Successfully reported this slideshow.
We use your LinkedIn profile and activity data to personalize ads and to show you more relevant ads. You can change your ad preferences anytime.

E i̇ş, eDevlet, eTi̇k kitap i̇ncelemesi. Book Review

1,878 views

Published on

Dünya nüfusunun giderek artması, yeni geliştirilen teknolojilerin sorumluluk içerisinde kullanılmasının artan önemi, küreselleşme sonucunda değişik etnik köken, dil ve kültürlerden gelen bireylerin bir arada çalışmaya başlaması, çevreye ve sosyal sorumluluğa duyarlı bir iş dünyasının oluşturulmak istenmesi, iş ahlakını gerekli kılmaktadır. Kişisel ve kurumsal alanda birçok değişime neden olan teknolojik yenilikler acaba iş ahlakı açısından da bir etkiye sahip olabilir miydi? E-iş ve e-devlet uygulamaları birçok işlemi kısaltacak ve daha fazla şeffaflığa yol açacak görünüyor. Tabi e-iş uygulamalarında da yeni yeni sahtekarlıklar ve korsanlıklar türeyecektir. Ancak sonuçta e-iş ve e-devlet uygulamalarının sadece ekonomik etkinliği değil ahlaki etkinliği de artıracağına inanılmaktadır. Daha hızlı ve daha şeffaf bir ortamda azalan işlemlerle bağlantılı olarak bu işlemlere ilişkin yolsuzlukların da azalacağı rasyonel bir beklentiye benzemektedir.

Published in: Education
  • Be the first to comment

E i̇ş, eDevlet, eTi̇k kitap i̇ncelemesi. Book Review

  1. 1. SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ İLETİŞİM YÖNETİMİ YÜKSEK LİSANSI MEDYA VE ETİK PROF. DR. MURAT ÖZGEN E-İŞ, E-DEVLET, E-TİK KİTAP İNCELEMESİ Ümit ÜNKER 2015
  2. 2. 1 e-İŞ, e-DEVLET, e-TİK Mahmut ARSLAN Sevcan Kılıç AKINCI Pınar Bayhan KARAPINAR NASIL BİR KİTAP? Bu kitap akademik bir çalışma şeklinde makale olarak yazılmış ve birçok kaynaktan beslenilerek kaynakça belirtilmiş bir kitaptır. Kitabın 3 farklı yazarı vardır ve ortak çalışma sonrasında Doç. Dr. Mahmut ARSLAN, Sevcan Kılıç AKINCI ve Pınar Bayhan KARAPINAR e—İŞ, e- DEVLET, eTİK konularını işlemişlerdir. Kitap oldukça akıcı ve güncel konulara değinmektedir ancak kitabın 2007 yılı baskısı olması nedeniyle 2015 yılı için bazı rakamların güncel olmadığı görülmekle birlikte uz görülü şekilde yaklaştıkları konuların da bugün tahminleri üzere gerçekleştiğini de görebiliyoruz. Kitap ele aldığı her bir konuyu alt konularla açıklamış ve doyurucu bir içerik sunmuştur. 4 Bölümden oluşmakta, 66 konu başlığı bulunmaktadır ve nihayetinde Sonuç ve Tartışma bölümüyle sonlanmaktadır. Kitap günümüz dünyasının elektronik (sanal) dünyaya geçişini, bu geçişin ahlaksal ve etik noktasında ki durumunu, bireylerin kurumlarla, kurumların kurumlarla, bireylerin devletle, devletin bireyle, kurumun devletle, devletin kurumlarla olan boyutlarını incelemiş ayrıca ekonomik açıdan da e-ticaret konusuna da değinmiştir. Burada B2C, B2B, G2C, G2B gibi kavramları da açıklamıştır. Etik’in ister geleneksel kanalda, ister sanal (dijital) kanalda olsun geçerliliğin var olduğunu, her zaman var olacağını görebilmekteyiz. Çeşitli kuramcıların yaklaşımları üzerinden görüş belirtilen kitapta aynı zamanda etik dışı davranışlarında olabileceği, internetin yani e-dünyanın buna oldukça elverişli bir ortam olduğunu vurgulamışlardır. Aynı zamanda dünyada yapılan e-uygulamalara bakarken ülkemiz genelinde ‘’Türkiye açısından e-uygulamalar’’ kısmına da bakılmış ve okuyucunun bu iki alanda karşılaştırma yapmasına zemin hazırlanmıştır. Şeffaflık konusunu ele alırken, öte yandan yolsuzluk konusuna da bakışmıştır. E-uygulamaların tüm bunların yanında kırtasiye yükünü azalttığı, verilerin saklanmasının kolaylaştığı ve pasif yönetimden katılımcı yönetime geçilmesini sağladığı, hız kazandırdığı gibi konulara da değinilerek artıları da vurgulanmıştır.
  3. 3. 2 YAZARLAR KİMLERDİR? Mahmut ARSLAN Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi, Doç. Dr. Mahmut Arslan 1967 yılında Muşta doğmuştur. 1983 yılında Polatlı Lisesini, 1988 yılında Hacettepe Üniversitesi İİBF Maliye Bölümünü bitirmiştir. 1990 yılında Hacettepe Üniversitesi İşletme bölümünde Araştırma görevlisi olan Arslan, 1994-1999 yılları arasında İngiltere Leeds Üniversitesi’nde doktora çalışmasını yapmıştır. Protestan çalışma ahlakının özelliklerini İngiltere, İrlanda ve Türkiye’deki yöneticiler üzerinde karşılaştırmalı olarak karşılaştırdığı doktora tezini 1999 yılında vererek doktor ünvanını almıştır. Oxford, Cambridge ve New York Üniversitelerinde davetli olarak konferans tebliğleri veren yazarın ulusal ve uluslararası akademik dergilerde yayınlanmış makaleleri mevcuttur. Not: Yazar hakkında yapılan araştırma sonrasında kitabın basımından sonra geçen zamanda Profesör ünvanını aldığı görülmüştür. (Prof. Doç. Dr. Mahmut ARSLAN) Sevcan Kılıç AKINCI 1977 yılında Erzurum’da doğmuştur. 1995 yılında Erzurum Anadolu Lisesi’nden mezun olmuş ve ÖYS’de Türkiye 751.si olarak girdiği ODTÜ Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü’nden 1999 yılında şeref öğrencisi olarak lisans derecesini almıştır. 2002 yılında Hacettepe Üniversitesi İşletme Ana Bilim Dalı’nda yüksek lisansını tamamlamış ve halen Hacettepe Üniversitesi İşletme Ana bilim dalı öğrencisidir. Not: Yazar hakkında yapılan araştırma sonrasında kitabın basımından sonra geçen zamanda Yard. Doç. Dr. ünvanını aldığı görülmüştür. (Yard. Doç. Dr. Sevcan Kılıç Akıncı) Pınar Bayhan KARAPINAR 1977 yılında Ankara’da doğmuştur. 1994 yılında Ankara Yükseliş Kolejinden mezun olmuştur. Bilkent İşletme Bölümünden 1999 yılında lisans derecesini almıştır. 2002 yılında Hacettepe Üniversitesi Yönetim ve Organizasyon Ana Bilim Dalı’nda doktora yapmaktadır ve aynı zamanda Örgütsel Davranış Ana Bilim Dalı’nda araştırma görevlisi olarak çalışmaktadır. Not: Yazar hakkında yapılan araştırma sonrasında kitabın basımından sonra geçen zamanda Doç. Dr. ünvanını aldığı görülmüştür. (Doç. Dr. Pınar Bayhan KARAPINAR )
  4. 4. 3 YAZARIN KALEMİNDEN E-iş ve e-devlet uygulamalarının, ülkemizin ekonomik ve sosyal kalkınmasında çok önemli bir kilometre taşını oluşturacağına inanıyorum. 1990'lı yılların başlarında yüksek lisans tezini yazan genç bir araştırma görevlisiydim ve yönetim biliminin gurularından Peter Drucker'ın kitaplarını hararetle okuyordum. Drucker, kitaplarında hep bilgi toplumundan bahsediyor ve geleceğin ileri toplumlarının, sanayi aşamasından bilgi toplumu aşamasına varmış toplumlar olacağını ifade ediyordu. Oysa bizler kalkınma denince hep ağır sanayi yatırımlarını anlayan bir kuşaktık. İtiraf etmek gerekirse Drucker'ın bilgi toplumu demekle neyi kast ettiğini pek anlayamamıştım. Hep bir bilgi toplumundan bahsediyor, bilginin en önemli sermaye olduğunu söylüyor ama bilgi toplumunu somuta indirgeyemiyordu. Acaba çok bilgili adamlardan mı oluşacaktı böylesine bir toplum? Sonraki yıllarda Drucker'ı neden anlamadığımı anladım. Doktora tezimi İngiltere'de yazarken bilişim (enformasyon ve iletişim) devrimi her şeyi değiştiriyordu. 1994-1999 yılları arasında kaldığım İngiltere, yüz yılda sanayi devrimini tamamlamış bir ülkeyken bu beş yılda bilişim devrimini yapmıştı. (Sadece İngiltere değil, ABD başta olmak üzere tüm gelişmiş ülkeler). Öylesine bir değişimdi ki bu, ben 1994'te Leeds otogarına ayak bastığımda kimse internet kullanmıyor, hatta varlığını bile bilmiyordu. Kimsenin e-posta ve cep telefonu yoktu. Türkiye’den kardeşimin gönderdiği gazeteler ancak 15 gün sonra bana ulaşıyordu, mektuplar da öyle. Evet, o yıllarda hâlâ insanlar birbirlerine kâğıt üzerinde mektuplar yazıyor ve bunu elektronik olmayan postalarla ve etten kemikten postacılarla alıcılarına ulaştırıyorlardı. 1994 ve 1996 yıllarında gerek ailemden gerekse arkadaşlarımdan çok güzel mektuplar almıştım İngiltere'de. Ne yazık ki onlar aldığım son klasik mektuplar oldu.1999 Mayıs'ında Türkiye'ye dönmek üzere ülkeden ayrıldığımda ise artık Türkiye'deki gazeteleri anında internetten okuyabiliyor, dünyanın her yerine e-posta gönderebiliyor ve Türkiye'deki arkadaşlarımı nerede olurlarsa olsunlar cep telefonlarından bulabiliyordum. Hacettepe Üniversitesine döndüğümde Türkiye'nin internet erişimi ve cep telefonu kullanımı açısından teknolojiyi yakından takip ettiğini görerek sevindim. Altyapı sorunlarımız vardı ama teknolojiyi kaçırmamıştık. (Matbaanın gelişini düşünmek bile istemiyorum.) Yukarıda kendi hayatımdan verdiğim örnekler ne kadar kısa bir zamanda ne kadar önemli teknolojik değişimlerin hayatımızı değiştirdiğini gösteriyor. Bu kitabın yazılış öyküsü, söz konusu değişimi doktora öğrencilerim Pınar ve Sevcan'la tartışmakla başladı. Kişisel ve kurumsal alanda birçok değişime neden olan teknolojik yenilikler acaba iş ahlakı açısından da bir etkiye sahip olabilir miydi? E-iş ve e-devlet uygulamaları birçok işlemi kısaltacak ve daha fazla şeffaflığa yol açacak görünüyordu. Tabi e-iş uygulamalarında da yeni yeni sahtekarlıklar ve korsanlıklar türeyecektir. Ancak sonuçta bu kitabın yazarları e-iş ve e-devlet uygulamalarının sadece ekonomik etkinliği değil ahlaki etkinliği de artıracağına inanmaktadır. Daha hızlı ve daha şeffaf bir ortamda azalan işlemlerle bağlantılı olarak bu işlemlere ilişkin yolsuzlukların da azalacağı rasyonel bir beklentiye benzemektedir. Doç. Dr. Mahmut Arslan Beytepe Ankara Mayıs 2007
  5. 5. 4 NEDEN e-İŞ, e-DEVLET, eTİK? Dünya nüfusunun giderek artması, yeni geliştirilen teknolojilerin sorumluluk içerisinde kullanılmasının artan önemi, küreselleşme sonucunda değişik etnik köken, dil ve kültürlerden gelen bireylerin bir arada çalışmaya başlaması, çevreye ve sosyal sorumluluğa duyarlı bir iş dünyasının oluşturulmak istenmesi, iş ahlakını gerekli kılmaktadır. Kişisel ve kurumsal alanda birçok değişime neden olan teknolojik yenilikler acaba iş ahlakı açısından da bir etkiye sahip olabilir miydi? E-iş ve e-devlet uygulamaları birçok işlemi kısaltacak ve daha fazla şeffaflığa yol açacak görünüyor. Tabi e-iş uygulamalarında da yeni yeni sahtekarlıklar ve korsanlıklar türeyecektir. Ancak sonuçta e-iş ve e-devlet uygulamalarının sadece ekonomik etkinliği değil ahlaki etkinliği de artıracağına inanılmaktadır. Daha hızlı ve daha şeffaf bir ortamda azalan işlemlerle bağlantılı olarak bu işlemlere ilişkin yolsuzlukların da azalacağı rasyonel bir beklentiye benzemektedir. NEYİ, NASIL İŞLEMİŞ, İNCELEMİŞLER? Kitapta e-uygulamalar bireylerin katılımından, kurumların kullanımına, devletin katılımından, dijital demokratik ortama göre belirli bir açıklama ve mantık dizgisi içinde anlatılmıştır. Örnekler ve yararlanılan kaynaklar gösterilerek okunabilirliği arttırmış ve çalışmalarını kaynakçalar ile desteklemiştir. Kitap birçok konuya değinmekle birlikte, her konuyu yeteri seviyede açıklamıştır. Dijital ortamın faydalarına değinirken, olumsuz taraflarına bakmayı da ihmal etmemiştir. Kitabın en dikkat çeken kısmı ise e-uygulama alanlarında Bürokrasi ve yolsuzluk ile şeffaflık kavramlarına bakışıdır. Ayrıca ülkemizdeki Yolsuzluğun yaygınlığı ve önlenmesi ile ilgili çalışmalara değinilmiştir. E-Devlet projesinin taşıdığı riskler ile E-Yaşamın vazgeçilmezi: Elektronik İmza (E-İmza) ve Dijital İmza konularıdır. KİTABIN BİÇİMSEL İNCELEMESİ Kitabın kapağı, gri renk üzerine kahverengi yazı ile yazılmış ve orta kısmında yeşil renkte yer alan bilişimi çağrıştıran bir resimle çerçevelendirilmiştir. Dijital dünyanın önemli alanlarına atıfta bulunan böyle bir çalışmadan kapak tasarımının çok daha dikkat çekici olması ve özel bir tasarım yapılması gerekliliği ilk bakışta anlaşılmaktadır. Kitap, Siyasal Kitapevi, Haziran 2007 tarihinde tüm hakları saklı olacak şekilde basılmıştır. Ayrıca kitapta kaynakça bulunmaktadır. Toplam sayfa sayısı 160 dır. Kitap 10 TL’ye satılmaktadır ve sayfaları 16 x 24 cm, gazete kağıdı baskısındandır.
  6. 6. 5 BÖLÜMLER VE İÇERİKLERİ Kitap; Doç. Dr. Mahmut ARSLAN’ın Mayıs 2007 tarihinde Ankara Beytepe’de kaleme aldığı Önsöz ile başlamaktadır. İçindekiler 1. Önsöz 2. Giriş 3. I. Bölüm İş Ahlakı 4. İş Ahlakının Temel Kavramları 5. Kant’ın Ödev Ahlakı (Deontoloji) 6. Sonuçsalcılık (Teoloji) 7. Erdem Ahlakı 8. Adalet Ahlakı 9. İşletmelerin Sosyal Sorumluluğu 10. Bilişim ve İş Ahlakı 11. II. Bölüm E-İş ve E-İş Uygulamaları 12. E-İş 13. E-İş Modelleri 14. İşletme-Tüketici Modeli (Business to Consumer; B2C) 15. İşletme-İşletme Modeli (Business to Business; B2B) 16. İşletme Devlet Modeli 17. Birey-Devlet Modeli 18. Beşeri Sermaye, Toplumsal Güven ve Bilişim Teknolojileri 19. Şeffaflık ve E-İş 20. III. Bölüm E-Devlet ve Uygulamaları 21. E-Devlet 22. E-Devlet Modelleri 23. Türkiye’deki E-devlet Modeli 24. Türkiye’deki E-Devlet Modelinin Hukuki Altyapısının Oluşturulması İçin Gerekli İşlemler 25. Türkiye’deki E-Devlet Alt Yapısını Kurmak İçin Yapılan Çalışmalar 26. Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) 27. Merkezi Nüfus İdare Sistemi Projesi (MERNİS) 28. Vergi Daireleri Otomasyon Projesi (VEDOP) 29. SAY 2000 Projesi 30. Gümrük İdaresinin Modernizasyonu Projesi (GİMOP) 31. IV. Bölüm Yolsuzluk, Şeffaflık ve E-Devletin Yolsuzluğu Önlemedeki Rolü 32. Yolsuzluk ve Şeffaflık 33. Yolsuzluğun Temel Nitelikleri 34. Yetki Öğesi
  7. 7. 6 35. Yetkinin ‘’Kural Dışı Kullanımı’’ Öğesi 36. Çıkar Öğesi 37. Yolsuzluk Türleri 38. Yönetsel Yolsuzluk 39. Maddesel Bedel İçerikli Yolsuzluk 40. Rüşvet 41. İrtikap 42. Zimmet 43. Dayanışma İçerikli Yolsuzluk 44. Yakınları Kayırma 45. Sözü Geçer Kişileri Kayırma 46. Bürokrasi ve Yolsuzluk 47. Türkiye’de Yolsuzluğun Yayınlığı 48. Şeffaflık ve Yolsuzluğun Önlenmesi 49. Şeffaflık ve E-Devlet 50. E-Yönetişim Modeli 51. E-Devlet Projesinin Taşıdığı Riskler 52. E-Yaşam’ın Vazgeçilmezi: Elektronik İmza (E-İmza) ve Dijital İmza 53. Dijital İmza 54. Dijital İmzanın Fonksiyonları 55. Dijital İmzalarda Kullanılan Anahtar Türleri 56. Dijital İmzanın Oluşturulması ve Onaylanması 57. Türkiye’deki E-imza Uygulaması 58. Türkiye’de E-İmza Uygulamasına İlişkin Olası Sorunlar 59. Sonuç ve Tartışma 60. Ekler 61. Yolsuzluk Algılama Endeksi-2002 Puanları Açısından Ülkelerin Sıralaması 62. Yolsuzluk Algılama Endeksi-2004 Puanları Açısından Ülkelerin Sıralaması 63. Ulusal Mevzuat: Elektronik İmza Kanunu 64. İsveç Nitelikli Elektronik İmza Kanunu 65. Avusturya İmza Kanunu 66. Kaynaklar Bölümlerinden oluşmaktadır.
  8. 8. 7 SONUÇ E-Devletin uzun dönemli hedefinin vatandaşlarla ilgili tüm işlemleri elektronik ortamlarda gerçekleştirmek, demokratik süreçlere katılım alanlarını genişletmek olduğu için halkın demokratik ortamlara katılımını optimal seviyeye ulaştıracak tüm imkanları halka sunmak esastır. E devlet uygulamalarının ahlaki yönden şu olumlu yönlerinden söz edilebilir.  Şeffaflığı arttırmak  Açıklığı sağlamak  Hesap verilebilirliği temin etmek Fakat bilişim ve iletişim teknolojilerinin toplumda, tüm bireylerin temsil haklarını kullanmayı sağlayacak şekilde eşit ve adaletli bir dağılım göstermediği ortadadır. Toplumun farklı kesimleri arasındaki bu erişim farkının çok büyük olmasını içeren kavramı ‘’Dijital Uçurum’’ olarak adlandırılmaktadır. Bu uçurumun giderilmemesi durumunda e-demokrasi uygulamaları demokrasiyi güçlendirmek yerine, mevcut demokratik ortamın yok olmasına yol açabilecektir. Bu uçurumun giderilememesi, bilişim ve iletişim teknolojilerinin sağladığı tüm donanıma sahip olan bir grup ‘’elit’ in kuralların oluşturulması sürecine katılmasına ve ‘’toplumun her kesiminin fikir ve oyunun alınması’’ idealinin bir hayal olarak kalmasına yol açacaktır. Dijital uçurum sorunu çözülemediği takdirde, gerek e-devlet, gerekse e-ticaret projeleri adaletli bir şekilde uygulanması beklenemez. Olumlu etkileri yanı sıra bir takım olumsuz etkileri de çıkabilmektedir. Bunlar kısaca;  Dolandırıcılık yapılması  Mahremiyetin ihlali halleridir. Bu tür olumsuz sonuçlar, dijital imzanın kullanılması, e ticaret ve e iş etiğinin yerleşmesi sayesinde aşılabilir. Aslında tüm bunları kapsayacak şekilde internet ahlakının normlarının belirlenmesi ve uygunsuz davranışlara karşı yaptırım uygulanması e-devlet ve e-iş uygulamalarına olan güveni arttıracak ve böylece bu uygulamalar yaygınlaşacaktır. Bu durumda ülkemize baktığımızda e-devlet üzerinden birçok işlem yapılabilmektedir. Ancak yazarında belirttiği gibi Dijital Uçurum nedeniyle toplumun her kesimi bu uygulamadan eşit oranda yararlanamamaktadır. Halkın büyük bir kısmı halen devlet dairelerinde yüz yüze işlemlerini gerçekleştirmek ve sorularının cevabını bir devlet memurundan almak yönünde davranış gösterirler. Bu halen ülkemizde tam olarak yerleşmemiş dijital güven kavramının ve geleneksel davranış şeklimizin bir parçası olarak karşımıza çıkar. İnsanlar özellikle devlet tarafında yapacakları işleri kendi başlarına yaptıklarında hata yapabileceklerini düşündükleri ya da internet üzerinden dolandırıcılığa uğrayabilecekleri düşüncesi ile bu uygulamalara katılmakta zorluk çekmektedirler. Oysa dünyanın birçok yerinde aktif ve efektif şekilde kullanılan e-uygulamalar şeffaflığın ve hızın en önemli parçasıdır.
  9. 9. 8 Aynı şekilde kurumlarında birçok açıdan e-uygulamaları (B2B) ve bireylerin (B2C) katılması son derece önemlidir. Özellikle içinde bulunduğumuz dijital bilgi çağında enformasyon çok hızlı şekilde ulaşılabilir olmuştur ve işlemlerin daha hızlı, güvenli ve sağlıklı yürütülebilmesi için e-uygulamalar hayatı kolaylaştıran, ölçülebilen ve verimi arttıran uygulamalardır. İnancım odur ki yakın zamanda Türkiye yolsuzluk, dolandırıcılık gibi etik dışı davranışların dışında kalan e-uygulamalar ile gelişmekte olan ülkeler içinde ilk ve en önemli sıraya yükselen bir ülke olacaktır. Tabi bu önce bireyde, sonra kurumda ve devlette devam eden bir zinciri oluşturur. Zincirin temelinde birey varken, genelinde de devlet vardır. Devletin bu alandaki tutumu, olaylara karşı gerçekleştirdiği davranışı, etik olanı ödüllendirdiği, etik olmayanı şeffaf şekilde cezalandırdığı bir ortam güveni yaratacaktır. Güvende başarıyı tetikleyecektir. Çünkü insanlar güvendikleri ortamlarda olmak ve güvendikleri uygulamalar olmak isterler.

×