anlamlı sözcüklerin kullanılmadığı cümlelerdir. Yarın kesinlikle burada olabilir.(Duru değil) Talebeleri ve öğrencileri onu unutmadı. b. Özgünlük Başkasına benzemeyen sıradan olmayan cümlelerdir.
182.
c. Açıklık Bircümleden herkesin aynı anlamı çıkarmasıdır. Bir cümleden farklı anlamlar çıkarılıyorsa o cümle açık değildir. “Ben İstanbul’u Ahmet’ten çok seviyorum.” Genç adama doğru yaklaştı.
183.
d. Akıcılık Anlatımdadilin takılacağı pürüzlerin bulunmamasıdır. e. Yoğunluk Az sözle çok şey anlatmaktır. Atasözleri ve deyimlerde anlam yoğundur. f. Yalınlık Anlatımın süssüz ve özentisiz olmasıdır. “ Baharda açan çiçekler gibi şevk ve heyecan ile hayata dair umutlarını sağlamlaştırdı.” “ Hayatı sevmeye başladı.”