Kapitalizm ve şizofreni

6,911 views

Published on

Deleuze ve Guattari’ye göre,
Birey, toplum ve yaşam sistemleri;
Özne ve arzu politikaları

Published in: Business
0 Comments
5 Likes
Statistics
Notes
  • Be the first to comment

No Downloads
Views
Total views
6,911
On SlideShare
0
From Embeds
0
Number of Embeds
846
Actions
Shares
0
Downloads
0
Comments
0
Likes
5
Embeds 0
No embeds

No notes for slide

Kapitalizm ve şizofreni

  1. 1. Deleuze ve Guattari’ye göre, Birey, toplum ve yaşam sistemleri; Özne ve arzu politikaları Faruk Baştürk. Kapitalizm ve Şizofreni
  2. 2. <ul><li>‘ yazı bir işaretleme sistemi olarak sürekli oluşmakta olan </li></ul><ul><li>yaşantıyı araştırma ve haritalama eylemidir’ A Thousand Plateaus </li></ul><ul><li>modern sonrası yazarlar mevcut durumların; modernizm, dil, anlam, us, özne, düşünce, teori, politika analizleri üzerinde dururken, D.ve G. yeni bir teori önerisinde bulunarak yaşamı soyut ve somut bütünlüğü içinde farklı bir açıdan göstermeye çalışmıştır. </li></ul>‘ Belki bir gün, bu yüzyıl Deleuzecü bir yüzyıl olarak bilinecek’ foucault, 1977: 165
  3. 3. <ul><ul><li>Kapitalist örgütlenme hangi kurum ve normları neden üretmektedir ? (Ödipal aile, özne, metalaşma, fiyat, tüketim vb.) </li></ul></ul><ul><ul><li>kapitalist örgütlenmenin temelinde yatan özellikler ve taşıdığı genel eğilimler nelerdir? </li></ul></ul>Kapitalist sistemin varoluş nedeni ?
  4. 4. <ul><li>birey, </li></ul><ul><li>grup, organizasyon, toplum vb. </li></ul><ul><li>birey, grup, </li></ul><ul><li>toplum vb., bütünlük sahibi ‘özne’lerdir. </li></ul>birey ve toplum farklı mekanizmaların birleşmesinden oluşur; yeme, içme, üreme gibi somut makineler veya düşünme, özdeşim, arzulama gibi psikolojik aktiviteler makinesel işlemler gibi birbiriyle ilişkili farklı işlem ve bileşenleri oluşturmaktadır. insani özellikleri (arzu ve potansiyeller) yansıtan farklı toplumsal kurumlar; dil, akıl, devlet, kapitalizm, savaş, yazın, oyun, medya vb.makineler toplumu oluşturmaktadır. klasik teori D.ve G.nin teorik çerçevesi ö z n e l e r m a k i n e l e r
  5. 5. Nietz s che ve özne sorunsalı ‘ var olan aktörler değil aksiyonlardır’ her şey, ‘güç istenci etrafında yaşanan olaylar’ biçiminde algılanabilir. ‘ özneler kendileri düşünce üretmezler, aksine bedenler ve onların uzantısı olan kavramsal güçler özneler aracılığı ile düşünmekte ve iş görmektedir’ (Lash, 1990: 74). olayların yapıcısı olarak öznelerin görülmesine neden olan özne ve yüklemlerden oluşmuş dilin yapısıdır. gerçekte özne eyleme eklenen bir kurgudur. Eylem farklı öznesel süreçleri içine alan bir kesişim alanından oluşmaktadır. örneğin yırtıcı bir kuşun avını öldürmesi kuşun kendi kararına dayanan bir eylemi değil onu yırtıcı yapan doğası, tüm doğanın ve evrim sürecinde gelişerek onu var eden biyolojik mekanizmasının bir sonucudur. burada kuşun ‘özne’ olma durumu sözkonusu olamaz ama gramerin yapısından dolayı biz ‘öldürme’ fiilini yırtıcı kuşun kendisine bağlarız.
  6. 6. neden ‘makine’ ? <ul><li>birey ve toplum </li></ul><ul><li>(organizasyon) </li></ul><ul><li>birbirine zıt </li></ul><ul><li>iki ayrı öz değil, </li></ul><ul><li>biri diğerini kendinde </li></ul><ul><li>içkin olarak barındıran, </li></ul><ul><li>aynı temel dinamiğin etrafındaki </li></ul><ul><li>ortak realite evrenidir. </li></ul><ul><li>üretici ve ürün arasındaki ilişkide olduğu gibi asıl temel teşkil eden olay bir özne veya nesnenin faaliyeti değil, ‘üretimin kendisi’dir. (D.veG.1984: 4-5). </li></ul>yazın, medya, eğlence, devlet, hukuk, kapitalizm yeme, içme, üreme, algıla ma, isteme , düşünme , birey, toplum, vb. kültür el varlıklar hem biyolojik hem düşünsel açıdan, parçaları birbir ler iyle bağlantı lı, farklı makinelerin b ileşimleridir.
  7. 7. arzu üretim makin eleri makineler arzu akışı üretirler. arzu kendini insana aşılayarak sürekli yeniden üretilmiş olur. bu nedenle birincil olan üretimin üretimidir, her arzunun kendini sürekli üretmesidir. k avramların ve kurumların da ‘dna’ gibi düzenleri olduğundan kendilerini bireylere kodlayarak bu özneler aracılığıyla sürekli canlı kalırlar ve kendilerini yenile meye devam ederler.
  8. 8. Freudyen görüşe karşı D.ve G. <ul><li>Freud - Lacan </li></ul><ul><li>Freudyen ekol bireyin </li></ul><ul><li>İçgüdülerini veri kabul </li></ul><ul><li>ederek insani arzu’nun </li></ul><ul><li>‘ eksiklikleri tamamlama’ </li></ul><ul><li>eğiliminde olduğunu </li></ul><ul><li>varsayar. </li></ul>D. ve G. arzu eksik bir şeyi tamamlamaya yönelik bir çaba değildir, aksine sürekli yayıl ma ve farklı kanallar arama eğilimidir.
  9. 9. <ul><li>J. Lacan ’a göre </li></ul><ul><li>ihtiyaç: bebek, besin ve ısı ile </li></ul><ul><li>ilgili olarak, hoş veya nahoş, </li></ul><ul><li>anneyle bir ’bütünlük’ içindedir. </li></ul><ul><li>istek: kaybolmuş cennet’i </li></ul><ul><li>‘ bütünlüğü’ ister, sonra ayna </li></ul><ul><li>tepkilerden yararlanarak ‘bütün </li></ul><ul><li>görünümlü’ bir ego oluşturur. </li></ul><ul><li>arzu: çocuk, annenin en çok </li></ul><ul><li>arzuladığı şey; onun </li></ul><ul><li>tamamlayıcı ‘fallus’u olmak ister. </li></ul><ul><li>bu şekildeki ‘bütünlük oluşturma </li></ul><ul><li>çabası, ataerkil bir toplumda </li></ul><ul><li>babanın yasasıyla (oedipus) </li></ul><ul><li>çatışır, bu nedenle birey olarak </li></ul><ul><li>kendini dış dünyada </li></ul><ul><li>t amamlamaya çalışır. </li></ul>D. ve G.’ ye göre özne farklı makinelerin birlikte çalışmasıyla ortaya çıkar; farklı duyu algıları ve organlar, toplumsal özdeşimler, olaylar, beklentiler, izlenimler vb. insanlar özne olarak doğmaz, ödipal süreçle özne haline getirilirler. kapitalist birey eksiklik duygusuyla kodlanmış bir özne çeşididir. öedipal mekanizma bireyin eksiklik duygusuyla kodlanmasını sağlayarak kapitalist mekanizmaya yardım eder. r e a l i m g e s e l s e m b o l i k
  10. 10. devlet sonrası kapitalist makine ilkel makine devlet despot makine devlet öncesi toplumsal organizasyonun gelişimi
  11. 11. ilkel makine a krabalık ilişkilerini düzenleyerek mal ve üretim akışını belirleyen bir sistemdir. Bu sistemde soy zinciri ve evlilik (ittifak) bağları sermayeyi oluşturur. üyeler soy zincirine katılmakla borç ve ayrıcalık sahibi olur. ekonomi armağanlar mübadelesi şeklinde çalışır. kapitalist makine devlet tekelinden kaçan ticari akışlar sayesinde içeriden gelişir. modern öncesi dünyanın kutsallığını bozarak karlı olmayan ittifak ve hısımlık biçimlerini çözündürür. serbest girişim ve üretim lehine feodal lonca sistemini çökertir, yerine metalaşma ve özel mülkiyeti geçirir. despot makine içeriden bir evrimle değil, dışarıdan gelir devlet anti-üretim yapan baskı ve kontrol makinesidir. herkesi kontrol etmek için, yazının icadı, kayıt, muhasebe, yasama, tarih yazımı edimlerini geliştirir.
  12. 12. ilkel makine soy zinciri ve akrabalık ilişkileriyle kurulan ekonomik ve politik İttifaklar. kapitalist makine ticari, endüstriyel ve finansal sermayenin yeni ittifakları despot makine despotun tüm soyları kontrol edebilmek için kurduğu kutsal ittifak.
  13. 13. ilkel makine bedenler topra ğ ın bir parçasıdır, üzerlerinde ait oldukları ‘soy’un işaretini taşırlar, bu nedenle borç ve ceza ortak uyg. pratiklerdir. kapitalist makine bedenler sermayenin uzantısıdır ; emek sermayenin bir işlevi haline gelir. temelinde soyut ve serbest emek ve sermeye akışı yeralır. kapitalizm bu iki akışı birleştiren (aracı) kurallar setidir. despot makine bedenler, kutsal bir soy zincirine dayanan despotun uzantılarıdır. paranın icadıyla borç öznenin kendi varlık borcu olur. yasaların kökeni despotun buyruğudur, cezalandırma yasayla gerçekleştirilen bir öç şeklinde uygulanır.
  14. 14. ilkel makine sembolik evren (dil) lokal bir çağrışım düzenidir; simgeler çokanlamlı’dır. kapitalist makine kapitalist gösterge bir anlama sahip değildir, üretim, mübadele ve tüketim halkaları için aracılık yapar ve bunlara yönelik yeni kanallar geliştirir. Kapitalizm doğasında yersizyurtsuzlaştarıcı bir mekanizmadır. bu etkinlik sürekli değişen sınırlara sahiptir, toplumsal ve ekonomik krizler, devlet, halk sendika vb. için yeni aksiyom lar üretir. despot makine sese anlam veren aşkın bir dilbilimsel düzen ortaya çıkar ve ses ile kavram arasında sabit, birebir bir ilişki kurulur. (anlam iktidar tarafından belirlenir-meta anlatılar).
  15. 15. insani potansiyelleri (arzu, düşünce vb.) eski sınırlarından ve bağlarından kopararak yersizyurtsuz hale getirirken, bütün yerleşik sistemi dağıtır. bu kurumları kendi eğilimine göre çalıştırmak için yersiz yurtsuz hale getirilmiş insani arzuya yeni toplumsal uzamlar (ticari kanallar) sağlayarak arzuyu yeniden kodlamış olur (yerli yurtlu hale getirir). arzu (insani potansiyeller) ödipal aile, tüketim, banka sistemi, okul, psikanaliz gibi kurumlarda normalleştirilir (toplumsallaştırılır) ve kapitalist mantığa (değişim değeri) dayalı bir sistemde tekrar dolaşıma bırakılır. bu noktada fazlalık olan bir kısım şizofrenik (kodlanmamış arzu) biçiminde sistemin dışında kalır. (Bogue , 88) kapitalist makine nasıl çalışır?
  16. 16. <ul><li>kapitalizm rekabet, hayatta kalma, üreme, yayılma gibi biyoloji ilkeleriyle uygun dinamik bir mekanizmadır. bu bağlamda biyolojide genlerin yerine getirdiğine benzer şekilde aracılık işlemleri yaparak büyüyen bir eşleyici mekanizma şeklinde işlemektedir. </li></ul><ul><li>kapitalizm sadece malları ve hizmetleri değil bedenleri, faaliyetleri, fikirleri, bilgiyi, fanteziyi her şeyi mübadele değeriyle eşleştirerek organize olmaktadır. </li></ul><ul><li>bu açıdan üretimi sınırlayan ve kontrol eden geleneksel kodları yıkmak yoluyla arzuyu serbest bırakır, fakat eşzamanlı olarak tüm üretimi ticari eşitlik biçiminin dar sınırları içine kanalize ederek de arzuyu sınırlandırmış olur. </li></ul>kapitalizmin işlevi ve eğilimleri nelerdir?
  17. 17. sonuçlar Deleuze ve Guattari’nin kuramsal çerçevesi, örgütsel faaliyeti öznenin birey ve ya örgüt temelli olduğu bir çerçeveden kurtarmış ve bun ları birer araç veya çıktı biçiminde incele mekle de örgütsel faaliyete asıl temel teşkil eden süreç ve mekanizmaları özne konumuna getirmiştir.
  18. 18. <ul><li>insanlığın kendini özgürleştirmek için oluşturduğu kapitalist mekanizmanın bir yandan geri dönülemez bir şekilde, insanlığın kendisini köleleştiren bir mekanizmaya da dönüştüğü göz ardı edilmemelidir. ç ünkü insan kendi yarattığı makinelerin kölesi haline gelmiştir. ‘teknik, askeri, endüstri, medya, devlet, kapitalizm gibi tüm makinelerin her biri insan tarafından harekete geçirilse de bunların sonuçları insanın seçimine bağlı olmamaktadır’ (Goodchild, 1996: 59). </li></ul><ul><li>kapitalist mekanizmanın ortaya çıkardığı üretim ve tüketim kalıplarının insani arzuları ve bireyi biçimlendirmesi (hesaplayıcı düşünceyi geliştirerek) bir yandan farklı türden düşünce biçim lerin in önünde bir engel teşkil edebilmektedir. b u yüzden yeni insani potansiyellerin geliştirilmesinin ve düşüncenin kendisi hakkındaki düşünce olan yaratıcı düşüncenin ancak sistematik olmayan bireysel ve örgütsel kaçış çizgilerinde gerçekleşebildiğini söyleyebiliriz. </li></ul>
  19. 19. Bu nedenle tüm sistemlerin yenilik potansiyellerini n artırılabilmesi için insanların faaliyetlerini ve potansiyellerini belirleyen, organizasyonun iç inde ve çevresinde kurulan il etişim üzerinde yer alan işbölümü, hiyerarşi, departman, presedür gibi arzu ve potansiyelleri sınırlandıran yapı ları n ortadan kaldır ıl ma s ı ve bireyleri evrensel eşitlik biçimlerinden kurtararak farklı iş ve yaşam biçimleri geliştirmelerine izin verecek ölçüde yatay bir zemin de düzenlenmeleri gerekmektedir .
  20. 20. referanslar <ul><li>Anti-Oedipus: Capitalism and Schizophrenia, Gilles Deleuze and Fellix Guattari, (trans. Robert Hurley, Mark Seem, and Helen R. Lane), Athlone,1984. </li></ul><ul><li>A Thousand Plateaus , Gilles Deleuze and Felix Guattari ( t rans. Brian Massumi), Minnesota:University of Minnesota Press , 1987 . </li></ul><ul><li>Deleuze and Guattari : An Introduction To The Politics of Desire, Philip Goodchild, Sage, 1996. </li></ul><ul><li>Deleuze and Guattari . Ronald Bogue , London : Routledge , 1989 . </li></ul><ul><li>Language, counter-memory, practice, Michael Foucault, İthaca: Cornell University Press, 1977. </li></ul><ul><li>Postmodern theory : critical interrogations . Steven Best and Douglas Kellner. Houndmills, Basingstoke, Hampshire : Macmillan , 1991 . </li></ul><ul><li>The two-fold thought of Deleuze and Guattari : intersections and animations . Charles J. Stivale. New York : Guilford Press, 1998. </li></ul><ul><li>The End of Organized Capitalism , Scott Lash, and John Urry, Policy Press, Cambridge-1987. </li></ul>Sorularınız için: f aruk basturk@ hotmail.com

×