Successfully reported this slideshow.
SAYI 35 KIŞ 2013Merak ediyoruz...
Ana babalık, çocuklar üzerindeki kimi etkileri öyle hemen                                                                 ...
İÇİNDEKİLER KULE 35     KOÇ ÜNİVERSİTESİ        ADINA SAHİBİ     Prof. Dr. Umran İnan    YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ         Ayça Y...
REKTÖRÜN MESAJIMerhaba...Bilim dünyasında çığır açan son gelişmelere atıfta bulunan ve hepimi-zin ufkunu genişleteceğine i...
ÖĞRENCİ KONSEYİ                                                                           Görülmeyeni                     ...
Mars’ta yaşamın gelişimine uygun bir ortam    olup olmadığına dair araştırmalar yürütecek    Mars robotu Curiosity (Merak)...
Merak ediyoruz ve soruyoruz...   Neyi, neden merak ederiz?  Yeni nesil neleri merak ediyor?  İnsanların sosyalleşme pratik...
Hayatın içinden meraka dair    Gündelik yaşama, eğitime ve bilime    yani hayata dair merakımıza odaklanan,    deneysel ve...
Her şeyin başı merak                              vurgu yapıyor. Tuğba Bağcı Önder buBelki de adettendir dedik, bilimsel i...
uzun dönemli kazançlar hedefleyince hata          verdiği örneklerle süreçlerin önemini vurgu-                            ...
Kim ne dedi?                                                             “Biz neden merak ettiğimizi merak edebiliyoruz…” ...
giyi verildiği gibi kabul etmek üzerine kurulu     mızı yönlendiren? Çiğdem Yazıcı bu konuda                              ...
“Acaba birisini örnek alma irademiz var          korkulan şeylerden biridir. Çünkü sorumluluk              Akademik yapıda...
Özgür Müstecaplıoğlu da, “Artık     bilimde merak eskisi gibi önemli     değil ve merakı canlı tutmak zorlaştı”     diyor....
Öğrencilerinizin merak duygularını                                                                                  tetikl...
Yaşamın kaynağı      ne su ne toprak      Sadece merak, o temel güdü…      Yrd. Doç. Dr. Nazmi Ağıl   İnsani Bilimler ve E...
Edebiyatta, sanatta, sinemada bilgiyi ararken yoldan çıkmış,                 kibrin ve bilginin verdiği gücün etkisiyle ru...
Bizim de kültürümüzde de fazla meraklı olmanın zararları konusunda deyişler, uya-                                         ...
Schrödinger’in kedisiSchrödinger kuantum mekaniğinin temel kavramlarına yer verdiği düşünce deneyinde başrolebir kediyi ko...
Schrödinger bu örnekte kuantum meka-            da yetişmiş çok yönlü bir entelektüeldi.                                  ...
Viyanalı bir burjuva ailesinin çocuğu olarakdöneminin en iyi okullarında yetişen Schrödinger’isanata veya iş hayatına deği...
Markanın keşfine yolculuk                                   Hem kısa hem de uzun vadede başarılı olmak isteyen şirketlerin...
lığı ve deneme isteği artabilir ki, bu da şirket-    yonlara, hatta ürünü reddetmeye götürmesi                       Ürün ...
“Gerçeğin” peşinde…     Gerek hukuk gerekse tüm bilimler aynı nihai sonuca varmak için vardır:     Gerçeği (veritas) bulma...
Bir avukat, hukuk kuralını nasıl ve ne şekildeuygulayacağını veya bu kuralın onun amacınanasıl hizmet edebileceğini merak ...
Algılarınızı açın!     “Merakın oluşmasının temellerinden biri algıların açık olmasıdır. Algıları açık     olmayan insan m...
mamız mümkün. Peki, bilgisayarları bunları       birçok sektörde, örneğin yiyecek sektö-           lamaları gerekiyor. Bu,...
ancak tablonun bütünü-                                                                                   kompozisyon kırmı...
Kule Dergisi // 35. Sayı
Kule Dergisi // 35. Sayı
Kule Dergisi // 35. Sayı
Kule Dergisi // 35. Sayı
Kule Dergisi // 35. Sayı
Kule Dergisi // 35. Sayı
Kule Dergisi // 35. Sayı
Kule Dergisi // 35. Sayı
Kule Dergisi // 35. Sayı
Kule Dergisi // 35. Sayı
Kule Dergisi // 35. Sayı
Kule Dergisi // 35. Sayı
Kule Dergisi // 35. Sayı
Kule Dergisi // 35. Sayı
Kule Dergisi // 35. Sayı
Kule Dergisi // 35. Sayı
Kule Dergisi // 35. Sayı
Kule Dergisi // 35. Sayı
Kule Dergisi // 35. Sayı
Kule Dergisi // 35. Sayı
Kule Dergisi // 35. Sayı
Kule Dergisi // 35. Sayı
Kule Dergisi // 35. Sayı
Kule Dergisi // 35. Sayı
Kule Dergisi // 35. Sayı
Kule Dergisi // 35. Sayı
Kule Dergisi // 35. Sayı
Kule Dergisi // 35. Sayı
Kule Dergisi // 35. Sayı
Kule Dergisi // 35. Sayı
Kule Dergisi // 35. Sayı
Kule Dergisi // 35. Sayı
Upcoming SlideShare
Loading in …5
×

Kule Dergisi // 35. Sayı

1,962 views

Published on

Published in: Education
  • Be the first to comment

  • Be the first to like this

Kule Dergisi // 35. Sayı

  1. 1. SAYI 35 KIŞ 2013Merak ediyoruz...
  2. 2. Ana babalık, çocuklar üzerindeki kimi etkileri öyle hemen gözlenemeyen ve kolaylıkla anlaşılamayan, çok yönlü ve karmaşık bir olgudur. Araştırmacılar, ebeveynlerin çocuğun gelişimindeki rolünü anlama çabalarını uzun yıllardır, gayretleSosyal psikolojinin kurucularından uluslararası üne sahip sürdürmektedirler. Bu kitap, ana babalık konusundakiProf. Çiğdem Kağıtçıbaşı’nın yirmi yıllık çalışmalarının ulusal ve uluslararası çalışmaları, kuram ve güncel araştırmabir araya getirildiği Benlik, Aile ve İnsan Gelişimi kitabı bulgularını kapsamlı şekilde ele almaktadır. Yirmi ikikültürün kişisel gelişime etkisini bağlamsal-gelişimsel-işlevsel araştırmacının katkı yaptığı on dört bölümden oluşanbir yaklaşımla inceliyor. Kültürel ve kültürlerarası psikologlara Ana Babalık: Kuram ve Araştırma kitabı, başta psikolojipsikolojiyi evrensel bir hale getirme ve kültüre daha bağımlı olmak üzere, sosyal bilim ve eğitim alanlarında çalışanlar vekılma konusunda yol gösterirken psikoloji ve sosyal bilimler ana babalık konusuna ilgi duyanlar için değerli bir kaynaköğrencileri için benzersiz bir kaynak olma niteliği taşıyor. niteliğindedir.
  3. 3. İÇİNDEKİLER KULE 35 KOÇ ÜNİVERSİTESİ ADINA SAHİBİ Prof. Dr. Umran İnan YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ Ayça Yürük EDİTÖR Leyla Demirbağ Atay GÖRSEL YÖNETMEN Levent Pakdamar KAPAK TASARIMI Kerem Bilek, Koç Üniversitesi Öğrencisi KATKIDA BULUNANLAREnis Demirbağ, Çağla Güneşler, Dudu Karaman, Neziha Mühürcü, Aykut Karadere, 2 REKTÖRÜMÜZÜN MESAJI 28 DOSYA - DÜŞÜNCENİN ÖTESİ Pınar Akoğul 3 ÖĞRENCİ KONSEYİ BAŞKANI’NIN MESAJI 32 DOSYA - MERAKLARIMIZA NE KADAR YAKINIZ? OFSET HAZIRLIK VE BASKI Gezegen Tanıtım 4 DOSYA - MERAK 40 MEZUNLAR - İPLERİ ELİNDE TUTMAK 6 DOSYA - HAYATIN İÇİNDEN MERAKA DAİR 42 MEZUNLAR - OKULA DÖNÜŞ YAPIM Demirbağ Yayın ve Tasarım 14 DOSYA - YAŞAMIN KAYNAĞI NE SU NE TOPRAK 45 TOPLUMA DEĞER KATACAK BİR FİKRİN Mİ VAR? info@demirbag.net 17 DOSYA - SCHRÖDINGER’İN KEDİSİ 46 KOÇ ÜNİVERSİTESİ’NİN YÜKSELEN BAŞARI YAYIN KURULU GRAFİĞİ Ahu Parlar, Arzum Kopşa, 20 DOSYA - MARKANIN KEŞFİNE YOLCULUK Bilgen Bilgin, Ebru Tan, Emre 48 KAMPÜSTEN NOTLAR Alkan, Lemi Baruh, Metin 22 DOSYA -“GERÇEĞİN” PEŞİNDE… 55 CEMS’TEN HABERLERSezgin, Nazmi Ağıl, Özden Gür 24 DOSYA - ALGILARINIZI AÇIN! Ali, Sanem Yükselsoy Tekcan, Şevket Ruacan, Veysel OnurKaynar, Zeynep Başak, Zeynep Derya Tarman KOÇ ÜNİVERSİTESİ Rumelifeneri Yolu 34450 Sarıyer İstanbul Tel: 0212 338 1000 www.ku.edu.tr kule@ku.edu.tr 1
  4. 4. REKTÖRÜN MESAJIMerhaba...Bilim dünyasında çığır açan son gelişmelere atıfta bulunan ve hepimi-zin ufkunu genişleteceğine inandığımız “Merak” kavramını, kapsamlışekilde ele alma çabasına giriştiğimiz bir dosya konusuyla karşınızdayız.İnsanoğlunun neden merak ettiği üzerine düşünebilmesi bile sınırlarıolmayan bu zihinsel sürecin, onu taşıyacağı noktaları tahayyül edilemezkılıyor… İşte Merak (Curiosity) robotunun şu anda Mars’ta olması da sürekli,sistemli ve sınırları aşan bir zihinsel faaliyetin ürünü olarak, insanoğlununuzaydaki varlığı açısından büyük bir adım niteliğinde. Bu mühendislikharikası, günün birinde insanlı bir aracın da Mars’a aynı şekilde inebileceğikonusunda bilim dünyasına cesaret veriyor. Bilim ve teknolojinin ulaştığı Üyelik konumuna hak kazandı. Sean McMeekin the World War Onenoktayı bir kez daha kanıtlayarak hayal gücümüzü tetikliyor. Historical Association’ın Norman B. Tomlinson Ödülü’ne ve Columbia Üniversitesi’ndeki Harriman Enstitüsü sponsorluğunda, the AssociationDüşünün… Mars’ta ilk koloniyi oluşturan birkaç insanın günlük for Slavic, East European, and Eurasian Studies (ASEEES) tarafından dü-hayatlarını dünyadan takip edebilmek bile milyonların hayal gücünün zenlenen 2012 Marshall Shulman Ödüllerinde Mansiyon Ödülü’ne layıksınırlarını zorlayarak beklenmedik kazanımlara yol açabilir. İnsanlığın görüldü. Alessandra Ricci ise, Princeton Üniversitesi’ndeki Seeger Centeren önemli kaynağının her bireyin içindeki heyecan ve merak kapasitesi for Hellenic Studies’e “Stanley J. Seeger Visiting Research Fellow” seçildi.olduğunu düşünürsek, böyle maceraperestlerin 15. yüzyılda meçhule Elvan Ceyhan IOF Fellow Ödülü almanın yanı sıra; “TWAS Young Affiliatedoğru yelken açanlardan pek de farkı olmayacağını söyleyebiliriz. ve Member of Board of Directors of IASC-ERS” seçilerek başarımızınŞimdilik insanlı bir Mars macerası için önümüzde engeller var ve bu ne- uluslararası alandaki temsilcilerinden biri oldu.denle bize düşen Merak’ı takip etmek, araştırma geliştirme ve teknolojiarayışlarına son hız devam etmek… Diğer yandan Financial Times’ın her yıl gerçekleştirdiği En Başarılı Yük- sek Lisans Programları sıralamasına göre Koç Üniversitesi’nin yürüttüğüAkademik dünya ve bilimsel ilerlemeye katkıları açısından ele alınan CEMS MIM (Uluslararası Yönetim Yüksek Lisans Programı), 2011’de yedimerak kavramına ilişkin tüm konularımızın ilginizi çekeceğine, ufuk kategoride elde ettiği performans artışı ve şimdiye kadarki en yüksekaçıcı yönleriyle hepinizde yeni meraklar uyandıracağına inanıyorum. mezun memnuniyetiyle liste başındaki yerini korudu.Öğretim üyelerimizin aldığı ödüllerle yeniden gururlanırken, üstün ba- Bu dönemde üniversite olarak önemli bir başarıya imza attık. Yenişarılı akademisyenlerimizin yaşadığı mutluluğun, kendi meraklarının en açıklanan 2012 Times Higher Education (THE) sıralamarında üniversite-büyük ödülü olduğunu düşünüyorum. Çalışmalarıyla bilime uluslararasıdüzeyde katkı sağlayan bu öğretim üyelerimiz TÜBİTAK 2012 Bilim, miz, dünya üniversiteleri arasında ilk 225’te yer alan ODTÜ’den sonra,Özel, Hizmet ve Teşvik Ödüllerinde Koç Üniversitesi’nin Türkiye’deki Bilkent ile birlikte ilk 225-250 diliminde Türkiye’nin en iyi üç üniversitesien başarılı üniversite olduğunu bir kez daha kanıtladı. Mühendislik arasında yer alarak İstanbul’un da en iyi üniversitesi olarak sıralanmışalanında Prof. Dr. Z. Özlem Keskin Özkaya ve Sosyal Bilimler alanında oldu. Üniversitemizin henüz 19. yılını idrak ettiğimizi, öğretim üyesi veProf. Dr. Şakir Ziya Öniş çalışmalarıyla Bilim Ödülü’ne layık görüldü. öğrenci sayılarımızın diğer üniversitelere göre nispeten çok daha azYrd. Doç. Dr. Menderes Işkın ise Temel Bilimler alanındaki çalışmala- olduğunu düşününce bu başarının önemi daha iyi anlaşılmakta.rıyla Teşvik Ödülü’nü kazandı. İnsani Bilimler ve Edebiyat FakültesiÖğretim Üyesi Prof. Dr. Aylin Küntay, Psikoloji alanındaki araştırma- Koç Üniversitesi olarak tüm başarılarımıza yenilerini ekleyeceğimiz,larıyla Hollanda Prens Claus Gelişim ve Eşitlik Kürsüsü Ödülü’nü aldı. bizi sürekli yenilenen bir merak etme sürecine sevk eden bilgi veSibel Salman 2012 IBM Fakülte Ödülü’ne, Zeynep Aycan 2012 Sosyal düşüncelerin kapısını araladığımız, başarılarla dolu bir öğretim dönemiKonularda Psikolojik Araştırma dalında The Gordon Allport Intergroup geçirmek dileğiyle…Relations Ödülü’nün yanı sıra Koç Holding Yönetim ve Strateji KürsüsüÖdülü’ne layık görüldü. Zeynep Aycan aynı zamanda Gün Şemin ile 2013 yılının hepinize huzur, sağlık ve mutluluk dolu günler getirmesinibirlikte Bilim Akademisi’ne üye seçildi. Kazım Büyükboduk 2012 Sedat temenni ederim.Simavi Fen Bilimleri Ödülü ile Koç Üniversitesi’ni onurlandırırken,Özgür Müstecaplıoğlu Amerikan Fizik Derneği’nden Seçkin Hakem Prof. Dr. Umran İnanDerecesi aldı. Mine Çağlar, Uluslararası İstatistik Enstitüsü (ISI) Seçilmiş Rektör2
  5. 5. ÖĞRENCİ KONSEYİ Görülmeyeni merak etmek Kuşkulanmanın, sorgulamanın ve hayal etmenin, aydınlığa kavuşmanın önkoşulu olduğunu, en başta üniversite öğrencileri olarak biz fark etmeliyiz.Curiosity Bize öğretilmiş en temel bilgileri ve değerleri dahi sorgulamamız,may have killed the cat; more likely aforoz edilme korkusu gütmeden görülmeyen tarafı merak etmemizthe cat was just unlucky, or else curious gerekir. Her ne kadar ülkemizde YÖK boyunduruğu altında tam birto see what death was like, having no cause özerkliğe sahip olamasalar da bilim yuvası olarak nitelendirdiğimizto go on licking paws, or fathering üniversiteler bunun için çok değerli fırsatlardır. Koç Üniversitesi’ninlitter on litter of kittens, predictably. imkanları ve vizyonu bize verilenle yetinmememiz için gerekli tüm alt- yapıyı sağlayarak bu değeri katlamaktadır. Okulumuzun bu anlamdaNever to want to see diğer okullara nazaran bir adım önde olduğuna candan inanıyorum. the other side of the hill Ayrıca Kule’nin yeni sayısında “merak” konusunun işlenmesi bu inancı-or that improbable country mı önemli ölçüde pekiştirmektedir.where living is an idyll(although a probable hell) Bize verilenle yetinmemek sadece bilimsel hayatın değil, günlükwould kill us all. yaşantının da bir gerekliliğidir. Öğrenci Konseyi olarak kampüstekiOnly the curious günlük hayatımızın daha iyi nasıl olabileceğine kafa yormakla yüküm-have, if they live, a tale lüyüz. Bu görevi layıkıyla yerine getirmek için gerçeklikten kopmadanworth telling at all. (1-5, 18-26) hayal ediyoruz, hayal ettikçe fikirlerimizi olgunlaştırıyoruz. Bir taraftan da idari birimlerin düzenlemelerini sorgulamaktan, “Neden?” sorusu-Alastair Reid nu sormaktan asla çekinmiyoruz. Bütün arkadaşlarımızın sorularının cevap bulması için sosyal medya dahil her türlü iletişim kanalını enHayatın her alanında kendine yer bulan atasözleriyle ilk yaşlarımızdan verimli halde kullanmaya çalışıyoruz. Bütün arkadaşlarımızdan rica-itibaren gün aşırı karşılaşırız. Geniş toplulukların ortak kaygılarından mız, Konsey’in sağladığı bu kanalları hiçbir çekince veya umutsuzlukdoğan atasözlerinden her zaman ders alınması gerektiği, çok eski içine girmeden kullanmalarıdır. Dileyen herkesi Çarşamba günlerizamanlardan gelen bu tecrübenin bize doğruyu gösterdiği söylenir. 18.30’daki haftalık olağan toplantılarımızda görmekten, herkesinBu düşünceye kısmen katılmak gerekse de bazı atasözlerinin yine eleştirilerini veya merak ettiklerini bizimle paylaşmasından mutlulukinsanoğlunun ortak duygularından biri olan korkaklığı savunmaktan duyarız.öteye gitmediğine inanmaktayım. “Merak insanı mezara sokar” veya“Merak kediyi öldürür” bu korkaklığın ilk akla gelen örneklerindendir. Umarım yeni yıl öğrenmenin en keyifli haliyle hepimize başarı ve mutluluk getirir. Üç yaşındaki bir çocuğun “neden, neden, neden?”Alastair Reid, yukarıda bir kısmına yer verdiğim “Curiosity” (Merak) diye ardı ardına sorarken taşıdığı heyecanı ömür boyu taşımamızadlı şiirinde, merakın kediyi öldürmediğini tam tersine hayatına anlam dileğiyle...kazandırdığını çok güzel bir sembolleştirmeyle anlatır. Kuşkulanma-nın, sorgulamanın, hayal etmenin aydınlığa kavuşmanın önkoşulu Veysel Onur Kaynarolduğunu en başta biz üniversite öğrencileri fark etmek zorundayız. Öğrenci Konseyi Başkanı 3
  6. 6. Mars’ta yaşamın gelişimine uygun bir ortam olup olmadığına dair araştırmalar yürütecek Mars robotu Curiosity (Merak), 570 milyon kilometrelik yolunu tamamladı. Adı üstünde bir teknoloji harikası yaratan insanlığın “Merak”ı, belki de yaşama dair yepyeni ufuklar açacak. Merak kediyi öldürür deseler de; insanlığın bugün geldiği noktaya ulaşabilmesinin, geçmişe ve geleceğe ışık tutabilmesinin itici gücü bu olgunun tam da kendisi.4
  7. 7. Merak ediyoruz ve soruyoruz... Neyi, neden merak ederiz? Yeni nesil neleri merak ediyor? İnsanların sosyalleşme pratiklerinden biri olan dedikodu, gizli olanı merak etmekle başlamaz mı? Gündelik hayatın fonksiyonel araçları merakımızı gidermemizde bize yardımcı mı yoksa merak etmekle başlayan araştırma sürecinin önünde bir engel mi? 5
  8. 8. Hayatın içinden meraka dair Gündelik yaşama, eğitime ve bilime yani hayata dair merakımıza odaklanan, deneysel ve deneyselliği ölçüsünde renkli geçen bir sohbet için Koç Üniversitesi Kampüsü’nde, Kule’nin yedinci katında buluştuk… Neyi neden merak ettiğimiz üzerine düşünüp, kendi kendimize yeniden bir sorgulama süreci içine girerken, bireysel düşüncelerin karması nasıl olurdu acaba? Bir tartışma ortamında merak etmek üzerine kim ne söyleyebilirdi? Farklı bilimsel bakış açıları, hatta sosyal bilimler ve fen bilimleri buluşsa merak üzerine yürütülecek bir tartışmada nasıl bir mozaik çıkardı ortaya? Tüm bu cevapları aradığımız deneysel bir sohbet için Koç Üniversitesi Kampüsü’nde Kule’nin yedinci katında buluştuk ve Kule için hazırlayacağımız yazıya bol bol düşünce kattık… Fizik bölümün- den Özgür Müstecaplıoğlu, Tıp Fakültesi’nden Tuğba Bağcı Önder, Hukuk’tan Murat Önok, Makine Mühendisliği’nden Çağatay Başdoğan, Felsefe’den Çiğdem Yazıcı ve Koç Üniversitesi İletişim Bölümü’nden Ahu Parlar merakın kendi hayatlarında ve akademik ilerleme sürecinde oynadığı roller, Türkiye’deki eğitim sisteminin ve özelde Koç Üniversitesi’ndeki eğitim yaklaşım- larının merak kavramına bakış açısı, gençlerin merakları ve daha fazlasını tartışmaya açtılar…6
  9. 9. Her şeyin başı merak vurgu yapıyor. Tuğba Bağcı Önder buBelki de adettendir dedik, bilimsel ilerleme noktada merakın öğretilebilirliğine dikkatve merak ilişkisine odaklanırken söze felse- çekerek, “Hayvanlar üzerinde yapılan deney-feden başlamak istedik. “Kanonik anlamda lere göre, öğrenme bir ödül mekanizmasıfelsefenin temellerini atan filozofların Sokra- sonucunda oluyor” diyor ve insanlar açısındantes ve Aristotales gibi düşünürler olduğunu da merakın bir ödülü olduğunu düşünüyor.kabul edersek” diye söze başlayan Çiğdem Ahu Parlar da bu konudaki düşünceleriniYazıcı “Acaba kimlerdi felsefi bilgiye temel aktarırken merak kavramına ilişkin tutumaolan ilk isimler?” sorusunu aklımızda canlan- dikkat çekerek şunları söylüyor: “İnsanındırarak “Felsefe merakla başlar” sözünden merak ettiği ilk şey nedir diye düşündüğü-açtı konuyu... “Evet, felsefe merak ve sor- müzde metaforik olarak Adem ve Havva’nıngulamayla başlar... Gündelik hayatta kabul elmayı merak ettiğini görüyoruz. Bu anlam-ettiğimiz, ezbere bir rutin vardır. Bu merakı da merak cezalandırılan bir duygu olarakkörüklemez. Merak bir şeylerin yolunda tanımlanıyor. Galileo da dünya yuvarlaktır Yrd. Doç. Dr. Çiğdem Yazıcıgitmediği anda başlar. Onları düzeltmek dediğinde desteklenmemişti. Ama tüm Felsefe Bölümüistediğimizde ortaya çıkar” diyor Yazıcı. baskılara rağmen insanlık merak etmekten vazgeçmedi…”Çağatay Başdoğan neden merak ettiği-miz üzerine düşünürken; bunun bir döngü Merakımızın peşinden gitsek misayesinde var olduğuna inanıyor. “Bir kazanç gitmesek mi?olmalı. Bu merakı tetikler. İnsanlar açısından İlk tespitler konuyu, merakımızın herhangiduygusal, finansal, kısa ya da uzun dönemli bir kazanç elde edebilecek kadar uzun sürelikazançlar olabilir. Örneğin Merak robotu- olup olmadığı tartışmasına doğru yönlen-nun Mars’ta gezinmesi uzun dönemli bir dirirken Özgür Müstecaplıoğlu güncelkazanç. Şimdi bu misyonu gerçekleştiren- koşulların merak süreci üzerindeki etkilerineler, onun gezdiği dağlara, tepelere isim değiniyor. Bilgiye ulaşmanın bu denli kolayveriyor. Bu 16. ve 17. yüzyılda gemilerle olduğu bir düzen içinde merak duygusun-dünyayı gezen kaşiflerin yeni keşfettikleri dan keyif alacak zamanın kaçırıldığına dikkatboğazlara, limanlara isim vermesine ve çekiyor ve ekliyor: “Bugün bilgiyi merak et-daha sonra bu yolculukları finansal olarak mek ve ona ulaşmak arasında geçen süre birdestekleyen ülkelerin o bölgeleri kolonisi polisiye romana başlamak ve son sayfasını Kim ne dedi?haline getirmesine ve ticaret yolları açması- hemen okumak gibi…”na benziyor. Sanırım döngü durursa merak “Kendi başına bir düşünceyiolmayabilir” diyor. Çağatay Başdoğan merak ve kazanç dön- sahiplenmek bizi zorluyor. Politik güsünde uzun dönemli kazançların önemini kültürümüzde de bu çok yaygın. BuOkuduğu kaynaklarda merakın bir içgüdü vurgulamamız gerektiğini düşünüyor. Genel- nedenle özne olamıyoruz.”değil ama içsel bir duygu olarak tarif edildi- de, kısa vadeli kazançlar peşinde olduğu-ğini anlatan Murat Önok ise merakın niteliğine muza dikkat çekiyor ve ekliyor: “Merak edip Çiğdem Yazıcı 7
  10. 10. uzun dönemli kazançlar hedefleyince hata verdiği örneklerle süreçlerin önemini vurgu- yapma olasılığı artar. İnsan hatalarından öğ- luyor ve “Özellikle biyolojik bilimlerde yap- renir ve ancak böyle gelişir. Yapılan hataların tığınız deneylerin %95’inden negatif sonuç insanın içinde negatif bir duyguya ya da alırsınız. Ben bir şekilde tedaviye de yararı ona uygulanacak bir cezaya dönüşmemesi olabilecek bilgiler peşindeyim ama biyolojik lazım.” bilimlerde birçok insan sadece öğrenmek için araştırır. Bu nedenle ‘proses’in kendisin- Çiğdem Yazıcı bu noktada söze giriyor: “Bir den zevk almak en önemlisidir” diyor. sanatçının eserine yatırımı ya da bir adanın keşfi bambaşka kazançlar. Ama merak Yeterince meraklı mıyız? etmeyle başlayan derinleşme sürecinin “Merak bir duygu olabilir; ama daha fazla sonunda olacak şeyleri hatırlatmak merakı merak edebilmek için belli bir kültür ve bilgi canlı tutmaya her zaman yetmiyor. Merak altyapısının geliştirilmesi gerekir. Farklı bilgi duygusunu canlı tutabilmek için, sonunda türleri arasında belli bir bağlantı kurabil- Yrd. Doç. Dr. Murat Önok kazanacağınız şeyden daha çok, yaptığınız meniz gerekir ki, daha ötesini görmeye Hukuk Bölümü pratikten keyif almanız önemli” diyor. çalışın” diyen Murat Önok eğitim sistemi ve sosyo-kültürel yapının merak kavramını nasıl Bu konuda Özgür Müstecaplıoğlu’nun şekillendirdiğine dair bir tartışma açıyor. örneği de şu: “Keşifler çağında gemileri krallar gönderiyordu ve onlar elde edeceği Eğitimini kısmen yurtdışında sürdüren Önok ganimetle ilgileniyordu. Ama o geminin Avrupa’daki eğitim sisteminde çok detaylı içindekiler sürecin kendisiyle de ilgiliydi.” bilgilerden ziyade öğrencilere yorumlama üzerine kurulu bir bakış açısının kazandırıl- Tuğba Bağcı Önder de kendi alanında maya çalışıldığına değiniyor. “Örneğin tarih Kim ne dedi? “Başkalarının özel hayatı ya da bir futbol maçının ardından soyunma odasında neler olduğu en çok merak edilen şey.” Murat Önok8
  11. 11. Kim ne dedi? “Biz neden merak ettiğimizi merak edebiliyoruz…” Çağatay Başdoğan Doç. Dr. Çağatay Başdoğan Makine Mühendisliği Bölümüve coğrafyada olaylar hakkında neden sonuç olduğunu anlatıyor. “Zaten bildiğiniz bir şeyiilişkisi kurmaya yönlendirilirdik. ‘Savaşı diğer taraf tekrar sorgulayarak nasıl öğrenirsiniz? İşte sizekazanmış olsaydı bugün için ne değişirdi?’ diye bunu irdeleme şansı tanınıyor” diyor.sorarlardı. Ama Osmanlı Tarihi ve Kültürü der-sinde, padişahın başlığının yüzde kaçının hangi Murat Önok daha önce öğretim görevlisiüründen imal edildiğini sorduğunuz bir sistemde olduğu üniversitede karşılaştığı bir olayı Yrd. Doç. Dr. Tuğba Bağcı Öndermerak etmek zordur” diyor. Tıp Fakültesi anlatırken Türkiye’deki yaygın gerçekliğe dikkat çekiyor: “Gerçekten bilgili bir öğren-Özgür Müstecaplıoğlu eğitim sistemindeki cim vardı, ama soru sormaktan çok çekinirdi.yapının kişiyi nasıl şekillendirdiğini şöyle Onunla birkaç kez konuştum korkmamasıanlatıyor: “Biz gençler üniversiteye geldikten gerektiği üzerine. Sonunda bir gün ‘Sizin içinsonra merak duygusunu yeniden canlandır- bunu söylemek kolay; ama ben ilkokulda ne Kim ne dedi?maya çalışıyoruz. Ama sınav sistemi, cevap- zaman söz alıp soru sorsam dayak yerdim’ları herkesin önüne sererken, geriye merak dedi. Bu da Türkiye’nin bir hakikati, merak “Japonlar bir konuya yaklaşırken,edecek bir şey kalmıyor. En hızlı sürede bizim toplumumuzda cezalandırılan bir ‘Başkası bunu yaptıysa bencevap vermenin ölüm kalım meselesi olduğu duygu…” Ahu Parlar da kendi öğrenim ya- de yapabilirim. Eğer başkabir düzende insanları tekrar soru sormaya şamından verdiği örneklerle merakın destek- kimse yapmadıysa bunu benalıştırmak kolay değil.” lenen bir kavram olmadığına dikkat çekiyor: “Ben ortaokulda din dersinden kalmıştım. yapacağım’ derken Türkler,Doktora ve doktora sonrası eğitimine Ame- Bunun tek sebebi, ‘Neden kadın peygamber ‘Başkası bunu yaptıysa ben nedenrika da devam eden Tuğba Bağcı Önder de yok?’ diye sormuş olmamdı.” yapayım? Başkası yapmadıysaoradaki insanların gerçekten meraklı olduğuna ben nasıl yapayım ki?’ dermiş...”dikkat çekiyor. Çünkü eğitim yapısında verilen Çağatay Başdoğan da eğitim sistemimizin Tuğba Bağcı Önderödevlerin tamamen merakı beslemek üzere sorgulamayı ve merakı tetiklemek yerine bil- 9
  12. 12. giyi verildiği gibi kabul etmek üzerine kurulu mızı yönlendiren? Çiğdem Yazıcı bu konuda olduğuna değiniyor. Hem eğitim sisteminde şunları söylüyor: “Merak bir bireysellik gerek- hem de kültürel yapıda var olan bastırılmış- tirir. Biz de bunun önü açılmıyor. Başkalarının lık ve otoritenin kendini tanıma yeteneğini hayatını merak ediyoruz. İlişkilerimizde bile körelttiğini vurguluyor. Başdoğan’a göre başkalarının üzerine konuşarak bir bağ, nelerden zevk aldığını bilmemek bile bunun yakınlık kuruyoruz. Birbirini dinlemek ve bir sonucu. anlamak üzerine yoğunlaşmıyoruz. Ne var ki, kendimizi araştırmaya açık olmalıyız. Kendi- Çiğdem Yazıcı da bu konuya öğrencilerinde mizi bildiğimiz bir şey gibi düşünürüz. Ama rastladığı bir tutumla örnek veriyor: “Onlara aslında böyle midir?” en çok neyi seversiniz diye sorduğumda bunu cevaplamaktan kaçındıklarını gö- Murat Önok’un bu konu hakkında söy- rüyorum. Bir makalede, bir paragrafın ne ledikleri hukukla ilişkili güncel örnekler anlattığını sormanız onlar için daha kolay de içeriyor. Onun sorusu şu: “Merakın her Doç. Dr. Özgür Müstecaplıoğlu cevaplanabilecek bir şey.” türlüsü yararlı mıdır? ‘Morbid curiosity’ kav- Fizik Bölümü ramını nereye koyabiliriz?” Daha geri kalmış Murat Önok ise bu tutumun yapısal fonksi- toplumlarda başkalarının özel hayatlarının yonlarla şekillendirilen bir yönüne değiniyor. en ilgi çekici konu olduğuna değinen Önok: “Aslında 12 Eylül’ün ardından eğitim sistemi “Genelleme olacak ama, başkalarının özel aracılığıyla yaratılmış bir durumla karşı karşı- hayatı ya da bir futbol maçının ardından yayız. İktidarın hükmetme yetkisi hatta tüm soyunma odasında neler olduğu en çok ikili ilişkilerdeki iktidar biçimi sorgulamayı merak edilen şey” diyor ve ekliyor: “Yargıtay reddediyor. Evet, iktidar merak ve sorgu- bir kararında buna ‘marazi (hastalıklı) merak lanmayı sevmez, belki de hataları ortaya duyguları’ demiş. Demokratik bir toplumda çıkacak diye... İktidar için insanların kendini bazı şeyleri bilmeye hakkınız var; ama başka- keşfetmesi büyük bir sorundur, tehlikedir. larının özel yaşamına, hele gizli alanına giren Çünkü kendini keşfetmek başka bir yola konularda böyle bir hakkınız yok. Mahrem gitmenin başlangıcıdır. Oysa insan kendini alanı öğrenmeye çalışmak merakı olumlu bir keşfetmeden, başkalarını merak ederek bir duygu olmaktan çıkarıyor.” kısırdöngüye kapılıp giderse iktidarın istedi- ği gibi şekillenip yönlendirilebilir.” Bir rol modeliniz var mı? Kim ne dedi? Merak ve ilerleme, geleceğe adım atarken Merak etmek, ama neyi? derinleşme…Hayatımızda bunları besleyen Kuşkusuz ki merak eden ve merakının peşin- şeyler olmalı mutlaka. Çevresel koşullarımız, “Yönetenlerin yönetilenlerden yönlendirilme biçimimiz ve belki de rol den giderken yılmayan birçok insan var. Yani daha meraklı olması iyi bir modellerimiz... Çağatay Başdoğan “Kızıma, merak bazen çevresel koşullar tarafından şey değil.” teşvik edildiğinden bazen de çevresel koşul- kadın rol modeller göstermekte zorlanıyo- ların yarattığı baskıya rağmen içimizde. Peki, rum. Bizi kendi toplumumuzdan örneklerin Özgür Müstecaplıoğlu bizi merak etmeye iten nedir? Nedir merakı- beslemesi gerekiyor” derken Murat Önok,10
  13. 13. “Acaba birisini örnek alma irademiz var korkulan şeylerden biridir. Çünkü sorumluluk Akademik yapıdakimı?” diye soruyor ve birine öykünüp, onun da bizdedir. Başkasının bizim adımıza karar profesyonelleşmenin yolyolundan gidebilmek için hayatınıza dair vermesi daha kolay. Savunduğumuz düşün-kafanızda belli bir yolu ana hatlarıyla çizmiş celeri referans vermek başka bir şey ama açtığı bürokrasi, araştırmaolmanız gerekir; ama çoğu kişinin bir A planı düşündüğüne destek arama, başkalarının da konularına yön veriyor.bile yok” diyor. onu düşünmesinden güç alma cemaat top- Dolayısıyla bilimsel alanda lumlarında yaygın bir şey. Kendi başına bir da meraklarımızın peşindenÇiğdem Yazıcı gözlemlerine dayanarak düşünceyi sahiplenmek bizi zorluyor. Politik gitmek gün geçtikçebaşkalarını takip etmenin daha çok ilham kültürümüzde de bu çok yaygın. Bu nedenlealmaktan değil; yapılanı aynen taklit etme özne olamıyoruz.” zorlaşıyor.yönünde olduğuna değiniyor. ÖzgürMüstecaplıoğlu da Türkiye’deki eğitim Çağatay Başdoğan ise “Kendini iyi tanıyansisteminin Türk bilim adamlarını anlatırken insan seçimlerini de kendi arzularına görebile çok kuru bilgiler verildiğini vurgulu- yapar ve bireyselleşebilir” diyor ve devamyor. “Örneğin o bilim insanının keşfettiği ediyor: “Bir gruba aidiyet hissederek de ken-şeyi o tarihte bulmak zordur; ama serüven di tercihleriniz olabilir. Ama bu bazen yadır-anlatılmıyor” diyor. ganıyor, sanırım açık bir toplum olmadığımız için…” Özgür Müstecaplıoğlu bu konudaBireyselleşebilenlerden misiniz? ailelerin, bir ebeveyn olarak kendisinin deBireyselleşemeyen bir toplumda merakın eleştirilebileceğini düşünüyor. “Çocukla-yeri ne olabilir? Biz Türk toplumu olarak rımız söz konusu olduğunda onlara bireyyeterince meraklı mıyız? Merak ve sorgulama olma şansı vermiyoruz” diyor.kol kola gitmeli. Peki, sorgulama onaylananbir şey mi? Murat Önok, bu konuda şunları Merak eskisi kadar değerli mi?söylüyor: “Sorgulama, otoriteye başkaldırı Merak duygumuz ve onun bizi götürdüğüolarak algılanıyor. Sorgulamanın bera- yerler dünyadaki değişim süreçlerindenberinde getirdiği eleştiri, başlı başına bağımsız değil. Peki, bilim politikalarındakiolumsuz karşılanıyor. Bir cümleye bile değişim merak duygusunun yerini nasıl‘Yanlış anlama, eleştirmek gibi olmasın etkiliyor? Ahu Parlar, sorduğu şu soruylaama…’ diye başlıyoruz. Toplumsal cinsiyet tartışmayı açıyor: “Stephan Hawking, birve rollerimiz çok net belirlenmiş. Babanın, makalesinde felsefe eskisi kadar soru sorma-kocanın, ağanın otoritesi sorgulanmaz… dığı için artık fizik de büyük gelişmeler katBu otoriteye bağlı olan kesim de azımsana- edemiyor demiş. Siz ne düşünüyorsunuz?”maz. Bu yapı içinde neyi sorgulayabilirsin, Çiğdem Yazıcı bu noktada akademik yapı-nasıl bireyselleşebilirsin?” daki profesyonelleşmenin yol açtığı bürok- rasiden bahsediyor. “Sosyal bilimlerdeki,Çiğdem Yazıcı da insanı özne yapan şeyin felsefedeki profesyonelleşme araştırmakkarar verme ve yetkinlik olduğuna değinerek istediğiniz şeyi yönlendiriyor. Felsefeninbunların olgunlaşmanın göstergesi olduğu- bile temel meselelerde soru sormasınınnu vurguluyor ve ekliyor: “Fakat bu en çok zorlaşması bundan dolayı” diyor. 11
  14. 14. Özgür Müstecaplıoğlu da, “Artık bilimde merak eskisi gibi önemli değil ve merakı canlı tutmak zorlaştı” diyor. Üretkenlik, motivasyon ve finansal destek gibi unsurların bilim insanlarını eskisinden daha farklı yönlendirdiğini belirtiyor. “Artık bir problem seçerken kendi merakım- dan çok toplumun merak etmek zorunda bırakıldığı problemleri araştırmak zorunda kalıyorum” diyen Müstecaplıoğlu’nun ardından Tuğba Bağcı Önder, Amerika’da bile temel bilim konularındaki araştırmalara ayrılan fonların oldukça düştüğü- nü vurguluyor. “Merakı bu kadar besleyen bir ülkede bile böyle… Profesörlerim beni, ‘İstediğin soruyu araştırmak eskiden daha kolaydı ama sen bu kadar özgür olamayacaksın’ diye uyarmıştı” diyor. Özgür Müstecaplıoğlu ise Amerika’da hala temel bilim yapmak isteyen birinin kendine bir enstitü bulabileceğine değinirken dünyada temel bilim enstitüsü olmayan üç ülkeden birinin Türkiye olduğu ger- çeğini hatırlatıyor. İçinizdeki merak duygusu sizi nereye sürükledi? Çiğdem Yazıcı: Özgür Müstecaplıoğlu: Tuğba Bağcı Önder: “Edebiyat ve arkadaş... Sorgulayıcı merak “Ben derslerimin dışında hep başka “Ben lisede sınav sistemine kendini bende ortaokulun sonuna doğru etkili ilgi alanlarına yöneldim. Notlarım odaklamış, stresli bir öğrenciydim. Çağın olmaya başladı. Lisedeyse okulu kırarak belki çok yüksek değildi ama bu mesleği olduğu için genetik istiyordum. Fethi Paşa Korusu’nda arkadaşlarımla başarıyı getirdi. Hayatımın sınava Çok irdelememiştim ama çok meraklı kendimizce bir ölü ozanlar derneği endeksli olmaması bir şanstı.” öğrencilerle çok güzel bir eğitim aldım. kurmuştuk… Varoluşçuluktan etkilenerek Yani merakın nasıl geliştirilebileceğini felsefeye adım attım. Üniversite de zaten üniversitede öğrendim. Bu nedenle aynı şeyi felsefeye olan merakımı pekiştirdi.” öğrencilere vermeye çalışıyorum.”12
  15. 15. Öğrencilerinizin merak duygularını tetiklemek için neler yapıyorsunuz? Çağatay Başdoğan: “Lisans eğitiminde belli bilgileri müfre- dat dahilinde belli bir periyotta aktarmak zorundayız. Ama merak duygusunu artırmak için öğrencilerin öğretileni sorgulamasına, test edebilmesine ve hatta hata yapabilmesine şans verecek bir mekanizma kurmalıyız. Şu anda verdiğiniz projeleri, sınavları, ders anlatış şeklinizi buna göre düzenlemeye çalışınca öğrenciler- den tepki alabiliyorsunuz; çünkü böyle bir modele alışık değiller. ‘Proje bazlı’ eğitim tarzına geçiş yapmak, hata yapmaya, hatayı görmeye ve test etmeye açık olmamıza olanak vereceğinden bize kazanç sağlayabilir… Bunu lisansüstü derslerde başarabiliyorum. Bir proje verip ucunu açık bıraktığınızda meraklı öğrencilerin bir adım daha fazla attığını görebiliyorsunuz.” Özgür Müstecaplıoğlu: “İlk sınıflarda verilen temel bilgilerin ardından fizik bölümünde sınıf mevcudu giderek düşüyor. Biz bölümde bu gibi mevcudu düşük derslerde öğrencilere sınav ha- zırlatabiliyoruz. Herkes bir soru sorarak ortak bir sınav oluşturuyor. Ayrıca sordukları sözlü sorulardan da ders içinde puan alıyorlar. Böyle bir ödül mekanizması da var. Çift anadal programlarındaki uygulamalarımızla da bilim insanı olmaya doğru geçiş sürecini hazırlamaya çalışıyoruz.” Murat Önok: “Eğitim açısından öğrencilerin merakını cezbedebilmek sosyal bilimler için daha kolay görünüyor. Çünkü gündelik hayatla iç içe bilgiler aktarıyorsunuz. Merakı uyandırmak için bilgiden ziyade neden sonuç ilişkisine odaklanabiliyorsu- nuz. Verilen bilginin haberlerdeki olaylarda, Türkiye’nin siyasal konjonktüründe bir yeri var. Öğrencilerime hep şunu söylüyorum: Kanunları ezberlemekle hukuk eğitiminde iş bitse, her kanun de- ğişiminde diplomanızı fesih etmek gerekirdi. Öğrenciler hukukun ezber olduğuna inanarak geliyor. Başta bunları anlatarak o inancı kırmak gerekiyor.”Ahu Parlar: Çiğdem Yazıcı: “Klasik felsefe tarihi müfredatını zorlayarak“Ben uzun yıllar gazetecilik yaptım ve şimdi düşündüğümde soru sormayı çok kim ne demiş diye sorarsanız hiç şansınız yok ve olmamalı da…sevdiğim için buna yöneldiğimi anlıyorum. Bunun kaynağı ise babamdı. Ben Bilginin kesinliği var mıdır yoksa tartışılabilir mi? Bunu Descarteskimim, amacım ne gibi soruları çok küçük yaşta sormamın sebebi buydu. Bunun okutarak yapabilirsiniz ama hayatınızla bağ kurarak yapmak,acısını da çektim, çünkü eğitim sistemi bunu pek kabul etmiyor. Amerika’da gündelik hayatla eşleştirmek daha önemlidir. Annem beni seviyorokumaya başladığımda sayısal derslerim çok iyiydi, ama belli bir düşünce ya da iki kere iki dörttür gibi ön kabulleri tartışmaya açan deneyselsistemine göre hareket etmem gereken konularda çuvallıyordum, soru sormak yazı ödevleri veriyorum. Genel anlamda alıştığımız şey, konuyubir azaptı. Yüksek lisans ise gerçekten bilinçli ve yapısı olan sorular sormaya çalışmak ve kişiyi öğrenmektir. Otorite yazan kişidir; yani siz pasifbaşlamamda dönüm noktası oldu.” okuyucu olursunuz. Bu nedenle okunan makaleden önce bu tarz deneysel şeyler yaptırmak konunun ağırlığı altında ezilmeyi engelliyor; kişi bakış açısını tartarak okuyabiliyor.” 13
  16. 16. Yaşamın kaynağı ne su ne toprak Sadece merak, o temel güdü… Yrd. Doç. Dr. Nazmi Ağıl İnsani Bilimler ve Edebiyat Fakültesi Kutsal kitaplara kulak verirsek, Adem ve Havva’nın yasak meyvenin tadını merak etmeleriyle başladı yer- yüzünde bildiğimiz anlamda hayat, kadın doğurmaya, adam toprağı işleyip yiyecek elde etmeye. Oysa ne güzel ekmek elden su gölden mutlu mesut yaşıyorlar- dı Cennet Bahçesinde, onca meyve ellerinin altınday- ken bir elmanın tadından mahrum yaşasalar ne çıka- caktı sanki? Ama insan tabiatının olmazsa olmazı bu dürtü. Çünkü bir anlayışa göre, insan tamamlanmamış bir proje ve insanın binlerce yıllık serüveni kendini tamamlamak yolunda bir arayışın öyküsü, süreçte en büyük harekete geçirici güç ise merak. Ama o ilk huzurun kaybedilişi derin bir travma ya- ratmış olmalı insanda ki ta eskilerden beri tehlikeli gö- rülmüş bilginin verili sınırları dışına çıkma isteği. Babil Kulesi hikayesini bilirsiniz. İnsanlar Tanrının gizlerine ulaşmak için ucu bulutların arasında bir kule inşa etmeye başlar fakat buna kızan Tanrı onların dillerini farklılaştırır ve bir anda kimse kim- senin dediğini anlayamaz olur. Böyle olunca da bir türlü tamamlanamaz inşaat, sonunda çöker. Benzer14
  17. 17. Edebiyatta, sanatta, sinemada bilgiyi ararken yoldan çıkmış, kibrin ve bilginin verdiği gücün etkisiyle ruhları kirlenmiş ve daha fazlası için Şeytanla anlaşıp, sonsuzca lanetlenmiş bilim adamı tipine sıkça rastlarız.bir örnek de Dr. Faustus’un hikayesidir. Or- karısının sabrı ve uysallığının sınırlarınıtaçağ Avrupa’sında anlatılagelen hikayeye merak eden bir beyden söz eder. Bu beygöre bu isimde bir bilim adamı sonsuz bilgi yoksul bir kızla evlenirken ondan tümkarşılığında ruhunu Şeytana satar. Pek çok emirlerine kayıtsız şartsız uyacağı sözü-farklı versiyonları olan bu kıssanın en güzel nü alır. Sonraki yıllarda bir kızı olur, onuanlatıldığı eserlerden biri Shakespeare’le öldürteceğini söyleyip kadının kucağındançağdaş Christopher Marlowe’un oyunudur. alarak gizli bir yere yollar. Ardından doğanSonunda Faustus bu merakı yüzünden oğluna da aynı şey yapar. Zavallı anne ikicehenneme gider. Oysa yüzyıllar sonra büyük acıya da sabırla katlanır fakat kocası-hikayeyi yeniden ele alan Goethe, Faust nın merakı bir türlü tatmin olmaz. Bakalımkarakterini bu doymak bilmez bilgi arayışı bir teste daha dayanabilecek midir karısı?nedeniyle bağışlanmaya değer görür. Ama Yeniden evlenmek istediğini belirtip, o sıraondan sonra da edebiyatta, sanatta, sine- on beş yaşına giren kızını gelin adayı olarakmada bilgiyi ararken yoldan çıkmış, kibrin getirtir, karısına da gerdek odasını hazırla-ve bilginin verdiği gücün etkisiyle ruhları ma görevi verir. Düğün gecesi eğlencedekirlenmiş ve daha fazlası için Şeytanla kızını tanıyan kadın buna dayanamaz, beyanlaşıp, sonsuzca lanetlenmiş bilim adamı her şeyin bir oyun olduğunu söylese detipine sıkça rastlarız. Bu yapıtlardan belki oracıkta ölür. Chaucer bir başka hikayedede en bilinenleri Frankenstein ile Dr. Jekyl ve yine merak konusunda uyarıda buluna-Mr. Hyde’dır. Biri Tanrılığa soyunup yoktan rak bir kahramanını şöyle konuşturur: “İkibir insan var eden, diğeri kendi kişiliğini şeyi merakta insan fazla ileri/ Gitmemeli:parçalayıp ikinci bir kişilik –yani yine ayrı Bir Tanrı’nın, bir de karısının gizleri./ Belkibir insan - oluşturmayı başaran bir başka Tanrı’nın işlerine dilediğince/Sokabilirsindoktorun trajedisini anlatır. Yine bir Ortaçağ burnunu ama diğerini pek kurcalamahikayesinde İngiliz ozan Geoffrey Chaucer bence.” 15
  18. 18. Bizim de kültürümüzde de fazla meraklı olmanın zararları konusunda deyişler, uya- rılar yer alır, masallarımızda kırkıncı odanın içinde ne olduğunu öğrenme isteğinin tehlikeli sonuçları anlatılır. Ama unutmayalım, biz bir üniversiteyiz ve işimiz merak etmek, Alfred Lord Tennyson’ın “Ulysses” adlı şiirinde dediği gibi “bilgiyi batan bir yıldız gibi insan düşüncesinin en uzak ufkuna kadar kovalamak… / savaşmak, aramak ve asla yılmamak.” Son olarak “Merakınız hiç sönmesin!” diyor, sizleri İskoçya doğumlu bir ozanın Yrd. Doç. Dr. Nazmi Ağıl benzer duyguları anlatan dilimize sizin için çevirdiğim dizeleriyle selamlıyorum. MERAK Öldürmüş olabilir kediyi; daha büyük olasılıkla Meraklı olanlar… kedi şanssızdı, o kadar, ya da merak hayatta kalırlarsa, inanın, ediyordu ölümün nasıl bir şey olduğunu; tahminen, yalnızca onların anlatmaya değer patilerini yalamaya devam veya bir şeyleri var. batınlarla yavruya babalık etmek için bir nedeni kalmamıştı zaten. Kedinin çok karılı, şehvet düşkünü, sorumsuz, tutarsız olduğundan, çocuklarını terk ettiğinden ve dokuz Ne yandan bakarsan bak, canlılığına dair masallarla akşam yemeklerinde yeterince tehlikeli bir şey meraklı olmak: soğuk rüzgarlar estirdiğinden söz ediyor köpekler. Hep söylenene inanmamak, görünüşe aldanmamak, İyi ya işte, bırakın dokuz canlı ve çelişkili, sivri sorular sormak, hayalleri berbat etmek, değişmeye yeterince meraklı olsun ve her keresinde evi terk etmek, fareleri koklamak en az ilki kadar acı çekip ve sırtını dikleştirmek ölerek ve tekrar tekrar ölerek pek sevimli kılmıyor onu ödemeye hazır olsun kedi payını. sualsiz kavuk ve kuyruk Gerçeği öğrenmek için güvenilir olan sallamanın rağbette olduğu tek kaynak, sonuçta, bir kedinin dokuz canından geriye kalan. hoş kokulu sepetler, duruma uygun kadınlar ve nefis yemeklere alışkın köpek çevrelerinde. Ve her cehennem dönüşü kedinin bize anlatacağı şu: Yine de, merakı yüzünden ölmez kedi, ölürse merak yoksunluğundan ölür. Ölmek yaşayanların işi, Tam aksine, Ölmek sevenlerin işi, tepenin öte yamacını Ve ölü köpeklerden farksızdır ya da yaşamın pastoral bir şiir olduğu Yaşamak için ölmek gerektiğini o imkansız ülkeyi Bilmeyen kişi. (gerçekte muhtemel bir cehennem olsa bile) görmek istemesi Alastair Reid öldürmez kimseyi-16
  19. 19. Schrödinger’in kedisiSchrödinger kuantum mekaniğinin temel kavramlarına yer verdiği düşünce deneyinde başrolebir kediyi koyar. Bu sadece basit bir espri değil içten gelen doğa merakına yapılan vurgudur…Prof. Dr. Tekin Dereli Fizik BölümüKediler kendine has huyları olan meraklı yaratıklar-dır. Yıllar önce minik bir yavruyken gelip evimizekapılanan ve kısa zamanda ailenin bir ferdi halinegelen tekir kedimizin marifetlerini hala hatırlıyoruz.Schrödinger’in kedisi oldu mu? Bir fikrim yok. Kuan-tum fiziğinin en zor kavramlarından birini anlatmakiçin verdiği örnekte başrolü bir kediye verirken nedüşündüğünü de hiç bir yerde açıklamamış. Acababu tercihinde şakadan öte bir şey var mıydı? Kesinolan gerçekten akılda kalıcı ve uzun yıllardır ilginç-liğini yitirmemiş bir örnekle kendini ifade edebilmişolduğudur.Schrödinger’in düşünce deneyi şöyle: Kedimizikapalı bir kutuya koyalım. Hiçbir şekilde kutununiçini görmeyeceğiz, tartmayacağız, dokunmayaca-ğız. Kutunun dışında bulunan bir radyoaktif atomeğer bozunursa, bir mekanik düzenek yardımıylakutunun içindeki zehirli maddeyi açığa çıkartarakkediyi öldürecek. Eğer atom bozunmazsa bir şeyolmayacak, kedi diri kalacak. Tekil bir atomun bozu-nup bozunmadığının olasılığı kuantum mekanikseldurum vektörüyle belirlenir. Bu nedenle radyoaktifatom bozunmuş durumu ile bozunmamış duru-munun bir kuantum birleştirimindedir dersek biranlamı olur. Peki, kedi için ne diyebiliriz? Kutuyu açıpbakmadan ölü mü yoksa diri mi bilemeyiz. O haldesoru şu: Kutu kapalıyken, tıpkı atomun olduğu gibi,kedi ölü durumu ile diri durumunun bir kuantumbirleştirimindedir denebilir mi? 17
  20. 20. Schrödinger bu örnekte kuantum meka- da yetişmiş çok yönlü bir entelektüeldi. niğinin temel kavramlarına yer vermekte- Genelde Viyana entelektüellerinin olduğu dir. Radyoaktif atom mikroskopik ölçekte gibi onun da sanatçı eğilimleri vardı. bir kuantum sistemidir. Kapalı kutudaki 1933’de öğretim üyesi olarak bulun- kedi ise makroskopik ölçekte bir sistem duğu Berlin’i Nazilerden kaçarak terk olup mikroskopik sistemle etkileşimi (ze- etti. Bir süre oradan oraya savrulduktan hiri açığa çıkaran mekanizma) bulunmak- sonra 1936’da doğduğu ülkeye döne- tadır. Kapalı kutuyu açarak kediye bakan rek Graz Üniversitesi’nde ders vermeye (makroskopik) gözlemci dolaylı bir kuan- başladı. Ancak Mart 1938’de Avusturya tum ölçümü yapmaktadır. Sistemin kapak Almanya’ya ilhak edilince burada da kala- açılmadan önceki durumuyla kapak mayarak kendi otomobiliyle Alp Dağlarını açıldıktan sonraki durumunu karşılaştıra- aşıp İtalya’ya ve oradan ailesiyle beraber lım. Kutu açıldıktan sonra kedi ya ölüdür Oxford’a sığındı. Schrödinger 1940’da ya diridir. Bu ikisinden başka bir seçenek İrlanda’nın matematikçi başbakanı Eamon olamaz. Peki, kutu kapalıyken kedi ne de Valera tarafından kurulan Dublin Prof. Dr. Tekin Dereli durumdaydı? Ölçmeden, yani kutuyu açıp İleri Araştırmalar Enstitüsü’nün başına bakmadan kesin bir şey söyleyemeyiz. geçmek üzere davet edildi. Bilim dünya- sının kıyısında, ama 2. Dünya Savaşı’nın Birleştirici unsur: Merak uzağında, 1956’da emekli olup Viyana’ya Erwin Schrödinger (1887-1961) kuantum geri dönene dek, yaşadığı İrlanda’da mekaniğini 1926’da bugün bildiğimiz önemli çalışmalar yaptı. Dublin’deki ilk iki haliyle formüle etmiş çok ünlü bir teorik yılını asistanlarıyla ileri düzeyde kuantum fizikçiydi. İlk yazıldığı tarihten sonra üze- mekaniği dersleri yaparak geçirdi. Ondan Schrödinger denkleminin rinden neredeyse bir yüzyıl geçmiş bulu- istenen resmi görevi ise her yıl kendi çözümüyle verilen dalga nan Schrödinger denkleminin çözümüyle seçeceği konularda halka açık konferans- fonksiyonlarının fiziksel verilen dalga fonksiyonlarının fiziksel lar vermesiydi. Çok ciddi hazırlanarak bakımdan nasıl yorumlanması bakımdan nasıl yorumlanması gerektiğini ilkini 1943’te sunduğu bu konferanslara bugün hala tartışmaktayız. Schrödinger (“What is life?”) sık sık Eamon de Valera gerektiğini bugün hala 19. yüzyıl sonu “fin de siecle” Viyanasın- da geliyordu. Schrödinger’in hala basılan tartışmaktayız.18
  21. 21. Viyanalı bir burjuva ailesinin çocuğu olarakdöneminin en iyi okullarında yetişen Schrödinger’isanata veya iş hayatına değil teorik fiziğe bağlayaniçten gelen doğa merakıdır. Erwin Schrödinger Eamon de Valera“Genişleyen Evrenler” (Expanding Universes), di? Ben bu ortak noktayı onların içgüdüsel merak eder, ortalığı karıştırır, aletleri bozar,“Uzay-Zamanın Yapısı” (Space-Time Structure), merak duygularına bağlıyorum. Bir yanda büyüklerini bezdirirler. Çocukta kendini“Hayat Nedir?” (What is Life?), “Us ve Madde” fakir bir göçmen ailesinin çocuğu olarak New erken gösterebilen bu merakı söndürmemek(Mind and Matter) başlıklı popüler ancak an- York’ta doğan de Valera’yı Dublin’de üniver- gerekir. Evde ve okulda ilgilenilip sorgulayıcılaşılması kolay olmayan kitaplarında tartıştığı sitede matematik okumaya yönelten ve bu ve araştırıcı olmaya teşvik edildikleri orandafikirler bugün de önemlerini korumaktalar. ilgisini uzun ömrü boyunca canlı tutan; öte bu meraklı çocuklar arasından bilim insanları yanda Viyanalı bir burjuva ailesinin çocuğu ve matematikçiler çıkacaktır. Schrödinger’inEamon de Valera (1882-1975) İrlanda olarak döneminin en iyi okullarında yetişen kedisi örneğinde sadece basit bir espri değilCumhuriyeti’nin kurucularından birisi ve Schrödinger’i sanata veya iş hayatına değil bu içten gelen doğa merakına bir vurguüçüncü cumhurbaşkanıdır. Onun gibi bir ey- de teorik fiziğe bağlayan aynı içten gelen yapıldığını da düşünüyorum.lem adamıyla Schrödinger gibi sanatçı ruhlu doğa merakıdır. Bazı çocuklar hikayelerebir bilim adamının ortak noktası ne olabilir- konu olacak kadar çok soru sorarlar; her şeyi Kuantum dünyasında çığır açan araştırmacılar Kuantum fiziğinin öngördüğü görünüşte garip pek çok olay doğrudan gözlenemez; araştırmacılar ancak bu garip olayların ilke olarak kendilerini göstere- cekleri düşünce deneylerini tartışmaktadırlar (Schrödinger’in Kedisi). Ancak Serge Haroche ve David J. Wineland, beraber çalıştıkları araştırma grupları içinde geliştirdikleri yeni laboratuvar yöntemleri yardımıyla, daha önce doğrudan gözlenemeyeceği düşünülen çok kırılgan kuantum durumlarını ölçtü, kontrol etti ve tanecikleri sayabildi. Böylece kuantum taneciklerinin durumlarını bozmadan doğrudan gözlemlenebileceklerini göstererek kuantum fiziği deneylerinde yeni bir dönem başlatan Haroche ve Wineland “Çığır açan deneysel yöntemleriyle tek tek kuantum sistemlerinin manipulasyonunu ve ölçümlerini sağlama- ları” nedeniyle İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi’nce 2012 Nobel Fizik Ödülü’ne layık görüldü. National Institute of Standards and Technology (NIST) ve Unıversıty of Colorado Boulder’de araştırmacı ve grup lideri olarak çalışan Wineland ve şu an College de France ve Ecole Normale Superiore’da profesör olarak görevli olan Haroche ışık ve maddenin temel etkileşimleri üzerinde, 1980’lerin ortalarından bu yana çok ilerlemiş olan kuantum optik alanında çalışıyorlar. Çığır açan yöntemleri bu araştırma alanında kuantum fiziği ilkelerine göre çalışacak süper hızlı yeni nesil bilgisayarların tasarlanması yolunda ilk adımların atılmasını sağladı. Belki de kuantum bilgisayarları 21. yüzyılda günlük yaşamlarımızı tıpkı geçen yüzyılda klasik bilgisayarların yaptığı gibi kökünden değiştirecek. Bu araştırmalar aynı zamanda gelecekteki yeni bir zaman standardını oluşturabile- cek, günümüzün sezyum saatlerinden yüz kat daha hassas saatlerin yapımına temel olacak. 19
  22. 22. Markanın keşfine yolculuk Hem kısa hem de uzun vadede başarılı olmak isteyen şirketlerin en büyük silahlarından biri tüketicilerin merakının doğru bir şekilde yönetimi olacaktır. Nüket Ağar Pazarlama Bölümü, Doktora Öğrencisi Tüketiciler, mantıklarının mı yoksa duygu- denemek için harekete geçirebildiği ölçüde larının peşinden mi giderler? Birçok şirket başarılı olacaktır. Tabii merak duygusunun or- pazarlama departmanı ve akademi dünyası taya çıkarılabilmesi için ilk yapılması gereken, bu sorunun cevabının peşindedir. Merak, aynı hedef kitlenin ürün hakkında bilgilendiril- açlık ve susuzluk gibi, giderilmedikçe katlana- mesidir. Bu sebeple yapılan tanıtımlar ve rek- rak artan ve yeterince devam ederse bütün lamlar (dergilerde, gazetelerde, televizyonda, ihtiyaçların önüne geçebilen bir duygudur. billboardlarda vb.), ürünü farklılaştıran, o Birisine karşı ilgimiz, bizi meraklandırabildi- kategori hakkında genel olarak bildiklerimiz- ği ölçüde oluşur. Mitolojide ve masallarda den uzaklaştıran noktalarını ortaya çıkararak insanların başına gelen kötülüklerin sebebi; yapıldığı takdirde etkili olabilir. ama aynı zamanda insanın teknolojide ileri gidebilmesi ve aydın olabilmesi için öncelikli Ürün beklentilerinin, zihnimizde canlanan Yeni bir ürün, ihtiyacıdır merak. kategori tanımından uzaklaşmasıyla merak hedeflenen kitleyi duygumuz harekete geçer ve arada oluşan Amaca giden yolda en önemli adım tutarsızlığı kapatmak için ürünü keşfetmeye heyecanlandırabildiği Şirketlerin, yeni ürünler ortaya koyarken ya teşvik eder. Kısacası, genel olarak kategori ve meraklandırabildiği, da yeni markalar yaratırken tüketiciyi kendine hakkında bilgilerimizden uzaklaşan bir ürün böylece denemek için çekebilmesi için yapması gereken önemli tanıtıldığında, gerçekten vaat ettiklerini harekete geçirebildiği işlerden biri, merakı doğru yönetebilmektir. gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceği üzerine ölçüde başarılı Yeni bir ürün, hedeflenen kitleyi heyecanlan- merakımızı kabartabilir. Bu noktadan sonra, olacaktır. dırabildiği ve meraklandırabildiği, böylece potansiyel tüketicinin ürün hakkında duyarlı-20
  23. 23. lığı ve deneme isteği artabilir ki, bu da şirket- yonlara, hatta ürünü reddetmeye götürmesi Ürün beklentilerinin,lerin pazarlama departmanlarının amacına mümkündür. Konsept olarak kafamızdaki zihnimizde canlanan kategorigiden yolda büyük bir adımdır. ürün tanımından çok farklı bir ürün piyasaya tanımından uzaklaşmasıyla çıktığında, vaatlerinin doğru olmaması ihti-Merakın da fazlası zarar malinin çok daha yüksek olduğuna inanmaya merak duygumuz hareketeMerak, açlığa veya susuzluğa benzer demiş- başlayabiliriz. geçer ve arada oluşantik. Aynı bu ilkel duyular gibi, giderilmediği tutarsızlığı kapatmak için bizisürece yoğunlaşır merak. Fakat yine açlık Zamanlama: Toplum buna hazır mı? ürünü keşfetmeye teşvik eder.ve susuzluk gibi, çok uzun süre giderilme- Birçok yenilikçi ürün, zamanından öncediği takdirde, giderilmesi isteği azalmaya çıktığı ve henüz inandırıcılığı olamadığındanbaşlayabilir. Uzun süre yemek yemediğinizde, piyasada tutunamamış ya da popüler olmasıbir lokma bile yiyemeyecek hale geldiğiniz za- için uzun yıllar geçmesi beklenmiş olabilir.manları düşünün. Aynı bunun gibi, uzun süre Şu anda Apple firması sayesinde çok popülermeraklandıran reklam kampanyaları veya olan iPad (tablet bilgisayarlar), aslında türü-kafamızdaki ürün algısından çok farklılaşan nün ilk örneği değil. 1999 yılında, Bill Gates’inyeni ürün tanıtımları da negatif reaksiyonlara önderliğinde Microsoft, tablet bilgisayarlarımaruz kalabilirler. Bu sebeple de etkili olduğu tanıtmış ve piyasaya sürmüş, ama nihayetindekadar riskli bir stratejidir merak duygusunu başarısız olmuştur. Microsoft’un da öncesindekullanmak. on senelik bir geçmişi olan tabletler, birçok fir- manın (1980 sonlarında Apple da dahil olmakKimi reklam kampanyaları, “gizem” konseptini üzere) zarar etmesine sebep olmuştur. Peki,kullanarak merak duygusunu uyandırmayı, iPad’de farklı olan şey neydi? Neden diğerleriböylece ürün farkındalığını artırmayı amaçlar- değil de iPad tüketiciler tarafından tutuldu?lar. Tanıtımı yapılan ürünü o anda açıklama- Bunun cevabını marka ve merak konseptle-yarak belirsizliği artıran, tüketicilerin merakını rinin birleşmesiyle verebiliriz. Apple, tabletyükselterek dikkatlerini çeken birçok reklam bilgisayarları piyasaya sürdüğü 2010 yılındakampanyasının oluşumu da buraya bağlana- yenilikçi kişiliğiyle bilinen popüler bir markabilir. Reklamın sonunda ürünü gösterenler- haline gelmişti. O döneme kadar öncelikleden, haftalar boyunca ürünü sır gibi saklayan iPod, sonra da iPhone ürünleriyle; tüketicilerive böylece belirsizliği, dolayısıyla da merakı belli bir dizaynı ve dokunma özelliği olanartıranlara; geniş bir yelpazesi var “gizem” ürünlere alıştırdı. Böylece tablet bilgisayarlarıkonseptini işleyen kampanyaların. Fakat piyasaya sürdüğünde, tüketicinin merakınıgenelde pozitif bir ilgi uyandırması beklenen ideal seviyede çeken marka; bu ürünleriylebu kampanyalar, çok uzatıldığı veya düzgün kabul gören bir kategori oluşturdu. Kısacası,yapılmadığı takdirde insanları sıkabilir ve yenilikçi bir marka algısı ve ürün yönetimiylesinirlendirebilir de. Bu sebeple merakı artırıcı beraber, Apple gibi şirketlerin başarısındakireklam kampanya stratejilerinin çok dikkatli en önemli faktörlerden biri de merak olgusu-işlenmesi gerekir. Yani, halk arasında da çok nu iyi kontrol edebilmektir. Hem kısa hem dekullanılan “fazla merak kötüdür” lafı akademik uzun vadede başarılı olmak isteyen şirketlerinolarak da doğrulanmıştır. Merak duygusunun en büyük silahlarından biri tüketicilerin mera-fazla suistimal edilmesi ve negatif reaksi- kının doğru bir şekilde yönetimi olacaktır. 21
  24. 24. “Gerçeğin” peşinde… Gerek hukuk gerekse tüm bilimler aynı nihai sonuca varmak için vardır: Gerçeği (veritas) bulmak. Peki, hukukun aradığı “gerçek” hangisi? Yrd. Doç. Dr. Yiğit Sayın Hukuk Fakültesi Tarih bize insanoğlunun tatmin edilemez merak duygusunun her türlü icat ve gelişmenin en temel itici gücü olduğu- nu gösterir. İhtiyaç ve gerekliliklerle birleştiğinde merak, insanoğlu için en ulaşılamaz görünen hedeflere varacak yolcuklarının başlangı- cını teşkil eder. Tarih öncesi dönemlerde çimenlerin üzerinde yatarak gökyü- zündeki parlak noktalara bakan ve bu noktaların gökyüzündeki delikler oldukları açıklamasıyla tatmin olmayıp; gerçekte ne olduklarını, nerede olduklarını ve hatta gerçek olup olmadıklarını merak edenler, sonunda uzaya çıkan torunlarının yolculuklarının ilk adımlarını binlerce yıl önce atmışlardır… Hukuk ne tip bir düzen için var? Bilim meraktan beslenir ve gelişir, peki ya hukuk? Hukukun bir bilim olup olmadığı tartışmalarını bir kenara bırakırsak aslında kanaatimce gerek hukuk gerekse tüm bilimler aynı nihai sonuca varmak için vardırlar: Gerçeği (veritas) bulmak. Bu bağlamda hukukun aradığı ‘gerçeğin’ aslında tam olarak ne olduğu, hayattan ve hukuktan ne an- ladığınızla alakalı olarak değişebilir. Daha net bir ifadeyle hukukçu ‘adalet’in mi peşindedir; yoksa ‘düzen’in mi? Hukuku sadece bir düzen, bir emre- dici kurallar bütünü olarak görüyorsanız o halde22
  25. 25. Bir avukat, hukuk kuralını nasıl ve ne şekildeuygulayacağını veya bu kuralın onun amacınanasıl hizmet edebileceğini merak ederken,bir hukukçu o kuralın neden var olduğunu vehukukun gerçeğine -adalete- ne şekilde hizmetedebileceğini merak eder. Yrd. Doç. Dr. Yiğit Sayınhukukun aradığı gerçek, aslında bir toplulu- de belirlemesi, nelerin merak konusu edilip uygulayacağını veya bu kuralın onun amacınağun sosyal hayatının ve ona hakim olacak gü- edilmeyeceğine karar vermesi düzenin gereği nasıl hizmet edebileceğini merak ederken,cün konuşlanacağı yerin en kusursuz şekilde haline gelir. Gerçeğin aydınlığa çıkması ve ona bir hukukçu o kuralın neden var olduğunudüzenlenebilmesine yarar. Hukuku sadece bir bağlı olarak adaletin tecellisinin düzeni bo- ve hukukun gerçeğine -adalete- ne şekildedüzen değil ama adalete ve eşitliğe yönelik zacak, yönetenlerle yönetilenler arasındaki hizmet edebileceğini merak eder. Buna karşınbir düzen olarak görüyorsanız bu durumda uyuma zarar verecek ve en nihayetinde de bir avukatın hukukçu gibi veya bir hukukçu-hukukun aradığı gerçek, adaletin, adalet de kamu yararına ve devlet çıkarlarına aykırılık nun avukat gibi düşünmesi zannımca genegerçeğin ta kendisidir (Veritas Aequitas). oluşturacak bir olgu olarak algısı ve sanal ile hukuka yükledikleri anlamla ve fonksiyonla adaletsizliğin, gerçek ve adalet olarak kabu- açıklanabilir. Anlaşılan o ki merak aslındaHukukun bir emredici kurallar bütünü ve lü böylesine bir düzenin hukuk anlayışına hukukun ve hukukçunun hiçbir zamandolayısıyla da esasen cebri bir düzen olarak aykırı olmaz. Buna karşın hukukun adalete kaçamayacağı bir duygudur, fark, merakınkabulü durumunda hukukçunun merak ve eşitliğe yönelen ve bireyi odak alan kaynağının ve tezahürünün derecesidir.duygusunun yerini itaat ve biat duygusunun bir nizam olarak ele alınması durumundaalacağını ileri sürmek çok da yanlış olmaz. aradığı asıl değer adalet olacaktır. Gerçeğin Hukuk neye hizmet eder?Böyle bir düzende merak duygusuna pek yer ortaya çıkması adaletin hükümranlığıyla Tüm bunların ışığında denebilir ki, hukuk-yoktur; zira zaten belirli bir kişi veya kesim aynı kadere bağlanır ve böyle bir düzende çunun hukuk üzerine en merak ettiği veherkesin yerine merak etmiş, gerçeğe ulaşmış hukukçunun merakı adaletin en doğru, en çağlar boyunca cevabını aradığı soru aslın-ve sınırlarını belirlemiştir, hukukçulara bırakı- vicdanlı ve en yalın şekilde nasıl uygulana- da en yalın ve temel olanıdır: hukuk nedirlan ise bu gerçeğin uygun şekilde toplumsal cağı üzerine olacaktır: sonuçları gücü ve ve neye hizmet eder? Binlerce yıldır her türolarak güçlüler lehine düzenlenmesidir. Böyle güçlüyü tatmin etsin veya etmesin… soruna ve uyuşmazlığa çözüm bulmuş, herbir düzende amaçlanan gerçeğin ‘adalet’yerine düzen olması da aynı kaynağa dayanır. Bakış açısı soruyu değiştirir çeşit düzenin hukuk eliyle tecrübe edilme-Aranan gerçeğin değerinin sıradanlaştırılması, Görülüyor ki, aslında hukukçuların neyi sini sağlamış hukukçuların bu en birincilkuşkusuz asıl gerçeğin -adaletin- hukukçular neden merak ettikleri biraz da hukuk- sorunun cevabı üzerine olan meraklarınıve itaat ettiklerince tahrifine ve dönüştürül- tan ne anladıklarıyla ilintilidir. Bir hukuk hiçbir zaman tam olarak giderememişmesine yol verir. Hatta ‘bilimin gerçeği’ dahi kuralının niye var olduğunu merak etmek olmalarıysa hukukun bir bilim dalı olarakböylesine bir sanal düzen yaratma uğruna ile o hukuk kuralının nasıl uygulanacağını durduğu istisnai ve müstesna yeri bizeaynı kaderi paylaşabilir. Böyle bir düzende merak etmek arasındaki fonksiyonel farktır tekrar tekrar hatırlatmaktadır; merak etsektüm yetkileri elinde tutan ve hukukun anlamı- aslında tam da ifade etmeye çalıştığım. Bir de etmesek de...nı ve içeriğini de belirleyen bir gücün gerçeği avukat, hukuk kuralını nasıl ve ne şekilde 23
  26. 26. Algılarınızı açın! “Merakın oluşmasının temellerinden biri algıların açık olmasıdır. Algıları açık olmayan insan merak edemez” diyen Tevfik Metin Sezgin sorularımızı yanıtladı. Yrd. Doç. Dr. Tevfik Metin Sezgin Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Koç Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği yorum; ama belli bir yere geldikten sonra Bölümü Öğretim Üyesi Tevfik Metin Sezgin, bu tür insansı algılama ve zekâ gerektiren insanların birbiriyle iletişim kurarken kullan- işlemleri gerçekleştirebilen programlar dığı iletişim unsurlarını bilgisayarla da kul- yazmanın çok zor olduğunu fark ettim. Bu lanabilmelerinin yollarını araştırıyor. Başka gerçekten gizemli bir konu: Bir bilgisayarı, bir deyişle bilgisayarla olan iletişimi insana insan algısını taklit edecek şekilde prog- daha uygun yöntemlerle sağlamaya çalışıyor. ramlayabilir miyiz? Örneğin size gelişigüzel Bilgisayarla doğal iletişim unsurlarını kullan- karalanmış bir çizim ve o çizimin temize mamızı sağlayacak metotların geliştirilmesi- çekilmiş hallerini göstersem, hangisinin ne odaklanan araştırmaları, disiplinler arası daha temiz olduğunu söyleyebilirsiniz. Peki, işbirliği gerektiriyor. Tevfik Metin Sezgin bilgisayara bunu yaptırabilir miyim? İnsan ile sohbetimizde onu bu araştırma alanına niye birine temiz, diğerine daha kötü çizilmiş yönlendiren unsurlar içinde merakın rolü diyor? Aradaki fark nedir, bilgisayara bu farkı üzerine konuşmaya başladık ve günümüz öğretebilir miyiz? Bu öncelikle insanı, insan dünyasında tüketim alışkanlıklarımızın algısını, insanın nasıl düşündüğünü, nasıl nasıl yönlendirildiği, merakımızı uyandıran hareket ettiğini anlamayı gerektiriyor. Belki şeylerin niteliği, algı açıklığının merakımızı de bunları anlayabilirsek, bilgisayarları nasıl canlı tutabilme sürecindeki işlevleri üzerine programlayacağımızı da anlayabiliriz. yol aldık… Bu durumda psikolojiyle iç içe bir konuyla Sizi çalışma alanınıza yönlendiren şey ilgileniyorsunuz. Bu alanda nasıl bir çalış- neydi ve merak ilerlemenizde nasıl bir rol ma yürütüyorsunuz? oynadı? Konumla ilişkili makaleleri hem bilgisayar İnsanların birbiriyle kurduğu iletişim mühendisliği alanında hem de psikoloji yöntemlerini ve iletişim biçimlerini anla- literatüründe takip ediyorum. Örneğin Koç mada bilgisayarlar çok yetersiz. Örneğin Üniversitesi’ne gelmeden önce yüz ifadele- bir bilgisayarı dijital bir fotoğraftaki yüzleri rini tanıma üzerinde çalışmıştım. Özellikle bulmak üzere programlamak alışılageldik o çalışmayı yaparken çok sayıda psikoloji programlama metotlarıyla mümkün değil… makalesi okumuştum. “İnsan yüzündeki Ben 10 yaşından bu yana program yazı- noktaların hareketinden duyguları anla-24
  27. 27. mamız mümkün. Peki, bilgisayarları bunları birçok sektörde, örneğin yiyecek sektö- lamaları gerekiyor. Bu, bizi “sistemli merak”kullanacak şekilde programlayabilir miyiz?” ründe de böyle. Gıdalarda MSG, özellikle dediğimiz olguya yaklaştırır.sorusunu cevaplayan bir çalışma yaptım. yurtdışında çok kullanılıyor, buralarda daBurada tamamen psikolojiye odaklanmak kullanılmaya başlandı. Özellikle fast food Algıyı zamana ve mekâna yayabilme, tam dagerekliydi. Bu çalışmalar sonucu yazdığım üreticileri gıdalara kattıkları MSG ile tat daha önce bahsettiğim ilk birkaç saniyedemakalelerle hem psikoloji literatürüne hem alma duyularını daha hassaslaştırıyor ki, ilk karar verme durumuyla ilgili. Bizler maa-de bilgisayar bilimlerine katkıda bulundum. ısırıktan sonra ikincisini alma isteği fazla- lesef hayatın birçok alanında çevremizde laşsın. Ama bu sağlıklı bir tüketim alışkan- olup biteni anlık olarak algılıyor, anlık tepkiO zaman sorunuz, yani merakınız farklı lığı değil. İşte, dijital alanda ve daha birçok veriyor, reflekslerimizle yaşıyor gibiyiz.alanlarda da derinleşmenizde itici güç başka alanda da merakımızı uyandırmak Örneğin insanlar niçin ritmi kısa bir zamanoldu… için bize dayatılanlar aslında yanlış bir tü- aralığında tekrarlanan müzikleri daha çokKesinlikle, evet. Öğrenilen yeni şeyler farklı ketim alışkanlığına yol açıyor. Tabii bunun seviyorlar? Çünkü kısa zamana sıkışmış tekrarmeraklar uyandırıyor. Yine de her insan sonucu olarak da artık insanlar gerçekten eden müzikal cümlelerin algılanması kolay.merakını böylesine canlı tutamıyor. Belki de ilk ısırıkta zevk vermeyen şeylerden artık Nota değeri açısından özelliksiz olsalar dahiyeterince merak etmiyor... Aslında bu biraz uzak duruyor. Mesela açıp 200 sayfalık bir algılandıklarında dinleyiciye bir miktar zevkinsan yapısıyla biraz da içinde yaşadığımız kitap okumaya kimsenin sabrı yok, merak verebiliyorlar. Ama alınan zevk onunla sınırlıtoplum ve o toplumun dinamikleriyle ilgili. da etmiyorlar içinde ne olduğunu. Bir kalıyor. Aslında belki aynı dinleyici, algılarınıÖyle bir hale geldik ki artık bir videoyu video iki dakikadan uzunsa izlenme oranı daha geniş zamana yaymayı başarabilse,açtıktan sonra birkaç saniye içinde izlemeye düşüyor. O merak ilk birkaç saniyede oluş- Klasik Türk Müziği gibi müzikal cümleleridevam edip etmeyeceğimize karar veriyoruz. malı yoksa insanları kaybediyoruz... 30-40 saniyelik ritimlerle tamamlanan,Videoyu üreten kişi bunu bildiği için öyle muazzam mühendislik ve sanat içeren müzikbir ürün hazırlamak zorunda ki ürünü ilk Peki, merakımızı sürdürmek ve sistemli türlerinden de lezzet alabilecek… Veya bir2-3 saniye içinde merak uyandırsın ve geri bir şekilde merak etmek bu ortam koşul- sanat galerisindeki resimlere sadece gözünekalanı izlensin. Bu bizim her türlü tüketim larında nasıl mümkün olabilir? dayadığı uzun ince bir borunun ucundanalışkanlığımızı değiştiriyor. “Dijital tüketim Öncelikle insanların gerçekten olayları daha bakarak gezen bir ziyaretçi hayal edin.alışkanlığı” diyebiliriz ya da okuduğumuz bir geniş görebilmesi, daha geniş çerçevede Galeride en büyük ressamların tabloları dahiyazıdaki “tüketim alışkanlığı”… Artık çoğu değerlendirebilmesi, kazanımlarını, hare- olsa, bu ziyaretçinin bir tabloda görebildiğişey bizde merak uyandırarak bir sonraki adı- ketlerini ve hayatlarını sadece anlık zevklere alan o tablonun binde birini geçmeyecek,mı atmamız için aklımızı çelmek, geri kalanını odaklanarak değil, daha geniş zamana ve algılayabileceği şeyler ise sadece renkler ola-tüketmeye yönlendirmek üzere yapılıyor. Bu mekâna yayılmış algılara dayandırarak plan- caktır. Elbette renkleri görmek de zevk verir, 25
  28. 28. ancak tablonun bütünü- kompozisyon kırmızıya nü algılayabilen birinin bulanmış şekilde sayfalar hissesine düşen daha fazla dolusu geribildirimle gelirdi. olacaktır. Bütünü algılayan kişi Sonrasında öğretmenle oturup hem zaman içinde göz veya sanat kısa değerlendirmeler yapılır, yapılan zevki sahibi olacak hem de daha neler yanlışlar düzeltilir, yazılar tekrar yazılırdı. var diye merak edecek; daha güzeli bulmak için Bu sistem öğrenciyi daha dikkatli düşünme, gayret gösterecektir. hataları algılama ve daha iyisi nasıl yapılırı merak etmeye sevk eden bir sistem. Algıların açılması merak edebilmenin ön şartı gibi… Çünkü al- gılayamayan lezzet alamaz, lezzet alamayan ise yeni lezzetleri Koç Üniversitesi’nde yapmaya çalıştığımız şeye gelince, örne- keşfetmeye yönelik merak geliştiremez. ğin ben sorularımı öğrencileri düşündürecek şekilde ve belki günlük hayatta karşılaşabilecekleri hikâyeler içerecek biçimde Sizce eğitim sistemi, özelde Koç Üniversitesi’nin eğitim sormayı severim. Merak bu ya… Kestane pişirirken yakmamak yaklaşımı bu anlamda ne tür bir rol üstleniyor? için kestaneleri tek tek çevirmek yerine ara sıra bütün tepsiyi Lise ortamını Türkiye’de ve yurtdışında görmüş biri olarak sallayıp onları alt üst etsem acaba hepsini teker teker çevirme eğitim sisteminin merak edebilen insan yetiştirmekte pek zahmetine girmeden ve hiçbirini yakmadan işimi halledebilir başarılı olmadığını söyleyebilirim. Az önce reflekslerle hareket miyim? Ama tabii sallanan kestanenin düz tarafı üzerine düş- etmekten bahsetmiştim... İşte, eğitim sistemimizdeki ölçme- mesi daha olası ise belki birkaç zayiat kaçınılmaz olacak… değerlendirme metotları dâhil birçok şey bu tür refleksif Ama eğer tepside çok kestane yoksa o zaman kayıp verme hareket etmeye yönlendiriyor öğrencileri. Türkiye’de edebi- olasılığım da düşük olacak… Bozuk para atıp yazı-tura yat derslerinde “Sakla samanı gelir zamanı.” atasözü üzerine gelmesinden bahsedince ezbere soru çözenler, atılan kes- kompozisyon yazmanız istenir. Yazarsınız, ama gelen geri- tane olunca daha dikkatli düşünmek zorunda kalıyor, “Bu bildirim bir harf notundan ibaret kalır ve hiçbir zaman neyi soru çok güzel; ama düşünmek gerekiyor.” diyorlar. Şimdi yanlış yaptığınız anlatılmaz. Birçok safhada değerlendirmeler şikâyet etseler de bu tür sorular onlara cevabını ancak öğ- hâlâ düşünme gerektirmeyen, çoktan seçmeli yöntemlerle rendikleri olasılık hesaplama tekniklerinin vereceği türden yapılmakta. Eğitimde başarılı olan ülkelerde ise belki kaynak- yeni günlük yaşam bulmacalarını fark ettirecek ve onlara ların daha çok, belki öğretmelerin daha çalışkan ve öğrenci- meraklar kazandıracaktır diye düşünüyorum. lerin daha motivasyonlu olmasından dolayı, kritik düşünmeyi sağlayacak uygulamalar yaygın. Örneğin, lise son sınıfta Bu bahsettiğim benim olasılık dersime özel bir durum ABD’de aldığım İngilizce derslerinde, yazdığım her bir sayfa olarak düşünülse de Koç Üniversitesi’ndeki akademik26

×