The everyday life reader dm sc

990 views

Published on

Published in: Design
  • Be the first to comment

  • Be the first to like this

The everyday life reader dm sc

  1. 1. The Everyday Life Reader Ben HIGHMORE Part 5 Chapter 35 Daniel MILLER Making Love in Supermarkets (pg 339-345 )
  2. 2. <ul><li>KEY WORDS </li></ul><ul><li>shopping, supermarket, consumption, goods, household, housewife </li></ul><ul><li>MILLER </li></ul><ul><li>He criticizes North Londoners’ daily shopping habits. </li></ul><ul><li>In this case, he searches Wynn family’s shopping habits. He makes conversation with Mrs. Wynn. He gets some information about Wynn family’s food and cloth choices. </li></ul><ul><li>He emphasizes that shopping is an affective practice based in love and sacrifice. </li></ul><ul><li>He performs the classic move of ‘ making the familiar strange’. Mundane is seen as a vehicles for values and meanings. </li></ul>
  3. 3. <ul><li>Mrs Wynn </li></ul><ul><li>is a childminder </li></ul><ul><li>makes shopping for her family </li></ul><ul><li>cooks separately for them </li></ul><ul><li>tries to cook new things </li></ul><ul><li>buys clothes for her family </li></ul><ul><li>*** She does not let family members shop. She expects them to eat and wear what she wants rather than what they would choose for themselves. But her actual shoppings are related back to household preferences.But this is not an easy shopping because she tries to influence and change them. </li></ul>
  4. 4. “ She sees her role as selecting goods which are intended to be educative, uplifting and in a rather vague sense morally superior.” “ She prevents the embrassment and disdain…” “ In short , her shopping is primarily an act of love, that in its daily conscientiousness becomes one of the primary means by which relationships of love and care are constituted by practice. That is to say, shopping does not merely reflect love, but is a major form in which this love is manifested and reproduced.”
  5. 5. “ Love as a practice is quite compatible with feelings of obligation and responsibility.”
  6. 6. ***Mrs. Wynn is a housewife and she views her family’s requests without resentment. But this should be appreciated by them. “ In general, the problem many housewives expressed was the lack of valorization, most particularly moral, educative and provisioning roles that housewives see as of immense importance ”
  7. 7. “ By the same token these previous studies provide the bulk evidence for the centrality of love and care as the ideology behind the mundane domestic activities such as shopping, to which this case study becomes merely an additional exemplification.” “ Not every shopping practice is about love, there are others that relate more to selfishness, hedonism, tradition and a range other factors. What I will claim, however, is that love is not only normative but easily dominant as the context and motivation for the bulk of actual shopping practice.”
  8. 8. ***Miller theory rests heavily from what he calls making love in he supermarkets.Through his investigation he observes housewives (as his subjects were predominantly female members of a traditional nuclear family) that often exert great energy to please their family or convert their tastes to one believed to be more healty or beneficial. With this Miller sees a dominant other-centeredness, over a perhaps more expected self-centeredness, that may only be explained by a broad sense of love “it is love that can satisfactorily legitimate their devotion to this work ”
  9. 9. RASYONEL SATIN ALMA VE BOŞ ZAMAN SÜRECİNE AİT ALIŞVERİŞ EYLEMLERİNİN BİRLİKTE SERGİLENDİKLERİ MEKÂNLAR: ALIŞVERİŞ MERKEZLERİ Shopping Centres: The Space of Rational Purchasing and Leisure Exhibitions Burcu ÖZCAN ÖZET : Makale tüketici imajları, tüketim, alışveriş ve boş zaman hakkındadır. Tüketiciler farklı imajlara sahiptirler. Satın alma alışkanlıkları ve tüketim stilleri birbirinden farklı olabilir. Alışveriş de farklı anlamlara sahiptir. Haz sağlayan sosyal bir biçim şeklindeki alışveriş ve zorunlu bir bakım eylemi şeklindeki alışveriş, çağdaş alışveriş eyleminin iki farklı boyutunu yansıtmaktadır . Ayrıca boş zaman,modern dönemde önem kazanmıştır ve boş zamanın tüketimi de artmıştır. Bu yüzden, alışveriş merkezlerini, boş zaman ve sosyal merkezler şeklinde düşünebiliriz
  10. 10. “… Alışveriş deneyimi, hem rasyonel (akılcı, planlı satın almayı içeren) ve hem de hedonist (haz kaynağı olan ve mutluluk sağlayan) olarak aynı anda kavranmaktadır…” “… Rol Oynama: Örneğin, bakkala ilişkin bir alışveriş, ev hanımının geleneksel bir eylemidir. Kadınların birçoğu toplumsal rollerinin önemli bir parçası şeklinde bu deneyimi içselleştirmektedirler…” “… Çalışmada açıklamak istediğimiz, geç kapitalist tüketim toplumunun perakende kurumları olan alışveriş merkezlerinin, sadece bir şeyler satın alan, akılcı, ihtiyaçlarıyla sınırlı alışverişe yönelen rasyonel tüketicilere yönelik hizmet vermedikleri, aynı zamanda boş zaman geçirmek, vitrinleri seyretmek ve mekân içerisinde gezinmek isteyen boş zaman tüketicilerine yönelik de hizmetler verdikleridir...” “… Aynı zamanda rasyonellik ve uyarılma ile haz sağlayan sosyal bir deneyim ve ihtiyaçlarıkarşılayan zorunlu bir eylem şekli olma arasında yer alan, kendi içinde çelişkili, hem haz, hem de endişe veren, çabucak kâbusa dönüşebilen lezzetli bir deneyimdir…”
  11. 11. Ciddiyet Oyun hali Rasyonaliteye yönelik vurgu Deneyime yönelik vurgu Diğer şeyler arasında yer alan gündelik yaşamın rutini Gündelik yaşamın rutinleri dışında Zorunluluk Haz Mümkün olduğu kaldığı etkinlik Etkinlik önemsiz İhtiyaçların gerçekçi olarak doyurulması Rüyasal ve yarı hayali hedonizm Planlama Uyarılmışlık Sürekli olarak satın almayı belirtir Satın almayı zorunlu olarak belirtmez Bir araç Kendi başına bir amaç Zamanın kıtlığı Kendi başına bir amaç olarak zaman harcanması Zorunlu, Bir İhtiyaç Karşılama Eylemi Olarak Alışveriş Haz Sağlayan, Soysal Bir Biçim Olarak Alışveriş
  12. 12. “… Alışveriş merkezleri bir bakıma kamusal mekânlardır. Çünkü şehrin caddelerindeki sosyalliğin içeriye taşınmasına yol açmaktadırlar. Bu nedenle de çoğu zaman, minyatür şehir merkezleri olarak tanımlanmaktadırlar. Aynı zamanda bir bakıma da özel mekânlardır. Çünkü içerideki insanlar sürekli olarak denetlenmekte ve uygun olmayanlar ise içeriye alınmamaktadırlar…” SONUÇ Geleneksellikten modernliğe doğru ilerleyen zaman ile birlikte, tüketime ve alışverişe verilen anlamlar da değişime uğramaktadır. Gündelik yaşam içerisinde gittikçe artan seçenekler, modern insanın ihtiyaç kavramına ilişkin algısını da genişletmektedir. Doyurulan her ihtiyacın arkasından bir yenisi ortaya çıkmakta ve bu da bireyi “ arzu-tüketim-arzu ” şeklindeki kısır döngünün içine hapsetmektedir. Geleneksel dönemin ekonomik tüketici imajı yerini, modern hedonist tüketici imajına bırakırken, ihtiyaca dayalı tüketim yapısı da yerini, arzuya ve hedonizme dayalı bir tüketim anlayışına bırakmaktadır. Modernleşen bu tüketim anlayışının görüldüğü en çağdaş mekânlar ise büyük alışveriş merkezleridir. Alışveriş merkezleri, rasyonel ve haz sağlayan alışverişin birlikte sergilendiği ortamlardır.
  13. 13. The Everyday Life Reader Ben HIGHMORE Part 5 Chapter 36 Steven CONNER Rough Magic : Bags ( pg 346-351)
  14. 14. “ Rough Magic , exemplifies an approach to material culture based on the fairly modest project of ‘ thinking through things rather than thinking them through ’” “ The term that Conner uses to describe his approach to the material worls is ‘ cultural phenomenology’ and it is qualification of ‘phenomenology’ by the term ‘cultural’ that suggests its pertinence for approaching the everyday.”
  15. 15. Rough magic things ==== BAGS - WIRES – SCREENS – SWEETS “… magical objects are things that we allow and expect to do things back to us…” “ These objects have the powers to arouse, absorb, stabilise, seduce, disturb, soothe, succour and dru. They have a life of their own: a life we give them, and give back to ourselves through them, thereby giving rise anew to ourselves.”
  16. 16. <ul><li>BAGS </li></ul><ul><li>We carry things around with us </li></ul><ul><li>Without our things, we feel light. We dont transport ourselves. </li></ul><ul><li>Bags mean ownership, identity, self-possession </li></ul><ul><li>They are memory and the weigth of all we have been </li></ul><ul><li>Human beings make the world into bags because it is important for us the term of ‘holding ‘ </li></ul><ul><li>Carrying things means carrying ourselves. </li></ul><ul><li>We design our bags. Handles mean hands. Bags are little people we once were and still are. </li></ul>
  17. 17. “ Both bearing and carrying conjoin in the same way the meanings of holding up ans holding out” “ Lives are full of bags. Bags are full of lives” ***Large bags & inside small bags, like anatomical dolls
  18. 18. “ How we carry bags is important.” “ Bags are a way of keeping and displaying connections between our fronts and other parts of us, less visible, more vulnerable.” “ Bag are antique and aging things.” “ We carry more and more bags about our persons, which themselves become more and more baglike, as we age.”

×