Successfully reported this slideshow.
We use your LinkedIn profile and activity data to personalize ads and to show you more relevant ads. You can change your ad preferences anytime.

Temel Fotoğrafçılığa Giriş (Ders 1)

30,382 views

Published on

Temel Fotoğrafçılık Dersleri (Hazırlayan: Nafiz Emre Konuralp)
Ders1: Temel Fotoğrafçılığa Giriş

Bu ders sunumları Doğa Fotoğrafçılığı Kulübü eğitim programlarında kullanılması amacı ile Nafiz Emre Konuralp tarafından hazırlanmıştır. Konuları iyi kavramak için derslerimize katılmanızı tavsiye ederiz.

www.nafizemrekonuralp.com
www.dofok.com
www.facebook.com/groups/dofok

Published in: Education

Temel Fotoğrafçılığa Giriş (Ders 1)

  1. 1. Fotoğraf Tarihi, Fotoğraf Makinesi Gövdeleri, Filmler ve Sensörler, Objektifler ve Özellikleri Temel Fotoğrafçılığa Giriş Nafiz Emre Konuralp Hazırlayan: Dofok / 2014
  2. 2. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Doğa Fotoğrafçılığı Kulübü DOFOK Ders 1 TEMEL FOTOĞRAFÇILIĞA GİRİŞ Bu sunum Doğa Fotoğrafçılığı Kulübü eğitim programlarında kullanılması amacıyla Nafiz Emre Konuralp tarafından hazırlanmıştır. Kulübümüzün eğitim, programlarını ve duyurularını aşağıdaki adreslerden takip edebilirsiniz. www.dofok.com www.facebook.com/groups/dofok Yayınladığımız eğitim slaytlarımızı www.slideshare.net/emrekon adresinden takip edebilirsiniz. Bu sunumda anlatılanlar temel fotoğrafçılığa giriş niteliğindedir. Sunumda bahsedilen bir çok kavram ileriki sunumlarda detaylı olarak açıklanacak ve pekiştirilecektir. Sunumlar ile birlikte derslerimizi de takip ederek pratik yapmayı unutmayınız.
  3. 3. Fotoğrafın tarihi Tarihin bilinen ilk fotoğrafı Joseph Nicephore Niepce tarafından ışığa duyarlı bir levha üzerine kalıcı görüntüleri kaydetmeyi başarması ile 1826 yılında çekilmiş olur. Joseph Nicephore Niepce ‘un çektiği bu fotoğraf tam 8 saat boyunca ışık alarak yani pozlanarak ortaya çıkar. Niepce, çalışmaları bir yönteme dönüşemeden vefat eder ancak sonraki yıllarda diğer araştırmacıların yaptığı çalışmalar sonucu çeşitli yöntemler gelişir ve ortaya çıkan ilk ilkel makineler sayesinde fotoğraf halk arasında yaygınlaşmaya başlar. Fotoğraf nasıl oluşur? Fotoğraf, kaydedilmek istenen sahne içerisinde yer alan objelerden yansıyan ışığın, duyarlı yüzeyler üzerine düşmesi ve bu yüzeylerde kimyasal yada fiziksel değişiklik oluşturarak sabitlenmesi ile oluşur. Fotoğraf 3 boyutlu bir ortamın 2 boyutlu olarak kayda alınması işidir. Fotoğrafın oluşabilmesi için ihtiyacımız olan en temel öğeler ışık ve ışığa duyarlı bir yüzeydir. Işığın olmadığı bir ortamda fotoğraf oluşturmaktan bahsetmemiz imkansızdır. Ortamdaki ışığın şiddeti ve ışığa duyarlı yüzeyimizin hassasiyeti fotoğrafımızın oluşabilmesi için ne kadar süre boyunca ışığa maruz kalacağını (pozlanacağını) belirler.
  4. 4. Fotoğrafın gelişim ve yaygınlaşma süreci içerisinde doğru ve pratik bir şekilde fotoğraf çekmeyi sağlayan 3 öğe ortaya çıkar. Bunlar taşınabilecek ebat ve ağırlıkta bir fotoğraf makinesi gövdesi, makine içerisine pratik şekilde yerleştirilecek bir ışığa duyarlı yüzey yani film ve ışığın makine içerisine yerleştirilen film üzerine odaklanmasını sağlayan bir objektif olarak sıralanabilir. Bu 3 temel öğe günümüzde kullandığımız modern fotoğraf makinelerin temelini oluşturur. Mekanik prensip ile çalışan makine gövdelerinin yerini zamanla elektronik prensip ile kontrol edilen mekanik gövdeler, bunların yerini de zamanla tam elektonik gövdeler almaktadır. Tam elektronik fotoğraf makinlerine doğru geçiş modern zamanın ihtiyaçlarından olan taşınabilirlik, pratiklik ve dayanıklılık özelliklerini sağlamış olur. Işığa duyarlı yüzey olarak kullanılan ve zamanında fotoğrafçılara prataiklik ve zaman kazandıran filmlerin yerini ise ışığa duyarlı elektronik yüzeyler almıştır. Günümüzde üretilen tüm dijital fotoğraf makineleri ve kameralı cep telefonları içerisinde ışığa duyarlı yüzey olarak sensör dediğimiz, ışığın şiddetini ve rengini algılayan bir yüzey bulunur. Işığı, duyarlı yüzey üzerine odaklamak amacıyla kullanılan ve optik bileşenlerden oluşan objektifler ilk üretildiklerinde tamamen el ile ayarlanabilen mekanik yapıya sahipken zamanla ihtiyaçlar doğrultusunda makine gövdesi üzerinden kontrol edilebilen elektronik kontrollü bir yapıya kavuşmuştur.
  5. 5. Güncel fotoğraf makinesi gövdeleri eski dönem makinelerin içerdiği temel özelliklere dayanarak geliştirilmiş ancak fotoğraf çeken kişinin işini kolaylaştıracak ek özellikler ile donatılmıştır. Objektiflerin de elektronik sistemler ile donatılması ile birlikte fotoğraf makinesi gövdesi ile objektifler birbirleri ile elektronik yolla haberleşir hale gelmiş ve bir bütün olarak çalışmaya başlamıştır. Günümüz fotoğraf makinelerinde ışığa duyarlı yüzey olarak film yerine sensör adı verilen elektronik yüzeylerin kullanılması çekilen fotoğrafların anında görülmesini ve çok kolay depolanmasını sağladığından fotoğraf çeken kişilerin işlerini kolaylaştırmış ve daha kısa sürede daha fazla fotoğraf çekebilmelerine olanak tanımıştır. Eski dönemde film ile çekilen her fotoğrafın fotoğrafçıya bir maliyeti söz konusuydu. Her filmin bir maliyeti olduğu gibi kaydedeceği fotoğraf sayısıda sınırlıydı. Filmlerin tab edilmesi ve baskı halindeki sonuç fotoğrafın elde edilmesi süreci de maliyeti arttıran bir unsurdu. Bu nedenle fotoğrafçılar bütçeleri dahilinde çekim yapmak durumundaydı. Ancak günümüzde tüm bu süreçler dijital olarak gerçekleşiyor. Fotoğraf makinesi temin etmek ve içine depolama aracı olarak bir bellek satın almak gibi bir ilk yatırım maliyetinden sonra fotoğraf çekmenin neredeyse bedava olması fotoğraf çekmeye olan merakın hızlı şekilde yükselmesine yol açmıştır.
  6. 6. Fotoğraf makinesi gövdeleri SLR (Single Lens Reflex) fotoğraf makinesi gövdeleri en çok karşımıza çıkan ve günümüzde kullanılmaya devam edilen gövdelerdir. Türkçesi “tek lensli yansımalı” olarak ifade edilebilen SLR makinelerde 4 temel öğe bulunur. Işığa duyarlı bir yüzey (film), filmin ne kadar süre boyunca ışık alacağını kontrol eden obtüratör (perde), çekeceğimiz fotoğrafın önizlemesini yapmamızı sağlayan bir vizör (bakaç) ve objektiften gelen ışığı yansıtarak vizöre ulaşmasını sağlayan bir hareketli ayna. DSLR ve Aynasız Dijital Gövdeler SLR makinelerdeki film yerine elektronik algılayıcı (sensör) yerleştirildiğinde çekilen fotoğraflar ditijal fotoğraf olarak tanımlanır ve makine isminin başına dijital kelimesini baş harfi olan “D” ifadesi eklenerek SLR ifadesi DSLR halini alır. Son dönemde DSLR makinelerdeki ayna ve perde gibi mekanik yapılarda ortadan kaldırılarak “Aynasız Dijital Makineler” piyasaya çıkmıştır. Ortadan kalkan parçalar sayesinde bu yeni gövdeler hem hafif hemde daha küçük olabilmektedir.
  7. 7. DSLR ve Aynasız Dijital Gövdeler Arasındaki Farklar SLR makinelerde vizör yani fotoğrafı çekmeden önce kadrajı görmenizi sağlayan kısım lensten gelerek gövde içerisindeki aynadan yansıyan gerçek görüntüyü gösterir. Aynasız gövdelerde ise analog vizör yerine dijital bir vizör bulunur. Doğrudan algılayıcı yüzeye yani sensöre düşen görüntü işlenerek küçük dijital bir ekrandan oluşan vizöre dijital görüntü şeklinde gelir. Aynasız gövdelerde ayrıca lensten gelen görüntünün vizöre ulaşamasını sağlayan pentaprizma yapısına ihtiyaç olmadığı için kaldırılmıştır. DSLR makinelerde sensörün önünde yer alan ve sensörün ne kadar süre boyunca ışık alacağını belirleyen perde yapısı yani obtüratörde aynasız gövdelerde kaldırılmıştır. Bu tip gövdelerde sürekli ışık almak zorunda olan sensöre ihtiyaç duyulduğundan perde açık kalma süresi yani obtüratörün işlevi dijital olarak simüle edilmektedir. DSLR gövdeleri ve lenslerini ağır olmalarından dolayı taşımak zordur. Ancak aynasız gövdeler ve lensleri hem küçük hemde hafiftir. Aynasız gövdeler fotoğraf kalitesi anlamında da tatmin edici sonuçlar verebilmektedir.
  8. 8. SLR ve DSLR Gövdeler Arasında Farklar (Analog – Dijital Karşılaştırması) SLR Gövdeler: Çekilen fotoğraf film adı verilen ışığa duyarlı yüzeylere kaydedilir. Bir filme 36 adet fotoğraf çekilebilir. Çekilen fotoğraflar silinemez ve film tekrar kullanılamaz. Tamamen mekanik kontrollü (analog) modellerde maksimum enstantene değeri (perde hızı) 1/4000sn (saniyenin dörtbinde biri), dijital kontrollü filmli makinelerde ise 1/8000sn olabilmektedir. Duyarlı yüzeyin ışık hassasiyet değeri olan ISO değiştirilmek istenirse film komple çıkarılıp yerine istenen hassasiyete yani ISO değerine sahip film takılması gerekir. Bu nedenle ISO ayarı değişikliği çok zahmetlidir. DSLR Gövdeler: Filmin yerini sensör adı verilen ışığa duyarlı elektronik yüzey almıştır. Sensör tarafından algılanan fotoğraf bir işlemci tarafından işlenerek hafıza kartlarına depolanır. Çekilen fotoğraflar istenirse anında silinebilir. Çekebileceğimiz fotoğraf adeti sınırsızdır. Çünkü belleklerdeki fotoğraflar başka bir depolama aygıtına aktarıldıktan sonra bellek formatlanarak tekrar tekrar kullanılır. Maksimum enstantene değeri 1/8000sn dir. Çözünürlükleri MP (milyon pixel) ile tanımlanır ve güncel DSLR fotoğraf makineleri 20MP ile 50 MP arası çözünürlüklere sahip olabilmektedir. ISO değerini değiştirmek için sadece bir tuşa basmak ve ayarı karşınıza gelen ekrandan değiştirmek yeterlidir.
  9. 9. 35mm Filmler 35mm film fotoğrafçılık ve sinema alanında yaygın olarak kullanılan temel film ölçüsüdür. Bu filmler üzerine çekilen fotoğrafın film üzerindeki uzunluğu 36mm, yüksekliği ise 24mm dir. Fotoğraf Nasıl Oluşur?: Film yüzeyinde bulunan ışığa duyarlı elementler ışık ile temas ettiklerinde kimyasal bozunmaya uğrayarak fotoğrafı oluştururlar. Film, fotoğrafı negatif olarak kaydeder. Yani çok ışık alan bölgeler film üzerinde koyu kalırken az ışık alan bölgeler açık tonda olur. Renkli filmlerde ise renklerde negatif yani zıt şekilde filme kaydedilir. Daha sonra yapılan işlemler ile ışık tonları ve renk tonları tersine çevrilerek başlangıçta negatif olan film, pozitif yani normal fotoğrafa dönüştürülür. Film Çözünürlüğü: Gerçek anlamda filmlerin dijital bir kavram olan çözünürlüklerinden bahsetmemiz mümkün değildir. Ancak yapılan hesaplamalar sonucu denk çözünürlükleri bulunabilir. 35 mm bir filmin günümüz dijital fotoğraf çözünürlüğüne denk değerinin 20MP civarında olduğunu söyleyebiliriz. Bazı özel filmlerde ise bu değer 50 MP ‘e kadar çıkabilmektedir. Film Hızı – Işık Hassasiyeti (ISO – ASA – DIN): Film yüzeyinin ışığa hassasiyet değerini tanımlayan ISO değeri Amerikan standartlarına göre ASA, Alman standartlarına göre ise DIN olarak adlandırılmaktaydı. Bu iki değer birleştirilerek 1974 yılında yeni bir tanımlamaya gidildi ve ISO standardı belirlendi. Bu tarihten itibaren filmlerin hassasiyet değerleri ISO kavramı ile sınıflandırılmaktadır. Bir filmin ISO değeri ne kadar büyük ise ışığa duyarlılığıda o oranda yüksek olur. Ancak ISO değerinin yükselmesi beraberinde gren denilen kirlenmelere yol açar ve çoğu zaman zorunda kalmadıkça veya özellikle tercih edilmediyse istenmeyen bir durumdur.
  10. 10. SENSÖRLER Günümüzde hareketli (video kaydeden) ve hareketsiz (fotoğraf kaydeden) tüm dijital cihazların içerisinde ışığa duyarlı algılayıcı yüzey (sensör) bulunur. Sensör üzerinde yer alan ışık algılayıcı hücrelere düşen ışık hücrede fiziksel değişikliğe yol açarak bir elektriksel yük oluşturur. Fotoğraf çekildiğinde aynı anda milyonlarca hücreden gelen bu elektriksel yük bilgileri bir işlemci tarafından yorumlanarak fotoğraf oluşturulur. Dijital fotoğraf makineleri söz konusu olduğunda en çok karşımıza çıkan algılayıcı yüzey tipleri tam kare (full frame) ve crop sensördür. Filmlerin ve sensörlerin ışığa olan hassasiyetleri kavramı ile tanımlanır. Işığa duyarlı bir yüzeyin ISO olarak tanımlanan değeri arttıkça ışık hassasiyetide artar. Ancak ileriki derslerde sıklıkla bahsedeceğimiz bu ışığa hassasiyetin artması durumu ile birlikte gren denen ve fotoğrafın kalitesinde düşüşlere yol açan kirlenmeler oluşur ki bu çoğu zaman istenmeyen bir durumdur. Full Frame sensörlerin sahip olduğu 36mm x 24mm ölçülerinin geçmişte analog SLR makinelerde kullandığımız film ebatına denk geldiğini söyleyebiliriz. Full frame sensörler 35mm film formatı referans alınarak geliştirilmiştir. Full frame sensörler büyük olmaları nedeniyle üst düzey dijital profesyonel makinelerde kullanılırlar. Crop Sensör olarak ifade edilen yani türkçesi ile kesilmiş sensörler full frame sensörlerin belirli oranda küçültülmüş versiyonlarıdır. Küçük olmaları nedeniyle üretim maliyetleri daha düşüktür ve giriş seviyesi ile orta seviye dijital profesyonel fotoğraf makinelerinde kullanılırlar. Sonraki iki slayt sensörlerin nasıl çalıştığını anlatan Canon tarafından hazırlanmış 2 adet video içeriyor 
  11. 11. Solda full frame yani tam kare bir sensöre (35mm film formatına eşdeğer) sahip bir fotoğraf makinesi ile çekilmiş fotoğrafı siyah çerçeve içerisinde görmektesiniz. Hemen içerisinde kırmızı ile görmüş olduğunuz çerçeve ise aynı fotoğrafın 1.3x oranında küçültülmüş bir sensör ile çekilmiş halini görebiliyoruz. Kırmızı çerçevenin içinde gördüğümüz sarı çerçeve 1.5x crop değerine sahip bir sensörün ve hemen içindeki yeşil çerçeve ise 1.6x crop değerine sahip bir sensörün aynı manzaraya aynı konumdan ve hiçbir ayar değiştirmeden çekebileceği fotoğrafı temsil etmektedir. Gördüğünüz gibi aslında sensör küçüldükçe çekeceğimiz sahneye istemsizce yakınlaşmış (zoom yapmış) oluyoruz. Canon markalı üst düzey profesyonel gövdeler olan 1D serileri 1.3x crop değerine sahip sensörler taşır. Canon giriş seviyesi ve orta sınıf profesyonel gövdeler ise 1.6x crop değerine sahip sensörler kullanır. Nikon croplu gövdeler ise 1.5x crop değerine sahip sensör kullanırlar. Hangi Sensör Tipini Tercih Etmeliyim? Full Frame sensör tipleri üst düzey profesyonel gövdelerde bulunan büyük ve pahalı algılayıcılardır. Yüksek kalitede ve çözünürlükte fotoğraflar elde etmemizi sağlarlar. Sensörün büyük olması hemen önünde yer alan obtüratörün (perdenin) büyük olması ve onunda önünde yer alan aynanın büyük olmasını gerektirir. Tüm bu parçaların büyük olması büyük bir gövdeyi gerektirir ve sonuç olarak yüksek maliyetler ile karşılaşırız. Bütçemiz yüksek ise ve profesyonelliğe doğru ilerliyorsak full frame sensöre sahip bir fotoğraf makinesi tercih edebiliriz. Crop çarpanlı sensörler daha küçük yapıda olduklarından hem daha düşük maliyetle üretilirler hemde diğer parçaların ve gövdenin daha küçük üretilmesine imkan tanırlar. Zaten crop faktörlü makinelerin piyasaya çıkış amacı firmaların fotoğraf makinelerinin maliyetlerini düşürerek daha fazla insanın dijital profesyonel makine edinmesini sağlamaktır. Crop çarpanlı sensörler full frame sensörlere göre daha düşük çözünürlük değerlerine ve daha düşük fotoğraf kalitesine sahiptir. Ancak fiyatlarının uygun oluşu ve ileride değineceğimiz bazı avantajlardan dolayı profesyonel fotoğrafçılar tarafından da tercih edilmektedir.
  12. 12. Marka ve Sensör Tiplerine Göre Makine Çeşitleri Dijital fotoğraf makinesi piyasasının 3 öncü markası bulunmaktadır. Nikon, Canon ve son yıllarda atağa kalkan Sony. Bu üç firma sürekli rekabet halinde olmaların sonucu olarak her yıl yeni modeller çıkartmaktadır. Bu markaların çıkardıkları fotoğraf makinelerini 4 grupta inceleyebiliriz. 1. Crop Çarpanına sahip Aynalı Makineler 2. Full Frame Aynalı Makineler 3. Yarı Saydam Aynalı Makineler 4. Dijital Aynasız Makineler Full Frame Gövdeler EOS 1DX EOS 5D Mark III EOS 6D Crop Çarpanlı Gövdeler EOS 7D Mark II EOS 70D EOS 60Ds EOS 700D EOS 100D EOS 1200D Dijital Aynasız Gövdeler EOS EOSM Full Frame Gövdeler D4s D3X D810 D750 D610 Df (Retro Style) Crop Çarpanlı Gövdeler D7100 D5300 D3300 Dijital Aynasız Gövdeler Nikon 1 Yarı Saydam Aynalı (Full Frame) A99 Dijital Aynasız (Full Frame) A7S A7R A7 Yarı Saydam (Crop Çarpanlı) A77 II A77 A68 A65 A3000 Dijital Aynasız (Crop Çarpanlı) A6000 NEX Serisi
  13. 13. Objektifler (Lensler) Objektifler makinemize doğru gelen ışığı toplayarak makinemizin içerisinde film yada sensöre odaklarlar. Optik, mekanik ve elektronik bileşenlerden oluşurlar. İçlerisinde yer alan ve göz bebeğimizi andıran diyafram yapısı sayesinde makinemiz içerisine giren ışık miktarınıda kontrol etmemizi sağlarlar. Objektifler objektif içerisindeki optik elemanların oluşturdukları odak adı verilen optik merkezin, makinemiz içerisinde yer alan film yada sensöre olan uzaklığına göre sınıflandırılırlar. Bu mesafeye odak uzaklığı denir. Ancak isimlendirme yapılırken bu odak uzaklığından doğan görüş açısına göre adlandırılırlar. En çok karşınıza çıkabilecek objektif çeşitleri 1. Standart (normal) Objektifler 2. Geniş Açı Objektifler 3. Balık Göz (Ultra Geniş Açı) Objektifler 4. Dar Açı Objektifler 5. Zoom (Değişken Odaklı) Objektifler 6. Makro Objektifler
  14. 14. 1 – Standart (Normal) Objektifler • Odak Uzaklığı 50mm olan objektiflerdir. • Görüş açısı insan gözünün net olarak görebildiği açıya yakın olduğu için referans olarak kabul edilirler ve normal objektif olarak adlandırılırlar. • 24x36 mm yani full frame sensörlü makinelere ve 35mm film alan makinelere takıldıklarında 50mm olarak çalışırlar. Croplu sensöre sahip bir makineye takıldığında ise 50mm olan odak uzaklığı sensörün crop faktörü ile çarpılarak o gövde için sağladığı denkleştirilmiş odak uzaklığı bulunur. Örnek olarak: Nikon markalı crop çarpanlı sensörlerin crop farktörü 1.5x dir. 50mm odak uzaklığına sahip bir lensi bu gövdeye taktığımızda 50mm X 1.5 = 75mm ‘lik bir odak uzaklığına denk bir değerin ortaya çıktığını söyleyebiliriz. Odak uzaklığı referans değer olan 50mm ‘nin altında olan lensler geniş açı, üzerinde olan lensler ise dar açı olarak adlandırılırlar. Nikon 50mm Lensler Canon 50mm Lensler
  15. 15. 50mm odak uzaklığına sahip objektif ile çekilmiş örnek fotoğraflar
  16. 16. 2 – Geniş Açı Objektifler • 50mm ‘den daha kısa odak uzaklıklarına sahip objektiflerdir. Genel değer olarak 35mm ve altındaki odak uzaklığı değerlerine sahip olduklarını söyleyebiliriz. • Dar alanlarda geniş bir görüş açısı sağladıkları için geniş açı objektif olarak adlandırılırlar. • Odak uzaklığı küçüldükçe çektiğimiz fotoğrafın kenarlarında distorsiyon adını verdiğimiz istenmeyen bozulmalar oluşur. Bu nedenle kullanımları dikkat gerektirir. • Kompozisyon dersinde konu alacağımız perspektifi (öndeki cisim ile arkada kalan cisim arasındaki büyüklük farkı) abartırlar. İnsan gözünün görüş açısından dahe geniş bir açıyı görüp, abartılmış bir perspektifi fotoğrafa aktarmamızı sağladıkları için geniş açılar ile çekilen fotoğraflarlar ilgi çekerler. • Konuyu içinde bulunduğu mekan ile birlikte fotoğraflama imkanı verirler. • Öndeki cisimler ile arakda yer alan cisimler arasındaki uzaklığı (perspektif) gözümüzle gördüğümüzden daha fazlaymış gibi gösterdiklerinden fotoğrafta aşırı derinlik hissi oluşturur ve 3 boyut algısı yaratırlar. • En yaygın kullanım alanlarının manzara fotoğrafçılığı, mimari fotoğrafçılık ve uzak portreler olduğunu söyleyebiliriz.
  17. 17. 35mm ve altındaki odak uzaklığına sahip objektifler ile çekilmiş örnek fotoğraflar
  18. 18. 3 – Balık Göz (Ultra Geniş Açı) Objektifler • Odak uzaklıkları 8mm ile 16mm arasında değişen ultra geniş açı lenslerdir. Küçük ebatlı sensörlere sahip dijital makineler için üretilmiş 1-2mm odak uzaklığına sahip minyatür balık göz lenslerde bulunabilir. • Genellikle sabit odak uzaklığına sahip olmalarına karşın değişken odak uzaklıklı zoom balık göz lenslerde üretilmiştir. • İngilizce karşılığı fisheye olarak bilinir. • Ön camı dışa doğru bombeli yapıda olan bu lensler çok geniş bir görüş açısına sahiptir. • Fotoğrafta lensin merkezinde yer alan objeleri fazla etkilemezken kenarda kalan objeleri eğip büker ve deforme ederler. • Perspektifi aşırı derecede bozarlar. Öndeki cisimler ile arkada yer alan cisimler arasınıda aşırı miktarda büyüklük farkı yaratarak derinlik hissini arttırı ve 3 boyut etkisini abartırlar. • Bu deformasyon fotoğraflarda artistik bir etki yaratır ve ilgi çeker. • İlginç portreler, manzaralar için kullanılabilir. • Ön camlarının yaptığı dışa doğru kavis nedeniyle çizilme, kirlenme ve kırılmalar karşı hassastırlar. İyi korunmalı ve ön camları sık sık temizlenmelidir.
  19. 19. Balık Göz (Fisheye) objektifler ile çekilmiş örnek fotoğraflar
  20. 20. 4 – Dar Açı Objektifler • Görüş açısı, normal objektif olarak adlandırdığımız 50mm odak uzaklıklı objektiflerden daha dar olan objektiflerdir. • 70mm ‘den başlayarak 1200mm ‘ye kadar giden çeşitleri bulunur ancak genelde karşılaşacağınız aralıklar 70mm-500mm aralığındadır. • Perspektifi geniş açı objektiflerin aksine yönde etkilerler ve arkadaki cisimlerin de öndeki cisimler kadar büyük görünmelerine sebep olurlar. Öndeki cisimler ile arkadaki cisimleri birbirine gözümüzle gördüğümüzden daha yakınmış gibi gösterdiklerinden fotoğrafda sığ derinlik algısı ve sıkışmışlık duygusu oluştururlar. • Sığ derinlik ve sıkışmışlık hissi nedeniyle 2 boyululuk algısı oluştururlar. • Konuya fazla yaklaşma imkanınızın bulunmadığı yada fotoğraf çektiğinizi hissettirmememiz gereken durumlarda uzaktan fotoğraf çekmenize olanak tanırlar. • Konuyu mekanından soyutlamamıza ve yalnızlaştırmamıza imkan verirler. • Fotoğraf çekmeye yeni başlayanlar fotoğrafını çekmek istedikleri kişilere görünmek ve yakalanmak konusunda tedirgin olduklarından hemen bir dar açı objektif edinip uzaktan, hissettirmeden fotoğraf çekme hevesine kapılırlar. • Portre, spor, doğa gibi fotoğrafçılık alanlarında sıklıkla kullanılırlar. • Odak uzaklığı arttıkça lenste genellikle uzar, ağırlaşır ve taşıması güçleşir.
  21. 21. 70mm ve üstündeki odak uzaklığına sahip objektifler ile çekilmiş örnek fotoğraflar
  22. 22. 4 – Zoom (Değişken Odaklı) Objektifler • Görüş açısı değişebilen objektiflerdir. Sabit odaklı objektiflere göre daha kolay ve hızlıca kadrajlama yapılabilmesini sağladıkları ve objektif değiştirmeyi en aza indirdikleri için sıklıkla tercih edilirler. • 12-24mm / 16-35mm / 18-55mm / 24-70mm / 70-200mm / 18-135mm / 150-500mm ve benzeri aralıklarda üretilmiş onlarca çeşit zoom lens bulmak mümkündür. • Küçük olan değer lensin en düşük odak uzaklığını, büyük olan değer en yüksek odak uzaklığını temsil eder. Bu değerleri baz alarak lensimizin en geniş açı ve en dar açı değerlerini bulabiliriz. Lens üzerinde yer alan odak uzaklığı halkasını çevirdikçe lensimiz geniş açıdan dar açıya, ters yöne çevirdikçe ise dar açıdan geniş açıya geçiş yapar. Kolay bir tabirle geniş açıdan dar açıya geçtikçe zoom yaptığımızı söyleyebiliriz. • Zoom özelliğini sağlayabilmek için sabit objektiflere göre daha daha fazla optik eleman içerdiklerinden görüntü kalitelerinde az da olsa kayıplar olabilir ve ağır olabilirler. • Portre, spor, doğa, gezi fotoğrafçılığı gibi alanlarda sıklıkla kullanılırlar. • Değişken odaklı oluşlarından dolayı aynı konuyu farklı perspektifler ve kadrajlar ile fotoğraflamamızı sağlayarak aynı sahnenin birbirinden çok farklı fotoğraflarını çekmemizi sağlarlar.
  23. 23. Zoom (Değişken Odaklı) Objektifler ile çekilmiş örnek fotoğraflar
  24. 24. Zoom (Değişken Odaklı) Objektifler ile çekilmiş örnek fotoğraflar
  25. 25. 5 – Makro (Yakın Çekim) Objektifler • Sabit odak uzaklığına sahip, yakın çekimler için özelleştirilmiş lenslerdir. • Bahsettiğimiz tüm diğer lenslerde konuya fiziksel olarak yakınlaşıp net fotoğraf çekebileceğiniz bir minimum netlik mesafesi söz konusudur. Macro objektifler yakın çekim için üretildiklerinden bu mesafe çok çok düşüktür ve konunuza çok yaklaşıp net fotoğraflar çekmenize imkan tanırlar. • 50mm, 60mm, 100mm, 105mm, 150mm gibi sabit odak uzaklıklarından üretilmiş modelleri bulunur. • Doğa fotoğrafçılarının vazgeçilmez ve en önemli ekipmanlarındandır. • Gözümüz ile seçemediğimiz birçok detayı fotoğraflamamıza imkan tanıdıkları için şaşırtıcı fotoğraflar çekmek isteyenlerin tercihi olabilir.
  26. 26. Makro objektifler ile çekilmiş örnek fotoğraflar
  27. 27. Objektifler Üzerinde Yer Alan Bilgiler ve Ayarlar Objektiflerin üzerlerinde objektif ile ilgili bilgileri veren yazılar ve çeşitli ayar düğmeleri bulunur. AF (Auto Focus) Otomatik netlik motoruna sahip lenslerde bulunan AF on-off butonu lensin otomatik netleme özelliğini açmak-kapatmak için kullanılır. Lens içerisinde yer alan bir motor AF butonu açık konumda olduğunda biz deklanşöre bastıkça konumuzu netlemek için lens içerisindeki optik elemanları hareket ettirerek konumuzu netler. Bu ayarı kapatarak el ile gözümüzün keskinliğine güvenerek de netlik yapabiliriz. Ancak kusursuz bir netlik için otomatik netlik sistemini kullanmakta fayda olduğunu unutmayalım. Not: Eski tip analog makineler ile kullanılan lenslerde otomatik netleme sistemi olmayabilir. Bu lensleri vizörden kadrajımıza bakarken el ile netlik halkasını çevirerek netleme yapmamız gerekir. Ayrıca Nikon firmasının ürettiği bazı fotoğraf makinesi gövdelerinde netlik motoru bulunduğu için bazı Nikon markalı lenslerde netlik motoru yer almamaktadır. Bu lensleri netlik motoru olmayan bir gövdeye taktığınızda el ile netlemek zorunda kalırsınız. Titreşim Engelleme (Lensinizin markasına göre IS, VR, VC, OS vb şekillerde adlandırılmış olabilir) Makinemiz ile elimizde çekim yaparken elimizin titreşiminden dolayı makinemizide bir miktar titretiriz. Bu titreşim fotoğraflarımızda istenmeyen netlik kayıplarının oluşmasına yol açabilir. Lens üzerine yerleştirilen ve elimizdeki titreşimi algılayarak aksi frekansta titreşim yaratarak elimizin titreşiminin fotoğrafa yansımasını engelleyen sistemler geliştirilmiştir. Bu sistemler sayesinde elde fotoğraf çekmek kolaylaşmıştır. Titreşim engelleme sistemi geniş açılara sahip yani 50mm altındaki odak uzaklıklarında lenslerde çok gerekli değildir. Ancak 50mm üzerineki odak ozaklıklarına sahip lenslerde titreşim engelleme sisteminin bulunması önemlidir ve çoğu çekim şartında gerekli olacaktır. Titreşim engelleme sistemleri lens içerisine yerleştirilen karmaşık elektronik ve mekanik sistemler olduğundan lens fiyatlarına artış olarak yansırlar. Sony firması titreşim engelleme sistemlerini lens üzerine koymak yerine makine gövdesi üzerine yerleştirmektedir. Burada amaçlanan sizi aldığınız her lens için titreşim engelleme sistemine para ödemekten kurtarmak ve daha ekonomik fiyatlara lens edinebilmenizi sağlamaktır.
  28. 28. Otomatik netleme ve titreşim engelleme sistemleri Bir sonraki slayt otomatik netleme sisteminin çalışma şeklini gösteren bir video içeriyor 
  29. 29. Objektifler Üzerinde Yer Alan Bilgiler Max. Diyafram Açıklığı: Lens içerisinde yer alan diyafram yapısının maksimum açıklık değerini ifade eder. Değer 1 ‘e bölünerek kullanıldığından (ters orantılı olduğundan) bu değerin küçülmesi demek diyafram açıklığının büyümesi demektir. Maksimum diyafram açıklığının yüksek olması (ters orantıdan dolayı değer olarak küçük olması) makinemize daha fazla ışık ulaştırmamızı sağlayacağından istenen bir durumdur. Zoom lenslerin bazlarında maksimum diyafram açıklığı sabit değildir ve zoom yaptıkça kendiliğinden azalabilir. Odak Uzaklığı: Sabit odaklı lenslerde milimetre cinsinden tek değer yer alırken değişken odaklı yani zoom objektiflerde 2 değer yer alır. Lensinizin zoom aralığını ifade eder. Filtre Çapı: Lensin ön camının çapını ifade eder ve çap işareti ile sembolize edilir. Lensinizin önüne takacağınız filtrenin çapı bu çapa sahip olmak zorundadır. Motorlu ve motorsuz Lensler: Nikon marka lenslerin bir kısmı netlik motoru içermemektedir. Bu tip lensler eğer fotoğraf makinesi gövdesinde netlik motoru yer alıyorsa bu motor vasıtasıyla netlik yaparlar. Nikon Nikkor markalı lenslerde yer alan “D” ifadesi lenste motor bulunmadığını, “G” ifadesi ise bulunduğunu anlatır. Uyumlu Bayonet Tipi: Lensinizin uygun olduğu bayonet tipini belirtir.
  30. 30. Bayonet: Lensin fotoğraf makinesi gövdesine takıldığı, gövde üzerinde yer alan metal yuvaya bayonet adı verilir. Lensinizi bayonete takabilmeniz için lensin arkası ile bayonet birbirine uyumlu olmalıdır. Uyumlu Bayonet Tipi Canon lenslerde full frame gövdeler için üretilen lensler EF, Crop çarpanlı gövdeler için üretilen lesnler ise EF-S olarak tanımlanır. EF lensler crop çarpanlı gövdelere de uyumludur yani takılabilir ancak EF-S lensler full frame gövdelere takılamazlar. Nikon gövdelerde crop çarpanlı gövdeler için üretilen lenslerin üzerinde uyumlu bayonet tipini belirtmek için DX ifadesi kullanılır. Full frame gövdeler için üretilen lenslerde ise herhangi bir ifade yer almaz. Sigma markalı lenslerde crop faktörlü gövdeler için üretilen lenslerde DC, Full frame gövdeler için üretilen lenslerde DG ifadesi yer alır. Her iki lens çeşidide her iki gövde tipine takılarak kullanılabilir ancak DX bir lens full frame bir gövdeye takıldığında lens full frame gövdeye uygun olarak üretilmediğinden çektiğiniz fotoğrafın kenarlarıdan siyah karanlık alanlar görünür.
  31. 31. Lensinizin netlik sağlayabileceği minimum mesafeyi netlik mesafe göstergesinden okuyabilirsiniz. Netlik mesafe göstergesinin yer almadığı lenslerde bu değer lens üzerinde feet (ft) ve santimetre (cm) cinsinden yazmaktadır. Markaların ürettikleri üst düzey lensleri tanımlamak için tanımladıkları halka kodları bulunur. Örnek olarak Canon markalı üst düzey Lensler “L” kodu ile tanımlanır ve lens çevresini dolaşan bir kırmızı halka içerir. Önemli: Üst düzey lenslerde ayrıca netlik halkası döndürülürken yani netlik ayarı yapılırken lensin ön canımda herhangi bir dönme hareketi gerçekleşmez. Netlik sistemi tamamen lens içerisinden kontrol edilir. Ancak giriş seviyesi lesnlerde netlik yapılırken lensin ön camı dönme hareketi yapar. Bu lenslerde AF yani otomatik netlik ayarı açıkken netlik halkasını eliniz ile çevirmeye çalışırsanız lensinizin içindeki dişli setlerini zorlayarak kırabilirsiniz. Bu nedenle el ile netlik yapacağınız zaman mutlaka AF özelliğini lensinizin üzerinden kapatmanız gerekir.
  32. 32. Bir sonraki sunumun konusu “Pozlama: Diyafram, Enstantene ve ISO Üçlüsü” Nafiz Emre Konuralp www.nafizemrekonuralp.com

×