Successfully reported this slideshow.
We use your LinkedIn profile and activity data to personalize ads and to show you more relevant ads. You can change your ad preferences anytime.
Görsel   İletişim 12.Aralık.2006
GESTALT PRENSİPLERİ Algılama Tanımı Tüketicinin tüketimle ilgili sorunları algılanan sorunlardır. Aynı uyarıcıya karşı tük...
-.- Yukarıdaki şekil algılama ve değerleme farklılığını  daha iyi anlamamızı sağlamak üzere verilmiştir.  Burada aynı zama...
Kişilerin mesleki farklılıklarına dayalı algılama <ul><li>Algılama, kişinin anlamlı bir dünya görüntüsü yaratmak için bilg...
GESTALT KURAMI <ul><li>Farklı algılama olgusu Gestalt (bütün, tüm görüntü, küme) kuramıyla açıklanmaktadır. Bu kurama göre...
-.- <ul><li>Algılama yalnız uyarana değil, o uyaranı sarmalayan çevreye (Gestalt) ve kişinin o andaki koşullarına bağlıdır...
Benzerlik, Benzeyiş, Benzeşlik (similarity) <ul><li>Benzerlik, nesneler birbirlerine yakın (benzer) göründüğünde meydana g...
Bütünlüğün görünmesinin sebebi   <ul><li>Üçgen biçimindeki şekillerin kartal sembolünün çevresinde güneş ışınları formunu ...
 
Devam, Devam Etme, Sürme (continuity) <ul><li>Devamlılık, göz, bir nesneden diğer nesneye devam ettiğinde ortaya çıkar.  <...
<ul><li>Devamlılık yukarıdaki örnekte mevcuttur çünkü, şekile bakanın gözü doğal olarak bir çizgiyi ya da kavisi takip ede...
  Closure <ul><li>Closure ya nesne tamamlanmadığında ya da  boşluk tamamen çevrelenmediğinde oluşur. Eğer şekil yeterliliğ...
Yukarıdaki panda da tamamlanmadığı halde,  mevcut olan görüntü, şekli tamamlamak için yeterli. İzleyicinin algısı şekli ta...
Örnek:
  Yakınlık (Proximity) <ul><li>Yakınlık, elemanlar birbirlerine yakın yer aldıkları zaman meydana gelir. Birlikte olduklar...
<ul><li>Yukarıdaki yedi şekil yakınlık olmadan yerleştirilmişlerdir.  Ayrı şekiller  olarak algılanırlar. Aşağıdaki şekil ...
<ul><li>Şekillerin yakınlık derecesi arttırıldığında, bütünlük meydana gelir. Ayrı şekiller olarak bakıldıklarında da,  bi...
<ul><li>Yukarıdaki onbeş eleman birleşmiş bütün (ağaç şekli) olarak algılanmaktadır. Sebebi yakınlıklarıdır. </li></ul>
 
Algılama İlkeleri <ul><li>Algılama boyutunda araştırmalar sonunda çıkan belirli ilkeler ve sistemler vardır. Gestalt ilkel...
Figür- Arka plan İlişkisi <ul><li>Göz, imgenin biçimini çevresindeki alana göre ayırt eder. Biçim, siluet, ya da şekil doğ...
-.-
 
<ul><li>Yukarıdaki “figür” kelimesi bir figür olarak  açıkça algılanabilir,  ve   arkasını beyaz alan kaplamıştır.  </li><...
Bu imajda karmaşık figür/ arka plan ilişkisi kullanmıştır ve bu durum algı ayırımlarını su ve ağaç gövdesi olarak değiştir...
 
Denge <ul><li>İnsan, doğası gereği simetri ile ortaya çıkan bir denge arayışı içindedir. Doğada, insan anatomisinde, yeryü...
<ul><li>Gerektiğinde ellerimizi iki yana açarak denge sağlarız. Denge unsuru her zaman mutlak simetri ile birlikte bulunma...
Eşbiçimli Uygunluk <ul><li>İmajların yapısal karakterlerinin simgeledikleri biçimlerle olan ilişkileri ve anlamlarının uyu...
<ul><li>Eşbiçimli uygunluk ilkesi genelde simge oluşturma sistemleri içinde, doğrudan benzeterek ilişkilendirme yöntemiyle...
Algısal Gruplama
<ul><li>Birbirine yakın gruplama, birbirine yakın grupların,uzak olanlara nazaran belirli gruplar halinde algılanması ilke...
Reklamlardaki algısal gruplama kolaylığı <ul><li>Her gün çevremizde pek çok yazı, duyuru, ilan, reklam panosu, tabela görü...
Düzeni bozan kutular bütün içinde  farklı algılanmaya devam eder.
Benzeşme-Ayrışma <ul><li>Benzer biçimlerin grup içinde birlikte algılanmasına karşın, aslında birbirinden farklı olmaları ...
Görsel hiyerarşi <ul><li>B e n z e şme  –  Ayrış ma   prensibi </li></ul><ul><li>Bir yazı bloğu içinde genel dokuyu bozmad...
Görsel İletişim <ul><li>19. Aralık. 2006 </li></ul>
Bir Sembolün Öyküsü <ul><li>Dünyanın en yaygın sembollerinden biri  olan barış sembolünün doğuş biçimi, her sembolün ardın...
Semafor Alfabesi <ul><li>Sembolün temel çıkış noktası denizcilikte kullanılan, uluslar arası bir iletişim boyutuna sahip s...
Barış Sembolünün Dünya Turu <ul><li>Bu kullanımdan sonra barış sembolü yaygınlık kazanmış, Amerika’da Martin Luther King’i...
Yazı Dili Oluşturabilmek <ul><li>Piktogramlarla başlayan yazı dilinde önceleri insanı anlatmak için, simgesel ve basit bir...
Dünya Kültürlerinde ResimYazısı <ul><li>En büyük sorun piktogramların sese dönüştürülmesinde ortaya çıkıyordu. Her bir pik...
Resimyazıları ve Çizim <ul><li>Resimyazılarını çizimden ayıran en önemli özellik, standart hale getirilmiş resim işaretler...
İlk Yazının Tarihi <ul><li>Tam kesinlik kazanmamış olsa da ilk resim yazı ve kavramsal yazı örneklerini Fenikeliler de fon...
Eski Mısır <ul><li>Eski Mısır’lılar hem sesçil, hem de kavram yazısal – ideografik bir yazı sistemi kullanılıyorlardı.Zama...
Eski Çin <ul><li>Kanji alfabesi Çin’de, kavramsal, sembolik anlamları da bünyesinde barındıran bir yapıda gelişti. Çinlile...
Mısırlılar <ul><li>M.Ö 4000 yılında Sümerlerin kil ve toprak tablet üzerine kazıyarak 2000 dolayında resimsel simgeyle kur...
Ortak Dil Oluşturma Çabaları <ul><li>Çağlar boyu yaşamsal bir işleve sahip olan dil, insanların vazgeçilmez bir iletişim a...
İlk Yapay Dil <ul><li>1887’de Ludwik Zamenof Uluslar arası düzeyde ikinci bir dil olarak kullanılmak üzere geliştirdiği ya...
Alman Felsefeci ve Matematik Ustasından Evrensel Bir Dil Oluşturma Çabaları <ul><li>Günümüzden yaklaşık 300 yıl önce Alman...
Neurath (1882- 1945) <ul><li>İnsan duygu, davranış ve bilgilerini temel olarak hazırladığı bu sistemde, tüm insanlar taraf...
ISOTYPE <ul><li>İlk fikir eskizleri 1925 yılında çıkmaya başladı. </li></ul><ul><li>1926-1927 yılları tasarımcılar ortaya ...
İLK HEDEF <ul><li>İlk hedef kavramlara ve nesnelere görsel karşılıklar geliştirmek ve bu görsel malzemeyi basit grafikler ...
1.Dünya Savaşı Sorası <ul><li>Bu dönemde ortaya çıkan ISOTYPE’in amacı halkın sağlık, sosyal, ekonomi gibi karmaşık istati...
Dünyaya yayılım <ul><li>1945’te Neurarth’ın ölümü ile çalışmaları eşi devam ettirdi. </li></ul><ul><li>Birlikte çalıştığı ...
Bir Sonraki Aşama <ul><li>Sembolik elemanların birleştirilmesi aşamasıdır. </li></ul><ul><li>Örneğin bir ayakkabı sembolü ...
Bu Sistemler <ul><li>Günümüz bilgisayar ikonlarının da temelidir. Bilgisayar yazılımlarının görsel yapısı,gerek kolay kull...
SEMANTOGRAFİ <ul><li>Aynı zamanda Blissymbolics adı ile anılan görsel iletişim dilidir. </li></ul><ul><li>Avusturyalı Karl...
Sistem <ul><li>Semantografi’nin çalışma prensibinde her işaret sözcüklerden çok kavramlara karşılık vermek için oluşturulm...
LoCoS* <ul><li>Daha önce oluşturulan Isotype ve Semantografi görsel iletişim sistemlerinin bileşimi olarak adlandırabilece...
LOCOS KARESİ <ul><li>Sistemin en belirgin özelliği her çizginin kare içinde anlatılır. </li></ul><ul><li>Örneğin “yapmak” ...
final <ul><li>9 ocak 2007 </li></ul><ul><li>Git 103 G </li></ul><ul><li>Saat 10.00 </li></ul><ul><li>Tüm notlar, Kitabın 8...
Upcoming SlideShare
Loading in …5
×

Gestalt Prensipleri

38,306 views

Published on

Published in: Design, Technology, Business
  • Be the first to comment

Gestalt Prensipleri

  1. 1. Görsel İletişim 12.Aralık.2006
  2. 2. GESTALT PRENSİPLERİ Algılama Tanımı Tüketicinin tüketimle ilgili sorunları algılanan sorunlardır. Aynı uyarıcıya karşı tüketiciler, seçmeyi, organize etmeyi ve yorumlamayı kişisel durumlarına göre gerçekleştirir. Bir ürünün fiyatı, tüketiciler arasında farklı farklı algılanabilir.
  3. 3. -.- Yukarıdaki şekil algılama ve değerleme farklılığını daha iyi anlamamızı sağlamak üzere verilmiştir. Burada aynı zamanda hem bir genç kız ve hem de bir cadıyı canlandıran bir resim verilmiştir. Yapılan araştırmalara göre aynı anda her ikisini de görebilen hemen hiç kimse çıkmamaktadır. Buna mukabil bazıları bu resmi genç kız olarak algılarken, bazıları da yaşlı kadın olarak görmek ve algılamaktadır. Diğer bir deyimle, insan gördüğü her şeyi algılayamamaktadır.
  4. 4. Kişilerin mesleki farklılıklarına dayalı algılama <ul><li>Algılama, kişinin anlamlı bir dünya görüntüsü yaratmak için bilgi girdilerini seçme, organize etme ve yorumlama sürecidir. Algılamada tarafsızlıktan çok, yanlı bir yapı vardır. </li></ul><ul><li>Şöyle bir örnek verelim: </li></ul><ul><li>Beş yıldızlı bir otelin yüzme havuzunun kenarında bir iş adamı, bir fizikçi, bir mimar güneşlenmektedir. </li></ul><ul><li>İş adamı büyük olasılıkla havuzdan sağlanan gelir, verilen hizmetin kalitesi, işletmecilik hataları gibi olaylarla ilgilenecektir. </li></ul><ul><li>Fizikçi havuzdaki su miktarı gibi konulara ilgi duyacaktır. Mimar otelin yapısı, çevre düzenlemesi türündeki konulara ağırlık verecektir. Yani bu üç insanın duyu organları aynı zamanda çalışacak, fakat değişik konular veya olaylar dikkatlerini çekecektir. </li></ul>
  5. 5. GESTALT KURAMI <ul><li>Farklı algılama olgusu Gestalt (bütün, tüm görüntü, küme) kuramıyla açıklanmaktadır. Bu kurama göre, herkes aynı uyarıcıyı veya nesneyi beş duyusundan gelen iletişim ile kendine özgü olarak, diğerlerinden farklı biçimde yorumlar. İnsanların beş duyusuna hitap etmek şeklindeki Gestalt fikrinden yola çıkan firmalar, rekabet ortamında daha çok algılanmak ve kabul görmek ve algılamalarını pekiştirmek amacıyla, özellikle gıda maddeleri lansmanlarında ücretsiz, indirimli veya bedava tattırma testleri, eşantiyon dağıtımı gibi yollara giderler. </li></ul><ul><li>Örneğin; Kallog Cornflakas, Sugar Chex, Viva Cornflakas, Linera, Yayla vb., Tansaş vb. mağazalarda tattırma testleri, fiyatları düşürüp, özel indirimli paketler yöntemlerini uygulamışlardır. </li></ul>
  6. 6. -.- <ul><li>Algılama yalnız uyarana değil, o uyaranı sarmalayan çevreye (Gestalt) ve kişinin o andaki koşullarına bağlıdır. Bu nedenle sosyo-psikolojik modelin devamı gibidir. </li></ul><ul><li>Gestalt “bütünün bileşimi” anlamına gelen psikolojik bir terimdir. 1920’li yıllarda </li></ul><ul><li>Alman psikologlar tarafından geliştirilmiştir ve görsel algı teorilerine dayanır. Bu teoriler insanların görsel elemanları nasıl gruplara ayırdığını ya da bütünün birleşimini belirli ilkelerle nasıl düzenlediğini anlatır. Bu ilkeler şunlardır: </li></ul>
  7. 7. Benzerlik, Benzeyiş, Benzeşlik (similarity) <ul><li>Benzerlik, nesneler birbirlerine yakın (benzer) göründüğünde meydana gelir. İnsanlar genelde bir grup ya da doku şeklinde algılarlar. </li></ul>Yukarıdaki örnek (11 farklı objeyi içerir) tek bir üniteymiş gibi görünür çünkü bütün şekillerin benzerliği vardır.
  8. 8. Bütünlüğün görünmesinin sebebi <ul><li>Üçgen biçimindeki şekillerin kartal sembolünün çevresinde güneş ışınları formunu almasıdır. </li></ul><ul><li>Benzerlik oluştuğunda, nesnenin diğerlerine göre farklı oluşunun önemi ortaya çıkar. Bu “kuraldışı” diye adlandırılır. </li></ul><ul><li>Sağda uzakta olan nesne odak noktası haline dönüşür çünkü diğer şekillere göre farklılık gösterir. </li></ul>
  9. 10. Devam, Devam Etme, Sürme (continuity) <ul><li>Devamlılık, göz, bir nesneden diğer nesneye devam ettiğinde ortaya çıkar. </li></ul>
  10. 11. <ul><li>Devamlılık yukarıdaki örnekte mevcuttur çünkü, şekile bakanın gözü doğal olarak bir çizgiyi ya da kavisi takip eder. Pürüzsüz akan sürgü H’nin üstünden akar ve doğrudan çınar yaprağına gider. </li></ul><ul><li>  </li></ul>
  11. 12.   Closure <ul><li>Closure ya nesne tamamlanmadığında ya da boşluk tamamen çevrelenmediğinde oluşur. Eğer şekil yeterliliği hakkında delil teşkil ediyorsa, insanlar şeklin tamamını </li></ul><ul><li>olmayan bilgiyi doldurarak algılar.    </li></ul>
  12. 13. Yukarıdaki panda da tamamlanmadığı halde, mevcut olan görüntü, şekli tamamlamak için yeterli. İzleyicinin algısı şekli tamamladığında, closure meydana gelir.
  13. 14. Örnek:
  14. 15.   Yakınlık (Proximity) <ul><li>Yakınlık, elemanlar birbirlerine yakın yer aldıkları zaman meydana gelir. Birlikte olduklarında bir grup olarak algılanırlar. </li></ul>
  15. 16. <ul><li>Yukarıdaki yedi şekil yakınlık olmadan yerleştirilmişlerdir. Ayrı şekiller olarak algılanırlar. Aşağıdaki şekil ise yakın sıralanmış ve bir grup oluşturmuştur. </li></ul>
  16. 17. <ul><li>Şekillerin yakınlık derecesi arttırıldığında, bütünlük meydana gelir. Ayrı şekiller olarak bakıldıklarında da, bir bütün (grup) olarak algılanırlar.  </li></ul>
  17. 18. <ul><li>Yukarıdaki onbeş eleman birleşmiş bütün (ağaç şekli) olarak algılanmaktadır. Sebebi yakınlıklarıdır. </li></ul>
  18. 20. Algılama İlkeleri <ul><li>Algılama boyutunda araştırmalar sonunda çıkan belirli ilkeler ve sistemler vardır. Gestalt ilkeleri diye bilinen bu temel ilkelerden önemli olanları: </li></ul><ul><li>Figür-Arkaplan İlişkisi İlkesi </li></ul><ul><li>Denge ilkesi </li></ul><ul><li>Eşbiçimli Uygunluk İlkesi </li></ul><ul><li>Algısal Gruplama </li></ul><ul><li>Benzeşme-Ayrışma İlkesi’dir. </li></ul>
  19. 21. Figür- Arka plan İlişkisi <ul><li>Göz, imgenin biçimini çevresindeki alana göre ayırt eder. Biçim, siluet, ya da şekil doğal olarak figür (obje) gibi algılanır, çevredeki alan ise arka plan olarak algılanır. </li></ul><ul><li>Figür ve arka planın dengelenmesi algılanan imgeyi daha belirgin kılar. Alışılmışın dışında kalan figür / arka plan ilişkisi ilgiyi arttırabilir. </li></ul>
  20. 22. -.-
  21. 24. <ul><li>Yukarıdaki “figür” kelimesi bir figür olarak açıkça algılanabilir, ve arkasını beyaz alan kaplamıştır. </li></ul><ul><li>  </li></ul><ul><li>  </li></ul><ul><li>Bu imgede figür ve arka plan ilişkisi gözün algılamasına göre değişir. Bir abajur’un şekli ya da bir yüzün silueti. </li></ul><ul><li>   </li></ul>
  22. 25. Bu imajda karmaşık figür/ arka plan ilişkisi kullanmıştır ve bu durum algı ayırımlarını su ve ağaç gövdesi olarak değiştirir.
  23. 27. Denge <ul><li>İnsan, doğası gereği simetri ile ortaya çıkan bir denge arayışı içindedir. Doğada, insan anatomisinde, yeryüzü şekillerinde denge unsurunu gözlemleyebiliriz. </li></ul><ul><li>Örneğin ağırlığını taşıyamayan bir su damlası, simetrik ve dengeli bir biçimde yere düşer, vücudumuzun her iki yanlarındaki kollarımız hem görsel hem de fiziksel bir unsurdur. </li></ul>
  24. 28. <ul><li>Gerektiğinde ellerimizi iki yana açarak denge sağlarız. Denge unsuru her zaman mutlak simetri ile birlikte bulunmak zorunda değildir. </li></ul><ul><li>Özgün ve yaratıcı çalışmalar oluşturmak için pek çok grafik tasarımcı simetrik denge yaratma kolaycılığından uzak durmaya çalışır. </li></ul>
  25. 29. Eşbiçimli Uygunluk <ul><li>İmajların yapısal karakterlerinin simgeledikleri biçimlerle olan ilişkileri ve anlamlarının uyumlu ilkesidir. </li></ul><ul><li>Bir bıçak veya testere, kesme olayını, kanlı bir bıçak bir cinayeti, ağzını açmış bir çıngıraklı yılan korkuyu, elinde pankart tutan birileri başkaldırıyı imler. </li></ul>
  26. 30. <ul><li>Eşbiçimli uygunluk ilkesi genelde simge oluşturma sistemleri içinde, doğrudan benzeterek ilişkilendirme yöntemiyle kullanılır. </li></ul><ul><li>Simgenin arkasında bir öykü, olaydan çok benzeşme vardır. </li></ul>
  27. 31. Algısal Gruplama
  28. 32. <ul><li>Birbirine yakın gruplama, birbirine yakın grupların,uzak olanlara nazaran belirli gruplar halinde algılanması ilkesidir. Örneğin gölde yüzen ördekleri gördüğümüzde gözümüz birbirine yakın olanları gruplayarak algılar. </li></ul><ul><li>Bu ilke sayesinde iletiş problemlerini daha iyi çözebiliriz. Yukarıdaki resme ilk baktığımızda önce kaç kareyi sayabiliriz? Altı gölgelendirilmiş kareleri önce görürüz. Sonra diğerlerini de. </li></ul>
  29. 33. Reklamlardaki algısal gruplama kolaylığı <ul><li>Her gün çevremizde pek çok yazı, duyuru, ilan, reklam panosu, tabela görürüz. Aslında bunların çoğu bir olay veya etkinliği haber vermek için hazırlanmıştır. Basit bir duyuruda bile şu soruların cevabı verilir: </li></ul><ul><li>KİM? </li></ul><ul><li>NEREDE? </li></ul><ul><li>NE ZAMAN? </li></ul><ul><li>NASIL? Bu bilgilerin iyi şekilde organize edilmesi, mesajın hızlı, kolay ve akıcı şekilde hedef kitlesine ulaşmasına yardımcı olur. </li></ul>
  30. 34. Düzeni bozan kutular bütün içinde farklı algılanmaya devam eder.
  31. 35. Benzeşme-Ayrışma <ul><li>Benzer biçimlerin grup içinde birlikte algılanmasına karşın, aslında birbirinden farklı olmaları durumudur. Aynı sıra ve aralığı devam ettirdiğimizde düzenli kareler açıları değiştirilmiş kareler ile belki ilk seferde hemen algılanamayabilecek, ancak sonra farkları ortaya çıkacaktır. </li></ul>
  32. 36. Görsel hiyerarşi <ul><li>B e n z e şme – Ayrış ma prensibi </li></ul><ul><li>Bir yazı bloğu içinde genel dokuyu bozmadan kimi harf ya da sözcükleri ortaya çıkarmak için tipografiyi italik veya bold yaparken benzer bir ilişkiden faydalanıyoruz. Bu sistemi kullanmadan harf boyutunu büyüttüğümüzde ise görsel öncelik düzeni farklı bir şekle dönüşür. İstemeden benzeşme yapısını tamamen ortadan kaldırabiliriz. Bu ise genel dokuyu bozar ve sayfa tasarımında farklı tonda bir vurgulama yapmaya çalışırken sözcükleri başlık seviyesine çıkarma tehlikesi doğurur. Bunun yanı sıra metin içinde italik yapılmış bir sözcük, genel dokunun karakteristiğini sürdürürken ayrışma ihtiyacına da cevap verir. </li></ul>
  33. 37. Görsel İletişim <ul><li>19. Aralık. 2006 </li></ul>
  34. 38. Bir Sembolün Öyküsü <ul><li>Dünyanın en yaygın sembollerinden biri olan barış sembolünün doğuş biçimi, her sembolün ardında bir öykü, ya da bir görsel ilişkiler zinciri barındırır. </li></ul><ul><li>1958 yılında İngiltere’de Nükleer Savaşa Karşı Doğrudan Eylem Komitesi’nin yürüttüğü ”Nükleer Silahsızlanma Kampanyası” ile ilişkilidir. Bu komitenin bir üyesi, profesyonel bir sanatçı ve tasarımcı olan Gerald Holtrom tarafından İngiltere’nin nükleer silah imalatını protesto etmek için yapılan eylemde ortaya çıkmıştır.Ölümden hayata, kıştan bahara kavramlarını taşıyan siyah üzerine beyaz ve yeşil üzerine beyaz renkteydi. </li></ul>
  35. 39. Semafor Alfabesi <ul><li>Sembolün temel çıkış noktası denizcilikte kullanılan, uluslar arası bir iletişim boyutuna sahip semafor alfabesinin N ve D harfleridir. Semafor kodlarıyla oluşturulan N ve D harfleri kampanyanın sloganı “Nucleer Disarmement” (Nükleer Silahsızlanma) sözcüklerinin baş harfleridir. Çevresindeki daire ise dünyayı sembolize eder. Tüm elemanlar üst üste bindirilerek Tüm Dünyada Nükleer Silahsızlanma” kavramı sembolize edilmiştir.. </li></ul>
  36. 40. Barış Sembolünün Dünya Turu <ul><li>Bu kullanımdan sonra barış sembolü yaygınlık kazanmış, Amerika’da Martin Luther King’in arkadaşı olan Bayard Rustin’in insan hakları kampanyasında, daha sonra Vietnam savaşı karşıtları tarafından, 1968’de Prag’da Sovyet Tanklarına karşı koyan guruplar tarafından, Arjantin’de ve Doğu Timur’da cunta karşıtlarının gösterilerinde kullanılmıştır. Sembolün en büyük özelliği tescilli olmaması, dolaylı olarak özgürlüğü imlemesi ve tüm kullanımlarında da özgürce kullanılabilmesidir. </li></ul>
  37. 41. Yazı Dili Oluşturabilmek <ul><li>Piktogramlarla başlayan yazı dilinde önceleri insanı anlatmak için, simgesel ve basit bir insan çizimi yeterli olabiliyordu. Ancak dost, düşman, akraba gibi kavramlar araya girince iş zorlaşıyordu. Ancak sonuçta yapılan iş resimdi ve ve belirli bir yetenek gerektiriyordu. Ayrıca okunması zorunluydu. Bu sistem nesnelerin belirtilmesinde kolay bir yöntem olsa dahi düşüncelerin anlatımında farklı bileştirmeler kullanıyordu. Tekrarlanabilirliği ve akılda kalıcılığı oldukça güçtü. </li></ul>
  38. 42. Dünya Kültürlerinde ResimYazısı <ul><li>En büyük sorun piktogramların sese dönüştürülmesinde ortaya çıkıyordu. Her bir piktograma ses verilemeyeceği için, piktogramların ses dizelerini ifade etmesi gerekiyordu. </li></ul><ul><li>Dünyanın pek çok bölgesinde resim yazısı kelimelerin sözsüz ve jestsiz bir iletişim biçimi olarak kullanılmasının ilk denemeleridir. </li></ul>
  39. 43. Resimyazıları ve Çizim <ul><li>Resimyazılarını çizimden ayıran en önemli özellik, standart hale getirilmiş resim işaretlerinden yani piktogramlardan oluşmasıdır. Bu işaretler okuyucu tarafından kolayca algılanabilen belirli nesneleri temsil eder. İşaretler için sesler bulunmuştur ve daha karmaşık bir yazı oluşturmak için basit işaretler bir araya getirilmiştir. </li></ul>
  40. 44. İlk Yazının Tarihi <ul><li>Tam kesinlik kazanmamış olsa da ilk resim yazı ve kavramsal yazı örneklerini Fenikeliler de fonogram alfabesi ile, Mezopotamya ve Anadolu’da görmekteyiz. </li></ul><ul><li>Fenikelilerin tüccar bir toplum olmaları ve bu konuda ayrıca, denizcilikte çok gelişmiş olmaları, buldukları bu dili, ticaret yaptıkları diğer topraklara ve deniz aşırı ülkelere taşımalarında en büyük etken olmuştur. </li></ul>
  41. 45. Eski Mısır <ul><li>Eski Mısır’lılar hem sesçil, hem de kavram yazısal – ideografik bir yazı sistemi kullanılıyorlardı.Zamanla ideogramların bu sesçil göstergelerle benzeş oldukları sonucunu çıkarabiliriz. </li></ul>
  42. 46. Eski Çin <ul><li>Kanji alfabesi Çin’de, kavramsal, sembolik anlamları da bünyesinde barındıran bir yapıda gelişti. Çinlilerin geliştirdiği bu sistem, Sümerlerin kullandığı sistem yazının da gelişmesinde ve yaygınlaşmasında büyük rol oynadı. </li></ul>
  43. 47. Mısırlılar <ul><li>M.Ö 4000 yılında Sümerlerin kil ve toprak tablet üzerine kazıyarak 2000 dolayında resimsel simgeyle kurdukları iletişimi , Mısırlılar 2000 yıl sonra 24 işaretten oluşan bir sistemi kullanmaya başladılar. </li></ul><ul><li>Bu sayede resimler yerine yazımlar sistemi geliştirip, fonetik ve tanımlanabilir bir dil haline getirdiler. </li></ul>
  44. 48. Ortak Dil Oluşturma Çabaları <ul><li>Çağlar boyu yaşamsal bir işleve sahip olan dil, insanların vazgeçilmez bir iletişim aracı olarak sürekli gelişimini sürdürdü. </li></ul><ul><li>Ancak tek bir dil veya iletişim biçimiyle insanların iletişim kurabilmesi ve anlaşabilmesi en az diller kadar eski bir hayal olarak hep insanoğlunun aklını kurcaladı. </li></ul>
  45. 49. İlk Yapay Dil <ul><li>1887’de Ludwik Zamenof Uluslar arası düzeyde ikinci bir dil olarak kullanılmak üzere geliştirdiği yapay dil Esperanto’dur. </li></ul><ul><li>Avrupa dillerinde özellikle de roman dillerinde yaygın olarak kullanılan köklerden türetilmiştir. </li></ul><ul><li>Esperanto’nun yazım kuralları sesçil’dir. Bütün sözcükler oldukları gibi yazılır. Dilbilgisi basit ve kurallıdır. Ad, sıfat ve eylemlerin farklı bitimleri vardır. </li></ul><ul><li>Günümüzde Esperanto dilini konuşanların </li></ul><ul><li>100 000’i aştığı tahmin edilmektedir. 1908’den bu yana 83 ülkede üyesi bulunan evrensel Esperanto derneği, ayrıca 50 ulusal derneği bulunmaktadır. Bu lisanı kullanan 22 uluslararası kuruluş vardır. </li></ul><ul><li>Dünya Esperanto konferansı her yıl yapılmaktadır. </li></ul><ul><li>Bu konuda 100’ü aşkın dergi yayınlanmaktadır. </li></ul>
  46. 50. Alman Felsefeci ve Matematik Ustasından Evrensel Bir Dil Oluşturma Çabaları <ul><li>Günümüzden yaklaşık 300 yıl önce Alman Felsefeci ve matematikçi Baron Gottfriend Wilhelm Von Leibnitz sembollerden oluşan ve çeviri yapılmadan tüm dillerde okunabilecek evrensel bir dil oluşturma çabalarına başladı. Bu çalışmaların ardından Oto Neurath ISOTYPE – “İnternational Sytem Of Typographiç Picture Education” Uluslar arası Resimsel Yazı Eğitim Sistemi denilen başka bir sembol dili geliştirdi. </li></ul>
  47. 51. Neurath (1882- 1945) <ul><li>İnsan duygu, davranış ve bilgilerini temel olarak hazırladığı bu sistemde, tüm insanlar tarafından anlaşılmayı hedefledi. </li></ul><ul><li>Bu sistemin temel özelliği: </li></ul><ul><li>Temelinde ana kavramların sembolik şekilleri ve şekillerin türetilmesidir. Bu sayede kolayca kavranması veya bir iki temel sembolden sonra önceden öğrenmeye gerek kalmadan mantık yoluyla anlaşılabilmesiydi. </li></ul>
  48. 52. ISOTYPE <ul><li>İlk fikir eskizleri 1925 yılında çıkmaya başladı. </li></ul><ul><li>1926-1927 yılları tasarımcılar ortaya çıkan şekillerin stilizasyonu ile uğraştılar. </li></ul><ul><li>1930 yılında Neurarth ve ekibi resimsel sembollerin kavramsal ve şekilsel temellerini belerlediler. </li></ul><ul><li>1936 yılında Otto Neurart tarafından ISOTYPE kavramı dünyaya tanıtıldı. </li></ul><ul><li>Bir diğer tanımı “ Viyana Metodu” dur. </li></ul>
  49. 53. İLK HEDEF <ul><li>İlk hedef kavramlara ve nesnelere görsel karşılıklar geliştirmek ve bu görsel malzemeyi basit grafikler şeklinde kullanmaktı. </li></ul><ul><li>Daha sonraki hedef daha da yüksekti. </li></ul><ul><li>Detaylardan arındırılmış sembol ve işaretlerden başlı başına bir dil oluşturmak, nesnelere, durum ve mekanlara açıklamalar getirmek ve bu görsel dili bir işaret dili olarak kullanmaktı. </li></ul>
  50. 54. 1.Dünya Savaşı Sorası <ul><li>Bu dönemde ortaya çıkan ISOTYPE’in amacı halkın sağlık, sosyal, ekonomi gibi karmaşık istatistik bilgilerine kolayca ulaşması ve bunları anlamasıydı. </li></ul><ul><li>Buna göre her bir figür eş sayıda nicel bilgiyi barındırıyordu. </li></ul><ul><li>Bu görsel elemanlar son derece basit bir dille perspektif kullanmadan gösteriliyor, artışlar sadece figürlerin çoğalmasıyla belirtiliyordu. </li></ul><ul><li>Görsel tasarımları Neurarth’ın eşi Marie Reidemeister tarafından hazırlanıyordu. </li></ul>
  51. 55. Dünyaya yayılım <ul><li>1945’te Neurarth’ın ölümü ile çalışmaları eşi devam ettirdi. </li></ul><ul><li>Birlikte çalıştığı Rudolf Modley 1930’da New York’da kurduğu şirket yardımıyla ISOTYPE hareketinin yayılmasına olanak sağladı. </li></ul><ul><li>ISOTYPE 1971 yılında İngiltere’de University of Reading” koleksiyonuna katıldı. </li></ul>
  52. 56. Bir Sonraki Aşama <ul><li>Sembolik elemanların birleştirilmesi aşamasıdır. </li></ul><ul><li>Örneğin bir ayakkabı sembolü ve bir fabrika sembolü birlikte kullanılarak ayakkabı fabrikası kavramını üretebilirler. </li></ul><ul><li>Bundan sonra yan elemanlar ile ayakkabının el imalatı veya fabrikasyon olduğu hakkında bilgiler aktarılabilir. </li></ul><ul><li>Aynı temel felsefeden hareketle işçi ve diğer iş elemanlarını bütünleştirerek farklı iş kolları da anlatılabilir. </li></ul><ul><li>Diğer bir hedef de okuma yazma bilmeyen kişilere de bilgi ulaştırmaktı. </li></ul><ul><li>Örnekte görülen Afiş’te yer alan şekil raşitizim hastalığının tedavi olmadan ve tedavi olduktan sonraki durumunu çarpıcı şekilde sembolleştirmiştir. </li></ul><ul><li>ISOTYPE çalışmaları asıl hedefine ulaşamasa da dil oluşturma çabaları içinde önemli bir aşama kaydetti. </li></ul>
  53. 57. Bu Sistemler <ul><li>Günümüz bilgisayar ikonlarının da temelidir. Bilgisayar yazılımlarının görsel yapısı,gerek kolay kullanımı, gerek kolay öğrenimi ve akılda kalıcılığı açısından sembollerden faydalanılarak tasarlanmıştır. Bu sembollerin özellikle uluslar arası yazılım boyutunda olması önemli bir iletişim imkanı sağlamıştır. </li></ul><ul><li>Günümüzden 11500 yıl öncesine dayanan çeşitli bölgelerdeki kaya ve mağra resimlerindeki işaret sistemi,ISOTYPE’ın çalışma prensiplerinde yatan, göstergebilim felsefesinin özü olan görme ve anlamlandırma ilişkisine bağlıdır. </li></ul>
  54. 58. SEMANTOGRAFİ <ul><li>Aynı zamanda Blissymbolics adı ile anılan görsel iletişim dilidir. </li></ul><ul><li>Avusturyalı Karl Bliss tarafından tasarlanmıştır. </li></ul><ul><li>Günümüzde yaygın olarak görsel iletişim amaçlı kullanılmasının yanı sıra, işitme engelleri kişilerin veya sağır ve dilsizlerin eğitimine yardımcı unsur olarak kullanılmaktadır. </li></ul><ul><li>Bliss’in amacı semantografi ile bir çeşit görsel Esperanto yaratmak ve bu yolla insanlık ve dünya barışına katkıda bulunmaktı. </li></ul>
  55. 59. Sistem <ul><li>Semantografi’nin çalışma prensibinde her işaret sözcüklerden çok kavramlara karşılık vermek için oluşturulmuştur.Tanımlar ve fiiller arasındaki geçiş “^” eklentisi ile oluşturulmuştur. Bu şekilde kalem işareti küçük bir eklenti ile, kolayca yazmak fiili haline dönüşebilmektedir. </li></ul>
  56. 60. LoCoS* <ul><li>Daha önce oluşturulan Isotype ve Semantografi görsel iletişim sistemlerinin bileşimi olarak adlandırabileceğimiz, bir görsel iletişim dilidir. </li></ul><ul><li>Japon grafik tasarımcı Yukio Ota tarafından tasarlanmış 1972 yılında Almanya’da tanıtılmıştır. </li></ul><ul><li>18 temel işaretten oluşmaktadır. Geometrik bir yapıya sahiptir. </li></ul><ul><li>İşaretler birbirleri ile kombinasyonlar oluşturarak söylem seçenekleri oluşturabilirler. </li></ul><ul><li>Evrensel iletişim projelerinin en önemli örneklerinden biridir. </li></ul><ul><li>İşaretlerin çoğu daha ilk bakışta anlaşılabilir. Öğrenilmesi kısa sürelidir ve çok akılda kalıcı özelliğe ve sadeliğe sahiptir. </li></ul>
  57. 61. LOCOS KARESİ <ul><li>Sistemin en belirgin özelliği her çizginin kare içinde anlatılır. </li></ul><ul><li>Örneğin “yapmak” fiili karenin ortasında yer alan düz bir çizgi ile belirlenmiştir. Aynı çizgi sol tarafında bir nokta ile birleştiğinde geçmiş zaman (yaptı), sağ tarafta bir çizgi ile birleştiğinde ise gelecek zaman (yapacak) anlamına gelir. Bu yöntem Locos farklı bir karakteristik özelliğidir. Kelimenin anlamının sembolün karedeki yerine göre değişebiliyor olmasıdır. Tüm kelimeler cümle oluşturmak için yan yana sıralanmış karelerin içinde ve sıra halinde dizilir. Cümle bileşiminde asıl içerik orta kısımda olduğu için önemli ana anlam hızlı bir şekilde algılanır. </li></ul><ul><li>Locos’un diğer dillerden en önemli farkı aynı zamanda fonetik karşılığının olması, yani okunabilirlik özelliğidir. </li></ul><ul><li>İlk etapta 364 locos sembolü geliştirilmiştir. Bu yöntemle değişik kombinasyonlarla kelime sayısı katlanarak artırılabilir. </li></ul>
  58. 62. final <ul><li>9 ocak 2007 </li></ul><ul><li>Git 103 G </li></ul><ul><li>Saat 10.00 </li></ul><ul><li>Tüm notlar, Kitabın 85.ci sayfası na kadar </li></ul><ul><li>Sorumlular. </li></ul>

×