Successfully reported this slideshow.
Your SlideShare is downloading. ×

Ad

Vücudumuzdaki Sistemler
Fen Bilimleri
1.Ünite
Şahin KARAKAŞ
 Sindirim Sistemi
 Boşaltım Sistemi
 Denetleyici ve
Düzenle...

Ad

Sindirim Sistemi
Yaşamamızı devam ettirmek için enerjiye ihtiyaç duyarız. İhtiyaç
duyduğumuz bu enerjiyi ise besinlerden s...

Ad

Sindirim Sistemi
Sinirimin amacı bu besinlerin hücre zarından geçebilecek kadar
küçük parçalara ayrılması ve besinlerin hü...

Ad

Ad

Ad

Ad

Ad

Ad

Ad

Ad

Ad

Ad

Ad

Ad

Ad

Ad

Ad

Ad

Ad

Ad

Ad

Ad

Ad

Ad

Ad

Ad

Ad

Ad

Ad

Ad

Ad

Ad

Ad

Ad

Ad

Ad

Ad

Ad

Ad

Ad

Ad

Ad

Ad

Ad

Upcoming SlideShare
Organlar ve sistemler
Organlar ve sistemler
Loading in …3
×

Check these out next

1 of 45 Ad
1 of 45 Ad
Advertisement

More Related Content

Viewers also liked (20)

Advertisement

Sunum

  1. 1. Vücudumuzdaki Sistemler Fen Bilimleri 1.Ünite Şahin KARAKAŞ  Sindirim Sistemi  Boşaltım Sistemi  Denetleyici ve Düzenleyici Sistemler  Duyu Organları
  2. 2. Sindirim Sistemi Yaşamamızı devam ettirmek için enerjiye ihtiyaç duyarız. İhtiyaç duyduğumuz bu enerjiyi ise besinlerden sağlarız. Besin maddeleri içeriklerine göre: karbonhidrat, protein, yağ, su, vitamin ve mineraller olarak gruplandırılır. Bu besin içerikleri büyük yapılardır. Bunların daha küçük yapılara parçalanması gerekir. Sindirim, büyük yapılı besin içeriklerinin, hücrelerin kullanabileceği kadar küçük yapı birimlerine ayrılmasıdır.
  3. 3. Sindirim Sistemi Sinirimin amacı bu besinlerin hücre zarından geçebilecek kadar küçük parçalara ayrılması ve besinlerin hücre içine alınmasıdır. İki çeşit sindirim vardır; mekanik (fiziksel) ve kimyasal sindirim. Fiziksel sindirim: Besinler çiğneme ve kas hareketleri ile daha küçük parçalara ayrılır. Kimyasal sindirim: Besinlerin bazı sindirim organlarında enzim adı verilen salgılar yardımıyla parçalanmasıdır
  4. 4. Sindirimde görevli yapı ve organlar Sindirim sistemi organları sırasıyla: ağız, yutak, yemek borusu, mide, ince bağırsak ve kalın bağırsaktır.
  5. 5. Sindirimde görevli yapı ve organlar Ağız: Sindirim ilk olarak ağızda başlar. Burada besinlerin çiğneme ile fiziksel sindirimi sağlanır. Dişler besinleri parçalarken tükürük ise besinleri yumuşatır. Karbonhidratlar tükürük sıvısında bulunan enzimler sayesinde kimyasal sindirime uğrarlar. Yutak: Besinlerin ağızdan yemek borusuna iletilmesini sağlar. Yemek borusu: Besinleri yapısında bulunan kaslar yardımıyla mideye iletir.
  6. 6. Sindirimde görevli yapı ve organlar Mide: Besinlerin fiziksel sindirimi midede kasılıp gevşeme hareketleri ile devam eder. Kimyasal sindirim ise mide öz suyu içerisinde bulunan mide asidi ve enzimler sayesinde gerçekleşir. Bunun sonucunda besinler bulamaç haline gelmiş olur. Proteinlerin kimyasal sindirimi midede başlar.
  7. 7. Sindirimde görevli yapı ve organlar İncebağırsak: Sindirim sistemin en uzun bölümüdür. Yağların fiziksel ve kimyasal sindirimi burada başlar. Karbonhidrat ve proteinlerin sindirimi burada tamamlanır. Besinler incebağırsakta en küçük yapılarına kadar parçalanıp kana geçebilecek hale gelir. Bu küçük besinler ince bağırsakta bulunan villus denilen yapı tarafından emilerek (emilim) kana geçer. Kalın bağırsak: Vitamin, su ve mineraller sindirime uğramadan kalın bağırsağa kadar gelir. Su, vitamin ve mineraller kalınbağırsakta emilir, kalın atıklar ise anüs yoluyla vücut dışına atılır.
  8. 8. Sindirimde görevli yapı ve organlar Not: Besinlerin fiziksel ve kimyasal sindirimi ağızda başlar. Ağızda dişler yardımıyla fiziksel sindirim, tükürük sıvısında yer enzimler sayesinde kimyasal sindirim gerçekleşir. Ağızda sadece karbonhidratların kimyasal sindirimi başlar. Midede kas hareketleri ile fiziksel sindirim, mide asidi ve enzimler ile kimyasal sindirim gerçekleşir. Midede sadece proteinlerin kimyasal sindirimi başlar. İncebağırsakta sadece yağların sindirimi başlar. Karbonhidrat, protein ve yağların sindirimi incebağırsakta tamamlanır.
  9. 9. Sindirime Yardımcı Organlar: Karaciğer ve pankreas Karaciğer: Vücudun en büyük iç organıdır. Safra adı verilen yeşil renkli bir sıvı üretir. Safra sıvısı safra kesesinde depolanır ve gerektiğinde bir kanal yardımıyla yağların fiziksel sindirimi için ince bağırsağa gönderilir. Pankreas: Midenin altında yer alan yaprak şeklinde bir organdır. Pankreas öz suyu salgılar. Pankreas öz suyu ince bağırsağa gönderilir. Bu sıvı içinde karbonhidratlar, proteinler ve yağların kimyasal sindirimini gerçekleştiren enzimler yer alır.
  10. 10. Yeterli ve Dengeli Beslenme Dengeli ve yeterli beslenme karbonhidrat, protein, yağ, vitamin, mineral ve sudan yeteri kadar tüketmektir. Lifli yiyecekler tüketmek sindirim sistemi sağlığı üzerinde olumlu etki yapar. Sindirim sistemi sağlığını korumak için; 1. Yiyecekler temiz olmalı 2. Çok soğuk veya çok sıcak içecekler yenmemeli 3. Yemek sırasında fazla değil yeteri kadar yemeliyiz 4. Sigara ve alkol alışkanlığı kesinlikle olmamalı 5. Aşırı yorgunluk ve stresten uzak durulmalı 6. Tuvalet alışkanlığı düzenli olmalı 7. Lifli yiyeceklerde tüketilmeli 8. Yemeklerde yeterince su içip sindirime yardımcı olunmalı
  11. 11. Boşaltım Sistemi Beslenme sonucu vücuda alınan besinler sindirim olayının sonucunda kana geçer ve hücrelere taşınır. Hücrelerde yapım, onarım ve enerji elde etme gibi olayların sonucunda çeşitli zararlı ve atık maddeler oluşur. Bu atık maddelerin vücuttan uzaklaştırılması gerekir aksi takdirde birikerek vücut düzenin bozulmasına ve organların zehirlenmesine sebep olabilir. Vücuttaki zararlı ve zehirli maddelerin çeşitli organlar yardımıyla vücuttan uzaklaştırılmasına boşaltım denir. Bu yolla zararlı ve zehirli maddelerin atılmasını boşaltım sistemi sağlar. Vücuttaki zehirli ve zararlı atıklar; üre, tuz, fazla su ve mineral.
  12. 12. Boşaltım Sisteminde Görevli Yapı ve Organlar Boşaltım sistemini oluşturan yapı ve organlar; • böbrek, üreter (idrar kanalı), • idrar kesesi (mesane) ve üretra (idrar yolu).
  13. 13. Boşaltım Sisteminde Görevli Yapı ve Organlar Böbrekler: Kandaki zararlı maddeleri süzerek idrar oluşturur. Vücudun su ve tuz dengesini sağlar. Sağlıklı insanlarda biri sağda ve biri solda olmak üzere iki böbrek bulunur. Üreter: Böbreklerde oluşan idrarı mesaneye (idrar kesesi) taşıyan boru şeklinde bir yapıdır. İdrar Kesesi: Böbreklerden gelen idrarın bir süre depolandığı kısımdır. Biriken idrar belli bir miktarı geçince dışarı atılır. Üretra: İdrar kesesinde biriken idrar üretra yoluyla vücut dışına atılır. İdrar borusu da denir.
  14. 14. Boşaltım Sisteminde Görevli Yapı ve Organlar Not: İdrarın yapısında üre, su, tuz, mineral ve vitamin (B ve C) olabilir. Böbreğe temizlenmek için kan böbrek atardamarı ile gelir. Bu damarda bulunan kanda üre ve oksijen yoğunluğu fazladır. Üre böbreklerde emildikten sonra böbrekten ayrılan böbrek toplardamarda bulunan kanda atık madde az, karbondioksit ise fazladır.
  15. 15. Boşaltım Sisteminde Görevli Yapı ve Organlar Böbreğin Yapısı: Bel hizasında, karın boşluğunun arkasında bulunan böbreğin şekli fasulyeye benzer. Böbrek dıştan içe doğru kabuk, öz bölgesi ve havuzcuktan oluşur. Kabuk bölgesinde böbreğin en küçük yapısı olan nefronlar bulunur. Böbreğe gelen kan nefronlarda süzülür ve idrar oluşur. Bu süzüntüde yararlı maddeler varsa öz bölgesinde bunlar emilip (geri emilim) kana geçer. Son kalan kısım atılacak olan idrar ise havuzcukta biriktirilir.
  16. 16. Denetleyici ve Düzenleyici Sistemler Sinir Sistemi İç Salgı Bezleri
  17. 17. Denetleyici ve Düzenleyici Sistemler • Farklı görevleri olan sistemlerin ve bu sistemi oluşturan organların bir bütünlük içinde çalışmasını yöneten ve kontrol eden sisteme denetletici ve düzenleyici sistem denir. Bu sistem ikiye ayrılarak incelenir. Denetleyici ve Düzenleyici Sistem Sinir Sistemi Merkezi Sinir Sistemi Çevresel Sinir Sistemi İç Salgı Bezleri
  18. 18. Sinir Sistemi Duymak, hissetmek, irkilmek, mutlu olmak, koşmak, korkmak ve bunlar gibi daha birçok olayda sinir sistemi görev alır. Çünkü sinir sistem vücudumuzdan ve çevreden aldığı bilgileri toplayıp yorumlar ve sonuç olarak bu bilgilere uygun cevaplar vermemizi sağlar. Sinir sistemi organların uyumlu çalışmasını, koklama, tatma, duyma, görme hareket etme, düşünme ve hayal kurma gibi faaliyetlerin gerçekleşmesini sağlar.
  19. 19. Sinir Sistemi Merkezi Sinir Sistemi Beyin ve omurilik olmak üzere iki kısımdan oluşur. • Beyin: Kafatası kemikleri tarafından korunan beyin, vücudumuzun yönetim merkezidir. Beyin binlerce sinir hücresinden meydana gelmiştir. Beynin sağ kısmı sol bölümü, sol kısmı ise vücudun sağ bölümünü kontrol eder. Duyu organlarımızın çalışmasını sağlar Konuşma ve yazma gibi istemli hareketlerin gerçekleşmesini sağlar. Vücudun sıcaklığını ve kan basıncını ayarlar Acıkma, susama, uyku ve uyanıklık gibi olayları düzenler. Öğrenme, düşünme, hafıza ve hayal kurma merkezidir.
  20. 20. Sinir Sistemi • Omurilik Soğanı: Omurilik ile beyin arasındaki bağlantıyı sağlar. Solunum, sindirim, hapşırma, kusma, yutma vb. iç organ reflekslerini kontrol eder. • Beyincik: Beynin arka alt kısmında bulunur. Vücudumuzun dengesini sağlar. Çizgili kas hareketlerinin düzenli olmasında görev alır. Beyinciği zarar gören birinde denge sorunu görülür.
  21. 21. Sinir Sistemi Omurilik: Omurgaların içinde bulunan bir sinir ağıdır. Omurilik soğanı ile başlayıp kuyruk sokumuna kadar ilerler. Beyin ile diğer organlar arasındaki bilgi iletimini sağlar. Refleksleri kontrol eden yerdir. Omurilik zarar gördüğünde hasar gören yer ile beyin arasındaki iletişim sağlanamaz, buna felç denir. Refleks: Vücut içinde veya dışında meydana gelen ani değişikliklere karşı gösterilen ani tepkilere refleks denir. Refleks hareketleri istem dışı gerçekleşir ve omurilik tarafından kontrol edilir. İkiye ayrılır; doğuştan kazanılan refleksler ve sonradan kazanılan refleksler.
  22. 22. Sinir Sistemi Doğuştan kazanılan refleksler: Bütün insanlarda doğal olarak doğuştan bulunur. Örneğin; iğne batan parmağın çekilmesi, bebeğin emme davranışı, göz kapağı hareketi, hapşırınca gözün kapanması Sonradan kazanılan refleksler: Önce beyin öğrenir daha sonra omurilik tarafından kontrol edilen, her insanda görülmeyen reflekslerdir. Örneğin; örgü örme, bisiklet sürme, limon görünce ağzın sulanması, araba kullanma.
  23. 23. Çevresel Sinir Sitemi Merkezi sinir sisteminden gelen bilgileri organlara, organlardan gelen uyarıları beyne taşıma işini çevresel sinir sistemi meydana getirir. Çevresel sinir sistemi tüm vücudu sarmıştır. Bu sinirler beyin ve omurilikten çıkıp tüm iç organlara ulaşır. Sinir Hücresi: Sinir sistemi nöron adı verilen sinir hücrelerinden oluşur. Sinir hücreleri çok fazla enerjiye ihtiyaç duyar o nedenle yapılarında çok sayıda mitokondri bulunur. Bir sinir hücresi hücre gövdesi, dendrit ve akson olmak üzere üç kısımdan oluşur.
  24. 24. Çevresel Sinir Sitemi Uyarı: Işık, ses, koku, sertlik ve yumuşaklık gibi vücutta tepki oluşmasına neden olan etkilere uyarı denir. Uyarılar duyu organları ile alınıp sinirler ile merkezi sinir sistemine taşınır. Sinir hücrelerinde taşınan bu uyarıya uyartı denir. Uyartılar sinir hücrelerinde elektrik enerjisi ile taşındığı için çok hızlıdır. Uyartılar beyin veya omurilik tarafından değerlendirilip bu uyarıya cevap verilir. Cevap sinirler ile kas veya salgı bezlerine iletilerek tepki verilir Uyarı--------->Uyartı mesajı--------->cevap------------->tepki
  25. 25. Çevresel Sinir Sitemi İç Salgı Bezleri Doku ve organların denetlenmesini ve düzenlenmesini sadece sinir sistemi sağlamaz. Sinir sistemi ve iç salgı bezleri bu görevi beraber yerine getirir. İç salgı bezleri vücudumuzda farklı yerlerde bulunur. Bu bezler görevlerini yerine getirirken hormon adı verilen özel kimyasal maddeler üretirler. Tüm hormonlar kan yoluyla ilgili organa iletilir. Büyüme, gelişme, üreme, kandaki mineral ve şeker dengesini sağlama gibi görevleri yerine getirir. Hormonların az ya da çok salgılanması çeşitli sorunlara sebep olabilir. Uyarı: Hormonlar denetleme ve düzenleme görevini yavaş ve uzun sürede gerçekleştirirler. Sinir sistemi ise uyartıları çok hızlı ve kısa sürede değerlendirirdi.
  26. 26. Çevresel Sinir Sitemi İç Salgı Bezleri Salgıladığı Hormon Hormonun Görevi Hipofiz Bezi Büyüme Hormonu Büyüme hormonu salgılayarak büyümeyi sağlar. İç salgı bezlerinin çalışmasını denetler. Büyüme döneminde az salgılanırsa cücelik, çok salgılanırsa devlik görülür. Gelişme döneminde çok salgılanırsa el, ayak ve kafatası kemikleri aşırı büyür ve akromegali hastalığı görülür Tiroit Bezi Tiroksin Hormonu Tiroksin hormonu salgılar. Büyüme, gelişme ve diğer kimyasal olayların düzenlenmesinde görev alır. Fazla salgılanırsa guatr oluşur. Böbrek Üstü Bezleri Adrenalin Hormonu Adrenalin hormonu salgılar. Heyecan, korku ve öfke gibi durumlarda kalp atışını hızlandırır, kan basıncını ve kandaki şeker miktarını artırır. Metabolizma hızlanır. Bez zarar görürse addison hastalığı ortaya çıkar. Güçsüzlük, kansızlık, kilo kaybı… Pankreas İnsülin Hormonu İnsülin kandaki şeker miktarını azaltır. Yeterli insülin salgılanmazsa kandaki şeker çok artar ve şeker hastalığı (diyabet) oluşur. Glukagon Hormonu Glukagon ise kandaki şeker miktarını artırır. Eşeysel Bezler Testis Eşeysel Hormonlar Erkeklere özgü özellikleri ortaya çıkarır ve üreme olaylarını düzenler. Erkek üreme hücresi sperm üretilir. Yumurtalı k Eşeysel Hormonlar Dişiye özgü özelliklerin ortaya çıkışını kontrol eder ve üreme olayını düzenler. Yumurtalıkta dişi üreme hücresi yumurta üretilir. İki hormonda az salgılandığında kısırlık oluşur.
  27. 27. Duyu Organları Göz Kulak Burun Dil Deri
  28. 28. Duyu Organları Uyarıları dış ortamdan alarak sinirlere ileten, duyu organlarının yapısında bulunan duyu almaçlarıdır. Duyu almaçları aldığı uyarıyı daha sonra beyne iletir, beyin bu uyartıları değerlendirir ve uygun yanıtı verir.
  29. 29. Göz Gözümüz ışık sayesinde cisimlerin şeklini, rengini ve konumunu algılamamızı sağlar. Kaşlar, kirpikler ve göz kapakları gözümüzü korur. Ayrıca gözyaşı da gözümüzü nemlendirerek temizlenmesini sağlar. Gözü göz çukuruna bağlayan göz kasları da vardır.
  30. 30. Göz Gözümüz dıştan içe doğru üç kısımdan oluşur. Bunlar; sert tabaka, damar tabaka ve ağ tabakadır. Sert Tabaka (Göz Akı): En dışta bulunan beyaz renkli ve sert kısımdır. Gözü dış etkilerden korur. Göz ön kısmında incelip saydamlaşarak kubbeye benzeyen bir şekil alır. Işığı geçiren bu kısma saydam tabaka (kornea) denir. Damar Tabaka: İçindeki çok sayıda damarla gözü besler. Damar tabaka gözün ön kısmında kalınlaşarak irisi oluşturur. İris göze rengi veren kısımdır. İrisin ortasındaki açıklığa göz bebeği denir. İrisin hemen arkasında göz merceği bulunur. Göz merceği, göz bebeğinden gelen ışınları kırarak ağ tabakaya düşmesini sağlar. Göz merceği ile ağ tabaka arasındaki boşluğu dolduran yapıya camsı cisim denir. Camsı cisim göz yuvarlağının şeklini korur.
  31. 31. Göz Ağ tabaka (Retina): Görmemizi sağlayan duyu almaçları ve sinirler burada bulunur. Bu tabaka karanlık bir odaya benzer. Duyu almaçlarının en çok bulunduğu ve görüntünün en net olduğu yere sarı leke (sarı benek) denir. Buradaki sinirler uyartıyı beyne iletir. Sinirlerin gözden ayrıldığı yerde duyu almaçları olmadığı için buraya kör nokta denir.
  32. 32. Göz Nasıl Görürüz 1) Cisimlerden yansıyan ışınlar saydam tabakada kırılır ve göz bebeğinden geçer. 2) Göz bebeğinden ışınlar göz merceğinden tekrar kırılarak camsı cisimden geçer. 3) Camsı cisimden ağ tabakaya ulaşan ışınlar, sarı leke üzerinde ters görüntü oluşturur ve duyu almaçları tarafından algılanır. 4) Algılanan görüntü beyne iletilir. Ters görüntüyü beyin düz algılayarak görme olayı tamamlanır.
  33. 33. Kulak Kulak çevreden gelen seslerin algılanmasını sağlar. Kulaktaki özel alıcılar sayesinde ses beyne iletilerek duyma işlemi tamamlanmış olur. Kulak 3 kısımdan oluşur; dış kulak, orta kulak ve iç kulak. Dış Kulak: Kulak kepçesi, kulak yolu ve kulak zarından oluşur a) Kulak kepçesi: Kıkırdak yapıda olup, ses kaynaklarından gelen sesleri toplayarak kulak yoluna iletir. b) Kulak yolu: Gelen sesleri kulak zarına iletir. Kulak yolundaki tüyler ve bezlerden salgılanan kulak kiri sayesinde yabancı maddelerin kulağa girmesini engellenir. Kurak kiri aynı zaman da kulak zarının kurumasını önler. c) Kulak zarı: İnce ve esnek yapıdadır. Kulak yolundan gelen sesleri titreştirerek orta kulaktaki kemiklere iletir.
  34. 34. Kulak Orta Kulak: Kulak zarı ile oval pencere arasında kalan kısımdır. Çekiç, örs, üzengi ve östaki borusundan oluşur. a) Çekiç, örs, üzengi kemikleri: kulak zarından gelen sesi titreşim olarak alarak iç kulaktaki oval pencereye iletir. Çekiç kemiği kulak zarına, üzengi kemiği ise oval pencereye temas eder. b) Östaki borusu: Kulağın orta kısımdan yutağa bağlanmasını sağlar. Kulak zarının içindeki ve dışındaki basıncın dengelenmesinde görev alarak kulak zarının zarar görmesini engeller.
  35. 35. Kulak İç Kulak: Ses dalgaları bu kısımda alınarak beyne iletilir. Oval pencere, dalız, salyangoz ve yarım daire kanallarından oluşur. a) Oval pencere: Ses dalgalarını dalıza iletir, dalız da aldığı sesi salyangoza iletir. b) Salyangoz: Şekli salyangoza benzer. Yapısında duyu almaçları vardır. Ses dalgaları duyu almaçları tarafından alınıp beyindeki işitme merkezine iletilir. c) Yarım daire kanalları: Salyangozun üst kısmında yer alır, Görevi beyincikle birlikte vücudun dengesini sağlamaktır.
  36. 36. Kulak
  37. 37. Kulak Nasıl işitiriz 1) Kulak kepçesi çevreden gelen sesleri toplar. 2) Kulak yoluna gelen ses kulak zarına geçerek burada titreşimler oluşturur. 3) Kulak zarı titreşimleri iç kulaktaki çekiç, örs, üzengi kemiklerine iletir. 4) Çekiç, örs, üzengi ses dalgalarının şiddetini artırır ve oval pencereden dalıza iletir. 5) Dalız da aldığı sesi salyangoza iletir. 6) Sesler salyangozda bulunan duyu almaçları tarafından alınır ve sinirlerle beyne iletir. Böylece işitme olayı tamamlanmış olur.
  38. 38. Burun Burun koku alma duyu organı olmasının yanında aynı zamanda solunum sisteminin bir organıdır. Soluduğumuz havadaki kokuları algılamamızı sağlar. Burunun yapısında hem kıkırdak hem de kemik bulunur. Burun titrek tüyler, kılcal damarlar, mukoza tabakası ve sarı bölgeden oluşur. Burundaki mukus mukoza tarafından salgılanır ve hem havanın ısıtılmasını hem de tozların tutulmasında görev alır. Kılcal damarlar içeri giren havanın ısıtılmasında görev alır. Burun boşluğunun üst kısmında bulunan sarı bölgede duyu almaçları vardır. Bu kısımda yer alan mukus sıvısında gelen kokular çözünür ve sarı bölgede algılandıktan sonra sinirlerle beyindeki koku alma merkezine iletilir. Koku alma duyusunun yorulma özelliği olduğu için uzun süre aynı koku alınamaz.
  39. 39. Burun
  40. 40. Burun Nasıl Koku Alırız 1) Koku tanecikleri solunan hava ile burundan içeri girer. 2) Bu tanecikler mukus sıvısında çözünerek sarı bölgedeki koku almaçları tarafından algılanır. 3) Alınan uyarılar, uyartı şeklinde sinirler ile beyne iletilir. 4) Uyartılar beyindeki koku alma merkezine iletilerek koku algılanır.
  41. 41. Dil Dil besinlerin tadını algılamamızı sağlar. Bunun dışında çiğneme, yutma, ve konuşmaya da yardımcı olur. Besinlerin tadını almamızı sağlayan dilin yapısındaki tat tomurcuklarıdır. Tat tomurcuklarının yapısında duyu almaçları yer. Dilimiz tatlı, acı, ekşi ve tuzlu tatları algılayabilir. Dilimizi ön kısmı tatlı, arka kısmı acı, ön yanları tuzlu ve arka yanları ise ekşi tatları daha iyi algılar. Aslında dilimizin her yerinde tüm tatları algılayan almaçlar bulunur. Bu kısımlar duyu almaçlarının daha yoğun olmasından dolayı ayrılmıştır.
  42. 42. Dil Tadı Nasıl Alırız 1) Tat tanecikleri ağızdaki tükürük sıvısında çözünür tadı algılayan almaçlar tarafından alınır. 2) Alınan tat sinirlerle beyne iletilir ve besinlerin tadı algılanmış olur.
  43. 43. Deri Dokunma ile derimiz birçok şeyi algılar. Tüm vücudu saran en büyük duyu organıdır. Derimiz ağrı, acıyı, soğuk ve sıcağı, sertlik ve yumuşaklık gibi durumları algılayabilir. Derimiz vücudu dıştan sararak vücudu korumaya çalışır. Terleme ile boşaltım yardımcı olur. Üst kısımda yer alan hücreler ile deriye renk verir. Vücudun su ve ısı dengesini sağlar. Deri üst deri ve alt deri olmak üzere iki kısımdan oluşur.
  44. 44. Deri Üst deri: Alt deriyi korumaya çalışır. Alt deriye göre daha incedir. Güneşten gelen zararlı ışınların geçmesini önler. Ölü hücrelerden oluşur. Bu tabakada sinirler, almaçlar ve kan damarları bulunmaz. Alt deri: Alt deriye göre daha kalındır. Kan damarları, ter bezleri, duyu almaçları, kıl kökü ve kasları kan damarları, sinirler ve yağ tabakası burada yer alır. Duyu almaçları derinin her bölgesinde aynı yoğunlukta değildir. O nedenle bazı bölgeler, parmak uçları gibi daha duyarlıdır.
  45. 45. Deri

Editor's Notes

  • 1

×