Successfully reported this slideshow.
K.K.T.C.                   ÇEVRE VE DOĞAL KAYNAKLAR BAKANLIĞI                           Orman Dairesi MüdürlüğüSayı:ORD.O-...
KURAKLIK ÖN RAPORU(2007 – 2008 KıĢ dönemi ve Ġlkbahar – Yaz ayları kuraklığı; Ormanlar ve Ağaçlandırmasahaları üzerine etk...
dikilen akasyaların % 50’sinin kuruduğunu, 1899 – 1900 KıĢ sezonunun az yağıĢlı geçtiği,soğuk kuzey rüzgarları nedeniyle H...
EKSTREM KURAK YILLARMeteoroloji Dairesinin 8 Ocak 1996 da Kıbrıs gazetesinde yayınlattığı bir haberde konu edilenK.K.T.C.d...
Alevkaya da 1972-73 Hidrometeorolojik dönemde düĢen yağıĢ miktarı 117.7 mm dir. Budönemde Alevkaya’da maki türlerinin çiçe...
1999 – 2000            317.0 mm   2000 – 2001            421.0 mm   2001 – 2002            511.9 mm    1993 -94 den 1999 –...
LefkoĢa’da 199.3 mm, Değirmenlik’te 224.8 mm, Alevkaya’da 376 mm, Ercan’da da 218.2   mm yağıĢ düĢmüĢtür.   Bu periyotta S...
8
Hidrometeorolojik Dönem YağıĢları(Ekimden – Nisan ayına kadar + Mayıstan– Eylül Ayına kadar Tüm Yıl YağıĢları)KKTC Normali...
Meteorolojik detaylardan anlaĢılan odur ki K.K.T.C. bazında normallerin (402.8) üstünde bu beĢ dönem için verilen değerler...
Alevkaya (Hidrometeorolojik yağıĢ)mm            Ekim Kasım Aralık Ocak          ġubat Mart Nisan Mayıs Haziran Temmuz Ağus...
Değirmenlik (Hidrometeorolojik yağıĢ)mm             Ekim Kasım Aralık Ocak             ġubat Mart Nisan Mayıs Haziran Temm...
Buna göre 2007/08 Hidrometeorolojik dönem (Ekim – Nisan) yağıĢları;Lefke’de; 185.2 mm sezon içerisinde iki kez batısındaki...
Ercan: 71.5 mm 2007 Sonbaharından itibaren kongomera üzerindeki servilerde görülenkurumalar Eylül ayı sonu itibarı ile uç ...
DETAY RAPORTAHRĠP OLAN AĞAÇLANDIRMA SAHALARI VEYENĠDEN ĠNġASINA YÖNELĠK DÜġÜNCELERDEĞĠRMENLĠK FLĠġ SERĠSĠ(Değirmenlik Orma...
Gelecekte izlenecek yöntemleri açığa çıkartmak için verilen bu uğraĢları tekrar anmak yararlıolacaktır.1892 -93 dikim sezo...
Değirmenlik Flish Serisi Üzerine Orman Dairesi tarafından Tesis Edilen Ağaçlandırma Sahaları, tesis Yılları ve Dikilen Fid...
2007 -08 TaĢkent 38 000 dikilen tüm fidanlar kurudu. Değirmenlik ormanında (Tesis yılı1968 – 1973) okaliptüs türlerinden Ģ...
DEĞĠRMENLĠK FLĠSH SERĠSĠ ÜZERĠNDE TESĠS EDĠLEN AĞAÇLANDIRMA SAHALARI(2007-08 Hidrometeorolojik Yılında EtkileĢim %30-80 ar...
129      Sarıcatepe        2000     Çza            32.7       ġiltli alanlar ve blok kumtaĢı üstü sığ topraklarda kurumala...
21
Değirmenlğin Doğusu, Kalavaç – Serdarlı yörelerinde tahrip olan bölmeler (%30 – 50) aĢağıdagösterilmiĢtir. 1998 yılı dikim...
Bu Periyotta yağıĢların 200 mm.nin altına düĢtüğü sezon sayısı 2, 280 mm.nin üstüne çıktığısezon sayısı 3Ġkinci 10 yıllık ...
Tüm kıĢ yağıĢları (1980 – 2007) ortalaması 244.7 mm dir. Bu değer 1941-1970 periyodu için255 mm dir.Hutchins’in hesapladığ...
LefkoĢa Ġçin Ekstrem Kurak Meteorolojik Yılların Analizi1980 Sonrası I. Kurak Yıl Dahil (1982) YağıĢ (mm)13 Yıllık periyot...
UlaĢılan tüm datalar toparlanacak olursa LefkoĢa’da yağıĢ salınımları aĢağıdaki gibiözetlenebilir.1883-1913      Ortalama ...
LefkoĢa için sezonluk (Hidrometeorolojik yağıĢ       bazında Ekimden bir sonraki yılın Nisansonuna kadar) yağıĢlar ve kayı...
YENĠDEN TESĠS VE PLANLAMADÜNDEN – BUGÜNE NE YAPILMALI1909’da Adayı ziyaret eden Doğu Afrika Orman Müdürü sıfatlı Mr. Hutck...
aynidir. Tekil ağaç halinde suya ulaĢabilmek için intensif saçak kök salarlar. Toprak içindekisudan ve yağıĢ sularından fa...
TÜR SEÇĠMĠ VE ĠDEAL DĠKĠM MODELĠTür seçimi için bu gün için göz önünde bulundurulması gereken birinci nokta LefkoĢa ve Değ...
LefkoĢa için genel eğilim yaz yağıĢlarında tedrici artıĢ olduğudur. Özellikle yukarıda anılanperiyot için bu çıplak gözle ...
Bu güne kadar bu seri ağaçlandırmalarda kullanılıp da çoğunlukla kuraklığı atlatan türler .Acacia aneura (ġiltli alanlarda...
Ancak astringensin alt türü ve sargentilerin alt türü bu periyodu atlatmıĢtır. 9 çiçekli sargenti vesargenti benzeri beyaz...
12- Eucalyptus brockwayii Batı Avustralyada Norseman civarnda dar küçük bir bölgede    yayılım yapar yıllık yağıĢ isteği 2...
DEĞĠRMENLĠK FLĠSH SERĠSĠNDE AĞAÇLANDIRMADA KULLANILABĠLECEKORMAN AĞAÇ TÜRLERĠ ĠÇĠN TOHUM TEDARĠKĠ SAĞLANACAK ALANLAR:ORMAN...
Upcoming SlideShare
Loading in …5
×

Ekstrem periyot kuraklık hk. 1.12.2008

1,045 views

Published on

  • Be the first to comment

  • Be the first to like this

Ekstrem periyot kuraklık hk. 1.12.2008

  1. 1. K.K.T.C. ÇEVRE VE DOĞAL KAYNAKLAR BAKANLIĞI Orman Dairesi MüdürlüğüSayı:ORD.O-115/02-08/ LefkoĢa:24.07.2012Konu: Ekstrem Kurak Periyot Hk. Orman Dairesi Müdürlüğü; LefkoĢa. 2007 – 2008 KıĢ dönemi ve 2008 yaz dönemi boyunca devam eden ekstrem kuraklıklailgili saptamalarla değerlendirme ve öneriler ekte sunulmaktadır. Konu tarihsel süreçiçerisinde ele alınarak, özellikle Değirmenlik flish serisi ve Mesarya’da bundan sonrauygulanacak ağaçlandırma yöntemlerine ıĢık tutacak nitelikte olduğu görüĢündeyim Bilgi edinilmesini saygı ile arz ederim. Zorlu YIKICI AEK ġube AmiriZY/Nġ
  2. 2. KURAKLIK ÖN RAPORU(2007 – 2008 KıĢ dönemi ve Ġlkbahar – Yaz ayları kuraklığı; Ormanlar ve Ağaçlandırmasahaları üzerine etkileri) “Bir gece, sabaha karĢı saat iki sularında son 12 aydan buyana ilk defa yağan yağmurun kutsal damlaları düĢmeye baĢlamıĢtı, yağmur Ģiddetlenip bir sağanak haline dönüĢünce, erkek, kadın ve çocuklar ellerinde meĢaleler, suların susuzluktan çatlayan tarlalarına herhangi bir engelle karĢılaĢmadan varabilmesi için arkları temizlemeye koyuldular. Tuhaf ve de insanı duygulandıran bir görünümdü bu. Tüm kalpleri dolduran Ģükran duyguları bir cümlede ifadesini buluyordu “Tanrıya ġükürler Olsun” Kaynak : R. Hamiltonlang “Cyprus it’s history, it’s present Recources and Future Prospect” Yukarıda aktarılan pasaj 1869 – 1870 sezonunda Kıbrıs’ta etkili olan kuraklık vekıtlığın o dönemde Pile’de yaĢayan yazarın 1870 yılında düĢen ilk sağanağın halk üzerindekietkilerini açıklamaktadır. Kaynak :(Alıntı Galeri Kültür yayınları arasında yayımlanan Haşmet Muzaffer Gürkan’ın“Bir Zamanlar Kıbrısta” adlı kitabından alınmıştır) D.E.Hutchins 1909 yılında yayımlanan “Report on Cyprus Forestry” adlı kitabındaKıbrısta görülen kuraklıklarla ilgili olarak aĢağıdaki satırları kaleme almıĢtır. “Kıbrıslıların geleneğinde Venedik döneminde yedi yılda sonlanan peĢpeĢe görülenkurak periyotlar vardır. Bu periyotlar oldukça sık aralıklarla tekrarlandıklarından çok sayıdainsan Adayı terk ederek. Adanın ıssızlaĢmasına neden oluyorlardı. Dünyanın öteki kurak –Subtropikal ülkelerinde de benzer döngü söz konusudur. Avustarlyada Beyaz kolonicileringeliĢinden önce, bütün orman ağaçlarını öldüren oldukça etkili kuraklıklar vardı….” Kıbrıs ikliminde dönemsel olarak görülen kuraklıklar öteden beri varolmuĢtur.Yayınlanabilen Osmanlı sicillerinde 1746 – 1747 ve 1748 yıllarında kuraklık, çekirge istilası vekıtlık yaĢandığı kayıtlıdır. (Ali Efdal Özhul, Kıbrısın Sosyo – Ekonomik tarihi1726 – 1750) özellikle 1746’da yaĢanan kuraklık buğdayın TrablusĢamdan getirilmesine yolaçarak ekmek fiyatlarını LefkoĢa’da yükseltmiĢtir. 19. yüzyılda 1869 -79 yıllarında (KıĢ sezonunda) etkili olan ve köylülerin köklerlebeslenmek zorunda oldukları kuraklık kayda geçirilmiĢtir. “Orman Dairesi”nin 1880’de kuruluĢundan sonra kayda geçen ilk kuraklık 1886 – 87 ve1901- 02 yıllarında olan kuraklıklardır. Bu iki dönemden sonuncusunda kıĢ aylarındaLefkoĢa’ya düĢen yağıĢ miktarı 5 inç (127 mm) (Hutchıns 1909) ikincisi için Bovill (1902)LefkoĢa için Eylülden Mart ayı sonuna kadar düĢen yağıĢ miktarını 3.82 inç (97 mm) olarakvermektedir. A.K.Bovill bu kurak dönemlerin birincisi için köylülerin açlık çektiklerini,ikincisinde ise elde ettikleri gelirle, ithal tahıl ürünleri satın alabildiklerini not etmiĢtir.(Aktaran Hutchins 1909) Ġkinci kurak dönemde Değirmenliğe saksılar içerisinde dikilen Kıbrıs akasyalarının%50’sinin kuruduğu ayni dönemde Haspolat’ta dikilen servilerin % 70’inin kuruduğu notedilmiĢtir. (Bovill 1902). Bovill “Memorandum on Plantation Work ın Cyprus 1879 – 1902”adlı Raporunda, Değirmenlik’te yapılan deneme dikimleri için ilginç klimatik detaylarvermektedir. Buna göre 1898 – 99 kıĢ sezonunda yağıĢ sezonunun oldukça kısa geçtiğini ve 2
  3. 3. dikilen akasyaların % 50’sinin kuruduğunu, 1899 – 1900 KıĢ sezonunun az yağıĢlı geçtiği,soğuk kuzey rüzgarları nedeniyle Haspolata (Değirmenlik Orman Güney Batıs Sırtları) dikilen49 000 adet servi fidanının dondan etkilenerek tümünün kuruduğunu ve sadece dikilenakasyaların % 30’nun hayatiyetini sürdürebildiğini not etmiĢtir. Bir sonraki sezon 1902 -03 kıĢsezonunda Değirmenliğe 211.8 mm Beyarmuduna 218.7 mm yağıĢ düĢmesi kuraklığın kısmende olsa devam ettiğini göstermektedir. (Mart ve Nisan aylarında pek çok istasyonda yağıĢ kaydıgörülmedi) 20. yüzyılın kayıtlara geçen ilk resmi kurak yılı 1909 yılıdır. 1909 yılı ayni zamanda(1909 – 1940) uzun süreli yağıĢ ortalamaları için baĢlangıç yılı alınmıĢtır. 1909’da K.K.T.Cgenelinde ortalama 332.6 mm yağıĢ kaydedilmiĢtir. Bu değerden anlaĢıldığı kadarı ile yarıkurak bir yıl geçirilmiĢtir. 1908 -1909 kıĢ sezonunda da (Kasımdan - Nisan ayı sezonuna kadar)tesbit edilebilen bazı yörelere düĢen yağıĢ miktarı aĢağıya çıkarılmıĢtır. LefkoĢa’nın hemengüneyinde bulunan Athalasa’ya 228 mm, Değirmenliğe 206.5 mm., (Yaz sezonu boyunca yağıĢyok), Beyarmudu’na 309.3 mm bir kırmızı toprak köyü olan Avgoru (Mağusanın Güneyi)138.1 mm. Salamise 185.6 mm yağıĢ düĢmesi en azından Mesaryada kuraklığın etkili olduğunugöstermektedir. Ayni dönemlerde Alevkaya’da 1902 -03 sezonunda 504.4 mm, 1908-9 kıĢ sezonunda ise932.9 mm yağıĢ ölçülmesi açıklanamaz bir olgudur. Ki bu gün kurak geçen sezonda,Alevkaya’da da ölçülen yağıĢ değerleri düĢük olmaktadır. Bu uzun geçen bölümü 20.yüzyılda kayda geçirilen en yağıĢlı meteorolojik yıl olan 1913yılı için, 1912 – 13 kıĢ sezonunda (Kasımdan – Nisan ayı sonuna kadar) ölçülen birkaç değeriaktararak bitirmede fayda vardır. 1912 – 13 kıĢ sezonunda Alevkayada 1599.7 mm ki yazsezonunda (Mayıstan Ekim ayı sonuna kadar) ölçülen 557.5 mm lik yağıĢ da eklendiğindeastronomik bir rakam ortaya çıkmaktadır. (2157..2 mm ki bu değer herhalde bügüne kadarölçülen en yüksek değer olmaktadır) Ayni dönemde Değirmenliğe 299.4 mm KıĢ yağıĢı, 131.3 mm yaz yağıĢı Toplam 430.7mm yağıĢ düĢmüĢtü, ki yüzyıl baĢında etkin olan (1901-2 – 1902-3) kurak ve yarı kuraksezonlardan sonra tekabül eden 1903-04 kıĢ sezonunda Değirmenliğe 368.3 mm, Alevkaya’da611.4 mm. yağıĢ düĢerken yaz sezonunda Değirmenliğe 65.5mm Alevkaya’ya ise 209.3 yağıĢdüĢmesi, kurak periyot sonrası yağıĢlı sezonların kıyaslanması açısından ilginçtir) Bu bereketlidönem için bakınız bol yağıĢlı yıllar tablosu. Bu dönem için kaydedilmesi gereken baĢlıca olguyağıĢların dibe vurduğu yılların sonuna tekabül eden yağıĢ sezonunda düĢen yağıĢmiktarlarında artıĢ olmasıdır. 3
  4. 4. EKSTREM KURAK YILLARMeteoroloji Dairesinin 8 Ocak 1996 da Kıbrıs gazetesinde yayınlattığı bir haberde konu edilenK.K.T.C.de etkili olan kurak yıllar aĢağıda gösterildiği Ģekliyle kayıtlara geçirilmiĢtir.1909 332.6 mm Bir önceki kurak yıla göre tekerrür süresi 7 yıl1915 208.2mm (Tüm coğrafyada etkili kuraklık) 6 yıl1925 243.8 mm 10 yıl1933 240.5 mm 8 yıl (1932’de köylülerin köklerle beslendiği kaydedilmiĢtir H.G Bir zamanlar Kıbrıs’ta)1941 262 mm 9 yıl (Arada 1945’de 310 mm civarında, 1958 -59-60 da 318 mm civarında peĢ peĢe üç yarı kurak dönem dikkat çekicidir), 1966 da 330 mm., 1970 da yine 330 mm lik yarı kurak dönemler göze çarpmaktadır. (Eklemeler yazara ait) 1972 245 mm Etkili kuraklık 1972-73 kıĢ sezonunda yaĢanmıĢtır. 1973 235.2 mm (1980 de 300 mm) 7 yıl sonra 80 yılındaki tekerrür yarı kurak periyotla sonuçlanmıĢtı 1982 276.9 mm 7 yıl 1989 263 mm 1990 220 mm 1990-91 kıĢ sezonu 90’lı yıllarda en az yağıĢlı sezon olarak kayıtlara geçmiĢtir. 1995 160 mm 20 yüzyılın en kurak yılı PeĢi sıra 1996-2000 döneminde kurak yada kısmi kurak geçmiĢtir. Yine Meteoroloji Dairesinin Kıbrıs Gazetesinde yayınlattığı haber baz alındığında 1971 – 2000 yılları arasında tekerrür eden kurak periyotların neden olduğu yağıĢ azlığı aĢağıdaki gibi verilmiĢtir. (YağıĢlar Hidrometeorolojik dönem için Ekimden – Nisan ayı sonuna kadar kıstaslanmıĢtır) 1971-72 %19.5 oranında daha az 1972-73 %68.1 oranında daha az (Etkili ekstrem kuraklık) 1981-82 %26.8 oranında daha az 1982-83 %32.0 oranında daha az 1983-84 %22.8 oranında daha az 1985-86 %27.5 oranında daha az 1990-91 %43.3 oranında daha az (Etkili ikinci ekstrem sezon) 1994-95 %20.0 oranında daha az 1995-96 %27.9 oranında daha az 1996-97 %36.1 oranında daha az 1997-98 %29.0 oranında daha az 1999-2000 %27.7 oranında daha az 4
  5. 5. Alevkaya da 1972-73 Hidrometeorolojik dönemde düĢen yağıĢ miktarı 117.7 mm dir. Budönemde Alevkaya’da maki türlerinin çiçek açmadığı ve bazı alanlarda kökleri kayalarınüzerinde veya sığ toprakta olan çamların kuruduğu, Değirmenlik ormanında dikimiyapılan fidanların sulandığı kayıtlıdır. Ayni dönemde batıda Vuni Tepesinin altındavolkanik kayalar üzerinde olan bazı çamların kuruduğu yazarın gözlemleri arasındadır.Bu dönemde Alevkaya’ya düĢen 117.7 mm yağıĢ her ne kadar da 2007-2008Hidrometeorolojik dönemde düĢen 144 mm yağıĢtan daha az görünse de Mart ve Nisanaylarında yağıĢ düĢmesi kuraklığın korkunç boyutlara ulaĢmasını engellemiĢtir. 2007 -08kuraklığının bu kadar çok tahrip edici olmasının en büyük nedeni Mart ve Nisan aylarındakayda değer yağıĢ olmamasıdır. 1982-83 Hidrometeorolojik döneminde Güzelyurt da 195.7 mm, LefkoĢa’ya 244mm, Alevkayasına 254.1 Kg. yağıĢ düĢmesi kuraklık etkisini nispetten hafifletmiĢtir. 1989-90 Hidrometeorolojik dönemde Güzelyurda 174 mm. LefkoĢyaa 235.9 mm,Alevkayasına 389.7 mm yağıĢ düĢmüĢtür. Kuraklık esas olarak Batı Mesaryada etkiliolmuĢtur. Bu yörede Lefke – Kilistepe ve Yedidalga sırtlarında yapılan ağaçlandırmaçalıĢmalarında diri örtü temizliği yapılmayan arazilerin mevcut hali ile sürüldüğüalanlarda dikilen fidanlarda özellikle Vuri tepesi altı ve Ömerlinin Güneyi ile, GüneyBatıya bakan yamaçlarda toplu kurumalar olmuĢtur. 1990 – 91 Hidrometeorolojik dönemde etkin olan kuraklık 90’lı yıllarda en ekstremgeçen periyottur. Bu dönemde Alevkaya sına 300 mm.Lefkeye 206 mm, gemikonağına193.4 mm Güzelyurd a 171.3 mm LefkoĢa’ya ise 121.7 mm yağıĢ düĢmüĢ olup Yedidalgasırtlarına ve Kilise Tepe’nin bazı bölümlerine yapılan tamamlama dikimleri baĢarısızlıklasonuçlanmıĢ, Alevkaya’da Karaağaç – BeĢparmak köyleri arasında yapılan dikimlerde isesadece Alagadi Göletinin Kuzey Batısındaki Plastik Marn topraklara yapılan dikimlerdetoplu kurumalar saptanmıĢtır. 1991-92 ve 1992-93 Hidrometeorolojik dönemlerde normal değerlerin üzerinde yağıĢlartesbit edilmiĢ olup bu iki dönemde tüm dereler akıĢa geçmiĢ, Yedidalga – Bademliköysırtlarında fazla sudan volkanik kayaların arasından su sızmaları olmuĢtur. 91-92’deYedidalga – Lefke ve Kilise tepede yapılan tamamlama çalıĢmaları firesiz yaz sezonunuatlattıkları gözlemlenmiĢtir. 1992 – 93 sezonundan sonra Ülke genelinde 7 kurak Hidrometeorolojik periyotyaĢanmıĢtır. Meteoroloji Dairesinin 23 ġubat 2003’te Kıbrıs Gazetesinde yaptığı birhaberde Ülke genelinde 1990’lı yılların yağıĢ verilerini aĢağıdaki gibi vermiĢtir. (DeğerlerHidrometeorolojik yağıĢ değerleri olup Ekimden - Bir sonraki yıl Eylül ayı sonuna kadarolan yağıĢları içermektedir) K.K.T.C. geneli 1940 - 71 dönemi uzun yıllar ortalaması 402.8mm (Hidrometeorolojik yağıĢ bazında) dır. Buna göre;1992 - 1993 446.1 mm1993 - 1994 338.2 mm1994 - 1995 336.0 mm1995 - 1996 278.6 mm1996 – 1997 290.4 mm1997 – 1998 307.4 mm1998 – 1999 350.5 mm 5
  6. 6. 1999 – 2000 317.0 mm 2000 – 2001 421.0 mm 2001 – 2002 511.9 mm 1993 -94 den 1999 – 2000 periyodu sonuna kadar peĢpeĢe 7 kurak yada kısmi kurakperiyot yaĢanmıĢtır. Bunlar içerisinde 1995 – 1996 ve 1996 – 1997 periyotları en kurakperiyotlardır. 1995 yılı yıl içerisinde aldığı yağıĢ ortalamalarına bakılacak olursa meteorolojik yılbazında en kurak yıldır. Ancak 94 Kasımındaki etkili yağıĢlar ve 95’in Mart ve Nisanaylarındaki tatmin edici yağıĢları ekstrem yıla dönüĢmesini engellemiĢtir. Yıl içerisindekayıtlara geçen Haziran ayındaki Büyük BeĢparmak Orman yangını, PeĢi sıra LefkoĢadaTemmuz ayında 67 mm lik yağıĢ düĢmesi, (Yanık sahaya 20 mm) bazı yarı çöl bitkilerininParkinsonya yağıĢlardan sonra parklarda tohumdan çimlenmesi önemli saptamalardır. 1995 de Mesaryada baĢlanan ağaçlandırma çalıĢmalarından Kuruderede gerçekleĢtirileni,Nisan ayında sulanmıĢ peĢisıra bakım çalıĢması yapılmıĢtır. Sulanmayan fidanların büyük birkısmı kuruyarak 1996 yılında yeniden yerlerine yeni fidanlar dikilmiĢtir. 1994 – 95Hidrometeorolojik dönemde Güzelyurda 287.9, LefkoĢaya 227.6, Alevkayasına da 292.8 mmyapıĢ düĢmüĢtür. 1995 -96 sezonunda Ağaçlandırma çalıĢmaları BeĢparmak yanık sahada sürdürülmüĢ, azsayıda çalıĢma da Mesarya’da Serhatköy ve Kuruderede yapılmıĢtır. Bu dönemde Güzelyurtta 250.4 mm. LefkoĢa’da 191 mm Alevkayasında 347.6 mm Ercan’da ise 211.1 mm yağıĢdüĢmüĢtür. Kuruderede çok ağır topraklar üzerine yapılan dikimler kurumuĢ ancak büyük bölümdeyeniden Mersedes traktörle sürülen alan üzerine yapılan dikimler Ocak ayında depo yağıĢıolarak yazın kurak periyodunu atlatmıĢlardır. 1996 -97 kurak periyodunda BeĢparmaklar yanık sahası dıĢında üç ayrı noktada dahaağaçlandırma çalıĢması vardı. Gemikonağı Göleti, Serhatköy ve Aslanköy bu periyotta,Güzelyurt da 179.9 m LefkoĢaya 248.9 mm, Alevkayasında 383.5 mm Ercanda 270.5 mmHidrometeorolojik yağıĢ düĢmüĢtür. Bu periyottaki baĢlıca saptamalar; 1- Ocak ayında yağıĢ azlığı, Gemikonağı Göleti Batısında yapılan dikimlerin uzun bir süre yağıĢ almaması servilerin sararmasını dikimlerin ġubat ve Mart ayı yağıĢları sonucu kurtulması. 2- Serhatköy’de yapılan dikimlerin (Traktör çizgilerine ) baĢarılı olması. 3- Aslanköyde yapılan dikimlerin büyük oranda ġubat ayındaki don’lardan etkilenerek yanması (Akasya, demir ağacı, E.gomhasephala) LefkoĢa’ya kar yağması bu alanda killi balçık topraklarda mart ayı gelmesine rağmen traktör çizgilerinde yeteri kadar rutubet oluĢmaması Nisan ayında sulanan bir alan dıĢında lokal kuzeyli bir nokta hariç (ki burada 2008 yılında Temmuz ayından sonra kurumalar tesbit edilmiĢtir) Fidanların tümü kurumuĢ ve saha yazın Komatsu Dozerle sürülerek yeniden ağaçlandırmaya alınmıĢtır. Yanık sahadaki dikimlerde herhangi bir sorun yaĢanmamıĢtır. BaĢlıca üç nokta Ģiddetli Batı rüzgarları, don ve kar yağıĢı not edilmeye değer bulunmuĢtur. 1997 – 98 (Ekim – Nisan) Hidrometeorolojik dönem de kısmen kurak geçerken 1998 20. yüzyılın en sıcak yılı olarak kayıtlara geçmiĢtir. Ayni yıl Temmuz ayı baĢında YeĢilırmak büyük yangınını yaĢayarak 1990 -92 yılları arasında dikimi gerçekleĢtirilen Yedidalga ağaçlandırma sahası büyük oranda kül olmuĢtur. Dönem içerisinde Güzelyut’ta 255.5mm, 6
  7. 7. LefkoĢa’da 199.3 mm, Değirmenlik’te 224.8 mm, Alevkaya’da 376 mm, Ercan’da da 218.2 mm yağıĢ düĢmüĢtür. Bu periyotta Serhatköy’de dikimi gerçekleĢtirilen 500 000 adet fidandan çok azı ekstremnoktalara dikilenleri özellikle gradonilere yapılan dikimler yaz kuraklığını atlatamamıĢtır.(Nisan ayında kayda değer yağıĢ olmamıĢtır) Alevkaya Güney Bakıda yapılan ağaçlandırmadakuruma tesbit edilmedi. Aslanköyde Komatsu Dozerle yapılan sürümlere dikilen fidanlarda sadece çok alkalentuzlu bir iki noktada kuruma tesbit edilmiĢtir. 1990’lı yılların nispeten kısmı kurak geçen son periyotları olan 1998 – 1999 ve 1999 – 2000Hidrometeorolojik periyotları için izlenimler aĢağıya çıkarılmıĢtır. Bu dönemlerde esas olarakçalıĢmalar LefkoĢa YeĢil KuĢak olarak adlandırılan yakın Doğu Üniversitesinden HaspolatGöletine kadar uzanan Ģerit içerisinde, çıplak Değirmenlik Flish Serisi uzantısı olan Tepeciklerüzerine yapılan dikimlerdir. Ġlk periyotta 614 378 adet, ikinci periyotta 398 655 toplam1 213 033 adet fidan dikilmiĢ ve sonrasında tamamlama dikimi yapılmamıĢtır. Sadece Batıucunda çöplük yangınlarından etkilenen bazı noktalarda iki yıl üst üste tamamlama dikimleriyapılmıĢtır. Bu saha baĢarılı geliĢmiĢ ancak 2007 – 2008 ekstrem periyodunda özellikleYakındoğu – Hamitköy arası büyük oranda etkilenerek tahrip olmuĢtur. Bu saha için detaylıgörüĢ ve analizler detay bölümünde verilecektir. Bu iki periyodun yağıĢ dağılımı ise Güzelyurtta ilk periyot için 324.1m , ikinci periyotiçin 215.3mm, lefkoĢada 258.8 mm ve 218.4 mm, Değirmenlikte, 359.6 ve 294.7mm,Alevkayada 404.7mm ve 422.2 mm son olarak da Ercan da 232.0 mm ve 256.9 mm olmuĢtur. 2000- 2001 yılı Hidrometeorolojik yağıĢ bazında ülke Ģartlarında yağıĢlı bir dönemegirilmiĢ ve bu dönem 2004- 2005 periyoduna kadar devam etmiĢtir. Bu periyot yerini tetdnicenkurak bir periyoda bırakarak 2007 – 2008 Hidrometeorolojik yağıĢ döneminde yağıĢlar dibevurarak çok ekstrem periyoda bırakmıĢtır. YAĞIġLI PERĠYOT(2000 - 2001, 2001- 2002, 2002- 2003, 2003-2004, 2004-2005) Bu periyot genelde nispeten sürekli yağıĢlı periyot olarak adlandırılmaya uygundur.Esas olarak Aralık – Ocak aylarında bazı yörelerde belirgin bir istikrarın yanı sıra ġubatayında da bazı yıllarda yoğun yağıĢların ölçülmesi bu periyodun yağıĢlı periyot olarakadlandırılması uygun görülmüĢtür. Bu sezonlarda ağaçlandırma çalıĢmaları esas olarak Kantara Ormanında, KarpazOrmanında, değirmenlik Ormanında ve Mesaryada, Türkeli Güney Mesarya , PaĢaköy,Dilekkaya ve Akıncılarda, Salamiste de akasyaların arasında traktörle sürüm yapılarakyenileme dikimleri yapılmıĢtır. Bu dikimler bazı sezonlardaki Mart – Nisan aylarındakigerilikler nedeni ile tamamlama talep etmiĢtir. (UlukıĢla, Türkeli, Salamis) YağıĢların Hidrometeorolojik yağıĢ periyodu (Ekimden – Nisana kadar) içinde,bölgelere göre dağılımı ilginçtir. BaĢlıca kuraklık etkilerine değinilecek (2007 – 2008)bölgelerde yağıĢlı periyodun dağılımı aĢağıdaki gibi olmuĢtur. 7
  8. 8. 8
  9. 9. Hidrometeorolojik Dönem YağıĢları(Ekimden – Nisan ayına kadar + Mayıstan– Eylül Ayına kadar Tüm Yıl YağıĢları)KKTC Normalin 402 mm 2000 - 01 2001 – 02 2002 – 03 2003 – 04 2004 – 05BölgelerGüzelyurt 290 + 91.5 300.1 + 11.3 481.9 + 3.4 299.7 + 3.6 265.0 + 2.1LefkoĢa 316.4 + 58.3 324.4 + 128.7 470.5 + 83.9 358.9 + 27.3 323.2 + 105.8Ercan 352.3 + 75.3 393.2 + 74.8 475.3 + 15.1 365 + 3.2 257.7 + 36.2Değirmenlik 379.2 + 24.2 424.9 + 38.6 356.7 + 24.3 380.2 +12.6 339.9 + 115.4Alevkaya 445.3 + 9.2 469.2 + 58.9 502.1 + 46.6 481.6 + 5.5 400.8 +81.9Kantara 412.3 +19 615.4 + 147.2 697 +84.5 634.2 +22.5 559.6 + 178.4Yeni Erenköy 376.7 + 38.4 547.5 + 26.1 539.6 +49.3 665.9 + - 390.2 +107.41941 – 1970 Hidrometeorolojik yıl ortalamaları ve baĢlıca 4 istasyonda karĢılaĢtırma. Son yağıĢlı periyot için, yıl bazında HidrometeorolojikyağıĢlar (Ekimden – Bir sonraki yılın Eylülüne kadar) 2000 - 01 2001 – 02 2002 – 03 2003 – 04 2004 – 05Bölgesi NormaliGüzelyurt 292.5 381.5 311.4 485.3 303.3 267.1LefkoĢa 321 374.7 453.1 554.4 386.2 429.0Alevkaya 495 454.5 528.1 548.7 487.1 482.7Y.Erenköy 510 415.1 573.6 588.9 665.9 497.6
  10. 10. Meteorolojik detaylardan anlaĢılan odur ki K.K.T.C. bazında normallerin (402.8) üstünde bu beĢ dönem için verilen değerler esas olarak Batı,Orta, Doğu Mesarya ile sahil Ģeridine düĢen yağıĢların etkisindedir. Burada dikkati çeken olgu, yapılan ağaçlandırmalarda bir sonraki yıltamamlama yapılmamasıdır. 2007 – 2008 ekstrem kurak Hidrometeorolojik dönemdeki kurumalarda yapılan etütlerde kurutan boylu servi veçamlarda bu bereketli yağıĢların neden oldukları yıllık halka geniĢlikleri açıkça son dönemdeki neredeyse bitiĢik halka oluĢlarından kolaylıklaayırt edilebilir. Ancak not edilmesi gereken yine de toprak tiplerine bağlı olarak ve Mart ile Nisan aylarındaki yağıĢ geriliklerinin nedenoldukları kurumalardır. (Türkeli, UlukıĢla’daki tozlu balçık kurakçıl redzina ve balçık topraklardaki kurumalar esas olarak ağaçlandırmaçalıĢmalarında depo yağıĢının yanı sıra, vegetasyon döneminin yağıĢlarının da önemli olduğunu göstermesidir)GeçiĢ Dönemleri ve Ekstrem Kurak Yıl:Bu dönemin daha iyi algılanması için 1941’den bugüne yağıĢ rejimindeki değiĢiklikler ve normalleri ile 1941-70, 1975 – 2004)* kıyaslanmasıulaĢılan data’lar bazında aĢağıya çıkarılmıĢtır.Güzelyurt (Hidrometeorolojik yağıĢ)mm Ekim Kasım Aralık Ocak ġubat Mart Nisan Mayıs Haziran Temmuz Ağustos Eylül TOPLAM1941-1970 24 27 70 69 40 40 11 7 1,5 - - 3 292,5Normalleri1975 - 2004 - - - - - - - - - - - - -2005 - 2006 18,5 46,3 10,7 70,6 29,4 24,6 32,6 3,7 - eser - 0,4 235,82006 - 2007 45,8 14,6 3,7 34,7 75,1 27,1 7,8 84,1 1,0 - - - 293,92007 -2008 - 33,5 40,1 15,4 31,0 7,1 1,5 3,5LefkoĢa (Hidrometeorolojik yağıĢ)mm Ekim Kasım Aralık Ocak ġubat Mart Nisan Mayıs Haziran Temmuz Ağustos Eylül TOPLAM1941-1970 25 27 75 60 40 35 18 20 7 1 3 10 321Ortalamasıs1975 - 2004 - - - - - - - - - - - - -2005 - 2006 22,7 66,7 5,2 68,3 25,8 43,0 1,5 9,6 7 30,2 - 35,42006 - 2007 57,3 11,1 5,5 41,7 73,1 24,7 12,7 60,7 0,8 3,2 - - -2007 -2008 3,0 22,9 43,9 9,6 8,8 9,3 0,2 1,6* 1975 ten günümüze ortalama yağıĢ verilerine ulaĢılmamıĢtır. Detay raporda LefkoĢa için 1980 – 2007 ortalamalarına yer verilmiĢtir.
  11. 11. Alevkaya (Hidrometeorolojik yağıĢ)mm Ekim Kasım Aralık Ocak ġubat Mart Nisan Mayıs Haziran Temmuz Ağustos Eylül TOPLAM1941-1970 37 55 115 106 60 65 25 20 5 - - 7 495Ortalaması1975 – 2004 - - - - - - - - - - - - -Ortalama2005 - 2006 6,7 160,6 14,4 126,2 31,3 41,7 10,6 7,9 7,6 10,7 - 37,5 455,22006 - 2007 62,6 22,1 18,7 24,4 210,6 64 21,8 128,6 1,0 - - - 553,82007 -2008 19,0 22 22 18,5 31,9 8,0 - 3,0Yeni Erenköy (Hidrometeorolojik yağıĢ)mm Ekim Kasım Aralık Ocak ġubat Mart Nisan Mayıs Haziran Temmuz Ağustos Eylül TOPLAM1941-1970 40 60 120 105 75 55 25 15 3 - - 10 508Ortalaması1975 – 2004 - - - - - - - - - - - - -Ortalaması2005 - 2006 24,9 192,7 22,2 159,7 27,2 29,1 16,5 2,0 12,8 587,12006 - 2007 81,4 60,0 16,0 42,0 109,0 41,1 3,5 45,5 - - - - 377,92007 -2008 18,3 33,7 104,5 27,5 68,7 19,6 2,0 27,0 - - 29,0 0,6 330,3Ercan (Hidrometeorolojik yağıĢ)mm Ekim Kasım Aralık Ocak ġubat Mart Nisan Mayıs Haziran Temmuz Ağustos Eylül TOPLAM1941-19701975 – 2004 - - - - - - - - - - - - -Ortalaması2005 - 2006 4,3 96,0 5,3 57,7 38,0 36,3 5,5 17,0 0,8 - - 3,0 263,72006 - 2007 66 31,9 3,9 22,2 105,7 38,0 32,3 68,9 0,8 - 1,9 - 370,72007 -2008 1,0 10,4 18,4 13,5 21,4 4,9 1,9 9,3 2 - - 27,7 110,5 11
  12. 12. Değirmenlik (Hidrometeorolojik yağıĢ)mm Ekim Kasım Aralık Ocak ġubat Mart Nisan Mayıs Haziran Temmuz Ağustos Eylül TOPLAM1941-1970 - - - - - - - - - - - - -Ortalaması1975 – 2006 - - - - - - - - - - - - -Ortalaması2005 - 2006 14,1 200,9 3,2 63,1 30,4 51,2 0,5 12,2 21,0 16,5 41,8 458,92006 - 2007 57,3 24,8 6,2 19,4 97 40,3 10,5 51,1 - - - - 316,62007 -2008 17,2 11,0 20,5 12,5 8,0 2,9 1,2 5,3 - - - - 78,62007 – 2008 Ekstrem kurak periyodun etkileri Batıdan Doğuya doğru Hidrometeorolojik yağıĢlarında (Ekimden – Nisan ayı sonuna kadar)aĢağıda gösterildiği Ģekilde olmuĢtur.Bölge Ekim Kasım Aralık Ocak ġubat Mart Nisan MayısLefke 13,4 31,0 60 25,6 35,8 18, 1,4 0,8Güzelyurt - 33,5 40,1 15,4 31, 7,1 1,5 3,5Alayköy 27,5 26,9 24,2 8,9 11,5 4,8 2,4 -LefkoĢa 3,0 22,9 43,9 9,6 8,8 9,3 0,2 1,6TaĢkent 20,3 27,1 54,9 13,5 30,5 12,0 5,5 0,2Değirmenlik 17,2 11,0 20,5 12,5 8,0 2,9 1,2 5,3Alevkaya 19,0 22,0 22,0 18,3 51,9 8,0 - 3,0Ercan 1,0 10,4 18,4 13,5 21,4 4,9 1,9 9,3Geçitkale 1,6 14,8 26,6 26,2 36,8 30,8 5,4 5,2Ziyemet 9,0 18,5 146,5 36,3 47,2 7,3 28,2 20,7Dipkarpaz 7,7 30,9 240,6 35,8 55,9 7,8 3,0 23,0Salamis 0,9 15,4 30,7 19,1 13,3 0,9 8,4 5,0Kantara - 15,5 90,4 138,4 61,3 9,0 21,6 35,5 12
  13. 13. Buna göre 2007/08 Hidrometeorolojik dönem (Ekim – Nisan) yağıĢları;Lefke’de; 185.2 mm sezon içerisinde iki kez batısındaki ağaçlandırma sahasına kadar karyağıĢı olmuĢtur. Nisan ayından itibaren kuraklık ağaçlandırma sahaları için önemli bir orandakuruma bildirilmemiĢtir. YeĢilırmak – Bademliköy arası Mayıs ayında ekstrem yağıĢ almıĢtır.Güzelyurt; 144 mm Serhatköy ağaçlandırma sahası 1994 – 95 – 96 yılı dikimlerinin yapıldığıalandaki Akasyalar (Çukur alan) dondan etkilenmiĢlerdir. Yeni ağaçlandırma sahasınadikilen fidanlar Mayıs ayı sonuna kadar sağlıklı izlenmiĢ sonrasında hızlı bir kuruma sürecinegirerek tümü kurumuĢtur. Bu yörede Mart ayından baĢlayarak devam eden kurak bir periyotsöz konusudur. Ocak ayından sonra hazırlanan dikim sahaları, sezon sonuna kadar depo yağıĢıalmamıĢtır. Sonrasında Mart ve Nisan ayı yağıĢlarının geri kalması nedeni ile tümükurumuĢtur.Tesbit edilen odur ki; Güzelyut’da ġubat ayında düĢen yağıĢ bu sahaya düĢmemiĢtir.Alayköyde ölçülen datalar bu bölge için daha gerçekçi görünmektedir. Ġlginç olan sürümdensonra özellikle bölme 141’de bol miktarda orkidenin çiçeklenmesidir. Serhatköy bugünekadar kayda değer yağıĢ almamıĢtır. Kırmızı marlı sahalardaki fidanlar kurumuĢtur.Alayköy; 105.2 mm Aslanköy – Serhatköy ağaçlandırma sahası arasındaki sırttan Kuzeyebakan yamaçları Ocak – ġubat ayları arasında D6’larla sürülerek ġubat ayı içinde dikimyapılmıĢtır. Dikimden sonra depo yağıĢına neden olacak yağıĢ olmamıĢtır. Fidanlar Mayısayından sonra süratle kurumuĢlardır.LefkoĢa; 96.7 mm sadece Aralık ayında vegetasyon için nisbi bir rahatlama vardır. Öteki tümaylar kurak geçmiĢ ve halen kurak periyot devam etmektedir. Ġlginçtir LefkoĢa içindekiKanlıdere’nin Batısı (Metehan sırtları) ağaçlandırma sahası (1992 – 2003) henüz bukuraklıktan etkilenmemiĢtir. Kanlıdere ve Yan kolları Temmuz ayında tamamen kurudu.Yakıcı etkisini Kuzeydeki flish serisi üzerine tesis edilen Cumhuriyet Ormanı yeĢil KuĢakAğaçlandırması üzerine olmuĢtur. Değirmenlik ormanının Batısında yer alan 1968 – 73 yılıtesisi Okaliptüs Plantasyonu büyük oranda tahrip olmuĢtur. (Detay Rapora Bakın) (Ekimayındaki sağanak dıĢında kayda değer yağıĢ olmamıĢtır)TaĢkent;163.8 mm Bu data TaĢkente yakın alanlar için geçerlidir. Buradaki ağaçlandırmasahalarının hala daha direnmeye devam etmeleri Aralık ve ġubat ayı yağıĢlarını LefkoĢa’dandaha yüksek olmasına bağlanabilir. Ancak daha Güney Doğudaki Okaliptüs plantasyonuanlaĢıldığı kadarı ile LefkoĢa’ya düĢen yağıĢı da almamıĢtır.Değirmenlik: 73.3 mm. Bu yöre için bügüne kadar ölçülen en düĢük değer Bovill 1901 – 02dönemi için 125 mm değeri vermektedir. Bir sonraki dönem için Kasımdan – Mart ayı sonunakadar 211.7 mm değer verilmekte Mart ve Nisan aylarında yağıĢ düĢmediği kayıtlıdır. Kurakekstrem yıl olan 1995 le kıyaslandığında 1995’in öncesindeki 94 Kasım yağıĢları ve 95 Temmuzayı ekstrem yağıĢları nedeni ile vegetasyon açısından 1995’in daha avantajlı bir yıl olduğugörülmektedir. Değirmenlikte 2007’in Haziran ayından bugüne devam eden Kurak bir periyotsöz konusudur.Alevkaya: 141.2 mm Nisan ayında yağıĢ yok vegetasyon için sadece ġubat ayı yağıĢlarıtatminkar 2007’nin Haziran ayından beri devam eden kuraklık, Sandallar kuruyor sığ topraküzerindeki çamlarda kurumalar Güneyli ağaçlandırma (Kalavaç) sahalarında kurumalar 72-73 kuraklığından daha yakıcı sonuçlar oluĢmasının baĢlıca nedeni Vegetasyon dönemi (Mart –Nisan ) yağıĢlarının sıfırlanmasıdır. Ġstasyona Ekim ve Kasım aylarında düĢen düĢük seviyelisağanaklar bu yörede kuraklık etkisini geriletmedi.
  14. 14. Ercan: 71.5 mm 2007 Sonbaharından itibaren kongomera üzerindeki servilerde görülenkurumalar Eylül ayı sonu itibarı ile uç Batı yakasındaki Halep çamlarına da geçti. Çömlekçide2007’de tesis edilen yeni saha %70 oranında tahrip oldu. Ercana Eylül ayında düĢensağanaktan sonra kuraklık etkisi kısmen kırıldı. Aslanköyde 1997-98 yılında kurakçıl redzinaüzerinde tesis edilen alanın uç Kuzey Batısındaki kuruma ve sararmalar Eylül – Kasımsağanakları ile sonlanmıĢtır.Geçitkele: 142.2 mm Bu havzada ġubat ve Mart ayları yağıĢlarının biraz tatminkar olmasınedeni ile kuraklık etkisi daha az hissedilmiĢtir.Ziyamet; 293 mm 2007/08 Ağaçlandırma sezonunda ağaçlandırılan alanın Kuzey Doğu ucuAralık ayı yağıĢları normal değerlerin üzerinde Ocak, ġubat ve Nisan ayı yağıĢları tatminkarardından Mayıs ayındaki 20.7 mm yağıĢ can suyu görevi gördü. Temel olumsuzluk Aylariçerisindeki yağıĢ dağılımının 1-2 günle sınırlı olmasından kaynaklanmaktadır. Bu yıl dikimiyapılan fidanlardaki kurumalar çoğunlukla Türkiye’den getirilen kaplı fidanlarda olmuĢtur.Tüplü fidanlarda ekstrem (Erozyon havzası) dikilen alanlarda Ağustos ayından sonrakurumalar gözlemlenmiĢtir. Kaplı fidanlarda kuruma oranı % 70’in üzerinde olmuĢtur.(Özellikle volkanik kayalıklı topraklı alanlarla , plastik marnlı alanlar) Doğal vegetasyondaherhangi bir sarsılma olmamıĢtır. Versari ormanında 1990’lı yıllarda kayalık bir alandayapılan servi dikimlerinde kabuk böceği gözlemlenmiĢtir. Ayni olgu Kavalis ormanında doğalĢartlarda geliĢen servilerde de gözlemlenmiĢtir.Dipkarpaz: 381.7 mm Aralık ayı yağıĢları astronomik Ocak, ġubat ayları tatminkarvegetasyon ayları olan Mart ve Nisan ayındaki yağıĢlar hiç denecek kadar az yağıĢlar kuvvetlisağnaklar halinde düĢmüĢ olduğundan yer altına intikal eden yağıĢ sularında azalma olmuĢtur.Karpaz Ormanında değiĢik tarihlerde yapılan etütlerde doğal vegetasyon örtüsünde herhangibir sarsılma izlenmemiĢtir. Sandallar ve diğer türler canlı bulunmuĢtur. Pınarlar akıĢlarınısürdürdü, ancak Bölme 194’te özellikle Fıstık çamlarının kuraklıktan etkilendikleri, 193’teEkmekçi Tepesinin Batısı, 192’de ve 188’de Değirmenlik flish serisinin devamı olan kalkerlibeyaz marnlı topraklarda açılan teraslarda yapılan Kızılçam dikimleri kuraklıktanetkilenmiĢtir. Bu toprakların suyu geçirgenliği zayıftır. Sağnak halinde düĢen yağıĢları tutmaoranı düĢüktür. Kurumaların esas olarak toprak yapısından kaynaklandığı düĢünülmektedir.Karpaz Ormanının Doğusunda bulunan Dipkarpaz ve Batısından bulunan yeni ErenköyAğustos ayı içerisinde sırasıyla fırtına eĢliğinde 47 mm ve 29 mm yağıĢ almıĢtır. Bu yağıĢ ikiyerleĢim yeri arasında bulunan havzada kuraklık etkisini sıfırlamıĢtır. Haziran ayındaEkmekçi Tepesinin Kuzeyinde kalkerli marnlı yapı üzerinde doğal olarak geliĢen küçük servimesceresinde kabuk böceği gözlemlenmiĢtir. Eylül ayı sonunda gözlemlenen sağnak yağıĢ –Balalan – YeĢilköy – Kaleburnu-Sipahi hattında Karpaz ormanında etkili olmuĢtur.Kantara: 336.2 mm Mayıs ayında 35.5 mm yağıĢ ölçülmüĢtür. Bu yöreden bildirilen sonuçlarabakıldığında istasyona düĢen yağıĢların Güneyli yamaçlarla aĢağıdaki çukur havzalaradüĢmediği anlaĢılmaktadır. Bölme 119, 120, 212, 122, 123’teki ağaçlandırma sahalarındakurumalar olmuĢtur (Tesis yılı 2003) sırt boyunca Sandallar yapraklarını kurutmuĢtur. Eylülayındaki sağnak yukarıda adı edilen bölmelerde etkili olmuĢtur. Yörede Ekim ayında yağıĢolmamıĢ. Kasımda Ģiddetli sağanak almıĢtır.Salamis; 88.7 mm yağıĢ dağılımına bakıldığında bir tek Aralık ayındaki yağıĢ az tatminkaröteki aylar çok az yağıĢlı Mart ve Nisan aylarında kayda değer yağıĢ yok. Çamlarda KabukBöceği gözlemlendi. 2001 – 2003 yılları arasında dikilen Halepçamlarında sarsılmalarizlenmiĢtir. Eylül ve Ekim aylarında tatminkar yağıĢ almamıĢtır. Genel olarak Karpaz yöresihariç kuraklık etkisi tüm ağaçlandırmaları ve bikri örtüsünü Aralık ortası itibarıyle sarmalınaalmıĢ bulunmaktadır. 14
  15. 15. DETAY RAPORTAHRĠP OLAN AĞAÇLANDIRMA SAHALARI VEYENĠDEN ĠNġASINA YÖNELĠK DÜġÜNCELERDEĞĠRMENLĠK FLĠġ SERĠSĠ(Değirmenlik Ormanı, LefkoĢa YeĢil KuĢak, gençlik Ormanı, Cumhuriyet Ormanı, GönyeliGöleti)Jeolojide Değirmelik formasyonu olarak adlandırılan ve üzerinde 1892 yılından beriağaçlandırma yapılan alan, ingiliz ormanlar tarafından ”Hummocks” olarak adlandırılanDeğirmenlik flish serisi. Jeolojik çağlarda Kuzeydoğudaki bir kaynaktan taĢınmıĢ çökellerdenoluĢmaktandır.BeĢparmak dağları ve Güneydeki Trodos masif kütlesinin sıkıĢtırması sonucu, kırıklı alçakyükseltiler kıvrımlı bugünkü yapı oluĢmuĢtur. Üzerinde çalıĢma yapılan ve bugün 2007 / 08Hidrometeorolojik dönemde yağıĢların dibe vurması ile bitki örtüsünde en fazla tahribatıngörüldüğü bu saha baĢlıca kumtaĢı, kil ve marn bileĢiminden oluĢmaktadır. Ve orta miyosen(tortoniyen) yaĢlıdır. OluĢumu sırasında tamamen deformeye uğramadan önce Ģiddetliitilmelerle sıkıĢık Ģekilde kıvrılmıĢ ve üst üste yığılmıĢtır.Seri içindeki kum taĢlarının aĢınmaya dayanıklı oluĢu nedeni ile sırtlar Ģeklinde, komĢuları kilve marnların ise daha yumuĢak ve kolay aĢınır özellikleri dolayısı ile çukur oluklar halindedalgalı bir görünüĢ sunarlar. Kum taĢlarının taneleri inceden kalına kadar çeĢitli taneguruplarına yer vermektedir. Çimento maddesi silistir. Bütün elemanları tuz içermektedir.Ġki sırt arasındaki oluklarda ve yamaçlarda orta dereceli ince taneli kumlu balçık topraklar,,TaĢıma alüvyonların biriktiği dar Vadicikler içerisinde killi balçık topraklar kum taĢlarınındikey ve yatay tabakalanma gösterdiği ve yüzeye vurdığı alanlarda kontak halde Ģiltli balçıktopraklar geliĢmiĢtir. Bu serinin toprakları Adanın en fakir topraklarını oluĢturmaktadırlar.Suyu geçirgenlikleri iyi ancak yazın buharlaĢma çok hızlıdır. Kireç oranı yüksek ayrıĢabilentuz oranı % 0.064 – 0.070 Azot oranı % 0.021- 0.060 organik madde oranı %1.2- 0.8 fosfororanı 2.97-3.2 Na 100-180 ppm patosyum 70.2-88.8 olup Bu sonuçlara göre organik maddecezayıf, azot, fosfor yönünden fakir topraklardır. PH. 7.7 – 7.9 ve bazı ekstrem taĢınmahavzalarında 8’in üzeridedir. Hafif alkalen topraklardır. Doğal bitki örtüsünden yoksunolduğu için Toprakta üst horizon (Ah) humus geliĢmemiĢtir. Seyrek olarak Zizipuslotus,Gabbarıs spinoza, Thimus capitatus, sarcopoterium spinozum ve yaygın olarak Noaeamucromanta garık, alçak bitki örtüsü ve kum taĢlarının duvar ördüğü alanların bitiĢiğinde decratagaus azeralus, tutunarak günümüze kadar gelebilmiĢtir. YağıĢların nispeten fazlalaĢtığıTaĢkent varoĢlarında ve Değirmenliğin Batısındaki havzada bugünkü Girne dağ yolununDoğu ve Batı havzalarında özellikle kumtaĢlarının yükseldiği duvarın Kuzey bakılarında vekum taĢları üzerinde Kızılçam doğal olarak yayılabilmiĢtir. Flish depolarının büyük birkısmında Kızılçam süreç içinde Ģiddetli otlatmalar ve keskin yağıĢ düĢüĢleri nedeni ile yokolmuĢtur.Bu topraklar üzerinde geliĢen kızılçamlar gerek doğal yolla gelenler gerekseekim/dikim yolu ile getirilenler bazı dere havzaları hariç uygun çap ve boygeliĢtirememiĢlerdir. Bu da topraktan kaynaklanan bir sorun olarak algılanmıĢtır.Değirmenlik flish serisinde tamamen çıplak olduğu dönemde 1892 – 1883 dikim sezonundaçalıĢmalara baĢlanmıĢtır. Ġlk ele alınan sel deresi havzaları olup bu havzalar içerisinde TaĢtanGöletçikler yapılıp arkalarına Kızılçam, servi, okaliptüs demirağacı ve Akasya dikilmiĢtir. Selhavzaları tamamlandıktan sonra tepeciklerin yamaçları ele alınmıĢ ve her yıl çalıĢmalaradevam edilmiĢtir. 1914 yılına gelindiğinde 2x3 mil karelik bir alan bitki örtüsü ile kaplanmıĢtır.(A.k Bovill 1902 – 1915) Bovill kaleme aldığı ilk raporunda (1902) bu çalıĢmaları çok güzelözetlemiĢtir. 15
  16. 16. Gelecekte izlenecek yöntemleri açığa çıkartmak için verilen bu uğraĢları tekrar anmak yararlıolacaktır.1892 -93 dikim sezonunda derin dere ve sel derelerinde taĢ bentler yapılarak artlarına 3 000adet Kıbrıs akasyası (çiçek saksılarında yetiĢtirildi) ve 1 000 adet servi, Demir ağacı ileokaliptüs dikildi. Ġlk iki türde yüksek oranda baĢarı elde edildi. AraĢtırmalara 1893-94 vesonrasında da devam edildi. Dikimler derin dere yataklarına yapıldı. Yapılan deneme dikimlerisonucu Akasyanın yağmur sularından baĢka suya ihtiyaç duymadan geliĢebildiği not edildi. Buhavzada 7 yıl çalıĢtıktan sonra, daha batıya Haspolat toprağı olarak görülen havzayakaydırılmıĢ ve 1900 – 1901 dikim sezonunda (dikimler genellikle Aralık ayında yapılıyordu) 26 000 akasya ve 49 000 servi dikilmiĢtir sezonun az yağıĢlı geçmesi nedeni ile tüm servilerkurumuĢ ve en çok 10 000 kadar akasya hayatiyetlerini sürdürebilmiĢlerdir. Dikimlere devamedilmiĢ, Aralık 1901 de 22 000 Akasya ve 30 000 servi dikimi yapımlı yağıĢlar yine az olmuĢancak baĢarı oranı geçen sezondan daha iyi olmuĢ 18 000 akasya ve 10 000 servi yaĢamlarınıdevam ettirebilmiĢlerdir.ÇalıĢmalar devam ettirilmiĢ, neticede bugün değirmenlik ormanı olarak adlandırılan ormanyaratılmıĢtır. Bu havzada baĢlangıçta tohum ekimi de yapılmıĢ ancak sonuç baĢarısızolmuĢtur. Değirmenlik ormanında bu dikimlerden tohumla gençleĢen Kızılçam mesçeresioldukça seyrek olarak varlığını sürdürebilmektedir. Ancak Kıbrıs akasyası gençleĢerekgünümüze ulaĢamamıĢtır. Ki Bovill’in raporunda akasya odunun kireç ocaklarına satıldığıkayıtlıdır.2007/08 kuraklığında, değirmenlik ormanında don vuran tüm akasyalar (Gerek dikim gerekseyakın geçmiĢte yapılan dikimlerle tohumla gelen) kurumuĢtur. Bu olgunun geçmiĢte detekrarlanmıĢ olması kuvvetle muhtemeldir.Değirmenlik ormanına 1968 – 73 yıllarında girilerek Dozerle makineli teras açılmıĢ (catastrip)ve geniĢ bir havzada okliptüs, Kızılçam, servi ve fıstıkçamı dikimleri yapılmıĢtır.1972/73 yıllarında baĢ gösteren ekstrem kuraklık nedeni ile Değirmenlik ormanı ağaçlandırmasahalarında fidanlara su verilmesine rağmen kuruma oranı % 50 olmuĢtur. )ÇoğunluklaFıstıkçamı ve okaliptüs türleri) ( Ayni periyotta Alevkaya da sığ topraklar üzerinde olançamlarda özellikle Mavron oros ve Melunda ormanında belirgin oranda kurumalar olmuĢtur)(Annual Report of the Northern Range Dıvısion 1973) 72/73 kurak periyodunu atlatan gerikalan fidanlar büyüyerek orman vasfını kazanmıĢ ve günümüze kadar ulaĢmayı baĢarmıĢtır.Çoğunlukla baĢlıca 4 tür Eucalyptus astringens, E. Brockwayii, E. Occidentalis, E. Sargenti7-12-20 metreler arasında boylanarak. Ana mescereyi oluĢturmuĢlar ve bazı yamaçlarda bunların arasına tohumdan gelen Kızılçam katılarak bozuk vasıflı bir orman oluĢturmuĢlardır1974’den sonra sahanın batı yakasında yapılan akasya ve E. Camaldulensis dikimleri günümüze ulaĢmıĢtır. Bu akasyalardan özellikle dere yataklarında tohumdan gelen bireylergözlemlenmiĢ sonrasında 2001 de bu orman içerisinde ve bitiĢiğindeki Güneyli hali arazilerdeyapılan ağaçlandırmalarda bol miktarda akasya kullanılmıĢtır. 2002 de Değirmenlikormanının uç kuzeyinde 74 öncesi yapılan teraslamaların devamına bazı boĢluklardahazırlanan alanlara çoğu yamaçta ise direkt çukur dikimi Kızılçam ve çoğunlukla akasyaekilerek boĢlukların kapatılmasına çalıĢılmıĢtır. Bu gün gelinen nokta da görünen odur ki tüm bu saha eski ve yeni dikimleri ile %30 -80arasında tahrip olmuĢtur. Özellikle tüm akasyaların (eski ve yeni) dondan etkilenerekkurumaları dikkat çekicidir. 16
  17. 17. Değirmenlik Flish Serisi Üzerine Orman Dairesi tarafından Tesis Edilen Ağaçlandırma Sahaları, tesis Yılları ve Dikilen Fidan miktarı: Ġmar Yılı Hektar Dikim (Adet) DiyecekGençlik Ormanı 1985 – 1991 70.1 60 000 Akasyaların tümü kurdu. Çamlarda Kabuk Böceği (% 30 – 40 oranında kurumalar) ġiddetli kurumalarCumhuriyet Ormanı 1987-1991 100.4 150 000 Büyük oranda kurumalarBRT 1991 – 1998 10 10 000 Hiç etkilenmediGönyeli 1987 -1992 15 30 000 Akasyalar ve Fıstıkçamları kuruduYakın Doğu Üniversitesi 1991 24 37 000 Kurumalar görüldü. Üniversite yönetimi fidanlara su verdi.LefkoĢa YeĢilkuĢak 1999 459 546 878 ġiddetli kurumalar tüm akasyalar kurudu (% 50 -30 Hamitköy arası büyük oranda tahrip oldu) 1999 64 67 500 Bahor daha az oranda tahribat (ġiltli alanlar Ģiddetli derecede etkilendi) 2000 290 301 416 TaĢkent yolu boyunca tahribat daha az (ġiltli alanlarda etkilenme) 2000 285 297 239 Tüm akasyalar kurudu çamlarda daha az kuruma (Haspolat Göletinin Kuzeyi ve Batısı deneme sahasında blok yatay kumtaĢları üzerindeki Çamlar, akasyalar kurudu. Teraslarda çamlar akasyalar kurudu Teraslarda okaliptüsler sağlıklı.Değirmenlik Ormanı 2001 188 229 813 Akasyaların tümü yok oldu. 2005-07 (çamlarda 2007 yılından baĢlayan kurumalar) 47 000 Akasyalar kayboldu.
  18. 18. 2007 -08 TaĢkent 38 000 dikilen tüm fidanlar kurudu. Değirmenlik ormanında (Tesis yılı1968 – 1973) okaliptüs türlerinden Ģiddetli derecede etkilenen baĢlıca türler E. Sargenti ve E.Asrtingens’tir. E. Occidentalis % 20 oranında E. Brockwayii ise kurak periyodu, atlatmayıbaĢarmıĢtır. Bu türler ayni yıllarda dikilen ve tespiti yapılan diğer okaliptüs türlerindenkurak periyodu atlatabilenler aĢağıya çıkarılmıĢtır. 1. E. Sideroxylon tekil bir birey olarak varlığını sürdürüyor. Nisan aylarından itibaren yaprak ebatlarını küçülttü, tomurcuk ve meyve yapmadı. 2. E. Transcontinentalis küçük bir gurup olarak varlığını sürdürmeye devam ediyor. 3. 42’ler değiĢik forumlar bulunan bu tür değiĢik noktalarda bu periyodu atlatabilmiĢtir.1974’ten sonra dikilen E.camaldulensis var. obustlar kuraklıktan etkilenmiĢtir.1999 – 2002 yılları arasında dikilen ve genç fidan durumunda bulunan E.sargenti, E.Occidentalis, E. Astringens, E. Astringens alt formu, E. Torquata bu periyodu atlatmıĢlardır.E. Torquatalarda sarsılma izlenmemiĢtir.Akasyalardan denem sahasına 2001 yılında dikilen Acacia aneura, prosopislerden P.glandulosakuraklık ve dondan etkilenmemiĢlerdir.Eski dikimlerden serviler derin topraklı alanlarda sarsılamalarına rağmen kurak periyoduatlatmıĢlardır. Çamlarda gerek kuraklık gerekse kabuk böceği kaynaklı kurıumalarizlenmiĢtir.
  19. 19. DEĞĠRMENLĠK FLĠSH SERĠSĠ ÜZERĠNDE TESĠS EDĠLEN AĞAÇLANDIRMA SAHALARI(2007-08 Hidrometeorolojik Yılında EtkileĢim %30-80 arası)TAHRĠP OLAN SAHALAR TABLOSUSerisi Bölme Bölgesi Tesis Sembolü Alan Diyecek No YılıLEFKOġA 10 Gönyeli 1972 Çz, Sr3, a3 3.0 Yaz sezonu boyunca sarsılma izlendi. Gönyeli 1987- Çz, Kba 8.2 ġiddetli oranda etkilendi. Tüm akasyalarda kurumalar 92 Gönyeli 1992 Çz, cfa 4.9 Tüm Fıstıkçamları kurudu Gönyeli 1974 1.0 Gönyeli darboğaz arası Plümer Koruluğu karĢısı tepecikler üzerinde öncesi bulunan Batı Avustralya orijinli okl. Hiçbir sarsıntı görülmesi (tanı için meyve, tomurcuk alınacak) Cumhuriyet 1987 - Çz, Sra3-1 6.8 ġiddetli kurumalar Or. 91 çz,sra3-2 11.8 11 Cumhuriyet 1987- Çz Sra.3 81.8 ġiddetli kurumalar Or. 91 12 YeĢilkuĢak 1999 Çz kba 101.4 ġiddetli kurumalar tüm akasyalar kurudu 13 YeĢilkuĢak 1999 Çz Sra Kba 37.9 ġiddetli kurumalar Çz kba-1 15.9 ġiddetli kurumalar Çz kba 2. 8.8 Tüm akasyalar, çamlar ve servide kurumalar oluklarda daha az Gençlik oranda, kabuk böceği zararlısı tesbit edildi. Ormanı 1985- 91 Çz sra-3 70.1 14 YeĢilkuĢak 1999 Cz kba 108.6 Öncelikli Ģiltli alanlar üzerinde kurumalar 15 YeĢilkuĢak 1999 Çz kba 82.2 ġiltli alanlarda Ģiddetli kurumalar 17 Bahor 1999- Çz3 kba 111.6 ġiltli alanlarda Ģiddetli kurumalar 2000 18 Ve Üstü 2000 Çz Sr kba 106.5 ġiltli alanlarda Ģiddetli kurumalarLEFKOġA SERĠSĠ TOPLAMI 743.4 LefkoĢa Serisi Toplamı: YeĢil kuĢak alanları içerisinde Yakındoğu(Gönyeli Hariç) Üniversitesi ile bazı Hamitköylü Ģahıslara ait tapulu alanlar vardır. Yeniden tesis çalıĢmalarında bu olgu göz önüne alınmalıdır.ALEVKAYA 118 TaĢkent 2000 Çza 121.5 Akasyalar kurudu çamlarda daha az kuruma Yolunun Doğusu
  20. 20. 129 Sarıcatepe 2000 Çza 32.7 ġiltli alanlar ve blok kumtaĢı üstü sığ topraklarda kurumalar okl etkilenmedi. 120 Kuzey 2000- Çza 37.4 EtkileĢim daha az 01 119 Güngör 1968- Bo k 5.4 E.astringenslerde ve E camal.var obusta’da kurumalar yolunun batısı 73 120 Göngör yolu 68-73 B ok 18.6 E.astrıngen, E sargentilerde kurumalar batısı 125 Batı 68.73 C ok 31.7 E. astringens ve sargentilerde kurumalar 126 Çiftlik Üstü 68-73 B ok 53.3 E.astringens ve E sargentilerde Ģiddetli kurumalar (Özellikle Güneyli sığ topraklı yamaçlarda (Bu bölmenin orta havzası (yol güzergahı) çöplük alanı olarak ayrılmıĢtır) Dikimde dikkate alınması gerekmektedir. Sargenti alt forum, brockwayii 42’ler sideroxylon etkilenmedi. Occidentaliste çok az kayıp 127 Sonraki bölme 1968- B çz, ok, p6 88.4 Yol kenarları ve yakın yamaçlarda dikili astringensler’le 1973 sargentilerde zarar var. Tüm akasyalar kurudu. 131 Sonraki bölme 1968- Bc,çz,ok,sr 47.7 Etkilenim düzlüklerde sargenti. 1973 132 Girne Dağ 1968- B cz, ok,sr 72.2 Ayrıntılı etüt yapılması.Deneme sahasını içermektedir. Ortası yolunun Batısı 1973 tellidir. Yapılması. 1983 Çza 30.0 Büyük oranda tahrip oldu TOPLAM SAHA 540.9Tahrip olan Okaliptüs sahaları ile bitiĢiğindeki alanlarda özellikle çalıĢılmalıdır. 20
  21. 21. 21
  22. 22. Değirmenlğin Doğusu, Kalavaç – Serdarlı yörelerinde tahrip olan bölmeler (%30 – 50) aĢağıdagösterilmiĢtir. 1998 yılı dikimleri.142 Çza 6.4 Kalkerli marn (askeri bölge)143 Çza 9.3 Flish144 Çza 112.2 Flish + Kalkerli marn (askeri saha)146 Çza,sra 12.1Yol üstü konglomera+terrarosa149 Cz sra 11.2AtıĢ alanlarından etkilenen saha150 Çz sra 28.7AtıĢ alanından etkilenen saha151 Çz sra 38.6Alevkaya güneyi Öncelikli ele alınacak olanlar 151,152-153’te Kalavaç –Görneç Arasındaki araziler, kurumalar ĢaĢırtıcı, oligosen flish kulliviyal Topraklar + Flish D152 Çz sra 61.3 Kalavaçın Kuzeyi Akbelen sırtının batısı153 Çz sra 114.6 Kalavaç, Karaburun-Akbelen sırtları arası Çza 10.6 Serdarlı Göleti154 Çza 2.2 Serdarlı Göleti158 Çz sra 157.2 Serdarlı ,Ergenekon Etüt Proğram verilecekTOPLAM 564.4 (Bölme 151, 152, 153’te etkilenen % 50 sahalar boĢaltılıpderin sürümlerden sonra Harup, zeytin, Servi, Prosopis ve okaliptüsle (turquata, occidentalis-meliodora- wooswardi) ağaçlandırılacaktır.LEFKOġA YAĞIġ ZĠKZAKLARI YADA SALINMALARI:1886-1907 yılları arasında 23 yıllık en yüksek kıĢ yağıĢı (kasımdan – Nisan ayı sonuna kadar) 16inç (406.4 mm ) en düĢük kıĢ yağıĢı 5 inç (127 mm) ortalama 11.15inç (283.1 mm) (aktaranHutchıns 1909) Yıllık yağıĢ bazında 1 Kasımdan bir sonraki yılın Ekim ayı sonuna kadar) 19.yüzyılın sonlarında 5 yıllık periyotlar için 422 – 423 mm ve 318.7 mm’lik yağıĢ değerleriverilmektedir. (Bovil 1915)1980 – 1990 20. yüzyılın son çeyreğinde sezonluk yağıĢ miktarları (mm) (Kasımdan –Bir sonrakiyılın Ekim ayına kadar) 10. yıllık periyotlar halinde değerlendirme. KıĢ YağıĢı(mm) Yaz YağıĢı(mm) TOPLAM (mm)1980-81 310.5 37.1 347.61981-82 215.9 21.1 327.01982-83 141.8 70.7 212.51983-84 232.3 25.7 258.01984-85 305.1 27.0 332.11985-86 201.1 98.6 299.71986-87 301.4 65.8 367.21987-88 274.8 77.0 282.51988-89 228.9 52.7 281.61989-90 193.8 33.6 227.4Bu periyot içerisinde ölçülen en yüksek kıĢ yağıĢı 310.5 mmBu periyot içerisinde ölçülen en düĢük kıĢ yağıĢını 141.8 mm OTALAMA 226.1 mm dir.
  23. 23. Bu Periyotta yağıĢların 200 mm.nin altına düĢtüğü sezon sayısı 2, 280 mm.nin üstüne çıktığısezon sayısı 3Ġkinci 10 yıllık sezon (1990 – 2000) KıĢ YağıĢı(mm) Yaz YağıĢı(mm) TOPLAM (mm)1990-91 117.8 13.6 131.41991-92 283.3 66.3 349.61992-93 203.6 25.7 229.31993-94 280.2 74.4 354.61994-95 180.9 74.0 254.91995-96 188.5 33.3 221.81996-97 228.2 53.1 281.31997-98 191.0 34.5 225.51998-99 258.8 56.8 315.61999-2000 217.0 64.8 281.8Bu periyot içerisinde ölçülen en yüksek kıĢ yağıĢı 283.3 mmBu periyot içerisinde ölçülen en düĢük kıĢ yağıĢı 117.8 mm ORTALAMA 200.5mmBu periyotta yağıĢların 200 mm altına düĢtüğü sezon sayısı 4.280 mm nin üstüne çıktığı sezonsayısı 2 üçünçü on yıllık peryot 2000 – 2010 sezonu için son 8 sezon KıĢ YağıĢı(mm) Yaz YağıĢı(mm) TOPLAM (mm)2000-01 295.8 96.5 392.32001-02 286.2 136.2 422.42002-03 463.0 98.2 561.22003-04 344.6 118.3 462.92004-05 204.9 128.5 333.42005-06 210.5 82.2 292.72006-07 168.8 67.7 236.52007-08 ~ 94.7 ~ 30.0 ~124.7Bu periyot içerisinde ölçülen en yüksek kıĢ yağıĢı 463.0 mmBu periyot içerisinde ölçülen en düĢük kıĢ yağıĢı 94.7 mm ORTALAMA 278.8 mmDönem içinde 200 mm altına düĢen sezon sayısı 2. Sezon içinde 280 mm üstüne çıkan sezonsayısı 4.BaĢa dönecek olursak, 1886 – 1907 yılları arasında Hutchins 20 yılın ortalamasını 283.1 mm enyüksek kıĢ yağıĢını 406.4 mm en düĢük kıĢ yağıĢını ise 127 mm olarak belirledi. Son 27 yılabakıldığında en yüksek 463 en düĢük 94.7 mm görülmektedir. 23
  24. 24. Tüm kıĢ yağıĢları (1980 – 2007) ortalaması 244.7 mm dir. Bu değer 1941-1970 periyodu için255 mm dir.Hutchins’in hesapladığı Ģekliyle alırsak 19. yüzyılın sonu ile 20. yüzyılın baĢlarında LefkoĢa’daortalama KıĢ yağıĢı 283.1 mm20. yüzyıl sonu ile 21 yüzyıl baĢları kıĢ yağıĢları 244.7 olup arada 38.4 mm lik fark vardır.1980 den sonra elimizdeki verileri sağlıklı olarak değerlendirecek olursak. Mak. KıĢ YağıĢı Minimum kıĢ yağıĢı Ortalama 10 Yıllık Periyot Ortalaması1. Periyot 310.5 141.8 226.1 240.5 (10 Yıllık)2. Periyot 283.5 117.8 200.5 214.9 (10 yıllık)3. periyot 463.0 94.7 278.8 258.5 (12 Yıllık) 1. Periyotta minimum kıĢ yağıĢı 141.8 mm yaz yağıĢı 70.7 mm ölçülen sezon 1982 – 83 sezonudur. Ağaçlar yada fidanlar üzerinde etkisi olup olmadığına dair bir kayda rastlanmamıĢtır. 2. Periyotta minimum kıĢ yağıĢı 117.8 mm, yaz yağıĢı 13.6 mm ölçülen sezon 1990-91 sezonudur. Bu sezonda tesis halinde olan gençlik Ormanı yada Cumhuriyet Ormanında herhangi bir rahatsızlık izlenmemiĢtir. 3. Periyotta minimum kıĢ yağıĢı 94.7 mm yaz yağıĢı (henüz değerler alınmamıĢtır) yaklaĢık 30 mm. ölçülen sezon 2007-08 sezonu olup Ağaçlandırma sahaları üzerine yakıcı etkilere neden olmuĢtur. Detayları verilen Değirmenlik flish serisi dıĢında LefkoĢa içinde Kermiya’da (Toprak yapısından anlaĢıldığı kadarı ile 30-100 cm. altı çakıl olan eski dere yatakları) Fıstıkçamları, genç kızılçamlar ve eser halde E. camaldulensislerde, Ortaköy de anaokulu yanında bulunan gladisyalarda, killi alkalen alanlarda (Kanlı dere Batı yakası) okaliptüslerde (gompasephala) kurumalar olmuĢtur. Yaz sezonunda Kanlıdere ve Bakır derede akıĢ durmuĢtur. 1992 yılı tesisi Askeri Bölgeler içinde kalan ağaçlandırmalarda kurumalar izlenmemiĢtir. Kanlıdere yatağında kökleri suya alıĢan bazı E. camaldulensisler kurumuĢtur. Eski alay yerleĢimindeki bazı ağaçlarda (E. camaldulensis) kurumalar izlenmiĢtir. 24
  25. 25. LefkoĢa Ġçin Ekstrem Kurak Meteorolojik Yılların Analizi1980 Sonrası I. Kurak Yıl Dahil (1982) YağıĢ (mm)13 Yıllık periyotlar halinde Analiz.LefkoĢa Ocak ġubat Mart Nisan Mayıs Haziran Temmuz Ağustos Eylül Ekim Kasım Aralık TOPLAM1982 17 39.6 81.6 7.1 10.6 - - - 4.5 6.0 20.3 19 205.71982- 36.8 44 39.6 18.9 18.4 3 2 2.5 1.6 18.5 50 50 285.31994(13Yıllık)Süreç içinde 200 mm nin altına düĢen yıllar (tekerrür 10+3+2 Ģeklinde uzun süreli kurak periyot.1990 11.6 68.4 58.1 3.1 25.5 - - 4.0 0.2 3.9 0.4 13.9 189.11993 30 42.3 36.7 8.7 19.1 6.6 - - - - 38.9 9.8 192.11995 13.6 7.9 9.4 9.7 5.7 - 65.8 0.2 0.0 2.5 27.5 5.4 147.91995 yılı dahil 13 yıllık periyodun yağıĢ dağılımı ĢaĢırtıcıdır.1995- 54.1 38.5 30.9 23.9 26.7 17.5 9.9 0.3 8.1 22.3 36.5 59.6 328.307-08 9.6 8.8 9.3 0.2 1.6(13Yıllık)2008 9.6 periyotların 1941 – 1970 (29 Yıllık periyot) periyodu ile kıyaslanması1941- 60 40 35 18 20 7 1 3 10 25 27 75 32119701982- 36.8 44 39.6 18.9 18.4 3 2 2.5 1.6 18.1 50 50 285.31994Depo yağıĢlarına etki eden Aralık ve Ocak aylarında azalıĢ dengeleyici aylar olan Kasım, ġubat, mart ve Nisan aylarında artıĢ. Yaz aylarındaTemmuz ayında artıĢ.1995-07 54.1 38.5 30.9 23.9 26.7 17.5 9.9 0.3 8.1 22.3 36.5 59.6 328.35 yıllık yoğun yağıĢlı periyottan olumlu etkileri Ocak, Ekim ve Aralık aylarında düzelmelerle dolayısı ile depolamaya pozitif yönde etkileĢim sözkonusudur.1980-07 48.9 46.7 37.4 21.5 22.6 10.2 5.7 1.3 4.6 20.2 43.4 57.4 319.9ġubat mart, Nisan, mayıs, Haziran, temmuz, Kasım aylarında artıĢ genel eğilim yaz ayları yağıĢlarında artıĢ olacağı yönündedir. Haziran veTemmuz aylarındaki artıĢ dikkat çekicidir. Ocak ve Aralık dengeye gelemedi Kasım ayı artıĢları dikkat çekicidir.
  26. 26. UlaĢılan tüm datalar toparlanacak olursa LefkoĢa’da yağıĢ salınımları aĢağıdaki gibiözetlenebilir.1883-1913 Ortalama Yıllık YağıĢ 373mm (Bovil (1915)1911-1940 “ “ “ “ 368 mm (E. campman 1953)1908 – 1957 “ “ “ “ 375 mm(49 Yıllık) (Ölçümler içerisinden W.D.D.DRWG No:6106 A) Aktaran Forest Departmant April 1967) çevrimler yazara ait)(K.KT.C de 1958, 59, 60 da ortalama yağıĢlar 318.33 mm oranında en düĢük seviyedeseyrettikten sonra Belli bir istikrar kurulmuĢ ve 72 – 73 de en düĢük seviyesine inmiĢtir. Aradakisezon sayısı 11 dir. 9 yıl sonra tekrar 300 mm altına düĢmüĢ (1982) 7 yıl sonra tekrar (263 mm)1989 bir sonraki yıl 220 mm kalımıĢ (1990) 1995’te (160 mm) ( 5 yıl) düĢmüĢtür.1941 – 1970 ortalama yıllık yağıĢ 321 mm1980 – 2007 ortalama yıllık yağıĢ 319.9 mm1975 – 2007 ortalama yıllık yağıĢ ?Bu tablo incelendiğinde 1940’lardan sonra LefkoĢa için belli bir yağıĢ istikrarı yakalandığıizlenimi çıkmaktadır. Ancak kurak periyot tekerrürlerine bakıldığında Aralar daralmakta olupsürekli kurak sezonlar kalıcılaĢmaktadır.1933 (K.K.T.C 240.5) 8 yıl sonra 1941 (262 mm)1941 17 yıl sonra 1958, 59, 60 (318 – 330)1960 12 yıl sonra1972, 73 ) peĢpeĢe 2 yıl 245, 253)1973 9 yıl sonra (1982 LefkoĢa 205.7 mm)1982 7 yıl sonra 1989 223 mm LefkoĢa.1989 1 yıl sonra 1990 223 mm (LefkoĢa)1990 1 yıl sonra 1991 189.1mm (LefkoĢa)1991 2 yıl sonra 1993 192.1 mm(LefkoĢa)1993 2 yıl sonra 1995 147.7 mm (LefkoĢa)1995 3 yıl sonra 1998 228.4 mm (LefkoĢa)1998 1 yıl sonra 1999 241.2 mm (LefkoĢa)Görüldüğü gibi geçmiĢte 7 – 17 yıl arası değiĢen kurak periyotlar 90’lı yıllarda sık aralıklarla(1-2-3) tekerrür etmektedir ve bu olgu 20. yüzyılın birinci ve ikinci periyotlarınakıyaslandığında, ilk iki periyotta böyle bir olgunun olmadığı görülmektedir.Esas vurucu kuraklık 1972/73 ten (Alevkaya 115 mm’ten sonra ortaya çıkmıĢtır.
  27. 27. LefkoĢa için sezonluk (Hidrometeorolojik yağıĢ bazında Ekimden bir sonraki yılın Nisansonuna kadar) yağıĢlar ve kayıplar. Normali (1941’den Günümüze kadar yaklaĢık ayni Oran geçerli)1982-1983 195.7 mm 255 % 23.1 azalıĢ1989-1990 235.9 mm 255 % 7.5 azalıĢ1990-1991 121.7 mm 255 %52.3 azalık1994-1995 227.6 mm 255 % 10.6 azalıĢ1995-1996 191 mm 255 % 25.1 azalıĢ1996-1997 248.9 mm 255 %2.4 azalıĢ1997-1998 199.3 mm 255 %21.8 azalıĢ% 50’nin üzerindeki yağıĢ değiĢikliği 90/91 ve 2007/2008 Hidrometeorolojik dönemlerdegözlenmiĢ olup FAO’nun 1979 yılında geliĢtirdiği tanımlamaya göre P/Etp (P: YağıĢ –evapotranspirasyon) Bu değiĢiklikler kurak iklime iĢaret etmektedir.(1940 -71 meteorolojik datalara göre, LefkoĢa için P/Etp= Yıllık YağıĢ =32.1 cm potansiyel evapotranspirasyon 106.60 = 0.30Bu değer yarı kurak iklim tipini denk gelmekte olup kıĢ yağıĢı 200 – 250 mm olan step bitkiörtüsüne iĢaret etmektedir.2007/08 ekstrem kurak periyotta Değirmenlik flish serisinde izlenen odurki step’in bodurçalılıkları Noaeamucramanta sarcopoterium spinozum, yarı kurakçıl cratagaus azeralus,calicotome Villosa yenilenememiĢtir.Zizipus Lotus geliĢimini tamamen durdurmuĢtur.Bu bugüne kadar ilk kez gözlemlenmekte olup Ģiddetli derecede kuraklığa iĢaret etmektedir. Busezon için yukarıdaki formül uygulandığında kurak zona denk gelmekte olup, ekolojik olaraksadece derin vadilerde yukarıdaki türler varlıklarını sürdürebilirler. Tarım mümkün değildi.Ağaçlandırma iki yıl düzenli sulama ile (KıĢ aylarında) mümkün olabilir. Yine de ekstremperiyotlarına bakıldığında flish serisinde yapılan ağaçlandırmaları etkileyen kurak periyot 72/73sezonuna denk geldiğinden aradaki yıl farkı 35 dir. 35 yıllık periyotta fidanların ağaç formuolacağı düĢünülerek bu seride Ağaçlandırmalara devam edilmelidir.1995 teki dibe vuruĢ (160 mm) sonrasında yağıĢlı bir periyodu da getirdiği unutulmamalıdır. Buolgu sadece küresel ısınmayla ilgili bir olgu değildir. Ġklimsel döngüdeki yağıĢ rejiminde dedeğiĢiklikler söz konusu olmaktadır. (Okyanus akıntılar, Alize rüzgarları volkanik patlamalar,orman yangınları ısınma Ģiddetinde artıĢ yağıĢ rejimini etkileyebilmektedir.)Neticede Kıbrıs Dünyadan soyutlanmıĢ bir alanda bulunmamaktadır. Genel olarak atmosferdeoluĢan her bozulma Co2 salınımında artıĢ Ülkemizi de etkileyecektir. AnlaĢılan odur ki birtarafta iklimsel döngü öteki yanda atmosferdeki Co2 oranındaki artıĢ kurak periyotlarınĢiddetini daha da artırmaktadır. Yapılması gereken bu kurak periyotta ayakta kalmayı baĢaranve daha önce ağaçlandırma yolu ile getirilen türlerin tesbitinin yapılması ve ona göre dikimmodellerinin geliĢtirilmesidir. 2007/08 Ekstrem kurak periyodu, yalnız baĢına belirleyicideğildir. Bir yörenin iklim tipinin ortaya çıkarılmasında en az 7 sezonluk yağıĢ dağılımınındeğrlendirilmesi gerekmektedir. (Hutckins 1909) Ağaçlandırmada önemli olan budur. 27
  28. 28. YENĠDEN TESĠS VE PLANLAMADÜNDEN – BUGÜNE NE YAPILMALI1909’da Adayı ziyaret eden Doğu Afrika Orman Müdürü sıfatlı Mr. Hutckins SalamisDeğirmenlik Flish serisi ve Athalosa ormanında yapılan çalıĢmaları gördükten sonraRaporunda yağıĢ istatiklerini incelerken Adayı beĢ ayrı iklim tipine ayırmıĢ ve Mesarya (FlishSerisi dahil) LefkoĢa’nın iklim tipi içerisinde değerlendikten sonra. Bu havzada yarı çölĢartlarının egemen olduğunu belirterek verimli orman (Timber foreıt) tesis edilemeyeceğini notetmiĢtir. Hutckins verimli orman tesisi için en az mevsimlik yağıĢ bazında (Nisanda baĢlayıp 31Martta sona eren dönem) 500 mm lik yağıĢ olması gerekliliğini öne sürerek bu havzada Ancakkesildikten ve yangın geçirdikten sonra kendilerini yenileyebilen Avustralya orjinli Akasya veokaliptüs türlerinin kullanılabileceğini not etmiĢtir. A.K. Bovill 1915 te yayınlanan rapordaSalamis’te yapılan çalıĢmaları örnek göstererek verimli orman kurulabileceği vurgusunuyapmıĢtır.Orman dairesinin kurucusu P.G. Madon okaliptüslerin kendilerini doğal ormanlar gibiyenileyemeyeceklerini dolayısı ile faydalanma yolu ile bu türlerle tesis edilecek ormanlarıntahrip olacağı endiĢesini dile getirmiĢ ve okaliptüsü sadece yeĢil alan ağaçlandırmalarında, köykoruluklarında ve sağlık Ģartlarının iyileĢtirilmesi amacı ile kullanımını önermiĢtir. Zamanıncilvesine bakın ki bu güne Madonun diktirdiği çam, servi, Fıstıkçamı, Harup türleri ulaĢamamıĢama endiĢe belirttiği okaliptüsler ulaĢabilmiĢtir.Bu çok önemli bir noktadır. Okaliptüsler sadece dere yataklarında değil yumuĢak dolgutopraklarda da tıpkı çamlar gibi tohumdan gençleĢebilmektedirler. Sadece bir noktada açıkalanlarla Güzelyurdun Kuzeyinde Siliquide çamların beceremediğini yapmıĢ ve organikmaddece zengin topraklar üzerinde meĢcere altı ve yanlarında da tohumdan gençleĢebilmiĢtir.Konuyu dağıtmadan Ġngiliz döneminde Flısh serisi üzerinde yapılan çalıĢmalarda Kızılçam veservi ile baĢlanmıĢ neticede hızlı büyüyen ve o zamanki Ģartlarda 6 yaĢında rotasyon usulü ilekesilen Kıbrıs akasyasında (Acacia cyanophilla) karar kılınmıĢtır. Aslında halkın odun ihtiyacınıkarĢılayabilmek için isin kolayına kaçılmıĢtır. Dikilen bu akasyalar arasına gelen kızılçamlarınbakiyesi günümüze ulaĢmıĢtır. Mesaryada tesis edilen köy yakıt sahalarında ise çoğunluklagünümüze ulaĢan okaliptüsler olmuĢtur. Okaliptüslerle ilgili olarak açığa çıkarılması gerekendiğer önemli bir konuda her kurak periyotta kimi insanlar tarafından dile getirilenokaliptüslerin yeraltı sularını kuruttuğu hikayesidir.Bu konu ile ilgili olarak dile getirilen Ġngiliz Sömürge Döneminde yönetim, sıtma ilebaĢedebilmek için, tüm su tutan alanların okaliptüsle ağaçlandırmaları kararı almıĢ ve bu dikimseferberliğinin baĢına da Aziz beyi getirerek süratle ağaçlandırmayı tamamlamıĢtır. Aziz beysonradan sıtmanın önlendiğini ancak bu ağaçların dikildikleri alanlarda suların geri çekildiğinisöyleyerek dert yanmıĢtır. Gerçekte Kıbrıs’ta bataklık olarak adlandırılan alanlar geçirimsiz kilkil topraklar üzerinde yoğun yağıĢlı yıllarda biriken sulardır. Bu sular yer altına intikal etmezlerbulundukları alanlarda buharlaĢma yolu ile kaybolurlar, yapılan bu tip alanların çevresine butip topraklara uyum sağlayabilen ve belirli bir süre 40 – 80 gün su baskınına dayanabilenokaliptüs türlerinin dikilmesidir. Durgun sular sivri sineklerin üzerlerine havzalarıdır veorada sağlık Ģartlarının iyileĢtirilmesinde okaliptüslerin önemli bir rol oynadıkları 19. yüzyılCezayir’inde yapılan ayrıntılı gözlemlerde tesbit edilmiĢtir. (Bakınız Madon replantik of islandof Cyprus 1880) okaliptüsler toprak içerisindeki bağlı sulardan faydalanabilme ve süratleboylanma yeteneğini geliĢtiren ağaçlardır. Yabancı ülkelerde adapte olmalarının baĢlıcanedeni budur. Bazı türleri E.Camaldulensis, E. gompasephala 6 metre derine ve intensif saçakkök geliĢtirme yeteneğine sahiptirler. Yer altı suları bugün 160-300 ayaktan çekilmektedir. Birzamanlar en azından LefkoĢa’da 1909’a kadar var olan doğal tür Çınar’ın bu mantıkla giderseksu çekmediğini kim söyleyebilir. Su çekimi diğer orman ağaçlarında nasılsa okaliptüslerde de 28
  29. 29. aynidir. Tekil ağaç halinde suya ulaĢabilmek için intensif saçak kök salarlar. Toprak içindekisudan ve yağıĢ sularından faydalanırlar. E.gompasephala fidanları buna tipik bir örnektir. Yazıkavurucu sıcaklıkta vegetasyonu durdururlar yaprakları kuruturlar ilk yağıĢta da vegetasyonageçerler.Kıbrıs’ta plantasyon adını alabilecek geniĢ alanlarda okaliptüslerin dikimleri yapılamamıĢtır.Dolayısı ile taban suyunu geri itmeleri de söz konusu değildir. Değirmenlik ormanına dikilenbırakınız 6 metreyi 1.5 – 2 metreye de kök salamamıĢlardır. (Toprak derinliği 30 cm – 1 metre oda belli alanlarda mevcut) Flish serisinde taban suyu (Sel havzalarını hariç) olduğunusöyleyebilecek aklı baĢında insan yok herhalde. Gemikonağı’nda bazı bilim insanlarına konuolan okaliptüslere gelince, esas su havzası olan Gemikonağı deresi üzerine inĢa edilen Gölet yeraltı su akıĢını etkileyici beton bariyer üzerine tesis edileli çok oldu olmayan yer altı sularını mıçekecek ! Okaliptüsler bu ülkenin ekolojik zenginliğidirler.Bu gün ağaçlandırmada kullanılan türleri de yarı çöl Ģartlarına dayanıklı kurakçıl okaliptüslerolup sadece yağıĢ sularından faydalanmak yaĢamlarını sürdürmektedirler.Bu konuyu bitirmeden okaliptüslerle ilgili bir noktayı daha hatırlatmakta yarar vardır. Butürün ikinci dünya savaĢından hemen sonra yeniden hatırlanarak yaygın Ģeklide dikilmesininnedeni (1879 – 34 arasında ġehir çevrelerine Bataklık çevrelerine Demir yolu güzergahınadikildiler) 2. Dünya savaĢı sırasında yurt dıĢından deniz yolunun güvenli olmaması nedeniyleodun getirilememesi dolaysıyle yerel ormanların büyük oranda tahribata uğratılması sonucusavaĢ sonrası ortaya çıkan odun açığını süratle kapatabilmek isteğidir. (Bakınız Mr. ChapmanMis. Cahapmannın okaliptüs raporuna (1953) yazdığı önsöz)BaĢa dönecek olursak, Mesarya olarak (Flish serisi dahil) anılan ovada 1878 de ağaç olarakkayda geçen birkaç hurma ile seviden baĢka (E. chapman 1953 ) bir Ģey yoktur. Her tarafçıplaktır. Ovalarda sadece çalılar zizipus lotus ve Noaea mucromanta izlenmektedir. ĠĢteMesarya stepinin doğal türleri Bugün çerde görülen tüm ağaç türleri 1878’den günümüzeyapılan dikimlerin sonucudur. Bu olguyu da dikkate alarak dikim modelini flish serisi içinĢekillendirilebilir. 29
  30. 30. TÜR SEÇĠMĠ VE ĠDEAL DĠKĠM MODELĠTür seçimi için bu gün için göz önünde bulundurulması gereken birinci nokta LefkoĢa ve Değirmenlikte iki ekstrem kurak periyot 1995 – 2008arasındaki yağıĢ dağılımıdır. LefkoĢa ve Değirmenlik istasyonlarında son 13 yıllık aylara göre ortalama yağıĢ dağılımı (mm) (1995 – 2007) Ocak ġubat Mart Nisan Mayıs Haziran Temmuz Ağustos Eylül Ekim Kasım Aralık TOPLAMLefkoĢa 54,1 38,5 30,9 23,9 26,7 17,5 9,9 0,3 8,1 22,3 36,5 59,6 328,3Değirmenlik 59,5 49,2 30,6 27,7 19,4 17,1 6,8 1,9 6,4 23,3 52,0 60,3 354,2LefkoĢa için sıcaklık değerleri ortalama sıcaklık ( C) Ocak ġubat Mart Nisan Mayıs Haziran Temmuz Ağustos Eylül Ekim Kasım Aralık YILLK(1940 – 71 Periyodu) 10,2 10,7 12,7 17,1 21,7 26,0 28,8 28,9 25,7 21,3 16,4 12,1 19,3Son 70 yılda ölçülen en yüksek sıcaklık 44 C Ercanda 45 CMinimum mutlak ısı -6 C (ġubat (I. Periyot – 5.6 chapman 1953)Son periyotta Geçitkalede -4.3Hakim rüzgar yönü BatıSon 13 yıl (1995 – 2008) içerisinde Ģiddetli donların tekerrür süresi 11 yılOrtalama nisbi rutubet değiĢikliği % 42.5 (Temmuz ve Ağustos)%73.5 OcakSon 13 yılda (1995 – 2007) KıĢ ve Yaz yağıĢları KıĢ YağıĢları (mm) Yaz yağıĢları (mm) TOPLAMLefkoĢa 243.5 84.8 328.3Değirmenlik 279.3 74.9 354.2
  31. 31. LefkoĢa için genel eğilim yaz yağıĢlarında tedrici artıĢ olduğudur. Özellikle yukarıda anılanperiyot için bu çıplak gözle gözlemlenebilir (Mayıs – Haziran) özellikle Mayıs ayı yağıĢlarındasüreklilik artmaktadır. Son periyotta 20 mm üzerindeki yıl sayısı 6, 5 mm üzerindeki yıl sayısıise yine 6 dır. 20 mm üzerindeki yağıĢlar kurak periyodu kısaltmaktadır.1980 – 1994 döneminde 20 mm’nin üzerindeki yıl sayısı 5 dir. Ancak 5 mm2nin üzerindeki yılsayısı ise 3 tür. Genel görünüm yağıĢ miktarında artıĢ olma eğiliminin hissedilmeyebaĢlandığıdır.Bu flish serisi için olumludur.1995 – 2007 yılları arasında Haziran ayı için kayda değer yağıĢlı yıllar 7 dir. 1980 – 1994döneminde ise 3 tür. Son dönemde 55.7 mm gibi yüksek yağıĢ ölçülürken öncekinde ölçülen enyüksek yağıĢ 19.8 mm dir.Yaz yağıĢları boĢ geçen kıĢ aylarında Flısh serisinde (Kalkerli Marn araziler hariç) kısmendengeleyici bir rolü olduğu yapılan dikimlerdeki fidan geliĢimleri (Özellikle yapraklılar)niolumlu yönde etkilediği not edilmelidir. 2008’de bu yağıĢların olmaması fidan ve ağaçkurumalarının baĢlıca nedenidir.Bu iklim verileri incelendiğinde Nisan ayında baĢlayıp – kasım ayında sonlanan kurak birperiyodun varolduğu görülmektedir. Bu kurak periyot Mayıs ve /veya Haziran ayı yağıĢlarınınfazlalığına bağlı olarak bölünmekte veya kısaltılmaktadır.1995 teki bir hafta süreli Temmuz ayı yağıĢları LefkoĢa çevresinde bitkilerin 20. yüzyılın en kurak yılını atlatmalarına neden olmuĢtur. Ne yazık ki 2008 de bu olgu tekrarlanmamıĢtır.Bu iklim tipinde bu seri için tür seçimini dikte eden baĢlıca etkenler sırasıyla, 1- Jeolojik Yapı Flish (Kum + Kil +Marn) 2- Toprak Tipi Kumlu Balçık çoğunlukla siltli 3- Toprak derinliği sığ ve orta derin 4- KıĢ yağıĢları 243 – 250 mm 5- Yaz yağıĢları 75 – 85 mm 6- Donlu günlerin Ģiddeti (Her 11 yılda etkili) yıllık 20.7 gün de don etkisi. 7- Ortalama yüksek sıcaklıklar 25.7 CBitki yaĢamını Ģu veya bu Ģekilde etkileyen faktörlerdir. Yukarıdaki uzun izahlara da bakılacağıgibi tüm olumsuzluklar bu seride toplanmaktadır.Bu güne kadar yapılan dikimlerden çıkarılan sonuç odur ki, en azından ekstrem periyotların dadikkate alınarak amacında belirlenerek tür seçiminin yapılmasıdır. Amaç sahanın hızla yeĢilörtüyle kaplanması ve gelecekte ekstrem periyotta kadar boylanabilecek en azından olasıölümler sonucu oldun eldesi elde etmekse ki benim görüĢüm budur. Mevcut kullanılan türlereyeni kuraklığa ve donlara dayanıklı türleri ekleyerek sahanın rehabilitasyonunu en geç iki yıliçerisinde tamamlanmasıdır.
  32. 32. Bu güne kadar bu seri ağaçlandırmalarda kullanılıp da çoğunlukla kuraklığı atlatan türler .Acacia aneura (ġiltli alanlarda hafif sararma gösterdi)Prosopis glandulosa (Hiç etkilenmedi)Prosopis alba /chilensis (Yaprak dökerek direnç gösterdi)P.chilensis kuraklığa daha dirençlidir.Eucalyptus occidentalisEucalyptus transcontinentalisEucalyptus torquataEucalyptus 42 ve 25 ler (astringens ve sargentinin alt forumları)Derin topraklı alanlarda Parkinsonya ve Boylu akasya (ancak geliĢtirdiği forum bozuktur) Ġlaveedilecek türler 1- Eucalyptus celelandi 2- Ecuclyptus odorata (mallee – ağaç) 3- Eucalyptus social (mallee )Bu türlerin en düĢük yıllık ortalama 140 – 200 mm yağıĢa dayanırlar ve özellikle E.torquata’nın kuraklıkla sınavı gerek flish serisinde gerekse Mesarya da (Aslanköy) ilginçolmuĢtur.DĠKĠM MODELĠ VE TÜRLERĠN KULLANIMIAna Türler Eucaylptus brockwayii, E. occinentalis, E. torquata ve Kızılçamın kullanılacağımodel oluklar ve derin topraklı ovalar için geçerlidir. Tali türler Acacia aneura ve ProsopisGlandulaosa , Eucalayptus salupris, E. odorata, E transcontinentalis olarak seçilmiĢtir.Yamaçlardaki: E torquata, E occidentalis, Acacia aneura, Acacia salıgna (cyanophylla)E. social.ġiltli alanlar: E. torquata, Acacia anecıra, acacia cyanophyllaSelderesi Havzaları: (Yarıntılı ovalar) 40 metre geniĢliği kadar, E. brockwayii, E. torquata, E.Occidentalis, E. sargenti (9 çiçekli) E. astringens alt forum 42’ler E. Longicornis (denemesahasındaki ayrıntılı etütlerden sonra karar verilecek türler E. ravida, gardneri)Tali türler olarak E. salupris ve E salmonophloia tercih edilmelidr. Alt tabaka için prosopisglandulosa P. Alba/chilensis (Prosopis dik çıkan dikensis forum) servi.Seçilen Türler tabakalı orman tesisine yönelik seçilmiĢtir. Occidentalis- E. brockwayi Flishserisinde 12-15 metre hatta 20 metreye kadar boylanabilirler. Kızılçamve servi 10 metreye kadarprosopisler 3 – 7 metre A. Aneura, E. sociali 3 metreye kadar çoğunlukla kullanılacak E.torquata 3-7-9 metreye kadar boylanabilirler. Buna göre üst tabaka için E. brockwayi ve E.occidentalis (uygun alanlarda E. longicornis) orta tabaka için Kızılçamlar ve Servi Alt tabakaiçin E. transcontinntalis, E. torguata en alta’da Akasyalar, Prosopisler ve E. sociali karıĢıkdengeli bir Ģeklide 1 + 1+ 1 kullanılmalıdır. (Sıralar arası ve kendi içinde dengeli)E SARGENTĠ VE E. ASTRĠNGENSLERDE YAĞIġLARIN DĠBE VURDUĞU 07/08SEZONUNDA (LefkoĢada Hidrometeorolojik yağıĢ 97.7 mm Değirmenlikte 73.3 mm Ercanda71.5 Salamiste 88.7) Flish serisinde Nisan ayından itibaren kurumaya baĢlamıĢlar ve yazsezonunda kurumalar % 80 oranına ulaĢmıĢtır. (Meriçte ve Vadilide bulunmalarla, Salamistekumlu kil topraklar üzerinde bulunanlar kuraklıktan etkilenmemiĢtir) 32
  33. 33. Ancak astringensin alt türü ve sargentilerin alt türü bu periyodu atlatmıĢtır. 9 çiçekli sargenti vesargenti benzeri beyaz – gri gövdeli alt forum orijinal sargentilerin aksine kuraklıktanetkilenmemiĢtir. Benzer bir periyodun ne zaman tekerür edeceği bilinmediğinden kullanımınadevam edilmelidir.Yerli türlerden (Kızılçam – Servi) 40 yıllık periyot içerisinde bu türler kadar boylanamaz veartım veremez. Bu açıdan benzer bir periyot tekerrür ettiğinde en azından endüstriyelekonomik odun eldesi için kullanımlarına devam edilmelidir.Kesinlikle saf Kızılçam + servi meĢçeresi kurulmamalıdır. Türler KarıĢık olarak tekerrürlüyukarıda verilen tüm türleri içermelidir. Yukarıda verilen türlere ek olarak, kuraklığa dayanıklıolduğu bildirilen Eucalyptus clelandi (140 – 200 mm yıllık yağıĢ talep eder) E. intertexta (140 –300) türleri ile Parkinsonya/ sadece derin topraklı alanlarda) ilave edilmelidir. Boylu akasya (A.Melanoxylon) derin topraklı alanlarda kullanılabilir. ġiltli alanlarda kullanılmamalıdır. A. bianalıca ancak kum oranının yüksek olduğu yamaçlarda tercih edilmelidir.TÜRLERLE ĠLGĠLĠ KISA NOTLAR:1- Kıbrıs akasyası (A. Salıgna(senonim A. Cyanophylla) donlara dayanıklı değildir. 4 C den sonra donlardan etkilenmeye baĢlar. Flish serisinde dikimine devam edilmelidir. Ancak 8 yaĢında kesilerek gençleĢmeye zorlanmalıdır.2- Erozyon akasyası (A. Aneura) Alice spring akasyası kuraklığa ve donlara dayanıklıdır. Çalı formundadır. Ġyi bir yer örtücüdür.3- Boylu akasya (Siyah akasya) (A. Melanoxylon) yaban hayatı için önemlidir. Donlara dayanıklıdır. Ancak Ģiltli alanlarda bozuk form geliĢtirir. Killi – balçık topraklarda eser halde kullanılmalıdır. Kuvvetli kazık kök yapar uzun ömürlüdür. 1960-63) arasında LefkoĢa’nın değiĢik yerlerine dikilenler halen yaĢamlarını sürdürmektedirler. Kuvvetli derecede yayılıcıdır. (Bkn Vadilideki örnekler)4- Süs Akasyası (A bianalıca) çiçekleri arı hayatı için önemlidir. Eser halde kum oranı yüksek derin yamaçlarda dikilmelidir.5- Prosopis glandulosa kuraklığa dayanıklıdır. 3-7 metre bazen daha fazla boylandıkları Salamisteki eski dikimlerinden anlaĢılmaktadır (Salamiste bir asırlık örnekleri vardır) uzun ömürlüdür. Geleceğe intikal edebilir. Boylanması için belirli periyotlar dahilinde alt dallarının budanması gerekir.6- Prosopis alba/Prosopis chilensis kuvvetli kazık kök yaparlar. Boylanmaları için alt dalların budanması gerekmektedir. P. Chilensis’in kuraklığa daha fazla oranda dayandığı rapor edilmiĢtir. Derin topraklı sel deresi havzalarında mikro alanlarda kullanılmalıdır.7- Prosopis? Öteki prosopislere göre daha dik çıkar. Salamisteki örnekleri izlenerek çelikten çöğaltılmalıdır. Eser halde dikimleri çeĢitliliği ve estetiği artıracaktır. Mevcut tekil bir birey deneme sahasında çok güzel geliĢmiĢtir (Bahor)8- Pinus halepensis/Pinus brutia fliĢh serisinde ekstrem kurak periyotta Halepçamı, kızılçamlardan önce kurumuĢtur. Ancak Gönyeli Göletinde 1973’te dikilenler kurumamıĢtır. Ancak geliĢimleri tatminkar değildir. Derin topraklı kumtaĢı sıtlarının kuzeyinde öncelikle kızılçam dikimlerine devam edilmelidir.9- Servi – seldereleri havzaları ve kumtaĢı sırtlarının kuzey bakılarında derin topraklı alanlarda kızılçamla birlikte tercih edilmelidir.10- Parcinconia aculata derin kumlu balçık ovacıklarda dikilebilir. Siltli topraklara/yamaçlara dikilmemelidir.11- Eucalyptus occidentalis Bataklık okaliptüsü olmasına rağmen değiĢik topraklar üzerinde (175 – 300 mm yağıĢ isteği vardır) seride az fireyle kurtulmuĢtur) dikilebilir. Tamamen kuru topraklardan müteĢekkil flish serisindeki performansı ilginçtir. 33
  34. 34. 12- Eucalyptus brockwayii Batı Avustralyada Norseman civarnda dar küçük bir bölgede yayılım yapar yıllık yağıĢ isteği 250 – 325 mm dir. Hafif donlara dayanıklıdır. Ġsrailde yıllık yağıĢın 220 – 290 mm olduğu yerlerde baĢarı ile yetiĢtirildiği rapor edilmiĢtir. E occindentalis ile birlikte üst tabaka için tercih edilmelidir.13- Eucalyptus torquata. Batı Avusytralyada coolgardie den Güney Norsemana oradan da Doğu Kalgoorli’ye kadar olan alanlarda yayılım yapar. Vatanında bulunduğu alanlarda yıllık yağıĢ 200 – 250 mm dir. Sıcak bir yaz periyodu ılıman soğuk hafif don’lu kıĢlar bulunduğu iklim tipinin karakteristiğidir. Orta derecede taĢlı ağır topraklar üzerinde bulunur Kuzey Kıbrıs’ta bilinen ilk dikimleri 1953 yılında vadili deneme sahasına yapılmıĢ ve oradan toplanan tohumlarla yaygınlaĢtırılmıĢtır. Halen Vadilide 1955 – 56 dikim sezonunda dikilenleri varlıklarını sürdürmektedir. Flish serisinde siltli alanlardaki performansı umut vaat etmektedir. Ana tür olarak kullanımına devam edilmelidir. Ġmza…………………………… Zorlu YIKICI AEK ġube Amiri 34
  35. 35. DEĞĠRMENLĠK FLĠSH SERĠSĠNDE AĞAÇLANDIRMADA KULLANILABĠLECEKORMAN AĞAÇ TÜRLERĠ ĠÇĠN TOHUM TEDARĠKĠ SAĞLANACAK ALANLAR:ORMAN AĞAÇ BULUNDUĞU ALANLARTÜRLERĠAcaccia Cyanophylla Kıbrıs akasyası – genelAccacia melanoxylon Siyah akasya (Boylu akasya) Kurudere – Vadili – genelAcacia bianalica Süs akasyası – Hastahane, Kuğulu park, BademliköyAcacia aneara Erozyon akasyası – bahor, Alevkaya , ÇömlekçiEucalyptus occidentalis Değirmenlik OrmanıE. brockwayii Değirmenlik Ormanı, vadiliE.transcontinentalis Değirmenlik Ormanı Batı sınırıE. socialis Deneme sahası (Değirmenlik Ormanı Doğu yakası)E.sargenti 9 çiçekli alt forumlar- değirmenlik Ormanı25’ler Değirmenlik ormanı batı yakası42’ler Değirmenlik OrmanıE.astringens Çoğunluk alt forum – Değirmenlik OrmanıE.odorata VadiliE.intertexta VadiliE.clelandi VadiliE.Longicurnis Vadili – Meriç – deneme sahsı – Değirmenlik OrmanıE.saluprus Vadili - OrtaköyE.salmonophloia Vadili – MeriçE. torquata Değirmenlik Ormanı (deneme sahsı, ağaçlandırma, shl. Aslanköy, Vadili)Prosopis glandulosa Salamis Değirmenlik Ormanı deneme sahasıProsopis spp. Bahor – SalamisParkinsonya Genel* Değirmenlik Ormanı deneme sahası çevresi tellenmiĢ saha içinde kalmıĢ olup 20’den fazlaOkaliptüs türü içermekteydi. Prosopis türleri de burada mevcuttur. Kurak periyoda gösterilendirenç tespiti için sahanın etüdü gerekmektedir. 35

×