Successfully reported this slideshow.
We use your LinkedIn profile and activity data to personalize ads and to show you more relevant ads. You can change your ad preferences anytime.

Dr Fazıl Bey Sunumu

1,293 views

Published on

Ali Duyan 'nın 3. Ulusal Tıp Günleri Sempozyumu' nda Dr. Fazıl Doğan ile ilgli sunumu. www.ecdad.org.tr
w

  • Be the first to comment

  • Be the first to like this

Dr Fazıl Bey Sunumu

  1. 1. M İ LL İ MÜCADELEM İ Z İ N İ S İ MS İ ZDR. FAZIL (DOĞAN) BEY KAHRAMANLARINDAN (1892 – 1951)
  2. 2. Abdullah Efendi & Gül Hanım Adnan Dündar Sami (ÖZYİĞİT) (ÖZYİĞİT) Hürrem Şükran Feriha (ÖZYİĞİT) Fazıl Eşi Hüsniye (DOĞAN) HanımNaciye İlter Gülgün GültekinSultan DOĞAN DOĞAN DOĞAN HümeyrÖmer Fazıl Demet Murat DOĞAN a GÜCÜK DOĞAN DOĞAN Yusuf Nedim GÜCÜK
  3. 3. İlk ve orta öğrenimini Midilli’de gerçekleştiren Dr. Fazıl Bey“Darülfünunu Osmani”ye bağlı eskiadıyla“ Tıbbiye-i Şahaneyi Mülkiye ”şimdiki adıyla İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirir.
  4. 4. 25 Mart 1912’de resmen kurulan Türk Ocağı’nın 1911’de temellerini atan 190 tıbbiyeliden biridir.1949 yılında Hamdullah Suphi TANRIÖVER ile birlikte Türk Ocağı’nın ikinci defa açılışında da fiilen görev almıştır.
  5. 5. Dr.Fazıl Bey, I.Dünya Savaş’ında Nusaybin’e çekilen kıtalarda görevliyken mütareke neticesi terhis edilir.Ali İhsan Paşa’nın da bulunduğu bir katarla İngilizlerindenetiminde İstanbula bir yük vagonunda sevk edilirler. Dr. Fazıl Doğan anılarında, o günlerin tablosunu şöyle aktarmaktadır: “… bizi bindirmiş oldukları yük vag onunun kapıs ı bir türlü aç ılmadı, me ğ e r İ ng ilizle r kapana ke ndi aya ğ ı ile gire n Ali İ hs an Pa ş ayı tutuklamış lar, ge c ikme nin s e be bi bu imiş . Me mle ke timizin kötü halinde n habe rs iz İ s tanbul’a ç ıktık, ç ıktıktan kıs a bir s üre s onrada Os manlı De vle tinin ge ç irme kte olduğ u pe riş anlığ ı, ç öküntüyü büyük bir ac ı ile g ördük ve iç imizde duyduk.”
  6. 6. Bu tablo İstanbul’un işgalikarşısında Dr.Fazıl bey vearkadaşlarınınreçetesi yıllarsonrakianılarında şöyledillenecektir: “Arkadaş larla konuş mamız sonunda aş ağ ı yukarı ş öyle bir karara varır gibi olduk. Mektep sıralarından beri düş ündüğ ümüz köyde çalış ma fikrini gerçekleş tirecek ve memleketin geçireceğ i durumlara göre bize düş ecek görevi yerine getirecektik.”
  7. 7. Dr. Reşit Galip Dr. Hasan Ferit (Cansever) Dr. Mustafa (Alp)Terhisini müteakip daha evine bile uğramadan ve tıbbiye dışındanbirkaç arkadaşıyla birlikte Kütahya bölgesine gelerek köycülük hareketlerine katılacaktır.
  8. 8. İçinde bulundukları “ Köycülük Hareketi” halkın neredeyse tümünü kapsayan köylüyü aydınlatmak, sağlık sorunlarını çözmek ve köy üretimini arttırmak amacıyla okul yıllarında bir dernek de kurarak tasarladıkları bir hareketti. Köycüler Birinci Kongresinde Tıbbiyeliler Dr. M. Ali Ağakay,Dr. Mustafa Alp, Dr. Reşit Galip, Dr. H.Ferit Cansever, Dr. Şemsettin , Dr. Lütfi Kırdar (Soldan Sağa)
  9. 9. Dr. Fazıl Doğan “ Köycülük” kararının hemen sonrasında “… memlekette teş kilat kurmak için çalış an bazı arkadaş ları” nca kendisine “İ zmir’de önemli teş kilat hareketleri olduğ unu ve oraya gidip temaslara geçersem memleket için çok dahafaydalı bir iş yapmış olacağ ı”nın telkini üzerine İzmir’e hareket eder. İngilizler tarafından Yunanlılara söz verilmiş olan İzmir’in tarihine, coğrafyasına ve nüfus durumuna ait raporlar hazırlanan ve çeşitli yerlere dağıtmakla görevli bu alanda faydalı olacağına inanmaz.
  10. 10. Dr. Fazıl Doğan bu gelişmeyi anılarında şöyle aktarmaktadır:“Arkadaş larla konuş tum ve ilk düş ündüğ üm ş ekildeben Kütahya’nın (Emet) nahiyesi köylerine yerle ş mek üzere hareket ettim. Öteki arkadaş lar Tavş anlı nahiyesinde yerleş eceklerdi. Kütahya’ya varınca tanıdığ ım bazı Doktor arkadaş lara rastladım. İ lkolarak onların zihninde bazı tereddütleri silmek için Kütahya’ya çalış mak üzere gelmediğ imi söyledim. Maksadımı kısaca açıkladım. Mümkünse Kütahya ileri gelenleri ile görüş mek istediğ imi bildirdim.Onlarda memnun oldular ve hemen o akş am bir zatın bahçesinde toplanmak üzere ayrıldık”
  11. 11. “O Akş am”a dair Dr. Fazıl Doğan’ın anlatımından çıkarılacakders ve tedbirler olduğunu görmek için anılarındaki bu bölüm çok dikkat çekicidir. “ Bahçede havuz baş ında masalar hazırlanmış tı. Mezeler çok çeş itliydi. Rakı ş iş eleri aslan ağ ızlarında soğ umaya bırakılmış tı. Saz takımı mükemmeldi. Ben Anadolu’ya giderken tıpkı bir köylü ruh vedüş üncesiyle belki de onlara örnek olarak ya ş amayı kararlaş tırmış tım. Halbuki bu mecliste mühim olan memleketin hali değ il, ziyafetin durumu idi. Ben içmiyordum, etraftan ısrar ediyorlardı “ heledoktor sen gençsin içmezsin, çığ ırmazsın,hatırımızda mı yok yahu” diye içirmeye uğ raş ıyorlardı. Gördüğ üm manzara bana hüzün verdi.”
  12. 12. Oysa Dr. Fazıl Doğan’ın toplantı maksadı bambaşkaydı. Bu kırgınlık anılarında şöyle belirmektedir : “Oradan gizlice ayrılmaktan baş ka çare bulamadım. Kütahya’nın bu akş am alemleri bana Refik Halit’ in “Ş eftali Bağ çeleri ” yazısını hatırlatıyordu. Alemler her akş am tekrarlanıyordu. İ ki üç günsonra Doktor Reş it Galip ile Dr. Hasan Ferit de bütün teçhizatları ile geldiler. Kütahya’daki Dr. Arkadaş ların yardımı ile onlara bir (Kütahya alemi) gösterdim ve ertesi günü tasarladığ ımız yerlere hareket ettik. On – on beş sandık eş yayla dört genç doktorun böyle kuş uçmaz kervan geçmez yerlere gitmesi Kütahyalıları epey ş aş ırttı ve Mutasarrıfı da kuş kulandırdı. Bu davranış ımızın manasını bir türlü anlayamıyorlardı. Daha yerlerimize varmazdan evvel,
  13. 13. Kütahya merkezde durum bu ve ümitsizdi. İlk karar noktası köyler ise Dr. Fazıl ve arkadaşları için umut kapısıydı.Bu kapıya cebinde sadece 20 lira ile eşkıyaların sardığı yollardan geçerek Emet’e varır.Sabah tıraş olmak için aynaya baktığında karalara bulanmış isli yüzünün nedenini araştırır.Bir demirci körüğünün üstündeki odada kendine yer verilmiştir.Aynı gün eski bir han odasını temizleyip, eczane, laboratuar ve muayene alanı olarak düzenleyip, süsler. Dr. Fazıl Bey’in tanı dolayısıyla tedavileri isabet kaydettikçeefsaneleşmektedir. Hekim eli değen ilçeye artık çevre köylerdende akın akın hasta gelmektedir. Yaygın bir sifiliz mıntıkasındadır. Yeterli miktarda ilacı olduğundan memnundur. Ancak ondan memnun olmayanlar vardır.
  14. 14. Yörede “ağa “ diye tanımlanan mütegallibenin halk kadarmemnun olmadığı Dr. Fazıl Bey’in şu aktarımıyla anlaşılmaktadır: “Burada ağ alar Tavş anlı kadar değ il ama yine beni kendi baş ıma bırakmak istemiyorlar, Kütahya da bile benim kadar meş hur bir doktor olmadığ ı halde böyle körfez (kuytu-ücra) bir yere niçingeldiğ imi durmadan soruyorlardı. Cevaplarını da gene kendi kendilerine verdiklerini sonradan öğ rendim. Meğ er ben askerlik ş ubelerinde para yiyen doktorlardanmış ım da gizli bir yere kaçmak yahut İ ttihat ve Terakki Cemiyetinin üyelerindenmi ş im deTutulmamak için böyle körfez bir yere gelmi ş im veya kim bilir ne gibi bir cürüm iş lemiş im de adı sanı olmayan bir köye kapanmış ım.”
  15. 15. “Her memur ve yabancıyı idareleri altına alma ğ ı usul sayan ağ alarla baş ım hoş değ ildi. “ aktarımında da bulunan Dr. Fazıl Doğan’ın halkla nasıl güçlü bir ilişki kurduğu da anılarında yer alan“ Lakin öyle günler geldi ki evinden bir tas yeme ğ ini alan bana koş uyor ve benimle yemek yemeğ e canatıyordu. Hatta iş daha büyüdü, akş am sohbetleri ve yemekleri adeta numara sırasına kondu.” sözlerinden anlaşılmaktadır. Bu güçlü yakınlığın ulaştığı bir başka boyut ise “Evve la odadan s ofaya s e s le ne re k muaye ne e dilirke n yava ş yava ş odaya girme ye ve nihaye t yanımda s oyunmaya kadar alış tılar. “ aktarımında ortaya çıkan kadın hastalardaki değişimdir.
  16. 16. Gün gelecek bu güçlü ilişki hasta bir vatanının savunma alanını sağlayacaktı. . İzmir’in Yunanlılarca işgal haberi Nurettin Ragıp (Ege) Bey’in telgrafıyla “Redd-i İlhak” adına Emet’e ulaştığındaki gelişmeler Dr. Fazıl Doğan’ın aktarımında şöyleydi: “Kıymetli arkadaş larımızdan Ragıp Nurettin İ zmir’in Yunanlılar tarafından iş g al e dildiğ i habe rini “ Re ddi İ lhak “ namına te lle di. İ zmir’de n ayrıldıktan s onra te mas ımız kaybolmayan bu arkada ş ınve rdiğ i fe lake t habe rinin tafs ilatını ö ğ re nme k iç in pe riş an bir halde , gözle rimde n ya ş lar akarak te lgrafhane ye ko ş uyordum. Eme t ç arş ıs ından ge ç e rke n halimi g öre nle r ne var diye arkama birikti. Te lgrafhane pe nc e re s inde n baktığ ım zaman orada hınc a haneins an toplanmış olduğ unu gördüm. He ye c anla tir tir titre ye re k ç ıkıp kahrolas ı iş g ali bu büyük topluluğ a bildirdim. Halk ayni he ye c anla bir a ğ ızdan “s e late n tünc ina” okumaya ba ş ladılar ve he pimiz me mle ke tin s avunmas ına kayıts ız ş arts ız ko ş maya ye min e ttik. Birle ş ik hare ke t e tme k iç in adını (Müdafa-i Vatan C e miye ti) koyduğ umuz bir c e miye ti de he me n orada kurduk.”
  17. 17. O andan itibaren Dr. Fazıl Doğan , Emet’te sadece bir tıbbiyeli olarak değil, silah ve savaşçı toplayan bir Harbiyeliydi.Dağları eşkıyadan temizleyip, asayiş sağlayan, o çetelerden savaşçı çıkaran , Yörük aşiretini davaya kazandıran tıbbiyeli büyüğümüzün anılarındaki“mahalli hüküme t idare le ri de ke ndi adli takibatları ve ve rg i alac akları gibi s e ne le rc e ge ri kalmış iş le rinin halli iç in de s te ğ imizi is te di. Hüküme t iç inde ayrı bir diktatörlük durumu hiç ho ş uma gitmiyordu ama yardım ç are s izdi” sözlerinden de o sıralarda Emet’te en etkin Mülkiyelinin de O’ olduğunu anlamaktayız.
  18. 18. “…Köylü ile eski sohbetlerimizi ihmal etmiyordum. Okul öğretmenleri ve özellikle nahiye ve köy öğrencileri ile daima temastaydım. Orada ders de veriyordum. Bazı cahil din adamlarının çevrelerinde yanlış telkinlerine meydan bırakmıyordum. Hadis tefsirlerindeki yanlışlarını ortaya çıkararak onları kıvrandırıyordum” sözlerinden de bir eğitimci olduğunu görmekteyiz. Fakat Dr. Fazıl Bey’den cami imamının şikayeti vardı ;“Doktor be y, diyordu namazdan s onra s e lam ve rinc e s a ğ ımda s olumda kims e yi bulamıyorum, pabuc u kapan s ize ko ş uyor Allah’ını s e ve rs e n be rabe r gide lim gali.”
  19. 19. Dr. Fazıl Doğan ‘ın bir önemli özelliği de dikkat sahibi oluşudur. Tesadüfi olarak eline geçen bir mektubunzarfındaki adresten yola çıkarak ÇerkezEthem’in Yunanlılarla ilişiğini saptaması ve durumu diğer olaylarla değerlendirerek Garp Cephe Komutanı İsmet Paşa’ya tüm önlemleri sağlayarak Emet Postahanesinden bildirmesidir. Bu dikkat neticesi tasarlanan düzenli ordu bir an önceyaşam bularak ; neticesi 30 ağustos 1922 de Büyük Taarruzumuz ile başlayan zafer yolu İzmir’e dek açılmıştır.
  20. 20. Emet’te bulunduğu üç yıla yakın süre içerisinde hekimlik hizmetlerinin yanı sıra Kuva-yı Milliye adına önemli çalışmalarda ve cephe savaşlarında bulunmuştur. Çerkes Ethem olayından sonra kendisinden merkezde faydalanılmak üzere Ankara’ya çağrılır.Milli Mücadeleden sonra ailesinin de Midilli’den ayrılarakyerleştiği Ayvalık’a gelir. Doktorluk çalışmalarına burada devam eder. Ayvalık’ta PTT arkasında bulunan kendisine ait evde herkese ücretsiz sağlık hizmeti verir. Bu ev daha sonra “Doğumhane”ye çevrilir ve görevli doktorların ve personelin ücreti Dr. Fazıl Bey tarafından ödenir.
  21. 21. Dr. Fazıl Bey’in Ayvalık’ta ücretsiz sağlık hizmeti verdiği evin bugünkü görünümü
  22. 22. Dr. Fazıl Bey Ocak 1923’te Ayvalık Türk Ocağını kurar. Türk Ocaklarının kapatıldığı 10 Nisan 1931’e kadar bu Ocağın Başkanlığını yürütür.Dr. Fazıl Bey’in önderliğinde Ayvalık Türk Ocağı konferanslar, müsamereler düzenlemiş, dersler vermiş; sertifikalı kurslar açarak gençlerin meslek edinmelerini sağlamış; müzik, spor etkinlikleri düzenlemiş; kütüphane kurmuş; sağlık hizmetleri sunmuş ve film gösterimlerinde bulunmuştur.Ayrıca Ocağa 3 adet bina ve 3 adet dükkan kazandırmıştır.
  23. 23. Ömrünün Ayvalık’ta geçen bölümünde CHF İlçe Başkanlığı, Belediye Doktorluğu, Türk Ocağı Başkanlığı, Halkevi Başkanlığı gibi görevlerde bulunmuş, pirina yağı fabrikasını satın alarak iş ve ticaret hayatına atılmıştır.1923-1951 yılları arasında Ayvalık ilçesinin sosyal, kültürel ve ekonomik kalkınmasında çok özel bir yeri olmuştur.
  24. 24. 1925 yılındaHüsniye hanım ile evlenir. 1926 ‘da büyük oğlu Gültekin1931’de ise küçük oğlu İlter dünyaya gelir.
  25. 25. Eşi Dr Fazıl Hüsniye Bey HanımAnnesi GülHanım
  26. 26. 54 dönümlük denize sıfır pirina yağı fabrikasını bizzat Atatürk’üntelkinleri ile İş Bankası’ndan kullandığı 25.000 lira kredi ile 1930’da Yunanlılardan satın almıştır.Bugün bu arazi Ayvalık Belediyesi’nce otopark olarakkullanılmaktadır
  27. 27. Dr. Fazıl DOĞAN Bey ve eşi Hüsniye Hanım, fabrikayı satınaldıkları, mübadele sonrası Ayvalık’a ziyarete gelen Yunan aile ile birlikte
  28. 28. Dr. Fazıl Bey, fabrikayı satın aldıktan sonra çok sevdiği doktorlukmesleğinin yanında ticaretle uğraşmaya başlamış, Doğumhaneyi de bu faaliyetleriyle finanse etmeye devam etmiştir. Vefatına kadar yaşadığı yeni evi Daha sonra da eski evini tamamen doğumhane olarak tahsis edeceğinden yeni bir ev satın almıştır.Ayvalığa sunduğu bir diğer hizmet ise Ayvalık Lisesi’nin yapımına katkıda bulunmak olmuştur.
  29. 29. 1940 yılında Celal BAYAR’ın ısrarı üzerine Milli Mücadele dönemindeki anılarını kaleme alır ve Celal BAYAR’a teslim eder. Fakat bu anı notlarına henüz ulaşamamış bulunmaktayız.. Elimizde sadece eşiHüsniye Hanım’ın kendi el yazısıyla çocuklarına ve torunlarına miras olarakkaleme aldığı 107 sayfalıkanı notu bulunmaktadır.
  30. 30. Celal BAYAR, Dr. Fazıl Bey ve ailesiyle irtibatını kesmemiş, Oİstanbul’da tedavi olurken bile ailesini yalnız bırakmamıştır. Celal BAYAR’ın 1950 yılında ailesini Ayvalık’ta ziyaretiDr. Fazıl Doğan hakkında bu bilgiler dışında ailesinden kaynak bilgive belge ile Emet ve Ayvalık ahalisinden bilgi toplanarak busunum gerçekleşmiştir.
  31. 31. Dr. Fazıl Doğan,II. Dünya Savaşı yıllarında Yüzbaşı rütbesiyle orduya çağrılır ve savaş süresince Uludağ’da bulunan Sağlık Evi’nde tabiplik hizmetinde bulunur.
  32. 32. Atatürk , Amanullah Han ve eşi Kraliçe Süreyya bir etkinlikte1948’de büyük oğlu Gültekin’i Ayvalıkeski Belediye Başkanlarından Kadribey’in torunu Gülgün hanım ileevlendirir.Küçük oğlu İlter Bey ise babasınınölümünden sonra Atatürk’ün yakınarkadaşlarından sürgündeki Afgan KralıAmanullah Han’ın kızı Naciye Sultan ile1957’de evlenir.
  33. 33. Naaşı Ayvalık Belediye1948’de giderek sağlığı bozulan Kabristanlığı’nda bulunan aile mezarlığına Dr. Fazıl Doğan 1951’de Akciğer defnedilir. Yetmezliğinden vefat eder.
  34. 34. Dr. Fazıl Doğan’ıngerek anılarından gerekse ardında bıraktığı izlerinden yola çıktığımızda 59 yıllık ömründe Cumhuriyet tarihimizin önemli sahnelerinde yer almış olduğunu görürüz.
  35. 35. 15 Mayıs 1919’da yakın arkadaşı Nurettin Ragıp Bey’den İzmir’in işgal edildiği telgrafını alır almaz Emet’in ileri gelenleri ile bir araya gelerek aynı gün “EMET MÜDAFA-İ VATAN CEMİYETİ”ni kurar. Bu cemiyet, işgalden sonra Batı Anadolu’da kurulan ilk cemiyettir. Bölgede bulunan çeteler ile dağdaki eşkıyaları ikna veya cebir yoluyla toplayarak “EMET MİLLİ MÜFREZESİ”ni kurmuştur.Bu müfreze Emet, Simav, Gediz, Demirci ve Gördes dolaylarında aktif olarak görev almıştır. Yunanlılarla sıcak temasın gerçekleştiği bölgede kendisine “Demirci – Gördes Dolayları Kumandanlığı” görevi verilmiştir.
  36. 36. Asırlardır her yıl 17 Aralıkta Söğüt’te kutlanan “Osmanlı’nın Kuruluş Şenlikleri” Söğüt dışında ilk defa Dr. Fazıl Bey’in daveti üzerine Emet Kızıldere mevkiinde yapılmış, Karakeçili Yörüklerinin de desteği alınarak Emet Milli Müfrezesi daha da güçlendirilmiştir. Bu müfreze 300 süvariden oluşmuştur.Kuva-yı Seyyare’nin Kütahya’ya gelmesiyle Emet Milli Müfrezesi Kuva-yı Seyyare’ye bağlanmış,Çerkez Ethem olayından sonra bu müfreze feshedilerek Dr. Fazıl Bey kendisinden merkezde faydalanılmak üzere Ankara’ya çağrılmıştır. Dr. Fazıl Bey, Ankara’ya giderken bizim için hezimet olan “Kütahya – Eskişehir Muharebeleri”ne şahit olmuş , dağılan ordumuzu toparlamaya çalışmış, Ankara’ya vardığında ise gördüklerini ve yaşadıklarını mebuslara aktarmıştır.
  37. 37. Dr. Fazıl Bey’inEmet’te fedakarca çalışmalar yaparaktemelini attığı hürriyet ve bağımsızlık aşkı , o, Emet’ten ayrıldıktan sonra meyvesini 300-400 km’lik bir işgal çemberine alınmış olmasına karşıEmet’in Yunanlı işgalcilere karşı ilk ve en önemli sivil başkaldırı burada gerçekleşmiştir. Bu başarı aynı zamanda Batı bölgesinde o ana kadar verilen en önemli mücadeledir.
  38. 38. 24 Nisan 1922’de Yunanlılar’ın işgal ettiği Emet Hükümet Konağı Emetliler tarafından ateşe verilir ve kaçmaya çalışan 40 Yunanlı öldürülür. Ateşe verilen Emet Hükümet Konağının restorasyon sonrası görünümü200 kişilik intikam birliğinin Emet’e sevkini haber alan 60-70 kadar Emetli, 27 Nisan 1922’de Cevizdere’de Cevizdere kurdukları pusudaçarpıştıkları Yunan birliğini imha ederken 7 şehit Cevizdere Zaferi anısına dikilen Şehitler Anıtı verirler.
  39. 39. İyice bilenen Yunanlılar, Kütahya’dan iki, İzmir’den de uçak takviyeli iki alayı Emet’e sevk etmişlerdir. Bu dört alay, 14 köyü toplam 1254 hanesiyle yakmış, Emet’iharabe bir şehre çevirdikten sonra 24 Mayıs 1922’de burayı terk etmişlerdir.Bu kadar büyük kuvvet karşısına çete savaşı ile çıkılamayacağınısezinleyen halk, düşman kuvvetleri gelmeden şehri boşaltarak dağlara çekilmiştir. Günlerce sığındıkları bu dağları da direnişleri ile onurlandırmışlardır.
  40. 40. Bu onur öyküsü Dr. Fazıl Bey’in anılarının son kısmında şu şekilde ifade edilmektedir. “Yunanlılar c e phe de n büyük bir kuvve t ayırarak Eme t’e yolladılar. Bu kuvve tin karş ıs ında köylüle r da ğ lara ç e kildi. YunanlılardaEme t ve yöre s inde ki köyle ri tamame n yaktılar. Fakatda ğ larda kovuklarda g izle ne n bu müc ahitle r yine bo şdurmadılar ve pe rake nde dola ş an Yunanlıları te k te k kapanlarına düş ürdüle r. S onunda Eme tlile rle ba ş a ç ıkamayac a ğ ını anlayan Yunanlılar buradan bütün kuvve tle rini ç e kti ve Türk Mille tinin bu kuts al mabe dinde te k bir Yunan e ri kalmadı. Bütün e v ve barklarının yanmas ına aldırmadan “ topra ğ ımızda te k bir Yunanlı bırakmadık “ diyec andan s e vine n Eme tlile rin bu büyük kahramanlığ ınıiş g al altındaki ba ş ka ye rle r de gös te rs e ydi düş manın bir ç ok kale le ri alarak Anadolu iç le rine girme s i bir hayal olurdu. “
  41. 41. Şüphesiz bu direnişin kahramanları yöre halkı ve onlar kadar onlara yurt ve ulus bilincini aşılamak için yaşamın kendilerine verebileceği nimetleri bir tarafa itip, köylüyle, halkla kucaklaşıp, irfan saçmaya gelen Köycü Hekimlerdi. Tıbbiyeliler’in Köycülük faaliyetlerinde bulunduğu yerlerde Kuva-yı Milliye’nin teşkilatlanması kolayolmuş, bu yerlerde Yunanlı işgalciler büyük bir direnişle karşılaşmışlardır.
  42. 42. Her birinin yaşamı Atatürk’ün “ Vatan mutlaka selamet bulacak, millet mutlaka mesut olacaktır. Çünkü kendi selametini, kendi saadetini memleketin milletin saadet ve selameti için feda edebilen vatan evlatları çoktur ." sözlerinin boşuna söylenmemiş olduğunun delili olduğuna Dr. Fazıl Doğan’ı araştırırken tanık olduk.28 Mart 1927 tarihinde TBMM tarafındanİstiklal Madalyası ile taltif edilmiştir
  43. 43. Dr. Fazıl Doğan’ın kimliğinde toplanan KİŞİLİK ÖZELLİKLERİ• Eşine saygılı, çocuklarına şefkatli bir aile reisi.Kendisine yapılan iyilikleriunutmayacak kadar vefakar.•İstiklal Madalyası ile taltif edilmesine rağmen madalyayı almayacakkadar mütevazi.• Yaptığı kahramanlıkları çocuklarına anlatmayacak kadar alçakgönüllü.•Ücretsiz sağlık hizmeti verecek kadar yardımsever.• Ayvalık Lisesi’nin yapımına yardım edecek kadar eğitim gönüllüsü.•Düşman işgaline kayıtsız kalmayacak kadar istiklal ve hürriyet tutkunu.• Uğrunda her türlü mücadeleyi göze alacak kadar vatan ve bayraksevdalısı.•İyi bir hatip ve başarılı bir tabip.• Kitleleri arkasından sürükleyebilen bir lider.•Haksızlığa ve adaletsizliğe göz yummayacak kadar adil gıpta edilecekbir kişiliktir.
  44. 44. Dr. Fazıl Doğanın izlerini taşıyan iki ilçemiz bu onuru sürdürmek kararlılığındadır.Emet’te bir parkta Ayvalık’ ta ise onurlu adı evinin bulunduğu caddede yaşamaktadır.
  45. 45. Ancak şimdiye kadar yapılanlar Emetliler’e yetmeyecektir. Çünkü MilliMücadele Tarihimizde bir direniş sayfasını açan Emetliler’in evlatları olarak,direnişin öğretmeni Dr. Fazıl Doğan adını Emet dışına ve gelecek kuşaklarataşımayı görev sayarak borç bilmekteyiz.ÇALIŞMA VE ÖNERİLERİMİZ :- Dr. Fazıl Bey’in, telif hakkı Derneğimize ait olan anılarının kitap çalışmalarıbitmiş, dip not çalışmaları devam etmektedir.-- Emet Belediyesi ve Derneğimizce yapımına başlanılan projede Eski EmetHükümet Konağı, Cevizdere Şehitleri Anıtı ve Derneğimizce dizayn edilecekKültür Evi vardır.-- Dr. Fazıl Bey’in ve Emet Milli Müfrezesi’nin karargahı olarak kullanılan EmetZeytinoğlu Hanı’nın kamulaştırılarak aslına uygun restore edilmesi.-- Anıların senaryolaştırılarak belgesel ve film haline getirilmesi.-- Milli Mücadele’ye emeği geçmiş Tıbbiyelilere ait eşya ve belgelerin merkezibir kentimizde sergilendiği TIBBİYE TARİHİ MÜZESİ’nin kuruluşuna katkıdabulunmayı borçlarımız arasında sayarız.
  46. 46. BaştaGazi Mustafa KemalATATÜRK ve Tıbbiyelilerolmak üzere;vatan, millet, bayrakve istiklal uğrunamücadele vermiştüm kahramanlarımızırahmet ve minnetleanıyoruz.
  47. 47. Dr. Fazıl Doğan’ın öğretmenliğinde Emetlilerin, Kurtuluş Savaşında yazdığı onur sayfasının aktarımında bulunmamıza fırsat veren emek ve gönül katılımlarıyla bu sempozyumun tüm katılımcılarına ,Dr. Fazıl DOĞAN III.Ulusal Tıp Günleri Sempozyumu Başkan ve Sempozyum Sekretaryasına , bu sunumun heyecanını bizler kadar taşıyan herkese TEŞEKKÜR EDERİZ..

×