• YOKSULLUKLA MÜCADELE YOLLARI
VE HEDEFLEME MEKANİZMALARI
YOKSULLUKLA MÜCADELE YOLLARI
YOKSUL İNSANLARIN SAHİP OLDUĞU FIRSATLARIN
GELİŞTİRİLMESİ İÇİN ÖNERİLEN POLİTİKALAR
Yoksul Ya...
Birinci tanıma göre karar veriliyorsa, ekonominin genel performansı veya
yoksul olmayanların refahları ihmal edilir. Bu da...
Eğer, başlangıçtaki gelir dağılımı eşitsizliği az ise büyümenin yoksulluğu azaltıcı etkisi
daha büyük olmaktadır. Dolayısı...
Yoksul Yanlısı Büyümenin Gerçekleşmesi İçin İzlenmesi
Gereken Yollar
Ekonomik büyümenin yoksul yanlısı olabilmesi için iki...
Yoksul yanlısı büyümenin yoksulluğu azaltabilmesi için büyümenin
yoksulların bulunduğu sektörlerde gerçekleşmeli ve yoksul...
Fonksiyonel gelir dağılımına göre ise, büyümenin yoksul yanlısı olabilmesi için
yoksul kesimlerin sahip olduğu üretim fakt...
İkinci yol ise dolaylı yoldur. Bu yolda ise kamu sektörünün
yeniden dağıtım politikaları aracılığıyla yoksulların gelirle...
Büyümenin yoksul yanlısı olabilmesi yoksul insanların sahip olduğu
beşeri sermaye miktarına bağlıdır. Beşeri sermayesi zen...
Yoksul Yanlısı Büyüme İçin Uygulanacak İktisat
Politikaları
Yoksul yanlısı büyümenin sağlanabilmesi için yapılması gereke...
Yapısal Uyum Programlarında ticarette serbestleşme, gümrük tarifelerinin
birden bire indirilmesi, kotaların ve ihracat ver...
Uzun dönemde yoksul yanlısı büyümenin sağlanabilmesi için işgücü yoğun küçük
ve orta ölçekli sanayi sektörleri desteklenme...
Son yıllarda yapılan araştırmalar devletin demokratik sorumluluğunun, sivil toplum
örgütlerinin katılımının, yüksek ücretl...
Yoksul yanlısı politikalar uygulayabilmek için devletin bazı birimleri, sivil toplum
örgütleri ve bağışçılar arasında koal...
Hedefleme Mekanizmaları
HEDEFLEME MEKANİZMALARI

• Yoksulluk ile mücadelede kamu harcamaları önemli bir yer tutmaktadır.
Gelir dağılımının eşitsiz...
• Literatürde yoksulların yaşam kalitesini yükseltmeyi amaçlayan iki
tür kamu harcama yöntemi vardır. Yoksulluk ile mücade...
• Hedefleme mekanizması; en yoksul kesim ile yoksul olmayan kesimi
birbirinden ayırt edebilme özelliğidir. Hedef kitleye u...
• Mevcut bütçe açısından bakıldığında etkin bir
hedefleme mekanizmasının kullanılması ile sosyal
yardım programının veriml...
• Bunun yanı sıra ülkelerin öncelikleri ve amaçları
doğrultusunda hedef kitleye ulaşmak için kullanılan
hedefleme mekanizm...
•

•

•
•

•

Hedeflemenin dar ya da geniş kapsamlı olmasının yoksullar açısından avantajları ve
dezavantajları vardır. Yo...
• Yoksulluk ile mücadele amacı ile hedef gruba (özellikle
yoksullara), çeşitli şartların yerine getirilmesi koşulu ile
yap...
• ŞNT’de hedefleme mekanizması kullanılarak devlet tarafından
sağlanmakta olan eğitim ve sağlık hizmetlerinden yararlanama...
Hedefleme mekanizmaları
• Alternatif hedefleme mekanizmaları üç başlık
altında tanımlanabilir:
– Bireysel ya da hanehalkı ...
•
•
•

•

•

Bireysel ve / veya Hanehalkı Değerlendirmesi
Bireyin ve / veya hanehalkının sosyal yardımdan yararlanmak için...
• Bireysel ve/veya Hanehalkı Değerlendirmesi muhtaçlık kriterlerinin
belirlenmesinde (Coady, Grosh, Hoddinott, 2003:14);
•...
•

•

•

Doğrulanmış İmkan Testi; bireye / haneye ait tüm gelir ve tüketim (harcama)
bilgilerinin toplanması, bu bilgileri...
•
•

•

•
•

•

Temsili İmkan Testi
Sosyal yardımlardan faydalanmak isteyen bireyin / hanenin belirlenmesinde, sahip oluna...
• Toplum - Tabanlı Hedefleme
• Toplumda bir grup ya da toplum lideri, o toplumda kimin yardımdan
faydalanması gerektiğine ...
•

Grup Hedeflemesi

•

Belirlenmiş bir gruptaki (kategorideki) bütün bireylerin yardım almasını öngörür. Örneğin işsizler...
• Özdeğerlendirme
• Bu hedefleme programları aslında herkese açıktır. Fakat yoksulların bu
programlara başvurmaları teşvik...
HEDEFLEME MEKANİZMALARININ ÜLKE UYGULAMALARI

• Çoğu azgelişmiş ülkeler, yoksulluğu azaltmak için son birkaç yıldır çok
sa...
• Bu yüzden, temsili imkan testi daha basit yardım
testlerine göre çok daha geniş bir amaca hizmet
anlamına gelir.
• Edini...
• Farrington vd. (2007)’nin çalışmasında Kamboçya, Hindistan ve Etiyopya
ülkeleri için nakit transferlerinin diğer transfe...
• Muller ve Bibi (2008) Tunus’ta yoksulluk karşıtı olarak kullanılan
programları incelemişlerdir. Yoksullara yapılan yardı...
• Baker ve Grosh (1994) Venezuela, Meksika ve Jamaika için hanehalkı
verileri kullanılarak yoksullara yapılacak transferle...
• Tekleselassie ve Johnstone (2004) Afrika kıtası ülkeleri için imkan
testi kullanarak nakit yardımlarının yükseköğretime ...
• Hodges vd. (2007) Moğolistan’ın şartlı nakit programının
(Child Money Program), ne ölçüde daha ekonomik, verimli
ve sürd...
• Bigman vd. (1999) Burkina Faso için yaptıkları
çalışmada
yoksulluk
karşıtı
programları
ve
gerçekleşecek olan yardım prog...
• Türkiye’de ise Karakoyun ve Erdal (2009) Aydın İlinde
eğitim ve sağlık alanında şartlı nakit transferi (ŞNT)
uygulamasın...
Upcoming SlideShare
Loading in …5
×

Vi.hedefleme

606 views

Published on

0 Comments
0 Likes
Statistics
Notes
  • Be the first to comment

  • Be the first to like this

No Downloads
Views
Total views
606
On SlideShare
0
From Embeds
0
Number of Embeds
1
Actions
Shares
0
Downloads
4
Comments
0
Likes
0
Embeds 0
No embeds

No notes for slide

Vi.hedefleme

  1. 1. • YOKSULLUKLA MÜCADELE YOLLARI VE HEDEFLEME MEKANİZMALARI
  2. 2. YOKSULLUKLA MÜCADELE YOLLARI YOKSUL İNSANLARIN SAHİP OLDUĞU FIRSATLARIN GELİŞTİRİLMESİ İÇİN ÖNERİLEN POLİTİKALAR Yoksul Yanlısı Büyüme (Pro-Poor Growth) Yoksul yanlısı büyüme OECD ve BM gibi uluslararası kurumlarca yoksullukta önemli azalmalara yol açan büyüme olarak tanımlanmıştır. Fakat, yoksullukta önemli azalma ne demektir? Büyümenin yoksullara ne kadar faydası olursa yoksul yanlısı büyüme kabul edilecektir? Bu sorulara cevap verebilmek için yoksul yanlısı büyümenin iki tanımı yapılmıştır. Birinci tanıma göre, yoksullar büyümeden daha çok faydalanırlarsa yoksul yanlısı büyüme olarak kabul edilmektedir. Örneğin, yoksul kesimlerin gelirlerinin büyüme oranının yoksul olmayan kesimlerin gelirlerinin büyüme oranından büyük olması bu tanım için yeterli olmaktadır. Bu tanım altında yapılan başka bir formülasyona göre ise, yoksul kesimlerin mutlak kazançlarının yoksul olmayan kesimlerin kazançlarından büyük olması olarak ifade edilmektedir. Her iki durumda da büyümenin yoksul yanlısı olabilmesi için eşitsizliğin azalması gerekmektedir(Cord vd.,2004,16). İkinci tanıma göre ise, büyüme eğer yoksulluğu azaltmaktaysa, yoksul yanlısı büyüme olarak kabul edilmektedir. Bu tanıma göre, yoksulların gelirlerinde bir değişme olmadığı veya azalmadığı durumlar hariç büyüme her zaman yoksul yanlısı büyüme olarak kabul edilmektedir.
  3. 3. Birinci tanıma göre karar veriliyorsa, ekonominin genel performansı veya yoksul olmayanların refahları ihmal edilir. Bu da toplum refahının ençoklanmasıyla tutarlı olmaz ve arzu edilmeyen kamu seçimlerine yol açar. Örneğin, birinci tanıma göre hareket eden bir toplum yoksul yanlısı büyümeye ulaşmak istiyorsa, ekonominin büyüme oranı % 2 iken, yoksul kesimin ortalama gelirinin büyüme oranının % 3 olmasını kabul edebilir. Halbuki, ekonominin büyüme oranı % 6 iken, yoksul kesimin ortalama gelirinin % 4 büyüdüğü durumu ise kabul etmez(Cord vd.,2004,17). İkinci tanıma göre karar veriliyorsa, küçük gelir artışları bile yoksul yanlısı büyüme olarak kabul edilir. Bu yüzden bu tanım uygulandığın da Bin Yıl Kalkınma (BYK) Hedeflerine ulaşmak da çok zaman alır. Yoksul kesimlerin gelirlerindeki küçük artışlar yoksullukla mücadelede başarılı olunmasını zorlaştırır. Gelir dağılımının düzeldiği durumlarda görülen büyüme, gelir dağılımının bozulduğu duruma göre yoksulluğu daha çok azaltmaktadır. Bunun iki nedeni vardır. Birincisi, doğrudan etkisidir. Bu etki ile gelir dağılımının düzeldiği her büyüme yoksulluğu azaltmaktadır. İkinci etki ise, gelir dağılımının düzelmesi sonucunda ortaya çıkan dolaylı pozitif etkidir.
  4. 4. Eğer, başlangıçtaki gelir dağılımı eşitsizliği az ise büyümenin yoksulluğu azaltıcı etkisi daha büyük olmaktadır. Dolayısıyla, eşitsizlikteki azalmalar gelecekte gerçekleşecek olan büyümenin yoksulluğu azaltıcı etkisini (esnekliğini) artırmaktadır. Yani, gelir dağılımının düzelmesi içinde bulunan dönemde yoksulluğu azalttığı gibi gecikmeli bir etkiyle gelecek büyümenin de yoksulluğu daha çok azaltmasına yol açmaktadır. Ayrıca, gelir dağılımındaki bozulma yoksul kesimlerin büyümeden daha az faydalanmasına yol açtığı gibi gelecek büyümenin de yoksulluğu azaltıcı etkisini düşürmektedir(Cord vd.,2004,19).
  5. 5. Yoksul Yanlısı Büyümenin Gerçekleşmesi İçin İzlenmesi Gereken Yollar Ekonomik büyümenin yoksul yanlısı olabilmesi için iki yol vardır.  Birinci yol doğrudan olan yoldur. Bu yolda ekonomik büyüme yoksulların gelirlerinin hemen artmasını sağlar. Doğrudan büyüme olabilmesi için yoksulların bulunduğu sektörler ve bölgelere daha çok ilgi gösterilmesi; yoksulların sahip olduğu üretim faktörlerinin daha çok kullanılması gerekir.  Bu politikalar yoksulların büyümeden daha çok faydalanabilmelerini sağlarken, ekonomi durgunluğa girdiğinde ve oynaklığı arttığında en çok etkilenen kesimler yoksullar olur. 
  6. 6. Yoksul yanlısı büyümenin yoksulluğu azaltabilmesi için büyümenin yoksulların bulunduğu sektörlerde gerçekleşmeli ve yoksulların sahip olduğu üretim faktörleri kullanılmalıdır. Yoksul kesimlerin büyük çoğunluğu kırsal kesimde yaşamaktadır. Büyük çoğunluğu ise tarımsal üretime bağlıdır. Kullandıkları üretim faktörleri ise işgücü ve topraktır. Yani, yoksul yanlısı büyüme için kırsal kesim hedeflenmeli, tarım kesiminin gelirleri arttırılmalıdır. Bunun içinde en çok işgücünün kullanılması sağlanmalıdır. Başarılı bir şekilde kalkınan ülkelerin deneyimlerine bakıldığında hızlı büyüme ve yoksulluğun azaltılması için tarım kesiminde verimliliğin ve gelirlerin arttırılması gerekmektedir(Klasen,2004,97).  Sektörler, bölgeler ve üretim faktörleri arasındaki dolaylı bağlantılar yoluyla uzun dönemde büyüme yoksul yanlısı olabilir. Sanayi ve hizmetler sektöründeki yüksek ve işgücü yoğun büyüme yoksul kırsal kesimden göçe yol açabilir. Yoksul kırsal kesimden göç edenlerin gelirleri arttığı gibi kırsal kesimde geride kalanların da karşılaştıkları fırsatlar artar. Büyüme sırasında vasıflı işgücünün yoğun olarak kullanılması tamamlayıcı olan vasıfsız işgünün de kullanılmasının artmasına yol açar. Büyüme dönemlerinde yoksul insanlar ise beşeri sermayelerini geliştirebilir. Beşeri sermayesi gelişen işgücünün yoğun olarak kullanılması da yoksul yanlısı büyümeye yol açar.
  7. 7. Fonksiyonel gelir dağılımına göre ise, büyümenin yoksul yanlısı olabilmesi için yoksul kesimlerin sahip olduğu üretim faktörlerinin daha çok kullanılması gerekir. Bunlar, vasıfsız işgücü ile bazı durumlarda topraktır. Çin, Hindistan ve hızlı büyüyen Doğu Asya ülkelerinin yoksullukla mücadele kayıtlarına bakıldığında yoksul kesimlerin sahip olduğu üretim faktörleri büyüme esnasında çok kullanıldığında yoksullukla mücadele de çok başarılı oldukları görülmüştür. Bu ülkelerde fonksiyonel gelir dağılımını yeniden dağıtan politikalar ekonomik büyümeyi arttırmadığı zaman başarılı olmamıştır. Örneğin, tarım kesiminde topraktan elde edilen gelirleri arttırabilmek ve verimliliğin yükseltilmesi için yapılan müdahaleler sürdürülebilir ekonomik büyüme ile uyumlu olmuştur. Fakat, ücretlerin piyasadaki denge fiyatının üzerine yapay olarak çıkarılması için yapılan müdahaleler ise ekonomik büyümeyi yavaşlatmıştır (Klasen,2004,99;Pernia,2003:4;Eastwood ve Lipton,2000,47-48).
  8. 8. İkinci yol ise dolaylı yoldur. Bu yolda ise kamu sektörünün yeniden dağıtım politikaları aracılığıyla yoksulların gelirlerinin arttırılması sağlanmaya çalışılır. Yoksullar için yapılan sosyal harcamalar yoksul kesimlerin ekonomik büyüme sürecine dahil olmasını sağlar. Böylece, büyüme ile doğrudan yoksullukla mücadele edilir. Ya da yoksullara sosyal güvenlik ağı aracılığı ile transfer ödemeleri yapılır. Ekonomik büyüme ile yapılan transfer ödemelerinin miktarları artabilir. Genellikle, birinci yol ikinci yola tercih edilmektedir. Aslında, sosyal güvenlik ağı ile yapılan transfer ödemeleri yoksul kesimlerin ekonomik büyümeden yararlanmalarını sağlamada etkilidir. Böylece, yoksul insanların ekonomi büyürken risk almalarını sağlayarak daha çok para kazanmalarına yol açabilir(Klasen,2004,96).
  9. 9. Büyümenin yoksul yanlısı olabilmesi yoksul insanların sahip olduğu beşeri sermaye miktarına bağlıdır. Beşeri sermayesi zengin olan ülkelerin daha hızlı büyüdüğü ispatlanmıştır. Beşeri sermayesi iyi olan insanlar ise büyümeden daha çok faydalanmaktadırlar. Eşitsizliğin yüksek olduğu ortamlarda büyüme daha az yoksul yanlısı olmaktadır. Yoksul insanların beşeri sermayesine yapılan yatırımlar yoksullukla mücadelede iki yarar sağlar: Ekonomik büyümeyi arttırır ve büyüme daha çok yoksul yanlısı olur. Doğu Asya ülkelerinin deneyiminde görüldüğü gibi artan bir beşeri sermaye büyümeye ve yoksulluğun azalmasına yol açmıştır(Klasen,2004, 100; Eastwood ve Lipton,2000,45-46). Beşeri sermaye birikiminde cinsiyet eşitsizliğinin azaltılmasının daha yüksek büyümeye ve yoksulluğun azalmasına yol açtığı görülmüştür.
  10. 10. Yoksul Yanlısı Büyüme İçin Uygulanacak İktisat Politikaları Yoksul yanlısı büyümenin sağlanabilmesi için yapılması gereken en önemli şey makroekonomik istikrarın sağlanmasıdır. Makroekonomik politikalar finansal veya ödemeler dengesi krizlerinin olma olasılığını azaltacak biçimde istikrarı hedeflemelidir. Yüksek enflasyon oranlarının ( % 10 ve üzeri olması halinde) yoksullara zarar verdiği bilinmektedir. Büyük bütçe ve cari işlemler açıkları krizlere yol açarak yoksul insanlara büyük zararlar vermektedir(Klasen,2004,103). Makroekonomik istikrarsızlık varken sermaye hesaplarının açılması yurt dışına sermaye kaçışına veya sermaye hareketlerinde aşırı oynaklığa yol açmaktadır. Finansal serbestleşme uygulandığı ülkelerde yüksek tasarruf oranlarına veya finansal derinleşmeye yol açmamıştır. Yeni görüşlere göre sermaye hesabı sadece makroekonomik istikrar ortamında yavaşça açılmalıdır. Finansal serbestleşme ise bütçe açıklarının kapatılması gibi reformlar uygulandıktan sonra yapılmalıdır. Bu reformlar arasında rekabeti arttıracak, daha iyi düzenlemeye yol açacak ve yoksulların finansal hizmetlere mikro kredi gibi kurumların aracılığıyla kolayca ulaşabilmelerini sağlayacak önlemlerde bulunmalıdır(Klasen,2004,109-110).
  11. 11. Yapısal Uyum Programlarında ticarette serbestleşme, gümrük tarifelerinin birden bire indirilmesi, kotaların ve ihracat vergilerinin kaldırılması olarak anlaşılmaktaydı. Son yıllarda yapılan araştırmalar ithalatta yapılan hızlı bir serbestleşmenin sanayi sektörüne zarar verdiğini ve ihracat yapacak sektörlerin gelişmesini önlediği göstermişlerdir. Dünya Bankası ise son yıllarda ithalatta serbestleşmenin yerine ihracatın önündeki engellerin kaldırılmasını vurgulamaktadır. Tarımsal politikaların yoksul yanlısı olabilmesi için tarımsal verimliliği ve gelirleri arttırmayı hedeflemelidir. Ancak, günümüze kadar uygulanan politikalar tarımsal üretime destek olmamış hatta zarar vermiştir. Tarımsal üreticilere fiyatlarda destek olunması üreticilere yararlı olurken gıda fiyatlarını yükselteceği için yoksulluk üzerindeki etkisi çok küçük olur. Yoksulluğun azalması için büyük bir etkinin yaratılabilmesi için tarımsal verimlilik iyileştirilmelidir. Bunun gerçekleştirilebilmesi için daha çok araştırma ve geliştirme, kırsal kesimde altyapı, sulama ve tarımsal kredi gibi kamu yatırımlarının yapılması gerekmektedir(Klasen,2004,111;Eswaran ve Kotwal,2006,120-122). Günümüze kadar gelişmekte olan ülkelerde uygulanan sanayi politikaları rekabetçi bir sanayi sektörünün gelişmesini sağlayamamıştır. Sanayi sektörleri yabancı üreticilerin rekabetine karşı korunmaya bağımlı kalmışlardır.
  12. 12. Uzun dönemde yoksul yanlısı büyümenin sağlanabilmesi için işgücü yoğun küçük ve orta ölçekli sanayi sektörleri desteklenmelidir. Doğu Asya ülkelerinin deneyimlerinden görüldüğü gibi devletin sağladığı destek ile işgücü yoğun ihracat çekişli sanayileşme modeli yüksek büyüme oranlarına ve yoksullukta hızlı bir azalmaya yol açmıştır. Çoğu gelişmekte olan ülkenin yetersiz altyapı ve finans sistemleri, maruz kaldıkları yüksek risk ve uluslararası rekabet gibi yapısal dar boğazlarından dolayı devletin bu ülkelerde sanayi politikasını desteklemesi gerekmektedir. Devletin altyapının, enformasyonun ve finansal sistemlerin iyileştirilmesini sağlaması yönünde genel bir konsensus bulunmaktadır. Bazı akademisyenlere göre ise Doğu Asya ülkelerinin uyguladığı daha aktivist bir sanayileşme politikası daha yararlı olmaktadır. Ancak, çok yoksul olan Afrika ülkeleri devletlerinin sanayi sektörlerine gereken desteği sağlayacak kapasitelerinin olmadığı da bilinmektedir(Klasen,2004,111-112). Yoksul yanlısı politikalar uygulamak için güçlü ve fonksiyonel bir devlete ihtiyaç vardır. Bu yüzden devletin kapasitesinin ve ekonomi yönetiminde üstlendiği rollerin güçlendirilmesi gerekmektedir.
  13. 13. Son yıllarda yapılan araştırmalar devletin demokratik sorumluluğunun, sivil toplum örgütlerinin katılımının, yüksek ücretler ve terfi imkanları sağlanan iyi eğitimli bir devlet bürokrasisinin sağlanmasının iyi bir yönetişime ulaşılması için önemli olduğunu göstermektedir. Ancak, yeni görüşlere göre devlet özel sektörü dışlamadan özel sektörün rolünü kolaylaştıran, hızlandıran ve düzenleyen bir tutum sergilemelidir. Bu görüşe göre, yoksul ülkelerdeki zayıf devletlerin en gereklikamu hizmetlerini sağlamaları önerilmektedir. Ancak, bazılarına göre de bu ülkelerde devletin rolü artmadığı takdirde yoksul yanlısı politikaları başarılı şekilde uygulanması imkansızdır. Yetersiz kapasitesi olan zayıf devletlerde devletin kapasitesinin en iyi nasıl arttırılacağı konusunda yeterli bilgimiz yoktur. Bunun için Doğu Asya ülkeleri devletlerinin deneyimlerine bakılmaktadır. Ancak, bu birikim Afrika’daki çoğu devletin nasıl Doğu Asya ülkeleri devletlerinin kapasitesine ulaşacağını yeteri kadar açıklamamaktadır(Klasen,2004,115;Pernia,2003,6). Dünya Bankası’na göre yoksul yanlısı büyümenin sağlanması için koalisyonlar kurulmalıdır. Eşitsizliklerin çok fazla olduğu ve yoksulların siyasi ve ekonomik açıdan önemsiz oldukları ülkelerde yoksul kesimlerin büyümesi için politikalar uygulamak çok zordur.
  14. 14. Yoksul yanlısı politikalar uygulayabilmek için devletin bazı birimleri, sivil toplum örgütleri ve bağışçılar arasında koalisyonların kurulması ve bu koalisyonların güçlendirilmesi gerekmektedir. Bağımsız bir medya, demokratik kurumlar ve sorumlu devlet birimleri yoksul insanların çoğunlukta olduğu ülkelerde bu koalisyonları güçlendirmektedir(Klasen,2004,118).
  15. 15. Hedefleme Mekanizmaları
  16. 16. HEDEFLEME MEKANİZMALARI • Yoksulluk ile mücadelede kamu harcamaları önemli bir yer tutmaktadır. Gelir dağılımının eşitsiz, bölgesel adaletsizliklerin olduğu ve ekonomik krizlerin sıklıkla yaşandığı azgelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde gelirler zaman içinde yüksek değişkenlik gösterebilir. Bu ülkelerde yoksul kesim daha fazla etkilenmektedir. • Yoksulluk ile mücadele programlarının amacı eldeki kısıtlı kaynaklar ile mümkün olduğunca daha çok yoksulun hayatını kolaylaştırmaktır. • Özellikle emekgücünü kullanabilme potansiyelinden yoksun kesimlerin (yaşlılar, özürlüler, çocuklar vb.) düzenli yardıma ihtiyacı vardır. Bu çerçevede bu gruplara yönelik hedefleme mekanizmaları kullanılmaktadır. Ekonomik kalkınma ve gelişmede pay sahibi olamayanlar, yaşlı ve özürlüler gibi grupları hedef alan kamu harcamaları ile yoksullukla mücadele edilebilir.
  17. 17. • Literatürde yoksulların yaşam kalitesini yükseltmeyi amaçlayan iki tür kamu harcama yöntemi vardır. Yoksulluk ile mücadele programları çerçevesinde yapılacak kamu harcamaları ya yardım kategorilerini belirleyecek şekilde (hedefleyerek) geniş olarak, ya da yardım yapılacak kişileri hedefleyerek dar olarak gerçekleştirilebilir. • Geniş kapsamlı hedefleme uygulamalarında doğrudan yoksullara ulaşmak amaç değildir. • Bunun yerine yoksullar için önemli olan eğitim, sağlık, sosyal hizmetler, kır bölgelerinin iyileştirilmesi ve benzer konularda yapılan hükümet harcamalarının arttırılması önerilir. • Diğer taraftan dar kapsamlı hedeflemede ise belli yoksul grupların yapılan hükümet harcamasından faydalanması hedeflenir. Örneğin yeni doğanların izlenmesi ve aşılarının tamamlanması; annelere yiyecek kuponlarının verilmesi; eğitimin devamı için nakit yardımları bu gruba girmektedir.
  18. 18. • Hedefleme mekanizması; en yoksul kesim ile yoksul olmayan kesimi birbirinden ayırt edebilme özelliğidir. Hedef kitleye ulaşmak için kullanılan yöntemlerin ve araçların tümüne hedefleme mekanizması denilmektedir. • Her sosyal yardım uygulamasında olduğu gibi ŞNT’de de en kritik nokta; yardım programı için ayrılan bütçe ile mümkün olduğunca daha geniş yoksul kitleye ulaşmak (Rawlings, Briere, 2006: 13), ihtiyaç sahiplerinin refah düzeylerini artırmak, hayatını kolaylaştırmak ve etkin bir şekilde soruna çözüm bulmaktır. • Pek çok ülkede yoksulluktan en çok etkilenen en yoksul kesime öncelikli, hızlı ve doğru bir şekilde yardım yapılmasını sağlamak ve programın etkinliğini artırmak için hedefleme mekanizmaları kullanılmaktadır.
  19. 19. • Mevcut bütçe açısından bakıldığında etkin bir hedefleme mekanizmasının kullanılması ile sosyal yardım programının verimliliğin artması yani sabit bir bütçeden en yoksul kişinin yararının artması sağlanabilmektedir. • Hedefleme mekanizmasının ortak amacının daha az maliyetle daha etkin ve doğru bir biçimde yoksul ve yoksul olmayan kesimi birbirinden ayırmak olduğu söylenebilir (Coady, Grosh, Hoddinott, 2003
  20. 20. • Bunun yanı sıra ülkelerin öncelikleri ve amaçları doğrultusunda hedef kitleye ulaşmak için kullanılan hedefleme mekanizmaları ülkeden ülkeye farklılık göstermektedir. • Tasarlanan programın içeriği, süresi, maliyeti, hedeflenen grubun hacmi ve demografik özellikleri bakımından farklılıklar olacağı için ülkelerin seçtikleri hedefleme mekanizmaları da çeşitlilik göstermektedir. • Buradaki en önemli nokta; hangi hedefleme mekanizması seçilirse seçilsin yardımdan yararlanacak kişiler belirlenirken verilecek kararların objektif ve bilimsel bir yaklaşımdan hareket etmesi gerektiğidir.
  21. 21. • • • • • Hedeflemenin dar ya da geniş kapsamlı olmasının yoksullar açısından avantajları ve dezavantajları vardır. Yoksulluk ile başarılı bir mücadele için geniş kapsamlı bir hedefleme ile sosyal yardım harcamalarının planlanması ve dar kapsamlı hedefleme ile de belli yoksul gruplara nakit, şartlı nakit ve ayni yardımların gerçekleştirilmesi önerilmektedir (Van de Walle, 1998). Geniş hedeflemeye yöneltilen en önemli eleştiri, bu yöntemin yoksulluk ile mücadele için pahalı bir yöntem olmasıdır. Yoksulluğun çok fazla olduğu ülkelerde yoksullar arasında yoksulluğun derecesinde farklılıklar vardır. Burada önemli olan en fakire ilk önce yardımın yapılabilmesidir. Dar kapsamlı hedeflemede ise en büyük sorun yönetimsel maliyetlerdir. Diğer taraftan bazı fayda sahipleri, yardımlardan yararlanabilmek için davranışlarını değiştirebilirler ya da fayda sahibi olabilmek için yanlış beyanda bulunabilirler. Literatürdeki genel görüşe göre dar hedefleme yapılarak toplumdaki yoksulların ihtiyaçlarına yönelik düzenlenen yoksullukla mücadele programları, yoksulluğu azaltmada hem etkin hem de görece az maliyetli olmaktadır. Fakat her iki hedefleme yöntemi yoksulluğu azaltmakta başarılı olsa da yoksulluğu tamamen ortadan kaldıramaz.
  22. 22. • Yoksulluk ile mücadele amacı ile hedef gruba (özellikle yoksullara), çeşitli şartların yerine getirilmesi koşulu ile yapılan ödemelere “şartlı nakit transferi” adı verilmektedir. Ülkemizde ilköğretim çağındaki öğrencilerin okula devam etmesi ve okul öncesi çocukların aşılarını yaptırmaları için ailelerine nakit ödenmesi bu uygulamalara örnek gösterilebilir. • Şartlı nakit transferleri iki amaca hizmet etmektedir: Hem yoksullara finansal destek sağlayarak yoksulluk ile mücadele edilmekte, hem de temel sağlık ve eğitim hizmetlerinin kullanılması yaygınlaştırılmaktadır. Böylelikle yoksul kesiminin mümkün olan en iyi sağlık ve eğitim hizmetini alması teşvik edilerek, beşeri sermayenin iyileşmesi yönünde politikalar izlenmektedir.
  23. 23. • ŞNT’de hedefleme mekanizması kullanılarak devlet tarafından sağlanmakta olan eğitim ve sağlık hizmetlerinden yararlanamayan, toplumda ekonomik şoklara karşı açık olan ve sosyal dışlanma riski ile karşı karşıya kalan en yoksul kesim tespit edilmektedir. • Genel anlamda ŞNT’nin hedef kitlesi en yoksul kesiminden oluşuyor olsa da hedef gruplar ülkenin karakteristik yapısına, sosyo ekonomik durumuna ve ihtiyaçlarına göre değişim göstermektedir. • Ortak olan tek nokta gerçekten ihtiyaç sahibi olan kişilerin hedef grubun içinde yer almasını sağlayacak yöntemin bulunmasıdır. • Beşeri sermayedeki her iyileşme ise uzun dönemde ekonomik büyümeye katkıda bulunmaktadır. • Özellikle Latin Amerika ve Asya ülkelerinde şartlı nakit transferleri yapılırken pek çok hedefleme metodu kullanılmaktadır.
  24. 24. Hedefleme mekanizmaları • Alternatif hedefleme mekanizmaları üç başlık altında tanımlanabilir: – Bireysel ya da hanehalkı değerlendirmesi, – Grup hedefleme ve – Özdeğerlendirme. • yoksulluk ile mücadelede en fazla etkinliği elde edebilmek için bu yöntemlerin bir bileşkesinin kullanılmakta olduğunu ileri sürerler.
  25. 25. • • • • • Bireysel ve / veya Hanehalkı Değerlendirmesi Bireyin ve / veya hanehalkının sosyal yardımdan yararlanmak için uygun olup olmadığının kararının verilmesi için bireyin ve / veya hanenin sahip olduğu imkanlarının doğrudan tespitinin yapılmasıdır. Bireysel ve / veya Hanehalkı Değerlendirmesi yaklaşımında ilk olarak hedef kitle bilgilerine ulaşmak için ülkedeki farklı hanelere ait veriler toplanmaktadır. Yoksul kesimin sayıca çok ve belirli bölgelerde yaşıyor olması durumunda hanehalkı temelinde yapılan anket çalışmaları ile aksi durumda ise başvuru esasına dayanan yöntemler izlenerek veri toplama işlemi gerçekleştirilmektedir. Ardından toplanan bu verilerin girişleri yapılmakta ve veri tabanı oluşturulmaktadır. Yardım programının ihtiyaçları doğrultusunda veri tabanı hazırlama işlemi tamamlandıktan sonra yardımı almaya hak kazanacak kişilerin diğer başvuru sahiplerinden ayrılmasını sağlayacak belirleyici kriterler oluşturulmaktadır. Veri tabanındaki kişilerin verileri diğer hane halklarının bilgileri ile kıyaslanmakta ve bunun sonucunda ortaya çıkan eşik değerlerine göre bir karar verilmektedir.
  26. 26. • Bireysel ve/veya Hanehalkı Değerlendirmesi muhtaçlık kriterlerinin belirlenmesinde (Coady, Grosh, Hoddinott, 2003:14); • Doğrulanmış İmkan Testi, • İmkan Testi, • Temsili İmkan Testi, • Toplum Tabanlı Hedefleme gibi yöntemler kullanılmaktadır. • Bu istatistik yöntemlerin biri ya da karması kullanılarak belirlenen eşik değerleri ve yapılan muhtaçlık değerlendirmesi sonucunda hak sahibi kişiler listelenmektedir. Ardından hak sahibi kişilere ne kadar ödeme yapılacağı, ne kadar süre ile bu yardımın sağlanacağı gibi programa yönelik tasarım noktaları ve gelecek planlamaları yapılmaktadır.
  27. 27. • • • Doğrulanmış İmkan Testi; bireye / haneye ait tüm gelir ve tüketim (harcama) bilgilerinin toplanması, bu bilgilerin bağımsız kaynaklardan (maaş bordrosu, vergi kayıtları vb.) teyit edilmesi ve diğer haneler veya kişilerin bilgileri ile karşılaştırılması şeklinde yapılan değerlendirmedir Sosyal yardımlardan yararlanacak kesimin belirlenmesinde en faydalı yol bu yöntem olsa da bilgilerin resmi kayıt altına alınmasının zorluğu, bilgilerin kontrolünü sağlayan idari / yönetimsel süreçlerin zayıf kalması, bu yöntem için kurulum giderlerinin yüksek olması, kişilerin gelirlerini birçok kaynaktan sağlıyor olması ve / veya kayıt dışı ekonominin yaygın olması gibi birçok nedenden dolayı gelişmekte olan ülkelerde bu yöntem yaygın değildir (Castaneda, 2005). Teorik açıdan doğru bir yaklaşım gibi görünse de pratik açıdan çok maliyetli olmaktadır. İmkan Testi; bireye / haneye ait neredeyse tüm gelir ve tüketim bilgilerinin toplanması, bu bilgilerin bağımsız kaynaklardan teyit edilmesi ve eğer bilgiler resmi kaynaklardan doğrulanamıyor ise haneden bu bilgileri teyit edecek belgelerin ibraz edilmesine gerek duyan bir değerlendirmedir. Ekonomik faaliyetlerin belgelenmesinin zor olmadığı ülkelerde uygulanması kolaydır.
  28. 28. • • • • • • Temsili İmkan Testi Sosyal yardımlardan faydalanmak isteyen bireyin / hanenin belirlenmesinde, sahip olunan yaşanılan konut türü, konut kolaylıkları, hanedeki çalışabilir fert sayısı, hanehalkının eğitim durumu gibi kolaylıkla gözlemlenebilen özelliklerin puanlanması ile elde edilen bir toplam not belirlenir. Bu değerlendirmeden elde edilen not belli bir eşik değer ile karşılaştırılarak bireyin / hanenin hak sahibi olma durumu belirlenir. Hanehalkı anketlerinden elde edilen veriler kullanılarak gerçekleştirilen regresyon analizi ile hanenin sahip olduğu / olmadığı her özellik için bir ağırlık belirlenir. Genellikle bireyin doldurduğu başvuru formundaki bilgiler, hane ziyaretleri ile teyit edilir. Gerekli görüldüğü durumlarda sahip olunan gelirin ya da servetin belgelenmesi istenir. İmkan testine kıyasla, temsili imkan testi daha az bilgi ister; geliri doğrudan ölçmemektedir. Fakat uygulaması özellikle bilgisayar becerisi olan personel ve teknoloji gerektirir. Ayrıca hak sahiplerini belirlemeye yönelik formül sadece bir tahminden ibarettir. Hanehalkının durumundaki iyileşmeleri her zaman ifade edemeyebilir ya da ekonomik krizlerde ortaya çıkan genel durumu ifade edemeyebilir. Ekonomik gelişmişlik düzeyi mekansal farklılıklar gösteren ülkelerde, bütün ülke için tek bir formülün kullanılması doğru olmayabilir. Bu durumda ekonomik gelişmişlik düzeyleri dikkate alınarak farklı bölgeler için farklı formüller geliştirilebilir.
  29. 29. • Toplum - Tabanlı Hedefleme • Toplumda bir grup ya da toplum lideri, o toplumda kimin yardımdan faydalanması gerektiğine karar verir. Örneğin Okul müdürü ya da Okul Aile Birliği başkanı o okulda hangi öğrencilerin yardım alması gerektiğine karar verir veya köylerde köy muhtarı ya da ihtiyar heyeti hangi hanenin yardım alması gerektiğini belirler. • Bu yöntemin temel fikri bir toplumda yaşayan bireylerin o toplumun yaşam şartları hakkında, o toplumun dışındakilere göre daha fazla bilgi sahibi olduğudur. Hanelerin yaşam koşulları hakkındaki yerel fikir daha gerçekçi ve daha az maliyetli bir kıstastır. • İmkan testlerine kıyasla uygulaması daha kolaydır; bürokratik işlem daha azdır; daha az personele ihtiyaç vardır. Bu hedefleme yönteminde sübjektif kararlar ortaya çıkma olasılığı yüksektir.
  30. 30. • Grup Hedeflemesi • Belirlenmiş bir gruptaki (kategorideki) bütün bireylerin yardım almasını öngörür. Örneğin işsizler, 65 yaş üstündeki vatandaşlar, belli bir bölgede yaşayanlar gibi. Buradaki en önemli unsur grubun bireysel ya da haneye ait yoksullukla ilgili olan özelliklerini tanımlamaktır. Genellikle aşağıdaki kategoriler kullanılmaktadır. Coğrafi Hedefleme Fayda sahipliği olmanın kıstası belli bir coğrafi bölgede ikamet ediyor olmaktır. Yoksulluğun belli bölgelerde yoğun olduğu, bölgelerarası yaşam standardında farklılık olduğu durumlarda, yoksulluk haritalaması ile belirlenen bölgelerde uygulanabilir. En önemli avantajı uygulamasının çok kolay olmasıdır. Yönetimsel ve bürokratik maliyeti azdır. Fakat yoksulluk mekansal olarak yoğun değil ise etkili olması zordur. Sosyal yardımların yapıldığı bölgelere, diğer bölgelerden göç ihtimali yüksektir. Demografik Hedefleme Bazı bireylerin kendi demografik özellikleri, yaş, cinsiyet, etnik kimlik gibi nedenleri ile yoksulluğa daha yatkın olması fikrinden doğmuştur. Yaş: Belli bir yaş grubundakilere yardım yapılması hedeflenmiştir. Örneğin okul çağındaki çocuklar için eğitim yardımı; çocuklar için sağlık yardımı; yaşlılık aylığı gibi. Cinsiyet: Eşinden ayrılmış ya da eşini kaybetmiş kadınlara yapılan yardımlar; kızların okula gönderilmediği ülkelerde kızların eğitimini teşvik etmek için verilen şartlı nakit transferleri örnek olarak verilebilir. Demografik hedefleme yönetimsel olarak basittir ve bürokratik işlem azdır. Fakat çocuklar ve yaşlılar genellikle kalabalık ailelerde yaşarlar ve bu ailelerde birden fazla yetişkin gelir getiren bir işte çalışabilir. Ya da eşi ölmüş bir hanımın büyük bir serveti olabilir. Bu durumda yardım amacına hizmet etmemiş olur. Bu nedenle demografik özellikler ile servet arasındaki ilişkinin yüksek olduğu ülkelerde kullanılması daha uygundur. • • • • • • •
  31. 31. • Özdeğerlendirme • Bu hedefleme programları aslında herkese açıktır. Fakat yoksulların bu programlara başvurmaları teşvik edilir. Bu programlar öyle düzenlenir ki, bu programdan faydalanan yoksullar, yoksul olmayanlara göre daha yüksek bir kazanım elde ederler. • Örneğin düşük ücret uygulaması sadece işe çok ihtiyacı olup başka bir alternatifi olmayanların istihdamına yöneliktir. Fakat yoksul olmayanların bu uygulamadan kazanımları olmaz. • Bir başka örnek vermek gerekirse, düşük kaliteli bulgur ya da pirincin ihtiyaç sahiplerine dağıtılması ya da yardım yapılacak merkezlerin özellikle fakirlerin yaşadığı yerlerden seçilmesi öz değerlendirme için iyi birer uygulama olmaktadır.
  32. 32. HEDEFLEME MEKANİZMALARININ ÜLKE UYGULAMALARI • Çoğu azgelişmiş ülkeler, yoksulluğu azaltmak için son birkaç yıldır çok sayıda büyük ölçekli yoksulluk karşıtı programlar başlatmıştır. Bunun yanında, birçok az gelişmiş ülkede mali kısıtlamalar ve politika değişikliklerine bir tepki olarak son yirmi yılda yoksulluğun azaltılması ve programların etkinliğini artırmak için değişik hedefleme mekanizmaları gerçekleştirilmiştir. • Her ülke farklı sosyo-ekonomik koşullara sahip olduğu ve farklı yardım kategorilerine öncellik verdiği için, kullanılan hedefleme mekanizması, yardım uygulayan ülkenin sosyolojik, ekonomik ve coğrafi özelliklerine göre çeşitlilik gösterebilmektedir. • Kullanılan yöntem ne olursa olsun, pek çok ülkede fayda sahibi olacak hedef kitlenin belirlenmesinde, sosyo-ekonomik göstergeler ışığında bilimsel çalışmalara dayalı olarak oluşturulan puanlama formülleri yaygın olarak kullanılmaktadır. Böylelikle, hedef kitlenin seçiminde şeffaflığın ve objektifliğin sağlanması mümkün olacaktır. • .
  33. 33. • Bu yüzden, temsili imkan testi daha basit yardım testlerine göre çok daha geniş bir amaca hizmet anlamına gelir. • Edinilen tecrübeler ve yapılan araştırmalar ile yoksulluğu azaltmak için gelecekte yapılacak sosyal müdahaleler hedeflemeyi kolaylaştıracaktır. • Çünkü, yoksulluğu önlemek ve yoksul olanları belirlemek temsili imkan testi ile daha az maliyetli hale gelmektedir. Bu hedefleme müdahaleleri makroekonomik politika reformların gerçekleşmesi ve özellikle ekonomik büyüme ve bireylerin refahı için önem arz etmektedir.
  34. 34. • Farrington vd. (2007)’nin çalışmasında Kamboçya, Hindistan ve Etiyopya ülkeleri için nakit transferlerinin diğer transferler ile karşılaştırması yapılmıştır. Ayrıca, nakit transferlerin tercih edildiği alanlar ile en iyi hedeflemenin nasıl yapılması gerektiği üzerinde incelemeler gerçekleştirilmiştir. • Elde edilen sonuçlara göre, – Kamboçya’da yapılan nakit transferler, sosyal ekonomik koşullara bağlı olarak ve otomatik hedeflemeye (bireyin / hanenin başvurusu olmaksızın) göre yapılmalıdır. – Etiyopya için ise, coğrafi hedefleme, sosyal ve ekonomik şartlara göre ve otomatik olarak yapılan hedeflemelerin en etkin hedefleme yöntemi olduğu gözlemlenmiştir. – Hindistan için ise, sosyal ekonomik şartlara ve otomatik hedeflemeye bağlı coğrafi hedefleme yapılmalı ancak bunun çalışma gücüne bağlı olmadan yapılması halinde nakit transferlerinin daha çok tercih edileceği sonucuna varılmıştır. – Üç ülke için de otomatik hedeflemenin önemli olduğu fakat bunun otomatik olarak işleyemediği görülmüştür.
  35. 35. • Muller ve Bibi (2008) Tunus’ta yoksulluk karşıtı olarak kullanılan programları incelemişlerdir. Yoksullara yapılan yardımların bütçe içindeki yükü nedeniyle, birçok hükümet, – hedeflemenin olmadığı ya da genel olarak daha açık hedefi olan gıda sübvansiyonları gibi yöntemlere yönelmişlerdir. – Yoksulluk karşıtı olarak kullanılan yardımların, yerinde kullanılabilmesi için regresyon analizi ile hedefleme yapılmasına çalışılmıştır. • Bu ülke verileri kullanılarak temsili imkan kriterinin fiyat sübvansiyonları göre daha anlamlı ve gerçekçi bir alternatif olduğunu ve toplumda meydana gelebilecek sosyal patlama ve huzursuzluklara da bir önlem olacağını ifade etmişlerdir. Gerçekten de, bu tür hedeflemelerin yoksullara daha faydalı olduğu gözlemlenmiştir. • Bununla beraber, imkan testi, genel olarak yapılan fiyat sübvansiyonlarına kıyasla bütçeye daha az yük getirmektedir.
  36. 36. • Baker ve Grosh (1994) Venezuela, Meksika ve Jamaika için hanehalkı verileri kullanılarak yoksullara yapılacak transferlerde coğrafi hedeflemenin daha yararlı bir mekanizma olduğunu göstermişlerdir. Hedeflemenin olmadığı ya da genel olarak gıda sübvansiyonlar ile karşılaştırma yapıldığında coğrafi hedefleme ile yoksulluğun önemli ölçüde azaldığı görülmüştür. • Coğrafi hedeflemede, coğrafi bölgenin seviyesi hedefleme sonuçları üzerinde önemli bir etkiye sahip görünmektedir. Meksika ile ilgili olarak, daha dar bir coğrafi bölge tanımlanmıştır. • Yapılan dar bölge hedeflemesi Meksika’da yoksulluğu büyük ölçüde azaltmıştır. • Hanehalkı verileri kullanılarak Jamaika için yapılan simülasyonda hedeflemenin, hedeflemenin olmadığı fiyat sübvansiyonu durumuna göre daha iyi sonuçlar ürettiği görülmüştür. •
  37. 37. • Tekleselassie ve Johnstone (2004) Afrika kıtası ülkeleri için imkan testi kullanarak nakit yardımlarının yükseköğretime dağıtılmasını incelemişlerdir. İmkan testi, eğitim yardımlarını ihtiyaç sahiplerine veya tahmini ödeme gücüne dayanarak dağıtmak için kullanılan yollardan biridir. • Örneğin, birçok Afrika ülkesinin gelirleri hem düşük hem de gizli veya kısmen ayni olarak görülmektedir. Bu nedenle olası nakit yardımlarının yükseköğretime dağıtılmasını ve aynı zamanda birçok ailenin hakkı olan yardımlardan faydalanmasını engellemektedir. • Gelişmekte olan birçok ülkede tamamlayıcı, gizlenmesi zor ve kolayca gözlemlenebilen göstergeler olan ırk, kabile, etnik köken, velinin eğitim durumu, orta okula devam eden öğrenci, otomobil sahipliliği gibi göstergeler kullanılmaktadır.
  38. 38. • Hodges vd. (2007) Moğolistan’ın şartlı nakit programının (Child Money Program), ne ölçüde daha ekonomik, verimli ve sürdürülebilir bir şekilde yoksulluğun azaltılmasına ve çocukların yaşam seviyelerinin iyileştirilmesine katkıda bulunduğunu analiz etmektedir. • Bu çalışmadan elde edilen sonuçlara göre; hedeflenen programın, aslında ihtiyacı olmayan kesimlere yaradığı ve asıl yararlanması gereken kesimin bu programın dışında kaldığı görülmüştür. Bunun en önemli sebebi de programda kullanılan temsili imkan testi ve uygulamadaki problemler olmuştur.
  39. 39. • Bigman vd. (1999) Burkina Faso için yaptıkları çalışmada yoksulluk karşıtı programları ve gerçekleşecek olan yardım programlarının etkinliğini belirlemek için bir model geliştirmeye çalışmışlardır. • Bu modelin amacı, 3871 kırsal ve kentsel alanda yoksulluğu belirleyen faktörleri açıklamak ve yoksulluğun mekansal dağılımını ve haritalama ile gösterimini sağlamaktır. Yapılan simülasyon analizi sonucunda köy düzeyinde yapılacak hedeflemenin bölgesel düzeyde yapılacak hedeflemeden daha etkili olduğu ve daha çok yoksula ulaşıldığı sonucuna varılmıştır.
  40. 40. • Türkiye’de ise Karakoyun ve Erdal (2009) Aydın İlinde eğitim ve sağlık alanında şartlı nakit transferi (ŞNT) uygulamasının etkisini değerlendirmişler. • Bunun için, yapılan eğitim ve sağlık yardımlarının sonuçlarını değerlendirmek amacıyla, yararlanıcılar ile anket çalışması yapılmıştır. • Anket sonuçlarına göre, ŞNT yardımlarının çocuk yoksulluğunu azaltmada, özellikle kız çocuklarının okula kayıt ve devamının sağlanmasında, sağlık ile ilgili göstergelerin iyileşmesinde ve kadının aile içindeki konumunun güçlenmesinde önemli rol oynadığı görülmüştür.

×