Haftalik dusunce ozgurlugu bulteni_13.08.15_33

159 views

Published on

Düşünce Özgürlüğü Bülteni_sayı33

Geçtiğimiz hafta, hem yurt içinde hem de yurt dışında Ergenekon davası kararlarının yankıları devam etti. Ergenekon davasında darbeye teşebbüs suçundan verilen müebbet hapis cezalarının delillerinden biri olan “Kitleşim” adlı belgede adı geçen 41 kişi hakkında daha suç duyurusunda bulunuldu.

Published in: News & Politics
0 Comments
0 Likes
Statistics
Notes
  • Be the first to comment

  • Be the first to like this

No Downloads
Views
Total views
159
On SlideShare
0
From Embeds
0
Number of Embeds
1
Actions
Shares
0
Downloads
1
Comments
0
Likes
0
Embeds 0
No embeds

No notes for slide

Haftalik dusunce ozgurlugu bulteni_13.08.15_33

  1. 1. Düşün, düşün… Haftalık Düşünce Özgürlüğü Bülteni (Sayı 33/13, 16 Ağustos 2013) Geçtiğimiz hafta neler oldu? (9-16 Ağustos 2013) Geçtiğimiz hafta, hem yurt içinde hem de yurt dışında Ergenekon davası kararlarının yankıları devam etti. Ergenekon davasında darbeye teşebbüs suçundan verilen müebbet hapis cezalarının delillerinden biri olan “Kitleşim” adlı belgede adı geçen 41 kişi hakkında daha suç duyurusunda bulunuldu. İngiliz The Economist dergisi, “Ergenekon Türk demokrasisi için ileriye doğru atılmış, geri dönülmez bir adım olacaktı. Ancak beş yıl süren ve aralarında ordu mensupları ve onların işbirlikçisi olduğu iddia edilen 275 sanığın darbe komplosu kurmakla suçlandıkları Ergenekon davasında 5 Ağustos'ta verilen ağır cezalar, pek çok kişinin, aksi yöne gidildiği inancını pekiştirdi” yorumunu yaptı. Yargılama sürecindeki hukuksuzluklar da, yabancı basının ve sivil toplum örgütlerinin gündemindeydi. Uluslararası Basın Enstitüsü Almanya Komitesi Başkanı Prof. Dr. Eberle Ergenekon davasında yargılanan gazetecilere yönelik hükümleri değerlendirerek, kararların muhalif gazetecilere yönelik tehditleri artırdığını söyledi. Eberle, gazetecilerin Türkiye'nin muğlak ifadelere sahip Terörle Mücadele Kanunu'nun kurbanı olduğu yorumunu yaptı. Gezi Parkı olayları basının ifade özgürlüğü üzerindeki yükü artırmaya devam ediyor. Türkiye Gazeteciler Sendikası, son iki ayda -yani Gezi Parkı olaylarının başlamasından bu yana- en az 75 gazetecinin işine son verildiğini ya da istifa ettiğini açıkladı. TGS, medyanın sermaye yapısının bu gidişatta önemli bir rolü olduğuna da dikkat çekti. Nitekim Türkiye’de medya patronları, finans, enerji, otomotiv, inşaat, turizm gibi önemli sektörlerde yoğun faaliyet gösteriyor, ihalelere katılım sağlıyor. İşten çıkartılan gazeteci sayısı hemen her gün artıyor. Can Dündar’dan sonra, oğlu Ege Dündar’ın Milliyet’teki işine son verildi. Akademi dünyası da baskıdan payını alıyor. Gezi Parkı olaylarını desteklediği için İzmir Ekonomi Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sevda Alankuş ile Yrd. Doç. Dr.Lyndon Way'in işine telefonla son verildi. Kuzey Kıbrıs Yönetimi Parlamentosu Cumhuriyetçi Türk Partisi – Birleşik Güçler (CTP- BG)Milletvekili Doğuş Derya’nın ‘alternatif yemini’, Türkiye’de çok tartışıldı. TBMM ‘milletvekili yemini’ metni yeniden tartışmaya açıldı.
  2. 2. Haberlerin detaylarını bültenimizden okuyabilirsiniz... RTÜK'te 'hamilelik' şerhi: Tehlikeli tavır TRT’de yayınlanan iftar programında mutasavvıf Ömer Tuğrul İnançer’in “Hamileliği davul çalarak ilan etmek bizim terbiyemize aykırıdır. Böyle karınla sokakta gezilmez” açıklamaları tepkiyle karşılanmış, hamilelerle birlikte hamile olmayan kadınlar karınlarına yastık bağlayarak sokağa çıkmıştı. RTÜK açıklamaların ‘ifade özgürlüğü’ kapsamında olduğu gerekçesiyle kanala ceza vermemişti. Oylamada karşı oy kullanan CHP’li Ali Öztunç ise konu hakkında muhalefet şerhi yazarak şunları ifade etti: “Söz konusu yorumlar, ifade özgürlüğü kapsamında değil tam tersine kadınların kendilerini ifade etme özgürlüğüne müdahale amacını taşıyan tehlikeli bir yaklaşımı içinde barındırmaktadır. Öte yandan söz konusu ifadelere yönelik program sunucusunun onaylayıcı ifadeleri de göz önüne alınmalıdır.” Kadın vekilden alternatif yemin Kuzey Kıbrıs Yönetimi Parlamentosu Cumhuriyetçi Türk Partisi – Birleşik Güçler (CTP-BG) Milletvekili Doğuş Derya, milletvekili andının çok eril bir dille yazıldığını ve günümüz koşullarında güncellemesi gerektiğini belirterek farklı bir yemin etti. Yemin törenini canlı yayınla veren devlet televizyonu BRT yayınını kesti. Ardından oturuma ara verildi. Derya'nın yemini
  3. 3. sırasında Meclis'ten protesto ve destek alkışları yükseldi. Doğuş Derya’nın yeminiyle, klasik milletvekili yeminini haberin tamamından okuyabilirsiniz: http://www.antenna-tr.org/sites.aspx?SiteID=21&mod=news&ID=5906 Gezi'ye destek veren dekan telefonla kovuldu! İzmir Ekonomi Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sevda Alankuş ile Yrd. Doç. Dr. Lyndon Way'in işine telefonla son verildi. Alankuş, “Telefonla işime son verildiği doğrudur. Ancak telefonla kimin aradığını söylemem doğru değil. Şu an tatildeyim, bir hafta daha sürecek. Neden işime son verildiğinin gerekçesini bilmiyorum. Resmi bir tebligat da olmadı” dedi. Alankuş’un Gezi Parkı eylemleri ve ODTÜ’de yaşanan olaylar sırasında hükümet karşıtı tutumu yüzünden işine son verildiği ileri sürüldü. İzmir Ekonomi Üniversitesi’nden konuyla ilgili bir açıklama yapılmadı. Rockçı imama tehdit Antalya’nın Kaş İlçesi’nde 'Rockçı imam' olarak tanınan Pınarbaşı Köyü Camisi İmamı Ahmet Muhsin Tüzer, verdiği konser sonrası aldığı yüzlerce tehdit ve hakaret mesajı nedeniyle Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulundu. 42 yaşındaki Ahmet Muhsin Tüzer, doğduğu köyde arkadaşları ile birlikte 'FiRock Grubu'nu kurdu. Tüzer, tamamı kendisinin yazdığı bir repertuarla ilk konserini 10 Ağustos’ta Kaş Yat Limanı’nda verdi. Konserin haberleri basında
  4. 4. çıkınca, tehdit ve hakaret mesajları almaya başladı. İnanılmaz tehdit ve yorumlar aldığını söyleyen imam Tüzer “İlahi söylerken bir şey olmuyor da, tasavvuf ile rock müziğini harmanlayarak söylenen parçadan niçin gocunuluyor?” dedi. 16 üniversite öğrencisine hapis cezası Zonguldak'taki Bülent Ecevit Üniversitesi'nde (BEÜ) Öğrenci Kolektifleri'ne üye bir grup öğrenci, geçen yıl 19 Aralık'ta şehir kampüsündeki Prof. Dr. Arif Amirov Salonu'nda yeni YÖK yasası ile ilgili bilgilendirme toplantısı düzenlemek istedi. Salonun kullanılmasına izin verilmediğini söyleyen öğrencilere başka bir salon gösterildi. Tahsis edilen salonda da sadece 30 dakika süre tanındığını söyleyen öğrenciler protestoda bulundu. Güvenlik görevlilerinin ve Çevik kuvvet ekibinin protestoya müdahale etmesi sonrasında, 8'i kız 16 öğrenci gözaltına alındı. Öğrenciler hakkında, 'Görevi yaptırmamak için direnme' suçlamasıyla dava açıldı. Yargılama sonucunda öğrencilere 8 ay 10'ar gün hapis cezası verildi. Mahkeme, sanıkların daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamaları, kişilik özellikleri, yargılama sürecindeki tutum ve davranışlarını dikkate alarak cezalarla ilgili hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını verdi.
  5. 5. Din ve vicdan özgürlüğüne yeni anayasal güvence Meclis'teki dört parti, din ve vicdan özgürlüğüne ilişkin maddeye ‘kişilerin inanmama veya dinini değiştirme’ serbestisinin eklenmesinde uzlaştı. TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nun çalışmaları sonuca ulaşırsa ateizm anayasal güvenceye alınmış olacak. Anayasa Uzlaşma Komisyonu, din ve vicdan özgürlüğü başlığında iki yeni madde yazılmasında da anlaşmaya vardı. Buna göre, kişilerin tek başlarına veya topluca özel veya kamusal alanda ibadet edebilmeleri hükme bağlandı. Dört parti, kişilerin inancını yaşama, açıklama ve yayma haklarını da mutabakatla güvenceye aldı. Buna göre Alevilik ve Şamanizm gibi her türden inanç grubuna daha özgür bir hareket alanı açılabilecek. Diyarbakır'da ilk Kürdistan tabelası Diyarbakır'da ilk kez içinde Kürdistan adı geçen bir dernek kuruldu. Kürdistan Gençlik Hareketi Derneği'nin (Komeleya Tevgera Ciwanên Kurdistanê) açılışı 11 Ağustos’ta yapıldı. Açılışta Irak Kürdistan Bölgesel yönetiminin kullandığı Kürdistan bayrağı bulunurken, dernek başkanı Serhad Mêrdini, giydiği yöresel kıyafetlerle Kürtçe olarak basın açıklaması yaptı. Yargıtay daha önce de, isim verme hakkının ana ve babaya ait olduğu gerekçesiyle Urfa'da bir vatandaşın yeni doğan çocuğuna Kürdistan ismini vermesini onaylamıştı.
  6. 6. Çözüm Süreci’nde Süryani ve Çingene açılımı Hükümetin demokratikleşme paketinde Çözüm Süreci'nin ikinci aşamasında, Süryaniler ve çingene olarak adlandırılan Romanlar var. Lozan Antlaşması gereği anadilde eğitim hakları bulunan Süryaniler’e, bu hakkı kullanma imkanı verilecek. 'Çingene' sözü sözlükten silinecek. Ders kitaplarında yer alan “Çingeneler çocuk hırsızıdır, aylarca temizlenmezler” gibi aşağılayıcı ifadeler ayıklanacak. Başbakan Erdoğan tarafından önümüzdeki günlerde açıklanması beklenen Demokratikleşme paketinde çözüm süreci, seçim barajı, Alevi açılımı, TMK ve CMK'da değişiklikler ve kamuda başörtüsüne yönelik düzenlemeler de yer alıyor. ***************************************************************************** Web sitemizden ifade özgürlüğü ile ilgili haberlerin detaylarına ve haftalık bültenlere ulaşabilirsiniz: http://www.antenna-tr.org/sites.aspx?SiteID=21

×