Successfully reported this slideshow.
We use your LinkedIn profile and activity data to personalize ads and to show you more relevant ads. You can change your ad preferences anytime.

Psikanalitik

5,699 views

Published on

Published in: Education
  • Be the first to comment

Psikanalitik

  1. 1. PSİKANALİTİK YAKLAŞIMFreudcu Yaklaşım: İki modelden oluşurTopoğrafik Model: . Bilinç . Bilinç Öncesi . BilinçaltıYapısal Model: . İd (alt benlik) . Ego (benlik) . Süperego (üst benlik)
  2. 2. PSİKANALİTİK YAKLAŞIM Freudcu Yaklaşım• Topoğrafik Model: Bilinç: Kişinin farkında olduğu düşünceleri içeren ve yeni düşüncelerle değişen-gelişen yapıdır. Ancak kişinin aklında tuttuğu bilgilerin çok azı bilinç düzeyindedir. Bilinç Öncesi: Kişinin günlük hayatında çok sık gerekmediği için aklında tutma ihtiyacı duymadığı ancak istediği zaman hatırına getirebildiği sayısız bilginin bulunduğu bölüm. Bilinç Altı: Kişinin düşüncelerinin en büyük bölümünü oluşturan, istediği zaman bilinç düzeyine getiremediği ancak bireyin davranışlarında en fazla etkiye sahip kısımdır.
  3. 3. PSİKANALİTİK YAKLAŞIM Freudcu YaklaşımYapısal Model:İd: İlkel ve doğuştan gelen dürtüleri içerir. Bedensel ihtiyaçlar, yeme-içme, cinsel dürtüler, saldırganlık. Toplumsal sınırları düşünmeden sadece kişisel tatmin sağlama amacı ile yani haz prensibi ile işler.Ego: İd’in dürtülerini kontrol altında tutar. İd’in tatmin edilmesi için uygun koşulların oluşup oluşmadığını kontrol eder. Çevresel şartları değerlendirerek, davranışların olası sonuçlarını tahmin eder. Temel görevi dürtüleri bilinçaltında tutmaktır. Ego, hem bilinç öncesi hem de bilinçaltı tüm düzeylerde serbestçe hareket eder.Süperego: Toplumsal normları, ahlaki kuralları ve değer yargılarını temsil eder. İd’in arzu ve isteklerini sürekli baskı altında tutmaya çalışır. Ego, id’in istekleri için uygun zamanı kollarken, süperego ahlaki kurallara uygunluğunu denetler. Süperego vicdan olarak da kabul edilir. Çünkü, hangi davranışların erdemli, övgüye değer olduğuna karar vermek için kullanılan idealleri belirler.
  4. 4. PSİKANALİTİK YAKLAŞIM Freudcu YaklaşımYapısal Model:Bu üç yapı bir taraftan birbirini tamamlarken, diğertaraftan sürekli çatışır.Sağlıklı bireylerde EGO güçlüdür.İD’in çok güçlü olduğu kişiler toplumsal sınırlarıgözetmeden sadece kendi isteklerini tatmin etmeyeyönelir.SÜPEREGO’nun çok güçlü olduğu kişiler ise aşırıderecede kuralcı bir tutum geliştirirler, gerçekleşmesimümkün olmayan bir mükemmellik arzusu ileesneklikten uzaklaşırlar.
  5. 5. FREUD’UN PSİKOSEKSÜEL GELİŞİM SÜREÇLERİ• DÖNEMLER: 1. Oral Dönem 2. Anal Dönem 3. Fallik Dönem 4. Genital Dönem
  6. 6. FREUD’UN PSİKOSEKSÜEL GELİŞİM SÜREÇLERİ- DÖNEMLER• ORAL DÖNEM: Hayatın ilk yılıyla başlar. Bebekler hayatta kalabilmek için tamamiyle başkalarına ihtiyaç duyarlar. İçgüdüsel doyuma olaşmada tek yolları başkalarına bağlı olmadır. Bu dönemde ağız birincil haz organıdır. Haz ve seksüellik birbirine bağlanmıştır. Bu nedenle seksüellik, bebekte, yemek yemekle bağlantılı olan bir haz duyma halidir. Bu nedenle annenin göğsü ya da biberon birincil haz kaynaklarıdır. Hazzın doyurulması sırasında bebek anneye bağlılık ve güven duygusu geliştirir ancak bebek kendi bedeniyle annesinin göğsü arasındaki farkı kavrayamadığından açlığı yatıştırma hissi ile bağlılık duyma birbirine karışabilir. Zamanla göğüs haz objesi olmaktan çıkar onun yerini bebeğin kendi vücudundan bir organ alır. Bebeğin parmağını emmesi. Bu dönemde aşırı fazla ya da aşırı az derecede uyarımla karşılaşan bebek ileride oral pasif bir kişiliğe sahip olur. Bu tip insanlar fazla iyimserdir, hep başkalarından onay bekler ve başkalarının onu sürekli koruyacağına inanır.
  7. 7. FREUD’UN PSİKOSEKSÜEL GELİŞİM SÜREÇLERİ - DÖNEMLER• ANAL DÖNEM: 2-3 yaşlarında başlar, ve libidinal enerji ağızdan anal bölgeye geçer. Bu dönemde tuvalet eğitiminin veriliş şekli, çocuğun ilerideki kişilik gelişimini etkiler. Bu dönemde idin talebi (dışkılamadan haz duyma) ile anne-babanın gösterdiği sosyal kısıtlama arasındaki ayırım önemlidir. Yaşamın daha sonraki dönemlerinde görülen oto-kontrol ve üstünlük davranışlarının kökeni bu döneme dayanır. Anne-baba tuvalet eğitimi sırasında çok sert davranırlarsa çocuk tuvaletini tutma davranışı gösterir. Bu ileride retentive (kabız) kişilik tipine sahip olur. Düzenlilik, dakiklik, cimrilik, aşırı titizlik ya da aşırı dağınıklık bu kişilik tipinin özellikleridir. Fazla teşvik edilirse anal agresif kişilik tipine yol açar. Düzensizlik, ziyankarlık, düşmanlık ve gaddarlık bu kişilik tipinin özellikleridir. Karşılarındaki kişiyi sahip olunacak bir obje olarak görme eğilimi, bu kişilerin ilerideki aşk ilişkilerinde hakim tutum olarak karşımıza çıkar.
  8. 8. FREUD’UN PSİKOSEKSÜEL GELİŞİM SÜREÇLERİ - DÖNEMLER• FALLİK DÖNEM: 4-5 yaşlarında başlar. Libidinal enerji tekrar yer değiştirir, bu sefer anal bölgeden genital bölgeye geçer. Çocuklar cinsel organlarını keşfeder. Cinsel konulara ilgi göstermeye başlarlar. Bu dönemde yaşanan en önemli karmaşa Oedipus Kompleksi’dir. Oedipus kompleksi, erkek çocuğun annesine sahip olma isteği ve babasını rakip olarak görmesidir. Bu dürtülerle annesini babasından kıskanır. Bu kompleksin kız çocuklarda görülenine ise Elektra Kompleksi denmektedir. Burada da kız çocuk babasını annesinden kıskanır ve anneyi rakip olarak görür. Fallik döneme takılı kalan yetişkin erkekler genellikle hırslı, küstah, kibirli ve övüngendirler. Her zaman başarılı olmak isterler. Burada başarı, karşı cinsten olan ebeveyni yenmeyi simgelemektedir.
  9. 9. FREUD’UN PSİKOSEKSÜEL GELİŞİM SÜREÇLERİ - DÖNEMLER• GİZİL DÖNEM: Ara bir dönemdir. 6-7 yaş civarında başlar ve ergenliğe kadar sürer. Bu dönemde çocuk zihinsel aktivitelere, arkadaşlık ilişkilerine ve spora yönelik. Bu dönem, bir sonraki döneme hazırlık sürecidir.
  10. 10. FREUD’UN PSİKOSEKSÜEL GELİŞİM SÜREÇLERİ - DÖNEMLER• GENİTAL DÖNEM: Ergenlik ile başlayıp ölüme kadar süren dönemdir. Vücutta biyokimyasal ve fizyolojik değişimler bu dönemin en önemli özellikleridir. Cinsel organlarda gelişme, endokrin hormonunun salgılanması sonucu erkeklerde sakallanma, kızlarda göğüslerde büyüme gibi değişimler yaşanır. Bu dönemin başlarında seksüel enerji aynı cinsten olanlara yönelirken, ileriki evrelerde karşı cinse yönelir. Genital karakter, psikoanalitik teorideki ideal tipe örnektir. Bu tip, olgun ve sorumlu sosyo-seksüel ilişkiler yaşamış bir birey örneğidir.
  11. 11. Yeni Freudcu YaklaşımlarBu kuramcıların ortak özelliği,. Freud’un kişiliğin belli bir yaştan sonra değişmediği iddiasına karşı çıkmaları. Ego’yu İd’in hizmetçisi değil yöneten bir yapı olarak tanımlamaları. Sosyal faktörlere vurgu yapmaları
  12. 12. Yeni Freudcu YaklaşımlarJUNG: Kişilik oluşumunda bireysel bilinçaltı dışında kolektifbilinçaltının da etkili olduğunu iddia etmiştir. Doğrudan ulaşılamayan,yüzyıllar boyunca genetik olarak aktarılarak gelen ortak bir bilinçaltıbulunmaktadır. Bu ortak bilinçaltı davranışlarımızı etkiler.Ortak bilinçaltı, bilinç düzeyine çıkarılması zor düşünce ve imgelerdenoluşmaktadır.Bireysel bilinçaltından farklı olarak, ortak bilinçaltı düşünceleri bastırmayayönelik bir çaba harcamaz. Anne, Tanrı, korku, düşman gibi imgelemler ortakbilinçaltının ürünleridir.Bu anlamda Jung da Freud gibi kişiliğin önemli bir kısmının doğuştan gelenözelliklerden oluştuğuna inanmış ancak bunu kolektif bilinçaltına bağlamıştır.
  13. 13. Yeni Freudcu YaklaşımlarADLER: İnsanda doğuştan gelen bir takım eksiklikler vardır ve bunedenle de aşağılık duygusu gelişmektedir. Her birey bu duyguyu yenmekiçin üstünlük kurma çabası içindedir.Yetersizlik duygusu, yetersizlikten daha önemlidir. Bu duygunun gerisindesosyal faktörler bulunmaktadır. Bu nedenle, üstünlük kurma çabası içindekibirey toplum dışı, toplum karşıtı veya başka insanları aşağılamayıamaçlayan bir tutum geliştirebilmektedir.Freud gibi, ebeveyn davranışlarının kişilik üzerinde çok etkili olduğunainanmaktadır. Hem ihmal hem de aşırı şımartma, çocuklarda kişilik sorunlarıortaya çıkarmaktadır. Aynı zamanda doğum sırasının da etkili olduğunu düşünmektedir. Ailedekiortanca çocukların, daha büyük ve küçüklerden daha başarılı olacağını vedaha az psikolojik sorun yaşayacağını ileri sürmektedir.
  14. 14. Yeni Freudcu Yaklaşımlar• ERICKSON: Freud’un tersine karamsar bir kişilik tanımlaması yapmaz. Aksine, benliğin olumlu işlevlerini vurgular.Benliğin en önemli işlevlerinden biri, kimlik duygusu geliştirmesi ve korumasıdır.Kişiliğin gelişimi sadece çocuklukta oluşmaz, yaşam boyunca devam eder.Sekiz Aşamadan bahseder.1. Temel güvensizliğe karşı temel güven2. Utanç ve kuşkuya karşı özerklik3. Suçluluk duygusuna karşı girişkenlik4. Aşağılık duygusuna karşı iş yapıcılık5. Rol karmaşasına karşı kimlik6. Yalnız kalmaya karşı yakınlık kurma7. Duraklamaya karşı üretkenlik8. Umutsuzluğa karşı benlik bütünlüğüBirey, her bir aşamada önündeki iki tercihten birini seçmek zorunda kalmaktadır.
  15. 15. Yeni Freudcu Yaklaşımlar• HORNEY: Freud’un geliştirdiği kişilik sistemini büyük ölçüde reddetmiştir. Nevrotik olarak 3 farklı nevrotik kişilik tipi tanımlamıştır.1. Sosyal etkinliklere sık katılan, insanlara iltifat eden ancak bir süre sonra çevresindekilere ilgisi talebe dönüşen, yalnız kalmaya dayanamayan tip.2. Kimse tarafından sevilmeyen, küçümseyici, herkesten nefretle bahseden, başarılı olmasına rağmen son derece acımasız tip.3. İnsanlarla nadiren iletişim kuran, çok az arkadaşa sahip, zamanını tek başına geçiren tip. Bu üç kişilik tipinin ortak özelliği, üçünün de yetersizlik ve güvensizlik duygularıyla başa çıkmaya çalışmalarıdır. Nevrotik kişilik olarak tanımladığı bu kişiliklerin hepsi, insanları kendilerinden uzaklaştırmalarına rağmen kendi içlerinde hep korku yaşayan ve kaygılarını azaltmak için yıkıcı bir iletişim tarzı geliştiren insan tipidir. Çocuklukta yaşanan kişiler arası bozuk ilişkiler ve ebeveynlerin kaygı yaratan davranışları bu tip kişilik tipinin gelişmesine neden olabilmektedir.
  16. 16. Yeni Freudcu YaklaşımlarSULLIVAN: Her birey hem kendisi için hem de başkaları içinzihinsel imgeler oluşturmaktadır.İnsanlar kendilerini iyi-ben, kötü-ben, ben-değil biçimlerinde üç şekildekişileştirmektedir.İyi-ben, kişinin kendini iyi hissettiği, geçmişte ödüllendirilmiş yönlerini ifadeeder. Özellikle güvenlik duygusuyla ilişkilendirilmekte ve bireyde kaygıyaratmayan davranışları içermektedir.Kötü-ben, kişinin düşünmekten bile rahatsızlık duyduğu, ödüllendirilmediği,kaygı yaşadığı davranışlarını içerir.Ben-değil, kişinin kabul etmek istemediği bu nedenle bilinçaltında tuttuğuyönlerini ifade eder.Freud’un aksine, yaşamın ilk birkaç yılından sonra kişilik gelişiminin devamettiğine inanmakta ve bu nedenle bu aşamaları tanımlamaktadır.

×