Isevilikten hiristiyanliga

2,422 views

Published on

Isevilikten hiristiyanliga

Published in: Education
0 Comments
2 Likes
Statistics
Notes
  • Be the first to comment

No Downloads
Views
Total views
2,422
On SlideShare
0
From Embeds
0
Number of Embeds
52
Actions
Shares
0
Downloads
37
Comments
0
Likes
2
Embeds 0
No embeds

No notes for slide

Isevilikten hiristiyanliga

  1. 1. İsevîlikten HıristiyanlığaNasıralı İsa sonrası Hıristiyan Düşüncenin Ortaya Çıkış Sürecine Genel Bir Bakış -başlangıçtan Reformasyon dönemine kadar- Taceddin Şimşek
  2. 2. Taceddin Şimşek 1965’de Gümüşhane’de doğdu. 1977’de Almanya’ya yerleşti. Yüksek öğreniminiMakina/CNC teknolojileri alanında yaptı. 1991’de Köln Kitap Kulubü’nü kurdu. Değişim Dergisi (Köln) Editörlüğü yaptı(1992). 1995’de Ulumulhikme/Köln Proje Sorumluluğu’nu üstlendi. Mayıs 2001 ‘deulumulhikmekoeln Sitesi’ni kurdu. Aynı tarihten bu yana Ulumulhikme SeminerleriSerisi’nden Kur’an İlimleri, Medeni Düşünce Tarihi, Rivayet İlimleri 2 ve Genel DüşünceTarihi dersleri veriyor. Rivayet İlimleri 2 çerçevesinde, ağırlıklı olarak Hıristiyan DüşünceTarihi araştırmalarını sürdürüyor. Evli ve 2 çocuk babası. 2
  3. 3. Önsöz İsa (a.s.) ın bütün çabası, düzeni bozulan Yahudi toplumunu ırkçıtemayüllerinden ayıklayarak eşitlik ilkesiyle yeniden düzenlemek oldu. O atası İbrahimgibi ırk ve ulus farkı gözetmeksizin bütün insanların kardeşliğine dayanan inancıyineledi/yeniledi. İsa’nın söylediklerini ve yaptıklarını anlatan Siyer Kitapları’nda (İnciller), 1.yüzyılın sonlarında, mesajı şöyle yer alıyordu: İnsanların tümü Baba Tanrı’nın çocuklarıydılar. Demek ki kardeş ve öyleyseeşittiler. Birbirlerine bağlanmaları gerekirdi. Birbirlerine ancak sevgi’ylebağlanabilirlerdi, sevmek içinse eşit olmak gerekiyordu. Oysa toplumsal eşitlikbozulmuştu, bu eşitliği yeniden kurmak gerekiyordu. Bu eşitliği yoksullukta birleşmekuracaktı. Marksistler, “İsa’nın, çağının bilgileriyle sınırlı olarak, tek, ama zorunluyanılgısı budur” derler. Bu bakış açısına göre İsa o çağda, insanların varlıklılıkta daeşitlenebileceğini düşünemiyordu. Bundan ötürüdür ki, “bir devenin (urgan) iğneningözünden geçmesi, bir varlıklının Tanrı ülkesine girmesinden kolaydır.” diyordu. İnsanların,yüzlerini bile göremeyeceği mirasçıları için para biriktirmelerini saçma buluyordu.Bundan ötürü de şöyle diyordu: “Gökteki kuşlara bakın: ne ekerler ne biçerler, ne kilerleri ne anbarları vardır,oysa Baba, onları yeterince beslemektedir. Kırdaki çiçeklere bakın, ne çalışırlar ne iplikeğirirler, oysa Baba onları yeterince giydirmektedir.” Biri sevilip ötekine yüz çevrilmeden iki Efendi’ye kulluk edilemezdi, yaTanrı’ya kulluk, ya da Mamon’a kölelikten birini seçmek gerekirdi. “Marta, Marta..’diyordu, ‘ne çok şey istiyorsun, oysa gereken sadece bir şeydir”. Dünya kötülüklerle doluydu. Krallar Peygamberleri öldürüyor, din bilginleribaşkalarına buyurduklarını kendileri yapmıyordu. Oysa gök saltanatı gelmeküzereydi. Baba, iyilere düşman olan dünyadan, iyi çocuklarının öcünü alacaktı.Göklerin saltanatı, iyi balıklarla kötü balıkların bir arada kaynaştığı büyük bir ağınsavrulmasıydı. İyi balıklar ayıklanarak, kötü balıklar yeniden denize atılacaktı. Göğünmelekutu, iyi bitkilerle kötü bilgilerin birbirlerinden ayrılacakları saatti. Karamuğunbuğdaydan ayrılacağı an gelmek üzereydi. 3
  4. 4. İsa İlahi mesajların tarihe ve coğrafyaya yayılan tohumlarını yenidenfilizlemeye çalıştı. Peygamber Danyal, göksaltanatından söz açmıştı. Sirakh oğlu İsa,Gamaliel, Soho’lu Antigone, Hillel gibi Yahudi düşünürleri benzer sözler ettiler.Sirakhoğlu, dinin iyilik etmekten ibaret olduğunu söylemişti. Ama bu sözler İsa’nınuyandırdığı etkiyi uyandırmamıştı. Çünkü İsa, hiçbir ayrılık gözetmeksizin, dünyanınbütün yoksullarına sesleniyordu. Onlar da öylesine çoktular ki.. İsa’dan sonraki ilk yüzyıllar, yoksulluğu en büyük erdem sayan yüzyıllardır.Ortaçağ’ın sonlarına kadar, dünyanın her yerinde, dinsel dilenciler oluştu. Ortaçağ,dilenci mezhepleri ile doludur. İsa’nın en gerçek izleyicileri olduğunu ileri sürdüler.İcad ettikleri ruhbanlık üzerinden bir dünya varettiler. Yoksulluktan ileri giden bir çeşit dilencilik, yüzyıllar boyunca, en büyükermişlik, varılması gereken erdem sayıldı. Sonunda aynı öğreti içinden ters bir çizgideüretim araçlarını ellerine geçiren küçük bir azınlığı sınırsızca zenginleştirecek olanüretim düzeni Pavlus öğretisinin bağlıları tarafından gerçekleştirildi. Pavlus dine bugünkü akidevî yapıyı kazandırdı. İlk Kiliseleri kuran,Hıristiyanlığın dogmalarını, ilk günahı ileri süren O’dur. İsa ve Havarileri inanç veözlemleri ile Yahudiliğin ilahi çizgisinde kalmışlardı. Pavlus, Hrisrtiyanlıkta Musayasalarının yürürlükten kalkmasını sağlamıştır. Pavlus, önce İsa’ya karşı olduğu halde sonradan O’na inandığını söyleyen veİsa (a.s.) ın mesajını evrensel bir din olarak biçimlendiren kişidir. Bir çok araştırmacıya göre İsa ve Havarileri inanç ve özlemleri bakımındanYahudi kalmışlardı. Hıristiyanlığı bütün insanlığı kavrayacak bir din olarakbiçimlendiren ise Pavlus olmuştur derler. Pavlus Hıristiyan öğretisinin bütün dogmalarını belirledi. Adem’in suçuylabaşlayan ilk günah kavramını ileri sürdü. Kıyamet gününde İsa’nın yeryüzüne inerekiyi Hıristiyanları dirilterek sonsuz mutluluğa kavuşturacağı inancını savundu.Hıristiyan Kiliselerini biçimlendiren O oldu. Hıristiyan düşünce tarihinin oluşum süreci hakkında kalıcı düşüncelerin ortayaçıkışında İncillerin en eski metinlerine kadar geri gidip, aralarındaki farkları,çevirilerden kaynaklanan yanlış aktarımları tahlil etmek elzemdir. Bununyapılabilmesi için Grekçe, Aramice, İbranice ve Latince gibi dillerin öğrenilmesiolmazsa olmaz bir şarttır. Müslüman dünyaya baktığımızda bu konuda ciddiçalışmaların olmadığını söyleyebiliriz. Bugün artık bir ‘Hıristiyan Ansiklopedisi’hazırlanması ertelenmesi düşünülemeyecek bir gerekliliktir. 4
  5. 5. Bizim bu çalışmamız daha çok ikincil (sekundaer) literaturdan faydalanılarakgerçekleştirilmiştir ve genel bir bakış açısı sunma amacını gütmektedir. Hıristiyandüşünce genel hatları ile reformasyon dönemine kadar aktarılmıştır. Hazırlığınısürdürdüğümüz diğer çalışma ise reformasyon sonrası dönemden başlayarakgünümüze kadar Hıristiyan düşüncenin evrelerini konu edinmektedir. Modernzamanların Hıristiyan düşünce üzerindeki etkisi, yapılan İncil çalışmaları vegünümüzde İsa tasavvurları –ki kimilerine göre İsa bir siyasi devrimciydi, kimilerinegöre ıslahatçı bir Yahudiydi vs.- üzerinde yoğunlukla durulacak mevzular olacaktır.“Yeni Ahit Metinleri Tarihi”, “Teslis’in Tarihçesi”, “Kilise Tarihi”, “Batı’da PavlusÜzerine Yapılan Çalışmalar”, “Hıristiyan Teolojisinin Kısa Tarihçesi” başlıklıçalışmalarımız sürmektedir. Bu tür çalışmaların Ehl-i Kitap ile ilgili Kur’an ayetlerinin daha sağlıklıanlaşılmasında, önceki ümmetlerin hangi devrelerden, badirelerden geçtiklerini görmekonusunda bizlere yardımcı olacağı ise izahı gerektirmeyecek şekilde açıktır. Hz. Peygamber Ehli Kitap’a en büyük ökümenik çağrıyı yapmıştır: 3/Al-iİmran, 64. Ehli Kitap ise bu çağrıya gereken cevabı ver(e)medi, Hıristiyan dünyabaşlangıçtan beri bu diyalogdan kaçındı. Bizlere düşen Ehli Kitap’ın tarihini okurkenbir ‘öteki’nin tarihi okuyormuş gibi davranmamak, kendi tarihimizi okuyor gibi,Allah’ın vahyine mazhar olmuş ‘öncekiler’ olarak bakıp, ‘Müslüman Düşünce Tarihi’içerisinde görerek okumak olmalıdır. İlahi kaynağa yakınlığı ve saflığını muhafaza ettiği ölçüde Ehli Kitap’a ait bazıunsurlar övgüyle anılmış, mevcut halleriyle aslından sapmış olan bir çok unsur iseeleştirilmiş ve aslına döndürülmüştür. Kur’an burada Furkan mesabesindedir. Maide48 ayetinde geçen muheymin ortacı Kur’an’ın geçmiş kitaplarda neyin gerçek neyingerçek dışı olduğuna karar vermenin belirleyici ölçüsü olarak tanımlamak içinkullanılmıştır. Kaybolan koyunlar arasına gelen Allah kuzusu İsanın gerçek Ensarı,Havariyyunu bizler olduğumuzun bilincinde olalım. Kiliseye, büyüğünden küçüğünedek, söyleyecek sözümüz olduğunu bilelim. Peygamberleri paylaşmıyoruz, menbaın tekliğine inanıyoruz: "Eşhedü enne İsarasülullah." 5
  6. 6. Hırisitiyanlık üzerine olan çalışmalarımda büyük desteğini gördüğüm dostumKemal Ersözlü’ye teşekkürü bir borç biliyorum. Bu çalışmayı ilk dönem şehid/şahid İsevîlere ve hayatımın en zor anlarındadesteğini gördüğüm sevgili eşim Aynur’a ithaf ediyorum. Allah, cehd edenlere yollarını gösterir, onlara hidayet eder. Cehd bizden, tevfikO’ndan. Köln, Nisan, 2004 Taceddin Şimşek 6
  7. 7. Önsöz 3Giriş 12Bizden Öncekilere İndirilenler/Önceki Sahifeler 16Hıristiyanların Vahy Telakkisi (Esin/Esinleme) 17Hıristiyan Kutsal Metinleri 21Eski Ahid Kitapları 22Yeni Ahid Kitapları 241. BölümHıristiyan Kutsal Metinleri: Tarihî Kitaplar 25Dört İncil’in Yazılış Süreci 25Şifahi gelenekten yazılı geleneğe 25Q Belgesi [Logienquelle (Q)] 27İki Kaynak Teorisi 30Sinoptik inciller Problemi : Açıklama çalışmaları 32Dört İncil: Yazılış tarihçeleri ve muhtevaları 33Matta İncili 33Markos Incili 35Luka Incili 36Yuhanna İncili 37Resullerin İşleri 38İncillerin kanonizasyonu 39Hıristiyanların apokrif kabul ettiği İnciller 412. Bölümİsa’ (a.s.) nın mesajı neydi? 43Nasıralı İsa dönemi Yahudi fırkaları 45Sadukiler 45Ferisiler 45Esseniler 46 7
  8. 8. Zelotlar 47Göğün melekûtu/Allah’ın melekûtu (İlahi hakimiyet) 51En önemli buyruk: Tevhid 52Tarihsel serüven: Hak batıl mücadelesi ve hak yolda sebat 53Kendinden öncekileri tasdik 54Mülkiyet anlayışı 56Siyasi tavrı 56Sevgi anlayışı 57Allah Rasulü Meryemoğlu İsa’dan tanrılaştırılan, mitleştirilen İsa’ya 60İsa´nın tanrılaştırılması 64Kur´an´da kullanılan "Ruh" ve "Kelime" nin anlamları 67İsa´nın çarmıha gerilme olayı 68Teslis inancı 743. BölümPavlus: Hıristiyanlığın kurucusu 78Pavlusçu düşüncenin mahiyeti ve zaferi 78Pavlus’un hayatı ve yetiştiği çevre 81Pavlus’un teolojisi 85Pavlus’ Tanrı anlayışı 86Pavlus’un İsa anlayışı 87Siyasi düşüncesi ve otorite anlayışı 88Pavlus´un mektupları 89Pavlus’a atfedilen mektuplar 92Romalılar´a Mektup 92Korintliler´e Mektup (I. ve II.) 92Galatyalılara Mektup 93Efesliler´e Mektup 93Filipiler´e Mektup 94Kolosiler´e Mektup 94Selaniklilere Mektup (I. ve II.) 94 8
  9. 9. Timoteyus´a Mektup (I. ve II.) 94Titus´a Mektup 95Filemon´a Mektup 954. BölümKur’an öncesi Hırisitiyanlık 95Teslis akidesi üzerine yapılan tartışmalar ve erkendönem Hıristiyan tevhidçileri 95Pavlusçu öğretinin karşıtları ve teslis tartışmaları: İsa’nın uluhiyyetinin İnkarı 98İsa’nın yaratılmışlığını savunarak kiliseyi uzun yıllar uğraştıran adam: Arius 102Konsiller ve Doğu Kiliseleri (İlk 6 yüzyıl) 107İlk dönem Konsilleri 108Kur’an Öncesi Konsiller ve Tartışılan Konular 109İznik Konsili (325) 1091. İstanbul Konsili (381) 112Efes Konsili (431) 112Kadıköy Konsili (451) 1132. İstanbul Konsili (553) 114Eski Doğu Kiliseleri 115Monofizit Kiliseler 116Habeş (Etiyopya) Kilisesi 116Kıpti (Mısır) Kilisesi 117Ermeni (Arakelagan/Apostolik) Kilisesi 117Süryani Kadim Kilisesi 118Nasturi Kiliseler 1195. BölümKur’an sonrası Hıristiyanlık (Ortaçağda Hıristiyanlık) 120Kur’an sonrası reform öncesi dönemi Konsilleri 122İkon tartışmaları/çatışmaları 124 9
  10. 10. Doğu-Batı Kiliselerinin ayrılması (Schisma) 126Ortaçağda toplumsal-siyasî durum 127Engizisyon 128Haçlı Seferleri 129Ortaçağda Hıristiyan Kelamı/İlahiyat/Teoloji 131İbni Rüşd’ün Ortaçağ Teolojisine/Felsefesine etkisi 1366. BölümReform öncesi dönem, Luther reformunu hazırlayan sebepler 137Reform öncesi döneme genel bir bakış 139Luther öncesi Reform düşünürleri: John Wyclif ve Jan Hus 141John Wyclif 141Jan Hus 143Kutsal Kitab’ın ulus dillere çevirisi 146Luther reformuna ortam hazırlayan diğer hareket ve kişiler 147Dönemin düşünce hayatına kısa bakış 148Martin Luther ve Reformasyon 149Martin Luther’in çocukluk, gençlik yılları ve eğitimi 151Rahip ve teoloji profesörü oluşu 153Endüljans kavgası ve Luther’in Roma Katolik kilisesi tarafından afarozu 15695 Tez 31.10.1517 tarihinde Wittenberg şatosu kilisesi kapısına asıldı mı? 158Wartburg’a kaçırılışı ve Yeni Ahit çevirisi 159Fikirlerinin yayılması 160Çiftçi ve köylülerin ayaklanması, çiftçilerin Luther’e umut bağlamaları 163Luther’in teolojik düşünceleri: İmanla aklanma doktrini 165Teslis ve Haç 169Yasa, Müjde ve Kristoloji 170Luther’in kader anlayışı 171Luther’in siyasi teorisi 172 10
  11. 11. Luther’in İslam anlayışı 174Yahudilere bakışı 176Thomas Müntzer: Devrimci bir ses 178Thomas Müntzer’in çiftçi ayaklanmalarına desteği 179Reformun ortaya çıkardığı diğer hareketler ve kişiler 180Reformasyon ve resim tartışmaları 181İngiltere, İsviçre ve Fransa’da Reformasyon 182Ulrich (Huldrych) Zwingli 184Zwingli’nin teolojik düşünceleri 185Johannes (Jean) Calvin 185Calvin’in teolojisi 187Dünyevileşme: Calvinizm ve modern Kapitalizm 189Michael Servet olayı 190Bibliyografya 192 11
  12. 12. Deyin ki: "Biz Allaha, bize indirilene, İbrahim, İsmail, İshak, Yakub ve torunlarına indirilene, Musa ve İsaya verilen ile Nebilere Rabblerinden verilene inandık. Onlardan hiç birini diğerinden ayırmayız ve biz Ona teslim olmuşlarız." (1/Bakara, 136) „.... İsa cevap verdi: Birincisi, „Dinle ey İsrail; Allahımız Rab bir olan Rabdir. Ve Rab Allahını bütün yüreğinle, bütün canınla, bütün fikrinle, ve bütün kuvvetinle seveceksin.“ (Markos, 12/29) „Sanmayın ki, ben şeriati yahut peygamberleri yıkmağa geldim; ben yıkmağa değil, fakat tamam etmeğe geldim.“ (Matta, 5/17) Giriş Allah insanı yaratıp yeryüzüne yerleştirdikten sonra onu terketmemiş,kılavuzsuz/hûdensiz bırakmamıştır. İnsan belirli bir zamandan sonra bu kılavuzuarkasına atmış; hayatından uzaklaştırmış, mesajı buharlaştırmış, tahrif etmiş, Allah’ıngöndermiş olduğu din’i apayrı bir şekle sokmuş, onu dejenere etmiştir. Herdejenerasyondan sonra Allah yeni bir elçi gönderip o toplumu karanlıklardanaydınlığa çıkarmıştır. Varoluşu sorgulayan her insan tarihle tanışma zorunluluğu duymuştur. Tarihde onu, kendilerini "Allahın yeryüzü elçisi" olarak tanımlayan, Onun adınabildirilerini okuyan insanlarla tanıştırmıştır.
  13. 13. Allah’ın son yeryüzü elçisi Muhammed bin Abdullah’tan önce Allah adınabildiri okuyan elçi Nasıralı Meryemoğlu İsa’dır.1 Tertemiz Meryem’in ve Allah elçisiZekeriyya’nın gözetiminde yetişen İsa, Yahudilerin yozlaştırdığı, dejenere ettiği Allahelçisi Musa’nın öğretilerini özüne döndürme amacıyla tebliğe başlamıştır. Nasıralı İsa’nın Hikmet’i ulaştırmak için uğraş verdiği toplum Allah’ainanmayan bir toplum değildi ve bu toplumun elinde Musa’nın getirdiği mesajı ihtivaeden Tevrat bulunmaktaydı. Ellerinde Tevrat’ı bulunduran bu toplum sürec içerisindebizatihi ya metni tahrif etmiş – bu vahyin korunmasında beşerî önlemlerinalınmamasıyla gerçekleşmiştir- ya da metnin anlamını tahrif etmeyi, kelimelerleoynamayı, dini çarpıtmayı en ileri noktaya götürmüştür. İşte Nasıları İsa Allah’ainandıklarını söyleyen fakat diğer yandan din’in gerçeği ile barışık olmayan, hikmetyoksunu insanlara Allah’ın ışığını ulaştırmaya çalışmıştır.2 Meryemoğlu İsa, öze önem vermeyip şekilsele takılan bir topluluğa, emirlereahlakî bir ruhun hayat verdiğini göstermeye çalışmıştır. İsa’nın Matta incilindebelirtilen “şeriatı yıkmaya değil tamamlamaya geldim“ sözünde bunu görebilmekmümkündür. Bugün elimizde, Kur´an gibi vahyedildiği şekliyle yazıya geçirilmiş,ezberlenmiş bugüne orijinal dilde gelebilmiş bir İncil3 yoktur. Doğrusu elimizde İncildiye bir kitap yoktur. Nedeni ise İsanın tebliğinin hemen yazıya geçirilmemisidir. Bu1 İlk Elçi’den son Elçi’ye kadar gelen vahiy esas itibariyle birbirlerinden farklı değildir. Her risaletve kitap, önceki risaletlerin hatırlatılmasından, yenilenmesinden başka bir şey değildir. Vahyin kaynağıtektir, birlik sözkonusudur. Bunun için Allah’ın son Elçisi Muhammed’in türedi bir peygamber olmadığıKur’an’da sürekli vurgulanır. Kur’an Mekke ve Medine dönemlerinde kendilerini önceki sahifelerintakipçileri olarak gören Yahudi ve Hıristiyanlar’ı, her iki grubun da kabul ettiği İbrahim ve onunsoyundan gelen sahih peygamberlik geleneğinin ortaya koyduğu mesaj etrafında Müslümanlar’la birlikteortak bir çizgiye çağrıyı sürekli vurgulamıştır. Bu çabaya rağmen maalesef Yahudiler ve Hıristiyanlar,tarihsel süreç içerisinde oluşturdukları teolojik çemberi kırıp dışına çıkamamışlardır.2 Dört İncil genel olarak Nasıralı İsa’nın o dönemin etkin mezhepleri/grupları olan Ferisiler veSadukilerle olan mücadelesini anlatır. İsa Ferisi ve Sadukilerin yanlış, çarpıtılmış din anlayışlarını,Musa’nın getirdiklerini, az veya çok bedele karşılık ilahi öğretileri sattıklarını, zulmün, ihanetinyardakçıları olduklarını anlatır. Nasıralı Meryemoğlu İsa kavga verdiği Ferisilere karşı taviz vermeden,onların tüm ihanet ve kötülüklerine sabırla direnerek karşı koymuştur.3 İncil Müjde demektir. Yeni Ahid’de bu kelime Nasıralı İsa’nın şahsını ve söylediklerini,yaptıklarını ifade der. Bizatihi İsa’nın kendisi Müjde’dir. Markos İncili ‘İncil’ kelimesi ile başlar. 13
  14. 14. yüzden, Nasıralı İsa´ya gelen ´vahiyler´in, yani İncil ´ayet´lerinin hiç bir zaman yazıyageçmediği ve İsa´nın ´teveffa´ edilmesinden sonra takipçilerinin ellerinde herhangiilahi bir kitap bulunmadığı anlaşılmaktadır. Elde bulunan tüm İnciller, Nasıralı İsa´nınsöyledikleri ve yaptıklarının şifahi aktarımlarıdır.4 İnciller, son Kitab, Allah´ınkoruduğu ez-Zikr ile kesinlikle mukayese edilemezler.5 İnciller belki İslam kültürününhadis, siyer mecmualarına benzetilebilir. Rivayetlerin İsa´ya dayandırıldığı bir isnadzincirinden mahrum olmaları bu kitapları bizdeki cami ve sünen’lerin de muadiliolmaktan çıkarmaktadır. İlk yazılı İncil metinlerinin ortaya çıkışları en erken MS. 50. yıllararastlamaktadır. Ancak resmi bir Yeni Ahit metninin ortaya çıkışı, MS. 4. yüzyıla kadargitmektedir. Bugün Hıristiyan dünyanın kabul ettiği dört İncil (bunlara İsa biyografisidemek daha doğrudur) nüshalarının İsa´dan çok sonraları kaleme alındığıbilinmektedir. Bu kitaplar İsa´nın hayatını, dünyadan ayrılışını, vaaz ve nasihatlarınıihtiva etmektedirler. İncillerin kaynağı, Nasıralı İsa’nın sözleri ve hayatını aksettiren sözlügelenekler’e dayanmaktadır. İncil yazarları ise şifahi rivayetleri yazıya aktaran ilk İsevîcemaatin içinden çıkmış kişilerdir. Bu şifahi rivayetler otuz veya kırk yıl boyuncabüyük bir ihtimalle sadece sözlü tarzda kalmışlardır. İncil yazarları kaleme aldıklarımetinlere kendi uslublarını, kişiliklerini, kendilerine has dini endişeleriniaksettirmişlerdir. Bir rivayetin tarihîliği onun farklı kişiler tarafından aktarılması ve çeşitlikanallarla desteklenmesi ile ortaya çıkar. İnciller –kilisenin apokrif saydığı onlarca incildahil, sinoptik incillere uygulanan karşılaştırmalı metod6 ile tekrar okunmalıdır. Bu4 Hıristiyan inancına göre İsa hayatında ne yazmış ne de yazdırmıştır. O devirde yazıdan çoksöylenenlerin hafızada muhafaza edilmesi ve şifahi olarak nakledilmesi bir gelenekti. Bu sebeple Nasıralıİsa’nın söyledikleri ağızdan ağıza nakledilmek suretiyle varlıklarını sürdürmüşlerdir.5 Kuranın 3. halife Osman döneminde geldiği düzeye onlar, 3. ve 4. yüzyıllarda gelebilmişlerdir.6 Değişik İncillerde aynı konuyu anlatan bölümleri yan yana getirerek karşılaştırmalı okumaameliyesidir. Bu metod Batı’da sinoptik İncil olarak adlandırılan Markos, Matta ve Luka İncillerineuygulanmıştır. Bu metod ile hazırlanmış İnciller mevcuttur. Böyle bir okuma sonucunda farklı metinlerin 14
  15. 15. metod uygulanırsa İsa’nın gerçekte ne söylediği, ne yaptığı konusu üzerindeki tozperdesi bir nebze kalkacak, yüzdeyüz kesin olmamakla birlikte Nasıralı İsa’nıngetirdiği mesajın ne olduğu konusunda görüş belirtebilme imkanına sahip olacağız.Nihayi olarak bu değişik biyografiler Kur’an ışığında değerlendirildiğinde Nasıralıİsa’nın getirmiş olduğu mesajı aslına daha yakın bir tarzda temaşa etme imkanı eldeedebileceğiz.7 Hıristiyan kutsal metinlerinin ortaya çıkış süreçlerini incelemeye geçmedenönce önemli bir noktaya değinmemiz gerekmektedir. Müslümanlar Hıristiyanlarlagerçekleştirdikleri konuşmalarda ve kaleme aldıkları makalelerde Allah’ın Resuluİsa’ya indirmiş olduğu bir İncil’in olduğunu ve Hıristiyanların bunu süreç içerisindetahrif8 ettiklerini söylemektedirler. Tabii Hıristiyanlar bunun böyle olmadığını İsa’nınne yazdığını ne de yazdırdığını belirtirek incillerin ya İsa’nın havarileri veya onlarınöğrencileri tarafından yazıldığını iddia etmektedirler. Burada Müslümanların veHıristiyanların vahiy anlayışındaki farklılık da ortaya çıkmaktadır. Müslümanlara göreAllah İsa’ya Cebrail aracılığıyla vahyetmiştir, İsa’ da inzal edilen vahyi insanlaraulaştırmıştır. Hıristiyanlıkta ise İnciller Kutsal Ruh’un denetimi altında kalemealınmışlardır. Hıristiyanlıkta ilahi vahiy bizatihi İsa’nın kendisidir. İncil yazarları iseilahi vahyin aracısı durumundadırlar.ortak yanları ortaya çıkmaktadır. İncil metinleri yanyana getirildiğinde bir bakışla metinlerinbirbirlerinden nerelerde farklılaştıklarını, nerelerde birbirleriyle çakıştıklarını görebilmek mümkünolmaktadır.7 Maide 48 ayetinde geçen muheymin ortacı Kur’an’ın geçmiş kitaplarda neyin gerçek neyin gerçekdışı olduğuna karar vermenin belirleyici ölçüsü olarak tanımlamak için kullanılmıştır. (Bak. 5:48 ve dipnotaçıklaması, Muhammed Esed, KUR’AN MESAJI, Meal-Tefsir, İşaret Yayınları, İstanbul 2000)8 Arapça’da tahrif, meylettirme, başka tarafa kaydırma anlamlarına gelir. (Arapça sözlüklerebakılabilir). Bahaeddin Sağlam Nisa 46, Maide 13-15, 41 ve Bakara 75 ayetlerinin şu anlama gelebileceğinisöylemektedir: “Tevrat ve İncil metinlerinin çoğu yerleri, asıl manalarından başka manalarayorumlanmışlardır. Tercüme edilirken de bir miktar öz manalar kaybolmuştur, mecaz ve teşbihlerizamanla değişmiştir.“ Bahaeddin Sağlam, Geçmiş ve Gelecek Arasında TEVRAT, Tebliğ Yayınları,İstanbul 1998, s. 237. Bahaeddin Sağlam’ın Tevrat ve İncil metinlerine getirdiği linguistik, semantik veetimolojik tahlillerin üzerinde durulmaya değer açıklalamalar olduğu kanaatindeyim. Pavlus ile ilgilidüşüncelerinde haklılık payı olmakla birlikte, ona çok olumlu bir rol biçmesi ise tartışmaya açıktır. Bkz.:Bahaeddin Sağlam, İlmî ve Edebî Açıdan İNCİL, Tebliğ Yayınları, İstanbul 2004 15
  16. 16. Nasıralı İsa’ ya gelen vahyin hemen yazıya geçirildiği konusunda bilgimiz yok.Buradan kalkışla Hıristiyanların İsa’ya gelen İncili’i tahrif ettikleri tezini savunmaktanöte, İsa’nın aldığı vahyi sözlü olarak insanlara aktardığı, onların bir kısmının bunuezberlediğini, sonraları İsa’nın kayboluşundan sonra bu sözlü geleneğin devam ettiğinive yazıya aktarımın bu sözlü gelenekten gerçekleştiği hipotezini geliştirmemiz gerekir.Kanaatmizce bu hipotezi gerek Maide 14 ayeti9 ile gerek Hıristiyan dünyada yapılanİncilllerin oluşumu ile ilgili teorilerle destekleyebiliriz.10 1800 li yılların sonlarından bu yana batı´da Yeni Ahid üzerine yapılan ciddi vekapsamlı çalışmalar (edebî-tarihî kritik, form(kalıp) kritiği, efsaneden arındırma -Entmythologisierung -, ilk kaynak nazariyeleri, sinoptik inciller meselesi vs..)amaçlarına ulaşmamıştır/ulaşamamıştır. Sebebi ise, bu araştırmaların öncüllerini nihaiolarak geleneksel Ehl-i Kitab kültüründen almalarıdır. Bu araştırmaların Tevrat, İncilve Kur´an´ın ortak konusu olan Tevhid öğretisine ulaşmak gibi bir amacı yoktur. İştebu noktada muvahhidlere düşen görev, öncelikle Kitab-ı Mukaddes çevresindeki buçemberi dağıtmak ve daha sonra, onun metnine girebilmiş olduğu düşünülenunsurları, ondan temizlemeye girişmektir. Bu, gerek amaca uygun yeni metodlargeliştirilerek, gerekse, eldeki metodlar kullanılarak gerçekleştirebilir. Bu ameliyeKur´an´ın muheymin olma özelliğine de, işlerlik kazandırmış olacaktır. Böylece Tevratve İncil, Allah´ın Kur´an´dan önceki Vahiy´leri olarak muharref dini yapılarıntahakkümünden kurtarılacaktır.11 Bizden Öncekilere İndirilenler (Önceki Sahifeler) Kuran, geçmiş vahy geleneği etrafında örgütlenen topluluklardan "Ehli Kitap"diye söz eder. Hıristiyanlar, müslüman toplumların dillerine tercüme ettikleri9 İsa’ya gelen vahyin kaybedilmiş veya unutulmuş olduğuna Maide 14 ayeti değinmektedir. Bak:Muhammed Esed, KUR’AN MESAJI, Meal-Tefsir, 5:48 ve 5:14 ayetlerinin tefsiri.10 Bu teorilere ileride yer yer değinilecektir.11 Mehmet Paçacı, Kur´an-ı Kerim Işığında Vahiy Geleneğine –Kitab-ı Mukaddes Bağlamında- BirBakış, İslami Araştırmalar Dergisi, Cilt 5, Sayı 3, Temmuz 1991 16
  17. 17. kitaplarını "Kitab-ı Mukaddes", "Kutsal Kitap", "Kutsal Yazılar" adı ile adlandırdılar.Avrupa dillerinde bu kitapların tümüne "Kitaplar" anlamına gelen Bibliadan türeme"Bible" sözcüğü kullanılıyor. Yahudiler 1500 yıl içinde yazımı tamamlanan bu 72/73(66)12 kitabın son 27 sine(Yeni Sözleşme) inanmıyorlar. Hıristiyanlar bazılarının yazarlarının adı bile bilinmiyenbu esinli olduğuna inandıkları Kitapların vahyi yönü hakkında değişik tonda inancasahiptirler. Katolik Thomas Michel şöyle der: "Kitaplar bir çok tarihsel gelişmeyiyansıtmakta ve çeşitli edebi kalıp ve türleri içermektedir. Bazı kitaplar yüzyılların akışıiçerisinde derece derece oluşmuş ve örneğin Musa Kitaplarında olduğu gibi adıbilinmeyen bir esinli yazar tarafından nihai kalıbına dökülmüştür. Bazıları da, örneğinAziz Paulusun mektupları gibi, kimliği belli bir kişi tarafından özel bir nedenleyazılmıştır."13 Hıristiyanların Vahy Telakkisi (Esin/Esinleme) "Öncelikle şunu bilin ki, Kutsal Yazılarda bulunan hiçbir peygamberlik sözü kimsenin özel yorumu değildir. Çünkü hiçbir peygamberlik sözü insanın isteğinden kaynaklanmadı. İnsanlar Kutsal Ruh tarafından yöneltilerek Tanrının sözlerini12 Sahih Kitaplar için "Kanon" terimini kullanırlar. Eski Ahid Kitaplarının sayısı 46 ya da 39 dur. Kısa Tarihçe: M.Ö. 333 de İskender, Filistine girince çok sayıda Yahudi bu bölgeden göç ederekİmparatorluğun başka yerlerine yerleştiler. M.Ö. 175-164 yıllarında, Antiochus Epiphanesin hükümdarlığısırasında Yahudi kavmine ve dinine karşı sürdürülen kıyım hareketleri " Diaspora" denilen bu tarihi olayadaha da hız kazandırdı. Çok sayıda Yahudi İskenderiyeye yerleşti. Zamanla İbranicenin yerini Grekçealdı ve bazı Yadudiler Grekçe konuşmaya, yazmaya, dua etmeye başladı. M.Ö. 250 de İskenderiyeYahudileri 46 Kitabı Grekçeye çevirdiler. 72 kişiden oluştuğu söylenen bu çeviri kurulunun eserinelatincede Septuaginta (Yetmişler) adı verildi. Yeni Ahid yazarları eserlerinde bu çeviriden alıntılar yaptılar. Jeruşalem yıkılarak Mabedi yerle bir edildikten sonra, Yahudi önderleri bazı dini kararlar almaküzere M.S. 100 yılına doğru Filistinde Jamniada toplandılar. 39 Kitabı Kanonik saydılar. Geri kalanKitaplar şüpheli (Apokrif) ya da Deuterokanonik (İkinci sırada Kanon, gerçekliği yeterince kanıtlanmamış)adını aldı. Önceki Hristiyanlar "70ler Çevirisi"ni kullanırken, sonraları bu 39 luk Kanonu benimseyenHristiyanlar da oldu. Bugün Katolikler ve Ortadokslar 46 Kitabı kabul ediyorlar. 16.yy. Reformcuları Deuterokanonikleri reddederek 39 Kitaplık Yahudi Kanonunu benimsediler.Prorestanların kimi bu Kitapların manevi değerini kabul etmekle beraber bu sıralamada göstermezler.Biblenin Protestan ve Ökumenik çevirilerinde Eski Ahidin sonunda bunlar ayrı bir bölümde veriliyor.Ordodokslar, Katolikler ve Protestanlar Yeni Ahidin 27 kitabında ise anlaşmışlardır.13 Thomas Michel, Hıristiyan Tanrıbilimine Giriş, İstanbul 1992, sayfa 13 17
  18. 18. ilettiler. " (Petrus’un 2. Mektubu 1, 20-21) "Kutsal Yazıların tümü Tanrı esinidir ve öğretmek, azarlamak, yola getirmek ve doğruluk konusunda eğitmek için yararlıdır. Bunlar sayesinde Tanrı adamı her iyi iş için donatılmış olarak yetkin olur. " (2.Ti 3, 16-17) Rudolf Bultmann vahy (Offenbarung) kavramını örtülü olanın açılması, gizliolanın açığa çıkarılması olarak açıklar. Vahyin iki tarzı ihtiva ettiğinden bahseder: 1-Söz aracılığıyla bilgi iletme olarak vahy. 2-Bir oluş olarak vahy. Dinî bir kavram olarakvahy’in bu iki tarzı ihtiva ettiğini belirten Bultmann, vahyin bir ‘kurtuluş yolu’ olarakgizli olanın açığa çıkartılarak insan için gerekli ve önemli olanın açıklanması olduğunusöyler. Bu Allah’ın kendini açıklamasıdır. Bilgi ileten ve bir oluş olarak vahy insanıyeni bir duruma eriştirir. Bu anlamda bir vahyden bahsedildiğinde bu varoluşanlayışıdır ve varoluş’un (Dasein) sınırlılığını bilme ve böylece onu aşma anlamınagelir. Artık insan edindiği vahyi bilgi veya oluş ile kendi sınırlılığını aşabilme durumuile karşı karşıyadır. Vahyi bilme insanın kendi zâtını, özünü bilmesi ve bununla birliktesınırlılığını bilmesidir.14 Rudolf Bultmann vahyin insana bilgi sunmanın ötesindeözellikle insanı değiştirme fonksiyonu icra ettiğini belirtir. Allah çeşitli biçim ve usulle vahyeder. Bu tarzlar çeşitli olmasına rağmen yinede Allah’ın vahyi’nden bahsedilir. Grekçe karşılğı ‘apokalypsis’ olan vahyin Latincedekarşılığı ‘re-velatio’ dur. Bu iki kelime şu anlamları itiva ederler: örtüyü açmak;perdeyi kaldırmak; görünür, bilinir olmayanı açıkça anlaşılır hale getirmek.15 Hıristiyanların Vahy ve Peygamberlik anlayışı Kur’an’ın vahy anlayışındanfarklıdır. Hıristiyan ilahiyatına göre kutsal metinlerin yazarı, Ruhul-Kudsden16 gelen14 Rudolf Bultmann, Glauben und Verstehen –Gesammelte Aufsaetze-, dritter Band, J.C.B. Mohr,Tübingen 1960, s. 1-6, Yeni Ahit’te Vahy kavramı (Der Begriff der Offenbarung ım Neuen Testament)makalesi. Rudolf Bultmann başka bir makalesinde –Vahy düşüncesi (der Gedanke der Offenbarung)-vahy kavramının katolik ve protestan mezheplerinde akıl vahy bağlamında nasıl değerlendirildiğini işler.15 Dr. Johanna Rahner, Gotteswort in Menschenwort – Christliches Offenbarungs – undSchriftverstaendnis, www.akademie-rs.de16 Hıristiyan Teslis’inin Baba ve Oğul’dan sonra üçüncü rüknü olan Ruhul Kuds (Kutsal Ruh) İznikkonsilinde (325) resmen kabul edilmiştir. 381 tarihinde İstanbul’da toplanan konsilde ise Ruhul Kuds’ünBaba ve Oğulla aynı cevherde olduğu, uluhiyet yönünden aynı seviyede oldukları kabul edilmiştir. Ancak 18
  19. 19. ilham ile Allahtır. O, insan yazarları yazmaya teşvik etti, ifşa etmek istediğini, onlarabunu yazacak şekilde yardım etti. Hıristiyanlık inancında insan yazar Tanrı mesajınıkendi öz düşünce tarzına göre iletir. Kutsal metin yazarları ise sadece Tanrı´nınvasıtalarıdır. Bu konuda geleneksel üç modeldenden bahsedilir: 1-Lafzi vahy(Verbalinspiration), 2-kasdedilen içeriğin vahyedilmesi; formal olmayan manevi vahy(Realinspiration), 3-yazara vahyedilmesi; biblik yazarlar Allah tarafından kendilerineverilen düşüncelerin gerçek şekillendiricileridir. (Personalinspiration).17 Kur’an’a göre vahyin aracısı olan peygamberin görevi, Allah´tan aldığını hiçbirşey ilave etmeden ve eksiltmeden, kendi yorumunu katmadan olduğu gibiaktarmaktır. Vahyin kayıt altına alınması ise bizzat Peygamberin ezberlemesi,ezberletmesi ve yazdırması şekliyle olmuştur. Hıristiyan ilahiyatındaki genel kanaatise kutsal metin yazarları ilahi mesajı kendilerine has şekilde, kendi edebi kalıpları veuslubları ile dile getirmede serbest olduklarıdır. Böylece Kutsal Kitap yazarı sadecenakletmemekte, kullanılan dil ve üslup, metnin kompozisyonu ve çeşitli kaynaklarlatamamlanması gibi hususlarda aktif bir rol de üstlenmektedir. Küçük bir Hıristiyanazınlığı ise (Fundamentalistler), harfi vahye inanırlar. Onlara göre ortada vahyyazarları değil, sekreterleri vardır. Dolayısıyla kutsal metinlerde hiç bir yanlış kelimeyoktur. Fundamentalistler Hıristiyan dininin temeli addettikleri olgulara geri dönmekisterler. "İncilciler" diye anılmaktan hoşlanırlar. Ortodoks, Katolik, Protestan çoğunluk"harfi vahyi" inkar ederler.18 Hikmetin zarfı onlara göre beşeridir. Sunuş tarzıyetenekce sınırlı olup, beşeridir. Şöyle der Thomas Michel: "Tüm dünyaÜniversitelerinde, ilahiyat Fakültelerinde, Bible Enstitülerinde ve Ruhban OkullarındaRuhul Kuds’ün çıktığı yer konusunda ihtilaflar olmuş ve IV İstanbul konsili Ruhul Kuds’ün Baba veOğul’dan neş’et ettiğini kararlaştırmıştır. Oğul İsa’nın lahûtiliği ve nasûtiliği gibi Teslis inancı etrafındagelişen tartışmalara, karşı çıkışlara, Arius, Nestorius ve Yakubiler gibi karşı tezlere ilgili bölümdedeğinilecektir.17 Dr. Johanna Rahner, Gotteswort in Menschenwort – Christliches Offenbarungs – undSchriftverstaendnis, www.akademie-rs.de18 Thomas Michel böyle söyler ama 1870 I. ve 1962 II. Vatikan Konsili metinleri harfi vahy anlayışınıyansıtır. Yukarıda değinilen vahyle ilgili geleneksel üç modelin içiçe ve karışık olduğu, net çizgilerçizil(e)mediği durumu sözkonusudur. Johanna Rahner’e göre burada kesin sınırlar çizmek zordur. 19
  20. 20. süregelen Biblik eleştiri çalışmaları "mektubu zarftan çıkarma", kutsal yazıların içerdiğiTanrı mesajını meydana koyma çabası olarak nitelendirilebilir."19 Hıristiyan teolojisi harfi olmayan Kitab’a karşın, hikmetin mükemmel harfiaçılımını insanla yapıldığını söyler.20 Tanrı’nın insana söylemek istediğini en güzelşekilde yansıtan Mesih21 İsa olmaktadır.22 Bible ise O’nu tanıtmaktadır, O’na işaretetmektedir.23 Hıristiyanlıkta vahy kristo-merkezlidir, Logos’un bedenleşmesi ilegerçekleşmiştir.24 Vahiy alma Hıristiyan teolojisinde sadece İsa’ya ait bir olgu değildir. İsa’danbaşka Havariler, Havarilerin öğrencileri, daha sonraki dönemlerde azizler ve papalarvahiy almışlardır. Tarihte çok kişi kendilerine vahiy geldiğini, Ruhul Kuds’ünkendilerine hulûl ettiğini ve İsa’dan talimat aldıklarını söylemişlerdir. Vahiy almanınölçüsü nedir? Pavlus’un, hayatında İsa’yı hiç görmediği halde, Roma yönetimininemrinde İsa’ya inananları takip ve cezalandırmakla görevli bir memurken, birgün Şamyolculuğunda birdenbire İsa’nın kendisine göründüğünü ve kendisini Havarileriarasına kattığını söyleyebilmesi manidar değil midir? Bu hadiseden sonra Pavlus19 Thomas Michel, Hıristiyan Tanrıbilimine Giriş, İstanbul 1992, s. 1720 Hıristiyan inancına göre Allah’ın ebedi mesejı İsa’da beşerileştirilmiştir. Hıristiyanlar bunaİncarnatio (Tenleşme, insanlaşma) diyorlar. Buradan kalkışla Tanrı’nın insan bedenine bürünerekyeryüzüne indiğine inanırlar. Teslis inancı bunu yansıtır. Hıristiyan Credosunda yer alan şu cümlelerİsa’nın bu anlayıştan yola çıkarak nasıl tanrılaştırıldığını gösterir: ...Baba’dan doğan İsa Mesih’e, OnunTanrı olduğuna, gerçek Tanrı’dan doğduğuna, Doğmuş, fakat yaratılmamış olduğuna, Baba ile aynıtabiatta olduğuna, herşeyin onun vasıtası ile yapıldığına, Biz insanlar için, bizim kurtuluşumuz içingökten indiğine, Kutsal Ruh vasıtasıyla Bakire Meryem’de bedene büründüğüne ve insan halinegeldiğine....21 Mesih İnancı: Yahudi Kitapları’nın en sonunda yer yalan Malaki bir Mesih inancına atıftabulunarak sonlanır. Yahudiler 2500 yıldır bu Mesih’in gelmesini bekliyorlar. 2000 sene önce Yakub’unmüjdelediği İsa’nın Mesih oluşunu kabul etmediler, Tevrat’ın doğru yorumu olan İncil’e kulak tıkadılar.Kur’an İsa’nın Mesihiyet’ini tasdik eder, ve Mesihiler’in dikkatini O’nun muştusuna (Evangelium: İncil)çeker. Son Haberci Ahmed’e. Kristciler ise İncil’i Pavlus öğretisi ile tahrib ederek Muştu’yu ‘hamurundansakınılması gereken Pavlus’ a yordular. Şimdi Allah’ın sağında oturduğuna inandıkları Mesih’indünyanın sonunda Kudüs’de zuhurunu bekliyorlar.22 Eugen Biser, Ferdinand Hahn, Michael Langer (Hrsg.), Der Glaube der Christen, Band 2, Einökumenisches Wörterbuch, Pattloch – Calver Verlag, München-Stuttgart 1999 , s. 35323 Bak: Thomas Michel, Hıristiyan Tanrıbilimine Giriş, İstanbul 1992, sayfa 17-2024 Dr. Johanna Rahner, Gotteswort in Menschenwort – Christliches Offenbarungs – undSchriftverstaendnis, www.akademie-rs.de 20
  21. 21. Tanrı’dan ilham aldığını ve bundan ötürü söylediklerine inanılması ve emirlerine itaatedilmesini istemiştir. Pavlus’a göre Tanrı vahyeden, İsa Mesih ise vahyin içeriğidir. (Galatyalılara 1,16). Yuhanna ise İsa Mesih’in kendisini vahyeden, tanınmayan Tanrı’yı tanıtmak içindünyaya gelen kişi olarak görür. (Yuhanna 1, 18; 6, 46). Hıristiyan Kutsal Metinleri25 Tarihî kitaplar olarak kabul edilen Matta, Markos, Luka ve Yuhanna İncilleri ileLuka´nın Resullerin işleri adlı kitapların yanında talimî kitaplar ismiyle anılan,Pavlus’a ve havarilere ait olduğu ileri sürülen mektubların hepsine birdenHıristiyanlar Yeni Ahid (Yeni Sözleşme/Antlaşma)26 adını verirler. Tevrat, Nebi’im veKetubim (üçüne birden Yahudiler Tanah ismini verirler) kitaplarından oluşan ve Kitab-ı Mukaddes’ (Bible/Bibel) in ibranice bölümünü oluşturan Yahudi kutsal metinlerineHıristiyanlar Eski Ahid (Eski Sözleşme/Antlaşma) ismini verirler. Eski-yeniisimlendirmesini İsa´nın hayatını eksen alarak kullanırlar. Bu tesbit Hıristiyanlartarafından yapılmaktadır. Biz burada Eski Ahid27 üzerinde değil de Yeni Ahid, yani İnciller (Evangelien)ve diğer kitaplar üzerinde durmaya çalışacağız. İncillerin muhtevası, ne zamanyazıldığı, kimler tarafından kaleme alındığı, nasıl toplanarak biraraya getirildiği, hangidilde kaleme alındığı vb. konuları ve İncillerin haricindeki mektupları, Nasıralı İsahakkındaki değerlendirmeleri, yapılan çalışmaları, Pavlus’un hıristiyanlığınoluşmasındaki etkilerini ileriki bölümlerde ele alacağız.25 Kilise, 4.yy. konsillerinden beri muteber Kutsal Kitapların listesini açıklamış ve Kanon denilen buliste Florence (1441), Trente (1546) ve Vatikan I (1870) konsillerinde teyid edilmiştir.26 Zaman zaman Hıristiyan kaynakların bunların hepsine birden İncil dedikleri görülmektedir. Bak:İNCİL –Çağdaş Türkçe çeviri-, İstanbul 1990. Burada tarihî ve talimî bütün kitaplara bu ad verilmektedir.27 Bu konuyla ilgili olarak bak: Baki Adam, Yahudi Kaynaklarına Göre Tevrat. Ayrıca Ulum el-Hikme Okulu, Rivayet İlimleri 2, Ders Notları: www.ulumulhikmekoeln.de ye bakılabilir. Tevrat (İbrahimve Musa’nın sahifeleri) ve Yahudi Tarih Kitapları (Tarih, Dua, İbadet Sahifeleri ve Zebur). 21
  22. 22. Yukarıda belirttiğimz gibi yeni-eski tasnifini Hıristiyanlar yapmaktalar.Yahudiler Yeni Ahid’i kabul etmezler ve Yahudilerin benimsediği kutsal kitapTanakh’tır ve 24 kitabı ihtiva etmektedir.28 Thomas Michel’in, Hıristiyan Tanrıbilimine Giriş adlı kitabında sıraladığı EskiAntlaşma29 ve Yeni Antlaşma Kitapları:30 Eski Ahid Kitapları: Tevrat31, Torah32 (Musa Kitapları, Pentateuch33):28 Baki Adam, Yahudi Kaynaklarına Göre Tevrat, Seba Yayınları, Ankara 1997, sayfa 28. Ayrıcadetay için bakz.: Eski Ahid’in dört ayrı tasnifi başlıklı bölüm.29 Kur’an Mekke’nin erken dönem vahiylerinde İbrahim ve Musa’nın sahifelerine atıfta bulunur.Sonraki dönemlerde nazil olan vahylerde ise Musa’ya Tevrat’ı (Kitab, Furqan, Zikr’i) verdiğini söyler.MÖ. 5.yy.dan sonra bugünkü şeklini aldığına inanılan Yahudi Kutsal Kitapları’nın ilk beşi ‘Musa’nınKitabı’ olarak anılıyor ve Torah diye adlandırılıyor. Yani Şeriat. Aslında 5.Kitab’ın isminden deanlaşıldığı gibi ilk dördünde anlatılan öğretileri özetleyen geç dönem derlemesi olduğu biliniyor.Kur’an’ın bahsettiği İbrahim’in Suhufları’nı da Tekvin’in ilk bablarında bulmak mümkün. YahudilerdenSamiriyye Fırkası bu 5 Kitap dışındakilere kutsal nazarı ile bakmazlar. Musa’nın orjinal vahyinin İbranî dilinde olduğu biliniyor. Tarihsel süreç içinde Yahudiler’inkonuşma dili akraba bir diyalaketik olan Aramice’ye kaydı. Dolayısı ile sözlü anlatılar ve kutsalyazılarda Aramiceleşti. Ama bu geç dönem İbranicesi Aramice diye anılıyordu. Grek egemenliğidöneminde kutsal yazılar Grekçe’ye çevrildi. Katolikler tarafından da Latince’ye.30 Günümüz Hıristiyanlarınca basılan Kitab-ı Mukaddes’in Eski Ahid bölümünde yer alan kitaplarhangi grup veya kilise tarafından basılıyorsa onların kitap sayısı kabullerini yansıtırlar.T. Michel’in sıraladığı kitapların sayısı Deuterokanoniklerle birlikte 44 dür. Bu sıralamada Rut veYeremya’nın Mersiyeleri kitapları yoktur. Eğer bir dizgi hatası yoksa Michel’in Rut’u ve Yeremya’nınMersiyelerini niçin dahil etmediği araştırılmalıdır. Rut ve Yeremya’nın Mersiyeleri ile birlikte kitab sayısı46 olunca ve bunlara Yeni Antlaşma kitapları olan 27 kitabıda eklersek 73 kitaba ulaşırız. Bu 73 kitapkatolikler tarafından yayınlanan Kitab-ı Mukaddeste yer alır. Baruh kitabını saymayan Ortodoslar 72kitabı alırlar Kitab-ı Mukaddese. Protestanlar ise 38 kitaba Deuterokanonik olan Ester’i dahil ederek 39,Yeni antlaşmanın kitabları ile birlikte 66 kitaba ulaşırlar. Kitabı Mukaddes Şirketi tarafından İstanbul’dayayınlanan Kitabı Mukaddes –Eski ve Yeni Ahit- Protestanların kabulunde olduğu gibi 39 kitabı ihtivaeder. Bu kitaplar sırasıyla şunlardır: Tekvin, Çıkış, Levililer, Sayılar, Tesniye, Yeşu, Hakimler, Ruth, 1.Samuel, 2. Samuel, 1.Krallar, 2. Krallar, 1.Tarihler, 2.Tarihler, Ezra, Nehemya, Ester, Eyub, Mezmurlar,Süleymanın Meselleri, Vaiz, Neşideler Neşidesi, İşaya, Yeremya, Yeremyanın Mersiyeleri, Hezekiel,Daniel, Hoşea, Yoel, Amos, Obadya,Yunus, Mika, Nahum, Habakkuk, Tsefenya, Haggay, Zekarya, Malaki31 “Doğrusu arınan felah bulmuştur. Ve Rabbinin ismini anıp salat kılan. Hayır Siz, dünyahayatını seviyorsunuz. Ahiret ise daha hayırlı ve devamlıdır. Şüphesiz bu, önceki sahifelerde de vardır.İbrahimin ve Musanın sahifelerinde. “ (87/A’lâ 14-19)32 Tevrat/Torah: ‘Başlangıçta’ (Bereşit): Tekvin, ‘İsimler’ (Şemot): Çıkış, ‘Seslendi’ (Vayikra):Levililer, ‘Çölde’ (Bemidbar): Sayılar, ‘Sözler’ (Divarim): Tesniye 22
  23. 23. Tekvin (Genesis)34 Çıkış (Exodus)35 Levililer (Levitikus)36 Sayılar (Numeri)37 Tesniye (Deuteronomium)38 Devteronomos Tarihi39: Yeşu, Hakimler, 1. Samuel, 2. Samuel, 1. Krallar , 2.Krallar Vakanüvisler Tarihi: 1. Tarihler , 2. Tarihler, Ezra, Nehemya Yazılar (Bilgelik Edebiyatı)40: Eyup, Mezmurlar, Meseller, Kohelet (Vaiz),Neşideler Neşidesi (Şarkıların şarkısı)4133 ‘Beş’ anlamına gelen Pentateuch Eski Ahit’in Musa’ya atfedilen ilk beş kitabı olan Tekvin, Çıkış,Levililer, Sayılar ve Tesniye’den oluşan kısmına denir.34 Allah tarafından dünyanın yoktan varedilişi, Ademin yaratılışı, Adem ve eşinin yasakmeyveden yemeleri anlatılır. Ayrıca Nuhun, İbrahim’in, İshak ve İsmail’in, Yakub ve Esav’ın, Yusuf veardeşlerinin Mısıra geliş öyküleri anlatılır. Bu Kitap İbrahimden Yusufa uzanan tarih dilimini kapsar.35 Musanın doğuşu ve çocukluğu, işlediği suç, Mısır’dan kaçışı ile ilgili kıssalar anlatılır. Musayanmakta olan bir çalıdan gelen sesi duyar ve Peygamberlik görevine çağrılır. Kitap, Musanın Firavnlakarşılaşmasını, afetleri, Yahudilerin daha sonra en büyük bayram olarak kutlayacakları I. Geçişi (Paska) veAllahın önderliğinde Kızıl Denizi aşarak Mısırdan çıkışlarını anlatır. Allahın Sinada Yahudilere Yasayıvermesi ve onlarla Antlaşma yapması ise Kitabın zirvesini oluşturur. Kapsadığı tarihi dönem M.Ö. 1250yıllarıdır.36 Levi , Yakubun 12 oğlundan biridir. Musa bu soyla İsraile bağlanır. Bu kitapta Levi Rahiplerisoyunun yasaları yer alır. Musa Şeriatı ile ayin usullerini kapsar.37 Çöldeki Yahudi Boyları ile ilgili Nufus sayımlarının ve Soy kütüklerinin bir derlemesidir.38 II. Yasa demektir. En eski Kitapların öykülerini tekrarlaması ve Tevratın törelerini, ahlakiöğretilerini yeniden sunması nedeniyle bu adı almıştır. Araştırmacılar onun M.Ö. 7.yy.da Kıral Yoşua vePeygamber Yeremya devrinde, Yahudiler arasında başlayan reform hareketi sonucu meydana geldiğinisöylerler. Yahudiler bu dönemde Allah dışında halk arasında yaygın olan ve yöresel tapınaklardasürdürülen, putperestliğe bulaşmış ayinlere de katılıyorlardı. Bu kitap onları tekrar Tevhide çağırdı.39 Bu Tarihin temel öğretisi Allahın kendi kavmi olan Yahudiler’e yaptığı itaat, doğruluk ve sevgiçağrısıdır. Kitap Allaha itaatin başarı, itaatsizliğin ise felaket getirdiğini anlatır.40 Allaha övgü, şükran, nedamet, güven duaları içerir. Mesih bekleyişini ve Allahtan yardımyakarışlarını dile getiren 150 ilahi.. Allah özellikle yarattığı evrenin harikaları için övülür. Mesihten öncekiyy.larda Yahudilerin, İsa ve Havarilerin "Dua Kitabı" olduğu gibi, Hristiyanlarında dua kitabıdır. Çoksayıda Hristiyan her hafta, manastırlarda ise rahipler ve rahibeler günde 7 kez bir araya gelerek yükseksesle bu mezmurları okur. 23
  24. 24. Peygamberler42: ‘Büyük’ Peygamberler: İşaya , Yeremya, Hezekiel, Daniyel ‘Küçük’ Peygamberler: Hoşea, Yoel, Amos, Obadya, Yunus, Mika, Nahum,Habakkuk, Tsefanya, Haggay, Zekerya , Malaki Deuterokanonikler: Tobit, Judit, Ester, 1. Makkabi, 2. Makkabi, Bilgelik Kitabı(Süleyman’ın Hikmeti), Sirak (Ben Sirah’ın Hikmeti), Baruh Yeni Ahid Kitapları Tarihî Kitaplar: İnciller:43 Matta Markos Luka Yuhanna Havarilerin İşleri Talimî Kitaplar: Paulus’un Mektupları: Romalılar, Korintliler 1, Korintlilere 2, Galatyalılara,Efeslilere, Filipililere, Koleselilere, Selaneklilere 1, Selaniklilere 2, Timoteus’a 1,Timoteus’a 2, Titus’a, Filemun’a Diğer Mektuplar: İbranilere, Yakup, Petrus 1, Petrus 2, Yuhanna 1, Yuhanna 2,Yuhanna 3, YahudaApokalips (Yuhanna’nın Vahyi)41 Kur’an’da anlatılan Yahudi Tarihinin Musa sonrası dönemini ve peygamberleri bu kitaplardabuluyoruz. Bazıları bildik Peygamber adlarını taşıyan kitaplardır. Yunus, Eyyub, Süleyman’ınMeselleri, Davud’un Mezmurları gibi.42 Peygamberler kavimlerinin günahlarını sert bir şekilde eleştirdikleri için bazan "İsrailin Vicdanı"olarak da anılırlar. İnsanların başlıca günahları putperestlikten ve dini riyakarlıktan kaynaklanıyordu.Bununla birlikte Peygamberlerin en büyük kaygısı sosyal ahlaktı. Yoksulu gözetmeyen zengin, güçsüzekarşı güçlüyü kayıran yargıçlar, kokuşmuş, rüşvet düşkünü devlet memurları, alıcıyı aldatan satıcılar,kişisel çıkarları için Allah mesajını yozlaştıran dini önderler, yetimlere, dullara, yabancılara kötüdavrananlar Peygamberlerce şiddetle kınanmışlardır.43 İnciller Kilisenin sıralamasına göre Pavlus’un mektuplarından öncedir. Fakat yazılış tarihlerinebaktığımızda Pavlus’un mektupları İncillerden önce kaleme alınmışlardır. Bunun için 4 İncil de, değişikyoğunluk ve tarzda olmak üzere, farklı boyutlarda Pavluscu anlayışın Nasıralı İsa’ya bakış zaviyesiniyansıtırlar. Pavlus’un mektuplarının kimler tarafından yazıldığı, Pavlusçu düşüncenin Nasıralı İsa’nınmesajını ne kadar yansıttığına, bu mesajı nasıl çarpıttığına ileride değineceğiz. 24
  25. 25. Hıristiyan Kutsal Metinleri: Tarihî Kitaplar Dört İncil’in Yazılış Süreci İncil kelimesi Yunanca "Euangelion" kelimesinden gelmektedir. "Iyi haber" ve"müjdeli haber" anlamına gelen Euangelion44 ile Hıristiyanlar Kitab-ı Mukaddes´inYeni Ahid bölümünde yer alan Matta, Markos, Luka ve Yuhanna tarafından kalemealınan metinleri kasdederler. Fakat bazen Yeni Ahid´i oluşturan bütün metinlere deİncil denilmektedir. İnciller akidenin teşekkülünden sonra yazılmışlardır. Pavlus´un mektuplarıtarihî kitaplar olan dört İncil ve Resullerin İşleri’nden önce kaleme alınmıştır. Tarihîkitaplar, yazılış tarih itibariyle Pavlus´un mektuplarıdan önce olmalıydı. Ancak İsa’nınhayatını, yapıp ettiklerini konu edinen şifahi aktarım uzun bir zaman dilimineyayıldığından talimî kitaplar olan Pavlus’un Mektupları ve diğer kitaplardan sonrayazılmışlardır. Bunun sonucu olarak tarihî kitaplar Pavlusçu düşüncenin izlerinibarındırırlar. Şifahi gelenekten yazılı geleneğe Allah elçisi İsa ilahi mesajı çevresindeki insanlara sözlü olarak aktardı. Yaşadığıtopluluk arasından kendisine kulak veren insanlar çıktı. Bu topluluk içinden İsa’yıyalnız bırakmayan, mesajın diğer insanlara ulaştırılmasında önemli bir görevi ifa edenyardımcılar/Havriler gibi şahıslar çıktı. Onlar üstadlarından (İbranice Rabbi; Yunancadidaskale) aldıklarını diğer insanlarla paylaştılar, onlara ilettiler. Bu gelenek İsa’nınvefatından sonra yardımcıları tarafından sürdürüldü. İlahi mesaj belirli bir dönemsözlü olarak aktarıldı. Burada sözlü aktarımın yanında yazılı aktarımın olmadığınısöyleyemeyiz. Bazı araştırmalar Aramice bir metnin varlığından bahsetmektedirler.İsa’nın sözlerini ihtiva eden fakat şu an mevcut olmayan sahifelerin varlığından sözedilir. Brian E. Wilson’un hipotezine45 göre ilk dönemde Aramica bir metin (Aramaic44 Arapçada kullanılan İncil/Anacil sözcüğü de aynı kökenden gelir.45 Hipotezin detaylı bir açıklaması için bakınız: http://www.twonh.demon.co.uk 25
  26. 26. Logia) vardı, daha sonra bu metinden Grekçe bir metin (Greek Logia) oluşturuldu,Matta, Markus ve Luka İncillerinin yazarları bu metinden faydalanarak kitaplarınıyazdılar.46 Dört İncil ilk dönemde anonim olarak aktarılıyordu. Çok sonraki dönemlerdeyazarları belirlenmiş ve bunların havarilerden ve havari öğrencilerinden olduklarısöylenmiştir. İncil araştırmacıları olan D.F. Strauss, J. Wellhausen, F.C. Baur, M. Dibelius, R.Bultman gibi şahıslara göre İnciller tarihsel İsa’nın öğretisini aktarmamaktadırlar.Diğer taraftan katolik ilahiyatçı Alexender Zwettler ise dünya edebiyatının hiç biryapıtının kutsal metinler kadar itina ile rivayet edilmediğini söylemektir. Burada itinaile rivayet edildikleri belirtilen metinlerin (Codex) eski latince nüshaları arasındaneden bir uyumun olmadığı sorusu sorulmalıdır. Eski Grekçe metinler arasında da biruyum yoktur, metinlerde birbirini tutmayan kelimeler çok fazladır. Bu metinlerarasındaki varyantların, kıraat farklılıklarının 250.000 civarında47 olduğunu İncilaraştırmacıları tahmin etmektedirler.48Rivayet silsilesi/Şifahi aktarımİsa Havariler İncil Yazarları27-30 30-70 65-100 Şifahi aktar ı m Yazılı aktarım46 Sinoptik İnciller bölümünde benzer hipotezlere ayrıca değinilecektir.47 Harf farklılıkları bu sayıma dahildir.48 Karlheinz Deschner, Der gefaelschte Glaube, Wilhelm Heyne Verlag, München 1993, s. 19-24 26
  27. 27. Yeni Ahit’in eski elyazma nüshaları Mısır metni, Süryani-Bizans metni ve Batımetni (Roma) olmak üzere üç ayrı metin olarak aktarılmışlardır. Codex Vaticanus,Codex Sinaticus ve Codex Alexandrinus gibi günümüze kadar tamamı veya bir kısmıgelen metinler Mısır metni rivayet silsilesinin en önemlileridir. Süryani-Bizans metnisilsilesinde bir çok Süryanice çeviriler vardır. Itala ve Vulgata gibi latince çeviriler iseBatı (Roma) metni silsilesinin önde gelen elyazma nüshalarıdır.49 Elyazma nushaların çok ve çeşitli oluşu İncil araştırmacılarını aslî metniaramaya/ortaya çıkarmaya itmiştir. Metin tenkidi bu çalışmaların en önde gelenmetodudur. Bu metod ile nüshalar karşılaştırılarak aralarındaki farklarbelirlenmektedir.50 İncil metinlerine yöneltilen eleştiriler sadece son dönem Kutsal Metinaraştırmacıları tarafından gündeme getirilmemiştir. Eleştirilerin tarihi çok eskiyedayanmaktadır. Mesela Tatien ve İskenderiyeli Clement’in, İncillerin vahiy ürünü olandini belgeler değilde birer tarihi doküman oldukları görüşünde oldukları belirtilir.51 Q Belgesi [Logienquelle (Q)] İlk dönem Hıristiyan müelliflerinin Logia´nın varlığını haber vermelerininyanısıra, 18. yüzyıldan itibaren İnciller üzerinden araştırma yapmaya başlayan İncilaraştırmacıları, dört İncil daha ortaya çıkmadan önce, kaynak bir metnin mevcutolduğunu, mevcut incillerin bu metin’den istifade edilerek yazıldığını/çevrildiğinibelirtmektedirler. Bu araştrmacılardan Lessing, 18. yüzyılın sonlarına doğruortaya attığı bir tez ile dört İncilden önce, aslî bir Incil´in (Urevangelium) varolduğunu, bunun dilinin Aramice olduğunu, Matta, Markos ve Luka´nın(sinoptiklerin), İncillerini yazarken bundan bağımsız bir şekilde istifade ettiklerini49 Karl Hartmann, Atlas-Tafel-Werk zu Bibel und Kirchengeschichte, 2. Cilt, Quell Verlag, Stuttgart1980, s. 2050 Batıda bu sahada köklü araştırmalar yapılmıştır ve hala yapılmaktadır. Ancak bu çalışmalarsonucu İsa’nın getirdiği mesajı anlama/yaşama anlayışı çoğu İncil araştırmacılarında yoktur. Bu konudaonlara öncülük edecek, Allah’ın son mesajı olan Kur’an’ın öğretisini özümsemiş, Ehl-i Kitab’ın kutsalmetinlerini anlamaya çalışmış insanların ortaya çıkması güzel semereler verecektir.51 Mircae Eliade, Aspects du Mythe, s. 204; aktaran: Sadık Kılıç, Mitoloji Kitâb-ı Mukaddes veKur’ân-ı Kerim, Nil Yayınları, İzmir 1993, s. 93. 27
  28. 28. söylemiştir.52 J. G. Eichorn da bu ilk asli nüshanın varlığını haber vermektedir. J.Wellhausen´e göre, bu ilk asli nüsha Markos´a aittir, Markos Aramice olarak bu ilknüshayı yazmış, bilahere bunu genişleterek Yunancaya çevirmiştir. Ona göre, Matta veLuka İncilleri, bu Aramice asli nüsha ile, bunun Yunancaya tercüme edilennüshasından istifade edilerek yazılmışlardır. Zahn´a göre, bu asli nüsha, Markos´adeğil, Matta´ya aittir. Halen elde mevcut olan Matta ve Markos, bu asli nüshadanistifade edilerek yazılmışlardır. L. Vaganay ise, asli nüshanın Markos´a ait olduğunusöylemekte ve Markos´un bunu, Petrus´un vaazlarından istifade ederek yazdığını ilerisürmektedir. Ona göre bu Aramice asli nüsadan, Aramice olarak Matta kopyaedilmiştir. Yunanca yazılmış olan Matta ile Luka, bu Aramice yazılı olan Markos veMatta´ya dayanılarak kaleme alınmıştır.53 Q metni gelişigüzel değildi, konuşmalar öz bir şekilde ve bütünlükarzediyordu; bir nevi ilk döneme ait bir ilmihal hüviyetindeydi. Q metninde İsa’nınçarmıha geriliş çilesini anlatan bölüm bulunmuyor. İsa için mesih tabirini kullanmıyor,‘İnsanoğlu’ vasfını önceliyor.54 Q belgesi aşağıdaki bölümleri ihtiva etmektedir: Vaftizci Yahya’nın ortaya çıkışıve daveti (Luka 3-4; Matta 3-4), İsa’nın Dağdaki Vaazı (Luka 6: 20-49; Matta 5-7),Kefernahum’lu yüzbaşı (Luka 7: 1-10; Matta 8: 5-13), Yahya’nın sorusu ve İsa’nıncevabı (Luka 7: 18-35; Matta 11: 2-19), İsa’nın havariler hakkında söyledikleri (Luka 9-10; Matta 8 ; 10), Dua üzerine sözler (Luka 11: 2-4.9-13; Matta 6: 9-13; 7: 7-11), Cinlerin52 Helmut Kurz , Entdeckungen in der Bibel, Kösel Verlag, München 1988, s. 5353 Bu konuda farklı teoriler ortaya atılmıştır. Q belgesi/aslî İncil (Urevangelium) üzerine yapılançalışmalar son yıllarda fazlalaşmıştır. Daha fazla bilgi için aşağıdaki kitaplara müracaat edilebilir: Doç. Dr. Suat Yıldırım, Mevcut Kaynaklara Göre Hıristiyanlık, D.İ.B. Yayınları, Ankara 1988; III.bölüm, Kutsal Metinler - İncillerin ortaya çıkardığı problemler, İncillerdeki benzerliğin izahı: Birbirindenistifade nazariyesi, ilk İncil faraziyesi, Kısa parçalar faraziyesi, iki kaynak faraziyesi, Şifahi rivayetfaraziyesi, Formgeschichte ekolü, sh. 82-97. Doç. Dr. Şaban Kuzgun, Dört İncil Yazılması Derlenmesi Muhtevası Farklılıkları ve Çelişkileri[Hıristiyan Batı Kültürünün Ana Kaynağı KİTAB-I MUKADDES´in Kutsallığı Üzerine -1- ], İstanbul 1991. Doç. Dr. Sadık Kılıç, Mitoloji Kitab-ı Mukaddes ve Kur´an-ı Kerim, Nil Yayınları, İzmir 1993;İkinci bölüm: Mitoloji ve Hıristiyanlık, incillerdeki mitolojik unsurların değerlen-dirilmesi, Kutsal metintenkitleri, incillere kaynak tespitinde öne sürülen nazariyeler vd., sh. 69-114).54 www.dioezese-linz.at/pfarren/ viechtwang/home/bibel/nt_methoden.pdf 28
  29. 29. çıkarılması ve işaret istekleri (Luka 11: 14-36; Matta 12: 22-41), Ferisilere karşı sözleri (Luka 11: 39-52; Matta 23), Öğrencilerin takibata uğramaları ve gelecekleri hakkındakisözleri (Luka 12: 1-12; Matta 10: 26-33; 12: 32), Havarilerin davet için hazır oluşları vesabırları (Luka 12: 2-10.22-31; Matta 6: 25-33; 10: 26-33), Son zaman olayları veİnsanoğlu’nun gelişi (Luka 12; 17; Matta 24: 26-51).55 Aşağıdaki karşılaştırma (synopse); üç sinoptik İncil’den seçilen bölümler Qbelgesi’nin varlığını anlamamıza yardımcı olacaktır. Markus’un56 4: 30-32 bölümleri vebuna ait olan Matta ve Luka’daki paralel bölümler ile karşılaştırarak kendimizgörmeye çalışalım.Mar. 4: 30-32 Mat. 13: 31-32 Luk. 13: 18-19 30 İsa sonra şöyle dedi: 31 İsa onlara bir benzetme 18 Sonra İsa şunları söyledi: “Tanrının Egemenliğini daha anlattı: “Göklerin «Tanrının Egemenliği neye neye benzetelim, nasıl bir Egemenliği bir adamın alıp benzer, onu neye benzetmeyle anlatalım? tarlasına ektiği hardal benzeteyim? tanesine benzer” dedi. 31-32 Tanrının Egemenliği, 19 Tanrının Egemenliği, bir hardal tanesine benzer. 32 “Hardal tüm tohumların adamın alıp bahçesine ektiği Hardal, yeryüzünde toprağa en küçüğü olduğu halde, hardal tanesine benzer. Tane ekilen tüm tohumların en gelişince bahçe bitkilerinin gelişip ağaç olmuş ve gökte küçüğü olmakla birlikte, boyunu aşar, ağaç olur. Öyle uçan kuşlar ağacın ekildikten sonra gelişir, tüm ki, gökte uçan kuşlar gelip dallarında barınmış.» bahçe bitkilerinin boyunu dallarında barınır.” aşar. Öylesine dal budak salar ki, gökte uçan kuşlar gölgesinde barınabilir.”Üç meseli bir arada karşılaştırabiliriz. İki kaynak teorisine göre Matta ve Luka metnioluştururken Markos’a bağımlı olarak çalışmışlardır. İki varyantta Markus’abenzemektedir, bazı farklılıklara rağmen. Fakat metinler aşağıdaki şekilde devametmektedir.55 Klaus Koch, Eckart Otto, Jürgen Rolof, Hans Schmoldt (Hrsg.), Reclam Bibellexikon, PhilippReclam jun., Stuttgart 1979, s. 30856 İki kaynak teorisine göre Q belgesi’nin yanında Markus ilk kaynaktır. Matta ve Luka İncillerinikaleme alırken Markus’dan faydalanmışlardır. 29
  30. 30. Mat. 13: 33 Luk. 13:20-21 33 İsa onlara başka bir 20 İsa yine, ”Tanrının benzetme anlattı: ”Göklerin Egemenliğini neye benze- Egemenliği, bir kadının alıp teyim? ” dedi. tüm hamuru kabartmak için 21 ”O, bir kadının alıp tüm üç ölçek una karıştırdığı hamuru kabartmak için üç mayaya benzer. ” ölçek una karıştırdığı mayaya benzer. ”Burada paralel Markos bölümü yok. Markos bu meseli büyük ihtimalle tanımıyor. İkikaynak hipotezine göre Matta ve Luka Q metnini kullanıyorlar. Kelimelerin birbirleriile benzeşmeleri insanın dikkatini çekiyor. Bu tür örnekler İncillerde fazlası ilemevcuttur.57 Çeşitli ülkelerden biraraya gelen ilahiyatçılar 1989 yılında bir ‘uluslararası Q-Projesi’ ile Logia’yı/Q metnini mevcut metinlerden kalkışla ortaya çıkarma çalışmasınıbaşlattılar. Bu araştırmanın sonuçları 2000 yılında açıklandı. Sinoptik İncillerde, vedahi Yuhanna ve Pavlus’ta temel noktayı oluşturan İsa’nın çarmıha gerilmesi ve tekrardirilişi Logia’da yoktu. Logia’nın/Q metni’nin Celile ve Suriye cemaatı arasındaoluştuğu belirtildi. Bu cemaate göre İsa bir peygamber ve ‘İnsanoğlu’ idi. Bu metindeİsa karşımıza Allah’ın melekûtunun ve kendi gelişi ile kıyametin/hesabın habercisiolarak çıkmaktadır. İsa’nın çağrısı ise tevbeye, muhtaçlara, ezilmişlere karşı ilgi veadaletedir.58 İki Kaynak Teorisi Holtzmann 1863 yılında Matta ve Luka’nın İncillerini yazarken Markos İncilinilahiya (1. kaynak) olarak kulandıkları hipotezini ortaya attı. 1886 yılında Weiss Matta57 Dr. Jör Sieger, Die Bibel, Die Bücher des Alten und Neuen Bundes mit Einführung in dieGeschichte, Gedankenwelt, Entstehung und theologische Intention der biblischen Bücher, CD-ROMVersion 4.02, Bruchsal 200258 http://www.uni-bamberg.de/ktheo/nt/forschung/lthk3.htm http://morgenpost.berlin1.de/archiv2000/000723/wissenschaft/story82632.html 30
  31. 31. ve Luka’nın Markos’un haricinde 2. bir kaynaktan daha faydalandıklarını iddia etti.Buna Logia (sözler) veya Q (Quelle=kaynak) denildi. Şemada görüldüğü gibi burada şifahi geleneğe yer verilmemiştir. İki KaynakTeorisi sonraları Boismard tarafından geliştirilmiştir. Boismard’a göre Q Belegesininyanında A, B ve C Belgelerinin (orijinal kaynaklar) varlığı sözkunusudur. Boismerdnihayi redaksiyondan önce ara redaksiyonların varlığından bahseder. Markos Q İncili Matta Luka Dört Kaynak Teorisi Matta ve Luka Q İncili ve Markos İncili’nin dışında kendilerine ait özelkaynaklar kullanmaları “dört kaynak terorisi“ni gündeme getirmiştir. Matta ve Lukaİncillerini derlerken birbirlerinden bağımsız olarak üç ayrı kaynak kullamışlardır.Ortak kullanılan Q ve Markos kaynakları yanında sadece birinin haberi olup diğerininhaberi olmadığı bir üçüncü kaynak kullanmışlardır. Araştırmacılar Matta’nınkullandığı üçüncü kaynağa “M“, Luka’nın kullandığı üçüncü kaynağa ise “L“ isminivermişlerdir. Matta ve Luka İncili yazarlarının Q İncilinde ve Markos İncilinde 31
  32. 32. bulunmayan bir dizi çeşitli malzemeyi nasıl edindikleri, bunların halk arasında yaygınolan sözlü aktarımlar olup olmadığı konusunda kesin bir bilgi yoktur.59M Markos Q LMatta’nın özel Luka’nın özelkaynağı kaynağı Matta Luka Sinoptik İnciller Problemi : Açıklama çalışmaları Matta, Markos ve Luka İncillerine sinoptik (mukayeseli, uyumlu) İncillerdenmektedir. Sebebi ise bu üç İncil´in arasında sıkı bir münasebetin ve benzerliklerinbulunmasıdır. Aynı konuyu anlatan üç Incil metinleri yanyana getirildiğinde birbakışla metinlerin birbirlerinden nerelerde farklılaştıklarını, nerelerde birbirleriyleçakıştıklarını görebilmek mümkün olmaktadır. Sinoptik İnciller arasındakibenzerlikler, bu üç İncil´in müşterek bir kaynaktan faydalanılarak yazıldığı kanaatinidoğurmuştur. Zira Markos´un anlattıklarının yüzde doksanı kısaltılmış olarakMattada, yüzde ellisi de Luka´da bulunmaktadır. Bu müşterek kaynak konusunda isefarklı teoriler ortaya atılmıştır. Sinoptik probleminin çözümü için son ikiyüz yıldaçeşitli araştırmalar yapılmıştır. Sinoptik İnciller probleminde ortaya atılan hipotezler:59 Mahmud Aydın, Tarihsel İsa -İmanın Mesih’inden Tarihin İsa’sına-, Ankara Okulu Yayınları,Ankara 2002, s. 116-117 32
  33. 33. 1-Gelenek hipotezi: Bütün İncil yazarları birbilerinden bağımsız olarak sözlükaynaktan yararlandı. 2-Kullanma hipotezi: İncil yazarı bir veya daha fazla İnciller kullandı, ancak kimhangi kaynağı kullandı? 3-İlk İncil hipotezi: Üç sinoptik İncillerin yazarları günümüze gelemeyen tek bir“İlk İncil” kullandılar. 4-Fragman hipotezi: İnciller değişik ve büyük çapta birbirinden bağımsız müstakilbölümlerden oluşuyorlar. 5-İki kaynak teorisi: Matta ve Luka Markos İncili’ni ve Q belgesi’ni İncilleri içinkaynak olarak kullandılar.60 Dört İncil: Yazılış tarihçeleri ve muhtevaları Kilise dört İncil sıralamasını şöyle yapar: Matta, Markos, Luka, Yuhanna. Dörtİncil’in bu yazarlara izafe edilmesi daha sonraki dönemlerde olmuştur. Bu yazarlara 4.asırdan itibaren ‘Evangelist’ (İncil yazarı) denilmiştir. Hıristiyan geleneği Matta veYuhanna’yı havarilerden, Markos ve Luka’yı ise havari öğrencisi sayar. Metinlerinkaleme alınış tarihlerinde bir ittifak sözkonusu değildir. M.S. 6561 ile 105 arasındadeğişen tarihler sözkonusudur. Matta İncili Kilise tarafından birinci sıraya konulan Matta tarih sırasına göre ikincidir. YaniMarkos İncilinden sonra kaleme alınmıştır. 2. yüzyılda yaygın olan geleneğe göre,Kafarnaumlu ve gümrük memuru olan daha sonra ise İsa´nın havarilerinden birisi olanMatta İsa´nın sözlerini Aramice olarak kaleme almıştı. Bu metine İsa’nın sözlerindenibaret olduğu için, ‘Sözler’ anlamına gelen ‘Logia’ denilmiştir. Ancak bu metinmuhafaza edilemedi. Bu kitaba daha sonra yeni ilaveler yapıldığı ve bugünkü Matta60 www.dioezese-linz.at/pfarren/ viechtwang/home/bibel/nt_methoden.pdf61 Ölü Deniz (Qumran) elyazmaları arasında Markos İnciline ait olduğu söylenen çok küçük birparçanın daha eski tarihe, 40 lı yıllara ait olduğu düşünülmektedir. 33
  34. 34. İncili’nin ortaya çıktığını belirtir araştırmacılar.62 Matta’nın kaleme alınış tarihi 70-80/80-90 yılları arası olarak kabul edilir. Bazı araştırmacılar altmışlı yıllarda yazıldığınıiddia ederler. Yazıldığı coğrafya ise Suriye-Filistin bölgesidir.63 Matta İncili´ni yazanşahsın Markos ve Luka İncillerinde Levi adıyla anılan, gümrük memurluğu yapan veİsa´nın çağrısı üzere ilk tilmizler (Havariler) topluluğuna katılan Matta olmadığısöylenmiştir. Nitekim E. Culmann´a göre Matta İncili´nin yazarının Havari Mattaolması imkansızdır. Nedeni ise yazarın Havari olmayan Markos´tan geniş çaplı istifadeetmesidir. Matta İncili Yahudi düşünce sistemine uygun bir tarzda yazılmıştır.Müellifin Yahudi kültürü ve Eski Ahid hakkında derin bilgi sahibi olduğugörülmektedir.64 Eski Ahit düşüncesiyle yoğrulmuş okuyuculara (Yahudi-Hiristiyantopluluğu) hitap eden yazar, İsa´nın, peygamberlere geleceği önceden bildirilen Mesiholduğunu kanıtlamaya çalıştığı görülmektedir. Ve İsa´ya Davut´a varan bir neseb isnadetmektedir. Matta İsa´yı Yeni Ahid´in yasasını getiren yeni Musa olarak takdim eder.130 yerde Eski Ahid’e atıfta bulunur. Yasa/Şeriat kaldırılmamıştır. Matta İncilinin65 edebi yöntemi, İsa’nın sözlerini ve yaptığı işleri sistematik birşekilde bir araya toplamak, İsa’nın görevini kronolojik olmaktan çok tematik bir düzeniçerisinde sergilemek olmuştur. Dağdaki Vaaz (Bölüm 5-7) İsa’nın öğretisinin birözetidir. 28 bölüm (bap) dır. Matta İsa’nın 20 mucizesine değinir. Ayrıca Matta’da İsa’nın 5 uzun konuşmasıyer alır. Bunlar şu başlıklarla sıralanır: I.Mutluluklarla başlayan aktöre ilkeleri (5/1-7/27) II.İsa’nın öğrencileri hizmete göndermeden önce onlara açıkladığı reçeteler(10/1-42) III.Tanrı’nın hükümranlığıyla ilgili simgesel öyküler (13/1-52)62 Grekçe çeviri bu Aramice metinden yapıldığı düşnülür. Aramice metinden Yunancaya çeviriMatta tarafından mı, yoksa başka birisi tarafından mı yapıldığı konusu araştırmacılar arasında ihtilaflıdır.63 Etienne Charpentier, Führer durch das Neue Testament, Patmos Verlag, Düsseldorf, s. 93-9464 Doç.Dr. Şaban Kuzgun, Dört İncil’in Yazılması Derlenmesi Muhtevası Farklılıkları ve Çelişkileri,İstanbul 1991. Rudolf Knopf, Hans Litzmann, Heinrich Weinel, Einführung in das Neue Testament, 5. baskı,Berlin 1949, s. 12465 Ayrıca Kilise İncili olarak bilinir. Sadece bu İncil’de kilise kelimesi kullanılmıştır. 34
  35. 35. IV.Sağlıklı İnsan ve topluluk ilişkileri (18/1-35) V.İsa’nın dinsel ikiyüzlülüğü kınayan sözleri ve 2.kez gelişiyle ilgili eskatologyaaçıklamaları (23/1-25/46) Dağdaki Vaaz (Bölüm 5-7) İsa’nın öğretilerinin bir özetidir. İsa’nın benzetileri(parabol’ler: meseller) 13. bölümde, mucizeleri ise 8. ve 9. bölümlerde anlatılır. İsa,Tanrı Gününü ve Sonun belirtilerini 24. ve 25. bölümlerde önceden bildirir. Markos Incili İncillerin tarih olarak en eski olanıdır. Ve aynı zamanda en kısa olanıdır.Yazarının Paulus´un ve Petrus´un talebesi olan Markos olduğu kabul edilmektedir.66Bir rivayete göre Markos Petrusa tercümanlık yapmıştır. Papias’ın aktardığına görePetrus’un hatırlayıp aktardıklarını bir sıralamaya tabi tutmadan, serbest bir şekildekaleme almıştır.67 70 yılında68 Roma´da Yunanca kaleme alınan bu İncil Luka ve Mattatarafından kaynak olarak kullanılmıştır. Katolik rahip Roguet´e göre Markos "acemi bir yazardır". İncili ifadebakımından düşük bir eserdir. Hikaye kompozisyonu zayıftır. Cümleleri, birbirinesayısız "ve" bağlaçlarıyla yanyana koymuş; "ve" bağlacını direk bir çok bağlaç ve zarfyerine kullanmıştır. Ve çeşitli fiil zamanlarını birbirine karıştırmıştır.69 İsa´nın havarilerinden olmayan Markos Matta´nın aksine İncilini Yahudiolmayan Hıristiyanlar (Putperest-Hıristiyanlar) için yazmıştır.66 Kudüslü Yuhanna Markos. Annesi evini oluşan cemaata tahsis etmiştir. (Habercilerin İşleri 12,12).Markos Barnabas’ın yeğenidir. Barnabas ve Pavlus ilk Kıbrıs ve Anadolu seyahatlerine Markos’udaberaberlerine almışlardır. Aralarında anlaşmazlık çıkar ve Markos Kudüs’e geri döner. (Habercilerin İşleri13, 5). Sonraki seyahatte Markus’tan ötürü Barnabas ve Pavlus arasında şiddetli bir anlaşmazlık çıkar.(Habercilerin İşleri 15, 36-39)67 Rudolf Knopf, Hans Litzmann, Heinrich Weinel, Einführung in das Neue Testament, 5. baskı,Berlin 1949, s. 12068 A.g.e, s. 121. M.S. 55-60 yıllarında yazıldığı bazı araştırmacılar tarafından söylenmiştir.69 Mevcut Kaynaklara Göre Hıristiyanlık, Doç. Dr. Suat Yıldırım, DİB Yayınları, Ankara 1988, s. 88 35
  36. 36. Matta´nın aksine İsa´nın söylediklerinden çok yaptıklarının üzerinde durur.İsa’nın köy köy ve kasaba kasaba gezilerini anlatır. Muhteva olarak Matta İncili’neyakındır. Markos olayları kısa ve öz anlatmaktadır. 16 bölüm (bap) dır. Markos İncili’nin son bölümü olan 16. bap eski metinlerde 8 cümle iken, sonrakinüshalarda, yeni Grekçe yazmalarda ve akabinde Luther’in çevirisinde 9-20 arasıcümleler vardır. 2. yüzyılda yaşamış Aristion’a göre bu bölüm ya erken dönemlerdekaybolmuştur, ya da İncil yazarı bu bölümü bitirememiştir.70 Markos, İsa’nın mesajını iki esas odakta toplar: a.Günahtan koparak Tanrı’ya dönün ve b.Tanrı’nın yaşamınıza egemen olmasını kabul edin (Tanrı Krallığı) Markos İsa’nın 19 mucizesine değinir ve bunlara öğretisinden daha geniş yerverir. Markos İncili şöylece özetlenebilir: I.Hazırlayıcı olaylar (1/1-13) II.Galile’de önceki hizmet (1/14-7/23) III.Sur ve Sayda’yı ziyaret (7/24-30) IV.Kuzey Galile’de hizmet ve öğreti (7/31-9/50) V.Perea’da hizmetin sonu, Yeruşalem’e yolculuk (10/1-52) VI.İsa’nın çarmıha çakılışı ve dirilişiyle ilgili olaylar (11-16/8) VII.Dirilen İsa’nın açıklanışı ve göklere yükselişi (16/9-20) Luka Incili: Luka da Markos gibi Havarilerden değildir. Luka İncilini putperestlikten gelmeHıristiyanlar (Heiden Christen) için kaleme aldı. Pavlus ile beraber oduğu, onaöğrencilk yaptığı bilinmektedir. Kendisinin Antakyalı bir ressam veya doktor olduğusanılmaktadır. Yazıldığı tarih hakkında çeşitli rivayetler vardır. 80 li yıllara doğruyazıldığı sanılmaktadir. Luka´ nın kültürlü bir çevreden (kültürlü bir helenist olduğusanılmaktadır) olması İncilinde de hissedilmektedir. Edebiyat ve içerdiği tarihsel70 Rudolf Knopf, Hans Litzmann, Heinrich Weinel, Einführung in das Neue Testament, 5. baskı,Berlin 1949, s. 122 36
  37. 37. bilgiler açısından daha zengindir. İncilini zarif ve seçkin bir Grekçe ile kaleme almıştır.Luka İncilini Yahudi asıllı olmayan Hıristiyanlar için yazdığından müşriklericezbedecek hikayelere yer vermişitir.71 (Mesela Luka 7:1-10). Luka İncil´in bildirisininevrenselliği üzerinde durarak İsa´nın yalnızca İsrail´in Mesih´i değil, "ulusların ışığı"olduğunu belirtir. isa´nın yoksul ve düşkünlere karşı merhametini ve günahkarlarakarşı bağışlayıcı olduğunu vurgular. Luka İncili’nde, İsa’nın yaşamında yer alanolaylar ve öğretileri ölümünün ve dirilişinin ışığında yorumlanmıştır. Resullerinişleri´ni de Luka´nın yazdıği kabul edilir. Luka Incili 24 bölümdür. Luka İsa’nın 19 mucizesine değinir. Luka İncili’nin başlıca konuları şöyleözetlenebilir: I.Giriş ve İsa’nın gelişi (1/1-4/13) II.Kamu hizmetinin başlaması (özellikle Galile’de) (4/14-9/50) III.Başlıca Perea’da geçen kamu hizmeti (9/51-19/28) IV.İsa’nın çarmıha çakılmasıyla ilgili olaylar (19/29-23/55) V.İsa’nın dirilişinden sonraki olaylar (24/1-53) Yuhanna İncili: Geleneksel olarak İsa’nın ‘en çok sevdiği’ şakirdi Yuhanna tarafından Efes’teyazıldığı kabul edilir. Diğer üç İncilden çok farklı olarak kaleme alınmıştır Yuhannaİncili. Yazarın Havari Yuhanna olduğu tartışmalıdır. M.S. 100 yıllarda kaleme alınanbu İncili´in Yunan felesefesini bilen ayrı bir kişi tarafından yazıldığı,savunulmaktadır.72 Yuhanna İncili bazı tarihi bilgiler ihtiva etmesine rağmenteolojiktir. Yuhanna´da İsa, Nasıralı bir peygamberden ziyade, insan şekline girmiş birilah şeklinde takdim edilmektedir.73 Sinoptik İnciller canlı meseller anlatırken,Yuhanna hayat, ışık, logos gibi kavramlardan bahseder. Yuhanna´da tam bir mistik71 A.g.e, s. 12572 Karlheinz Deschner, Der gefaelschte Glaube, Wilhelm Heyne Verlag, München 1993, s. 6573 Yuhanna Tanrı’nın Ebedi Mesajının tenleştiği ve İsa’da insan konumunu aldığını öğretir.Mesih’in ‘sakramental’ (kutsallaştırıcı) etkinliklerini, yani İsa’nın şakirtleri için gerçekleştirdiği ve bugünedek Vaftiz ve Şükran (Efkaristiya) gizemlerinde süregelen eylemini daima göz önünde tutar. 37
  38. 38. hava hakimdir. Sembolik kullanımlar çoğunluktadır. Yuhanna İncili´nin bir fikri telkinetmek amacıyla yazıldığı düşünülebilir. Çünkü tamamen serbest bir edebi metindir.Sinoptik İncillerde başlangıçta İsa´nın ilahlığını açık bir şekilde ifade eden cümleleryoktu. Sinoptik Incillere bu ifadelerin daha sonraları yapılan tercümeler sırasındasokulduğu sanılmaktadır. Hıristiyan müellif Cercis Zevin´e göre, M.S. 96 yılında Asyave diğer yerlerden gelen piskoposlar, Yuhanna´dan İsa´nın uluhiyyetini ispatlayan birİncil yazmasını istemişler ve bu istek üzerine Yuhanna, bu İncili yazmıştır.74 Yuhanna sinoptik İncillerin aksine İsa’nın tebliğ süresi hakkında sağlıklıaçıklamalar yapmaktadır.75 Yuhanna“ya göre İsa Işığı, Gerçeği, Hayatı getiren kişidir. Tanrı yolunugösterendir. Bu öğretiler İsa’nın ölümünden önceki gece, son yemekte yaptığı uzunkonuşmada bir araya getirilmiştir (Yuhanna 13-17) Yuhanna İncili şöyle özetlenebilir: I.Giriş (1/1-18) II.İsa’nın dünyaya açıklanışı III.İsa’nın Öğrencilerine açıklanışı (13/1-17/26) IV.İsa’nın çarmıha çakılışı ve dirilişi (18/1-21/25) Resullerin İşleri: Tarihi kitaplar arasında yer alan Resullerin işleri dört İncil´den hemen sonragelmektedir. Luka´nın İnciline ek mahiyette yazdığı kabul edilir. Yazılış tarihitartışmalıdır. İsa´nin semaya çıkışı, Pavlus´un Roma´ya seyahati ve oradaki ikametianlatılmaktadır.74 Bakınız: Doç. Dr. Şaban Kuzgun, Dört İncil Yazılması Derlenmesi Muhtevası Farklılıkları veÇelişkileri, İstanbul 1991; Das gefaelschte Glaube, Karlheinz Deschner, Heyne Verlag, München 1993).75 Rudolf Knopf, Hans Litzmann, Heinrich Weinel, Einführung in das Neue Testament, 5. baskı,Berlin 1949, s. 127 38
  39. 39. İncillerin kanonizasyonu76 Kilisenin apokrif saydığı azımsanamayacak çoğunlukta İncil (İsa biyografisi)vardır. Yeni Ahid´in kilisece tespiti (kanonizasyonu) uzun bir süreyi kapsamaktadır.Yeni Ahid külliyati ile ilgili ilk liste (Kanon) çalışmasını M.S. 150´lerde Marcion77yapmıştır.78 3. yüzyılın başlarına doğru Yeni Ahid´e dair liste oluşmaya başlamıştı. Buarada tartışmalar sürüp gitmekteydi. 4. yüzyılın başlarında Hıristiyanların ellerindeyüzlerce Kutsal Metin bulunmaktaydı. Gerçekleştirilen Konsiller sonucu bu metinlerin76 Kilise tarafından güvenilir, sahih kabul edilen metinlere kanon denir. Sahih ve otantik kabuledilmeyenlere ise apokrif. Kanon: Boru veya çubuk, kıstas, norm, standart; liste77 Sinop doğumlu (M.S. 80) roma vatandaşı ticaretle uğraşan zengin bir şahıs. Eski Ahid’inTanrısının gaddar olduğunu, Yeni Ahit’in ise sevecen bir Tanrı’dan bahsettiğini söylemiştir. Lukasİncili’nin dışındaki bütün dogmaları reddeder ve biri Antikçağ Grek Demiourgos’u niteliğinde (yaratıcıdeğil, maddeye biçim veren, bir çeşit mimar ) olmak üzere 2 Tanrı tasarımladı. İsa’nın kişiliğinde insanolan 2. bir iyi Tanrı’ydı. Kilise tarafından aforoz edildi. Yahudi aleyhtarlığını o kadar ileri götürmüştür kiLuka İncili dışındaki İncilleri kabul etmemiştir. Luka İncili ile birlikte Pavlus’un 10 mektubunu birarayagetirerek ilk kanonizasyonu 140 tarihinde yaptığı söylenir.[http://www.bibelcenter.de/bibel/chrtxt/ntcanon.php3]. Pavlus’un yazdığı söylenen bazı mektuplarınıMarcion’un yazdığını iddia eden araştırmacılar vardır. Bu iddialara Pavlus’un mektupları bölümündedeğineceğiz. Markionculuk: Hristiyanlarca sapkınlık sayılan Gnostik-Hristiyan Tarikatı.. Kimi yazarlar veAnsiklopediciler’ce çağdaşı Marcus’culuk ile karıştırılan Markion’culuk, MS 100 lü yıllarda yaşayanMarkion’un izdaşlarının ürünüdür. Kötülük sorununun ancak, biri Maddeye biçim veren iyi olmak üzereiki tanrı tasarlamakla çözümlenebileceğini tasarlayarak çözmek istedi. Kötü Tanrı, Yahudiler’in tanrısı’ydı,dünyayı o yaratmıştı ve Adem’in günahından da O sorumluydu. Bundan ötürü de bu günahınsorumluluğunu bütün insanlara yüklemeye çalışıyordu. İyi Tanrı’ysa bu gibi küçüklüklerin dışındadır veİsa’nın vucudunda insan olmuştur, ne dünyanın ne de insanın yaratılışında hiç bir rolü yoktur. Tersine,kötü tanrı’nın sorumlu saydığı insanları kurtarma görevini yüklenmiştir ve buna çalışmaktadır. Markion’agöre bir kötü tanrı tasarımı şarttır; çünkü varettiği dünyadaki kötülükleri kestiremediyse bilgisiz, kestiripde önleyemediyse kötüdür. Böyle bir tanrı ancak bilgisiz, beceriksiz ve kötü olabilir ki O’nu gerçek ve iyitanrı’dan ayırmak gerekir. Markion, bu yüzden Eski Ahd’i ve bütün Yahudi yasalarını ve kitaplarınıyadsıdı. Hiristiyan teologlar arasında ilk İncil yazarının Markion olduğunu söyleyenler vardır. Bu İncil,Luka’dan önceki Evangile adıyla anılır. Couchoud’a göre bu Evangile, Markion tarafından yazıldığı kesinolan İncil’dir. Elyazması olarak saklanamamıştır ama Tertullianus’un suçlamaları arasında o kadar çokparçası kaydedilmiştir ki hemen bütününün meydana konabileceği söylenir. Kimi Teologlar’a göre deMarkos İncili bu Evangile’den türetilmiştir. Öğretisi bir çok yandaşlar buldu ve 900 lü yıllara kadar sürdü.78 Hans Freiherr von Campenhausen, Die Entstehung der christlichen Bibel, Tübingen 1968, s. 173-175 39
  40. 40. çoğu apokrif olarak görüldü.79 Kilise dört asır süresince Hıristiyanların bütünütarafından kabul gören bir listeden mahrum kaldı. Kanonizasyon sonucu kabul edilen27 kitap (5 tarihi kitap ve 22 öğretici kitap) bile aynı derecede kabul görmemiş, bazılarıüzerinde yapılan tartışmalar sürmüştür. Bazılarınca muteber sayılan kitaplar diğerleritarafından muteber sayılmamış veya daha az değerde görülebilmiştir. Hıristiyan dünyasında ikinci asırdan beri İncillerin çokluğu ve onlarınsahihlikleri (otantik) ve apokrif oluşları üzerinde birçok münakaşalar yapılmıştır.80130/140 yılında önemli bir eser kaleme alan Hierapolisli Papias –küçük bir bölümühariç kaybolmuştur- şifahi geleneğe dayanan İsa’nın söylediklerini ve yaptıklarınıaçıklamaya çalışıyordu. O mevcut metinleri ‘kutsal metinler’ olarak görmüyordu.Markus ve Matta incilleri edebî olarak kendisine yetersiz geliyordu. İlginç olanı isePapias’ın Pavlus’tan hiç bahsetmemesiydi. Ve Luka İncili hakkında da hiç bir şeysöylememektedir. Aynı zaman diliminde Justin İncillerden ‘anmaya değer belgeler’79 Nasıralı İsa’nın öğretisini anlatan gezici tebliğcilere ait birçok mektup ve metin KayserKonstantin döneminde toplanmıştı. Konstantin bu metinlerin bir kısmını kabul edilmesi gerekn ‘KutsalMetinler’ olarak belirledi. Bunlar arasında Roma vatadaşıolan Savlus (Pavlus) un mektuplarıdabulunuyordu. Birçok metin, aramice ve ibranice olanlarda dahil imha edildi. İmha sebebi bu mektuplarınRoma için tehlike arzetmeleriydi. [http://mypage.bluewindow.ch/Ahmet/bildung/konzil.htm] Bir kaynağa göre 270, ayrı bir kaynağa göre ise binlerce İncil vardı. Bütün İnciller İznikKonsilinde (325), bir odada bir masa altına konulmasına karar verildi. Sonra herkesin odayı terketmesiistendi ve kapılar kilitlendi. Masanın üzerine gelecek İncilin hatasız bir versiyonu olması içinpiskoposlardan bütün gece ibadet etmeleri istendi. Sabah masanın üzerinde bulunan İnciller makbulkabul edildiler ve masanın altında kalanlar yakıldı. Odanın anahtarı kimdeydi? Bu makbul kabul edilenİncilleri masanın üzerine kim koymuştu gibi sorulara açıklayıcı cevaplar verilemedi. Bu dönemden sonramakbul kabul edilen İncillerin dışında İncil bulundurmak suç sayıldı. Ayrıca İznik KonsilindeHıristiyanlıkta Tevhidçi düşünceyi taşıyan Arius afaroz edildi, dövülerek dışarı atıldı. Bkz: Bir İslamPeygamberi Hz. İsa, Muhammed Ataurrahim. Bu iddia bir çok müslüman yazar tarafından gündemegetirilmekle beraber sağlıklı bir delillendirilmesi yapılamamaktadır. Hıristiyanlar ise böyle bir iddiayıreddetmektedirler. Metinlerin kanonizasyonun bu kadar basit bir şekilde gerçekleşmesinin mümkünolamayacağını ileri sürmektedirler.80 Hıristiyanlar arasında ilk kilise konseyinden itibaren hemen hemen her toplantıda sahih ve sahtekitaplar konusu daima gündeme gelmiştir. Ilk kilise konseyinde, Yeni Ahidde yer alan sahih kitaplarınsayısının 27 değil, 21 olduğu karara bağlanmıştı. Bunlar: Dört Incil, Luka´nın yazdığı Rasullerin işleri,Pavlus´un 13 mektubu, Petrus´un I. Mektubu, Yehuda´nın Mektubu ve Yuhanna´nın I. ve II.Mektubundan ibaret idiler. Bunların dışında kalan Petrus´un II. Mektubu, Yuhanna´nın Vahyi,Yuhanna´nın III. Mektubu, Pavlus´ un İbranilere Mektubu ve Yakub´un Mektubu, ilk kilise konseyindepatrik ve piskoposlarca sahte sayılmışlardır. http://www.bibelcenter.de/bibel/chrtxt/ntcanon.php3 40

×